Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1732

Yeni nesil saldırılar yılda 914 bin doları yutuyor

0

EMC Corporation, işletmelerin 2014 yılından bu yana geleneksel veri kayıplarındaki en önemli etkenleri azaltmayı başardığını ancak aynı yıldan itibaren veri kaybı yaşayan işletme sayısının yüzde 13 arttığını duyurdu.

Dünya çapındaki 2200 işletmenin katılımıyla gerçekleşen EMC Küresel Veri Koruma Endeksi 2016’ya göre, yeni veri kayıpları nedeniyle ortalama 914 bin dolarlık kayıp yaşanıyor.

Araştırmaya katılan işletmelerin yüzde 36’sı içeriden ya da dışarıdan yapılan saldırılara karşı güvenlik açığı olduğu için veri kaybına uğruyor. Ani veri kayıplarının önüne geçebilmek için kotuma altındaki verilere özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. En iyi korunan sistemlerde dahi sızıntılar yaşandığı göz önüne alındığında şirket ağının dışında tutulan yedekleme çözümü ile en tehlikeli saldırılar sonrasında dahi hemen geri dönüş sağlanabiliyor.

Araştırmaya göre, her iki şirketten birinin buluttaki bir saldırıya karşı koruması bulunmuyor. Ayrıca bulut üzerinde silinme dolayısıyla oluşabilecek veri kaybına karşı da herhangi bir önlemleri bulunmuyor. Zira bulut sağlayıcının tüm güvenlik önlemlerini alacağı düşünülüyor. Ancak veri koruma stratejisi oluştururken bulut ekosistemini de şirket içerisindeki veriler gibi düşünerek kurgulamak gerekiyor. Hizmet olarak Yazılım (SaaS) çözümlerinde de EMC Spanning ile olduğu gibi belirli periyotlarda yedekleme yapılması gerekiyor.

Flash depolamanın etkisi

Araştırma sonucuna göre, şirketlerin yüzde 73’ü var olan veri güvenlik çözümlerinin Flash depolama sayesinde elde edilen daha hızlı performans ve yeni yeteneklerine yeterli korumayı sağlayabileceğine güvenmiyor.

EMC Küresel Veri Koruma Endeksi 2016 araştırması katılımcılarının 5’te dördü (82%) veri koruma çözümlerinin geleceğin iş ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünmüyor. Veri kaybına yol açan yeni nesil zorlukların şirketlere yılda ortalama 914 bin dolarlık zarar ettirdiği göz önüne alındığında, geleceğe hazır olmak için yapılacak yatırımların kısa sürede kendini finanse edeceği görülüyor.

Oyun sektörü 2 milyar dolara koşuyor

0

Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) 2023 yılında 150 milyar dolar hizmet ihracatı hedefine katkı sağlamak için sektörlerin yurtdışı tanıtım ve iş geliştirme faaliyetlerine desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda 17-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilecek dünyanın en büyük interaktif eğlence fuarı Gamescom’da, Türkiye’nin partner ülke olmasına katkı sağlayan TET, Türk oyun sektörünün geliştirilmesi ve tanınırlığının artırılmasını hedefliyor.

Ekonomi Bakanlığının büyük önem verdiği ve TET’in destek olduğu fuara Türkiye’den otuza yakın oyun geliştirici de katılım sağlıyor.

Her yıl %7 oranında büyüyen oyun sektörü ihracata teşvik edilmeli

Gamescom Fuarı’na Türkiye’nin partner ülke olarak katılımı değerlendiren TET Yönetim Kurulu Üyesi ve TET Yazılım-Bilişim İhracat Komisyonu Başkanı Selahattin ESİM, 2023 yılında 150 milyar dolar hizmet ihracat hedefine katkı sağlamak için sektörlerin yurtdışı tanıtım ve iş geliştirme faaliyetlerine desteğimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda her yıl 100’e yakın ülkeden 350 bin civarında kişinin ziyaret ettiği ve sektörün tüm önemli paydaşlarının bir araya geldiği Gamescom oyun sektörü açısından çok önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Bugün oyun pazarı dünya genelinde 111 milyar dolar seviyelerine geldi ki bu rakamlar ile oyun sektörü, müzik ve sinema gibi iki önemli eğlence endüstrisini de geride bırakarak dev bir endüstri haline geldi.

Türkiye’deki büyüme hızının dünya ile paralellik gösterdiğinin altını çizen Esim, “Ülkemizdeki oyun pazarı her yıl yaklaşık yüzde 7 oranında büyüyor ve önümüzdeki 4-5 yıllık süreçte ise sektörün 2 milyar dolarlık hacme kadar ulaşması bekleniyor. Bu nedenle dünyada hızla büyüyen bu sektörde önemli bir aktör olabilmek adına oyun sektörümüzün desteklenerek ihracata teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hedeflere ulaşma anlamında TET olarak bu önemli organizasyonda Türkiye’nin bu yıl partner ülke olmasını çok önemsiyoruz ve burada yaratılan sinerjiyi Türkiye’deki sektör temsilcilerimizin dünya ile olan entegrasyonu açısından da çok değerli buluyoruz.” dedi.

Facebook 360 derece videolara guide ekledi

0

Facebook’un kısa süre önce yayına aldığı 360 derece video özelliği büyük beğeni kazanmıştı. 360 derece kameralar yapabilen kameralarla hazırlanan bu videolarda, seyirci mouse yardımıyla bakış açısını değiştirip kameranın etrafındaki alanı dilediği açıdan seyredebiliyor. Ayrıca, sanal gerçeklik gözlükleriyle de uyumlu olan bu videolarda, sanal gerçeklik gözlüğü sahipleri, videoda istediği yöne bakabiliyor.

Ancak bu videoların önemli bir açığı bulunuyor. Videoyu hazırlayan kişi veya kurum, belli bir noktayı vurgulamak isterken, seyirciler o noktaya bakmak yerine, videoda başka bir açıya bakabiliyor ve vurgulanmak istenen noktayı kaçırabiliyorlar. Bu yüzden 360 derece videolar reklam verenler için çok cazip olamadı.

Facebook şimdi bu eksikliği gidermek için, 360 derece videolara guide özelliği getiriyor. Bu özellik sayesinde yayıncı videoyu Facebook’a yükledikten sonra vurgulamak istediği noktaları seçip işaretleyebilecek. Seyirci videonun akışı içinde o noktaya geldiğinde, görüş açısı içinde bir ok belirecek ve bakması gereken ilgi çekici noktayı görebilecek.

Özellik şimdilik test aşamasında bazı sayfalarda kullanılabiliyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde tüm sayfaların bu yeni özelliğe erişebilmesi bekleniyor.

Tesla’nın otopilotu yine çarptı

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın, otopilot özelliğinin ne kadar güvenli olduğu tartışmaları tüm hızıyla sürerken, Çin’de autopilot modunda ilerleyen bir Tesla otomobilinin yaptığı kaza gündeme oturdu.

Çin’de bir Tesla kullanıcısı aracını autopilot modunda sürerken, sıkışık trafikte harekete geçen otomobil, düşük hızdayken otoyolun yan cebinde park etmiş bir otomobile yandan sürtünerek geçti.

Kazada ufak bir maddi hasar oluştu ancak aynı hatanın yüksek hızda olması halinde ölümlü bir kazaya yol açabileceği dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca şehir içinde, yayaların olduğu bir yolda ilerlerken Tesla aracının bir yayaya bu şekilde dokunması halinde yayanın ağır yaralanması da mümkün.

Kazaları önlemekte yeterli mi?

Tesla araçlarındaki autopilot uygulamasının yaptığı bu ufak hataların şimdi otonom sürüş teknolojilerinin yollara çıkmasına hazır olup olmadığı tartışmalarını alevlendirmesi bekleniyor.

ABD Florida’da yine bir Tesla aracının otopilot sürüşünde yaptığı kazada araç son hızla bir tıra çarpmış ve Tesla’nın sürücüsü hayatını kaybetmişti.

Google telekonferans drone’u planlıyor

0

Google’ın, drone’lar için yeni bir kullanım alanı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İnternet devinin yeni patentine göre, küçük bir ekran taşıyan drone ile telekonferans yapmak mümkün olacak. Telekonferans drone’ları sayesinde uzaktaki kişiler, bir toplantı odasındaki iş arkadaşları ile görüntülü görüşme yapabilecek.

Fikir aslında biraz, telepresence robotlarını andırıyor. Ancak bu kez ekranı taşıyan iki tekerlekli bir robot değil, dört pervaneli bir robot olacak. Öte yandan yüksek hızda dönen pervanelere sahip bir drone’u bir toplantı odasına sokmanın ne kadar güvenli ve mantıklı olacağı sorusu da tartışılmaya başlandı bile.

drone 5

Ancak bu tür bir cihazın, yerden erişimin kolay olmadığı şantiyelerde, arazi koşullarında mühendislerin veya yöneticilerin sahadaki ekiplerle yüzyüze, hızlı toplantılar gerçekleştirmesi için yararlı olabilir.

Google şimdilik bu proje hakkında bir çalışma yapmıyor ancak şirketin iş geliştirme müdürleri, piyasada bu ürüne yönelik talep görmeleri halinde, patentini aldıkları ürünü geliştirme aşamasına koyabilirler.

Dassault Systèmes CST’yi Satın Alıyor

0

3DEXPERIENCE Şirketi Dassault Systèmes, elektromanyetik (EM) ve elektronik simülasyonda teknoloji lideri olan CST – Computer Simulation Technology AG’yi yaklaşık 220 milyon euro’ya satın almak için kesin anlaşma sağlandığını duyurdu.

Merkezi Almanya’nın Frankfurt şehrinin yakınlarında olan CST’nin satın alınmasıyla birlikte Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE platformundaki gerçekçi multifizik simülasyon için endüstriyel çözümünü tam spektrumlu EM simülasyonu ile tamamlayacak. CST’nin CST STUDIO SUITE yazılımı, yüksek teknoloji, ulaşım ve mobilite, uzay-havacılık ve savunma ve enerji sektörlerinden 2000’den fazla lider şirkette tasarımcılar ve mühendisler tarafından elektronik sistem tasarımı süreçlerinin her aşamasında her tür EM etkisini değerlendirmek için kullanılıyor. Müşterileri arasında Airbus Defence and Space, Bosch Group, Frauscher Sensor Technology ve Sirona bulunmaktadır. CST’nin 2015 kazancı yaklaşık 47 milyon euro’dur.

600 milyon dolar değerinde yeni pazar

CST’nin müşterileri için süreklilik sağlayan Dassault Systèmes, giderek büyüyen 600 milyon $ değerindeki EM simülasyon pazarına odaklanmak amacıyla CST’nin çözümlerini, yapısal mekanikleri, çoklu gövde sistemlerini, ısı aktarımını ve sıvıları simüle etmek için mevcut endüstriyel çözüm deneyimleri portföyüne entegre edecek. Bu, otonom arabalar, bağlantılı evler, tıbbi ekipman, giyilebilir elektronikler ve diğer akıllı nesnelerin çok ölçekli simülasyonu ve multifizikte yeni bir sektör standardı belirleyecek. Müşteriler, elektronik, anten, elektrikli cihazlar ve elektromekanik ürün işlevlerini tüm frekans ve uzunluk ölçeklerinde simüle eden yüksek duyarlıklı elektromanyetik davranış modellerini hızlı bir şekilde oluşturma ve analiz etmenin yanı sıra karmaşık elektronik sistem tasarımı için gerekli tasarım sentezleri ve simülasyon araçlarına erişim sağlayabilecekler.

CST’nin bedeli nakit olarak ödenecek. Sürecin tamamlanması için Almanya ve Avusturya tekel engelleme onayları da dahil olmak üzere çeşitli koşulların sağlanması gerekecek. İşlem, Dassault Systèmes’in kazançlarına derhal eklenecek. Anlaşmanın 2016’nın 4. Çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.

Apple kampüsünde hırsız avı

0

Apple’ın Cupertino’daki kampüsünde rapor edilen 3 hırsız için polis tam anlamıyla insan avı başlattı. Hırsızlardan biri yakalanırken, ikisi kampüs içinde izlerini kaybettirince, bölgede güvenlik önlemleri alındı.

Olay birkaç saat önce yaşandı ve bölgede yaşayanlar sosyal medyada “her yerin polis kaynadığını” rapor etmeye başladılar.

ABD’de teknoloji devlerine karşı saldırılar endişe yaratıyor. Kısa süre önce de bir kişinin Google kampüsüne otoyoldan ateş açması sonucu büyük panik yaşanmıştı. Ayrıca bu kişinin Google kampüsüne girmeye çalıştığı ve otomobilinde otomatik silahlar bulunduğu tespit edilmişti.

ABD’li teknoloji şirketleri ayrıca, Çin, İran ve Rusya gibi doğu bloku devlerinin de hedefinde bulunuyor. Apple’daki “hırsızlık” olayının basit bir hırsızlık mı olduğu yoksa bu üç kişinin Apple’dan önemli bilgileri çalmak isteyen dış bağlantılı ajanlar mı olabileceği sorusu da soruluyor. Firmadan şimdilik bir açıklama gelmiş değil.

Öte yandan, bölgeden gelen görüntülerde, onlarca polis arabasının alarma geçmiş olduğunu görmek, bunun sıradan bir hırsızlık olayı olmayabileceği yorumlarına neden oluyor.

Intel’den yapay zeka hamlesi

0

Gün geçmiyor ki yeni bir yapay zeka şirketi, teknoloji devleri tarafından satın alınmasın! Bu yarışta yeni hamle Intel’den geldi. Şirket öğrenen makineler hakkında çalışmalar yapan Nervana’yı satın aldı. Engadget’ın haberine göre, Intel’in satın aldığı şirket, henüz start-up aşamasındaki yeni bir girişim.

Şirket, Nervana Engine adından, tamamen yapay zekaya odaklı bir donanım üzerinde çalışıyor ve ürünü 2017’de piyasaya sürmeyi planlıyordu. Nervana Engine ile AI yazılımlarını hızlandırmak mümkün olacak. Intel de bu yeni motoru, Xeon ve Xeon Phi işlemcilerine adapte edecek. Böylece Intel işlemcileri, AI projelerinde gözde işlemciler haline dönüşecek.

Benzer bir çalışmayı da Nvidia’nın yaptığı biliniyordu. Nvidia kendi işlemcilerini yapay zeka hızlandırmasında kullanmak üzere çalışma yürütüyordu ve özellikle akıllı otomobil pazarında işlemcilerinin tercih edilmesini umuyordu. Intel şimdi Nervana’yı satın alarak bu pazarı Nvidia’ya bırakmayacağını göstermiş oldu.

Apple da geçen hafta yeni kurulmuş bir yapay zeka şirketini satına aldığını duyurmuş ancak satın almanın detayları ve Apple’ın planları hakkında detay vermemişti.

Chrome, Flash’ı engelleyecek

0

Google’ın web tarayıcısı Chrome, artık ölümüne terk edilmiş olan eski video teknolojisi Flash’ı tamamen engelleme kararı aldı. Böylece HTML 5’in daha fazla tercih edilmesini uman Google, bu hamleyle Flash’ın tabutuna son çiviyi de çakmış oldu.

Yasak, Google’un Eylül ayında yapacağı Chrome 53 güncellemesiyle birlikte devreye girecek. Güncellemenin ardından tarayıcının kullanıcıları artık internetteki Flash formatlı videoları izleyemeyecekler ancak bunun karşılığında tarayıcının performansında ve güvenliğinde önemli bir artış gözlenecek.

Kullanıcı isterse açabilecek

Flash’ın yerine kabul edilen HTML 5 standardı ise çok daha az kaynak kullanan, daha güvenli, daha hızlı ve daha modern bir teknoloji. Chrome kullanıcıları yine de bir Flash sitesini ziyaret etmek isterlerse, tarayıcının ayarlarından Flash özelliğini açmaları gerekecek.

Wired 100 listesinde iki Türk

0

Teknolojinin kültüre, ekonomiye ve siyasete etkilerini konu alan ABD merkezli Wired Dergisi dijital dünyayı şekillendiren dünyanın en önemli 100 kişisinin yer aldığı “Wired 100” listesini yayınladı.

Dergi, dünya genelinde 300 kişiden oluşan girişimci, yatırımcı, tasarımcı, bilim insanı ve siyasilere teknoloji dünyasında kilit öneme sahip kişiler olarak kimleri gördüklerini sordu. Gelen yanıtlar sonucunda listeye Sina Afra da girdi. Wired 100 listesine giren diğer bir Türk ise Lidyana.com kurucu ortağı ve CEO’su Hakan Baş oldu.

Dergi, Afra’nın kurucusu olduğu Markafoni’yi 2014 yılında Naspers’s grubuna satmasının ardından çevre dostu UNDO Labs inovasyon stüdyosunun kurucu ortağı olarak yaptığı yatırımlar ile gündelik yaşamda kullanılan ürünler konusunda insanların bakış açısını değiştirdiğine dikkat çekti. UNDO Labs ekibi tarafından geliştirilen ve İstanbul’da üretilen çevreye duyarlı UNDO ayakkabı bağcıkları gerek karbon ayak izini azaltan satış formülü gerekse otomatik bağcık değişimine imkân veren tasarımı ile dünya genelinde yoğun ilgi görüyor.

2007′den bu yana “Melek Yatırımcı” olarak genç girişimcilere ve onların girişimlerine yatırım yapan Afra’nın Türkiye başta olmak üzere, Almanya, ABD, Hollanda, İngiltere ve İsviçre’de yatırımları bulunuyor. Sina Afra ayrıca Türkiye’de girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan Girişimcilik Vakfı’nın da Yönetim Kurulu Başkanı. Şu ana kadar Almanya’da ve Türkiye’de 20′ye yakın ödüle layık görülen Afra, 2014 ve 2015 yılında da yine Wired Dergisi tarafından Avrupa’nın en önemli 100 girişimcisinden biri olarak seçilmişti.

Suda çözünen piller geliyor

Yağmur yağınca çok sık duyduğumuz “şeker misin ki eriyesin” uyarısı artık gerçek olabilir. En azından piller için. Bilim insanları suda çözülüp eriyecek pil geliştirdiler.

Iowa State Üniversitesi’ndeki bilim insanları, bir hesap makinesini 15 dakika çalıştırabilecek güçte ancak suya atıldığında yarım saat içinde çözülen bir pil geliştirdiler. Pil şimdilik pratik bir kullanım imkanı sunmuyor ancak bu teknolojinin geliştirilmesiyle, doğada çözülmeyen ve kimyasal kirlilik yaratan pillere karşı önemli bir alternatif elde edilmiş olacak.

IoT devrimi için umut

Söz konusu prototip pil, 1 mm kalınlığı ile özellikle giyilebilir cihazların güç ihtiyacı için umut vadediyor. Teknolojinin geliştirilmesiyle IoT cihazlarının çok büyük miktarda ihtiyaç duyacağı pillerin, geri dönüşümü ve yaratacağı kirlilik problemini çözmek mümkün olacak.

Avrupa’nın mobil reklamlara en fazla tıklayan ülkesi Türkiye

0

RTB House’un Avrupa çapında yürüttüğü kişiselleştirilmiş yeniden hedefleme kampanyalarından çıkardığı sonuçlara göre, Türkiye’deki tablet ve akıllı telefon kullanıcıları Avrupa’nın en fazla mobil gösterim reklamlarına tıklayan kitlesi olarak öne çıkıyor. Ayrıca internet kullanıcıları, masaüstü cihazlarda karşılarına çıkan reklamlara kıyasla mobil reklamlara daha çok tıklıyor.

40 ülke arasında RTB House tarafından yapılan araştırmaya göre, mobil reklamlar üzerinden elde edilen tıklama oranı (CTR) masaüstündeki dönüşlere kıyasla çok daha fazla. Avrupa’da masaüstü CTR ortalaması yüzde 0.73 iken akıllı telefon için yüzde 0.84, tablet için ise yüzde 0.87 oranında gerçekleşiyor.

Türkiye ise hem akıllı telefonda hem de tabletlerde ortalama tıklama oranında Avrupa’nın oldukça üzerinde. Türkiye’de masaüstü CTR ortalaması yüzde 1,01 olarak gerçekleşirken, akıllı telefonda yüzde 1.44 ve tablette ise yüzde 0.96 oldu.

Millenial’lar mobil reklamlara daha çok tıklıyor

Türkiye’deki Z ve Y kuşaklarının toplam nüfusa oranla yoğunluğu nedeniyle akıllı telefon ve tablet kullanımında ülkemizin Avrupa’dan daha hızlı penetrasyona sahip olduğum ifade eden RTB House Türkiye Ülke Müdürü Okay Tuğ, “Tüm dünyada ve ülkemizde genç nesiller, internet üzerinden araştırmalarını yaparak satın alma işlemlerini fiziksel mağazalarda sonlandırma eğilimindeler. Bununla birlikte mağaza içerisinde anlık olarak fiyat karşılaştırması yapılması gibi internetin getirdiği avantajlar alışverişler sırasında ilgi çekiyor. Bu sebeple hem doğrudan hem de dolaylı satışlarda mobil reklamlar öne çıkıyor” dedi.

OECD rakamlarına göre dünyanın en fazla akıllı telefon üzerinden internet kullanan ikinci ülkesi olan Türkiye’de 1 Nisan’dan bu yana kullanımda olan 4.5G hızındaki internetin de mobil cihaz kullanımını daha da tetiklediğini dile getiren Tuğ, reklamların tıklanma oranındaki artışın sürmesini beklediklerini dile getirdi.

Mobil reklam yatırımları artıyor

Mobil reklamcılık, pazarlama profesyonellerini, sunduğu fırsatları değerlendirme ve pazar stratejilerini belirleme konusunda daha duyarlı hale getirdi. Hatta bu konuda uzmanlaşan pazarlama profesyonelleri, hedef kitlelerini belirlerken onları rahatsız etmeden, dengeli ve en iyi şekilde nasıl ulaşacaklarını anlamaya yöneldiler.

IAB Türkiye’ye göre, Türkiye’de 2015 yılında dijital reklam yatırımları bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,8 oranında büyüme göstererek 1,6 milyon lirayı aştı. Display reklam kategorisi ise 611,5 milyon liraya ulaştı. Bu rakamlar arasında en fazla büyümeyi ise yüzde 61 ile mobil gösterim reklamlar elde ederken, pazardaki payı 41,6 milyon lira oldu.

Global yatırımcıların Türkiye’ye desteği devam ediyor…

0

Dünyaca ünlü iletişim grubu WPP, Türkiye’nin potansiyeline ve ekonomisine olan güvenini önemli bir satın alma gerçekleştirerek ortaya koydu. WPP, bünyesindeki J. Walter Thompson Company aracılığıyla, Türkiye’nin önde gelen bağımsız dijital ajanslarından WANDA Digital’ın çoğunluk hissesini satın alarak, önemli bir yatırıma da imza attı.

Türkiye’ye olan inancımız devam ediyor

Uluslararası arenada 3 bin ofise ve 180 bin çalışana sahip olan WPP’nin Ceo’su Martin Sorrell, ‘Türkiye’ye güvenimiz tam’ mesajı verdi. Sir Martin Sorrell, “Bu yatırım, WPP’nin, Türkiye ile ilgili taahhüdünü ve Türkiye ekonomisinin geleceğine olan güvenimizi yansıtmaktadır” dedi. Türkiye’nin hızla büyüyen bir pazar olduğunu belirten Sir Martin Sorrell, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de geçen yıl yüzde 3 gibi bir büyüme gerçekleşmiş, bu yıl yüzde 4’e çıkabileceği söyleniyor. Yani dünya ekonomisi hızında, hatta bazen daha hızlı büyüme kaydediyor. Dünya ekonomisi geçtiğimiz yıl yüzde 3-3,5 kadar büyüdü ve bu yıl da benzer bir tablo var gibi görünüyor. WPP’nin strateji penceresinden bakarsak, Türkiye çok önemli bir ülke. Türkiye’ye olan inancımızı ve güvenimizi sürdüreceğiz.”

Satın alma ile ilgili konuşan WPP Türkiye Ülke Müdürü Demet İkiler ise “WPP Türkiye olarak Wanda’nın aramıza katılmasıyla daha da güçlendik. Stratejimiz Türkiye pazarındaki yetenek ve uzmanlıkları ailemize katmaya devam ederek büyümek ve müşterilerimizin işlerine değer katacak işler üretmek. Biz uluslararası bir grup olabiliriz ama Türkiye pazarında, Türk DNA’sını da içimizde çok net bir şekilde barındırarak var olmak istiyoruz. Bu nedenle Türk markalarında büyümeye öncelik veriyoruz. Ülkemize olan inancımız eksilmeden devam ediyor” dedi.

Bu arada, WPP’nin yatırım yaptığı, 2006’da kurulan ve İstanbul’da yaklaşık 80 çalışanı bulunan WANDA Digital’ın müşterileri arasında; Nestle, Turkcell, Ülker ve Unilever yer alıyor. WANDA, reklam kampanyaları, sosyal medya, platform geliştirme, UX dizayn, data, oyun ve uygulamaların da aralarında bulunduğu bir dizi hizmet sunuyor. Reklam ajansları, medya planlama ve satın alma şirketleri, araştırma, dijital, sosyal, mobil ajanslar, halka ilişkiler şirketleri, marka danışmanlıkları gibi farklı kollardan oluşan WPP’nin, Türkiye’de 23 şirketi bulunuyor.

İlk Pokemon GO cinayeti işlendi!

0

ABD San Francisco’da, Pokemon GO oynayan 20 yaşındaki bir çocuk, arkasından yaklaşan kimliği belirsiz biri tarafından vurularak öldürüldü.

San Francisco’da turistlerin yoğun ilgi gösterdiği sahil kesiminde yaşanan olayla ilgili polis henüz bir ipucuna ulaşamadı. Polis şefi ise olayı “tamamen anlamsız” olarak nitelendirirken, çocuğun niçin vurulmuş olabileceğine dair hiçbir ipucu bulunmuyor.

Kimseyle husumeti bulunmayan çocuğun, Pokemon GO oynarken, birini rahatsız etmiş olabileceği, belki piknik yapan veya kız arkadaşı ile yalnız kalmak isteyen birinin özel alanına girmiş olabileceği, bunun sonucunda ise rahatsız olan kişinin sinirlenerek oyuncu genci vurmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak tüm bu ihtimaller henüz sadece tahmin.

Özel mülk hassasiyeti

ABD’de çoğu ev ve arazi sahipleri, Pokemon GO oyuncularının sanal canavarları aramak için özel mülklerine giriyor olmalarından son derece rahatsız ve şikayetçiler. Çoğu polis departmanı oyunculara, özel mülklere girmemeleri konusunda uyarıda bulunuyorlar, ancak oyunun cazibesine kapılan oyuncuların, özel mülk sınırları içinde kalan bir sanal canavarı yakalamak için hızlıca arsaya girip çıkmak gibi yöntemler uygulamaları büyük rahatsızlıklar yaratıyor. ABD’de kimi eyaletlerde özel mülke izinsiz girmek, ev sahibine ateş açma hakkı tanıdığı için, güvenlik güçleri Pokemon GO’nun sonunda istenmeyen bir ölüme yol açabileceğinden endişelilerdi.

Bankalar fintek devrimine nasıl yaklaşıyor?

0

Değişmeye bankalar kadar direnen kurum az bulunur. Tabii bu her zaman kötü bir şey değil çünkü bankaların muhafazakarlığı müşterilerini korumak ve güveni tahsis etmek için tasarlanmıştır. Fakat bankalar kendilerini yeni oyuncuların karşısında buldular: Finansal Teknoloji Girişimleri. Bankaların aksine, fintek şirketleri değişik alanlarda bankalarla rekabete giren ürünler geliştirdiler. Bu öyle bir kırılma yarattı ki finteklerin ölçeklenmesinin devamı durumunda Goldman Sachs’ın tahminlerine göre bankacılık 4.7 trilyon dolar gelirini bu yeni sektöre kaptıracak. Bankalar için bile sürdürülebilir bir gidişat değil.

Fintekin yükselişi 2007-2008 küresel krizi ile başladı. Krizi takip eden yıllarda tüm regülasyon bankacılığı, sermaye artırımı şartlarını ve uyumluluk kurallarını sıkılaştırarak güvenli hale getirmeyi amaçladı. Regülasyonun artmasının iki sonucu oldu: Bankacılığın kar marjı %30’lardan %8’e kadar düştü ve bankacılık yeni ürünlere hiç olmadığı kadar dikkatli yaklaşır oldu ve inovasyondan giderek uzaklaştı.

Bu ekonomik kriz başka bir fenomeni daha tetikledi ve yatırımlar artık çekici olmayan halka açık şirketlerden risk sermayesine doğru kaymaya başladı. 2008’de ABD’de 18 milyar dolar olan toplam risk sermayesi yatırımları, 2014’te 41 milyar dolara ulaştı. Sadece halka açık şirketlere yatırım yapan hedge fonları ve yatırım fonları bile startup’lara yatırım yapar oldular.

Tüm bunlar olurken Haziran 2007’de Apple tüm elektronik tüketicilerini coşturan iPhone’u piyasaya çıkardı. Bu kullanım kolaylığı alanında bir devrimdi ve tüketiciler tüm teknolojik ürünlerden aynı kolaylığı beklemeye başladılar. Artık tüketiciler sadece eğlenmek için değil bankacılık gibi ciddi işlerini yapmak için de kullanıcı dostu ve kolay erişilebilir ürünler talep eder oldular. Bu hızlı değişim karşısında Economist’in yapmış olduğu bir araştırma, bankaların açık bir dijital strateji oluşturmakta zorlandıklarını, şirket kültürlerinin bu hızlı değişime uymadığını, en tepede yer alan yetenekleri bir türlü işe alamadıklarını gösterdi.

Ekonomik krizin ardından risk sermayesinin startup’ları beslemeye başlaması, bankaların teknolojik ve toplumsal değişmeyi yakalayamaması ve kullanıcıların tüketim alışkanlıklarının değişmesi bir araya gelince Amerika’da ve Batı Avrupa’da fintek girişimler varlık yönetiminden ödeme sistemlerine kadar geniş bir skalada öne çıkmaya başladılar.

Satın alınan ya da yatırım alan fintek girişimler artarken bu gelişmeyi gören bazı bankalar fintekler ile ortak operasyonlar yürütmeye başladılar. Satın almaların yanı sıra İspanyol bankaları BBVA ve Santander’in yaptığı gibi API’lerini herkese açarak geliştiricilerin kendi teknolojilerini kullanmaya izin verenler oldu. Türkiye’de de bu alanda çok yeni bir haber olan Akbank’ın API’sini geliştiricilere açmış olması ve Garanti’nin düzenlemiş olduğu Hackathon, finteklerle işbirliği alanında çok önemli adımlar.

Türkiye, Avrupa ve Amerika ile karşılaştırdığımızda nispeten daha yeni bir altyapıya sahip. Her ne kadar burada da regülasyonlar çok sıkı olsa da Türkiye’deki canlı startup ekosistemi bir fırsat. Önemli olan ise Türkiye’de bankaların bu canlı ekosistemi ve yükselen fintekleri nasıl karşılayacağı. Fintek Türkiye’de yeni bir alan ve genel olarak ödeme sistemlerine yoğunlaşmış durumda. Fintekin Türkiye’deki geleceğini ise şu sorunun yanıtı belirleyecek: Bankalar globalde olduğu gibi finteklerle ilgisiz alanlarda mı işlerini yürütmekte diretecekler yoksa işbirliği için etkin bir yaklaşım mı belirleyecekler?

900 milyon Android cihazı risk altında

0

Android cihazlarda bulunan çok ciddi bir güvenlik açığı, saldırganların telefonlardaki verilere ulaşmasını mümkün kılıyor. Açıktan etkilenen Android cihazlarının sayısı ise 900 milyondan fazla.

Güvenlik araştırmacıları, Qualcomm işlemci setinde çalışan bir yazılımda buldukları açığın, saldırganların telefona kolayca erişmesini sağlayacak kadar ciddi olduğunu fark ettiler. Dünyada Qualcomm işlemcileri kullanan Android cihazları bu nedenle büyük risk altında. Ancak şimdiye kadar bu açığı kullanarak yapılmış bir saldırıya dair bilgi bulunmuyor. Yani hacker’lar henüz bu açığı keşfetmemiş olabilir. Dolayısıyla, güvenlik araştırmacıları açık hakkında detaylı bilgi vermekten çekiniyor.

Söz konusu açıktan etkilenen başlıca Android modelleri ise şöyle:

-BlackBerry Priv, Dtek50
-Blackphone 1, Blackphone 2
-Google Nexus 5X, Nexus 6, Nexus 6P
-HTC One, HTC M9, HTC 10
-LG G4, LG G5, LG V10
-New Moto X, Motorola
-OnePlus One, OnePlus 2,  OnePlus 3
-Samsung Galaxy S7 and Samsung S7 Edge (ABD veriyonları=
-Sony Xperia Z Ultra

Qualcomm’un ise, önceden kendisine iletilen bu açık için gerekli önlemleri alarak yamaları yaptığı vurgulanıyor ancak güncelleme almamış eski telefonların hala risk altında olabileceğinden şüphe ediliyor. Güvenlik firması Checkpoint, telefonlarında bu açığın bulunup bulunmadığını merak edenler için bir mobil uygulama yayınladı.  QuadRooter Scanner isimli uygulamayı Google Play Store’den indirip çalıştıranlar, telefonlarının durumu hakkında bilgi alabiliyorlar.

Walmart, jet.com’u 3 milyar dolara satın alıyor

0

Walmart, Amazon’u sıkıştırmak için kritik bir satın almayı gerçekleştiriyor. Perakende devi Walmart, online alışveriş servisi Jet.com’u 3 milyar dolara satın aldı. Resmi duyurunun ise bugün içinde yapılması bekleniyor.

Bu satın alma aynı zamanda ABD’deki en büyük e-ticaret servisi satın alması olarak da tarihe geçiyor. Daha önce Zulily 2,4 milyar dolara satılmıştı.

Satın almadan sonra Jet.com’un CEO Marc Lore’un, Walmart’ın ABD’deki online satışlarından sorumlu olması ve doğrudan Walmart CEO’suna rapor vermesi bekleniyor. Öte yandan Jet.com’un dörtte bir hissesine sahip olan Lore da bu satıştan cebine 750 milyon dolar koyacak.

Walmart, e-ticaret konusunda rakibi Amazon’la büyük bir çekişme içinde. Online satışlardan yılda 14 milyar dolar ciro yapan Walmart’ın karşısında Amazon’un yıllık 99 milyar dolarlık satışları duruyor. Walmart şimdi jet.com sayesinde, online satışlarını daha da arttırarak yıllık kazancını katlamayı umut ediyor.

 

Orkut’un Türk geliştiricisi LinkedIn’e rakip oluyor

0

Facebook ile aynı dönemlerde ortaya çıkan Google destekli sosyal ağ servisi Orkut belki dünya çapında bir sosyal ağ servisine dönüşemedi ama kariyer ağı oluşturma hedefiyle şimdi yeniden gündemde.

Türk geliştirici Orkut Büyükökten tarafından geliştirilen ve 15 milyon kullanıcıya ulaşan Orkut, özellikle Brezilya da büyük ilgi görünce, Brezilya’nın Facebook’u olarak ünlenmişti. Ancak Facebook ile rekabet edemeyince Google tarafından 2014 yılında kapatılan servisin geliştiricisi şimdi LinkedIn’e rakip olacak bir girişimle sahalara geri dönüyor.

Hello isimli bir kariyer sosyal ağı oluşturan Büyükökten, Hello ile tam olarak LinkedIn’e veya Facebook’a rakip olmak yerine, farklı bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. İnsanların, ilgi alanlarına göre birbirlerini bulup gruplar oluşturmalarına imkan veren Hello da profiller, kullanıcıların ilgi alanlarına, hobilerine, yeteneklerine göre şekilleniyor. Böylece aynı “kafada” insanların birbirlerini kolayca bulması hedefleniyor. Sosyal ağın özellikle hobileri doğrultusunda yeni arkadaşlar ve gruplar arayan çalışan kesim arasında ilgi görmesi bekleniyor. Dolayısıyla, servisin iş dünyası içinde, farklı kariyer ve profesyonel ilişkiler fırsatlarına kapı açabileceği düşünülüyor.

Fotoğraf paylaşımı

Yeni sosyal servis, son dönemin trendine uygun şekilde, fotoğraf paylaşımı üzerine odaklanıyor. Elbette bu fotoğraflara açıklamalar, yorumlar, beğeniler eklenebiliyor. Ayrıca sosyal ağ servisinde ödül sistemi de bulunuyor.

Hello’nun özellikle, sadık Orkut kullanıcılarının bulunduğu Brezilya’da hızlı bir çıkış yapması bekleniyor ancak başarısını Brezilya’nın dışına taşıyıp taşıyamayacağı henüz belli değil.

 

Türk Telekom’dan 15 Temmuz açıklaması

0

Türkiye’de 15 Temmuz günü yaşanan hain kalkışmada, saldırıların hedefleri arasında yer alan Türk Telekom, konuyla ilgili bir açıklama yaparak yaşanan olayların ardından işine son verilen personel sayısının 290’a ulaştığını duyurdu. Şirketin basın açıklamasının tam metni ise şu şekilde:

Türk Telekom olarak devlet ve milletimizin güvenliği ile milli iradeye karşı tehdit oluşturan her türlü oluşumun ve hareketin, en sert şekilde karşısındayız. Ülke çapına yayılmış altyapısıyla Türkiye’nin iletişim omurgasını ayakta tutan en stratejik kurumlarından biri olarak; ülkemizin ve şirketimizin güvenliğine karşı tehdit oluşturan tüm unsurlara ve yapılara karşı savunmamız büyük bir kararlılıkla sürüyor. Mücadelemize, hız kesmeden ve taviz vermeden devam ediyoruz.

Bu kapsamda; devletimizin yetkili makamları ve güvenlik güçlerimizle tam bir işbirliği ve koordinasyon içerisinde, titizlikle incelemelerimizi yaparak gerekli tüm adımları atmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede 15 Temmuz tarihi öncesi ve sonrasında, iş akitlerini sonlandırdığımız çalışan sayısı toplamda 290’a ulaştı.

Darbe girişimi gecesi, binalarımıza yönelik tüm saldırı ve işgallere rağmen, halkımızın ve kurumlarımızın iletişim ihtiyacını kesintisiz karşılamış olduğumuz gibi halihazırda 34 bin çalışanımızla işimizin başında, 7/24 Türkiye’ye hizmet sunmaya devam ediyoruz.
Sektörümüzü ve ülkemizin siber güvenliğini tehdit eden unsurlar; Türk Telekom’un kararlı, çözüm odaklı duruşu ve liderliğinde; sektörü oluşturan tüm kurum ve oyuncularının da istikrarlı mücadelesi ile bertaraf edilecektir.

Türk Telekom olarak, yüce Türk adaletine olan güvenimizle; mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor; milli güvenliği ve birliği tehdit eden her türlü hareket ve oluşumu ortadan kaldırmak üzere devletimize destek olmaya devam ediyoruz.

Saygılarımızla,

Türk Telekom A.Ş.

Facebook canlı filtreleri test ediyor

0

Facebook, canlı yayın işini çok sevdi ve şimdi de fotoğraf ve videolar için, gerçek zamanlı filtreleri test etmeye başladı.

Yine Snapchat’ten bir “esinlenme” olarak yorumlanabilecek yeni özelliği ile Facebook kullanıcıları mobil uygulama üzerinden fotoğraf çekerken veya video kaydı yaparken, çeşitli filtreleri görüntü üzerine oturtabilecekler.

Ancak şimdilik test aşamasında olan özellik sadece bir filtre barındırıyor ve kullanıcıların yüzüne maske yerleştiriyor. Sosyal medya servisinin yöneticileri, yeni filtre özelliğinin video odaklı yeni stratejinin önemli bir parçası olacağının da altını çiziyorlar.

Özelliğin tüm dünyaya açılmadan önce çok daha fazla sayıda filtrenin devreye girmesi bekleniyor. Ancak sosyal medya servisi, uygulamanın tüm dünyaya açılması için henüz zaman vermiyorlar.