Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 648

ABD’nin hedefindeki Huawei Pura 70 satışına başlandı!

0

Çinli teknoloji devi Huawei, birçok analistin Mate 60 telefonunda olduğu gibi gelişmiş bir Çin yapımı çip içermesini beklediği, merakla beklenen üst düzey Pura 70 akıllı telefon serisinin iki modelinin satışına bugün başladı. Shenzhen merkezli şirket tarafından geliştirilen Pura serisi gelişmiş kameralara sahip ve şık tasarımıyla bilinirken, Mate serisi performans ve iş özelliklerine vurgu yapıyor.

Huawei’nin Mate 60 serisinin geçen yıl piyasaya sürülmesi, Çin devlet medyası tarafından ABD’nin firmaya yönelik yaptırımlarına karşı bir zafer olarak kutlandı, çünkü telefonlar, bilgi işlem gücü açısından Apple ve Google gibi Batılı teknoloji devleri tarafından kullanılan en son çiplerle rekabet edebilecek gelişmiş bir Çin yapımı çip içeriyor.

Huawei’nin başkan vekili Eric Xu Çarşamba günü Shenzhen’de düzenlenen bir forumda şirketin bu yıl Mate 70 akıllı telefonunu da piyasaya sürmeyi planladığını söyledi. Pura 70’in Pro ve Ultra versiyonları Perşembe günü satışa sunulurken, Plus ve temel versiyonları 22 Nisan’da satışa sunulacak. Satışlar başladıktan sadece bir dakika sonra Huawei’nin resmi çevrimiçi mağazasında telefonların stokları tükendi ve markanın yüzlerce hayranı Pekin, Şangay ve Shenzhen’deki Huawei mağazalarında sıraya girdi.

Bir müşteri canlı testte Pura 70’in ağ hızını test etti ve 5G seviyesinde olduğunu söyledi. Washington, 5G çiplerinin Çin’e lisanslanmasını yasakladı ancak Huawei’nin Mate 60 telefonları, Huawei’nin 5G olarak markalamamasına rağmen birçok durumda 5G hızına ulaşabiliyor. Araştırma şirketi Counterpoint’in kıdemli analisti Ivan Lam, Pura 70 serisinin önemli bir katalizör olmasıyla birlikte Huawei’den bu yıl yaklaşık 60 milyon adet sevkiyat beklediğini söyledi. Huawei geçen yıl yaklaşık 32 milyon akıllı telefon satmıştı.

Pura 70 serisinin dört çeşidi bulunuyor: 70, 70 Plus, 70 Pro ve 70 Ultra. Pura 70 serisinin başlangıç fiyatı ise yaklaşık 760 dolar seviyesinde.

Çip savaşları ve kısıtlamalar

Geçtiğimiz Ağustos ayında Mate 60 Pro’nun piyasaya sürülmesi Huawei’nin akıllı telefon satışlarında bir artışa yol açtı. Counterpoint’e göre, 2024 yılının ilk altı haftasında Huawei’nin birim satışları bir önceki yıla göre %64 oranında arttı. Bu arada, Apple’ın Çin’deki iPhone satışları aynı dönemde %24 düştü.

Huawei’nin Kirin 9000S çipinin, Pekin’in çip üretme kapasitesini sınırlamaya yönelik ABD ihracat kısıtlamalarına rağmen Çin’in Semiconductor Manufacturing International Corporation (SMIC) tarafından üretildiği bildirildi.

Washington’un Çin’in gelişmiş yarı iletkenler üretme kapasitesini sekteye uğratmaya yönelik devam eden çabalarına rağmen Çin’in teknolojik dirilişinin bir sembolü olarak görülüyordu. Biden yönetimi bu yılın başlarında çiple ilgili bir inceleme başlattı ve geçen ay SMIC’in ABD ihracat kurallarını ihlal etmiş olabileceğini söylerken, durumu hala değerlendirdiğini de ekledi.

ABD, Çin’in çip üreticilerini hedef almanın yanı sıra, şirketi ve ürünlerini ulusal güvenlik riski olarak gördüğü için 2018’den bu yana Huawei’ye ticari kısıtlamalar uyguluyor.

BKM 2024 Yılı Mart Ayı Verilerini Açıkladı!

0

1990 yılında kurulan Bankalararası Kart Merkezi her ay düzenli olarak Türkiye’de gerçekleştirilen kartlı alışverişleri kamuoyu ile paylaşıyor. Bu veriler, alışveriş trendleri ve kart kullanımının yoğunlaştığı noktaları öğrenmek açısından büyük önem taşıyor. Ödeme sistemleri ekosistemine güvenli ve hızlı çözümler üreten teknoloji odaklı bir kurum olan BKM faaliyet alanlarına yenilikçi altyapı ve platform hizmetlerini de eklemeye devam ediyor.

En büyük artış kredi kartı adedinde

Yeni verilere göre, Mart ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 121,4 milyon, banka kartı sayısı 192,0 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 93,3 milyon adet oldu. 2023 yılının Mart ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 17’lik, banka kartı adedinde yüzde 10’luk, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 23’lük artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 406,7 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artış gösterdi.

Ön ödemeli kartlarda artış sürüyor

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile mart ayında yapılan toplam
ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 126 artarak 1.181,4 milyar TL
oldu. Kartlı ödemelerin 991,8 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 167,8 milyar TL’sinde banka kartları, 21,8 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 138, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 71 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 157 oldu.

Toplam ödeme adedinde yüzde 25 artış!

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile mart ayında yapılan toplam
ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artarak 1,45 milyar adet
oldu. Kartlı ödemelerin 817,7 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 518,2 milyon adedinde banka kartları, 116,9 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı.
Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 27, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 15 olurken ön
ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde 59 oldu.

BKM tarafından hazırlanan 2024 yılı Mart ayı verileri raporunun tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Google, arama deneyimine yapay zeka katıyor!

Başlangıçta Birleşik Krallık’ta oturum açmış kullanıcıların yalnızca küçük bir kısmı, bazı arama sonuçlarının üst kısmında yapay zeka tarafından oluşturulan bir “genel bakış” görecek. Google en popüler arama motoru olmasına rağmen Microsoft’un rakip ürünü Bing, Copilot AI’i zaten entegre ediyor.

Ancak bazı yayıncılar yapay zeka yanıtlarının sitelerine yapılan ziyaretleri azaltabileceğinden endişe ediyor.

Daha uzun chatbot tarzı yanıtların, kullanıcıların web sitelerini ziyaret etmek zorunda kalmadan merakını gidereceğinden, yapay zeka yanıtlarının da daha az bağlantı ve reklam içereceğinden korkuyorlar.

Google’ın bu özelliğe verdiği adla “Arama Üretken Deneyimi” ABD’de neredeyse bir yıldır mevcut, ancak yalnızca Google Labs aracılığıyla kaydolan kullanıcılara sunuluyor.

Birleşik Krallık deneyinin, oturum açmış kullanıcılar arasından seçilen Birleşik Krallık arama trafiğinin “küçük bir bölümünü” kapsayacağını söylendi.

Financial Times’ın ön sayfa raporunda, firmanın gelecekte bazı premium yapay zeka arama özellikleri için abonelik sunmayı düşündüğünü ileri sürüldü.

Google, “reklamsız bir arama deneyimi üzerinde çalıştığını veya düşünmeyi düşündüğünü” reddetti.

Google’ın arama alanındaki üretken yapay zeka çabalarının desteklenmesine yardımcı olan Hema Budaraju, BBC’ye yeni arama sonuçlarında bağlantı ve reklamların gösterilmeye devam edeceğini söyledi.

İçerik oluşturuculara trafik göndermeye devam etmenin bir “öncelik” olduğunu söyledi ve yapay zeka destekli arama sonuçlarının “aslında daha geniş bir kaynak yelpazesine daha fazla bağlantı gösterdiğini” iddia etti.

Şu ana kadar kullanıcıların artan sayıda kaynağa tıkladığını da sözlerine ekledi.

Duvara yazı yazma

Yapay zeka tarafından oluşturulan “genel bakış” yalnızca mevcut denemelerin yararlı olduğunu öne sürdüğü belirli sorgulara yanıt olarak gösterilecek.

Bayan Budaraju, “boyalı duvarlardaki izlerin nasıl çıkarılacağı” araştırmasının insanların yararlı bulduğu bir örnek olduğunu söyledi.

Ancak Google, yapay zeka sistemlerine özgü bir risk olan; bazen zararlı, rahatsız edici, ırksal veya cinsiyetçi önyargılar içeren veya gerçeklere aykırı içerikler üretebilmesi riskinin farkında.

Google News'

Bayan Budaraju, teknoloji devinin “bilgi kalitesini” korumak istediğini ve “bunu sorumlu bir şekilde yapmak için çok fazla özen ve dikkat göstereceğini” söyledi.

Sonuç olarak Google’ın yanıtları daha az akıcı, daha kısıtlı hale getirmeyi ve bunun yerine doğruluğa odaklanmayı seçtiğini söyledi.

Örneğin, özellikle yeterli düzeyde yüksek kaliteli bilgi kaynağının bulunmadığı durumlarda, tüm sorgulara yapay zeka yanıtları üretilemiyor.

Kullanıcılar sonuçlarla ilgili sorunlarla karşılaşırlarsa geri bildirim gönderebilirler ve Google bunun bir deneme olduğu konusunda net.

Google, ABD’li kullanıcıların şu ana kadar olumlu yanıt verdiğini ancak denemenin başarılı olması ve yapay zeka tarafından oluşturulan arama yanıtlarının sonunda milyarlarca insan tarafından kullanılması durumunda bunun daha fazla zorluk yaratabileceğini söylüyor.

Örneğin araştırmacılar, büyük yapay zeka sistemlerine güç sağlayan bilgisayarları çalıştırmak için büyük miktarda elektriğin gerekli olduğuna dikkat çekti .

Bu, çevresel bir bedelle gelen enerji kullanımı.

Huawei Cloud yeni bulut ürünlerini tanıttı! 

0

‘Türkiye Bulut Teknolojileri İnovasyon Haftası 2024’, ‘Gelişmiş Bir Bulut ile Dijitalleşin’ temasıyla düzenlendi. Katılımcılar bu etkinlikte, bulut teknolojilerindeki en son yenilikleri keşfetme ve alanında uzman Huawei Cloud profesyonellerinden bilgi alma imkanı buldu. Huawei Cloud Stack ve CloudPond gibi yeni bulut çözümleri de müşteri başarı hikayeleri ve farklı konulardaki oturumlar eşliğinde, bu organizasyonda tanıtıldı.

Etkinlik sırasında yapılan panel ve sunumlarla katılımcılara bulut teknolojilerindeki son gelişmeler hakkında bilgi verildi ve müşteri başarı hikayeleri paylaşıldı. Ayrıca, 2023 yılı bulut bilişim Türkiye pazarının durumu ve 2024 yılı için beklentilerin neler olduğu detaylı bir şekilde paylaşıldı. Bununla birlikte, buluta geçiş süreçlerinin farklı yolları üzerinden dijital dönüşümün nasıl hızlandırılacağına dair içgörüler sunuldu. 

Günün devamında, müşteri başarı hikayeleri paylaşılarak bulut uygulamalarından örnekler sunuldu. Etkinlik, panel ve Türkiye pazarına yeni sunulan Huawei Cloud Stack ve CloudPond çözümlerinin lansmanı ile sona erdi.

Tamamen yerel olarak çalışan ilk genel bulut hizmeti

Huawei Cloud Türkiye Genel Müdürü Frank Ma yaptığı değerlendirmede, “Dijitalleşme ve iletişim toplumsal kalkınmanın giderek daha ayrılmaz bir parçası haline gelirken yeni fırsatlar da sunuyor. Bilişim yeteneklerinin hızlı gelişimi ve farklı sektörlerde dijital dönüşüme duyulan acil ihtiyaç, küresel dijitalleşmeyi hızlandırdı. Huawei, daha önce İstanbul’da gerçekleştirdiği bulut bilişim etkinlikleriyle de bu dönüşümün her zaman için ön saflarında yer almıştır. Türkiye’deki kamu, finans ve sigorta gibi önemli sektörlerin veri koruma ihtiyaçlarının karşılanması için bu bölgeye özel olarak tasarlanmış, tamamen yerel olarak çalışan ilk genel bulut hizmetini sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Verileri ülke içinde tutarak ulusal düzenlemelere tam uyumluluğu desteklerken, bulut hizmetlerimizle de birçok sektörün yanında olmaya devam ediyoruz. Huawei olarak, Huawei Cloud çözümlerinin kamu, finans, enerji ve telekomünikasyon gibi sektörler tarafından giderek daha fazla tercih edileceğinin bilinciyle, Türkiye’deki yatırımlarını artırmaya devam ediyor. ‘Türkiye Bulut Teknolojileri İnovasyon Haftası’, işletmelerin bulut stratejilerini keşfetmelerine yardımcı olmayı ve dijital teknolojileri etkin bir şekilde yönetme ve kullanma becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor” dedi.

Huawei Cloud Türkiye Genel Müdürü Frank Ma
Huawei Cloud Türkiye Genel Müdürü Frank Ma

Türkiye’de dijital ekonomi, GSYH’nin yaklaşık üçte birini oluşturmakta ve genel büyümede önemli bir rol oynarken Huawei Cloud da bu büyüme sürecinde önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. Huawei Cloud, bulut bilişim, 5G bağlantısı ve yapay zeka gibi teknolojilerle Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlamak için çalışmayı sürdürüyor.

Küresel ölçekte yapılan araştırmalara göre, dijital teknolojiyi benimseyen şirketler, bu teknolojilerden yararlanmayanlara kıyasla gelirlerini önemli ölçüde artırabilmektedir. Huawei Cloud, Türkiye’deki firmaların da bu global trendden faydalanmaları için gerekli altyapı ve desteği sağlamayı sürdürüyor. 

ING Türkiye’de üst düzey atama!

0

ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcılığı görevine, ING Türkiye’de Operasyon Genel Müdür Yardımcısı (COO) olarak görev yapan Tuğçe Bora Kılıç atandı. Kılıç, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefi doğrultusundaki bireysel bankacılık çalışmalarına liderlik edecek. Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Üstün müşteri deneyimi sunma ve dijitalleşme hedeflerimiz doğrultusunda şu ana kadar önemli başarılara imza atmış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Tuğçe Bora Kılıç’ın deneyimi ve liderliğiyle, Türkiye’de dijital bankacılıkta büyüme hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor ve dijital bankacılığı stratejimizde önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda, ING Türkiye’de üstün müşteri deneyimi sunma ve dijitalleşme hedeflerimiz doğrultusunda şu ana kadar önemli başarılara imza atmış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Tuğçe Bora Kılıç’ın deneyimi ve liderliğiyle, Türkiye’de dijital bankacılıkta büyüme hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Tuğçe Bora Kılıç, yüksek lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi’nde İletişim Stratejileri alanında tamamladı. Kariyerine BNP Paribas’da başlayan Kılıç, Societe Generale ve Accenture’da edindiği deneyimlerin ardından 2010 yılında HSBC Bank’a katıldı. Kritik alanlarda üstlendiği yöneticilik görevlerinin ardından HSBC Türkiye COO’su olarak görev yaptı ve teknoloji ekiplerine de liderlik etti. Çeşitli kurumlardaki görevleri boyunca bireysel bankacılık, özel bankacılık ve dijital bankacılık alanlarında önemli deneyimler edindi. Kılıç, 15 Kasım 2022 tarihinde Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak ING Türkiye ailesine katılmıştı.

Yapay zeka ve insan it dalaşında karşı karşıya geldi!

0

Yapay zeka ile bir insan pilot arasındaki ilk uçuş hava it dalaşı simülasyonunun ayrıntıları kamuoyuna açıklandı. Geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri (USAF) tarafından idare edilen değiştirilmiş bir F-16 (X-62A olarak anılır), ölüme meydan okuyan bir zeka savaşında bir insan pilotla karşı karşıya geldi.

Yapay zeka uçuş it dalaşı başarılı oldu

X-62’nin (önceden NF-16D olarak adlandırılıyordu) kokpitte “arızalara karşı korumalı” bir insan pilotu vardı. Ancak bunun dışında tatbikat tamamen yapay zeka kontrollüydü. Test aynı zamanda bu tarih yazma anında yıllar süren gelişimin de zirvesine ulaştı.

Bu gelişmenin, ABD Hava Kuvvetlerinin İşbirliğine Dayalı Savaş Uçağı (CCA) girişimi gibi insansız hava araçlarının (İHA) geleceğinde devrim yaratabileceği iddia edildi. İt dalaşının görüntüleri, Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) Air Combat Evolution (ACE) programıyla ilgili bir videoda yayınlandı.

ACE programı, ABD Hava Kuvvetleri Test Pilotu Okulu (USAF TPS) ve Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı’nın (AFRL) başarısında önemli rol oynamasıyla 2023’te kayda değer bir ilerleme kaydediyor. ACE, 2021’de Heron Systems’i satın alan Shield AI dahil olmak üzere çeşitli endüstri ve akademik ortakları içeriyor. DARPA’nın 2020’de tamamen dijital ortamda gerçekleşen AlphaDogfight Denemelerini kazanan bir AI “pilotunu” geliştirenler de bunlar. Ancak yapay zeka pilotlarının uçuş normlarına uymak zorunda olmaması nedeniyle, bu “zaferler” bir bakıma “yapay”dı. Bu normlar, uçağın güvenliğinin ve pilotun refahının sağlanmasını içeriyor. En son it dalaşının farklılaştığı nokta burası, onu daha gerçekçi kılıyor.

ACE program yöneticisi Hava Kuvvetleri Yarbay Ryan Hefron yeni yayınlanan videoda (aşağıda görebilirsiniz) “2023, ACE’nin makine öğrenimini havada gerçeğe dönüştürdüğü yıldı” diyor. Yeni it dalaşı aynı zamanda DARPA ve USAF’ın yapay zeka destekli uçakları insan mürettebatı için daha “güvenilir” hale getirme misyonunun bir parçasıydı. Değişken Stabiliteli Uçuş Simülatörü Test Uçağı (VISTA) olarak da bilinen X-62A, büyük ölçüde modifiye edilmiş iki koltuklu bir F-16D’dir. Uçuş sistemleri neredeyse diğer tüm uçaklarınkileri kopyalayacak şekilde ayarlanabiliyor ve bu da onu gerçek dünya platformu gerektiren çok çeşitli test amaçları için olağanüstü bir alternatif haline getiriyor.

Bu özellik aynı zamanda VISTA’yı ACE gibi çalışmaları desteklemek için mükemmel bir platform haline getirmektedir. X-‘in baş uçuş kontrol mühendisi Que Harris, “Dolayısıyla, yapay zeka ajanlarının, VISTA’nın simüle edilmiş modeline komutlar gönderiyormuş gibi VISTA’ya komutlar göndermesine olanak tanıyan, uçuş kontrollerinde VISTA içinde entegre bir alana sahibiz” dedi. Görüntülerde Lockheed Martin’deki 62A durumu açıklıyor.

Cevahir Teknosa, dijital ve erişilebilir deneyimin yeni merkezi oldu

0

Tüm dünyada yükselen deneyim odaklı perakende trendini sahiplenen Teknosa, yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan en büyük mağazası Cevahir Teknosa’yı müşteri odaklı dijital konsepte dönüştürdü. Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Max Speur, Teknosa CEO’su Sitare Sezgin ve İcra Kurulu Üyeleri’nin katılımıyla açılışı yapılan mağaza, 4 bin metrekarelik alanda 6 bin 600’ü aşkın ürün çeşidini avantajlı fiyatlar ve katma değerli hizmetlerle tüketicilerle buluşturuyor.

Çoklu kanal stratejisi çerçevesinde dijital kanallarla birlikte mağaza yatırımlarını sürdüren Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, Türkiye genelindeki mağazalarını daha dijital ve erişilebilir konseptte yenilemeyi sürdürüyor.

Bu kapsamda Teknosa, 4 bin metrekarelik alanıyla en büyük buluşma noktasını oluşturan Cevahir AVM mağazasını da dijital konsepte dönüştürdü. Yenilenen yüzüyle teknoloji tutkunlarının karşısına çıkan mağaza, Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Max Speur, Teknosa CEO’su Sitare Sezgin, İcra Kurulu Üyeleri ve iş ortaklarının katılımıyla açıldı.

Yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Cevahir AVM Teknosa Exxtra Mağazası, yeni konseptte farklı deneyim alanlarıyla tüketicilere çok daha dijital ve yalın bir deneyim sunuyor. Müşteriler, mağazadayken ürün bilgilendirme ekranları aracılığı ile teknosa.com’dan sipariş verme imkanı ve birçok ürün grubu için oluşturulan deneyim alanları ile aradıkları ürünlere daha kolay ulaşıp, ev konforunda deneyimleme fırsatına sahip oluyor.

Mağazada oluşturulan Tekno Coffee alanında kahve keyfini o an yaşamak mümkün oluyor. Ödeme noktası ile Tekno Hizmet alanlarının daha görünür olduğu mağazada, görme engelli müşteriler için tasarlanan yürüyüş alanları ile satış danışmanlarına kolayca ulaşabilecekleri butonlar yer alıyor.

Fiziksel engelli müşteriler için ise kasada ve Tekno Hizmet alanında özel bölümler var. Sürdürülebilirlik duvarının da yer aldığı mağazada tüketiciler hem enerji tasarrufu, karbon ayak izi gibi birçok konuda bilgi sahibi olabiliyor hem de elektronik atıklarını geri dönüşüm kutularına bırakabiliyor.

Teknosa CEO’su Sitare Sezgin, en büyük mağazalarını da dijital konsepte dönüştürmekten mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye’nin en yaygın mağaza ağına sahip teknoloji perakende şirketi olarak, müşterilerimize bütünsel ve kapsamlı bir deneyim sunmak için pek çok yeniliği hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda müşteri odaklı, daha dijital, erişilebilir ve sürdürülebilir konseptimizde içerik karmaşasından uzak konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz.

2022 yılından bu yana Türkiye genelinde mağazalarımızı yeni konsepte dönüştürüyoruz. Cevahir Teknosa mağazamız da bu konseptle yenilediğimiz 18’inci noktamız oldu. Mağazaları olan dijital bir platforma dönüşme hedefimizde, mağazalarımızı dijital kanallarımızla pürüzsüz bir şekilde entegre etmeye devam edeceğiz.”

Teknosa Perakende Satış Genel Müdür Yardımcısı Enver Yelkenci de yeni mağaza konseptinin temelinde dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Yeni konseptimizde müşterilerimizin alışveriş öncesi, sırası ve sonrası yaşadıkları deneyime odaklanan sade bir yapıyla hizmet veriyoruz. Müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını doğru anlayıp, beklentilerin de ötesinde bir deneyim yaşatmak üzere çıktığımız bu yolda tüketicilerden de çok güzel geri dönüşler alıyoruz.

Dijital konsepte dönüştürdüğümüz mağazalarımızda benzer mağazalarımıza kıyasla daha fazla satış cirosu elde ettik. Mağazalarımıza ziyaretçi çekme oranımız ve sepet büyüklüğümüz de artış gösterdi. Tüm kanallarımızda sunduğumuz deneyim ve değerlerle fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Teknosa, Cevahir mağazasıyla aynı gün Tepe Nautilus AVM’deki mağazasını da dijital konsepte dönüştürdü. Yenilenen mağaza, beyaz eşyadan bilgi teknolojilerine, telekomdan küçük ev aletlerine en çok ihtiyaç duyulan teknoloji ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor.

Intel Paris Olimpiyatları’nda yapay zekâ şovuna hazırlanıyor!

Yapılan açıklamaya göre çip üreticisi Intel dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar, organizatörler, sporcular ve izleyiciler için yeni nesil etkileşim sağlayan, Intel donanım ve yazılım tabanlı yeni ve inovatif yapay zekâ deneyimleri sunacak. Firmanın sunacağı (veya katkı sağlayacağı) kayda değer yapay zekâ uygulamaları arasındaysa taraftarların atletik potansiyeli ölçmek için kullanılan inovatif teknolojiyi tecrübe etmelerine olanak tanıyan arayüzler, uçtan uca 8K canlı yayın deneyimi ve Olimpik ve Paralimpik tesislerde evrensel erişilebilirlik konusunda kayda değer gelişmeler yer alıyor.

“Olimpik ve Paralimpik Oyunları, en iyi sporcuların yapılabileceklerin sınırlarını zorladığı ve mümkün olduğunu aklımızdan bile geçirmediğimiz şeyleri yaptığı, dünyanın en büyük vitrini” diye belirten Intel’in Olimpik ve Paralimpik Oyunları Ofisi Lideri Sarah Vickers, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yaz Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda Intel çözümlerini kullanarak dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca izleyici için sürükleyici ve etkileşimli deneyimler yaratmak üzere teknoloji ve yapay zekânın güçlü potansiyelini sergileyecek olan Intel, yapay zekâyı her yere taşıma misyonuna ivme kazandıracak.”

Paris 2024, neredeyse 15.000 sporcu, milyonlarca seyirci ve dünya çapında lineer televizyon ve dijital platformlarda milyarlarca izleyiciyle Fransa’da bugüne kadar düzenlenen en büyük etkinliklerden birisi olacak. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Intel yapay zekâ platform teknolojisini Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları deneyimi boyunca üç temel alana yerleştirecek.

Türünün ilk örneği yapay zekâ deneyimleri

Intel işlemcileri ve yazılım çözümlerinin güç verdiği yapay zekâ uygulamaları, Paris’teki Olimpik ve Paralimpik Oyunları öncesinde ve sırasında teknolojinin sporculara, antrenörlere ve seyircilere ne gibi faydalar sağlayabileceğini gözler önüne serecek. Çip üreticisi, etkileşimli ve yapay zekâ destekli bir taraftar aktivasyonu yaratarak seyircileri bir Olimpiyat sporcusu olma yolculuğuna çıkaracak. Intel Gaudi hızlandırıcıları üzerinde eğitilen, yerleşik yapay zekâ hızlandırmalı Intel Xeon işlemciler üzerinde çalışan ve Intel OpenVINO ile optimize edilen Intel’in Yapay Zekâ Platformu Deneyimi, Samsung’un işbirliğiyle, sporcuların antrenmanlarını analiz etmek ve katılımcıların her birinin profilini bir Olimpik sporla eşleştirmek için yapay zekâ ve bilgisayarlı görüden yararlanacak.

Intel’in teknolojisi, tüm bunlara ilave olarak, Paris 2024 Olimpik ve Paralimpik Oyunları boyunca görme engelliler için erişilebilirliği de iyileştirmeye odaklanacak. Intel Xeon tabanlı yapay zekâdan yararlanılarak, hem Paris’teki Team USA Yüksek Performans Merkezi’nin hem de Almanya’nın Bonn kentindeki Uluslararası Paralimpik Komitesi genel merkezinin 3 boyutlu modelleri, bir akıllı telefon uygulaması üzerinden iç mekân navigasyonuna ve sesli navigasyona olanak tanıyacak. 

8K canlı yayın ve taraftarlara özel görüntüleme

Paris 2024, uçtan uca 8K canlı yayın deneyimini sergilemek için Intel Xeon işlemcileri kullanan ilk olimpiyat organizasyonu olacak ve internet üzerinden düşük gecikmeli, 8K çözünürlüklü canlı yayının geleceği için bir yol haritası sağlayacak. Intel Deep Learning Boost teknolojisine sahip en yeni Intel Xeon Scalable işlemcilerin güç verdiği yayın sunucuları, Olympic Broadcasting Services’in (OBS) sağladığı canlı sinyali milisaniyeler içerisinde 8K/60FPS/HDR’da “Daha Fazla/Daha Hızlı/Daha İyi Pikseller” (48 Gbps RAW’dan VVC standardı kullanılarak 40-60 Mpbs dağıtıma) olarak kodlayacak ve sıkıştıracak.

8K OTT (over-the-top) sinyaliyse, sadece saniyeler içerisinde dünya çapında seçilen konumlarda 8K TV’ye bağlı en yeni Intel tabanlı PC’lere ve dizüstü bilgisayarlara ulaştırılacak.

Yapay zekâyla otomasyon, aynı zamanda yayıncıların izleyicilere her zamankinden daha hızlı bir şekilde daha özelleştirilmiş dijital içerik sunmasını da sağlayacak. Intel Geti teknolojisiyle eğitilen Olympic Broadcasting Services Automatic Highlights Generation (Olimpik Yayın Hizmetleri Otomatik Önemli Anlar Üretimi) teknolojisi, birden fazla branştaki en önemli ve heyecanlı anları paketleyip anında taraftarlara sunarak prodüksiyonda ve kurguda verimlilik yaratma iddiasında.

Paris 2024 Olimpiyat Oyunları 26 Temmuz ile 11 Ağustos 2024 tarihleri arasında düzenlenecek. Paralimpik Oyunları ise 28 Ağustos ile 8 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Yandex Maps Türk işletmelerine özel çözümler getiriyor! 

Yandex’in sunduğu bu hizmetler, şirketlerin adres yönlendirme ve navigasyonla ilgili karşılaştıkları zorlukları etkili bir şekilde ele almalarına yardımcı olarak e-ticaret platformları, perakende zincirleri, lojistik firmaları, fintech şirketleri, üretim işletmeleri ile rota planlama ve yük taşımacılığı için haritalardan yararlanan tüm kuruluşlara fayda sağlıyor.

Harita, jeo-uzamsal teknoloji ve yönlendirme hizmetleri geliştirmede 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Yandex Maps API, işletmelere üç ana başlıkta çözüm sunuyor. Rota planlama ve navigasyon, adrese göre koordinat belirleme ve yer arama, haritaları web siteleri ve uygulamalara entegre etmek için sunulan API çözümleri, aylık ortalama 4 milyon aktif kullanıcıya sahip olan Türkiye’nin popüler Yandex Navigator uygulamasının temelini oluşturuyor.

Özel navigasyon uygulamalarının geliştirilmesine olanak tanıyor

İlk kategoride yer alan rotalar ve navigasyon alanındaki ürünler, Mesafe Matrisi ve Ulaşım Rotası Ayrıntıları gibi çözümleri kapsıyor. Bu çözümler araba, kamyon, toplu taşıma veya yürüme gibi tüm ulaşım türleri için en uygun rotaları oluşturmak ve trafik tahminlerine, transferlere, merdivenlere ve hatta hava tahminlerine göre seyahat sürelerini tahmin etmek için kullanılıyor. Ayrıca NaviKit SDK ise ücretsiz yollar, hız sınırları veya sürekli seyahat süresi kısıtlamaları gibi filtrelerin seçilerek; belirli iş ihtiyaçlarını karşılamak için özel navigasyon uygulamalarının geliştirilmesine olanak tanıyor. Böylece NaviKit SDK, şirketlerin sıfırdan özel bir navigatör oluşturmak için gereken yıllar süren geliştirme süresinden tasarruf etmesini sağlıyor.

İkinci kategoride bulunan adres girme ve yer arama alanındaki ürünler Geocoder, Arama İpuçları ve Kurum Arama çözümlerini içeriyor. Bu araçlar, adresle ilgili görevleri kolaylaştırmalarının yanı sıra sipariş formunun doğruluğunu artırıyor ve şehirleri, caddeleri, adları belirtirken hataları en aza indiriyor. Ayrıca teslimat maliyetlerinin hesaplanmasını da basitleştiriyor ve adrese, telefon numarasına ve hizmet türüne göre hızlı aramaları kolaylaştırıyor.

Üçüncü kategoride ise interaktif haritaların web sitelerine ve uygulamalara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesinin yanı sıra müşteriler ve çalışanlar için teslimat bölgelerini işaretleme veya rakiplerin konumlarını gizlerken; ofisleri, mağazaları, teslim alma noktalarını öne çıkarma olanağı sağlayan JS API ve MapKit SDK bulunuyor.

Yandex Maps API Türkiye Ülke Müdürü Yasin Yılmaz konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye teknoloji, e-ticaret, mobilite ve lojistik alanlarında hızla ilerliyor. Bu yolculukta yerel işletmeleri desteklemekten heyecan duyuyoruz. Yandex Maps API çözümleri, süreçlerin otomasyonu ve şirket içi personel ile sipariş işleme uzmanları üzerindeki iş yükünün azaltılması yoluyla Türk şirketlerinin lojistiği optimize etmesine ve müşteri hizmetlerinin kalitesini artırmasına olanak tanıyor.

Dünya genelinde 50.000’den fazla şirket, her yıl 1,5 milyardan fazla rota planlamak için Yandex Maps API’yi kullanıyor. Yandex Maps API kullanan web siteleri 300 milyondan fazla tekil ziyaretçi çekiyor. Türkiye’de Yandex Maps API lisansları yıllık olarak sunuluyor. Çözümlerin fiyatlandırması esnek olup, günlük talep hacimlerine veya aylık aktif kullanıcılara göre belirleniyor ve belirli koşullar altında ücretsiz kullanım seçeneği sunuluyor. 

CATL enerji depolama sistemleri 5 yıl boyunca hata vermeyerek rekor kırdı!

Dünyanın ilk enerji depolama ünitesi 5 yıl boyunca sıfır bozulma gösterdi. Dünyanın en büyük elektrikli araç aküsü üreticisi Çinli holding CATL, çığır açan bir enerji depolama teknolojisi olan TENER’i ortaya çıkardı. Şarj edilebilir pil teknolojisinde önemli bir ilerlemeyi temsil eden bu buluş, ilk beş yıllık kullanımda %0 bozulma vaat ediyor.

CATL enerji depolama sistemleri güven veriyor

Tipik olarak elektrikli araçlarda ve akıllı telefonlarda yaygın olarak kullanılan lityum iyon piller zamanla bozuluyor. Bu, onları daha sık şarj etmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu sorunun CATL’ın TENER’iyle ilk beş yıllık kullanımda çözülmesi amaçlanıyor.

TENER, Tesla’nın Megapack’ine benzer şekilde, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji depolamak için kullanılan devasa bir pil ünitesi. Önceki versiyonlara göre yüzde 30 daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip. Bu da mevcut enerji santrallerinin daha fazla enerji depolayabileceği veya yeni kurulumlar için daha az yer kaplayabileceği anlamına geliyor. TENER’in uzun ömürlü olmasının sırrı yenilikçi tasarımında yatmaktadır. Güç veya kapasite kaybını en aza indirirken düzgün lityum iyon akışı sağlamak için elektrotta bir “biyomimetik” katman ve “kendiliğinden birleşen elektrolit teknolojileri” kullanıyor. Bu aynı zamanda bazı pillerde güvenlik sorunu olan termal kaçakların önlenmesine de yardımcı oluyor.

TENER, başlangıçtaki beş yıllık vaadinin ötesinde etkileyici bir kullanım ömrüne sahip. Her ünite 15.000’den fazla şarj/deşarj döngüsünü gerçekleştirebilir ve 20 yıl boyunca çalışması beklenmekte. Ek olarak CATL, TENER ünitelerini dağıtımdan sonra sürekli olarak izlemek ve farklı elektrik şebekesi kurulumlarında güvenliği sağlamak için yapay zeka destekli bir platform geliştirdi.

CATL, dünya çapında büyük ölçekli rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde önceden yer almış, enerji depolama oyununda deneyimli bir oyuncu. TENER’in fiyatlandırma ayrıntıları açıklanmasa da CATL’nin odak noktası net: daha uzun ömürlü, daha verimli teknolojiyle küresel enerji depolama pazarına hakim olmak. CATL, sağaldığı sistemler ve güvenilir depolama sistemleri ile enerji depolama sisteminde adından uzun süre söz ettirecek gibi görünüyor.

Finansal teknolojiler için büyük işbirliği!          

Teknopark İstanbul’un, Türkiye’nin tematik alan odaklı ikinci uydu kuluçka merkezi Cube Ümraniye, büyüme hedefleri doğrultusunda Vakıf Katılım ile iş birliğine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’ne olan yakınlığıyla finansal teknoloji alanındaki girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli destekler sağlayan Cube Ümraniye, Vakıf Katılım iş birliği ile daha çok yenilikçi fikre açık hale gelecek. Finansal girişimlerin merkezi Cube Ümraniye’de gerçekleşen imza törenine Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Ümran Demirel ve Vakıf Katılım BT ve Dijital Bankacılık Direktörü Mehmet Bütün katıldı.

Teknopark İstanbul ile Vakıf Katılım arasında kurulan stratejik iş birliği; bilgi, deneyim, altyapı ve yetenek havuzlarının karşılıklı kullanımını esas alıyor. Bu sayede, sürekli gelişen bir iş ortaklığı modeli oluşturularak karşılıklı büyüme sağlanması amaçlanıyor. İş birliği kapsamında Vakıf Katılım, Cube Ümraniye’nin sunduğu hizmetlerden faydalanacak. Aynı zamanda açık inovasyon programı aracılığıyla sektöre öncülük edebilecek yenilikçi finansal teknolojiler alanındaki iş fikirlerine ve girişimcilere erişebilecek.

Hayalleri olan gençlerin ve girişimcilerin işleri kolaylaşacak

Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Ümran Demirel: “Yenilikçi fikirlere sağladığı desteklerle inovasyon konusunda sadece bankacılık sektöründe değil tüm sektörlerde öne çıkan Vakıf Katılım ile finansal teknoloji alanındaki girişim ve projelerin geliştirilmesindeki etkisini kısa sürede hissettiren Cube Ümraniye arasında gerçekleştirdiğimiz güç birliğinden ülkemiz adına ufuk açan sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Cube Ümraniye, gerçekleştireceği benzer stratejik iş birlikleri ile finans sektörünün büyüme ivmesine de katkı sunacak. Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul olarak ülkemizin gücüne güç katacak gençleri ve hayallerinin peşinde koşan azimli girişimcileri destekleyerek onların işini kolaylaştırmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Cube Ümraniye’de geliştirilen girişim fikirleri Vakıf Katılım’da değerlendirilecek

Vakıf Katılım BT ve Dijital Bankacılık Direktörü Mehmet Bütün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Vakıf Katılım olarak, Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişmesi, yerli ve milli teknoloji markalarının doğup büyümesi için gayret gösteren Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni girişimlerin ekosisteme kazandırılmasını hedefleyen bu iş birliği; bilgi, deneyim, altyapı ve yetenek havuzlarının karşılıklı yararlandırılmasına olanak sağlayacak. Ayrıca Ortak Girişim Hızlandırma Programları ve Hackathonlar düzenlenerek finans teknolojileri (fintech) sektörüne katkı sağlanacak. Finansal teknolojiler alanında hizmet verecek olan Cube Ümraniye’de geliştirilen girişim fikirlerini Kurumumuzda da değerlendirmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte  Vakıf Katılım Ar-Ge merkezi ile Cube Ümraniye’de yer alan ve şirketleşmiş firmalar ile ortak TÜBİTAK projeleri  geliştirebilmeyi de umuyoruz” dedi.

İstanbul Finans Merkezi’nin kalbinde yer alıyor

Bulunduğu konum itibariyle İstanbul Finans Merkezi’nin kalbinde yer alan Cube Ümraniye; girişimciler ve girişimci adayları için modern çalışma alanları, eğitimler ve etkinlikler, mentorluk hizmetleri, akademik ve teknik danışmanlık, teknoloji ve girişim analizleri, yatırımcı ve iş birliği fırsatları, veri tabanlarına erişim imkanları, finans alanında uzman partner firmalarla iş birlikleri, TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) destekleri ve teknopark vergi avantajları gibi birçok olanak sunuyor.

Gelecek Etki Fonu’ndan üç milyon Sterlin yatırım!

Endüstriyel IoT için uçtan uca Edge AI platformu OctaiPipe, Seri A öncesi yatırım turunda toplamda üç milyon Sterlin yatırım ve 500 bin Sterlin hibe aldı. Londra merkezli SuperSeed tarafından organize edilen tura Vestel Ventures ve Tacirler Portföy Yönetimi ortaklığıyla yönetilen Gelecek Etki Fonu, Atlas Ventures, Forward Partners, D2, Martlet Capital ve Deeptech Labs de katıldı.

Girişim bu yatırım turuyla birlikte, kendi geliştirdiği ‘Birleşik Öğrenme’ (Federated AI) teknolojisini daha da ileri seviyeye getirmeyi ve OctaiPipe platformunun enerji, kamu hizmetleri, üretim, telekomünikasyon ve bağlı cihazlar dahil olmak üzere IoT bağımlı kritik endüstriler için kullanılabilirliğini ölçeklendirmesine olanak tanıyacak. 

Dr. Eric Topham (CEO), Ivan Scattergood (CTO) ve George Hancock (CGO) tarafından kurulan Londra merkezli girişim 2022’de pazara sunduğu ürünü ile ‘Kritik Altyapı’da çalışan veri bilimcilerine ve yapay zeka mühendislerine güvenilir, uçtan uca ‘Birleşik Öğrenme Operasyonları’ (FL-Ops) platformu sağlıyor. OctaiPipe platformu, kullanıcıların yapay zekayı uçta hızlı şekilde dağıtmasına ve otomatikleştirmesine, akıllı IoT cihazlarından oluşan ölçeklenebilir ağlar boyunca dağıtılmış makine öğrenimini düzenleyip yönetmesine olanak tanıyor. 

Vestel, yeni nesil iş alanlarını önceliklendirmeye devam ediyor

Vestel Ventures Genel Müdürü Öner Tekin

Yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vestel Ventures Genel Müdürü Öner Tekin, “Girişimcilik ekosistemini desteklemek ve yeni iş alanlarını Vestel’in bünyesine kazandırmak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu kapsamda OctaiPipe’a yaptığımız yatırım, ‘Gelecek Etki Fonu’nun beşinci, aynı zamanda da ilk yurtdışı yatırımımız. Gelecek Etki Fonu aracılığıyla, teknolojik yönü güçlü olan ve büyüme potansiyelinin yüksek olduğuna inandığımız girişimlere, sektör ayırt etmeksizin yatırım yapıyoruz. OctaiPipe, yapay zekanın endüstriyel anlamda ölçeklenebilir hale gelmesini sağlayan ‘Federated Learning’ teknolojisi geliştiren bir girişim. Bu açıdan OctaiPipe’ın yakın gelecekte Vestel ile ortak çalışmalar gerçekleştirmesini de planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde start-up yatırımlarını, uluslararası iş birliklerini ve büyüme alanlarımıza yönelik yatırımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Kritik Altyapı, veri güvenliğinin genellikle en üst düzeyde olduğu, veri açısından zengin, son derece zorlu ortamları nitelendirirken, yapay zekanın IoT cihazları tarafından toplanan verilere uygulanması, Kritik Altyapı’da üretkenliği artırma, sürdürülebilirliği iyileştirme, varlık durumunu ve performansını izleme konusunda önemli potansiyele sahip. Ancak, bulutta veri işlemeyle ilgili güvenlik endişeleri ve artan ‘Bulut Yapay Zekâ’ maliyetleri nedeniyle bağlı cihazların ve yapay zekanın ‘Kritik Altyapı’da kullanımı şimdiye kadar sınırlıydı. OctaiPipe’ın geliştirdiği ‘Birleşik Öğrenme Platformu’ ile IoT cihazlarındaki veriler, yapay zekâ modelini uçta yerel olarak eğitmek, performansı ve sistem dayanıklılığını en üst düzeye çıkarmak, veri güvenliğini artırmak ve bulut veri maliyetlerini radikal şekilde azaltmak için kullanılarak bu alanda ölçeklenebilir çözümler sunuyor. 

Türkiye’nin en genç karting pilotu BOM takımında yarışacak!

0

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik ile Borusan Otomotiv Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Kocabıyık’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza töreninde, Türkiye’nin en genç karting pilotu olma unvanına sahip 5 yaşındaki Zayn Sofuoğlu, 2023 sezonunda BOM Karting Takımında başarıyla yarışan Efe Ayhan, 2022 Türkiye Karting Şampiyonası Mini Kategoride üçüncülük elde eden Rüzgar Evci ve Türkiye Formula Junior Karting şampiyonu Sarp Arhan Or yer aldı.

Borusan Otomotiv Motorsport’un Türkiye’de motor sporlarının gelişimini ve yaygınlaşmasını desteklemek üzere 16 yıl önce kurulduğunu belirten Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “İleri bir vizyon ve büyük hayallerle kurduğumuz BOM’un bugün o vizyonu ve hayalleri birer birer gerçekleştirdiğini görmenin tarifsiz gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ülkemizde motor sporlarının gelişimi ve yaygınlaşması için BOM ekibinin büyük bir samimiyet, adanmışlık ve motivasyonla çalıştığını belirten Tiftik, “Geçtiğimiz 16 yıla sığdırılan büyük başarılar var. Bugüne kadar 4 kıtada, 21 farklı ülkede, 38 farklı pistte 440’a yakın yarışta start alan BOM takımımız, onlarca kez podyum görürken, son 7 yıldır kesintisiz olarak ülkemizi GT4 Avrupa Serisi’nde temsil eden ilk ve tek takım olma unvanını da taşıyor. Diğer taraftan Karting takımımız da temellerinin atıldığı 2020 yılından bu yana 3 Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarılar elde ederek genç sporcuları motor sporlarıyla tanıştırmaya devam ediyor. Bugün Türkiye’nin en genç karting pilotu unvanını alacak olan Zayn Sofuoğlu, Efe Ayhan, Rüzgar Evci ve Sarp Arhan Or’un ileride ülkemizi uluslararası arenada temsil eden büyük şampiyonlar olacağına tüm kalbimle inanıyorum” dedi.

Borusan Otomotiv Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Kocabıyık ise, motor sporlarına giriş olarak kabul edilen kartingde yarışacak takımı 2020’de kurduklarını hatırlatarak, “BOM Karting Takımı bu 3 sezonda Senior Kategori’de ve Master kategori’de şampiyonluğun yanı sıra yarışmaya başladığı ilk sezondan itibaren takımlar ikinciliklerini de alma başarısını gösterdi. 2024’te de hedeflerinin yine katıldıkları kategorilerde şampiyonluk olduğunu belirten Kocabıyık, “Hepsi birbirinden yetenekli ve geleceği parlak sporcularımızla yeni sezona hazırız. BOM Karting Takımımızın bu sene bizlere heyecanlı, çekişmeli ve sportmence bir sezon yaşatacağına inanıyorum.” dedi.

BOM Karting Takımı Pilotları

Zayn Sofuoğlu

Zayn, 11 Nisan 2019’da doğdu. Bir buçuk yaşından itibaren hem motosiklet hem de karting araçlarına merakı başladı. Dört yaşında Türkiye Süper Moto Şampiyonası’na katıldı ve ilk resmi motosiklet yarışını kazandı. 2024 sezonunda TOSFED Micro Destek Kupası’nın en küçük yaştaki katılımcısı olacak ve rakipleriyle kıyasıya mücadele edecek.


Efe Ayhan

2013 yılı temmuz ayında dünyaya gelen Efe Ayhan’ın, otomobil ve motor sporlarına ilgisi çok küçük yaşlardan itibaren başladı. 2023 yılında BOM Karting bünyesinde motor sporları kariyerine start veren Efe, 2023 sezonunda yedi ayaklı Türkiye Karting Şampiyonası’nın altı ayağına katıldı. Bu sezon ise 132 numaralı Türkuaz renkli aracıyla Mini Grup Şampiyonluğu için mücadele etmeyi hedefliyor.

Dünyada birçok üst düzey yarış takımı ve otomobil üreticisinin uyguladığı pilot yetiştirme programlarına benzer şekilde, karting direksiyonuna ilk oturduğu günden itibaren BOM bünyesinde yer alan Efe’nin en büyük hayali, takımı ile uzun yıllar yarışlara katılmak ve farklı kategorilerde şampiyonluklar yaşamak.


Rüzgar Evci

Rüzgar, motor sporlarına olan ilgisi ile birlikte 6 yaşında temel eğitimini alarak karting sporuna başladı. 3 yıldır Türkiye Karting Şampiyonası’nda mücadele eden Rüzgar, mekanik problem yaşadığı yarışlar hariç katıldığı tüm yarışlarda podyumda olmayı başardı. 2023 sezonunda Rotax Max Challenge Türkiye’yi 1. bitirerek Bahreyn’de düzenlenen ve 60 farklı ülkeden 396 pilotun katıldığı Rotax Max Challenge Grand Final yarışlarında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. 2008 yılından beri Türkiye’nin temsil edildiği RMC yarışlarında Berkay Besler’den sonra elemeleri geçerek final yarışına çıkmayı başarabilen 2. Türk pilot oldu.

Rüzgar, 2024 yılında Türkiye Karting Şampiyonası‘nda Borusan Otomotiv Motorsport takım pilotu olarak yarışacak. Aynı zamanda Babyrace Driver Academy ile birlikte İtalya’da, WSK Open Series, Euro Series ve Final Cup serilerinde mücadele edecek.


Sarp Arhan Or

BOM ile 2024 yılında yarışmaya başlayan Sarp Arhan Or, motor sporları kariyerine 9 yaşında motokros ile başladı. Motokros şampiyonlukları ve Avrupa yarış sezonunda beşincilik gibi önemli başarılara imza attı.

Kariyerine karting ile devam eden Sarp Arhan Or, bu spordaki ilk yılında tecrübeli rakiplerini geride bırakarak Türkiye Karting Şampiyonu oldu ve yeteneğini gösterdi.

Karting kariyeri boyunca 51 yarış startı alan Sarp, bu yarışların 41’ini ilk üçte ve 13’ünü birincilikle bitirdi. Bunun yanında 15 yarışına da pole pozisyonundan başladı.

Türkiye Karting Şampiyonası 2024 Sezonu Yarış Takvimi

20-21 Nisan – İzmit Körfez Karting
25-26 Mayıs – İstanbul Tuzla Park 
22-23 Haziran – İzmit Körfez Karting
10-11 Ağustos – Uşak Karting Pisti
31 Ağustos-1 Eylül – İzmir Yarış Pisti
12-13 Ekim – İzmit Körfez Karting
9-10 Kasım – İzmit Körfez Karting

Tesla Model Y 1.8 milyon TL oldu!

0

14 Mart 2019 tarihinde Tesla’nın Hawthorne, Kaliforniya’daki tasarım stüdyosunda yapılan etkinlikte Tesla Model Y’nin özellikleri açıklandı ve araba görücüye çıkmıştı. Ardından şirket, 4/4 Coming Soon paylaşımının ardından Türkiye’ye resmi olarak giriş yapmıştı. Bir çok kişi tarafından sevilen bu model, şu anda Türkiye’de 15.000 binden fazla kullanıcıya sahip.

Peki Tesla Model Y ülkemizde nasıl bir fiyata sahip? Gelin yakından bakalım. Şu an en uygun fiyatlı model 3 milyon 204 bin 307 TL’ye satılan Long Range dört çeker. Eğer performans dört çeker alırsak, 3 milyon 334 bin 733 TL ödememiz gerekiyor. Bu fiyatlara, aksesuar ve ek yazılımlar eklediğinizde ödeyeceğiniz tutar da değişiyor.

Tesla Model Y nasıl 1.8 Milyon TL oldu?

Gelelim asıl konumuza, Tesla radikal bir karar alarak, Türkiye’deki Tesla Model Y fiyatını değiştirdi! Buna değiştirdi demek çok doğru bir söylem değil aslında, tam olarak düşürdü diyebiliriz. Peki bunu nasıl yaptılar? ÖTV diliminde %10’un üzerinde olan bir otomobilin fiyatı nasıl yarı yarıya düştü? İşte detaylar…

Tesla’nın CEO’su Elon Musk, günden güne büyüyen elektrikli otomobil pazarında Çinli rakiplerine önlem amaçlı bazı ülkelerde fiyat değişikliğine gitti. Ülkemizde elektrikli araçlardan alınan ÖTV vergisi, eğer araç 160 kW’dan düşük bir güce sahipse %10 olarak belirleniyor. 160 kW ve üstü %40 oranında bir vergi ödemek zorunda. Bu bilgiyi aklınızda tutun çünkü Tesla mühendisleri ülkemizdeki Model Y vergi oranını elleriyle değiştirdiler.

Tesla, her ülkede görmeye alışık olmadığımız inanılmaz bir adım attı. Türkiye’deki vergi dilimine uygun motor gücü bulunan bir model çıkarttı. Motor gücü tam sınırda. Yani 160 kW, böylece %60 değil, %10 ÖTV oranına giriyor. Satış fiyatı da ciddi anlamda düşüyor. Bu operasyon Tesla Türkiye ekibi tarafından uzun zamandır Tesla yönetimine iletildiği ve Elon Musk’ın da onayıyla yürürlüğe girdiği, söylenenler arasında.

Şu anda arkadan çekişli Model Y 220 kW’lık motor gücüne sahip. Mühendisler, yazılım ile bu motor gücünü 159 kW’a düşürerek, Türkiye’de satılan Model Y’lerin fiyatını da aynı oranda düşürmüş oldu. Bununla birlikte Türkiye’ye özel bir fiyatlandırma da yapıldı ve bugün itibari ile Tesla Model Y’nin Türkiye fiyatı yaklaşık 1 Milyon 800 bin TL civarında oldu. Sanırım yakın zamanda Türkiye’nin birçok kesiminde daha fazla Model Y göreceğiz.

Küresel BT harcamaları bu yıl 5 trilyon dolara ulaşacak!

Küresel ölçekli araştırma firması Gartner bu yılın sonunda BT harcamalarının 5 trilyon dolara ulaşacağını ve ayrıca dünya çapındaki BT harcamalarının 2030’a kadar 8 trilyon dolara ulaşma yolunda olduğunu söyledi. Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı ve seçkin analisti John-David Lovelock, konu hakkında verdiği demeçte, bu yıl BT harcamalarındaki artışın büyük ölçüde iletişim hizmetlerindeki yeniden fiyatlandırmadan kaynaklandığını söyledi. Lovelock, “Dolar cinsinden artışın büyük bir kısmını bu oluşturuyor,” diyor ve ekliyor “BT hizmetlerine yapılan harcamaların %9,7 oranında artarak 1,52 trilyon doları aşması ile bu kategori Gartner’ın takip ettiği en büyük pazar olma yolunda ilerliyor.”

Avrupa’da BT harcamaları pazarının 2024 yılında da 1,14 trilyon dolara ulaşacağını öngören Gartner, Ocak ayında iletişim hizmetleri sektörü için yüzde 2,3 büyüme öngörmüştü. Bu rakam yüzde 4,3’e yükselerek 1,55 trilyon dolara ulaştı. Bununla birlikte, üretken yapay zekâ ile ilişkili artan yatırım, en azından satıcılar arasında harcamalar üzerinde de etkili oluyor. Örneğin, Gartner’a göre, veri merkezi sistemlerine yapılan harcamalardaki büyüme, özellikle GenAI girişimleri için yapılan planlama nedeniyle 2023’te yüzde 4’ten 2024’te yüzde 10’a (yüzde 7,5’ten revize edildi) çıktı.

Gartner ayrıca, sunucular ve yarı iletkenler gibi büyük ölçekli GenAI projelerini destekleyen hizmet sağlayıcıların adeta “altına hücum” şeklinde gerçekleştirdiği harcamaları da analizine ekliyor. Yapay zekâ sunucularının 2024 yılında hiper ölçekleyicilerin toplam sunucu harcamalarının yüzde 60’ına yakınını oluşturacağı tahmin ediliyor. Lovelock, yapay zekâ yatırımlarının, ürünleri geliştirmek için yapılan normal Ar-Ge harcama döngülerinden farklı olduğunu düşünüyor ve şöyle söylüyor:

“Google, Amazon, Microsoft ve Alibaba’ya bakarsanız… genellikle bir sürü sunucu satın alırlar ve gelecek yıl birilerinin bulut teklifleri için bunlara ihtiyaç duyacağını umarlar. Bu kez belirli YZ sunucuları oluşturdukları için bir risk var, bu nedenle insanlar gelecek yıl model oluşturmazlarsa ve gelecek yıl YZ modellerine yoğun bir şekilde çıkarım yapmazlarsa, o zaman beklentilerinden gelir eksikliği olacaktır.”

Gartner, 2024 yılında en yavaş büyüyen segmentin yüzde 3,6 artışla 688 milyar dolara ulaşacak olan cihazlar olacağını söyledi. Cihazlar segmentinde BT harcamaları büyüme hızı özellikle pandemi sonrasında yavaşlamış durumda. Bu bağlamda donanım üreticilerinin, özellikle de son kullanıcıya yönelik firmaların, son dönemde hızla yapay zekâ ve bulut yatırımları yapması pek şaşırtıcı olmasa gerek.

Google, İsrail karşıtı protestoya katılanları işten attı!

Çalışanlar, Google ve Amazon’un üç yıl önce İsrail hükümeti ve ordusuyla imzaladığı 1,2 milyar dolarlık bulut bilişim sözleşmesi olan Project Nimbus‘u protesto ediyordu. İsrail’e Google Cloud’un yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojisinin tüm paketini sağladığı bildirilen tartışmalı projenin, Google ve Amazon’un boykot baskısına boyun eğmesini engelleyen katı sözleşme hükümlerine sahip olduğu iddia ediliyor. Bu da ne olursa olsun İsrail’e hizmet sağlamaya devam etmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Google çalışanları 2021’den bu yana sözleşmeyi protesto ediyor ve kamuoyu önünde konuyla ilgili eleştirilerini sıralamaktan çekinmiyor; ancak İsrail-Filistin çatışması geçtiğimiz Ekim ayında Hamas tarafından gerçekleştirilen saldırıların ardından tırmanmaya devam ederken, bu huzursuzluk sadece İsrail’e yardım etmekle kalmayıp çatışmadan aktif olarak kâr elde ettiği düşünülen şirketlerin işgücüne de sıçrıyor.

Son mitingler Google’ın Sunnyvale ve New York ofislerinin yanı sıra Amazon’un Seattle’daki merkezinin önünde yapılan gösterileri kapsarken, protestocular bir adım daha ileri giderek Google Cloud CEO’su Thomas Kurian’ın ofisi de dahil olmak üzere binaların içine girdi. New York’taki oturma eylemine katılan Google yazılım mühendisi Hasan Ibraheem, büyük teknoloji karşıtı savunuculuk firması Justice Speaks aracılığıyla yaptığı açıklamada, İsrail ordusuna bulut ve yapay zeka altyapısı sağlayarak Google’ın “Filistin halkının soykırımına doğrudan dahil olduğunu” söyledi.

Ibraheem, “Google hiçbir şey yokmuş gibi davranırken bile bu sözleşmeyi sona erdirmek için elimden gelen her şeyi yapmak benim sorumluluğum” diyor ve ekliyor: “Soykırım için doğrudan altyapı sağlayan bir şirkette çalışma fikri beni hasta ediyor. Yönetime dilekçeler göndermeyi denedik ama dikkate alınmadılar. Artık bizi görmezden gelemeyeceklerinden emin olacağız. Mümkün olduğunca çok ses çıkaracağız. Pek çok işçi Google’ın IOF [İsrail Saldırı Güçleri] ile sözleşmesi olduğunu bilmiyor. Pek çok kişi meslektaşlarının Müslüman, Filistinli ve Arap oldukları ve seslerini yükselttikleri için tacize uğradıklarını bilmiyor. Pek çok insan kendi şirketlerinin ne kadar suç ortağı olduğunun farkında değil. Bunu fark etmelerini sağlamak bizim işimiz.”

Dördü New York’ta ve beşi Sunnyvale’de olmak üzere dokuz Google çalışanı da tutuklandı ve şirketin ofislerinden zorla çıkarıldı. “Nimbus dokuzu” olarak adlandırılan protestocular adına Justice Speaks tarafından yapılan ayrı bir açıklamada, Kurian ile konuşma talebinde bulundukları ancak bu taleplerinin reddedildiği belirtildi.

Bir Google sözcüsü ise yaptığı açıklamada 28 çalışanın işten çıkarıldığını doğruladı ve gerekirse “araştırmaya ve harekete geçmeye devam edeceklerini” söyledi. Sözcü, “Bu protestolar, büyük ölçüde Google’da çalışmayan bir grup kuruluş ve kişi tarafından uzun süredir devam eden bir kampanyanın parçasıydı” dedi ve ekledi:”Az sayıda çalışan protestocusu birkaç lokasyonumuza girmiş ve işlerini aksatmıştır. Diğer çalışanların çalışmalarını fiziksel olarak engellemek ve tesislerimize erişimlerini engellemek politikalarımızın açık bir ihlalidir ve tamamen kabul edilemez bir davranıştır. Tesislerden ayrılmaları yönündeki çok sayıda talebi reddetmelerinin ardından, ofis güvenliğini sağlamak üzere bu kişilerin uzaklaştırılması için kolluk kuvvetleri devreye sokulmuştur.”

Protestocuların yaptığı açıklamada, Google’ın tüm taleplerini görmezden geldiğine dikkat çekiliyor. Açıklamada şu ifadeler yer almakta:

“Dün gece Google, şirketin İsrail ile yaptığı 1.2 milyar dolarlık bulut bilişim sözleşmesi olan Project Nimbus hakkındaki endişelerimizle ilgilenmek yerine, şirketin kendi çalışanları olan bizleri tutuklama kararı aldı. Thomas Kurian’ın ofisinde oturan bizler defalarca Google Cloud CEO’su ile görüşme talebinde bulunduk ancak taleplerimiz reddedildi. Sözleşmenin imzalanmasından bu yana geçen üç yıl boyunca, belediye toplantıları, forumlar, binden fazla işçi tarafından imzalanan dilekçeler ve ilgili işçilerin doğrudan ulaşımı da dahil olmak üzere şirket kanalları aracılığıyla Nimbus Projesi hakkında Google yöneticileriyle defalarca iletişim kurmaya çalıştık.

Google yöneticileri, teknolojimizin etkisi konusundaki etik sorumluluğumuzun yanı sıra bu sözleşmenin işyeri sağlığı ve güvenliğimize verdiği zarar ve şirketin misilleme, taciz ve zorbalığa dayalı iç ortamı konusundaki endişelerimizi görmezden geldi. Bunun yerine, Google her fırsatta şirket içinde konuşmayı bastırıyor ve Filistinli, Arap ve Müslüman Google çalışanlarının taciz edilmesine, korkutulmasına, zorbalığa maruz kalmasına, susturulmasına ve sansüre uğramasına göz yumuyor.

İşçiler emeklerinin nasıl kullanıldığını bilme ve ürettikleri teknolojinin zarar vermek için kullanılmamasını sağlama konusunda söz sahibi olma hakkına sahiptir. İşçilerin ayrıca, emeklerinin bir soykırıma güç sağlamak için kullanılma potansiyeli nedeniyle korku, endişe ve stres yaşamadan işe gitme hakları da vardır. Google bizi bu temel haklardan mahrum bırakıyor ve bu da bizi dün ülke çapındaki ofislerde oturma eylemi yapmaya itti.”

İlk çeyrekte gelir ve kârını artıran TSMC, 2. çeyrekten de umutlu!

Dünyanın en büyük çip üreticilerinden Tayvanlı TSMC, 31 Mart’ta sona eren 2024 ilk çeyrek finansal raporunu açıkladı. Gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %16,5 oranında artırarak 18,8 milyar dolara taşıyan firma, net karını ise %8,8 oranında artırarak 7,1 milyar dolara yükseltmeyi başardı. Firma ikinci çeyrekte de bu ivmenin sürmesini bekliyor.

Apple ile Nvidia’nın önemli tedarikçilerinden TSMC, yapay zekâ (AI) uygulamalarında kullanılan yarı iletkenlere yönelik talep dalgası nedeniyle son dönemde ciddi bir satış geliri artışı yaşıyor. İlk çeyrek raporunu açıklayan firma ikinci çeyrek satışlarının %30’a kadar artabileceğini tahmin ediyor. CEO C.C. Wei, şirketin ilk çeyrek kazanç çağrısı sırasında yaptığı açıklamada, “Neredeyse tüm yapay zekâ öncü firmaları günümüzde enerji verimli bilgi işlem gücü talebini karşılamak için TSMC ile birlikte çalışıyor” dedi ve ekledi: “Yapay zekâ ile ilgili veri merkezi talebi çok ama çok güçlü.”

Wei ayrıca geleneksel sunuculardan yapay zekâ sunucularına geçişin TSMC için “elverişli” bir iş alanı olduğunu da sözlerine ekledi. TSMC, COVID-19 salgını kaynaklı elektronik talebindeki daralmayı atlatmasına yardımcı olan ve şirketin hisselerini rekora taşıyan yapay zekâ dalgasından yararlanmış görünüyor. Firmanın net satış gelirlerinin %36’sı hala akıllı telefonlardan gelse de yüksek performanslı bilgi işlem gücü gerektiren sunucu bölümünden elde edilen gelirler ilk defa akıllı telefon segmentini geride bıraktı ve toplam gelirlerin %46’sını oluşturuyor.

İleriye bakıldığında, TSMC ikinci çeyrekteki işlerin sektör lideri 3 nanometre (nm) ve 5nm teknolojilerine yönelik güçlü taleple desteklenmesini beklediğini, ancak bu gücün akıllı telefonlara yönelik durgun taleple kısmen dengeleneceğini söyledi. Tayvanlı firma ayrıca geçen yılki 30,45 milyar dolara kıyasla bu yılki sermaye harcaması beklentisini 28 milyar ila 32 milyar dolar arasında tuttu ve bunun %70-80’inin ileri teknolojilere gideceğini söyledi.

TSMC yaptığı açıklamada, belirsizlik ortamının sürdüğüne de dikkat çekerek yatırımcıları şu sözlerle uyarmayı ihmal etmedi: “2024 yılına baktığımızda, tüketici güvenini ve son pazar talebini daha da etkileyebilecek makro ekonomi ve jeopolitik belirsizlikler devam ediyor.”

TSMC’nin Taipei’de listelenen hisseleri bu yıl şimdiye kadar %36 artış gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Almanya da dahil olmak üzere yurtdışında yeni tesisler kurmak için milyarlarca dolar harcayan çip üreticisi, küresel üretim ayak izini genişletmenin “stratejik olarak önemli” olduğunu ve 2025’in ilk yarısında ABD’nin Arizona eyaletinde üretim yapma yolunda ilerlediğini söylüyor.

Şirket geçen hafta Arizona’da çip üretimi için planladığı yatırımı 25 milyar dolardan 65 milyar dolara çıkaracağını ve 2030 yılına kadar buraya üçüncü bir fabrikasyon tesisi ekleyeceğini duyurdu. TSMC ayrıca Ocak ayı sonlarında Japonya’da ilk çip fabrikasını açtı ve 20 milyar dolar yatırım yapma vaadinde bulundu.

Yapay zeka, çevrim içi çocuk istismarını körüklüyor!

ABD merkezli Ulusal Kayıp ve İstismar Edilen Çocuklar Merkezi (NCMEC) tarafından Salı günü yayınlanan yıllık bir değerlendirmeye göre, çocuk cinsel sömürüsü çevrimiçi olarak artıyor ve yapay zeka tarafından üretilen görüntüler ve videolar gibi yeni formlar alıyor.

NCMEC’nin yıllık CyberTipline raporunda, çevrimiçi çocuk istismarıyla ilgili NCMEC’ye yapılan bildirimlerin, önceki yıla kıyasla %12’den fazla artarak 36.2 milyonu aştığını belirtti. Alınan ipuçlarının çoğu, fotoğraf ve videolar gibi çocuk cinsel istismar materyalinin dolaşımıyla ilgiliydi, ancak finansal cinsel şantaj raporlarında da bir artış oldu.

NCMEC’e göre bazı çocuklar ve aileler, yapay zeka yapımı CSAM kullanılarak korsanlar tarafından gasp edildi.

Merkez sözcüsü, yalnızca 2023 yılında izlemeye başladığı bir kategori olan generatif yapay zeka tarafından yapılan çocukların cinsel sömürüsüne ilişkin görüntü veya videolarla ilgili 4,700 bildirim aldıklarını belirtti.

Kuruluşa göre yapay zeka tarafından üretilen çocuk istismarı içeriği, gerçek çocuk mağdurların tespit edilmesini de engelliyor.

İsminin gizli kalması kaydıyla konuşan Massachusetts merkezli Adalet Bakanlığı savcısına göre, bu tür materyallerin oluşturulması Amerika Birleşik Devletleri’nde yasa dışı; çünkü cinsel içerikli davranışlarda bulunan küçüklerin görsel tasvirlerinin yapılması federal bir suç.

Toplama bakıldığında 2023 yılında CyberTipline‘a, ABD dışında yüklenen şüpheli CSAM olaylarına atıfta bulunan 35.9 milyondan fazla bildirim yapıldı, bunun %90’ından fazlası ABD dışında yüklendi. Yaklaşık olarak 1.1 milyon bildirim ABD’deki polise yönlendirildi ve Salı günkü rapora göre, 63,892 bildirim acil veya yakın tehlikedeki bir çocuğu içeriyordu.

2022’ye kıyasla %300 artışla, çevrimiçi kandırma ile ilgili 186,000 bildirim yapıldı; Kandırma, cinsel bir suç veya kaçırma işlemi işlemek amacıyla çevrimiçi olarak bir çocuk olduğuna inanılan bir kişiyle iletişim kuran bir birey tarafından gerçekleştirilen sömürü biçimidir.

En çok siber ipucu sunan platform 17 milyon 838 bin 422 ile Facebook oldu. Meta’nın Instagram’ı 11.430.007, WhatsApp mesajlaşma servisi ise 1.389.618 rapor oluşturdu. Google NCMEC’e 1.470.958 ipucu gönderdi, Snapchat 713.055, TikTok 590.376 ve Twitter 597.087 ipucu gönderdi.

Toplamda, dünya çapında siber ihbar raporlama programına katılımlarını kaydeden 1.600 şirketten 245 şirket NCMEC’e CyberTipline raporlarını sundu. Sosyal medya platformları gibi ABD merkezli internet servis sağlayıcıları da, CSAM örneklerini fark ettiklerinde CyberTipline’a bildirmekle yasal olarak yetkili.

NCMEC’ye göre, bildirim hacmi ile sunulan raporların kalitesi arasında bir bağlantı kopukluğu bulunmakta. Merkez ve kanun uygulayıcılar, insan girişi olmadan yapılan bazı raporlara, içerik düzenleme algoritmaları tarafından yapılan raporlar da dahil olmak üzere, yasal olarak müdahale edemezler. Bu teknik ayrıntı, polisin potansiyel çocuk istismarı raporlarını görmesini engelleyebilir.

NCMEC raporunda, “Rapor yapan şirketlerin sayısının nispeten az olması ve birçok raporun kalitesiz olması, Kongre ve küresel teknoloji topluluğunun harekete geçme ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor.” ifadeleri yer alıyor.

Builder.ai ve Komünite’den Türkiye’ye özel dijital dönüşüm ortaklığı!

0

Builder.ai, yapay zeka desteğiyle geliştirilen bir yazılım platformu olarak Türkiye pazarına Komünite‘nin işbirliği ile adım atıyor. Bu ortaklık, KOBİ’ler dahil tüm işletmelerin uygulama geliştirme süreçlerini basitleştirerek dijital dönüşümü kolaylaştırıyor. Özellikle Türkiye’ye özgü rekabetçi fiyatlandırma ile daha geniş bir erişim sunulacak.

Türkiye’deki girişim ekosistemi, 2023 yılında 722 milyon dolar değerinde, 325 ayrı yatırım alarak dikkat çekti. Bu yatırımların büyük bir kısmı yapay zeka sektörüne aktı. Bu bağlamda, girişimcilik ve yaratıcılığı destekleyen önde gelen topluluklardan Komünite, yapay zeka destekli kod yazma gerektirmeyen platform Builder.ai ile stratejik bir işbirliği kurduğunu duyurdu. Komünite, bu yılın başında tamamladığı 4 milyon dolar değerindeki köprü yatırım turunun ardından, bu işbirliği ile teknolojiyi demokratikleştirme ve erişilebilir kılma misyonunu daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Builder.ai, Komünite’nin derin pazar anlayışı ve geniş ağı sayesinde, uygulama geliştirme sürecini daha verimli, ekonomik ve global olarak ulaşılabilir kılarak Türkiye pazarına özel çözümler sunacak. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin dinamik girişimcilik ortamının özel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmış çözümlerle önemli bir pazar ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.

Komunite.com.tr’nin kurucusu Fatih Güner, “Builder.ai ile olan ortaklığımızı açıklamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Şubat ayındaki yatırım turumuzun ardından hızla ilerleyerek bu stratejik işbirliğini kurduk. Bu ortaklık, Türkiye’deki yaratıcı ve girişimci topluluğunun küresel arenada başarıya ulaşmasına katkıda bulunacak” dedi.

Builder.ai’nin CRO’su Varghese Cherian ise “Komünite ile kurduğumuz ortaklık, bölgedeki ürün ve MVP geliştirme süreçlerini yeniden tanımlayacak potansiyele sahip. Bu işbirliği, her iki kuruluşun güçlü yönlerini birleştirerek Türkiye’deki girişimciler ve şirketler için olağanüstü değerler yaratmayı hedefliyor” şeklinde konuştu.

Bu işbirliği, B2B sektörü, kuluçka merkezleri ve hızlandırıcılar için de önemli fırsatlar sunuyor. Girişimciler ve inovatörler sürekli değişen teknolojik çözümlerle rekabet avantajını koruyabilecekler. Kod yazma bilgisine sahip olmayan ama vizyoner fikirleri olan yaratıcılar için de bu platform, dijital ürünlere dönüşüm sürecinde destekleyici bir rol oynayacak. Öğrenciler ve STK’lar da bu işbirliği sayesinde projelerini hayata geçirirken gerekli araçlara sahip olacaklar.

Oracle Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapacak!

Oracle dün yaptığı açıklamada, bulut altyapısı ayak izini genişletmek için önümüzdeki 10 yıl içinde Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını ve bunun da şirketin yapay zekâ tabanlı iş yüklerine yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı olacağını duyurdu. Yatırımın bir parçası olarak şirket, Tokyo ve Osaka’daki genel bulut bölgelerinin yerel müşteri desteğini artıracağını söyledi.

Ayrıca, genel bulut hizmet sağlayıcısı Oracle Alloy ve OCI Dedicated Region teklifleri için yerel operasyon ekiplerini de genişletecek. Şirketten yapılan açıklamada, çalışan gücündeki artışın Japonya’daki hükümetlerin ve işletmelerin görev açısından kritik iş yüklerini Oracle Cloud’a taşımaya ve egemen yapay zekâ çözümlerini benimsemeye devam etmelerini sağlayacağı belirtildi.

Oracle, AWS, Microsoft ve Google gibi daha büyük rakipleriyle rekabet etme stratejisinin bir parçası olarak geçtiğimiz yıl bulut ayak izini genişletti. Geçen yıl Aralık ayında şirket ikinci Şili bölgesini açtı. Eylül ayında ise Oracle ikinci bir Meksika bölgesini faaliyete geçirdi.

Haziran ayında ise şirket, AB işletmelerinin veri düzenlemelerine uyum sağlamasına yardımcı olmak için Madrid ve Frankfurt olmak üzere iki yeni AB Egemen Bulut bölgesi başlattı. Bundan önce Mayıs ayında Oracle, Sırbistan’da bir bulut bölgesi açan ilk hiper ölçekleyici olmuştu.

Asya bulut pazarı yükselişine devam ediyor!

Öte yandan Oracle bölgede hakim durumda değil ve rakip bulut firmaları AWS, Microsoft ve Google da Japonya’da büyük yatırımlara sahip. Bu sağlayıcıların her birinin Tokyo ve Osaka’da bulut bölgeleri bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Google, Tokyo yakınlarındaki ilk Japon veri merkezini işletmeye başladı. Ayrıca Google, Kanada ve Japonya’yı birbirine bağlayan bir denizaltı kablo projesi başlattı. Google’ın Tokyo ve Osaka’da bulut depolama ve altyapı hizmetleri sağlayan bulut bölgeleri de bulunuyor.

Microsoft ise son birkaç yıldır Japonya’daki bulut altyapısını ve Azure ürün kullanılabilirliğini sürekli olarak genişletti. Yazılım ve bulut devi 2023 yılında Japonya’nın batısında yeni Microsoft veri merkezlerini faaliyete geçirdi.

AWS ise kısa süre önce Japonya ve Asya bölgesindeki bulut altyapısını, bilgi işlem hizmetlerini ve yapay zekâ kapasitesini artırmak için Japonya’ya 15 milyar dolar yatırım yapacağını duyurmuştu. AWS’nin Tokyo’daki bulut bölgesi dört Kullanılabilirlik Bölgesine, Osaka bölgesi ise üç Kullanılabilirlik Bölgesine sahip. AWS bölgeleri, altyapıyı ayrı coğrafi konumlara yerleştiren Kullanılabilirlik Bölgelerinden oluşur.