Mobil veri kullanımında yeni trendler

0
Citrix, 2014 yılının ikinci yarısı için Citrix Mobil Analiz Raporu’nu yayınladı. Mobil Analiz Raporu, mobil veri hizmetleri deneyimi kalitesini (QoE) belirleyen abone davranışları ve ilgili faktörlere ilişkin bilgiler veriyor. Aşağıdakiler rapordaki en önemli bulgular arasında; LTE’de mobil video 3G’ye üstün geldi Son raporda LTE ağlarındaki mobil abonelerinin 3G ağlarındaki abonelerden 1,5 kat daha fazla video izlediği görülüyor. LTE ağlarında gezinen bu aboneler ayrıca daha uzun süre video izliyor ve daha yüksek çözünürlük tercih ediyor; Netflix aboneleri arasında yüzde 76’sı LTE üzerinden beş dakikanın üzerinde video izlerken sadece yüzde 65’i 3G üzerinden beş dakikanın üzerinde video izliyor. Aboneler mobil ile sosyalleşiyor Mobil abonelerinin yüzde 40’ının her gün kullandığı sosyal ağlar en popüler mobil uygulama kategorisi. Rapora göre sosyal ağlardaki verilerin yüzde 47’si videolar ve yüzde 40’ı görüntülerle bağlantılı. Bölgesel olarak ele alacak olursak Kuzey Amerika ve Orta Doğu‘daki aboneler, toplam hacmin sırasıyla yüzde 59 ve yüzde 62’sini oluşturan video veri hacmiyle sosyal ağlardaki en büyük video tüketicileri. Bununla birlikte video tüketimi Avrupa’da, mobil sosyal ağ verileri kullanımının 39’u ve biraz gerisinden takip eden Asya-Pasifik bölgesinde yüzde 35’e karşılık gelmekte. Citrix_Infographic_fin_Engl-01 Mobil reklamlar Bir gün içinde mobil veri abonelerinin yarısı mobil ağ üzerinde reklamlarla karşılaşıyor ve bu reklamların türleri hızla değişiyor. Son raporda, 2014 yılının başından itibaren mobil video reklamlarında yüzde 20 artış olduğu ve markaların, insanları ikna etmek için klasik reklam bantlarının yerine bu ortamı gün geçtikçe daha fazla tercih ettiği görülmekte. Geçtiğimiz yıl Citrix, mobil üzerinde 20 reklam bandına karşılık bir videolu reklam bulunduğunu gördü. Bu yıl bu oran her 16 reklam bandına karşılık bir videolu reklama yükseldi. Citrix Hizmet Sağlayıcı Platformlar Pazarlama Müdürü Mark Davis şunları söyledi: “Ağ operatörlerine mobil abonelerinin kullandığı içerik türleri ve hacmi hakkında bilgi vermek, abonelerin davranış trendlerini belirlemelerine ve ağlarını buna göre düzenlemelerine yardımcı olur. Mobil veri deneyimi, abonenin memnuniyetinin ya da memnuniyetsizliğinin en önemli belirleyicisi olmaya devam etmektedir. Ağın nasıl kullanıldığı hakkında bilgilerin mobil veri deneyimini zenginleştiren araçlarla birleştirilmesi farklı bir veri hizmeti sunmanın temel direğidir.”

Blackberry denemeye devam ediyor

1
Kurumsal akıllı telefon pazarındaki eski ihtişamlı günlerine dönmek isteyen Blackberry, yeni modeli Passport’u 24 Eylül’de 599$’dan piyasaya sunacağını açıkladı. Blackberry CEO’su John Chen yaptığı açıklamada benzer özelliklere sahip rakip telefonlar olmasa piyasada 700$ değere sahip olacağını, fakat marketin ilgisini çekmek için daha düşük ücretten satışa çıkartacaklarını söyledi. Blackberry-passport-ceo Passport modeli pasaport şeklindeki kare tasarımıyla dikkat çekiyor. 4,5 inç ekran boyutu olan telefon 5 inçlik telefonlar ile aynı ekran alanı imkanlarını sunuyor. Bunun temel sebebi ise ortalama bir dikdörtgen telefon satır başına 40 karakter gösterebilirken, Passport’un 60 karakter gösterebiliyor olması. Blackberry’nin kurumsal akıllı telefon pazarının zirvesinden düşüşü oldukça hızlı ve baş döndürücü olmuştu. Öyle ki Blackberry 2012 ve 2013 yılında ‘artık bittiği’ yöndeki imajını temizlemek için büyük kaynak sarf etti. iPhone’ların çıkışıyla kurumsal akıllı telefonların yıldızı statüsü birden elinden alınan Blackberry, 2006 yılında pazardaki akıllı telefonların yüzde 50’sini oluştururken bu rakam 2010’da yüzde 16’ya, 2012’de yüzde 5’e düşmüştü. 2013’te ise esamesi bile okunmuyordu. 2014 yılında CEO Chen’in önderliğinde elindeki çekirdek müşterileri tutmaya gayret gösteren Blackberry, kartlarını güvenlikten yana oynadı. Ancak analistlere göre kurumsal pazarda tek şirket olduğu günler bitmiş durumda. Üstelik Blackberry hâlâ klavyeli modellerde ısrarcı görünüyor. Anlaşılan o ki gerek CEO’sunun yaptığı açıklamalar gerekse multimedya standartlarına uygun ekran ölçüleri yerine farklı fanteziler deneyen Blackberry tarihin tozlu raflarında kendisine yer beğenmekle meşgul.

Girişimcilik yeteneğinize işaret eden üç özellik

0
1. Doğru Yetenekler – Pazarlamada yenilikçilik: Michael Ellsberg’in The Education of Millionaires’de bahsettiği gibi: satışın temeli dinlemektir. Müşterilerin ihtiyaçlarını dinleyip onları giderebilecek özel çözümler geliştirmek çok önemlidir. – Risk yönetimi: Girişimci, risk alandan ziyade riski minimize edendir. Bootstrapping veya Eric Reis‘ın Lean Startup modeli ile risk minimize edilebilir. Girişim uzmanı Ash Maurya’nın Running Lean’de bahsettiği üzere girişimcinin görevi parası bitmeden iş modeli oluşturmaktır. – Kendini ve başkalarını yönetmek: Girişimcilerin Robert Quinn’in Building the Bridge As You Walk Across It kitabında bahsettiği gibi ‘ayarlanabilir özgüvene, ‘özgür dayanışma ruhuna ve ‘sağlam görüşe sahip olması gerekmektedir. 2. Doğru Yol Girişim, Peter Drucker’ın bahsettiği gibi aslında bir yönetim disiplindir. Ve disiplin de bir yolun göstergesidir. Yol da, müşteri keşfi ve onların problemlerine çözüm üretmek ile başlar, girişimcinin önerdiği çözüm ile uyup uymadığı denenir ve şirket kurulumu ile son bulur. 3. Doğru Ruh Hali Bir girişimi hayata geçirmek için pek çok kez deneme yanılma gereklidir. Eğer bu yola ayak uyduramayacak biri varsa motivasyonunu ve parasını kaybedecektir. Girilen yola duyulan heyecan, doğru yetenekler ile birleşince bağlılığa ve vazgeçmemeye dönüşür.

Dünyamızı gerçekten değiştirebilecek beş girişim

1
1- Peek Peek düşük gelirli ülkelerdeki göz sağlığına çığır atlatabilecek bir proje. Küçük bir donanım ile akıllı telefonlara entegre olan sistem, göz hastalıkları konusunda uzman olmayan kişilerin göz muayeneleri yapabilmelerine olanak tanıyor. Peek 2- Ohoo! Alternatif bir su şişesi üreten Ohoo, sundukları jelatinimsi kap ile çevreye zararlı plastik şişelerin yerini almayı umuyor. ohoo 3- Pavegen Pavegen, adımları enerjiye çevirmeyi amaçlayan bir proje. Geliştirdikleri teknoloji yollardaki ışıklandırmalara enerji sağlayabilir, yön ve reklam işaretleri için kullanılabilir. Pavegen 4- Plan Bee İklim değişikliği, hava kirliliği ve zararlı böceklerin zarar verdiği arı kolonileri için geliştirilmiş olan proje, kendi kendini izleyen ve olağandışı bir hastalık, tehlike gördüğünde sahibini uyaran bir arı kovanı olarak tanıtılıyor. Plan-Bee 5- VIBE VIBE günümüzde kullanılan normal elektrik devrelerinin yerine dijital veriyi titreşim ile ileten bir arayüz çözümü sunuyor. Böylece örneğin tek bir alüminyum plakadan tam fonksiyonel ve %100 geri dönüştürülebilir bir klavye üretilebiliyor. VIBE

Alibaba kurucusu Jack Ma: Hata yapmaya hazırız

1
Alibaba Grubu rekor seviyede değerlemeyle halka açılmasına rağmen kurucu Jack Ma hala şirketi yönetmenin en iyi yolunu bilmediğini ve sürekli yeni yollar denediğini itiraf etti. Ma, nefret ettiği tek şeyin ‘imparatorluk modeli’ olduğunu belirtiyor. ‘‘İmparatorluk modelinde ‘bana katılırsın, yoksa yok olursun’ mantığı geçerlidir. Bense bu modeli sevmiyorum. Bana göre herkes birbiri ile beraber çalışmalı, birbirine yardım etmeli. Ekosistem bu demektir.’’  Ma ek olarak Alibaba’nın büyüklüğünün de problem çıkartabileceğinden endişe ettiğini söyledi. Bu yüzden 2011 yılında Alibaba’nın çevrimiçi satış ünitesi TaoBao’yu TaoBao Mall, TaoBao Marketplace ve eTao olarak üçe bölerek yeniden organize etmiş. ‘‘Eğer 10 sene sonra hala büyük olursam, bir başka üç parça daha yaparım. Büyük şirketi küçük şirketler gibi çalıştırdığımdan emin olurum’’ Ma ayrıca 21. Yüzyılda şirketi yönetmek için sürekli yeni yollar keşfetmek gerektiğini söylüyor. Ma, ‘‘Dürüst olmak gerekirse, bir şirketi yönetmenin en iyi metodolojisi, en iyi mental planlaması nedir bilmiyorum. Sürekli test ediyoruz ve hata yapmaya hazırız.’’ diyor. Küresel bir başarıya imza atmak isteyen girişimciler ve şirketler için göz ardı edilemeyecek deneyimler ve tavsiyeler.

Çalışanlarınızın size söylemediği 10 şey

1
Günümüzde liderler ile çalışanları arasında basit bir kural vardır: ‘‘Patronun duymak istemeyeceği şeyi söyleme, her şey yolunda olsun.’’ Ancak iyi bir lider kötü de olsa geribildirimleri almalı ve değerlendirmelidir. Bunu yaparken her bir çalışanıyla empati kurmalı ve her çalışanın kendi gibi düşünmeyebileceğini farketmelidir. Yine de çalışanlar bazı olumsuz fikirlerini patronlarından çekindikleri için dile getirmekten korkabilir. İşte o fikirlerden bazıları: 1- ‘‘Eğer nereye gittiğimizi bilmiyorsak oraya varamayız’’ Liderler sorgulamadan itaat edilmeyi isterler ancak kaliteli elemanlar bunu yapmayacaklardır. Onların büyük resmi görmeye, ve kendilerinin bu resme nasıl katkı yaptıklarını bilmeye ihtiyaçları vardır. Eğer bir idealiniz varsa, onlarla paylaşın. 2- ‘‘Hak ettiğimiz maaşı alamıyoruz’’ Çalışanlar takdir edilmek, şirket de kar etmek zorundadır. Para konusunu açmak bir çalışan için zor olabilir. 3- ‘‘Girişimci olman çok güzel, ama bu benim için sadece bir iş’’ Girişimcinin işi hakkında duyduğu heyecan önemlidir, ancak unutulmamalıdır ki pek çok çalışan sadece bir çalışandır ve emeğine karşılık kiralanmıştır. Eğer girişimci olmak isteseydi zaten kendi işlerini kurmak için gayret ederlerdi. Bu hayat görüşüne sahip bir çalışan varsa saygı duyulmalıdır. business 4- ‘‘Bazen bizim sunduğumuz çözüm önerileri daha iyi oluyor’’ Bir lider gün içinde pek çok karar vermek zorunda olabilir. Tek başına karar vermek ise beklenmeyen alanlarda negatif sonuçlar doğurabilir. Çalışanların yaptığınız iş hakkında önemli fikirleri olabilir. Sormaktan zarar gelmez. 5- ‘‘Yükümüz çok ağır’’ Çalışanlarınızın iş yükünü kontrol etmeli, ve verdiğiniz işin kaldıramayacakları kadar ağır olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Bu konuda onlara soru sormaktan çekinmeyin. 6- ‘‘Geçmişe takılmak bizi daha hızlı yapmayacak’’ Çalışanların işlerini didik didik incelemek ve çok fazla yorum yapmak onlara negatif olarak yansıyabilir. Beklentilerinizi belirleyin ve birkaç kontrol noktası ile ipleri tamamen elinizden bırakmayın. Businessman Handing Over Stacks of Hundred Dollar Bills. 7- ‘‘Para bizi mutlu edecek tek şeydir.’’ Pek çok insan geçimini sağlamak için çalışır ancak para bir insanın şirkette kalıp kalmaya karar vermesinde nadiren etkilidir. Eğer yetenekli çalışanları çekmek ve elinizde tutmak istiyorsanız onlara kendini geliştirebilecekleri bir ortam sağlayın ve basit bir maaştan fazlasını vadedin. 8- ‘‘İş dışındaki zamanımızda bizi rahat bırak’’ Teknoloji ile birlikte günümüzde çalışanlar 7/24 ulaşılabilir durumdalar. Ancak en iyi çalışanın bile kendine ayıracağı zamana ihtiyacı vardır. Young business team exchausted and over worked 9- ‘‘Sıkıldım’’ Bir çalışanın hissedeceği en kötü duygu işe yaramazlıktır. Bu durum ise çok az veya yeteneklerinin çok altında iş verildiği zaman olur. Verimliliklerini izleyip onlara daha uygun işler vermeye çalışın. 10- ‘‘Açık sözlü olmak her zaman işe yaramıyor’’ Eğer yukarıdaki sözlerden hiçbiri kulağınıza gelmiyorsa ya dünyanın en şanslı yöneticilerinden birisinizdir, ya da çalışanlarınız size geri bildirim vermek için yeterli cesareti bulamıyordur. Onlara aklındakileri söylemek için cesaret verin.

Alibaba kurucusu Jack Ma’nın 11 önemli sözü

  • ‘‘Bugün acımasızdır. Yarın ise daha da acımasız. Yarından sonraki gün ise çok güzeldir.’’
  • ‘‘Eğer pes etmezsen hala şansın var demektir. Ve eğer küçüksen, gücünden ziyade beynine güvenmelisin ve konsantre olmalısın.’’
  • ‘‘Eğer ne yapmak istediğini bilen iyi bir takımsak, bizden biri onlardan on kişiyi yenebilir.’’
  • ‘‘Başarısız olmam önemli değil. En azından başkalarına örnek olabilmişimdir. Ben başarısız olsam bile birisi mutlaka başaracaktır.’’
  • ‘‘Başaracağız çünkü çok genciz ve asla, asla pes etmeyeceğiz’’
Tsinghua Innovation Forum In Beijing...BEIJING, CHINA - APRIL 19:  (CHINA OUT) Jack Ma, chairman and CEO of Alibaba Group, speaks at the Tsinghua Innovation Forum at Tsinghua Science Park (TusPark) on April 19, 2011 in Beijing, China. The Tsinghua Innovation Forum is a part of Tsinghua University Centenary Celebrations, which held by Tsinghua University and Development Research Centre of the State Council.  (Photo by ChinaFotoPress/Getty Images)
  • ‘Eğer işe 8’de geliyor ve 5’te eve dönüyorsak, şirketimiz bir teknoloji şirketi değildir ve Alibaba asla başarılı olamayacaktır. Eğer 8-5 ruhuna sahipsek gidip başka şeylerle meşgul olmalıyız.’’
  • ‘‘Rakibinden öğrenmeli, ancak asla ondan kopyalamamalısın. Kopyaladığın an yok olursun.’’
  • ‘‘Alibaba basit bir iş değildir. Bir rüyadır. Bir amaçtır. Eğer istiyorlarsa Wall Street yatırımcıları bizden nefret etmekte özgürler. ‘’
  • ‘‘Eğer büyümek istiyorsanız güzel bir fırsat bulmalısınız. Bugün eğer çok iyi bir şirket haline gelmek istiyorsanız çözebileceğiniz sosyal problemler üzerine düşünün.’’
  • ‘‘Zeki insanlar kendilerini yönetecek bir aptala ihtiyaç duyarlar. Tüm takım bilim adamından oluşuyorsa, en iyisi onları bir köylünün yönetmesidir. Çünkü onun düşünce tarzı değişiktir. Kazanmak, elinde olayları farklı açılardan görebilen insanlar varsa daha kolaydır.’’
  • ‘‘E-ticareti yürütmenin en önemli şartı şu an yaptığınız işi şevkle yapmaya devam etmektir.’

Sosyal medyada paranızı israf etmeyin

0
Günümüzde ‘viral pazarlama’ şirketlere oldukça cazip geliyor. Tek yapılması gereken bir mesaj yaratmak ve yaymaları için insanlara teslim etmek gibi bir algı oluşmuş durumda. Ancak University of Colorado’dan pazarlama profesörü Peter McGraw’a göre bu tam olarak böyle değil. Amerikalı yerel medya araştırma firması BIA/Kelsey’in yaptığı araştırmaya göre KOBİ’ler sosyal medyaya oldukça dalmış durumdalar, ancak nasıl çalıştığından pek haberdar değiller. Verilere göre KOBİ’lerin yüzde 75’i sosyal medyayı bir pazarlama aracı olarak kullanıyor (geçtiğimiz sene bu oran yüzde 71’di). BIA’den Steve Marshall’ın söylediğine göre bu kullanıcı dostu, ucuz ve yerel müşterilerle iletişime geçmede yardımcı bir platform için şaşılacak bir oran değil. Bu durum ek olarak şirketlerin toplam medya bütçelerinin neden yüzde 21.4’ünü oluşturduğunu da açıklıyor elbette (bu oran dış mekan reklamları için yüzde 18.5)
Şirketlerin hatırı sayılır bir bütçelerini sosyal medyaya ayırıyor
Fakat tüm bu verilere rağmen konu verime gelince rakamlar oldukça düşüyor. Hatırı sayılır bir bütçelerini sosyal medyaya ayıran şirketlerin sadece yüzde 24’ü ‘olağanüstü’ veya ‘mükemmel’ geri dönüş aldıklarını belirtiyorlar. Aynı oran video reklamlarda yüzde 59.3, sadece sesli reklamlarda yüzde 57.7, akıllı telefon ve tablet reklamlarda ise yüzde 54. Yüksek bütçeler ayrılmasına rağmen sonuçların tatmin edici olmadığı bir gerçek. Dolayısıyla sosyal medya pazarlamasında şu üç tavsiyeye dikkat etmekte fayda var: – Anahtar performans göstergelerinizi (KPI – Key performance indicator) iyi belirleyin: Bu göstergeler size bir şeyin işe yarayıp yaramadığını gösteren sayılardır. İhtiyacınıza göre şekilleneceklerdir – satışınızı arttırmak veya marka yaratmak için daha çok insana ulaşmak isteyebilirsiniz. Seçiminiz ne olursa olsun medyadaki varlığınız şirketinizin farklılığın tam olarak ne olduğunu ön plana çıkarmalı. – Zamanlamaya dikkat edin: Pazarlama kampanyalarınız, KPI rakamlarınız ve satışlarınız arasındaki yakınlığı takip etmelisiniz. – Eski usül pazarlama taktiklerine de başvurun: Onlarca yıldır pazarlamacılar özel kodlar ve kuponlardan yararlanıyorlar. Her kampanyanız için özel bir fiyat belirleyip hangisinin daha çok işe yaradığını takip edin. Biraz pratik zeka ile her türlü pazarlama kampanyasını gözden geçirerek bir süre sonra hangi türün çalışıp hangilerinin çalışmadığını öğrenebilirsiniz.

Larry Ellison: Oracle’ı kuran adamın hikâyesi

Oracle’ın kurucusu Larry Ellison geçtiğimiz perşembe günü şirkette 37 yıl süren CEO’luk görevini bıraktığını açıkladı. Ellison, yazılım devi Oracle’ı 30’lu yaşlarının başında kurmuştu ve çok kısa bir süre içerisinde multi-milyar dolarlık bir iş modeli oluşturmayı başardı. 8 sene sonra Inc.’in ‘Amerika’nın en hızlı büyüyen 500 özel şirketi’ kategorisinde 61. Olmayı başarmıştı. Ellison’un kişisel hayatı da profesyonel hayatı gibi dikkat çekti. Tam 4 kez evlenip boşanan Ellison, yatları, uçakları ve pek çok evi ile gündeme gelmişti. Bugün Forbes kişisel servetini yaklaşık 51 milyar dolar olarak hesaplıyor. larry-ellison-draw Aşağıda New York doğumlu Ellison’un Silikon Vadisi’nden önceki ve sonraki hayatının kısa bir özetini bulabilirsiniz. 1966 Ellison University of Chicago’yu bırakarak California’ya yerleşti. 1970’ler C.I.A.’e ilişkisel veri tabanları yazan bir bilgisayar şirketinde çalıştı. 1977 Robert Miner ve Edward Oates ile birlikte 2.000 dolar sermayeli Software Development Laboratories’ı kurdu. Hazırladıkları ilişkisel veritabanını devlete satmaya niyetliydiler, ancak projelerini teslim tarihinden önce bitirdikleri için şirketler için yazılımlar geliştirmeye başladılar. 1982 Şirket isim değiştirerek Oracle adını aldı. 1986 12 Mart günü şirket hisse başı 15$ ile halka açıldı. 1995 Ellison kişisel bilgisayarların öleceğini öngördü. 1997 Apple’a geri dönen Steve Jobs, Ellison’u yönetim kuruluna atadı. (Ellison Oracle’da çok yoğun olduğu gerekçesiyle 2002 yılında istifa edecektir) 2008 Associated Press kendisini en yüksek maaşlı CEO ilan etti. AP Ellison’un yaklaşık 25 milyar dolarlık serveti olduğunu hesapladı. 2010 IBM ve Hewlett Packard ile girilen sert bir mücadele sonucu Oracle rakibi Sun Microsystem’s I satın aldı. 2013 Eylülde Ellison’un yelkenli yarış takımı Amerika Kupası’nı kazandı. 17 Ağustos 2014 Ellison 70. Yaş gününü kutladı. 18 Ağustos 2014 Oracle’daki CEO’luk görevinden istifa etti.

Para kazandıran sosyal ağ AskWitty gelişiyor

0
Bundan birkaç ay önceki bir yazımda para kazandırma parolasıyla yola çıkan sosyal ağ AskWitty.com’u sizlere tanıtmıştım. Sistemle ilgili bir güncelleme yapmanın zamanı geldi zira şirket yetkililerinden gelen bilgiler göre hedeflere doğru emin adımlarla ilerleniyor. Kısa bir özet geçmek gerekirse AskWitty üyelerin soru sorarak, yorum yaparak, sordukları soruları oylattırarak ve sorulan sorulara oy kullanarak para kazanmalarını sağlayan bir sistem. AskWitty’de yapılan çalışmalar sonucunda bir kullanıcının yapacağı her bin hamleyi 50 sent (ABD doları) ile ödüllendiriliyor. Buna göre hamleler şunlar: 1- Soru sormak 2- Yorum yazmak 3- Sorulara oy kullanmak 4- Sorduğun sorulara oy kullanılması. Diğer sosyal ağlardan destek almak mümkün Burada avantaj yaratan şey kullanıcının sorduğu bir soruyu kendi sitesinde, sosyal paylaşım sitelerindeki hesabında, blogunda paylaşarak çevresinin büyüklüğü kadar gelir elde edebilmesini sağlamak. Yani diğer sosyal ağlarda ne kadar çok takipçiniz ya da arkadaşınız varsa bu sistem size daha çok para kazanmanın yolunu açıyor. Bu arada hemen belirtelim sistemin yasal bir sıkıntısı da yok. Konuyu biraz daha detaylandıracak olursak örneğin Facebook veya Twitter hesabında 1-2 bin arası takipçisi olan bir üniversite veya lise öğrencisi akıllı ve mantıklı soruları çevresiyle paylaşıp oylattırarak günde 1-1,5 dolar arası gelir elde edebilir. Öte yandan kullanıcısı 10 binin üzerinde olan bir internet gazetesi veya forumu da kullanıcılarına anket düzenleyerek ve çekici paylaşımlarda bulunarak para kazanabilecek. Şu an için herkese 1 dolar hoş geldin bonusu da veriliyor. Sadede gelecek olursa AskWitty’de hedef aynı gerçek hayattaki gibi sistemi canlı bir organizmaya dönüştürmek. Siteyi kuranların mottosu hem sosyalleş, hem kazan ve modele de Sanal Endüstrileşme adını vermişler. Sonuna kadar destekliyor ve başarılı olmalarını diliyorum. Kim bilir biz kullanıcılar da farklı bir sosyal ağ deneyimi yaşamış oluruz.

Türkiye Apple Pay’e hazır mı?

1
NFC özelliğini sadece Apple Pay’de kullandıracak olan Apple, tüketicilere artık telefonunu cüzdan olarak da kullanma imkânı tanımış oldu. ABD’de iPhone’un tanıtımının ardından Ekim ayında devreye girecek olan bu yeni dijital cüzdan çok yakında Türkiye’de de kullanılmaya başlanacak. Akıllı telefon kullanıcılarının neredeyse yarısının haberdar olduğu dijital cüzdanlar, son dönemlerde çevrimiçi ödeme sistemlerinin gelişmesiyle beraber öne çıkmaya başladı; ancak halen tam anlamıyla kullanıcılar arasında yaygınlaşmış durumda değil. Güvenlik sebepleri ya da fiziki mağazalardaki kullanımın az olması da dijital cüzdan kullanımının yaygınlaşmamasının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Apple Pay güvenlik konusunda iddialı Telefona yerleştirilmiş yüksek güvenlik denetimi sağlayan bir yonga ile kullanıcılar alışverişlerini kolayca yapabilecek. Bu işlemleri kesinlikle kayıt altına almayacağını açıklayan Apple, kullanıcıların mahremiyetine zarar vermeyecek. Güvenlik konusunda endişe duyan kullanıcıların Apple Pay’e adapte olmasında büyük kolaylık sağlayacak.  Apple Pay ödeme sistemlerinde yeni bir standart mı yaratacak? Visa ve Mastercard ile işbirliği yapan Apple’ın bu yeni ödeme sistemi “Küresel ödeme sistemlerinde yeni bir standart mı olacak?” sorusunu da gündeme getirdi. Türkiye’nin önde gelen inovatif ödeme sistemleri platformu iyzico hem e-ticaret platformlarının hem de kullanıcıların Apple Pay’i rahatlıkla kullanabilmesi için çalışmalarına başladı. E-ticaret platformlarının ödeme alanında yaşayabileceği sorunları öngörüp, ona yönelik yenilikçi çalışmalar yapan ve alanında öncü olan iyzico, müşterilerinin sorunsuz bir şekilde Apple Pay’e entegre olmasını sağlayacak.

Profesyonellere özel monitör

1
Dünyaca ünlü görüntüleme teknolojisi ve monitör üreticisi ViewSonic, yüksek çözünürlük kalitesini ergonomik tasarım farkıyla sunan 24 inç’lik VG2438Sm masaüstü monitörünü şirketlerin ve profesyonel kullanıcıların beğenisine sunuyor. Tasarım ve mühendislik uygulamaları için ideal VG2438Sm genişletilmiş 16:10 görüntü oranı ve 1920×1200 çözünürlük ile geniş çalışma alanı sayesinde daha etkili bir görüş alanı sunuyor. Böylece tek bir ekranda birden fazla döküman, web sayfası, tasarım dosyası gibi farklı içerikler açabilirsiniz. 1920×1200 çözünürlüğü ile ViewSonic VG2438Sm monitor, Full HD monitörlerden daha keskin bir görüntü sunarken, dikey kullanımı da mümkün kılmasıyla üretkenlik gerektiren tasarım ve mühendislik uygulamalarına için ideal çözümler üretiyor. Sahip olduğu Display Port sayesinde hem sesi hem de görüntüyü tek kablodan aktararak en iyi görüntü ve ses kalitesini bir arada sunan VG2438Sm, aynı zamanda tüm multimedya ve video prodüksiyon cihazlarından profesyonel grafik cihazlarına kadar geniş bir bağlantı imkanı sağlıyor. DVI ve VGA bağlantıları ile farklı cihazlara bağlantı imkanı sunan VG2438Sm, ayrıca dört adet USB3.0 girişi  ile çevre birimlerine de kolaylıkla bağlanabiliyor. ViewSonic’in geliştirdiği yeni teknolojiler olan Flicker-Free (Titreşimsiz) ve Blue Light Filter sayesinde göz yorulmalarının önüne geçen titreşimsiz aydınlatma tasarımı, uzun süre kullanımlarda gözleri koruyor. ViewMode özelliği ile gelen “Oyun,” “Sinema,” “Web,” “Metin” and “Mono”modları en uygun renk sıcaklığı ve ekran parlaklığını sunarken, aynı zamanda farklı ekran uygulamaları için mükemmel performans sağlıyor.

İlk mezunlar hizmete hazır

1
Türk teknoloji şirketi Proline’ın üniversite-sanayi işbirliğine yönelik eğitim ve işe alım programı “Proline Bilişim Akademisi” toplam 6 haftalık eğitim programını tamamladı. Stratejik yapılanması çerçevesinde kendi Ar-Ge merkezinde ürettiği teknolojileri Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya taşımayı hedefleyen Proline, tasarladığı programla söz konusu teknolojileri hem üretecek hem de ilgili bölgelere taşıyacak ekipleri bugünden yetiştirebilmeyi amaçlıyor. Türkiye’de teknoloji alanında kariyer yapmayı hedefleyen yeni mezunların yanı sıra yüksek lisans ve doktora öğrencilerine eğitim ve istihdam fırsatı sunan Proline Bilişim Akademisi, 15 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında toplanan başvurular sonrasında yapılan detaylı değerlendirmeler ve 27 Haziran’a kadar süren mülakatların ardından 4 Ağustos 2014 tarihinde başlamıştı. Proline Bilişim İnsan Kaynakları Müdürü Özlem Kopuz, Proline Bilişim Akademisi hakkında şunları söyledi: “Sektörümüzde üniversite-sanayi işbirliğinin sürdürülebilir inovasyona olan katkısı tüm paydaşlarımızın da malumudur. Proline olarak bu alanda öncü bir çalışmaya imza atarak sektörün beklentileri doğrultusunda kendine güvenen, girişimci ruha sahip, yenilikçi ve araştırmacı gençlere kariyer fırsatı sunmak istedik ve ilk mezunlarımızı Eylül 2014’de verdik. Ülkemiz insan kaynağı açısından müthiş bir cevhere sahip. Teknoloji üreten bir Türkiye olma yolunda özel sektöre düşen en önemli sorumluluk bu cevheri işlemektir. İnanıyorum ki bu program, genç yeteneklerin kariyer yolculuklarında önemli kilometre taşlarından birisini oluşturacaktır.”

Citrix’ten kurumsal mobilite için bir yenilik daha

0
Citrix mobil ve bulut teknoloji kullanıcılarının artan taleplerini karşılamak için güvenlik yatırımlarını artıracağını açıkladı. Bu amaçla Citrix; iOS ve Android için bulut sanallaştırma platformu sunan start-up şirketi Virtual’ı bünyesine kattı. Virtual CEO’su Chris Wade’in liderliğindeki uzman ekibin ve Virtual teknolojisinin katkısıyla Citrix; mobil uygulamalarının gelişim hızını artıracak uygulamalar, veri ve ağ için güvenlik yönetimini basitleştirecek bir altyapı sağlayacak, böylece kullanıcılara yeni yöntemler sunacak. Kullanıcı ve şirket uygulamalarının sayısı arttıkça, kurumsal mobilitede güvenlik ihtiyacı daha önemli bir hale gelmekte. Bu sebeple günümüzde ölçülebilir ve güvenli uygulama testi çok büyük önem arz ediyor. Geleneksel mobil uygulama geliştirme yöntemleri çok sayıda cihaza, yönetim sistemine, sürüm ve ağa karşı test edilmeyi gerektiriyor. Tüm bu parametreleri tatmin edecek fiziksel kaynağa sahip olmak mobil uygulama geliştiricileri için çok pahalı ve külfetli bir yöntem. HP ve Capgemini’nin son araştırmasına göre bilişim şirketlerinin yarısından fazlası doğru mobil test için gerekli cihazlara ulaşmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Virtual teknolojisi ile birlikte Citrix’in mobil çalışma alanları sağlama platformunun performansı artırılacak. Böylelikle şirketlerin uygulama, masaüstü, veri ve hizmetlere herhangi bir ağdan ve cihazla anında güvenilir bir şekilde erişim sağlaması kolaylaşacak. Bu yenilik, mobil uygulama geliştiricilerinin ve bağımsız yazılım satıcılarının (ISV) ihtiyaç anında cihazlarını buluta bağlayarak, test cihazlarının fiziksel bakımını yapma ihtiyacını düşürerek geliştirme ve test sürecini daha makul, ölçülebilir ve yönetilebilir kılarak daha nitelikli ve güvenli uygulamalar geliştirmelerini sağlayacak. Sonuç olarak, daha geniş bir cihaz gamında daha nitelikli güvenlik testleri yapılmasına imkân verecek.
Citrix İşletme ve Hizmet Sağlayıcı Kıdemli Başkan Yardımcısı Sudhakar Ramakrishna
Citrix İşletme ve Hizmet Sağlayıcı Kıdemli Başkan Yardımcısı Sudhakar Ramakrishna
Citrix İşletme ve Hizmet Sağlayıcı Kıdemli Başkan Yardımcısı Sudhakar Ramakrishna konuyla ilgili şunları söyledi; “25 yıldır Citrix, kişilerin işlerini ne zaman, nerede ve nasıl yapacaklarını kendilerinin belirleyebildikleri güvenli sanallaştırma, mobilite, ağ ve bulut çözümleriyle, işletmelerde mobilite bariyerlerini kaldırıyor. Mobil uygulama gelişimini ilerleterek, kapsamlı, güvenilir ve kişiselleştirilmiş mobil çalışma alanları sağlama geleneğimizi devam ettiriyoruz.” Virtual Kurucu ve CEO’su Chris Wade ise “Citrix, uzaktan erişimde öncüdür. Bu nedenle mobil çalışma alanlarında yeniliğe öncülük ederlerken onlara katılmak bizim için mantıklı bir karardı. Virtual’ın platrformunu hazırlarken, işlerin nasıl daha farklı yapılabileceğini inceledik. Bu felsefe Citrix’in insanların her yerden daha iyi çalışmalarını sağlamak için devamlı gelişim kültürüne çok uygun” dedi.

Tablet mi bilgisayar mı?

1
Dizüstü bilgisayarlar satış oranlarındaki bu düşüşe rağmen, işlevsellikleriyle hayatımızdaki yerini koruyor. Klavye gibi aksesuarlarla tabletler daha işlevsel hale gelse de dizüstü bilgisayarlar ve tabletler fonksiyonları gereği farklı amaçlara hizmet ediyor. Ürettiği kaliteli tabletlerle pazarda saygın bir yere sahip olan Ezcool Türkiye Genel Direktörü Garip Erzen, özellikle son dönemlerde televizyon kanallarında çok tanınmamış markalarca yapılan ve tüketiciyi yanıltan reklamlara dikkat çekti. Erzen, “Kalite standartlarından uzak, satış sonrası servis desteği dahi olmayan markalarla karşı karşıyayız. Tanıtılan tabletlerin yüksek donanımlı dizüstü bilgisayarların sunduğu işlevselliğin üzerinde bir deneyim sunduğunu belirtiyorlar. Burada karşılaştırma yapmak dahi bizce doğru değil çünkü tabletler ve dizüstü bilgisayarlar farklı kulvarlarda yer alıyor. Dolayısıyla, yüksek donanımlı bilgisayar performansını tabletten bekleyen tüketiciler, kandırıldıklarını düşünüyor. Bu durum sektöre önemli ölçüde zarar veriyor” dedi.

Digital pazarlama teknolojisinde bir numara kim?

1
Bulut tabanlı dijital pazarlamada dünya lideri IgnitionOne, Gigaom Research’s “Sector Roadmap: Marketing Technology Platforms” araştırmasında birinci sırayı aldı. Kampanya ve iş akışlarını  yönetmek, değerlendirmek ve geliştirmek için medya, web siteleri ve CRM kanalları karşısında işlenebilir kullanıcı verileri odaklı teknolojiye ihtiyaçları var. Giagom, pazarlamacıların ihtiyaçlarına göre en iyi teknolojiyi seçebilmelerine yardımcı olabilmek için, aralarında IgnitionOneAdobe ve SalesForce gibi şirketlerin olduğu altı büyük teknoloji sağlayıcısını değerlendirdi. Raporda “IgnitionOne’ın, en son eğilimleri yakalaması ve yüksek performans göstermesi konularına“ vurgu yapıldı. IgnitionOne en yüksek puanları, çeşitli özelliklere elverişli portföy optimizasyonu, sosyal medya reklam optimizasyonu ve müşteri hedefleme ve edinme yetenekleri ile aldı. Raporda ayrıca IgnitionOne’ın, “çok kanallı ve  çok amaçlı reklamcılar için uygun bir teknoloji pazarlama platformu”  olduğu belirtildi. IgnitionOne Ceo’su Will Margiloff “IgnitionOne’ın önceliği anlık reklam ve pazarlama teknolojilerini tek bir küme haline getirerek, pazarlamacıların kampanyalarından maksimum geri dönüş sağlamalarına yardımcı olmak ve böylece hayatlarını daha kolay ve basit hale getirmektir.

Google Glass’ın akıbeti Segway gibi mi oluyor?

1
Yaklaşık olarak on yıl önce teknoloji dünyasının en çok konuştuğu ve toplumu değiştireceği söylenen ürünlerden birisi Segway’di. Ürünü gören insanlar ona bakmaktan kendini alamıyor ve herkes bir tane Segway sahibi olmak istiyordu ancak bu istek ürünün fiyatını duyana kadar sürüyordu. Segway satışa çıktığı dönemde pahalı satış etiketi ile maalesef beklenen yaygınlığa ulaşamadı. Beraberinde getireceği söylenen ulaşım devrimi hiç bir zaman gerçekleşmedi. segway_crash Şimdi şu soruyu soruyoruz; Aynı durum Google Glass’ın başına da mı gelecek? Google Glass çok niş bir ürün olmasına rağmen hâlâ çok pahalı ve kendine yaygın bir kullanım alanı bulabilmiş değil. Beklentiler yüksek ama ürünün ne olduğunu sadece çok az insan gerçek anlamı ile biliyor. Ürün Pazar Uyumu Problemi Segway’de olduğu gibi Google Glass da tüm test guruplarının fazlasıyla ilgisini çekiyor. Ancak bir sorun var ki bu ilgi ürünü kullananların kısa bir süre sonra “GlassholeOyuklu Gözlük” tanımı ile son buluyor. Kullanıcılar Google Glass’ın işe yarar tek yönünün üzerine monte edilmiş kamerası olduğunu söylüyor. Ürün siz nereye bakarsanız o noktayı kaydediyor. google-Glass-application-uygulama Pek çok kişi karşısında Google Glass takan birisi ile diyaloğa girmekten çekiniyor ve kendini rahat hissetmiyor. Ortada güzel bir ürün var ancak pazar bu ürünü kabullenecekmiş gibi görünmüyor. Olumlu yorumların tümü ürün ile alakalı bir yanılsama üzerine kurulu; “Google Glass’ın dünyayı görüş şeklimizi değiştireceği.” Sonuç Beklentilerin sürekli yükselmesine paralel olarak bir ürünün pazara çıkış süreci ne kadar gecikirse o ürünün başarısız olma olasılığı o denli yüksek oluyor. Google Glass’ın şimdilik akıbeti pek parlak gözükmüyor.  

Dijital ekranları birleştirecek teknoloji

0
Şu anda cep telefonu veya tabletlerimizden bilgisayarlarımıza bir dosya göndermek istediğimizde bunu menüler ve çeşitli komutlar ile gerçekleştiriyoruz. Oysa bunu sadece cihazların üzerindeki kameraların kullanılarak yapılabiliyor olsak bu multimedya deneyimini yeni bir seviyeye taşırdı. Bu artık hayal değil, gerçek. Massachusetts Institute of Technology (MIT) Üniversitesi medya laboratuvarlarında  mühendislerin geliştirdiği THAW isimli teknoloji tam olarak yukarıda bahsettiğimi şeyi gerçekleştiriyor. Bilgisayarınız üzerindeki bir şarkıyı cep telefonunuza indirmeniz için kamerası ile ekrana bakmak veya bilgisayar ekranındaki bir oyunu cep telefonunuza taşımak için aynı hareketi tekrarlamak yeterli oluyor. Bu teknoloji basit anlamı ile sadece telefon kamerasındaki görüntülerden bir tanımlama yapılmasından ibaret değil. İkincil ekranınızı çok daha farklı amaçlar için kullanabiliyorsunuz. Örneğin bir oyunda çok hızlı hareket eden bir nesne telefon ekranında yavaş hareket ediyorsa bu özelliği kullanarak oyun karakterinizi tehlikeli bir bölgeden geçirebiliyorsunuz. Gece çekilmiş bir fotoğrafın gündüz nasıl göründüğüne yine telefonunuzun ekranından bakabiliyorsunuz. Aşağıdaki videoyu seyrettiğinizde bu teknolojiyi daha iyi anlayabileceksiniz. Genişletilmiş gerçeklik (AR – augmented reality) kavramında gerçek dünyadaki görüntülerin üzerine dijital bir pencere açabiliyorduk. Şimdi THAW teknolojisi ile bunu dijital dünya için de yapabileceğiz. Bu teknoloji sayesinde uygulama geliştiricilerin önünde yeni bir alan doğuyor. Artık tüm dijital ekranlar tek bir ekran gibi kullanılabilirken ekranlar arasında oluşturulabilecek etkileşimler ise işletmelerin ve yazılımcıların hayal güçleri ile sınırlı. Özellikle halka açık alanlardaki interaktif reklamlar için çok farklı uygulamalar geliştirmenin mümkün olacağını düşünüyoruz.

Media Markt’tan e-atık duyarlılığı

3
Media Markt, çevreye verilen zararı en aza indirmeyi hedeflediği e-atık uygulamasıyla mağazalarında toplanan pil, toner, floresan ve CD gibi kullanılmış ürünleri geri dönüşüme kazandırıyor. Bilgilendirici broşürlerle müşterilerini bilinçlendiren Media Markt, ayrıştırılmış toplama yöntemiyle topladığı atık parçaları, diğer elektronik cihazların yapımında kullanmanın yanı sıra ekonomiye de katkı sağlıyor . Çevreye karşı duyarlı davranarak toplumda bilinç yaratmanın gelecek açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken ve bu doğrultuda başlattıkları e-atık projesine değinen Media Markt CEO’su Bülent Gürcan; “2009 yılında başlattığımız elektronik atık toplama projemiz ile her mağazamızda belli büyüklüklerde üniteler yerleştirerek elektronik atıkların burada birikmesini sağlıyoruz. Müşterilerimiz tarafından ünitelere geri dönüştürülmesi amacıyla bırakılan telefon, beyaz eşya, televizyon, DVD gibi ürünlerin tehlikeli kısımlarını aldırarak tekrar kullanılabilir hale getiriyoruz” dedi. 2013 yılında toplam 21 ton, 2014 Haziran ayından bu yana ise 2,5 ton atık toplandığına değinen Gürcan “Elektronik atıklarla ilgili müşterilerimizi teşvik etmek ve bu işi sahiplendiğimizi göstermek amacıyla e-atık getiren müşterilerimize teşekkür sertifikası veriyoruz. Bunun yanı sıra mağazalarımızdaki “Eve teslimat” sistemiyle, müşteri adresinde ürün teslimi sırasında talep doğrultusunda, eski ürünleri alarak geri dönüşüme kazandırabiliyoruz” dedi.