Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 649

Oracle Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapacak!

Oracle dün yaptığı açıklamada, bulut altyapısı ayak izini genişletmek için önümüzdeki 10 yıl içinde Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını ve bunun da şirketin yapay zekâ tabanlı iş yüklerine yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı olacağını duyurdu. Yatırımın bir parçası olarak şirket, Tokyo ve Osaka’daki genel bulut bölgelerinin yerel müşteri desteğini artıracağını söyledi.

Ayrıca, genel bulut hizmet sağlayıcısı Oracle Alloy ve OCI Dedicated Region teklifleri için yerel operasyon ekiplerini de genişletecek. Şirketten yapılan açıklamada, çalışan gücündeki artışın Japonya’daki hükümetlerin ve işletmelerin görev açısından kritik iş yüklerini Oracle Cloud’a taşımaya ve egemen yapay zekâ çözümlerini benimsemeye devam etmelerini sağlayacağı belirtildi.

Oracle, AWS, Microsoft ve Google gibi daha büyük rakipleriyle rekabet etme stratejisinin bir parçası olarak geçtiğimiz yıl bulut ayak izini genişletti. Geçen yıl Aralık ayında şirket ikinci Şili bölgesini açtı. Eylül ayında ise Oracle ikinci bir Meksika bölgesini faaliyete geçirdi.

Haziran ayında ise şirket, AB işletmelerinin veri düzenlemelerine uyum sağlamasına yardımcı olmak için Madrid ve Frankfurt olmak üzere iki yeni AB Egemen Bulut bölgesi başlattı. Bundan önce Mayıs ayında Oracle, Sırbistan’da bir bulut bölgesi açan ilk hiper ölçekleyici olmuştu.

Asya bulut pazarı yükselişine devam ediyor!

Öte yandan Oracle bölgede hakim durumda değil ve rakip bulut firmaları AWS, Microsoft ve Google da Japonya’da büyük yatırımlara sahip. Bu sağlayıcıların her birinin Tokyo ve Osaka’da bulut bölgeleri bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Google, Tokyo yakınlarındaki ilk Japon veri merkezini işletmeye başladı. Ayrıca Google, Kanada ve Japonya’yı birbirine bağlayan bir denizaltı kablo projesi başlattı. Google’ın Tokyo ve Osaka’da bulut depolama ve altyapı hizmetleri sağlayan bulut bölgeleri de bulunuyor.

Microsoft ise son birkaç yıldır Japonya’daki bulut altyapısını ve Azure ürün kullanılabilirliğini sürekli olarak genişletti. Yazılım ve bulut devi 2023 yılında Japonya’nın batısında yeni Microsoft veri merkezlerini faaliyete geçirdi.

AWS ise kısa süre önce Japonya ve Asya bölgesindeki bulut altyapısını, bilgi işlem hizmetlerini ve yapay zekâ kapasitesini artırmak için Japonya’ya 15 milyar dolar yatırım yapacağını duyurmuştu. AWS’nin Tokyo’daki bulut bölgesi dört Kullanılabilirlik Bölgesine, Osaka bölgesi ise üç Kullanılabilirlik Bölgesine sahip. AWS bölgeleri, altyapıyı ayrı coğrafi konumlara yerleştiren Kullanılabilirlik Bölgelerinden oluşur.

Yapay zeka, enerji konusunda endişelendirmeye devam ediyor!

Haas, 2030 yılına gelindiğinde dünyadaki veri merkezlerinin dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’dan daha fazla elektrik tüketme eğiliminde olacağını ve yapay zeka araçlarının tahminlere uyması halinde, enerji kullanımının üçe katlanmaması için tedbir almanın yollarını bulmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Haas bir röportajda, yapay zeka sistemlerinin daha iyi olması için daha fazla eğitime ihtiyaç duyacaklarını (yazılımı veri bombardımanına tabi tutmayı içeren bir aşama) ve bunun enerji kapasitesinin sınırlarına dayanacağını söyledi.

Haas, yapay zekanın dünya altyapısına yükleyebileceği zarar konusunda alarm veren giderek artan sayıda insanın arasına katılıyor. Ancak aynı zamanda endüstrinin, veri merkezlerinde daha büyük bir yer edinen Arm çip tasarımlarına yönelmesiyle de ilgileniyor. Şirketin akıllı telefonlarda zaten yaygın olan teknolojisi, enerjiyi geleneksel sunucu çiplerinden daha verimli kullanmak üzere geliştirildi.

2023’ün ABD’deki en büyük halka arzının ardından geçen yıl Nasdaq’ta işlem görmeye başlayan Arm, yapay zeka ve veri merkezi bilişimini büyümenin en büyük itici güçlerinden biri olarak görüyor.

Amazon.com Inc.’in AWS, Microsoft Corp. ve Alphabet Inc. şirketleri, sunucu çiftliklerini çalıştırmaya yardımcı olan şirket içi çiplerin temeli olarak Arm’ın teknolojisini kullanıyor. Bu değişimin bir parçası olarak Intel Corp. ve Advanced Micro Devices Inc. tarafından üretilen kullanıma hazır parçalara olan bağımlılığı azaltıyorlar.

Haas’a göre şirketler, daha fazla özel yapım çip kullanarak darboğazları azaltabilir ve enerji tasarrufu sağlayabilir. Böyle bir strateji, veri merkezi gücünü %15’ten fazla azaltabilir.

TikTok, izleyicilere de ödeme yapmaya başlayacak! AB pek de memnun değil

TikTok, Fransa ve İspanya’da bu ay başlatılan izle ve al ödüllü uygulaması Lite ile kullanıcılara “görevler” yoluyla puanlar kazanma; onları da Amazon kuponları, PayPal aracılığıyla hediye kartları veya TikTok’un Coins para birimi gibi ödüllere dönüştürme imkanı sunuyor.

“Görevler” arasında video izleme, içerik beğenme, içerik oluşturucuları takip etme veya arkadaşlarınızı TikTok’a katılmaya davet etme yer alıyor.

Avrupa Komisyonu, Çinli ByteDance‘in sahibi olduğu TikTok’un uygulamayı dağıtmadan önce bir risk değerlendirmesi yapması gerektiğini ve artık “daha fazla ayrıntı” istediğini söyledi.

Bu müdahale, teknoloji şirketlerinin ve sosyal medya platformlarının kullanıcılara sunulan hizmetlere ve yasa dışı içeriğin kaldırılmasına ilişkin yeni kurallara uymasını gerektiren Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki kapsamlı yeni yasaların yürürlüğe girmesinden aylar sonra gerçekleşti.

Bu yılın şubat ayında komisyon, TikTok’un küçüklerin korunması ve reklam şeffaflığının yanı sıra bağımlılık yaratan tasarım ve zararlı içerikle ilgili risk yönetimiyle bağlantılı alanlarda DSA’yı ihlal edip etmediğini değerlendirmek için resmi bir soruşturma başlattı.

Komisyon, TikTok’un iç kontrolleri hakkında daha fazla bilgi talebinin olası ileri adımlara önyargı oluşturmadığını söylerken aynı zamanda taleplerine yanıt olarak “yanlış, eksik veya yanıltıcı bilgiler için para cezası uygulama yetkisine sahip olduğu” uyarısında bulundu.

Talebinin, “yeni görev ve hafif ödül programının, özellikle bağımlılık yapıcı davranışların potansiyel uyarılmasıyla ilgili olarak, kullanıcıların zihinsel sağlığının yanı sıra küçüklerin korunması üzerindeki potansiyel etkisi” hakkındaki endişelerle ilgili olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz yıl ABD’li yetkili Vivek Murthy, sosyal medyanın çocukların ve ergenlerin zihinsel sağlığına “derin bir zarar verme riski” sunduğuna dair ABD çapında resmi bir uyarı yayınladı.

TikTok Fransız izi

Eylül ayında TikTok, çocukların kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin gizlilik yasalarını ihlal ettiği için AB’nin baş düzenleyicisi tarafından 350 milyon avro para cezasına çarptırıldı.

Komisyon, risk değerlendirmesi için 24 saatlik sürenin yanı sıra TikTok’un diğer bilgileri 26 Nisan’a kadar sağlaması gerektiğini söyledi.

Şirket bu talebi yerine getireceğini söyledi. Bir TikTok sözcüsü, “Bu ürünle ilgili olarak komisyonla zaten doğrudan temas halindeyiz ve bilgi talebine yanıt vereceğiz.” dedi.

Şirket, ödüllerin yaşlarını doğrulamak zorunda olan 18 yaş üstü kişilerle sınırlı olduğunu ve ödemelerin günlük 1 € (0,85 £) ile sınırlandırıldığını söyledi.

ABD’de tüketicilerin beyin dalgalarını koruyan ilk yasa imzalandı

İmzalanan yasal düzenlemenin sponsorları, nöroteknolojideki hızlı ilerlemelerin zihinsel verilerin taranmasını, analiz edilmesini ve satılmasını giderek daha mümkün ve karlı hale getirmesi nedeniyle bunun gerekli olduğunu söylediler.

Yasanın sponsorlarından Eyalet Temsilcisi Cathy Kipp yaptığı açıklamada nöroteknoloji alanındaki ilerlemelerin pek çok insanın hayatını iyileştirmek için büyük umut vaat ettiğini belirtirken, “Colorada sakinlerine ait kişisel verilerin, vatandşların rızaları olmadan kullanılmasını önlemek için net bir çerçeve sunmalı ve bu yeni teknolojilerin gelişmesine izin vermeliyiz” dedi.

Tasarının sponsorlarından bir diğeri olan eyalet senatörü Kevin Priola, nöroteknolojinin “artık tıbbi veya araştırma ortamlarıyla sınırlı olmadığını” ve tüketici ürünleri söz konusu olduğunda, endüstrinin “şu anda düzenleme, veri koruma standartları veya eşdeğer etik kısıtlamalar olmadan çalışabildiğini” söyledi.

Nöroteknolojinin etik gelişimini teşvik eden ve kâr amacı gütmeyen Neurorights Vakfı, Colorado’nun desteklediği yasa tasarısının ABD’de türünün ilk örneği olduğunu söyledi. Vakıf ayıca nöroteknoloji endüstrisinin veri gizliliği korumalarını değerlendiren bir rapor yayınlamış ve bu korumaların genellikle zayıf olduğunu ya da hiç bulunmadığını belirtmişti.

Colorado yasası, klinik ortamda kullanılan nöroteknolojilerin zaten tıbbi gizlilik yasaları kapsamında olduğunu, bu nedenle yeni önlemin hastane dışında mevcut olan tüketici ürünlerini hedeflediğini belirtiyor.

Beyin-bilgisayar arayüzü çalışmaları sürüyor

Facebook ve Instagram’ın ana şirketi Meta Platforms’un yanı sıra Elon Musk’ın Neuralink’i de dahil olmak üzere büyük teknoloji firmaları, beyin aktivitesini tespit edebilecek ve ardından potansiyel olarak ticari kullanıma sunabilecek teknolojiler geliştiriyor. Reklamları daha iyi hedeflemek, insanların ruh hallerinden faydalanmak, daha fazla ürün satmak ya da kaybedilen beyin fonksiyonlarını yeniden oluşturmak için beyin verilerinin çıkarılması sonsuz bir potansiyele sahip.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi geçtiğimiz yıl, daha önce hayvanlar üzerinde test edilen Neuralink’in beyin implantları için insan çalışmalarını onayladı. Neuralink firması da geçtiğimiz ay ilk insanlı deneyini gerçekleştirmiş ve sonuçlarıyla ilgili bilgiler paylaşmıştı. Ayrıca Austin’deki Texas Üniversitesi’nden araştırmacılar beyin-bilgisayar arayüzü çalışmalarına makine öğrenme süreci eklemeyi başardılar.

Bu ayın başlarında Neuralink’in rakibi Synchron’un şirketin cihazına ticari onay almak için gerekli olan büyük ölçekli bir klinik deney için hasta toplamaya hazırlandığını söylemişti.

Dünyanın başka yerlerinde başka hükümetler de nöroteknolojik ürünler söz konusu olduğunda tüketici korumalarını arttırmak için çalışıyor.

Türk Telekom’dan rekor yatırım!

0

Türk Telekom, 2023 yılının finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Güçlü dördüncü çeyrek performansıyla konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 9,6 artışla 100,2 milyar TL’ye yükselen Türk Telekom’un FAVÖK’ü 33,5 milyar TL, FAVÖK marjı ise yüzde 33,5 olarak gerçekleşti. Türk Telekom’un 2023 yılı net karı 16,4 milyar TL olurken, toplam yatırım harcamaları 2023’te yıllık %7,4 arttı ve 25,8 milyar TL’ye yükseldi.  

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un 2023 mali sonuçlarını değerlendirdi. Yatırımlarda artış, mobil abone sayısında yükselme, fiber kapsamının genişlemesi ve girişimcilere destek öne çıkıyor!

Türk Telekom 2024’te ise operasyonel gelirlerinin yaklaşık %11-%13 aralığında büyüyeceğini, konsolide FAVÖK marjının %36-%38 aralığında ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranının %27-%28 aralığında olacağını öngörüyor.

Türk Telekom’un 2023 yıl sonunda toplam abone sayısı 52,9 milyon olurken, mobil numara taşımada üst üste 9 çeyrektir en çok tercih edilen operatör olarak mobil abone sayısını 26,2 milyon aboneye yükseltti. Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu yıl sonu itibarıyla 437 bin kilometreye yükseldi. 2022 yıl sonu itibarıyla 31,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ, 2023 yıl sonunda 32,2 milyon hane kapsamasına ulaştı.

Girişimlere büyük destek 

Yeni nesil teknolojileri ve bu teknolojileri besleyen girişimleri destekleyen Türk Telekom’un Girişim Sermayesi Fonu iştiraki Türk Telekom Ventures aracılığıyla yatırımda bulunduğu girişimlerin portföy değeri 190 milyon doları buldu. 

Türkiye’de ekonominin önemli bir kaldıracı haline gelen girişimcilik ekosistemine sağlıktan eğitime, yapay zekâdan görüntü işleme ve büyük veri çözümlerine kadar 2011’den bu yana destek verdiklerini belirten Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT ile bugüne kadar girişimlere 32 milyon TL’lik nakit desteği sağlandığını kaydetti. Türk Telekom’un Girişim Sermayesi Fonu şirketi Türk Telekom Ventures’ın yatırım yaptığı 21 girişimin portföy değerinin 190 milyon doları bulduğunu söyleyen Önal, söz konusu rakamın; girişimcilik ekosisteminin Türkiye ekonomisindeki değerine ve kaldıraç özelliğine dikkat çekti.

Güvenlikte pazar lideri 

Veri merkezi, siber güvenlik ve bulut bilişim çözümleriyle işletmelerin dijitalleşmesinde lokomotif rol üstlenirken, verinin korunması görevini milli sorumluluk bilinciyle yürüten Türk Telekom, IDC (International Data Corporation) tarafından yayınlanan Türkiye Siber Güvenlik Pazar Analizi Raporu’na göre Siber Güvenlik Hizmetleri Kategorisi’nde 3 yıldır üst üste “Pazar Lideri” konumunu sürdürdü. 

Türkiye’nin dijital dönüşümü için 81 ilin her köşesinde yatırımlarına devam ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türk Telekom olarak bir telekom şirketi olmanın ötesinde Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürdüğümüz 2023 yılını hedeflerimize ulaşarak tamamladık. Ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden vizyonuna öncülük etmek ve teknoloji birikimimizle bölgemize liderlik etmek için 2024’te de yatırımlarımızı ve faaliyetlerimizi hız kesmeden sürdüreceğiz” diye konuştu. 

2024 için iddialı hedefler

2023 finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, çalışmalarının etkisinin ikinci yarıyıl göstergelerinde daha görünür hale geldiğini ifade ederken, sağlıklı trendlerin devamıyla beklenenden daha iyi gerçekleşen son çeyrek performansının, güçlü bir 2024’ün habercisi olduğuna inandıklarını açıkladı. Önal, “Yakın takip ettiğimiz önemli performans göstergelerinde yılın ilk aylarında gözlemlediğimiz seyir bu görüşümüzü destekliyor ve önümüzdeki çeyreklerde iş kollarımızı destekleyeceğini öngördüğümüz kademeli olarak iyileşen makro ekonomik ortam bekliyoruz. Bu zeminde, önümüzdeki yıl için belirlediğimiz iddialı hedefleri yakalayacağımıza inanıyoruz” dedi. Önal, “Bir önceki yıl 91,4 milyar TL olan konsolide gelirler %9,6 büyüyerek 100,2 milyar TL’ye yükseldi. Sabit internet ve mobil toplam faaliyet gelirlerinin %70,4’ünü oluşturdu. Mobil bir önceki yıla göre 6,4 milyar TL daha yüksek gelir üreterek büyümeye en büyük katkıyı sağladı. Kurumsal veri gelirindeki %13,2’lik artış büyük ölçüde siber güvenlik ve veri merkezi hizmetleri dahil olmak üzere yönetilen servislerdeki büyümeden kaynaklandı. Diğer gelirlerdeki %29’luk güçlü büyüme BİT çözümleri, çağrı merkezi ve cihaz satış gelirleriyle desteklendi. Net kar, 2023’te 16,4 milyar TL olurken, toplam yatırım harcamaları 25,8 milyar TL’ye yükseldi. Bununla birlikte, yatırım harcamalarının gelire oranı geçen yıla kıyasla 50 baz puan azalarak %25,7 oldu” şeklinde konuştu.

“Memleketin bir şehrinde değil her şehrinde” anlayışıyla 81 ilin tamamında hız kesmeden çalışarak tüm ilçe ve köyleri uçtan uca fiber ağlarla ördüklerini kaydeden Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, fiber ağın 2023’te genişlemeye devam ettiğini kaydederek, “FTTH Konseyi’nin 39 ülkeyi kapsayan “Eylül 2023 FTTH/B Avrupa Pazar Panoraması” raporuna göre Türkiye, FTTH/B hane kapsaması sayısında bir basamak atlayarak 2. sıraya yükseldi. Eylül 2023’e kadar olan on iki aylık dönemde, Türk Telekom’un sağladığı 1,5 milyonluk katkı ile Türkiye 2,3 milyon FTTH/B hane kapsaması artışı gerçekleştirdi. Ayrıca, aynı dönemde 1 milyon FTTH/B abone artışı ile 3. en hızlı büyüyen pazar haline gelen Türkiye’de bu artışın 0,8 milyonu sadece Türk Telekom tarafından sağlandı. Türkiye’nin fiber gücü olarak ülkenin her köşesini fiberle buluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz. Türkiye’nin 81 ilinin tamamına yayılan fiber ağımız yıl sonu itibarıyla 437 bin km’ye ulaştı. 3Ç’23 itibarıyla 31,9 milyon ve 2022 itibarıyla 31,4 milyon olan fiber hane kapsaması yıl sonu itibarıyla 32,2 milyon oldu. FTTC hane kapsaması 20,5 milyona ulaşırken, FTTH/B hane kapsaması 11,8 milyona yükseldi. Toplam fiber abone sayımız 12,9 milyona ulaşarak bir önceki yıla göre 7 puan artışla toplam abone sayımızın %84,7’sini oluşturdu” dedi.

5G’ye olabildiğinde yerli unsurlarla geçerek Türkiye’nin bu teknolojiyi sadece kullanan değil etrafına da kullandıran bir güç olmasını sağlamayı hedeflediklerini belirten Önal, ‘’ Birçok alandaki 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncüsüyüz. 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat, tarımda ilk akıllı traktör, ilk 5G canlı maç yayını gibi önemli projeleri hayata geçirdik. Tüm projelerimizde kullanılan teknolojilerin Türk Telekom mühendisleri tarafından hayata geçirilmesi, yerli ve milli teknolojiler için sarf ettiğimiz çabanın en büyük göstergeleri arasında yer alıyor’’ şeklinde konuştu.

Tarihin en yüksek faturalı net abone kazanımı

Mobil abone alanındaki güçlü performanslarına dikkat çeken Önal, 1,6 milyonluk abone kazanımıyla yıllık faturalı net abone kazanımında rekor performansa ulaştıklarını ifade etti. Mobil Numara Taşıma alanında dokuz çeyrek üst üste en çok tercih edilen operatör olduklarını belirten Önal, “Mobil 2023’te çok kuvvetli bir performans sergiledi. Toplam abone sayısı yıl içinde %2,8 artarken faturalı abone sayısı %9,5 arttı. LTE abonelerinin ortalama data kullanımı yıllık %23,4 büyüdü. Taahhüt yenileme sırasında yapılanlar hariç upsell sayısı 2023’un tamamında bir önceki yıla göre %46 daha yüksek gerçekleşti. Mobil servislerimize yönelik güçlü müşteri talebinin ve önümüzdeki dönemlerde etkinliğini sürdürmesini beklediğimiz stratejimizin etkileri bu rakamlarda kendini gösterirdi” dedi ve güçlü mobil performansını sürdüreceklerini kaydetti. 

Önal, mobil abone pazarındaki güçlü konumlarını pekiştirdiklerinin altını çizerek “Durmaksızın sürdürdüğümüz yatırımlarımız sonucunda kapsama ve kapasite olarak sektördeki konumumuzu günden güne güçlendiriyoruz. 4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hızda önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. Yüksek hızlı internet erişimine imkân tanıyan fiber altyapının, yenilikçi teknolojilerin hayata geçmesinde de hayati rolü var. 5G’nin efektif olarak kullanılması için baz istasyonlarının da fiber ile bağlı olması gerekiyor. Biz bu konuda üzerimize düşeni yerine getirmek adına, LTE baz istasyonlarımızın yarısından fazlasını şimdiden fibere bağladık. Bu anlamda 5G’ye en hazır operatörüz’’ şeklinde konuşan Önal, sözlerine ‘’Her çeyrek tekrarlanan Reklam ve Marka Sağlığı Araştırması’na göre ‘Sadık Müşteri Yaratma’ oranında lider konumdayız. Son 3 senedir istikrarlı şekilde artan rakamlarımız da bu sonuçları doğrular nitelikte” şeklinde devam etti.

2050’de Net Sıfır hedefi

Sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Önal, iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini açıkladı. Önal, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) 10 temel evrensel ilkesine uygun davranacaklarına dair taahhüt verdiklerini, karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de ise ‘Net Sıfır’ı hedeflediklerini ifade etti. Önal, “Çevresel etkimizi kontrol altına almak ve karbon ayak izimizi azaltmak için paydaşlarımızla birlikte önemli adımlar atıyoruz. Bunlar arasında enerji verimliliği, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, yenilenebilir enerji, temiz ulaşım ve atık yönetimine odaklanan önemli çalışmalarımız yer alıyor. 2023 CDP puanımızı bir önceki yıla göre iki kademe artırarak B’ye (Yönetim) taşımak, iklim eylemi konusundaki kararlılığımızın bir kanıtıdır. Kategori puanları karşılaştırmasında hem “Emisyon azaltım girişimleri ve düşük karbonlu ürünler” hem de “Kapsam 1 ve 2 emisyonları (doğrulama dahil)” kategorilerinde en yüksek A notunu elde ettik. Önümüzdeki dönemlerde genel CDP puanımızı A’ya (Liderlik) yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Apple, iPhone satışlarında kan kaybediyor! Sebebi ne?

0

Apple satışlarındaki yüzdesel düşüşün ana nedeni: Çin’deki iPhone satışlarının keskin bir şekilde düşmesi.

Şirket, son birkaç ayda milliyetçilik, zorlu ekonomi ve artan rekabet nedeniyle Çin’de ivme kaybetti.

IDC araştırma direktörü Nabila Popal, CNN’e “Bu Apple için çok büyük bir düşüş, ancak son dört yılda nerede olduğumuzu düşünürseniz, Apple muhtemelen tedarik zinciri sorunlarının ve makro zorlukların üstesinden diğer markalardan daha fazla gelen en dayanıklı marka olmuştur.” dedi.

Samsung, son 12 yıldır en iyi akıllı telefon üreticisi konumundaydı. Apple geçen yıl tacı aldı, ancak yalnızca dörtte biri için. IDC’nin raporuna göre Samsung, 2024’ün ilk çeyreğinde zirvede yer aldı.

Popal, “Samsung’un tekrar zirveye çıkması da çok önemli.” dedi. “Bu yıl Android’in iOS’un iki katı hızda büyümesini bekliyoruz.”

Genel olarak IDC, küresel akıllı telefon sevkıyatlarının 2024’ün ilk çeyreğinde yıllık %7,8 artışla yaklaşık 289 milyon cihaza yükseldiğini, bunun da akıllı telefon pazarının iki yıllık makroekonomik zorluklardan sonra yeniden ortaya çıktığını gösterdiğini söyledi.

Samsung, çeyrek boyunca pazar payının yaklaşık %20,8’ini (60,1 milyon sevkiyat) elinde tutarken, onu %17,3’le (50,1 milyon sevkiyat) Apple takip etti. Çinli üretici Xiaomi %14,1’i (40,8 milyon sevkiyat) oluşturdu.

Aralık ayında Apple, akıllı telefon kategorisinde Samsung’u geride bırakarak %20 pazar payıyla (Samsung’un %19,4 pazar payına kıyasla) Samsung’un 12 yıllık serisini zirvede noktaladı.

Apple antitröst davası

Samsung’un yapay zeka işlevleri sunan yeni Galaxy S24 Ultra model telefonları, 17 Ocak 2024’te San Jose, Kaliforniya’daki Galaxy Unpacked etkinliğinde sergilendi.

IDC, son raporunda Apple ve Samsung’un pazardaki hakimiyetini korumasını beklediğini söylese de, Huawei‘in ve aralarında Xiaomi ve OPPO/OnePlus’ın da bulunduğu Çin’deki diğer şirketlerin yeniden dirilişi muhtemelen devam edecek. Bir zamanlar Apple’ı düşünen Çinli tüketiciler artık Çin’deki ulusal markalara yöneliyor.

Çin, ABD’nin ardından en büyük pazar olması nedeniyle Apple için önemli bir pazar olmaya devam ediyor. Şirket, satışları artırmaya yardımcı olmak için Çin’de indirimler sunmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl, Huawei’in popüler Mate 60 akıllı telefonu, ABD hükümetinin gelişmiş bir işlemci içeren Pro modeli hakkında daha fazla bilgi aradığında manşetlere çıkmıştı. İlk kez piyasaya sürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin algılanan ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin’in yabancı çip teknolojisine erişimini kısıtlama yönündeki kapsamlı çabalarının ardından şirketin böyle bir çipi nasıl yapabileceğini sorgulayan sektör uzmanlarını şok etti.

Popal ayrıca, pek çok teknoloji şirketinin ilgili stratejileri ve özellikleri ikiye katladığı bir dönemde Apple’ın yapay zeka hakkında güçlü bir mesaj vermediğini de belirtti.

Ancak Samsung zaten yapay zeka konusunda her şeyi yaptı. Şirket, Ocak ayında duyurulan en yeni amiral gemisi Galaxy S24 serisi için mesajlaşma, fotoğraf ve oyunlarına yapay zeka gelişmelerini getirmeyi vurguladı.

“Genel akıllı telefon pazarı bu yıl yapay zekaya güçlü bir odaklanmayla toparlanırken, Samsung bu yıl daha da büyümek için iyi bir konumda.” diye ekledi.

İnsansı robot Atlas, Boston Dynamics’ten emekli oluyor!

Boston Dynamics, Salı günü yayınlanan bir videoda “Dünyanın en dinamik insansı robotu” olarak tanımlanan Atlas için emekliliğin tadını çıkarma zamanının geldiğini duyurdu.

Boston Dynamics, videonun başlığında “Neredeyse on yıldır Atlas hayal gücümüzü ateşledi, gelecek nesil robot uzmanlarına ilham verdi ve sahadaki teknik engelleri aştı. Artık hidrolik Atlas robotumuzun geriye yaslanıp rahatlama zamanı geldi.” diye yazdı.

“Bugüne kadar Atlas platformuyla başardığımız şeye bir göz atın.”

Sadece iki ay önce Boston Dynamics, Atlas’ın otomotiv desteklerini toplayıp yerleştirdiğini gösteren, nesne tanıma yeteneklerini ve maharetini gösteren bir video yayınladı.

Ocak ayında Atlas, öğeleri alıp taşımasına olanak tanıyan entegre robotik tutucuları içeren bir tasarım güncellemesi aldı. Başlangıçta karmaşık arazilerde koşabilen, zıplayabilen ve yön bulabilen dinamik bir insansı robot olarak geliştirilen robot tutucular, bir dizi sensörle birlikte, öğeleri bağımsız olarak tutmasına ve bunları bir alan boyunca hareket ettirmesine olanak tanıdı.  

Robotlar, birçok sektörde iş gücü ihtiyacını azaltmaya geliyor

Boston Dynamics, yakın geçmişte aynı anda birden fazla nesneyi toplayıp yerleştirebilen otonom mobil robot (AMR) ile depo robotu Stretch için yeni yetenekler açıkladı. Bu, sadece Boston Dynamics için değil koca bir endüstri için önemli bir haber.

Tüm dünyadan, maliyetleri düşürerek fiyat rekabeti sürdürmek isteyen binlerce işletme için iş gücü maliyetleri oldukça yüksek bir kalem ve robot teknolojilerindeki her adım aslında bu ihtiyaç için bir alternatif teşkil ediyor. Yakında bununla ilgili hayata geçen yeni projeler de duyabiliriz.

Doğuştan girişimciler için Girişimcilik ve Fikir Yarışması yeniden sahneye çıkıyor

Türkiye’nin önde gelen girişimcilik ve inovasyon kulüplerinden biri olan DOU Startup Girişimcilik Kulübü, her yıl geleneksel olarak düzenlediği “Doğuştan Girişimciler Girişimcilik ve Fikir Yarışması”nı bu yıl da devam ettiriyor. fonbulucu‘nun ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan bu etkinlik, girişimcilik kültürünü daha geniş kitlelere yaymayı ve genç yetenekleri desteklemeyi amaçlıyor.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan yarışma, lise ve üniversite öğrencilerine kendi iş fikirlerini geliştirme ve bu fikirleri profesyonel bir ortamda sergileme şansı sunuyor. Katılımcılar, alanlarında uzman jüri üyeleri önünde projelerini sunacaklar ve yarışma sonunda başarılı bulunan girişimlere çeşitli ödüller verilecek. Etkinlik sırasında, katılımcılar aynı zamanda iş dünyasının önde gelen isimlerinden eğitimler ve mentorluk gibi destekler alacaklar.

Genç girişimcilerin yaratıcılıklarını sergileyecekleri heyecan verici bir yarışma

Etkinlik kapsamında, ilham verici sunumlar, sektörel paneller, etkileşimli atölye çalışmaları ve ağ oluşturma fırsatları gibi birçok dinamik aktivite yer alacak. Bu aktiviteler, genç girişimcilerin sadece fikirlerini değil, aynı zamanda girişimcilik becerilerini de geliştirmelerine olanak tanıyacak. Katılımcılar, fikirlerini nasıl daha iyi pazarlayacakları, yatırım çekme teknikleri ve startup ekosistemi içinde nasıl pozisyon alacakları gibi konularda bilgi sahibi olacaklar.

Ödüller ve Destekler: Yarışmanın kazananları, nakit ödüllerin yanı sıra mentorluk desteği, ofis alanı kullanımı ve çeşitli dijital eğitim paketlerine erişim gibi ödüllerle desteklenecek. Bu ödüller, genç girişimcilerin iş fikirlerini gerçek dünya şartlarında uygulamaya koymaları için gerekli kaynakları sağlayacak.

Katılım ve Başvuru Bilgileri

Katılımcılar, yaratıcılıklarını ve girişimcilik ruhlarını sergileyecekleri bu platformda değerli geri bildirimler almanın yanı sıra, iş dünyasında yer edinmek için ilk adımlarını atmış olacaklar.

“Doğuştan Girişimciler Girişimcilik ve Fikir Yarışması”, genç girişimcilerin yaratıcı fikirlerini hayata geçirme yolunda onlara ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Etkinliğe katılımınızı ve desteğinizi bekliyoruz; unutmayın, bu heyecan verici yolculukta birlikte daha güçlüyüz!

Uygulama yayıncıları için iyi haber!

0

Uygulama yayıncıları, Yandex Mobil Reklam SDK’nın 7’nci sürümü sayesinde Yandex Reklam Ağı’nı kullanarak uygulama içi reklam gelirlerini artırmak için yeni fırsatlara sahip olacaklar. Tam ekran formatına yeni tasarımların eklendiği bu sürümde, uygulamalar yeni Feed reklam formatlarıyla gelirlerini artıracaklar.

Yandex Ads ekosisteminin bir parçası olan Yandex Reklam Ağı’nda, iOS ve Android işletim sistemlerinde uygulamaların yanı sıra Unity ve Flutter platformlarında eklentiler kullanarak gelir elde etmek mümkün hale geldi. 12 binden fazla uygulama, 300 binden fazla doğrudan reklam verenin yanı sıra 80’i aşkın üçüncü taraf reklam kaynağının reklamları görüntülenerek gelir elde edilebiliyor.

Android tabanlı uygulamalar için beta modunda mevcut olan yeni Feed formatı, birçok farklı reklamın tek bir reklam bloğunda görüntülenmesini sağlıyor. Bu format, özellikle ilanlar, haberler ve scroll özelliği bulunan diğer uygulamalar için kullanılabilir.

Yandex Ads reklam verenler için daha fazla dönüşüm

Rewarded ve Interstitial gibi tam ekran reklamlar yeni reklam görüntüleme mekanikleriyle birlikte kullanıcı etkileşimini artırırken, reklam verenler için de daha fazla dönüşüm sağlıyor ve bunun sonucunda da uygulamaların gelirleri artıyor.

  • AdPod: Tam ekran modunda iken artık tek bir reklam alanında birden fazla reklamı art arda görüntülemek mümkün.
  • EndCard: Reklam sonunda gösterilen etkileşimli packshot görüntüsü, reklam içeriği baz alınarak otomatik olarak oluşturulur. Son ekran, tanıtılan ürün ya da hizmetin bilinirliğini artırır ve reklamla ayrıca bir temas noktası oluşturur. 
  • SKOverlay (for iOS): Kullanıcılar tek tıklamayla reklam üzerinden uygulamayı indirebilirler. Kullanıcılar reklamı gördükleri uygulamada kalacakları için App Store’a girmelerine gerek olmayacak.
Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso
Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso

Android uygulama geliştiricileri, Debug Panel adı verilen in-app-debug aracını kullanıyorlar. Bu araç, SDK’nın doğru bir şekilde entegre edilip edilmediğini ve gizlilik bilgilerinin güncel olup olmadığını doğrulamalarına destek oluyor.

Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso, “Kaynaklarını monetization sistemlerinin kurulumu ve yönetimine ayırmadan reklam gelirlerini artırmak isteyen uygulama sahiplerine ve yöneticilerine Yandex Ads’in Easy Monetization çözümünü sunuyoruz. Easy Monetization, uygulama yayıncılarını ek masraf ve yükten kurtararak, entegre edildiği andan itibaren kullanıma hazır bir şekilde, uygulamaların reklam geliri sağlamasına yardımcı oluyor” dedi.

Yapay Zeka Hindistan’dan fazla enerji tüketecek!

Arm Holdings CEO’su Rene Haas, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin, dünya nüfusunun en kalabalık ülkesi Hindistan’dan daha fazla elektrik tüketeceğinin tahmin edildiğini söyledi. Haas, yapay zekanın potansiyelini gerçekleştirmesi için bu öngörülen enerji kullanımının üç katına çıkmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.

“Yapay zeka yetenekleri açısından henüz çok erken bir aşamadayız” diyen Haas, AI sistemlerinin daha da gelişmesi için daha fazla veriyle eğitmek gerektiğini, bunun da enerji kapasitesi sınırına dayanacağını belirtti.

Haas, yapay zekanın dünya altyapısı üzerindeki etkisi konusunda alarm veren isimlerin arasına katılıyor. Ancak aynı zamanda, veri merkezlerinde daha fazla yer edinen Arm işlemci tasarımlarına doğru bir değişim olmasıyla da ilgileniyor. Akıllı telefonlarda yaygın olarak kullanılan şirketin teknolojisi, geleneksel sunucu çiplerinden daha verimli enerji kullanımı için geliştirildi.

2023’ün en büyük ABD halka arzından sonra geçen yıl Nasdaq’ta işlem görmeye başlayan Arm, yapay zekayı ve veri merkezi bilişimini en büyük büyüme faktörlerinden biri olarak görüyor. Amazon.com Inc.’nin AWS’si, Microsoft Corp. ve Alphabet Inc., sunucu çiftliklerini çalıştırmaya yardımcı olan kendi çiplerinin temelini oluşturmak için Arm’un teknolojisini kullanıyor. Bu değişimin bir parçası olarak, Intel Corp. ve Advanced Micro Devices Inc. tarafından üretilen hazır parçalara olan bağımlılıklar azaltılıyor.

Haas’a göre, daha fazla özel olarak üretilen çip kullanılması, darboğazları azaltarak enerji tasarrufu sağlayabilir. Böyle bir strateji, veri merkezi enerji tüketimini %15’ten fazla azaltabilir.

“Geniş çapta atılımlar gerekiyor” diyen Haas, “Verimliliğin her parçası önemli” ifadelerini kullandı.

ITServ, TMOK iş birliğiyle 2024 Paris Olimpiyatları’nda!

0

Küresel teknoloji lideri olma vizyonuyla hareket eden ITServ Technology, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile yaptığı stratejik iş birliğiyle Türkiye’nin spor alanında uluslararası başarılarını artırma hedefine katkıda bulunuyor. Resmi Tedarik Sponsoru olarak 2024 Paris Yaz Olimpiyatları sürecinde TMOK ve Türk sporcularını teknoloji, yapay zeka ve veri analitiği çözümleriyle destekleyecek olan ITserv Technology, bu iş birliğiyle sporcuların performans analizlerini ve antrenman metodolojilerini geliştirme fırsatı sunacak.

26 Temmuz – 11 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Paris Yaz Olimpiyat Oyunları’nda, ITserv Technology’nin sağlayacağı teknolojik destekle, Türk sporcuların 100 yıl sonra yine Paris’te gerçekleşecek oyunlarda en iyi performanslarını sergilemeleri hedefleniyor. Türkiye, ilk kez 1924 yılında Paris’te düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na katılmıştı.

ITserv Technology CEO’su Mehmet Ertan Erdoğan törende yaptığı konuşmada, “Bu iş birliği, sadece teknolojik destek sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sporcularımızın ve takımlarımızın uluslararası başarılarına doğrudan katkıda bulunacak. Bizler, yapay zeka, makine öğrenmesi ve büyük veri analitiği gibi alanlardaki uzmanlığımızı kullanarak Türk sporunu yeni bir çağa taşımayı amaçlıyoruz,” dedi.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener ise, “ITserv Technology ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, TMOK’un bilgi teknolojileri altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda veri analitiği ve yapay zeka gibi yeni nesil teknolojik değerleri Türk sporuna entegre ederek sporcularımızın ve federasyonlarımızın daha bilinçli ve sistemli çalışmalar yapmasını sağlayacak,” ifadelerini kullandı.

Bu iki yıl sürecek olan iş birliği kapsamında, ITserv Technology’nin çözümleri, sporcuların performanslarını artırmaları, hedeflerine ulaşmaları ve Türkiye’yi uluslararası alanda başarıyla temsil etmeleri için kritik bir role sahip olacak.

Amazon, robotik ve yapay zekaya 743 milyon dolar ayırdı!

Amazon yatırımı, bugüne kadar ürün sıralayıcılar, palet taşıyıcılar ve otomatik kılavuz araçlar da dahil olmak üzere 1.000’den fazla robot ve yapay zeka aracının sahalara kurulumunu destekledi.

Ekip, yaptığı açıklamada “Robotik ve teknoloji, operasyon ağımızı geliştirmede çok önemli bir rol oynarken yapay zeka, bu gelişmeleri dünya çapında milyonlarca müşteriye hizmet veren küresel bir operasyon için ölçeklendirmemize olanak sağlıyor.” diye yazdı. 

Bu yıl ekip, Avrupa ağında Evrensel Robotik Etiketleyici, Evrensel Öğe Ayırıcı, Otomatik Tote Alıcı ve Otomatik Kılavuz Arabası da dahil olmak üzere 120 yeni otomasyon teknolojisi ürününü piyasaya sürmeyi beklediğini söyledi. 

Bu en son eklemeler, Amazon tesislerindeki paketleme ve işleme yeteneklerini optimize etmek için tasarlandı.

Amazon, iş gücü eksikliğini azaltmak ve verimliliği artırmak için yeni teknolojileri test etmek, geliştirmek amacıyla kurulan gelişmiş Operasyon İnovasyon Laboratuvarını 2017 yılında İtalya’nın Vercelli kentinde açtı. 

Laboratuvar bu yılın sonuna doğru halka açık olacak; böylece müşteriler, öğrenciler otomasyon ve robotik araçların nasıl kullanıldığını görebilecekler. 

Amazon’un küresel robotik direktörü Stefano La Rovere, ‘Laboratuvarımızın kapılarını sadece Amazon için bir yenilik merkezi olarak değil; müşterileri, okulları ve startup’ları etkilenmeye ve teknolojilerin iş dünyasında daha iyi ve daha güvenli bir gelecek yaratma potansiyelini öğrenmeye teşvik etmek için açmaktan gurur duyuyoruz.’ dedi.

La Rovere, “2024’ün sonuna kadar beş yıl içinde, Avrupa sipariş karşılama merkezi ağımız genelinde 1.000’den fazla robotik sistemin kurulumuna 743 milyon doların üzerinde yatırım yapmış olacağız.” diye ekledi. “Ayrıca, son on yılda yeni teknolojilerin uygulamaya konulması, Avrupa’daki operasyonlarımızda 50.000 yeni istihdamın oluşmasını sağladı.”

İtalya’daki tesis, Amazon’un Seattle ve Boston’daki tesislerine katılan üçüncü inovasyon laboratuvarı.

Microsoft, Windows 11’e ücretsiz geçiş imkanı sunuyor!

Microsoft şimdi yasağı kaldırıyor. Bu bilgisayarlar artık Windows 11’i ücretsiz alacak.

Windows 10 bilgisayarınız varsa Microsoft size Windows 11’e ücretsiz yükseltme imkanı sunacak, tabi Windows 10 bilgisayarın donanımının uyumlu olması şartıyla; aksi halde, Windows 11 kurulumu reddedecek. Microsoft, daha önce Windows 11 yükseltmesi için yükseltmeyi yüklemesine izin verilmeyen çok sayıda Windows 10 bilgisayarı piyasaya sürdü.

Microsoft, Kasım 2021’den bu yana 11. nesil Intel Core İşlemci’ye sahip olan ve Intel SST sürücü sürümü 10.29.0.5152 veya 10.30.0.5152 olan Windows 10 bilgisayarlarının Windows 11’e yükseltilmesini reddediyordu. Bu donanım sürücü kombinasyonuyla, Windows 11’i yükledikten sonra tekrarlayan mavi ekran hataları ortaya çıkabiliyordu.

Becerikli Windows kullanıcıları bu sorunu ancak Intel SST sürücülerini kendileri güncelleyerek çözebilirler. Bunu bağımsız olarak yapanlar daha sonra Windows 11’e ücretsiz geçiş yapabildiler. Ancak Microsoft, diğer tüm bilgisayar sahiplerini açıklanan CPU ve sürücü kombinasyonuyla yükseltmeyi reddetti.

Microsoft Kuantum bilgisayarlar

Ancak bugün itibarıyla bu sorun genel olarak çözüldü. Şu andan itibaren, yukarıda açıklanan çip ve sürücü kombinasyonuna sahip etkilenen tüm Windows 10 kullanıcıları, Windows güncelleme işlevi aracılığıyla en son Intel SST sürücülerini indirip yükleyebilir.

Windows 10’a sürücü güncellemesi yüklendikten hemen sonra Windows 11’e yükseltebilirsiniz. Ancak, Microsoft Windows 10’un Windows 11’e yükseltme teklifini sunmasının iki gün sürebileceğini vurguluyor. Windows 11’e yükseltmeye daha önce engellenen Windows 10 bilgisayarlarının resmi yayınını Microsoft’un bu durum sayfasında bulabilirsiniz.

Microsoft’un, Intel tarafından uzun süredir uyarlanan sürücüleri nihayet Windows Update aracılığıyla kullanıma sunması ve yükseltme engelini kaldırmasının neden 12 Nisan 2024’e kadar sürdüğü bilinmiyor.

Ancak Windows 10 sürücü güncellemesini sunmuyorsa bilgisayar sahipleri, sürücü güncellemesi için bilgisayar üreticileriyle iletişime geçmeli.

Yapay zeka, veri merkezlerini nasıl etkileyecek?

Şu anda pazara akın eden yüzlerce yapay zeka aracının en az bir ortak noktası var: Hepsinin çalışması için çok büyük miktarda veri gerekiyor. Ve bu araçların kullanımı arttıkça, veri merkezlerine olan ilgi daha da artacak ve potansiyel olarak üretken yapay zeka devrimine bir engel oluşturacak.

Bunun ötesinde, üretken yapay zeka araçlarının gerektirdiği talep artışının mevcut enerji altyapısı üzerinde de zincirleme etkileri olabilir, elektrik talebini eşiğine getirebilir ve dünya çapında veri merkezlerinde eksikliklere yol açabilecek bir arz sıkıntısına neden olabilir.

İşler şimdiden sıkılaşıyor: Geçen yıl Avrupa’da veri merkezi kapasitesine olan talep rekor seviyelere ulaşırken, net emilim (kaplanan alanın toplamı eksi belirli bir süre içinde boş kalan alanın toplamı) Kuzey Amerika’da 1,74 gigawatt’tan iki katına çıktı.

JLL’de veri merkezi araştırmacısı olan Daniel Thorpe, ‘Tüketiciler ve işletmelerin önümüzdeki beş yılda geçen on yılda oluşturulan tüm verinin iki katından fazlasını üreteceği tahmin ediliyor ve bu nedenle depolama kapasitesine olan talebin uçarak arttığını zaten görmekteyiz.’ diyor.

Mesele sadece yapay zekaya olan ilginin ölçeğinin veri merkezi kapasitesini kırılma noktasına kadar genişletmesi değil. Yapay zeka sistemlerini güçlendirmek için kullanılan teknoloji, veri merkezlerinin alışık olduğundan çok daha zorlu olacak. Uluslararası Enerji Ajansı’nın son tahmini, yapay zeka, veri merkezi ve kripto para sektörlerinin elektrik tüketiminin 2026 yılına kadar tüm Japonya’nınkine eşit olabileceğini söylüyordu ve bu analiz, yapay zeka çip sektöründeki en büyük isimlerden bazılarının güncellenmiş teknolojilerini duyurmasından önce geldi.

Pure Storage’un depolama ekipmanı üreticisi CTO’su Alex McMullan, ‘Nvidia’nın son duyurusu, Blackwell tabanlı yapay zeka kümelerinin raf başına 100 kilovat gerektireceği yönündeydi. Bu rakam, mevcut enerji tüketim seviyelerinden %400 ila %500 daha yüksek ve bu zorluğu daha da artırıyor.’ diyor.

‘Yeni güç açısından aç gözlü GPU’lar, daha yeni ve daha büyük veri merkezlerinde bulundurulacak olup, mevcut güç tedarik ağlarına büyük yükler getirecek.’

Dünyanın en büyük internet alışverişi ve veri merkezi operatörlerinden biri olan DE-CIX’in CEO’su Ivo Ivanov, Nvidia’nın özellikle veri merkezi kapasitesinin sınırına kadar baskı yaptığını söylüyor. Çok fazla yapay zeka çipi ve ünitesi üretilmesi öngörüldüğünden, veri merkezlerindeki kapasite talebinin büyük ölçüde Nvidia sayesinde artması bekleniyor.

Japonya yapay zeka

Bunun bir nedeni, yalnızca daha fazla veri merkezine ihtiyaç duyulması değil, aynı zamanda bu veri merkezlerinin çalıştırılmasına yardımcı olan destekleyici altyapının da yapay zekanın gereksinimlerini karşılayacak şekilde iyileştirilmesi gerektiği. Colt Veri Merkezi Hizmetleri ürün geliştirme direktörü Matthew Cantwell, mevcut güç bağlantıları, soğutma altyapısı ve yedek jeneratörlerin, yapay zekaya hazır sunucular ve çiplerin giderek daha fazla konuşlandırılması yerine önceki nesil teknolojilerle çalışacak şekilde tasarlandığını söylüyor.

JLL’den Thorpe, yeni AI çiplerinin çalıştığı tasarım ve hızın eski veri merkezleri için sorun yaratacağını söylüyor. Bu çipler, bazı veri merkezlerinde kullanılan mevcut, geleneksel hava soğutma çözümlerinin yönetebileceğinden çok daha fazla ısınıyor. Sonuç olarak, bir tesisteki ısıyı azaltmak amacıyla veri merkezi raflarından hava yerine sıvının geçtiği sıvı soğutma, sıcaklıkları düşük tutmak için gerekli olacaktır. Sıvı soğutma, hava soğutma kadar yaygın olmasa da verimlilik avantajlarından dolayı sektör yine de buna yöneliyor: Bir veri merkezi için gereken gücü %90’a kadar azaltabilir.

Ancak yine de geleceğe dair umut sürüyor. Cantwell, “Günümüzde veri merkezlerinde mevcut kapasitede hâlâ sağlanabilecek verimlilikler var.” diyor. “Mevcut bilgi işlemin ne kadar enerji tükettiğini anlamak, enerji verimliliğini artırmanın ve yeni yapay zeka taleplerini desteklemek için mevcut altyapının kullanımını en üst düzeye çıkarmanın anahtarıdır.”

Ancak tuhaf bir şekilde, veri merkezlerini uçurumun eşiğine getiren şey aynı zamanda yapay zeka veri merkezi krizinin hafifletilmesine de yardımcı olabilir. AI, enerji kullanımını daha verimli bir şekilde yönetmek ve daha iyi yönetmek için halihazırda kullanılıyor ve veri merkezleri dünyasında da durum farklı değil.

Pure Storage’dan McMullan, “Acil çözüm, yapay zekanın alan, güç ve soğutma ihtiyaçlarını ve diğer veri depolama gereksinimlerini büyük ölçüde azaltabilen verimli veri merkezi teknolojilerinde yatıyor.” diyor. Bu, yapay zekanın kendisinden gelen içgörüleri de içerebilir.

Fidye saldırılarından nasıl korunursunuz?

0

2023 yılında büyük patlama yaşanan ve 2024 boyunca da hacker’ların en çok başvuracağı saldırı yöntemi olarak kabul edilen fidye yazılım saldırıları nasıl çalışıyor, saldırganlar neyi amaçlıyorlar? Büyük şirketler siber saldırılardan korunmak için neler yapıyorlar, özel bir IT departmanı veya siber güvenlik ekibi olmayan küçük ve orta ölçekli işletmeler, kendilerini korumak için ne yapmalı? Güncel siber güvenlik tehditleri ile ilgili her konuyu, ESET Türkiye Teknik Müdürü Gürcan Şen ile mercek altında aldık!

Faydalı bir kaynak

Videomuzda adı geçen, ESET tarafından özel olarak hazırlanan, Küçük ve orta ölçekli işletmeler için Veri Koruması kitabını bu linkten ücretsiz indirebilirsiniz.

Büyük bir WhatsApp güncellemesi kapıda!

Bu ilk bakışta küçük ve önemsiz bir güncelleme gibi görünebilir. Sonuçta, WhatsApp platformunda filtreler zaten mevcut, dört tane daha gerçekten ne kadar yardımcı olabilir? Bu durumda, her biri aktif bir WhatsApp gelen kutusunun tüm kaosunu ortadan kaldırmanıza yardımcı olacak. 

Meta’nın işaret ettiği üzere, Meta yeni özellikler sunmaya devam ederken ve uygulama zamanla daha da şişirilirken yeni araçlar, “doğru konuşmayı bulma” işini hızlı ve basit hale getirecek.

Bu filtreler, WhatsApp ana sayfasındaki sohbet listesinin üzerinde baloncuklar halinde görünecek. “Tümü”, herhangi bir filtre etkinleştirilmeden bir gelen kutusunu görüntülemenizi sağlayan varsayılan ayar. “Okunmamış” tüm okunmamış mesajlarınızı vurguluyor. Henüz yanıtlanmayan sohbetlerin yanında sağ tarafta bir gösterge bulunuyor.

Görünüşe göre “çok talep edilen bir özellik” olan “Gruplar” var. Bu, o anda parçası olduğunuz tüm grup sohbetlerini görmenize olanak tanıyor. Ayrıca, Topluluk alt gruplarından devam eden görüşmeler de filtrenin altında görünecek. 

WhatsApp'a reklamlar geliyor

Son olarak, “İletişimler” var. X gönderisi, bu filtrenin ne işe yaradığını açıklamıyor; ancak bir önceki WhatsApp beta sürümünde aylar önce ortaya çıktı. WABetaInfo’nun haberinde, İletişimler filtresinin, kişi listenizdeki kişilerden gelen mesajları bulmanıza ve bilinmeyen numaralardan gelen spam‘ları engellemenize olanak tanıdığı belirtiliyor.

Gelecekteki olası güncelleme

Yama şu anda kullanıma sunuluyor ve önümüzdeki haftalarda mobil cihazlarda “herkesin kullanımına sunulacak”. WhatsApp’ın masaüstü sürümüne çıkıp çıkmayacağına dair bir bilgi yok. 

Yolda daha fazla filtre olabilir. Şubat 2024’te, eski bir WhatsApp beta sürümünde bulunan ipuçları, Meta’nın bir noktada sık etkileşimde bulunduğunuz arkadaşlarınız veya aileniz için bir Favoriler filtresi üzerinde çalıştığını gösteriyor. Dahası, kullanıcılar “tercihlerine uygun” özel etiketler oluşturma olanağına da sahip olabilir. Bunlardan herhangi birinin hala geliştirilme aşamasında olup olmadığı bilinmiyor, ancak bunlar WhatsApp’ta sabırsızlıkla beklenecek şeyler.

Cerebrum Tech yurtdışına açılıyor!

Türk teknoloji firması Cerebrum Tech, yapay zeka ürünlerini geniş bir coğrafyaya yaymak için Doğuş Teknoloji ile güçlerini birleştirdi. Bu ortaklık sayesinde, Cerebrum Tech’in yapay zeka, web3 ve oyun sektörlerindeki yenilikçi çözümleri Avrupa, Rusya, Orta Doğu ve Afrika pazarlarında sunulacak. İki firma, Cerebrum Tech’in özellikle kurumsal düzeyde sunulan Cerebrum AI Stack ve Özel Uç Nokta Yapay Zeka Hızlandırma Sunucusu gibi ürünlerini bu bölgelerdeki şirketlere ulaştırmayı hedefliyor.

İmza törenine; Doğuş Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Semih İncedayı, CDO’su Özcan Çavuş, Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Tolga Tunç ve Ar-Ge & Yazılım Geliştirme Başkan Yardımcısı Alp Eren Özalp katıldı.

Dr. Erkul, bu stratejik iş birliği ile ilgili olarak, “Türkiye’den global pazarlara açılmanın yanı sıra, Doğuş Teknoloji’nin geniş hizmet ağı sayesinde teknoloji ihracatımızı artırma fırsatı bulduğumuz için çok heyecanlıyız,” dedi. Ayrıca, Erkul bu iş birliğinin Cerebrum Tech’in bulut ve yerinde çözümlerini daha fazla şirkete ulaştırarak veri güvenliğini maksimize edeceğini vurguladı.

Doğuş Teknoloji CEO’su İncedayı ise, “Yerli mühendislik ve yazılım çözümlerimizin uluslararası başarılarını görmekten gurur duyuyoruz. Cerebrum Tech ile olan bu iş birliği, global büyüme stratejimizin ve müşterilerimize sunduğumuz ileri teknoloji çözümlerinin bir göstergesidir,” şeklinde konuştu.

Her iki şirket de bu iş birliğinin, yerli teknolojinin global pazarda tanınırlığını artırarak yeni başarılara yelken açmasını umuyor.

Masaüstü işlemci yarışı tekrar kızışıyor!

Apple’ın Mac’leri, daha pahalı bir bilgisayar seçeneği olsa da sağlam bir alternatif olduğunu kanıtladı, belirli pazarlarda ve sektörlerde popüler oldu; Apple’ın pazar payını yıl sonu itibariyle %16’ya çıkaran güçlü M serisi Apple işlemcilerin piyasaya sürülmesiyle son yıllarda ilgide artış görüldü. Chromebook’lar da başta eğitim olmak üzere kendilerine yer buldu.

Bununla birlikte Statista’ya göre Windows dünya çapındaki masaüstü işletim sistemi pazar payının yaklaşık %72’sini elinde tutuyor.

Onlarca yıldır Windows PC’ler, Intel’in x86 mimarisi üzerine kurulu işlemciler tarafından destekleniyordu; bu, Intel’in veya onun tek x86 rakibi AMD’nin x86 yongaları üzerinde çalışan Windows makinelerini tanımlamak için “Wintel” teriminin ortaya çıkmasına neden oldu. CPU pazarını takip eden Mercury Research’e göre Intel, masaüstü ve dizüstü x86 pazarının yaklaşık %80’ine sahipken, AMD kalan %20’yi talep ediyor.

Yeni bir savaş kapıda

Üretken yapay zeka patlamasının etkisiyle hem donanım hem de yazılım tarafında bir savaş patlamak üzere. Wall Street analistleriyle en son kazanç çağrısına ilişkin girişimi tartışan CEO Cristiano Amon’a göre, yeni başlayanlar için Qualcomm bir kez daha PC pazarına gözünü dikiyor ve bu yılın sonlarında başlayacak bir adım atıyor.

Amon, Qualcomm’un Arm tabanlı Snapdragon X Elite System-on-a-Chip (SoC) teknolojisine sahip Windows 11 dizüstü bilgisayarlarının 2024 ortalarında piyasaya çıkacağını açıkladı. Geçen yıl piyasaya sürülen işlemci, x86 ve Apple’ın özel silikon mimarileriyle AI iş yüklerini rekabetçi hızlarda çalıştırmak için yeterli CPU beygir gücü sağlarken uzun pil ömrü vaat ediyor.

Microsoft, Snapdragon X Elite çiplerinden bahsederek ve aynı zamanda diğer çip üreticilerini de Windows on Arm oyununa katılmaya teşvik ederek bahislerini koruyor gibi görünüyor. Reuters’a göre, hem AMD hem de günümüzün çoğu yapay zeka iş yükünü destekleyen grafik işlem birimlerinde (GPU’lar) pazar lideri olan Nvidia’nın, Windows PC’ler için Arm tabanlı CPU’lar geliştirdiği söyleniyor.

Öyle ya da böyle 2024 Microsoft için büyük bir yıl olacak. Yılın ikinci yarısında Windows 11’e önemli bir güncelleme gönderilmesi ve muhtemelen Windows 12 olarak yeniden adlandırılması bekleniyor. Yeni işletim sisteminin yapay zeka işleme yeteneklerini büyük ölçüde genişletmesi bekleniyor. Dahası Microsoft, Windows’u yerel Arm platformlarına taşıdı. Önümüzdeki ay CEO Satya Nadella’nın şirketin “donanım ve yazılım genelinde yapay zeka vizyonunu” anlatacağı özel bir medya etkinliğinde daha fazla ayrıntının açıklanması bekleniyor.

Intel elbette kendi bölgesini şiddetle savunuyor. Bu hafta başında düzenlenen Vision 2024 konferansında şirket, Windows PC’lerdeki yapay zeka iş yüklerini desteklemeyi amaçlayan ikinci nesil Core Ultra işlemcilerinin bu yılın sonlarında geleceğini duyurdu.

Açılış konuşmasında CEO Pat Gelsinger, “Intel’in yapay zekayı her yere getirme misyonu var.” dedi. “Rakipler ilk (AI) çiplerini göndermeden önce, biz ikinci çipimizi piyasaya sürüyoruz.”

Tüm bunlara ek olarak, PC üreticisi Lenovo’nun, donanımıyla birlikte kendi yapay zeka odaklı işletim sistemini geliştirmek istediği haberi geliyor  Yeni işletim sisteminin Linux tabanlı olup olmayacağı da dahil olmak üzere ayrıntılar yarım yamalak. Lenovo söylentiler hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Baidu, sohbet robotuyla 200 milyon kullanıcıya ulaştı!

Baidu, Aralık ayındaki son güncellemesinden bu yana kullanıcı sayısını kabaca iki katına çıkardı. Chatbot sekiz ay önce halka açıldı. CEO Robin Li, Ernie Bot’un uygulama programlama arayüzünün (API) her gün 200 milyon kez kullanıldığını, bunun da kullanıcısının chatbottan günde birçok kez görevleri yerine getirmesini talep ettiğini söyledi.

Li, Shenzhen’deki bir konferansta sohbet robotunun kurumsal müşteri sayısının 85.000’e ulaştığını söyledi. Şubat ayında analistlere Baidu’nun Ernie’den gelir elde etmeye başladığını ve dördüncü çeyrekte şirketin reklam hizmetlerini geliştirmek ve diğer şirketlerin kendi modellerini oluşturmasına yardımcı olmak için yapay zekayı kullanarak birkaç yüz milyon yuan kazandığını söyledi.

Geçen Mart ayında Ernie Bot, Çin’de duyurulan ilk yerel olarak geliştirilen ChatGPT benzeri sohbet robotuydu, ancak Pekin’in onayladığı ilk sekiz yapay zeka sohbet robotundan biri olarak yalnızca Ağustos ayında halka açıklanmak üzere onay aldı.

Diğer birçok ülkenin aksine Çin, şirketlerin üretken yapay zeka hizmetlerini uygulamaya koymadan önce onay almasını zorunlu kılıyor.

Son veriler, özellikle Alibaba tarafından desteklenen 12 aylık bir girişim olan Moonshot AI’dan “Kimi” sohbet botu gibi rakip yerli yapay zeka hizmetlerinin, Ernie Bot ile hızla rekabet ettiğini gösteriyor.

Çevrimiçi yapay zeka hizmetlerine yapılan kullanıcı ziyaretlerini takip eden AIcpb.com verileri, Ernie Bot’un geçen ay uygulaması ve web sitesi üzerinden toplam 14,9 milyon kez ziyaret edildiğini, Kimi’nin ise aynı ayda toplam 12,6 milyon kez ziyaret edildiğini gösterdi.

Veriler, Mart ayında ziyaretlerin Şubat ayına göre %321,6 oranında artmasıyla Kimi’nin çok daha hızlı büyüdüğünü, Baidu Ernie Bot’a yapılan ziyaretlerin sayısının ise %48’den fazla arttığını gösterdi. Küresel olarak, Çin’in üretken yapay zeka hizmetleri hâlâ Batılı benzerlerinin çok gerisinde kalıyor. AIcpb.com’a göre, OpenAI’in ChatGPT’si dünyanın en popüler üretken yapay zeka hizmeti olmaya devam ediyor ve toplam trafik geçen ay %9 artarak 1,86 milyar görüntülemeye ulaştı.

Son aylarda Çin, yapay zekayı Çin’in ABD ile rekabet etmek zorunda kalacağı teknolojide önemli bir alan olarak vurguladıktan sonra yapay zeka hizmetlerine yönelik onayları hızlandırdı. Geçen hafta, devlet medyası şu ana kadar 117 büyük yapay zeka modelinin onay aldığını bildirdi.

Windows yerleşik fidye yazılımı korumaları nasıl etkinleştirilir?

Fidye yazılım saldırıları son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Daha önce ticari bankalardan hotel ve kumarhanelere dek çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren pek çok özel şirket ve devlet kurumunu hedef alan siber saldırganlar Romanya’da hastaneleri ve ABD’de sağlık sistemini de hedef aldı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, bireysel kullanıcılar ve KOBİ’ler de aslında ciddi bir risk altındalar. Buna karşın sadece birkaç basit yöntemle, bilgisayarınızı daha güvenli hale getirmeniz mümkün.

Öncelikle belirtmemiz gerekiyor ki fidye yazılımlarına karşı en iyi savunma, bu yazılımlarla dolu sitelerden ve indirmelerden kaçınmaktır. Yani https uzantılı olmayan veya güvenilirliği şüpheli web sitelerinden uzak durmak ilk yapmanız gereken şey. Ancak elbette başka koruyucu önlemler de alabilirsiniz. Modern antivirüs yazılımları genellikle fidye yazılımlarının hedef aldığı klasörlerdeki dosyaların hangi uygulamalar tarafından değiştirilebileceğini kısıtlar.

Windows’ta yerleşik olarak bulunan Microsoft Defender da bunu yapabilir. (Microsoft birkaç yıl önce Windows Defender olan adını değiştirdi, ancak aynı programdır). Bazı antivirüs paketleri de dosyalarınızı geri yüklemeniz gerektiğinde otomatik yedekleme yapar. Buradaki tek porblem ise üçüncü taraf antivirüs yazılımlarının aksine, bu ekstra korumaların Microsoft Defender’da varsayılan olarak açık halde olmamasıdır. Bunları kendiniz etkinleştirmeniz gerekir.

Windows’ta fidye yazılımı koruması nasıl açılır?

Birinci Adım: Windows Güvenliği’ni açın. Bunun için öncelikle Bilgisayarınızda Windows Güvenlik uygulamasını açmanız gerekir. Buna ise erişmek için Klavyenizde Alt + Boşluk tuşlarına basın, windows security yazın ve Enter tuşuna basın ya da Başlat Menüsünü açın ve windows security yazın, ardından Enter tuşuna basın

İkinci Adım: Fidye yazılımı ayarlarınızı bulun. Bunun için Windows Güvenlik uygulamasında Virüs ve tehdit korumasına tıklayın. Ardından ekranın alt kısmındaki Fidye yazılımı korumasını yönet’e tıklayın. Ardından, denetimli klasör erişimini açın. Bu ayar, bilgisayarınızın varsayılan OneDrive, Belgeler, Resimler, Videolar, Müzik ve Sık Kullanılanlar klasörlerine uygulama erişimini kısıtlar. Listeye manuel olarak başka klasörler de ekleyebilirsiniz.

Windows’ta tüm uygulamaların bu alanlara erişimi engellenmez. Microsoft Office programlarının dosyaları açmasına ve değiştirmesine otomatik olarak izin verilir. Ancak Microsoft’un dahili güvenilir uygulamalar listesinde yer almayan bir program, Windows Güvenliği’nde açık izin verilmediği sürece bu klasörlerdeki hiçbir şeyi göremez.

Üçüncü adım: OneDrive’da oturum açtığınızdan emin olun. Dosya ve klasörlere erişimi sınırlamak onları tamamen korumaz. Bir diğer önemli savunma yöntemi de iyi yedeklemeler yapmaktır; OneDrive’da oturum açtıysanız Windows bunu otomatik olarak yapar. (Bir Microsoft hesabını tüm Windows bilgisayarınıza ya da yalnızca OneDrive uygulamasına bağlayabilirsiniz).

Bu korumanın açık olduğunu doğrulamak için Fidye yazılımı koruması > Fidye yazılımı veri kurtarma bölümüne bakabilirsiniz.

Elbette, fidye yazılımlarının en kötü etkilerinden korunmak amacıyla, dosyalarınızın en güvenli yedeği çevrimdışı tuttuğunuz yedektir. Bulutta depolanan her şeye ek olarak bir yedek daha yapmalısınız; verilerinizin yalnızca bir kopyasına sahipseniz, sonuçta düzgün bir şekilde yedeklenmemişsiniz demektir.

Windows’ta fidye yazılımı korumasını açmalı mısınız?

Güvenlik ve rahatlık bir spektrumun zıt uçlarında yer alır ve burada da durum böyledir. Windows’ta klasör erişimini kontrol etmek saldırganları önemli klasörlerinizden uzak tutabilir, ancak biraz rahatsız edici de olabilir. Örneğin oyunlar genellikle Belgeler klasörünüze kaydedildikleri için sık oyun oynayanlar kaydetme dosyalarına erişimin varsayılan olarak engellenmiş olabileceğini fark edebilirler.

Bu sorunu minimum çabayla çözebilirsiniz; bunun için uygulamayı erişim listesine ekleyin. Ya da oyun dosyalarını bilgisayarınızda erişimi kontrol edilmeyen farklı bir klasöre kaydedin. (Düzenli yedeklemeler için bir zamanlama ayarlamak üzere üçüncü taraf yazılım kullanmanız gerekecektir).

Son olarak tüm bu ayarların yalnızca basit (ama etkili) birer ilk adım olduğunu unutmayın. Eğer bilgisayarınızı iş için kullanıyorsanız mutlaka IT biriminizi de bilgilendirin ve destek alın ve/veya modern bir güvenlik yazılımı kurmayı ihmal etmeyin.