Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 583

Samsung yapay zeka odaklı grafik teknolojilerine yatırım yapıyor!

Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, mobil pazarda istediği etkiyi sağlayamamasının ardından stratejik bir dönüşüm sürecine girdi. Şirket, artan rekabet karşısında grafik teknolojileri ve yapay zekâ alanlarına odaklanarak büyük yatırımlar yapmaya hazırlanıyor.

Özellikle Apple’ın kendi işlemci ve grafik birimlerini geliştirmeye başlamasıyla birlikte, Samsung da benzer yetenekleri geliştirmek amacıyla yoğun çaba harcıyor. Şirket, önceki dönemde mobil pazarda Apple veya Qualcomm gibi rakipleriyle başa çıkabilecek ürünler sunamamıştı. Ancak şimdi Samsung, iç geliştirme odaklı stratejisini benimseyerek bu durumu değiştirmeyi hedefliyor.

Güney Kore medyasına göre, Samsung yöneticileri son aylarda grafik teknolojileri konusunda yeni bir yol haritası çizdi. Bu haritada, özellikle yapay zekâ ve grafik teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmak ve şirket içi üretkenliği artırmak öne çıkıyor. Samsung’un, yeni grafik teknolojileri geliştirerek bunları kendi ürünlerinde kullanma stratejisi, gelecekteki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Samsung yapay zeka 2030 yılına kadar tamamen otonom bir yarı iletken fabrikası kurma hedefi, bu teknoloji odaklı dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu süreç, Samsung’un teknoloji üretimindeki bağımsızlığını ve yenilikçi gücünü pekiştirmeyi amaçlıyor.

Mobil cihaz segmentinde ise Samsung’un AMD ile olan lisans anlaşmasını yenilemesi, Exynos işlemcilerinde gelecek nesiller için RDNA grafiklerinin kullanılacağına işaret ediyor. Bu hamle, Samsung’un mobil cihazlarda grafik performansını önemli ölçüde artırma potansiyeline sahip.

Samsung yapay zeka değişimi, şirketin gelecekteki teknoloji liderliği iddiasını güçlendirme çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Henüz netlik kazanmasa da, Samsung’un yapay zekâ ve grafik teknolojilerindeki ilerlemeleri, mobil ve yarı iletken endüstrilerindeki rekabeti şekillendirecek önemli adımlar olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka eğitmek için lisanssız müzik kullanan iki şirket davalık oldu!

Müzik şirketleri, onları müzik üreten yapay zeka sistemlerini eğitmek için plak şirketlerinin kayıtlarını kullanarak toplu telif hakkı ihlali yapmakla suçladı.

New York’ta Udio ve Massachusetts’te Suno’ya karşı açılan federal davalara göre yapay zeka şirketleri, insan sanatçıların çalışmalarıyla “doğrudan rekabet edecek, onları ucuzlatacak ve sonuçta bastıracak” müzik yaratmayı kendi sistemlerine öğretmek için müziği izinsiz kopyaladılar.

Suno ve Udio’nun temsilcileri şikayetlerle ilgili yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

Şikayetlerde, Suno ve Udio kullanıcılarının şarkıların unsurlarını yeniden yaratabildikleri ve Michael Jackson, Bruce Springsteen ve ABBA gibi müzisyenlerin vokalleriyle “ayırt edilemez” vokaller üretebildikleri belirtildi.

Plak şirketleri mahkemelerden, sanıkların kopyaladığı iddia edilen şarkı başına 150.000 dolara kadar yasal tazminat ödenmesini talep etti.

Davalar, yazarların, haber kuruluşlarının ve diğerlerinin, OpenAI’in ChatGPT’si gibi sohbet robotlarını destekleyen metin tabanlı yapay zeka modellerini eğitmek için çalışmalarının kötüye kullanıldığı iddiasıyla açtığı birkaç davanın ardından müzik üreten yapay zekayı hedef alan ilk dava oldu. Yapay zeka şirketleri, sistemlerinin telif hakkıyla korunan materyalleri adil şekilde kullandığını savundu.

Cambridge, Massachusetts merkezli Suno ve New York merkezli Udio, kullanıcı metin istemlerine yanıt olarak müzik oluşturan yapay zeka sistemleri için bu yıl milyonlarca fon topladı.

Plak şirketlerinin şikayetleri, şirketlerin teknolojilerini eğitmek için kullandıkları materyal konusunda “kasıtlı olarak kaçamak” davrandıklarını ve bunun ifşa edilmesinin “neredeyse hayal edilemeyecek ölçekte kasıtlı telif hakkı ihlalini kabul edeceğini” söyledi.

Amerikan Kayıt Endüstrisi Birliği CEO’su Mitch Glazier, yaptığı açıklamada, “Bir sanatçının yaşam boyu eserlerini kopyalamanın ve bunu izin veya ödeme almadan kendi kazançları için kullanmanın ‘adil’ olduğunu iddia eden Suno ve Udio gibi lisanssız hizmetler, hepimiz için gerçekten yenilikçi AI vaadini geri plana atıyor.” dedi.

Tesla işgücünün %14’ünden fazlasını azalttı!

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bu yıl içinde işgücünde önemli bir azalma gerçekleştirdi. CNBC’nin bildirdiğine göre, Tesla’nın küresel personel sayısı geçici işçiler de dahil olmak üzere %14’ten fazla bir düşüşle 121.000 seviyesine geriledi. Bu rakam, Tesla’nın 17 Haziran itibariyle tüm çalışanlarına yönelik e-posta listesindeki kişi sayısına dayanıyor.

CNBC’nin elde ettiği bilgilere göre, bu rakamlar şirketin kesin bordro verilerini yansıtmıyor. Ancak, Tesla CEO’su Elon Musk’ın tüm çalışanlara gönderdiği e-posta, işgücündeki bu azalmayı doğrular nitelikte. Musk, e-postasında “önümüzdeki birkaç hafta içinde Tesla’nın olağanüstü performans için hisse senedi opsiyonları vermek üzere kapsamlı bir inceleme yapacağını” bildirdi.

Yeni bir işten çıkarma dalgası gelebilir

Tesla’nın 2023 dördüncü çeyrek raporu, şirketin Aralık ayı sonunda dünya çapında 140.473 çalışanı olduğunu gösteriyordu. Bu rakam kadrolu ve saat ücretli çalışanları kapsıyor. Dolayısıyla, Tesla’nın yıl sonundan bu yana personel sayısında en az %14 oranında bir azalma gerçekleştiği anlaşılıyor.

Bir Tesla çalışanı CNBC’ye yaptığı açıklamada, şirket çalışanlarının 2. çeyrek sonuçlarının zayıf olması durumunda yeni bir işten çıkarma dalgasını tetikleme korkusunun arttığını belirtti. Tesla’nın 2. çeyrek mali raporunu Temmuz ayının ilk haftasında açıklaması bekleniyor. Bu açıklama, çalışanlar arasında yeni işten çıkarmaların olup olmayacağına dair endişeleri daha da artırdı.

Tesla’nın bu önemli işgücü azalması, elektrikli otomobil üreticisinin gelecekteki performansına yönelik endişeleri artırıyor. Şirketin mali raporlarının nasıl sonuçlanacağı ve bu sonuçların işgücü üzerindeki etkileri yakından takip edilecek.

WhatsApp, uzun zamandır beklenen özelliği test ediyor

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcıların uzun süredir beklediği bir özelliği test etmeye başladı. Yeni özellik, uygulama üzerinden doğrudan numara çevirmenize olanak tanıyor ve bu sayede kullanıcı deneyimini daha da geliştirmeyi hedefliyor.

WhatsApp çevirici özelliği

Yakın zamanda yayımlanan bir rapora göre, Android için WhatsApp beta 2.24.13.17 güncellemesi ile uygulama içi çevirici özelliği kullanıma sunuldu. Beta test kullanıcıları, aramalar sekmesinde yer alan yeni bir seçenek ile bu özelliği deneyimleyebilirler. Bu yenilik, kullanıcıların adres defterlerine kişi eklemeden veya manuel olarak bir görüşme açmalarına gerek kalmadan doğrudan arama yapmalarına ve mesaj atmaları mümkün kılacak.

Bu yeni özellikle birlikte, WhatsApp kullanıcıları artık hızlı ve pratik bir şekilde numara çevirebilecek. Ayrıca, bir telefon numarası girildikten sonra bu numarayı yeni bir kişi olarak hızlıca adres defterine kaydetme veya mevcut bir kişi kartına ekleme seçeneği de sunuluyor. Böylece, iletişim kurmak istediğiniz kişilere daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmanız mümkün olacak.

WhatsApp’ın bu yeni özelliği, özellikle sıkça yeni numaralarla iletişim kurmak zorunda kalan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlayacak. Bu sayede, iş amaçlı veya kişisel iletişim ihtiyaçlarını hızlıca karşılayabilecekler.

Test aşamasındaki bu özelliğin yakın zamanda tüm kullanıcılar için sunulması bekleniyor. WhatsApp, kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate alarak özellik üzerinde iyileştirmeler yapmayı planlıyor. Bu da, uygulamanın daha işlevsel ve kullanıcı dostu olmasını sağlayacak.

WhatsApp, sürekli olarak kullanıcı deneyimini iyileştirmek için çalışıyor ve bu yeni özellik de bu çabanın bir parçası olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların günlük iletişim ihtiyaçlarını daha hızlı ve pratik bir şekilde karşılamalarına olanak tanıyan bu özellik, WhatsApp’ı rakiplerinden bir adım öne çıkaracak gibi görünüyor.

Dronların korkulu rüyası gerçek olacak

Avustralya Savunma Kuvvetleri, yeni geliştirdiği taşınabilir lazer silahı Fractl ile dikkatleri üzerine çekiyor. Fractlçeliği yakabilecek kadar güçlü ışınlara sahip olup, aynı zamanda son derece küçük hedefleri imha edebilme yeteneğine sahip. Avustralya Savunma Kuvvetleri tarafından bir poligonda test edilen bu yenilikçi silah, insansız hava araçları (İHA) gibi hedefleri benzeri görülmemiş bir isabetle vurabiliyor.

Dronların korkulu rüyası Dronların korkulu rüyası Fractl‘ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, 1 kilometreye kadar etkili menzili ve kullanıcı dostu olması. Sessiz bir sistem olan Fractl, sadece birkaç dakika içinde askerlere kullanımının öğretilebileceği belirtiliyor. Silahın çalışma prensibi, bilgisayar yazılımı tarafından İHA‘nın takibi yapıldıktan sonra kullanıcı tarafından sadece bir düğmeye basılarak müdahale edilmesini sağlıyor. Ayrıca ekran aracılığıyla hedeflenen İHA‘nın hangi bölgesinin vurulacağı seçilebiliyor ve İHA‘daki kamera ve pervanenin devre dışı bırakılması birkaç saniye içinde gerçekleştirilebiliyor.

AIM Defence tarafından geliştirilen Fractl, dünyanın en gelişmiş takip ve optik sistemini kullanıyor ve saatte 100 km hızla hareket eden, 1 kilometre uzaklıktaki hedefleri nokta hassasiyetiyle vurabiliyor. Taşınabilir bir yapıda olmasına rağmen, enerjisini bataryaların yanı sıra AC güç seçenekleriyle de karşılayabilen Fractl‘ın sahadaki ağırlığı yaklaşık 50 kilogram olarak belirtiliyor.

AIM Defence yetkilileri, Fractl‘ın diğer benzer sistemlere göre onda bir boyutta ve maliyette olduğunu vurgulayarak, drone hava savunması için ideal çözüm olduğunu ifade ediyor. Yapılan testlerde, 500 metre uzaklıktan bir İHA‘nın başarılı bir şekilde düşürüldüğü gösterilmiş.

Bu tip taşınabilir ve maliyet etkin lazer silahları, modern savaş alanlarında önemli bir avantaj sağlamakta ve gelecekte savunma teknolojilerinin yönünü belirlemede kritik bir rol oynamaya aday görünmektedir.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı için üretici belli oldu!

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI için üretilecek süper bilgisayarın yapımında rol alacak şirketler belli oldu. Dell Technologies ve Supermicro, Nvidia’nın desteklediği bu yeni nesil yapay zeka süper bilgisayarını üretecek olan firmalar olarak belirlendi.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı Dell CEO’su Michael Dell, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Nvidia iş birliğiyle xAI‘nin üretken sohbet robotu Grok‘a güç sağlamak üzere bir yapay zeka fabrikası inşa ettiklerini duyurdu. Paylaşımda, paletler üzerinde sıra sıra plastik kaplamalı sunucu raflarını gösteren bir resim de yer aldı.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı  ise ayrı bir paylaşımda, yapay zeka eğitimi ve çıkarımlarında kullanılacak GPU hızlandırmalı sunucuların Supermicro tarafından inşa edileceğini belirtti. Musk, yakın bir gelecekte devreye alınacak olan xAI‘nin 100.000 adet sıvı soğutmalı Nvidia H100 GPU‘yu kullanacağını ve bunların Dell ve Supermicro tarafından sağlanacağını açıkladı.

xAI‘nin gelişim sürecine ilişkin olarak Elon Musk, Nvidia’nın 800 Gb/s ConnectX-8 NIC‘leri ile birbirine bağlanan yaklaşık 300.000 Nv B200 hızlandırıcı kullanılacağını ve bu donanımların erken bir tarihte devreye alınabileceğini öngördüğünü belirtti.

Bu gelişmelerle birlikte Elon MuskxAI‘nin Grok sohbet robotunun gelişimini hızlandırmak için Nvidia‘ya güçlü bir destek sağlamakla kalmayıp, özel olarak tasarlanan bir süper bilgisayar sistemi de inşa ettiğini vurguladı. Musk, geçtiğimiz günlerde yaklaşık 500 milyon dolar değerinde 12.000 adet H100 GPU siparişinin önceliklendirildiğini açıklamıştı.

Elon Musk’ın xAI projesi, yapay zeka alanında önemli bir adım olarak değerlendirilirken, Dell ve Supermicro gibi köklü teknoloji şirketlerinin bu süreçteki iş birlikleri de dikkat çekiyor.

Bitkiler yapay zeka ile iklime uyum sağlayacak

0

Bitkilerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olacak yapay zeka destekli araç geliştirildi. Yeniliğin, çeşitli bitki koşullarında kök büyüme dinamiklerini yakalamadaki hassasiyeti artırmaya yönelik devam eden çabalarda etkili olduğu söyleniyor.

Bitkiler yapay zeka ile uyum sağlayacak

İklimin hızla değişmesiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki bahçıvanlar, değişen çevre koşullarına rağmen bitki kalitesini korumak için çözümler arıyor. Son zamanlarda Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın Uygulamalı Matematik ve Hesaplamalı Araştırma (AMCR) ve Çevresel Genomik ve Sistem Biyolojisi (EGSB) Bölümlerinden bilim adamları, bitki köklerini analiz etmek için yapay zeka destekli bir araç olan RhizoNet’i geliştirdiler.

Yeni yapay zeka aracı, bilim insanları tarafından yapılan bir açıklamada, bitki kök biyokütlesinin renkli taramalardan bölümlenmesini otomatikleştirmek için tasarlanmış, son teknoloji ürünü bir derin öğrenme mimarisi, özellikle de Residual U-Net olarak tanımlandı. Çeşitli çevresel koşullar altında kök davranışına ilişkin kesin bilgiler sunarak kök görüntü analizinde devrim yaratıyor.

Açıklamaya göre, genellikle emek yoğun ve hataya açık olan geleneksel yöntemlerin aksine, yeni araç araştırmacıların kök büyümesini ve biyokütleyi hassas bir şekilde izlemesine olanak tanıyor. Basit bir ifadeyle RhizoNet, bitki köklerinin görüntülerini otomatik olarak yorumlayarak kök büyümesinin işleyişini ve bunların farklı koşullara nasıl tepki verdiğini kavramayı daha zahmetsiz ve hızlı hale getiriyor. Bu araç, iklim değişikliğinin yaklaşan sonuçları nedeniyle kritik bir zamanda geliyor. Bu çözüm, bilim adamlarının değişen ortamlarda gelişebilecek mahsuller geliştirmesine yardımcı olabilir ve hava koşulları daha öngörülemez hale geldikçe gıda güvenliği ve sürdürülebilirliği sağlayabilir.

Araç, evrişimli sinir ağı seğirmesi adı verilen bir yapay zeka teknolojisini kullanıyor ve bitki köklerinin otomatik analizine olanak tanıyor. Bilim insanlarının kök büyümesini ve biyokütleyi doğru bir şekilde ölçmesinin yolunu açarak laboratuvarda bitki köklerinin incelenmesini çok daha kolay ve hızlı hale getirdi. Açıklamaya göre bu gelişmiş araç, minimum düzeyde insan müdahalesiyle deney yapabilen tam otomatik laboratuvarlar oluşturma yolunda büyük bir adım.

Yerli şarj istasyonu üreticisi ülke sınırlarını aştı!

0

Türk şirketi Aspower, elektrikli araç şarj istasyonu sektöründe hızla büyüyor ve artık sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da adından söz ettiriyor. 30 yılı aşkın güç elektroniği deneyimiyle öne çıkan şirket, ilk yurt dışı ihracatını geçtiğimiz ay Gürcistan’a gerçekleştirdi.

Aspower, yurt dışına açıldı!

Aspower, yerli üretim şarj istasyonlarıyla Türkiye’de birçok operatöre hizmet veriyor. Güçlü AR-GE ekibi tarafından geliştirilen DC şarj istasyonları, dinamik yapısı ve operatörlerin değişen taleplerine sunduğu özel çözümlerle rakiplerinden ayrışıyor. Şirket, özellikle yurt dışı pazarlardaki artan talebi karşılamak için ihracat faaliyetlerine hız verdi.

Gürcistan’a yapılan ilk ihracatta, yüksek talep gören 120kW gücünde hızlı şarj istasyonları tercih edildi. Aspower, daha önce güç elektroniği ve UPS sistemleri ile de yurt dışına açılmıştı.

Şirketin başarısında, dünya çapında önde gelen üniversitelerde eğitim görmüş güçlü mühendislik kadrosunun büyük payı bulunuyor. Aspower, kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği teknoloji ile şebekeden bağımsız güneş enerjisiyle çalışan hızlı şarj istasyonları ve mobil hızlı şarj hizmetleri gibi yenilikçi çözümler de sunuyor.

Avrupa’dan çekilen Getir’e 250 milyon dolarlık yeni yatırım!

0

Geçtiğimiz aylarda Avrupa ve ABD pazarından çekilmesiyle gündeme gelen gıda dağıtım firması Getir, şimdi de alacağı yeni yatırım ile gündeme gelmeyi başardı. Paylaşılan yeni bilgilere göre şirket, Getir’in en büyük hissedarı olarak Abu Dabi’nin Mubadala varlık fonundan büyük bir yatırım alacak fakat şirket ikiye bölünecek. İşte detaylar…

Getir, alacağı yatırım ile bölünmeye gidiyor

Finansal sıkıntılardan dolayı yurt dışı operasyonlarını durdurduğunu duyuran Getir, alacağı yeni yatırım ile birlikte bölünecek. Getir’in ortaklarından Abu Dabi’nin devlet yatırım fonu Mubadala, gıda dağıtım firmasına 250 milyon dolara kadar yeni sermaye yatırımı yapacağını duyurdu. Yapılan yatırımlarla birlikte Getir, iki bağımsız şirket olarak süreci devam ettirecek. Şirket tarafından yapılan açıklamalarda Nazım Salur ve Getir’in kurucularının yeni yapılanma sonrasında oluşan grupta azınlık hisselere sahip olacağı ve yönetim kurulunda yer almaya devam edeceği belirtildi.

Türkiye pazarındaki dağıtım ağını daha da genişletmeyi ve operasyonları daha disiplinli hale getirmeyi amaçlayan firma, yemek ve market dağıtım operasyonlarını bir grup olarak devam ettirmeyi planlarken, ikinci grup Getir’in e-ticaret, finans, mobilite, ve ABD’deki FreshDirect’in de olduğu diğer varlıklarını sürdürecek.

Şirketin bölünmesinde mevcut yönetici Batuhan Gültakan liderlik ederken, gıda ve yemek dağıtım tarafında Getir kurucusu Nazım Salur, herhangi bir göreve sahip olmayacak. Nazım Salur’un ise GetirBiTaksi, GetirAraç, kariyer platformu Getirİş, ve New York’ta market ürünleri teslimatı alanında faaliyet gerçekleştiren FreshDirect gibi diğer hizmetlere odaklanacağı söylendi.

Getir nazım salur

Market ve gıda dağıtım tarafının aksine diğer hizmetlerde Mubadala ve diğer yatırımcılar azınlık hissesine sahip olacak. Yeni yatırım ve şirket bölünmesiyle birlikte daha büyük pazar payına sahip olmayı ve daha geniş çaplı bir dağıtım ağına sahip olmayı amaçlayan Getir, diğer hizmetlere de daha fazla odaklanacak gibi görünüyor.

Getir Kurucusu Nazım Salur: “9 yıl önce 10 dakikada market ürünleri teslimatı ile dünyada bir ilki başlatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Yarattığımız ve öncüsü olduğumuz bu sektördeki başarımız Getir’in tüm çalışanlarının ve yatırımcılarımızın özverisi ve sıkı çalışması olmadan mümkün olamazdı. Bugüne kadarki katkıları için hepsine teşekkür ediyorum. Oluşturduğumuz bu yeni yapı, Getir’in Türkiye’de online market ve yemek teslimatı hizmetlerinin daha iyi konumlandırılmalarını sağlarken, benim ve kurucu ortaklarımın gelecek vaat eden diğer Getir hizmetlerine yeterli zaman ayırmamıza imkân verecek.” dedi.

Diğer tarafta ise Getir Yönetim Kurulu Üyesi ve Mubadala Diversified Investments Platform CEO’su Hani Barhoush, yeniden yapılanma ve son yatırımla ilgili olarak şunları söyledi:

Mubadala, her zaman Getir’in uzun vadeli ve kararlı bir yatırımcısı oldu. Son yatırımımız ise şirketin Türkiye’deki ana faaliyet alanının vaat ettiği geleceğe duyduğumuz güçlü güveni yansıtmaktadır. Yönetim Kurulu adına, Getir’e yıllar boyunca kazandırdığı vizyon ve liderlik için Nazım Salur’a takdir ve şükranlarımızı sunuyor ve kendisiyle iş birliği yapmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Peki ya siz Getir’in yeni yatırımı ve bölünmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Batman temalı e-bisiklet satışa çıktı

0

Hi Power Cycles (HPC), Batman’in halka açık kısmından ilham alan ve “dünyanın en hızlı fabrika e-bisikleti” olduğunu iddia eden, rekor kıran en son e-bisikletini tanıttı. HPC, Batman’in 1939’da Detective Comics’te ilk kez ortaya çıkışına saygı duruşunda bulunmanın bir yolu olarak Wayne Enterprises ile işbirliği içinde Revolution W’yi ortaya çıkardı.

Batman temalı e-bisiklet özellikleri

En hızlı e-bisiklet unvanını kazanmak için HPC, Revolution W’yi saatte 128 km/s hıza ulaşacak şekilde tasarladı. Referans olarak bu, saatte 112 km/s’ten fazla hıza ulaşan sınırlı sayıda üretilen Revolution XX gibi HPC’nin önceki rekor sahiplerinden bazılarını geride bırakıyor. Bu hızlarda Revoluton W’yi motosikletten ayıran tek şey pedallarmış gibi geliyor. Ancak, e-bisikletler için ABD federal hız sınırının yolda pedal desteğiyle yalnızca 45 km/saat hıza ulaşmanıza izin veriyor.

Bu inanılmaz azami hıza ulaşmak için HPC, 10.500 watt ve 280 Nm veya 206 lb-ft tork üretebilen bir motor yerleştirdi. Juiced Bikes’in JetCurrent Pro gibi performans e-bisikletleriyle karşılaştırıldığında bile Revolution W, iki kattan fazla torka ve çok daha fazla güce sahiptir. HPC’nin e-bisikletini en yüksek hızlarda çalıştırmak pili daha hızlı tüketebilir, ancak gazı yalnızca 32 km/saat hızla kullanırsanız 27,9 Ah pil sayesinde 255 km kadar yol alabiliyorsunuz.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde bu e-bisiklet, 29.995 dolarlık yükske bir fiyat etiketiyle geliyor. Revolution W yalnızca siyah renkte gelecek ancak şu anda Wayne Enterprises’da ön siparişe açık. Bu gülünç derecede güçlü e-bisiklet ilginizi çekiyorsa acele etmeniz gerekecek çünkü HPC bunlardan yalnızca 27 adet üretiyor. Bu e-bisikletler siparişe göre özel olarak üretildiğinden HPC, teslimatların sipariş verildikten sonra müşterilere ulaşmasının üç ila dört ay süreceğini söyledi.

Apple, AB’nin DMA kurallarını ihlal etmekle suçlanan ilk şirket oldu!

AB regülasyon kurumu bugün verdiği ön kararda, Apple’ın App Store “yönlendirme” politikalarının AB’nin rekabeti teşvik etmeyi amaçlayan Dijital Piyasalar Yasasını ihlal ettiğini söyledi. Avrupa Komisyonu ayrıca Apple’ın geliştiricilerden aldığı temel teknoloji ücreti de dahil olmak üzere Avrupa’daki alternatif iOS pazarlarına verdiği destekle ilgili yeni bir soruşturma başlattı.

Avrupa’da rekabet politikasını yöneten Margrethe Vestager, “Ön görüşümüz Apple’ın yönlendirmeye tam olarak izin vermediği yönünde,” dedi ve ekledi: “Yönlendirme, uygulama geliştiricilerin uygulama mağazalarına daha az bağımlı olmalarını ve tüketicilerin daha iyi tekliflerden haberdar olmalarını sağlamak için çok önemlidir.”

DMA’ya göre Apple ve diğer devasa teknoloji şirketleri, uygulama geliştiricilerin tüketicileri kendi uygulama mağazaları dışındaki tekliflere ücretsiz olarak yönlendirmelerine izin vermelidir. Alphabet, Amazon, Apple, ByteDance, Meta ve Microsoft, Mart 2024 itibariyle kurallara tam olarak uymak zorunda olan altı devasa teknoloji firması olarak gatekeeper (kapı bekçisi) adında özel bir regülasyona tabi durumdalar.

Apple iddiaları reddediyor

Apple sözcüsü Peter Ajemian, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Geçtiğimiz birkaç ay boyunca Apple, geliştiricilerden ve Avrupa Komisyonu’ndan gelen geri bildirimlere yanıt olarak DMA’ya uyum sağlamak için bir dizi değişiklik yaptı” dedi ve ekledi: “AB’de App Store üzerinden iş yapan tüm geliştiriciler, uygulama kullanıcılarını çok rekabetçi bir fiyatla satın alma işlemlerini tamamlamaları için web’e yönlendirmek de dahil olmak üzere sunduğumuz özelliklerden yararlanma fırsatına sahip. Rutin olarak yaptığımız gibi, Avrupa Komisyonu’nu dinlemeye ve onunla iletişim kurmaya devam edeceğiz.”

Apple, AB’nin rekabet otoritesinin Mart ayında çeşitli soruşturmalar açmasının ardından DMA kuralları kapsamında suçlanan ilk şirket oldu. Meta ve Google da şuanda uyumsuzluk nedeniyle inceleniyor. Apple’ın Mart 2025’ten önce nihai kararını vermeden önce Avrupa Komisyonu’nun ön değerlendirmesine yanıt vermek için yaklaşık 8 aylık bir zamanı var. Apple, ihlal nedeniyle yıllık küresel gelirinin yüzde 10’una ya da geçen yılın rakamlarına göre 38 milyar dolara kadar para cezasına çarptırılabilir. Tekrarlanan ihlaller için bu oran yüzde 20’ye çıkıyor.

Daha önce de 1,84 milyar Euro ceza almıştı

Apple daha önce AB’nin antitröst düzenleyicileri tarafından, DMA’dan önceki bir regülasyonda App Store’un yönlendirme karşıtı uygulamaları nedeniyle 1,84 milyar € (yaklaşık 2 milyar $) para cezasına çarptırılmıştı. Bu ceza, Spotify’ın antitröst şikayetinde bulunmasının ardından 2020 yılında açılan bir davadan kaynaklanıyordu.

Avrupa Komisyonu ayrıca Apple’ın alternatif iOS uygulama mağazalarına verdiği destekle ilgili yeni bir soruşturma başlattı. Soruşturma, tartışmalı Çekirdek Teknoloji Ücreti, kullanıcıların üçüncü taraf pazar yerlerini yüklemeleri için gereken zahmetli çok adımlı süreç ve Apple’ın geliştiriciler için uygunluk şartlarına odaklanıyor.

Vestager, “Apple’a karşı çekirdek teknoloji ücreti ve üçüncü taraf uygulama mağazalarına ve ek yüklemeye izin veren çeşitli kurallarla ilgili olarak da soruşturma açtık,” dedi ve ekledi: “Geliştirici topluluğu ve tüketiciler App Store’a alternatifler sunmaya hevesli. Apple’ın bu çabaları baltalamadığından emin olmak için soruşturma yürüteceğiz.”

Cuma günü Apple, iOS 18’in temel özelliklerinin bu yıl Avrupalı kullanıcılara sunulmasını geciktirdiği için DMA ile ilgili “düzenleyici belirsizliklerini” suçlamıştı.

Yapay zeka çözümleri için zaman kısıtlı!

0

En sıradan gözlemci için bile, yazılım işindeki her satıcının, tekliflerini “yapay zekadan arındırmak” ile onlara ayak uyduruyormuş gibi görünmekle meşgul olduğunu görüyoruz. Örneğin FactSet’in araştırmasına göre “AI” terimi 12 Standard & Poor 500 şirketinin kazanç çağrılarında en az 50 kez geçiyor . Bilgi teknolojisi sektörü, ilk çeyrek kazanç çağrılarında “AI” ifadesini kullanan şirketlerin en yüksek sayısına (50) ve yüzdesine (yüzde 91) sahip oldu.

Yapay zeka çözümleri için beklentiler

Aynı zamanda teknoloji yöneticileri, tüm yapay zeka açıklamalarının altında gerçek ilerlemeyi görüyor. Kurumun hem iş hem de teknoloji tarafında çalışan 1.940 yönetici ve idarecinin katılımıyla  yapılan bir ankete göre, en az yüzde 77’si “yazılım şirketlerinin ürünlerinde yapay zeka reklamından yararlanmanın ötesinde gerçekten gelişmiş yapay zeka teknolojisine sahip olduğu” fikrine katılıyor veya kesinlikle katılıyor.

G2 tarafından yürütülen ve yayınlanan anket, bu yapay zeka ürünlerinin sıcak ürünler olduğunu gösteriyor. Yarıdan fazlası (yüzde 56), kuruluşlarının son üç ay içinde bir yapay zeka platformu satın aldığını bildiriyor. Çoğu, yani yüzde 57’si, özellikle yapay zeka araçları için bir yazılım satın aldıktan sonraki üç ay içinde yatırım getirisi görmeyi bekliyor. Yapay zeka konusunda bilgili şirketlerin dörtte üçü (yüzde 75) tipik yazılım satın alımlarından  daha hızlı yatırım getirisi bekliyor.

Bu noktada yapay zekanın yatırım getirisi çalışan verimliliğiyle ölçülüyor. Yüzde 44’ü bunu temel ölçümleri olarak belirtti. Bir sonraki en yüksek ölçü yüzde 42 ile maliyet tasarrufuydu.

Yapay zeka işlevselliği, yazılım ortamındaki yazılım satın alma işlemlerinin kritik bir bileşeni haline geldi. Alıcılar, temel yapay zeka altyapısına yatırım yapmanın yanı sıra, diğer satın alma işlemlerine eklenen yapay zeka yeteneklerini de arıyor. Teknoloji ekipleri, veri analitiği (yüzde 80), işbirliği (yüzde 78), bilgi güvenliği (yüzde 78), satış/CRM araçları (yüzde 75) ve pazarlama çözümleri (yüzde 73) dahil olmak üzere çeşitli kurumsal alanlarda yapay zeka işlevselliğine sahip çözümler istiyo

E-yakıt girişimi Aether Fuels yatırım turunu tamamladı

0

SEC başvurusuna göre Aether Fuels, 34.3 milyon dolarlık turun 30.4 milyon dolarını topladı. E-yakıt girişimi, karbondioksit ve diğer atık karbon akışlarını kullanarak havacılık ve deniz taşımacılığı için yakıt üretmeye çalışıyor. Yeni tur şirketin banka hesabına sağlıklı bir artış sağlayacak; Aether Fuels daha önce 2023’ün sonlarında dönüştürülebilir senetler yoluyla 8.5 milyon dolar toplamıştı.

E-yakıt girişimi Aether Fuels’ten yatırım turu

Startup, Temasek tarafından yönetilen erken aşamadaki derin teknoloji kuluçka merkezi Xora Innovation’dan doğdu. O zamandan beri Aether Fuels teknolojisini geliştirmek için çalışıyor. Şirket, teknolojisinin endüstriyel kirlilik, çöplüklerdeki metan ve çiftliklerden kalan bitki artıkları da dahil olmak üzere çeşitli atık akışlarından gelen karbonu kullanabileceğini söylüyor.

Aether Fuels’in karbondioksiti yakıtlara nasıl dönüştürdüğü hakkında kamuya pek bir şey bilinmiyor. Ancak Ocak ayında yapılan bir patent başvurusu şirketin doğal gaz kullanmayı da içeren bir yol araştırdığını öne sürüyor. Süreç katı atığı gazlaştırır, doğal gazla karıştırır ve ardından karışımı sıvı yakıta dönüştürüyor. Şubat ayında, doğal gaz alanında kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan GTI Energy tarafından başlatılan gazdan sıvıya geçiş programına erişim sağlayan bir anlaşma yaptığını  duyurdu.

Havayolları ve deniz taşımacılığı şirketleri, enerji yoğun endüstrilerini karbondan arındırmanın bir yolu olarak biyolojik türevli sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) ve e-yakıtların peşinde koşuyor. Ancak bu çabalar en iyi ihtimalle başlangıç ​​aşamasında. Örneğin bugün üretilen SAF miktarı toplam kullanımın yalnızca yüzde 0,1’inden az ve SAF, e-yakıtlardan çok daha olgun bir endüstri.

Google Gemini artık Türkçe konuşuyor!

0

Google’ın en gelişmiş yapay zeka modeli olan Gemini, mobil uygulamasını Türkçe olarak kullanıma açtı! Artık akıllı telefonunuza Google Gemini Türkçe yükleyerek Türkçe olarak Gemini’nin gücünden yararlanabilirsiniz.

Google’ın bugüne kadar geliştirdiği en yetenekli genel yapay zeka modeli olan Gemini, artık Türkçe olarak mobil uygulama aracılığıyla kullanıcılara hizmet veriyor. Google Gemini Türkçe dil desteğiyle, Gemini’nin yaratıcılık ve üretkenlik artırıcı özelliklerine, hareket halindeyken de erişmek mümkün hale geldi.

Artık kullanıcılar, Türkçe olarak Gemini uygulamasına soru sorabilir, konuşabilir, resim ekleyebilir ve araba lastiği değiştirmekten teşekkür notu yazmaya kadar pek çok konuda yardım alabilirler.

Gemini uygulamasına Android cihazlarınızdan Google Asistan aracılığıyla veya uygulamayı indirip kaydolarak ulaşabilirsiniz. iOS cihazlar için ise önümüzdeki haftalarda doğrudan Google uygulaması üzerinden erişim sağlanacak.

Google, Gemini uygulamasını ve web deneyimini dünya çapında daha fazla insana ulaştırmaya devam edecek. Genişletilmiş dil desteği ve eklenen yeni ülkelerle en yeni Gemini özelliklerine https://gemini.google.com  adresinden ulaşabilirsiniz.

Amazon ofise dönüş için misilleme yaptı mı?

0

NLRB avukatları, Amazon’un çalışanların ofise dönüş politikası nedeniyle grev yapmasının ardından misilleme yaptığını söylüyor. Şikayette, çalışanın yasal olarak korunan örgütlenme faaliyetlerine yanıt olarak şirket tarafından disiplin cezasına çarptırıldığı ve işine son verildiği iddia ediliyor. Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu, Seattle’da Amazon’a karşı, Amazon’un geçen yılın başlarında yayınlanan yeni işe dönüş direktiflerini protesto etmek amacıyla geçen Mayıs ayında grevlerin düzenlenmesine yardım ettikten sonra şirketin “bir çalışanı hukuka aykırı bir şekilde disipline ettiği ve işine son verdiği” iddiasıyla bir şikayette bulundu.

Amazon ofise dönüş için baskıcı strateji mi izledi?

Şubat 2023’te Amazon CEO’su Andy Jassy, ​​şirket çalışanlarına yeni işe dönüş kurallarının özetlendiği bir e-posta gönderdi. Daha önce şirket içindeki bireysel ekipler, çalışanların nerede çalışmasının beklendiğine karar verebiliyordu ancak Jassy’nin e-postası, 1 Mayıs 2023’ten itibaren çoğu Amazon çalışanının haftada en az üç gün ofisten çalışmasının beklendiğini ortaya koyuyordu.

Buna yanıt olarak binlerce Amazon çalışanı yeni talimata karşı dilekçe imzaladı ve birkaç ay sonra greve gitti. Insider’ın bir raporuna göre, protestolara ve geri itmelere rağmen, Ağustos 2023’ün başlarında yapılan bir toplantıda Jassy, ​​şirketin çalışanların haftanın büyük bölümünde ofise dönmesine olan bağlılığını yeniden doğruladı.

NLRB şikayeti, Amazon çalışanlarının dahili Chime sistemini kullanarak grev hakkında “sorguladığını” iddia ediyor. Çalışan, greve yönelik örgütlenme çabalarının ardından ilk olarak Amazon tarafından bir performans iyileştirme planına tabi tutuldu ve daha sonra “çalışanın bir kıdem sözleşmesi imzalaması ve istifası karşılığında küresel olarak serbest bırakılması durumunda dokuz haftalık maaş tutarında bir kıdem tazminatı teklif edildi.”

NLRB’nin baş müşaviri Amazon’dan, çalışanın “mali zararları ve iş arama ve işle ilgili masraflarının tazmini”, bir özür mektubu ve fiziksel olarak gönderilmesi gereken bir “Çalışanlara Bildirim” de dahil olmak üzere çeşitli düzeltme biçimleri talep ediyor. Şirketin ülke genelindeki tesislerinde yayınlandı, elektronik olarak dağıtıldı ve bir Amazon temsilcisi tarafından kayıtlı bir video konferansta okundu. Amazon ve çalışanın anlaşmaya varamaması durumunda 4 Şubat 2025’te Seattle’da NLRB İdari Hukuk Hakimi (ALJ) ile bir duruşma yapılması planlanıyor.

Trafik kazalarını önlemek için neler yapılmalı?

1998’de “Simpsonlar” büyük bir SUV olan Canyonero hakkında şaka yapmıştı. O zamanlar herhangi birinin “11 metre uzunluğunda, iki şerit genişliğinde, 65 ton American Pride” olan bir şeyi süreceğini düşünmek mantıksızdı. 2024’te bu şaka gerçeklikten uzak değil. ABD sokaklarında son 45 yılda herhangi bir zamanda olduğundan daha fazla yaya ve bisikletlinin hayatını kaybettiği bir gerçek; yalnızca 2022’de 1.000’den fazla bisikletli ve 7.500 yaya.

Trafik kazalarını önlemek için trafik mühendisliği

Araç büyüklüğü bu problemin büyük bir kısmını oluşturuyor. Şehir ekonomisti Justin Tyndall tarafından yakın zamanda hazırlanan bir makale, bir aracın ön uç yüksekliğini kabaca 4 inç (10 santimetre) artırmanın yaya ölümü olasılığını yüzde 22 artırdığını ortaya çıkardı. Risk, kadın yayalarda veya 65 yaş üstü kişilerde yüzde 31, çocuklarda ise yüzde 81 artıyor.

Dolayısıyla artan trafik ölümlerinden dolayı arabaları suçlamanın belli bir mantığı var. Hatta Tyndall, bir bisikletliye araba yerine kamyonetin çarpması durumunda ölme ihtimalinin yüzde 291 daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Ancak otomobil üreticileri uzun süredir herkesin trafik kurallarına uyması durumunda kimsenin ölmeyeceğini iddia ediyor. Araç büyüklüğünün bu iddiayla alakası yok.

Trafik mühendisliği de benzer şekilde davranıyor. Kötü sonuçların devam etmesindeki rolümüzün yanı sıra, daha iyi mühendisliğin daha güvenli topluluklar ve sokaklar tasarlamada oynayabileceği rolü de hafife alıyoruz.

Tehlike nasıl büyüyor?

Trafik mühendisleri daha çok otoyola benzeyen aşırı geniş bir cadde inşa ettiğinde ve Canyonero’da aşırı hız yapan bir sürücü kaza yaptığında, sonraki çarpışma verileri sürücüyü aşırı hız yapmaktan sorumlu tutuyor.

Trafik mühendisleri uzun mesafelerle ayrılmış berbat yaya geçitleri sağladığında ve biri kırmızı ışıkta geçip hız yapan Canyonero sürücüsüne çarptığında, resmi kaza raporunda bu yolu kullananlardan biri veya her ikisi suçlanacak.

Otomobil üreticileri hız sınırını kolayca iki katına çıkarabilecek ve bunları dikkat dağıtıcı dokunmatik ekranlarla doldurabilecek devasa araçlar ürettiğinde, çarpışma verileri, meydana gelen neredeyse her kötü şey için yol kullanıcılarını suçlayacak. Bunlar birçok sözde yol kullanıcı hatasına yol açan sistemsel koşullardır. Ancak yüzeyin hemen altına bakıldığında, önlerine koyduğumuz ulaşım sistemi ve araç seçenekleri göz önüne alındığında, birçok insan hatasının, tipik, rasyonel yol kullanıcılarının tipik, rasyonel davranışlarını temsil ettiği açıkça görülüyor.

Ray-Ban Meta akıllı gözlükleri güncelleme aldı

0

Ray-Ban Meta akıllı gözlükleri, şaşırtıcı derecede iyi açık kulak kulaklıklarını dahili 12MP kamera ve bir dizi entegre özellik ile birleştirdikleri için hala geçen yılın en sevdiğimiz yeni cihazları arasında yer alıyor. Bu gözlükler yeni bir büyük güncelleme daha aldı.

Ray-Ban Meta akıllı gözlükler için güncelleme

Sürüm 6.0’daki değişikliklerin başında 3 dakikaya kadar video kaydetme yeteneği geliyor. Bu, önceki 1 dakikalık sınıra göre çok büyük bir artış. Burada küçük bir sorun var: Güncellemeden sonra bile varsayılan kayıt süresi hala 60 saniyeye ayarlı. Bu nedenle, daha uzun sınırı kullanmak istiyorsanız ayarların kamera bölümüne gitmeniz ve video uzunluğunu ayarlamanız gerekecek.

Elbette, bu daha uzun kayıt süresi kesinlikle pil ömrüne zarar verecek. Bu nedenle, gözlüklerinizi normalden biraz (veya çok) daha erken şarj etmek için kabına geri koymak zorunda kalırsanız şaşırmayın. Meta ayrıca entegre müzik çalma için başka bir seçenek daha ekledi. Spotify ve Apple Music’in yanı sıra Amazon Music de artık destekleniyor. Elbette, zaten Bluetooth ile dinleyebilirsiniz. Ancak artık uygulama, oynatmayı anında başlatmak için gözlüğün gövdesine dokunup basılı tutmayı destekliyor veya yalnızca sesinizi kullanarak eller serbest olarak işlemleri başlatabilirsiniz. Ancak bunun şu anda yalnızca iPhone kullanıyorsanız kullanılabildiğini unutmayın.

Ayrıca Calm uygulaması da artık destekleniyor, böylece Daily Calm’ınızı doğrudan gözlüğünüzden alabilir veya en sevdiğiniz meditasyonu başlatabilirsiniz. Üstelik üç aylık ücretsiz deneme süresinden bile yararlanabilirsiniz. Yine tüm bunları ayarlarda etkinleştirmeniz gerekecek. Otomatik güncellemeyi etkinleştirdiyseniz yeni özelliklere zaten sahip olmanız mümkündür. Değilse, ayarlara gidin ve işleri manuel olarak halledebilirsiniz.

Character.AI ses kullanımı nasıl yapılıyor?

0

Character.AI sohbet robotu hizmeti, yapay zeka iletişim deneyiminizi optimize etmek için çeşitli özellikler içeriyor. Character.AI’ın birincil işlevi, sorgu yazmanıza ve modern ve tarihi figürler, popüler kurgusal karakterler ve yardımcı kişiler dahil olmak üzere çeşitli karakterlerden gelen yanıtları okumanıza olanak tanıyan bir metinden konuşmaya sohbet robotu. Ancak karakterlerden gelen yanıtları insan benzeri bir sesle dinlemenize olanak tanıyan bir ses özelliği de uygulayabilirsiniz.

Character.AI ses kullanımı

Character.AI’daki etkin ses özelliği, bir konuşmadaki yorumunuza veya sorgunuza yanıt verdiğinde karakterin sesini duymanıza olanak tanıyor. Diyelim ki ünlü tesisatçıya benzeyebilecek sesli bir Super Mario karakteriyle sohbet ediyorsunuz.

Adım 1: Üçüncü taraf karakter sohbeti için ses özelliğini açmak için , bir sohbet açın ve üzerinde eğik çizgi bulunan ses çizgilerine benzeyen ses simgesini tıklayın.

Bu, sesi otomatik olarak etkinleştirecek ve simge maviye dönecektir. Ayrıca sesle etkinleştirilen bir bildirimin açıldığını ve hızla kaybolduğunu göreceksiniz.

Adım 2: Alternatif olarak, ses simgesinin sağındaki üç nokta simgesine de tıklayabilirsiniz. Açılır menüde ses simgesinin üzerine gelin; Sesi aç yazacak.

Adım 3: Simgeye tıkladığınızda oradan ses etkinleştirilecektir.

Özel bir ses nasıl oluşturuluyor?

Character.AI‘de kendi sesinizi oluşturmak için 10 ila 15 saniye arasında net bir ses klibi yüklemeniz gerekecektir. O halde bunu hazırlayarak başlayabilirsiniz. Hizmet, bu klibi algoritmayı eğitmek için kullanacak, böylece karakterler bu kısa sese göre ayrıntılı olarak yanıt verebilecek. Sesi tekrar önizleyebilirsiniz, ancak şimdi girişinize bağlı olarak yaklaşık üç saniyeye indirilecek ve biraz daha temiz ve bot benzeri ses çıkaracak şekilde işlenecek.

Adım 1: Ayarlarınızı özelleştirdikten sonra Ses Oluştur’u tıklayın . Sesinizi herkese açık hale getirmeyi seçerseniz ek bir onay bildirimi alırsınız, Onayla’yı tıkladığınızda ses kullanıma hazır olur. Bitti’yi tıkladığınızda sesi genel profilinizin sesler bölümünde göreceksiniz. Buradan, oluşturduğunuz tüm yeni karakterlere ses ekleyebileceksiniz. Sesi herkese açık hale getirdiyseniz, diğerlerinin karakterleri için kullanması için Character.AI topluluğu arasında mevcut olacak. Sesi silmek isterseniz, herkese açık profilinizde seçebilir, Düzenle’yi ve Sil’i tıklayabilirsiniz.

Adım 2: Başlamak için, Character.AI giriş sekmesinde Oluştur’a ve ardından Ses’e tıklayın.

Adım 3: Bu sizi Ses Oluştur sayfasına götürecektir ; burada klibinizi sürükleyip bırakabilir veya sesinizi bilgisayar dosyalarınızdan seçmek için Yükle’yi tıklayabilirsiniz. Ham sesiniz otomatik olarak yüklenecektir ve herhangi bir sorun olması durumunda önizleme yapıp yeniden yükleme olanağına sahip olacaksınız.

Adım 4: Sonraki sayfa, giriş, ses adı ve açıklama dahil olmak üzere sesiniz hakkında ayrıntıları girebileceğiniz Yeni Ses ayarları sayfasıdır. Ayrıca sesinizi herkese açık hale getirme seçeneği de var.

Bilet satıcısı müşteri verilerini koruyamadı!

0

Bir bilgisayar korsanı, tanınmış bir bilgisayar korsanlığı forumunda Avustralya merkezli canlı etkinlik ve bilet şirketi TEG’den çalındığı iddia edilen müşteri verilerinin reklamını yapıyor.

Bilet satıcısı müşteri verilerinde sınıfta kaldı

Bilgisayar korsanı, tam adı, cinsiyeti, doğum tarihi, kullanıcı adı, karma şifreleri ve e-posta adresleri de dahil olmak üzere 30 milyon kullanıcının bilgilerine sahip olduğunu iddia ederek TEG’den çalındığı iddia edilen verileri satışa sundu. Mayıs ayı sonlarında, TEG’in sahibi olduğu biletleme şirketi Ticketek, Avustralyalı müşterilerin “saygın, küresel bir üçüncü taraf tedarikçi tarafından barındırılan bulut tabanlı bir platformda saklanan” verilerini etkileyen  bir veri ihlalini açıkladı.

Şirket, şifrelerini saklamak için kullanılan şifreleme yöntemleri sayesinde “hiçbir Ticketek müşteri hesabının ele geçirilmediğini” söyledi. Ancak TEG, “müşteri adlarının, doğum tarihlerinin ve e-posta adreslerinin etkilenmiş olabileceğini” kabul etti. Bu veriler, bilgisayar korsanlığı forumunda reklamı yapılan verilerle aynı doğrultudaydı.

Bilgisayar korsanı, çalındığı iddia edilen verilerin bir örneğini gönderisine ekledi. TechCrunch, yayınlanan e-posta adreslerini kullanarak yeni hesaplara kaydolmayı deneyerek forumda yayınlanan verilerin en azından bir kısmının meşru göründüğünü doğruladı. Bazı durumlarda Ticketek’in web sitesi, e-posta adreslerinin zaten kullanımda olduğunu öne süren bir hata verdi. 

TEG sözcüsü, e-posta yoluyla kendisine ulaştığında basın saatine kadar herhangi bir yorumda bulunmadı. Ticketek, resmi sitesinde şirketin “her yıl 20.000’den fazla etkinliğe 23 milyondan fazla bilet sattığını” söylüyor. Ticketek, “saygın, küresel bir üçüncü taraf tedarikçinin barındırdığı bulut tabanlı platformun” adını vermese de, bunun birkaç şirketini etkileyen son veri hırsızlığı serisinin merkezinde yer alan Snowflake olabileceğine dair kanıtlar var.

Ticketek ihlaliyle ilgili yorum almak için iletişime geçildiğinde Snowflake sözcüsü Danica Stanczak spesifik sorularımızı yanıtlamadı ve bunun yerine şirketin kamuoyuna yaptığı açıklamaya atıfta bulundu. Snowflake’in bilgi güvenliği sorumlusu Brad Jones, şirketin “bu aktivitenin bir güvenlik açığından, yanlış yapılandırmadan veya Snowflake platformunun ihlalinden kaynaklandığını gösteren bir kanıt tespit edemediğini” söyledi. Snowflake’in sözcüsü, TEG’in veya Ticketek’in Snowflake müşterisi olup olmadığını doğrulamayı veya reddetmeyi reddetti.

Snowflake, dünyanın her yerindeki şirketlere, müşterilerinin verileri bulutta depolamasına yardımcı olan hizmetler sunuyor. Google’ın sahibi olduğu siber güvenlik firması Mandiant, bu ayın başlarında siber suçluların birkaç Snowflake müşterisinden “önemli miktarda veri” çaldığını söyledi.

Obilet’e BlaBlaCar’dan stratejik yatırım!

Obilet, stratejik yatırım almak üzere BlaBlaCar’la anlaşma sağladıklarını açıkladı. Gerekli onayların alınmasının ardından kesinleşecek anlaşmaya göre, Obilet operasyonel özerkliğini koruyarak mevcut faaliyetlerini ve projelerini kesintisiz olarak sürdürmeye devam edecek. Obilet ayrıca, ana iş alanı olan paylaşımlı yolculuk faaliyetlerine aracılık etmek olan BlaBlaCar’ın gelişmekte olan ülkelerde yürüttüğü otobüs biletleme işine de katkı sağlayacak. Bu kapsamda, Obilet kurucuları Ali Yılmaz ve Yiğit Gürocak’ın mevcut CEO’luk görevlerine devam edecekleri de açıklandı.

2012 yılında kurulan yerli girişim Obilet, yüzlerce otobüs, havayolu, feribot, otel ve araç kiralama firmasının sunduğu yolculuk ve rezervasyon seçeneklerinin karşılaştırılmasına ve satın alınmasına olanak sağlıyor. Yıllık 40 milyonu aşan biletleme ve rezervasyon işlemi ile dünyanın önde gelen seyahat-turizm platformlarından biri olan Obilet, B2C hizmetlerinin yanı sıra B2B iş ortaklarına sefer verisi dağıtımı ve taşıyıcı otobüs firmalarına biletleme altyapı yazılımı (IMS – Inventory Management System) hizmetlerini de sunuyor. Faaliyetlerine otobüs biletlemesi ile başlayan ve bu alanda dünyada en çok işlem gerçekleştiren ilk 3 platform arasında yer alan Obilet, son dönemde yurt dışı pazar açılımına yoğunlaşarak 15 dilde 50’den fazla ülkeye ait seferleri kullanıcılarına sunmaya başladı ve şimdiden özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde lider seyahat biletleme platformlarından biri konumuna ulaştı.

21 ülkede yılda 27 milyon aktif kullanıcının yolculuk paylaşımı yapabilmesini sağlayan Fransa merkezli BlaBlaCar ise özellikle şehirler arası topluluk tabanlı seyahatler için sürücüleri ve yolcuları bir araya getiren platformlar arasında dünya genelinde lider konumda bulunuyor. Dünya genelinde multi-modal yolculuklar için ana platform olma vizyonunu taşıyan BlaBlaCar, paylaşımlı veya toplu olarak yapılan yolculukların yaygınlaştırılmasını kolaylaştırarak karbon emisyonunun azaltılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.

Obilet CEO’su Yiğit Gürocak

Obilet ve BlaBlaCar yurtdışı pazarlarda birlikte büyümeyi hedefliyor

Obilet CEO’su Yiğit Gürocak anlaşma ile ilgili olarak şu açıklamada bulundu: “Türkiye’nin en önde gelen seyahat-turizm platformu haline gelmemizin ardından gözümüzü yurt dışındaki pazarlara çevirmiştik. BlaBlaCar ile benzer vizyonu ve değerleri taşımamız, kendilerinin global arenada lider multi-modal yolculuk platformu olma hedefinin otobüs biletlemesi ayağına önderlik etme fırsatının bize sunulması, otel rezervasyonu-araç kiralama-uçak bileti gibi alanlarda daha da büyüyebilmek için BlaBlaCar’ın teknolojisinden ve organizasyonel birikiminden yararlanma seçeneklerimizin bulunması, bizi bu ortaklık teklifini değerlendirmeye motive eden en büyük unsurlar oldu. Sözleşme ve onay süreçlerinin tamamlanması halinde bu alandaki çalışmalarımızı, mevcut ekibimizi büyüterek daha da hızlandıracağız. Bu anlaşmadan Obilet’in tüm iş ortaklarının ve kullanıcılarının büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz.”

BlaBlaCar CEO’su Nicolas Brusson’un yaptığı açıklamada ise “Uzun zamandır büyüme hikayesini takip ettiğimiz Obilet’in, Türkiye’de otobüs sektörünün dijitalleşmesine güçlü ekibi ve stratejisini uygulamaya geçirmekteki yetkinliği sayesinde başarıyla önderlik ettiğini gördük. Obilet’e yapmayı planladığımız yatırımla büyümesinin büyük kısmını Avrupa dışındaki faaliyetlerinden elde eden BlaBlaCar’ın bu pazarlarda sürdürülebilir mobiliteye erişim imkanlarını geliştirme misyonunu bir kez daha ortaya koyacağımızı düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.