Fast50 Türkiye Programı’nda yine Arvento vardı
Phabletler neden tabletlerin işini bitirecek?
2010 yılında Apple’ın iPad’i pazara sunması ile birlikte oluşan tablet pazarı 2013 yılının üçüncü çeyreğine kadar büyüme gösterdi. Aşağıda bu alanda analizler yapan Localytics’in çalışmasını görebilirsiniz.
Aradan geçen yıllar boyunca sadece Apple değil pek çok üretici Android tabanlı tabletlerini pazara sundular. Ancak bu dönemde bir gelişme daha oldu. Akıllı telefonların ekran boyutları giderek büyüdü. Örneğin Apple iPhone 6 Plus modelini 5,5 inç büyüklüğünde bir ekran ile pazara sundu. Yine aşağıdaki grafikten akıllı telefonların ekran boyutlarının nasıl geliştiğini görebilirsiniz.
İlk tanıtıldığı günden bu yana Samsung Galaxy S serisi telefonların ekran boyutu yüzde 28, Apple iPhone ekranı ise 2011 yılından bu yana yüzde 57 büyüme gösterdi.
Localytics’in analizi 5 inç’den büyük ekranlı akıllı telefonlarda uygulama kullanım sürelerinin en az yüzde 34 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç
Büyük ekranlı telefonlar giderek Phablet tanımına daha uygun hale geliyor. Tabletler pazar payı kaybederken telefonların ekranlarının büyümesi ile birlikte kullanım süreleri yükseliyor. Günün sonunda akıllı telefonların ekranlarındaki büyüme tabletlerin pazar payının küçülmesine neden oluyor.
Bir süre daha tabletler hayatımızda yer almaya devam edecekler ancak tüketicilerin 8-9 inç büyüklüğünde bir tablet almaktansa 5,5-6 inç büyüklüğünde bir akıllı telefona yatırım yapma tercihi giderek artacak.
Kim bilir belki de 6 inç büyüklüğünde ancak katlanabilir bir ekrana sahip telefonlarımız olduğunda tabletlerin üretimi sonsuza dek bitebilir. Yeni bir düşünce lideri olabilir misiniz?
Tarih boyunca, gerek endüstri devriminde gerekse bilgi çağındaki yaklaşım değişimleri yeni düşünme ve işletme yöntemlerini beraberinde getirdi.
Günümüzde insanlar son yüz yılın üzerlerine yüklediği kavramsal baskının sonuçlarını daha yeni anlıyorlar. Uzun zamandır, enerji kaynakları ne pahasına olursa olsun en yüksek düzeyde kâr getirmek yoluyla harcandı. Oldukça az enerji ve deneyim ise kurumsal yapı dışına aktarılabildi.
Büyük, çok uluslu holdingleri bir düşünün. Odaklanan şey daha çok üretmek, daha büyük, daha iyi, daha hızlı olmak üzerineydi ve biz bunu başardık. Ama artık işler değişiyor.
Hareket halinde radikal bir değişim var. Fiziksel ticaret eşyalarının olduğu bir dönem artık yok. Bugünlerde yaşadığımız köklü değişiklik sürdürülebilirlik gereğinin etrafında dönüyor ve hayret veren teknoloji kullanımı insanları yönetmeye devam edecek ama tarihteki herhangi bir olaydan daha çok, bireye odaklanmış şekilde. Şimdi daha fazla ihtiyaç duyulan düşünce liderleri bu idealleri teşvik etmeliler.
Bizleri heyecanlandıran şey internet sayesinde artık insanlar yaygın medya tarafından kendilerini besleyen bilgilere daha rahat ulaşabilecekler. İnsanların artık birbirleriyle iletişim halinde olabilecekleri daha düz ve açık bir yola sahibiz ve bu sayede, devrimci diyebileceğimiz bir şekilde, bilgi birikimi artık daha kolay yayılacak. Hiyerarşik gücün merkezinde ise birey olacak.
Artık tek bir kişi bir seferde milyonlara seslenebiliyor, oysa geçmişte bunu sağlamak için çok uzun süre gerekiyordu.
Düşünce liderlerinin mesajları geniş izleyiciye ulaşabiliyor. Emlakçılar, öğretmenler, dükkan sahipleri, kısacası halk tarafından, dinlenebiliyorlar.
Bu tip bilgi değişikliği ülkede ve dünyanın her tarafında oluyor.
Yerel küreselleşti, küresel de yerelleşti.
Örneğin, sağlık blogu yazarı Kimberley Snyder, yerel yoga öğretmeni tarafından görülen bedeni detoksifiye etmeyle ilgili şahane bir makale yayınladı. Öğretme arzusunun yanında, yoga öğretmeni bu bilgiyi öğrencilerine, kadınlara, erkeklere ve ailelere yaydı ve yerel marka temsilcisi haline geldi ve de insanlara daha fazla sağlık için egzersiz yapmalarını teşvik etmiş oldu. Bu insanların bu bilgileri paylaşmaları, kendi bağlantıları arasında bu mesajı yaymaları bugüne kadar mümkün değildi.
Aynı şey internet pazarlamacısı ve iletişim lideri Neil Patel için de geçerli. Web sitelerinin trafiğini arttırmak ile ilgili bir keşif yapabilir, bunu Twitter, Facebook ya da blogunda paylaşır ve sonunda yüzbinlerce kişiyi etkiler. Bilgi kişilerin kendi çevrelerini etkilemeleri sayesinde milyonlarca kişiye çok hızlı bir şekilde yayılıyor.
Yerel düşünce lideri olacaksanız küçük bir kademeden başlayın, kendi endüstrinize özgün otantik vizyonunuzla yardımcı olun. Mesajınız yayılsın ve iş kendi ayağıyla size gelsin
Düşünce lideri olmak için daha iyi bir zaman olamazdı. Alanınızı genişletmek, hünerlerinizi geliştirmenin işe yaraması için şu önerilenleri yapabilirsiniz:
1- Güncel endüstri haberlerinde zirvede olun
Endüstrilerdeki en iyi liderler kendi alanlarında neler olup bittiğini öğrenerek bu alanlara geldiler ve düşünce lideri statüsüne gelmiş olsalar bile sürekli kendilerini yenilediler. Kendi pazarınızı bilmek planlarınızı formüle etmeye, etkileyici olmaya ve zirvede kalmanıza yardım eder.
2- Yenilik, yenilik, yenilik
Tüm düşünce liderlerinin sahip oldukları özellik, kendi alanlarında yeni olmaları ve uzmanlık alanlarında farklı bir bakış açısına sahip olmalarıdır. Eğer herkesin bildiği düşüncelerle hareket ederseniz düşünce lideri olamazsınız. Var olan pazarda farklılık yaratarak ya da yeni teknolojinin kanayan yarasına yeni çözüm bularak gerçek bir etkiye sahip olabilirsiniz.
3- Oturmuş düşünce liderlerinin davranışlarını örnek alın
Şimdiki düşünce liderlerinin takipçileriyle farkedilmiş otoriteyi pekiştirerek ve kendi alanlarında kişisel markayı yaratarak etkileşim içinde olmalarının yolları çoktandır var. Bu liderler otoriterler, cüretkarlar ve kendilerine güvenleri var- bu özelliklerin hepsini benimseyebilirsiniz. Pozitif düşünceyle neler yapabildiklerinin ötesine geçebilirseniz bunu görebilirsiniz.
4- Düşüncelerinizin reklamını yapın
Büyük bir topluluğu etkilemenin sırrı düşüncelerinizin reklamını yapmaya başlamakla geçiyor. İnsanların fikirlerinizi test edeceği ve geri bildirim alabileceğiniz Facebook sayfası ya da bir blog açın. Tüm düşünce liderlerinin üzerinde uzmanlaşması gereken şey insanları geliştirmektir. Bütün bunları yapın, sonuçların ve etkinin düşündüğünüzden çok daha ötede olduğunu görün. Belki de dünyanın gelecekteki kıymetli düşünce lideri sizsiniz.
Selen Kocabaş: Yarın İçin Şimdi
Atalay Aktaş Genesys’te
Unify kadrosunu güçlendiriyor
Sosyal ve Doğal Reklamcılık
Facebook’da sayfa beğenileri konusunda aşağı yukarı aynı yöntemi izlemekte. Sponsor sayfa beğenileri fonksiyonları ile haber akışımızda sanki doğal bir yeri varmış gibi farklı firmaların reklamlarını görebiliriz.
Pinterest, doğal reklamcılık konusunda oldukça başarılı bir platform. Özellikle reklam verenlerin yaratıcılıklarını konuşturdukları ve kullanıcıların satın alma psikolojilerini ciddi oranda etkiledikleri bir mecra. Sponsor olarak paylaşılan resimlerin kıyısında köşesinde ufak bir AD ikonunun olması, kullanıcıların paylaşılan görselin doğal haber akışına ait olduğu izlenimini yansıtmakta.
Son zamanlarda bazı sitelerde Google Adwords reklamcılığının da bir doğal reklamcılık olarak pastaya dahil edildiğini görüyorum. Facebook, Twitter ve Pinterest gibi ağlar üzerinden yaptığımız sponsor reklam işlemlerinin aynısını burada da uygulayabildiğimiz için bana mantıksız gelmiyor. Ancak, burada yapılacak en büyük yanlış Adwords reklamcılığının sadece anahtar kelime ile sınırlı olduğunu varsayarak bu sonuca varılmasıdır.
Sayfa beğenilerinizi ve takipçilerinizi arttırmaya yönelik bu uygulamalar, tabi ki reklamınızın kalitesi ile de doğru orantılı bir şekilde başarı gösteriyor. Online reklamcılıkta öncelikli hedefin takipçi veya beğeni kazanmaktan öte dönüşüm sağlamak olduğunu unutmamak gerekiyor. Doğal reklamcılık fonksiyonları ile hedef kitlenizi oluşturan insanların büyük bir bölümünün dikkatini çekebilirsiniz. Sayfanız bir anda binlerle ifade edilen beğeni veya takipçi sayısına ulaşabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, sizi bir tık ile beğenen hedef kitleniz, aynı tıkla da sizden vazgeçebilir. Bu yüzden, büyük çaba sarf ederek uyguladığınız reklamcılık fonksiyonlarının sonunda dönüşüm elde etmek için bazı aktivitelerde bulunmanız gerekiyor. Bu aktivitelerde hedef kitlenizi sıkmadan, onları eğlendirerek veya bilgilendirerek ilerlemeniz lazım. Kısacası, markanızı unutturmayın ama hatırlatırken de insanları bunaltmayın.
Genel olarak doğal reklamcılık fonksiyonlarının, diğer online reklamcılık fonksiyonlarının bir adım öne geçtiğini söylemek sanırım yanlış olmaz. Daha öncede belirttiğim gibi bu sonucu almak için, yaptığımız reklamcılık fonksiyonundan aldığımız trafikten öte, sağladığımız dönüşüme bakmakta fayda var. Benimle aynı fikirde olmayan ajanslar mutlaka olacaktır ancak, banner reklamcılığından kazanılan trafiğin büyük bir bölümünün yanlışlıkla tıklanan banner reklamlarından geldiği düşüncesindeyim. Tüketiciler artık reklamlardan bunalmış durumda, bu yüzden doğal reklamcılık fonksiyonlarının ilerleyen zamanlarda popülaritesini arttıracağını düşünüyorum. Teknolojik istihdam
Avea Kurumsal İletişim’de yeni isim
iyzico, Mypat’i satın aldı
En korkutucu 5 botnet
Storm – Listedeki en eski zararlı yazılım. Diğer botnetler tarafından çok sonraları bile kullanılacak birçok tekniğin öncüsüdür. Yaklaşık 10 milyon Windows makineyi içine alacak kadar geniştir. Ayrıca ilk kez finansal kazanç sağlamak amacı ile kullanılan en geniş botnet unvanına sahiptir.
Conficker – Yaklaşık 15 milyon Windows sistemli bilgisayarı etkilediği düşünülüyor. Bu botnetin saldırıları o kadar organize oldu ki savaşmak için uluslar arası düzeyde bir Conficker Çalışma Grubu kuruldu. Yine de ortaya çıkışından 6 yıl sonra bile halen yaklaşık bir milyonun üzerinde etkilenmiş bilgisayar bulunuyor.
Zeus – Bu zararlı yazılım yalnızca Windows makineleri etkilemekle kalmadı aynı zamanda çeşitli taşınabilir cihazlardan (Symbian, Windows Mobile, Android ve BlackBerry) online bankacılık şifrelerini çalan bir modülü de bulunuyordu. 2012 yılında ABD’de güvenlik güçleri bu botneti sona erdirdi. Fakat orijinal kodun yazarları daha sonra Gameover Zeus adı altında tekrar ayağa kaldırdılar. Bu botnet de FBI tarafından geçtiğimiz yaz kapatıldı. Ancak bunun canavarın sonu olduğunu düşünmeyin. Yaratıcıları bir kez daha ayağa kaldırmak için çalışıyor.
Flashback – Mac’lere virüs bulaşmayacağını düşünenler için Flashback tam bir şok oldu. Mac’lere virüs bulaşabilir ve hatta botnetin parçası bile olabilirler. Flashback yaklaşık 600.000 kadar Apple makineyi etkisi altına aldı. Botnet şu an terkedilmiş durumda.
Windigo – Yüzeysel olarak bakıldığında bu bot diğerlerinden farklı çalışmıyor. Etkilediği bilgisayarlardan gizli bilgileri çalıyor veya spam göndermek için işlemcilerini kullanıyor. Etkilediği onbinlerce makineye bakarsak öncekilerle kıyaslanmayacak kadar küçük. Fakat diğer taraftan bu yazılımın yaratıcılarının fark edilmemek için özellikle yavaş ilerlediğini görüyoruz. Üstelik bu onbinlerce bilgisayar, Linux işletim sistemine sahip ve çoğu sunucu, milyonların ziyaret ettiği web sitelerini barındıran sunucular. İndirilen uygulamalar neden kullanılmıyor?
SAS bir kez daha liderler arasında
Yahoo!’nun kurucusu Jerry Yyang, Lenovo yönetim kurulunda
Turkcell Teknoloji Zirvesi sahne alıyor
Sensormatic’te organizasyonel büyüme
Sensormatic Güvenlik Hizmetleri’nin Pazarlama Organizasyonundan Sorumlu “CMO” (Chief Marketing Officer) görevine teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Pelin Yelkencioğlu getirildi. Sensormatic’de Kasım 2014 itibarıyla CMO olarak göreve başlayan Yelkencioğlu, Pazarlama Organizasyonu bünyesinde yer alan Ürün Yönetimi, Pazarlama İletişimi ve Kurumsal İletişim bölümlerinin yönetimini üstlendi.
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Bölümü mezunu olan Pelin Yelkencioğlu lisans eğitimi sonrası Illinois Üniversitesi’nde İşletme MBA’ini tamamladı. Profesyonel iş yaşamına 1999 yılında Xerox’da İş Servisleri Satış Uzmanı olarakbaşlayan Yelkencioğlu, 2000 yılında Xerox İsrail’de Satış ve Pazarlama Müdürü olarak görev yaptı. Kariyerine Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Ermenistan ve Gürcistan’dan oluşan Xerox Avrasya’da İş Geliştirme Müdürü olarak devam eden Yelkencioğlu, 2002’den 2011 yılına kadar yine Xerox bünyesinde Satış Müdürlüğü Satış Direktörlüğü ve Pazarlama Direktörlüğü görevlerinde bulundu. Pelin Yelkencioğlu 2012 yılında kayıtlı elektronik posta hizmet sağlayıcısı olarak Türkiye Noterler Birliği tarafından kurulan TNB KEB’de başladığı Pazarlama Direktörlüğü görevini 2014 yılına kadar sürdürdü.



1. Zuckerberg Facebook’un “havalı” olmasını asla istemedi
Zuckerberg gençlerin artık sosyal ağı kullanmadığı bir araştırmaya atıfta bulunan Facebook’un artık sıkıcı olup olmadığı konusundaki bir soruya şöyle cevap verdi: “Sosyal ağ işe yarayan bir araç ve işe yarayan araçlar tabiatı gereği çok havalı değiller.”
Zuckerberg “Facebook’u havalı yapmak asla gerçekten hedefim olmadı. Ben havalı bir insan değilim ve hiç havalı olmaya çalışmadım” diye konuştu.
Ek olarak belirttiğine göre Facebook’un aynı bir ampul veya çevrilen bir vana gibi işlemesi yeterli. Bu işlemler de “havalı” değiller fakat insanların bel bağlayabilecekleri şeyler.
2. Facebook’un Messenger’ı zorunlu yapmasının sebebi
Zuckerberg Messenger’ın ana uygulama içindeki özellikten daha iyi bir deneyim olduğunu söyledi. Sadece arkadaşlarınızın tamamı da uygulamayı kullandığı sürece daha hızlı, dolayısıyla şirket sohbet etmek isteyen herkes için onu zorunlu hale getirmiş.
Zuckerberg “Topluluğumuzdaki herkesten yeni bir uygulama indirmelerini istemek büyük bir talep. İnsanlardan başka bir uygulama daha indirmelerini istemek ise kısa vadede oldukça acı verici fakat servis üzerine yoğunlaşmak istiyorsak adanmış ve odaklı bir deneyim inşa etmek zorundaydık. Yaptığımız en zor işlerden biri de bu kararları vermek. Bu bağımsız uygulama deneyiminin çok iyi olduğunu ispatlamak için daha çok güven kazanmamız gerektiğinin farkındayız.” şeklinde konuştu.
3. Zuckerberg’in her gün aynı tişörtü giymesinin bir sebebi var.
Steve Jobs siyah yüksek yakalı kazağıyla ünlüyken Zuckerberg denince de akla kot ve gri tişört geliyordu. Peki, neden?
4. Facebook’un yeni haber kaynağı algoritması üzerinde çalışıyor
Zuckerberg her kullanıcının haber kaynağının günde 1500’den fazla hikaye barındırdığını ancak bunun sadece 100 kadarını görebildiğimizi söyledi. Facebook’un en ilgi çekici ve önemli bulacağımız haberleri süzerek bize ulaştırdığı haber kaynağı algoritması da tam bu noktada devreye giriyor.
Zuckerberg’in söylediğine göre o ve takımı bu algoritmayla sürekli oynayarak onun bir gün “dünyadaki herkes için mükemmel bir kişisel gazete” haline geleceğini umuyorlar.
Tesadüfen, şirketler tam da bu yüzden giderek daha az kişiye ulaşabildiklerinden şikayet ediyorlar. Zuckerberg bunun hakkında da “Şirketler Facebook kullanıcılarına faydalı olacak içerikler paylaşıyor olsalardı onları gösterirdik. Fakat bu, şirketlerin kullanıcılar için faydalı olmayan şeyler paylaştıkları anlamına geliyorsa onları göstermeyebiliriz zira arkadaşlarının sağlıklı bir bebek sahibi olduğunu öğrenmek kullanıcılar için daha önemli olabilir” diye konuştu.
5. The Social Network Zuckerberg’i üzmüş
Zuckerberg’e The Social Network filminin hayatını ve Facebook’un yükselişini yansıtmada ne derece başarılı olduğu soruldu ve o da bazı elementler gerçekler üzerine kurulu olsa da çoğunun gerçek olmadığı cevabını verdi.
Konu hakkında “Oldukça bir süredir bunun üzerine düşünmek için zaman harcamıyordum, unutmuş gibiydim. Gerçek şu ki kod yazmak ve bir ürün inşa etmek bir film yapmak için yeterince cazibeli değil. Muhtemelen pek çok şeyi süslemek ve uydurmak zorunda kalmışlardır. Eğer gerçekten bir film yapıyor olsalardı sadece ben bilgisayarın karşısında iki saat boyunca kod yazarken görünürdüm” dedi.
Zuckerberg ayrıca ofis dizaynı gibi bazı detayların isabetli olduğunu söyledi ancak “Facebook’u neden ve nasıl yaptığımız hususundaki genel hikayede incitici bulduğum bazı şeyler uydurmuşlardı” diye ekledi.






