Netflix ebeveyn denetimini artıyor

0

Netflix ebeveyn denetimini artırarak, ailelerin platformu daha güvenli bir şekilde kullanmasını sağlıyor. Netflix, bu kapsamda yeni özelliklerini duyurdu.

Netflix ebeveyn kontrolünü artıyor

Erişimin neredeyse sınırsız olduğu internet dünyasında, ebeveynler çocuklarının internet kullanımını takip etmek zorundalar. Birçok platform, ebeveyn de kontrolü sağlayarak çocukların güvenilir içeriklere ulaşması için çalışıyor.

Ebeveyn kontörlü konusunda en beğenilen platformlardan biri de Netflix. Geliştirme çalışmalarına devam eden Netflix, ebeveyn kontrolünü artıracak bazı yeni özellikler duyurmaya hazırlanıyor. PIN korumalı içerikler özelliğinin dünya genelindeki kullanıcılara sunulması ve ebeveynler içerikleri şifreleyerek kontrol altına almaları sağlanacak.

Ayrıca ebeveynler yaş filtresi de kullanarak çocuklarının yaşlarına uygun içeriklerin listelenmesini sağlayabilecek. Engellenen içeriklerin o profilde görülmesinin önüne geçilmiş olacak.

Koronavirüs nedeniyle birçok ülkede insanların eve kapandığı bu dönemde, Netflix’in yeni özelliklerinin çok isabetli bir hamle olduğunu söyleyebiliriz. Ebeveyn kontörlü ile aile boyu kullanımın sağlanmış olmasının da platformun kullanıcı sayısına olumlu yansıyacak.

Koronavirüsün dijital medya ve mobil üzerindeki etkisi

0

Koronavirüsün ortaya çıkmasıyla dijital medya ve mobil tüketimde belirli bir artış söz konusu. MMA Türkiye bu değişimi ele alıyor

 Mobil Pazarlama Birliği Türkiye (MMA Türkiye) içinde bulunduğumuz koronavirüs döneminin dijital medya ve mobil üzerindeki etkisini araştırdı. MMA Türkiye bu amaçla eğitim, iş, oyun, sosyal, eğlence, e-ticaret, sağlık ve yemek getirme uygulamalarını inceledi.

Korona virüsünün etkileri aşamalar halinde ortaya çıktı. Son dalga salgının ortaya çıkması ile işletmeler ve hükümetler daha ciddi önlemler almaya başladı. Bunlara; sokağa çıkma yasakları veya ülkemizde olduğu gibi kalabalık ortamların ortadan kalkması için kafe, mağaza, spor salonu gibi işletmelerin geçici olarak kapatılması örnekleri verilebilir. Çin’de başlayan ilk dalga, takibinde İtalya, Japonya ve Güney Kore, ardından Fransa ve Almanya, şimdi de ABD ve Birleşik Krallık’ta mobil ekonomi üzerindeki etkisinin göstergelerini görmek mümkün. İnsanlar evde kaldıkları dönemlerde, haberleri takip etmek, rutin hayatındaki boşlukları doldurmak veya eğlenmek için mobil cihazlarıyla daha çok etkileşim haline girdiler. Örneğin; Çin’de Ocak ayında başlayan, sokağa çıkma yasağı ve karantina uygulamalarıyla beraber günlük mobilde geçirilen süre 5 saat gibi ciddi bir rakama ulaştı.

İş ve eğitim uygulamaları yükselişte

Çin’de Şubat 2020’nin ilk yarısında iş ve eğitim uygulamaları, 2019’daki haftalık indirilme ortalamasının yaklaşık 2 katı seviyesine çıktı. Bu dönemde en popüler olanlar, Huawei Cloud WeLink, DingTalk ve ZOOM Cloud Meetings uygulamaları oldu.

İtalya’da da bu yönelime benzer bir durum ortaya çıktı. Ülkenin karantina altına alınması gibi yaşanan ciddi gelişmelerden sonra Mart ayının ilk haftasında; Google Play ve İOS platformlarından iş uygulamalarında 761 bin indirme gerçekleşti. Bu rakam, 1 yıl önceki haftalık ortalama sayılarla karşılaştırıldığında yüzde 135 artışın göstergesi.

Hepimizin sanal toplantılar için sıkça kullandığı Zoom Cloud Meetings uygulaması ise 15 Mart’tan itibaren Türkiye App Store’da 1. sırada, bütün kategoriler sıralamasında ise 20 Mart’dan itibaren 3.sırada yerini aldı.

 Kullanıcılar eğlenmek için mobil oyunları tercih ediyor  

Karantina ve evden çıkma politikalarının artmasıyla birlikte kullanıcıların, eğlenmek için mobil oyunlar oynadığı görülüyor. Çin’de iş uygulamalarında yaşanan yönelim gibi oyun indirmelerinde de aynı artış söz konusu. Ayrıca, Şubat 2020 içerisinde haftalık oyun indirme oranı bir önceki yılın haftalık indirme oranı ile karşılaştırıldığında yüzde 80 oranında artış gösteriyor. Güney Kore pazarı da virüsten ilk etkilenen ülkeler kategorisinde yer alıyor. 23 Şubat haftası ortalama oyun indirmeleri, 2019 haftalık oyun indirme ortalamasına göre yüzde 35 artarak 15 milyon indirmeyi aştı.

Sosyal medya ve video izleme uygulamalarında etkileşim ve zaman geçirme artıyor

Oyun uygulamalarının yanı sıra, kullanıcılar bu süreçte, sosyal medya ve video izleme uygulamalarında da bolca zaman geçiriyor. Çin’de ilk salgın gelişmeleri boyunca TikTok uygulamasında kullanıcı başına harcanan ortalama sürenin yanı sıra Android kullanıcıların uygulamada geçirdiği toplam sürenin artışı da dikkat çekiyor. Sosyal medya uygulamalarına bakıldığında kullanıcıların platformlarda yaptığı paylaşımlar 275 milyonun üzerine çıktı. En çok paylaşım yapan kullanıcıların Japonya, ABD ve Güney Kore lokasyonunda yer aldığı görüldü. 21 Ocak – 11 Mart tarihine bakıldığında dünya genelinde salgın hakkında 275 milyon paylaşım gerçekleşti ve bu sayı ülkemizde 6,5 milyon civarında seyretti. Konuyla ilgili paylaşımlar cinsiyetler özelinde; yüzde 65 erkek ve yüzde 35 kadın kullanıcılardan oluşuyor.

E-ticaret ivme kazanmaya devam ediyor

Bu kategoride yer alan sitelerin de, 9-16 Mart tarihleri karşılaştırıldığında PC’de e-ticaret trafiğinde yüzde 15.10’luk bir artış oldu. “#evdekaltürkiye” kampanyasının başladığı 10 Mart’tan itibaren kullanıcının bu sitelere ziyareti artış gösterdi. 16 Mart’da ise bu trafik zirve yaptı. Zirve yapan günde en çok ziyaret edilen e-ticaret siteleri: 1.n11.com 2.hepsiburada.com 3.gittigidiyor.com 4.trendyol.com 5.cimri.com Dünyada yaşanan e-ticaret trafiğine bakıldığında ise Asya pazarında yüzde 32’lik bir artış yaşanıyor, karantina uygulamalarının devam etmesi sebebiyle de yaşanmaya devam edecek gibi duruyor. Özetle, e-ticaretin salgından negatif yönde etkilenmediği gözüküyor.

Öte yandan video izleme uygulamalarına baktığımızda; ABD’de Android telefonlar özelinde ilk 10 video akış uygulamasında kullanıcılar, 1-7 Mart haftasında 405 milyon saat video içerik tüketti. Roku ve Pluto.tv uygulamaları da ilk 10 uygulamaya girdiği göze çarpıyor. Bu yönelimler ABD’li vatandaşların yaşanan son olaylar nedeniyle evlere kapandığının ve mobil cihazlarından video içerikleri tüketerek vakit geçirdiklerinin önemli bir göstergesi.  

Merceğimizi İtalya’ya çevirdiğimizde TV izleme oranı çocuklar özelinde yüzde 14,2, 15-24 yaş arası gençlerde ise yüzde 14,2’lik bir oranda arttı. Ayrıca, İtalya son çıkan gelişmeleri takip etmek amacıyla, haber sitelerinde yüzde 150’lik bir trafik artışı yaşandı. Yukarıda yer alan raporda ise; ABD ve Birleşik Krallık vatandaşlarının bu salgın boyunca normalden daha fazla yaptığı aktiviteler sorulduğunda, genel bakışta; kullanıcıların yüzde 38’i daha çok online haber okuduğu, yüzde 36’sı daha çok TV izlediği görülüyor.

Yemek çağırma uygulamalarına talep artıyor

Ofislerin eve taşınması, sosyal izolasyonun yaygınlaşması ile evlere kapanan kullanıcılar acıktıklarında yemek yapmak için ya dışarıdan yemek söylüyor ya da yemek yapacağı malzemeyi bu uygulamalar aracılığıyla getirtiyor. Bu etmenlerden dolayı, bu hizmetleri sağlayan uygulamaların da kullanımlarında gözle görülür bir artış söz konusu. İspanya, ABD ve Fransa’da bu kategorilerdeki uygulamaların oturum rakamlarında ciddi artışlar dikkat çekiyor. Fransa, özellikle 16 Şubat haftasında artış gösterirken, İspanya ve ABD takibi 1 Mart haftası itibariyle büyüme gösteriyor. Bu oturumlar; restoran araştırması, teslimatın durumu veya ürün satın alması olmakla birlikte gıdaya talebin de bir yansıması niteliğinde.

Ülkemizde bu kategoride yer alan Yemeksepeti ve Getir uygulamaları da temassız teslimat metodu ile salgın ortamına ayak uydurarak hem kullanıcıların hem de çalışanlarının sağlığını göz önünde bulunduruyor.

Kullanıcılar ruhsal ve beden sağlığı için sağlık uygulamalarına yöneldi

Mart’ın ilk haftasından itibaren ABD’de Android telefonların sağlık kategorisinde yer alan uygulamalarında zaman geçirme oranları artış gösteriyor. Evde vakit geçirme oranlarının artması, sosyal mesafe uygulamaları ve salgın haberleri nedeniyle içine kapanan kullanıcılar, meditasyon uygulamalarıyla mental anlamda kendilerini rahatlamaya ve stres kontrolü sağlamak için bu uygulamalara talep gösteriyorlar. Ayrıca, hareketsizlikten ötürü spor egzersizleri gösteren uygulamalar da evde spor yapmak isteyen kullanıcılar açısından kullanılan bir başka uygulama türü.

Seyahat ve otomotiv sektörü talep kaybı yaşıyor

Avrupa’da 2020’nin ilk çeyreğinde havaalanı trafiği yüzde 13,5’lik bir gerileme yaşamış durumda. Britanyalıların yüzde 21’i yaptığı tatil rezervasyonunu iptal ediyor veya hiçbir rezervasyon yapmıyor. Ayrıca, İtalya’da otomotiv en çok salgından etkilenen sektör oldu. Satışlar yüzde 72 oranında düşmüş durumdayken, yıllık karşılaştırmada Şubat ayı satışları yüzde 9’luk düşüş yaşadı.

Microsoft Ruben Caballero’yu transfer etti

0

Microsoft Ruben Caballero’yu transfer ederek yönetim ekibini güçlendirdi. 14 yıllık Apple geçmişi olan Ruben Caballero, özellikle tasarım yeteneğiyle tanınıyor.

Microsoft Ruben Caballero ile anlaştı

Günümüzde teknoloji devleri, hem ekiplerini daha güçlü hale getirmek hem de diğer şirketlerin kültürlerinden de faydalanabilmek için transferler yapabiliyor. Bu kez Microsoft, eski bir Appple çalışanı olan Caballero’yu transfer ederek ekibini güçlendirdi.

Daha önce Apple’da 14 yıl süreykle kablosuz bileşenlerin tasarımı konusunda çalışan Caballero’nun, Microsoft’a önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

Caballero, günümüzün popüler cihazları Mac, iPad ve iPhone modellerinin anten tasarımlarına imza atmıştı. Buna ek olarak Apple’ın kablosuz teknolojiler test laboratuvarında yönetici olarak da yer almıştı. Caballero, 2019 yılında 5G’li iPhone projesine başladığında ise şirketteki görevinden ayrılma kararı almıştı.

Aradan geçen bu kıssa süreçte Caballero Microsoft’un dikkatini çekti ve dünya devi şirketin ekibine katılmış oldu. Caballero’nun Microsoft’ta HoloLens gibi ürünlerin kablosuz teknolojileri üzerinde çalışması bekleniyor.

John Bollinger Bitcoin tahminini açıkladı

Ünlü yatırımcılar ve girişimciler, kroonavirüsün kripto para piyasasına etkilerine yönelik tahminlerini açıklıyor. Son olarak John Bollinger Bitcoin tahminlerini paylaştı.

John Bollinger Bitcoin tahmini

Koronavirüs salgını, tüm dünyada ekonomik olarak olumsuz bir tablo meydana getirdi. Bu olumsuz tablodan, ülkeler para basarak çıkış arıyor.

Koronavirüsün etkileri, kripto para piyasasında da doğrudan hissediliyor. Dünyaca tanınan kripto para tüccarı John Bollinger, kripto para piyasasına yönelik kendi tahminlerini paylaştı. Kendi Twitter hesabından paylaşımlarda bulunan Bollinger, 20 yılı aşkın ticaret deneyimi olan kişilerin bile pandemi sonrasında olacakları tahmin edemediğini söyledi. Bollinger, pandemi nedeniyle piyasada sıkıntılar oluştuğunu belirterek Bitcoin’in 12 Mart’taki yüzde 48’lik sert düşüşüne dikkat çekti. Bollinger ayrıca Bitcoin’in riskli bir araca dönüştüğünü görmenin de ilginç olduğunu söyledi.

Koronavirüsün kripto para piyasasına etkilerine yönelik çok farklı yorumlar bulunuyor. Bollinger biraz daha olumsuz tabloya dikkat çekerken, Galaxy Digital’in CEO’su Mike Novogratz 2020’nin Bitcoin’in yılı olacağını söylemişti. Benzer şekilde ünlü milyarder Tim Draper de Bitcoin’in bu süreci iyi atlatacağını belirtmişti. Kripto para piyasasının önemli isimlerinden Peter Brandt ise Bitcoin’inin bu krizde kendisini ispatlaması gerektiğine vurgu yaparak, aksi halde Bitcoin’in fazla zamanı kalmadığını söyledi.

Çin’de drone’la yemek teslimatı başladı

0

Çinli Alibaba grubu, ülkede yemek siparişi gönderen yatırımı Ele.me ile 17 farklı lokasyonda yemek siparişlerini uçan drone’lar ile teslim etmek üzere yerel yönetimlerden izin aldı.

Uçan yemekler dönemi

Böylece Çin, eve verdiğiniz yemek siparişlerinin uçarak geldiği ilk ülke olacak. 

Drone ile yemek siparişi servisi pek çok yerde test ediliyordu anca test dışında ticari kullanım için yasal izinler hiçbir şirkete verilmemişti. 

Şangay’daki restoranlar ve çevresindeli 25 kilometrelik alan için geçerli olan ilk uygulamada Alibaba’nın yemek sipariş şirketi Ele.me Çin’li müşterilerine 100 farklı restorandan teslim aldığı yemekleri sipariş alındıktan sonraki 20 dakika içinde teslim etme garantisi veriyor.

Airbnb emlak davası düştü

0

Airbnb emlak danışmanlarının tepkisi nedeniyle Fransa’da davalık olmuş ve Fransa’daki faliyetlerinin durdurulması istenmişti.

Fransa’daki emlakçıları temsil eden France’s Association for Professional Tourism and Accommodation (AHTOP) kurumu, şirketin lisanssız şekilde çalıştığını iddia ediyordu. 

Airbnb emlakçı mı değil mi?

AHTOP’a göre Airbnb’nin ev kiralamaya aracılık edebilmesi için Fransız yasalarına uygun şekilde emlakçı lisansı alması gerekiyor.

Ancak Airbnb, Avrupa Birliği’nin elektronik hizmetler yasasına uygun çalıştğını ve başka lisansa ihtiyacı olmadığını dile getirerek savunma yaptı.

Mahkemenin yorumuna göre, Airbnb’nin verdiği hizmet klasik emlak danışmanlığı hizmeti değil, sadece ev sahiplerinin ilanlarını yayınlayan ve bunun karşılığında bir ücret alan online ilan servisi… Dolayısıyla emlakçılık yasasına göre bir lisans edinmesi gerekli görülmedi.

Güney Kore Merkez Bankası kripto para çıkarıyor

Güney Kore Merkez Bankası kripto para çıkarmak için test programı başlattı. CBDC isimli para birimi için artık somut adımlar atılmaya başlandı.

Güney Kore Merkez Bankası kripto para birimi çıkarıyor

Özellikle Asya ülkelerinin merkez bankaları, kripto paralara yönelik ılımlı bir yaklaşım gösteriyor. Hatta bu merkez bankaları, kendi kripto para birimlerini çıkarmak için girişimlerde bulunuyor.

Çin Merkez Bankası’nın Dijital Yuan hamlesinden sonra, Güney Kore Merkez Bankası da bu konuda önemli bir adım attı. Güney Kore Merkez Bankası (BOK), CBDC isimli kripto para birimini çıkarmak için test programına başladığını duyurdu.

Şubat 2020’de teorik çalışmalarına başlanan, Mart 2020’de somut olarak başlatılan bu program için 22 aylık bir süre belirlenmiş durumda. Yani test programı Aralık 2021’de son bulacak.

Test programı kapsamında ilk olarak tasarımlar ve gereksinimler belirlenecek. Daha sonra ise bu pilot sistem oluşturulup test edilecek.

Güney Kore’nin kısa vadeli planları arasında kripto paraları kullanmak yer almıyor. Güney Kore tam aksine nakit kullanımının daha önemli olduğu düşüncesinde. CBDC para birimi ise gelecekte oluşabilecek dijital talebe karşı ülkenin hazırlıklı olması için başlatılmış bir proje konumunda.

Tim Draper kripto paralara yönelik tahminde bulundu

Ünlü milyarder Tim Draper kripto para piyasasına yönelik tahminlerini açıkladı. Tim Draper, koronavirüsün kripto para piyasasına etkileri hakkında konuştu.

Tim Draper kripto para tahminini paylaştı

Koronavirüs birçok sektörü etkilediği gibi kripto para piyasasına da etki ediyor. koronavirüsle, her alanda dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülüyor.

Dünyaca ünlü milyarder girişimci Tim Draper, koronavirüsün kripto para piyasasına etkilerine yönelik tahminlerde bulundu. Draper’a göre birçok ülkenin koronavirüsün etkilerini hafifletmek için para basması ve bunun artarak devam edecek olmasın kripto para piyasasını doğrudan etkileyecek. Coğrafi sınırların pek de bir öneminin kalmadığı bu günümüzde, kripto para birimleri daha çok benimsenecek. Ayrıca ülkelerin ekonomilerinde yaşadığı ve bir süre daha yaşamaya devam edeceği dalgalanmalar, kişilerin kripto para piyasasına olan güvenini artıracak.

Draper’a göre Bitcoin bu krizi fırsata dönüştürmeyi başaracak ve daha çok kişi tarafından kabul edilen bir para birimi haline gelecek. Bu da koronavirüsün Bitcoin piyasasına önemli bir olumlu etki yaratacağını gösteriyor. Benzer şekilde Galaxy Digital’den Mike Novogratz da salgın nedeniyle 2020’nin Bitcoin’in yılı olacağını söylemişti.

Çin Merkez Bankası Dijital Yuan mı geliştirecek?

Bir süredir Dijital Yuan konusunda iddialar gelmekteydi. Çin Merkez Bankası Dijital Yuan ifadesini yeniden kullandı ve bu konuda kararlı olduğu gösterdi.

Çin Merkez Bankası Dijital Yuan hakkında konuştu

Kripto para sektörünün en hızlı ilerlediği yer özellikle Asya ülkeleri. Birçok girişimcinin yer aldığı Çin, bu yeniliklere en hızlı uyum sağlayan ülkeler arasında yer alıyor.

Çin Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Yifei Fan ulusal 2020 değerlendirme tele konferansında önemli açıklamalarda bulundu. Yıllık toplantıda, bankanın öncelikli hedefleri konuşuldu. Bu tele konferansta, Dijital Yuan’ın adı üçüncü kez kullanılmış oldu.

Böylelikle ilk olarak 2018 yılında başlanacağı belirtilen Dijital Yuan’a yönelik çalışmaların, koronavirüs salgını nedeniyle daha da hızlandığını söyleyebiliriz.

15 Şubat’ta düzenlenen basın toplantısında Çin Merkez Bankası, 7 ila 14 gün süreyle paraları karantinada tutacaklarını, 600 milyar Yuan yeni parayı dolaşıma sokacaklarını söylemişti. Böylelikle paralardan kaynaklı fiziksel temasla oluşabilecek bulaşmaların da önüne geçilmesi hedefleniyor.

Daha önce dijitalleşmeye önem veren açıklamalarıyla bilinen Çin Merkez Bankası’nın, koronavirüs salgını sonrasında dijitalleşme çalışmalarına hız vermiş olabileceği konuşuluyor.

Tıbbi ekipmanlar Dark Web üzerinden satılıyor

0

Yasa dışı birçok işin gerçekleştiği Dark Web’de de koronavirüs etkileri görülmeye başlandı. Tıbbi ekipmanlar Dark Web üzerinden satılmaya başlandı.

Tıbbi ekipmanlar Dark Web üzerinden kripto parayla satılıyor

Koronavirüs salgını nedeniyle birçok ülkede tıbbi ekipmanlara ulaşmak çok zor hale geldi. Hatta satışlarda yapılan fırsatçılık ile yükselen fiyatlar da tüketicileri zorlamaya başladı.

Koronavirüsün e-ticarette yaşattığı bu etki, Dark Web’de de görülmeye başlandı. Bazı ülkelerde koronavirüs nedeniyle Dark Web’de Bitcoin gibi kripto para birimleri aracılığıyla tıbbi ekipmanlar satılmaya başlandı.

Dark Web’de N95 maskelerin yanı sıra yasadışı bir şekilde koronavirüs test kitlerinin de satışı gerçekleştiriliyor.  Yani koronavirüs döneminde de yasa dışı işlerin merkezinde Dark Web yer aldı. Uzmanlar, kullanıcıları bu gibi yerlerden herhangi bir ürün almamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Her türlü ihtiyacın resmi ve teyit edilmiş kuruluşlardan alması, Dark Web gibi platformlardan ürün satın alınmaması ve ödeme yapılmaması güvenlik açısından oldukça önemli.

Samsung tasarım yarışması başlattı

0

Samsung tasarım yarışması ile karton kutuların geri dönüşümüne yönelik planlama yapıyor. Böylelikle Samsung, CES 2020’de duyurduğu yeni sistemi de deniyor.

20 bin dolar ödüllü Samsung tasarım yarışması

Günümüzde teknoloji şirketleri yenilikçi ürünler üretmenin yanı sıra geri dönüşüme yönelik de stratejiler izliyor. Çevre dostu ürünler üretmek ve atık konusunda tüketicilerin daha bilinçli davranması hedefleniyor.

Samsung bu amaçla CES 2020’de QR kod sistemini tanıtmıştı. Samsung’un yeni sisteminde kartonlar üzerine yerleştirilen QR kodlar tarandığında, kartonların hangi ürünlere, nasıl dönüştürülebileceğine yönelik anlatımlar çıkıyordu. Bu sayede kartonların çöpe atılması yerine, kullanıcıların tasarım amacıyla kullanması hedeflenmekteydi.

The Serif, The Frame ve The Sero isimli TV modellerinde bu tasarım sürecini başlatacak olan Samsung, kutularını tüketicilerle buluşturdu. Bu kutularla ilgili bir tasarım yarışması da başlattı.

Samsung yöneticilerinden Kangwook Chun, bu tasarım yarışmasıyla önemli bir farkındalık yaracaklarını söyledi. Smausng’un hizmet verdiği tüm ülkelerde ücretsiz olarak katılım sağlanabilen bu yarışmada verilecek toplam ödülün ise 20 bin dolar olduğu açıklandı.

Elektrikli uçan araba yarışları geliyor

Alauda, elektrikli uçan araba yarışları düzenlemeye hazırlanıyor. Alauda’nın ilk yarışının 2020 yılı içinde yapılması planlanıyor.

Elektrikli uçan araba yarışları: Alauda

Bir dönem sadece bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz uçan arabalar, artık hayatımızda yer almaya başlıyor. Hatta uçan arabalar, yarış ve spor etkinliklerinde de yer alıyor.

Elektrikli uçan araba üretimi yapan ve Airspeeder yarışlarının düzenleyicisi olan Alauda’nın kurucusundan önemli açıklamalar geldi. Matt Pearson yaptığı açıklamada, elektrikli uçan arabalarla  ilgili 2020 yılında yeni bir yarış etkinliği düzenleyeceklerini söyledi. Pearson, hiçbir şeyin teknolojiyi rekabet kadar ileri götürmeyeceğini, bu nedenle yarışların bu konuda önemli bir rol oynadığını belirtti.

Bu yarışlara hem sektördeki şirketlerin, hem de yeni şirketlerin katılabilecek olması rekabeti artıracak. Ayrıca Alauda tarafından yarışa katılacak olan takımların ihtiyaçları da karşılanarak bu konuda da destek sağlanacak.

Alauda’nın ilk yarışının ise 2020 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kroonavirüs salgını bittikten sonra Alauda’nın Avustralya’da bulunan genel merkezini çevreleyen çölde yarışların düzenlenmesi hedefleniyor. Elektrikli uçan arabalar ile yarış ve spor alanında önemli bir yenilik gelmiş olacak.

Mart ayı karnesi: Temassız ödeme kullanımı arttı

11 Mart günü ülkemizdeki ilk corona virüsü vakası görüldü. Bunun hemen ardından 18 Mart günü, temassız ödeme limiti 250 TL’ye çıkarıldı. Aradan geçen sürenin ardından Mart 2020 kartlı ödeme verileri açıklandı. Açıklanan verilere göre, temassız ödeme kullanımı 3’e katlamış durumda.

Türkiye’de temassız ödeme kullanımı arttı

BKM, Mart 2020 kartlı ödeme verilerini açıkladı.  BKM verilerine göre, mart sonu itibarıyla toplam kart adedi yıllık yüzde 9 artarak 239 milyona ulaştı. Kartlı ödeme işlem adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarken, nakit çekim adedi ise geçen yıla göre yüzde 14 azaldı. Aynı dönemde, kartlı ödeme tutarı önceki yıla kıyasla yüzde 9 artış gösterdi ve toplam 85,5 milyar TL’ye ulaştı. Nakit çekim tutarı ise, yüzde 8 ile bir önceki aya göre daha sınırlı artarak 81,6 milyar TL oldu.

Türkiye’de temassız ödeme adedinin geçen yıla göre yaklaşık 3 katına çıktığı söz konusu dönemde 2,5 milyon adet temassız özellikli kart da ilk kez kullanıldı.  Mart ayında her 5 mağaza içi ödemeden 1’i temassız yapılırken; 2,5 milyon farklı kart ilk kez temassız ödemelerde kullanıldı. Temassız ödemeler özellikle sosyal izolasyon sürecinin başladığı mart ayının ikinci haftasında zirve yaparken, en fazla temassız ödeme yapılan sektörler market, restoran ve sağlık/kozmetik oldu.

Mart ayında kartlı ödeme tutarının geçen yıla göre en fazla arttığı üç sektör market-gıda, elektronik eşya ve sağlık-kozmetik oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre market-gıda sektöründe yüzde 44, elektronik eşya ve sağlık-kozmetikte ise yüzde 16 oranında artış gerçekleşti. Yaşanan salgınla beraber alınan tedbirlerin de etkisiyle havayolları ve konaklama sektörlerinde yüzde 42, seyahat acentelerinde ise yüzde 33 oranında daralma gözlemlendi.

Ay boyunca her 5 TL kartlı ödemenin 1 TL’si internetten yapıldı. 3 milyon kart ilk kez internetten ödemelerde kullanıldı. İnternetten kartlı ödeme tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak 16,5 milyar TL’ye ulaştı.

İnternetten kartlı ödeme tutarında en fazla artış görülen sektörlerin başında ise market-gıda geldi. Market-gıda sektöründe internetten yapılan ödemeler geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık 2,5 katına çıktı ve 1,7 milyar TL oldu.

Blue Origin çalışanları koronavirüse yakalandı

0

Koronavirüs salgını uzay sektöründeki şirketleri de etkilemeye devam ediyor. Son olarak Blue Origin çalışanları da kronavirüse yakalandı.

Blue Origin çalışanları salgına yakalandı

Koronavirüs salgını hayatımızı hız kesmeden etkilemeye devam ederken, büyük şirketlerden de salgınla ilgili haber gelmeye devam ediyor. Bu Blue Origin şirketi pozitif vaka bildiriminde bulundu.

Jeff Bezos’un CEO’su olduğu ve dünyanın en büyük uzay şirketlerinden biri olan Blue Origin, toplamda 3 çalışanının koronavirüs testinin pozitif çıktığını bildirdi. Blue Origin’in kurumsal gelişim müdürü Plunkett yaptığı açıklamada, çalışanlardan birinin Cuma günü, ikisinin ise haftasonu yapılan testlerinde pozitif sonuç alındığını söyledi.

 Blue Origin yetkilileri insan teması olan tüm yerlerin dezenfekte edildiğini açıkladı. Jeffe Bezos’un şirketinde çıkan pozitif vakalar sonrasında, tüm çalışanlar için semptomları izleme süreci başlamış durumda.

Koronovirüsün diğer çalışanlara bulaşıp bulaşmadığı henüz bilinmiyor. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi koronavirüse yakalanan biriyle aynı fabrikada veya aynı iç mekanda çalışmayı düşük enfeksiyon riski olarak bildirmişti.

Foxconn satışları düşüş yaşadı

Koronavirüs salgını nedeniyle Apple’ın tedarikçisi Foxconn satışları düştü. Mart ayındaki düşüş, teknoloji sektörünün koronavirüsten etkilendiğini gösteriyor.

Foxconn satışları Mart ayında düştü

Foxconn, hem Apple’ın hem de dünyanın en önemli tedarikçilerinden biri konumunda. Tayvan merkezli Foxconn, özellikle elektronik ürün imalatı konusunda birçok yenilikçi cihazın çıkış noktası oldu.

Tayvan Borsası’na bildirimde bulunan Foxconn’un, Mart ayı içinde satışları yüzde 7,7 gösterdi. Foxconn 2020 Mart’ta 347,7 milyar dolarlık satış gerçekleştirirken, geçen yılın aynı döneminde 376,6 milyar dolarlık satış yapılmıştı.

Foxconn’un 2020 ilk çeyreğindeki toplam satış geliri ise 929,7 milyar dolar oldu. Finansal verilere çeyrek bazlı baktığımızda ise geçen yılın ilk çeyreğine göre düşüş yüzde 12 oldu.

Koronavirüs salgını özellikle akıllı telefon ve otomobil gibi nispeten lüks sayılabilecek sınıftaki ürünlere olan talepte düşüş yaşanmasına neden oldu. Foxconn’un yaşadığı bu düşüşte hem tüketicilerden daha az talep gelmesinin hem de üretime ara verme zorunluluğunun etkili olduğunu söyleyebiliriz. Elektronik üreticiler için genel olarak 2020 ilk çeyreği koronavirüs nedeniyle zorlu geçti.

TELKODER’de Yusuf Ata Arıak vizyonu devam edecek

0

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Kurucusu Yusuf Ata Arıak, hayatını kaybetti. TELKODER de yaşadığı bu üzüntünün ardından Yusuf Ata Arıak ile ilgili bir bülten paylaştı. Paylaşılan bültende Arıak’ın vizyonunun sürdürüleceği belirtildi.

TELKODER Kurucusu Yusuf Ata Arıak hayatını kaybetti

TELKODER Kurucusu Yusuf Ata Arıak’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan TELKODER, yayınladığı basın bülteninde şu sözlere yer verdi:

“Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Yüksek Mühendisliği’nden mezun olmasının ardından 1971’de iş hayatına dahil olan değerli başkanımız ve büyüğümüz Yusuf Ata ARIAK, o yıllardan bugüne kadar çalıştığı kurumlarda ve yer aldığı tüm platformlarda örnek bir insan ve profesyonel olarak; analitik, girişimci, çalışkan, dürüst ve sevgi dolu yanıyla önemli izler bırakmıştır.

Kurucusu olduğu ve kurulmasından bugüne de tam 18 yıldır başkanlık görevini büyük bir özveri ve emekle sürdürdüğü TELKODER çatısı altında Türkiye’nin geleceği ve telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi adına çok önemli çalışmalara ve başarılara liderlik etmiştir.

Her zaman doğruları işaret eden ve savunan gerçek bir sivil toplum önderi olmasından hareketle, kamu yönetiminin ve sektörün saygısını kazanan Başkanımız, son ana kadar katkılarını sektörümüz ve ülkemiz için vermeyi sürdürmüştür.

TELKODER yönetim kurulu olarak; örnek bir insan, aile babası ve değerli bir profesyonel olan Başkanımız Yusuf Ata ARIAK’ın telekomünikasyon sektörünün gelişmesi için bugüne kadar ortaya koyduğu vizyona ve emeğe sahip çıkacağımızı hatırlatarak, kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.”

KVKK’dan kişisel verilerin korunması için Covid-19 değerlendirmesi

0

KVKK, koronavirüs ile mücadelede sağlık çalışanları ve işverenlerin kişisel verilerin korunması alanında nelere dikkat etmesi gerektiğini açıkladı

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Covid-19 ile mücadelede kişisel verilerin korunması alanında bilinmesi gerekenleri açıkladı. KVKK’ya göre, önlemlerin alındığı çoğu durumda özel nitelikli kişisel veriler de dâhil olmak üzere pek çok kişisel verinin işlenmesi kaçınılmaz. Bununla birlikte, bu istisnai zamanlarda dahi veri sorumluları ve veri işleyenlerin, ilgili kişilerin kişisel verilerinin güvenliğini sağlamaları gerekiyor. Bu nedenle kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesi ve bu konuda alınan herhangi bir önlemin hukukun genel ilkelerine uygun olması, bu çerçevede kişilerin temel hak ve özgürlükleri açısından geri döndürülemez zararların ortaya çıkmaması önem taşıyor.

KVKK, kişisel verilerin korunması için işveren ve sağlık çalışanlarının dikkat etmesi gereken konuları aşağıdaki noktaları soru-cevap olarak paylaştı:

  • Bir sağlık kuruluşu önceden izin almaksızın COVID-19 ile ilgili kişilerle iletişim kurulabilir mi?

Yönetimlerin, COVID-19 virüsü gibi küresel salgın boyutuna ulaşan durumlarda kamu sağlığını ve kamu düzenini sağlamak ile ilgili yükümlülükleri bulunmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları, halk sağlığına yönelik ciddi tehditlerle mücadele etmek için ek olarak kişisel verilerin toplanmasına ve paylaşılmasına gerek duyabilir.

Bu çerçevede, ilgili sağlık kurum ve kuruluşlarının kişilere telefon, mesaj veya e-posta yoluyla halk sağlığı ile ilgili mesajlar göndermesinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu açısından bir engel bulunmamaktadır.

  • Salgın sırasında kuruluşların personelinin çoğunun evden çalıştığı bilinmektedir. Evden çalışılan bu süre zarfında ne tür güvenlik önlemleri alınmalıdır?

Kişisel verilerin korunması mevzuatı, evden çalışmanın önünde bir engel değildir. Salgın sırasında personel evden çalışabilir ve kendi cihazlarını veya iletişim ekipmanlarını kullanabilir. Kişisel verilerin korunması mevzuatı bunu engellemez, ancak kişisel verilerin güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Uzaktan çalışmanın doğurabileceği risklerin asgariye indirilmesi adına, sistemler arasındaki veri trafiğinin güvenli iletişim protokolleriyle gerçekleştirilmesi ve herhangi bir zafiyet içermemesinin sağlanması ile anti-virüs sistemlerinin ve güvenlik duvarlarının güncelliğinin sağlanması başta olmak üzere, her türlü tedbirin alınması ve kişisel verilerin güvenliği açısından konuya ilişkin çalışanların dikkatle bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki, çalışanlar tarafından alınacak tedbirler Kanun kapsamında kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması noktasında veri sorumlusunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

  • Bir işveren, bir çalışanın virüs taşıdığını meslektaşlarına/diğer çalışanlarına açıklayabilir mi?

İşveren, vakalar hakkında personeli bilgilendirmelidir. Bilgilendirme yapılırken bireylerin isimlerinin verilmesinin gerekmeyeceği gibi gereğinden fazla bilgi de verilmemelidir. Koruyucu tedbirlerin alınması açısından virüsün bulaştığı çalışanın/çalışanların isminin açıklanmasının zorunlu olduğu hallerde ilgili çalışanların bu hususta önceden bilgilendirilmesinde fayda görülmektedir. İşverenin, çalışanlarının sağlık ve güvenliğini sağlama ve aynı zamanda özen yükümlülüğünü yerine getirme sorumlulukları bulunmaktadır.

Bu kapsamda ilk etapta işverenler tarafından örneğin “…Genel Müdürlük binamızın 5. katında çalışan bir arkadaşımızın COVID-19 testinin pozitif çıktığını bildirmek isteriz. Testi pozitif çıkan arkadaşımızın binada bulunduğu tarihler dikkate alınarak, arkadaşımızla temasta bulunan kişiler tespit edilerek kendilerini durum hakkında bilgilendireceğiz…” şeklinde açıklamalarda bulunulması yoluna gidilebilir.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, bir kurum, kuruluş veya şirket içerisinde yapılacak duyurularda çalışanlara COVID-19 enfekte bir çalışanın bulunduğu, evden çalıştığı ya da izinde olduğu belirtilmeli; ancak zorunlu olmadığı sürece şirket içi seviye ya da ekip gibi çalışanın kim olduğunun tespitini doğrudan sağlayacak detaylar paylaşılmamalıdır.

  • Bir işveren, binadaki tüm personelden ve ziyaretçilerden virüsten etkilenen ülkelere yakın dönemde gerçekleştirdikleri seyahatler ve ateş vb. virüs belirtileri hakkında bilgi talebinde bulunabilir mi?

İşverenlerin, çalışanın sağlığını korumak ve güvenli bir iş yeri sağlamakla ilgili yasal yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bağlamda ve mevcut koşullarda, işverenlerin, çalışanlardan ve ziyaretçilerden virüsten etkilenen bir bölgeyi ziyaret edip etmedikleri ve/veya virüsün neden olduğu hastalığa dair belirtiler gösterip göstermedikleri konusunda kendilerini bilgilendirmelerini istemek için haklı gerekçeleri gündeme gelecektir.

Bilgi talebinin gereklilik ve ölçülülüğe bağlı ve risk değerlendirilmesine dayanan güçlü bir gerekçesi olması gerekir. Bu durumda, görevleri ile ilgili olarak personelin seyahatleri, işyerinde kronik rahatsızlığı olan ya da virüsten daha ağır etkilenme ihtimali bulunan kişilerin varlığı ve halk sağlığı yetkililerinin talimatları veya rehberliği gibi belirli unsurlar dikkate alınmalıdır.

Kişilerin kısa bir süre önce virüsten etkilenen bir bölgeye seyahat etmiş olmaları ve/veya hastalığa dair belirtiler göstermelerine dayanarak uygun önlemler almalarının istenmesi durumunda, belirli tavsiyelerin personel ve ziyaretçilerin dikkatine sunulmasında kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından bir sakınca bulunmamaktadır.

  • İşveren tarafından kamu sağlığı amacıyla çalışanların sağlık bilgileri yetkililerle paylaşılabilir mi?

Kanunun 8 inci maddesi ve bulaşıcı hastalıklara ilişkin ilgili diğer kanunlarda yer alan hükümler çerçevesinde, bildirime esas bulaşıcı hastalıkları taşıyanlara ilişkin kişisel veriler, işveren tarafından ilgili makamlar ile paylaşılabilecektir.

  • Salgın sırasında, kuruluşların geçici olarak kapatıldığı veya veri sorumlularının ilgili kişilerin taleplerini yerine getirme kapasitesinin COVID-19 nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, zaman çizelgelerine göre ilgili kişilerin başvurularına yanıt verme ve Kurumumuza karşı yükümlülükleri kapsamında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatta belirtilen süreler hâlâ geçerli midir?

Kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında Kurumumuza intikal eden şikâyet, ihbar ve veri ihlal bildirimleri ile ilgili olarak veri sorumlularının gerek Kurumumuza gerek ilgili kişilere karşı yükümlülükleri açısından Kanunda ve ilgili alt düzenlemelerde çeşitli süreler belirlenmiş olup, veri sorumluları tarafından bu sürelere riayet edilmesi önem arz etmektedir.

Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen yasal sürelerin uzatılması söz konusu değildir, ancak Ülkemizin içinde bulunduğu bu olağanüstü süreçte veri sorumluları tarafından alınan önlemler kapsamında farklı operasyonel uygulamalara (uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma vb.) gidildiği de dikkate alınarak, her bir başvuru ya da veri ihlal bildirimi özelinde, veri sorumlularının uymakla yükümlü oldukları sürelerin değerlendirilmesi açısından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından içerisinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar gözetilecektir.

 

ininal CEO’su Hakan Gonca oldu

0

Türkiye’nin yeni nesil ödeme platformlarından biri olan ininal’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Şirketin CEO koltuğu bundan sonra Hakan Gonca’ya emanet. ininal CEO’su Hakan Gonca yeni görevine başladı. 

ininal CEO’su Hakan Gonca kimdir?

ininal, üst yönetim kadrosundaki yeni bir atama ile gündeme geldi. Yapılan açıklama ile birlikte şirketin CEO koltuğuna Hakan Gonca’nın geçtiği duyuruldu. Peki, ininal CEO’su Hakan Gonca kimdir?

Lisans eğitimini Northwestern Üniversitesi Elektrik Mühendisliği alanında tamamlayan Gonca, Oxford Üniversitesi Said Business School’da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. Gonca, kariyerine Chicago’da Accenture’da danışmanlık yaparak başladı. Ardından Türkiye’de Milestone Capital Partners’da girişim yatırımları bölümünde yöneticilik yaptı. 2016’da Multinet Up bünyesine geçen Gonca, Stratejik Planlama ve İş Geliştirme Müdürü olarak şirketin yeni yatırımları, kurumsal girişimleri ve stratejik projelerinden sorumluydu. 2018’den bu yana Operasyon ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı olarak ininal’ın stratejik projelerinden ve kart/müşteri operasyonlarından sorumlu olarak çalışan Gonca, Multinet ve Gürsoy Grup’un kurduğu Yes Club girişiminin Genel Müdürlüğü görevini de yürüterek, yeni ürünün pazara çıkması üzerine çalıştı.

Gonca görevinde ininal’ın yüksek hedefleri ve vizyonu doğrultusunda çalışmaya devam edecek.

Evden çalışmayı kolaylaştıran Amazon araçları ücretsiz oldu

Corona virüsü ile mücadele kapsamında hemen hepimiz mecbur kalmadıkça evlerimizden çıkmıyoruz. Bu süreçte işlerimizi olabildiğinde evlerimizden halletmeye çalışıyoruz. Çalışırken ise en büyük yardımcılarımız tabii ki bağlantı ve işbirliği uygulamaları. Bu kapsamda AWS araçları da 30 Haziran’a kadar ücretsiz olarak sunulmaya başlandı. Amazon araçları farklı taleplere yanıt verebiliyor.

Amazon araçları ile evden çalışmak

Corona virüsü ile mücadele kapsamında 30 Haziran’a kadar ücretsiz sunulan üç uygulama bulunuyor. Bunlar; WorkSpaces, WorkDocs ve Chime. WorkSpace, bir bulut masaüstü çözümü olarka karşımıza çıkıyor. WorkDocs ise güvenli içerik oluşturma, depolama ve işbirliği hizmeti olarak açıklanabilir. Chime ise kullanıcıların tek br uygulama ile toplantı yapabilmesini sağlıyor.

Detaylara buradan bakabilirsiniz.

Şimdi gelin 30 Haziran’a kadar ücretsiz olan AWS araçları hangi özelliklere sahip yakından bakalım.

Amazon WorkSpaces nedir?

Başta da söylediğimiz gibi bir bulut masaüstü çözümü olan WorkSpaces, kullanıcının dünyanın her yerinden uygulamalarına, dokümanlarına ve masaüstü kaynaklarına erişmesini sağlıyor. Şifreli olarak iletilen tüm veriler, lokal bir bilgisayarda saklanmıyor. Amazon WorkSpaces’e Windows ve Mac bilgisayarlardan, iPad ve Android tabletlerden ayrıca Chrome ve Firefox tarayıcılardan erişebilirsiniz.

Uygulama 30 Haziran 2020’ye kadar 50 kullanıcıya ücretsiz.

Amazon Chime nedir? 

Tek bir uygulama ile her yerden çalışmayı sağlayan Chime, onlarca kişi ile sesli ya da görüntülü görüşme yapmaya imkan tanıyor. Bu görüşme sırasında ekran da paylaşılabiliyor. Voice Connector ile SIP destekleyen hatlardan kendi numaranızı kullanarak dış aramalar yapabilir ve gelen aramaları karşılayabilirsiniz.

Amazon WorkDocs nedir?

Son olarak gelelim WorkDocs’a. Bu uygulama sayesinde kullanıcılar dosyalarına istediği yerden ulaşabiliyor. Ayrıca bu uygulama ile içerik oluşturup başkalarıyla paylaşmak da oldukça kolay. 

Amazon WorkSpaces ile birlikte her bir kullanıcı için 50GB’a kadar ücretsiz.