Tesla Kızıldeniz’deki gerginlikler ve nakliye saldırıları, küresel tedarik zincirlerini olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Tesla, Almanya’daki fabrikasında üretimi durdurma kararı alarak krizin otomotiv sektörüne olan etkisini gösterdi.
Yemen’deki Husilerin, İsrail’in Gazze Savaşı’na tepki olarak Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel nakliye ağını olumsuz etkilemiş durumda. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın açıklamalarına göre, küresel nakliyenin neredeyse yüzde 20’si aksamış durumda.
Tesla Kızıldeniz krizi için küresel krizin bir sonucu olarak bileşen eksikliği nedeniyle Almanya’daki üretim tesisini 29 Ocak’tan 11 Şubat’a kadar yaklaşık iki hafta süreyle kapatma kararı aldı. Berlin fabrikasında üretilen Model Y’nin Türkiye’de satıldığını belirtelim. Ancak, Model Y tedarikinde yaşanacak sıkıntının ne kadar süreceği şu an için belirsiz.
Tesla Kızıldeniz’deki olaylar, diğer ülkelerin de bu krize dahil olmasıyla bir ablukaya dönüşmüş durumda.Kızıldeniz’in stratejik önemi, Süveyş Kanalı üzerinden Asya ve Akdeniz arasında önemli nakliye hatlarına ev sahipliği yapmasıyla ilgili. Süveyş Kanalı, küresel ticaretin yaklaşık sekizde birini ve küresel konteyner trafiğinin üçte birini taşıyor.
Yemen’deki iç savaşın bir sonucu olarak ortaya çıkan Husi saldırıları, gemilerin Aden Körfezi’nden ve Bab al-Mandeb Boğazı’ndan geçmesi gereken rotalarda sıkıntı yaratmış durumda. Husiler, Bab al-Mandeb boğazını abluka altına alarak küresel denizcilik şirketlerini alternatif rotalara yönlendirmiş durumda.
Bu durum, Tesla’nın Berlin’deki fabrikasına araç parçaları tedarikinde önemli gecikmeler yaşamasına neden olacak. Şirket, bu aksamadan dolayı bu ayın sonundan itibaren otomobil üretimini durduracak ve daha fazla araç parçasının gelmesini bekleyecek. Nakliye şirketleri, bu aksaklıkların öngörülebilir gelecekte de devam edeceğini belirtiyor. Dolayısıyla, Tesla sadece bu durumdan etkilenen tek şirket olmayacak.
Doğuştan elektrikli ikinci akıllı cihazının güncel halini T10F ismiyle dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES’te dünya kamuoyuyla paylaşan Togg, akıllı cihazlarına yönelik en yeni uygulaması olan yapay zeka destekli kamerasını da CES’te tanıttı. Dikiz aynasının hemen üzerinde yer alan AI Kamera, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.
Teknolojideki en son yeniliklerin ve ilklerin buluşma noktası olan CES’te ürün, tasarım ve teknolojilerini sergileyen Togg, AI Kamera uygulamasının duyurusunu da yaptı. Togg’un devrim niteliğindeki AI Kamera yeniliği, kullanıcıların yaşam yolculuklarının her anını kaydetmelerine, düzenlemelerine, paylaşmalarına, saklamalarına ve böylece ölümsüz anılar biriktirmelerine olanak tanıyor. Bu uygulama ile en yeni görüntü işleme teknolojilerine, görüntü yönetimi sistemlerine, yapay zeka tabanlı filtrelere ve fotoğraf düzenleme araçlarına doğrudan erişen kullanıcıların içlerindeki sanatçı da ortaya çıkıyor.
19 farklı yapay zeka algoritmasıyla bambaşka dünyalar
Dikiz aynasının hemen üzerinde yer alan AI Kamera’nın geniş lensinin konumu, tüm yolcuların her kareye dahil olmasını mümkün kılıyor. Bu inovasyon sayesinde sahne tanıma, otomatik ışık düzeltme, yüz ve gülümseme algılama, nesne izleme ve otomatik odaklama dahil olmak üzere 19 farklı yapay zeka algoritması kullanılarak en basit görüntüler bile etkileyici görsellere dönüşebiliyor. Yalnızca tek bir tıkla çok sayıda yapay zeka filtresi uygulanarak uzay, kedi temalı ‘patiler’ veya gelecek fantezisi gibi yeni dünyalara erişilebiliyor, epik maceralardan sahneler tekrar tekrar yaşanabiliyor.
AI Kamera uygulamasına yakında TruStore üzerinden erişebilecek kullanıcılar, görüntüleri çektikten sonra görselleri sosyal medyada arkadaşlarıyla paylaşmadan önce düzenleyebilecek, hatta yolculuk sırasında görsel galerilerini ‘sergi moduna’ alarak herkesi eğlenceye dahil edebilecek.
Teknoloji devi Samsung, CES 2024 fuarında sergilediği The Link monitör serisi ile monitör dünyasına yeni bir soluk getiriyor. Bu özel monitör serisi, estetik tasarımı ve yenilikçi bağlantı teknolojisi ile dikkat çekiyor. İnce ekran çerçeveleri ve 32 inçlik 4K panelleri ile The Link monitörler, görsel deneyimi en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmış.
The Link Samsung Pinli monitör serisinin en çarpıcı özelliklerinden biri, bir araya getirilebilen çoklu monitör konfigürasyonunu mümkün kılan özel bağlantı pinleri. Bu benzersiz tasarım, kullanıcılara birden fazla monitörü kenetleyerek devasa bir ekran elde etme fırsatı sunuyor. Bu özellik, reklam panolarından ofislerdeki çoklu monitör sistemlerine kadar çeşitli kullanım senaryolarına hitap ediyor.
CES fuarında tanıtılan Samsung Pinli monitör The Link monitör serisi, teknoloji dünyasında büyük bir beğeni topladı ve CES yenilik ödülüne layık görüldü. Ancak, Samsung henüz bu yenilikçi teknolojiye dair detaylı bilgileri paylaşmamıştır. Önümüzdeki haftalarda, The Link serisi ile ilgili daha fazla bilgi ve özellik açıklamalarının gelmesi bekleniyor.
The Link monitörler, sadece görsel estetikleri ile değil, aynı zamanda güçlü performansları ve kullanıcı dostu özellikleri ile de dikkat çekiyor. İnce gövde yapısı, yüksek çözünürlük, hızlı şarj özellikleri ve USB Tip-C ile görüntü aktarımı gibi özellikleri ile kullanıcıların beklentilerini karşılamaya aday. Monitör dünyasındaki bu yenilikleri yakından takip etmeye devam edin, çünkü Samsung’un The Link serisi, modern teknoloji ile estetik tasarımı bir araya getirerek kullanıcılara eşsiz bir deneyim sunuyor.
Girişimcilik ekosistemi, sürekli evrilen ve yenilikçi fikirlerin merkezi haline geldi. Bu dinamik ortamda, girişimcilik ekosistemi kahvaltı buluşmaları adı verilen buluşma etkinlikleri, iş dünyasının kalbinde yer alan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bu buluşmalar, girişimcilerin projelerini yatırımcılara sunmaları için altın bir fırsat sunuyor. Yatırımcılar, bu etkinliklerde potansiyel yatırım fırsatlarını değerlendirme şansı elde ederken, girişimciler de projelerini doğru kitleye ulaştırma imkanı buluyorlar. Günümüzde bu etkinlikler, yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel bağlantılar kurma fırsatı da sunuyor.
İstanbul’un kalbinde, yenilikçi fikirlerin ve iş dünyasının dinamik bağlantılarının merkezi olacak olan yılın ilk Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, 27 Ocak’ta Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde gerçekleşiyor. 7. Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, girişimcileri, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek, yeni işbirlikleri ve sinerjiler yaratma fırsatı sunuyor.
Bu özel etkinlik, girişimcilik dünyasının önemli konularını masaya yatıracak. Katılımcılar, sektörün lider isimlerinden ilham alacak ve değerli bilgiler edinecekler. Girişimcilik trendleri, yatırım stratejileri ve etkili pazarlama taktikleri hakkında önemli içgörüler paylaşılacak.
Girişimcilik ekosistemi içindeki buluşma etkinlikleri, iş dünyasının geleceğini şekillendiren kritik unsurlardır. Bu etkinlikler, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesi, değerli işbirliklerinin kurulması ve global çapta ağların genişletilmesi açısından hayati bir rol oynar. Girişimciler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için bu etkinlikler, başarı yolculuklarında kaçırılmaması gereken duraklardır.
StartupTeknoloji tarafından düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, girişimciliğe tutkulu olan herkese eşsiz bir ağ oluşturma ve öğrenme deneyimi sunacak. Katılımcılar, deneyimli iş insanları ve girişimcilik alanındaki uzmanlarla doğrudan etkileşim şansı bulacaklar.
İstanbul’un girişimcilik ekosistemi, bu etkinlikle yeni bir boyut kazanacak. Hem yeni başlayan girişimcilere hem de tecrübeli iş insanlarına hitap eden etkinlik, herkesi bu değerli buluşmada yer almaya ve girişimcilik ekosisteminin bir parçası olmaya davet ediyor.
İstanbul’da gerçekleşecek olan bu benzersiz etkinlik, girişimcilik ruhunu canlandırmak ve iş dünyasında yeni bağlantılar kurmak için kaçırılmaması gereken bir fırsat! Sınırlı sayıda kontenjan için ön başvuru formunu hemen doldurun.
Işıl Hasdemir Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü
Yapay Zekâ (YZ) ve Üretken Yapay Zekâ (GenAI) 2023’ün en önemli teknolojileri arasında yer alıyor ve birçok kuruluş bu teknolojilerin faydalarını benimsemek için yarışıyor. İngiltere, ABD, Fransa ve Almanya’daki BT karar vericileri arasında yakın zamanda yapılan bir anket, katılımcıların yüzde 76’sının GenAI’nin etkisinin kuruluşları için önemli veya dönüştürücü olacağını düşündüğünü ortaya koydu. Ayrıca McKinsey, GenAI’nin küresel ekonomiye yılda 2,6 ila 4,4 trilyon dolar arasında katkı sağlayabileceğini tahmin ediyor.
Ancak GenAI, önemli veri zorluklarını da beraberinde getiriyor. GenAI modellerini oluşturmak ve eğitmek için kuruluşların büyük miktarda veriye ihtiyacı oluyor. Aynı zamanda bu modeller, kuruluş içinde önemli miktarda veri üretiyor. Dolayısıyla her iş liderinin yapay zekâ ve GenAI’yi benimsemeden önce “Depolama çözümlerimiz bu talebi karşılamaya uygun mu?” sorusunu sorması gerekiyor.
2024 ve sonrasında, yalnızca yapay zekâ yarışına katılan kuruluşlarla bu yarışa öncülük edenler arasındaki ayırt edici faktör, ölçeklenebilir, güvenli ve ekonomik açıdan sağlam bir veri mimarisi olacak.
GenAI çağı için depolama çözümleri
GenAI’nin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için kuruluşların depolama sistemlerini, GenAI’nin önemli veri yönetimi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözden geçirmesi, yeniden tasarlaması ve optimize etmesi gerekiyor. Bu sayede kuruluşlar, yetersiz veya yanlış tasarlanmış depolama nedeniyle süreçlerde olası bir yavaşlamayı önlemiş oluyor.
Gerçek şu ki, geleneksel depolama sistemleri hâlihazırda artan veri hacmine ayak uydurmakta zorlanıyor ve GenAI sistemleri geliştikçe, yeni ve daha karmaşık görevleri yerine getirdikçe gereksinimler de artacak. Bu durum, depolama platformlarının, nitel veriler olarak da adlandırılan yapılandırılmamış verilerin karmaşık doğasına uyum sağlamasının yanı sıra GenAI’nin gelişen gereksinimlerini karşılamasına duyulan önemli ihtiyacın altını çiziyor.
Yapılandırılmamış veriler, her yıl üretilen verilerin yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor ve büyük ölçüde insan tarafından üretilen verilerdeki artış nedeniyle bu alan karmaşık ve karışık analiz sütunlarından oluşuyor. Kuruluşlar, bu ölçek ve karmaşıklıktaki verileri uygun maliyetli bir şekilde depolamak, aynı zamanda bu verilere kolay ve hızlı erişim sağlamak ve siber suçlulara karşı korumak için yeni yollara ihtiyaç duyuyor. Özellikle yapılandırılmamış veriler, değeri ve büyük hacmi nedeniyle bilgisayar korsanlarının oldukça ilgisini çekiyor.
Basitçe söylemek gerekirse kuruluşlar, daha iyi veri hareketliliği, erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik ve güvenlik talep ediyor. Hızlı bir çözüm olarak birçoğu, verilerin birden fazla genel bulut ortamında depolandığı bulut öncelikli stratejilere yöneliyor. Bu kısa vadede potansiyel bir çözüm sunsa da kuruluşlar, uzun vadede artan giriş ve çıkış maliyetleri, güvenlik endişeleri ve veri optimizasyonu zorluklarıyla karşı karşıya kalacaklar. GenAI’nin gerçekten etkili olabilmesi için verilere doğrudan ve kolay erişim gerekiyor; bu da bulut öncelikli bir stratejinin sağlamakta zorlanabileceği bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor.
Kuruluşların bunun yerine “tasarıma göre çoklu bulut” yaklaşımını benimsemesi gerekiyor. Bu yaklaşım, özel araç ve hizmetlerden oluşan silo ekosistemlerinin getirdiği sınırlamalardan kaçınarak kısa ve uzun vadede çoklu bulutun tüm potansiyelinden yararlanmalarına yardımcı oluyor. “Tasarıma göre çoklu bulut”, verilerin çoklu bulut ortamlarında depolanması, korunması ve güvenliğinin sağlanmasına yönetim istikrarı getiriyor.
Yeni depolama teknolojilerine yatırım
Kuruluşlar, GenAI’ın kendine özgü gereksinimlerini, kapsamlı ve çeşitli veri setlerini karşılayan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyuyor. Dağıtık depolama, veri sıkıştırma ve veri indeksleme bu yeni teknolojilerden bazıları.
Dağıtık depolama, verileri birden fazla konumda tutarak GenAI sistemlerinin ölçeklenebilirliğini ve güvenilirliğini artırıyor. Örneğin kuruluşlar, talep arttığında depolama ihtiyaçlarını birkaç düğüm arasında hızla ölçeklendirebiliyor ve en kritik verilerini kopyalayarak ayrı bir yerde saklayabiliyor ve bir siber saldırı durumunda kolayca geri alabiliyor.
Birçok kuruluşun karşı karşıya kaldığı bir diğer önemli konu ise maliyetler. Ancak bu durum kısmen veri sıkıştırma yoluyla aşılabiliyor. Kuruluşlar, veri sıkıştırma yöntemleriyle istenmeyen verileri temizleyerek depolama ihtiyaçlarını azaltabiliyor. Bu, verileri daha etkili bir şekilde analiz ederek ve daha kısa bir versiyon oluşturmak için gereksiz bilgileri çıkararak elde ediliyor. Bu sayede kuruluşun ihtiyaç duyduğu depolama miktarı azaltılıyor ve dolayısıyla maliyet tasarrufu sağlanıyor.
Veri indeksleme, geri alma yeteneklerini geliştiriyor ve verileri belirli konumlarda daha etkili bir şekilde düzenleyerek daha hızlı, daha verimli arama yeteneklerine katkıda bulunuyor.
Bu üç teknoloji, GenAI teknolojilerine sorunsuz bir geçiş arayan iş liderleri için kritik öncelikler olan performansı, verimliliği ve maliyet etkinliğini artırıyor.
GenAI için doğrudan etkili eğitim ve modellemeyi uygulamaya geçmek cazip gelebilir ancak başarılı olmak için GenAI’nin ilk adım olarak sağlam bir depolama temeline ihtiyacı var. İş liderleri için çok heyecan uyandıran bir konu olmasa da kuruluşların verileri depolama ve yönetme biçimi, gelecekteki iş değerini önemli ölçüde belirleyecek.
Özetle; yapay zekâ ve GenAI, rekabet avantajı sağlayan ve pazarlarda köklü değişiklikler yaratan önemli katalizörler olup doğru şekilde uygulanmaları gerekiyor. Bu nedenle ısınmadan yapay zekâ yarışına girmeyin, mümkün olan en iyi durumda olduğunuzdan emin olun. Gelecek çok büyük fırsatlar barındırıyor ve bunu geleceğe hazır teknolojiyle yapanlar, avantajlardan yararlanmak için en rekabetçi konumda olacaklar.
Işıl Hasdemir Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü
Işıl Hasdemir Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü
Dell Technologies Türkiye’de iş strateji ve yönlendirmeden sorumlu olan Işıl Hasdemir, Temmuz 2020’de görevine başladı.
Hasdemir; Türkiye’de satış, servis ve destek fonksiyonlarını birbirinden ayıran ve şirketin, kuruluşların dijital dönüşüm gündemlerini hızlandırmalarına yardımcı olma misyonunu başarıyla yürüten bir ekibe liderlik ediyor. Hasdemir’in liderliğindeki Dell Technologies, Türkiye’nin ICT sektöründeki güçlü konumunu korumaya devam ediyor.
Türkiye’nin öne çıkan teknoloji liderlerinden biri olan Hasdemir, aynı zamanda Dell Technologies bünyesinde “teknolojiyi dünyanın daha iyi bir yer haline getirilmesi adına kullanma” misyonuyla çeşitli projelere imza atıyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Elektrik ve Elektronik Mühendisliği lisans derecesine sahip olan Hasdemir, Dell Technologies’e katılmadan önce 2005’te Cisco Ülke Lideri ve ardından 2009’da Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmış ve kariyerinin öncesinde ise NCR Türkiye’de çeşitli liderlik görevlerinde bulunmuştur.
Teknoloji devi Microsoft, Apple’ı geride bırakarak dünyanın en değerli şirketi unvanını elde etti. Ancak bu liderlik, geçici bir süreliğine oldu. Microsoft’un hisseleri, iPhone’un zayıf başlangıcıyla birlikte 2021’den bu yana ilk kez Apple’ı geçti. Ancak Apple, hızlı bir şekilde Microsoft’un önüne geçti.
Geçtiğimiz yıl boyunca Apple hisseleri artış gösterse de, Microsoft’un büyüme hızı dikkat çekiyor. Microsoft, yapay zeka konusundaki liderliği ve OpenAI’a yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor. Özellikle ChatGPT geliştiricisi OpenAI’a yatırım yapması, Microsoft’un değerini artıran önemli bir etken oldu.
Microsoft’un hisseleri son olarak yüzde 2,5 artarak 2,903 trilyon dolar değerine ulaştı ve dünyanın en değerli şirketi konumuna geldi. Diğer yandan, Apple’ın hisseleri yüzde 0,3 düşüş yaşayarak 2,886 trilyon dolarlık piyasa değerine geriledi.
Uzmanlara göre, Microsoft’un Apple’ı geçmesi kaçınılmazdı çünkü Microsoft daha hızlı büyüyor ve yapay zeka devriminden daha fazla yararlanıyor. Microsoft, OpenAI’nin teknolojisini üretkenlik yazılımına entegre ederek bulut bilişim işinde toparlanma yaşadı.
Apple ise zayıflayan taleple mücadele ediyor, özellikle iPhone talebinin azalması ve Çin pazarındaki zorluklarla karşı karşıya. Bu nedenle, analistler Apple hisseleri için beklentilerini düşürdü. Apple’ın hisseleri geçtiğimiz yılı %48 kazançla kapatsa da, bu Microsoft’*un %57’lik yükslişinden daha düşük bir performans gösterdi.
Piyasa değeri 14 Aralık’ta 3,081 trilyon dolarla zirve yapan Apple’ın hisseleri, rekabetin sürdüğü bu dönemde dikkatle takip edilmeye devam ediyor.
Deloitte Technology Fast50 ödülleri, Türkiye’nin teknoloji sahnesindeki en hızlı büyüyen 50 şirketi belirlemek üzere altıncı kez sahiplerini buldu. Bu yılın birincisi, son üç yılda %15578 büyüme gösteren Navlungo oldu. Missafir, %7364‘lük büyümesiyle ikinci sırayı alırken, üçüncü sırayı %4353‘lük büyüme oranıyla Easycep elde etti.
Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2023 listesinde ilk 50 şirket şu şekilde sıralandı:
Ayrıca, 100 milyon euro ve üzeri gelire sahip olan Aselsan, İnnova Bilişim Çözümleri, Karel ve Smart Güneş Teknolojileri, Big Stars ödülüne layık görüldü.
Deloitte Türkiye Ortağı ve TMT Endüstrisi Lideri Metin Aslantaş, ödül töreninde yaptığı konuşmada, pandemi sonrası gerçekleşen tamamen canlı Fast 50 Ödül Töreni’nin heyecanını paylaştı. Aslantaş, “Türk teknoloji sektöründeki şirketlerin her geçen yıl büyüme oranlarını artırarak rekorlar kırdıkları gözlemleniyor. Bu yılın ilk 10 sırasına baktığımızda, her birinin yüzde binin üzerinde büyüdüğünü görmek etkileyici” dedi. Ayrıca, listedeki şirketlerin faaliyet alanlarının çeşitlenerek yazılım, donanım ve fintech alanlarında faaliyet göstermelerinin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Aslantaş, şirketlerin sadece Türkiye’ye değil, küresel düzeyde çeşitli konularda çalışmalar yaptıklarının altını çizdi. Aslantaş, rekabetten ayrışan çözüm ve hızlı uygulamalar geliştiren şirketlerin bu dönemde öne çıktığını ifade etti. Her yıl farklı firmaların listeye girmesinin de sevindirici olduğunu belirten Aslantaş, Türkiye’deki teknoloji firmalarının odaklandıkları alanlarda müşteri ihtiyaçlarına özel çözümler sunarak rekabette fark yarattıklarını sözlerine ekledi.
Walmart, Teksas’ta hızla büyüyen drone teslimat programını genişleterek, Dallas-Fort Worth metropol bölgesindeki 1,8 milyon haneye daha hizmet sağlamaya başlıyor. Perakende devi, drone teslimatlarının bu genişlemenin ardında, Kanat ve Zipline gibi drone start-up’ları ile kurulan işbirlikleri olduğunu belirtiyor.
Drone teslimatlarının bir ağırlık sınırlamasına tabi olduğu bildiriliyor; ancak müşterilere soğuk algınlığı ilaçları, doğum günü mumları ve hatta karton yumurta gibi daha küçük ürünlerin başarıyla teslim edilebildiği ifade ediliyor. Walmart, teslimat sürelerinin genellikle 30 dakika veya daha kısa olduğunu, bazılarının ise 10 dakika gibi kısa bir sürede müşterilere ulaştığını söylüyor.
Google ile ortaklık ve genişleme planları
Walmart, 2023 yılında Google’ın ana şirketi Alphabet ile ortaklık kurarak, Kanat şirketi aracılığıyla Dallas-Fort Worth bölgesindeki 60.000 eve daha teslimat yapacak. Bu genişleme, Teksas metropolüne 30 kasaba ve belediyenin daha eklenmesiyle şimdiye kadarki en büyük drone teslimat ağı genişlemesi olacak. Program aynı zamanda hem Wing hem de Zipline gibi drone şirketlerinden faydalanarak teslimatlarını gerçekleştirecek.
Zipline’in kurucu ortağı ve CEO’su Keller Rinaudo Cliffton, Walmart ile işbirliği yapmanın heyecan verici olduğunu belirterek, “Zipline, Walmart’ın müşterilere ışınlanma hissi verecek kadar hızlı teslimat vizyonunu gerçekleştirmesinden dolayı heyecan duyuyor. Dallas-Fort Worth’taki insanların 7 kat daha hızlı, sıfır emisyonlu ve sessiz teslimatı deneyimlemelerini sağlamaktan heyecan duyuyoruz” diyor.
Walmart şu ana kadar 20.000’den fazla başarılı drone teslimatını tamamladı. Wing, “önümüzdeki aylarda” Dallas-Fort Worth bölgesindeki yeni lokasyonlara teslimat yapmaya başlayacağını ve yıl içinde Walmart ile genişlemeyi tamamlamayı beklediğini söylüyor. Drone teslimatı alıp alamayacağınızı kontrol etmek için Walmart, Kanat ve Zipline web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Günümüzde çoğu insanın uygulamalarla dolu bir akıllı TV’si var. Ancak yine de telefonunuzda bir şey izlediğiniz ve bunu daha büyük bir ekranda görmek istediğiniz zamanlar var. iPhone kullanıcıları gibi, Android cihaza sahip olanların da kendi seçenekleri var.
Android telefonunuzu TV’ye bağlamak istiyorsanız yerleşik Cast özelliğini, üçüncü taraf uygulamasını veya kablo bağlantısını ile bunu yapabilirsiniz. En basit çözümden en karmaşık çözüme kadar seçeneklerinizi inceleyelim. Chromecast akış cihazı, TV’nize içerik yayınlamak için en iyi seçeneğinizdi. Ancak artık Google TV’li Chromecast kendi yerel uygulamalar sağlıyor. Netflix, Hulu, HBO Max ve Google Fotoğraflar gibi desteklenen birçok uygulama Android TV’nizde yayınlanıyor. Mobilden TV izleme için Android ve iPhone’da farklı seçenekler mevcut.
Mobilden TV izleme
Yine de bir Chromecast dongle’ınız veya yerleşik Chromecast desteğine sahip bir akıllı TV’niz varsa, uygulamaları ve Chrome web sayfalarını telefonunuzdan birkaç dokunuşla büyük ekrana yayınlayabilirsiniz. Bunu yapabilmek için telefonunuzun yayın dongle’ınız veya akıllı TV’niz ile aynı Wi-Fi ağında olması gerekiyor.
Max veya Spotify gibi desteğe sahip bir uygulama için yalnızca kare şeklindeki yayın simgesine dokunmanız gerekiyor. Ardından yayın yapmak istediğiniz uyumlu cihazı seçmelisiniz. Yayınlama, telif hakkıyla korunan içeriğe sahip uygulamalar (ve web siteleri) için ideal seçenek. Çünkü Netflix gibi uygulamalar, ekran yansıtmayı denediğinizde videoyu karartacak.
Apple TV, Google Cast ile çalışmasa da bazı Fire TV ve Roku akış cihazları bunu destekliyor. Ancak belirli akış cihazlarınızla uyumluluğu sağlamanız için Amazon ve Roku ile kontrol edin. Bağlandıktan sonra telefonunuzdaki Bağlı Cihazlar/Bağlantılar ayarını kullanarak yayın yapabilmeniz gerekiyor. Ekran yansıtma, kendi videolarınızı doğrudan telefonunuzdan izlemek için en iyisi. Ayrıca, korumalı içerik içermeyen veya yayınlama için resmi desteği olmayan uygulamaları paylaşmak için de iyi. Yine de bir Chromecast’e, uyumlu bir akıllı TV’ye veya bu özelliği destekleyen başka bir yayın cihazına ihtiyacınız olacak.
Bu özelliği kullanabilmeniz için cihazınızı Google Home uygulamasına bağlamanız gerekiyor. İşiniz bittiğinde uygulamayı açın ve hedef cihazı seçin. Telefon ekranınızı TV’ye yerleştirmek için Ekranımı yayınla düğmesine dokunun. İşiniz bittiğinde uygulamada Yansıtmayı durdur’a dokunun. Ekran yansıtma desteği, özelliğin Android 5.0 Lollipop sürümüyle sunulmasından bu yana üreticiye göre değişiklik gösterdi. Çoğu telefonun, telefonun ayarlarında veya açılır ayarlar gölgesinde yerleşik bir Yayınla düğmesi bulunuyor.
Amazon‘un canlı yayın sitesi Twitch, toplam çalışan sayısının yüzde 35’ini oluşturan yaklaşık 500 çalışanını işten çıkarma hazırlığında. Karar, Twitch’teki mali kayıplar ve üst düzey yöneticilerin ayrılmasının ardından alındı. Oyun sektöründeki genel küçülme trendi, pandemi döneminde yaşanan büyüme sonrasında 2023’te 6,500 sektör çalışanının işten çıkarılmasıyla devam ediyor.
Twitch yöneticileri, Amazon’un altyapısına bağımlılık ve aylık 1.8 milyar saat canlı video içeriğini desteklemenin yüksek maliyeti nedeniyle bu kararı aldıklarını belirtti. Twitch İcra Kurulu Başkanı Dan Clancy, şirketin faaliyetlerini Güney Kore’de durduracağını açıklarken maliyetlerin “yasaklanacak derecede pahalı” olduğunu ifade etti.
Reklamlardaki odak artışına rağmen, Twitch’in Amazon’un satın alınmasından dokuz yıl sonra hala kârsız olduğu bildirildi. 2023’ün sonlarında Twitch, içerik sorumlusu, baş ürün sorumlusu ve baş müşteri sorumlusu dahil olmak üzere bir dizi üst düzey yöneticisinin ayrılacağını duyurdu. Amazon’un Reklamlar biriminden Twitch’teki baş gelir yetkilisi de kaybedildi.
Twitch, geçen yıl 400’den fazla pozisyonu kapsayan iki tur işten çıkarma gerçekleştirdi. Bu, Amazon’un genel olarak 2022’de 27.000 pozisyonla en büyük kurumsal işten çıkarmalarını gerçekleştirdiği bir döneme denk geldi. Twitch’in bu yeni işten çıkarmalarla birlikte önceki kesinti dalgalarına uyduğu belirtiliyor.
iPhone’dan yenisine yükseltme yaparken tüm verilerinizi de aktarmak isteyeceksiniz. Buna cihazınızda veya bulutta kayıtlı tüm uygulamalar, ayarlar ve diğer değerli dosyalar dahil. Bunu yapmak için kullanabileceğiniz üç farklı yöntemi ele alacağız.
Bunların hiçbiri herhangi bir ek üçüncü taraf yazılımı veya uygulamasını yüklemenizi gerektirmez ancak bunun yerine Apple’ın kendi güvenilir yöntemlerini ve uygulamalarını kullanabilirsiniz. iPhone’dan iPhone’a aktarma için aşağıdaki yöntemleri kullanabilirsiniz.
iPhone’dan iPhone’a aktarma yöntemleri
Yöntem 1. iPhone’unuzun verilerini hızlı başlangıç ile aktarın
İki iPhone’u birbirine yaklaştırarak başlayın. eski iPhone’un Bluetooth’unun açık olup olmadığını kontrol edin.
Yeni iPhone’unuzu açın ve eski iPhone’unuzun ekranında bir istem göründüğünde ” Devam Et ” tuşuna basın.
“Devam Et” tuşuna bastıktan sonra yeni iPhone’unuzun ekranında bir animasyon görünmeli. Bu animasyonu taramak için eski iPhone’un kamerasını kullanın. Bu, iki cihazı birbirine bağlayacak.
Daha sonra yeni iPhone şifrenizi isteyecek. Apple Kimliğinizin yanı sıra şifreyi de girin. Bu noktada telefonunuzda kimlik doğrulamayı çok daha kolay hale getirmek için Face ID kurulumu da yapabilirsiniz.
Apple Kimliğinizi ve şifrenizi girdikten sonra “ iPhone’dan Aktar ” seçeneğini seçin ve aktarımın tamamlanmasını bekleyin. Bu noktada verileri iCloud’dan aktarmayı veya başka bir seçeneği kullanmayı da seçebilirsiniz. Aktarım sırasında iki iPhone’u birbirine yakın tutmayı unutmayın.
Yöntem 2. iCloud’u kullanarak yeni bir iPhone’a güncelleme yapın
Eski iPhone’unuzu iCloud’a yedekledikten sonra yeni iPhone’unuzu açın.
Kurulum işlemine devam edin ve yeni iPhone’u WiFi’ye bağlayın.
“Uygulamalar ve Veriler” görünümünde “ iCloud Yedeklemesinden Geri Yükle ” seçeneğini seçin ve iCloud’da oturum açın.
Geri yüklemek istediğiniz yedeği seçin ve yedeklemenin bitmesini bekleyin.
Yöntem 3. Eski iPhone’unuzdaki verileri iTunes ile aktarın
Eski iPhone’unuzu iTunes’a yedekledikten sonra yeni iPhone’unuzu açın ve kurulum işlemine devam edin.
“Uygulamalar ve Veriler” görünümünde “ Mac’ten veya PC’den Geri Yükle ”yi seçin ve iPhone’unuzu bir USB kablosuyla Mac’inize veya PC’nize takın.
Bilgisayarınızda iTunes’u açın ve yeni cihazınızı ekranın sol üst köşesinde bulun.
“ Yedeklemeyi Geri Yükle” yi seçin ve geri yüklemek istediğiniz doğru yedeği seçin.
Yedeklemenin bitmesini bekleyin.
iCloud veya iTunes’u kullanarak eski iPhone’unuzdaki verileri yenisine aktarabilmeniz gerekiyor. Bu yöntemlerden birini kullanmanın en güzel yanı, hiçbirinin yarım yamalak üçüncü taraf yazılım veya uygulamaları kullanmanızı gerektirmemesi. Ayrıca cihazınızı yerel olarak bilgisayarınıza veya buluta düzenli olarak yedeklemeniz akıllıca olacak.
CES 2024’te yapay zeka, monitörler dahil her yerde bulunuyor. MSI, demo paketinde yakında çıkacak olan MEG 321URX QD-OLED ekranını sergiledi. Monitörde, diğer şeylerin yanı sıra League of Legends’taki düşmanları tespit edecek ve nereden geldiklerini size göstermek için ekrana bir simge yerleştirecek yerleşik yapay zeka hızlandırıcı bulunuyor.
Bunun resmi olarak kurallara aykırı olup olmadığını söyleyecek kadar League of Legends hakkında bilgi yok. Ancak MSI’ın SkySight olarak adlandırdığı özellik, kullanıcıya herkesin sahip olmadığı bir avantaj sağlıyor. Yapay zeka işleme ve görüntü oluşturma, bilgisayarın işletim sistemi ve yazılımından bağımsız olarak monitörün kendi donanımında gerçekleştiği için bu tamamen tespit edilemiyor.
MSI’a göre SkySight, düşmanların nereden geldiğini görmek için ekrandaki mini haritayı analiz ederek çalışıyor. Bunu kendi gözlerinizle yapabilirsiniz. Ancak sizin için haritayı izleyen ve ardından ekrana tehditlerin nereden geldiğini gösteren bir simge koyan bir yapay zeka asistanının olması muhtemelen çok yardımcı olacak.
MEG 321URX’in yapay zekası aynı zamanda League of Legends’taki sağlık durumunuzu takip ederek çerçevenin alt kısmındaki RGB LED ışık çubuğunu oyun içi sağlık çubuğunuza uyacak şekilde aydınlatıyor. Gördüğümüz bir demoda, çubuğun bir kısmı yeşil, bir kısmı sarıydı. Bu, tam olarak ekrandaki grafik çizgisine benziyordu.
MSI, monitör bu baharın sonlarında çıktığında, onu istediğiniz herhangi bir oyunda sağlık çubuklarını, düşmanları ve diğer ekran özelliklerini tanıması için eğitmenize olanak tanıyan bir PC uygulaması yayınlayacağını söylüyor. İlk eğitim için bilgisayarınızın işlem gücüne ihtiyacınız olacak. Ancak MSI’ya göre bundan sonra tüm işlemleri monitörün kendisi yapacak. Olasılıklar sonsuz görünüyor.
MSI temsilcileri, MEG 32URX’in ne tür bir AI işlemci kullandığına veya yeni eğitim verilerini nasıl depolayabileceğine ilişkin ayrıntıları açıklamadı. Yani bu ekranın nasıl çalışacağına dair hala bilmediğimiz çok şey var. Yapay zeka özelliklerini hiç kullanmasanız bile, bu kavisli olmayan 32 inç 4K ekranda beğeneceğiniz çok şey bulacaksınız. QD-OLED paneli , League of Legends demosunu izlerken yeşillerin, mavilerin ve kırmızıların gerçekten parıldamasını sağladı . MSI’ın teknik özellikleri onu 1500000:1 kontrast oranıyla derecelendiriyor ve Display HDR 400 desteği sunuyor.
Hewlett Packard Enterprise yaptığı açıklamada, HPE’nin anlaşmayı bu yılın sonlarında veya 2025’in başlarında kapatmayı beklediğini söyledi. Duyuru, Wall Street Journal’ın şirketlerin geç aşama görüşmelerde olduğunu bildirmesinden bir gün sonra geldi.
Juniper hisseleri, bu hafta bir anlaşmanın açıklanabileceğini söyleyen Journal raporundan sonra Salı günü son 20 yılın en iyi gününü yaşadı. Hisseler %22 artarak 37,05 dolardan kapandı. Hisse başına 40 dolarlık satın alma fiyatı, Journal hikayesinin yayınlanmasından önceki Pazartesi günkü kapanışa göre %32’lik bir primi temsil ediyor.
Hewlett Packard Enterprise, anlaşmanın kapandıktan sonraki ilk yılda hisse başına düzeltilmiş kazancına göre hesaplanacağını söyledi.
Satın alma, yıllarca süren rekabetten sonra HPE’nin mevcut ağ işini ikiye katlayacak. Açıklamaya göre, tamamlanırsa, Juniper CEO’su Rami Rahim birleşik gruba liderlik edecek ve HPE’nin CEO’su Antonio Neri’ye rapor verecek.
Hewlett-Packard, 2015 yılında Aruba Networks’ü satın aldığında ağ oluşturmada daha derine indi. Aylar sonra, HP ikiye bölündü ve veri merkezleri için sunucular ve diğer ekipmanları satan HPE ve PC’ler ve yazıcılar yapan HP Inc.’in oluşumuna neden oldu.
HPE, Juniper’ı portföyüne eklemenin marjları destekleyeceğini ve büyümeyi hızlandıracağını söyledi.
1996 yılında kurulan Juniper, ağ donanımı pazarında Cisco‘yu kovalamak için uzun yıllar harcadı. Gelir, 2022’de yıldan yıla %12 arttı ve 2010’dan bu yana en hızlı büyüme oldu. En son çeyrekte Juniper, bir önceki yıla göre %1 azalan 1,4 milyar dolarlık gelirden 76 milyon dolarlık bir kar elde etti.
Hewlett Packard Enterprise’ın ağ oluşturma segmenti, şirketin vergilerden önce en büyük kazanç kaynağıydı ve 1,4 milyar dolarlık gelirle 401 milyon dolar ile %41 arttı.
Hewlett Packard Enterprise, bir araya gelmenin anlaşmanın tamamlanmasından sonraki üç yıl içinde yıllık 450 milyon dolarlık maliyet tasarrufuna yol açacağını söyledi.
İki şirket, sabah 8:30’dan itibaren bir konferans görüşmesinde anlaşmayı tartışacak. Açıklamaya göre JPMorgan ve Qatalyst HPE’ye tavsiyede bulundu.
Instagram mesajlarınızı hem mobil uygulama üzerinden hem de iki şekilde silebilirsiniz. Instagram’ın özel mesajlar menüsü, bir konuşmanın tamamını tek seferde silmenize olanak tanıyor. Parmağınızı gönderdiğiniz bir mesajın üzerinde tutmak, o mesajı “göndermeyi iptal etmenize” ve silmenize imkan sağlıyor.
Instagram aslında fotoğraf paylaşma platformu olsa da kendi özel mesajlaşma sistemine de sahip. Çoğu mesajlaşma hizmetinde olduğu gibi, hangi mesajların kaydedileceği ve hangilerinin silineceği üzerinde tam kontrole sahipsiniz. Gelen kutunuz doluyorsa Instagram mesajlarınızı silmenin iki yolu var. Konuşmaların tamamı silinebiliyor, isterseniz gönderdiğiniz mesajlar tek tek de silinebiliyor. Bu adımlar hem iPhone hem de Android Instagram uygulamalarında işe yarıyor.
Instagram mesaj silme için yapabilecekleriniz
Konuşmaların tamamını silme
Instagram’ı açın ve sağ üst köşedeki kağıt uçağa benzeyen mesaj simgesine dokunun.
Mesajlar sayfasında sağ üstte madde işaretli listeye benzeyen simgeye dokunun.
Silmek istediğiniz tüm konuşmalara ve ardından sağ alt köşedeki Sil’e dokunun.
Konuşmaları silmek istediğinizi onaylayın.
Konuşmadaki diğer kişinin (veya kişilerin), kendisi silmediği sürece mesajları yine de görebileceğini unutmayın.
Kendi bireysel mesajlarınızı silin
Daha sonra geri almak istediğinize karar verdiğiniz bir mesaj gönderdiyseniz “Göndermeyi Geri Al” seçeneğini kullanarak mesajı silebilirsiniz. Bu, sohbetteki herkes için mesajı siliyor.
Instagram’ı tekrar açın ve silmek istediğiniz mesajı bulun.
Göndermeyi iptal etmek istediğiniz mesajın üzerinde parmağınızı basılı tutun.
Açılır menü göründüğünde Göndermeyi Geri Al seçeneğini seçin ve silmek istediğinizi onaylayın.
Bir mesajın gönderilmesinin iptal edilmesinin mesajı herkesten sileceğini, ancak mesaj gönderilmesinin görüşmedeki diğer herkese bildirimde bulunabileceğini unutmayın. Üçüncü taraf uygulamaları kullanmanız hesabınızın gizliliği açısından güvenli olmayabiliyor.
Instagram artık yalnızca fotoğraf veya videolarınızı paylaşabileceğiniz bir uygulama değil. Artık müşterileriniz ve arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz başka bir yer. Bu yazımızda sizlere Instagram’daki mesajları tek seferde veya hepsini birden nasıl silebileceğinizi anlattık. Diyaloglar arasında kaybolmamak için DM’nizi düzenli tutun ve gönderdiğinize pişman olduğunuz tüm mesajları silmenizi tavsiye ederiz.
IG mesajlarını bilgisayar aracılığıyla kaldırın
Bir Instagram mesajını göndermeyi iptal edebilir veya bilgisayardaki tüm mesajları tek seferde silebilirsiniz.
PSM Awards’da 2 “altın” ödülün sahibi olan Sipay, Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin belirlendiği Deloitte Teknoloji Fast 50’de fintek kuruluşları arasında birinci, genel sıralamada ise dördüncü oldu.
Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin seçildiği Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın sonuçları açıklandı. 2019 yılında lisans alarak finansal teknoloji sektörüne “ödeme sistemleri alanına yenilikçi ve dinamik çözümler sunma” mottosuyla giriş yapan Sipay, 2006’dan bu yana düzenlenen listede üç yıllık büyüme verilerine göre 22 katlık bir büyüme ile fintek kuruluşları arasında birinci, genel sıralamada ise dördüncü sırada yer aldı.
“Sektörün en hızlı büyüyen şirketi olmayı sürdüreceğiz”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sipay CEO’su Semih Muşabak, şunları söyledi: “Başarılı büyüme grafiğimizin altında özverili bir ekip çalışması yatıyor. Kısa bir süre önce finansal teknolojiler dünyasının Oscar’ı olarak anılan PSM Awards’da 2 “altın” ödüle birden layık görüldükten sonra şimdi de Deloitte Teknoloji Fast 50 listesinde fintek kuruluşları arasında zirvede yer alarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen dördüncü şirketi olmaktan gurur duyuyoruz. Hem alanında deneyimli hem de takım ruhuyla hareket eden ve gün geçtikçe büyüyen ekibimiz sayesinde sektörün en hızlı büyüyen şirketi olmayı sürdüreceğimize inancım tam.”
YouTube reklamları, kanalın web sitesi ve uygulamasının yanı sıra Google Görüntülü Reklam Ağı (GDN) olarak bilinen iş ortağı sitelerinde görünen video tanıtımları sağlıyor. YouTube Google’ın bir parçası olduğu için reklamverenleri Google’ın kullanıcı verilerinin derinliğinden yararlanıyor.
İzleyicilerin Google arama geçmişlerinden ve YouTube izleme alışkanlıklarından toplanan bu bilgiler, bir reklam kampanyasına dar bir şekilde odaklanma için kullanılabiliyor. Hedeflenebilirlik, YouTube reklamlarını bu kadar çekici kılan şey. Çünkü şirketinizin video tanıtımları, milyonlarca kişinin eğlence veya eğitim amacıyla izlemeyi seçtiği ilgili YouTube videolarının yanında yer alabiliyor.
Adım adım YouTube reklam verme yöntemleri
TrueView video Discovery reklamları, kullanıcıların video içeriğini keşfettiği YouTube’da yer alıyor. Bu, YouTube arama sonuçlarında, YouTube ana sayfasında veya ilgili videonun yanındaki sağ kenar çubuğunda olabiliyor. Reklam olduğunu vurgulayan küçük, sarı bir kareyle tanımlı.
Diğer YouTube reklam formatlarından farklı olarak video Discovery reklamları, insanların izlemeye başlamak için reklamları tıklamasını gerektiriyor. Bu, TrueView video Discovery reklamlarının yüksek potansiyelli potansiyel müşterileri ortaya çıkarmada mükemmel olmasını sağlıyor. Sonuçta, birisinin reklamınızı tıklaması, sunduğunuz ürün veya hizmetlerle ilgilendiğinin güçlü bir işareti.
Yayın içi TrueView reklamları, birinin YouTube’da veya GDN’de izlediği bir videonun öncesinde, sırasında veya sonrasında oynatılıyor. Bir reklamveren açısından, yayın içi reklamların üzerine harekete geçirici mesaj (CTA) metni yerleştirebilir veya bazı durumlarda, reklam bittikten sonra bile reklamın yanında tamamlayıcı bir şerit görünmesini tercih edebilirsiniz.
Birisi başka bir YouTube videosunu izlemeye hazır olduğunda reklamlar otomatik olarak görünür ve oynatılmaya başlıyor. Birkaç saniye sonra atlanabiliyor. Atlanan reklamlar için ödeme yapmazsınız, ancak reklamlarınızda yalnızca atlamalar oluyorsa, düşük kaliteli olarak işaretlenebiliyor. Bu da onları izleyicilerin karşısına çıkarmak için daha fazla ödeme yapmanız gerektiği anlamına geliyor. Bu, video içeriğinin ilgi çekmesi için harika bir neden oldu.
Google AdWords’ü YouTube kanalınıza bağlama.
AdWords kontrol panelinizde “+” işaretini tıklayıp “Yeni Kampanya”yı seçin.
Önceden belirli seçenekler arasından bir kampanya hedefi seçin.
YouTube reklam biçimini seçin.
Kampanyanıza isim verin ve bütçenizi girin. Çoğu durumda bütçenizi görüntüleme başına maliyete (GBM) göre belirlersiniz. Her görüntüleme için ödemek istediğiniz maksimum tutarı seçin veya günlük ortalamayı hedefleyin. Ayrıca, mobil cihazlarda yayınlanan reklamlar için teklifinizi artırma veya azaltma seçeneğiniz de olacak.
Reklamınızın görünmesini istediğiniz ağlara giriliyor. Seçenekler arasında YouTube videoları ve arama sonuçlarının yanı sıra GDN’de gösterilen videolar yer alıyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO), TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu (İKGK) desteğiyle kadın girişimciler için hayata geçirdiği çeşitli projeler ile kadınların ticari hayattaki rollerini ve uluslararası alandaki rekabet kapasitelerini arttırmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda, 2024 yılı içerisinde Oda öncülüğünde; Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) Proje başlıkları altında sektörel kümeler oluşturulması planlanıyor.
Oluşturulacak kümeler ile Oda koordinasyonunda; İhtiyaç Analizi, Eğitim-Danışmanlık, Yurtdışı Pazarlama Faaliyetleri (Heyet), Alım Heyeti ve Tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecek olup bu kapsamdaki harcamalar %75’e varan oranda Bakanlık desteğine tabii olacak.
Kümelere katılım taleplerinin bildirilmesi için son tarih 31 Ocak 2024 Çarşamba günü saat 17.00, katılım kontenjanla sınırlıdır. Başvuru sahibi şirketlerin sicil kayıtlarıyla ispat edilebilir kadın ortağının bulunması şartı aranıyor.
Projelere katılım sınırlı kontenjanla olup, firma başı 500 USD katılım bedeli alınacak.
Talep toplanacak sektörler:
UR-GE: · Hazır Giyim-Konfeksiyon-Tekstil-Moda · Deri-Kürk-Saraciye-Ayakkabı-Çanta · Ev Tekstili · Kuyumculuk-Takı · Kozmetik-Temizlik Ürünleri-Kimyevi Maddeler · Gıda Takviyeleri-Paketlenmiş Gıda-İçecekler
HİSER: · Turizm-Otelcilik · Yayıncılık · Yazılım-Bilişim · Eğitim Kurumları
*Katılım taleplerinin toplanmasının ardından, projelere gösterilen sektörel ilgiye göre, ortak paydada buluşabilecek kümeler oluşturularak T.C. Ticaret Bakanlığına müracaat edilecektir. Projelerin sektör, tarih, kapsam vb. detayları Bakanlık değerlendirmesine göre değişiklik gösterebilir.
Cihazın performansını optimize etme amacıyla iPhone’u yeniden başlatmanız faydalı olabiliyor. Yardımcı dokunma, cihazın güç düğmeleri veya ayarlar ile yapılabiliyor. Bir iPhone ile ilgili herhangi bir sorunu çözebilmeniz için cihazı sıfırlamanız, yeniden başlatmanız en uygun yöntem olabiliyor. Ekran donmuşsa, yeniden başlatmaya zorlayabilirsiniz veya donanımdan sıfırlama ile başlayabilirsiniz. Bazıları iPhone’u haftalık olarak yeniden başlatmanızı öneriyor.
iPhone yeniden başlatma seçenekleri
iPhone 10 veya daha yeni modelleri yeniden başlatmanız için ses seviyesi düğmesini ve güç düğmesini aynı anda basılı tutabilirsiniz. Seçenek göründüğünde kapatmak için kaydırın. Cihazı tekrar açmanız için güç düğmesini yaklaşık 15 saniye basılı tutun. Bu, Apple logosu göründüğünde belirgin olacak. Cihaz bir iPhone 6, 7, 8 veya SE ise, kapatma kaydırıcısı görünene kadar yan düğmeyi basılı tutabilirsiniz. Telefonu kapatın ve iPhone’u tekrar açmak için Apple logosu görünene kadar aynı düğmeyi en az beş saniye basılı tutun.
Herhangi bir iPhone’u donanımdan sıfırlamanız için ses açma düğmesine ve ses kısma düğmesine hızlı bir şekilde basın. Cihaz kapanana kadar güç düğmesini basılı tutun. Bu genellikle en az beş saniye sürüyor. Apple logosunun görünümü telefonun yeniden başlatıldığını onaylıyor.
Cihazda yardımcı dokunma kullanılıyorsa kullanıcılar bunu kullanmayı yeniden başlatabilir. Yardımcı dokunmatik düğmede Cihaz simgesini ve ardından Diğer simgesini seçin ve iPhone’u yeniden başlatmak için Yeniden Başlat düğmesine basın.
Bir iPhone’u yeniden başlatmanız için başka bir seçenek de ayarları kullanmanız. Cihazın ayarlarına gidin, Genel’i seçin, Kapat düğmesine basın ve cihazı kapatmak için kaydırın. Cihazı açmak için güç düğmesini en az 15 saniye veya Apple logosu görünene kadar basılı tutun. Yedekleme ve kayıt için ise aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
iCloud’u kullanarak yedekleme için Ayarlar’a gidin > adınıza dokunun. Ardından iCloud > iCloud Yedekleme > Şimdi Yedekle’ye dokunun. Alternatif olarak, telefonunuzu bir Mac’e bağlayarak da yedekleyebilirsiniz .
Bir ekran kaydı için Ayarlar > Denetim Merkezi > Ekran Kaydı’nın yanındaki artı işaretine ( + ) gidin . Kontrol Merkezi’nde Kaydet’e dokunun ve geri sayımı bekleyin. Kayıt sırasında Kaydet düğmesi kırmızıya dönüyor.
Elbette, klavye yapıyorlar, ancak sadece bir Alienware masaüstü satın aldığınızda aldığınız türden şeyler. Şirket, özel tasarımların en sıcak özelliklerinden bazılarını içeren üst düzey bir mekanik tasarım olan Pro Wireless klavye ile bu algıyı değiştirmeyi umuyor.
Pro Wireless, popüler yüzde 75 düzenini ve kablosuzu kullanıyor; “profesyonel onaylı ve eSpor hazır” olduğunu iddia ediyor. Görsel olarak klavye, kasayı ve ana güverteyi anahtarların altında sağlam, yuvarlak bir forma entegre eden şık bir gövdeye sahip; diğer Alienware tasarımlarından, hatta yeni mekanik olanlardan hemen ayrılıyor.
Üstte, Bluetooth ve 2,4 GHz kablosuz için şarj bağlantı noktasına ve kontrollerine, dongle ve güç düğmelerine kolayca erişebiliyorsunuz.
Yüksek kaliteli PBT parlaklıklı tuş başlıklarının altında, fabrikadan yağlanan ve 40 gramlık bir işlem kuvvetine ayarlanmış POM gövdeli özelleştirilmiş doğrusal anahtarlar bulacaksınız.
Pro Wireless’taki diğer güzellikler arasında iç gövdede çift köpük, ekstra stabilite için tabanda büyük bir silikon şerit ve seyahat düşünülerek yapılmış yuvarlak bir gövde bulunuyor. Klavye, 11 Ocak’ta piyasaya sürüldüğünde iki yıllık bir garanti ile gelecek.
Alienware ayrıca Pro Wireless Mouse’u yardımcı bir şekilde vaftiz eden yeni bir super-light kablosuz fareyi piyasaya sürüyor. Bu, Alienware’in önceki tasarımlarında oldukça büyük bir yükseltme ve kablosuz modda 4KHz’ye kadar yoklamayı veya kablo takılıyken iki katını kaldırabilen bir “atıcı” formatında (iki başparmak düğmesi) aerodinamik bir gövde sunuyor.
Gövde 60 gramın altında, piyasadaki en hafif değil ama kesinlikle etkileyici. Her düğme, daha hızlı geri çıkma süreleri için manyetik kuvvet tuş plakaları ve optik anahtarlar kullanıyor.
Genel şeklin yanı sıra alttaki süper kararlı hissettiren devasa, basit pedlerin hayranıyım. 2,4 GHz kablosuz dongle ve alüminyum kaydırma tekerleği için entegre bölme için aynen. Bütün bunlar, 11 Ocak’ta piyasaya sürüldüğünde bu şeye 149,99 dolar harcamanın ne kadar mantıklı olacağını bilmiyorum. Ayrıca bu ürünün ülkemize gelmesi durumunda maruz kalacağı vergileri de değerlendirmekte fayda var.
Sürücüsüz park servisi artık elektrikli araçların otonom şarjını da içeriyor. Amaç, otonom park ve şarj hizmetlerini birleştirerek otomotiv müşterileri için ek fayda yaratmak. Otonom şarj, elektromobiliteye giden yolu kolaylaştıracak.
Stuttgart, Almanya – Park yeri bulmak, özellikle labirent gibi otoparklarda yorucu ve zaman alıcı olabilir ve aracı daha sonra tekrar bulmak da bundan farklı bir durum değil. Ücretsiz bir şarj noktası arayışında da sıklıkla benzer bir hikaye ile karşı karşıya kalınıyor. Bosch, Volkswagen’in yan kuruluşu Cariad ile birlikte şimdi otonom vale şarjını test ediyor. Bosch’un otonom vale park sistemine dayanan bu çözüm, elektrikli araçları sürücüsüz bir şekilde, bir şarj robotunun otomatik olarak şarj ettiği bir şarj noktası ile donatılmış boş bir park alanına yönlendiriyor. Şarj işlemi tamamlandıktan sonra, araç sürücüsüz olarak başka bir park alanına manevra yapıyor. Bosch ve Cariad şu anda Almanya’daki iki şirket içi otoparkta gerekli teknolojiyi test ediyor. Cariad’ın Ingolstadt’taki personel otoparkında, iki şirket otonom vale otoparkı ile sürücüsüz otoparkı test ederken, Bosch’un Ludwigsburg’daki geliştirme otoparkında otonom vale şarjı ile sürücüsüz şarj test ediliyor. Bosch, Las Vegas’taki CES 2024’te de otonom şarj için gereken teknolojiyi sergiliyor.
Elektromobilite: menzil konusundaki kuşkuları gidermek için otomasyon
Kolay ve anlaşılır şarj, elektrikli otomobil sürücülerinin istek listesinin en başında yer alıyor. Ancak günlük deneyimleri farklı bir hikaye anlatıyor: şarj noktalarında uzun kuyruklar, güç kablosunun çok geç çıkarılması durumunda engelleme ücretleri ve kablonun elle taşınması. Bu zorlukların üstesinden gelen otonom vale şarjı, elektrikli araçları şarj ederken müşteri rahatlığını büyük ölçüde artırıyor. Dahası, bu teknoloji otomobil üreticileri, şarj noktası işletmecileri, otopark işletmecileri ve enerji tedarikçileri için bir dizi avantaj sunuyor. Çevre açısından ise elektrikli araçlar, karayolu trafiğinden kaynaklanan karbon emisyonlarında azalma anlamına geliyor.
Bosch’ta Etki Alanları Arası Seviye 4 Park Ürün Alanı Başkan Yardımcısı Manuel Maier “Otomasyon, mobilite devriminde ve elektromobiliteye geçişte kilit bir rol oynuyor. Otonom vale park ve otonom vale şarj olmak üzere iki servisimiz kullanıcılar için mobilite deneyimini çok daha sorunsuz hale getiriyor. Elektrikli araçların şarj edilmesini kolaylaştırmak, insanların menzil konusundaki şüphelerini giderir ve elektromobilitenin yaygın bir şekilde kabul görmesi için gereklidir. Bosch ve Cariad bu düşünceyle park etme ve şarj etme işlemlerini daha da verimli ve kullanışlı hale getirebilir.” dedi.
Cariad’ın Otopark Müdürü Rolf Dubitzky de bu iş birliğinde büyük bir potansiyel görüyor: “Bosch ile birlikte otonom park etme ve şarj etmenin geleceğini şekillendirmekten özellikle memnuniyet duyuyoruz. İş birliğimiz, son ürünün güvenilir olması ve müşterilere mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunması için teknolojileri araç geliştirmenin erken bir aşamasında test etmemize olanak tanıyor.”
Şarj servisi: daha fazla konfora giden otonom yol
Altyapı, aracı park alanına yönlendiriyor, burada bir robot şarj kapağını açıyor ve şarj kablosunu otomatik olarak yerleştiriyor, araç batayası tamamen şarj olduğunda tekrar çıkarıyor. Araç daha sonra normal bir park alanına geri dönerek şarj noktasını aküsü zayıf olan bir sonraki elektrikli araç için boşaltıyor. Tüm bunlar, birden fazla aracın insan etkileşimi olmadan şarj edilmesini ve park edilmesini mümkün kılıyor. Bu da şarj altyapısının verimliliğini artırıyor, şarj noktalarının kullanımını optimize ediyor ve müşterileri şarj noktasında uzun süre bekleme zahmetinden kurtarıyor.
Otonom vale park servisi, dünyanın ilk sürücüsüz SAE Seviye 4 park servisidir ve yaklaşık bir yıldır Stuttgart havalimanındaki P6 otoparkında faaliyet gösteriyor. Bosch ayrıca Almanya genelindeki diğer otoparkları da altyapı teknolojisiyle donatmaya başladı.