ABD askerleri cephede cep telefonuyla oy kullanacak

0

Demokratik seçimler, katılım oranları yükseldiğinde anlam kazanıyor. Ancak ABD’nin on binlerce vatandaşı, askerlik görevi nedeniyle ülke dışında, cephe bölgelerinde yer alabiliyor ve bu ortamda oy kullanmak çok kolay olmuyor. 

Askerler nasıl oy kullanacak?

ABD şimdi askerlerin oylarını rahatça kullanabilmesi için, bir mobil uygulamanın kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyor.

ABD’deki West Virginia bölgesi, yaklaşan yerel seçimlerde, bölgeye kayıtlı seçmen askerlerin bulundukları yurt dışı bölgesinde rahatça oy kullanabilmesi için bir mobil uygulamayı hayata geçirecek. Söz konusu uygulama, yüz tanıma sistemi ve blockchain teknolojisiyle, askerlerin oyunu kayıt altına alacak ve seçim merkezine gönderecek. 

West Virginia’adaki bu deneme başarılı olursa benzer bir uygulamanın ülke çapında yaygınlaşabilmesinin de önü açılmış olacak.

 

Arista ve Cisco 400 milyon dolara anlaştı

0

Ağ donanımları üreticileri Arista ve Cisco arasındaki patent davası, 400 milyon dolarlık anlaşmayla sonuçlandı.

400 milyon dolarlık anlaşma

Anlaşmaya göre, Arista ihlal ettiği patentler nedeniyle Cisco’ya 400 milyon dolar ödeyecek, Cisco da davadan vazgeçecek.

Yıllardır süren dava böylece anlaşmayla sonuçlanırken, Cisco da network donanımları konusundaki patentlerinin izinsiz kullanımı konusunda piyasaya önemli bir mesaj vermiş oldu. 

Cisco’nun açtığı patent davasına karşılık Arista da Cisco’ya, piyasadaki hakim konumunu kötüye kullanarak tekel oluşturduğu suçlamasıyla dava açmıştı.

Hiroşima sanal gerçeklik ile canlandırıldı

0

73. yıl dönümünde Hiroşima sanal gerçeklik ile yeniden canlandırıldı. Hiroşima felaketi, 5 dakikalık sanal gerçeklik deneyimi ile aktarıldı.

Hiroşima sanal gerçeklik ile anıldı

6 Ağustos 1945 tarihli Hiroşima felaketinde, atom bombası ile saldırı sonucu yaklaşık 140 bin hayatını kaybetmişti. Bu felaketin 73. Yıl dönümünde, sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak yeni bir anma yapıldı. Hayatta kalan kişiler ile yapılan röportaj sonucu, 5 dakikalık bir sanal gerçeklik deneyimi oluşturuldu. Sanal gerçeklik deneyiminde, özellikle ortaya çıkan görüntü ve seslere odaklanıldığı biliniyor.

Sanal gerçeklik deneyimi ile bir nevi o acı felaketin anılmasının yanı sıra, hangi derslerin çıkarılması gerektiğine yönelik bir farkındalık hedeflendi.

Bu deneyime katılanlar, genel olarak sanal gerçeklik teknolojisinin o anı neredeyse tam anlamıyla yaşattığını belirttiler. Ayrıca bu sanal gerçeklik videosunun hazırlamasında öğrencilerin çalışmış olması da Japonya’nın eğitim ve teknolojiye önem vererek zor günlerden kurtulduğunu gösteriyor.

 

Tesla batarya patenti için başvuru yaptı

0

Tesla batarya patenti başvuruları yaparak, daha güvenli bir sürüşü hedefliyor. Yeni patentler, bataryaların alev almasına karşı önlemler içeriyor.

Tesla batarya patenti alıyor

Elektrkli otomobil sektörünün dev firması Tesla, birçok kez yanan bataryaları ile gündeme geldi. Tesla, yaralanmalara hatta ölümlere neden olabilecek bu duruma karşı yeni bir önlem planlıyor. Yapılan 2 yeni batarya patenti başvurusu, olası yanmalar ve patlamalara karşı önlem içeriyor.

Tesla’nın mevcut batarya modellerine baktığımızda binlerce modülün birleşmesinden oluştuğunu görüyoruz. Örneğin; Model S’te 18 mm çapında ve 64 mm uzunluğunda toplam 5375 adet modül yer alıyor. Bu modüllerden herhangi biri arızalandığında sıcak gaz açığa çıkıyor. Bu sıcak gaz, geri kalan binlerce modülü de etkiliyor.

Şirketin başvurusunu yaptığı bir patent, termal kontrol sıvı kullanımını temel alıyor. Batarya sıcaklığını sürekli olarak kontrol eden bu sıvı, bataryaya herhangi bir zarar vermiyor. Modülde bir arıza yaşandığında ise sıvı sayesinde diğer modüller bundan çok yavaş etkileniyor. Böylelikle araca müdahale etmek için yeterli zaman kalıyor.

Diğer patentte ise termal kontrol sıvısı yerine, polimer bazlı yalıtım malzemesi kullanılıyor. Şirket, bu iki patenti de alarak, en uygun ve verimli olan yöntemi bataryalarında kullanmayı hedefliyor.

Bitcoin ATM sayısı rekora koşuyor

Bitcoin ATM sayısı katlanarak artmaya devam ediyor. Bitcoin ATM sayısı 3500’ü geçerek yeni bir rekora imza attı.

Bitcoin ATM sayısı 3500 barajını geçti

Kripto para yatırımlarında yaşanan artış ile para dönüşümleri yapmanın mümkün olduğu kripto para ATM sayısında artış yaşanıyor. Özellikle kripto para piyasasının en çok bilinen birimi olan Bitcoin’lere yönelik ATM sayısında ciddi bir artış görülüyor. Statista adlı şirket tarafından açıklanan verilere göre Bitcoin ATM’lerinin sayısında 2017 yılında 4 kat artış yaşandı. Coinatmradar verilerine göre ise şu anda aktif olarak hizmet veren 3502 adet kripto para ATM’si bulunuyor.

2013 yılında Vancover’daki kahve dükkanında kurulan ATM’den bu yana kripto para sektöründe önemli ilerlemeler yaşandı. Bitcoin ATM olarak adlandırılan bu ATM’ler diğer para birimlerine yönelik hizmet vermesi nedeniyle, yatırımcılar tarafından ilgi görüyor. ATM’lerin yüzde 49’u Litecoin, yüzde 32’si ise Ethereum desteği görüyor. Ayrıca bu ATM’ler ile yapılan işlemlerde yüzde 8 oranında hizmet bedeli kesiliyor.

Ülke bazındaki verilere baktığımızda ise 2014 yılından günümüze toplamda 53 farklı ülkede 1,700 adet Bitcoin ATM kuruldu. Ortalama verilere baktığımızda iseher gün dünya genelinde ortalama 9 adet Bitcoin ATM kurulduğunu görüyoruz.

Bankalar kripto para işlemi yapabilecek

Tayland Bankası (BoT) tarafından yapılan yeni düzenleme ile bankalar kripto para işlemleri yapabilecek. Bankalar kripto para işlemleri ile borsa görevi görecek.

Bankalar kripto para sektörüne hazırlanıyor

Kripto paraların yerel para birimlerini alıp alamayacağı tartışmalar devam ederken, Tayland Bankası (BoT) dikkat çeken bir duyuru yaptı. Yapılan duyuruda bankaların kripto para alışverişi ve yatırımına yönelik detaylara yer verildi. Açıklamada, bankaların yan kuruluşlar aracılığıyla dijital token üretebilecekleri ve kripto para borsası gibi işlem yapabilecekleri belirtildi.

Ayrıca bu yenilik ile bankaların kripto para şirketi kurabilmeleri de mümkün hale geldi. Kurulacak bu şirketlerde bankalar, kripto para yatırımları yapabilecek.

Kripto para piyasasına doğrudan giriş yapamayan bu bankalar, kurdukları aracı şirketler ile işlemler yapabilecekler. Ayrıca bu şirketler, doğrudan halk için işlem yapamayacak. Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Sigorta Komisyon Ofisi (OIC) ile işbirliği yapacak olan bu şirketler, sadece şirketlere yönelik hizmet verecek.

E-ticaret sitesi imitasyon ürünler için yargılanacak!

Çin’in dev e-ticaret sitesi için sahtecilik iddiası gündeme geldi. E-ticaret sitesi imitasyon ürün sattığı iddiasıyla mahkeme karşısına çıkacak.

Pinduoduo: E-ticaret sitesi imitasyon ürünler mi sattı?

Alibaba ve JD.com’dan sonra Çin’in üçüncü büyük e-ticaret sitesi olan Pinduoduo, ABD’de sahtecilik iddialarıyla gündeme geldi. Pinduoduo’nun New York’taki ilk halka arzının (IPO) ardından, ünlü markaların ürünlerinin marka isimlerine benzeyen, düşük fiyatlı ürünler satıldığı belirtildi. Yani Pinduoduo, bir nevi imitasyon ürün satmakla suçlandı. ABD’de Rosen Hukuk Bürosu olmak üzere 6 büyük hukuk bürosu, Pinduoduo için dava açmayı planlıyor.

Howard G. Smith Hukuk Bürosu, web sitesi üzerinden yaptığı açıklamadı, Pinduoduo yöneticilerinin mali durumlarını çarpıtarak, yöneticileri yanlış yönlendirdiğini vurguladı. Ayrıca yatırımcılar için ücretsiz bir başvuru formu oluşturuldu ve mağdur olan yatırımcılara ulaşılmaya çalışılıyor.

İmitasyon ürün satışında özellikle P&G’nin sahip olduğu bebek bezi markası olan Pampers’in mağduriyet yaşadığı belirtiliyor. Pinduoduo’da “Pampois” ve “Parmepas” markalarına ait çeşitli bebek bezi ürünleri satıldı. Düşük fiyatlı olan bu ürünler, tüketicilerden yoğun bir ilgi gördü.

Sahte bankacılık uygulaması kart bilgilerini çalıyor

0

Bankaların güvenlik önlemlerini aşmakta zorlanan siber suçlular, banka müşterilerini kandırma yolunu seçmeyi sürdürüyorlar. Bilgi güvenliği kuruluşu ESET, bu çerçevede ilk tespitlere göre üç Hint bankasının müşterilerini hedef alan yeni bir bankacılık truva atı ile ilgili uyarılarda bulundu.

Resmi Google Play mağazasına sızmayı başaran bu sahte bankacılık uygulamaları, banka kullanıcılarına kredi kartı limitlerini yükseltmeyi vaat ederek ulaşıyor. Sahte uygulamalar, düzmece formlar yoluyla kredi kartı ayrıntılarını ve internet bankacılığı bilgilerini ele geçiriyor. Daha da kötüsü, kurbanlardan çalınan veriler açık bir sunucu üzerinden çevrimiçi şekilde, düz metin olarak sızdırılıyor, ki bu da verileri herkese açık hale getiriyor.

Sahte uygulamalar Haziran ve Temmuz 2018’de Google Play’e yüklendi ve ESET’in Google’ı uyarmasıyla kaldırıldı; ancak o zamana dek yüzlerce kullanıcı tarafından çoktan indirilmişlerdi.Uygulamalar, her biri farklı bir Hintli bankayı taklit eden üç ayrı geliştirici tarafından yüklendi; ancak veriler üç uygulamanın kaynağının da aynı saldırgana dayandığını gösteriyor.

Uygulamalar nasıl çalışıyor?

Zararlı yazılımı tespit eden ESET Güvenlik Arastırmacısı Lukas Stefanko’nun verdiği bilgiye göre üç uygulama da aynı prosedürü izliyor. Başlatmayla birlikte, kredi kartı bilgilerininin talep edildiği bir form beliriyor. Kullanıcılar formu doldurup ‘Gönder’ tuşuna basarsa, internet bankacılığı giriş bilgilerinin istendiği başka bir forma yönlendiriliyor. İlginç olarak, tüm alanlar ‘zorunlu’ (*) olarak işaretlense de, her iki form da şüpheli bir durumun göstergesi olarak boş şekilde de gönderilebiliyor.

Her iki form da doldurulup ya da doldurulmadan tıklandığında, kullanıcı üçüncü ve son bir sayfaya yönlendiriliyor ve bir müşteri hizmetleri yöneticisinin kendileriyle iletişime geçeceği belirtiliyor. Elbette, hiç kimse kurbanlarla temas kurmuyor ve uygulamanın bu noktanın ötesinde başka hiçbir işlevi bulunmuyor.


Elde edilen bilgiler herkese açık hale geliyor

Bu arada, sahte formlara girilen bilgiler düz metin olarak saldırganın sunucusuna gönderiliyor. Çalınan bilgileri listeleyen sunucuya herhangi bir kimlik doğrulama gerekmeden, bağlantıya sahip olan herkes tarafından erişilebiliyor. Bu, kurbanlar açısından potansiyel zararı artırıyor çünkü hassas bilgileri, yalnızca saldırganın kullanımında değil, potansiyel olarak herkesin karşısına çıkabilir durumda.


Nasıl güvende kalınır

ESET Güvenlik Arastırmacısı Lukas Stefanko, bu zararlı uygulamalardan herhangi birini yüklemiş olanlara, bunları hemen kaldırmayı tavsiye ediyor. “Banka hesabınızı hemen kontrol edin ve internet bankacılığı giriş şifrenizin yanı sıra kredi kartınızın pin kodunu da değiştirin” diyen Lukas Stefanko, kimlik avı uygulamalarının kurbanı olmamak için telefon kullanıcılarına şu önerilerde bulundu:

  • Yalnızca bankanızın resmi sitesiyle bağlantılı olan mobil bankacılık uygulamalarına güvenin.
  • Güvenliğinden ve meşruluğundan şüphe duyduğunuz çevrimiçi formlara asla hassas bankacılık bilgilerinizi girmeyin.
  • Google Play’den uygulama indirirken indirilme sayısına, uygulama puanına ve değerlendirmelere dikkat edin.
  • Android cihazınızın güncel olduğunda emin olun ve güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın.
  • ESET güvenlik yazılımları, bu zararlı uygulamaları ‘Android/Spy.Banker.AHR’ olarak tespit ederek engelliyor.

Akıllı ayna satışa çıkıyor

Naked Labs tarafından geliştirilen akıllı ayna, fitness yapan müşteriler için geliştirildi. Akıllı ayna ile kullanıcılar fitness süreci boyunca vücutlarındaki değişimi gözlemleyebilecekler.

Akıllı ayna derinlik sensörleri kullanıyor

Silikon Vadisi’ndeki bir startup olan Naked Labs, sporculara özel bir smart ayna geliştirdi. Wi-Fi / Bluetooth bağlantısına sahip olan ayna, üç adet üç Intel “RealSense” derinlik sensörüne sahip. Ayna, bu sensörler ile kullanıcının 3D vücut taramasını yapabiliyor.

Daha sonra kullanıcılar vücut yağ oranları, yağlı ve yağsız kütleleri gibi spor ve sağlıkla ilgili verilerine mobil uygulama üzerinden ulaşabiliyor. Bu uygulama tarihsel ve istatiksel olarak kullanıcıya bir analiz sunuyor. Böylelikle spor yapılan dönemde yaşanan değişimi dönemsel olarak gösterebiliyor.

Fitness odaklı geliştirilen bu aynaların ek özellikler kazanması da hedefleniyor. Örneğin; kıyafetleri cm düzeyinde doğru ölçen aynalar ile alışveriş sektörü de şirketin hedefleri arasında yer alıyor.

Şirket, akıllı aynaların 1395 dolara satılmasını ve 100 dolar’lık nakliye masraflarının olmasını bekliyor.

Blockchain sektörü istihdam sağlıyor

Gün geçtikçe artan işlem kapasitesi ile blockchain sektörü, yeni bir istihdam alanı olarak karşımıza çıkıyor. Upwork’e göre blockchain sektörü 2018’in parlayan yıldızı oldu.

Blockchain sektörü freelance iş imkanı sağlıyor

Dünyanın en büyük frellance ve homeoffice iş bulma sitesi olan UpWork, ABD’de 2018’in parlayan iş sektörünü açıkladı. Upwork, blockchain sektörü diğer 5 bin sektörü geride bırakarak zirveye oturmayı başardı. Ayrıca Google’ın blockchain sektöründe kullanılabilen programlama dili GO ise en önemli ilk 20 yetenek arasında kendisine yer buldu. Akıllı kontratların hazırlanmasına kullanılan Solidity ve de Node.Js dillerine de dikkat çekildi.

Upwork, 2018’in ikinci çeyreği itibariyle blockchain’e olan talebin, yıllık bazda yüzde 3500 büyüme kaydettiğini açıkladı. Blockchain platformalarının kullandığı Telegram hesaplarını yönetmek için White paper arayışında da ciddi bir artış görünüyor.

Şu anki değeri 2.5 milyar dolar olan Blockchain piyasasının, 2030’da 2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Siber güvenliğe ayrılan bütçe doğru yönetilmiyor

0

Şirketlerin siber güvenliğe yeterli bütçe ayırmadığı bir gerçek ve bu nedenle verilen bütçenin en etkili şekilde yönetilmesi gerekiyor. Şirketlerdeki çoğu bilgi teknolojileri uzmanı ise kendilerine verilen bütçeyi doğru yönetemiyor. Anderson Araştırma Şirketi’nin konu hakkındaki araştırmasına göre şirketler, sadece saldırıları önlemeye yatırım yapmakla yetinerek saldırı sırasında veya sonrasında ihtiyaç duyacakları araçlara bütçeden pay ayırmıyor. Bu nedenle hem siber saldırılar çok geç fark ediliyor hem de saldırı sonrası eski iş düzenine dönmek oldukça uzun zaman alıyor. Ağ güvenliği çözümlerinde lider olan WatchGuard, doğru güvenlik bütçesi yönetimini 3 başlıkta paylaşıyor.

Bilgi güvenliği uzmanları, sahip oldukları bütçeyi şirketleri için ne kadar iyi kullanırsa, daha sonrası için bütçe artırma talepleri de bir o kadar olumlu karşılanıyor. Ancak günümüzde şirketlerdeki çoğu bilgi güvenliği çalışanı bu bütçeyi doğru kullanamıyor. Bütçenin büyük bir kısmı siber saldırıları önlemeye ayrıldığı için sorunu fark edip savunmayla karşılık vermeye ve iş sürekliliğini sağlamaya daha az bütçe ayrılıyor. Bu durumda saldırının oluşturduğu zarar hem çok şiddetli yaşanıyor hem de oldukça uzun sürüyor. WatchGuard, güvenlik bütçesinin %50’sinin saldırıları önlemek, %30’unun sorunu fark ederek savunmaya geçmek, %20’sinin de saldırı sonrası sistemi düzeltmek için harcanmasını öneriyor.

Siber Güvenlik Bütçesi Üç Başlıkta Değerlendirilmeli

WatchGuard, siber güvenliğe ayrılan bütçenin en etkin şekilde kullanılabilmesi için dikkat edilmesi gereken üç başlığı paylaşarak hiçbirinin atlanmaması konusunda şirketleri uyarıyor.

1. Saldırıları Önleme

Sisteminizi güvenli kılacak ürün ve servislere ayrılacak bütçe, güvenliğe yatırımın ilk adımını oluşturuyor. Güvenlik duvarları, antivirüs programları, yetkisiz erişimleri engelleme sistemleri, gelişmiş kötü niyetli yazılımlara karşı koruma çözümleri, bulut sistemindeki e-postalar için filtreleme sistemleri gibi araçlara ayrılan bütçe pek çok saldırıyı uzak tutuyor. WatchGuard, güvenlik bütçenizin yarısının saldırıları önlemek için kullanılabileceğini belirtiyor.

2. Sorunu Fark Etme ve Savunmayla Karşılık Verme

Bir siber saldırı gerçekleştiğinde fark etmenizi ve savunmaya geçmenizi sağlayacak araçlara da yatırım yapılması oldukça önemli. Bu alandaki ürünlere ayrılan bütçe, bilgi teknolojileri uzmanlarının problem hakkında bilgi sahibi olmasına ve sistemi iyileştirmesine yardımcı oluyor. Uç nokta güvenliğini sağlayan araçlar, cihazdaki hareketleri inceleyen sistemler ve vaka çözücü ürünler bu kapsama giriyor. Ponemon Araştırma Şirketi ve IBM’in beraber hazırladığı rapora göre, bir siber saldırıyı fark etmek ortalama 190 gün sürüyor ve 190 gün içinde siber saldırganlar şirketlere tahmin edilemeyecek derecede zararlar veriyor. Bu nedenle bu tür takip edici ve çözüm üretici araçlara şimdikinden daha fazla bütçe ayrılması gerekiyor. WatchGuard, eldeki miktarın %30’unun bu kısma ayrılmasını öneriyor.

3. Saldırı Sonrası Düzelme

İş sürekliliği sağlayan teknolojilere yatırım yapmak zaman ve para kaybı yaşamamak için gereklidir. Her ne kadar çoğu şirket en azından verilerini yedekliyor olsa da çok azının felaket sonrası nasıl toparlanacaklarına dair bir planı bulunuyor. Yedekleme servisleri dışında sanal ya da bulut teknolojisine dayalı hosting sistemleri, siber sigortalar gibi çözümler bu kısmı oluşturuyor. WatchGuard, saldırı yaşansa bile iş sürekliliği sağlayacak ve iş yerindeki genel durumu toparlayacak bu tür araç ve servislere güvenlik bütçenizin en az %20’sinin ayrılması gerektiğini öneriyor.

iPhone fabrikası kapandı

0

iPhone işlemcilerini de üreten, dünyanın en büyük yarı iletken üretim fabrikası, hacker saldırıları sonunda çalışamaz duruma geldi.

Çok sayıda firma etkilendi

Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. (TSMC), saldırılar sonunda, farklı ürünleri ürettiği çok sayıda fabrikasını kapatmak zorunda kaldığını açıkladı. Bu fabrikalarda Apple, Qualcomm, Nvidia ve AMD için işlemciler üretiliyordu.

Fabrikanın kapanması teknoloji dünyası için kritik bir zamana denk geliyor zira bu dönemde teknoloji firmaları, son baharda piyasaya çıkaracakları yeni ürünler için işlemci ve bileşen siparişi veriyordu. Bu siparişlerin yetişmemesi durumunda, yeni ürünlerin piyasa lansmanının da gecikeceği düşünülüyor. 

Alexa hırsızlara karşı önlem alacak

0

Amazon’un sesli asistanı Alexa hırsızlara karşı önlem alınmasını sağlayacak yeni bir özelliğe kavuştu. Alexa hırsızlara karşı Away Mode özelliği ile koruma sağlayacak.

Alexa hırsızlara karşı sesli destek sunacak

Akıllı ev asistanları, ev içinde geçirilen vakitte gündelik işlemleri oldukça kolay bir hale getiriyor. akıllı ev asistanı sektöründeki en önemli ürünlerden biri olan Alexa’ya, hırsızlara karşı caydırıcı bir özellik eklendi. Away Mode isimli yeni özellik kullanıcılar, evden çıkmadan önce Alexa’ya bazı metinler eklenebiliyor.

It’s Always Sunny in Philadelphia, Upright Citizens Brigade ve Saturday Night Live gibi komedi dizilerinden metinler de eklenebiliyor. Daha sonra kullanıcıların Alexa’yı yüksek ses moduna almasıyla birlikte, evde kimse yokken Alexa bu metinleri gerçekçi bir sesle okuyor.

Elbette bu yeni özellik tam bir güvenlik önlemi olmanın aksine, caydırıcılık sunuyor. Sigorta şirketi Hippo ile geliştirilen özelliğin, bir reklam çalışması olduğunu da söyleyebiliriz. Bu özellik ile farkındalık yaratmak isteyen Hippo, kullanıcıları hırsızlığa karşı sigorta yapmaları için teşvik ediyor.

Windows 10 için aylık ödeme mi geliyor?

0

Microsoft, Windows 10’u bir hizmet olarak sunacağını ve bir kez satın alındıktan sonra yeni ücret istemeyeceğini dile getiriyordu. Ancak bu söylemin değişmesi mümkün görünüyor.

Öde rahat et politikası

Windows 10 için yapılan güncellemeyi inceleyen yazılım uzmanları, işletim sisteminin kodları arasında, Windows 10 aktivasyonu için aylık abonelik ödemesi seçeneğini buldular.

Microsoft’un içinden sızan bilgilere göreyse yazılım devi yakında “Microsoft Managed Desktop” isimli bir hizmetini hayata geçirecek ve bu hizmetten faydalanmak için aylık abonelik ücreti isteyecek. 

Microsoft Managed Desktop sayesinde Microsoft, Windows 10’un yapılandırmasını ve sağlıklı çalışması için gerekli konfigrasyonları otomatik olarak gerçekleştirecek, güncellemeleri daha öncelikli olarak yükleyecek ve Windows 10’u sürekli güncel tutacak.

Starbucks kripto para piyasasına giriyor

Starbucks kripto para piyasasına girmek için yeni bir platform kuruyor. Bu platformda ICE ve Microsoft da yer alacak. Bu platformla birlikte, Starbucks mağazalarında kripto para ile alışveriş yapılabilecek.

Starbucks kripto para platformu kuruyor

Kahve şirketi olmanın ötesine geçen Starbucks, teknoloji odaklı yatırımlarına devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde sanal mağaza ile kahve alışverişi ve teslimatı için Alibaba ortaklık kuran şirket, bu kez kripto para girişimiyle gündeme geldi.

Starbucks, Microsoft, ICE iş birliği ile oluşturulan, Bakkt isimli yeni kripto para girişimi duyuruldu. Bu yıl Kasım ayında kullanıma sunulacak olan platform ile kullanıcılar kripto para kazanabilecek, saklayabilecek ve harcayabilecek.

Bu platform ile kullanıcılar Starbucks alışverişlerinde kripto para kullanabilecek. Günlük alışverişe odaklanılan Bakkt girişimiyle kripto para kartı çıkarılması da bekleniyor. Ancak kripto para kabul eden işletme sayısının az olması, böyle bir kartın ne kadar kullanışlı olacağı sorusunu beraberinde getiriyor.

Platform, özellikle bireysel kullanıcılara önemli yenilikler getirecek.

Ve Apple 1 trilyon dolar oldu

0

90’ların sonundayken iflası beklenen bir PC üreticisiyken portatif müzik çalar iPod ve dokunmatik ekranlı telefon devrimini yapan iPhone’u üreterek dünyanın en zengin şirketine dönüşen Apple artık resmi olarak dünya tarihinde 1 trilyon değere ulaşan ilk şirket olarak kayıtlara geçti.

1 trilyon dolar

Borsadaki hisselerinin yükselişi ile şirket değeri 1 trilyon dolara ulaşan Apple böylece rakipleri Amazon, Google veya Microsoft gibi teknoloji şirketlerini de geride bırakmış oldu.

Öte yandan Apple’ın 1 trilyon dolar değeri konusunda bazı uyuşmazlıklar da devam ediyor. Apple’ın kendi borsa veri uygulaması iOS Stock App, Apple’ın değerini 1 trilyon dolar olarak gösterirken, rakibi Google’ın borsa veri uygulması Google Finance henüz Apple’ın değerini 1 trilyon dolar olarak kabul etmiyor.

Bu fark da hissenin değerinin gün içindeki dalgalanmasından ve uygulamaların farklı ortalama hesaplarından kaynaklanıyor. 

FIFA e-Dünya kupası başladı!

0

Rusya’da düzenlenen 2018 Dünya Kupası’nın sonlanmasının ardından, FIFA e-Dünya Kupası başladı. Futbol heyecanı, oyun ortamına taşındı.

FIFA e-Dünya Kupası 2-4 Ağustos’ta

Teknoloji hayatımızın her alanına dokunurken, birçok alanda dijitalleşmeyi beraberinde getiriyor. Bu yıl Rusya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda uygulanan VAR sistemi, teknolojinin artık hayatımıza ne kadar girdiğini gösterir nitelikteydi. Şimdi ise tüm dünyada büyük bir sektör haline gelen e-spor turnuvaları bunu kanıtlıyor.

2-4 Ağustos tarihlerinde, Londra’da O2 Arena’da düzenlenen FIFA e-Dünya Kupası, üst düzey 32 oyuncunun katılımıyla yapılıyor.

Turnuvada grup aşamasına 16 Xbox One ve 16 Playstation4 oyuncusu katıldı. 2 ve 3 Ağustos tarihlerinde sadece online olarak izlenebilen turnuvada, 4 Ağustos final gününde Arena’ya seyirci girişine izin verilecek.

Katılım sürecinde önce yerel elemeler yapıldı. Daha sonra ise bölgesel elemeler ile kazananlar Amsterdam’a davet edildi. Burada düzenlenen eWorld Cup Global Series Playoff aşamasını da geçen oyuncular, Londra’daki grup aşamasına katılma hakkı kazandı. e-Dünya Kupası’nda bu yıl Türkiye’den herhangi bir oyuncu yer almadı.

Turnuvanın şampiyonuna 250 bin dolar değerinde ödül verilecek.

Güney Kore, Apple ve Google’dan vergi alacak

Amazon, Apple ve Google gibi uluslararası şirketler, faaliyet gösterdikleri ülkelerden elde ettikleri kazançları, İrlanda gibi düşük vergi oranlarına sahip ülkelerde kurdukları “vitrin” şirketler üzerinden faturalandırarak bulundukları ülkeye vergi ödememeyi başarabiliyorlar. 

Vergileri cebe atmanın yolunu buldular

Ancak bu yöntem giderek daha fazla ülkeyi rahatsız etmeye başlıyor. Avrupa Birliği ülkeleri, Amazon, Apple ve Google gibi “uyanık” şirketleri vergi cezalarıyla bu yöntemden vazgeçirmeye çalışıyor. Şimdi bu şirketlerin karşısına bir de Güney Kore dikilecek.

Güney Kore hükumeti, ülkede vergi ödemeyen Amazon, Apple ve Google gibi dev uluslararası şirketleri vergilendirmek için özel bir görev gücü kurduğunu duyurdu. Hukukçulardan, ekonomistlerden, maliye ve vergi uzmanlarından oluşan yeni görev gücü, dev çok uluslu şirketleri Güney Kore’den kazandıkları paranın vergisi ödemeye mecbur bırakacak yöntemler ve yasalar geliştirmek üzere çalışacaklar.

Güney Kore’nin geliştireceği yöntemin aynı zamanda diğer ülkeler için de model oluşturacağı tahmin ediliyor ki, bu da Amazon, Apple ve Google için her ülkede çok büyük boyutlarda vergi ödeyecekleri günlerin yaklaştığı anlamına geliyor.

NASA ilk ticari uçuşun astronotlarını seçti

0

ABD’nin uzay ajansı NASA, uzay mekiklerini emekliye ayırdığından beri, yıllardır ABD topraklarından uzaya astronot gönderemiyordu. 

Astonotları uzaya gönderme meselesi

NASA’nın astronotları uzaya çıkmak ve inmek için Rusya’nın uzay ajansına ve Rus uzay gemisi Soyuz’lara muhtaç kalmıştı. Üstelik NASA bu hizmet için Rusya’ya büyük boyutta ücret ödüyordu. 

Uzay ajansı şimdi ABD topraklarından uzay istasyonuna, özel şirketler adına uçuşlar yapmaya hazırlanıyor ve bu ticari uçuşlarda görev alacak astronotları da belirledi.

NASA’nın bu uzay uçuşlarında kullanacağı uzay gemileri Boeing’in Starline ve SpaceX’in Crew Dragon uzay gemileri olacak. Boeing’in ilk astronotlu test uçuşu ise 2019 ortasında gerçekleştirilecek.