Eğlence içeriği üreten kreatif iş alanlarının kullandığı içerikler çeşitlenerek artıyor ve ekip çalışanları bulut ve mobil teknolojiler sayesinde işlerini farklı lokasyonlardan tamamlayabiliyor. Günümüzün bu yeni iş anlayışına yönelik uçtan uca çözümler sunan Autodesk, medya ve eğlence alanındaki yazılımlarının yeni sürümleriyle sanatçıların çeşitli projelerde birbirleriyle her zamankinden daha uyumlu ve etkin şekilde çalışmalarını sağlıyor. Esnekliği artıran yeni Maya, 3ds Max ve Flame Premium ürünleri, proje bazlı çalışan genç sanatçıların çalışmalarındaki aksaklıkları daha kolayca çözmelerini ve kaliteden ödün vermeksizin yaratıcılıklarına odaklanabilmelerini amaçlıyor.
Autodesk’in 2016 3D animasyon yazılım portföyünde yer alan Maya ve 3ds Max ürünleri gerçekleştirilen iyileştirmelerle her zamankinden çok daha güçlü hale geldi. Her iki yazılım da performansı artırmaya, ortak çalışmaya ve gelişmiş yaratıcılık için günlük faaliyetleri sadeleştirmeye yönelik yeni özelliklerle donatıldı.
Yenilenen yazılımlardan Maya, artırılmış animasyon performansı, sanatçı dostu çalışma ortamı ve Biforst’a kazandırılan yeni özelliklerle dikkat çekerken; 3ds Max 2016 ise daha verimli ortak çalışma araçları ile yeni Max Creation grafiği ile XRef düzeltmeleri ve yeni sezgisel tasarım çalışma ortamı ile geliyor.
Autodesk ayrıca Flame ürün ailesi için de çeşitli güncellemeler gerçekleştirdi. Yenilikler arasında görünüm geliştirme araçları, bağlantılı iş akışları ve interaktif performans bulunuyor.
İş dünyasında yaygın kullanım alanı bulan telekonferans çözümlerinde seçenekler de artmaya devam ediyor. Dünyanın önde gelen IP telefon üreticilerinden Yealink’in ilk telekonferans çözümü CP860, Türkiye’de Bircom tarafından satışa sunuldu.
Özellikle küçük ve orta ölçekli toplantı odalarında gerçekleştirilen telekonferans görüşmeleri için tasarlanan CP860, sahip olduğu niteliklerle şirketlerin önemli yardımcılarından biri olmaya aday.
Elmas biçimli köşeli tasarıma sahip olan Yealink CP860’ın Optima HD ses ve akustik yankı engelleme özellikleri sayesinde konuşma kalitesi üst seviyeye taşınıyor. Üç adet dahili mikrofon, üç metrelik dairesel alanda ses yakalayabilirken, opsiyonel olarak sunulan kablolu harici mikrofonla bu alan daha da genişletilebiliyor.
Yealink CP860’ın bir diğer dikkat çeken özelliği ise görüşmeleri kaydedebilmesi. İstenen telekonferans görüşmeleri USB portuna takılan harici diske kaydedilebilirken, PC’nin yanı sıra Skype ve Lync gibi softphone bağlantılar sayesinde yer ve cihaz bağımsız bir şekilde tümleşik iletişimin avantajlarından yararlanılabiliyor.
Citrix, bulut çözümlerinin büyümesi için paylaşımlı kaynaklar temin ederek geliştiriciler, kullanıcılar ve tüm ekosisteme destek sağlayan OpenStack Foundation‘ın Kurumsal Sponsoru olduğunu duyurdu. Kuruluşa katkıda bulunan diğer şirketlere katılan Citrix, standart tabanlı bulut platformları arasında birlikte çalışma kabiliyetini arttırmaya ve özel, herkese açık ve hibrit bulut çözümlerinde seçim imkanı ve esneklik yönünde artmakta olan talebi karşılamaya odaklandıklarını ifade etti.
Citrix’in NetScaler ve XenServer çözümleri, dünyadaki en büyük bulut altyapı sağlayıcılardan bazılarında temel altyapı olarak kullanılıyor ve bu duyuru ile Citrix bulutlarını OpenStack üzerinde kurmayı tercih eden müşterilere bu ürünlerin gücünü sunuyor.
Uygulama, mobilite, ağ ve bulut bilişim çözümlerinde lider olan Citrix’in sektörde standartların belirlenmesine destek olma ve açık kaynaklı bulut projelerinin daha hızlı benimsenmesini sağlama konularında uzun bir geçmişi var. OpenStack projesinin ilk günlerinde, Citrix aktif olarak OpenStack kod tabanına ve topluluğuna katkıda bulundu. İşbirliği kapsamında Citrix Kurumsal Sponsor olarak kapsamlı teknoloji ve mimari etkinlikleri gerçekleştirecek, bulut altyapısı ve ağ çözümlerini öncü OpenStack dağıtımları ile entegre edecek.
Citrix, diğer sektör standartlaştırma çalışmalarını ve Apache Software Foundation ve Linux Foundation gibi açık kaynaklı girişimleri desteklemeye devam ediyor ve Apache CloudStack ve CloudPlatform gibi bulut altyapısı platformlarına yatırım yapmaya devam edecek.
OpenStack Foundation, dünya çapında 155 ülkede 22 binden fazla kişiye hizmet veriyor ve herkese açık ve özel bulutların büyümesi için paylaşımlı kaynaklar temin ederek geliştiriciler, kullanıcılar ve tüm ekosisteme destek sağlıyor. Citrix, OpensStack sponsorluğu ile başarısı kanıtlanmış bir organizasyon ve temel kapsamında işbirliği, inovasyon ve standartlaştırma konusunda ortak bir hedefi olan teknoloji şirketleri arasına katıldı.
ACCENT Marketing Services tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, mevcut akıllı saatler müşteri kitlesinin isteklerini karşılamıyor. Hatta internet kullanıcılarının çeyreği akıllı saatleri heyecan uyandırıcı bulurken, yüzde 44’ü ise fitness bileklikleri ya da spor temalı ürünleri tercih ediyor.
Apple’ın akıllı saati Apple Watch ise tüm bu özellikleri bünyesinde barındırsa da, alıcı kitlesinin uzun süreçte ürüne cevabı ne olacak, bilinmiyor. Araştırmaya katılan internet kullanıcılarının üçte biri cihazlarının sosyal medyaya daha hızlı erişebilmesini ve “cool” gözükmesini istediğini dile getirmiş. Apple Watch hakkında yanıt veren katılımcıların sadece yüzde 19’u saati almayı planladığını dile getirmiş.
Müşterileri uzaklaştıran etken ise iPhone ile entegre çalışma zorunluluğu olan bir saatin varlığı. Araştırma katılımcılarının yüzde 63’ü mobil işletim sistemi fark etmeksizin, saatlerin herhangi bir markanın telefonu ile daimi olarak uyumlu olmasını talep ediyor. Yüzde 22 bağımsız cihazlardan bahsederken, yüzde 15 ise sadece aynı markanın sistemi ile uyumlu olsun diyor.
Visa Europe, kişiden kişiye ödemeler hizmetinin kapsamını dünya geneline genişleterek, kullanıcılara sunmaya başlıyor. Böylece, Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa bölgesindeki Visa kart sahipleri, Visa Direct sayesinde dünya üzerinde 2 milyarı aşkın Visa kartına sadece bir cep telefonu numarasıyla hızlı, güvenli ve kolay para transferi yapma imkanına sahip olacak. Bu yıl içinde hayata geçecek yenilikle Visa Direct hizmeti, 20 dilde ve farklı para birimlerinde para transferini mümkün kılacak. Böylece para göndermek her zamankinden daha hızlı ve kolay bir hale gelecek.
Avrupa’da bazı ülkelerde 2013 yılında hizmete sunulan ve 200 binden fazla kullanıcısı bulunan Visa Direct hizmeti ile bugüne kadar toplam 43 milyon Euro’ya ulaşan 600 bin para transferi işlemi gerçekleştirildi.
LinkedIn ile kişiye özel ödeme
Bununla birlikte, Visa Europe’un, merkezi Singapur’da bulunan fastacash firmasıyla gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda, Visa Direct ile Facebook, Twitter, WhatsApp ve Linkedin gibi sosyal ağlar üzerinden de kişiden kişiye ödemeler güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilecek.
Bankalar, fastacash’in kullandığı teknolojiyi Visa Direct ile birleştirerek herhangi bir Visa kartına para transferini mümkün kılan hizmetleri müşterilerine sunabilecek. Visa kart sahipleri ise fastacash’in yüksek güvenlikli, “fastalink” teknolojisi sayesinde tercih ettikleri sosyal ağlar ya da mesajlaşma platformları üzerinden para transferleri yapabilecekler.
Tüketicilerin mobil yaşamları ve sevdikleri sosyal ağlar ile entegre olabilen ödeme hizmetleri talep ettiğine dikkat çeken Visa Europe’tan Sue Onians “Dünya her geçen gün küçülür ve insanlar arasındaki etkileşim daha da hızlanırken, ödemelerin de bu yönde tasarlanması gerekiyor. Tüketiciler, arkadaşlarına ve ailelerine coğrafi sınırları aşarak herhangi bir kısıtlama olmadan kolay ve güvenli bir şekilde para göndermek istiyor. Visa Europe’un Visa Direct hizmeti bu isteği karşılarken, fastacash ile olan işbirliğimiz ise sosyal ağlar aracılığı ile para transferini çok daha kolay hale getirecek” dedi.
Nature Methods tarafından yayımlanan ve Hebrew University ile Harvard University’nin ortak çalışmasını detaylandıran makale, bilim insanlarının Neuronal Positioning System (NPS) araştırmasının verilerini içeriyor. Neuronal Positioning System (NPS) araştırması ile beynin devresel çalışma ilkesi, aynen GPS mantığı ile çözülmeye çalışılıyor.
Neredeyse yüzyıldır nörolojistler tarafından beynin nöron yapısını çözmek için gerçekleştirilen çalışmalar böylece önemli bir aşamaya gelmiş olacak ve hep merak edilen beynin çalışma mantığı da çok daha detaylı bir şekilde gün yüzüne çıkabilecek. Beyin sinir sistemi, hem bilgiyi işliyor hem de gerekli reflekslerin yerine getirilmesini sağlıyor. Bu süreçte sinir sistemi hücreleri (nöronlar) birlikte çalışıyor. Nöronlar diğer nöronlara mesaj yolluyor ve cilt ile kaslar gibi dokuların işlemesini sağlıyor. Bu aşamayı da ağ yapısı olarak görebileceğimiz aksonlar gerçekleştiriyor.
Günümüze kadar denenen ve kusurlu olarak çalışan haritalandırma teknikleri ise çalışmayla birlikte hatasız bir forma bürünebilecek. Bilim insanları bu çalışmada akson çatısının nöronları nasıl etkilediği ortaya çıkartmayı hedefliyor. Aynı anda birden çok aksonu tek bir düzlemde inceleyerek, hangi nöronların hangi kısımlarda aktif olarak görev aldığı tespit edilecek.
Tüm nöronların izini hücre yapısından akson uçlarına kadar takip etmek yerine, sadece hücre yapısını hedef alınacak ve aynı zamanda akson dallarındaki aktiviteler takip edilecek. Neticede ise birden fazla enjeksiyon belli bölgelere uygulanarak hedef dokular belli renklere bulanacak. Bu sayede de her türlü hareket detaylıca incelenebilecek.
Apple’ın iPhone 6 ve iPhone 6 Plus ile öne çıkarttığı sağlık takip yazılımı HealhKit, Los Angeles Cedars-Sina adlı sağlık merkezinde aktif olarak kullanılmaya başlandı. HealthKit toplamda 80 binin üzerindeki hastanın sağlık verileri ile entegre edildi ve böylece doktorların her türlü klinik ve medikal kararını daha doğru verebilmesinin önü açıldı.
Apple Watch ile önemi daha iyi anlaşılan HealthKit, şirket CEO’su Tim Cook’a göre çok sayıda uygulama ile ortak çalışabildiği için çok daha verimli bir hizmeti olası kılıyor, sağlık çalışanlarının bilgi erişimi hastanın sağlık durumu hakkında en ufak detaya kadar ulaşmasını sağlıyor.
Toplamda 900’ün üzerinde sağlık, medikal ve fitness uygulaması HealthKit ile entegre olarak çalışıyor ve başka sağlık merkezleri de bu sistemi kullanmak için bekliyor.
Cedars-Sina’da ise doktorlar online olarak hastalarının her türlü medikal verisine istediği an ulaşabiliyor.
Netaş CFO’su Ali Çalışkan
Bölgesel sistem entegratörü olarak büyüme stratejisi doğrultusunda yoluna devam eden Netaş, yılın ilk çeyreğinde satış gelirleri içerisinde ihracatın payını %13’ten %19 düzeyine çıkardı. Faiz Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr Marjı (FAVÖK), geçen yılın aynı dönemine göre %37 artarak 3 milyon TL’ye ulaştı. Netaş’ın 2015 yılı ilk çeyrekteki brüt karı ise geçen yıla göre %12 artarak 13 milyon TL oldu. Şirketin net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre %175 artarak 5 Milyon TL olarak gerçekleşti.
Netaş’ın 2015’in ilk çeyreğinde aldığı siparişlerin toplamı bir önceki yıla göre %16 artış göstererek 367milyon TL olurken, 31 Mart 2015 tarihi itibarıyla kayıtlı siparişler toplamı geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında %37 artarak 724 milyon TL’ye ulaştı.
Netaş’ın geleceğini garanti altına alacak projeler gerçekleştirmeye ve bölgesel sistem entegratörü olma yolundaki çalışmalara başarıyla devam ettiklerini belirten Netaş CFO’su İlker Çalışkan “Global arenada gerçekleştirdiğimiz projelerle Türkiye’nin teknoloji alanındaki bölgesel hedeflerine katkı sağlıyoruz. Bunun en büyük kanıtlarından biri, 2015 yılının ilk çeyreğinde satış gelirlerimizin %19’unun yurtdışından gelmesi oldu. 2015 yılındaki finansal hedeflerimizin arasında 130 bps artış olarak belirlemiş olduğumuz FAVÖK marj artışını yıldan yıla 150 bps ve dolar bazında %7 olan satış gelirlerimizdeki büyüme hedefimizi %15 olarak revize ettik. Ayrıca işletme faaliyetlerimizle nakit yaratmayı hedefliyoruz. Kontrollü büyümeyle kârlılığı artırmak üzere çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Arena, kurumsal çözümler sunma anlayışı ile ürün portföyüne dünya markalarını dahil etmeye devam ediyor. Arena, uzun yıllardır ağ ve sistem yönetimi üzerine faaliyet gösteren WatchGuard’ın güvenlik cihazları ve bu cihazlara bağlı yazılım ürünlerinin distribütörü olduğunu duyurdu.
Konuyla ilgili olarak Arena Genel Müdür Yardımcısı Atıf Büyüksoy şu sözleri dile getirdi:
“Güçlü ve performanslı, birleşik güvenlik çözümleri sunan bir dünya markası olan WatchGuard’a, Arena çatısı altında değer sunmak için ekip olarak hazırız. Arena Value olarak, uçtan uca çözümler sunma gücüne sahip olan uzman kadromuz ve katma değerli iş modelimiz ile; WatchGuard markasının tüm çözümlerini iş ortaklarımıza ve iş ortaklarımızın müşterilerine doğru zamanda ve uygun finansal modeller ile ulaştırmayı hedefliyoruz. Sektöre özgü çözümlerimiz, sunduğumuz danışmanlık hizmetlerimiz, mühendislerden oluşan, satış öncesi ve sonrası destek sağlayan özel ekiplerimiz ile iş ortaklarımızın her zaman yanındayız. WatchGuard markası özelinde de donanımlı ekibimiz ile iş ortaklarımıza katma değerli hizmet sunmaya devam edeceğiz.”
WatchGuard Kanal Müdürü Fabrizio Croce, bu işbirliği ile ilgili olarak:
“Kurumların network alt yapısı için uzun yıllardır güvenlik çözümleri sunan ağ ve sistem yönetimi üzerine faaliyet gösteren bir marka olarak, birçok ağ ürününün bölgesel bayiliklerini yürütüyoruz. Bu alandaki sertifikalı ve uzman kadromuzla projelendirme, danışmanlık ve kurumsal eğitim hizmetleri de sunmaktayız. Ağ ve sistem yönetimi ürünlerimizin dağıtımıyla ilgili Türkiye’nin en güçlü dağıtıcısı Arena ile yapmış olduğumuz bu anlaşmadan dolayı mutluluk duyuyoruz. Sektör için hayırlı uğurlu olmasını dilerim” dedi.
Kurumsal veri yönetiminin tüm yönleriyle ele alındığı toplantıda, veriden tam potansiyelin nasıl sağlanacağı, veriden maksimum katma değer elde etmenin yolları ve “InformaticaAkıllı Veri Yönetimi Platformu” tanıtıldı.
KOMTAŞ Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, uygulama analitiği ve veri arasındaki hızı yönettiklerini dile getirdiği ve veriye hazır mısınız, veri odaklı yaklaşıma hazır mısınız? diyerek başladığı konuşmasında; veriye bakış açısının değişmesi gerektiğini ve uygulamalara hapsolmuş veriyi, “değer” haline getirerek serbest bırakmanın öneminden söz etti. Biz, bir şirketin her katmanından bakıldığında aynı analitik sonucu veren, doğru, güvenilir ve ilgili veriyi sunduğumuz “Akıllı Veri Yönetimi Platformu” ile uygulama temelli yaklaşım yerine şirketlerin veri odaklı yaklaşımı benimsemelerini sağlıyoruz. Uygulama temelli yaklaşım, şirketlerin gelirlerini artırmıyor ve yaratıcı ürünleri piyasaya sunmak adına şirketlere fayda sağlamıyor. Önümüzdeki dönemde liderlik pozisyonunda olanlar daha fazla veri odaklı kararlar vermek zorunda kalacaklar. Bina inşa etmek gibi düşünün. Zamanında bu veri mimarisi ile kurumsal mimariyi doğru bir şekilde kurgulayamazsak ileride sıkıntılar yaşarız.” dedi.
Informatica Güney Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Emilio ValdesTürk şirketleri verilerini aralarında güvenle paylaşabilmeli
Informatica Güney Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Emilio Valdes ise Avrupa Birliği’nin şirketler arası veri paylaşımını bir yasa ile güvenilir ve paylaşılabilir hale getirdiğine dikkat çekerek, “Türkiye’deki şirketler de bir yasaya bağımlı olarak belirlenecek kurallar çerçevesinde kendi aralarında veri paylaşabiliyor olmalı. Veriyi bir “değer” haline çevirmek özgürlük demek; çünkü artık bir rapor hazırlamak için kimseye güvenmek zorunda değilim, güvenli, temiz ve ilgili veri elde edebildiğim için kendi raporumu kendim hazırlayabiliyorum. Özellikle Türk perakende sektörünün veri odaklı yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Müşteri verisi,bu sektör için çok daha önemli. Perakende sektörünün doğru ve tutarlı veriden alacağı geri dönüşü, rekabete ve karlılığa yansıtma olanağı çok yüksek. Bir uçak yolculuğunda sadece tek yönde 1 TB veri üretiliyor. Bu veri analitik olarak birçok sektöre hizmet ediyor. Türkiye’de şirketlerde uygulama temelli bir yaklaşım var. Hedefimiz uygulama odaklı yaklaşımı veri odaklı yaklaşıma çevirmek olmalı” dedi.
Microsoft tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve Windows, Windows Phone, Microsoft Azure ve diğer Microsoft yazılımlarını kullanan geliştiricileri biraraya getiren BUILD konferansı bu yıl da önemli yeniliklere sahne oldu. 29 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında San Francisco’da düzenlenen BUILD 2015, önemli duyurularla gündeme oturdu.
Microsoft yeni Universal Windows Platform ve Windows Store ile değişik geliştiricilerin az bir emekle cihazlarını Windows 10‘a dönüştürmelerini sağlayarak, fırsat yaratacak yenilik ve gelişmeleri konferansta duyurdu. Firma aynı zamanda yeni web tarayıcısı Microsoft Edge (eski Project Spartan), telefonlar için Windows 10 Continuum, Cortana ve Microsoft HoloLensi de piyasaya sunduğunu açıkladı.
Konferansta açıklanan yol haritasına göre; Microsoft’un Windows, iOS ve Android geliştiricilerini kapsayan cesur adımları, Windows 10’u en cazip gelişim platformu haline getirecek. Microsoft; Windows, iOS, Android, Mac ve Linux geliştiricilerinin milyarlarca Microsoft müşterisine ulaşmasına izin verecek. Microsoft’un; yeni veri, geliştirici ve Office hizmetleri, geliştiricilerin istedikleri platformda akıllı uygulamalar geliştirmesine yardımcı olacak.
Evrensel Windows Platformu geliyor
Microsoft yeni Universal Windows Platform ve Windows Store ile uygulama geliştiricilerin uygulamalarını Windows 10 uygulamasına dönüştürmelerini sağlayacak önemli bir adım atıyor. iOS ve Android uygulamalar artık Windows 10 üzerinde de çalıştırılabilecek. Yeni platform ve yazılım geliştirme paketleriyle web siteleri, klasik Win32 uygulamaları, Android Java/C++ uygulamaları ve iOS uygulamaları kolay bir şekilde Windows 10 mağazası üzerinden Windows uygulaması olarak sunulabilecek. Bu yeni SDK’lar sayesinde yazılımcılar hem daha önce Windows harici platformlar için yazmış oldukları kodları kullanabilecek, hem de Windows platformuna özel bir çok kullanım ile çok daha zengin uygulamalar geliştirebilecek.
Geliştiriciler için yeni araçlar
Evrensel Windows Platformu’nun getirdiği bir diğer yeni özellik ise Continuum. Bu özellik, telefonların birer PC’ye dönüşebilmesini sağlayacak. Telefonların içindeki bilgisayarı ortaya çıkarmak için tek yapılması gereken ise bir monitör bağlamak olacak. Evrensel Windows Platformu sayesinde uygulamaların birer hologram olarak çalışması bile mümkün olacak.
Microsoft, Build 2015’te sunulacak yeni dalga araç ve güncellenmiş hizmetler ile yazılım geliştiricilerin Visual Studio 2015 Release Candidate, Linux ve Mac için .NET, Visual Studio Code önizleme, Application Insights in Public Preview gibi çoklu platformlarda verimliliğini artıracağını da duyurdu.
ABD’de düzenlenmeye başlayan Boost Your Business etkinlikleri kapsamında Facebook ekibi, farklı şehirlerdeki KOBİ’lerle bir araya gelerek Facebook ürün ve hizmetlerini işlerini büyütmek doğrultusunda nasıl daha etkin bir şekilde kullanabileceklerini anlatıyor.
ABD’nin ardından başta Brezilya, Meksika, Hindistan, Almanya ve Fransa olmak üzere farklı ülkelerde de gerçekleştirilecek olan etkinliklerin ABD ayağında, platformu aktif bir şekilde kullanan KOBİ’lerin sayısının 40 milyonu geçtiği bilgisi de paylaşıldı.
Facebook’un yeni duyurduğu Chat hizmeti, reklamverenlere birebir destek sağlayacak. Facebook’taki “get help” bağlantısına tıklayan reklamverenler, reklam konusunda uzman Facebook çalışanları ile görüşerek yardım alabilecek. ABD, İngiltere ve İrlanda’da uygulamaya alınan Chat, yakında Latin Amerika ve Asya Pasifik bölgelerinde de hizmete sunulacak.
Teradata Türkiye Ülke Müdürü Gamze Aydın
Amsterdam’da, Nisan ayının son günlerinde veri analitiği uygulamaları sağlayıcısı Teradata’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Universe Konferansı’nda pek çok küresel kuruluştan iş ve teknoloji uzmanları bir araya gelerek gelecek beş yılın teknoloji trendi büyük veri yatırımlarını şekillendirme yollarını aradılar. Kürsüye Uluslararası Sağlık Profesörü Hans Rosling, Yazar ve Girişimci Peter Hinssen, ABD Başkanı Obama’nın Teknoloji Danışmanı ve aynı zamanda Teradata CTO’su Stephen Brobst gibi isimlerin çıktığı etkinlikte, açılış konuşmacısı Teradata Eş-Başkanı Hermann Wimmer, “Artık dünya veri çağına geçti.” dedi.
Yazılım tabanlı veri ambarı dönemi
Teradata Universe Konferansı, veri analitiğinde gelecek perspektifini değiştirecek yeni teknoloji ve ürünlerin de duyurusuna sahne oldu. Veri yönetiminde kurumlara kolaylık ve bütünlük sağlayacak Yazılım Tabanlı Veri Ambarı’nı duyuran Hermann Wimmer, bu yeni ürünün birden fazla sayıdaki veri ambarrını, güvenlik ve hizmet seviyesi performansından ödün vermeden tek bir sistemde konsolide etmelerine olanak verdiğini ifade etti.
Wimmer yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Günümüzde pek çok kurum tek iş ihtiyacı talebini karşılamak veya her ülkedeki özel güvenlik regülasyonlarını sağlamak için birden çok veri ambarını ayrı bir şekilde tutmaktadır. Ancak bu modelin maliyet etkin bir model olduğunu söyleyemeyiz. Yazılım Tabanlı Veri Ambarı’nda ise gelen veriler hem tek bir sisteme aktarılacak hem de aynı güvenlik kontrolleri ve erişim kısıtlamaları sağlanacak. Bu sayede bir yanda hem zamandan hem de paradan tasarruf edilirken diğer yandan iş öncelikleri esasında, iş yükleri çapında tutarlı performans garanti edilecek.”
Şirketlerin veri kapasiteleri ikiye katlanacak
Şirketlerin giderek artan verilerini yönetmelerini kolaylaştıracak bir yenilik de Teradata Veri Ambarı Cihazı 2800 oldu. Ürün bir yandan kurumların kabinet başına veri kapasitelerini iki katına çıkarmalarına olanak sağlarken diğer yandan tek bir kabinden analitik güçlerini iki katına çıkarmalarını sağlayarak müşterilerin, iş iç görülerini çözmesine ve operasyonel hale getirmesine yardımcı oluyor.
Türkiye’den de pek çok katılımcıların yer aldığı etkinlikle ilgili Teradata Türkiye Ülke Müdürü Gamze Aydın da değerlendirmelerde bulundu. Aydın, “Yapılan araştırmalar büyük veri ve iş zekâsı çözümlerini kullanan şirketlerin eşitlerinden yüzde 4 daha verimli ve yüzde 6 daha kârlı olduklarını gösteriyor. Bu teknolojilerin Teradata Universe Konferansı’nın odağında olmasını, her geçen yıl katılımcı sayısının katlanarak artmasını önemsiyor ve gerçek anlamda değer yaratan bir konferans olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Nissan ve PlayStation, Gran Turismo 6’nın sanal dünyasından yeni bir profesyonel yarış pilotu keşfedecek. GT Academy, PlayStation oyuncularına Nismo Sporcusu olma hayalini gerçeğe dönüştürmeleri için bir fırsat vermek üzere büyük organizasyona bir kez daha hazırlanıyor. 2015 yılında Türkiye’de de başlatılan program ile yeni yarışçıların katılım sağlaması arzulanıyor.
Sanal dünyayla gerçek dünyayı buluşturan en başarılı global kampanyalardan biri kabul edilen GT Academy yarışması’nda, ilkinin yapıldığı 2008’den bu yana milyonlarca oyuncu, büyük ödülü kazanmak, profesyonel bir yarış pilotu olmak için mücadele etti.
GT Academy’nin daha önceki şampiyonları Lucas Ordoñez ve Jann Mardenborough profesyonel birer yarış pilotu olmanın keyfiyle bu yıl Haziran ayında gerçekleşecek olan motor sporlarının zirve noktalarından Le Mans 24 Saat yarışında, LM P1 sınıfında Nissan’ı temsil edecek. Böylesine büyük bir başarı, GT Academy’nin gerçek bir yarış pilotu yetiştirme konusunda önemli bir fırsat olduğunu gösteriyor.
GT Academy elemeleri, Sony PlayStation 3 üzerinde Gran Turismo 6 oyunuyla online olarak 21 Nisan’da başlayıp 16 Haziran’da son bulacak. Profesyonel bir yarışçı olma hayali taşıyan oyuncular Sony PlayStation 3 üzerinden Gran Turismo 6 oyunu ile en hızlı tur zamanını gerçekleştirmek için mücadele edecekler. 20 yarışçının ulusal seçmelere katılacağı yarışmalar online ve saha etkinliği olarak ayrışacak. Saha organizasyonların en iyi tur zamanını gerçekleştiren 10 ismiyle online yarışların en iyi tur zamanını gerçekleştiren 10 ismi Haziran ayında gerçekleşecek Türkiye finalinde karşı karşıya gelecek. Finallerde en iyi dereceyi alan 6 yarışmacı ise ünlü Silverstone Yarış Kampı’na katılma şansı yakalayacak. Silverstone yarış kampına katılan yarışmacılar hayatlarını değiştirecek bir kariyer elde edebilecek. Burada dünyanın çeşitli yerlerinden gelen finalistler ile Dubai 24 Saat’lerinde yarışabilmek için kıyasıya mücadele edecek.
Ev koltuğundan podyumlara
İstanbul’da GT Academy Tanıtım Toplantısına katılan Suudi Arabistanlı Ahmed Khalid ise 2014 yılında GT Academy şampiyonu olmasıyla şimdiden hayatının değiştiğini görmeye başladı. Nissan GT-R NISMO GT3 ile 2015 Dubai 24 Saat yarışlarına katılım hakkı kazanan ve tamamı oyunculardan kurulu takımı ile Pro-Am sınıfında podyumda ikinciliği alırken, genel klasmanda beşinci oldu. Khalid; “Bir yıl önce evimde koltukta oturmuş Sony PlayStation’ım ile Gran Turismo oynuyordum, şimdi ise gerçek bir yarış pilotuyum” dedi. GT Academy’nin hayatını tamamen değiştirdiğini söyleyen Khalid, şimdiden Dubai 24 Saat yarışlarında podyumda yer alabildiğini, kendini adayan, karalı, inançlı ve çok çalışan herkesin hayal gibi görünen bu serüveni kazanabileceğine inandığını belirtti.
Dünya çapında 24 farklı ülkeden katılımcılara açık olacak olan GT Academy’ye bu yıl 2.2 milyar potansiyel yarışmacı bekleniyor. Yarışmaya, 18 yaşını doldurmuş ve ehliyet sahibi olan herkese katılabiliyor.
İsis Bilişim Networking Günleri “Teknolojiye-dönüşüm” temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cresga tarafında organize edilen ve iki yüz civarında misafiri ağırlayan etkinliğin ana konuşmacısı BT sektörünün önemli isimlerinden Şahin Tulga oldu.
Etkinliğin açılış konuşmasını İsis Bilişim Genel Müdürü Ercan Kuru yaptı. Ercan Kuru’dan sonra sahneye çıkan Şahin Tulga, “Yüksek Karlılık İçin İş Stratejisi” konulu sunumunun ilk bölümünü gerçekleştirdi. E-dönüşümün şirketlerin dijital dünyaya geçişte en önemli yardımcısı olacağını ifade eden Tulga, katılımcılarla bu konudaki önerilerini paylaştı.
Şahin Tulga’da sonra söz alan İsis Bilişim Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kandemir, Teknolojiy-e Dönüşüm başlıklı bir sunum yaptı. Sunumunda e-dönüşüm tarafındaki yeni yönetmelik ve tasarılardan bahseden Kandemir, işletmeler için e-dönüşümün avantajlarına da vurgu yaptı. Etkinliğe Gelirler İdaresi Başkanlığı adına katılan e-Defter Belge ve Yönetim Müdürü Engin Uysal’ın e-Dönüşüm Mevzuat Değişiklikleri ve Yol Haritası başlıklı sunumuyla devam edildi.
Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko
Mobil ticaret, uzun yıllardır gündemde olan ancak son iki üç yılda yaptığı çıkışla geleneksel ticarette ağırlığını hissettiren bir alan. Yapılan pek çok araştırma, mobil ticaretin sağladığı kolaylık ile özellikle mağaza içi alışverişlerde önemli bir noktaya geleceğini gösteriyor.
Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko, bu sabah gerçekleştirdiği basın toplantısında mobil ticaretin geldiği ve ulaşacağı noktalara dair önemli bilgiler paylaştı.
Türkiye’de e-ticaret piyasasında mobilin payının yüzde 17 seviyesinde olduğunu belirten Canko, bu oranın sadece iki yıl içinde yüzde 30 seviyesine çıkacağını da belirtti. Günümüzde e-ticaret sitelerine erişimde mobilin payının yüzde 50’yi bulduğunu söyleyen Canko, bu alanda İngiltere’nin 2014 sonunda yüzde 50 barajını aşan ilk ülke olduğunu da kaydetti.
Mobil ticaret, e-ticaretten 5 kat daha hızlı büyüyor
Gerçekleştirdiği sunumda mobil ticaretin ulaştığı büyüklüğü de açıklayan Soner Canko, şu an dünya genelinde 300 milyar dolarlık bir hacme ulaşıldığını, bu tutarın sadece üç yıl içinde 700 milyar doları aşmasının beklendiğini sözlerine ekledi.
Mobil ticaretin, e-ticaretten 5 kat daha hızlı büyüdüğünü söyleyen Canko, bu büyümede mağaza içinde mobil cihazlar kullanılarak yapılan alışverişin etkili olduğunu dile getirdi. ABD’de halen her 3 mobil işlemden 1’inin mağaza içinde gerçekleştiğini söylerken, 2017’de yüzde 50’ye ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi. Bu oran 2012’de yüzde 4 seviyesinde bulunuyordu.
Mağaza içi ödemelerde sepet tutarları düşecek
BKM olarak yalnızca internetten yapılan işlemleri değil, tüm kartlı ödemeleri takip ettiklerinin altını çizen Canko, şu bilgileri verdi: “Online ödemelere kıyasla kartlı işlemlerin ortalama tutarının daha düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin kredi kartları ile ödemelerin ortalama tutarı 159 TL iken bu rakam ağırlıklı olarak mikro ödemelerde kullanılan banka kartlarında 41 TL’ye, ön ödemeli kartlarda ise 23 TL’ye kadar iniyor. Mobil ödemelerin marketler, restoranlar, akaryakıt istasyonları gibi offline dünyada kullanımının artması ile sepet tutarları daha da aşağıya gelecektir.”
BKM Express’ten mobil ticareti geliştirecek kampanya
Daha önce e-ticaretin artmasına yönelik desteklerini çok yönlü olarak sürdüren BKM, bu kez BKM Express ile mobil ticarete benzer bir destek vermeye başlıyor.
1 Mayıs 2015 tarihi itibariyle başlayacak olan kampanya kapsamında, BKM tarafından geliştirilen BKM Express’in kullanıcıları 1-31 Mayıs arasında mobil cihazlardan yapacakları 50 TL ve üzeri alışverişin 20 TL’sini geri alacak.
30 kadar tanınmış firmanın işbirliğiyle başlayan kampanyaya katılmak isteyenlerin, Apple App Store ya da Google Play’den ücretsiz olarak dijital cüzdan uygulaması BKM Express’i indirmeleri ve kampanyaya dahil olan firmalardan yaptıkları aışverişlerde bu uygulamayı kullanmaları yeterli oluyor.
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu
Turkcell Grubu, 2015 yılının ilk çeyreğindeki finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre ilk çeyrek bazında rekor seviyede gelir ve FAVÖK gerçekleştirildi. Konsolide bazda gelir yüzde 4,3 büyüme ile 2 milyar 978 milyon TL’ye ulaşırken, FAVÖK yüzde 4,5 artışla 927 milyon TL oldu. Konsolide FVÖK ise yüzde 9,2 artarak 533 milyon TL’ye yükseldi.
Uluslararası iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki para birimlerinin değer kaybından etkilenen grup net kârı ise 141 milyon TL olarak gerçekleşti.
Önceki yılın aynı dönemine göre gelirlerde yüzde 10’luk çift haneli büyüme rakamlarına ulaşan Turkcell Türkiye, 2 milyar 711 milyon TL gelirle Turkcell Grubu’nun rekor 1. çeyrek gelirinde en büyük payı aldı.
Büyüme hedefi yüzde 6-9 aralığında
Turkcell Grubu’nun finansal sonuçlarını yorumlayan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, yılın ilk çeyreğinde güçlü bir performans sergilediklerini ve önemli gelişmelere tanıklık ettiklerini vurgulayarak, “Son beş yıldır gerçekleşmeyen genel kurul yapılarak hisse başına 1,78 TL olmak üzere toplam 3 milyar 925 milyon TL birikmiş kâr payı dağıtıldı. Ukrayna’daki iştirakimiz Astelit ile ülkenin en elverişli 3G frekansını kazanarak ülkeye olan inancımızı gösterdik. Astelit, gelir pazar payını 3 yılda yüzde 4 artırarak ve bu çeyrekte yerel para birimi bazında yüzde 18 gelir artışı sağlayarak önemli bir büyüme momentumu yakaladı; bu momentumu 3G hizmetleriyle güçlenerek devam ettireceğine inanıyoruz.” dedi.
2015 için koyulan büyüme hedeflerini de teyit eden Terzioğlu, “2015 yılı birinci çeyreğinin beklentilerimiz doğrultusunda gerçekleşmesiyle açıkladığımız gelir büyümesi hedefimizi yüzde 6-9 aralığında yineliyoruz. FAVÖK kâr marjımızı da yüzde 31 – 32 aralığında hedefliyoruz.” yorumunu yaptı.
Yurtdışı iştirakler bundan böyle Turkcell Uluslararası
Turkcell’in yeni yapılanmasını da açıklayan Kaan Terzioğlu, şunları kaydetti:
“Turkcell, yirmi yıllık tarihinde birçok ilke ve önemli başarılara imza atarak Türkiye’nin ve dünyanın takdirini kazandı. Şimdi, bu başarıyı ileri taşıma zamanı. Turkcell’i artık entegre iletişim ve teknoloji hizmetleri sunan küresel bir şirket olarak konumluyor ve işlerimize bir bütün olarak bakıyoruz. Bu kapsamda telekomünikasyon sektöründeki tüm faaliyetlerimizi “Turkcell Türkiye” ve “Turkcell Uluslararası” olmak üzere iki ana gruba ayırdık. “Turkcell Türkiye” çatısı altında mobil, sabit ve TV işlerimizi daha etkili yöneteceğimize inandığımız yeni bir yapıya geçtik; böylelikle işlerimizi bireysel, kurumsal ve toptan olmak üzere üç ana segmentte yöneteceğiz.”
Kurumsal müşterilerimize sundukları çözümlerde hâlihazırda yansıttıkları yenilikçi yaklaşımı, bireysel segmente de taşıdıklarını ifade eden Terzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geniş, yaratıcı ürün ve servis portföyümüz, güçlü finansal yapımız ve başarılı takım çalışmamızı, bütünsel olarak yönettiğimiz mobil ve fiber şebeke altyapımız ile destekliyoruz. Mobil ve sabit yakınsama tekliflerimiz ile de müşteri bağlılığını, rekabet gücümüzü ve operasyonel verimliliğimizi artırarak, sürdürülebilir büyüme hedefliyoruz.”
Büyümede data gelirlerini rolü
Turkcell Grubu şirketlerinin büyümesinde en önemli etken, mobil ve sabit internete olan talebin veri gelirlerine yansıması oldu. Veri gelirleri yüzde 46 artış göstererek 826 milyon TL’ye ulaştı.
Turkcell’in yeni nesil televizyon deneyimi sunan Turkcell TV+ servisinin abone sayısı 170 bine ulaşırken, anında silinebilen mesaj özelliği ve özel görselleriyle farklılaşan BİP uygulaması ise yarım milyon aktif kullanıcıya çıktı. Turkcell’in, dijital müzik platformu Turkcell Müzik ise 1 milyon kişi tarafından kullanılıyor.
Yan servislere olan talep kendini gelirlerde de gösterdi. Turkcell’in tüm servislerinin toplam geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 yükseldi.
Turkcell şebekesinde her 100 telefondan 42’si “akıllı”
Veri gelirlerinin artması ve mobil servislerin kullanıcıya ulaşımında, Turkcell şebekesindeki akılllı telefon penetrasyonunun yüzde 42’ye çıkması önemli rol oynadı.
Akıllı telefon sayısı 589 bin artarak 13 milyon 200 bine çıkarken; 63,3 Mbps’a varan hızlarda mobil internet deneyimi sunan 3 Taşıyıcı teknolojisini altyapısına entegre eden ilk operatör olan Turkcell, bu adımını Turbo T50 ile de destekledi. Türkiye’nin 3 taşıyıcı uyumlu ilk telefonu Turbo T50, Turkcell’in akıllı telefonlar ailesi T-serisine katıldı.
Her iki evden birine fiberi Turkcell götürüyor
Turkcell Türkiye, 2015’in birinci çeyreğinde eve kadar fiberde (FTTH) başarısını artırarak sürdürdü. Fiber ve ADSL aboneliklerinde toplam müşteri sayısını 1,3 milyona taşıyan Turkcell Türkiye, FTTH abone sayısını ise 776 bin’e çıkardı.
Turkcell Türkiye’nin faturalı abone sayısı ise çeyrek bazında 313 bin artış gösterdi. Toplamda ise faturalı mobil abone sayısı 15,5 milyona; toplam mobil abone bazında ise yüzde 45,3’üne ulaştı.
Turkcell Türkiye’nin 2015 1. Çeyreğindeki toplam mobil abone sayısı ise 34,3 milyon oldu. Mobilde ARPU, %8,1 artarak 22,7 TL’ye ulaştı.
Gücünü işbirliği yaptığı yerli ve yabancı ortaklardan alan Bulutistan, sunduğu bulut çözümleriyle alanında fark yaratıyor. Bulutistan’dan faydalanan KOBİ’ler, bu alanda fark yaratan güvenilir hizmetlere en kolay yoldan erişerek rakiplerinden bir adım önde olacak ve yüzde 80’e varan bir oranda tasarruf sağlayacak. Şirket, özellikle Microsoft Ofice 365 ve Microsoft Azure platformlarında öncü çözümlerle sunduğu hizmetlerle öne çıkıyor. Bulutistan, Uzaktan Yedekleme, Veri Güvenliği, Müşteri İlişkileri Yönetimi, E-Fatura ve E-Defter başta olmak üzere teknoloji analizi sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçları tek noktadan karşılıyor.
Bulutistan’ın farkı ne?
Pek çok bulut sağlayıcısının aksine Bulutistan, şirketlerin bilişim ihtiyaçlarının belirlenmesi, sağlanması ve yönetilmesi aşamasında uzun süreli yol arkadaşı olarak hizmet veriyor. Bir diğer fark ise Bulutistan’ın sunduğu KOBİ dostu çözümler sayesinde, KOBİ’ler tüm servis paketine yüklü ödemeler yapmak yerine ihtiyaçları ve kullanımları doğrultusunda ödeme yapıyor. Tüm ihtiyaçların tek bir noktadan karşılandığı bu modelle, rekabet halindeki işletmeler, teknolojiye en kısa yoldan ve güvenli bir şekilde ulaşabiliyor. En önemlisi, şirketler, teknolojik prosedürler yüzünden işlerinden geri kalmıyor ve verimliklerini yüzde 50 oranında artırma imkanı yakalıyor.
Bulutistan Kurucu Ortağı Orçun Murat Özalp
“2020’de bilgilerin yüzde 40’ı bulutta olacak”
Türkiye’nin bulut alanında dünya standartlarını bir an önce yakalaması gerektiğinin altını çizen Bulutistan Kurucu Ortağı Orçun Murat Özalp, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hepimiz farkındayız ki bulut teknolojileri, şirketlere, kurumlara ve hatta devlet organlarına büyük avantajlar sunuyor. Araştırmalar dünya genelinde şirketlerin bulut bilişim hizmetlerine yapacakları harcamanın 2016’da 207 milyar dolara yükseleceğini öngörüyor[1]. Diğer yandan, iki yıl önce dijital dünyadaki veri miktarının yüzde 20’sinden azı Bulut ile temas ederken 2020 senesinde bu oran iki katına çıkarak yüzde 40’a ulaşacak[2]. Bu öngörülerle, Bulutistan olarak yepyeni bir iş modeli geliştirdik. KOBİ’lerin ihtiyaçlarını ve kullanım miktarlarını gözeten bir fiyatlandırma politikamız var ve tüm çözümlerimizi tek bir noktadan kolayca sağlıyoruz. Müşterilerimizin verimliliklerini yüzde 50 oranda daha da artırmayı ve yüzde 80’e varan tasarruf sağlamalarını hedefliyoruz. Bulutistan olarak, büyük ortaklıklara imza atarak büyüyoruz. Özellikle tedarikçileri, bayileri ve üye işyerleri olan, ülkemizin önde gelen firmalarıyla başlattığımız çalışmalar sayesinde büyük farkındalıklar yaratmaya devam edeceğiz.”
Etiya Kurucu Ortağı Aslan Doğan
Kurumsal yazılım sağlayıcılarından Etiya, yurtdışı yatırım ve ataklarını sürdürüyor. Şirket, son olarak, telekom ve eğlence sektöründeki lider firmaların bir araya geldiği TM Forum tarafından organize edilen “TM Forum Live” organizasyonuna davet edildi. Bu organizasyona davet edilen ilk Türk şirket olarak Etiya, China Mobile ve Huawei gibi Çinli dev firmalarla Ar-Ge çalışmaları yürütecek. Çalışmaların sonuçları, 1-4 Haziran tarihleri arasında Fransa, Nice’te gerçekleştirilen ve yılın en büyük network etkinliği olarak adlandırılan TM Forum Live’de sunulacak.
Bu başarıyla ilgili olarak açıklama yapan Etiya Kurucu Ortaklarından Aslan Doğan; “Telekom sektöründe global bir oyuncu olma vizyonu ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun için yurtdışında ürün ve yetkinliklerimizi tanıtma ve yeni yönelimlere uygun Ar-Ge çalışmalarımıza uzun süredir devam ediyoruz” diyor. Doğan, “China Mobile ve Huawei gibi lider firmalarla işbirliği yaptığımız Ar-Ge çalışmalarının sonuçları, sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da referans gösterilen çözümler olmayı başaracaktır” diye ekliyor.
Etiya ekibi, TM Forum Live’de sunulmak üzere 2 ayrı proje üzerinde çalışacak. Projelerin amacı ise konsept ortaya çıkarmak ve bu konseptlerin standartlaşmasını sağlamak. İlk projede büyük veri analiziyle firmaların müşteri deneyimini artırmalarına ve rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlayan çalışmalar yapılacağını aktaran Doğan, bu projede dünyanın lider teknoloji şirketlerinden China Mobile, Cox Communications, MTS Allstream ve Orange’ın da yer aldığını ekliyor.
Diğer projede ise ağ fonksiyonları sanallaştırma (NFV) teknolojileriyle telekom şirketlerine daha akıllı ve yüksek etkili dijital bulut teknolojileri çözümlerine odaklanacaklarını aktaran Doğan, bu projedeki diğer firmaları China Mobile, Huawei, MyCom ve Indra olarak sıralıyor.