Casper, 25. yılında kurumsal pazara olan odağını arttırıyor!
Instagram reklam yağmuruna hazırlanıyor
Instagram kullanıcıları yakın gelecekte ana sayfa akışında paylaşılan her içeriği göremez hale gelecek. Bunun yerine, haber akışına reklam yığmasıyla bildiğimiz Facebook’un kullandığına benzer bir algoritmayla “en iyi kullanıcı deneyimi” için her bir kullanıcının ilgisini çekebilecek içerikleri ön planda tutacak.
İyi bir bahaneniz ve detaylara takılmayan geniş bir kullanıcı kitleniz olduğu sürece her türlü yaptırımı sorunsuzca hayata geçirebilirsiniz. Instagram CEO’su Kevin Systrom’un açıklaması bu iyi bahaneyi içeriyor: “Instagram kullanıcıları, takip ettikleri hesaplardan kendi akışlarına düşen fotoğrafların yüzde 70’ini kaçırıyor. Bizim yapmak istediğimiz şey, geri kalan yüzde 30’un gerçekten sizin görmek istediğiniz içerikler olmasını sağlamak.”
Instagram için Facebook senaryosu tekrarlanacak
İlk bakışta kullanıcı odaklı ve iyi niyetli bir karar gibi görünse de, yıllar önce Facebook bünyesine dahil olan Instagram’ın, büyük patronun izinden gittiğini düşünmeden edemiyorum. Hatırlarsanız, Facebook da birkaç yıl önce kullanıcı sayısının muazzam artışını bahane ederek kronolojik akışı, kendi geliştirdiği algoritmayla değiştirmişti. Bu algoritma önce Facebook sayfalarının, yani profesyonel kullanıcıların içeriklerinin reklam ücreti ödemeksizin -takip eden kullanıcıların dahi- akışında görüntülenmesini önledi. Ardından mobil uygulamalar ve internet reklamları gibi yığınla içeriğe merhaba demek durumunda kaldık. Üstelik gerçekten ilgimizi çeken ve görmek istediğimiz içeriklere -ana sayfayı nasıl ayarlarsak ayarlayalım- erişemez hale geldik.
Facebook’un bu algoritmayı düzene oturtması ve ana sayfada reklam yağmurunun kesilmesi aylar sürdü. O sürede Sayfalar için yapılan yarı-zorunlu reklamlar üzerinden kayda değer bir gelir sağlandı. Aynı senaryonun Instagram için tekrarlanmaması için hiçbir gerekçe görünmüyor. Umalım ki basitliği ve kolay takip edilebilirliğiyle bugünlere gelen fotoğraf paylaşım platformu, geliştirdiği algoritmanın ve para hırsının kurbanı olmasın.
Nesnelerin interneti doğayı sevdi

“Twitter doğal bir sosyal ağ değil!”
Facebook’taki başarısıyla tanınan, ardından Spotify üzerine yoğunlaşan, yatırımlarıyla adından söz ettiren Sean Parker’dan Twitter’a dair çarpıcı açıklamalar geldi. Tanınmış medya platformu Bloomberg’e konuşan internet dünyasının tanınmış ismi, mikro blog ağının tanınmasında en önemli etkenin medya ve ünlüler olduğunu, şimdi ise desteğin geri alındığını belirtti. Parker’a göre medya desteği olmasaydı Twitter’ın böyle bir kullanıcı tabanına sahip olması mümkün değildi. Şimdi ise bu kullanıcı sayısının doğal bir sosyal ağ deneyimi yaşamadığını, bu yüzden de yeterince tatmin olmadıklarını ve düşüşün nedeninin de bu olduğunu sözlerine ekledi.
Twitter’ı doğal olmayan bir sosyal ağ şeklinde tanımlayan Parker, Facebook’un ise insanları birbirine bağlama konusunda rakipsiz olduğunu ifade etti. Twitter’a dair açıklamalarını daha önce medya ve ünlülerle kurulan doğru ilişkilerin başarısına değinerek sürdüren tanınmış isim, bunun şimdilerde ise şirketin en büyük zayıflığı olduğu görüşünü de sundu. Twitter’ın geleceğine dair beklentiler bir hayli karmşık. Sosyal ağın daha fazla ilgi görmek için 140 karakter sınırını kaldırarabileceği de teknoloji dünyasındaki yoğun beklentiler arasında. Apple’ın gelecekteki otomobilinin fiyatı ne olacak?
Yeni ekonomi düzeni Ekonomi 2.0 Konferansı’nda tartışılacak
Türkiye Bilişim Derneği’nin gündeminde robot işçiler var
“Evi alıyorum, Bitcoin ile ödeyeceğim…”

Bilkent Cyberpark’ın TÜBİTAK’tan aldığı “BİGG M.A.R.K.A” desteği %50 arttı
Hindistan’da akıllı telefon pazarı alev alev!
Hindistan markalarının önlenemez düşüşü
Öte yandan konu sadece Micromax ile ilgili de değil. Çin markalarının ülkede pazar paylarını iki katına çıkardıkları belirtiliyor. Counterpoint araştırmasına göre Micromax’ın yanı sıra Intex, Lava ve Karbonn adlı diğer yerli markaların toplam pazar payı da yüzde 43-48 aralığında geriledi. Bu sofistike Asya ülkesinde akıllı telefon pazarına ilişkin göstergeler bir hayli ilginç. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.Kadınlar için devir YouTube devri
Global birer yıldız halini alan çok sayıda YouTube fenomeninden biri olan Zoella, sadece makyaj, saç bakımı, çantalar ve erkekler hakkında paylaşımlarda bulunmuyor. Girl Online adlı bir de kitabı var ve bu çalışması da sadece bir hafta içinde 80 bine yakın kopya satmayı başarmıştı.
Zoella, sevgilisi ile birlikte 1 milyon euroluk 5 odaklı bir konakta yaşıyor ve evini ilerleyen yıllarda daha da büyüteceğe benziyor.
Sosyal medya, yüksek segmentli bir gelir modeli olma özelliğini, konuya derinlemesine yaklaşan kimselere sunmaya devam ediyor. Video paylaşım ve canlı yayın ağı YouTube, kadınlar için çarpıcı bir gelir modeli halini almaya devam ediyor. Bu alanda ülkemizde de genç ve gittikçe daha fazla ilgi gören kadın YouTuber’lar var ve sayıların hızla arttığı görülüyor. NETAŞ 2015’te 1 Milyar TL barajını aştı
Eğitim ve teknoloji İstanbul’da buluştu
Eğitimde arttırılmış gerçeklik
ETZ 2016 kapsamında düzenlenen atölyelerde Maker Hareketi, arttırılmış gerçeklik ve hologram, “Tezgah Üretim Evi” hep birlikte üretilirken, STEM ve oyunlaştırmanın incelikleri anlatıldı. Eğitim ve iş dünyasının gündemine yerleşmeyi başarmış konulardan biri olan STEM özelindeki panel ise Doç. Dr. Tufan Adıgüzel önderliğinde BAU STEM tarafından yönetildi.
ETZ’nin, ilk yılında olduğu gibi ikinci yılında da hologram gösterisi ile açılış yapılmıştı. Bu gösterilerde ilk yılın geçmişten gelen konuğu Albert Einstein olurken, 2. yılda konuk Graham Bell olmuştu. Bu yıl ise ETZ16’da katılımcılar kendi hologramlarını yaptılar. Zirvenin en ilginç etkinliklerinden biri Uğur Mert ve Lamia Aktaş’ın gerçekleştirdiği “Hologram Atölyesi” oldu.
Geçen yıl “Eğitimde Fark Yaratan Kadınlar” panelindeki İngilizce öğretmeni bayanlar Sedef Özmen ve Dinçer Demir moderatörlüğünde bu yıl matematikçi beylerle karşı karşıya geldi ve hangi branşın teknolojiyi eğitime daha iyi entegre ettiğini tartışarak, tüm branşlar etkileşimde bulunduğunda daha fazla verim alınacağı sonucuna varıldı.
İlk düzenlendiği yıldan beri çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürüten ETZ, bu yıl her konuşmacı için KAÇUV’a (Kanserli Çocuklar Umut Vakfı) bağış yaptı. Konuşmacılara bağış yapıldığına dair bir sertifika hediye edildi. Ayrıca İZEV (İstanbul Zihinsel Engelliler Vakfı) de ETZ’de yer aldı.
Eğitim Teknolojileri Zirvesi Koordinatörü Öğretim Görevlisi Işıl Boy Ergül, etkinliği “Eğitim ve teknolojiye dair tüm paydaşları bir araya getirmenin yanında pek çok sürprizi içinde barındırdı, birçok uzman, yerli ve yabancı konuşmacı bizlerle birlikte oldu. Kısacası, Eğitim Teknolojileri Zirvesi bu yıl da bünyesinde ilkleri barındırdı ve yine adından sıkça söz ettirmeye devam edecek.” cümlesi ile özetledi. iPhone pil sorunu böyle çözülmüyor!
Cep telefonlarında tek şarjla bir hafta kullanım dönemi çok eskilerde kaldı; bugün iPhone pil sorunu ile boğuşan milyonlarca kullanıcı cihazını bir saat daha fazla kullanabilmek için her türlü fedakarlığa hazır. Bluetooth’u kapatıp, mobil şebekedeyken video izlemeyen bu kullanıcı kitlesi, akıllı telefonun her türlü nimetinden vazgeçerek pil ömrünü uzatmaya çalışıyor.
Elbette sorun sadece iOS cihazlarda değil, Android platformundaki telefonları kullananlar da her geçen gün azalan “tek şarjla cihaz kullanım süresinden” şikayetçi. Bu sorunun pek çok geçici çözümü bulunuyor. Ancak bizzat Apple Yazılım Şefi Craig Federighi tarafından verilen yanıta göre, çalışan uygulamaları sürekli kapatmak bunlardan biri değil.
iPhone pil sorunu için başka çözümler arayın
Çoklu görev özelliğinin icadından bu yana, Ana Ekran tuşuna iki kez dokunup uygulama geçmişini açmak ve buradaki uygulamaları “pil yemesin” diye kapatmak iPhone kullanıcıları arasında alışkanlık oldu. Ne var ki bu işlemin telefona tek şarjla daha uzun kullanım sağladığını öne süren şehir efsanesi önceki hafta tarihe karıştı! Bir iPhone kullanıcısının “iOS uygulamalarını çoklu görev ekranından sık sık kapatır mısın be bu işlem pil ömrü için gerekli midir?” sorularına e-posta ile yanıt veren Federighi ikisine de “Hayır” dedi ve konu kapandı. Artık kullanılmayan uygulamaları kapatmanın pil ömrüne etkisi olmadığını resmi olarak biliyoruz.
Dahası, 9To5Mac’te bahsedildiği gibi, uygulama kapatmak bir işe yarasaydı bunu yapmanın -en azından iOS platformunda- daha kolay ve anlaşılır bir yolu olurdu. Cihazdaki tek düğmeye çift tıklayıp, ardından uygulamaları yukarı doğru sürüklememiz gerekmezdi. Bu özellik normal koşullar altında sadece donan veya bir sebepten yeniden başlatılması gereken uygulamalar için kullanılıyor.
Sürücüsüz Chevrolet çok yakında!
Sürücüsüz araçlarda üst vitese geçildi
Bugüne kadar toplamda 18,8 milyon dolar yatırım toplayan Cruise Automation, standart araçları otonom hale getirmeye yarayan kitlerini tanesi 10 bin dolardan satıyordu. Şirketin rezerve usulü satışa sunduğu ilk 50 otonom kitinden birini satın almak artık mümkün değil. Bu kitler ve devamı, GM araçlarına önümüzdeki dönemde fabrika çıkışında sürücüsüz kullanım kabiliyeti kazandırmakta kullanılacak. Önümüzdeki dönemin en popüler trendlerinden biri halini alacağı anlaşılan sürücüsüz otomobiller için bir yandan teknoloji devleri, diğer yandan otomotiv sektörünün gediklileri adeta bir yarış halinde. Google’ın karıştığı son kaza, anlaşılan iki tarafı da yavaşlatmadı. Yakın dönemde Lyft ile kurduğu iş ortaklığı sonrası 10 yıl içinde kendi kendine yol alan araç filosu kurma planları yapan General Motors, bakalım Cruise alımıyla vites yükselterek sürücüsüz Chevrolet ve Cadillac’ları piyasaya vaktinde sunabilecek mi.Yahoo bu servislerin fişini çekiyor!
Yahoo adına işler son yıllarda pek iyi gitmiyor. Şirketin çalkantılı bir süreçten geçtiği, üst düzey yatırımcılarının başta CEO Marisa Mayer olmak üzere yönetim kadrosundan memnun olmadığı biliniyor. 2016 yılı birinci çeyrek finansal göstergelerini kamuoyuyla paylaşan ve hayal kırıklığı yaratan köklü markanın bazı servislerini kapatma kararı da açıklandı.
Kapatılan servisler arasında Yahoo Games öne çıkıyor. 14 Mart 2016 itibarıyla oyun satışı odaklı söz konusu servisin fişi çekiliyor. Türkiye’de faaliyette olmayan servis; Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere ve ABD’de 18 yıldır varlığını sürdürüyordu.
Özelleştirilmiş arama servisi BOSS da kısa süre sonra kapatılacak servisler arasında. 31 Mart 2016’da faaliyetlerine son verilecek.
Yahoo Maktoob ve Astrology de kapatılan servisler arasında yer alıyor. Maktoob adından da anlaşılacağı üzere Arapça ve aynı zamanda İngilizce dillerinde haber akışı sağlayan bir web platformuydu. Astrology ise aralarında Hindistan’ın da bulunduğu birkaç ülkede hizmete veren bir astroloji ortamıydı.
Yahoo Livetext ise kapatılacak diğer bir servis. 2015 yazında faaliyetlerine başlayan bir mesajlaşma uygulamasıydı, 1. Yaşını doldurmadan fişi çekiliyor. Açıkçası Yahoo’nun ‘Yahoo Messenger’ varken kendi mesajlaşma platformuna alternatif bir uygulama çıkarması şaşkınlıkla karşılanmıştı, anlaşılan girişim başarılı da olmadı.
Şirket, 2014 yılına kadar 60’a yakın servisini kapatmıştı. Bu rakam son iki yılda adeta katlandı. Şirketin mali tablo açıklamasında artık sadece 7 hizmet ekseninde hareket edileceği bildirildi. Bunlar; Tumblr, Spor, Haberler, Lifestyle, Finans, Arama ve Mail. Google’dan Facebook’a veri merkezi desteği
Teknoloji dünyasının dinamikleri arasında belki de en önemli olanlar yüksek segmentli rekabet noktasında görülüyor. Birbiri ile kıyasıya yarışan dünya devleri; daha fazla kullanıcı, daha fazla aylık sayfa gösterimi, daha fazla aylık aktif kullanıcı, önceki çeyreğe göre daha fazla net kar gibi parametreler için durmaksızın çalışıyorlar.
Facebook ve Google, bu noktada rekabetin seyrini oluşturan markalar arasında. Üstelik birbirleriyle de rekabet halindeler. Örneğin Facebook, kendi platformuna yüklenen videolarla bir YouTube alternatifi olma yolunda adımlar atıyor. Google’ın Plus’ı ile Facebook yarışı da belki de en çok bilinen rekabet sahalarından biriydi…
En nihayetinde ise birbirleri ile çok da iyi ilişkileri olmayan Facebook ve Google, ilginç bir ortak paydada buluşma kararı aldılar. Üstelik konu, günümüzün olduğu kadar geleceğin de en değerli teknoloji kavramları arasındaki ‘veri merkezleri’ alanında…
Google, Facebook’un Open Compute Project adlı veri merkezi yapılarının birçok aşamada geliştirilmesi konulu yapısına dahil olduğunu açıkladı. İlk etapta yeni bir sunucu ile katkı sağlayacağını duyuran Google, Open Compute Project kapsamındaki diğer geliştirme çalışmalarında da katkılarda bulunulacağını belirtti.
Teknoloji dünyasında sürpriz olarak değerlendirilen gelişme olumlu karşılandı. Büyük şirketlerin birbirleri ile daha fazla ortak çalışma alanları bulmaları yönünde de en güncel örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. Para kazanmanın tatlı yolu Parantez’in içinde saklı
IDC: Hibrit bilgisayarlara ilgi artacak
IDC raporunda tabletlerdeki ekran boyutları da çeşitli şekillerde ele alındı. 9 inç ve altında ekran boyutuna sahip tabletlerin yerine 9-13 arası ekran boyutuna sahip olanların daha fazla tercih edilmesinin beklendiği ifade edildi. Söz konusu ekran boyutlarına ilişkin analiz, sektörde iyiden iyiye yaygınlaşan ‘dev tabletlerin’ daha fazla görüneceğine dair ipuçları arasında.
Öte yandan Apple, Samsung gibi köklü tablet üreticilerinin yanı sıra Huawei, Alcatel gibi bu alanda üretim faaliyetlerini yeni yeni ivmelendiren şirketlerin de oyuna katılmasının marka bazındaki pazar paylarında değişimleri beraberinde getireceğinin altı çizildi.
Son olarak Windows 10 için önümüzdeki sürecin önemine değinildi. İlgili işletim sistemi ile gelecek modellerin, 2016 yılında etkili olacağının altı çizildi. Android ve iOS işletim sistemleri ise pazarın mutlak hakimi olmaya devam edecekler. Raporda 2020’de ise Android’in tablet ekosistemindeki işletim sistemleri arasında ağırlıklı olarak kullanımda olacak yazılım olacağı belirtiliyor. 








