Elon Musk Twitter’da şikayet yanıtlamaktan bıktı
Huawei lisans izni almakta zorlanıyor
Huawei lisans yaptırımıyla da karşı karşıya
ABD ile Çin arasındaki ticari gerginlik devam ederken, Huawei de zor günler geçiriyor. ABD, bazı konularda esnetme yaparak ticaret lisansı alındığında ABD’deki şirketlerin Huawei’yle ticaret yapabileceğini belirtmişti. Ancak uygulamada durum pek de öyle oluyor. ABD’deki şirketler tarafından Huawei ile ticaret yapabilmek için Ticaret Bakanlığı’na yapılan yaklaşık 150 başvuru halen beklemede duruyor. Bu başvuruların toplam değerinin ise 120 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Trump hükümetinin son günlerinde ise uygulanan katı kurallar daha da sıkılaştırılmaya başlanmıştı. Huawei’nin 14 nm tarafındaki süreci devam ederken 5 nm ve 7 nm süreçleri bir hayli zorlu geçiyor. Ticaret Bakanlığı’nın lisans taleplerini bekletmesindeki ana neden olarak ise Joe Biden ve onun heyetinin göreve başlamaması gösteriliyor. Joe Biden’ın ve beraberinde göreve bşalayacak heyetin Huawei konusunda tutumunun nasıl olacağı ise şimdiden merak ediliyor.Akıllı saatler COVID-19 teşhisinde kullanılabilir
Akıllı saatler COVID-19 teşhisi için kullanılabilir mi?
COVID-19 teşhisinde teknoloji en büyük yardımcı haline geldi. Teşhis, tedavi ve takip süreçlerinde kullanılan farklı teknolojiler büyük kolaylıklar sağladı. Stanford Üniversitesi ve Mount Sinai tarafından yürütülen ortak çalışmayla pandemide süreci kolaylaştıracak bir teknoloji üzerinde testler yapıldı. Bu testler akıllı saatlerle gerçekleştirildi. Apple Watch kullanılarak yapılan testlerde kullanıcıların HRV yani kalp atış hızı değişiklikleri özel uygulamalarla incelendi. 300 sağlık çalışanıyla yapılan testlerde, bir kişinin kendini hasta hissetmeden önceki ve test sonucuna ulaşılmadan önceki 7 günlük süreç içinde COVID-19 teşhisi yapıldı. Stanford Üniversitesi’nin Garmin, Apple ve Fitbit cihazlarla yaptığı araştırmada ise COVID-19 tespit edilen 32 kişinin verileri analiz edildi. BU verilerde 26 kişinin kalp atış hızlarında ve uyku sürelerinde değişiklikler yaşandığı tespit edildi.Teknoloji devleri oyun stüdyosu satın alıyor
Teknoloji devleri oyun stüdyosu satın almak istiyor
Oyun sektöründeki ekonomik boyut, teknoloji dünyasının ilgi odağı haline gelmiş durumda. Teknoloji şirketleri, oyun şirketleri satın alarak büyümeye çalışıyor. 2020 yılında Microsoft, Zenimax’ı satın almıştı ve sektörde büyük bir etki yaratmıştı. Brad Sams, bu konuda bazı söylentiler paylaştı. Brad Sams’e göre özellikle Amazon, Google ve Microsoft büyük çaplı oyun stüdyolarını satın almak istiyor. Microsoft daha önce de oyun sektörüne yönelik yaptığı satın almalarla dikkat çekiyordu. Şu anda sektörde Facebook, Sony ve Electronic Arts gibi şirketlerin de isimleri geçiyor. Oyun stüdyolarının en büyükleri arasında yer alan Bethesda’nın Amazon, Google ve Microsoft’un odağında olduğu vurgulanıyor. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde oyun sektörü için çok büyük bir satın almayla karşılaşabiliriz.Getir’in değeri yaklaşık 850 milyon dolara ulaştı
Getir ikinci turda 128 milyon dolar yatırım aldı
Silikon Vadisi’nin önde gelen yatırımcılarından Michael Moritz, Crankstart aracılığıyla 2020’de gerçekleşen birinci turda Getir’e yaptığı yatırımı ikinci turda da devam ettirerek Brezilya merkezli Base Partners ile birlikte turun liderliğini yaptılar. Mevcut yerli yatırımcılardan Revo da bu turda yer aldı. Bunun yanı sıra yurtdışından, New York merkezli Tiger Global ve Silikon Vadisi’nden Goodwater Capital, Türkiye’den Fiba ile Esas Holding de Getir’in yeni yatırımcıları arasında yer aldı.
Ulusal ve uluslararası arenada yatırımcıların dikkatini çeken Getir, yeni yatırımlarla birlikte değerini 5.5 senede yaklaşık 850 milyon dolara çıkardı. Getir’in ikinci yatırım turu, beklenti üzerinde talep gördü.
Getir Kurucusu Nazım Salur konu hakkında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Getir’i 2015 yılında dünyada bir ilki gerçekleştirerek kurduk ve yeni bir pazar oluşturduk. Bugün Türkiye’nin 18 şehrinde 1.500 ürünü ortalama 10 dakikada kullanıcılara ulaştırıyoruz. Bunun yanı sıra, GetirYemek, GetirBüyük ve GetirSu ile hizmet çeşitliliğimizi artırdık.
28 milyon dolar yatırım aldığımız bu turda, mevcut yatırımcılarımız Getir’in potansiyeline inanarak ek yatırım yaptı ve yeni yatırımcılar aramıza katıldı. Sadece 5.5 yılda yaklaşık 850 milyon dolar değerlemeye ulaştık. Getir’in kurulduğunda dünyada bir ilk olması ve bu fikri geliştirerek bugünlere taşımamız, bu değerlemeye ulaşmamızda en önemli etken oldu.”
Getir çalışanlarının talepleri üzerine, bu yatırım turunda çalışanlara yatırımcı olma imkanı sunuldu. 250’den fazla Getir çalışanı da, kendi birikimleriyle Getir’e ortak oldu. Total yenilenebilir enerji yatırımı yaptı
Total yenilenebilir enerji alanında yer almak istiyor
Günümüzde fosil yakıtlara karşı neredeyse tüm ülkelerin karşı çıkmaya başlaması ve yenilenebilir enerjiye yönelme çalışmaları, petrol şirketlerini de hareketlendirdi. Fransa merkezli petrol şirketi Total de buna yönelik adımlar atmaya başladı. Son olarak Total, Adani Green Energy Limited isimli yenilenebilir enerji şirketinin yüzde 20’lik hissesini aldı ve 2.5 milyar dolar yatırım yaptı. Pandemiyle birlikte karbonsuz enerji trendinin yükselmesi, Total’in bu yönde adım atmasında kilit rol oynadı. Total’in gelecek hedefleri arasında ise 2030 yılına kadar yıllık yatırım bütçesinin 3 milyar dolarını yani yüzde 20’lik kısmını yenilenebilir kaynaklara yapmak yer alıyor. Ayrıca Total 2025 yılında 35 GW’lık yenilenebilir tesisi kurmayı hedefliyor. Şu anda kadar 7 GW yenilenebilire ulaşmayı başaran Total’in gelecekte önemli bir yenilenebilir enerji şirketi olacağını söyleyebiliriz.Bitcoin yüzünden uzaylıları bulamıyoruz
Uzaylılar birgün dünyamıza gelirlerse dost olacaklar mı bilemiyoruz ve bilmemiz Bitcoin yüzünden giderek zorlaşıyor çünkü uzay araştırmaları yapan bilim insanları Bitcoin yüzünden ihtiyaç duydukları dijital donanımlara giderek daha zor ulaşabiliyorlar.
SETI projesinde Bitcoin krizi
Özel olarak dünya dışı akıllı medeniyetlerden gelecek olan sinyalleri dinlemek için kurulmuş olan SETI projesindeki bilim insanları dünyanın çevresine iki yeni SETI dinleme istasyonu daha kurmak istiyor. Ancak bu dinleme istasyonlarında kullanılacak işlemcilerin hem fiyatları zirveye fırlamış hem de büyük miktarlarda bulunmaları zora girmiş durumda çünkü işlemcileri kripto para madenciliği yapan yatırımcılar kapışıyor.
Dünya çapında GPU sıkıntısı çekildiğinin altını çizen bilim insanları, bu tür dinleme istasyonlarındaki bir tek radyo teleskopunun en az 100 GPU’ya ihtiyaç duyduğunu, 10-20 teleskoptan oluşacak bir istasyon için binlerce GPU aradıklarını, yeni bir istasyon kurmak bir yana mevcut istasyonda bozulan GPU’ları yerine koymakta zorlandıklarını vurguluyorlar.
Öyle anlaşılıyor ki Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nde olduğu gibi, bir gün uzaylılar kapımıza dayanıp “size gönderdiğimiz mesajlara neden cevap vermediniz, şimdi gezegeninizi patlatmak zorundayız, itiraz etme süreniz de geçti,” diyebilirler. Suçlu ise Bitcoin madencileri.
IBM yapay zeka servisini iOS’a açtı
IBM, Watson yapay zeka servisini iOS uygulama geliştiricilerinin kullanımına açtı.
Apple cihazları yapay zekaya kavuşacak
IBM’in Watson Services for Core ML ismiyle yayınladığı yeni platform sayesinde iOS uygulama geliştiricileri iOS cihazlarında çalışacak yapay zeka uygulamaları hazırlayabilecekler.
Watson’un Core ML servisi sayesinde yapay zeka işlemlerini hem online hem de offline olarak gerçekleştirmek mümkün olacak, bu da telefon kamerasıyla imaj tanımlama gibi uygulamaları çok daha pratik hale getirecek. Örneğin, telefon kamerasını açan bir kullanıcı yabancı bir şehirdeki tabelaları ve uyarı levhalarını, telefon ekranı üzerinde anı anına kendi diline çevrilmiş olarak okuyabilecek. iOS cihazlarının işlem gücünü yapay zeka işlemleri ile kullanabilme yeteneği, yapay zekanın günlük hayata daha hızlı adaptasyonu için önemli bir hamle olacak.
Geliştiriciler ayrıca yapay zeka uygulamaları için IBM Cloud Developer Console for Apple platformunu da kullanabilmeleri mümkün olacak. Böylece bulut servisleri üzerinde çalışan uygulamalar görmeye başlayacağız.
Jeff Bezos Voltran’ı mı oluşturacak?
Neyin peşindesin Jeff?
Güney Kore’de bir mühendislik firmasının geliştirdiği dev insansı robot Method’a 10 milyon dolar yatırım yapan Bezos şimdi robotun geliştirilmiş versiyonu Method 2 ile dünya orduları arasında müşteri aramaya çıktı. Güney Koreli Hankook Mirae Technology tarafından geliştirilen robot gövde kısmına oturan bir pilot tarafından kullanılıyor. 4 metre boyutundaki robotun ağırlığı 1.6 ton. Robot kollarını ve parmaklarını bir insan hassasiyetinde kullanabiliyor. [bkz url=https://www.techinside.com/black-friday-jeff-bezosu-100-milyar-dolara-tasidi/9 Resmen tanıtılan Method 2 şimdilik savaş alanlarında çatışmalara girebilecek kapasiteye sahip değil ancak özellikle askeri amaçlar için zorlu arazilerde köprü yapmak, kazı yapmak, fazla sıcak veya fazla soğuk ya da kimyasal/radyasyon kirliliği altında arama kurtarma çalışmaları yapmak gibi hizmetler verebilecek olan Method 2’nin geliştirilmesi ve zırhlarla kaplanması halinde ideal bir saldırı aracına dönüşmesi de mümkün görünüyor zira bilim kurgu filmlerinde aynı amaçlarla kullanılan benzer robotların varlığı da herkes tarafından biliniyor.OneWeb 500 yeni internet uydusu fırlatıyor
Dünyaya internet sağlayacak
Şirket bu operasyon için de 400 milyon dolarlık fon bulduğunu açıkladı. Yatırımı yapan şirketler ise SoftBank ve Hughes Network Systems oldu. Şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım ise 1.4 milyar doları buldu. Şirketin böylece 2022 sonunda dünya çevresinde dönen 648 uydusu bulunacak. OneWeb bu sayede, Elon Musk’ın SpaceX’i için de en büyük rakiplerden biri olarak konumlanıyor.Facebook Washington D.C. etrafındaki buluşmaları engelliyor
Darbe önleme aracı olarak sosyal medyada engel
Halkı isyana çağırmaması için ABD Başkanı Trump’ın tüm sosyal medya hesaplarını engelleyen sosyal medya servisleri şimdi de başkent içindeki buluşma, görüşme, toplanma davetlerini engelliyor. Böylece, seçilen Başkan Biden’in başkanlık görevini devralırken, başkentte saldırı düzenlemeyi planlayan grupların organize olmasının önüne geçilmeye çalışılıyor.WhatsApp, Hindistan’daki linç kültürünü engelleyebilecek mi?
WhatsApp, en güçlü olduğu pazarlardan birinde, yani Hindistan’da, hükumet tarafından ülkedeki linç kültürünü beslemekle suçlanıyor.
200 milyon sinirli WhatsApp kullanıcısı
Hindistan’da 200 milyona yakın kullanıcısı olan WhatsApp çok popüler ve haklı “galeyana” getiren mesajlar çoğu zaman WhatsApp gruplarından çıkarak diğer gruplara forward edilerek yayılıyor.
Geçtiğimiz aylarda WhatsApp’taki forward edilen mesajlarla “galeyana” gelen öfkeli kalabalıkların 18 kişinin öldürüldüğü linç olaylarını başlattıkları tespit edildi. Hindistan hükumeti ise WhatsApp’ı defalarca uyarmalarına rağmen şirketin “sessiz şahit” oyunu oynadığını ve önlem almaya yanaşmadığını vurgulayarak WhatsApp’ın ülkede kullanımını yasaklayacaklarını açıkladılar.
Bunun üzerine WhatsApp’tan gelen tepkiyle, ülkedeki WhatsApp kullanıcılarının bir gün boyunca mesaj forward etme yeteneği 5 mesajla sınırlandı. Ancak yine de her kullanıcının 5 kişiye mesaj forward etmesi halinde, yüz binlerce kişinin galeyana gelmesi hala mümkün. Bakalım, eğitim seviyesi ve sosyo ekonomik durumu son derece kötü olan Hindistan halkı, çok sevdikleri kanlı ve vahşi linç girişimlerine WhatsApp’ı alet etmeye devam edecekler mi?
Alexa teknolojisi açık hale geliyor
Alexa teknolojisi yenilikler sunacak
Günümüzde hemen hemen her şirket, yapay zeka asistanları kullanarak ürünlerine ve hizmetlerine yenilikler katmaya çalışıyor. Ancak bu süreç çok zorlu ve maliyetli olabiliyor. Amazon yaptığı açıklamada, şirketlerin yapay zeka asistanı geliştirme süreçlerini kolay hale getireceğini duyurdu. Amazon, Alexa’nın temel teknolojisini üçüncü parti şirketlere tamamen açtığını açıkladı. Bu sayede şirketler, Alexa’nın teknolojisini kullanarak kendileri için yapay zeka asistanları geliştirebilecekler. Özelleştirilebilir nitelikteki bu asistanın adı Alexa Custom Assistant olarak duyuruldu. İsteyen üçüncü parti şirketler, Alexa’ya özel komutlar, sesler ve kelimeler ekleyebilecekler. Böylelikle kendi ürün ve hizmetleri için benzersiz bir yapay zeka oluşturabilecekler. Sürekli yatırım gerektiren, zaman ve maddi yönden maliyetli bu süreç, Amazon ile daha kolay hale geliyor.Medium e-kitap şirketi satın aldı
Medium e-kitap şirketi ile yeni projelere açılabilir
Her şeyin dijitalleştiği günümüzde, kitaplar da dijital hale gelmiş durumda. Birçok okuyucu artık e-kitap konusuna daha sıcak bakıyor ve yeni çıkan kitaplar e-kitap versiyonlarıyla piyasada yer alıyor. Medium CEO’su Evan Williams, Medium yazarlarının daha fazla okuyucuya erişebilmeleri için Glose’u satın aldıklarını duyurdu. Williams, Glose ekibiyle çalışacakları için bir hayli heyecanlı olduklarını da belirtti. E-kitap dünyası ile Medium’daki blog dünyasının birbirine entegre haline gelmesi, okuyucular için yenilikleri de beraberinde getirecek. Bu da kullanıcıların okuma deneyimlerinde iyileştirmeler sağlayacak. Medium’un satın alma için ne kadarlık ödeme yaptığı henüz açıklanmadı. Ancak 1.5 milyon kitap Medium kütüphanesine eklenmiş oldu.Huawei akıllı yol inşa etti
Huawei akıllı yol özellikleri
Tam otonom bir yolculuk için günümüzde araçlar yüksek teknolojiyle donatılırken, yolların da buna uyum sağlaması gerekiyor. Huawei bu alanda yenilikçi bir çalışmaya imza attı. 4 km uzunluğunda akıllı yol geliştiren Huawei, bu yolu Çin’de Wuxi şehrinde yaptı. Temel olarak bu yol, araçlarla ilgili veriler topluyor. Örneğin tam otonom bir otobüsün geçişi sırasında engelleri geçme, hızlanma ve yavaşlanma, durma gibi hareketleri akıllı yol aracılığıyla toplanıyor. Yol üzerinde bulunan sensörler, trafik ışıkları, levhalar, kameralar ve radarla otonom aracın güvenli bir şekilde ilerleyebilmesi için bilgi aktarıyor. Yani akıllı yol ve otonom araç birbiriyle haberleşerek yolculuk imkanı sunuyor. Huawei’nin üst düzey yöneticilerinden Jiang Wangcheng, otonom sürüşün karşı konulamayacak bir trend olduğunu, ancak araçların bunu tek başlarına başaramayacaklarını söylüyor. Wangcheng, bu nedenle akıllı yolların gerekli olduğunu vurguluyor. Huawei’nin şu anda test aşamasında olan bu teknolojisinin, ilerleyen süreçte yaygınlaşması bekleniyor.ABD Hava Kuvvetleri’ne saldıracak hacker aranıyor
ABD Hava Kuvvetleri, güvenlik açıklarını bulmak için beyaz şapkalı hackerları davet etti. “Hack the Air Force 3.0” adını taşıyan etkinlikle ABD Hava Kuvvetleri, kendi ağına dair kritik riskleri tespit etmeyi hedefliyor. Küresel bilgi güvenliği kuruluşu ESET, konuyu mercek altına aldı.
Hack the Air Force 3.0 (Hava Kuvvetlerini hackle 3.0), Hava Kuvvetleri’nin dijital zırhındaki çatlakları ortaya çıkarmak amacıyla etik hackerlardan üçüncü yardım talep ediş biçimi olarak tanımlanabilir.
ABD Hava Kuvvetleri, bu çerçevede etik hackerların güvenlik açıklarını tespit etmeye davet edildiği bir bug (böcek/ hata) bulma ödülü programı başlattı. Söz konusu program, 191 ülkeden pek çok etik hackerin katılımıyla gerçekleştirilen ve ABD Federal hükümeti tarafından bugüne kadar başlatılan en büyük bug bulma ödülü programı. Bu programa hepsi kayıt olarak onay verilen 600 kadar beyaz şapkalı hacker katılabiliyor.
Antivirüs ve internet güvenliği programlarıyla bugün dünyanın önde gelen yazılımlarını sunan ESET, bu ilginç etkinliğe biraz daha yakından bakmaya odaklandı.
Hack the Army
Hava Kuvvetlerini hackle programının kökleri, “Hack the Pentagon” tasarısına dayanıyor. ABD Savunma Bakanlığı, teknoloji sektöründeki benzer programları örnek alarak Nisan 2016’da bu girişimin deneme sürecini başlattı. O tarihten beri Savunma Bakanlığı, ayrıca “Hack the Army” ve “Hack the Marine Corps” programlarını da başlattı.
Neye odaklanıyor?
Hack the Air Force 3.0, yakın zamanda Hava Kuvvetleri’nin kendi bulut altyapısına taşıdığı Savunma Bakanlığı uygulamalarına odaklanıyor. ABD Savunma Bakanlığı ile Silikon Vadisi’nin güçlerini birleştirdiği HackerOne bug ödül platformu tabanlı bu girişim, 19 Ekim – 22 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Sonuçların ise yakın zamanda açıklanması bekleniyor.
Ordu açıkları önlemeye kararlı
Hava Kuvvetleri CTO’su Wanda Jones-Heath yaptığı açıklamada, “Hack the AF3.0, Hava Kuvvetleri’nin kendi ağına dair kritik riskleri tespit ederek güvenlik açıklarını önleme konusundaki kararlılığını temsil ediyor” dedi.
Geçmişte 300’ü aşkın açık keşfedildi
HackerOne tarafından yayınlanan yakın tarihli bir rapora göre, her ikisi de 2017’de gerçekleştirilen son Hack the Air Force organizasyonlarında 300’den fazla güvenlik açığının tespit edildiği ve katılımcılara bu kapsamda 230 bin dolardan fazla para ödülü dağıtıldığı belirtildi.









