Infiniti’den elektrikli ve tek koltuklu konsept: Prototype 10

0

INFINITI, elektrikli, tek koltuklu ve üstü açık kokpitli yeni konsept modeli Prototype 10’u dünyanın en prestijli otomobil buluşmalarından birisi olan 2018 Pebble Beach Concours d’Elegance’da tanıtacak. 2021 yılından itibaren tamamen elektrikli modellere geçiş yapacağını duyuran INFINITI için bu konsept büyük önem taşıyor.

Elektrikli otomobiller prestij kazanıyor

Prototype 10, INFINITI’nin gelecekteki elektrikli modellerine dair önemli ipuçları taşıyor. Dikkat çekici tasarıma sahip bu yeni konsept, INFINITI’nin, vaat ettiği heyecan verici performansı ve sürüş keyfini elektrikli güç aktarma sistemleriyle sunma hedefini gösteriyor.

INFINITI, bir önceki Pebble Beach Concours d’Elegance’da da markanın performans ve zarafeti birleştiren güçlü tasarım dilini yansıtan retro bir yarış aracı prototipi olan “Prototype 9”u sergilemişti.

Prototype 10, klasik tek koltuklu yarış otomobillerini temel alıyor. Sade, benzersiz çizgilere sahip olan Prototype 10, ilk kez INFINITI Q Inspiration modelinde gördüğümüz tasarım çizgilerine de sahip.

2021 yılından itibaren elektrikli modellere geçiş yapacağını duyuran INFINITI için bu konsept büyük önem taşıyor.

Lenovo’nun ikinci çeyrek finansal raporları açıklandı

0

Çinli Lenovo ‘Akıllı Dönüşüm’ kapsamında uyguladığı ‘üç dalga stratejisi’ ile 2018 yılı ikinci çeyreğinde de başarılı sonuçlar elde etmeye devam ediyor. 2018 yılı 2. çeyrek sonuçlarına göre Lenovo, tüm iş birimlerinde çift haneli büyüme ve kârlılık artışı gerçekleştirdi.

Lenovo, 11,91 milyar ABD Doları gelir ile önceki yılın aynı dönemine göre %19 artış ile çift haneli bir büyüme gerçekleştirdi. Lenovo, böylece arka arkaya iki mali çeyrek sonuçlarına göre 2017 yılının aynı dönemine kıyasla çift haneli bir gelir artışı elde etmiş oldu.

Türkiye’de de liderliğini sürdürüyor

Lenovo, 2018 yılının ikinci çeyreğinde IDC rakamlarına göre Türkiye’de %24.6’lık pazar payı ile toplam PC pazarındaki liderliğini sürdürüyor. Lenovo, aynı zamanda bu liderliğine dizüstü bilgisayar kategorisinde de %27.9’luk pazar payı ile devam ediyor. Bu kapsamda IDC’nin ilk 6 ay sonuçlarına bakıldığında Lenovo, 2018 yılının ilk 6 ayında IDC rakamlarına göre PC pazarında %25.1’lik payı ile zirvedeki yerini koruyor.

Kimlik avı amaçlı e-postaların karakteristik özellikleri

0

Kimlik avı amaçlı e-postalar; kredi kartı numaraları, parolalar, hesap verileri veya başka kişisel verilerinize ulaşmak ya da çalmak amacıyla tasarlanır. Yani özetle kimlik hırsızlığını hedefler. Bu nedenlegüvenilir olmayan gönderici adreslerinden gelen acil çağrılı mesajlara; özellikle de başka sitelere yönlendiren eklenti veya bağlantılar içeren mesajlara oldukça dikkatli yaklaşmak gerekiyor.

ESET Kuzey Amerika’dan Güvenlik Araştırmacısı Lysa Myers, bu tür e-postaları mercek altına altı. Myers’e göre kimlik avı e-postalarına ait önde gelen karakteristik özellikler şöyle:

  • Mesaj beklenmedik şekilde geliyor.
  • Mesaj içeriği sıra dışı görünüyor.
  • Güvenilir bir kaynakla ilişkili veya oradan gönderilmiş gibi görünüyor.
  • Adı geçen otoritenin dışında bir göndericiden geliyor.
  • Metin aciliyet ifade ediyor.
  • Selamlama yok veya oldukça genel.
  • Mesaj neredeyse hiçbir açıklama içermiyor.
  • Mesaj olağandışı veya beklenmeyen bir eklenti ya da bağlantı içeriyor.

“Bu öğelerden birini dahi içeren bir e-posta, güvenlik bilincine sahip birinin kafasını karıştırmak için yeterlidir“ tespitini yapan Lysa Myers, “Bununla birlikte, genellikle sosyal mühendislik saldırılarında kullanılan ve tüm bu nitelikleri içeren meşru e-postalara da rastlıyorum. Çalışanların bu tip mesajları normal olarak kabul etmesi, çok tehlikeli bir örnek oluşturuyor“ dedi.

Kimlik avı mesajı değil ama öyle görünüyorsa…

Ne yazık ki özellikle iş dünyasında meşru göndericilerden gelen ve son derece şüpheli izlenim bıraktığının farkında olmayan hatırı sayılır miktarda e-posta da kullanıcılara ulaşıyor. “E-postalarınızın daha az şüpheli görünebilmesi için ne yapabilirsiniz?“ diyen ESET Güvenlik Araştırmacısı Lysa Myers, göz önünde bulundurulması gereken unsurları şöyle sıraladı:

E-postaları ‘beklenen‘ hale getirin

Çalışanın eyleme geçmesini gerektiren bir e-posta gönderecekseniz, onlara önce giriş niteliğinde bir e-posta gönderin; bu şekilde onları önceden uyarıp e-postanın ne içereceğini açıkladıktan sonra, mesajın alınmasıyla birlikte kendilerinden ne beklendiğini de ifade edin. Kendilerine ne beklemeleri gerektiğiyle ilgili ne kadar çok bilgi verirseniz (içeriğin kısa bir özeti, ayırt edici bir selamlama ya da veda vs.), e-postanın orijinal olduğunu o kadar rahat doğrulayabilirler.

Sakin olun

Çalışanlarınızda korku yaratmak için sosyal mühendislik yöntemlerini kullanmanın iyi bir nedeni yoktur. Muhtemelen işe aldığınız kişiler sorumlu yetişkinlerdir ve onları aciliyet düzeyini panik gerektirmeyecek şekilde doğru bir biçimde tanımlayarak harekete geçirebilirsiniz. Ve herkesin tansiyonu hatırına lütfen TÜMÜ BÜYÜK HARFLERLE YAZILMIŞ MESAJLAR GÖNDERMEYİN.

Güvenlik bilincine sahip ürünleri seçin

Harici uygulamalardan gönderilen e-postaları dijital olarak imzalayabilir veya şifreleyebilir misiniz? Onları kendi şirket adresinizden göndermek gibi bir seçeneğiniz var mı? Kullandığınız yeni veya eski uygulamalarla ilgili pek çok seçeneğiniz olmasa bile, mesajları daha ‘kullanıcı dostu‘ hale getirmek için mesajların özelleştirilmesi gibi bazı seçenekleri değerlendirin.

Basit tutun

Metin biçimini varsayılan olarak kullanırken, HTML içeriğini yalnızca kesinlikle gerekliyse kullanın. Mümkünse, alıcılar mesaj içeriğini okumak için bir bağlantıya veya eke tıklamamalıdır. Çalışanlarınızın en azından bilgilerin temel bir özetini hızlı ve kolay bir şekilde almalarını sağlayın ve iletide gömülü bir bağlantıyı takip etmeleri yerine daha ayrıntılı bilgi almak için standart bir yere (şirket web sitesi gibi) yönlendirin.

Web uygulamalarından kurumsal ağlara sızıyorlar

0

Kaspersky Lab’ın Güvenlik Hizmetlerid epartmanı her yıl, dünya genelindeki kurumların ağlarındaki açıkları tanımlamalarına, finansal ve operasyonel hasarlardan ve itibar zedelenmesinden kaçınmalarına yardımcı olmak için olası saldırı senaryolarının pratik bir gösterimini düzenliyor. Yıllık sızma testi raporlarıyla, BT güvenliği uzmanlarının ilgili açıklardan ve modern kurumsal bilgi sistemlerine yönelik saldırı vektörlerinden haberdar olması ve böylece kurumlarının güvenliğini güçlendirmeleri hedefleniyor.

Web uygulamalarına dikkat

2017 araştırmasının sonuçları, analiz edilen şirketlerin %43’ünde harici saldırganlara karşı korunma düzeyinin düşük veya çok düşük olduğunu gösterdi. 2017’de kurumların ağlarına yönelik başarıya ulaşan harici saldırıların %73’ü hassas web uygulamaları kullanılarak gerçekleştirildi. Ağlara sızmak için sıkça kullanılan bir diğer vektör ise zayıf veya varsayılan kimlik bilgileriyle çalışan, herkese açık yönetim arayüzleri üzerinden düzenlenen saldırılar oldu. Kaspersky Lab uzmanları harici sızma testi projelerinin %29’unda, tüm BT altyapısında en yüksek yetkileri elde etmeyi başardı. Bu testlerde, hedef alınan kurum hakkında dahili hiçbir bilgisi olmayan, internet üzerindeki bir ‘saldırgan’, en önemli iş sistemlerine, sunuculara, ağ ekipmanlarına ve çalışanların iş istasyonlarına yönetici düzeyinde erişim yetkisini alabildi.

Şirketlerin dahili ağlarındaki bilgi güvenliğinin durumu daha da kötüydü. Analiz edilen şirketlerin %93’ünde, dahili saldırganlara karşı korunma düzeyi düşük veya çok düşük olarak belirlendi. Analiz edilen şirketlerin %86’sında dahili ağdaki en yüksek yetkiler elde edilebildi, %42’sinde ise buna yalnızca iki saldırı adımıyla erişildi. Ortalama olarak, her bir projede en yüksek yetkilere iki ila üç saldırı vektörüyle ulaşılabildi. Saldırganlar bu yetkileri elde ettikten sonra, iş için kritik sistemler de dahil olmak üzere tüm ağın kontrolünü ele alabiliyor.

MS17-010 adlı kötü şöhretli açık, hem her bir hedefli saldırıda hem de WannaCry gibi fidye yazılımlarında sıkça kullanıldı. NotPetya/ExPetr ise açık hakkında bilgiler yayınlandıktan sonra teste giren şirketlerin %75’inde tespit edildi. Bu kurumların bazılarının, yamanın yayınlanmasının üzerinden 7-8 ay geçmesine rağmen Windows sistemlerini güncellemedikleri ortaya çıktı. Genel olarak, analiz edilen şirketlerin %86’sının ağ çevresinde ve %80’inin dahili ağında eski yazılımlar olduğu görüldü. Ne yazık ki bu da en temel BT güvenliği süreçlerinin uygulanmamasıyla, kurumsal şirketlerin saldırganlar için kolay hedefler haline geldiğini gösterdi.

Güvenlik değerlendirme projelerinin sonucunda, devlet kurumlarındaki web uygulamalarının en güvensiz uygulamalar olduğu ortaya çıktı. Uygulamaların tümünde (%100) yüksek riskli açıklar tespit edildi. Buna karşın, e-ticaret uygulamalarının olası harici müdahalelere karşı daha iyi korunduğu belirlendi. Bunların yalnızca dörtte birinden biraz fazlasında yüksek riskli açıklar tespit edildi. Bu da bu kategorideki uygulamaların diğerlerine kıyasla en iyi korunan uygulamalar olmalarını sağladı.

Google satış mağazası mı açıyor?

Google’ın Şikago’da bir perakende alanını satın almasının ardından, Google satış mağazası açacak haberleri çıkmaya başladı. Peki bu iddialar doğru mu?

Google satış mağazası için yeni iddialar

Şikago Tribune gazetesinin iddialarına göre Google, geçtiğimiz günlerde Şikoga’da 14 bin metrekarelik bir perakende alanı satın aldı. Dijital ortamda günümüzün en önemli şirketlerinden biri olan Google’ın bu satın alması, fiziksel mağaza açıyor iddialarını gündeme getirdi. Özellikle son yıllarda tüketici odaklı birçok teknolojik ürün geliştiren Google, bu alana yönelebilir. Böylelikle Apple, Microsoft gibi şirketlerle olan rekabet daha da kızışabilir.

Google son yıllarda geliştirdiği akıllı hoparlör, Chromecast ve Pixel serisi telefonlarıyla tüketicilerin dikkatini çekiyor. Dijital ortamda bu ürünlerinin satışını sürdüren Google, kendi fiziksel mağazasıyla perakende pazarına önemli bir giriş yapabilir.

ABD’nin ardından Avrupa ve Asya bölgelerinde de fiziksel mağazaların açılması, Google’ın Apple gibi şirketlerle olan rekabetini artırabilir. Henüz resmi bir açıklama gelmese de birkaç yıl için Google Store adıyla fiziksel satış mağazaları görmek pek de sürpriz olmaz.

Uber zarar etmeye devam ediyor

Bazı ülkeler tarafından yasaklanması ve yeni faaliyetlerin ardından Uber zarar etmeye başladı. Uber’in politikaları, şirketin geleceği için endişeye neden oluyor.

2018 ikinci çeyreği için Uber zarar açıkladı

Araç paylaşım şirketi Uber, halka açık olmamasına rağmen şirketin CEO’su Dara Khosrowshahi kararı doğrultusunda, 3 aylık mali sonuçlarını açıklıyor. Şirket, yeni faaliyet politikaları kapsamında son dönemde, gıda dağıtımı için Uber Eats ve bisiklet paylaşımı için Uber Bike’a yatırım yaptı. Bu yatırımlar ve yaşanan yasak sorunlarının ardından Uber, 2018 ikinci çeyreğini 891 milyon dolar zararla kapattı. Net zararın ise 659 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Uber, 2017 yılının ikinci çeyreğinde ise 1.1 milyon dolar zarar açıklamıştı.

2017 yılına kıyasla zararını azaltan şirket, 2018 birinci çeyreğinde 577 milyon dolar net zarar açıklamıştı. Son üç aylık dönemde ise bu zararda yüzde 15 oranında artış yaşanması, şirketin geleceği için endişelere neden oluyor.

Ancak şirketin zararının yatırım faaliyetlerinden kaynaklı olması, eğer bu yatırımlarda başarılı olunursa yeniden iyileşme sağlanacağını gösteriyor.

Uber Bike için bisiklet paylaşım ağını kuvvetlendirmek amacıyla Jump isimli firmayı 200 milyon dolara satın almıştı. Aynı zamanda Uber Eats için de yatırımlar hız kesmeden devam ediyor.

Avustralyalı gence Apple’ı hack’leme cezası

0

Avustralya’da bir genç, Apple’ın sunucularını hack’lemek ve 90 GB boyutunda hassas veriyi çalmak suçuyla hüküm giydi.

Sunuculara girmiş

Apple onu tespit edene kadar defalarca sunuculara girip çıkan gencin, kullanıcı hesaplarına girdiği, şifreleri çaldığı ve kritik verileri ele geçirdiği vurgulanıyor.

Durumu FBI’a bildiren Apple, FBI’ın da Avustralya güvenlik güçleriyle iletişime geçmesi sayesinde Avustralyalı genci evinde tutuklatmayı başardı. Gencin evinde ele geçirilen bilgisayarlarda ve disklerde Apple’a it 90 GB boyutunda veri bulundu.

Mahkemede suçlamayı kabul eden genç ise Apple’ın büyük bir hayranı olduğunu ve şirketin işleyişini anlamak, birgün Apple kadar başarılı işler yapmak için sunucuları hack’lediğini anlattı ancak ceza almaktan kurtulamadı.

Facebook’taki doğum günü bağışları 300 milyon doları geçti

Facebook geçtiğimiz yıl, doğumg ününü kutlamak isteyenler için özel bir bağış servisi başlatmıştı.

Sosyal medyada doğum günü için arkadaşlarından belli yardım kuruluşlarına bağış yapmasını isteyen kullanıcıların ilgi gösterdiği bir bağış servisi artık bir yaşını doldurdu ve geçen bir yıl boyunca 300 milyon dolarlık bağış yapıldığı ortaya çıktı.

300 milyon dolar bağış

Mark Zuckerberg’ün yaptığı açıklamaya göre, Facebook’un bu yeni doğum günü hediyesi formatı sayesinde, 75 bin farklı yardım kuruluşuna, toplam 300 milyon dolar bağış gönderildi. Facebook ise bu bağışların, doğru yerlere ulaştırıldığından ve “üçkağıt” yaşanmadığından emin olmak için güvenilir bir aracı hizmeti verdi, yapılan bağışlardan ise komisyon almadı.

Ancak bu özelliğine, kullanıcıları Facebook üzerinden ödeme yapmaya alıştırmak ve Facebook’u bir alışveriş platformuna dönüştürme planının ilk parçası olduğuna dair eleştiriler de hala akıllarda. Bakalım, gelecekte bağış ve ödeme özellikleri hangi yöne evrilecek?

 

BKM Express Para İste ile dijital harçlık dönemi

0

Türkiye’nin ilk ve en yaygın dijital cüzdanı BKM Express Para İste özelliğini kullananlar cep telefonları üzerinden akrabalarından harçlık talep edebilecekler. BKM Express’in bayrama özel kampanyası kapsamında yeni üye olan kullanıcılar arasından para isteyen her 10. kişiye BKM Express’le yapacağı ilk alışverişinde 50 TL indirim verilecek!

Türkiye’nin dijital cüzdanı BKM Express, “Para İste” özelliği ile bayram harçlığı geleneğine “dijital” bir boyut kazandırdı.

BKM Express kullanıcıları, Kurban Bayramında bayram ziyaretine gidemedikleri aile büyüklerinden BKM Express’in “Para İste” özelliğini kullanarak harçlık isteyebilecekler. BKM Express kullanıcılarının tek yapmaları gereken diledikleri bayram harçlığı tutarını belirleyerek SMS, WhatsApp ya da e-posta aracılığıyla akrabalarına iletmek.

Kurban Bayramı boyunca 50 TL indirimli “Harçlık Avı” kampanyası

BKM Express, Para İste özelliğini kullananlara yönelik bayrama özel “Harçlık Avı” kampanyasını* başlattı. 15 Ağustos – 2 Eylül tarihleri arasında yapılacak kampanya kapsamında BKM Express’e yeni üye olan ve Para İste özelliğini kullanarak akrabalarından harçlık isteyen her 10’uncu kullanıcıya, BKM Express’le yapacakları ilk alışverişlerinde 50 TL indirim verilecek. Bu adres üzerinden ayrıntılı bilgisine ulaşılabilen kampanyada bayram harçlığı almanın yaratıcı yollarına da yer veriliyor.

BKM Express Para İste özelliği nasıl kullanılır?

BKM Express’in “Para İste” özelliğinin tek kullanım alanı bayram harçlıkları değil. BKM Express kullanıcıları para isteme özelliği sayesinde tek bir mesajla ailelerinden para isteyebiliyor, arkadaşları ile hesap paylaşabiliyor, doğum günü ve hediye organizasyonları için de para toplayabiliyor.

Hayatı kolaylaştıran bu çözümü kullanmak için yapılması gerekenler ise şöyle:

• Uygulamadaki “Para Transferi” sekmesinden “İste” butonuna dokunun,
• Para istediğiniz kartınızı seçip, daha sonra istediğiniz tutarı girin ya da tutarı karşı tarafın belirlemesini seçin,
• “Paylaş” butonuna basarak oluşturacağınız linki SMS, WhatsApp veya e-posta aracılığıyla mesajlaşarak para isteyeceğiniz kişiye iletin.

BKM Express “Para İste” özelliğinin detayları için videoya göz atabilirsiniz:

Los Angeles metrosuna vücut tarayıcı yerleştirdiler

0

Güvenlik teknolojilerinin ve yapay zekanın şehir yaşamına entegre olmaya başladığı bir çağı yaşıyoruz.

Bu alandaki ilginç uygulamalardan biri ilk defa Los Angeles metro istasyonlarında görülmeye başlandı.

Radyo dalgaları ile silah ve bomba araması

ABD’de ilk defa, yolcuları uzaktan ve yapay zeka ile tarayacak vücut tarayıcıları Los Angeles metro istasyonlarında hizmete girdi. bu tarayıcılar, yolcuların haberi olmadan, önünden geçen herkesi 30 metre mesafeye kadar tarayabiliyor ve elbiselerinin içinde sakladıkları metal maddeleri görüntüleyebiliyor. Silah veya bomba benzeri nesneler taşdığını tespit ettikleri yolcular içinse alarm vererek güvenlik görevlilerini uyarabiliyor.

Yeni tarayıcılar saatte 2000 kişiyi tarayabilme yeteneğine sahip ancak aynı mekana birden fazla tarayıcı kurarak yolcu yoğunluğu sırasında tüm yolcuları taramayı başarmak mümkün. Radyo dalgaları ile yolcuları tarayan yeni tarayıcıların birinin maliyetinin ise 100 bin dolar olarak açıklandı.

Ford’dan otonom sürüş için yeni test sürüşü önerisi

0

Uber ve Tesla’nın otonom sürüş teknolojilerini halka açık yollarda test etmesi ve hatta Tesla’nın bu teknolojiyi artık müşterilerine satarak onların üzerinde “denemesi” halkın büyük tepkisini çekmeye başladı.

Uber ve Tesla araçlarının yaylara çarpması ve ölüme neden olmasının ardından ABD halkı yollarda otonom araçlar görmek istemediklerini dile getirmeye başladılar.

Güven Meselesi

Ford şimdi, halkın otonom sürüş teknolojisine karşı antipati geliştirmesini önlemek amacıyla ABD Ulaştırma Bakanlığı’na 44 sayfalık bir mektup yazarak, otonom sürüş testleri konusunda yeni bir yöntemin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Güven Meselesi” adı verilen 44 sayfalık mektupta Ford, test aşamasında yapılan kazalar nedeniyle otomobil endüstrisinin otonom sürüş teknolojilerine geçişinin gecikeceğini ve yapılan milyar dolarlık yatırımların çöpe gideceğini hatırlatırken kendi araçlarında test sırasında, her türlü datayı kaydedecek gelişmiş kara kutuların olacağını ve kaza riskini düşürmek için çok yavaş ilerleyen bir test süreci yürüteceklerini, araçları yüksek hıza ulaştırmadan önce tüm teknik detayların mükemmelleştiğiden emin olacaklarını vurguladı.

Şimdi Ford’un test stratejisinin Ulaştırma Bakanlığı tarafından bir milad olarak alınacağı ve diğer şirketlerden de bu standartları tutturmalarının isteneceği bekleniyor.

Spotify rakiplerinin gerisinde mi kaldı?

0

Dünyanın en çok kullanılan müzik platformu olmasına rağmen Spotify şarkı sözleri konusunda rakiplerinin gerisinde kalıyor. Peki Spotify şarkı sözleri için bir güncelleme yapacak mı?

Spotify şarkı sözleri ile aramayı getirecek mi?

Şu anda müzik dinleme konusunda aktif hizmet veren üç büyük müzik şirketinin olduğunu söyleyebiliriz; Spotify, Apple Music ve Amazon. Bu üç şirket müzik piyasasında oldukça başarılı bir grafik çiziyor. Spotify yüzde 40 kullanıcı oranıyla rakiplerinin önünde olsa da bu alandaki rekabet gün geçtikçe kızışıyor.

Özellikle Soptify’da şarkı sözlerinin paylaşılmaması ve şarkı sözleri ile arama yapmanın mümkün olmaması kullanıcıları başka alternatiflere yönlendiriyor. Pazar payını artıran Apple Music buz özellikleri sunmasının da katkısıyla yüzde 19 oranında kullanıcı kitlesine sahip.

Benzer şekilde şarkı sözlerine yönelik kullanıcı dostu politika izleye Amazon Music ise Alexa ile uyumlu çalışarak kullanıcı dostu bir politika izliyor.

Spotify ise 2016 yılında Genius ile birlikte çalışarak bazı şarkılar için şarkı sözü desteğini başlatmıştı. Behind the Lyrics’in başarısızlığının ardından Spotif başka stratejiler denemeye başladı.

Genel kullanıcı raporlarında sesle arama, Shazam benzeri çalışma mantığı veya şarkı sözlerine ulaşma önemli bir değere sahip. Spotify bu konuda iki rakibinin gerisinde kalsa da kullanıcı kitlesini büyütmeye devam ediyor. Ancak bu üç şirket arasındaki rekabet, akıllı asistanlarla birlikte daha da kızışacak gibi görünüyor.

Vadiden Hikayeler ile Silikon Vadisi’ndeki Türk girişimcileri tanıyoruz!

0

TechInside olarak yeni bir seriye başlıyoruz. Vadiden Hikayeler adını verdiğimiz serimiz ile Silikon Vadisi’nde başarıdan başarıya koşan Türklerin hikayelerine yer veriyoruz.

Vadiden Hikayeler ile Silikon Vadisi’ndeki Türk girişimcileri tanıyoruz!

Türk girişimcilerin Silikon Vadisi maceraları nasıl başlıyor? Bu süreç nasıl başladı? İş ve proje geliştirme süreçlerinde neler yaşadılar? İlk günden bugüne geçen dönemlerde Türkiye ile ABD arasında, girişimciler ve şirketlerin verdiği destekler arasında nasıl benzerlikler ve farklılıklar var? İşte tüm bu soruların yanıtlarını Vadiden Hikayeler serimizde bulabilirsiniz.

Duygu ÖKTEM CLARK kimdir?

Yeni video serimizin ilk bölümünde, DO Venture Partners kurucusu Duygu ÖKTEM CLARK ile konuştuk. 3 yıldır, San Francisco’da yaşayan Duygu Öktem, Bilgisayar Mühendisliği bölümünün sonrasında TÜBİTAK’ta Avrupa Birliği ofisinde çalışmaya başlayan Öktem, ICT teknoloji projelerinden sorumlu oldu.

Bu görevin sonrasında ise, Türk Telekom’un Avrupa Birliği projelerinden sorumlu yönetici olarak görev almaya başlayan Duygu Öktem Clark, bu görevin ardından Türk Telekom’un girişimciler ile işbirliği yapması konusunda önemli bir görev aldı.

Türk Telekom Pilot hızlandırma programının da kurucularından biri olduktan sonra, bu önemli görevin temelini oluşturan kişilerden oldu. 2015 yılında da San Francisco’ya geldikten sonra, girişimcilik macerasını Silikon Vadisi’ne taşımış oldu. 

Silikon Vadisi’ndeki rekabetin Türkiye’ye kıyasla çok daha yüksek seviyelerde olduğunu vurguluyor. Hem yatırımcıların hem de girişimcilerin, birbirleri arasında rekabet içinde olduğu bir gerçek. Duygu Öktem Clark’ın en büyük hedefi ise, önümüzdeki yıllar içinde, Türkiye’den Silikon Vadisi’ne gelen ve büyük başarılar elde eden girişimcilerin ortaya çıkmasına destek olmak. 

Geleceğin akıllı teknolojileri Smar Future Expo’da

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen Türkiye’nin en büyük teknoloji ve dijital dönüşüm etkinliği Smart Future Expo, “Dönüşerek Daha Güçlüyüz” sloganıyla 14 – 15 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

Yeni nesil teknolojiler görücüye çıkacak

Bakanlıkların, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve sektör lideri firmaların yerlerini alacağı dev organizasyonda; Sanayinin Dönüşümü, Akıllı Şehir ve Yapı ile Girişimcilik temaları eş zamanlı olarak işlenerek bilişim, yazılım, otomasyon, elektronik ve şehircilik başta olmak üzere gelişen IoT, yapay zeka, bulut bilişim ve büyük veri gibi geleceğin dünyasını şekillendiren akıllı teknolojilere değinilecek.

ASKON tarafından düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere bakanlıklar; İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu (MAKFED), Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD), Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) ve Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından desteklenen Smart Future Expo 2018 sektör lideri firmaların işbirliği ile akıllı gelecek ekosistemini kurgulamayı hedefliyor.

Smart Future Expo Zirve ve Sergisi, geleceğin teknoloji üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının Türkiye’deki sanayici, iş dünyası temsilcileri ve yerel yöneticileriyle buluşması için planlanan en kapsamlı organizasyon olma özelliğini taşıyor. İlki 6 – 7 Eylül 2017 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyona, birçok farklı sektör ve bölgeden 130 kurum ve kuruluş katılım göstermiş ve etkinlik 6.000’in üzerinde profesyonel tarafından ziyaret edilmişti.

Şifre unutma problemine karşı 5 yeni teknoloji

0

Güncel bir araştırma, kullanıcıların ortalama 90 çevrimiçi hesabı bulunmasına rağmen %89’unun bütün hesapları için aynı şifreyi ya da iki şifreden birini kullandığını ortaya koyuyor.

Hepimiz çevrimiçi hesaplarımıza erişmeye çalışırken kullandığımız karmaşık kullanıcı isimleri ve şifre kombinasyonlarını hatırlamakta zorlanıyoruz. Dashline tarafından yapılan güncel bir araştırmaya göre bir kullanıcının ortalama olarak 90 çevrimiçi hesabı bulunuyor ve her bir hesap hatırlanması gereken yeni bir şifre anlamına geliyor. Kullanıcıların %89’u ise dijital hayatlarını basitleştirmek adına her hesabı için sürekli aynı şifreyi ya da iki şifreden birini kullanıyor.

Komtera Teknoloji’nin güvenlik uzmanları, yakın gelecekte şifre kullanımını ortadan kaldıracak 5 teknolojiyi sıralıyor.

Her bir hesap için kullanıcı ismi ve şifre belirleme gerekliliği, bu hesapları yönetmekte zorlanmak istemeyen kullanıcıları aynı şifreyi tekrar tekrar kullanmaya itebiliyor ancak bu durum, aynı zamanda büyük bir güvenlik tehdidi de oluşturuyor. Zira veri sızıntılarının %80’inin kaynağı da zayıf şifreler olarak görülüyor.

Dijital çağda şifrelerin, en iyi kimlik doğrulama yöntemi olmadığı su götürmez bir gerçek. Peki yeni teknolojiler, kimlik doğrulamasını en iyi şekilde sağlarken şifre hatırlama problemini nasıl çözebilir? Özellikle biyometrik teknolojilerdeki büyük adımlar, şifrelerin sonunu getirebilir mi? Bilişim güvenliği alanındaki dağıtım ve çözümleriyle pazarda lider konumda bulunan Komtera Teknoloji’nin güvenlik uzmanları, şifrelerin sonunu getirecek 5 teknolojiyi sıralıyor.

1. Fizyolojik Biyometri

Fiziksel özellikleri temel alan fizyolojik biyometri, benzersiz bir kimlik yaratmak için karşılaşılan tüm sorunları çözmede şimdiden oldukça yardımcı oluyor. Fizyolojik biyometrinin kullanıcı ismi ve şifre kombinasyonu yerine yüz, parmak izi, iris veya DNA taraması gibi kullanıcıların eşsiz fizyolojik özelliklerini kullanmasıyla, kimlik tespiti basit ve güvenli bir şekilde gerçekleşiyor.

Bu yöntemin akıllı telefon, akıllı hoparlör ya da tablet gibi cihazlarda kullanıcı erişimi için kullanılması artık norm haline geldi. Bunun yanında Fizyolojik biyometri, vatandaşlık hizmetleri de olmak üzere pek çok çevrimiçi serviste, finansal işlemlerde ve ev kapılarında da kullanılıyor.

2. Davranışsal Biyometri

Diğer kimlik doğrulama yöntemleri ile birleştirildiğinde, davranışsal biyometri güvenli kimlik doğrulaması için çok iyi bir alternatif haline geliyor. Günlük aktivitelerimizi karakterize eden davranışsal biyometri, bu sayede nasıl yazı yazdığımız, nasıl yürüdüğümüz gibi davranışlarımızdan veya kalp atışlarımız, beyin dalgalarımız gibi özelliklerimizden faydalanarak kişiye özel dijital imzalar yaratıyor.

Makine öğrenme algoritmalarına dayalı olarak çalışacak teknolojiler, her bir kullanıcı için çok boyutlu bir profilin üretilmesine yardımcı oluyor. Bu teknolojiler, coğrafi lokasyon verileri gibi bazı diğer bilgilerin de yardımıyla oldukça kişiselleştirilmiş bir kimlik sunuyor ve şu anda ülkelerin sınır kontrolü gibi işlemleri veya yargı süreçleri için de kullanılıyor.

3. Yapay Zeka Teknolojileri

Sigorta şirketlerinin veriler aracılığıyla en çok oluşabilecek kazaları öngörmesi ya da satış uzmanlarının bir promosyon için en uygun zamanı verileri inceleyerek belirlemesi gibi, kimlik doğrulama işlemleri de benzer veri analizlerine dayalı olarak gerçekleştirilebiliyor.

Yapay zeka teknolojileri, çevrimiçi hesaplara giriş zamanı, lokasyon ve cihaz bilgisi gibi özelliklerle belli bir kullanıcı profili oluşturabiliyor. Böylece anormal davranışları, asıl kimliğe uyumsuzluklardan yola çıkarak tespit ediyor. Ardından gerçek kullanıcıyı taklit etmeye çalışan kişilerin erişim izinlerini değiştiriyor ya da kaldırıyor. Henüz gelişiminin ilk evrelerinde bulunsa da yapay zekanın kimlik doğrulama için kullanılması fikri oldukça konuşuluyor.

4. İki Faktörlü ya da Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama

İki faktörlü ya da çok faktörlü kimlik doğrulama metotları, son kullanıcılar için ek bir güvenlik katmanı sağlıyor. Önceden kabul edilmiş mail adresi, SMS ya da mobil uygulamalarda tek kullanımlık kod oluşturma aracılığıyla iki veya çok faktörlü kimlik doğrulama yöntemi bir süredir kullanılıyor.

Bu yöntem ile değişik servis sağlayıcıları, kaydedilmiş telefon numarasına örneğin kısa mesaj yolu ile tek kullanımlık bir şifre gönderiyor. Bu şifre ile hesaba giriş ya da başka bir dijital işlem yapılabiliyor. Buna rağmen, barındırdığı riskler nedeniyle tek kullanımlık şifrelerin biyometrik teknolojlerle beraber kullanılması en iyi seçeneği oluşturuyor.

5. Mobil Kimlik

Pek çok kişinin iletişim kurmak ya da verilere erişim sağlamak için mobil cihazları kullanması nedeniyle dijital dünyanın başarısı, kullanıcının kiminle işlem yaptığından emin olması ile belirleniyor. Mobil kimlikler; fiziksel ve davranışsal biyometri, kullanılan cihaza ait bilgiler ve coğrafi konum gibi bilgilerin bir kombinasyonu ile oluşturuluyor.

Akıllı robotik şarj ünitesi geliştirdi

0

Avustralya’da araştırmacılar, akıllı robotik şarj ünitesi geliştirdi. Akıllı robotik şarj ünitesi, elektrikli araçları şarj etmek için özel olarak tasarlandı.

Elektrikli araçlar için akıllı robotik şarj ünitesi

Elektrikli araçları şarj etmek için birçok yeni proje üzerinde çalışılıyor. Bu projelerin başında ise sürüş esnasında araçları şarj eden yollar bulunuyor. Avustralya’da Graz Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları elektrikli araçları şarj etme konusunda farklı bir bakış açısı getirdi. Avusturya Otomotiv Mühendisleri Topluluğu ve BMW ile ortak çalışan araştırmacılar, araçları akıllı bir şekilde şarj eden robotik ünite geliştirdi.

Yeni ünite, herhangi bir elektrikli aracı otomatik olarak şarj edebiliyor. Böylelikle şarj işlemi için çalışana duyulan ihtiyaç ortadan kaldırıyor. Ayrıca sürücü de aracı otomatik ünite tarafından şarj edilirken kendisine zaman ayırabiliyor.

Elektrikli araç, ünite üzerinde bulunan robot kolun menziline girdiğinde algılama yapılabiliyor. Daha sonra sensörler ve yapay zeka ile aracın modeli belirleniyor. Araç modelinin doğru şekilde belirlenmesinin ardından robot kol, sıvı soğutmalı şarj fişini araca otomatik olarak bağlayabiliyor.

Araştırma ekibinin başındaki isimlerden Walzel, endüktif yani kablosuz şarjın kullanıcılar için konfor sağladığını ancak bu araçlarda şarj için bekleme süresinin minimuma inmesi gerektiğini söylüyor. Bunun için geliştirdikleri şarj ünitesi, tüm süreci otomatikleştiriyor ve kullanıcı rahatlığı sağlıyor.

Çok kısa bir süre içerisinde otonom araçların şarj istasyonlarına otomatik olarak park ettiğini ve otomatik olarak şarj olduğunu görmek sürpriz olmayacak.

Aşağıdaki video ile sistem hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Huawei, dünyanın en büyük üçüncü tablet şirketi oldu

0

IDC tarafından yayınlanan verilere göre, 2018 yılının ikinci çeyreğinde Huawei, dünyanın en büyük üçüncü tablet şirketi oldu. Birçok yerel pazarda liderliği elinde bulunduran Huawei, 3,09 milyon adet tablet sevkiyatı yaparak pazar payını, ABD hariç yüzde 11,98’e çıkarttı.

Sürekli büyüme

Bu mihenk taşının aşılmasında yıllık yüzde 16,2 oranında büyümenin etkisi de hissediliyor. Huawei 2017 yılının ikinci çeyreğinde 2,66 milyon tablet sevkiyatı gerçekleştirirken, 2018 yılının ikinci çeyreğinde bu rakam 3,09 milyon adede çıktı. Huawei’nin pazar payı oranı 2017 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 6,97 bandındayken, 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 16,2 büyüyerek 9,11 oranına yükseldi. Huawei aynı zamanda dünya çapında tablet pazarında yüzde 15’in üzerinde büyüme hızı yakalayan tek tablet şirketi oldu.

Huawei şu anda 130 ayrı ülkede tabletlerini kullanıcılar ile buluşturuyor. Huawei Çin, Japonya, Finlandiya, Tayland, Vietnam ve İtalya’da pazar ikincisi durumundayken, Rusya, Suudi Arabistan ve Polonya’da pazar liderliğini koruyor.

Boring Company LA stadyumu için Loop sistemi kuracak

0

Elon Musk’ın tünel açma şirketi Boring Company, sıradan bir tünel açma şirketi değil. Musk’ın futuristik hayallerini gerçeğe dönüştürmek için kurduğu Boring Company için, SpaceX’in uzayda değil, yer altında çalışan versiyonu tanımı yapılıyor.

Boring Company

Tüneller vasıtasıyla çok hızlı ve yüksek teknolojili ulaşım servisleri kurmayı amaçlayan Boring Company şimdi Los Angeles’ın popüler Dodger Stadyumu altına, araçların ve yolcuların yüksek hızlı ve elektrikli kapsüllerle taşınmasını sağlayacak bir tünel sistemi kurmaya hazırlanıyor.

 Dugout Loop adı verilen bu yer altı kapsülleri, aldığı yolcuları ve hatta otomobilleri, trafik sıkışıklığına takılmadan, uzak mesafelere yüksek hızla taşımayı amaçlıyor. Los Angeles’ta, maç günlerinde stadyuma giden ve gelen yolların aşırı kalabalık olması nedeniyle trafik sıkışıklığı yaşanıyor ve Musk’ın çözümü ile bu problemin çözülmesi bekleniyor.

Tesla çalışanı delinmiş pillerin fotoğrafını paylaştı!

0

Eski bir Tesla çalışanı, şirketin Model 3 araçlarında kullandığını iddia ettiği hatalı pillerin fotoğraflar paylaştı. Tesla çalışanı, şirketin güvenlik politikalarını uymadığını söyledi.

Eski Tesla çalışanı için dava açıldı

Son dönemde Tesla’nın başı eski çalışanları ile çok sık derde giriyor. Bu kez Martin Tripp isimli Tesla!nın eski bir çalışanı, şirketin yaptığı hata uygulamaları fotoğraflarla Twitter üzerinden paylaştı. Martin Tripp, Tesla’nın Model 3 araçlarında delinmiş ve hatalı olan pillerin kullanıldığını iddia eden bir tweet yayınladı.

https://twitter.com/trippedover/status/1029851313817804800?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1029851313817804800&ref_url=https%3A%2F%2Ftechcrunch.com%2F2018%2F08%2F15%2Ftesla-whistleblower-tweets-photos-of-allegedly-damaged-batteries%2F

https://twitter.com/trippedover/status/1029837413265231872

Tweet’lerine devam eden Tripp, daha sonra depolamanın ısı kontrollü depolarda yapılması gerekirken, açık otoparklarda ve kamyonlarda yapıldığını iddia ettiği bir fotoğraf paylaştı.

https://twitter.com/trippedover/status/1029838917850165248

Tesla sözcüsü TechCrunch’a verdiği demeçte, bu iddiaların yanlış olduğunu ve Tripp’in güvenlik konusunda bir bilgisinin olmadığını söyledi. Herhangi bir Model 3 aracında hatalı veya yanlış bir pil kullanılmadığını belirtti.

Ayrıca bu iddiaların ardından Tesla, Tripp’e 1 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Bu iddiaların şirketin çalışmalarını sabote etmek amacıyla yapıldığı iddia edildi.