- Perakende e-ticaret sitelerinin aylık ciroları incelendiğinde yoğun dönemin Aralık ve Mart ayları olduğu görülüyor. Perakende e-ticaret sitelerinin yıllık satış cirolarının yüzde 20’si bu iki ay içinde gerçekleşiyor. Satışın en düşük olduğu ay ise yıllık cironun yüzde 5,4’üne sahip Ağustos ayı.
- Online alışveriş için perakende e-ticaret sitelerinin ziyaret saatlerine bakıldığında en yoğun saatlerin ‘öğleden sonra’ ve gece olduğu görülüyor. Alışverişin en çok yapıldığı saatler 14:00 ve 22:00saatleri.
- En çok online alışveriş yapılan gün Cuma.
- Kullanıcıların en çok tercih ettikleri kampanyalara bakıldığında Türkiye’deki e-ticaret kullanıcılarının yüzde 55 oranında «bedava kargo» kampanyasını kullanıyor. Bedava kargo kampanyasını yüzde 17 ile «hediye kuponu», yüzde 14 ile belli bir miktar alışverişe indirim takip ediyor. Mağazalar ya da markalar arası kampanyalar çok fazla ilgi görmüyor.
- Alışveriş severlerin e-ticaret sitelerinde geçirdikleri süreler incelendiğinde markanın kullanıcıyı satın almaya ikna etmek için 2 dakikadan az bir süresi olduğu görülüyor. İlk ziyaretinde satın alma gerçekleştiren kullanıcı sitede ortalama 10,2 dakika geçirirken, satın alma yapmayan kullanıcı ortalama 1,49 dakikada siteyi terk ediyor.
- Online giyim alışverişinin en yoğun olarak yapıldığı şehirlere baktığımızda ilk 3 sırada İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en büyük illerinin bulunduğu görülüyor. Antalya ve Bursa da 4’üncü ve 5’inci sıralarda yer alıyor.
- Gıda alışverişini internetten yapma yoğunluğunda ilk 3 sıranın aynı kalmasına rağmen 4’üncü ve 5’inci şehirler Bursa ve Adana olarak sıralanıyor.
E-ticaret’in dijital reklamla dansı
VCE, Avnet ile Türkiye pazarında büyüdü
EMC ve Cisco’nun VMware ile Intel’in de yatırımlarıyla kurduğu, VMware’in sanallaştırma ürünlerini, Cisco ve EMC’nin sunucu, ağ ve veri depolama ürünleriyle birleştirerek, dünyanın en gelişmiş bütünleşik altyapı ürünü Vblock’u pazara sunan VCE 2014 ve 2015 değerlendirmelerini paylaştı. Cirosunu 2012 den bu yana yüzde 100 arttıran ve küreselde 2014 senesini 2 Milyar $ ciro ile bitirmeyi hedefleyen VCE, ürünlerinin Türkiye’deki tek dağıtıcısı olan Avnet ile iş ortaklığının kazanımlarını değerlendirildi.
Vblock ürün ailesini 2012 senesinden bu yana Türkiye’de kurumsal müşterilere sunmakta olan VCE, ürünleri için IDC’nin yaptığı araştırmaya göre Vblock ürün ailesinin pazardaki başarısının nedenleride sıralandı. Araştırmanın sonuçlarına göre Vblock müşterilerinin veri merkezi toplam sahip olma maliyetleri yüzde 50 düşerken, erişilebilirlikleri %96 artmakta olduğu açıklandı.
Aynı zamanda VCE’nin bir veri merkezinde bulunan tüm katmanları tek bir ürün olarak kendi fabrikasında bir araya getirebilmesi müşterilerine önemli katkılar sağlamaktadır. Araştırmada fabrikada üretim, konfigürasyon ve test servislerinin kurulumları hızlandırarak, birlikte çalışabilirliği garanti ettiği ve öngörülebilir performans sunduğu açıklanmıştır.
IDC raporuna göre VCE’nin yenilikçi yazılımı, VCE VisionTM Intelligent Operations sanal ve fiziksel tüm veri merkezi kaynaklarını tek ekrandan yönetebilir kılar. Vision ayrıca VCE Vblock’un içindeki katmanlar için gerekli olan tüm güncellemeleri doğrular, test eder ve tüm Vblock için tek yaşam döngüsü sunar.
Tek yaşam döngüsü sistem uyumluluğunu ve performansını garanti altına alarak giderleri ve riskleri azaltır. VCE müşterileri veri koruma dahil, tüm veri merkezi desteğini VCE’den alarak farklı servis kaynaklarına da ihtiyaç duymaz. Bu tek elden desteğin, veri merkezi risklerini azalttığı, operasyonel kaynakların daha randımanlı kullanılmasına olanak sağladığı da IDC raporunda açıklanan bilğiler arasında bulunmaktadır.
Eller aya biz yaya…
Girişimin amacı kâr mı yoksa ciro mu olmalı?
Apple Pay üçüncü haftasında hayatı değiştiriyor
Açıkça söylemek gerekirse bunun başlıca sebebi Apple markasının gücü ve satıcılarla müşterilerin bu deneyimin kolaylığına hayran oluşu. Bunun bir gecede tüm manzarayı değiştireceğini söylemiyorum fakat diğer mobil cüzdanlarda böyle bir şey hiç olmamıştı.
Apple Pay buradaki tek kazanan değil. New York Times’ın haberine göre Android’in (ve yakın zamanda Windows Phone’un) “ödemek için dokun” sistem alternatifleri Softcard ve Google Wallet da yüklemeler ve kullanıcı etkileşimlerinde artış gözlemliyor. Apple’ın NFC hizmetlerini telefonlarımızı daha da güçlendirecek şekilde genişletme planlarına dair söylentiler de heyecan verici ihtimalleri düşünmeye sebep oluyor.
Aslında bir şekilde bunun olacağı bekleniyordu. Eğer en azından ABD’de akıllı telefonların önemli bir bölümü NFC ödemelerinden yoksun olduğu sürece perakendecilerin bu teknolojiye yatırım yapmasını beklemek zordu. Bu kaygı yapılan her iPhone 6 ödemesiyle birlikte dağılıyor, şirketler artık daha kolay bu riski alacaklardır.
Apple’ın bahar aylarında Apple Watch’ı çıkarması ile aynı benimseyiş patlamasını görmek de mümkün olabilir. Aslında bunun olacağını neredeyse kesin olarak görüyoruz. Asus ZenWatch’u gören insanlar onun Apple Watch olup olmadığını soruyorlar. Akıllı saatler veya mobil ödemelere ilgi gün geçtikçe büyüyor ve bu hepimiz için iyi bir şey. Mobil uygulamalarda “yap gitsin” dönemi bitti
1. Milyon dolarlık fikri yeniden tanımlayın
Eğer başarılı olma ölçünüz 100 milyar dolarlık pazarın yüzde 1’ini almaksa tekrar düşünün. İlk olarak o devasa marketin küçük parçalara bölünmesi daha zor olacaktır. Muhtemelen süreçlerini geliştirmek ve müşterileriyle ilişkilerini ilerletmek için yıllarını harcamış büyük firmalarla rekabet edeceksiniz.
Dahası, yatırımcılar da bir pazarın sadece yüzde 1’ini ele geçirecek bir ürüne yatırım yapmayı istemeyeceklerdir. Onlar pazarın yüzde 40, yüzde 50 gibi büyük oranlarını hedefleyen ürünleri isterler.
Bugün başarılı olmak için milyon dolarlık fikirlerin sabit rakamlar yerine ilhamlardan gelmesi gerekmektedir.
Marc Benioff salesforce.com fikrini Hawaii’de yunuslarla birlikte yüzerken bularak girişimciliğin “buldum!” anları için seviyeyi güzel bir şekilde belirledi. Bir denklem yerine tutkuyla hareket etmek daha iyidir zira pazar şartları günümüzde o kadar hızlı değişiyor ki sayılar geçerliliğini yitiriyor.
2. Ürünün pazara uyduğunu bilin
Artık yaratıcı bir fikriniz var. Peki, bunu kim satın alacak?
Emrinizdeki bir çok aracı kullanarak ürününüze ter ve gözyaşı akıtmadan önce o ürünün pazarda ne kadar ilgi çekeceğini hesaplayın.
Mesela App Annie size pazarınızın ne kadar doymuş olduğunu bulmada ve hangi özel alana yoğunlaşmanız gerektiği hakkında yardımcı olabilir. Flinto da kodlamaya gerek duymadan bir uygulamanın prototipini hazırlamanızı sağlar, böylece tasarımızı arkadaşlarınız üzerinde test edebilir ve ürüne dalmadan erken geri bildirim alabilirsiniz.
Uygulamanızın kimi ve neyi hedefleyeceği hakkında fikir sahibi olduğunuzda sıra onu tasarlamaya gelecektir.
3. İyi bir tasarımcı bulun
Girişiminizi kendi imkanlarınızla sürdürürken “kendin yap” modülleri kulağa fiyat bakımından uygun hatta cazibeli gelebilir. Fakat bu yaklaşımın doğasında riskler vardır. Profesyonel tasarımı taklit edemezsiniz çünkü düşünmesi gereken çok fazla detay vardır.
Onun yerine birinci sınıf bir tasarımcı için bütçe ayırın. Önce bir tasarımı ele geçirip parlatması için onu uzmanınıza gönderin. Tasarımcınızın işi bittiğinde bunu güvendiğiniz 60 kişide test edin. Samimi geri bildirimlerini alın, son ayarları yapın ve ancak ondan sonra tasarımı bitti varsayın.
4. Teknik yeterliliği unutmayın
Bir uygulama yapmak arka arkaya ekranlar koymaktan fazlasıdır. Apple eğer teknik özellikleri uymuyorsa uygulamanızı ret edebilir ve bu konuda gitgide daha seçici oluyor.
Bu da tasarım gibi sizin uygulamanız tarzı uygulamalarda deneyimi olan bir geliştirici veya uygulamanızın başarılı olması için yeni teknikler öğrenmeye hevesli olan bir programcı gibi ne yaptığını bilen bir kişi gerektirir.
5. Dağıtım kanalınızı en iyi şekilde kullanın
App Store’da bu App Store Optimizasyonu (ASO) demektir. Bu olmadan uygulamanızın erişimi ciddi bir şekilde kısıtlıdır.
Başlığınızda anahtar kelimeleri kullanmak gibi taktikleri öğrenmek için zaman harcayın. Uygulamanızın insanların gerçekten bulabileceği bir yerde listelendiğini göreceksiniz.
Özetlemek gerekirse, günümüzde başarılı bir uygulama yapmak imkansız değil. Tamamen içgüdüsel bir şey de değil. Yukarıdaki yönergeleri izleyerek uygulamanızın gerçek başarı potansiyelini ortaya çıkartabilirsiniz. Vodafone yeni girişimcilik programını tanıttı
Diğer telefonların bant genişliğini kullanmak
Mobil taşıyıcılar bir cihaz diğeriyle bağlantı kurduğunda geçerli olacak kesin kuralları belirleyebiliyor. Hampton M87’nin tavsiye edilen ayarlarının gün içerisinde ortalama bir telefonun pilinin yüzde 10’ununu tüketmesi anlamına geldiğini söylüyor. Şirket aynı zamanda taşıyıcılara, insanlara sistemden çıkabilmeleri için bir seçenek sunmalarını tavsiye ediyor. M87’nin yazılımı şimdilik sadece Android cihazlarda bulunuyor.
Hong Kong University of Science and Technology’de bilgisayar bilimi profesörü olan Pan Hui, teknolojinin uygulanabilir olduğunu ancak zorluklar ile beraber geldiğini söylüyor. Bunlardan biri bir kişinin verisinin diğer telefonlardan güvenli bir şekilde geçmesinin sağlanması ve M87 bunu şifreleme ile yapabileceğini söylüyor.
Başka ve belki de daha büyük bir zorluk ise insanların kişisel cihazlarını servis sağlayıcılara ve diğer müşterilere yardımcı olma amacıyla kullanılması fikrine ısınmaları. Hui insanların kendilerine “pilimi ve bant genişliğimi neden senin trafiğini aktarmak için harcayayım?” diye sorabileceklerini söylüyor.
Hampton kullanıcıların sisteme uymak zorunda kalacaklarını kabul etmekle beraber teknolojiyi kullanan Telekom operatörlerinin insanlara servisi çekici kılmak için gerek pazarlamayla gerek servisin içinde kalanlara sunacakları avantajlarla farklı yollar bulmaya hevesli olacaklarını söylüyor. 182 ülkede dijital müzik servisi
TechInside’ın 3. sayısı çıktı
Değerli TechInside Takipçileri ve Ziyaretçileri,
TechInside Basılı Dergimizin üçüncü sayısı ile karşınızdayız. Her geçen sayı ile birlikte kendimizi biraz daha geliştirip size daha iyi içerik ve daha iyi tasarım ile hazırlanan ücretsiz bir dergi sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
TechInside Basılı Dergisi aylık olarak ve her ayın 15’inde yayınlıyoruz. Bayilerde satışı olmuyor ve kontrollü bir abonelik ile 3 binden fazla C seviye yöneticiye ve sektör çalışanlarına ücretsiz olarak gönderiyoruz.
Yüzlerce sayfalık, sadece bakıp geçeceğiniz bir içerik yerine, işinize yarayacak, size fazla zaman kaybettirmeden bilgi sahibi olmanızı sağlayacak, size vizyon kazandıracağını düşündüğümüz bir dergi hazırlamaya çalışıyoruz.
Üçünü sayımızın kapak konusu: Alternatif Ödeme Sistemleri
Size burada içerik ile alakalı daha fazla bilgi vermeye gerek görmüyoruz zira TechInside Basılı Dergi‘mizi ücretsiz olarak indirebilir ve kendiniz okuyabilirsiniz.
Eğer herhangi bir işletmede yönetici, medya veya PR ajansı çalışanı iseniz ücretsiz olarak dergimize bu formu doldurarak abone olabilirsiniz.
Henüz kaydolmadıysanız haftalık e-posta bültenimize de kaydolmanızı tavsiye ediyoruz.
Umarız okurken keyif alır ve faydalanırsınız. Lütfen bizimle görüşlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.
Kısa sürede bize hızla ivme veren sizlere, desteğiniz ve ilginiz için tekrar teşekkür ediyoruz. Kreatif işler nasıl üretilir?
Paraşüt tahsilatları hızlandırıyor
GE Türkiye İnovasyon Merkezi’ni duyurdu
TechInside Podcast – Bölüm 15
Pazarlamanın da 5N1K’sı var
İlginç bir örnek
Yiğit Kulabaş’ın verdiği ilginç bir Büyük Veri örneği oturumun en ilginç anlarından biriydi. Kurban Bayramı’nda İstanbul’dan en fazla tatile gidilen ilin Kastamonu olduğu ortaya çıkmış. Çünkü Kastamonu’da yaşayan 230 bin kişiye karşılık İstanbul’da 550 bin Kastamonu’lu yaşıyor. Bu yüzden bayramda İstanbul’dan en fazla ziyaretçinin gittiği şehir Kastamonu oldu. Bu veri anlamlandırıldığında bir pazarlama kampanyası için kullanılabilir hale geliyor.
11 milyon izinli kullanıcı var
Turkcell’in altyapısında 11 milyon izinli kullanıcı datasının bulunduğunu açıklayan Neslihan Uçar, bu kullanıcıları üzmeden ve sıkmadan, aynı zamanda onlara da fayda sağlayarak pazarlama kampanyaları geliştirdiklerinin altını çizdi.
Ellerindeki 11 milyon kullanıcıyı 300 farklı profille kategorize ettiklerini ifade eden Uçar, Turkcell’in altyapısında müşterilere gönderilen SMS’leri analiz edebilen araçlar bulunduğu da söyledi.
Müşteri sadakati çok önemli
Genelde pazarlamacıların yaptığı en büyük hatanın ürünü sattıktan sonra bir daha müşteri ile bağlantıya geçmemek olduğunu belirten Uçar sözlerine şöyle devam etti: “Müşteri sadakatini sağlamak çok önemli. Bunu genelde unutuyoruz. Bir sonraki satışa kadar onlarla iletişimde olmamız gerekiyor. Bunu yapmalıyız.”
Pazarlamanın geleceği Büyük Veri’de gizli. Ancak bu veriyi anlamlandırmak, müşteriyi doğru anlamak, onu sıkmadan ve üzmeden fırsatlar konusunda bilgilendirmek gerekiyor. En önemlisi de bu fırsatların doğru yer ve doğru zamanda sunulması gerekiyor ki işe yarasın. Tüketiciler 2025 yılında eşi görülmemiş bir şekilde internete bağlanılacağında hemfikir
Siber Suç
Bu çalışma, tüketicilerin yüzde 73’ünün önümüzdeki 10 yıl içerisinde aile üyelerinin de hacker kurbanı olabileceklerinden korktuğunu ortaya çıkartıyor. Yarıdan fazla tüketici (yüzde 54) 2025 yılında ailelerinin siber zorbalıktan etkileneceğine inanıyor. Pek çok insanın sosyal network sitelerinde karşılaştıkları olumsuz tüketici deneyimleri çevrimiçi büyümeyi negatif yönde etkiliyor.
Giyilebilirlik
Tüketicilerin yüzde 68’i 11 yıl içerisinde en sıradan cihazın akıllı saatler olacağını düşünürken; soruları cevaplayanların yüzde 57’si, tamamen giyilebilen cihazların yaygın olarak kullanılacağına inanıyor. Tüketicilerin yarısından çoğu (yüzde 57) mutfak gereçlerinin, kullanıcılara yol gösterici olacağını umuyor.
“Şu açık ki 2025 yılında tüketiciler cihazlarından daha fazlasını bekleyecekler. Giyilebilirliğin tanıtımı ve diğer yapay zekâlar bizim hayatımızı kolaylaştırmaya devam edecek” diyen İlkem Özar şöyle devam ediyor; “Tüketiciler daha fazla rahatlık beklerken, rahatlık ve güvenlik dengesinin önemini de anlayacaklar.”
İş Yerinde Teknik
Tüketiciler gelecek 10 yılda iş yerlerinde gözle görülür değişiklikler görmeyi bekliyor. Çalışan tüketicilerin dörtte biri (yüzde 26) evden çalışacağını düşünürken, yüzde 74’ü işlerinin yapay zekâ ve robot desteği ile çalışacağını umuyor. yüzde 66’sı yüz ve ses tanıma sistemleri ile iş verilerine giriş yapacağına inanıyor. Daha büyük önlemler hassas iş bilgilerinin güvende olacağına garanti verirken, iş yerlerindeki robotlu sistemlerin şirketleri sanal bağlantılı suçlara daha yatkın hale getirmesiyle sonuçlanabilir.
“En önemli nokta şu ki; tüketiciler 10 yıl içerisinde iş yerlerinin değişmesi, robotların rol alması ve çevrimiçi şöhretin önemiyle iş dünyasının çarpıcı bir şekilde farklı olacağını düşünüyorlar” diyor Dawson. “Hepimiz profesyonel şöhretimizin azalmasından çok, çevrimiçi aktivitemizin arttığından emin olmak için dikkatli olmalıyız.”
Diğer Temel Bulgular Şunlar:
Dijital Varlığınızı Koruyun
2025 yılında, tüketicilerin yüzde 42’si mobil cihazlarını göz tarama yöntemi ile açmayı düşünüyor. Onları yüzde 31’lik oranla parmak iziyle açmayı düşünenler takip ediyor. Neredeyse tüm katılımcılar (yüzde 89) anketten sonra dijital varlıklarını daha fazla koruma altına almayı planlıyor.
Telefonla ya da Parmak İziyle Ödeyin
Tüketicilerin yüzde 23’ü, ödemelerini mobil cihazları ile yapacaklarına inanırken, yüzde 29’u parmak iziyle yapacağına inanıyor. Tüketicilerin çok azı (yüzde 21) kredi kartı ya da para kart ile ödeme yapmaya devam edeceğine inanıyor.
Yeşilin Anlamı; Git
İnsanların yüzde 35’i, 2025 yılında etrafta karma taşıtlar olacağını düşünürken yüzde 21’i kendi kendine sürülebilen araçlar olacağını düşünüyor. İnsanların üçte ikisinden fazlası (yüzde 68) 2025 yılında otomatik pilotu olan arabaların var olacağını düşünüyor.
Sizin Uygulamanız En İyisini Bilecek
Tüketicilerin yüzde 68’i giyilebilir bir cihazın yaşamsal etkileri doğrudan kendi doktorlarına gönderebileceğine ve bunun onları doktor ziyaretine gitmek zorunda kalmadan sağlık kontrollerinin yapılacağına inanıyor. İnsanların üçte birinden fazlası (yüzde 36) sensörlü online sağlık kontrolü olacağını ve bedeni gözden geçirdikten sonra hastalık belirtilerini yayınlayacağını düşünüyor. Eski iş yöntemleri artık işe yaramıyor
Topluluk Kurma: Topluluk kurma sadece işte önemli değil, şirketlerin doğru üyeleri cezbetmesinde önemli bir yol. Örneğin, GM gibi şirketler sosyal medya yoluyla yetenek bazlı toplulukları cezbetmek ve kurmak için çalışanların ürettiği içeriği kullandı. Bunlar gibi yenilikçi icraatlar şirketlerin yetenek havuzlarını genişletmesine yardımcı oluyor.
Arayüz Her Şeydir: Potansiyel elemana ulaşmak için onların kullandığı aynı araçlarla ve teknolojilerle bağlantı kurmalısınız. Adayın yaşantısını düşünün. Aslında, bunun anlamı sizin şirketinizle etkileşim içinde olurken hangi platformu, cihazı ya da kanalı kullanmak için seçtikleriyle birlikte yaşanan potansiyel işe alımdaki muhteşem deneyim. En üst seviyedeki adayların artık daha çok seçenekleri var. Sorunsuz bir şekilde size ulaşamazlarsa, büyük ihtimalle sizi başka birinin yararına es geçecekler.
Çalışan Bağlılığı: Bugün, işe alım büyük bir gelişimin sadece başlangıcı. Çalışan bağlılığı doğru sırayı koruma ve hareketlendirilmiş işgücüne karşı olmazsa olmaz. Birleşik ve işbirlikçi işyeri çevresi kurmak, işçilere açık iletişim çizgisi, ekip kurma araçları ve işlerinde talep edileni yapma geri bildirimini garanti etmeye yardımcı olur. Küresel pazarların, sosyal medyanın ve analitik araçların ortaya çıkması personelleri işe alma ve elde tutma işini dönüştürüyor. Şirketler, en üst kalitedeki adayları cezbetmeye geldiğinde iç şerite sahip olmak istiyorlarsa, yarışta daha zekice alt edici, yenilikçi ve çabuk olmaları gerekir. En iyinin ve en parlağın sizin için çalışmasını istiyorsanız, sizin yetenekle en iyiyi ve en parlağı elde etmeniz gerekir. 


E-ticaretin ötesinde: sosyal ve doğal ticaret
Geçtiğimiz birkaç senede yenilikçi bir avuç kişi şu an çok bariz görünen aynı kanıya vardılar: içerik ve ticaretin bileşimi banner reklam dışında var olabilir. Bu kişiler e-ticaretin etrafındaki ‘‘yeni nesil’’ fırsatlara yoğunlaşmaya başladılar, bu fırsatların pek çoğu da sosyal ve değişen medya tabiatı sayesinde ortaya çıkıyordu. Seri girişimci Joe Einhorn tarafından kurulan ‘‘sosyal ticaret’’ platformu Fancy, bu yeni yakınsama trenine atlayan ilklerden biriydi. Çıkışın ardından yaptığı ilk söyleşilerinden birinde Einhorn, Fancy’i yapmaya karar vermesinin arkasındaki sebebi hakkında konuştu: “İnsanların en sonunda hangi araç ile bu bilgiyi tüketeceğini soruyoruz. Eğer şeylerin renklerini, şekillerini yani nasıl gözüktüklerini gerçekten bilirsek çok zengin bir veri kümesi olabiliriz. Eğlenceli bir sosyal ticaret sistemi ortaya çıkardık fakat aynı zamanda bizi ayrı tutacak sorunları da gerçekten çözmeye çalışıyoruz.”
Einhorn’un vizyonu tuttu ve Kanye West, Ashton Kutcher gibi ünlü sevenleri sayesinde platform milyonlarca kullanıcıyı ürünleri farklı bir şekilde keşfetmeleri ve tüketmeleri için topladı.
Bugünkü zorluk, veya belki de fırsat demeliyiz, kullanıcıları bir kere “4 dijital duvarınız” arasına aldıktan sonra bir yandan onlara içeride kalmaları için sebepler sunarken bir yandan da nasıl onlarla bağlanacağınızı anlamak. Ne de olsa markalar (ister kar amacı gütmeyenler, ister multi milyar dolarlık şirketler olsun) müşteri çekmek ve tutmak için aşırı derecede zaman harcıyorlar.
Doğal Ticaret nedir?
Şimdiki daha önemli soru ise bir yandan yazı ile ilgili kesin kurallar korunurken diğer yandan ticaretin içerik deneyimiyle nasıl kusursuzca birleştirileceği. Cevabı yakın zamanda ortaya çıkan ve inanılmaz derecede başarılı olan, ilgili ürün tavsiyelerinin içerik deneyimiyle bütünleştiği, bilenlerin deyimiyle “doğal ticaret”.
Doğal ticaretin en saygı uyandıran yönlerinden biri ispatlandığı üzere esnekliği. Temelde doğal ticaret, e-ticaret ve dijital içerik şirketlerinin karşılaştığı her iki problemi de çözüyor ve en etkileşimli izleyicilerin önüne en alakalı ürünleri, izleyicilerin onlar hakkında bilgi almak ve onları satın almak isteyecekleri en uygun zamanlarda ve yerlerde karşılarına organik olarak çıkartıyor.
Birkaç başarılı örnek arasında Thrillist ve onun JackThread ürünleri ile olan sık örülmüş entegrasyonu, Gawker Media’nın Amazon ve kendi Kinja platformunun entegrasyonu yardımıyla makalelerinde bulunan yeni tarzda yerleştirilebilir ürün tavsiyeleri ve The Next Web’in e-posta, sosyal ve editoryal kanalları kullanarak tamamen doğal bir ödeme akışında sunduğu yüksek derecede alakalı ürünler bulunuyor. Bu çalışmalar kullanıcılara gerçekten ilgi duydukları kanallarda kişiselleştirilmiş ürün tavsiyeleri sunuyor. Sadık okuyucular tavsiye edilen ürünleri, indirimleri ve servisleri keşfediyor, ardından da geldiklerinde bulmayı umdukları markalı deneyimin dışına çıkarmadan devamlı kullanıcı haline geliyorlar.
“Doğal ticaret doğal reklam kavramına oldukça benziyor” diye düşünebilirsiniz. Aynı kapsamı paylaşsalar da doğal ticaret reklamcılar için uygulanabilir ve etkili bir taktiği yayıncıların avantajına çeviriyor. Doğal reklamın yaptığı gibi az alakalı ürünleri öne çıkarmak yerine doğal ticaret izleyici alakalarına uygun hedeflenmiş ürün ve servisleri tavsiye ediyor. Ek olarak kullanıcıları site üzerinde tutarak ve onların alakalı ürünler almasını sağlayarak yayıncılar hali hazırda olanak sağladıkları fakat önceden sahip olmadıkları bir işlem üzerindeki döngüyü sonlandırabiliyorlar.
Yayıncılar, tüketiciler ve markalar için fırsat
Doğru yapılırsa doğal ticaret yayıncıların para kazanmalarına, izleyiciler ile işe yaradığı ispatlanmış dijital reklamcılığı veya gelir getiren herhangi bir taktiği bütünleyen bir taktik ile etkileşime geçmelerine ve izleyicilerinin sayılarını arttırmalarına olanak tanıyor. Trillist gelirinin yaklaşık yüzde 80’ini ticaretten sağlarken The Next Web ve Cult of Mac kendi markalı dükkanlarından yıllık 7 haneli gelirler elde ediyor.
Tüketiciler güvendikleri içerik üreticiler yardımıyla hali hazırda ürünleri keşfediyor, haklarında bilgi ediniyor ve almak istediklerine karar veriyorlar. Şimdiki tek fark ise tüketicilerin ürünleri satın almak için başka bir yere gitmek yerine bu aynı yayıncılardan direkt olarak satın alabiliyor olmaları. Bu yayıncılara sadece yeni bir gelir fırsatı sunup ve izleyicilerinin gitmesini önlemiyor, aynı zamanda tüm ilişkiyi de kuvvetlendiriyor – okuyucular artık müşteriler de oluyor.
Markalar da aynı şekilde ürün ve servisleri en alakalı izleyicinin önüne çıkaran, (sıfır ön ödeme maliyetiyle) gelir getiren çözüme sahip hedef medya satış yerleri aracılığıyla teşhirden faydalanmaya devam ediyor.
Dolayısıyla doğal ticaret, ilgi uyandıran faydalı içerik ve en önemli kişiler olan hedef kitle ile kıymetli ilişkiler oluşturmaya devam eden bir deneyimin yardımıyla benzer yayıncılar ve markalar için kullanıcı merkezli para kazanma kanalı sağlıyor.






