GWI bu araştırma için Facebook, Twitter veya WhatsApp ile sınırlı kalmamış; ülkelere ya da bölgelere özel Tuenti, VK gibi ağları da işin içine dahil etmiş. Sonuç olarak 2012 yılında 3 olan kişi başına ortalama sosyal medya hesabı sayısı 2016 itibarıyla 7’ye yükselmiş. Diğer bir deyişle birkaç yıl önceye oranla tam iki katı sosyal hesabımız bulunuyor.
Çoklu ağ çağı başlıyor, hazır mısınız?
GWI bu araştırma için Facebook, Twitter veya WhatsApp ile sınırlı kalmamış; ülkelere ya da bölgelere özel Tuenti, VK gibi ağları da işin içine dahil etmiş. Sonuç olarak 2012 yılında 3 olan kişi başına ortalama sosyal medya hesabı sayısı 2016 itibarıyla 7’ye yükselmiş. Diğer bir deyişle birkaç yıl önceye oranla tam iki katı sosyal hesabımız bulunuyor.
Google çalışanları ‘Leydi’ oldu
Çin Apple’ın iPhone satışını yasakladı
Growth hacking hakkında bilmeniz gerekenler
Volkswagen 10 senede 30 elektrikli model üretecek
Mobil uygulamalarda bu üç tehdide dikkat!
En büyük 3 mobil tehdit:
• Bilgi hırsızlığı: Hassas/gizli bilgilere erişimi olan bir uygulamanın, kasten veya istemeden bir veya birden fazla uygulamayla işbirliği yapması ve cihaz sınırları dışına bilgi göndermesi • Mali hırsızlık: Bir uygulamanın, mali işlemler gerçekleştirmek veya mali API aramaları yapabilmek amacıyla başka bir uygulamaya bilgi göndermesi • Hizmetin suistimali: Bir uygulamanın, sistem hizmetini kontrol altına alıp, farklı uygulamalardan komut veya bilgi alarak kötücül amaçlı işlemler gerçekleştirmesidir. Mobil uygulamalardaki tuzakların oluşabilmesi için şunlara ihtiyaç vardır: 1) Erişimi kısıtlı bilgi veya hizmetlere erişim izni olan en az bir uygulama 2) Erişim iznine sahip olmayan ancak cihaz dışına erişimi olan bir uygulama 3) Bu uygulamaların birbirleriyle iletişim becerisine sahip olmaları Bu uygulamalardan herhangi biri, veri sızması veya kötücül amaçlı kütüphanenin veya yazılım geliştirme setinin eklenmesi yüzünden kasten veya istemsizce işbirliği yapabiliyor. Bu tür uygulamalar, imtiyazlara ilişkin bilgi alışverişi yapmak ve uzaktan verilen komutlar için giriş noktası olarak kullanılmak üzere hangisinin optimal konumda bulunduğunu tespit etmek için ortak alan (herkesin okuyabileceği dosyalar) kullanabilirler.2016 İlk Çeyreğindeki Tehdit İstatistikleri
• Fidye yazılımlar. Düşük vasıflı suçluların da fidye yazılım siber suç çevrelerine girmeye başlamaları ile yeni fidye yazılım örneklerinde bu çeyrek dönemde %24 oranında artış yaşandı. • Mobil. Yeni mobil kötücül yazılım örnekleri 2016 yılı ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre %17 oranında arttı. Toplamda mobil kötücül yazılım örneğindeki artış ise %23 oranında gerçekleşerek, son bir yıllık dönemdeki artışı %113’e taşıdı. • Mac OS’a yönelik kötücül yazılımlar. Özellikle VSearch zararlı reklam yazılımındaki artış nedeniyle Mac OS’a yönelik kötücül yazılımlar yılın ilk çeyrek döneminde hızla büyüdü. Toplam örnek sayısı son çeyrekte %68 oranında, son bir yılda ise %559 arttı. • Makro kötücül yazılım. Yeni makro kötücül yazılım örneklerindeki 2015 yılında %42 oranında yaşanan artış halen devam ediyor. Yeni makro kötücül yazılım türleri sosyal mühendislik aracılığıyla derlenen bilgileri kullanan gelişmiş spam saldırılarıyla kurumsal ağlara saldırmayı sürdürüyor. • Gamut botnet. Hacmini yaklaşık %50 oranında arttıran Gamut botnet, ilk çeyreğin en etkin spam botneti oldu. Yaygın spam saldırıları, hızla zengin olma vaatleri ve sahte ilaç tedariki sunuyor gibi görünüyor. 2015 yılı son çeyreğinde en hızla yaygınlaşan spam botnet olan Kelihos ise dördüncü sıraya yerleşti.Didi Chuxing 7,3 milyar dolar fon topladı
Google Project Loon’u çaldı mı?
Microsoft Wand Labs’ı satın aldı
Twitter’ı kim satın alacak?
Comcast
Recode’dan Kurt Wagner, “Twitter’ı kim kurtarabilir?” diye başlayan yazısında Google’ın yanı sıra daha büyük bir medya şirketi olan Comcast’in de listeye dahil edilmesi gerektiğini anlatıyor.News Corp.
Tıpkı Google gibi daha önce News Corp. tarafından da Twitter için bir satın alma ihtimali üzerinde durulmuş ve daha sonra bu iddialar reddedilmişti.İlk nakitsiz toplum hangi ülke olacak?
İsveç’in ‘derdi’ bitmez
Refah seviyesinin zirvede olduğu bir ülke olarak, İsveç “birinci dünya sorunlarını” çözmek için daha önce de pek çok konuya el attı. Örneğin bu yılın ilk aylarında, ilk insansız bakkal açıldı. Müşteriler buraya gelip akıllı telefonlarını kullanarak dükkana giriyor ve alışveriş yapıyor. İsveç’in bir diğer önemli hedefi ise petrolsüz ilk ülke olmak. En büyük atılımları verimlilik ve sürdürülebilirlik alanında gerçekleştiren (büyük ihtimalle atılım gerçekleştirilecek başka alan kalmadığı için) İsveç; her türlü geleneksel sürece devrim niteliğinde yaklaşımlar getirmesiyle biliniyor. En yenilikçi ülkelerin sıralandığı global listede İsveç’i her zaman tabelada (ilk 5’te) görmek mümkün.Nakitsiz toplum dijital tehditlere açık
Elbette kağıt paranın komple ortadan kalktığı senaryoların olumsuz yanları da yok değil. Örneğin kırsal kesimde iş yapan esnaf veya teknolojiyle arası iyi olmayan yaşlı vatandaşlar için bu bir yük getiriyor. Dahası, tüm ödemelerini dijital yöntemlerle gerçekleştiren bir ülke, siber saldırılara ve elektronik sahtekarlıklara daha açık hale geliyor. İki yıl önce İsveç Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklama da bunu bir ölçüde doğruluyor: Ülkede sahtekarlık olayları on yıl önceye göre iki kat artarak 140 bine ulaşmış durumda. İsveç gibi bir ülkede sahtekarlığa neden ihtiyaç duyulduğu ayrı bir yazı konusu olabilir tabii. Ancak nakitsiz toplum konusunda çekinceleri olan insanlar, tamamen online ödemeye geçildiğinde bu alanda daha fazla saldırı beklediklerini belirtiyor.Zubizu ve Turkcell stratejik ortaklık kurdu
Zubizu mobil ödeme sistemi nasıl çalışıyor?
Zubizu üyeleri, kredi kartlarını fotoğrafını çekerek ya da bilgilerini elle girerek Zubizu uygulamasına tanımlıyor. Sisteme girilen kredi kartı bilgileri, PCI-DSS (Kartlı Ödeme Endüstrisi Veri Güvenlik Standardı) uyumlu olarak son derece güvenli Paycell altyapısında saklanıyor ve bu bilgiler hiçbir kişi , firma, veya işyeri ile paylaşılmıyor. Zubizu üyeleri uygulama açıkken telefonlarını yan çevirdiklerinde çıkan QR kodu ile kendini tanıtıyor. Varsa indirimler otomatik olarak hesaplanıyor ve faturadan anında düşülüyor. Ödeme tutarı üyenin ekranına bir mesajla geliyor ve onay tuşuna basarak üye ödemeyi tamamlıyor. Ödeme bilgisi işyerinin kasa sistemine iletiliyor. Böylece mobil ödeme işlemi kolayca tamamlanmış oluyor. Zuma, Gina, Masa, Mezzaluna, Go Meso gibi Türkiye’nin en seçkin restoranlarında hayata geçen bu uygulama kısa bir süre sonra yeme-içme sektörüyle sınırlı kalmayarak akaryakıt ve perakende sektörlerinde de yaygınlaşacak.Akıllı yönetilen evlerin güvenliği artıyor
Google yapay zeka için yeni araştırma merkezi kurdu
Geleceğin Reklam Formatı 360 Derece Sanal Gerçeklik
360 derece video son dönemin dijital pazarlama gündeminde yer edinen yeni bir reklam formatı. Özel kameralarla çekilen bu videolarda her sahne 360 derece olarak kaydediliyor ve böylece izleyici kendini videoda yansıtılan olayların merkezinde buluyor. Bilgisayarında videoyu imleci ile kontrol ederek, cep telefonunda cihazını hareket ettirerek veya daha da güzeli artık çok uygun rakamlara alınabilen hatta evde yapılabilen Google Cardboard sanal gerçeklik gözlüğü varsa, sadece başını çevirerek görüntüyü istediği açıdan izleyebiliyor. 360 derece video teknolojisi bir anlamda izleyiciyi video çekiminin merkezine yerleştiriyor, olayı sadece izlemesini değil tam anlamıyla deneyimlemesine fırsat veriyor. Coca-Cola, BMW, Red Bull gibi bir çok markanın başarılı örneklerini internette görmeniz mümkün.
Sağladığı farklı ve etkileşimli deneyim 360 derece reklam teknolojisini markaların gündemine yerleştirdi ama kullanımının yaygınlaşması iki kritere bağlı… maliyet ve yaratıcılık. Maliyet açısından bakıldığında, bu şeilde çekim yapabilen kameraların gün geçtikçe daha erişilebilir hale geldiğini görüyoruz. Böyle bir reklam videosunu hazırlamanın toplam maliyetini de sağlayacağı geri dönüş ile orantılı olarak tartmak gerekir. İlk paylaşılan veriler 360 derece reklamların normal reklamlara göre izleme oranlarını arttırdığını göstermekte. Tabi bu veriye bir de izleyiciyi deneyimin merkezine yerleştiren bir reklamın yarattığı daha yüksek marka etkisini de eklemek gerekir. Yaratıcılık açısından bakıldığında ise, bu yeni format için senaryo ve kurguyu oluştururken standart bir video reklam bakış açısının dışına çıkmanın gerekliliği ortada. Yakın bir dönemde ajanslarda “sanal gerçeklik tasarımcısı”, “sanal gerçeklik yaratıcı uzmanı” tarzı pozisyonlar açılmaya başlarsa şaşırmamalı.
Konuk Yazar: Mustafa İçil Strateji Danışmanı









