Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1591

Yapay zeka mülakat yapıyor!

0

Yapay zeka mülakat aktif olarak kullanılmaya başlandı. Güney Koreli şirket Midas IT, iş başvurusu sonrası aday mülakatlarını yapay zeka ile yapıyor.

Yapay zeka mülakat: MIGHTY

MIGHTY adlı bir yapay zeka sistemi kullanan şirket, başvuru sürecini otomatikleştiriyor ve başvuran adaylar ile mülakat gerçekleştiriyor. Bir kamera ve mikrofon aracılığıyla görüşmeye bağlanan adaya, MIGHTY tarafından sorular yöneltiliyor. Yüzdeki 68 farklı kas hareketini inceleyen yapay zeka, adayı duygu ve ifadelerini okuyor. Sistem ayrıca ses tonu ve sözel kalıpları da analiz ediyor.

Nöroloji üzerine 450 farklı bilimsel makaleyi analiz eden MIGHTY, bu analizlerden faydalanarak mülakat durumu hakkında çıkarımlarda bulunuyor. Mülakat sonucunda aday hakkında en uygun departmanın hangisi olduğu hakkında bilgi verebiliyor. Standartları belirlemek için MIGHTY için 28 farklı firmadan 3082 çalışanın verilerinin incelendiği belirtiliyor.

Ayrıca mülakat sırasında adayın kullandığı kelimeleri toplayıp, analiz ederek sürpriz sorular yöneltebiliyor.

Yumuşak robotlar dokunmayı hissedecek

0

Yumuşak robotlar, uygulama alanlarında sağladığı esneklik ile hassas görevlerde önemli bir rol oynuyor. Yumuşak robotlar için geliştirilen yeni 3D baskı yöntemi bu alandaki çalışmaları kolaylaştıracak.

Yumuşak robotlar için 3D baskı

SEAS ve Wyss Enstitüsü araştırmacıları yumuşak robotlarda yaşanan katı sensör probleminin önüne geçecek yeni bir yöntem geliştirdi. Araştırmacıların geliştirdiği 3D olarak basılabilen iletken mürekkep, birden fazla malzemeyi, ürüne entegre bir şekilde ekliyor. Örnek bir uygulamada, yumuşak robotlarda ciddi bir soruna neden olan sensörler, iletken mürekkeple entegre edildi. Böylelikle, robotun yumuşak ucu, nesneye dokunduğunda ve deforme olduğunda iletken mürekkep iletimi sağlayarak sensöre sinyal gönderebiliyor.

Gönderilen sinyalin büyüklüğüne bağlı olarak yumuşak robot, çalışma aralığına uygun şekilde hareket edilmesini sağlayacak.

Yumuşak robotlarda, uçların özel malzemelerden yapılıyor olması ve insan çalışanların yerine veya iş birliği içinde kullanılması işlem güvenliği sağlıyor. Yüksek uyumlu malzemelerden yapılmış yumuşak robotla, invaziv cerrahi , dış iskelet takımları ve endüstriyel alanda kullanılmalarını sağlıyor. Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=khGqtnTH5Dw]

Honda elektrikli araç siparişlerine başlıyor

Honda elektrikli araç siparişlarine hızlı bir şekilde başlayarak dağıtım konusunda rakiplerinin önüne geçmeyi planlıyor. Honda elektrikli araç siparişleri için tarih verdi.

Honda elektrikli araç siparişi için tarih verildi: 2019

Honda geleceğin otomobillerine yönelik yaptığı çalışmalara hız veriyor. Farklı kullanıcı profilleri için hem kentsel sürüş sağlayan, hem de spor elektrikli otomobiller geliştiriyor. Daha önce elektrikli otomobil satışı için 2018 yılını veren şirket, 2025 yılında da 4. Seviye otonom araçlarını satışa çıkaracağını duyurmuştu. Yapılan son açıklamada Honda, Avrupa lansmanı ile küçücük retro elektrikli otomobilini 2019 yılında siparişe sunacağını duyurdu.

Elektrikli otomobiller ile sıfır emisyon politikasını benimseyen Honda, yeni model araçlar üzerinde de çalışmalarını yürütüyor. Önümüzdeki yılda siparişlerin alınmasıyla bu alanda çalışan Tesla gibi dev şirketlere gerçek anlamda rakip olunmuş olacak.

Ayrıca hükümetlerin de gelecek planlarında dizel ve benzinli otomobilleri yasaklamayı benimsemesi, otomobil üreticileri için elektrikli araç geliştirmeyi zorunlu kılıyor.

Kart Monitör Araştırması verileri önemli noktalara parmak basıyor!

0

Bankalar Arası Kart Merkezi tarafından bu yıl sekizincisi hazırlanan Kart Monitör Araştırması raporu dikkat çekici veriler ile gündeme geldi. Bu yıl Troy’un katkılarıyla hazırlanan raporda, ülkemizdeki kart alışkanlıklarına değinildi.

Özellikle kredi kartları, ülkemizdeki dijital dönüşümde köşe taşı rolünü oynuyorlar. Rapordaki verilere göre, 2015 yılında “Alışveriş yaparken en çok tercih ettiğiniz ödeme yöntemi nedir?” sorusuna yüzde 61 oranla kredi kartı yanıtı verilirken, 2017 yılında bu oranın yüzde 68’e yükseldiği göze çarpıyor. Kredi kartı tercihindeki bu yükseliş, nakit para kullanımının azalışıyla da paralellik gösteriyor. 2015’te alışveriş yaparken en çok tercih edilen ödeme yöntemi olarak nakiti görenlerin oranı yüzde 35 iken, 2017’de bu oran yüzde 27’ye düşmüş durumda.

Türkiye’de banka hesabı veya kredi kartı bulunmayan 20 milyondan fazla kişi bulunuyor. Bu 20 milyonu aşkın kişi içerisinde kredi kartı almayı düşünenlerin sayısı da inanılmaz oranda artım durumda. 2015’te hiç kartı olmayan ve kart almayı düşünenlerin oranı yüzde 11 iken, 2017’de bu oran yüzde 37’ye yükselmiş bulunuyor.

En dikkat çekici artık banka kartlarında yaşanırken, kredi kartları genellikle taksitli alışverişlerin değişmezi konumundalar. “Kredi kartı ile taksit kullanarak ödeme yapmayı tercih ediyorum” diyenlerin oranı 2015’te yüzde 6 iken, 2017’de bu oran yüzde 26’ya yükselmiş bulunuyor.

Kredi kartı edinmek isteyenlerin sayısında ciddi artış var!

dijital dönüşümün önemli bir kolu olan temassız ödeme teknolojilerinde de ciddi bir artık söz konusu. kartı elden çıkmadan, saniyeler içerisinde ödeme yapmamızı sağlayan “Temassız Ödeme” teknolojisinin kullanımı da giderek artıyor. Son iki yılda temassız kullanan kart sahiplerinin oranı yaklaşık 3 katına çıkarken temassız ödemeden memnun kalanların oranının da yüzde 64’ten yüzde 77’ye yükseldiği gözleniyor.

POS cihazları, e-ticaret siteleri ve cep telefonu uygulaması gibi ödeme yöntemi olarak kartları kullandığımız alanların sayısı, gelişen teknoloji ve değişen müşteri talepleriyle her geçen gün artıyor. Araştırma sonuçlarında ise bir ödeme aracı, hepsinin önünde yer alıyor: Mobil. 2015’te “Gelecekte ödemenizi hangi araçla yapmak istersiniz?” sorusuna “Cep telefonu” yanıtını verenlerin oranı yüzde 42 iken, 2017’de bu oranın yüzde 67’ye yükseldiği görülüyor.

Gelelim kredi kartlarının kullanım alanlarına. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 32’si internetten giyim ve aksesuar ürünlerini satın alırken, bu kategorileri yüzde 14’le yemek siparişi, yüzde 10’la market, elektronik ve gıda, yüzde 8’le havayolu/seyahat harcamaları takip ediyor.

Kart Monitörü Araştırması hakkında konuşan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko şunları söyledi:

“Ödeme teknolojileri, tüm dünyayı etkisi altına alan dijital dönüşüm çağına en hızlı uyum sağlayan sektörlerin başında geliyor. 2008’den bu yana yayınladığımız Kart Monitör Araştırması ilk günden bugüne incelendiğinde çok çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Ülkemizde her yıl ödemelerde nakit kullanım oranı düşerken başta kredi kartı olmak üzere yenilikçi ödeme yöntemlerinin kullanım oranı hızla artıyor. Bu sonuçlar bize gösteriyor ki; ödemelerin dijital dönüşümü ve bunun nihai sonucu olan ‘nakitsiz ödemeler toplumu’ birçok ülke için henüz hayalken, ülkemiz için artık sağlam bir ekosistemin desteklediği, ulaşılabilir ve somut bir hedef haline gelmiş durumda. Araştırmanın da ortaya koyduğu üzere, Türkiye’nin bu gelişmelerle yön verdiği ödeme sistemlerinin dijital dönüşüm süreci 2018’de de devam edecek ve Türkiye ödeme teknolojilerinde dünyaya ilham vermeyi sürdürecek.”

Burger robotu işe başladı!

Burger robotu Flippy’nin videosu yayınlandıktan sonra büyük bir yankı uyandırmıştı. Burger robotu, geliştirme çalışmalarının ardından bir restoranda işe başladı.

Burger robotu: Flippy

Miso Robotics, ticari mutfak işlemlerini ileri teknoloji ile zenginleştirmek amacıyla endüstriyel robot kolları geliştiriyor. Bu çalışmalarından biri de Flippy robot olmuştu. Robot, hamburgerlerin ızgaraya konulduğunu algılamak için 3D, termal ve normal görmeyi birleştirerek eş zamanlı inceleme yapıyor. Spatula ile hamburgerleri çeviren robot, pişmiş ve pişmemiş hamburgerler için ayrı spatula kullanıyor ve yıkama-temizleme işlemi için de bilgi verebiliyor.

Flippy, geliştirme çalışmalarının ardından Pasadena fast food zinciri CaliBurger’da çalışmaya başladı. 5 kişiyle birlikte çalışan robot, hamburgerlerin hazırlanmasında aktif olarak görev alıyor. Hazırlanma sürecini hızlandırıyor, bir kamera ile takip edilerek de müşterilerin ilgisini çekiyor.

Miso şirketinin CEO’su Zito yaptığı açıklamada, misyonlarının insan çalışanların yerini almak olmadığını, insanlara yardımcı olacak asistanlar geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Robotun nasıl çalıştığı hakkında bilgi edinebilmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=lMIkWyiJp0k]

Dijital reklam yatırımları açıklandı!

0

IAB Türkiye, 2017 yılı içinde ülkemizde yapılan dijital reklam yatırımlarını açıkladı. 2017 yılı Dijital Reklam Yatırımları IAB Türkiye tarafından açıklandı. IAB Türkiye AdEx-TR sonuçlarına göre dijital reklam yatırımları, 2016 yılına göre yüzde 15,5 oranında artarak 2.163 Milyon TL’ye ulaştı.

2017 yılına ait dijital reklam yatırımları açıklandı

AB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display (görüntülü) reklam yatırımları 2017’de yüzde 16 büyüyerek 1.228 milyon TL oldu. Display (görüntülü) reklamlar kategorisinde en büyük payı 879,7 milyon TL ile Gösterim ya da Tıklama Bazlı Reklam Yatırımları aldı. Video reklam yatırımları yüzde 50’lik büyümeyle 269,5 milyon TL olarak gerçekleşirken, Native (doğal reklam) 78,6 milyon TL’ye ulaştı.

Arama Motoru Reklam Yatırımlarının büyüklüğü 815 milyon TL olurken, İlan Sayfaları Reklam Yatırımları 103 milyon TL’ye çıktı. E-posta, küçülmeyi sürdürdü ve 5,2 milyon TL oldu. Buna karşılık Oyun İçi reklamlar 13 milyon TL’lik büyüklüğe erişti.

2.163 milyon TL’lik toplam dijital reklam yatırımlarının 1.093 milyon TL’si display (görüntülü reklam), arama motoru, ilan sayfaları, e-posta ve oyun içi reklam dahil olmak üzere mobil platformlarda gerçekleşti. 340 milyon TL’lik büyüklüğe ulaşan Sosyal Medya reklamlarının yüzde 76’sı mobil cihazlarda yer aldı. 2017’de programatik satın almanın artışı sürdü ve büyüklüğü 1.411 milyon TL’ye çıktı.

IAB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mahmut Kurşun 2017 yılını değerlendirirken şunları söyledi: “IAB Türkiye olarak yaptırdığımız Dijitalin Ekonomiye Katkısı Araştırmasının verilerine göre, 1 TL’lik dijital reklam yatırımı Milli Gelire 17,2 kat olarak yansıyor. Bu veriyi dikkate aldığımızda yüzde 15,5’lik büyümenin hem sektör hem de ekonomi açısından önemi anlaşılıyor. Bu yıl ve devamında büyümeyle birlikte çok daha önemli bir kavram gündemimizde olacak: Dolaysız Ekonomi Devrimi.

Dolaysız Ekonomi, sanayi devrimi ve IT devrimi kadar büyük bir olay. Bu ekonomi sonsuz sayıda mağaza ve raf barındırıyor. Üretim kapasitesinin de sonsuz olduğu bu ortamda dilediğiniz her şey 7/24 kapınıza geliyor. Küçücük işletmeler devlerle rekabet edebiliyor. Dolaysız Ekonomide bulut teknolojisi, veri ve doğru içgörü kapitalden daha önemli ekonomik değerler olarak kabul ediliyor. Dijital reklam endüstrisi Dolaysız Ekonominin tam kalbinde yer alıyor ve tüm ezberleri bozan radikal bir değişimin öncülüğünü üstleniyor. Dolaysız Ekonominin Dolaysız Markalarını bekleyen çok iş var. IAB olarak görevimiz internetin ana dil olduğu bu düzende markaların başarısına destek vermek olacak.”

Otonom kamyonlar ile sevkiyat yapıyor

Uber otonom kamyonlar ile sevkiyat yaptığını açıkladı. Uber otonom kamyonlar ile Arizona kentinde geleceğin sevkiyat çalışmalarına imza atıyor.

Otonom kamyonlar ile lojistik

Şirket, Sanders ve Topock’ta iki ana aktarma merkezi bulunduğunu belirtti. Ancak sevkiyat detayları hakkında detaylı bir açıklama yapılmadı. Rakiplerinden dolayı sessiz kaldığı düşünülen Uber, kaç tane kamyonun kullanıldığı, ne kadar yol alındığı, sürücülerin otonom sistemi devralma sıklığı gibi bilgileri paylaşmadığı. Sadece kamyonların tamamlandığı ve göreve başladığı bildirildi.

Uber, otonom kamyon ile ilk sevkiyatını 2016 yılında gerçekleştirmişti. Bu kamyonlar temel olarak bir sürücü yardımı ile dağıtıcı bölgeden römorku yükleniyor. Gidilecek yerin konum bilgileri bildirildikten sonra yola çıkıyor ve sevkiyat bölgesinde tekrar bir sürücü yardımıyla kamyon indiriliyor. Uberi Otto’yu satın aldıktan sonra otonom sevkiyat alanında önemli çalışmalara imza atmaya başladı.

Aşağıdaki videoda sistemin nasıl çalıştığını kontrol edebilirsiniz.

 

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=FqwtibdHSZM]

Microsoft dijital suç eğitim programı başlatıyor

0

Microsoft dijital suçlara yönelik eğitim programını Brezilya’da başlatıyor. Microsoft dijital suçlar eğitimi kapsamında savcılara bilgilendirme yapılacak.

Microsoft dijital suç eğitimi

Microsoft Brezilya, çevrimiçi suçla mücadele ile ilgili girişimler etrafında São Paulo Cumhuriyet Başsavcılığı Ofisi (MPSP) ile bir iş birliği yapacak. Anlaşmaya göre savcılar, Microsoft’un Dijital Suçlar Birimi (DCU) tarafından, sanal ortamlarda meydana gelen suçların soruşturulması ve önlenmesine yönelik araçlar konusunda eğitilecekler.

Microsoft’a göre, anlaşmada eğitim oturumları için personel tahsisinin ötesinde herhangi bir finansal yatırım söz konusu değil. Programdaki eğitim tarihleri ise henüz belirlenmedi.

Dijital dönüşüm ile gündelik hayatımızın işleyişi kadar, suç alanında da değişim yaşanıyor. Artık suçlar fiziksel olarak sınırlı kalmayarak, dijital olarak da tehlike yaratıyor.

“DCU, siber suçları ve siber tehditleri durdurmak veya müdahale etmek için yeni araç ve teknolojiler kullanan, Microsoft’un sponsorluğunda uluslararası hukuk ve internet güvenlik uzmanlarından oluşan bir ekiptir.”

Robotlar tarım işçilerinin yerini alacak

0

Robotlar tarım sektöründe yoğun bir şekilde kullanılmaya devam ediyor. GummiArm isimli robotlar yarım alanında verimlilik artışı sağlıyor.

Robotlar tarım için kurtarıcı olabilir

Plymouth Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen GummiArm isimli robot, tarımda robotikleşmeyi sağlayabilecek potansiyelde. GummiArm, tarım arazisinde bulunan ürünleri kırpıp, toplama yeteneğine sahip. Örneğin; robot karnabahar hasadını toplama görevini yerine getirebiliyor. Bu sayede standart bir çiftçiye kıyasla daha hızlı ve çalışabiliyor ve mola vermiyor.

İngiltere’de şu anda tarım işçisi bulmakta sorun yaşanıyor. Bu nedenle robot tarım işçilerinin yerini almanın yanı sıra, işçi açığını kapatabilecek kapasiteye sahip. Tarımda yaşanacak otomasyon ve robotik teknolojiler sayesinde elde edilen verimde de artış yaşanıyor.

Endüstri 4.0 ile yaşanan robotikleşme süreci, tarım için kritik bir önem teşkil ediyor. Vasıfsız işlerin robotlara devredilmesini sağlayan bu süreçte, insanların zihin emeği ile çalışacağı işlerde görev alması hedefleniyor.

Satış personelleri yapay zeka ile eğitiliyor

Pegasystem isimli bir şirket, satış personelleri eğitimi için yapay zekayı kullanan Pega Sales Coach’u başlattı. Böylelikle satış personelleri eğitiminde yapay zekanın kullanımının artması planlanıyor.

Satış personelleri eğitimi: Pega Sales Coach

Satış personelliği, dijital dönüşüm ve yapay zeka ile kaybolacak meslekler listesinin en üst sıralarında bulunuyor. Bu alanda Pegasystem ilk somut adımı atan şirketlerden biri oldu. Pega Sales Coach isimli programı başlatan şirket, yapay zeka ile satış personellerinin eğitimini sağlıyor ve performans değerlendirmesinde bulunuyor.

Yapay zeka, bir çalışanın her gün aldığı 50’den fazla farklı işlemi analiz ederek bir satıcının performansını değerlendiriyor. Düşük performans gösteren çalışanları yöneticilere bildirerek, eğitim planı sunuyor. Her üç ayda bir bu analizler yardımıyla çalışanların iş süreçlerinde maksimum verimle çalışması sağlanıyor.

Pega Sales Coach, satış üzerine çalışan şirketlerde çalışan performansı izleme, bu performansı değerlendirme ve gerekli eğitimler hakkında öneride bulunma işlemlerini entegre bir şekilde yürütüyor.

ABD, Uber’i dava ediyor

0

ABD içinde onlarca milyon kullanıcıya sahip olan Uber, şimdi baş savcının hakkında açtığı davayla yüzleşmek durumunda. 

Ah be Travis!

2016 yılında uygulamadaki bir açığı kullanan hacker’lar 25 milyon Uber kullanıcısının kredi kartı bilgilerini ve özel bilgilerini çalmışlardı. Ancak şirketin bundan zarar göreceğini düşünen o dönemli CEO ve Uber’in kurucusu Travis Kalanick bu sızmayı medyadan saklayarak hacker’lara 100 bin dolar fidye ödemişti.

Kalanick’in görevden uzaklaştırılmasının üzerine yerine gelen CEO ise olayı medyaya açıklamış ve kullanıcılardan özür dilemişti.

Savcılık şimdi olaya dair soruşturmanın ardından Uber’e de dava açıyor. Uber’in sorumsuzca davranarak kullanıcılarının önlem almasına engel olduğunu ve zarara neden olduğunu iddia eden savcının iddiasını mahkeme jürisi de haklı bulurs, Uber’i ağır bir ceza bekliyor.

Elon Musk Yunanistan’da Tesla araştırma merkezi açtı

0

Komşumuz Yunanistan’ı kıskanmak için artık geçerli bir sebebimiz olabilir. Dünyanın en önemi girişimcilerinden ve iş adamlarından Elon Musk, Tesla şirketi için Yunanistan’da bir araştırma/geliştirme merkezi kurdu.

Tesla Greece

Atina’da kurulan Tesla Greece adını alan merkezde elektrikli otomobillerin performanslarını artırmak için araştırma/geliştirme çalışmaları yapacak.

Musk’ın Yunanistan’a neden böyle bir yatırım yaptığı sorusunun cevabı ise ABD’de etkili olan Yunan Diasporası… Musk’a özellikle Türkiye gezisinden sonra baskıyı artıran Yunan Diasporası’nın istedikleri yatırım sözünü aldığı anlaşılıyor.

[bkz: https://www.techinside.com/elon-musk-20-bin-adet-alev-tufegi-satiyor/]

Yunan hükumeti ise bu yatırım karşılığında Tesla’ya on yıl boyunca vergi muafiyeti verdiklerini ve Ar/Ge merkezine 10 yıl boyunac sıfır masraf çıkaracaklarını açıkladılar. Yani Tesla merkezi 10 yıl boyunca emlak vergisi, gelir vergisi, ya da elektrik faturası ödemeyecek. 

Toyota otonom sürüş geliştiren şirket kuracak

Toyota, otonom sürüş teknolojileri konusunda rakiplerinden geri kalmamak için kesenin ağzını açtı. Şirket, otonom sürüş teknolojileri geliştiren bir şirket kurmak için milyarlarca dolarlık bütçe ayırdığını duyurdu.

2.8 milyar dolar

Japon otomotiv devi iki tedarikçisi ile ortak olarak kuracağı şirket için 2.8 milyar dolarlık bütçe aktarımı yapacak. Yeni teknoloji şirketinin geliştireceği teknoloji hem Toyota otomobillerinde kullanılacak hem de dünyadaki diğer otomobil üreticilerine pazarlanacak bir otonom sürüş platformu sunacak.

Şirket için ilk aşamada 300 çalışan işe alınacak ancak zaman içinde bu sayının 1000’e ulaşması bekleniyor. Öyle görünüyor ki, Google ve Waymo örneğinden ders alan Toyota bu zor görevin, bir şirketin yan uğraşı olamayacak kadar ciddi bir konu olduğunu keşfetmiş bulunuyor.

Amazon ve Google ticari savaşı resmen başladı

Amazon ve Google arasında 2017 arasında sertleşme belirtileri gösteren rekabetin son noktası, iki dev şirket arasındaki ticari savaşın borazanlarının çalındığını düşündürtüyor.

Savaş başladı

Amazon’un rakipleriyle şirketin faaliyet alanlarına dair rakip projelere yoğun destek veren Google 2017’de Amazon’a karşı güçlü bir cephe oluşturmuştu. Amazon ise şimdi Google ürünlerini bir bir Amazon’un online mağazalarından çıkarıyor ve Amazon müşterilerinin Google ürünlerini satın almasını engelliyor.

Daha önce Chromecast ürününün satışını engelleyen Amazon, şimdi de Google’ın milyarlarca dolar yatırım yaptığı ve Amazon’ın en büyük silahlarından Alexa/Echo ürününe rakip olarak konumlandırdığı Nest akıllı ev sistemleri satışını durdurdu. 

Chromecast Google için “hayati” bir ürün olmadığı için büyük dikkat çekmeyen ilk yasaklama girişimi piyasada ciddiye alınmamıştı ancak Amazon’un özellikle Nest’e karşı başlattığı savaş, Google’ın 2018’de Nest için planladığı büyük girişimlerin de habercisi olduğunu işaret ediyor.

Instagram’a sesli ve görüntülü arama özelliği geliyor

0

Facebook’un fotoğraf ve video paylaşım platformu Instagram bir mesajlaşma uygulamasına mı evriliyor?

Fotoğraf yayınla ve arayıp beğeni iste

Bugüne kadar ok kısıtlı bir metin mesajı imkanı sunan Instagram’ın yeni güncellemesinde bulunan bazı kodlar uygulamanın sesli ve görüntülü arama özelliklerini hizmete açmak üzere hazırlık yaptığı şüphesini uyandırdı.

Güncellemenin içinde yer alan “call” ve “video call” isimli dosyalar aslında şüphe bırakmayacak şekilde sesli ve görüntülü arama işlevlerini işaret ediyor. Henüz kullanıcılara açılmamış olsa da Instagram’ın bu özellikler sayesinde uygulamayı kullanıcıların daha fazla zaman geçirdiği bir pozisyona yükseltmek istediği düşünülüyor.

Ayrıca, bu özelliklerin yayına girmesiyle fotoğraf ve video paylaşmıyla ilgilenmediği için Instagram kullanmayan çok sayıda insanın da sosyal çevresiyle iletişim kurmak amacıyla uygulamayı kullanmaya başlayacağı tahmin ediliyor.

Facebook henüz bu konu hakkında bir yorum yapmış değil ancak bulunan dosyaların ışığında sosyal medya devinin bir açıklama yapması bekleniyor.

Facebook Keşfet özelliği kaldırıldı!

1

Facebook’un bundan 4 ay önce kullanıma sunduğu Keşfet özelliğinin ömrü kısa sürdü. Facebook Keşfet özelliği bu kısa sürenin ardından kaldırıldı.

Facebook keşfet

Facebook Keşfet özelliği neden kaldırıldı?

Facebook tarafından 2017 yılının Ekim ayında, yani kısa bir süre önce kullanıma sunulan bu özellik, ani bir karar ile kaldırıldı. İlginizi çekebilecek olan kişilerin veya sayfaların paylaşımlarını haber kaynağı şeklinde kullanıcıların karşısına sunan bu özellik artık yok. 

Facebook – Avrupa Birliği gerginliği yükseliyor!

Buradaki amaç ise günlük haber kaynağında kaybolan içeriklerin ilgili kişilere daha temiz bir şekilde ulaştırılmasıydı ancak evdeki hesap çarşıya uymadı diyebiliriz. 

Facebook kullanıcıları, kendi sayfalarında iki farklı haber kaynağı görmekten keyif almamaya başladı. Facebook tarafından yapılan açıklamada bunu destekliyor. Facebook, Keşfet özelliğini kullanıma sunduktan sonra, bu servisin aktif olduğu ülkelerdeki kullanıcılar arasında yaptığı anket sonrasında, kullanıcıların bu durumdan hoşnut olmadığını öğrendi.

Facebook’a 1 saat mühlet

0

Sosyal medyanın ne kadar tehlikeli olabileceğini ABD Başkanlık seçimleri sırasında keşfeden dünya şimdi benzer tehlikelerin kurbanı olmamak için endişe ediyor.

Oyun sertleşiyor

Avrupa Birliği ise Facebook’un kitleler üzerindeki etkisi kadar terörist gruplarına destekçi bulmak için kullanılmasından da rahatsız. Avrupa Birliği ülkeleri daha önce Facebook’a verdikleri ultimatomda sakıncalı içeriklerin kaldırılması için sosyal medya servisine 24 saat süre tanımışlar, içeriğin yayınlanmasından itibaren 24 saat içinde sosyal medya servisinin bu içeriği tespit etmesi ve kaldırmasını şart koşmuştu. Hala yayında olan sakıncalı her içerik için yüzbinlerce dolar ceza kesileceğini açıklamıştı.

Avrupa Birliği şimdi yeni bir adım atarak, terörizm propagandası yapan içeriklerin kaldırılması için Facebook’a 1 saat mühlet tanıdıklarını duyurdu.

Elbette bu kural sadece Facebook’u da kapsamıyor. Google, Twitter, Instagram veya diğer tüm sosyal medya/internet içerik servisleri de artık terörizm propagandası yapan içerikleri 1 saat içinde tespit edip kaldırmak zorunda. Aksi halde ağır para cezaları ile karşılaşacaklar. 

Öte yandan  Computer & Communications Industry Association bu karara tepki göstererek 1 saatin gerekli analizleri yapmak için çok kısa bir süre olduğunu dile getirerek sürenin uzatılmasını talep etti. Ancak Avrupa Birliği henüz bir cevap vermedi.

 

5G teknolojileri ekonomide aktif rol oynayacak!

Bu yıl 108 bin katılımcıya ev sahipliği yapan Mobil Dünya Kongresi’nde öne çıkan konuların başında 5G yer aldı. Kongrenin bakanlar ve regülatörlere yönelik ‘Ministerial Programme-Bakanlık Programı’ adlı ilk günkü ana oturumunda 5G’ye geçiş sürecinin yönetilmesi ele alındı. Konuşmacılar arasında yer alan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, 4.5G altyapısı üzerine inşa edilecek olan 5G teknolojileriyle, akıllı şehirlerden tarıma, taşımacılıktan sağlık hizmetlerine tüm sektörlerin büyüyeceğinin altını çizdi.

“Dijital yetkinliklerle güçlendirilmiş telekom oyuncuları bu dönüşümün ve büyümenin temelini oluşturacak” diyen Terzioğlu, 5G yasal düzenlemeler yapılırken, sektörün öncü rolünün anlaşılmasının ve fiber altyapının genişletilmesinin önemine dikkat çekti.

Akıllı Tarım Servisi ile verim artışı sağlanacak

5G’ye geçiş sürecinde öne çıkan teknolojilerden biri olan NB IoT (Dar Bant Nesnelerin İnterneti) 2017 yılının Ağustos ayı itibarıyla Turkcell’in 4.5G şebekesinin tamamında desteklenir hale gelmişti. Turkcell NB IoT ve LTE-M lansmanlarıyla, dünyada da operatörler arasında yer almıştı. Barcelona’daki Turkcell/Lifecell Ventures standında en dikkat çeken ürünlerden biri, Turkcell’in, NB IoT uyumlu olarak da hizmet verebilen Akıllı Tarım Servisi oldu.

Bu uygulama sayesinde çiftçiler, 1 futbol sahası büyüklüğündeki alanı tek bir takip cihazıyla gözlem altında tutabilecek. Akıllı Tarım Servisi, toprak ve havanın nem ve sıcaklığını ölçerek oluşturduğu algoritma ile mantar gibi hastalıkları oluşmadan önce haber veriyor, ürünü ne kadar ve ne zaman sulaması gerektiğini bildirerek yüzde 30’a yakın verim artışı sağlamayı hedefliyor.

Turkcell’in sivil toplum kuruluşlarının en önemli ortaklarından biri haline geldiğini vurgulayan Terzioğlu, “Sadece iletişimin devamlılığında değil, Suriyeli misafirlerimiz için geliştirdiğimiz ‘Merhaba Umut’ uygulaması gibi dijital işlerimizle de, teknolojiye en çok ihtiyaç duyan gruplara hizmet verebiliyoruz ve bunu her zaman önceliklendiriyoruz” diye konuştu.

Japonya robot taksileri test etmeye başladı

Waymo, Uber gibi şirketler ABD’de otonom sürüşlerini uzun zamandır sürdürüyorlar ancak yapay zeka, otonom sürüş otomobil ve özellikle de robot teknolojileri denilince ilk akla gelen Japonlar da şimdi otonom sürüş konusunda önemli bir adım atıyorlar.

Robotsuz Japonya düşünülemez

Otonom sürüş teknolojisi geliştiren Japon otomotiv endüstrisi, geliştirdikleri robot taksileri Yokohama caddelerinde test etmeye başladılar.

Nissan’ın Leaf modeli üzerine kurulan otonom ve elektrikli taksi servisi, kullanıcıları belirledikleri noktadan alıyor ve gitmek istedikleri noktaya bırakıyor. Nissan’ın teknoloji şirketi DeNA ile ortaklaşa geliştirdiği taksi uygulaması Easy Rie ile kullanıma giren yeni robot taksiler kullanıcıların cep telefonuna indirdiği uygulama ile kolayca çağrılıyor ve hizmet veriyorlar. 

Nissan, testlerin bitmesinin ardından Easy Ride’ı tüm dünyada yaygınlaştırmayı planlıyor. Öyle görünüyor ki otonom otomobil çağı başladığında Nissan da taksi uygulaması üzerinden kendine önemli bir gelir kapısı açmayı planlıyor, zira bilindiği gibi, otonom sürüş teknolojisinin standart haline gelmesi ile beraber otomobil satışlarında dünya çapında sert bir düşüş bekleniyor.

Nesnelerin interneti ve yapay zeka, sağlık sektörünü baştan tanımlayacak!

2022 yılına kadar nesnelerin internetinin gücünden faydalanarak hayata geçirilecek teknolojilerin oluşturacağı pazarın 410 milyar dolara (1,5 trilyon liraya) yaklaşacağı tahmin edilirken, bu yeni pazara yönelik siber suçluların iştahı ve verilerin saklanması için gerekli olan depolama ihtiyacı da giderek artıyor.

Uygulandığı sektörlerde büyük kolaylıklar yaratan nesnelerin interneti, yapay zekayla birlikte sağlık sektörünü de dönüştürmeye başladı. Yakın gelecekte erişilebilecek cihazlarla birlikte tedavi alan kişinin ev ortamında kullanacağı cihazlar ile takip edileceği ve bunun sonucunda oluşacak verilerle kişisel tedavilerin ön plana çıkacağı yapılan tahminler arasında yer alıyor. 2022’de 1,5 trilyon TL sektör hacmine ulaşması beklenen nesnelerin internetine sahip sağlık teknolojisi, tedavi gören kişilerin uygulamalar ve eşyalar aracılığıyla sağlıklarını kontrol etmelerine olanak sağlayacak.

Nesnelerin internetiyle yapay zeka temelleri atıyor

Yapay zeka sağlık hizmetlerini uygulamalarla ve hastanelerin verimliliğini artırarak evlere kadar ulaştırıyor. Günümüzde yapay zeka asistanları olarak adlandırılan birçok uygulama (Siri, Amazon Echo) sağlık sektörüne entegre ediliyor. Böylece uygulamalar kullanıcılara gerektiğinde anlık bir şekilde talimatlar verebilecek. İngiltere’de yapay zeka desteğiyle geliştirilen bir uygulama, kullanıcıların vücutlarındaki semptomları kaydederek doktorların tanı koyma süreçlerinde hızlanmalarını sağlayabilecek.

50 milyar lira seviyesini geçen giyilebilir cihaz pazarı yanı sıra nesnelerin internetine sahip sağlık hizmetleri cihazları sektörünün Grand View Research ismindeki araştırma şirketinin “Internet of Things (IoT) in Healthcare Market Report, 2022” adlı raporuna göre, 2022’de 1,5 trilyon lira gibi çok büyük boyutlara varabileceği yapılan tahminler arasında yer alıyor. Akıllı cihazlar için üretilen uygulamalar, çeşitli eğlenceli yöntemlerle kullanıcıları birçok sağlık prosedürlerini uygulamaları için cesaretlendiriyor. Bir başka öngörü Sensor Tower adlı firmanın yaptığı bir araştırmadan geliyor. Araştırmaya göre akıllı cihazların uygulama mağazalarında 2020 yılında sağlık ile ilgili 5 milyon uygulama olması bekleniyor. Birçok öncü akıllı cihaz şirketleri de buna ayak uydurmaya başlamış durumda. Günümüzde Apple markalı cihazlarda silinmesi imkânsız olan kısıtlı uygulamalar arasında “iOS – Health” adı verilen, Apple’ın kendi geliştirdiği uygulaması bulunuyor.

Siber suçluların iştahları kabarıyor

Sağlık sektörünün oluşturduğu veri patlaması akıllara hastaların takibi sırasında oluşturulan verilerin güvenliğini getiriyor. Bu konuda küresel çapta artan bir farkındalık bulunuyor. “Mapping out the obstacles of free movement of electronic health records in the EU in the light of single digital market” raporuna göre Almanya ve Polonya’da bulunan hastaların yüzde 40’ı verilerin güvenliğinin çok önemli bir konu olduğunu düşünüyor. İngiltere’de ise bu rakam yüzde 60’lara kadar çıkıyor. Geçtiğimiz mayısta gerçekleşen “WannaCry” saldırısıysa verilerin güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Güvenliği artırırken maliyeti düşürmek mümkün

Dünya, dijital sağlık sistemine geçiş yaparken sağlık verilerinin erişilebilirliği ve güvenliği de dikkat çeken konular arasına giriyor. Sağlık hizmeti tedarikçisi olan NetApp, sunduğu benzersiz çözümlerle hastaların verilerini korurken toplam maliyeti azaltıyor. NetApp StorageGRID sağlık hizmeti çözümü, hasta verilerinin verimli bir yönetiminin yanı sıra farklı sağlık kuruluşları arasında sorunsuz geçiş ve verilerin erişiminde sorun yaşanması durumunda dahi yedeklenen verilere erişim sağlayarak devamlılık oluşturmak gibi özellikler sunarak ön plana çıkıyor.

NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı konuyla ilgili “Yapay zekanın ve nesnelerin internetinin araladığı fırsat kapıları gerçekten çok etkileyici. Günlük hayatımıza bile etki eden bu devrimsel dönüşümü sorunsuzca deneyimleyebilmemiz için çok çalışıyoruz ve çözümler üretiyoruz. StorageGRID ise sunduğu özellikler sayesinde sağlık hizmetleri sektöründe kullanılabilecek en iyi çözümlerden birisi haline geliyor. En büyük arzumuz teknolojinin geçirdiği evrim sırasında karşılaşılacak sorunların giderilmesidir. Ayrıca NetApp, hedeflerini gerçekleştirmek için uzman yazılım ve uygulama geliştiricilerinden, taşınma ve dönüşüm danışmanlarından ve deneyimli altyapı çözüm ortaklarından oluşan küçük bir ekosistemle birlikte çalışıp “yaratıcı ve özgün” veri merkezi çözümleri oluşturmaktadır; bu çözümler sağlık sektöründeki kurumların kendisi tarafından kullanılıp yönetilebileceği gibi yönetilen hizmet olarak bir hizmet sağlayıcısı tarafından veya özel durumlarda bir Özel Bulut hizmeti olarak da uygulanabiliyor. Kısacası NetApp, sağlık sektörünün, yarının hastalarının ihtiyaçlarını bugünden karşılamaları için hizmet veriyor” dedi.