Amazon bir günde teslimat politikasından vaz mı geçiyor?

Amazon, Avrupa’daki e-ticaret politikasında, sonraki gün teslimat sözü vermesi ile büyük avantaj kazanmıştı ancak artık bu politikadan vazgeçmek zorunda kalabilir.

İngiliz müşteriler şikayetçi

İngiltere’de yüzlerce müşterinin “ertesi gün” teslimat alamamasından şikayet etmesi nedeniyle yapılan soruşturma sonrasında, İngiliz regülatörler Amazon’dan hangi ürünleri ertesi gün teslim edebileceklerini net şekilde belirtmesini istiyorlar.

Deposunda bulunmayan veya satıcıların tedarik süresinin uzun olduğu ürünleri tespit edip bu ürünler hakkındaki ertesi gün teslim sözünü kaldırmak zorunda olan Amazon’u şimdi zor günler bekliyor zira bu uygulamanın sadece İngiltere ile sınırlı kalmayacağı, tüm Avrupa’da benzer şikayetlerin yükseleceği tahmin ediliyor.

SMS ile Bitcoin ödemesi yapılabilecek

Kaliforniya merkezli bir şirket, SMS ile Bitcoin ödemeyi mümkün hale getiren bir patent aldı. Bu teknoloji ile kullanıcılar, Bitcoin ödemelerini SMS ile yapabilecek.

Dijital ödeme: SMS ile Bitcoin dönemi

Kripto para kullanıcı sayısında yaşanan artış ile yeni ödeme ve para transfer yöntemlerine ihtiyaç duyuluyor. Üstelik bu yöntemlerin hızlı, güvenli ve tam entegre bir şekilde çalışması gerekiyor.

Intuit isimli yazılım firması, Bitcoin ödemelerini daha pratik hale getirmek amacıyla, 2014 yılında küçük işletmeler için QuickBooks’u piyasaya sürmüştü. Bitcoin ödemelerini, tüm kullanıcılar için kolay bir hale getirmeyi hedefleyen şirket, yeni bir teknolojinin patentini aldı.

Geliştirilen yeni yazılımla, kayıtlı kullanıcılar SMS aracılığıyla Bitcoin transferi yapabilecekler. Bu sistemin para transferlerinin yanı sıra, alışverişlerde de kullanılabileceği belirtiliyor. Böylelikle kripto para işlemleri çok daha kolay bir hal alacak.

Dijital ödemelerde seçeneklerin artması ve kripto para piyasasının büyümesi sayesinde, bundan sadece birkaç yıl sonra yanımızda cüzdan taşımaya gerek kalmayabilir.

Grafen kaplı uçak tanıtıldı

0

Grafen kaplı uçak ile havacılık sektöründe yeni bir döneme giriliyor. Daha sağlam ve daha hafif yapısı ile hem güvenlik hem de enerji verimliliği sağlayacak.

Grafen kaplı uçak ile yeni nesil havacılık

Grafen, sahip olduğu benzersiz özellikleriyle günümüz ve geleceğin en önemli malzemeleri arasında yer alıyor. Elektrik ve ısıyı iyi iletmesinin yanı sıra hafif ve dayanıklı olması sayesinde birçok sektörde kullanım potansiyeline sahip. Bunlardan en önemlisi de havacılık sektörü. Central Lancashire Üniversitesi, dünyanın grafen kaplı ilk uçağını geliştirerek, bu alanda önemli bir adım attı.

Juno isimli uçak, Farnborough Havacılık Fuarı’nda sergilendi. 3,5 metre uzunluğunda olan uçağın üretiminde, kısmen 3D baskılı parçalar kullanıldı. Ayrıca grafen bazlı pil kullanılarak da şarj-deşarj döngüsü daha verimli hale getirilmiş. 3,5 metre uzunluğunda olan uçak, grafen kaplı olması nedeniyle dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyor.

Grafen kaplamasıyla ile daha hafif ve dayanıklı bir yapı kazanan uçak, güvenli ve verimli uçuş sağlıyor. Ayrıca grafenin yüksek ısıl özellikleri sayesinde buzlanma ihtimalini azaltıyor. Yıldırım düşme gibi durumlarda ise enerjinin yüzey boyunca dağılmasını sağlayarak, etkiyi azaltıyor.

Suudi Arabistan Tesla hissesi satın aldı

Suudi Arabistan Tesla hissesi satın alarak, şirketin en büyük ortaklarından biri haline geldi. Suudi Arabistan, ekonomisini petrol kaynaklı olmanın dışına çıkarmak istiyor.

Suudi Arabistan Tesla için yatırım yaptı

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), elektrikli ve otonom araç sektörünün en önemli şirketlerden biri olan Tesla’dan hisse satın aldı. Bu yatırım ile PIF, Tesla’nın en büyük sekiz yatırımcısından biri haline geldi. Ancak satın alınan hisse yüzde 5’in altında olduğu için kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu bulunmuyor. PIF’in yatırımının 1.7-2.9 milyar dolar aralığında olduğu ve Tesla’nın toplam hisse değerlerinin yüzde 3-5’ine denk geldiği iddia ediliyor.

Tarihi açıklanmayan bu anlaşmaya dair birçok belirsizlik bulunuyor. Tesla, PIF’in bu hisseleri JP Morgan aracılığıyla ikincil piyasalardan temin ettiğini söyledi.

Veliah prens Muhemmed bin Selman tarafından yönetilen PIF’in böyle bir yatırımda bulunmasının arkasında, petrole dayalı gelir modelini değiştirmek olduğu belirtiliyor. PIF, Tesla dışında SoftBank ve Uber gibi şirketlere de yatırım yaparak, teknoloji odaklı büyüme planına hız verdi.

Madencilik yapan ısıtıcı üretilecek

0

Canaan isimli firma, madencilik yapan ısıtıcı modelini üretecek. Bu ısıtıcı ile madenciler, ısınırken kripto para kazanabilecekler.

Madencilik yapan ısıtıcı, ısıtırken para kazandıracak

Madencilik ekipmanları alanında, sektörün en büyük firmalarından biri olan Canaan, ilginç ekipmanları ile de dikkat çekiyor. Geçtiğimiz günlerde madencilik yapan TV tanıtımını yapan firma, bu kez madencilik yapan ısıtıcı üreteceğini duyurdu. Ayrıca 30T Avalonminer A9 isimli ürün hakkında da yeni detaylar verildi.

7 nm’lk çiplere sahip olan 30T Avalonminer A9, 60w ile 70w/T performansı ile dikkat çekiyor. Ayrıca saniyede ise 26.5 ile 30 terahash işlem kapasitesine sahip. 7 nm çipler sayesinde cihazın hem enerji verimli olacağı hem de daha yüksek kapasiteye sahip olacağı belirtiliyor.

Madencilik yapılabilen ısıtıcı hakkında ise henüz teknik ayrıntılar verilmedi. Ancak Canaan, madencilik donanımlarını ev aletlerine entegre ederek, oldukça yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.

Ukrayna kripto para vergisi uygulayacak

Ukrayna kripto para vergisi uygulayan ülkeler listesine eklendi. Ukrayna, yatırımcılara elde ettikleri gelir doğrultusunda yüzde 5 oranında vergi uygulayacak.

Ukrayna kripto para vergisi yüzde 5 olacak

Aslında bağımsız olan kripto para sektöründe yapılan vergi uygulaması, çeşitli tartışmalara neden oluyor. Özellikle Asya ülkelerindeki kripto para yatırımcıları, elde ettikleri gelir oranında vergi ödemek ile yükümlüler. Bu ülkelere, şimdi Ukrayna da eklendi. Ukrayna’daki kripto para yatırımcılarının, ülkeye yüzde 5 oranında vergi ödemesine karar verildi. Bu vergi, hem şirketler hem de şahıslar düzeyinde uygulanacak.

Ancak vergi uygulamasını kapsayan yasa tasarısının kısa süreli olacağı belirtiliyor. 2019 yılında yürürlüğe girecek olan yasa, 2025 yılına kadar geçerli alacak. Yani bu aralıkta kripto para yatırımcılarına yüzde 5 oranında vergi uygulanacak. Ancak 2025 itibariyle nasıl bir uygulamanın olacağı ise henüz bilinmiyor. Ukrayna vergi oranını artırarak bu uygulamaya devam edebilir veya tamamen kaldırabilir.

Ülkenin doğusundaki savaş nedeniyle, vatandaşlardan yüzde 1.5 oranında ‘ordu ücreti’ kesiliyor. Kripto para vergisinin de bu fono destek sağlamak için kullanılabileceği konuşuluyor.

Qualcomm para cezası ödeyecek mi?

Tayland tarafından alınan kapsamınsda Qualcomm para cezası almıştı. Ancak yapılan yeni bir anlaşma ile bu ceza kaldırıldı.

Qualcomm para cezası için anlaşma yaptı

ABD’li çip üreticisi Qualcomm, son yıllarda birçok rakibi ve ülke ile davalık oluyor. Son olarak Tayvan’da rekabet kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Qualcomm, 774 milyon dolarlık para cezasına çarptırılmıştı. Şirket, bu cezanın 93 milyon dolarlık kısmını ödemiş, geri kalanının iptali için ise girişimlerde bulunmuştu. İptal edilmeyen bu ceza, yeni bir yatırım yöntemine dönüştürüldü.

Tayvan hükümeti ile yapılan anlaşma kapsamında Qualcomm, ülkede 700 milyon dolarlık yatırım yapacak. Üretim ve mühendislik birimlerinin yanı sıra 5G alanında hükümet ile iş birliği yapılacak. Böylelikle hem ceza ödenmemiş hem de ticari faaliyetler artırılmış olacak.

Ancak Qualcomm’un ceza ödemeyecek olması, her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Şirket, 5 yıl boyunca Tayvan rekabet kurumu tarafından takip edilmeye devam edilecek. Geçmiş dönemlerdeki faaliyetlerine benzer davranıp davranmadığı konusunda raporlar hazırlanacak.

LG’den yapay zeka hamlesi

0

DeepThinQ teknolojisi ve akıllı cihaz ekosistemini bir çatı altında toplayan LG, yapay zekayı odağına aldığı markası “ThinQ” ile yapay zeka ve tüketiciyi bir araya getiriyor.

Yeni yapay zeka teknolojisi

DeepThinQ teknolojisiyle, akıllı cihaz ve akıllı ev vizyonunu ortaya koyan LG, günlük yaşamın bir parçası haline gelen cihazların, sadece birer makine değil, aynı zamanda birbirleriyle interaktif ilişki kuran bir ekosistem oluşturmasını amaçlıyor.

ThinQ’in açık strateji mantığına uygun olarak DeepThinQ ile geliştirilen LG ürünleri, bulut servislerini kullanarak zaman içerisinde kendilerini geliştirebiliyorlar.

DeepThinQ teknolojisinin merkezinde yer alan ‘öğrenme’ yeteneği, LG’nin yapay zeka ürünlerinin çevresel öğeleri ve kullanıcı davranışlarını algılayabilmesine olanak sağlıyor. Örneğin ThinQ klima, kullanıcılarının alışkanlıklarını zaman içerisinde öğrenerek, evin ısısını kullanıcının genellikle tercih ettiği seviyeye getirebiliyor. “Kabin görüntüleme teknolojisi” ise şoförün yüz ifadesini ve hareketlerini öğrenebilirken, sürücünün uykusuz kalmaya başladığı anı tespit edebiliyor. ThinQ, araç sahibi hakkında elde ettiği bilgileri kullanarak, müziği, ışıklandırmayı ve klimayı otomatik olarak ayarlayabiliyor.

LG tüm ürünlerini yapay zeka odaklı geliştiriyor!

Akıllı teknolojiye ve DeepThinQ ile yapay zeka çözümlerine büyük yatırımlar yapan LG, bu bağlantıyı tüm cihaz serisine genişletmeyi hedefliyor. Böylece, cihazların kendi başlarına etkili bir şekilde çalışmasına izin verecek veya diğer üreticilerin ürettiği cihazlar da dahil olmak üzere bağlantılı ve sorunsuz bir şekilde çalışmasına olanak tanıyacak şekilde geliştirmeyi planlıyor.

Günümüzde ellerimizden düşmeyen akıllı telefonlarda da yapay zekayı odağına alan LG, kullanıcıların dünya çapında akıllı teknolojinin tüm fonksiyonlarına zahmetsizce ulaşmasını sağlıyor. LG’nin ThinQ yaklaşımını benimseyen ilk G serisi akıllı telefonu LG G7 ThinQ en yeni yapay zeka ve bilgisayar öngörülerini kullanarak arama yapmanın yolu olan Google Lens özelliklerine sahip olan ilk cihazlardan biri. Telefonun yapay zeka işlevlerini başlatan bir tuşa da sahip olan LG G7 ThinQ’te bir dokunuşla Google Asistan’a bağlanmak ve bu tuşa basılı tutarak Google ile konuşmak mümkün. LG G7 ThinQ iki hızlı dokunuşla ise Google Lens’i başlatıyor. Ayrıca Google Asistan’a yönelik LG müşteri komutlarının artırıldığı LG G7 ThinQ’de kullanıcılar yalnızca sesleriyle bile daha fazla şey yapabiliyorlar.

LG, yapay zeka özellikli 2018 model LG televizyonlarında da kullanıcılara dünyanın en iyi dijital asistanlarından olan Google Asistan desteği sunuyor. Sesli iletişim kurmanın mümkün olduğu Google Asistan destekli 2018 LG AI TV’lerde kullanıcılar sadece konuşarak, istedikleri içeriklere kolayca erişebilecek. Yine sesli komut özelliğini kullanarak televizyon ayarlarını kontrol edebilecek olan kullanıcılar, evlerindeki diğer akıllı cihazları da televizyonlarından takip edebilecek. LG AI TV’ler, akıllı evlerin tam merkezine konumlanarak robotik elektrik süpürgeleri, termostatlar, hava temizleyicileri, akıllı aydınlatma cihazları ve daha pek çok akıllı cihazla iletişimi sağlayacak bir hub görevi de görecek.

Bugünün en popüler kitlesel eğlence aracı olan televizyonların geleceğin şehirlerinde de var olacağını düşünen LG’nin çeşitli OLED tabela çözümleri, interaktif ekranlarla ortak alanları canlandırmak isteyen şehir plancıları için ideal bir paket sunuyor. LG ayrıca hem pratik teknolojilerdeki hem de yapay zeka ara yüzlerindeki gelişmeler sayesinde robotların küresel ekonomiye büyük katkısı olabileceğine inanarak robotik devrimin de ön safında yer alıyor. Halen Incheon Havalimanı’nda bulunan LG Havaalanı Robotları, kamu alanlarında robotların pratik faydalarını gösterirken CLOi robotları da akıllı evlerin vazgeçilmezi oluyor.

Amazon Web Services’te büyük açık

0

Dünyanın en önemli bulut servislerinden olan Amazon Web Services’te yer alan bir açık, on binlerce web sitesinin güvenliğini tehlikeye soktu.

GoDady’ye büyük şok

AWS üzerinden hizmet veren ünlü Web hosting servisi GoDady’yi etkileyen açık nedeniyle, on binlerce web sitesinin kullanıcı bilgileri ortaya çıktı.

Güvenlik firması UpGuard’ın araştırmasıyla ortaya çıkan açık nedeniyle yetkisiz kişiler, AWS üzerindeki bir klasörde yer alan ve 31 bin GoDady sitesinin verilerinin yer aldığı bir tabloya ulaşabiliyor.

AWS, açığı kapamak için konu üzerinde çalıştığını belirtirken web sitesi yöneticilerine de şifrelerini değiştirmesi uyarısında bulundu.

Kişisel verileri koruyamayan yetkiliye 4 yıl hapis

0

Bitdefender, Veeam, Veri Kurtarma Hizmetleri ve WatchGuard’ın iş birliğiyle Türkiye genelindeki 10 şehirde düzenlenmesi planlanan Secure Day’ın beşincisi 9 Ağustos Perşembe günü Trabzon’da gerçekleşti.

Zorlu Grand Hotel’de düzenlenen Secure Day etkinliğinde alanında uzman isimler, siber güvenliğin şirketler için önemine değinerek uyarılarda bulundu. Teknolojideki en yeni trendler ile şirketlerdeki bilgi güvenliğine yönelik tehditlerin ele alındığı etkinliğe Trabzon’daki pek çok kurumun temsilcisi ve IT yöneticileri katıldı.

Şirket Verilerinin Güvenliğini Sağlayamayan Sorumluya 4 Yıla Kadar Hapis

Tribünden atılan yabancı maddeyle yaralanan ve başına dikiş atılan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in sağlık raporunun internette yayılması nedeniyle ilgili hastaneye, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında idari para cezası verildiğine dair çıkan haberlere de değinilen etkinlikte, İlhan & Duman Avukatlık Ortaklığı’ndan Av. Hatice Name Parlak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) amacının, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek olduğunu söyledi.

Kanunun yasalaşması ile birlikte, şirketler için veri güvenliği kavramının daha da önemli hale geldiğini ifade eden Parlak, “Şirketlerin teknik ve hukuki alt yapılarını geliştirmeleri gerekiyor.” dedi.

KVKK’da düzenlenen yükümlülüklere uyulmaması halinde, şirketlerin 1 milyon TL’ye kadar idari para cezaları ile karşı karşıya kalabileceğini belirten Parlak, kişisel verilere ilişkin suçlarla ilgili 1 yıldan 4 yıla kadar uzanan hapis cezalarının da öngörüldüğünü vurguladı.

Samsung yapay zeka için 22 milyar dolar yatıracak

0

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, yakın gelecekte kullanıma girecek yapay zeka ve 5G teknolojilerini geliştirmek için 22 milyar dolarlık Ar-Ge bütçesi ayırdığını duyurdu.

Gelecek teknolojileri

Samsung’un planına göre, 40 bin yeni iş imkanı yaratacak bu yatırımla yapay zeka, 5G, biyokozmetik ve diğer gelecek teknolojilerinde Samsung çok önemli avantajlar elde edecek.

Güney Koreli şirket bu 40 milyar dolarlık yatırımı, önümüzdeki 3 yıl içinde gerçekleştirmiş olacak. Yatırımın büyük bölümü ise Güney Kore’de yapılacak. Şirketin işe alacağı 40 bin çalışandan 1000’i ise, dünya çapında değer gören önemli yapay zeka uzmanları olacak.

New York, Uber ve Lyft araçlarına sınırlandırma getiriyor

0

Uber ve Lyft, araç paylaşım konusunda ABD’de liderliği yapan iki önemli şirket. Pek çok otomobil sahibi bu uygulamalar sayesinde boş zamanlarında veya tüm gün taksi servisi vererek yüklü miktarda kazanç sağlıyor.

Herkes taksici mi olacak?

Ancak özellikle New York’ta sayıları hızla artan Uber ve Lyft araçları, New York belediyesinin canını sıkıyor. Şehirdeki sarı taksilerin veya diğer ulaştırma servislerinin üzerinde baskı kuran Uber ve Lyft sistemini bir dengeye oturtmak isteyen belediye bu şirketlere belli bir sayı limiti getirmek istiyor.

Plana göre Uber ve Lyft gibi şirketlerle araç paylaşımı yapmak isteyen araç sahipleri şehir yönetiminden yıllık lisans satın almak zorunda olacak. Böylece hem şehir yönetimi bu ticari faliyetlerden kazanç elde edecek, hem de şehirdeki paylaşılan araç sayısını kontrol altında tutmuş olacak.

 

SEC, Tesla’yı inceleme altına aldı

0

Elon Musk’ın, Tesla hisselerini geri alarak şirketi borsadan çıkartma planı hakkındaki tweet’leri ABD’de büyük bir tartışma başlattı.

SEC olaya el attı

Şirketin hisseleri üzerinde manipülasyona neden olabileceği için Musk’ın bu tweetleri, SEC tarafından inceleme altına alındı. SEC, ABD’nin Sermaye Piyasası Kurulu olarak işlev görüyor ve halka açık şirketleri, bankaları, finansal kurumları veya sermaye hareketlerini denetliyor.

Musk uzun zamandır Tesla’daki yönetim politikası nedeniyle eleştiri altındaydı ve özellikle Model 3’ün seri üretime geçmesinin yavaş sürmesi nedeniyle yatırımcılar Musk’ı sıkıştırıyordu. Musk ise bu baskılardan kurtulup şirketi istediği gibi yönetmek için Tesla’yı halka açık bir şirket olmaktan çıkarıp özel bir şirkete dönüştürmek istiyor.

 

Şirketlerdeki bilişim güvenlik uzmanlarının stres kaynakları

0

Zorlu siber tehditler, toplantılarda onlardan istenen talepler ve ekip üyelerinin beceri eksikliği gibi pek çok etken, BT uzmanlarını stresten bitkin düşürebiliyor. Ekibinin görevlere karşı yetersiz kaldığını düşünen bir BT uzmanı, yoğun çalışmanın getirdiği yorgunluğun ardından ofisten yatak odasına taşıdığı stresle uykusuz kalabiliyor. Sorunu kabul edip ona göre çözüm arayan güvenlik uzmanlarının bulduğu çare ise Yönetilen Güvenlik Hizmetleri (Managed Security Services). Bu hizmetler, kısıtlı bir güvenlik ekibine sahip olan şirketler için popüler bir alternatif haline geliyor.

1600 BT uzmanı ile yapılan araştırma

Farklı ülkelerden toplam 1600 BT uzmanıyla görüşülerek hazırlanan Trustwave araştırması için katılımcılara, neden Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’ni kullandıkları ve eğer kullanmıyorlarsa bunu düşünüp düşünmedikleri soruldu. İlk neden olarak katılımcıların %31’i, kurum içi beceri eksikliğini telafi etmek için Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’ni kullandığını belirtti. Kullanımı zor güvenlik teknolojilerini sistemlerine uygulayıp yönetebilmek için yararlandıklarını belirten BT uzmanlarının oranı %30 iken, üçüncü sırada ise %28 ile güvenlik otomasyonuna yardımcı olmaları geliyor.

Ayrıca, karmaşık tehditlere karşı şirket güvenliğini güçlendirmek için Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’nden faydalandığını belirtenlerin oranı %27, zafiyet testi ya da saldırı sırasında savunma gibi karmaşık güvenlik görevleriyle uğraşması için kullananların oranı ise %25 olarak ortaya çıkıyor. Bu hizmetlerin bütçede tasarruf sağladığını düşünenlerin oranı %21 iken, normalde çözülemeyen güvenlik sorunlarının yarattığı zaman kaybının bu sayede önlendiğini belirtenlerin oranı da %16.

Trend Micro siber güvenlik yetenek avını başlattı

0

Trend Micro, dünya çapında yüzlerce takımın katılacağı, 4. Geleneksel Capture the Flag (CTF) yarışmasını duyurdu. Yarışma; siber suçlar, hedefli saldırılar, nesnelerin interneti(IoT) ve sektörel kontrol sistemleri gibi günümüzün kritik alanlarında katılımcıların bilgilerini pratiğe dökme imkanı sunuyor.

Sektöre yeni profesyoneller kazandırmak

Trend Micro CEO’su Eva Chen Trend Micro’da dijital bilgi alışverişini daha güvenli hale getirmek için yaptığı çalışmalarda kötü niyetli kişilerle savaşmak için istek duyan, yetenekli profesyonellerin de büyük payı olacağını belirtiyor. Chen “Çok daha güçlü profesyonellere ihtiyacın gittikçe arttığını fark ettik. Bunun neticesinde dört yıl önce Capture the Flag’in global organizasyonu ile birlikte yetenekli ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen gençleri desteklemeye ve geliştirmeye başladık. Profesyonel katılımcıların ise yetkinliklerini artıracak şekilde destek oluyoruz” açıklamasında bulunuyor.


Online eleme ve final olmak üzere iki tur şeklinde yapılacak Capture the Flag’in ilk turu 15 – 16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Online elemeden oluşan ilk turda takımlar, farklı güvenlik problemlerini ne kadar hızlı çözebileceklerini ortaya koyan sorulara yanıt verecek. İlk 10’a giren takımlar ise; 15 – 16 Aralık’ta Japonya’nın başkenti Tokyo’da gerçekleştirilecek finallere gitmeye hak kazanacak.


Birinci olan takım 9 bin dolar ödülün yanında, takımın her bir üyesi de ‘Sıfırıncı Gün Girişimi Ödül Programı’nda kullanmak üzere 15 bin puan kazanacak. İkinci ve üçüncü takımlar da sırasıyla 3 bin dolar ve 2 bin ödül puanı kazanacak.

Telekomünikasyon sektörünün 2017 karnesi açıklandı

0

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 2017 yılını kapsayan sektörel değerlendirmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini derlediği “2017 Yılı Sektör Düzenlemelerine Yönelik Değerlendirmeler” Raporu’nu yayımladı. Telekomünikasyon sektörünün büyüklüğünün 2017 yılında 14 milyar dolar olduğu açıklandı. Türk Lirası olarak hesaplandığında ise rakamın 51,14 milyar TL olduğu görülüyor.

Her yıl düzenli olarak hazırlanan rapordaki toplam gelirlere bakıldığında; 2017 yılında vergiler, harçlar, idari ücretler, hazine payları ve cezalar nedeniyle sektörden çıkan paranın yaklaşık 24,6 milyar TL (6,7 milyar $) olduğu tespit edildi. Sektörde 2003 yılından bugüne kadar 640 milyon TL’lik artış sağlanabildiğinin ortaya çıktığını belirten TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak, Elektronik Haberleşme Sektörü’nün, serbestleşmenin başladığı 2002 yılından itibaren neredeyse hala aynı büyüklükte olduğuna dikkat çekti.

Rekabetin artması sektörü geliştirecek

GSM markaları Turkcell, Vodafone, Avea; Türk Telekom ve TTNet dışında kalan diğer işletmecilerin toplam gelirlerinin 2017 yılında 6,8 milyar TL olduğu görüldü. 2017 yılı sonunda aralarında Turknet, İşnet, Millenicom, TTM Telekom, Eser Telekom, Demirören TV Digital, Türksat gibi şirketlerin bulunduğu alternatif işletmecilerin gelirleri 4,18 milyar TL, pazar payları ise yaklaşık %8 oldu. Alternatif işletmecilerin pazar payının artması yönünde yapılacak uygulamaların pazarda rekabetin gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı belirtiliyor.

İngiltere’de %31, Almanya’da %52,6 olan sabit telefon trafiği Türkiye’de %2,6

Tüm dünyada genel olarak sabit ses trafiğinin düşme eğilimi içinde olduğu bilinmekle beraber ülkemizde düşüşün çok daha büyük olduğu görülüyor. Türkiye’de toplam trafiğin %2,6’sı sabit, %97,3’ü mobil trafik iken, İngiltere’de sabit trafik %31, mobil trafik %69, Almanya’da ise sabit trafik %52,6 mobil trafik %47,5 oldu. Türkiye’de sabit telefon trafiğindeki çok hızlı düşüşün temel sebebi, pazardaki rekabet eksikliği olarak görülüyor.


WhatsApp gibi uygulamalar SMS dışında mobil görüşmeleri de etkiliyor

Mobil işletmecilerin gelir dağılımına bakıldığında, SMS dışında konuşma gelirlerinin ciddi oranda düştüğü de gözden kaçmıyor. Bu durumun temel sebebi olarak, özellikle Skype, WhatsApp gibi yabancı kaynaklı İnternet Tabanlı Hizmetler (ITH-OTT) ile haberleşme alanında Türkiye’de faaliyet gösteren

şirketlerin farklı düzenlemelere tabi olmalarından kaynaklandığı vurgulanıyor. Bu alanda yapılacak yeni düzenlemeler, yerli şirketlerin küresel pazardaki rakipleriyle daha adil ortamda rekabet etmesine olanak tanımalı.

Yerli ve yabancı şirketlerin yatırımları fiber internet talebini artıracak

Raporda ortaya konan analize göre; 2013 yılından sonra fiber abone sayısındaki artış hızının yavaşladığı görülüyor. Fiber internet abone sayısının kayda değer oranda artırılabilmesi için, fiber şebekenin hızla yaygınlaşması ve bu kapsamda, yerli ve yabancı yatırımcıların fiber altyapı kurma çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği değerlendiriliyor. Şirketlerin yatırım konusundaki kararlı tutumlarının yasalar doğrultusunda takip edilmesi ve desteklemesi önem taşıyor.

Uydu haberleşme sektörü büyük fırsatlar sunuyor

2017 yıl sonu itibariyle 10.664 uydu haberleşme hizmetleri abonesi bulunuyor. Türkiye üzerindeki uydu kapasitesi dikkate alındığında abone sayısının düşük olması dikkat çekiyor. Uydu haberleşme sektörünün önünde büyük imkânlar olmasına rağmen, ihtiyaçlarının da oldukça fazla olması gelişmelerin önünü bir anlamda tıkıyor. Bu durumun ele alınarak bir an önce çözülmesi, uydu sektörümüzün ve Türksat’ın iç ve dış piyasalardaki fırsatları yakalamasını sağlayacak. Hizmet ve veriye olan talebin yüksek olması, genç nüfusun büyüklüğü gibi nedenlerle hızlı büyüme potansiyeli taşıyan Türkiye telekomünikasyon sektörünün, uydu yatırımları ile daha hızlı büyümesi sağlanabilir.

Veri merkezi işletmecisi kavramı yeniden tanımlanmalı ve enerji desteği sağlanmalı

Türkiye’nin pazarda hak ettiği yeri alabilmesi ve ülke içinde üretilen verilerin ülke içinde kalmasının sağlanması için veri merkezi sektörünün desteklenmesi ve sürdürülebilir bir büyümeye ihtiyacı bulunuyor. Dolayısıyla, dünya ile uygun standartlarda Veri Merkezi işletmeciliğinin yapılabilmesi için harekete geçilmesi önem taşıyor. Bu konuda atılacak adımların en başında ise “Veri Merkezi İşletmecisi” tanımının yeniden daha faydalı ve kapsayıcı ifadelerle düzenlenmesi geliyor. Ek olarak, ülkemizin dünya veri merkezi sektöründe önemli bir oyuncu haline gelebilmesi için veri merkezlerinin en önemli gider kalemlerinden olan elektrik harcamalarında indirimli elektrik tariflerinden faydalanmaları, hatta bazı durumlarda muaf tutulabilmeleri sağlanmalıdır. Yapı malzemeleri, mekanik ve elektrik donanımlar, BT, donanım ve yazılım alımları üzerindeki ve satışlara doğrudan uygulanabilecek vergi indirimleri, veri merkezlerine tanınabilecek çeşitli vergi teşviklerinden birkaçı olarak sıralanabilir.

Öğrencilere Arçelik temsilcisi olma fırsatı sunulacak!

0

Türkiye’nin en büyük gücü olan genç nüfus potansiyeline inanan Arçelik, yurt dışında öğrenim gören Türk öğrencileri ülkemize geri kazandırma hedefiyle “A Ticket For Your Future” programını hayata geçirdi. Dünyanın önde gelen üniversitelerinde öğrenim gören, teknik bölümler başta olmak üzere farklı disiplinlerden toplam 27 lisans, lisansüstü ve doktora öğrencisi, program kapsamında Arçelik dünyasını tanıma fırsatı buldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç da Arçelik’in yeni nesil Ar-Ge Merkezi Garage’da düzenlenen programa konuk olarak, gençlerle buluştu.

Ali Koç: Türkiye’ye dönerek memleketimize doğrudan katkı yapmanız çok kıymetli

Program kapsamında öğrencilerin tasarladıkları projeleri dinleyen Ali Y. Koç ardından gençlerle iş hayatı ve liderlik üzerine sohbet etti, onların sorularını yanıtladı. Cesur olmanın ve şansın iş hayatında önemli olduğunu anlatan Ali Y. Koç, “Bulunduğu ortama enerji veren, motivasyon sağlayan, kaldıraç etkisine sahip kişiliği olan bireyler daha başarılı liderler oluyor” dedi.

“İnsan kaynağının kalitesi başarının da anahtarıdır” diyerek sözlerini sürdüren Ali Koç, gençlerin potansiyeline yürekten inandığını aktarırken, şöyle devam etti: “Araştırmalar her yıl 10 bine yakın öğrencimizin eğitim için yurt dışına gittiğine işaret ediyor, ülke olarak yaşadığımız beyin göçünün etkisi rakamsal olarak milyar dolar seviyesinde ifade ediliyor. Elbette yurt dışında iş hayatına devam ederek de ülkemize katma değer sağlayabilirsiniz ancak insanın yurdu gibisi yok. Türkiye’ye dönerek memleketimize doğrudan katkı yapmanız çok kıymetli.”

Akıllı Ev Çözümleri için konsept fikirleri

Amerika, Kanada, Almanya, Belçika, İsviçre gibi farklı ülkelerdeki üniversitelerde okuyan öğrenciler, program boyunca aldıkları eğitimlerle günümüzün en çok kullanılan inovasyon yöntemlerinden biri olan tasarım odaklı düşünmenin tüm adımlarını gerçekleştirdi. Anlama, empati, fikir geliştirme, prototipleme ve test adımları ile ilgili fikirden iş modeline kadar uzanan ürünleştirme süreci eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, konsept fikirlerini Ali Y. Koç ile paylaştılar. Öğrencilerin akıllı ev çözümlerindeki fikirlerini dinleyen Ali Y. Koç da, bu konudaki geri bildirimlerini paylaştı. Programın sonunda, Ali Y. Koç projelerini sunan gençlere katılım sertifikalarını verdi.

Yurt dışındaki Türk öğrencilere istihdam bileti

A Ticket For Your Future’ programı dünyanın önde üniversitelerinde eğitim gören öğrencileri, Arçelik dünyasıyla buluşturmak ve öğrencilerin Arçelik’in marka elçileri olmalarını sağlamayı da amaçlıyor. Program, Türkiye’ye dönmek ve Türkiye’de çalışmak isteyen öğrenciler için Arçelik’i çalışılabilecek öncü şirketler arasında konumlamayı da hedefliyor. Mühendislik ve teknoloji alanlarında dünyanın önde gelen üniversitelerinde okuyan ve programa katılan Türk öğrenciler programın ilk döneminde, 16 Temmuz-31 Temmuz tarihleri arasında Arçelik dünyasını deneyimleyerek, Garage’da alanında uzman liderlerle yeni fikir ve projeler geliştirme imkanı buldu.

Garage öğrencileri çok etkiledi

Programa katılan öğrencilerden Washington Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde okuyan Efe Uluçay, projeyi çok başarılı bulduğunu belirterek, “Farklı bölümlerden 27 kişiyi bir araya getirmek, bu isimlerin birlikte çalışmasını sağlamak, inovatif bir ruh yaratmak gerçekten çok zor. Türkiye’de daha sık yapılması gereken bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Elbette Türkiye’de çalışmayı da istiyorum. Bu program ile Arçelik’in geleceğe yaptığı yatırım beni daha da cezbetti” dedi. Warwick Üniversitesi Uluslararası Teknoloji Yönetimi Bölümü’nden Pınar Sevinç ise, “Bu proje ile birlikte Arçelik’in gelişime çok açık bir şirket olduğunu deneyimlemiş olduk” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Projenin gerçekleştiği Garage beni çok etkiledi. Eskiden ailemdeki kişilerden gördüğüm çalışma şeklinin çok değiştiğini gözlemlemiş oldum. Okul bitince kesinlikle Türkiye’ye dönmek istiyorum.”

Facebook Sayfa yapısını değiştiriyor

0

Facebook, lokak işletmelerin daha rahat bulunabilmesi ve elbette bu küçük işletmelerden daha fazla reklam kazancı elde edebilmek için mevcut “sayfa” formatından değişikliğe gideceğini açıkladı.

Yerel işletmelerin dostu Facebook

Yeni Sayfa formatında, kullanıcılar mobil uygulama üzerinden lokal işletmeleri daha kolay bulabilecekken, işletmeler de yönettikleri işletme sayfası üzerinden lokasyon bazlı olarak çevredeki kullanıcılara ulaşabilecekler.

Facebook ayrıca sayfalar bölümünde, lokal işletmelerin daha kolay bulunabilmesi için sadece lokal işletmelere ait sayfaların aranabileceği yeni bir arama özelliğini de hayata geçirecek. 

Ödeal esnaf dostu çözümleriyle büyümeye devam ediyor!

2014 yılında hayata geçirdiği Cepte POS uygulamasıyla aylık kotalar ve sabit maliyetler nedeniyle POS yatırımı yapmak istemeyen KOBİ’ler, küçük işletmeler ve bireysel girişimcilere hizmet sağlayan Ödeal, büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.

Bu yılın ilk yarı sonuçlarına göre, 81 ilde 69’dan fazla sektörde hizmet vererek, 25 bini aşkın işyerine ulaşan firma, üye işyeri sayısını yüzde 37, işlem adedini yüzde 100 ve cirosunu yüzde 67 artırdı. Ödeal’ın toplam üye işyeri sayısının yüzde 71’ini bireysel girişimciler ve şahıs şirketleri; geri kalan yüzde 29’luk kısmını ise, limited şirketler ve kooperatiflerle, dernekler oluşturuyor.

Ödeal’a göre, Türkiye bir FinTech merkezi olabilir

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ödeal Kurucu Ortağı Fevzi Güngör, bir start-up’tan, sektörün önemli oyuncularından birisi haline geldikleri dört yıllık Ödeal yolculuğunu 3 aşamada özetleyerek, şunları söyledi:

“Yolculuğumuz, 2014 yılı Eylül ayında Ödeal Cepte POS ile başladı. Bu sayede, yalnızca büyük kurumlar değil, küçük esnaf ve kendi hesabına çalışanlar da herhangi bir sabit maliyete katlanmak zorunda olmaksızın kredi kartı ve banka kartından tahsilat yapabilmeye başladılar.”

“Burada çok ciddi bir sıkıntıyı çözdük. İkinci fazda ise, zaman içinde gelen talepler doğrultusunda, Profilo iş birliği ile Ödeal POS adını verdiğimiz, Türkiye’nin masaüstü yazar kasalara bağlanma özelliğine sahip ilk ve tek POS cihazını çıkardık. Böylece Ödeal POS ile, anlaşmalı bankalar için tek POS üzerinden taksit imkanına ek olarak; tüm bankalar için aynı komisyon oranı gibi farklı avantajlar sunmaya başladık.”

Başka bir ifadeyle, ödeme sistemlerine hem yeni bir bakış açısı getirdik ve hem de pazardaki faaliyet alanımızı genişletmeye başladık. Üçüncü faza ise bu sene geçtik ve yine Profilo ortaklığıyla Ödeal Yazarkasa POS ürününü piyasaya sürdük. Bu yeni nesil yazar kasa POS cihazı içerisine, Ödeal avantajları eklenerek, yazarkasa ile mobil olarak tahsilat yapmak isteyen işletmelere çözüm sunduk. Kısacası, alışveriş ekosistemini iyi okuduğumuzu düşünüyorum. Ve 2018 yarıyıl rakamlarındaki ivmemiz de bunun en önemli göstergesi.” dedi.

Türkiye’de mobil tahsilat uygulamaları alanında hala büyük bir potansiyel olduğunu da vurgulayan Güngör şunları söyledi:

“Türkiye, Dünya’nın Fintek finans merkezi olabilir. Bu konuda hem devlet hem de özel sektör kanalında önemli girişimlerde bulunuluyor, adımlar atılıyor. Yenilikçilik, müşterilere yakınlık, inovasyon, uzmanlık, regülasyonlar, devlet teşvikleri ve yabancı sermayeli girişimler gibi Fintek pazarının büyümesinde etkili olan faktörlerin hepsi mevcut. Ülkemizin, yatırımcıların daha çok ilgisini çeken, dünya markası Fintek şirketlerinin yer aldığı bir ekosisteme kavuşacağına inanıyorum.”