Android Pay Avrupa yolcusu
e-Crime Turkey 2016’da mesaj netti: Oyuna gelmeyin!
Sahte e-postalar ile phishing eğitimi!
Siber güvenlik yatırımlarının şirket çalışanlarını da kapsaması gerektiğini vurgulayan Hansen, insanların phishing saldırılarını fark edebilmeleri için belirli bir eğitim sürecinden geçmeleri gerektiğini belirtti. Hansen, “Öncelikle çalışanlara sahte phishing mailleri göndererek onları kandırmaya çalışacağız ve maili açanlar için yemleme yöntemi kullanılacak. Eğitimde esas amacımız çalışanların davranışlarını değiştirmek ve onları eğitmek olmalı” diye konuştu. Çalışanların güvenlik farkındalığını artırmak için yola çıkılması gerektiğine işaret eden Hansen, şöyle devam etti: “Bugüne kadar 15 milyon kişiye sahte phishing maili gönderdik ve yüzde 50-60’ı buna kandı. Çalışanların öncelikle phishing e-postalarını fark etmesini sonrasında da bunu hızla raporlamalarını sağlamalıyız. Phishme’nin kullanıcılar için basitleştirilmiş, tek bir tıklama ile kullanılabilen raporlama özelliği bulunuyor.”Kendi oyununuzu ATOM desteğiyle geliştirin
Profesyoneller ODTÜ Teknokent ATOM’da buluşuyor
Yedi yılda 65 ekibe destek veren ATOM, Türkiye’de oyun geliştirme sektörünün de kilit taşını oluşturuyor. Şimdiye kadar 600 saatin üzerinde eğitim sağlayan ve binin üzerinde geliştiricinin faydalanmasına imkan yaratan merkez, bu şekilde sektörde faaliyet gösteren firmaların insan kaynakları ihtiyaçlarına, ekip yapılanmalarına da destek oluyor. Staj programları, geliştirme etkinlikleri, sektör toplaşmaları gibi aktivitelerle sektörün ve sektör paydaşlarının nabzını tutan ATOM bu yıl daha heyecanlı ve zengin bir programla başvuru sürecini açıyor. Yedi yıl boyunca binin üzerinde geliştiricide gözlemlenen eşsiz verileri bu yıl bir sektör raporu haline getirmek üzere çalışmalarını sürdüren ODTÜ TEKNOKENT ATOM yönetimi, ön kuluçka süreciyle başlayan girişimcilik serüvenlerinde öncelikli önerisini “paylaşmak gelişmenin en güzel yoludur” olarak belirledi.ATOM başvurusu için bir haftanız var!
ATOM’a geliştirici olarak kabul edilmek için oyun veya animasyon alanlarında geliştirme faaliyeti yapmayı istemek ve henüz şirketleşmemiş olmak gerekiyor. Ekiplerin bir arada çalıştığı ve deneyimlerini paylaştığı ATOM’a başvurmak ve ilk aşama değerlendirmeye dahil olmak için www.atom.org.tr web sitesindeki detayları takip ederek atom.odtuteknokent.com.tr adresindeki başvuru formunu doldurmak gerekiyor. Başvuruları 1 Nisan 2016 günü mesai bitimine kadar kabul edecek olan ATOM’a bu yıl ekibi olmayan kişiler de başvurabilecek. Tüm başvurular ODTÜ Teknokent ATOM yetkilileri tarafından proje fikri, ekip yapısı ve ekip vizyonu çerçevesinde değerlendirilecek.5 gün önce 10 yıl sonra #7 – Mobil Sağlık ve Sağlık Teknolojileri
Başarılı bir startup için 4 ipucu
Gurur duyacağınız bir şey üretin!
Bir şeyi sıfırdan yaratmayı sevin. Uzun süre yaşayacak bir şey… Zanaatkarlık zordur ama her zaman zoru sevin. Ürününüzü sadece kurumsal olarak değil, kişisel olarak da sahiplenin.Müşterilerinizi dikkatle dinleyin
Yeni bir ekosistem yaratarak müşterilerinize daha kapsamlı hizmetler sunabilmek için yeni çözüm ortaklarını bu ekosistemin paydaşı yapın. Müşterilerinizi dikkatle dinleyerek, özenle destek verin. Kendinizi en iyi şekilde ifade ederek, verdiğiniz sözlerin arkasında durmayı vaat edin.Ekibiniz yaptıkları işle gurur duyan bireylerden oluşmalı
Ne iş yaparsanız yapın, ekibinize tutkulu insanları almaya özen gösterin. İşletme olarak çalışanlarınıza tutkularını ve yaratıcılıklarını kullanarak kendilerinden bir şeyler katmalarını teşvik edin. En iyi ürünler ve en mutlu çalışanlar tutkuların bastırılmadığı bir ortamda ortaya çıkar.Yalın girişim yöntemini ekibinizle uygulayın
İşe alımlarda sadece belli yetkinliklere sahip kişilerin seçimi değil, şirket kültürünü yaşatabilecek, ekip içinde uyumlu çalışabilen ve birbirine güvenen kişilerin seçilmesi çok önemli. Özellikle de girişimin başlangıç safhasında güvendiğiniz kişilerle çalışmak başarı ihtimalinizi arttıracaktır. Yalın girişim; sürekli yeni hipotezlerle gelerek deneme yanılma yöntemi ile öğrenerek yapılan işi geliştirmek anlamına geliyor. Dolayısıyla, bu şirket kültürünü benimseyebilen, yaratıcı, denemeye ve öğrenmeye açık, çözüm ve müşteri odaklı, enerjik, sorumluluk sahibi, teknolojiyi takip eden kişiler ile çalışmak oldukça önemli. Bu sayede girişiminiz sürekli kendisini geliştirebilir ve ekibinizle beraber tüm yeniliklere açık olursunuz.Google’ın dev veri merkezine davetlisiniz
Bu romanı bir robot yazdı
Yapay zeka ekmeğimizle oynuyor!
Robot yazarlar bugüne kadar veriye dayalı içerikler üretmek konusunda kullanılıyordu. Stok raporları, analizler ve diğer veri bazlı yazılar için çoğu zaman insanlardan iyi iş çıkarıyorlar. Ancak sıfırdan bir hikaye oluşturma ve karakter tasvirleri yapabilme becerileri, roman yazarları için endişe verici bir gelişme olsa gerek. Etkinlik sonrası konuşan Japon bilim kurgu yazarı Satoshi Hase’nin açıklamasına göre, kitap şaşırtıcı şekilde başarılı bir kurguya sahip. Buna karşın karakter tasvirleri konusunda halen aşılması gereken eksiklikler bulunuyor.İşin sırrı yazılımda
Aslında bu noktada iş yapay zekada değil, onu geliştiren programcıda bitiyor. Çünkü bir yapay zekanın gerçek anlamda yaratıcı bir eser ortaya koyması mümkün değil. Sistem her zaman programlandığı sınırlar çerçevesinde çalışabiliyor. Öte yandan insani duygular barındırmayan yapay zeka karakter gelişimini tasvir ederken güçlük çekiyor. Finalist olan “robot yazarın” geliştiricisi Hitoshi Matsubara ise geleceğe dair umutlu. Bugüne kadar yapay zeka programlarının, çözümü olan sorunların üstesinden gelmek için kullanıldığını hatırlatan Japon akademisyen, “Gelecekte yapay zekanın potansiyelini insana ait kreatif zekayla yarışacak seviyeye getirmek isterim” diyor. Bunun gerçekleşmesi durumunda, biz de TechInside editörlerini Uber sürücüsü yapmaya karar verdik.13 yıl ömrü kaldı, kendini inovasyona adadı
Sir Ray Avery kalan ömrüyle neler yapıyor?
Elbette ölümün ne zaman geleceğini kimse tam olarak bilemiyor. Ancak Ray Avery elde ettiği veriyi bir kanıt olarak değil, aksine yapmak istediği çalışmalarda bir motivasyon kaynağı olarak kullanıyor. “Sadece hazır olmayan insanlar hata yapar” diyen Avery, ömrünüzün bir gün biteceğini hatırladıkça sizi hedeflerinize taşımayan uğraşlarla vakit kaybetmeyeceğinizi belirtiyor. Tıpkı Albert Einstein ve Steve Jobs gibi Ray Avery de kıyafet seçimine vakit harcamıyor. Yazları beyaz bir tişört, kışları siyah bir kazak onun için yeterli. Avery buradan kazandığı vakti (ve sahip serveti) özellikle gelişmekte olan ülkelerde milyonlarca insana fayda sağlayacak buluşlar için harcıyor. Auckland’deki atölyeye dönüştürdüğü kendi garajında çalışan bilim insanı, Life Pod adını verdiği 2 bin dolarlık kuvöz cihazıyla 40 bin dolar değerindeki standart bir kuvözü karşılayamayan yerleşim yerlerinde bebek ölümlerini önemli ölçüde azaltıyor.“İnovasyon için Silikon Vadisi’nden kurtulun”
Çalışmalarıyla insan hayatına dokunan Ray Avery’nin icat etmekle üzerine ilginç bir teorisi var: Silikon Vadisi’nin “gürültüsünü” hayatınızdan çıkarırsanız ve bir atölyede tornanın başına toplanan bir grup ile çalışırsanız, başka hiçkimsenin düşünemeyeceği öneriler ortaya koyabilirsiniz. Avery’nin halen üzerinde çalıştığı proje gerçekten de “bugüne kadar nasıl kimse düşünmemiş?” dedirtecek cinsten. KFC gibi fast food mağazalarında porsiyonlardan arta kalan tavuk parçalarından yüksek protein içeren gıda takviyeleri geliştiren bilim insanı; bu sayede gelişmekte olan ülkelerde milyonlarca bebeğin hayatını kurtarabileceğine inanıyor. Bunun için de -kendi hesabına göre- 4 bin 794 günü var.Yahoo 10 milyar dolar istiyor
Mobil dönüşüme bir türlü ayak uyduramayan Yahoo, bir zamanlar neredeyse alternatifsiz olarak top koşturduğu online arama ve reklam işini şimdi 10 milyar dolara elden çıkarmaya hazır. Üstelik Microsoft da bu alımı yapmayı düşünenler için finansal destek sunmak istiyor.
Re/Code haberine göre Microsoft bir süredir özel sermaye şirketleriyle görüşme halinde. Şirket, alım yapmayı düşünen yatırımcılar için kesenin ağzını açmaya hazır. Elbette Microsoft bunu Yahoo CEO’su Marissa Mayer’in gül hatırı için yapmıyor; Windows ve Bing’in sahibi teknoloji devinin satışa çıkan şirket ile arama alanında kritik bir iş ortaklığı bulunuyor. Microsoft bu iş başka bir şirket tarafından yapılacaksa bile kendisinin söz sahibi olduğu bir kurulumda gerçekleşmesini istiyor.
Yahoo 10 milyar dolar eder mi?
Yahoo tarafına baktığımızda ise, son dönemde çoğu analistin 6 ila 8 milyar dolar arasında değer biçtiği şirketin 10 milyar dolarlık beklentisi biraz yüksek görünüyor ancak malum, “pazarlık sünnettir”. Yıllardır duraklama dönemi yaşayan şirketin çok acelesi olmadığını düşünürsek, potansiyel alıcıların önünde birkaç güne sığmayacak bir pazarlık dönemi olduğunu tahmin etmek mümkün. Diğer yandan şirketin satış sürecinin “laçkalaştığı” yönünde eleştiriler de gitgide büyüyor.
Hissedarlar arasında bulunan Starboard Value, bu sürece bir düzen getirmek amacıyla Yahoo’nun mevcut yöneticileri yerine kendi yöneticilerini konumlandırmak için bir yönetim kurulu oylaması başlatıyor. Starboard’dan Jeff Smith satış sürecinin çok yavaş olması ve ortak çıkarların belirlenememesi nedeniyle kamuoyundan sürekli eleştiri aldığını, tekrar güven sağlamak için yeni bir yönetim kuruluna ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Apple Watch onu da bitirdi
Pebble fitness bilekliği yapacak
Bugüne kadar akıllı saatleriyle tanıdığımız şirket artık yoluna fitness aksesuarlarıyla devam edecek. Diğer bir deyişle “Kickstarter şampiyonu” artık Apple’ın değil, FitBit’in rakibi olacak. Elbette burada akla ilk olarak şu soru geliyor: Fitness bileklikleri alanında Fitbit’in bileğini bükmek kolay mı? Biz bilmesek de, Pebble bu soruya tatmin edici bir yanıt bulmuş olsa gerek. Akıllı saatlerden akıllı bilekliklere geçişin bedeli ise yüzde 25 oranında bir küçülme ve 40 kişilik personeli kapsayan işten çıkarma oldu. Bu zor kararı veren CEO Eric Migicovsky, Tech Insider’a yaptığı açıklamada Silikon Vadisi yatırımcılarının cebindeki akrebi suçlarken, gelecek 5 ila 10 yıl arasındaki dönemde giyilebilir teknoloji alanındaki vizyonlarına güvendiklerini belirtti. Amazon ile kurduğu stratejik iş ortaklığı, Pebble’a Hindistan bileti sağlayacak. Özellikle giriş seviye ürünlerin rağbet gördüğü Hint pazarında uygun fiyatlı ürünler satmak bakalım bu iyi niyetli girişimin Silikon Vadisi’nde göremediği maddi desteği sağlamasına yetecek mi.Google Glass 2 tefecide rehin kaldı!
Romero: Google Glass 2 olduğunu bilmiyorduk
Elbette “gerçek mal sahibi” olan Google konuya hızlıca el attı ve şirket yetkilileri Romero ile iletişime geçerek ürünü almak istedi. Konuyla ilgili oldukça ketum davranan Google, Romero’ya da sessizlik yemini ettirmiş olacak ki rehin dükkanı sahibi de detay vermekten kaçınıyor. Bu nedenle Google herhangi bir ödeme yaptı mı yoksa kanuni yaptırım mı uyguladı şimdilik bilemiyoruz. Ürünü eBay’e koyarken bir sonraki nesil Glass modeli olduğunu fark etmediklerini itiraf eden Frank Romero’nun BusinessInsider’a yaptığı açıklama ise şu şekilde: “Google bizimle irtibata geçti, ürünü onlara geri iade etmekten mutluyuz. Geri kalan her şey şirketle aramızda kalmalı. Hikayenin geri kalanını istediğinizi biliyorum ancak bizim için önemli olan tek şey, bu cihazın Google’a ait olduğunu öğrendiğimizde onun emin ellere dönmesini sağlamaktı.”Clash of Clans ne kadar kazanıyor?
Oyuncudan kazanamayınca: “Şimdi reklamlar”
Elbette mobil geliştiriciler için tek gelir kaynağı doğrudan oyuncudan alınan ücretler değil. Candy Crash veya Flappy Bird gibi hiçbir ücret ödemeden aylarca oynayabileceğiniz yapımlar, sık aralıklarla reklam görüntülüyor ve buradan da kayda değer bir gelir elde ediyor. Yine de oyunların asıl hedeflediği kitleden sadece yüzde 0,19 oranında maddi dönüş sağlamak motivasyon kırıcı olsa gerek. Üstelik bu “binde 1,9’luk” kitlenin aylık harcama sıklığı da umut vadedici türden değil. F2P oyunlara para ödeyen bu küçük kullanıcı topluluğunun yüzde 64’ü ayda sadece bir defa oyun içi satın alım yapıyor. Ayda beş ya da daha fazla kez ödeme yapan grup ise yüzde 6,5 ile sınırlı. Binde 1,9’u yüzde 6,5 ile çarpınca ortaya çıkan oran milli piyangonun size çıkma ihtimaline oldukça yakın.
İşin sırrı: milyonlarca mobil oyuncu
Mobil uygulama mağazalarında “en çok ciro yapanlar” sekmesine girdiğinizde, ilk beş uygulamanın Clash of Clans, Mobile Strike, Game of War gibi oynaması ücretsiz oyunlar olduğunu göreceksiniz. Bu tabloyu sağlayan ise bu oyunları milyonlarca kullanıcının oynaması. 10 milyonun üzerinde oyuncusu olan bir F2P oyun için “binde biri” bile baz alsanız ortaya her ay ödeme yapan on binlerce kullanıcı çıkıyor. 10 milyar dolarlık mobil oyun sektörünü binde bir alım yapan bir kullanıcı kitlesi büyütebilir mi? Swrve yıldan yıla büyümenin yeterli olmadığına dikkat çekiyor ve geliştiricilerin ayakta kalabilmek için oyun içi satın alımlara daha fazla odaklanması gerektiğini belirtiyor. Bizim gönlümüzden mobil uygulama mağazalarının reklam yığılı ve sürekli para isteyen F2P oyunlar yerine, bir defa ücretini ödeyip sonrasında gönlümüzce oynayabildiğimiz eski tip iş modeline dönülmesi yatıyor. Ancak bir yandan sürekli artan mobil oyuncu kitlesi, öte yandan reklam gelirleri ile bunun gerçekleşmesi oldukça zor.Google gözünü buluta dikti
Google Cloud Platform için 12 yeni bölge
Bulut yarışında sonunculukla yetinmek istemeyen Google, önümüzdeki iki yıl içinde (2017 sonuna kadar) Cloud Platform’un dünyanın dört bir yanında 12 yeni bölgede daha faaliyete geçeceğini açıkladı. Bunun anlamı, Google 12 yeni veri merkezi daha açacak. Şirketin resmi blogunda yapılan açıklamaya göre ilk iki veri merkezi ABD’nin Oregon bölgesinde ve Japonya’nın başkenti Tokyo’da bu yılın sonunda devreye alınacak. Geri kalan 10 veri merkezi ise 2017 yılı boyunca çeşitli bölgelerde bulut altyapısına destek sağlayacak. Google bu veri merkezleriyle Gmail, Arama ve Haritalar’ın yanı sıra diğer Google Cloud Platform hizmetlerinin de yükünü karşılıyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Google Cloud Ürün Müdürü Varun Sakalkar, “Yeni bölgelerde veri merkezi yatırımları yaparak, Cloud Platform kullanıcısı şirketlerin, kendi müşterilerine daha yakın servis ve uygulamaları kurmalarını, daha az gecikme ve daha iyi tepki süreleriyle çalışmalarını sağlamak istiyoruz” dedi. Google 10 yıl kadar önce sıfırdan inşa ettiği Android platformu ile “geç kaldığı” mobil pazarda bugün en büyük iki oyuncudan biri. Bakalım aynı senaryo önümüzdeki yıllarda bulut pazarında da tekrarlanacak mı.Apple Pay’i bilgisayarda kullanır mısınız?
PC için Apple Pay mümkün mü?
Dedikodu kazanını biraz daha karıştırdığımızda ise ortaya daha ilginç bilgiler çıkıyor: Apple Pay aynı dönemde masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda da kullanıma açılabilir. Henüz bu söylentiyle ilgili yeterince detay yer almasa da, Apple’ın bir sonraki MacBook modellerine Touch ID parmak izi tanıma teknolojisini ekleyecek olması ihtimalleri güçlendiriyor. Tabii bu durumda mobil cüzdanın masaüstü yolculuğu sadece Mac ve MacBook kullanıcılarıyla kısıtlanabilir. Peki, siz Apple Pay’i bilgisayarınızda kullanır mıydınız? Araştırmalar, ödeme teknolojileri için bilgisayar platformunun gayet ideal bir hedef olduğunu gösteriyor. Çünkü internette dolaşmak ve ürün seçmek için mobil cihazlarımızı kullansak da, iş satın alma işlemine gelince halen geleneksel masaüstü ve dizüstü bilgisayarları tercih ediyoruz. Apple’ın yaz mevsiminin başında düzenleyeceği WWDC etkinliğinde bu konuya ışık tutması bekleniyor. Konuyla ilgili detaylar netleştikçe TechInside okurlarıyla paylaşmaya devam edeceğiz.God of War ve Uncharted telefonlara gelebilir!
ForwardWorks hangi oyunları geliştirebilir?
Biz buradan, başta Uncharted serisinin esas oğlanı Nathan Drake olmak üzere Rachet and Clank ve hatta şansımız yaver giderse God of War ile tanıyıp sevdiğimiz asabi savaşçı Kratos’u yakın gelecekte iPhone ve Android telefonlarda görebileceğimizi anlıyoruz. Elbette bunun için önce ForwardWorks’ün bu oyunları geliştirmesi, ardından Asya pazarının ötesine geçerek Batı’ya da servis etmesi gerekiyor. Sony yetkilileri, ForwardWorks’ün ilk oyunlarının ne zaman piyasaya sürüleceğini henüz duyurmadı. Ancak Nintendo’nun da önümüzdeki iki yıl içinde sağlam bir mobil planı olduğunu göz önünde bulundurursak, “şimdi Japonya’da olmak vardı” dememek için kendimizi zor tutuyoruz.HP Enterprise, Oracle ile mahkemelik oldu
Oracle servis gelirlerini bölüşmek istemiyor
Oracle’ın gelir kapılarının en büyüğünü, kendi yazılımları için sunduğu yazılım ve servis desteği oluşturuyor. Dolayısıyla kendi sunduğu hizmetleri daha ucuza şirketlere sağlayan üçüncü parti şirketleri pazarda kesinlikle istemiyor. Daha önce de TERiX’i ve diğer benzer şirketleri dava etmiş, son olarak Haziran ayında mahkeme TERiX’in 57,7 milyon dolar tazminat ödemesinde karar kılmıştı. BusinessInsider Oracle’ın aynı senaryoyu SAP ile de yaşadığını hatırlatıyor: SAP’nin TomorrowNow adlı bir üçüncü parti destek sağlayıcıyı satın almasının ardından yıllarca mahkeme kapılarını aşındıran iki rakip, 2014 yılında SAP’nin Oracle’a 356,7 milyon dolar tazminat ödemesini kabul etmesiyle uzlaşmıştı. HP Enterprise’ın TERiX ile ortak çalıştığına ilişkin bulgulara daha önce açılan TERiX davası sürecinde eriştiklerini belirten davacı taraf, “Bizim yazılımımızı kendi finansal kazançları için yanlış şekilde kullanan şirketlerin peşinden gitmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı. HPE tarafı konuyla ilgili açıklama yapmazken, kurumsal teknoloji dünyasının iki devi arasındaki bu davanın da uzun soluklu olacağını tahmin etmek güç değil.Firefox OS yola Nesnelerin İnterneti ile devam edecek
TÜSİAD’dan Endüstri 4.0’ın ardından şimdi de “Mobil Sağlık” raporu
Mobil sağlığı etkileyecek faktörler
Raporda öne çıkan başlıklardan biri, mobil sağlığı etkileyecek faktörler olarak ele alınıyor. Bu başlık altında nesnelerin interneti, bulut bilişim, büyük veri, oyunlaştırma (gamification), taşınabilir tıbbi cihazlar ile giyilebilir teknolojilerin her biri ayrı alt başlıklar altında değerlendiriliyor.
TÜSİAD Sağlık Çalışma Grubu ile ODTÜ Öğretim Görevlisi ve BeWell ve b-wise Kurucu Ortağı Dr. Cenk Tezcan tarafından hazırlanan raporda hangi teknolojinin nasıl kullanıldığına dair güncel örneklere de rastlamak mümkün. Örnekler arasında Medtronics, Microsoft ve Ford’un, içinde keton dedektörü olan ve diyabetli sürücüyü gerektiğinde uyaran bir araba üzerinde yürüttüğü çalışmalar gibi ilginç uygulamalar da yer alıyor.
Kişisel sensörlerden toplanan verilerden elde edilecek tıbbi bilginin önümüzdeki 10 yılda oldukça artacağına değinilen raporda, bu alanda bulut bilişim teknolojilerinin rolüne de değiniliyor. Bu verileri kullanan araştırmacı ve bilim adamlarının, daha geniş ölçeklerde örneklem yaparak veya yeni sonuçlar çıkararak hasta tedavilerini iyileştirilebileceğine dikkat çekilirken, sağlık verisinin potansiyelini artırmanın verimlilikte artış sağlayacağına değiniliyor. Yine aynı bölümde ABD’nin sağlık sektöründeki bulut bilişim uygulamalarıyla 2024’e kadar 300 milyar dolarlık bir tasarruf sağlamayı hedeflediğinin de altı çiziliyor.
Toplam 115 sayfalık bu kapsamlı raporun tamamını bu linkten indirebilirsiniz. 








