Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 990

Akıllı telefon kamerasıyla bile ”Meta İnsan”ınızı yaratmanız mümkün

Epic Games, ilk olarak 2020’de geliştiricilerin bir tüketici akıllı telefonuyla yüz yakalama ve kendi Meta Human ‘larını yapmasına olanak tanıyan bir aracı tanıttı. Ertesi yıl, gerçekçi insan karakterlerini verimli bir şekilde tasarlamak için yazılımı tanıttı. Şimdi şirket, son derece ayrıntılı 3B sahneler oluşturmak ve canlandırabilmek için iki teknolojiyi birleştirdi.

Epic Games, bu hafta Meta Human karakter oluşturucusu için yeni bir animasyon paketi yayınladı. Paketle birlikte Unreal Engine 5’in yeteneklerini büyük ve küçük geliştiriciler için genişletmek üzere mevcut teknolojiyi güncelleniyor.

Epic Games oyun yazılım şirketi satın altı

Şirket, Meta Human Animator teknolojisini ilk olarak Mart ayındaki 2023 Oyun Geliştiricileri Konferansı’nda Ninja Theory’nin yaklaşan oyunu Senua’s Saga: Hellblae II’yi sergileyen bir gösteride tanıttı. Sunum sırasında geliştiriciler, bir iPhone kullanarak aktris Melina Juergens’ten bir çekim yaptı. Daha sonra kaydedilen bilgileri Hellblade II’den bir karakter modeline hızla uygulayarak ve stüdyonun yaygın olarak bulunan donanımları kullanarak yüz hareketi yakalamayı ne kadar hızlı gerçekleştirebildiğini gösterdiler.

Kullandıkları yazılım, Epic’in 2020’de piyasaya sürdüğü iPhone uygulaması Live Link Face’ti. Live Link Face, Meta Human Animator desteği ekleyen ilk yamasını bu hafta aldı. Epic, uygulama tarafından yakalanan ve Meta Human ile oluşturulan bir oyuncunun yüzüne odaklanan son derece gerçekçi bir kısa animasyon filmi (masthead) yayınlayarak programın ilk çıkışını duyurdu.

Herhangi dikey bir stereo kamera ile de mümkün

Şirket ayrıca, geliştiricilerin başlamasını sağlamak için bir eğitim videosu yayınladı ve web sitesindeki belgeleri Meta Human Animator hakkında bilgilerle güncelledi. Epic, teknolojiyi bir iPhone kullanarak göstermiş olsa da, dikey olarak yönlendirilmiş herhangi bir stereo kamerayı destekler. 

 Meta Humans’ı kullanan Immortals of Aveum, 20 Temmuz’da çıkıyor. Hellblade II’nin 2024’te çıkması planlanıyor.

Metaverse, sanal ve fiziksel dünyaların birleşiminden oluşan bir evreni ifade eder. Bu kavram, en basit haliyle, birçok kullanıcının etkileşimde bulunduğu, değiştirilebilir ve genişletilebilir bir dijital mekan olarak tanımlanabilir. Peki, bu karmaşık kavramın daha geniş anlamı nedir ve metaverse nedir?

Metaverse nedir sorusuna yanıt ararken ilk olarak teknolojinin temel bileşenlerinden bahsetmek gerekir. Sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), karma gerçeklik (MR) ve yapay zeka (AI) gibi teknolojik öğeler, metaverse’in temelini oluşturur. VR, kullanıcılarına bir dizi sensorial deneyimler sunarak tamamen yeni bir dünyaya dalış imkanı sağlarken, AR ve MR, fiziksel dünyamıza dijital öğeler ekleyerek bizi zenginleştirir. AI ise, bu deneyimlerin daha kişiselleştirilmiş ve interaktif olmasını sağlar.

Lifebox abone rekoru kırdı

0

Turkcell’in kişisel bulut depolama hizmeti lifebox’tan ücretli abonelik satın alarak platformun ayrıcalıklarından yararlanan kullanıcı sayısı 2 milyona ulaştı. 7 yıldır hizmet veren ve 8 milyon kayıtlı kullanıcısı olan hizmet, bugüne kadar toplam boyutu yaklaşık 15 petabayt’ı (PB) bulan 8,6 milyar adet dosyayı yedekledi. 1 petabayt’ın 10 bin saatlik TV programına denk geldiği göz önüne alındığında, lifebox’ın depoladığı dosyalar, 30 yıl hiç uyumadan izlenebilecek 150 bin saatlik TV programına eşit.

Türkiye’nin önde gelen dijital operatörü Turkcell’in bireysel bulut depolama servisi lifebox, kendi rekorunu kırdı. 7 yıldır kullanıcılarının fotoğraf, video, rehber, müzik ve ofis dosyalarını saklayan lifebox’ın ücretli abone sayısı 2 milyona ulaştı. Türkiye’deki bireysel kullanıcılarının bugüne kadar yaklaşık 15 petabayt (PB) boyuttaki 8,6 milyar adet dosyasını yedekleyen sistem, “Hayata yer aç!” sloganıyla belgeleri depolarken; kullanıcılara da yüksek güvenlikli veri depolama hizmeti sunuyor.

Lifebox anıları güvene alıyor

Kullanıcıların dosyaları Turkcell’in veri merkezlerinde 1’i asıl 2’si birebir aynı, 3 kopya halinde uçtan uca güvenle yedekleniyor. Global olarak belirlenen tüm standartlara ve sertifikalara sahip olan Turkcell’in veri merkezlerindeki dosyalar hem ülke içinde kalıyor hem de çoklu güvenlik mimarisiyle korunuyor. Çeşitli kategorilerde rahatça arşivlenen belgelere parmak izi, yüz tanıma veya şifre kullanarak da güvenli şekilde erişimi mümkün hale getiriyor.

Yapay zekâ destekli arşiv

Gelişmiş teknolojileriyle kullanıcılarına sade ve kolay bir deneyim sağlayan lifebox, depolamanın ötesinde işlevlere de sahip. Kullanıcılar, otomatik yedekleme özelliği ile tüm fotoğraf ve videolarını, lifebox’a ister Wi-Fi isterlerse hücresel veri ile anında yedekleyebiliyor, verilerini orijinal kalitede saklayabiliyor. Ayrıca lifebox’a yedekledikleri rehberi telefonuna geri yükleyebiliyor, kontaklarını lifebox içerisinden yönetebiliyor. Yapay zekâ yardımıyla yüz ve obje tanımanın yanı sıra seçtiği fotoğraflar arasından otomatik hikâyeler oluşturabilen sistem, tekrarlayan kareleri ise kullanıcının onayıyla silerek telefon hafızasında yer açıyor. Fotoğraf düzenleme özelliği ile görselleri özel filtre, efekt ve çerçevelerle özgünleştirebilen lifebox, caps ve çıkartmalarla da anılara eğlence katıyor. Kullanıcılar sosyal medyada paylaşacağı fotoğrafa karar veremediği zaman ise platformun Photopick özelliğini kullanarak hangisinin daha çok beğeni alacağını görebiliyor.

Müzik şirketleri Twitter’a toplu telif hakkı ihlali nedeniyle dava açtı

0

Universal Music, Sony Music ve EMI dahil olmak üzere bir grup büyük müzik yayıncısı, Twitter’a karşı dava açtı. Davada, müzik şirketleri, Elon Musk’a ait olan sosyal medya platformunun, telif hakkı ihlallerini artırdığını iddia ediyor. Nashville, Tennessee’deki federal bir mahkemede açılan dava, Twitter’ın tekrarlayan ihlalci hesapları kapatmakta yetersiz kaldığını ve takedown (kaldırma) bildirimlerine uygun bir politika uygulamadığını öne sürüyor.

Müzik şirketleri, Twitter’ın telif hakkı ihlalleriyle dolu olduğunu belirtiyor. Bu faaliyetler, müzik eserlerinin hak sahiplerine tazminat ödenmemesine rağmen sosyal medya platformu tarafından paraya dönüştürülüyor ve milyonlarca görüntülenme sağlıyor. Twitter bu durumdan kâr ediyor.

Müzik şirketleri, diğer birçok çevrimiçi platformun lisans anlaşmalarına razı olduğunu, ancak Twitter’ın müzisyenlere tazminat ödemeye yanaşmadığını belirtiyor. Elon Musk’ın yönetimi altında bu durum değişmedi, hatta hak sahiplerine karşı tutumunun kötüleştiği görülüyor.

Twitter davalarla boğuşuyor

Dava, DMCA (Digital Millennium Copyright Act – Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası) olarak bilinen yasaya atıfta bulunan Musk’ın bir tweet’ini de özellikle belirtiyor. Müzik şirketleri, bu ve benzeri ifadelerin, telif hakkı ve ihlal konularında Twitter çalışanları üzerinde baskı yarattığını belirtiyor. Aynı DMCA, bu milyonlarca dolarlık davanın temelini oluşturuyor. İlgili olarak, provizyonel bir listeyle birlikte 1,600’den fazla müzik eseri için yüz milyonlarca dolarlık potansiyel zarar talep ediliyor.

Twitter’ın gelirinin bir kısmı reklamlara dayanıyor ve reklamlar da artan görüntülenmelere katkıda bulunuyor. Müzik şirketlerinin vurguladığı üzere, bu reklamlara ihlal edici içeriğin yanında açıkça ulaşılabiliyor.

Dava, Twitter’ın DMCA takedown (kaldırma) bildirimlerine yanıt verme şeklini yetersiz buluyor. Ulusal Müzik Yayıncıları Birliği (NMPA) tarafından Aralık 2021’den bu yana gönderilen 300,000’den fazla ihlal bildiriminin birçoğunun hemen kaldırılmasına yol açmadığı iddia ediliyor. Müzik şirketlerine göre, Twitter, tweet’in silinmesinden önce platformdaki ihlal edici içerikten sağladığı faydayı maksimize etmek istiyor.

DMCA’ya göre, çevrimiçi platformlar, izinsiz olarak sürekli olarak telif hakkı içeriği paylaşan hesapların sonlandırılmasını sağlayan politikalar uygulamak zorunda. Müzik şirketleri, Twitter’ın telif hakkı politikasında “hesabı kapatma/sonlandırma” terimini “askıya alma” olarak değiştirdiğini ve bu askıya almaların her zaman kalıcı olmadığını belirtiyor.

Hesaplar tekrar aktif hale geldiğinde, müzik şirketlerine göre Twitter, daha fazla takipçi sayısına sahip hesaplara daha hoşgörülü davranıyor. Bu, Twitter’ın iş modeli için daha değerli olan hesaplar olduğu önerisini ortaya koyuyor.

Bu ve diğer argümanlara dayanarak, dava Twitter’ı hem doğrudan hem de dolaylı telif hakkı ihlali nedeniyle sorumlu tutuyor. Twitter’ın eylemleri önemli ve geri dönüşü olmayan zararlara yol açıyor ve hak sahipleri bunun karşılığında tazminat talep ediyor.

Bu dava, bu yıl Twitter’a karşı açılan benzer boyuttaki ilk dava değil. Ünlülerin fotoğraflarını çekmekte uzmanlaşmış bir fotoğraf ajansı olan Backgrid, Twitter’a karşı 229 milyon dolarlık tazminat talep eden benzer bir dava açmıştı.

Yeni bir Beatles şarkısı geliyor!

Yapay zeka tarafından oluşturulan müzik, sanatçıların ya ona en ufak bir belirti bile olsa büyük bir sesle karşı çıktığı, ya da bazılarının tamamen kabul ettiği tartışmalı bir konu. Şimdi ise Paul McCartney, en azından kısmen, bu konuda ‘destekçi’ tarafta görünüyor. Zira McCartney, AI kullanarak “yeni” bir Beatles şarkısı oluşturdu ve bu şarkıyı bu yılın sonunda halka açacak.

Şarkı, eski bir demo kayıttan alınan John Lennon vokallerini içeriyor ve bu haberin ilk kez ortaya çıktığı BBC raporu, şarkının büyük olasılıkla 1978’de Lennon’un New York’taki evinin oturma odasında kasete kaydedilen ‘Now and Then‘ isimli bir Lennon kaydından alındığını belirtiyor. McCartney, şarkının ilhamının Peter Jackson‘ın ‘Get Back‘ belgeselinden geldiğini BBC’ye anlattı, çünkü bu belgeselde özel bir AI sistemi, Beatles üyelerinin vokallerini arka plan gürültüsünden ayırarak yüksek kaliteli üretimi mümkün kıldı.

Bu şarkıyı kaydetmek için 1995 yılında Beatles’ın hayatta olan üyeleriyle bir önceki deneme yapıldı, ancak George Harrison, Lennon’un vokal kaydının kalitesiz olması nedeniyle sürecin ortasında bu duruma itiraz etti. AI destekli parça ayırma ve temizleme işlemi, vokalleri McCartney’nin şarkının temiz bir şekilde karıştırılmasının mümkün olduğunu söylediği bir seviyeye geri getirdi.

McCartney, AI’nin aslında tamamen yeni John Lennon kayıtları gibi ses çıkarması için müzik oluşturması söz konusu olduğunda hâlâ biraz şüpheli – ama kesinlikle reddetmiyor – “Bu biraz korkutucu ama heyecan verici, çünkü bu gelecek.” diyor.

Mercedes, multimedya için ChatGPT’yi tercih etti

ABD’deki Mercedes sahipleri, araçlarına yakında yeni bir özellik ekleyecek: ChatGPT. Otomobil üreticisi, MBUX bilgi-eğlence sistemine OpenAI’nin konuşmalı AI aracısını eklemeye hazırlanıyor. Son günlerde gündemden düşmeyen, yavaş yavaş hayatımızın her alanına nüfuz eden yapay zeka teknolojisi, ChatGPT marka marka yayılarak devam ediyor.

Amazon Echo Auto ile her otomobile yapay zeka sokacak

ABD’de MBUX kullanan model sahipleri, 16 Haziran’dan itibaren ChatGPT işlevini etkinleştiren bir beta programına katılabilecekler. Bu, çok yönlü büyük dil modelinin otomobilin konuşma becerilerini artırmasını sağlayacaktır. Bu sistem, kullanıcıların gözlerini yoldan ayırmadan asiste edilebilmeleri, aracın fonksiyonlarını en iyi şekilde kullanabilmeleri için en güvenli veya en iyi seçenek.

Kaspersky’den ChatGPT yasağına ilişkin uzman yorumu

Öte yandan ChatGPT, herhangi bir konuda ileri geri hareket ederken insan gibi görünme ve alışverişin sorunsuz çalışmasını sağlamak için yeni gerçekler icat etme konusundaki yetkinliği de sürekli gelişiyor. Mevcut haliyle dahi kullanıcıları yeni rotalar önerebilir, onları asiste edebilir, sohbet edebilir ve daha birçok konuda isteklerine cevap verebilir.

Mercedes, yetenekleri şu şekilde açıklıyor; Kullanıcılar, yalnızca doğal sesli komutları kabul etmekle kalmayan, aynı zamanda konuşmaları da yürütebilen bir sesli asistanı deneyimleyecek. Yakında, Sesli Asistan’dan gidecekleri yerle ilgili ayrıntıları, yeni bir akşam yemeği tarifi önermesini veya karmaşık bir soruyu yanıtlamasını isteyen katılımcılar, ellerini direksiyondan ve gözlerini yoldan ayırmadan daha kapsamlı bir yanıt alacak.

Elbette, “bir benzin istasyonunun yarım mil yakınında, rotam üzerinde iyi bir bağımsız sandviç dükkanı nedir” gibi nispeten karmaşık bir sorgu, geleneksel bir sesli arayüzü engelleyebilir. Bunu sizin için arayacak bir yolcunuz yoksa, bu yeteneğe sahip olmak güzel olabilir. Yolda yeni bir akşam yemeği tarifi isteyen kim? Bu gerçekten bulabilecekleri en iyi kullanım durumu mu?

Mahremiyet konusunda; Mercedes, kullanıcı verileriyle ilgili endişesini yüksek sesle dile getiriyor; toplanan sesli komut verileri, anonimleştirildiği ve analiz edildiği Mercedes-Benz Intelligent Cloud’da saklanıyor.

Toyota yapay zekalı otomobillleri teste hazırlanıyor

Mercedes-Benz geliştiricileri, ses kontrolünün daha da geliştirilmesinde kesin öncelikler belirlemelerine olanak tanıyan belirli talepler hakkında yararlı bilgiler edinmeyi hedefliyor. Beta programından elde edilen bulgular, sezgisel sesli asistanı daha da geliştirmek ve daha fazla pazar ve dilde büyük dil modelleri için sunum stratejisini tanımlamak için kullanılacak.

Twitter 2.0 ‘a hazır olun

Her geçen gün globalde artan trafiği ve sıcak gelişmeleri anlık olarak kitlelere yaymasıyla, çeşitli bilgi güvenliği konularıyla gündemden düşmeyen Twitter, çılgın milyarder Elon Musk’ın satın almasının ardından ne yönde evrileceği ile ilgili tüm dünyada merak uyandırıyordu. Elon Musk’ın girişimlerinde gösterdiği cesur ve tehlikeli hamleler neyse ki Twitter’da olmadı.

Yeni CEO dizginleri eline alırken Twitter, genellikle Twitter 2.0 olarak anılan dönüştürücü bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Kullanıcı deneyimini geliştirmeye, yanlış bilgileri ele almaya ve para kazanma fırsatlarını genişletmeye odaklanan Twitter’ın geleceği umut verici değişiklikler içeriyor.

Fidelity, Twitter hisselerinin değerini tekrar düşürdü

Twitter 2.0, kullanıcılara daha sezgisel ve akıcı bir arayüz sağlamayı amaçlıyor. Sadeliğe odaklanan platform, okunabilirliği ve kullanım kolaylığını artıran yeniden tasarlanmış bir düzen sunacak. Yeni arayüz, kullanıcıların ilgili içeriği, trend olan konuları ve konuşmaları zahmetsizce keşfetmesine olanak tanıyan gelişmiş gezinme özelliğine sahip olacak. Ek olarak Twitter, kullanıcıların deneyimlerini kişiselleştirmelerine olanak tanıyan özelleştirilebilir temalar ve düzenler sunmayı planlıyor.

Platformdaki konuşmaların önemini kabul eden Twitter 2.0, anlamlı etkileşimleri kolaylaştırmak için yeni özellikler sunacak. Yeni ileti dizili yanıt sistemi, konuşmaları takip etmeyi kolaylaştıracak, etkileşimi teşvik edecek ve bir topluluk duygusu geliştirecektir. Ayrıca, kullanıcılar yanıtları öncelik sırasına koyma ve filtreleme olanağına sahip olacak ve böylece daha kişiselleştirilmiş ve ilgili bir deneyim sağlanmış olacak.

Twitter, içerik keşfini geliştirmek için kullanıcı tercihlerini, ilgi alanlarını ve katılım kalıplarını analiz eden gelişmiş algoritmalar uyguluyor. Bu algoritmalar, kişiselleştirilmiş içerik önerilerini güçlendirecek ve kullanıcıların alakalı ve ilgi çekici tweet’lere maruz kalmasını sağlayacaktır. Ek olarak, Twitter 2.0, kullanıcıların belirli ilgi alanlarını keşfetmelerine ve gerçek zamanlı güncellemelere erişmelerine olanak tanıyan küratörlü konu yayınları sunacak.

Twitter, geçtiğimiz haftalarda kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu için iki faktörlü kimlik doğrulama seçeneklerinden SMS ile kod alma yöntemini kaldırdı.

Twitter, yanlış bilgilerle mücadele etme ve gerçek içeriği teşvik etme çabalarını ikiye katlıyor. Twitter 2.0, kullanıcıların tweet’lerin doğruluğunu doğrulamasına olanak tanıyan gerçek kontrol özellikleri sunacak. Doğrulanmış bilgiler vurgulanarak kullanıcılara güvenilir bir bilgi kaynağı sağlanır ve yanlış veya yanıltıcı içeriğin yayılması azaltılır.

Güvenli ve kapsayıcı bir ortamı korumanın önemini kabul eden Twitter 2.0, gelişmiş denetleme araçlarını kullanıma sunacaktır. Bu araçlar, kullanıcıların taciz içeren veya zararlı içeriği daha verimli bir şekilde bildirmesini ve işaretlemesini sağlayarak platformdan hızlı işlem yapılmasını sağlar. Ek olarak Twitter, zararlı içeriği proaktif olarak belirleyip kaldırarak daha güvenli bir kullanıcı deneyimi sağlamak için makine öğrenimi algoritmalarına yatırım yapacak.

Twitter 2.0, kullanıcılara Twitter deneyimlerini şekillendiren algoritmik kararlara ilişkin içgörü sağlayarak şeffaflığı ve güveni geliştirmeyi amaçlamaktadır. Kullanıcılar, içerik önerilerini ve trend olan konuları etkileyen faktörlere ilişkin görünürlük sunarak, akışlarının nasıl düzenlendiğini daha iyi anlayacak. Bu yaklaşım, algoritmik önyargı hakkındaki endişeleri azaltmayı ve kullanıcılara daha şeffaf bir sosyal medya deneyimi sağlamayı amaçlamaktadır.

Twitter finansal özellikler

Twitter 2.0, içerik oluşturucuların içeriklerinden para kazanmalarını ve hedef kitlelerini büyütmelerini sağlayan yeni para kazanma özellikleri sunmaya hazırlanıyor. Aboneliğe dayalı modellerden özel içerik tekliflerine kadar içerik oluşturucular, platformda gelir elde etmek ve sürdürülebilir kariyerler oluşturmak için emrinde bir dizi araca sahip olacak. Bu özellikler, canlı bir içerik oluşturucu ekosistemini geliştirmeyi ve yüksek kaliteli içerik oluşturmayı teşvik etmeyi hedefliyor.

Twitter, platformunda işletmeleri ve reklamverenleri desteklemenin öneminin farkındadır. Twitter 2.0, işletmelere gelişmiş hedefleme seçenekleri, iyileştirilmiş analitik ve daha sürükleyici reklam biçimleri sağlayarak yeni reklamcılık yenilikleri sunacak. Ek olarak platform, iş araçları paketini genişleterek kesintisiz müşteri desteği ve takipçilerle kolaylaştırılmış iletişim sağlayacak.

Değiştirilemez belirteçlerin (NFT’ler) artan popülaritesine uygun bir hareketle Twitter 2.0, NFT yeteneklerini doğrudan platforma entegre etmeyi planlıyor. Bu entegrasyon, kullanıcıların Twitter profillerinde NFT’ler oluşturmasına, ticaret yapmasına ve sergilemesine olanak tanıyarak kendini ifade etme ve yaratıcılığa yeni bir boyut kazandıracak.

Meta Twitter

Twitter, Twitter 2.0’a doğru yolculuğuna çıkarken, kullanıcılar basitlik, güvenlik ve para kazanma fırsatlarına öncelik veren dönüştürülmüş bir deneyim bekleyebilirler. Gelişmiş kullanıcı arayüzü, gerçekleri kontrol etme özellikleri ve şeffaf karar verme ile Twitter, yanlış bilgilerle mücadele ederken kullanıcıları anlamlı konuşmalar yapma konusunda güçlendirmeyi amaçlıyor. Eşzamanlı olarak platform, yaratıcılar için yeni gelir akışları ve işletmeler için geliştirilmiş reklam araçları sunmaya hazırlanıyor. Yeni CEO bu değişikliklere öncülük ederken, Twitter 2.0 daha kapsayıcı, bilgilendirici ve canlı bir sosyal medya ortamı vaat ediyor.

8.000’den fazla subreddit, Reddit’in API ücretlerine karşı protesto amacıyla karanlığa büründü

0

Reddit’in API ücretleri uygulamasına karşı yapılan protesto ve 8.000’den fazla subreddit’in gizli duruma geçmesi, platformun ve CEO Steve Huffman’ın itibarı açısından iyi görünmüyor. Platformun API’sini güncelleme kararına karşı başlatılan protestonun sebebi, üçüncü taraf uygulama geliştiricilerinin siteye erişmeye devam etmek için milyonlarca dolar ödemek zorunda kalacak olmalarından ötürü. Protesto, Reddit.com üzerinde çökmelere ve sorunlara sebep oldu. r/funny ve r/gaming gibi 10 m

ilyondan fazla abonesi olan iki düzineden fazla forum da bu protestonun içinde. Subreddit’leri gizleme kararı dün başladı ve yarın 14 Haziran gecesine kadar devam etmesi bekleniyor.

Reddit, Nisan ayında duyurulan API değişiklikleriyle üçüncü taraf uygulamalarının yaptığı API isteklerinin sayısını sınırlayabilme özelliğini getirdi. Popüler iOS Reddit uygulaması Apollo’nun yaratıcısı Christian Selig, ayda yaptıkları 7 milyar API isteği için yılda 20 milyon dolar ödemesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle, Apollo 30 Haziran’da kapanacak.

Platform, CEO Steve Huffman’ın Christian Selig’in şirkete 10 milyon dolarlık şantaj yapmaya çalışmakla suçlamasının ardından bir PR sorunu daha yaşadı. Gerçekte ise Selig’in şaka olarak uygulamasını Reddit’e API maliyetlerinin altı aylık süresi karşılığında satmaya çalışmasıydı. Huffman bunu bir tehdit olarak algıladı. Platform ayrıca üçüncü taraf uygulamalardan reklamları engelliyor ve cinsel içerikleri de kaldırıyor, ancak her ikisi de resmi Reddit uygulamalarında hala mevcut.

API güncellemeleri, uygulama geliştiricilerinin Reddit’in masraflarını karşılamak istiyorsa kullanıcılardan ücret almalarını gerektirecek. Android için Relay for Reddit uygulamasının geliştiricileri, ücretsiz sürümünün sona ereceğini, ancak aylık 3 dolarlık bir abonelik ücretinin (veya daha azının) mümkün olabileceğini belirtti.

Bu hareket, platform politikasını değiştirene kadar birçok geliştiricinin uygulamalarını kapatmak zorunda kalacaklarını doğrulayan birçok geliştirici tarafından desteklendi. Apollo ve benzer yazılımların kapanması, kullanıcıların beğenmediği ve tercih etmediği resmi Reddit uygulamasına yönlendirecek.

Huffman son AMA seansında (Beni Her Şeyi Sor) şirketin geri adım atmadığını belirtti. CEO, “Reddit, kendini sürdürebilen bir iş olmak zorunda ve bunun için büyük ölçekli veri kullanımı gerektiren ticari kuruluşları daha fazla sübvanse edemeyiz” şeklinde açıklama yaptı.

Reddit’in API ücretlerine karşı protesto ve buna bağlı olarak binlerce subreddit’in karartılması platform için büyük bir çalkantı yaratıyor. Bu durum, platform topluluğunun, geliştiricilerin ve kullanıcıların platformun gelir sağlama stratejisi ve üçüncü taraf uygulamaların ekosistemine etkisi konusundaki endişelerinin gittikçe arttığını gösteriyor.

Türkiye’nin en zenginleri belli oldu

0

Forbes’in yayınladığı listede Türkiye’nin en zengin 10 ismi ortaya çıktı. Listeye göre Türkiye’nin en zengin ismi İbrahim Erdemlioğlu oldu. 2022 yılında en zengin isim Murat Ülker birinciliğini devretti.

Listenin 1. sırasında İbrahim Erdemoğlu yer alıyor.

Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Merinos Halı’ının kurucusu olan İbrahim Erdemoğlu’nun serveti 5,3 milyar dolar. Erdemoğlu Türkiye’nin en zengin ismidir.

2- Murat Ülker; Yıldız Holding’in yönetim kurulu başkanı olan Ülker, Godiva, Ülker grubu gibi bir çok markayı bünyesinde yönetmektedir. 4.9 milyar dolar servetiyle Türkiye’nin en zengin ikinci ismidir.

3- Ali Erdemoğlu; Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SASA Polyester’in sahibi olan Erdemoğlu, 2015 yılında SASA’nın %51’ini 102 milyon dolara satın aldı. SASA’nın patronlarından olan Ali Erdemoğlu 4.7 milyar dolarlık servetine sahiptir.

4- Semahat Sevim Arsel; Vehbi Koç’un kızı ve Koç Holding yönetim kurulu üyesi ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfının kurucu üyesidir. Florance Nightingale Vakfı 2. başkanı ve Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu kurucusudur. Koç Holding yönetim kurulu üyesi ve Vehbi Koç Vakfı yönetim kurulu üyesi Semahat Sevim Arsel ‘in 3 milyar dolarlık serveti bulunmaktadır.

5- İpek Kıraç;Türk iş insanı ve yönetici olan İpek Kıraç, Vehbi Koç’un torunudur. Kıraç, 2016 yılından bu yana Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesidir. Sirena Marine Denizcilik San. Ticaret A.Ş.’nin CEO’luğunu üstlendi. 2,9 Milyar Dolar’lık servetine sahiptir.

6- Rahmi Koç;Koç Holding’in onursal başkanı Mustafa Rahmi Koç,teknoloji, gıda, perakende, turizm, tarım ve gemi yapımını içerir. Koç Grubu’nun Borsa İstanbul’da işlem gören 14 şirketi bulunmaktadır. Koç, 2003 yılında grubun ana şirketi Koç Holding’i 19 yıl yönettikten sonra başkanlığı büyük oğlu Mustafa Koç’a devretti.2,4 milyar dolar serveti bulunmak

7- Cemil Kazancı;Kazancı Holding ve Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyeliğini yapmaktadır. 2,5 milyar dolar servetine sahiptir.

8- Ferit Şahenk;Doğuş Grubunun sahibi olan Fert Şahenk, aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü kongre üyesidir ve 1907 Fenerbahçe Derneği yöneticisidir. Net serveti 2,5 milyar dolardır.

9- Erman Ilıcak;Ekovitrin 2014 yılında ‘Yılın İşadamı’ olarak seçilen Erman Ilıcak, TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve TED Ankara Kolejliler Spor Kulübü’nün başkanıdır.2,3 milyar dolar

10- Filiz Şahenk;Doğuş Holding’in 1974 yılında Bolu’da kurulan kuruluşlarından biri olan “Filiz Makarna”ya, 2,3 milyar dolar serveti ile 10. sırada yer almaktadır

Türkiye’nin en zengin kadını

Türkiye’nin en zengin kadını olma unvanına sahip Koç Holding yönetim kurulu üyesi olan Semahat Sevim Arsel’in serveti güncel listelere göre serveti 3 milyar dolar civarında.

Kardeşi İbrahim Erdemlioğlu ile birlikte Merinos Halı’nın ardından halı polyesteri üreten SASA’nın ortaklarından olan Ali Erdemlioğlu’nun güncel listelere göre serveti 4,7 milyar dolar civarında.

Murat Ülker birinciliği devretti

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in serveti 5 milyar dolar civarında. Forbes listesine göre Türkiye’nin en zengin iş insanı İbrahim Erdemoğlu. Merinos Halı’yı kuran ve Erdemoğlu Holding’in sahibi olan İbrahim Erdemoğlu’nun Forbes listesine göre serveti 5,3 milyar dolar seviyelerinde.

En iyi hava durumu siteleri hangileri?

0

Hava durumu hizmeti sunan yüzlerce site mevcut, aralarından en farklı özellikleriyle öne çıkanları kısaca derledik. En doğru hava durumu raporlarını öğrenmek için aşağıda listelenen web sitelerini kullanabilirsiniz:

Meteoroloji Genel Müdürlüğü: Türkiye’nin kurumsal hava durumu platformu olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, devletin vermiş olduğu imkanlarla güvenilir hava durumu tahminleri sunmakta. Resmi web sitesi üzerinden çeşitli hava durumu tahminlerine ulaşabilirsiniz. Websitesi: https://www.mgm.gov.tr/

Windytv: Windytv, doğru hava durumu tahminleri sunan bir meteoroloji sitesi. Özellikle grafiksel olarak hava durumunu ayrıntılı bir şekilde göstermesiyle dikkat çekiyor. Rüzgar yönü gibi detayları da gösterir. Websitesi: https://www.windy.com/

AccuWeather: AccuWeather, anlaşılır arayüzü ve istenilen zaman aralıklarında hava durumu arama imkanıyla bilinen bir hava durumu sitesi. Haftalık, aylık, günlük ve hatta saatlik hava durumu bilgilerine erişebilirsiniz. Tabii haftalık ve aylık gibi tahminlerde büyük sapma paylarının olabileceğini unutmamak gerek. Websitesi: https://www.accuweather.com/tr

Free Meteo: Free Meteo, anlık hava durumu bilgilerinin yanı sıra belirli periyotlarla hava durumu tahminlerini sunar. Canlı uydu görüntüleriyle hava durumunu uzaydan izleyebilme özelliği bulunduruyor. Websitesi: https://tr.freemeteo.com

Meteoblue: Meteoblue, özellikle doğru kar tahminleriyle bilinen popüler bir hava tahmin sitesidir. Grafikler ve şekillerle hava durumunu görme imkanı sağlar. Kullanıcı dostu bir arayüze sahiptir. Websitesi: https://www.meteoblue.com/tr

The Weather Channel: The Weather Channel, diğerlerinden farklı olarak sadece hava durumu haberleri değil, farklı haber türlerini de sunan bir platform. Saatlik, günlük ve haftalık hava durumu bilgilerine erişebilirsiniz. Bu site ne kadar kapsamlı olsa da kullanıcıların uygulamasını kullanmamalarını öneriyoruz. Detayları bu haberimizden öğrenebilirsiniz Websitesi: https://weather.com

Weather2Umbrella: Weather2Umbrella, Türkiye’den birçok kullanıcıya hizmet veren doğru hava durumu tahmin sitelerinden biridir. Hava durumu yanında rüzgar gücü gibi diğer bilgilere de bakabilirsiniz. Websitesi: https://www.weather2umbrella.com/

Bu siteleri kullanarak güncel ve doğru hava durumu raporlarına erişebilirsiniz. Unutmamak gerek, hava durumu tahminleri her zaman kesin olmayabilir, bu nedenle farklı kaynaklardan bilgi almak ve güncellemeleri takip etmek bir hayli önemli.

Hava durumu tahminleri genellikle güvenilir olsa da, hava koşullarının karmaşıklığı nedeniyle kesinlikleri her zaman garanti edilemiyor. Bunun için farklı kaynaklardan hava durumunu kontrol etmenin yanında daha kısa vadeli tahminlere (birkaç saat veya birkaç gün gibi) bakılmalı.

Amazon müşteri yorumlarının özetini potansiyel alıcılara gösteren bir yapay zeka geliştirdi

0

Amazon, e-ticaret şirketi, bazı ürünlerde müşteriler tarafından bırakılan yorumları özetlemek için yapay zekayı kullanma testlerine başladı.

Bu özellik, kullanıcılara satın aldıkları bir ürün hakkında alıcıların neyden hoşlandığını ve neyden hoşlanmadığını genel bir bakış sunuyor. Amazon, doğru ürünü bulmalarına yardımcı olmak için yapay zekaya başvuruyor.

E-ticaret şirketi, alışveriş uygulamasındaki bu yeni özelliği test etmeye başladı. YZ özeti ürünle ilgili alıcıların ürün hakkında neyden hoşlandığını ve neyden hoşlanmadığını kısa bir şekilde gösteriyor ve özetin “müşteri yorumlarının metninden faydalanılarak yapay zeka tarafından oluşturulduğu” konusunda bir de belirteç içeriyor.

Özetler “Ancak, müşterilerin çoğunluğu bu konular hakkında olumsuz görüşlerini ifade etti,” veya  “Örneğin, bazı müşteriler, değmeyecek bir oyuncak için 100 dolardan fazla ödeme yapmışken, diğerleri ürünün kalitesi ve şarjıyla ilgili sorunlar yaşamıştır.” gibi yazılardan oluşuyor. Bu özet sistemini deneme fikrini ilk ortaya atan kişi ise, Amazon pazarlama ajansı Fortress Brand’in teknoloji şefi Mark Wieczorek.

Amazon, bu özelliği test ettiğini doğruladı. Şirket, yorumları özetlemek ve metin üretmek için hangi yapay zeka modellerinin kullanıldığı veya nasıl çalıştığı konusunda özel ayrıntılar paylaşmadı.

Amazon, hedeflenmiş reklamlar ve kişiselleştirilmiş öneriler sunmak için uzun süredir yapay zekaya ve makine öğrenmeye güveniyor. Ancak, son zamanlarda üretken yapay zeka ve OpenAI’nin ChatGPT gibi sohbet botları etrafındaki popülerite, Amazon gibi şirketleri teknolojiye odaklanmaya teşvik etti. Amazon CEO’su Andy Jassy, Nisan ayında üretken yapay zekanın ve büyük dil modellerinin “neredeyse her müşteri deneyimini dönüştürebileceğini ve geliştirebileceğini” belirtti.

Yorumları özetlemek için yapay zekayı kullanmak, alışveriş yapanlar için faydalı olabilir. Amazon’un çevrimiçi mağazasında milyonlarca ürün bulunuyor ve tek bir üründe binlerce yorum olabiliyor. Şirket, kullanıcıların tam bir inceleme yazmadan geri bildirim bırakabilmelerini sağlayan tek dokunuşlu derecelendirme sistemi aracılığıyla alıcıların ürünleri incelemeyi daha da kolaylaştırmaya çalışıyor. Yakın zamanda bazı alıcılar, Amazon incelemelerini yazmak için sohbet botlarından faydalanmaya da başladılar.

Güvenilirlik, Amazon’da uzun zamandır bir sorun halinde. Sahte yorumlar siteyi ve diğer çevrimiçi pazar yerlerini doldururken, birçok şirket sahte yorumları elemek için insan moderatörler ve otomatik araçlar kombinasyonuna başvuruyor.

PCIe 7.0 teknolojisi beklenenden daha yakında çıkıyor

0

PCIe 7.0, yani bilgisayar sistemlerinde veri aktarımlarında olağanüstü hız ve gelişmeler vaat eden bir sonraki Peripheral Component Interconnect Express (PCIe) standardı yakında geliyor. Birçok PC kullanıcısı henüz PCIe 5.0’ı benimsemeye yeni başlamışken, PCIe 7.0 spesifikasyonu şu anda PCI-SIG ortakları tarafından test edilmekte ve 2025 yılında denemeler sonlandıktan sonra piyasaya çıkartılacağı planlanmakta.

PCIe 7.0’nin dikkat çeken özelliği, tam x16 bağlantıda hem ileri yönde hem de geri yönde 512GB/s veri aktarım hızına sahip olmasıdır. Bu, mevcut PCIe 5.0 standardına göre hızı dörde katlayarak tarihte görülmemiş bir artışı temsil ediyor. Bu etkileyici veri aktarım hızı, PC’lerin ve çevre birimlerinin performans kabiliyetlerini devrim niteliğinde değiştirecek, yüksek bant genişliği uygulamalarında darboğazları azaltacak ve hızlı veri aktarımlarını mümkün kılacak.

Hızın yanı sıra, PCIe 7.0 diğer önemli iyileştirmeleri de beraberinde getirir. Elektronik sinyal iletimini geliştiren PAM4 (Pulse Amplitude Modulation 4-level) sinyalleme teknolojisini içerir ve veri aktarım hızını artıracak. Ayrıca, PCIe 7.0 daha iyi gecikme süresi ve güç verimliliği sunarak genel sistem performansını ve enerji tüketimini iyileştirecek.

PCIe 6.0 teknik olarak geçtiğimiz yıldan beri donanım üreticilerine sunulmuş olsa da, benimseme süreci zaman alıyor. PCIe 5.0 2019’da tanıtıldı ve hala yaygın olarak benimsenme aşamasında. Bu nedenle, PCIe 7.0’nin tüketici donanımında önemli bir ilgi çekmesi birkaç yıl daha sürebilir. Bu gecikme, PC meraklılarının ve kullanıcıların geçiş için hazırlık yapmalarını ve PCIe 7.0’ın faydalarını tam olarak kullanabilen yeni nesil bileşenler için birikim yapmalarını da gerektirecek.

PCIe standartlarının geriye dönük uyumluluğu, PCIe 7.0’nin eski nesillerle sorunsuz bir şekilde çalışacağı vaadini de veriyor. Bu da kullanıcıların mevcut donanımlarını değiştirmeden sistemlerini aşamalı olarak yükseltmelerine imkan tanıyacak. Bu esneklik, daha sorunsuz bir geçiş sağlayacak ve yeni standardın endüstri genelinde daha geniş çapta benimsenmesine olanak tanıyacak.

PCIe 7.0, veri aktarım hızlarında ve sistem performansında önemli bir sıçramayı temsil ediyor. Yüksek veri aktarım hızı, geliştirilmiş sinyal iletimi ve güç verimliliği ile gelecekteki PC sistemlerinin kabiliyetlerini yeniden tanımlama potansiyeline sahip. PCIe 7.0’nin ana akım hale gelmesi biraz zaman alacak, ancak bu bekleme süresinde kullanıcıların yükseltmelerini planlayabilir ve bu ileri teknolojinin tam faydalarını deneyimleyebilirler.

Yapay zeka da ”model çöküşü” uyarısı

Gündemimizde kapladığı yerin artmasından herkesin fark ettiği, hayatına dahil ettiği üzere yapay zeka çağı geldi. Aynı zamanda, bu yapay zekanın bir de üretken boyutu var.

Üretken yapay zekalar aslında insanın yürüttüğü bazı süreçleri yürüterek hem zaman hem de işgücü faydası yaratıyor. Şirketler de çalışanlarını üretken yapay zeka çözümleri üretme noktasında yönlendiriyor fakat problem buradaki bir noktada başlıyor. Çalışanlar, üretken yapay zekayı üretmek için de yapay zekaya başvurabiliyor.

Şimdi, daha fazla insan içerik üretmek ve yayınlamak için yapay zekayı kullandıkça, bariz bir soru ortaya çıkıyor: Yapay zeka tarafından oluşturulan içerik internette çoğaldıkça ve yapay zeka modelleri, öncelikle insan tarafından oluşturulan içerik yerine bu içerik üzerinde eğitilmeye başladığında ne olur?

Bu döngü sürecin belirli bir noktasından sonra yapay zekanın insan eliyle kendisine sunulanla değil başa yapay zekalar tarafından hazırlanan ve uygun olmayan içeriklerle beslenmesine ve çöken modellere neden oluyor.

OpenAI yapay zeka hataları için önlem aldı: Artık yalan söylemeyecek!

Birleşik Krallık ve Kanada’dan bir grup araştırmacı tam da bu sorunu inceledi ve yakın zamanda açık erişim dergisi arXiv’de çalışmaları hakkında bir makale yayınladı . Buldukları şey, mevcut üretken AI teknolojisi ve geleceği için endişe verici: “Eğitimde model tarafından oluşturulan içeriğin kullanılmasının, ortaya çıkan modellerde geri dönüşü olmayan kusurlara neden olduğunu bulduk.”

İnterneti kirletebilir

Üretken yapay zeka tarafından kontrolsüz ve zincirleme ilerleyen bir içerik üretim süreci; hem internet ortamında sürekli artan hatalı içerikler, hem de diğer üretken yapay zekaları da hatalı besleyen artan bir bilgi kirliliği olarak distopik bir tabloyla karşımıza çıkabilir. Ama neyse ki uluslararası boyutta dikkat çeken bir nokta geliştiricilerin de dikkatini çekti ve birçok geliştirici de bu noktayı işaret eden açıklamalarda bulundu.

Shumailov, “Ancak, model çöküşünün makine öğrenimi için bir sorun olduğu ve üretken yapay zekanın gelişmeye devam etmesini sağlamak için bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği açık.” dedi.

Meta, yapay zekayı sevdi

Tüm bunlar gerçekleşirken geçtiğimiz günlerde; Meta CEO’su Mark Zuckerberg, çalışanlarına, Facebook ve Instagram gibi öncü ürünlerine üretken AI metin, görüntü ve video oluşturucuları koyulmasını öngören bir yol haritasını duyurdu.

işçilerle yapılan bir genel toplantıda Zuckerberg, çeşitli geliştirme aşamalarında olan ve bazıları dahili kullanım için olan ancak çoğu doğrudan tüketiciler için tasarlanmış bir dizi teknolojiyi duyurdu.

  • Örneğin biri, müşterilerin kendi fotoğraflarını değiştirmek ve Instagram Story’sinde paylaşmak için bir metin istemi kullanmasına izin verecek.
  • Bir diğeri, yardım etmek veya eğlendirmek için farklı kişiliklere ve yeteneklere sahip yapay zeka temsilcilerini getirecek. Bu, başlangıçta Messenger ve WhatsApp’ta kullanım için odaklanmıştır.
  • Şirket ayrıca Temmuz ayında üretici yapay zekaya odaklanan dahili bir hackathon’a ev sahipliği yapıyor.
  • Zuckerberg ayrıca araştırma yayınlamayı ve AI teknolojilerini açık kaynak topluluğuyla paylaşmayı yeniden taahhüt etti.

Zuckerberg, bunu Meta’nın oraya odaklanmasının yerini almaktan ziyade Metaverse çabalarının bir genişlemesi olarak sunuyor. Meta, teknolojiden daha fazlasını ürünlere dahil etmek amacıyla AI çalışmalarını Şubat ayında yeniden düzenledi .

Bosch, Türkiye’de 83 milyar TL satış geliri elde etti

0

Bosch, Türkiye’de 2022 mali yılında net satış gelirini (konsolide edilmemiş şirketlerin satışları ve bağlı şirketlere sağlanan şirket içi teslimatlar dahil olmak üzere) iki kat artışla 83 milyar TL’ye (yaklaşık 4,1 milyar Euro) yükselterek yılı güçlü bir büyümeyle kapattı. Euro bazında ise artış yüzde 14 oldu. Şirket, yurt içinde 31 milyar TL’lik (yaklaşık 1,8 milyar Euro) konsolide satış gelirine ulaşırken, bir önceki yılla karşılaştırıldığında euro bazında yüzde 27’lik büyüme kaydetti. Türkiye’den dünyanın dört bir yanındaki 40’ı aşkın ülkeye 2022 yılında 52 milyar TL (2,4 milyar Euro) düzeyinde ihracat gerçekleştiren Bosch Türkiye, genel ihracat hacmine yaptığı yüzde 1,1 oranındaki katkıyla lider ihracatçılar arasında yer almaya devam etti.

Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı ve Temsilcisi Daniel Korioth, “Bu önemli büyüme, başarılı satış stratejimizin ve güçlü ihracat potansiyeli de dahil olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz pazarlara yüksek katma değer sağlayan ürün ve servis çözümlerine yaptığımız yatırımların doğru yolda olduğunu bir kez daha teyit ediyor” dedi. Şirket bu sonucu; Mobilite, Sanayi Teknolojileri, Dayanıklı Tüketim Malları ve Enerji ve Bina Teknolojisi iş sektörlerinin doğrudan katkılarıyla elde etti.

Bosch Türkiye, geçtiğimiz yıl 4 milyar TL (yaklaşık 203 milyon Euro) düzeyinde yatırım yaparken, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla çalışan sayısı yaklaşık 19.000 oldu.

Daniel Korioth, mevcut iş yılıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bosch Türkiye olarak geçen yılki satış seviyesini yakalamayı hedefliyoruz. 2023’te beklenen ekonomik zorluklara rağmen, başta hidrojen ve elektromobilite olmak üzere geleceğin teknolojilerine odaklanmaya devam edeceğiz. Bunu gerçekleştirmek için üniversitelerle iş birliklerimizi yoğunlaştırıyor, gelişim ve eğitim iş birliklerine yatırım yapmaya devam ediyoruz. Türkiye’ye uzun vadeli bağlılığımızı sürdürmeyi ve müşterilerimizin taleplerini karşılamayı hedefliyoruz.” 

Küresel yetkinliklere sahip üretim tesisleri

Dünyayı iklim nötr hale getirme sürecinde hidrojen önemli bir rol oynuyor, Bosch ise hidrojen bazlı mobilitenin yolunu açıyor. Türkiye’deki çalışanların Bosch’un küresel çabalarına katkıda bulunduğunu belirten Daniel Korioth, “Şu anda Bursa’daki Bosch Güç Aktarma Çözümleri Fabrikasında örnek bir hidrojen enjektörü geliştirme çalışması yapıyoruz. Mühendislerimiz, bu ürünün geliştirilmesi için Almanya’daki fabrikalar ve mühendislik birimleriyle yakın iş birliği içinde çalışıyor” dedi. Korioth, enjeksiyon sistemleri alanındaki kapsamlı deneyimi ve yarım asrı aşan başarılı üretim geçmişi nedeniyle fabrikaya bu önemli sorumluluğun verildiğini vurguladı. Daniel Korioth, fabrikanın Endüstri 4.0 alanında dünyanın önde gelen üretim tesislerini bir araya getiren Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) platformu ‘Global Lighthouse Network’e 2022 yılında katıldığını da belirtti. Bu başarının elde edilmesinde, tesisteki 7.000 kişilik toplam iş gücünün ‘dijital vatandaş’ haline gelmesi için yetkinliklerinin artırılması büyük rol oynadı.  Fabrika ihtiyaçlarına göre uygulamaya konulan, hidro-erozyon için kapalı döngü proses kontrolü gibi farklı yapay zeka çözümleri de devreye alındı.

Türk otomotiv endüstrisinin merkezi olan Bursa’daki Fren Sistemleri Fabrikası ise Bosch’un elektromobilite işine katkı sağlayacak. Buna göre fabrika, elektrikli araçların ihtiyacını karşılayacak entegre fren sisteminin (IPB) seri üretimine yıl içinde başlayacak.

Bosch Türkiye, Ar-Ge yatırımlarına devam ediyor

Bosch mühendisleri dünya genelinde önemli projeler üzerinde çalışırken Bosch Türkiye, şirketin ‘Yaşam için teknoloji’ sloganına sadık kalarak Ar-Ge çalışmalarına da bağlı kalmaya devam ediyor. 4 Ar-Ge Merkezinde (Bursa’da 2, Manisa ve Tekirdağ’da birer tane) ve 2 Tasarım Merkezinde (Bursa ve İstanbul’da) yaklaşık 850 çalışanı bulunan Bosch, 2022 yılında bu merkezlere yaklaşık 700 milyon TL (34 milyon Euro) tutarında yatırım yaptı.  

Bursa’daki Bosch Rexroth Tasarım Merkezi ise, iş, tarım, ormancılık ve malzeme taşıma makinelerinde kullanılan Güç Fren Valfi ürününün geliştirilmesinde global sorumluluğu üstlendi.

Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek çözüm ve servisler sunuyor 

İş dünyası teknoloji odağında dönüşürken, Bosch Türkiye pazara yeni çözümler ve servisler sunarak konumunu güçlendiriyor. Bosch bünyesinde yer alan, dünyanın marka bağımsız en büyük servis ağlarından biri olan Bosch Car Service, Türkiye’de bakım-onarım pazarını elektrikli araçlara hazırlamak için kendi uzman ekiplerine Norveç ve Danimarka’da eğitim aldırdı ve bu ekipler, Türkiye’de Bosch Car Service kadrolarına eğitim vererek, küresel bilgi birikimi ve deneyimi Türk yedek parça pazarına taşıdı.   

İkili stratejisinin bir parçası olarak Bosch, kendi fabrikalarında Endüstri 4.0 alanında edindiği bilgi ve deneyimi, Türk sanayisiyle paylaşmaya devam ediyor. Otomotiv ve beyaz eşya başta olmak üzere farklı sektörlerdeki firmalara dijital dönüşümün temeli olarak gördüğü yalın üretim konusunda yol gösteren Bosch Türkiye bünyesindeki Endüstri ve İnovasyon Çözümleri Satış Birimi, 5 hazır giyim ve konfeksiyon üreticisi firmaya yalın danışmanlık, eğitim ve uygulama çalışmalarıyla destek vermeye başladı.  

Üniversitelerle artan yakın iş birliği

Türkiye’nin ve sektörün dönüşümünde yeni nesil profesyonellerin öneminin farkında olan Bosch, üniversitelerle iş birliği yaparak deneyimlerini gençlere aktarırken, onların bilgi ve becerilerini de geliştiriyor. Bu kapsamda Bosch Güç Aktarma Çözümleri Fabrikası, Bursa Teknik Üniversitesi’ne hidrojen enjeksiyon ekosistemi ile ilişkili akademik çalışmalar ve Elektrikli Araçlar ve Otonomi Öğrenci Kulübü bünyesinde kurulacak Hidrojen Takımı için destek veriyor. Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu Uludağ Üniversitesi Makine Topluluğu’nun çalışma atölyesi ve tezgâhları Bosch’un katkılarıyla yenileniyor. Yine aynı üniversiteyle geçen yıl gerçekleştirilen Dönem İçi Staj Programı çerçevesinde Mühendislik Fakültesi öğrencileri, bitirme projelerini Bosch Rexroth fabrikasında tamamlarken fabrikanın operasyonlarına katkı sağlayacak çalışmalar yaptı. İstanbul’daki Tasarım Merkezinde görevli mühendisler tarafından, güç-tahrik sistemleri ve elektrikli araçlar konusunda daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen lisans ve yüksek lisans öğrencilerine yönelik Bosch Elektrikli Mobilite Eğitim Programı düzenleniyor. Üçüncüsü düzenlenen programda 37 farklı üniversiteden 78 öğrenci mezun oldu ve mezunların yaklaşık üçte biri kadındı. Bosch Home Comfort Group Türkiye, 2022-2023 yılı bahar döneminde Bahçeşehir Üniversitesi Enerji Mühendisliği bölümünde HVAC Sistemleri dersini gerçekleştirirken, öğrencilere iklimlendirme sektörüne ilişkin temel konular hakkında bilgiler verildi.

Depremden etkilenen gençlere staj imkanı

Bosch Türkiye, kurumsal sosyal sorumluluk taahhüdüyle Kahramanmaraş depreminin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için de sahada yer aldı. Bosch Grubu, Türkiye ve Suriye’de meydana gelen şiddetli depremden etkilenen insanlara acil yardım amacıyla toplam 2,5 milyon euro bağışta bulundu ve Bosch fabrikalarından arama-kurtarma ekipleri, çalışmalara ilk günden itibaren aktif olarak katıldı. Arama-kurtarma çalışmalarında Bosch elektrikli el aletleri kullanıldı.

Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı ve Temsilcisi Daniel Korioth, “Türkiye ve Suriye’deki şiddetli depremin yıkıcı sonuçları bizi derinden etkiledi. İlk önceliğimiz, etkilenen insanlara mümkün olan en kısa sürede yardım sağlamaktı. Bunu çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte yapmaya devam ediyoruz. Depremden etkilenen herkese tekrar geçmiş olsun diliyoruz” dedi.

Yapay zeka oyun sektörünü de ele geçiriyor

0

Google Gradient tarafından desteklenen Versed, hikaye anlatıcılarının üretken AI kullanarak video oyunları oluşturmasına yardımcı olmak istiyor. Üretken yapay zekanın müzik, metin, görsel gibi tasarım alanlarından sonra bu kadar kompleks bir alana giriyor olması hem seviyenin ne kadar yükselmeye başladığını gösteriyor hem de hayal gücünün sınırlarını ne kadar zorlayabileceği, bize ne kadar benzersiz bir oyun oynatabileceğini düşündürüyor.

İnovasyon ve yapay zeka çözümlerine büyük ilgi

OpenAl, ChatGPT örnekleri üretim süreçlerini hızlandırarak artık insanları sürekli üretim ve sürekli yeni üretim döngüsüne soktu. Ve üretime yapay zeka teknolojilerini başarıyla dahil edebilen firmalar da bu talebi 12 ay üretim yoluyla karşılama çabasına girişti. Yatırımcılar, 12 ay üretim yeteneğini ve bu talebe karşılık sağlayabilme kabiliyetine sahip olabilmek için milyonlarca dolarlık bütçeler akıtıyor. Sadece bu hafta Salesforce Ventures, üretken yapay zeka fonunu 500 milyon dolara arttırdığını duyurdu.

İşte bu arka plana karşı, yeni başlayan Avrupalı ​​girişim Versed, herkesin sadece metin tabanlı hikayeler ve talimatlar yazarak kendi rol yapma oyununu (RPG) yaratmasına izin vererek iz bırakmaya çalışıyor. Versed, yapay zekasının anlatıyı yorumladığını ve sürükleyici dünyalar yaratmak için şirket içi bir veritabanından karakterler ve konumlar atadığını iddia ediyor.

Üretken yapay zeka zaten oyun alanına giriyor. Geliştiriciler, orijinal görsel varlıkları nasıl oluşturabileceklerini gösterdiler ; San Francisco merkezli Scenario, tam da bunu yapmak için kısa süre önce 6 milyon dolarlık başlangıç ​​fonu topladı . Oyun devi Roblox, oyun geliştiricisinin doğal dil istemleri aracılığıyla tüm sanal dünyaları oluşturmasına olanak tanıyan yeni araçları da duyururken , Microsoft son derece popüler Minecraft serisi için benzer üretken AI akıllıları üzerinde çalışıyor .

Versed, bu çabalara kesinlikle teğet olsa da, yaratıcıların yalnızca hikaye yoluyla (sıfır kodlama) bütün bir RPG oluşturmasına izin verme girişimi, işleri bir sonraki seviyeye taşıyabilir.

Rakiplerimizin çoğunun daha çok geliştirici tarafında olduğunu söyleyebilirim ve odaklandığımız kişi bu değil

verse CEO’su Gaal, TechCrunch’a “Rakiplerimizin çoğunun daha çok geliştirici tarafında olduğunu söyleyebilirim ve odaklandığımız kişi bu değil” dedi. “Mühendisliğe veya onun gibi bir şeye odaklanmıyoruz. Sadece bir hikaye yazarak kendi rol yapma video oyununuzu yapmanın bir yolunu inşa ediyoruz. Daha sonra bu hikayeyi, sıra tabanlı dövüş ve dallanma diyalogu ve bir rol yapma oyununu harika yapan her şey ile tamamen 3D sürükleyici dünyalar oluşturmak için kullanıyoruz .

Bunu yapmak için yazar, giydikleri kostümler veya bir sahnenin hangi çağda (örneğin ortaçağda) geçtiği gibi ayrıntılar da dahil olmak üzere karakterleri ve konumlarını açıklayabilir ve Versed, açıklamayı kendi oluşturduğu görsellerle eşleştirir. Versed, şu anda bu yetenekler için OpenAI’nin GPT-4’ünü kullanıyor.

Nihayetinde Versed, hikaye anlatıcılarının en iyi bildikleri şeye odaklanmasını sağlamak için oyun motorunu arka planda gizleyerek oyun geliştirmeden tüm teknik ve tasarım bilgisini kaldırmaya çalışıyor.

Şimdilik Versed, erken alfa programının bir parçası olarak 10 içerik oluşturucuyla çalışıyor ve ilk oyun listesini Ekim ayı civarında New York’taki Comic Con’da özel betasını başlatacağı zaman tanıtmayı planlıyor . Şu anda 2024’ün ikinci yarısı için tam bir halka arz planlanıyor. Bir yanda sanal gerçeklik anlamında atılan adımlar, burada yapay zeka ile oluşturulan evrenler ve üretken yapay zeka çözümleri gelecek 10 yılın hayal gücünün sınırlarında geçeceğini gösteriyor.

Workup İş Kule açıldı

İş Bankası ve iştiraklerinin genel müdürlükleri ile birlikte girişim sermayesi fonlarına, çeşitli ölçekten startuplara ve girişimcilik ekosistemi temsilcilerinin yanı sıra Türkiye’nin ilk startup odaklı banka şubesine ev sahipliği yapan İş Kuleleri, Workup girişimcilik programlarının da merkezi oluyor.

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu, farklı dikeylerde 100 girişimi mezun eden ve bu yıl 6. yaşında olan Workup Girişimcilik Programı ile Workup çatısı altında devam eden programlar, İş Kuleleri’nde hayata geçirilen paylaşımlı ofis konseptine sahip Workup İş Kule’de yürütülecek.

İş Bankası ve iştiraklerinin genel müdürlüklerinin bulunduğu, çeşitli ölçekten startuplara ve girişimcilik ekosistemi temsilcilerinin yanı sıra Türkiye’nin ilk startup odaklı banka şubesine ev sahipliği yapan İş Kuleleri, artık Workup girişimcilik programlarının da merkezi olurken aynı zamanda bir girişimcilik üssü haline dönüşüyor.

“Verimlilik artışı girişimciliği verimsiz iş alanlarıyla birleştirmekten geçer”

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran

Workup İş Kule’nin açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, girişimcilik alanındaki faaliyetlerinin çatı markası olan Workup, kurumsal girişim sermayesi yatırım fonları, yurtdışı inovasyon merkezleri, teknoloji tabanlı yeni nesil iştirak portföyü ve girişimcilik şubeleriyle güçlü bir ekosistem oluşturduklarını söyledi. Aran, Workup İş Kule’nin, bu ekosistemin merkezi olarak İş Kuleleri’ni konumlandırma yaklaşımlarının bir parçası olduğunu vurguladı.

Bir başarı hikâyesi yazmış, unicorn çıkarmış girişimcilerin etrafında kümelenen, onlarla çalışmış girişimlerin aynı başarıyı tekrarlama olasılığının arttığına işaret eden Aran, bu bakımdan Workup İş Kule gibi girişimcileri bir araya getiren mekânların önemli olduğunu söyledi.

Hakan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Girişimcilerin ekosistemimizde kümelenmesini sağlıyor, daha sonra onları teknoloji geliştirdikleri alanın oyuncularıyla buluşturuyoruz. Mümkün olduğunca geleneksel iş alanlarına teknolojiyi dâhil ederek ve girişimcilerin gücünden yararlanarak Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Ülkemizde en çok verimliliğin artırılmasına ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü dönem, verimliliği ve etkinliği artırma dönemi. Verimliliği artırmazsak büyüme ve kişi başına düşen milli geliri yükseltebilme gibi alanlarda arzu ettiğimiz mesafeyi alamayız. Bunun yolu da girişimciliği, verimsiz olduğunu gözlemlediğimiz iş alanlarıyla birleştirmekten geçer.”
İş Bankası’nın 2024 yılında 100. yaşını kutlayacağını vurgulayan Aran, “Biz kendimizi geleneksel bir banka olarak değil esasında bir teknoloji şirketi olarak görüyoruz. Girişimcilik ekosisteminden de teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak besleniyoruz” dedi.

“Birlikte başarmanın gücüne inanıyoruz”

Genç girişimcilere hedef belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için azimle ilerlemek gibi önemli roller düştüğünü söyleyen Hakan Aran, sunulan imkânların ancak doğru kullanıldığında bir değere dönüşebileceğini vurguladı. Girişimcileri, gerçek ihtiyaçları konusunda kendilerini yönlendirmeye davet eden Aran, “Ancak bir arada konuşacak mekânlar oluşturursak birbirimizi duyabilir ve birbirimizden beslenebiliriz. Birlikte iş yapmanın, birlikte başarmanın gücüne inanıyoruz. Dijital dönemde hiçbir kurum kendi başına başarılı olamaz” dedi.

İş Bankası ekosistemi ile çalışma imkânı

Workup İş Kule

Modern mimariye sahip ve aynı anda 30 kişinin yararlanabileceği bir çalışma alanı bulunan Workup İş Kule; sınırsız ve yüksek hızda internet, kafe alanı, kişisel dolap, özel sunum ve toplantı odası gibi girişimcilerin ihtiyaç duyacağı imkânları sağlıyor.

Workup İş Kule

İş Bankası girişimcilik ekosisteminin diğer unsurlarıyla aynı lokasyonda yer alan Workup İş Kule’de girişimler, aynı zamanda geniş networking ve iş geliştirme olanağından da yararlanabiliyor. Paylaşımlı ofis, aynı zamanda Workup programı altında düzenlenen eğitim ve etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.

Levent İş Kuleleri Çarşı alanında konumlandırılan ofis, her hafta Pazartesi – Cumartesi günleri arasında saat 08:00’den 20:00’ye kadar hizmet veriyor. Öncelikle Workup markası altında yürütülen programlara dâhil olan startuplar ve program mentorları ile paydaşlarının kullanımına sunulan alandan, kapasitenin uygun olması durumunda diğer girişimler de faydalanabiliyor.

Vodafone ve Three şirketleri birleşiyor, GSM piyasası sarsılacak

İngiltere’nin önemli telekom şirketleri Vodafone ve Three şirketlerini birleştirmek için planlarını duyurdular. Bu, kaynaklarını ve faaliyetlerini birleştirerek ülkedeki en büyük mobil ağ operatörünü oluşturacakları anlamına geliyor. Yeni şirket MergeCo adını taşıyor ve 2034 yılına kadar daha yüksek hızlarda hizmet sunarak 27 milyon müşteriye ve İngiltere nüfusunun %99’dan fazlasına hizmet vermeyi hedefliyor.

Birleşme sürecinin hukuki düzenlemelerden ve çeşitli onaylamalardan geçmesi gerekecek. Onaylandıktan sonra Vodafone, yeni işletmenin %51’ine sahip olacak ve CK Hutchison Group Telecom Holdings (Three’un sahibi) %49’unu elinde bulunduracak. Vodafone UK ve Three UK’in CEO’ları MergeCo’da liderlik rollerini üstlenecekler.

Mobil ağların genişletilmesine ek olarak, MergeCo 2030 yılına kadar İngiltere’deki hanelerin %82’sine sabit kablosuz erişim (FWA) mobil geniş bant hizmeti sunmayı planlıyor. Birleşmenin müşterilere ve ekonomiye önemli faydalar sağlaması bekleniyor. 2030 yılına kadar İngiltere ekonomisine yılda 5 milyar sterlin katkıda bulunabileceği ve binlerce yeni iş yaratabileceği tahmin ediliyor.

Ancak, bazı eleştirmenler fiyatlara olası olumsuz etkiler konusunda endişelerini dile getirdi. Büyük mobil ağ operatörü sayısının azalması müşteriler için daha yüksek maliyetlere yol açabileceğine inanıyorlar. MVNO (mobil sanal ağ operatörü) olarak bilinen daha küçük sağlayıcılar da seçeneklerinin azalmasından ötürü fiyatların ve maliyetlerin artması ile karşı karşıya kalabilirler. Yani haksız bir rekabet söz konusu olabilir.

Olumlu tarafından bakıldığında, birleşme uluslararası pazarda rekabeti artırabilir ve genel olarak kullanıcılarına daha iyi bağlantı imkanları sunabilir. MergeCo’nun FWA’ya olan taahhüdü aynı zamanda geleneksel geniş bant sağlayıcılarına meydan okuduğu anlamına da geliyor.

Vodafone ve Three arasındaki birleşme, İngiltere’deki mobil ve geniş bant pazarlarını sarsma potansiyeline sahip. Daha güçlü, daha ileri bir 5G ağı oluşturmayı hedefleniyor, ancak fiyatlar ve rekabet üzerindeki etkisi hala tartışma konusu. Birleşme gerçekleşmeden önce düzenleyici denetime tabi olacak.

Three UK’in CEO’su Stephen Lerner durumu “Tüketiciler, tekrarlanan yatırımlar için ödeme yapmakta. Birleşik bir ağ kurulduğu takdirde, birçok küçük ağ sağlayıcıya nazaran büyük miktarda boş kapasiteye sahip olacak ve bu kapasiteyi doldurmak için potansiyel müşterilere yapılacak teşvikler fiyatları düşürecektir.”, “Sonuç olarak çok daha iyi bir ağ deneyimi elde edeceksiniz.” diye ifade ediyor.

Koçfinans Demo Day’i kazanan üç girişim belli oldu

Koçfinans’ın inovatif bakış açısıyla geleceğin ihtiyaçlarını bugünden öngören start-up’ları desteklemek amacıyla başlattığı Demo Day Programı’nın ikinci dönem kazananları belli oldu. Yapılan değerlendirmeler sonrası Maslak Teknoloji AŞ birinci, Kiralarsın ikinci, Rackle üçüncü oldu.

Maslak Teknoloji AŞ birinci, Kiralarsın ikinci, Rackle üçüncü

Çevik ve inovatif yapısıyla otomotiv başta olmak üzere birçok alanda finansman çözümleri sunan Koçfinans, gelecek vadeden start-up’ları Koçfinans Demo Day Programı kapsamında değerlendirerek, ödül almaya hak kazanan üç start-up’ı iş birliği imkanları, yatırım alma ve nakit desteği gibi çeşitli avantajlarla buluşturuyor.

Koçfinans Demo Day

Kullanıcılarını teknolojik çözümlerle geleceğe hazırlayan, müşteri deneyimini önceliklendirerek hayatlarını kolaylaştıran çözüm, ürün ve/veya dijital servis hizmeti sunan start-up’ların başvurduğu Koçfinans Demo Day Bounce Partners iş birliğinde yürütüldü.

9 Haziran Cuma günü gerçekleştirilen Demo Day’de, jüri üyeleri tarafından girişimci ve ekip potansiyeli, ürün ve hizmetlerin yenilikçiliği ve/veya farklılaşması, pazardaki fırsatlar, gelecek stratejisi ve büyüme potansiyeli, dijital odaklı olma gibi kriterlere göre değerlendirilerek finale kalan 3 start-up ödüle layık görüldü.


Finansal teknoloji çözümleri sunan Maslak Teknoloji AŞ. birinci olarak 80.000 TL, çeşitli elektronik ürünleri kiralama hizmeti sunan Kiralarsın ikinci olarak 50.000 TL, bankacılık çözümleri sunan Rackle üçüncü olarak 30.000 TL değerinde para ödülü kazandı.

Vizyoner bakış açısını benimseyen start-up’lara destek

Geleceği şekillendiren fikirler üreterek yaratıcı çözümler sunan start-upların teşvik edilmesinin sektörü besleyeceğini belirten Koçfinans Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge Direktörü Özlem Ekşioğlu Kumuk;
“Koçfinans’ın başarısının altında yatan güç; çevik bir ekibe ve müşteri odaklı bir yaklaşıma sahip olması. Bizimle aynı vizyoner bakış açısını benimseyen start-up’ları destekleyerek onların proje fikirlerini hayata geçirmeleri için olanaklar sunuyoruz. Aynı zamanda da bu yeni girişimlerin önünü açmanın, onlara fırsat sunmanın iş dünyasına yeni bir soluk getireceğine inanıyoruz. Programın jüri üyeleri ve katılımcıları ev sahipliğimizle Demo Day’de bir araya geldi. Finale kalan start-up’lar arasında Maslak Teknoloji AŞ, Kiralarsın ve Rackle Demo Day’in kazananları oldu. Demo Day kazananlarına sağladığımız ödül ve yan destek imkânlarına ek olarak yatırım alabilecekleri güçlü bir network ağı ile buluşturarak onlara katkı sağlıyoruz. Hedefimiz Demo Day Programı’mızı gelenekselleşerek sürdürülebilir sonuçlar elde etmek. Koçfinans olarak start-up’lar gibi dinamik bir çalışma prensibine sahibiz. Bu noktada start-up’ları desteklemek bizim için çok kıymetli. Süreci beraber yürüttüğümüz Bounce Partners’a da teşekkür ederim” dedi.

Robocube Off-Season 2023 robot yarışması başlıyor

0

Geleceğin teknolojisi ve inovasyonunu bir araya getirecek Robocube Off-Season 2023 Robot Yarışması, Teknopark İstanbul öncülüğünde 19-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek.

Teknopark İstanbul, Cube Incubation ve Intechne Robotik Teknolojileri’nin öncülüğünde gerçekleşecek olan Robocube Off-Season 2023 Robot Yarışması için geri sayım başladı. Pendik’te 19-20-21 Haziran tarihlerinde Pendik Kurtköy Spor Salonu’nda düzenlenecek olan heyecan dolu etkinlik, geleceğin teknolojisi ve inovasyonunu bir araya getirecek.

Robocube Off-Season’da robot teknolojisi tutkunları, öğrenciler ve teknoloji meraklıları benzersiz becerilerini sergileme fırsatı bulacak. Charged Up temasıyla gerçekleşecek olan yarışmada lise öğrencileri, robotlar için otonom görevler, sürücü kontrolündeki görevler ve dengeleme gibi çeşitli zorluklarla karşılaşacak.

Robocube

Bottobo, İstanbul Gedik Üniversitesi, Armelsan Savunma, Pendik Belediyesi, Yalova Teknopark ve Yalova Organize Sanayi, Rise-X ve Adente sponsorluğunda gerçekleşecek Robocube Off-Season Robot Yarışması, katılımcılara bilgi ve deneyim paylaşımı için önemli bir platform sunuyor. Alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek olan yarışmanın ödülleri, Girişimcilik, Mühendislikte Mükemmellik, Etki ve Duyarlı Profesyonellik gibi çeşitli kategorilerde dağıtılacak.

Yarışma için kayıt süreci https://www.robocubeoffseason.org/events/robocube-off-season adresinden gerçekleştirilecek. Detaylı bilgi için https://www.robocubeoffseason.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yapay zeka çeviriyi kurumsal şirketler için kabus olmaktan çıkarıyor

0

Küreselleşmek isteyen işletmeler, dil bariyerini aşmak için uygun maliyetli bir çözüm olan yapay zeka destekli çeviri araçlarına yöneliyor. Gelişmiş sinir ağı teknolojisiyle doğruluk payı yüksek, nitelikli çeviriler sunan DeepL; şirketlerin iletişim engellerini aşmalarına ve yeni pazarlara ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Dil bariyeri ve kültürel farklılıklar, uluslararası pazarlara girmek isteyen işletmeler için pek çok zorluğa neden oluyor. Araştırmalar, küresel pazarda rekabetçi kalabilmeleri için yüksek kaliteli çevirilere ihtiyaç duyan işletmelerin, pazarlama bütçelerinin yüzde 1 ila yüzde 4’ünü 1 çeviri ve yerelleştirme hizmetlerine harcadığını gösteriyor. Bugün sıkça tartışılan yapay zeka teknolojisinde kaydedilen ilerlemelerse, dünya açılmak isteyen her ölçekteki işletmeyi uygun maliyetli bir çözüm olan yapay zeka destekli çeviri araçlarına yönlendiriyor. Bunlar arasında Almanya merkezli yapay zeka şirketi DeepL öne çıkıyor. Faaliyetlerine 2017 yılında başlayan ve gelişmiş sinir ağı teknolojisi üzerine çalışanDeepL, bu alana getirdiği yeniliklerle dikkat çekiyor.

Şirketlerin DeepL’i tercih etme nedenleri arasındaysa dillerin kendine özgü kural ve yapılarını gözeterek sunduğu, doğruluk payı yüksek çeviriler yer alıyor. Tüm bu özellikler, çevirilerin günlük hayattaki kullanıma uygun olarak yapılmasını ve kulağa doğal gelmesini sağlıyor. DeepL, profesyonel çevirmenler tarafından da doğruluk payı en yüksek çevirileri sunan yapay zeka çeviri aracı olarak sektörde bilinirlik kazanmış durumda.

Çeviri kurumsal şirketler için kabus olmaktan çıkıyor

DeepL gibi araçları kullanmak, uluslararası faaliyet gösteren işletmelerin hem çeviri maliyetlerinden hem zamandan tasarruf etmesini sağlıyor. Çevirilerin kalitesi konusundaki endişeleri gidermek için harcanan zaman, yerini müşterilerle etkili bir şekilde etkileşim kurmaya ve dış iletişimi güçlendirmeye bırakıyor. İletişim süreciyse kurumsal belgelerin orijinal formatlarıyla tercüme edilmesini sağlayan doküman çevirisi ve hangi kelimelerin nasıl tercüme edileceğini belirleyen özelleştirilebilir sözlük özelliğiyle daha da kolaylaşıyor. Böylece işletmeler, farklı ülkelere açılmaya karar verdiklerinde, söz konusu pazarın dil yapısına uygun ve doğru bir iletişim başlatabileceklerinden şüphe duymuyor. Yapay zekanın günlük hayatımızda bir trend olmaktan çıkıp bir dayanak noktası haline gelmesiyle pazara pek çok yeni yapay zeka aracı giriyor. Her birini inceleyip değerlendirmek zor olsa da DeepL gibi işletmelerin çalışma verimi artırabilecek ve küresel rekabet avantajı sağlayabilecek çözümler giderek öne çıkıyor.

Apple Vision Pro’nun eksik kalan yönleri

Apple Vision Pro’nun getirdiği büyük yenilikleri konuştuk, şimdi de eksik bulduklarımıza bir bakalım.

Apple’ın Vision Pro başlığı etkileyici bir sarmalayan teknoloji sunarken, bazı dikkate değer eksiklikleri bulunuyor. Bu eksiklikler, başlığın genel deneyimi geliştirmede sınırlamalar getirebilecek seviyede. İşte Apple’ın Vision Pro’sunda iyileştirilmesi gereken ana alanlar:

Fitness Entegrasyonu: Vision Pro, ayrılmış fitness ve sağlık uygulamalarına sahip değil ve bu, Apple’ın Apple Watch ve Fitness Plus aboneliği gibi mevcut fitness odaklı çalışmalarına rağmen şaşırtıcı. Egzersiz oyunları ve antrenman uygulamalarının başlığa dahil edilmesi, eşsiz bir satış noktası sunabilirdi ve Apple’ın sağlık ve iyilik konusundaki uzmanlığından yararlanması kulağa garip geliyor.

Apple Cihazlarıyla Uyumluluk: Vision Pro, şu anda iPhone’lar, iPad’ler ve Apple Watch ile sorunsuz uyumluluğa sahip değil. Mac’lerle sorunsuz bir şekilde yüksek çözünürlüklü sanal ekranlar sağlayabilse de, başlığı Apple ekosistemiyle daha yakından entegre etmek faydalı olurdu. iPhone’lar, iPad’ler ve Watch’lar üzerinde dokunmatik etkileşim, hareket kontrolleri ve sanal klavye gibi özellikleri etkinleştirerek kullanıcı deneyimini geliştirebilir ve başlığın kapasiteleri genişletebilir.

Haptic Geribildirimi: Haptic geribildirimi, sanal gerçeklik deneyimlerinde insanı sarmalama hissini ve etkileşimi artırmada önemli bir rol oynar. Şaşırtıcı bir şekilde Vision Pro’da herhangi bir haptic geribildirim özelliği bulunmamakta. Apple Watch gibi cihazlarda zaten sunduğu haptic teknolojisini başlığa dahil etmek, kullanıcılara dokunsal geribildirim ve sanal ortamlarda etkileşimin daha gerçekçi bir hissini yaşatabilirdi.

Ayrılmış Fiziksel Aksesuarlar: Apple, iPad için Apple Pencil gibi özel aksesuarları cihazlarına ek olarak satma geçmişine sahip. Ancak Vision Pro şu anda göz ve el takibi dışında herhangi bir ayrılmış fiziksel araç veya aksesuar içermemekte. Vision Pro için özel olarak tasarlanmış kalemler veya kontrol cihazları gibi özel araçların tanıtılması, başlığın yaratıcı olasılıklarını ve kullanılabilirliğini genişletebilir, özellikle tasarım ve sanatsal uygulamalar insanların yaratıcılığını bir üst boyuta taşıyabilir.

Apple’ın Vision Pro başlığı, sarmalayan teknolojide büyük bir adımı temsil ediyor, ancak birkaç dikkate değer eksikliği de yok değil. Bu eksiklikleri gidererek, Apple Vision Pro’nun işlevselliğini, esnekliğini ve çekiciliğini artırması mümkün. Keskin bir AR/VR deneyimi arayan kullanıcılar için daha cazip bir seçenek haline gelmek istiyorsa Apple bunlara önem vermeli.