SAP Genç Profesyoneller Programı 2020 yılında da devam ediyor
Steve Wozniak’tan 2075 tahminleri
Apple’ın kurucusu Steve Wozniak, 2075 yılı için hem Apple’a hem de dünyadaki günlük yaşama dair önemli tahminlerde bulundu.
Yarım yüz yıl sonra dünya nasıl olacak?
Çok önemli bir futurist olarak kabul edilen ve ön görüleri er geç gerçekleşen Steve Wozniak’a göre, Apple 2075’te de hayatımızda olacak. “Dünyanın en çok nakitine sahip olan şirketin istediği her alanda yatırım yaparak varlığını sürdürebileceğini tahmin etmek zor değil, Google ve Facebook’ta da durum böyle,” ifadelerini kullanan Wozniak’a göre yakın geleceğin en önemli gelişmesi otonom otomobiller olacak ve Apple de bu gelişmeden uzak kalmayacak.
Wozniak, geleceğin dünyasına dair de çok ilginç beklentiler taşıyor. Wozniak’a göre 2075’e geldiğimizde, çölde sıfırdan kurulmuş dev şehirlerimiz olacak. Tamamen sıfırdan, şehir planlaması yapılarak inşa edilmiş bu şehirler kendi kendine yetecek, kendi enerjisini, kendi suyunu üretecek. Ayrıca yapay zeka tarafından yönetilecek bu modern şehirler dünyanın her köşesinde ortaya çıkacak. Öte yandan ozondaki hasar nedeniyle dışarıda dolaşmak için özel elbiseler, tulumlar giymek zorunda kalacağız. Akıllı şehirlerin üzerini de güneş ışınlarını süzen fanuslarla kapatacağız.
Bu sırada Mars’ta bir koloni kurmuş olacağız. Mars kolonisi madencilik ve endüstri alanında ilerlerken, dünya da daha huzurlu bir hayat için tercih edilen gezegen olacak.
Sağlık alanında ise yapay zekanın üstünlüğünü göreceğiz. Yapay zeka hastalıkları anında teşhis edecek ve hatta tedavi konusunda müdahale edecek. Dünya insanların doktorluk yapması veya yapmaması konusunda büyük bir etik tartışma yaşayacak ancak doktorluk sadece akademik düzeyde bir meslek olarak kalacak, insanlara sağlık hizmetini veren yapay zekalar çok gelişecek ve tüm dünyaya yayılacak.
Wozniak’ın asıl ilginç beklentisi ise uzaylılar hakkında. Apple’ın kurucusuna göre, uzaylılarla temas kurmamız an meselesi ve 2075’e geldiğimizde uzaylılar hayatımızın bir parçası olacak.
2024’te kaç kişi Bitcoin sahibi olacak?
Bitcoin için 2024 tahmini
Bitcoin ve kripto para piyasasına yönelik tahminleriyle bilinen ünlü analist Willy Woo, geçtiğimiz günlerde dünya nüfusunun yüzde 1,7’sinin Bitcoin’e sahip olduğunu tahmin ettiğini söylemişti. Woo, bu kez geleceğe yönelik tahminlerde bulundu. Tahminlerini bir grafik üzerinden paylaşan Woo; mobil hesaplar, internet kullanıcıları, PayPal hesaplarını dikkate alarak tahminlerde bulunuyor. Woo’ya göre Bitcoin’in alt benimsenme oranı yüzde 1,3 seviyelerinde. Woo, Bitcoin’in 2021 yılına seviye atlayacağını, bu 4 yıllık süreçte tarihinin en hızlı büyümesine şahit olacaklarını söylüyor. Woo’nun 2024 yılı tahminlerine göre Bitcoin’in dünyanın yüzde 25’i benimsemiş olacak. Geçmişteki 11 yıllık oranlara baktığımızda ise Bitcoin’inin benimsenmesi yüzde 1’in altında kalmıştı. Yaşanacak bu üstel büyüme, piyasalarda da birçok dengenin değişmesine neden olacak. Chainalysis verilerine göre Bitcoin’i şu anda en çok benimseyen ülke ise Ukrayna.Foxconn siber saldırıya uğradı
Foxconn siber saldırıya uğradığını bildirdi
Apple ile ticari ilişkileriyle tüm dünyanın tanıdığı, en önemli elektronik üreticilerden Foxconn, siber saldırıya uğradığını duyurdu. Bu saldırının 29 Kasım’da gerçekleştiği bildirildi. Paylaşılan bilgilere göre Foxconn¸DoppelPaymer tarafından saldırıya uğradı. 29 Kasın’da gerçekleşen bu saldırıda, DoppelPaymer’ın şirkete ait dosyaları şifrelediği belirtildi. Ayrıca bazı yedeklemelerin de yok edildiği duyuruldu. Foxconn’a yapılan bu saldırıda, DoppelPaymer’ın şifreli dosyaları çözmek için Foxconn’dan 1804 Bitcoin talep edildiği belirtildi. Yaklaşık 34.5 milyon dolarlık bu fidye saldırısına Foxconn’a 3 gün süre tanındı. Foxconn’un son olarak ne yaptığı paylaşılmadı. Foxconn’un bilgisayar korsanlarına ulaşmış olabileceği be bu sorunu çözmüş olabileceği belirtilyior. Sophos tarafından yapılan açıklamaya göre, saldırıya uğrayan şirketlerin fidyeyi ödemesi, verileri diğer yollarla almaktan iki kat daha pahalı.JPMorgan Bitcoin için iddialı
JPMorgan Bitcoin konusunda iddialı
Kripto para sektörü, geleneksel piyasalarda da yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Altın ve dolar gibi yatırım araçları, kripto para sektörü karşısında güç kaybediyor. ABD merkezli dev yatırım bankası JPMorgan, kripto para sektörüne karşı ilk etapta bir hayli mesafeli davranmıştı. Hatta kripto paraları dolandırıcılık aracılığı ile nitelendiriliyordu. Ancak son dönemde JPMorgan Bitcoin ve diğer kripto para birimlerine bir hayli ılımlı yaklaşıyor. JPMorgan’a göre uzun vadede Bitcoin’e yapılan yatırımlar artış gösterecek. Bitcoin’e yönelik bu eğilim, altını da bir hayli zor durumda bırakacak. JPMorgan’ın bu tahminin ana nedeni olarak ise kurumsal yatırımcıların Bitcoin’i benimsemeye daha yeni başlaması gösteriliyor. JPMorgan’ın tahminlerine göre orta ve uzun vadede altın fiyatı büyük bir darbe alacak. JPMorgan tarafından yayınlanan yakın tarihli raporlarda, yatırımcıların altndan vazgeçip Bitcoin’e yöneldiğine yönelik bilgiler paylaşılmıştı.Milyon Dolarlık Bitcoin transferi 1.25 dolara yapıldı
Milyon Dolarlık Bitcoin Transferi için 1.25 dolar
Kripto para sektörünün sunduğu avantajlar arasında, transfer ücretlerinin çok düşük olması da yer alıyor. Hatta milyon dolar değerindeki transferler bile çok düşük ücretlerle gerçekleştirilebiliyor. Bu konudaki son örneklerden biri de 8 bin 692 Bitcoin’in transferi oldu. Bu transfer için sadece 0,0000652 Bitcoin ödendi. Bunu dolar olarak düşündüğümüzde ise 166 milyon dolarlık transferde yalnızca 1.25 dolar ödendi. Yaşanan transferin, Bitcoin’in geleneksel bankacılık sistemine karşı üstünlüğüne örnek olarak gösterildi. Ortalama işlem ücretin Bitcoin ekosisteminde 4.32 dolara denk gelirken, bu ücret çok değişkenlik gösteriyor. Bitcoin ağında gerçekleşen işlemlerde, işlem ücreti madenci teşvikleriyle belirleniyor. Kripto para ekosisteminde, transfer yapılan tutarlar çok büyük olsa da ödenen işlem ücretleri bir hayli düşük oluyor.TikTok yasağı için yeni gelişme
ABD’de TikTok yasağı uygulanacak mı?
TikTok uzun süredir ABD’de yasaklanma riskiyle karşı karşıyaydı. Özellikle bir önceki ABD başkanı Trump ve yönetimi, TikTok’a adeta savaş açmıştı. Ancak başkanlıkta yaşanan değişiklik, TikTok’u bir nebze umutlandırmıştı. Yine de Trump’ın yaptığı yaptırımlar nedeniyle, TikTok’un yasaklanma durumu mahkemede görüşülmekteydi. Wahington bölge mahkemesinde yargıç olan Carl Nichols, Ticaret Bakanlığı’nın TikTok’u yasaklayıcı kararı için ‘ileriye gitmiş olabilir’ ifadesini kullandı. Yargıç tarafından verilen kararla TikTok, ekonomik yaptırımlardan kurtuldu. Dolayısıyla TikTok, yeni yönetimle sorun yaşamazsa ABD’de faaliyetlerine devam edebilecek diyebiliriz. ABD yönetimi, TikTok’un ABD’deki operasyonlarına ABD’li bir şirkete satmasını zorunlu hale getirmişti. Bu dönemde Microsoft ile TikTok arasında ABD’deki operasyonların satışı konusunda görüşmeler yapılmıştı. Ancak TikTok, bir hayli yavaş davranmıştı. Mahkeme tarafından verilen karar, TikTok’u artık bir hayli rahatlattı diyebiliriz.MSI fabrikasında hırsızlık yapıldı
MSI fabrikasında hırsızlık
Üst düzey performanslarıyla bilgisayar sektörünün önemli oyuncuları arasında yer alan MSI, bu kez hırsızlık vakasıyla gündeme geldi. MSI’ın fabrikasında ekran kartı hırsızlığı gerçekleşti. Pandemi nedeniyle bilgisayar sektörüne olan talepte artış yaşanırken, stok sorunları da yaşanıyor. Donanım konusunda yaşanan stok sıkıntısı, üreticileri bir hayli zor durumda bırakıyor. Bu durum nedeniyle, donanım e bilgisayar sektöründe hırsızlık vakalarında da artış yaşanmış durumda. MSI’ın fabrikasında bulunan ve her birinin içeriğinde 5-6 adet RTX 3090’in bulunduğu 40 adet koli çalındı. Bu 40 kolinin toplam değerinin ise 336 bin 500 dolar olduğu belirtildi. MSI bu olaydan sonra hırsızların bulunması için 100 bin Yuan’lık ödül belirledi. RTX 3090 konusunda yaşanan stok sıkıntısı, hırsızların da bu alanda daha fazla olaya karışmasına neden oluyor. Bu RTX 3090’lar, ikinci el piyasasında çok yüksek fiyatlara satılabilir.Mapbox sürücüsüz otomobillere harita sağlayacak
Harita geliştirme hedefli bir startup olan Mapbox önemli bir hamle yaparak Microsoft, Intel ve SoftBank ile anlaşma sağladı.
Sürücüsüz otomobil
Mapbox’ın geliştirdiği haritalar artık bu üç şirketin hizmetleri üzerinden sürücüsüz otomobil hizmetlerinde kullanılacak.
Mapbox haritalarının özel bir uygulaması bulunmuyor ancak şirket yine de Google Map veya HERE gibi popüler navigasyon uygulamalarına rakip bulunuyor. Snapchat’in harita fonksiyonu da Mapbox haritalarını kullanıyor. Şirket, başka uygulamaların kullanacağı harita alt yapısını sunuyor.
SoftBank’tan 228 milyon dolarlık yatırım almasıyla gündeme gelmiş olan şirket şimdi Microsoft, Intel ve SoftBank’ın işlemci şirketi ARM ile ortaklık kurarak akıllı otomobillerde, sürücüsüz teknolojiler için gereken haritaları sağlayacak.
e-ink ekranlar giyilebilir cihazlarda kullanılabilir
e-ink ekranlar giyilebilir cihaz sektöründe kullanılabilir
e-ink ekranların göz yormayan ve ışık altında yansıma yapmayan rahat okunabilir özelliği, birçok alan için büyük avantaj sağlıyor. Ancak bu ekranların renksiz olması kullanım alanını kısıtlı hale getiriyordu. E Ink ve Plastic Logic ortaklığıyla yapılan yeni çalışma, e-ink ekranların geleceği için umut oldu. Bu ortaklıkla dünyanın ilk katlanabilir özelliğe sahip ve renkli e-ink ekranı geliştirildi. Şimdiye dek kitap okuyucu sektörü dışında çok az gördüğümüz e-ink ekranlar, bu yeni ekran teknolojisiyle birçok alanda kullanılabilir. Geliştiriciler yaptıkları prototip çalışmada 2.1 inch büyüklüğünde ve 240×146 piksel çözünürlüğünde bir ekran geliştirdi. Katlanabilir özellikteki bu ekranın güç tüketimi çok küçük olması önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca günümüzdeki LCD ekranlardan da daha ince olması, özellikle de giyilebilir cihaz sektöründe kullanımına yönelik önemli bir potansiyel barındırıyor.OnePlus kurucusu Carl Pei start-up kuruyor
OnePlus kurucusu Carl Pei için yeni dönem
Günümüzde teknoloji sektörünün önemli markalarında OnePlus, 2013 yılında Carl Pei ve Pete Lau tarafından kurulmuştu. Pei, kendi start-up’ı ile yeni bir yolculuğa başlıyor. OnePlus Ekim ayında kendi start-up’ını kurmak amacıyla şirketten ayrılmıştı. Wired’a konuşan Pei, yakın çevresi ile ilişkileri sonucunda 7 milyon dolar topladığını ve ses üzerine çalışan yeni bir start-up kurmak üzerine olduğunu duyurdu. Yeni start-up’ın iş alanının 2021 yılında duyurulması bekleniyor. Pei’nin bu çalışmasının sadece kulaklık odaklı olmaması, yenilikçi teknolojilerin bu start-up’la hayata geçmesi bekelniyor. Pei Wired röportajında pazarın buna nasıl tepki vereceği konusunda meraklı olduklarını, vizyonları çerçevesinde agresif bir şekilde hareket edeceklerini söylüyor. Ayrıca Pete Lau ile aralarında işten ayrılmayı gerektirecek bir sorun olmadığını da belirtti.comScore ücretsiz erişim istatistiği sunacak
Global bazda medya ölçüm hizmetleri veren comScore, dijital reklamcılık için çok önemli olan erişim istatistiklerini artık ücretsiz olarak sunacağını açıkladı.
Buna göre firma yaz aylarından itibaren dijital erişim istatistiklerini ücretsiz sunarak dijital reklamcılıkta güven ve şeffaflığın artırılmasına yardımcı olmayı hedeflediğinin altını çiziyor.
Dijital reklamcılıkta güven ortamı
comScore aynı zamanda, dijital reklamcılıkta odak noktasının yüksek görüntülenme rakamları olmadığının da altını çizerek, reklamverenlerin kitle, demografi, lokasyon, erişim, sıklık gibi metrikleri göz önünde bulundurması gerektiğini de vurguladı.
Firma, ücretsiz erişim istatisği hizmeti sayesinde dijital reklamcılıkta önemli bir güven ortamının oluşacağını ve içerik üreticilerinin daha kaliteli içerik üretimi için motive olacağını ifade ederek, yaz aylarında başlayacak yeni uygulamanın comScore hizmetlerinin yaygınlaşmasına da katkısı olacağının altını çizdi.
thyssenkrupp Asansör’ün yeni CEO’su Artuğ Özeren oldu
Yapı sektörünün deneyimli ismi
Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Özeren, Leeds Üniversitesi’nde Satış ve Pazarlama alanında MBA yaptı. Çalışma hayatına 1995 yılında tıp sektöründe mühendis olarak başlayan Özeren, 1998 ila 2004 yılları arasında Sabancı Holding bünyesindeki Brisa’da Pazarlama Uzmanı olarak çalıştı. 2004 ila 2007 yılları arasında Legrand’da Marka Müdürü olarak inşaat sektörüne adım atan Özeren, 2008 ila 2010 yılları arasında inşaat malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren Schiedel Chimney Systems’da Genel Müdür görevini üstlendi. 2010 yılından günümüze kadar Roto Frank’ta Genel Müdür olarak Yakın Doğu Bölgesi’nde yönetici rolleri de üstlenen Özeren, özellikle stratejik satış, büyüme ve değişim yönetimi konusundaki tecrübesiyle thyssenkrupp Asansör’ün yeni döneminde şirketin büyümesi ve geliştirilmesinden sorumlu olacak.Otonom Tır Girişimi Locomation’a ScaleX Ventures’tan yatırım
“Hedefimiz Locomation ekibi ile bir unicorn yaratmak”
Otonom tırın geleceğin teknolojileri arasında yerini şimdiden almaya başladığını belirten ve konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ScaleX Kurucu Ortağı Dilek Dayınlarlı, “İnsansız otonom araçların uzun bir süre daha piyasaya çıkamayacağı geçiş döneminde, yarı otonom araçların kısa vadede yaygınlaşmasını bekliyoruz. Locomation da bu alandaki ilk ticari anlaşmasıyla bir devrim yaratarak başarısını ortaya koydu. Bugün hemen hayata geçebilecek teknolojileri üreten Locomation ile otonom araç alanında yatırım yapan ilk Türk fon olmanın gururunu yaşıyor, kısa sürede dünyada adından söz ettirecek bir unicorn yaratmayı hedefliyoruz” dedi.
İlk büyük ölçekli ticari otonom tır anlaşması
Geçtiğimiz aylarda Wilson Logistics ile tarihteki ilk ticari otonom araç anlaşmasını gerçekleştiren Locomation ekibi, 2022’den başlamak üzere Wilson Logistics yönetimindeki minimum 1120 tırı, çığır açan “Autonomous Relay Convoy” (ARCTM) teknolojisi ile donatacak. Öte yandan NVIDIA ile de stratejik ortaklık anlaşması imzalayan Locomation, 2022’den başlayarak tırlarında NVIDIA DRIVE AGX Orin platformunu kullanacak. Saniyede 200 trilyondan fazla işlem yapabilen Orin, bir önceki nesil Xavier SoC platformundan yaklaşık 7 kat daha yüksek performansa sahip. Deneyimli bir girişimci ve eskiden Carnegie Mellon’ın Robotik Enstitüsü’ndeki Ulusal Robotik Mühendisliği Merkezi’nde fakülte üyesi olan Locomation CEO’su Çetin Meriçli, ticari ve askeri uygulamalar için karmaşık robotik sistemleri geliştirme konusunda 20 yıla yakın deneyime sahip olmasının yanı sıra çok sayıda uygulamalı robotik projesinin de içinde yer aldı. Şirketin CTO’su Tekin Meriçli de aynı şekilde Carnegie Mellon’ın Robotik Enstitüsü’ndeki Ulusal Robotik Mühendisliği Merkezi’nde ticarileştirme uzmanı olarak görev almasının yanında robotik ve bilgisayar bilimleri alanında 40’ın üzerinde makale yayınladı.Uber otonom sürüş bölümünü Aurora’ya satıyor
Bu iş tek başına yapılamayacak kadar büyük
Otonom sürüş teknolojisini Google’dan çaldığı mahkeme kararıyla tespit edilen Uber, şimdi bu çaldığı teknolojileri Aurora’ya devredecek. Ancak ödeme kısmı biraz karışık. Aurora, Uber’e ortaklık verirken, Uber elindeki teknolojileri devredecek ve üzerine de 400 milyon dolarlık yatırım yapacak. Ayrıca Uber’in CEO’su Dara Khosrowshahi de Aurora’nın yönetim kuruluna girecek. Böylece Aurora, Uber ortaklığı ile otonom sürüş teknolojisi geliştiren bir şirkete dönüşecek ama şirketin yaşayacağı zararlar ve sorunlar, Uber’in bütçesini veya mali raporlarını, ya da hisse değerlerini çok sert şekilde etkilememiş olacak. Uber’in otonom araçları 2018 yılında Kaliforniya’da bir yayayı ezmekten kıl payı kaçabilmişti, bunun üzerine de tüm Kaliforniya halkı Uber araçlarına tepki göstermiş, federal hükumet devreye girerek Uber’in otonom araçlarını şehirden “zorla” çıkarmıştı. Uber marka olarak da bu olaydan büyük hasar almış, halkın sempatisini kaybetmişti. Pek çok insan Uber servisini kullanmaktan vazgeçtiğini duyurmuştu.MIT dünyadaki adres sistemini değiştirecek
Dünyada 4 milyar insanın fiziksel bir adrese sahip olmadığını biliyor muydunuz?
Otoyolun 38. kilometresi
Şehir veya köylerin dışında yaşayan çoğu insan için belirli bir adres sahibi olmak çok zor bir konu. Hatta bu sorunu yenmek isteyen kimi kurumsal şirketler, fabrikalarının veya şirket merkezlerinin adresini belirtmek için “otoyolun 38. kilometresi” gibi ifadeler kullanmak zorunda kalıyorlar ancak bu adresleme yöntemi çok sağlıklı bir sistem değil.
MIT şimdi yapay zeka yardımıyla, dünyanın uydu fotoğraflarından yola çıkarak dünya üzerindeki her bölgeyi adresleyecek bir sistem geliştirmeye çalışıyor.
MIT’e göre, hala kullanılan coğrafi enlem ve boylam sistemi varlığına devam etse de insanların anlayabileceği ve kolaya çözümleyebileceği daha pratik bir sistemi hayata geçirebilirse, dünyada adres sıkıntısı yaşayan 4 milyar insanın sorunu da çözülmüş olacak.









