Günde kaç saat video izleniyor?

İçerik yayıncılığının video odaklı bir hal almasıyla birlikte, kullanıcıların video izleme sürelerinde artış yaşanıyor. ABD’de video izleme sürelerine yönelik bir çalışma yapıldı.

1 günde video izleme süresi: 6 saat

ABD’deki teknoloji araştırma şirketi Nielsen, son dönemde trend haline gelen video yayıncılığına yönelik bir araştırma yaptı. Kullanıcıların video izleme süresini araştıran şirket, yetişkinlerin bir günde ortalama 5 saat 57 dakika video izlediğini açıkladı. 2017 yılında 5 saat 27 dakika olan bu ortalamanın, yarım saat daha artış göstermesi, video yayıncılığına olan ilgiyi ortaya koyuyor.

Şirketin araştırmasında TV, akıllı telefonda veya web’de video izleme, filmler, oyun konsollarında geçirilen süre bu ortalamaya dahil edildi. Geçirilen sürede 4 saat 10 dakika ile live TV birinci sırada yer aldı. Onu 2 saat 22 dakika ortalama ile internet ve bilgisayar takip etti. Son sırada ise DVD’ler ve oyun konsolları yer aldı.

18 yaşından büyükler için yapılan bu araştırmada Nielsen, genç yaştaki kişilerin yenilikleri benimsemede çok hızlı olduğunu belirtti.

video izleme süresi video izleme süresi

LG, yapay zeka laboratuvarları açtı

0

LG, Kuzey Amerika’da akademisyen ve start up liderlerinin iş birliği ile Yapay Zeka Araştırma Laboratuvarını hayata geçirdi. Bu merkezlerde yapay zeka ile ilgili detaylı araştırmalar yapılarak tüketiciler ve işletmeler için yapay zekanın geleceğinin tanımlanması amaçlanıyor.

Bu hafta Kanada’da lansmanı gerçekleşen yeni LG Electronics Araştırma Laboratuvarları, LG’nin Silikon Vadisi’ndeki Yapay Zeka Laboratuvarının bir uzantısı olarak çalışmalarını sürdürecek. Yapay zekayı gelecekteki önemli bir büyüme motoru olarak gören LG’nin bu vizyonla hayata geçirdiği Kuzey Amerika Laboratuvarları, LG’nin Güney Kore, Hindistan ve Rusya’daki yapay zeka laboratuvarlarını içeren küresel araştırma yeteneklerini daha da genişletecek.

Yapay Zeka konusunda Toronto Üniversitesi’yle iş birliği

LG ayrıca, özellikle dünya çapındaki derin öğrenme, yapay zeka konularındaki uzmanlığıyla tanınan Toronto Üniversitesi ile yeni bir araştırma ortaklığına giriyor.

Toronto Üniversitesi ile gerçekleşen beş yıllık araştırma ortaklığı kapsamında üniversite LG’nin yapay zeka ekosistemini genişletmek için Açık Platform-Açık Ortaklık-Açık Bağlantı stratejisini geliştirecek. Yeni laboratuvar, Toronto Üniversitesi’ndeki araştırmacıların uzmanlıklarından yararlanarak LG’nin büyüyen ABD ve Kanadalı AR-GE ekipleriyle işbirliği içinde çalışma fırsatı bulacak. Bu çalışmayı tamamlayan LG, Kuzey Amerika’daki yeni şirketlerle işbirliği yapmayı ve yatırım yapmayı planlıyor.

Facebook, oyun sektörü için üç yeni reklam çözümü duyurdu

0

Facebook, dünyanın en büyük oyun konferansı ChinaJoy öncesinde oyun pazarlamacılarının en değerli oyuncularıyla bağlantı kurmalarını sağlamak için tasarlanmış üç yeni reklam çözümünü duyurdu: oynanabilir reklamlar, müşteri elde tutma optimizasyonu ve minimum ROAS (reklam harcaması geri dönüşü) teklifi.

Dijital oyun sektörü hızla büyüyor


1- Oynanabilir reklamlar: Oyuncuların bir oyunu indirmeden önce denemelerini sağlayan oynanabilir reklamlar, reklamverenlerin oyunu deneyen, dolayısıyla indirdikten sonra oynamaya daha niyetli olan insanlara ulaşmalarına da yardımcı oluyor. Bagelcode ve Rovio gibi oyun geliştiricileri bu formattan alınan olumlu sonuçları şimdiden görmeye başladı. Bugünden itibaren, Facebook Haber Kaynağı’ndaki uygulama yükleme reklamlarını kullanan tüm reklamverenler oynanabilir reklamlara ulaşabilecek.


2- Müşteri elde tutma optimizasyonu: Facebook’un, seçili uygulama reklamcılarının oyunlarını en çok oynayan oyunculara ulaştırmaları için test ettiği müşteri elde tutma optimizasyonu, oyun pazarlamacılarının reklamlarını oyunlarını oynama ihtimali en yüksek olan kişilere ulaştırmalarını, böylelikle uygulamalarından daha çok gelir sağlamalarını hedefliyor. Bitmango ve Beijing Fotoable gibi oyun geliştiricileri bir süredir müşteri elde tutma optimizasyonunu test ediyorlar ve şimdiden olumlu sonuç almaya başladılar. Facebook, müşteri elde tutma optimizasyonunu bu yıl içinde Facebook, Instagram ve Audience Network’te daha geniş kapsamlı bir şekilde sunmayı planlıyor.

3- Minimum ROAS (reklam harcaması geri dönüşü) teklifi: Geçtiğimiz sene, reklamverenlerin uygulama içi satın alım yapma ihtimali en yüksek olan oyuncuları bulmalarına yardımcı olmak için değer optimizasyonu seçeneğini ekleyen Facebook, şimdi de değer optimizasyonunu çok daha etkili kılacak yeni bir araç olan minimum ROAS teklifini sunuyor. Artık reklamverenler, uygulama içi satın alım yapma ihtimali en yüksek kullanıcıları bulmak için minimum harcama belirleyebilecek, böylelikle ilgisiz oyunculara ulaşmak için boşuna harcama yapmak zorunda kalmayacaklar. Reklamverenler, Eylül ayı itibariyle minimum ROAS teklifiyle birlikte değer optimizasyonunu Instagram ve Audience Network üzerinden kullanabilecek.

IBM’den öğretmenlere özel platform: Teachers Tryscience

0

Teacher TryScience web sitesi, öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgi duymasını sağlamak için tasarlanmış eğitim stratejileri ve kaynaklarının yanı sıra ücretsiz ve katılımcı dersler sunuyor. Sitede aynı zamanda etkin öğretim uygulamalarının tartışılması ve paylaşılması için öğretmenlere yönelik işbirliği araçları bulunuyor.

Öğretmen Akademisi Vakfı’nın eğitimcileri, Teacher Try Science platformundaki Türkçeye çevrilen içeriklerin, Ülkemize uyarlanması ve müfredatla ilişkilendirilmesi görevini üstleniyor.

Öğretmen Akademisi Vakfı Eğitim Direktörü Arzu Atasoy işbirliğiyle ilgili olarak “Öğretmen Akademisi Vakfı olarak IBM’in öğretmenler için küresel ölçekte hayata geçirdiği Teacher TryScience projesine katkıda bulunmak bizim için onur. Platform, öğretmenlerin bilim öğretimine yönelik yeni bakış açıları kazandıracak zengin bir öğrenme ortamı. Sunulan içerikler, dünyanın farklı ülkelerinden öğretmenlerin hazırladığı, yaratıcı ve yenilikçi çalışmalar. Bizim öğretmenlerimizin de bu paylaşımlardan faydalanma fırsatı yaratılmasına katkı vermekten mutluyuz. Öğretmenlerimiz dünyada uygulanan farklı bilim öğretim uygulamalarını başka ülkelerdeki meslektaşlarıyla eşzamanlı olarak öğrencileriyle deneyimleyebilecekler. Bu platform aynı zamanda öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgi duymasını sağlayacak projeleri tanıtacak” şeklinde konuştu.


IBM Türk Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yöneticisi Ceyhun Göcenoğlu ise proje hakkında “Teacher TryScience, IBM’in yeni beceriler kazanmak veya öğrencileri için öğrenme deneyimleri hazırlamak isteyen; bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında çalışan öğretmenleri daha donanımlı hale getirecek programlardan biridir” açıklamasını yaptı.

IBM, dünya çapında eğitim alanındaki ihtiyaçları ve standartları karşılamak için Teachers TryScience platformunu tasarladı. Platform, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında eğitim veya deneyim eksikliği olabilecek öğretmenlerin becerilerini geliştirmelerini, diğer yandan öğrencilere etkin bir öğrenim deneyimi sunmalarını sağlar. Teachers TryScience, öğretmenlerin etkin eğitim uygulamalarını tartışmasını ve paylaşmasını sağlayan işbirliği araçlarını da kapsıyor.

Bitcoin madenciliği yapan TV üretildi

0

Bitcoin madenciliği yapan elektronik cihazlara bir yenisi daha eklendi. Madencilik donanımları üreten Canaan isimli şirket, Bitcoin madenciliği yapan TV yaptı.

TV ile madencilik: Bitcoin madenciliği yapan TV

Kripto para madencileri, donanım güçlerini artırmak için son dönemde çeşitli yasa dışı yollar geliştiriyor. Bunlar arasından, korsan yazılımlar ile kullanıcıların bilgisayarındaki, telefondaki donanımları kullanmak son dönemde en çok rastladığımız yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Ancak madencilik firmaları, bu tip yöntemlerin kullanılmaması için daha farklı donanımlar geliştirmeye devam ediyor.

Canaan isimli madencilik ekipmanları üreten şirket, dünyada madencilik yapabilen ilk TV’yi ürettiğini duyurdu. 100W/T seviyesinde olan TV, saniyede 2.8 trilyon hash (blok işlemlerinin özeti) yapabiliyor. Saniyede 10 trilyon hash yapabilen donanımlar ile kıyasladığımız biraz düşük gibi görünse de, bu cihazın aslında bir TV olduğunu unutmamak gerekiyor. Yani kullanıcı TV’sini izlerken, bir yandan kripto para madenciliği yapmış oluyor.

Canaan çalışmalarının TV ile sınırlı kalmayacağını, diğer elektrikli ev aletleri için de çalışmalar yürüteceklerini belirtiyor. Yani yakında madencilik yapan bir bulaşık makinesi görmek sürpriz olmayacak.

Facebook dijital okur yazarlık kütüphanesi açtı

Facebook dijital okur yazarlık kütüphanesi programını başlattı. Genç kitlelere ulaşmak isteyen Facebook, eleştirel düşünmeye yönelik eğitimler veriyor.

Facebook dijital okur yazarlık eğitimi veriyor

Facebook yeni eğitim kaynağının açılışını yaptı. Gençlere yönelik oluşturulan eğitimde, eleştirel düşünme ve çevrimiçi platformlarda düşünceli davranmaya yönelik bilgiler yer alıyor.

Çevrimiçi 830 milyon gence hitap eden Facebook, dijital okur yazarlığın çok önemli olduğuna, buna dikkat edilmediğinde sahtekarlıklarda artış yaşandığına vurgu yaptı. Özellikle sahte haberlere yaptırım yapmaması nedeniyle eleştiriler alan Facebook’un, bu eğitim ile stratejik bir adım attığını söyleyebiliriz.

Harvard Üniversitesi’ndeki Berkman Klein ekibinden alınan bu eğitimlerin, Creative Commons lisansı ile koruma altında olduğu belirtildi. 10 yıllık bir akademik çalışmanın ürünü olan eğitimlerde İngilizce olarak 18 ders yer alıyor. Ayrıca bu eğitimlere ek olarak 45 farklı dil seçeneğinin ekleneceği belirtiliyor.

Facebook, bu dijital okur yazarlık eğitimlerinin öğretmenler tarafından öğrencilere sınıf ortamında verilmesini istediğini belirtti.

Huawei 2018 ilk yarısında gelirlerini yükseltti

Huawei 2018 ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk altı ayında şirket, gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 arttırarak 48 milyar dolara yükseltti. 2018 yılı ilk yarısındaki operasyonel kar marjı yüzde 14 olarak açıklandı.

Huawei’nin farklı iş birimleri, bu finansal başarının elde edilmesinde kritik rol oynuyor. Huawei Taşıyıcı Birimi, uçtan uca 5G çözümlerinde gücünü artırarak, bulut veri merkezlerinin yanı sıra LTE’nin de sürekli evirilmesini sağladı.

Huawei 2018 yılının ilk yarısında önemli hamleler yaptı

Huawei, sunduğu çevik dijital operasyonlar ve uçtan uca deneyim yönetimi çözümleri ile taşıyıcıların insanlar, evler ve kuruluşlar için daha iyi bir bağlantı deneyimi sunmasına yardımcı olurken, taşıyıcıların, video, nesnelerin interneti, ev içi geniş bant internet hizmeti, bulut ağ sinerjisi gibi alanlara yönelik hizmetler geliştirmelerini de sağlama amacında.

Huawei, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve büyük veri dahil olmak üzere gelişmiş BT alanlarında yenilik yapmaya devam ediyor. Şirketin veri merkezi, kurumsal kampüs, Intent-Driven Network (IDN) çözümü, flaş depolama, eLTE ve kurumsal iletişim çözümleri; kamu kurumları, enerji, ulaştırma, finans ve üretim gibi sektörlerde yaygın olarak kullanılıyor.

Huawei dijital dönüşümü desteklemek için de etkin şekilde çalışıyor. Huawei; açık BT, OpenLab, eğitim ve hizmetler için platformlar kurarak, günden güne çok daha fazla ortaklığa imza atıyor, ortak inovasyon gerçekleştiriyor ve ortak müşteri hizmetleri etrafında bir ekosistem kuruyor.

Huawei P20 serisi, fotoğrafçılıktaki yenilikler ve yapay zeka teknolojisini kullanarak akıllı telefon fotoğrafçılığını bir adım ileriye taşıma amacıyla piyasaya sunuldu.

Bulut bilişim ve yapay zeka

Yapay zeka alanında Huawei Cloud, EI Intelligent Twins‘i hayata geçirdi ve belirli endüstriyel senaryolarda yapay zekanın pratik uygulamasını mümkün kılmak için derin öğrenme, görüntü arama ve EI akıllı video dahil bir dizi hizmeti sunduğunu duyurdu. Huawei Cloud, tüm hizmet ve düğümleri için Ödeme Kartı Sektörü Veri Güvenliği Standardı’na (PCI-DSS) uygunluğu doğrulayan PCI-DSS sertifikası aldı. Bu sayede, Huawei Çin’de bunu sunan ilk bulut hizmeti sağlayıcısı oldu. Huawei Cloud, Çin’deki Kamu Güvenliği Bakanlığı düzenlemelerine uygun olarak Seviye 4 Siber Güvenlik Koruması için gerekli tüm derecelendirme değerlendirmelerini de geçti. Huawei ayrıca, saniyede on milyonlarca veri paketini iletme performansını artıran bir bulut sunucusu olan C3ne‘yi piyasaya sürdü.

Tablet satışları azalmaya devam ediyor

0

Tablet satışları, akıllı telefon piyasasında yaşanan yükselişle birlikte küçülmeye devam ediyor. Ancak Apple ve Huawei bu durumun tersine, tablet satışları ile güç kazandı.

Apple ve Huawei tablet satışları ile dikkat çekiyor

Akıllı telefonların gündelik hayattaki birçok işlemi yerine getirmesi, profesyonel işler için ise bilgisayarların tercih edilmesiyle, tablet kullanım oranında azalma yaşanıyor. IDC’ye göre, küresel tablet pazarı, ikinci çeyrekte yüzde 13,5 düşüşle 33 milyona geriledi. Strategy Analytics verilerine göre ise yıllık bazda yüzde 6 düşüşle 40.9 milyona gerileme yaşandı. Her iki şirketin de verilerine göre tablet satışlarının geleceği pek de parlak görünmüyor.

Ancak genel anlamdaki bu kötü tabloda özellikle iki firma dikkat çekiyor; Apple ve Huawei. Her iki şirket de bu olumsuz gidişe rağmen tablet piyasasında güç kazanmaya devam ediyor. Özellikle iPad serisiyle sadık bir müşteri kitlesi yakalayan Apple, yüzde 11.5 büyüme göstererek tablet satışlarında yüzde 34.9’luk pay almayı başarı ve zirvede yer aldı.

Tablet piyasasına girdikten sonra yükselişini sürdüren Huawei ise 2017 yılındaki yüzde 8.2’lik payını yüzde 10.3’e çıkardı. Böylelikle satış listesinde üçüncü sıraya yerleşti.

Samsung ise geçen yıla biraz düşüş yaşadı. 2017 yılında yüzde 15.6 paya sahip olan şirket, yüzde 15.1 seviyelerine düştü.

tablet satışları

Google Maps pil seviyesi bilgisini paylaşacak

0

Google Maps uygulamasında yapılan yeni bir güncelleme, kullanıcıların iletişiminde önemli bir kolaylık sağlayacak. Google Maps pil seviyesi bilgisini de paylaşacak.

Google Maps pil seviyesini belirtecek

2017 yılında Google Maps’e konum paylaşma özelliği eklenmişti. Böylelikle kişiler birbirlerini veya gidecekleri yeri çok daha kolay bir şekilde bulabilme imkanına sahip oldu. Telefonun GPS özelliğini aktif olarak kullanan bu uygulama, telefon modeline bağlı olarak şarj sorunu da yaşatabiliyor. Dolayısıyla aktif kullanımda şarj bitmesi ile kullanıcıların iletişime kesilebiliyor. Google Maps tarafında yapılan yeni güncelleme bunu sorun olmaktan çıkaracak gibi görünüyor.

Artık Google Maps ile konum paylaşımı yaparken, telefonun şarj yüzdesi de karşıdaki kullanıcıya iletiliyor. Böylelikle şarj bitmesinden kaynaklı olası bir iletişim kopukluğunda, kişilerin endişelenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Google Maps’in sunduğu bu özellik aslında ilk değil. Snapchat tarafından satın alınan harita uygulaması Zenly, 2016 yılında buna benzer bir özelliğe sahipti.

Google Maps pil

Tesla Atari oyunları güncellemesi yayınlayacak

Tesla atari oyunları ile araç içi bilgi eğlence sistemini geliştirmeyi hedefliyor. Yeni güncellemenin bir ay içerisinde yayınlanması ve kullanıcılara sunulması hedefleniyor.

Elon Musk’tan Tesla atari oyunları açıklaması

Model 3 araçlarının üretimi, Model Y aracının tasarımı bir yandan da diğer modeller üzerine çalışan Tesla, araç içi yenilikler sunmaya devam ediyor. Araç içi bilgi eğlence sistemi ile kullanıcı konforunu hedefleyen şirket, yeni bir güncelleme yayınlayacak. Tesla, son güncellemesinde yapay zeka destekli sesli asistanı kullanıcılara sunmuştu. Yeni güncelleme olan Versiyon 9.0 ise eğlence odaklı olacak gibi görünüyor.

Elon Musk’ın Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamaya göre, güncelleme 4 hafta içerisinde yayınlanacak. Eklenecek oyunlar arasında Pole Position, Tempest, ve Missile Command oyunlarının yer alacağı belirtiliyor. Ayrıca direksiyon üzerinden bu oyunların oynanabileceği de veriler bilgiler arasında yer alıyor.

Ayrıca 2016 tarihli Versiyon 8.0 sonrasındaki en kapsamlı olan bu güncellemeyle, araçların otonom sürüşü seviye 2’den seviye 3’e çıkacak.

Girişimciliğin kalbi SANTRAL ile atacak

Türk Telekom, Türkiye’den yenilikçi ve genç dünya markaları çıkmasına katkıda bulunmak amacıyla girişimcileri desteklemeye devam ediyor. Teknolojiye yaptığı yatırımlarla ‘inovasyon ve girişimcilik’ konularına öncülük eden Türk Telekom, Tahtakale’de bulunan santral binasını girişimcilerin ücretsiz olarak yararlanabileceği bir topluluk merkezi haline getirdi.

Türk Telekom’un, girişimcilik ruhunu çok önemsediğini ve inovasyonu tüm işlerinin merkezine koyduğunu ifade eden Türk Telekom Strateji, Planlama ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Fırat Yaman Er, “Özellikle telekomünikasyon gibi yeni fikirlerin ışığında gelişen ve dönüşen bir sektörde tüketiciye fayda sağlayan fikir ve teknolojileri hayata geçiren girişimler sektöre önemli ölçüde katkı sağlıyor. Bu katkıyı artırmak için girişimcilerin sektör oyuncularıyla olduğu kadar kendi aralarında kurdukları karşılıklı etkileşim de büyük önem taşıyor.

Bu amaçla geçmişte telekomünikasyon santrali olarak kullanılan Tahtakale’deki binamızı topluma faydalı olacak şekilde yeni teknolojilerin geliştirileceği, girişimcilerin kullanımına açık bir topluluk merkezi olarak yeniden tasarladık. Beklentimiz burada, girişimini hayata geçirmek için çalışan kişilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşarak birbirine destek olduğu yaşayan bir topluluğa ev sahipliği yapmak ve ortaya çıkacak sinerji ile başarılı olmalarını sağlamak” diye konuştu.

Tarihi santral binası geleceğe yön verenlerin buluşma noktası

Günümüzde girişimcilere destek veren pek çok kuluçka merkezinin bulunduğunu ifade eden Er, SANTRAL’i ekosistemdeki tüm girişimcilerin bir araya gelerek bir topluluk oluşturabileceği bir üst platform olarak konumladıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk Telekom’un en eski üç santral merkezinden biri olarak 1913 yılında kurulan ve yıllarca insanları birbirine bağlayarak bilgi akışına aracılık eden tarihi santral, asli görevini sembolik de olsa sürdürsün ve girişimcileri birbirine ve dünyaya bağlasın istedik. Bir dönemin son teknolojisine ev sahipliği yapan mekân artık yeni teknolojiler üreterek geleceğe yön verenlerin buluşma noktası olacak.”

SANTRAL’in, Türkiye’de girişimcilere özel tamamen ücretsiz olarak hizmet verecek ilk ve tek topluluk merkezi olacağını belirten Er, kurdukları merkezin, Ağustos ayı itibarıyla başvuruları almaya ve değerlendirmeye başlayacağı bilgisini verdi. Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek girişimcilere tamamıyla ücretsiz olarak kapsamlı bir hizmet sunduklarını kaydeden Fırat Yaman Er, sözlerini: “SANTRAL’de girişimcilere ilham verici bir çalışma ortamı ve topluluk faaliyetleri için benzersiz bir etkinlik alanı sağlıyoruz. Toplam 3 kat üzerine kurulu 2 bin metrekare alanda hizmet verecek olan merkezimiz, topluluk buluşmalarının düzenleneceği etkinlik alanı, aynı anda 250 kişinin çalışabileceği ortak çalışma, toplantı ve dinlenme alanları ile 360 derece İstanbul manzaralı terastan oluşuyor. Girişimcilerimiz, bina içinde Türk Telekom’un gigabit hızında internet bağlantısından da ücretsiz olarak yararlanabiliyor” diye sürdürdü.

Türk Telekom olarak girişimcilik ekosistemini geliştirmek için yaptıklarının SANTRAL ile sınırlı olmadığını da sözlerine ekleyen Er, “2013’ten bu yana erken aşama girişimleri desteklemek amacıyla uyguladığımız PİLOT girişim hızlandırma programı ile girişimcilere bugüne kadar 3 milyon TL nakit desteği sağlamış bulunuyoruz. Yine büyüme aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla kurduğumuz kurumsal girişim sermayesi şirketimiz TT Ventures ile inovatif teknolojiler üreten girişimleri çeşitli yöntemlerle destekleyerek yenilikçi projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyoruz. Türk Telekom, yeni proje ve hizmetleriyle Türkiye’yi geleceğe bağlamaya devam edecek” dedi.

Ericsson Türkiye yerli yazılımlar ile ön plana çıkıyor

Ericsson Türkiye, şirketin LTE-Advanced teknolojilerine yönelik yerel geliştirme çalışmalarını başlattığını açıkladı. Şirket, ayrıca halihazırda ‘Yerli Malı’ Sertifikasına sahip yerel IT yazılım çözümler ile hizmet veriyor Bu yerel çözümler, Ericsson’un Türkiye’deki Ar-Ge ekipleri tarafından üretildi ve geliştirildi.

Ericsson Türkiye, LTE’de yerel geliştirme çalışmalarını başlattı

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ralf Pichler konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bugün, Ericsson Türkiye için önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bu ülkenin büyük yeteneklerinin yer aldığı bir ekiple, Ericsson’un öncü LTE-Advanced teknolojilerine yönelik yerel geliştirme çalışmalarının başladığını açıklamaktan gurur duyuyorum. Çözümlerimiz, Türkiye’deki müşterilerimizin özel ihtiyaçlarına yöneliktir. Türkiye’deki operatörler tarafından kullanılmakta olan yerli IT ürünlerimiz, Türkiye’deki Ericsson Ar-Ge ekipleri tarafından tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine katkıda bulunmak için yerel teknolojiler geliştirmeye kararlıyız.”

Ericsson Ar-Ge, İstanbul, Ankara ve İzmir ofislerinde 450’den fazla Türk mühendis ve 150’den fazla Türk teknik destek çalışanı ile Bilgi ve İletişim Teknolojisinin çeşitli alanlarında faaliyet gösteriyor. Ericsson Ar-Ge’nin 30’dan fazla TÜBİTAK sertifikalı projesi bulunuyor. Ayrıca, Ericsson’un İstanbul, Ankara ve İzmir Ar-Ge merkezleri 135’ten fazla Ar-Ge projesini yönetiyor.

Ericsson Ar-Ge ekipleri, ülkedeki telekom hizmet sağlayıcıları için çözümler geliştirirken enerji, akıllı ulaşım, akıllı araçlar ve akıllı şehirler gibi diğer sektörlerdeki şirketlerin iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere girişimlerde bulunuyor.

Cisco ve Google Cloud güçlerini birleştirdi

Cisco ve Google dünya genelinde milyonlarca insanın birlikte çalışabilme pratiklerini kolaylaştırmak ve işlerini daha iyi yapabilmelerini sağlamak için aralarındaki iş birliğini derinleştirdi. Google Cloud ürünleri ile ilk iş birliği entegrasyonunu açıklayan Cisco bu adımla yapay zeka ve makine öğrenimini bireylerin günlük rutinlerine entegre etmeyi ve iş yapış biçimlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz yıl başlayan ve dünyada büyük ses getiren Google- Cisco iş birliği yapay zeka, makine öğrenmesi gibi geleceği şekillendiren kritik alanlara yönelik kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Yeni iş birliği ile çağrı merkezi çalışanlarına yapay zeka desteği geliyor, tek tık ile web-ex toplantısını Google takvime ekleme seçeneği sunuluyor ve Cisco çağrı ve toplantılarını Android uygulamalara eklemek mümkün hale geliyor. Ayrıca Google Docs’un Webex Team Space ile entegrasyonu sağlanarak özellikle içerik alanında birlikte çalışan kişilerin çok daha verimli olması sağlanıyor.

Bu adımların bir başlangıç olduğunu söyleyen Cisco İşbirliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Amy Chang, “Cisco olarak yapay zeka ve makine öğrenmesinin çalışma şekillerimizi derinden değiştireceğine inanıyoruz. Bu yeni geleceği yaratırken Google Cloud Platformu AI (yapay zeka) hizmetlerinin işbirliği becerilerimizi nasıl artırabileceğini de araştırıyoruz. Bu noktada Cisco ve Google Cloud olarak müşterilerimiz için çok daha büyük değerler yaratabiliriz, birlikte çalıştıkça ortaya çıkacak sonuçlar bizi çok heyecanlandırıyor. Daha yolun başındayız” dedi.

Google

Çağrı merkezleri yapay zeka ile dönüşüyor

Dünya genelinde 3 milyondan fazla müşteri hizmetleri çalışanı Cisco çağrı merkezi yazılımını kullanıyor. Yapılan iş birliği kapsamında çağrı merkezi çalışanlarının kendilerine yöneltilen soruları daha hızlı ve doğru yanıtlayabilmeleri için onlara AI ile güçlendirilmiş destek sunulacak. Google Cloud’un yeni Çağrı Merkezi AI çözümü ile Google AI’yı, Cisco Müşteri Yolculuğu Çözümlerine ekleniyor. Yapay zeka, çağrı merkezi çalışanlarının görüşmelerinde gereksinim duydukları belgeleri otomatik olarak vererek çağrıları kolaylıkla yönetmelerini sağlayacak ve zaman içinde daha da doğru bilgileri verecek şekilde sürekli öğrenmeye devam edecek. Google’ın güçlü yapay zeka becerileri, Cisco’nun geniş küresel erişimi ile birleştiğinde, şirketlerin müşterileri ile etkileşim yöntemlerini belirgin şekilde güçlenecek.

Google Takvim’den tek tıkla Webex toplantısına

Önümüzdeki aylarda G Suite’e yapılacak bir eklenti ile Google Takvime her toplantı girildiğinde kullanıcı Webex Meetings ikonunu da görecek. Katılımcılar tek tık ile, Chrome internet tarayıcısından toplantıya katılabilecek. Google AI zaman içinde deşifraj, çeviri, toplantı özeti hazırlama, ve görev dağılımı gibi beceriler için kullanıldıkça, toplantıya katılan veya katılmayan herkes için görüşülen konularla ilgili aksiyon almak daha kolay hale gelecek.

Video toplantılarına akıllı gözlüklere katılım sağlanacak

Webex Teams Android SDK sayesinde geliştiriciler Cisco işbirliği becerilerini kolaylıkla Anroid uygulamalarına ekleyecek. Örneğin, karada çalışan bir uzman ile bir okyanusun ortasında bulunan bir mühendis “benim gördüğümü gör” deneyimi sağlamak için Cisco video toplantılarını akıllı gözlüklere ekleyebilecek.

İçerikle ilgili birlikte çalışma alışkanlıkları arttıkça, Google ve Cisco bu işi daha kolaylaştırmanın yollarını aramaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan yenilik ile de Google Docs, Sheets, Slides, ve Forms’u Webex Teams Spaces’de kullanmak artık mümkün olacak.

NASA’nın Mars yarışmasında finale gelindi

0

NASA, Mars’ta kurulacak olası bir koloni için yaşam alanlarının tasarımı için açtığı yarışmada finalistleri duyurdu.

Finalistlerin çalışmalarını bir videoda toplayan ABD’nin uzay ajansı, Mars’ta kurulacak yaşam alanlarının, yine Mars’a kurulacak 3D yazıcılarda üretilebilmesini hedeflemişti. Dolayısıyla yarışmaya katılan tasarımların hepsi 3D yazıları baz alınarak hazırlanmış modeller.

İlk kez 2015’te duyurulan yarışmaya katılanlar arasında yapılan eleme sonucunda şu anda 5 finalist kalmış bulunuyor ve NASA uzmanları bu tasarımlardan birini, gelecekteki Mars kolonisinde kullanmak üzere seçmek için şimdi yoğun mesai harcıyor.

 

 

 

 

Radore, Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi sıralamasında yükselişini sürdürüyor

Bu yıl 21.’si düzenlenen Bilişim 500 Ödül töreninde Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi belirlendi. Radore Veri Merkezi ciro bazında paylaşılan sonuçlara göre Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi sıralamasındaki yerini altı sıra ilerleterek bu yıl 235. sırada yer aldı. Hizmet Sağlayıcı alt kategorisinde üç sıra ilerleyerek 35. Sırada yer alan Radore Veri Merkezi, yalnızca Bilgi Teknolojileri şirketlerinin yer aldığı sıralamada ise yine 3 sıra ilerleyerek 180. oldu. Ayrıca Radore Genel Müdürü Sadi Abalı, Türkiye bilişim sektörüne 35 yıl ve üzeri emek verenlere takdim edilen ödülün sahibi oldu.

Radore Genel Müdürü Sadi Abalı ödül hakkında konuştu

Etkinlik, bilişim sektörü yöneticilerinin yanı sıra STK Başkanları, kamu görevlileri ve basın mensuplarının da katılımıyla gerçekleşti. Araştırma kapsamında paylaşılan verilere göre Türkiye’deki bilişim sektörünün büyüklüğü 117 milyar TL’ye ulaştı. Bu yıl 72 yeni şirketin daha katıldığı araştırmaya göre sıralamadaki 286 şirket yüzde 10’dan fazla büyüme gösterirken ilk 500 şirketin cirosu toplamda 1.6 milyon TL’ye ulaştı.

Bilişim sektörüne 35 yıl emek veren Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, aldığı ödül nedeniyle duyduğu gururu ve memnuniyeti dile getirdi. Araştırmada ortaya çıkan sonuçların sektöre yön verdiğini de belirten Abalı, “Bilişim sektörü giderek gelişiyor ve ülkemiz için çok daha önemli hale geliyor. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, ülkemizde bu sektörde ciddi bir büyüme potansiyelinin olduğu sonucu ortaya çıkıyor.

Radore Veri Merkezi olarak biz de Türkiye’nin kalkınması için gereken katma değerli bilişim hizmetlerinin gelişimine katkı sağlamak üzere çalışıyoruz. Sektörün nabzını tutan Bilişim 500 organizasyonunda 35 Yıl Emek Ödülü’ne layık görülmekten hem şirketimiz hem de kendi adıma son derece gurur duyuyorum. Her yıl ilgiyle takip ettiğimiz bu değerli çalışmada emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Radore Veri Merkezi hakkında daha detaylı bilgi için bu adresten yararlanabilirsiniz.

SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

0

Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya lideri SAP, 2018’in ikinci çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bulut gelirlerindeki hızlı büyümesini sürdüren SAP, 2018 öngörülerini ve 2020 hedeflerini de yükseltti. SAP’nin bulut ve yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artışla 4,94 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %10 (IFRS dışı) arttı. Toplam gelir geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artarak 6 milyar Euro (IFRS) olarak gerçekleşti ve sabit kurlarla %10 yükseldi (IFRS dışı). SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

  • Bulut gelirleri %30 (IFRS) artışla ve sabit kurlarla %40’lık (IFRS dışı) artışla rakiplerini geride bıraktı.
  • Yeni bulut kontrat satışları sabit kurlarla %29 artarak, bir önceki yılın aynı çeyreğinde kaydedilen güçlü artışın da ötesine geçti.
  • Güçlü dijital çekirdek inovasyon döngüsü – İkinci çeyrekte 600 yeni S/4HANA müşterisinin eklenmesiyle SAP S/4HANA müşterilerinin sayısı 9.000’e yaklaştı.
  • Faaliyet kârındaki çift haneli büyüme devam ederek %13 (IFRS) ve sabit kurlarla %12’lik (IFRS dışı) artış gösterdi.

SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

SAP SE CEO’su Bill McDermott, 2018 ikinci çeyrek sonuçlarına ilişkin şöyle konuştu: “SAP C/4HANA ile 4. nesil kurumsal uygulamalarda büyük bir adım daha atılmış oldu. SAP müşterileri S/4HANA ile birlikte tüm iş süreçlerine odaklanarak müşterilerine kişiselleştirilmiş bir deneyim sunabiliyor. Şirketlerde dağınık halde bulunan siloları birbirine bağlayarak, CEO’ların müşterilerini bütünsel bir bakış açısı ile tek noktadan takip edebilmesini sağlayan sihirli bir formül var: Akıllı İşletmeler. SAP bu anlamda net bir strateji sunuyor. Müşterilerimiz, bu stratejinin doğruluğunu ikinci çeyrekte de teyit etti. Yeni bir büyüme dalgası içerisinde biz de daha fazla rehberlik ediyoruz.”

SAP SE CFO’su Luka Mucic ise, “Bu çeyrek, benimsediğimiz rota için bir örnek niteliğinde oldu: bir yandan şirketin bulut şirketine dönüşümünü sağlamak; aynı zamanda kârı ve marjları önemli ölçüde arttırmak. Bu ivmenin artarak devam edeceğinden eminim. Bu yüzden 2018 öngörülerimizi ve 2020 hedeflerimizi yükselttik.” diye konuştu.

2018’in İkinci Çeyreğinde Öne Çıkan Finansal Sonuçlar

Yeni bulut kontrat satışları ikinci çeyrekte %24 (sabit kurlarla %29) arttı ve 421 milyon Euro’ya ulaştı. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %30 artarak, 1,21 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %40 (IFRS dışı) artış kaydedildi. Yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %9 azalarak 996 milyon Euro (IFRS) oldu ve sabit kurlarla %5 (IFRS dışı) düştü. Yeni bulut ve yazılım lisans kontrat satışları [3]ikinci çeyrekte geçen yıla oranla sabit kurlarla %12 arttı. Bulut ve yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artışla 4,94 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %10 (IFRS dışı) arttı. Toplam gelir geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artarak 6,00 milyar Euro (IFRS) olarak gerçekleşti ve sabit kurlarla %10 yükseldi (IFRS dışı).

SAP’nin hızla genişleyen bulut iş kolu ile birlikte destek gelirlerindeki güçlü büyüme, daha öngörülebilir gelirlerin payını artırmaya devam etti. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri ile yazılım destek gelirlerinin tamamı, ikinci çeyrekte toplam gelir içindeki payını önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2 artırarak %66’ya ulaştı.

İkinci çeyrek faaliyet kârı yıldan yılda %13 artışla 1,04 milyar Euro (IFRS) olurken, sabit kurlarla %12 (IFRS dışı) artış gerçekleşti. Ocak 2018’de duyurulduğu üzere, Şirket, 2018’de IFRS 15’i benimsemesi ile gelirlerinde ve kârlılığında pozitif bir etki bekliyor. İkinci çeyrekte bu durumun SAP’nin faaliyet kârı üzerindeki pozitif etkisi 54 milyon Euro civarında gerçekleşti. Hisse başı kazanç %8 artarak 0,60 Euro (IFRS) ve %5 artışla 0,98 Euro (IFRS dışı) oldu.

2018’in ilk 6 ayı için faaliyetlerden elde edilen nakit akışı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %15 düşerek 2,99 milyar Euro oldu. Faaliyet nakit akışındaki azalmanın temel nedeni, daha yüksek vergi ve sigorta ödemelerinin yanı sıra hisse bazlı tazminat ödemelerinin zamanlaması ve kur dalgalanmaları oldu. Serbest nakit akışı yıldan yıla %25 azalarak 2,17 milyar Euro’ya geriledi. Serbest nakit akışı, 2018 için daha önce açıklanan ek yatırım giderleri nedeniyle daha düşük gerçekleşti. İkinci çeyreğin sonu itibarıyla net likidite -2,97 milyar Euro oldu.

SAP S/4HANA

SAP’nin yeni nesil ERP S/4HANA çözümü ile müşteriler IT (Bilişim Teknolojileri) ortamlarını bütünüyle sadeleştiriyor, gerçek zamanlı veriyi aksiyona dönüştürüyor ve her sektörde dijital ekonomiye uygun yeni iş modelleri geliştirebiliyorlar.

SAP’nin S/4HANA müşterilerinin sayısı 8.900’ü aştı ve bir önceki yılın aynı dönemine oranla %41 artış gösterdi. Şirket ikinci çeyrekte yaklaşık 600 müşteri kazandı ve bunların yaklaşık %40’ı yeni SAP müşterileri oldu.

SAP S/4HANA bu çeyrekte McDonalds (Çin) gibi dünya lideri global şirketler tarafından tercih edilmeye devam etti. Gittikçe artan sayıda müşteri artık S/4HANA’yı bulutta da kullanıyor. TechnipFMC, China Sports Lemon ve Spirit Airlines ikinci çeyrekte SAP S/4HANA Cloud çözümünü tercih eden şirketler arasında yer aldı.

SAP C/4HANA (Müşteri Deneyimi)

SAP’nin C/4HANA çözümleri hem B2C hem de B2B olmak üzere geniş bir yelpazedeki pek çok endüstriye hizmet veriyor. Bu çözümler, şirketlerin pazarlama, satış, ticaret, servis ve müşteri veri bulutunda her noktada müşteri yönetimi süreçlerini kusursuz ve gerçek zamanlı olarak yürütebilmelerini sağlıyor.

2018’in ikinci çeyreğinde SAP’nin C/4HANA müşteri deneyimi çözümleri, yeni bulut kontrat satışlarında yıldan yıla çift haneli büyüme kaydetti ve SAP Müşteri Deneyimi bölümünde toplam gelir sabit kurlarla %65 artarak 242 milyon Euro olarak gerçekleşti.

Deutsche Telekom ve Coty, ikinci çeyrekte SAP’nin C/4HANA çözümlerini tercih eden şirketler arasında yer aldı.

İnsan Kaynakları Yönetimi

SAP, SAP SuccessFactors ve SAP Fieldglass ile belirli ve belirsiz süreli çalışanlar için toplam iş gücü yönetimi sunuyor. SAP SuccessFactors Suite (çözüm ailesi), 92 ülkede 42 dilde yerelleştirilmiş bir yapıyla sunuluyor.

SAP’nin İnsan Kaynakları Yönetimi çözümlerinin çekirdeğini oluşturan SAP SuccessFactors Employee Central’ın müşterilerinin sayısı bu çeyrekte 2.600’ü aştı ve BMW, Telecom Argentina ve MG Motors India gibi şirketlerin de aralarında olduğu çok sayıda yeni müşteri kazandı.

SAP Leonardo

SAP Leonardo; SAP’nin derin süreç ve endüstri uzmanlığını, gelişmiş tasarım odaklı düşünme (design thinking) metodolojisini ve Nesnelerin İnterneti (IoT), Büyük Veri, Öğrenen Makineler (Machine Learning), Analitikler, Blockchain gibi en yeni yazılım yeteneklerini bir araya getirerek güçlü bir inovasyon platformu sunuyor. Tüm bunlar entegre bir şekilde SAP Cloud Platform üzerinde sunularak ortaya çıkan yeni teknolojiler bu platforma kolay bir şekilde eklenebiliyor.

Porsche, ikinci çeyrekte SAP Leonardo çözümlerini kullanmaya başlayan pek çok şirket arasında yer aldı.

İş Ağları

SAP İş Ağları (Business Networks) ile SAP, Ariba ile iş birliğine dayalı ticari yetkinlikler, SAP Fieldglass ile esnek iş gücü yönetim özellikleri ve SAP Concur ile kolay seyahat ve masraf işleme yetenekleri sunuyor. 180’den fazla ülkede yaklaşık 2,4 trilyon[4] ABD doları tutarında yıllık global ticaret işleminin yapıldığı SAP İş Ağları, dünyanın en geniş ticaret platformunu oluşturuyor.

İkinci çeyrekte, SAP İş Ağları bölümünün toplam geliri yıldan yıla sabit kurlarla %21 artarak 688 milyon Euro oldu. Bosch-Siemens Hausgeräte ve Avianca, ikinci çeyrekte SAP’nin İş Ağları çözümlerini seçti.

2018’in İkinci Çeyreğinde Bölgesel Gelir Performansı

SAP, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinde bulut ve yazılım gelirlerini %10 (IFRS) ve sabit kurlarla %12 (IFRS dışı) artırarak çok güçlü bir performans sergiledi. %40 (IFRS) ve sabit kurlarla %46 (IFRS dışı) artış ile bulut abonelikleri ve destek gelirlerinde güçlü bir büyüme kaydedildi; özellikle Almanya ve İngiltere öne çıkan ülkeler oldu. SAP ayrıca İngiltere’de yazılım gelirlerinde çift haneli güçlü bir büyüme sergilerken, Orta Doğu ve Almanya da tek haneli sağlam bir büyümeyle ikinci çeyrekte güçlü yazılım gelirleri kaydetti.

Şirket, Amerika kıtalarındaki önemli kur dalgalanmalarına rağmen güçlü bir performans gösterdi. Bulut ve yazılım gelirleri %3 (IFRS) düştü ve sabit kurlarla %8 artış (IFRS dışı) gösterdi. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri de %24 (IFRS) ve sabit kurlarla %35 (IFRS dışı) yükselirken, Brezilya öne çıkan ülke oldu.

SAP, Asya Pasifik ve Japonya bölgesinde de güçlü bir performans sergiledi. Bulut ve yazılım gelirleri %4 (IFRS) arttı ve sabit kurlarla %11 (IFRS dışı) büyüdü. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri olağanüstü bir artış ile %42 (IFRS) ve sabit kurlarla %52 (IFRS dışı) artarken, Çin ve Japonya öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Yazılım gelirlerinde de Avustralya, Çin ve Hindistan çift haneli büyümenin gerçekleştiği etkileyici bir çeyrek dönem geçirdi.

2018 Öngörüleri

SAP, bulut iş kolundaki güçlü ivme nedeniyle 2018 tüm yıl için öngörülerini yükseltiyor:

  • IFRS dışı bulut abonelikleri ve destek gelirinin sabit kurlarla 5,050 milyar Euro – 5,200 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 3,77 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %34.0-%38.0 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 4,95 milyar Euro – 5,15 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı bulut ve yazılım gelirlerinin sabit kurlarla 21,025 – 21,250 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 19,55 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %7,5 – %8,5 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 20,85 – 21,25 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı toplam gelirin sabit kurlarla 24,975 milyar Euro – 25,300 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 23,46 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %6,0 – %7,5 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 24,80 milyar Euro – 25,30 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı faaliyet kârının sabit kurlarla 7,400 milyar Euro – 7,500 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 6,77 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %9,0 -%11,0 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 7,35 milyar Euro – 7,50 milyar Euro’ydu.
  •  
  • SAP’nin 2018’in tamamı için öngörülerinin sabit kurlar üzerinden hesaplanmasına karşın, fiili kurlarla rapor edilen rakamların yıl içinde gerçekleşecek kur dalgalanmalarından etkilenmesi bekleniyor. Aşağıdaki tabloda üçüncü çeyrek ve 2018 mali yılının tamamı için beklenen kur etkilerini görebilirsiniz.

IFRS 15 Etkisi

SAP, 1 Ocak 2018 itibarıyla IFRS 15 “Müşteri Sözleşmelerinden Doğan Hasılat” standardına uyum kapsamında, bazı muhasebe politikalarında değişiklik yaptı. SAP’nin benimsediği IFRS 15’e geçiş yönteminde, geçmiş yıllar yeni politikalara göre yeniden düzenlenmemektedir. Dolayısıyla, 2018 yılındaki gelir ve kâr yıllık büyüme rakamları yeni politikalardan etkilenecektir.

SAP’nin 2017 dördüncü çeyrek açıklamasında da duyurulduğu gibi, muhasebe politikasındaki bu değişimin[1] gelirler, faaliyet giderleri ve kâr üzerinde 2018’in tamamına ilişkin etkilerinin şöyle olacağı öngörülüyor:

  • Gelirler üzerinde 0,1 milyar Euro’dan az olmak kaydıyla bir avantaj sağlanması bekleniyor. Bu farkın büyük bölümü, geçmiş yıllarda müşterilere sunulan ve yazılım geliri olarak kaydedilen yazılım satın alma opsiyonlarına ilişkin uygulamalardan kaynaklanacaktır.
  • Faaliyet giderlerinde, özellikle satış ve pazarlama giderlerinde satış komisyonlarının sonraki yıllara ertelenecek kısmının artışından dolayı yaklaşık 0,2 milyar Euro tutarında avantaj sağlanması beklenmektedir. Diğer politika değişikliklerinin faaliyet giderleri üzerindeki yükünün, 0,1 milyar Euro’dan çok daha düşük olacak şekilde satışların maliyeti gider kaleminde gerçekleşmesi beklenmektedir.
  • · Yukarıda belirtilen etkiler, faaliyet kârı üzerinde yaklaşık olarak 0,2 milyar Euro net olumlu etki yaratacaktır.

2020 Hedefleri

2018’in de ilerisine baktığımızda SAP, 2020 hedeflerini güncelliyor. Bu güncelleme, SAP’nin bulut iş kolunda elde ettiği güçlü ivmeyi, Callidus Software satın almasını ve 2017’ye kıyasla daha zorlu bir kur ortamını yansıtmaktadır.

SAP, 2020 IFRS dışı bulut abonelik ve destek gelirlerinin 8,2 – 8,7 milyar Euro aralığında olmasını bekliyor (önceki beklenti: 8,0 – 8,5 milyar Euro).

SAP, aşağıdaki hedeflerin gerçekleşmesini bekliyor:

  • IFRS dışı toplam gelir 28 – 29 milyar Euro
  • IFRS dışı faaliyet kârı 8,5 – 9 milyar Euro
  • Daha öngörülebilir gelirlerin (toplam bulut abonelikleri & destek gelirleri ile yazılım destek gelirleri) payı %70 – %75

Güncellenen hedefler, tahmini ortalama 2018 kurlarına dayanıyor ve mevcut döviz kuru ortamının yıl sonuna kadar aynı şekilde devam edeceğini varsayıyor. Önceki hedefler 2017 yılının ortalama kuruna göre belirlenmişti. Kur varsayımlarındaki değişiklikler bulut abonelikleri ve destek gelirleri hedefini yaklaşık -0,35 milyar Euro, toplam gelir hedefini yaklaşık -1,0 milyar Euro, faaliyet kârı hedefini ise yaklaşık -0,4 milyar Euro etkiliyor. Güncellenen 2020 hedeflerine bu olumsuz etkiler de dahil edilmiş bulunuyor.

Dijital Melekler

0

İnsanoğlu olarak yüzyıllardır iyilik meleklerimizin olduğuna ve bizlere şans getirdiğine inanırız. Gelişen dünya ve teknoloji ile birlikte içinde bulunduğumuz dijital çağın da iyilik melekleri bulunuyor. Son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz kavramlardan biri melek yatırım ve melek yatırımcılık. “Melek” isminden de anlaşılacağı üzere, bu yatırım türü, büyüme potansiyeli olan girişim ve girişimlere, maddi ve akıllı sermaye ile ortak ve destek yatırımı sunulması anlamına geliyor. Günümüzün bu iyilik melekleri, herhangi bir sektör ile ilgili fikirlerinizi ve girişimciliğinizi destekleyen yatırımcılar. Peki kimdir bu melek yatırımcılar? Olmazsa olmazları neler? Dijital melekler ne yapıyor? Nasıl yapıyor?

Girişimcinin önünü açmak öncelikli amaç

İş hayatında ve eğitim hayatında yol gösterici konumda bulunan dijital meleklerin gün geçtikçe sayıları artıyor. Melek yatırımcılar eğitim ve iş alanında sıçrama yaratacak fikirlerin proje haline dönüştürülmesine yatırım desteği sunarak, yatırımın doğru zamanda doğru alana yapılması gibi kilit noktalarda girişimcinin önünü açarak deneyimlerini paylaşıyor. Melek yatırımcılar fikirlerinize maddi destek vererek sizlerle birlikte fikirlerinizi geliştiriyor. Tabi ki bu yatırımlar karşılıksız olarak yapılmıyor. Fikriniz ve melek yatırımcının maddi kaynakları ile bir ortaklık kuruyorsunuz.  

Girişimci ve öğrenci dostu melekler

Her gün onlarca insan, akıllarından geçen yüzlerce projeyi kaynak bulamadıkları için gerçekleştiremiyor veya projelerinden vazgeçiyor. Bir fikri veya projesi olan insanların akıllarından geçen tek soru ve hatta tek sorun ise projelerine veya fikirlerine nereden destek bulacakları. Bu konuda dijital melekler bulunmaz hint kumaşı gibi. Okul hayatına devam eden öğrencilere de ulaşan melek yatırımcılar, öğrencilere de projelerinde yön gösteriyor. Her adımlarında meslek koçluğu yapan melekler, öğrencilere ait projelerin kök vermesinde desteklerini esirgemiyorlar. Demem o ki bu melekler tam bir girişimci ve öğrenci dostu.  

Dijital melekler ile sektöre doğru adımla başlayın

Hayatın her alanında dijitalleşme devam ediyor ve birer dijital birey olarak günlük hayatımıza devam ediyoruz. Bu gerçekliğin farkında olan melek yatırımcılar, sektörlere yeni giriş yapan küçük ve orta ölçekteki işletmeler için marka oluşturma, sosyal medya yönetimi, iş geliştirme, SEO, Google Adwords gibi dijital pazarlama yöntemlere de yön veriyor. Pazara hangi bölgeden girilmesi, hangi sosyal mecradan giriş yapılması ve ne kadar yatırımla bu işe başlanması gerektiği gibi noktalarda da deneyimlerini girişimcilerle paylaşıyor. Yön gösterici konumda olan melek yatırımcılar, dünyanın nabzını tutan birçok alanda girişimcilere yardım ederek doğru adımları atmalarını sağlıyorlar.

Melek yatırımcının olmazsa olmazları…

Melek yatırımcıların bir fikre ya da girişime destek sunmadan önce dikkat ettikleri bazı noktalar söz konusu. Melek yatırımcıların olmazsa olmazları olarak niteleyebileceğimiz bu noktalar şu şekilde:

  • Girişimin faaliyet noktasının yenilikçi özellikte olması, yeni özellikler taşıması ya da var olan bir duruma farklı bakış açışıyla yaklaşıyor olması,
  • Girişimcinin kişisel özellikleri, uygulama becerileri, liderlik potansiyeli ve açık fikirliliği,
  • Yeni iş fikrinin iş planının tüm aşamaları kapsayacak şekilde eksiksiz olarak tamamlanmış ve girişimin iş hedeflerinin belirlenmiş olması,
  • Girişimcinin iş fikrinin, çekirdek sermaye ya da sosyal sermaye ile ürüne/hizmete dönüşmüş olması,
  • Girişimin mali planının net bir şekilde yapılmış ve büyüme potansiyelinin belirlenmiş olması.

Bu özellikleri taşımayan girişimlerin melek yatırımcı desteği almasının mümkün olmadığını belirtmek isterim.

Murat ERDÖR

Cumhurbaşkanı Erdoğan elektronik para hakkında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan elektronik para ticareti hakkında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan elektronik para ticareti hakkında olumlu açıklamalar yaptı.

Erdoğan elektronik para kullanılacağını açıkladı

BRICST Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektronik paraların kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Rusya arasında elektronik para ticaretine yönelik olumlu adımların olduğunu belirten Erdoğan, bunu genişletmek istediklerini belirtti. ABD’nin yaptırım tehditleri ve tüm dünyada doların değerinde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle elektronik para kullanımının önemi artıyor.

Erdoğan, bunun için ABD’nin yaptırım uyguladığı 4 ülkeye vurgu yaptı. Türkiye, İran, Rusya ve Venezuela ile elektronik para kullanarak bu ekonomik yaptırımın önüne geçebilmek hedefleniyor.

Erdoğan, elektronik paralar ile dolara olan bağımlılığın azalacağı ve daha fazla kar elde edilebileceğini söyledi. Erdoğan, Hindistan’ın da aynı düşüncede olduğunu belirtti. Bu sayede turistler Türkiye’ye geldiğinde ortak para birimiyle harcama yapabilecekler.

Bu açıklamalar ile Türkiye’nin belirtilen ülkeler ile ticaretlerinde elektronik para kullanması ve ülkemize gelen turistlerin elektronik paralar ile alışveriş yapabilmeleri sürpriz olmayacak.

Madencilik uygulamaları yasaklandı

Google Play Store’da bulunan madencilik uygulamaları yasaklandı. Google’ın sahtecilik ve dolandırıcılık karşıtı politikasından madencilik uygulamaları da etkilendi.

Madencilik uygulamaları artık erişime kapalı

Kripto para sektörüne yönelik ilginin artmasıyla, bu alanda madencilik yapan kişi sayısında da artış yaşanıyor. Bunun için madenciler, çeşitli uygulamalar ile akıllı cihaz kullanıcıların GPU veya CPU’larını kullanabiliyor. Google’ın Play Store için hizmet politikasını güncellemesi ile bu uygulamalar Play Store üzerinde yasaklandı. Google’ın uygulamalar aracılığıyla sahtecilik ve dolandırıcılık yapan uygulamaları yasaklamasından, madencilik uygulamaları da nasibini aldı.

Google daha önce Chrome üzerinde madencilik eklentilerini kaldırmıştı. Play Store için de yeni güvenlik politikasını uygulamaya koyan Google, madencilik yapılan uygulamaları mağazadan kaldırdı. Gerekçe olarak ise birçok kullanıcının bu uygulamaların, cep telefonlarının donanımını kullandığından haberinin olmaması gösterildi. Ancak bu durum madencileri çok da olumsuz etkilemeyecek gibi görünüyor.

Kullanıcıların mağazadan indirdiği uygulamalar, cep telefonlarının donanımını kullanarak kripto para çıkarılmasını sağlıyor. Ancak mobil cihazların donanımının, PC bileşenlerine kıyasla çok daha düşük olması nedeniyle bu yöntemle yeterli sayıda kripto para çıkarılamıyor.