Shazam sonuçları InstaStory olacak

0

Popüler melodi dinleme ve şarkı bulma uygulaması Shazam, Instagram ile yaptığı entegrasyon sayesinde artık şarkı bulgularını InstaStory’ye gönderebilecek.

Shazam Instagram kullanıcılarının emrinde

Instagram’ın kullanıcılarını daha fazla müziğe teşvik etme politikasının sonucu olan işbirliği sayesinde, Shazam uygulamasından çekilen veriler artık InstaStory üzerinde paylaşılabilecek. Böylece kullanıcılar keşfettikleri şarkıları Instagram hesabında vurgulayabilecekler.

Yeni özellik ilk olarak Instagram iOS uygulaması için geçerli olacak. Apple kısa süre önce Shazam uygulamasını 400 milyon dolara satın almıştı.

Apple, iPhone satış rakamlarını açıklamayacak

0

Apple’ın yıllardır merakla beklenen satış rakamı raporlarının sonuna geldik. Artık hangi iPhone modeli kaç adet satıldığını bilemeyeceğiz.

Hissedarlar karanlıkta mı kalacak?

Şirket artık her çeyrekte yaptığı gibi, kaç iPhone, kaç iPad veya kaç MAC sattığını açıklamayacak. Aslında yatırımcıların Apple hisselerine para yatırırken dikkate aldığı bu rakamlarda düşüş görüldüğünde şirketin hisse değerinin düşmesi de büyük bir problem yaratıyordu. 

Ancak Apple, satış rakamları düşse bile telefon başına kazandığı parayla kazanç miktarını artırabiliyordu. Bundan sonra şirket, finansal raporlarını sadece satış gelirleri üzerinden yayınlayacak. Hangi cihazdan kaç adet satıldığı bilgisi ise raporda yer almayacak.

Havacılık teknolojilerinde siber saldırı iddiası

0

ABD ve Çin hükümeti arasında yaşanan gerginliklere bir yenisi eklendi. Havacılık teknolojilerinde siber saldırı iddiası ile Çin Hükümeti’ne suçlamada bulunuldu.

Havacılık teknolojilerinde siber saldırı mı gerçekleşti?

Dünya havacılık sektöründe birçok lider şirkete ev sahipliği yapan ABD, bu alandaki en önemli ülkeler arasında yer alıyor. ABD Adalet Bakanlığı tarafından ortaya atılan yeni bir iddiada, Çin’in ABD’deki havacılık teknolojilerini çalmaya çalıştığı iddia edildi.

Sunulan iddiada, Çin’de 10 kişilik bir hacker grubunun ABD’deki jetlerde kullanılan teknolojiyi çalmaya çalıştıkları belirtildi. Turbofan motorlarda kullanılan teknolojinin çalınma girişiminde, Çin hükümeti tarafından desteklenen Winniti’nin de yer aldığı belirtiliyor.

ABD ve Çin arasındaki ticari savaş sürerken yaşanan bu olay hakkında ABD Savunma Bakanlığı’ndan da yeni bir iddia ortaya atıldı. Teknolojiyi satın almak yerine ortaya konulan bu çalma girişiminin, ulusal güvenliği tehdit ettiği belirtiliyor.

Amazon, ikinci mağazasını açtı

0

Online ticaret devi Amazon, perakende mağazacılık konusunda da liderliğe oynamaya kararlı.

Mağazacılık sektöründe rekabet kızışacak

Geçtiğimiz aylarda açtığı ilk perakende mağazasının ardından şimdi de ikinci mağazasını Colaroda’da açtı.

Amazon Echo veya Kindle gibi teknoloji ürünlerinin yanında farklı tüketici ürünlerinin de bulunduğu dev mağazalarla, online alışverişi sevmeyen veya tercih etmeyen müşteri kitlesine de ulaşan Amazon’un yeni bir mağaza için Kaliforniya’da hazırlık yaptığı da vurgulanıyor.

Yeni stabil koin USDS duyuruldu

Stabil koin piyasası gün geçtikçe büyümeye devam ediyor. Stably isimli bir startup, yeni stabil koin StableUSD (USDS)’yi duyurdu.

Stabil koin piyasasına bir yenisi eklendi

Kripto para piyasasına yönelik yatırımları artırmak amacıyla geliştirilen stabil koinlerde adeta patlama yaşanıyor. Piyasaya bir çok stabil koin sürülüyor. Bu koinlerden bir yenisi ise StableUSD (USDS) oldu.

Stably isimli bir startup tarafından piyasaya sürülen USDS, itibari para endeksli durumda. Yani hükümetlerin yönetiminde olan, herkes tarafından kullanılan yerel paralara endeksli.

ABD doları endeksli olan USDS’nin, kripto para piyasasına henüz katılmayan yatırımcıların ilgisini çekmesi bekleniyor. Stabil koin piyasasının lideri olarak bilinen Tether’in, ABD doları karşısında 1’e 1 oranını koruyamaması, birçok girişimciyi stabil koin piyasasına yönlendirdi.

Startup’lar genç çalışan tercih ediyor

0

SecretCV’nin iş dünyasına yönelik araştırmalarından biri yayınlandı. Firmaların çalışan sayılarının ve yaş ortalamalarının araştırıldığı anket çalışması ilginç sonuçlar ortaya çıkardı.

718 firma cevap verdi

1 Eylül -20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirildi.  Araştırmaya 718 firmanın insan kaynakları yetkilisi katıldı ve değerli görüşlerini paylaştı.

Anket sonuçlarına göre firmalarda çalışan kişilerin yaş ortalamasını, %36 ile 25-30 yaş, %35 ile 30-35 yaş arasındaki çalışanlar oluşturuyor. Yani sonuçlar Türkiye’nin nüfusuyla paralel bir sonuç veriyor, genç nüfus oranımızın çok olması, çalışanların yaş ortalamasının da gençleşmesine yansıyor…

Çalışanların yaş ortalamasını %15 ile 35-40 yaş arasındaki çalışanlar oluştururken, %8 ile 22-25 yaş çalışanlar, %3 ile 40-45 yaş çalışanlar, %2 ile 50 yaş ve üzeri ve  %1 ile 18-22 yaş arası çalışanlar oluşturuyor.

Firma çalışan sayılarına bakıldığında ise anketi yanıtlayan firmaların en çok %25 ile 10-50 çalışana sahip oldukları görülüyor.

Bu sayıyı; %19 ile 100-20 çalışana sahip olan firmalar, %15 ile 0-10 çalışanı olan firmalar, %14 ile 50-100 çalışanı olan firmalar, %10 ile 1.000 ve üzeri çalışanı olan firmalar, %9 ile 250-500 çalışanı olan firmalar ve %8 ile 500-1.000 arasında çalışanı olan firmalar takip ediyor

Çalışan sayısı artıkça yaş ortalaması da artıyor. Az çalışan sayısına sahip olan firmalar ya da startup firmalar daha genç bir çalışan profilini tercih ederken, çalışan sayısı yüksek olan firmalar da yaş ortalaması biraz daha artıyor. Anketin detayına indiğimizde çalışan sayıları ve yaş ortalamalarıyla ilgili şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza;

Huawei, IoT devrimini başlatıyor!

Huawei ve Standard Chartered, şirketlerin bankalar ile finansman veya ödeme için kullandıkları dijital iletişim süreçlerinde devrim yaratacak bir Nesneler İnterneti (IoT) çözümünü geliştirdiklerini açıkladı.

Açıklanan iş birliği sayesinde geliştirilen yeni IoT çözümleri, işlemleri kağıda dayalı veya e-postayla gönderilen talimatlar ile iş süreçlerinin manuel olarak yönetildiği şirketlerden ziyade, Programlama Arayüzleri (API) aracılığıyla finansman veya ödeme talimatlarını tetikleyen, şirket ve banka sistemleri gerçek zamanlı olarak birbirleriyle “konuşabilen” şirketlere dönüştürecek.

Huawei ve Standard Chartered IoT çözümleri için bir araya geliyor

Ortaya çıkartılan yeni çözüm, IoT ve bulut bilişim yeteneklerini bir araya getirerek bankaların finans hareketlerini gerçek zamanlı olarak takip edebilecek, operasyonel riskleri azaltabilecek ve güvenilir finansal kararlar almada kullanılabilecek veri akışı sağlayacak. Gerçek zamanlı verilerin kullanılabilirliği, daha geniş bir kullanım alanı için doğrudan işlem yapılmasını sağlayacak ve geri dönüş sürelerini önemli ölçüde azaltacak. Üreticiler ve dağıtıcı müşterileri için daha geniş bir yelpazede finansman çözümleri sunulacak.

IoT çözümü, Huawei’nin bulut bilişim ve Büyük Veri teknolojilerine dayalı açık bir platform olan OceanConnect‘i kullanıyor. Bulut tabanlı birleşik bir IoT cihaz yönetimi özelliği ile birlikte, bağlı aygıtlarla ve bir dizi aracıyla gerçek zamanlı verileri topluyor ve uygulama geliştiricilerine iş sürecini tasarlamak için kullanıcı dostu açık API’ler sağlıyor.

Huawei Enterprise İş Grubu’nun Pazarlama ve Ürün Çözüm Satış Başkan Yardımcısı Qiu Lei, “Huawei’nin daha fazla sektörün IoT’yi benimsediği ve dijital dönüşüm yolculuğuna başladığı için tamamen bağlantılı ve akıllı bir dünya yaratma misyonudur. Yol üzerindeki zorluklar karşısında teknoloji, genellikle çözümün sadece bir parçasıdır. Kararlılık ve vizyon eşit derecede önemlidir. Dijital dönüşüm söz konusu olduğunda, müşterilerini desteklemek için şirketin en üst kademesindeki güçlü kararlılıkları ve vizyonu sebebiyle Standard Chartered ile iş birliği yapıyoruz” açıklamasını yaptı.

Facebook, Horizon AI platformu kodlarını açıyor

0

Sosyal medya devi Facebook, yapay zeka platformu Horizon AI’nin kodlarını açık kaynak sistemiyle yayınladı.

Yeni yapay zeka uygulamaları

Facebook, Horizon AI’yi kişisel tavsiyeler oluşturmak, Messenger’da asistanlık hizmetleri vermek veya uyarıların detaylarını organize etmek gibi görevlerde kullanıyor.

Açık kaynak sistemine geçişiyle beraber, üçüncü parti geliştiricilerin Horizon AI platformunu daha yaratıcı ve inovatif uygulamalar için kullanması bekleniyor. Bu da Facebook’un kullanımını ve tercih edilmesi konusunda Zuckerberg’e büyük avantaj sağlayacak gibi görünüyor.

Ford ve Baidu Çin’de otonom araç test edecek

Çin’in Google’ı ve otonom sürüş teknolojisi geliştiren teknoloji devi Baidu, ABD’li Ford ile otonom sürüş ortaklığı yapacak ve Çin’de otonom araçlar test edecekler.

L4 Standardı

İki şirket arasında imzalanan anlaşmaya göre, hedef iki sene içinde L4 standartlarına ulaşmak. L4 standardı, içinde sürücü olmayan bir aracın, daha önceden haritalanmış bir bölgede, her türlü hava koşulunda hareket edebilmesi anlamına geliyor.

Baidu’nun Çin’deki testleri Ford araçları ile başlayacak ancak daha sonra bu testlere, Çin hükumetinden onay alan Mercedes-Benz de katılacak.

Lime, otomobil paylaşımına başlıyor

0

26 ABD şehrinde, Scooter ve bisiklet kiralayarak hayata başlayan paylaşım şirketi Lime, şimdi Seattle’da Uber ve Lyft’e rakip olmaya hazırlanıyor.

Uber’e rakip mi doğuyor?

Otomobil paylaşım işine girerek, yakın gelecekte Uber’i zorlayacak bir rakibe dönüşme sinyali veren Lime, Fiat Chrysler markalı 500 aracını da hazırladı.

Şimdilik araç paylaşımının başlayacağı tam tarih açıklanmış değil ama Seattle’da 500 araçlık filosuyla büyük avantaj kazanacak olan firmanın, önce ABD’deki diğer şehirlere, ardından da dünyaya yayılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

 

Volkswagen Ticari Araç uygulaması yenilendi!

0

Volkswagen, kullanıcılarının Volkswagen Ticari Araç hizmetlerinden yararlanabildiği mobil uygulamasını güncelledi. Yeni güncellemeyle kullanıcılar, araçlarında teknik bir sorun ya da arıza yaşamaları durumunda, yanan uyarı veya kontrol lambasının ne anlama geldiğini cep telefonlarındaki uygulama aracılığıyla kolaylıkla öğrenebiliyor.

Kullanıcılar ayrıca mobil uygulamayla, Volkswagen Çağrı Merkezi’ne bağlanabiliyor, uygulama üzerinden konum paylaşarak yol yardım desteği alabiliyor ve gerekiyorsa aracı bulunduğu yerden yetkili servise alınıyor.

Yeni Volkswagen Ticari Araç uygulaması neler sunuyor?

Volkswagen Ticari Araç, mobil uygulamasında Türkiye’de bir ilk olan yeni bir fonksiyonu devreye aldı. Volkswagen Ticari Araç tarafından yapılan güncellemeyle devreye alınan yeni fonksiyon sayesinde kullanıcılar, araçlarında karşılaşabilecekleri teknik sorun veya arıza durumlarında, araç göstergesinde yer alan ve sayıları 73’e ulaşan uyarı ve kontrol lambalarının ne anlama geldiğini artık kolayca sorgulayabilecek. Mobil uygulama aracılığı ile kullanıcılar, yetkili servise hangi sorunla karşılaştığını kolayca iletebilecek ve bu sayede sorununun daha kolay çözülmesi sağlanacak.

Volkswagen arafından görsel tanıma algoritması ile geliştirilen mobil uygulamada kullanıcı, aracında herhangi bir uyarı veya kontrol lambasının yanması durumunda, uygulamayı aktif hale getirip telefonun kamerasını gösterge paneline tutarak uyarı veya kontrol lambasının ne anlama geldiğini anında öğrenebiliyor. Yol yardım fonksiyonu sayesinde Volkswagen Çağrı Merkezi’ne anında bağlanabiliyor ve uygulama üzerinden konum paylaşarak gerekiyorsa aracı yerinden alınarak yetkili servise götürülebiliyor.

Volkswagen Ticari Araç mobil uygulaması, App Store ve Google Play uygulamalarından ücretsiz indirilebiliyor.

HUAWEI, iLab bulut bilişim ile sağlık sektörünü hedefliyor

0

HUAWEI iLab, Tıbbi Görüntüleme Bulut Senaryosu’nu yayınladı. Sağlık sektörünün mevcut durumunu ve tıbbi görüntülerin hizmet özelliklerini temel alan analizde, operatörler ile en yakından ilişkili, en ticari potansiyele sahip ve uygulanması en muhtemel olan beş senaryo analiz ediliyor: Bulut görüntü depolama, bulut görüntüleme uygulaması, bulut tabanlı tıbbi iş birliği, bulut tabanlı tıp eğitimi ve bulut tabanlı sağlık yönetimi. Bu bilgi daha sonra operatörler tarafından tıbbi görüntüleme bulutu pazarını geliştirmek için de kullanılabiliyor.

Tıbbi görüntülemede devrim

Tıbbi görüntüleme teknolojileri gelişmeye devam ettikçe, üretilen görüntü verilerinin miktarı muazzam bir şekilde artmaya devam ediyor; bu durum şu anki tıbbi BT sistemlerinde daha yüksek veri depolama ve görüntü işleme gereksinimleri ortaya çıkarıyor.

Geleneksel bir resim arşivleme ve iletişim sistemi (PACS), verileri yeterince okuyamaz veya paylaşamaz. Sonuç olarak, eski medikal görüntülerin tam uygulama değerini elde etmek zordur. Platform ve bulut tabanlı tıbbi görüntü verileri bu nedenle sektörde bir trend haline geliyor. Operatörler, tıbbi görüntüleme bulutları oluşturabilir ve bunları bulut bilişim ve internet teknolojilerini kullanarak medikal kurumlardaki bilgi sistemlerine bağlayabilir, buluttaki tıbbi görüntüleri depolayabilir ve paylaşabilir.

Senaryo 1: Bulut görüntü depolaması

Tıbbi kurumlar için görüntü verilerinin büyük miktarlarda depolanmasını ve etkileşimini sağlar, birden çok seviyeli felaket kurtarma ve yedeklemenin elde edilmesine yardımcı olur. Bu da tıbbi kurumların doğal afet, sabit disk hatası, hack veya insani zararlar durumunda sürekli ve istikrarlı bir şekilde hizmet verebilmelerini sağlar. Bu senaryo, B2B bulut depolama hizmetlerini genişleten operatörler için uygundur.

Senaryo 2: Görüntüleme bulut uygulaması

PACS bulutlaştırması sonucunda görüntü verileri birden fazla tıbbi kurum arasında değiştirilebilir hale geliyor, görüntüler ayrıca bulut üzerinde de okunabiliyor. Görüntü karşılaştırması, görüntü füzyon ekranı ve 3D rekonstrüksiyon gibi bulut görüntü işleme fonksiyonları, doktorların hastalıkların nedenlerini hızlı ve doğru bir şekilde bulmasına, teşhis etmesine yardımcı olarak teşhislerin genel verimliliğini artırıyor. Ayrıca, doktorların ve hastaların görüntü ve teşhis raporlarını her zaman ve her yerde görmelerini, doktorlar ile hastalar arasındaki iletişimi kolaylaştırmasını sağlayan mobil görüntüleme bulutları da destekleniyor. Bu senaryo, B2B bulut tabanlı PACS ve mobil görüntü okuma hizmetlerini tanıtan operatörler için uygun görülüyor.

Senaryo 3: Bulut tabanlı tıbbi iş birliği

Bölgesel görüntüleme bulut merkezleri ve uzaktan görüntüleme danışma merkezleri oluşturmak, tıbbi kurumlar için görüntü verilerinin merkezi olarak depolanmasını ve paylaşılmasını sağlar. Bu aynı zamanda sağlık hizmeti kaynaklarının dağılımını optimize etmeye ve sağlık hizmetleri kalitesini ve verimliliğini önemli ölçüde artırır. Böylece hiyerarşik bir tanı ve tedavi sisteminin uygulanmasını kolaylaştırır. Bu senaryo, tıbbi kurumlar için uzaktan B2B görüntüleme ve danışmanlık hizmetleri sağlayan operatörler için uygundur.

Senaryo 4: Bulut tabanlı tıp eğitimi

Tıbbi görüntüleme bulut platformuna dayanarak, çevrimiçi görüntü dersleri, canlı demonstrasyon uygulamaları, VR/AR/MR sanal görüntüleme dersleri ve çevrimiçi görüntülü tartışmalar gibi işlevler uygulanıyor. Üzerinde oldukça etkin çalışılabilen bu işlevler coğrafi kısıtlamaların üstesinden geliyor, kaliteli tıp eğitimi kaynaklarının dağılımını daha dengeli hale getiriyor. Bu senaryo, B2B bulut görüntü dersleri ve B2C canlı ameliyat yayınları sunan operatörler için uygundur.

Senaryo 5: Bulut tabanlı sağlık yönetimi

Bulut tabanlı sağlık yönetimi, kronik hastalık ve muayene veri yönetimi de dahil olmak üzere bir dizi bulut hizmetini hayata geçiriyor; çevrimiçi sağlık danışmanlığı, çevrimiçi rehberlik, zamanlanmış sevk, takip ve genişletilmiş reçete hizmetleri sunuyor. Bu hizmetler, hastaların zamandan kazanmasını, tıbbi kurumlar üzerindeki baskının azalmasını ve insanların sağlığına daha hızlı ve etkin bir biçimde kavuşmalarını sağlıyor. Bu senaryo, 2C çevrimiçi sağlık danışmanlığı hizmetleri sunan operatörler için uygundur.

HUAWEI iLab

HUAWEI iLab, hükümet politikaları, bulut bilişim ve gelişen internet teknolojilerinden destek alarak medikal görüntüleme bulutlarının dağıtımını hızlandırıyor. İyi bir ağ altyapısı, bulut tabanlı veri merkezleri ve güçlü bir O&M (İşletme ve Bakım) desteğini arkasına alan operatörler, ekosistem ortaklarıyla güçlerini birleştirebilir, sağlık hizmetleri iş birliğinin verimliliğini ve kalitesini önemli ölçüde artıran hem hastalar hem tıp kurumları hem de doktorlar için daha iyi hizmetler sunan bütünsel bir tıbbi görüntüleme bulutu çözümü kurabilir.

Lenovo, Sony’ye gözlük telifi ödeyecek

0

Lenovo’nun geliştirdiği sanal gerçeklik gözlüğünün, Sony’nin sanal gerçeklik gözlüğü PSVR’ın kopyası olması teknoloji gündeminde yer etmişti.

Kopya tasarım

Lenovo bu “benzerliği” ilk başta reddetse de Mirage Solo gözlüklerinin PSVR’dan kopyalandığını sonunda kabul etti ve Sony ile iki yıllık lisans anlaşması imzaladı.

Anlaşmaya göre Lenovo, satılan her Mirage Solo gözlüğü için Sony’ye lisans ücreti ödeyecek. Öte yandan Lenovo’nun gözlüğü tek başına çalışabilen bir sanla gerçeklik gözlüğü iken, Sony’nın PSVR gözlükleri çalışmak için Playstation cihazlarına ihtiyaç duyuyor.

Ericsson Mobilite Raporu: 5G 2024’te 1,5 milyar aboneye ulaşacak

0

2024 sonunda dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının 5G kapsama alanında olacağı tahmin ediliyor.
Hücresel Nesnelerin İnterneti (IOT) bağlantılarının altı yıl içinde 4 milyarı aşması bekleniyor
Mobil veri trafiği, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %79 artış gösterdi
2024 yılı sonuna kadar 5G’nin geliştirilmiş mobil geniş bant için dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasını kapsaması ve 1,5 milyar aboneye ulaşması bekleniyor. Ericsson’un (NASDAQ: ERIC) en güncel Mobilite Raporu’na göre bu gelişmeyle birlikte 5G, küresel ölçekte piyasaya çıkmış en hızlı yayılıma sahip hücresel teknoloji ürünü olacak.

5G uygulamasına geçilmesinde etkili olan ana unsurlar arasında artan ağ kapasitesi, gigabit başına daha düşük maliyet ve yeni kullanım alanları yer alıyor.

Kuzey Amerika ve Kuzey Doğu Asya’nın 5G kullanımına öncülük etmeleri bekleniyor. 2024 sonuna kadar Kuzey Amerika’daki mobil aboneliklerin yüzde 55 oranında 5G aboneliklerinden oluşacağı öngörülüyor. Kuzey Doğu Asya’da ise bu oranın yüzde 43’ten fazla olacağı tahmin ediliyor.

Lüleburgaz İnovasyon Merkezi Geleceği İnşa Ediyor

0

2017-2021 Stratejik Planı çerçevesinde her yılı farklı bir temalı yıl olarak belirleyen Lüleburgaz Belediyesi, 2018 yılını ise İnovasyon ve Tasarım Yılı ilan ederek Trakya Bölgesi’nde yaktığı inovasyon kıvılcımını alev topuna dönüştürüyor. İnovasyon, tasarım ve girişimcilik konularında çeşitli projelere imza atan Lüleburgaz Belediyesi, hayata geçirdiği Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER) ile global düşünüp global hareket eden inovatif girişimlere hız kazandırıyor.

Lüleburgaz Belediyesi tarafından kurulan Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER), girişimci ve girişimci adaylarına kapılarını ardına dek aralayarak başarı hedeflerine ulaşmalarına zemin hazırlıyor. Lüleburgaz İnovasyon Merkezi sayesinde girişimlere ücretsiz eğitim ve ofis gibi avantajlar sağlayan Lüleburgaz Belediyesi; küresel girişimcilik network’üne erişim, mentorluk, partnerlik, ortak çalışma alanı ve hızlandırma programları gibi hizmetler de sunuyor.

LİMER çeşitli programları ile girişimleri desteklemeye hazır!

Lüleburgaz Belediyesi tarafından girişimcilik ekosistemini güçlendirme amacıyla kurulan Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER), topluma gerek sosyal gerekse ekonomik boyutta fayda sağlayan ürün ve hizmetler sunan girişimcileri ve girişimci adaylarını destekliyor. Yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşıyan sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda inovatif çalışmalar yürüten girişimci ve değerli iş fikirlerine sahip girişimci adayları, LİMER sayesinde hayallerini gerçekleştirme fırsatı yakalıyor.

Güvende olduğunu sanan KOBİ’lerin neredeyse yarısı veri sızıntısı yaşıyor

0

Gelişmekte olan şirketler; proje, satış ve müşteri hizmetleri operasyonu yönetimine yardımcı olan uygulamaları kullanarak kaynak ve finansman eksikliğine rağmen büyük verimlilik elde ediyorlar. Ancak, şirketler temelinde müşteri verisi bulunan bu çözümleri sürekli gelişen siber tehditlere karşı etkin bir şekilde koruyup işlerini sürdürebiliyorlar mı? Kaspersky Lab’ın ‘Veri patlamasından veri felaketine: Kişisel verileri korumanın riskleri ve ödülleri’ adlı raporuna göre, büyük çoğunluğu (%72) saldırılara karşı korunduğunu düşünen KOBİ’lerin neredeyse yarısı (%42) 2017’de en az bir veri sızıntısıyla karşı karşıya kaldı.

Kurumlar çalışmalarını sürdürmek için uğraşıyor

Ayakta kalabilmek için, küçük şirketlerin rakiplerine ayak uydurması ve yeni ürün veya hizmetleri hızla çıkarabilmesi gerekiyor. Bunu gerçekleştirmede dijital araçların kullanımı büyük yarar sağlıyor. Bu araçlar; birlikte çalışma, proje yönetimi ve planlama imkanı sunuyor ve müşterilerle etkileşime geçme fırsatı sağlıyor. Başarılı olmak için bu araçların düzgün çalışması ve ihtiyaç duyan her çalışanın bunlara erişebilmesi gerekli. İşte bu nedenle şirketler kritik iş süreçlerinin devamlılığını sağlamak için çaba gösteriyor. Gerçekten de konu BT güvenliği olduğunda, şirketlerin %40’ının ana kaygılarından biri dahili ve müşteriye dönük hizmetlere erişimin kaybolması.

İş dünyasında bütçeleme yapay zeka ile yapılacak

0

Günümüzde firmalar oluşturdukları büyük veri havuzları sayesinde analitik yaklaşımlar elde edebiliyor. Toplanan veriler çeşitli analizlerden geçerek farklı senaryolara uygun birden fazla stratejiye dönüşüyor. Yapay zeka, makine öğrenmesi gibi konular mevcut konjonktürden hareketle şirketlere finansal öngörüler sağlayarak bütçeleme için yeni bir kılavuz oluşturuyor. Yeni nesil bütçe yaklaşımlarını kullanan firmalar böylelikle piyasalarda yaşanan ani değişimlere karşı hızlı refleks gösterip dinamik bir bütçe projeksiyonu oluşturabiliyor. Dolayısıyla volatiliteden asgari ölçüde etkilenen şirketler, verimliliğini en üst noktaya taşırken piyasa belirsizliklerine karşı da değerli bir kazanç elde ediyor. Sürdürülebilir başarı yakalamak isteyen tüm firmaların bütçelerini bu şekilde kurguladıklarını belirten Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı firmalarından Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Büyük veriyi analiz edip sonuçlarını finansal öngörüler eşliğinde stratejiye dönüştürebilen şirketler bütçelerini çok daha etkili yönetebiliyor.’’açıklamasında bulundu.

‘’İş Dünyası Bütçe Oluştururken Büyük Veriyi Referans Alıyor’’

Teknolojinin iş dünyası adına çağ atlattığını vurgulayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek,‘’Bütçeleme sistemleri, ekonomiyle birlikte yaşayan, gelişen, büyüyen, kimi zaman da güncelliğini yitiren yapılardır. Geleneksel bütçeleme yöntemleri artık geçerliliğini yitirdi. Yüzdesel büyümeler, fiyat endekslerine sabitlenmiş değişimler istenen dinamikliği sağlayamıyor. Analitik ve istatistik yöntemler kurumların her kararlarında kullanabileceği enstrümanların başında geliyor.Sektörde adı bilinen bir oyuncu olmanın yanı sıra, dijital dönüşüme de ayak uydurabilmiş bir kurum kültürü oluşturmak git gide önem kazanan bir konu. Dolayısıyla bütçelerin dayandırıldığı parametreler sadece belirli ekonomik göstergeler olmaktan çıktı. Artık çok daha kapsamlı ve ileri analizlerle oluşan, pazarın öngörülmesi, finansal tahminlemeler, rakip analizleri, müşteri deneyimlerinin doğru takibi gibi fark yaratan yeni nesil kriterler önem kazandı. Bu da büyük veriye olan güvenin referansıdır.’’ diye konuştu.

İş dünyasında bütçeleme yapay zeka ile yapılacak

0

Günümüzde firmalar oluşturdukları büyük veri havuzları sayesinde analitik yaklaşımlar elde edebiliyor. Toplanan veriler çeşitli analizlerden geçerek farklı senaryolara uygun birden fazla stratejiye dönüşüyor. Yapay zeka, makine öğrenmesi gibi konular mevcut konjonktürden hareketle şirketlere finansal öngörüler sağlayarak bütçeleme için yeni bir kılavuz oluşturuyor. Yeni nesil bütçe yaklaşımlarını kullanan firmalar böylelikle piyasalarda yaşanan ani değişimlere karşı hızlı refleks gösterip dinamik bir bütçe projeksiyonu oluşturabiliyor. Dolayısıyla volatiliteden asgari ölçüde etkilenen şirketler, verimliliğini en üst noktaya taşırken piyasa belirsizliklerine karşı da değerli bir kazanç elde ediyor. Sürdürülebilir başarı yakalamak isteyen tüm firmaların bütçelerini bu şekilde kurguladıklarını belirten Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı firmalarından Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Büyük veriyi analiz edip sonuçlarını finansal öngörüler eşliğinde stratejiye dönüştürebilen şirketler bütçelerini çok daha etkili yönetebiliyor.’’açıklamasında bulundu.


‘’İş Dünyası Bütçe Oluştururken Büyük Veriyi Referans Alıyor’’

Teknolojinin iş dünyası adına çağ atlattığını vurgulayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek,‘’Bütçeleme sistemleri, ekonomiyle birlikte yaşayan, gelişen, büyüyen, kimi zaman da güncelliğini yitiren yapılardır. Geleneksel bütçeleme yöntemleri artık geçerliliğini yitirdi. Yüzdesel büyümeler, fiyat endekslerine sabitlenmiş değişimler istenen dinamikliği sağlayamıyor. Analitik ve istatistik yöntemler kurumların her kararlarında kullanabileceği enstrümanların başında geliyor.Sektörde adı bilinen bir oyuncu olmanın yanı sıra, dijital dönüşüme de ayak uydurabilmiş bir kurum kültürü oluşturmak git gide önem kazanan bir konu. Dolayısıyla bütçelerin dayandırıldığı parametreler sadece belirli ekonomik göstergeler olmaktan çıktı. Artık çok daha kapsamlı ve ileri analizlerle oluşan, pazarın öngörülmesi, finansal tahminlemeler, rakip analizleri, müşteri deneyimlerinin doğru takibi gibi fark yaratan yeni nesil kriterler önem kazandı. Bu da büyük veriye olan güvenin referansıdır.’’ diye konuştu.