Samsung Electronics, merkezi Utah’ın Logan kentinde bulunan ve ABD’nin çeşitli yerlerinde ve başka ülkelerde 2 bini aşkın kurulumla önde gelen bir LED tabela ve ekran üreticisi olan YESCO Electronics‘i satın aldığını açıkladı.
Devralma işlemi Samsung’un LED ekran pazarına girişini güçlendirecek ve şirketin öncü teknolojileri ile uzmanlığını altı yıl üst üste dünya çapında pazar lideri olduğu LCD paneller kullanan SMART Signage Profesyonel ekranların ötesine taşıyacak.
YESCO Electronics, müşteriye özel tabelalar üreten özel bir şirket olan Young Electric Sign Company’nin (YESCO) bağlı ortaklığıydı.
Samsung Electronics Türkiye BT Ürünleri Grup Kıdemli Satış Müdürü Pınar Kaçar bu konuda şunları söyledi: “LED ekran teknolojisinin pazarı büyümeye devam ederken bu alanda başarılı olmak için doğru deneyimlere sahip olmanın ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu anladık. YESCO Electronics’in LED ekranlar alanındaki geniş deneyimlerini küresel ağımızla, iş deneyimimizle ve dünya standartlarında Ar-Ge ekibimizle bir araya getirerek liderlik konumumuzu ve Profesyonel Ekranlar alanında bir toplam çözüm sağlayıcısı olarak müşterilerimize sunduğumuz değeri bir kez daha kanıtlamış oluyoruz.”
Samsung, gelişmiş görüntü kalitesi, enerji verimliliği ve fonksiyonellik sunan LED ekranların giderek yaygınlaştığı bu dönemde, zorlu koşullar için tasarlanmış dayanıklı ve uzun ömürlü ekranlar sunmak için YESCO Electronics’le birlikte çalışacak. YESCO Electronics’in kanıtlanmış başarıları arasında, perakende satış, eğitim, otelcilik, ofis ve taşımacılık gibi Samsung’un da hizmet verdiği pek çok pazarda geniş ve parlak tabela ve ekran uygulamaları bulunuyor. Samsung, profesyonel ekran portföyünü genişletiyor
Samsung Electronics, merkezi Utah’ın Logan kentinde bulunan ve ABD’nin çeşitli yerlerinde ve başka ülkelerde 2 bini aşkın kurulumla önde gelen bir LED tabela ve ekran üreticisi olan YESCO Electronics‘i satın aldığını açıkladı.
Devralma işlemi Samsung’un LED ekran pazarına girişini güçlendirecek ve şirketin öncü teknolojileri ile uzmanlığını altı yıl üst üste dünya çapında pazar lideri olduğu LCD paneller kullanan SMART Signage Profesyonel ekranların ötesine taşıyacak.
YESCO Electronics, müşteriye özel tabelalar üreten özel bir şirket olan Young Electric Sign Company’nin (YESCO) bağlı ortaklığıydı.
Samsung Electronics Türkiye BT Ürünleri Grup Kıdemli Satış Müdürü Pınar Kaçar bu konuda şunları söyledi: “LED ekran teknolojisinin pazarı büyümeye devam ederken bu alanda başarılı olmak için doğru deneyimlere sahip olmanın ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu anladık. YESCO Electronics’in LED ekranlar alanındaki geniş deneyimlerini küresel ağımızla, iş deneyimimizle ve dünya standartlarında Ar-Ge ekibimizle bir araya getirerek liderlik konumumuzu ve Profesyonel Ekranlar alanında bir toplam çözüm sağlayıcısı olarak müşterilerimize sunduğumuz değeri bir kez daha kanıtlamış oluyoruz.”
Samsung, gelişmiş görüntü kalitesi, enerji verimliliği ve fonksiyonellik sunan LED ekranların giderek yaygınlaştığı bu dönemde, zorlu koşullar için tasarlanmış dayanıklı ve uzun ömürlü ekranlar sunmak için YESCO Electronics’le birlikte çalışacak. YESCO Electronics’in kanıtlanmış başarıları arasında, perakende satış, eğitim, otelcilik, ofis ve taşımacılık gibi Samsung’un da hizmet verdiği pek çok pazarda geniş ve parlak tabela ve ekran uygulamaları bulunuyor. Sporda kurallar Büyük Veri ile değişiyor
2002 yılında kurulan ve o tarihten beri beyzbol alanında oldukça ilginç işler çıkartan bir şirket olarak bilinen Baseball Info Solutions, şu sıralar ilginç bir proje ile yola devam ediyor. Şirket birkaç yıldır 30 kadar takıma veri paylaşımında bulunuyor ve Büyük Veri analizi sayesinde bahsi geçen beyzbol takımlarının çok daha profesyonel işler çıkartmasına olanak sağlıyor.
Oyuncuların neredeyse tüm hareketleri, topa vuruş şekilleri, sahadaki geçişleri ve benzeri tüm aksiyonları düzenli bir şekilde kayıt altına alınıyor, veriler ayıklandıktan sonra 30’a yakın beyzbol takımına veriliyor. Houston Astros adlı takımda oynayan beyzbol oyuncusu Jed Lowrie, son iki üç yıldır bu sistem sayesinde pek çok şeyin değiştiğinden bahsediyor.
The Big Shift adlı çalışmanın faydalarını görenler sayesinde, proje çok daha geniş bir alana yayılmış durumda. BIS araştırma ve geliştirme analisti Scott Spatt, yıllardır beyzbola gönül vermiş kişilerin böylesi bir işi komik, garip bulmaları olası, şeklinde konuşuyor. İsim, bu fikirlere rağmen spor alanında ciddi değişikliklerin yaşandığının altını çiziyor.
Bu değişik yazılım hayata geçmeden önce, 2011 yılında takımların beyzbol topuna vuruş esnasında yaptıkları geçişlerin sayısı 2 bin 357 iken, bir sonraki sene değer neredeyse iki katına çıkmış ve 4 bin 577’yi bulmuş. 2013 yılında ise 8 bin 180’i bulan değerler kaydedilmiş. Geçen sezon ise bu değer 13 bin 296’ya çıkmış.
Şirket, her büyük lig oyununu üç kez farklı şekillerde kayıt altına alıyor, tüm verileri kendi bilgi bankalarında saklıyor. Daha sonra bu verilerin üzerinde yapılan analizlerle, oyuncular ve grup alışkanlıklarına dair detaylı raporlar ilgili takımlara sunuluyor. Hintliler hükümetle Twitter’dan iletişim kuracak

Tüketici veri güvenliği yasası yolda
Türkiye’nin ilk tüketici veri güvenliği tasarısının kısa süre içinde yasalaşması bekleniyor. Bu sürecin bilişim sektörü yatırımcılarından nihai tüketiciye, sağlıktan telekoma, bankacılıktan pazarlamaya kadar elektronik/mobil ticareti merkezine alan tüm alanlarda çok ciddi etkileri olacak. Konuyu uzman Avukat Hakkı Can Yıldız’la sizler için değerlendirdik.
Panasonic patentlerini nesnelerin internetine açtı
Kimine göre nesnelerin, kimine göreyse her şeyin interneti. Kısaca IoT olarak adlandırılan Internet of Things için atılan adımların sayısı ise hızla artıyor.
Atılan önemli adımlardan bir ise Panasonic’ten geldi. Şirket, yaklaşık 50 adet patentini, nesnelerin interneti çözümlerinin geliştirilmesi için kullanıma açık hale getireceğini duyurdu. Yapılan duyuru, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketin daha yenilikçi ürünler geliştirmesinin de yolunu açacak.
Panasonic’in hedefinde bu patentleri akıllı evler ve solar enerji için sunulan ürünlerin sahip olduğu yetenekleri artırmak var. Açıklamada imzası bulunan Panasonic Kuzey Amerika CTO’su Todd Rytting, açık kaynak dünyasının yeni ürünlerin ihtiyaç duyduğu yazılımları geliştirme noktasında önemli bir rolü olduğunu düşünüyor.
Şirketlerin sahip olduğu patentleri, ilgili teknolojinin gelişimi için herkese açması yeni bir uygulama değil. Bir anlamda Ar-Ge çalışmalarını dünyanın geneline yayma işlevine de sahip olan bu çözümün benzerleri daha önce otomotiv sektöründe kendini göstermişti. Toyota, yakıt hücreli otomobillerin yaygınlaşması için benzer bir girişim başlatmış, Tesla Motors ise benzer bir çalışmayı elektrikli otomobiller için yapmıştı. Şirketler sosyal medya krizini nasıl yönetmeli?
Sosyal medya yönetim markası olan eModeration’ın alt şirketlerinden olan Polpeo oldukça ilginç bir işe imza atarak, örneklerine bolca rastladığımız sosyal medya kriz ve skandallarına karşı nasıl hazırlanabileceğimizi tecrübe etmemizi sağlamış. AT&T’nin 9/11 tweet’i ya da Malaysia Airlines’ın 370 no’lu uçuş ile ilgili şok edici gelişmeyi çok geç duyurması gibi sosyal medya krizlerine karşı önlem almanın münkün olduğunu söylüyor ilgili mecra.
SXSW’de gerçekleştirilen bir simülasyonda katılımcılara işin oldukça stresli olacağını açıklayan CEO Tamara Littleton yine de çekingen davranmayın diyerek, meraklıları bu deneyime davet etmiş. Beş ayrı takım, çoğu birbirine yabancı ve halkla ilişkiler ile kriz yönetiminde usta kişiler, gerçekte var olmayan bir marka olan Mitra’da olası bir krizi yönetmeye gayret etmiş.
Twitter benzeri sözde sosyal medya sitesi Flipper ve Facebook benzeri SocialNetwork üzerinden durumu idare etmeye çalışan katılımcılar, Mitra’nın CEO’sunun yaptığı ve gündeme bomba gibi düşen skandal hareketleri sanal dünya üzerinden bastırmaya çalışmışlar.
Gerçekleştirilen simülasyonda, Mitra’nın yöneticisi Jacob adlı sanal anti kahraman birbirinden kötü işlere imza attıkça, simülasyondaki sosyal medya kullanıcıları şirketi şikayet bombardımanına tutmuş. Bir süre sonra beş grubun her biri farklı görevlerde olmak üzere farklı işler yapmaya başlamış. İki saatin sonunda ise sözde kriz sona ermiş ve gruplar puanlarını almış. Katılımcıların ortak fikri ise her tür şirketin bu tür felaket senaryoları yaratıp, deneme yapmaları yönünde oluşmuş. TBV daha nitelikli PaaS çözümleri hedefliyor
TBV, yazılım alanında önemli bir eşiği atlatarak, sayısız girişimin önünü açacak PaaSport projesinin Türkiye çalışmalarına öncülük ediyor. Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamında gerçekleştirilen PaaSport projesi, Türkiye’de TBV, Almanya’da BITMi, Letonya’da LIKTA ve İsveç’te GCM önderliğinde PaaS (Platform-as-a-Service / Bir servis olarak Platform) konseptini şirketler ve kurumlar için daha kullanışlı ve cazip hale getirmeyi amaçlıyor.
Bilgi İletişim Teknolojileri vakıf ve derneklerinin üyeleriyle anketler aracılığıyla görüşerek, PaaS konusundaki güncel eksik ve açıklarla beraber bu açıklara getirilecek çözümlerin araştırıldığı proje, Vendor Lock-in sorununa da çözüm arıyor. Bir şirketin hizmet aldığı PaaS sağlayıcısına olan zoraki bağlılığını ve sağlayıcısını değiştirmek zorunda kaldığında yaşadığı zorlukları ortadan kaldırmayı amaçlayan PaaSport projesi, böylelikle PaaS’tan faydanlanmak isteyenlere daha fazla özgürlük sağlayacak.
Proje kapsamında amaçlanan bir diğer sonuç ise PaaS servis sağlayıcılarının hizmetlerini sunabileceği bağımsız bir pazar yeri oluşturulması. Böylelikle Avrupa bünyesinde küçük ve orta ölçekli işletmeler kendileri için en uygun olan PaaS çözümüne, ihtiyaç anında daha hızlı ve daha kolay ulaşabilecek, mobil uygulama geliştirmek ve uygulama yönetimi de daha kolay hale gelecek. Proline, Suudi Arabistan’ın kimlik doğrulama projesine talip

Mitsubishi Electric, dijital fabrika teknolojisini İstanbul’a taşıdı

“Turkcell altyapısıyla hırsızlara geçit vermedik”
Gaziantep’te düzenlenen İş’te Teknoloji Hamlesi etkinliğinde görüştüğümüz Havkar Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Hortoğlu, Turkcell’in sunduğu iletişim teknolojileriyle güvenlik standartlarını nasıl yükselttiklerini açıkladı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında bulunan Hortoğlu, 19 yıldır faaliyette olduklarını belirtirken, bunun son 13 yılında bir haber alma merkezi işlettiklerini de ifade etti. Daha önce, hırsızların telekom altyapılarına müdahale ederek haberleşmelerini kestiğini belirten Hortoğlu, Turkcell data hatlarını kullandıkları son 5 yılda bunun önüne geçmeyi başardıklarına dikkat çekti.
Turkcell ile 7 gün 24 saat kesintisiz bir haberleşme altyapısına sahip olduklarını söyleyen Hortoğlu, toplam 238 farklı veriyi bu yolla alarak ilgili kişilere bilgilendirmede bulunduklarını vurguladı.
Aynı zamanda servis hizmeti verdiklerini de söyleyen Hortoğlu, 3 bine yakın noktaya gerçekleştirdikleri servis hizmetlerinde çalışan personelin doğru planlanması için de Turkcell’in Mobil İşletme çözümünü devreye almayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Festival Halı saha ekibini Turkcell ile yönetiyor
Gaziantep’te düzenlenen Turkcell İş’te Teknoloji Hamlesi’nde, Türkiye genelindeki saha ekiplerinin yönetiminde Turkcell çözümlerinden faydalanan Festival Halı‘nın Satın Alma Müdürü Zeki Sümbül ile görüştük.
Türkiye çapında 1000’in üzerinde satış noktası ile hizmet verdiklerini belirten Sümbül, sayıları 50’ye yaklaşan saha ekiplerinin iletişim ve mobil internet ihtiyacını karşılamada Turkcell ile birlikte yol aldıklarını belirtti.
Turkcell ile uzun yıllardır süren bir işbirliği içinde olduklarını kaydeden Sümbül, Gaziantep dışında Kayseri, İzmir ve Konya’da bulunan depo ve üretim merkezlerinde oluşan ciddi miktardaki verinin kontrolünde de Turkcell ile birlikte çalışmayı planladıklarını ifade etti.
Turkcell, Gaziantepli şirketleri teknolojiyle geliştiriyor
Anadolu’daki şirketlere, mobil ve sabit teknoloji çözümleriyle nasıl daha verimli, hızlı ve kârlı çalışmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen “İş’te Teknoloji Hamlesi” etkinliklerinin yeni durağı Gaziantep oldu.
Gaziantep’in İş’te Teknoloji Hamlesi’ndeki dördüncü durakları olduğunu ifade eden Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş, şehrin güçlü ekonomisinin ve dinamik yapısının önemine dikkat çekti. Şehirde 150 bine yakın akıllı telefon kullanıcısı olduğunu söyleyen Kulabaş, düzenledikleri etkinlikle ilgili detayları aktardı.
Kulabaş ayrıca, mobil teknolojinin ve Büyük Veri gibi kavramların şirketleri nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlerini de paylaştı.
Emirates, Apple Watch uygulamasını duyurdu
Emirates Havayolu, küresel çapta müşterilerine yüksek kalitede hizmet vermek amacıyla Apple Watch ile uyumlu uygulamasını duyurdu. Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde Apple Watch uygulamasına sahip ilk havayolu olan Emirates, bu hizmetini 24 Nisan 2015 tarihinden itibaren kullanıma sunacak.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emirates Dijital, Kıdemli Başkan Yardımcısı Alex Knigge: “Bugünün dünyasında mobil teknoloji, yolcularımızın seyahat deneyiminde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Apple Watch uygulaması bize, yolcuların seyahatleriyle ilgili gerçek zamanlı bilgi sağlayarak onlara daha kişisel düzeyde bağlanmamız için imkan verecek. Ekibimiz, Apple Watch Emirates uygulamasını modern gezginleri de düşünerek basit bir şekilde bilgi erişimi sunan giyilebilir teknoloji ürünü olarak geliştirdi “dedi.
Apple Watch Emirates uygulaması yine Emirates iPhone uygulamasının uzantısı olarak anlık uçuş durum güncellemeleri gibi dinamik ve belirli verileri yolcularla paylaşan bir yol arkadaşı şeklinde tasarlandı.
Kullanıcılar, Apple Watch ve iPhonelarına yükledikleri Emirates uygulaması ile yaklaşan gezilerini gözden geçirme, gerçek zamanlı uçuş bilgilerine, terminal, kapı numarası, uçuş durumu ve bagaj ayrıntılarına erişebilme imkanına sahip olacak. Apple Passbook uygulamasıyla da uyumlu olan Emirates Apple Watch uygulaması ilk aşamada İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde sunulacak. B2B şirketlerinin pazarlama tercihleri belli oldu
Regalix’in dünya genelinde yaptığı bir araştırmaya göre B2B yapıların başındaki isimler, pazarlama söz konusu olduğunda çapraz kanallı pazarlamanın öne çıktığını dile getiriyor. Şubat 2015’te gerçekleşen çalışmada 300’ün üzerinde sektör lideri ve pazarlama yöneticisi ile görüşülmüş. Görüşülenlerin yüzde 86’sı ise pazarlama analizlerinin başarılı olmak için oldukça mühim olduğunu belirtmiş.
Regalix’in paylaştığı verilere göre B2B yapıların yüzde 84’ü pazarlama için analitik yöntemlere yatırım yapıyor. Öne çıkan yöntemlerin başında ise çapraz kanallı pazarlama yöntemi göze çarpıyor. Katılımcıların yüzde 82’si bu yöntemi ilk sıraya yerleştirmiş.
Pazarlama stratejilerine bakıldığında ise çapraz kanallı pazarlamanın neden bu derece önemli olduğu ortaya çıkıyor. Pazardaki tercih oranının bir hayli yüksek olduğu görülüyor. Katılımcıların tamamı e-posta temelli pazarlama yaptıklarını belirtirken, yüzde 84’ü içerikle pazarlamaya önem verdiğini dile getirmiş. 10 örnekten 8’i sosyal medya merkezli pazarlama ya da arama motoru optimizasyonunu hedef olarak seçtiğini, üçte biri ise web siteleri ve ücretli arama servislerine dikkat ettiklerini söylüyor. Öğrencilerin verileri ticarete alet olmayacak
ABD’de Pearson isimli bir eğitim yayıncılığı şirketi, geçtiğimiz hafta kendilerine yöneltilen bir soruyu yanıtlayarak ilginç bir gerçeği ortaya çıkarttı. Firma, sosyal medya sitelerini tarayarak, öğrencilerin davranışlarını ve araştırmalarını veri bankasına kaydediyordu. New York Times’ın haberine göre hem öğretmenleri hem de ebeveyleri sakinleştirmek içinse kısa bir süre önce yeni bir önerge sunuldu. Bu sayede eğitim teknolojileri markaları, anaokulundan 12. sınıf öğrencilerine kadarki kesimin kişisel verilerini sınırlı olarak elde edebilecek.
Dijital Öğrenci Gizliliği ve Ebeveyn Hakları Yönetimi adı verilen çalışma ile birlikte, online ev ödevi portalları, sınıf öğretmenlerine özel dijital kitap çözümleri ve öğrenci e-posta programları artık ticari amaçlarla veri toplama işinde daha dikkatli olacak.
Büyük Veri akımının okulları da vurduğu dile getirilirken, önerge sayesinde eğitim hizmetleri için yeni yönetmelikler geleceği, dolayısıyla bazı şirketler için de ekstra külfetler doğacağı ön görülüyor. Diğer yanda ise eğitim amaçlı ve veri de toplayan uygulamaların bazılarının gerçek anlamda işe yaradığı, bu gelişme ile birlikte bu akımın sekteye uğrayabileceği belirtiliyor. Uygulamalar daha az kişisel veri toplayacağı için, genele dair ortak kanıya varılamayacak, eğitim çözümleri üretmek daha zorlaşacak.
Genellikle çoğu okulun, öğrencilerin dijital dünyadaki hareketlerini takip edemediğini düşünen aileler, büyük şirketlerin özel bilgilere erişmesinden de endişeli ve hatta başlarını maddi olarak belaya sokabilecek gelişmeler konusunda da korku içerisinde. Örneğin bir ilkokul öğrencisinin annesi olan Anna Shah-Bomba, çocuğunun akademik, fiziksel ve davranışsal bilgilerinin izinsiz olarak toplanmasından ve geleceğinin kötü anlamda etkilenmesinden korktuğunu dile getirmiş.
Geçtiğimiz yıl ConnectEDU adlı bir kariyer planlama sitesi, milyonlarca öğrencinin akademik, kişisel ve kariyer bilgilerini satmış ve neticede dolandırıcılığa varan olayların önünü açmıştı.
Son olarak bu önergeye karşı çıkan farklı şirketler ise tasarının çok sayıda açığa sahip olduğunu, bu sebepten hem öğrenci hem de velilerin büyük sıkıntılar çekebileceğini açıklıyor. Turkcell İş’te Teknoloji Hamlesi bu kez Gaziantep’teydi













