
Proline, Suudi Arabistan’ın kimlik doğrulama projesine talip

Mitsubishi Electric, dijital fabrika teknolojisini İstanbul’a taşıdı

“Turkcell altyapısıyla hırsızlara geçit vermedik”
Gaziantep’te düzenlenen İş’te Teknoloji Hamlesi etkinliğinde görüştüğümüz Havkar Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Hortoğlu, Turkcell’in sunduğu iletişim teknolojileriyle güvenlik standartlarını nasıl yükselttiklerini açıkladı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında bulunan Hortoğlu, 19 yıldır faaliyette olduklarını belirtirken, bunun son 13 yılında bir haber alma merkezi işlettiklerini de ifade etti. Daha önce, hırsızların telekom altyapılarına müdahale ederek haberleşmelerini kestiğini belirten Hortoğlu, Turkcell data hatlarını kullandıkları son 5 yılda bunun önüne geçmeyi başardıklarına dikkat çekti.
Turkcell ile 7 gün 24 saat kesintisiz bir haberleşme altyapısına sahip olduklarını söyleyen Hortoğlu, toplam 238 farklı veriyi bu yolla alarak ilgili kişilere bilgilendirmede bulunduklarını vurguladı.
Aynı zamanda servis hizmeti verdiklerini de söyleyen Hortoğlu, 3 bine yakın noktaya gerçekleştirdikleri servis hizmetlerinde çalışan personelin doğru planlanması için de Turkcell’in Mobil İşletme çözümünü devreye almayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Festival Halı saha ekibini Turkcell ile yönetiyor
Gaziantep’te düzenlenen Turkcell İş’te Teknoloji Hamlesi’nde, Türkiye genelindeki saha ekiplerinin yönetiminde Turkcell çözümlerinden faydalanan Festival Halı‘nın Satın Alma Müdürü Zeki Sümbül ile görüştük.
Türkiye çapında 1000’in üzerinde satış noktası ile hizmet verdiklerini belirten Sümbül, sayıları 50’ye yaklaşan saha ekiplerinin iletişim ve mobil internet ihtiyacını karşılamada Turkcell ile birlikte yol aldıklarını belirtti.
Turkcell ile uzun yıllardır süren bir işbirliği içinde olduklarını kaydeden Sümbül, Gaziantep dışında Kayseri, İzmir ve Konya’da bulunan depo ve üretim merkezlerinde oluşan ciddi miktardaki verinin kontrolünde de Turkcell ile birlikte çalışmayı planladıklarını ifade etti.
Turkcell, Gaziantepli şirketleri teknolojiyle geliştiriyor
Anadolu’daki şirketlere, mobil ve sabit teknoloji çözümleriyle nasıl daha verimli, hızlı ve kârlı çalışmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen “İş’te Teknoloji Hamlesi” etkinliklerinin yeni durağı Gaziantep oldu.
Gaziantep’in İş’te Teknoloji Hamlesi’ndeki dördüncü durakları olduğunu ifade eden Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş, şehrin güçlü ekonomisinin ve dinamik yapısının önemine dikkat çekti. Şehirde 150 bine yakın akıllı telefon kullanıcısı olduğunu söyleyen Kulabaş, düzenledikleri etkinlikle ilgili detayları aktardı.
Kulabaş ayrıca, mobil teknolojinin ve Büyük Veri gibi kavramların şirketleri nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlerini de paylaştı.
Emirates, Apple Watch uygulamasını duyurdu
Emirates Havayolu, küresel çapta müşterilerine yüksek kalitede hizmet vermek amacıyla Apple Watch ile uyumlu uygulamasını duyurdu. Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde Apple Watch uygulamasına sahip ilk havayolu olan Emirates, bu hizmetini 24 Nisan 2015 tarihinden itibaren kullanıma sunacak.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emirates Dijital, Kıdemli Başkan Yardımcısı Alex Knigge: “Bugünün dünyasında mobil teknoloji, yolcularımızın seyahat deneyiminde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Apple Watch uygulaması bize, yolcuların seyahatleriyle ilgili gerçek zamanlı bilgi sağlayarak onlara daha kişisel düzeyde bağlanmamız için imkan verecek. Ekibimiz, Apple Watch Emirates uygulamasını modern gezginleri de düşünerek basit bir şekilde bilgi erişimi sunan giyilebilir teknoloji ürünü olarak geliştirdi “dedi.
Apple Watch Emirates uygulaması yine Emirates iPhone uygulamasının uzantısı olarak anlık uçuş durum güncellemeleri gibi dinamik ve belirli verileri yolcularla paylaşan bir yol arkadaşı şeklinde tasarlandı.
Kullanıcılar, Apple Watch ve iPhonelarına yükledikleri Emirates uygulaması ile yaklaşan gezilerini gözden geçirme, gerçek zamanlı uçuş bilgilerine, terminal, kapı numarası, uçuş durumu ve bagaj ayrıntılarına erişebilme imkanına sahip olacak. Apple Passbook uygulamasıyla da uyumlu olan Emirates Apple Watch uygulaması ilk aşamada İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde sunulacak. B2B şirketlerinin pazarlama tercihleri belli oldu
Regalix’in dünya genelinde yaptığı bir araştırmaya göre B2B yapıların başındaki isimler, pazarlama söz konusu olduğunda çapraz kanallı pazarlamanın öne çıktığını dile getiriyor. Şubat 2015’te gerçekleşen çalışmada 300’ün üzerinde sektör lideri ve pazarlama yöneticisi ile görüşülmüş. Görüşülenlerin yüzde 86’sı ise pazarlama analizlerinin başarılı olmak için oldukça mühim olduğunu belirtmiş.
Regalix’in paylaştığı verilere göre B2B yapıların yüzde 84’ü pazarlama için analitik yöntemlere yatırım yapıyor. Öne çıkan yöntemlerin başında ise çapraz kanallı pazarlama yöntemi göze çarpıyor. Katılımcıların yüzde 82’si bu yöntemi ilk sıraya yerleştirmiş.
Pazarlama stratejilerine bakıldığında ise çapraz kanallı pazarlamanın neden bu derece önemli olduğu ortaya çıkıyor. Pazardaki tercih oranının bir hayli yüksek olduğu görülüyor. Katılımcıların tamamı e-posta temelli pazarlama yaptıklarını belirtirken, yüzde 84’ü içerikle pazarlamaya önem verdiğini dile getirmiş. 10 örnekten 8’i sosyal medya merkezli pazarlama ya da arama motoru optimizasyonunu hedef olarak seçtiğini, üçte biri ise web siteleri ve ücretli arama servislerine dikkat ettiklerini söylüyor. Öğrencilerin verileri ticarete alet olmayacak
ABD’de Pearson isimli bir eğitim yayıncılığı şirketi, geçtiğimiz hafta kendilerine yöneltilen bir soruyu yanıtlayarak ilginç bir gerçeği ortaya çıkarttı. Firma, sosyal medya sitelerini tarayarak, öğrencilerin davranışlarını ve araştırmalarını veri bankasına kaydediyordu. New York Times’ın haberine göre hem öğretmenleri hem de ebeveyleri sakinleştirmek içinse kısa bir süre önce yeni bir önerge sunuldu. Bu sayede eğitim teknolojileri markaları, anaokulundan 12. sınıf öğrencilerine kadarki kesimin kişisel verilerini sınırlı olarak elde edebilecek.
Dijital Öğrenci Gizliliği ve Ebeveyn Hakları Yönetimi adı verilen çalışma ile birlikte, online ev ödevi portalları, sınıf öğretmenlerine özel dijital kitap çözümleri ve öğrenci e-posta programları artık ticari amaçlarla veri toplama işinde daha dikkatli olacak.
Büyük Veri akımının okulları da vurduğu dile getirilirken, önerge sayesinde eğitim hizmetleri için yeni yönetmelikler geleceği, dolayısıyla bazı şirketler için de ekstra külfetler doğacağı ön görülüyor. Diğer yanda ise eğitim amaçlı ve veri de toplayan uygulamaların bazılarının gerçek anlamda işe yaradığı, bu gelişme ile birlikte bu akımın sekteye uğrayabileceği belirtiliyor. Uygulamalar daha az kişisel veri toplayacağı için, genele dair ortak kanıya varılamayacak, eğitim çözümleri üretmek daha zorlaşacak.
Genellikle çoğu okulun, öğrencilerin dijital dünyadaki hareketlerini takip edemediğini düşünen aileler, büyük şirketlerin özel bilgilere erişmesinden de endişeli ve hatta başlarını maddi olarak belaya sokabilecek gelişmeler konusunda da korku içerisinde. Örneğin bir ilkokul öğrencisinin annesi olan Anna Shah-Bomba, çocuğunun akademik, fiziksel ve davranışsal bilgilerinin izinsiz olarak toplanmasından ve geleceğinin kötü anlamda etkilenmesinden korktuğunu dile getirmiş.
Geçtiğimiz yıl ConnectEDU adlı bir kariyer planlama sitesi, milyonlarca öğrencinin akademik, kişisel ve kariyer bilgilerini satmış ve neticede dolandırıcılığa varan olayların önünü açmıştı.
Son olarak bu önergeye karşı çıkan farklı şirketler ise tasarının çok sayıda açığa sahip olduğunu, bu sebepten hem öğrenci hem de velilerin büyük sıkıntılar çekebileceğini açıklıyor. Turkcell İş’te Teknoloji Hamlesi bu kez Gaziantep’teydi

Samsung Electronics geleceğin liderlerinin yanında
Çocukların ve gençlerin eğitimine destek olan projelere odaklanan Samsung Electronics; üniversite öğrenim hayatı boyunca fark yaratan adayları, sektörlerinin önde gelen şirketlerin yöneticileriyle buluşturan, iş ve staj amacı taşıyan kamp etkinliği Career Plus’taydı.
İki gün boyunca gençlerin kariyer hedeflerini netleştirme ve iş hayatına giden yolda sektörleri yakından tanıyarak, iş ve staj imkanına sahip olmalarına olanak tanıyan etkinlikte Samsung Electronics, öncülük ettiği giyilebilir teknolojilerin geleceğine dair öğrencilerle birlikte çalıştı.
Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Career Plus kamp etkinliğinde, Samsung Electronics Türkiye yetkilileri geleceğin liderlerine, tüketicilerinin gerçek anlamda akıllı teknolojilerle donatılmış biçimde hayatın tadını çıkarmalarını sağlayacak yeni hizmetlerin geliştirilme sürecini ve giyilebilir teknolojilerin gelişim sürecini aktardı.
İki gün boyunca devam eden etkinlikte öğrenciler, eğitim programları ve vaka çalışmaları ile kendilerini ve sektörünün lideri Samsung Electronics’i yakından tanıma fırsatı yakaladılar. Adaylar bu etkinliğin ardından kendilerine tanınan bir aylık sürede hazırlayacakları özel proje ve pazarlama stratejileri ile ise Samsung Electronics Türkiye bünyesinde staj yapma imkanı bulacaklar.
Bir aylık süreç sonrası gerçekleştirilecek sunumda en başarılı projenin sahiplerine, Samsung Electronics Türkiye bünyesinde, kendilerine ve kariyer hedeflerine en uygun departmanlarda staj yapma imkanı sunulacak. Veride düğümü çözen şirketler sıralandı

Kuluçka merkezinde anlayış değişiyor

Ford, otomobil ağını Microsoft’a emanet etti
Ford, Microsoft ile ortak bir projeye imzasını atıyor. Anlaşmaya göre Microsoft, Ford Service Delivery Network adlı bulut tabanlı otomobil sanal ağ platformunu kendi bulut platformu ile güçlendirecek. Şirketin açıklamasına göre Ford’a sağlayacakları hizmet sayesinde küresel bazda olmak üzere dış mekanlarda gerçekleşecek otomatik yazılım güncellemeleri, MyFord ve MyLincoln Mobile servisleri çok daha güçlü bir forma kavuşacak. MyFord ve MyLincoln Mobile, uzaktan çalıştırma, araç bulma ve otomobil bilgilerini sunma gibi içerikler sağlıyor.
Birbirine bağlı otomobillerden oluşacak olan ağ, Microsoft Azure tabanlı teknoloji sayesinde Azure ve Ford veri merkezlerinde hayatını sürdürecek. Microsoft’tan Sanjay Ravi yaptığı açıklamada, Ford Service Delivery Network yapısının stratejik bir yaklaşım sunarak araçları güncel tutacağı, bir yapı haline getirerek müşterilerin bulut tabanlı hizmetlere daha çok yöneleceğini söylüyor.
Ford’un güncellemeler hazır olduğu anda istediği gibi yollayabileceği ve müşterilerin de en son teknolojiye anında ulaşabileceğini de dile getiren Sanjay Ravi, bu yıl her şeyin start alacağını müjdeliyor. Nesnelerin interneti İngiltere’ye 100 milyar pound kazandıracak
Cisco’nun “The Internet of Everything: Unlocking the Oppurtinity for UK Startups” adlı raporuna göre, nesnelerin interneti (IoT) üzerine odaklanan yeni girişimler, 10 yıllık süreç içerisinde sadece İngiltere’de 100 milyar pound getiri sağlayacak. Buna rağmen şirketin iş geliştirme yetkililerinden Tom Kneen öncelikle aşılması gereken bariyerler olduğunu ve ancak bu şekilde bu sektörün yeşereceğini söylüyor.
Mevcut rapor nesnelerin internetinin sağlık, perakende, enerji ve ulaşım alanlarında güçleneceği ve atılımların ağırlıklı olarak bu noktalardan geleceğini iddia ediyor. Buna göre sağlık sektörü bunlar arasında önde gelen başlık olacak ve önümüzdeki 10 yılda 48 milyar pound getirecek. Perakende sektörünün 27 milyar, nakliye ve taşımanın 11 milyar ve enerjinin ise 7 milyar pound gelir sağlayacağı da not düşülmüş.
Cisco’dan gelen bilgiler ise şayet İngiltere’deki büyük firmalar, KOBİ’ler ve hükümet organizasyonları internet tabanlı cihazların getireceği kârı arzu ediyorlarsa ortaklık konusunda ve inovasyon için daha dostane bir anlayış içinde olmalı. Şirketin İngiltere ve İrlanda bölge yöneticisi Phil Smith, ülkede irili ufaklı pek çok firmanın nesnelerin interneti uygulamaları geliştirdiğini ve sadece insanlarla iletişimde bulunma, işleme, veri paylaşımı değil, tedarik zinciri ve müşteri arasındaki köprüyü de bu sayede sağlayabildiklerini söylüyor.
Tom Kneen ise tekrar bariyerleri dile getirirken, günümüzün teknoloji devi isimlerinin nesnelerin interneti atılımlarının kod yazmak ya da yeni yapılar oluşturmaktan öte, bunları işler hale getirmekte sıkıntı çektiğini ekliyor. Kneen’e göre geleneksel teknoloji şirketleri, ücretsiz geliştirici araçları ve kiralanmış sunucu alanlarından öte daha geniş iş dünyası merkezli yeteneklere ihtiyaç duyuyor. Bu bölümde iş bulma sorunu yok
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film – Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fethi Kaba, Fakültenin animasyon bölümünün 24 yıl önce kurulduğunu ve bugüne kadar 304 mezun verildiğini söyledi. Öğrencilerinin henüz okuldayken freelance olarak çalışmaya başladıklarını belirten Kaba, daha mezun olmadan öğrencilerin rahatlıkla iş bulduklarını bildirdi. ‘’Anadolu Üniversitesi çizgi Film Araştırma Geliştirme Merkezi’’ projesi için yaklaşık 1 milyon 480 bin TL destek kredisi aldıklarını ve kredi ile öğrencilerin iş yaşamlarını çok etkileyecek olan Wacom Laboratuvarı kurduklarını belirtti. Açılmış olan Wacom laboratuvarı için 18 Mart tarihinde Wacom Küresel PR Müdürü Jens Kellersmann, İllüstratör Burak Şentürk ve Pepe’nin Anadolu Üniversitesindeki geliştiricisi Düşyeri Stüdyosundan Mustafa Bilgiç’in katılımıyla öğrenciler için bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen bu atölye çalışmasında Wacom’un duyurusunun yeni yapmış olduğu Wacom Cintiq 27QHD ve Cintiq Companion 2 ile İllüstratör Burak Şentürk’ün “Fikrin hızla tasarıma aktarılması” konulu sunumuyla öğrencilere sektör hakkında bilgiler verildi.
Cintiq 27HD ve Cintiq Companion 2 Tanıtıldı
Wacom yaratıcı profesyonellerin artan taleplerini karşılamak üzere Wacom, Cintiq 27QHD ile Cintiq 27QHD touch ürünlerini piyasaya çıkarıyor. Gelmiş geçmiş en iyi pen-on-screen performansına sahip, Wacom’un yeni ana ürünü Cintiq geniş, edge-to-edge cam çalışma yüzeyiyle, göz alıcı renkleri ve ergonomiye gösterdiği özenle sanatçıları ve tasarımcıları mest edecek. 27” ekranı sonsuz bir yüzey hissi uyandırırken, sanatçıların ve tasarımcıların gerçek anlamda büyük resmi görebilmelerini sağlıyor.
Cintiq Companion 2, benzeri görülmemiş bir özgürlük ve esneklik sunarak, kullanıcıların her yerde keşfe çıkmasına ve yaratıcı izlerini oluşturmasına imkân tanıyor. Wacom’un yeni mobil çözümü, bir Cintiq’in sunduğu tüm yaratıcı girdi kapasitesiyle beraber tam özellikli bir Windows 8 tablet olarak çalışabilir ya da ihtiyaç olduğunda, Cintiq Connect ile ev veya ofisteki Mac veya PC’ye bağlanarak, yaratıcı profesyonellerin yıllardır güvendiği, kalem performansıyla ünlü birincil veya ikincil bir Cintiq ekranı olarak işlev görebilir.
Takvimlerin Gösteremediği “Kırmızı Pazartesi”

Hepimiz aslında biliyoruz da söyleyecek söz arıyoruz…
20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilen, 1982 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, tüm Latin Amerika’da Gabo olarak tanınan ve 2014 yılında sonsuzluğa uçan Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez “Kırmızı Pazartesi” adıyla Türkçeleşen, “Chronicle of a Death Foretold / İspanyolca: Crónica de una muerte anunciada” adlı ölümsüz eserinde, Kolombiya’da, çocukluğunu geçirdiği kasabada işlenen gerçek bir cinayetin öyküsünü anlatır.
Roman’ın ilk cümlesiyle, kimin ne zaman öldürüleceğini okuruz. Sorgulama/mülakat tekniği ile yazılmış bu kısa romanda sadece okuyucu değil, tüm kasaba ahalisi de kimin ne zaman öldürüleceğini önceden bilmektedir.
“Geleneksel Basın” için “Kırmızı Pazartesi” hızla yaklaşırken…
17. yüzyıla gelindiğinde tek yapraklı ve gazete diyebileceğimiz basılı ürünler çıkmaya başlamıştı, daha düzenli, kapsamlı ve çok sayfalı yayınlar için 18. yüzyıl başlarını beklemek gerekecekti. Ya bugün? İki saat önce basılmış bir gazete bile artık bize “eskimiş” geliyor…
En doğru habere ulaşmak için neden bir mikro blog sitesine bakıyor herkes? Neden çoğu zaman hiç bir yerle ilgisi olmayan insanların yazdıklarını izliyor?
Demek ki bizler, yani kasaba ahalisi de olacakları ve/veya olmakta olanı aslında biliyoruz…
Geleneksel basının 300 yıldan biraz fazla zamana yayılan doğuşu ve yükselişi, 21. yüzyıl tüm etkilerini göstermeye başladığında bir tür darmadağın olma noktasına hızla yaklaşmakta…
Bütün bunları “basılı bir dergi”nin kağıttan sayfalarında yayınlanacağını bilerek yazıyorum ama kalıcı olacak içeriğe dönüşümünün internette olacağını artık biliyorum. Basılacağı derginin dışındaki varlığının ve okunmasının sosyal medyada paylaşımla mümkün olacağını ve ilerde arama motorları üzerinden erişileceğini de biliyorum.
Her şey hızla hikâye olurken ya da her şey “Kırmızı Pazartesi”
Böylece şunu gözlemleyebiliyoruz, geleneksel basını hala çok önemsiyoruz; ama artık, yolun sonuna yaklaştığımızı da biliyoruz. Peki ne yapmalı?
Her şey o kadar hızlı oluyor ki, anlamak için belki onlarca yıl gereken dönüşümler bazen bir kaç hafta sürüyor. Benim kuşağım, evlerde telefon ve televizyonun olmadığı bir dünyanın çocukluğunu temsil ediyor. Şimdi ise, internetin olmadığı bir dünyayı bilmeyen insanlarla aynı koşullarda yaşıyoruz ve onların yükselişini kimimiz tedirgin, kimimiz korkulu, çoğumuz şaşkın, küçük bir kümemiz de övgü ve saygıyla izliyor.
Bu yazının ulaşmasını umduğumuz kümenin, övgü ve saygıyla izleyenleri kapsadığını umarak yazıyorum hepsini…
Değişim ve Dönüşüm mü? Yıkım ve Yeniden Yapılanma mı?
Teknoloji her yerde; evet, geçen yazıda Eric Emerson Schmidt’e atfen, teknolojinin görünmez olacak kadar yaygın hale gelmek üzere olduğundan söz etmiştik. Bu konunun bir de diğer yüzü var: Her yerde/ Her zaman olmakla birlikte teknoloji; erişilmesi giderek zorlaşan, karmaşıklaşan ve denetimi konusunda egemenlerin kaygılarının hudutsuz taleplere sürüklendiği bir olguya doğru evrilmekte…
Demokrasinin beşiği kabul edilen Büyük Britanya Krallığında sosyal medya sitelerine yasaklama getirme konusu ciddi ciddi tartışıldı: “İngiltere hükümeti dört gün boyunca ülkeyi kasıp kavuran yağma ve kundaklama olayları ardından kriz zamanlarında Twitter ve Facebook gibi sosyal iletişim ağlarını kapatıp kapatmamayı değerlendiriyor.
Başbakan David Cameron, istihbarat servisleri ve polisin, şiddet planlayanların iletişimlerinin engellenmesinin “doğru ve mümkün” olup olmadığını araştırdığını açıkladı.” [Kaynak]
Teknoloji her zaman herşeyi değiştirdi, bu dönüşüm ilk kez yaşanmayacak: İki taşı birbirine vurarak yakılan ilk ateşle başlayan bu değişim, geçtiğimiz binyıllarda uzun ve yavaş dönemlere kültürleşerek yayılır ve böylece dönüşüm süreçleri yönetilebilir hale gelerek kuşaklar arasında özümsenerek aktarılırdı. Şimdi artık durum çok vahim: Eğitim kurumları verili durumun neredeyse 15 yıl gerisinden gelmekte… Öğrendiğiniz ve öğreneceğiniz hiç bir şeyin hükmü yok…
Biri hariç: Öğrenmeyi öğrenmek… Ölçsan satış ekibini güçlendiriyor

Google’ın yeni algoritması ve düşündürdükleri











