Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1615

Bitcoin 10 bin doları geçti

0

Son bir yılda değeri hızla yükselen dijital para birimi Bitcoin, psikolojik sınır olarak gösterilen 10 bin dolar değerlendirmeyi geçti.

11 bin doları bugün geçecek mi?

Salı akşamı dijital para borsalarında değeri 10 bin doları gören Bitcoin, bu haberi kaleme aldığımız saatlerde ise 10.600 doları geçerek 11 bin dolara doğru ilerliyor.

Hedge fonu Former Fortress’ın yöneticisi  Michael Novogratz’e göre, Bitcoin’in 2018 sonundaki değeri 40 bin doları bulacak.  Michael Novogratz, Ekim ayında medyaya yaptığı açıklamada Bitcoin’i 2017 sonunda 10 doları geçmiş şekilde göreceğimizi tahmin etmişti.

Öte yandan JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon Bitcoin’in bir “üçkağıtçılık” olduğunu dile getirirken BlackRock CEO Larry Fink ise Bitcoin’in para aklamak için kullanılan bir enstrümana dönüştüğünün altını çiziyor. Bitcoin ise tüm yorumlara rağmen durmaksızın yükselmeye devam ediyor. Bu deneyimin gelecekte dijital ekonomi çağının başlangıcı olarak anılıp anılmayacağını ise hep birlikte göreceğiz.

Samsung pil devrimi mi yapacak?

0

Elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji konusunda insanlığın önündeki en önemli şişe ağzı olan pil teknolojisi konusunda Samsung çok önemli bir pil devrimi için hazırlanıyor.

Elektrik ekonomisine güçlü pil gerekiyor

Samsung’tan gelen bilgilere göre, şirket dünyayı değiştirebilecek bir devrime hazırlanıyor. Şirketin pil teknolojileri de geliştiren Ar-Ge laboratuvarı Samsung Advanced Institute of Technology (SAIT), Üniversitelerle ortak şekilde yürüttüğü çalışmaların sonunda, Lit-ion pilleri yerine grafin materyalinin kullanıldığı pil teknolojisiyle, mevcut pillerden %45 daha fazla kapasite ve 5X daha hızlı şarj yeteneği geliştirmeyi başardı.

Bu da günlük yaşamda çok büyük bir gelişim anlamına geliyor. Telefonların, laptopların, tabletlerin ve elektrikli otomobillerin tek şarjla %45 daha fazla çalışabilmesi ve 5 kat daha hızlı şarj edilebilmesi mümkün olacak.

 

Ocado robot 50.000’den fazla ürün toplayabiliyor

0

Ocado robot, mağazacılık konusuna yenilik getiriyor. 50.000’den fazla ürün kapasitesi bulunan Ocado robot, ürünleri insan gücüne gerek kalmadan düzenleyebiliyor.

Ocado robot ile ürün

Robotlar, tekrarlanan görevleri yerine getirmekte çok başarılılar. Aynı derz kaynağına kaynak yapmakta veya bir üretim hattına bir araba kapısı asmak gibi görevler buna örnek olarak verilebilir. Şimdi ise Ocado isimli robot 50.000 çeşit ürünü kendi kataloğunda tutarak hiç yanılmadan seçim yapabiliyor.

Ocado, mağaza içinde ve depolarda ürünleri daha hızlı ve hatasız yerleştirilmek üzere tasarlandı. Robot, ürünü seçtikten sonra hava kompresörlü yapısıyla ürünü tutuyor ve istenilen görevi yerine getiriyor. 3D görme sistemi kullanan robot, ürünü kavradıktan sonra zarar verilmeyeceğini de garanti ediyor. Ocado ve benzeri robotların bir yandan da istihdam konusunda yaratacağı olumsuz etki tartışmaları tekrar gündeme getirdi. Aşağıdaki video ile Ocado’nun nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=9ENNFY5Z6PE]

HPE OneSphere’u duyurdu

0

HPE yeni çoklu bulut yönetimi ile işletmelerin bulut organizasyonlarını kolaylaştırmasını hedefliyor. HPE OneSphere ile işletmeler için çoklu ve uyumlu bir bulut hizmeti sağlayacak.

HPE OneSphere neler sunuyor?

Çoklu bulut yönetim hizmeti OneSphere’un duyurusu yapıldı. HPE OneSphere olarak adlandırılan bu yönetim, kurum içi özel bulutlarda bir araya getirerek yazılım tanımlı altyapı sağlıyor. Yönetim, aynı zamanda BT yöneticileri, geliştiricileri ve işletme yöneticileri de dahil olmak üzere bir organizasyon içinde ortak çalışmak üzere tasarlandı.

Yazılım Tanımlı ve Bulut Grubu’ndan sorumlu Ric Lewis: ” OneSphere BT alanında, iş dünyasının ve geliştiricilerin birlikte daha hızlı çalışmasına izin veriyor” dedi. Moor Insights & Strategy’nin kıdemli bir analisti olan Rhett Dillingham ise işletmelerin çeşitli nedenlerle özel altyapıya yatırım yapmaya devam etmesine rağmen, çapraz bulut platformlarının stratejik bulut uyumluluğunu azalttığını belirtti. Bu karma bulut yapısı da işletmelerin önündeki en büyük problem olarak karşımıza çıkıyor.

Bu zorluğu çözmek için şirket, OneSphere’u, açık bir yaklaşımla, herhangi bir genel bulut sağlayıcısı ile kullanılmak üzere tasarladı. Başlangıçta Amazon Web Services ile çalışan platform, yakında Microsoft Azure ve Google Bulut Platformu ile de uyumlu olacak. Ayrıca OneSphere’i daha da genişletmek için 600’den fazla şirketten oluşan bir koalisyon olan Cloud28 ortaklarıyla çalışılacak. Kurum içi olarak VMware ve Kubernetes’ten başlayarak bir dizi platform desteklenecek.

Baidu ve Xiaomi IoT için işbirliği yapacak

Çin’in Google’ı olarak kabul edilen dev internet şirketi Baidu ile Çin’de Apple’ın taktiğini uygulayan telefon üreticisi Xiaomi, IoT cihazları geliştirmek için iş birliği yapacaklarını açıkladılar.

İki şirketin yaptığı anlaşmaya göre hızla büyüyen Xiaomi, geliştireceği IoT cihazları için Baidu’nun işletim sistemi DuerOS’u kullanacak.

Amazon Echo’ya rakip

Xiamo bu sayede sesle komut alan Amazon Echo benzeri cihazlar ve öğrenen makineler geliştirebilecek ki, Çin toplumunun teknolojik alanda ABD’nin gerisinde kalmaması için bu cihazlara ihtiyaç duyuluyor ancak Çin hükumetinin herkesin evini dinleyen ABD’li bir cihazı ülkeye sokmamak konusunda kararlı olduğu biliniyor. Dolayısıyla Çin’in iki fedai şirketi şimdi dünyadaki teknolojik gelişmeleri kendi ürünleriyle Çin toplumuna ulaştıracaklar.

Baidu’nun VR, AR, yapay zeka gibi alanlarda derin çalışmalar yaptığı da bilindiği için Çin’in Xiaomi’ye, sadece telefon üretmekten fazlasını yapmak üzere görev biçtiği anlaşılıyor. Kısa süre sonra üzerinde Mi harfleri olan robotları, AR gözlüklerini ve farklı teknolojik cihazları görmek şaşırtıcı olmayacak.

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde 8. Boğaziçi Zirvesi başladı

0

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Uluslararası İşbirliği Platformu‘nun (UİP) düzenlediği Boğaziçi Zirvesi‘nin 8’incisi bugün başlıyor. 30 Kasım‘a kadar sürecek Zirve, “Geleceğin Tasarımı; Küreselleşmenin Yeni Sınavı” temasıyla yapılacak.

Boğaziçi Zirvesi, farklı sektörlerden sürdürülebilir iş birliklerine zemin olmak ve Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte etkin tanıtımını yapmak amacıyla iş ve siyaset dünyasından liderlerini ağırlıyor. Zirve son 7 yılda, her yıl aralarındaki ticaret hacmi 3,3 trilyon dolara ulaşan 70’den fazla ülkeden, 2 bini aşkın katılımcı, 200‘e yakın üst düzey bürokrat ve iş dünyasının liderlerini bir araya getiriyor.

Zirve birçok sektörü derinlemesine ele alacak

Bankacılık, finans, telekomünikasyon, enerji, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde çeşitli konuların derinlemesine konuşulacağı Boğaziçi Zirvesi, UIP’in enerji panelleri partneri Abdullah Bin Hamad Al-Attiyah Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı’nın (ABHA) da katılımıyla enerji sektörünün lokomotiflerini ağırlayarak yatırımcıların dikkatini Türkiye’ye çekmeyi hedefliyor.

Zirvede, kadın girişimciliği, genç liderler, mülteci sorunu ve üniversiteler gibi konular da ele alınacak.

Tumblr kurucusu istifa etti

0

Tumblr kurucusu ve 10 yıllık çalışanı olan David Karp, şirketten istifa ettiğini açıkladı. Blog ve post paylaşımları ile Tumblr 2013’te Yahoo tarafından satın alınmıştı. Geliştirme çalışmaları yapılmaya çalışılsa da Tumblr popüleritesini günden güne kaybetti.

Tumblr kurucusu Karp’ın istifası

Tumblr’in kurucusu David Karp, şirketin Yahoo’ya satılmasının ardından istifa etti. Krap, ayrıca Tumblr’in 2013’teki Yahoo satışından elde ettiği tam tazminatı bu yıl alacak. İstifası ile ilgili Krap, kişisel tutkularını aylarca düşündüğünü ve kendisini böyle bir karar almaya ittiğini söyledi. Şirketin kurucusunun istifa etmiş olması Tumblr artık eski gücünün olmadığını gözler önüne seriyor.

Piyasaya çıktıktan sonra hızlı bir şekilde büyüyen Tumblr, 380 milyon blog sayfasına ve 155 milyardan fazla post paylaşımına aracı olmuştu. Bu popüleritesi ile Yahoo tarafından 1 milyar dolar karşılığında satın alınmıştı. Ancak platformun etkisi internet ortamında günden güne azaldı. Yahoo geçtiğimiz günlerde durumla ilgili olarak milyonlarca doların “hava parası” olarak gittiğini belirtti.

10 yıl önce şirketi kuran Krap’ın tüm görevlerini artık Tumblr COO Jeff D’Onofrio devralacak. Yeni görevlendirmeler ile Tumblr’da nelerin değişeceği şimdiden merak ediliyor.

Waymo 6 milyon km’den fazla yol aldı

0

Waymo, otonom araç sektöründeki en aktif firma olarak dikkat çekiyor. Şirketin otonom araçları  milyon km’den fazla yol alarak günlük hayata uyum sağlamaya başladı.

Waymo otonom araçları

Waymo otonom araç sektöründe lider olmaya yönelik adımlar atılıyor. Şimdiye kadar birçok şehirde ve yollarda test edilen araçlar, toplamda 6.44 milyon km yol aldı. Sevindirici olan haber ise şirketin “milyon kilometre” yol alma sürelerini oldukça kısaltmış olması.

Araçların piyasaya çıktıktan sonra 1 milyon mil yol alması 18 ay sürerken, daha sonraki süreçte 3.2 milyon mil yol alması 14 ay sürdü. Son olarak ise 3 milyon mil yolu sadece 8 aylık süreçte gitti.

California, Austin, Texas ve Kirkland, Washington şehirleri Waymo’nun en çok yol aldığı şehirler olarak dikkat çekti. Bu kadar kısa sürede çok fazla yol gidilmiş olması, Waymo’nun Lyft ile ortak çalışmasından kaynaklanmış olabileceği de belirtiliyor. Şirket, artık işe, okula, markete kullanıcıların sürücüsüz araçlarıyla gidebileceğini ve bu araçların güvenli hale geldiğini belirtiyor.

Samsung yapay zeka şirketi satın aldı

0

Samsung yapay zeka teknolojilerine yatırım yaparak geleceğin temellerini atmaya devam ediyor. Samsung yapay zeka şirketi Fluenty’i satın aldı. Şirket, bu satın alma ile Bixby’i iyileştirmek istiyor.

Samsung yapay zeka yatırımları

Samsung Electronics yapay zeka konusunda uzmanlaşmış bir şirket olan ve Güney Kore’de kurulan Fluenty’i satın aldı. Güney Koreli şirketlerin liderliğindeki satın alma, Samsung’un Fluenty’in hizmetlerini kendi AI platformu Bixby’ye entegre edebilmesine olanak sağlayacak. S8 telefon modeli ile tüketicilere sunulan Bixby ses tanıma konusundaki eksikler nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştı. Samsung yeni güncellemeler ile bunu düzeltmeyi hedefliyor.

Samsung, bu ay araştırma araştırma kollarını tüketici elektroniği ve mobil işletmeler altında birleştirerek Samsung Research’i kurdu. Teknolojide yeni iş olanakları oluşturmak için Samsung Research kapsamında yeni bir yapay zeka merkezi inşa etti. Bu alandaki çalışmalarına ağırlık vermeye başlayan Samsung’un, Fluenty ile daha da büyüyeceği tahmin ediliyor.

Samasung amacının yapay zeka yeteneklerini sadece akıllı telefonlarda değil tüm tüketici elektronik cihazlarında kullanmak olduğunu daha önce duyurmuştu. Şirket, ev aletlerinin 2020 yılına kadar yapay zeka ve ses tanıma gibi akıllı özelliklere sahip olacağını söyledi.

Waymo araçları 6.5 milyon kilometre yol gitti

0

Otonom sürüş teknolojisi geliştiren Waymo, test amacıyla karayollarında dolaştırdığı otonom araçlarıyla toplam 6,5 milyon kilometre yol gitti. 

300 yıllık şoför

Şirketin geliştirdiği yapay zeka böylece bir insanın, yemeden, içmeden, uyumadan 300 yıl boyunca hiç durmaksızın otomobil sürmesiyle kazanabileceği deneyime ulaşmış oldu. Bu nedenle Google’ın otonom sürüş teknolojisi şu anda dünyadaki en deneyimli şoför konumunda bulunuyor.

Google’ın otonom sürüş şirketi, sadece Mayıs ayından bu yana 1.5 milyon kilometre yol kat etti. Bu da testlerin giderek yoğunlaştığı anlamına geliyor. Öte yandan, gerçek karayollarında 6,5 milyon kilometre yol yapan Google yapay zekası, hız sınırlarının olmadığı simülasyonlarda ise 3 milyar kilometreden fazla araç sürdü.

Google ve diğer otonom sürüş teknolojisi üreticileri bu test değerlerini ABD yöneticilerine sunarak, otonom sürüşün serbest bırakılması için baskı da yapıyorlar. ABD yöneticileri ise bu teknolojik devrimde öncü olmak ve Çin’e karşı avantajı elden bırakmamak için yakında otonom sürüşü belli bölgelerde serbest bırakan bir yasal düzenleme yapabileceklerinin işaretini veriyorlar.

Dijitalleşme veri merkezi hizmetlerini dönüştürüyor

0

Veri merkezleri, dijital dönüşüm çağında ortaya çıkan yeni teknolojilerin de etkisiyle işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek seviyede bir erişilebilirlik sağlıyor. Aynı zamanda kritik veri, uygulama ve yazılımların barındırıldığı esnek bir yapıya bürünüyor.

Dijital dönüşüm ve bulut teknolojileri ile birlikte veri merkezleri, sadece büyük şirketlerin hizmet aldığı yapılar olmaktan çıkarak, tüm ölçekteki şirketler için de verilerin güvenle ve uygun maliyetlerle barındırılmasını sağlayan birer adres haline geldi. Bu dönüşümle birlikte ortaya çıkan veri miktarı da durmaksızın artıyor.

Araştırma şirketi IDC, 2020 yılında internete bağlı cihaz sayısının 32 milyara ulaşacağı ve dünyadaki verilerin yüzde 10’unu oluşturacağını öngörüyor. 2013-2020 yılları arasında dijital dünyanın 4,4 trilyon gigabayttan 44 trilyon gigabayta çıkarak 10 kat büyümesi bekleniyor. 2013’te dijital dünyadaki veri miktarının yüzde 20’sinden azı bulut sistemlerine taşındı. 2020’de ise bu oran iki katına çıkarak yüzde 40’a ulaşacak.

Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 gibi trendlerin şirketlere yeni bir devrim yaratacağı tahmin edilen bu dönemde, şirketlerin stratejileri, teknolojiye yaklaşımları, veri miktarları ve hatta kullanım modelleri de dönüşüyor.

Bireysel hayatta da kurumsalda yaşanan gelişmelere paralel olarak veri aktarımıyla çok daha kişiselleştirilmiş bir dünyanın beklendiğini belirten Radore Genel Müdürü Sadi Abalı, “Yapılan birçok araştırma bizlere, önümüzdeki dönemlerde IoT uyumlu cihazlardan toplanan verilerin kullanıcıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak, yapay zekâ gibi geleceğin teknolojilerini beslemek için kullanılacağını gösteriyor.

Böylece hiçbir insan eli değmeden birbiriyle haberleşen makineler, insanların yaşam standardını yükseltecek. Hem Türkiye’de hem de dünyada IoT uyumlu altyapılara yatırımlar da hızlanıyor. Biz de bu yapılara uygun çözümlerle, yüksek performans ihtiyacı duyan tüm müşterilerimize özel hizmetler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Yeniliklerle birlikte veri merkezlerinin hizmetleri de dönüşüyor

Her yıl katlanarak artan veri miktarıyla ekonomik yollardan baş edilebilmeye imkan tanıyan teknolojilerin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Abalı, “Oluşturulan verilerin çoğunlukla beş yıl, on yıl hatta onlarca yıl saklanması çok ciddi maliyetler yaratabiliyor. Veri depolama, arşivleme, yedekleme alanlarında maliyetleri köklü bir şekilde değiştirecek teknolojilere çok ciddi şekilde ihtiyaç duyuluyor.

Günümüzde, gittikçe gelişen ve yaygınlaşan sanallaştırma teknolojileri sayesinde kaynak kullanımları çok daha verimli hale getiriliyor. Bu sayede önümüzdeki dönemde daha az enerji tüketen, çevreye duyarlı ve daha verimli veri merkezlerinin sayısı gittikçe artacak” dedi.

Beyaz Saray telefon yasağı uygulayabilir

0

Beyaz Saray, personellerine yönelik yeni bir kısıtlama getirmeyi düşünüyor. Gerek güvenlik gerekse medyaya bilgi sızdırılmaması için personele kişisel telefon yasağı uygulanması görüşülüyor.

Beyaz Saray Gmail ve Hangouts’u yasaklamıştı

Bloomberg, Beyaz Saray’ın personelleri arasında kişisel telefon kullanımını yasaklamayı düşündüğünü bildirdi. İsimsiz kaynaklara göre yasağın bir güvenlik önleminden ziyade, basın sızıntılarına karşı bir önlem olarak önerildi. Daha önce Gmail ve Hangouts gibi web sitelerini engelleyen Beyaz Saray’ın bu adımının personelin iletişim imkanını anormal derecede kısıtladığına yönelik eleştiriler gelmeye başladı.

Beyaz Saray’ın Genel Sekreteri John Kelly’nin telefonunun geçen yılın Aralık ayında ihlal edilmiş olabileceği ve ele geçirilmiş bir kişisel telefon kullandığı bildirilmişti.

Kişisel telefonların kullanımına yönelik önerilen yasak henüz kabul edilmedi. Eğer yasalaştığı takdirde bunun ne zaman uygulamaya konulacağı ve kimin uygulayacağı henüz belli değil. Ancak Beyaz Saray’ın güvenlik ve dışarıya bilgi sızıntısını önlemeye yönelik bu öneriyi uygulama koyma ihtimali çok yüksek.

BMW pil hücresi merkezi açacak

BMW pil hücresi geliştirme merkezi ile elektrikli araç teknolojileri yarışında öne geçmeyi hedefliyor. Şirket, pil hücresi geliştirme merkezinde üretilecek olan güç aktarma teknolojisini 2020 yılına kadar uygulamaya koymak istiyor.

BMW pil hücresi geliştirme merkezi

BMW, elektrikli araç teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyor. Elektrikli ve otonom araç geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunan şirket, bu kez pil hücresi ve güç aktarım teknolojilerine yönelik bir girişimde bulunuyor. BMW, Münih’te yeni bir pil hücresi yeterlilik merkezi açacak ve güç aktarım teknolojisine yönelik çalışmalar yapacak. BMW’nn bunun için 200 milyon euro’luk bütçe ayırdığı belirtildi.

Şirket motor, şanzıman ve güç elektroniğini tek bir bileşende birleştiren, böylelikle çok fazla alan tasarrufu sağlayan beşinci nesil güç aktarım teknolojisi üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji aynı zamanda daha ucuz, daha hafif ve çeşitli araçlara uyabilecek kapasitede olacak.

BMW, geliştireceği teknolojiyi 2020 yılında kadar herhangi bir model araç serisinde uygulamayı amaçlıyor.

Shell 80 adet şarj istasyonu inşa edecek

1

Shell, elektrikli otomobil şarj istasyonlarını yaygınlaştırarak temiz ulaşımın temellerini atıyor. Farklı Avrupa ülkelerinde toplamda 80 adet yeni elektrikli araç şarj istasyonu inşa edilecek.

Shell şarj istasyonları

Reuters’in bildirdiğine göre, Shell 2019 yılına kadar Avrupa’da 80 adet yüksek güçlü şarj istasyonu inşa etmeyi taahhüt etti. Bu ayın başlarında açıklanan planda BMW, Daimler, Ford, Volkswagen, Audi ve Porsche arasında elektrikli araç odaklı bir girişim olan IONITY ile gerçekleştirilecek. IONITY ise tek başına 2020 yılına kadar Avrupa çapında 400 yüksek şarj istasyonu kurmayı hedefliyor.

Elektrikli otomobil satışlarında yaşanan genel kaygı menzil yeterli olup olmayacağına yönelik oluyor. Özellikle Porsche ve Honda elektrikli otomobillerin menzillerini artırmak için verimli ve yüksek kapasiteli bataryalar için çalışıyor.

Elektrikli otomobilleri şarj edebilmek için ise çeşitli şarj istasyonu girişimlerinde bulunuluyor. Shell ve IONITY şarj istasyonu genişletmesi için şehirlere şarj istasyonları kurmaya devam edecek. 350 kW’lık şarj istasyonları, elektrikli otomobilleri sadece 5-8 dakika aralığında şarj edebilecek.

Shell’in 80 istasyonu Belçika, İngiltere, Fransa, Hollanda, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Slovenya’da inşa edilecek.

McAfee Skyhigh Networks’ü satın alıyor

0

McAfee Skyhigh Networks’ü satın alarak bulut işini güçlendirmek istiyor. Siber güvenlik devi, kullanıma gittikçe artan bulut hizmetlerini daha güvenli hale getireceği belirtiliyor.

McAfee Skyhigh ile siber güvenlik dönemi

Intel’den TPG ile anlaşma yapıldıktan sonra bir kez daha bağımsız bir şirket olan McAfee şirketinin hareketliliği devam ediyor. Siber güvenlik şirketi McAfee yaptığı açıklamada, yeni bulut işletme birimini güçlendirecek Skyhigh Networks’ü satın aldığını duyurdu. Anlaşmanın mali şartları açıklanmadı. İki şirketin bulut ve uç nokta güvenlik platformlarını birleştirmek için çalıştıklarından anlaşmanın “siber güvenlikte yeni bir dönem” başlayacağını söyledi.

McAfee CEO’su Chris Young: “Skyhigh Networks beş yıl önce, bulut ortamları için olan siber güvenliklerin bir engel oluşturamayacağını öngörüyordu” dedi. Skyhigh CEO’su Rajiv Gupta, şirketin bulut işini yönetmek için McAfee’ye katılacak. Blog yazısında, anlaşmanın Skyhigh’a ürün yol haritasına yatırım yapmak için daha fazla finansal kaynağa erişmesini sağlayacağını söyledi.

McAfee, Intel tarafından 2011 yılında satın alındı ve 2014 yılında Intel Security olarak yeniden markalandı.

Bitcoin’i Elon Musk mı icat etti?

0

Bitcoin Elon Musk’ın icadı olabilir mi?Son bir yılda %750 değer kazanan Bitcoin’i kimin yarattığı sorusu hala gizemini korurken internette bu iddia yayılmaya başladı.

İnternette hızla yayılan tartışmaya göre, Bitcoin’i Elon Musk’ın yaratmış olması ihtimali çok yüksek görünüyor.  İddiayı dile getiren ve internette yayılmasını sağlayan kişi ise eski bir SpaceX mühendisi. Bu mühendisin iddialarına göre, şirket içindeki söylentiler ve şirkette çalıştığı sırada topladığı bazı delillere göre, Musk Bitcoin’i yaratan kişi.

Peki gerçekten böyle mi? Musk’ın neden Bitcoin ile bağlantılandırıldığını daha detaylı inceleyelim.

Kimsin sen Satoshi Nakamoto?

Bitcoin’i yaratan kişi, dijital paranın ilk dönemlerinde kendini forumlarında Satoshi Nakamoto olarak tanıtıyordu. Ancak Bitcoin beklentilerin çok üzerinde ilgi görüp değer kazandığında Nakamoto ortadan kayboldu ve gerçekte kim olduğu sorusunun cevabı hala bulunamıyor.

Ancak, 2008’de Bitcoin’in ve blockchain teknolojisinin açıklamasının yapıldığı, Nakamoto tarafından yazılan makalelerde çok ileri düzeyde ekonomi ve kriptoloji bilgisi dikkat çektiği için, bu alanlarda uzman olan Musk da şimdi Nakamoto olabileceği şüphesiyle mercek altına alındı.

Musk, bilindiği gibi, dijital dünyada ilk çıkışını PayPal servisini kurarak yaptı. Dijital para alışverişine imkan veren bu servis o kadar tutuldu ki, PayPal kısa sürede CIA’in teknoloji yatırımları yapan capital şirketinden yüklü yatırımlar aldı ve Musk bir anda Amerikan derin devletinin en gözde girişimcileri arasına yükseldi ki Musk’ın bu sayede, henüz çok genç bir adam olmasına rağmen kısa sürede NASA’ya uzay gemileri yapan bir şirket kurması, ABD’nin petrole olan bağımlılığını ortadan kaldıracak elektrikli otomobil üreticisi konumuna geldiği düşünülüyor.

Ayrıca Bitcoin’in kaynak kodlarının C++ ile yazılmasıl da gözleri Musk’a çeviriyor zira Musk’ın C++ dilinde olağanüstü bir uzmanlığı bulunuyor. O kadar ki, Musk’ın NASA’ya uzay gemisi üreten şirketi SpaceX, uzay gemilerinin yazılımlarında C++ dilini kullanıyor. Ayrıca Musk’ın gençlik dönemlerinde geliştirdiği internet servislerinde ve uygulamalarda C++ dilini kullandığı biliniyor.

ABD devletinin son dönemde, Bitcoin’e karşı yumuşayan bakışı ve ABD’yle karşı cephelerde yer alan Rusya ve Çin gibi devletlerin ise Bitcoin’i aniden yasaklamaya karar vermeleri, Bitcoin’in arkasında kimliği belirsiz bir Japon yazılımcının değil, bizzat ABD devletine çok yakın bir “dahinin” durduğu şüphesini doğuruyor.

ABD derin devletine çok yakın olan ve Bitcoin gibi bir sistemi tasarlayabilecek potansiyele sahip dahiler listesinde ise Bill Gates, Mark Zuckerberg ve Elon Musk’ın ismini saymak mümkün. Ancak Bill Gates ve Zuckerberg’ün karakter yapısının bu kadar gizli bir operasyonu yürütmeye uygun olmadığının da altı çiziliyor.

Musk’ın ise tüm çalışmalarını çok büyük gizlilik içinde yürütmesi, CIA’in yatırım fonları ile iş ortaklıklarının bulunması, daha önce PayPal gibi dijital para transferi konusunda devrim yaratmış bir işin yaratıcısı olması, Bitcoin gibi dünyadaki finansal sistemi kökünden değiştirebilecek bir devrimin arkasındaki isim olabileceği şüphelerini güçlendiriyor.

Bitcon’in çıkış tarihinin, 2008’deki büyük finansal krizle örtüşmesi de şüpheleri artırıyor. Musk’ın dünyadaki sorunları çözmek üzere kendine görev biçen kişiliği iyi biliniyor. Dünyanın dijital para transferine ihtiyacı olduğunda PayPal’ı kurdu. Dünyanın elektrikli otomobil devrimine ihtiyacı olduğunu düşündüğünden, Tesla’yı kurdu. İnsanlığın uzaya rahatça gidip gelebilmesi gerektiğinin konuşulduğu, NASA’nın uzay gemisi inşaa etme yarışmaları düzenlediği yıllarda SpaceX’i kurdu. İnsanlığın hızlı ve güvenilir toplu taşıma sistemlerine ihtiyacı olduğunu fark edip eskiyen tren ve uçak ulaşım sistemine rakip olarak Hyperloop’u yarattı. Her gün işine gidip gelirken trafiğe takılmaktan bunalınca, yer altından arabaları taşıyacak akıllı raylı sistemleri kurmayı hayal etti ve Boring Company’i kurdu.

Dolayısıyla 2008’de ABD’de bankacılık sisteminin çöktüğüne dair tartışmalar yaşanırken Musk’ın sıkı bir araştırma yaparak hiçbir bankaya veya merkezi otoriteye bağlı olmayan Bitcoin’i icat etmiş olmasının yüksek ihtimal olduğu düşünülüyor.

Peki kendini neden sakladı ve saklıyor?

Bitcoin’in merkezi otoriteye karşı bir başkaldırma özelliği olduğunu unutmamak gerekiyor. Dünyada herkesin Bitcoin kullanması durumunda devletlerin vergi toplaması imkansızlaşır ve devletlerin vatandaşlarını finansal varlıkları üzerinden takip ederek kontrol altında tuttukları mekanizma çöker. Musk’ın en başta, devlet kurumları ile çatışmak istemediği için kendini anonim tuttuğu, Bitcoin değer kazandıkça da bu sistemi çözmek ve Bitcoin’i kendi avantajına kullanmak isteyen kötü niyetli organizasyonlardan korunmak amacıyla saklandığı düşünülüyor. Öte yandan 2013 sonrasında ABD’nin Bitcoin’i aniden sahiplenerek desteklemesi, Musk ve ABD devleti arasında Bitcoin’i geliştirmek üzere gizli bir anlaşmanın yapıldığına dair şüpheleri güçlendiriyor.

Ve o garip tweet

Ayrıca Musk’ın 2014 yılında kendini Nakamato olarak tanıtan Avustralyalı bir yazılımcının haberi üzerine Twitter’da attığı alaycı Tweet de şaşkınlık yaratmıştı. Şimdi o Tweet’in anlam kazandığı görülüyor.

Ne dersiniz? Satoshi Nakamoto aslında Elon Musk olabilir mi?

Audi çalışanları dijital çağa geçiyor

0

Audi,  daha hızlı ve odaklı yetenek gelişimini sağlamak amacıyla data.camp adı altında bir eğitim programını başlattı. Programla, Audi çalışanlarına Udacity çevrimiçi servisi üzerinden veri bilimleri ve makine öğrenimi kursları verilecek.

auid

Audi çalışanları Udacity ile dijital eğitimi geçiyor

Dijital otomobil şirketine dönüşme yolunda hızla ilerleyen Audi, başlattığı data.camp adlı büyük veri ve yapay zeka odaklı ileri eğitim programıyla çalışanlarını dijital geleceğe hazırlıyor. Pilotlu sürüş ve akıllı robotlar gibi teknolojilerin gelişiminin temelini oluşturan bu program en önemli unsurlarından biri de Audi’nin Udacity çevrimiçi platformu ile yaptığı işbirliği.

Twitter yasaklandı!

Dijital geleceğe ilişkin alanlarda, BT becerilerinin hızla geliştirilmesinin rekabet gücü açısından kritik önem taşımasından hareket ediyor. Yapay zeka ve büyük verinin son derece önemli bir rol oynağını bu alanda data.camp girişimi bağlamında farklı iş birimlerinin ihtiyaçlarını sistematik bir şekilde analiz ederek, kapsamlı bir yetkinlik portföyü hazırlıyor.

Audi ve Udacity işbirliği başlıyor

Audi, şirket içinde verilen eğitimin yanı sıra, harici ortakların uzmanlığını da sürece dahil ediyor. Otomobil üreticisi bu yolla Silikon Vadisi merkezli çevrimiçi bir platform olan Udacity’yi, kendi geliştirdiği yerinde eğitim formatlarıyla bir araya getiriyor. Audi’nin ilgili birimlerinden eğitmenlerin sorularını yanıtlayıp eğitim amaçlı projelerine destek olduğu katılımcılar, bu sayede Audi ile güçlü bir teknik bağ kuruyorlar.

Eğitim süreci, programcılık tecrübesi bulunmayan yeni katılımcılara verilen, veri analizinin temelleri gibi giriş seviye programlarla başlayıp, yapay zeka ve makine öğrenimi gibi konularda üniversite düzeyindeki kurslarla son buluyor. Büyük veri alanındaki eğitimler; ‘scrum’ yazılım geliştirme modeli, tasarım odaklı düşünme ve prototiplendirme gibi alanlar içeren ‘agile’ proje yönetimini de kapsıyor. Verilen tüm eğitimler, farklı işverenlerin ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor.

Yerinde eğitimi dijital eğitimle birleştiren karma öğrenim modeli, yalnızca büyük veri kapsamında değil, genel olarak giderek önemini artıran bir yöntem. Örneğin mobil öğrenim bağlamında çıraklar, tablet bilgisayarlarını kullanarak, edindikleri bilgileri diledikleri her zaman ve her yerde pekiştirebiliyorlar.

Airbnb para aklamak için kullanılıyor

0

Airbnb para aklama konusunda suistamale uğradı. Çevrimiçi pazarda dolandırıcılığın kurbanı bu kez Airbnb şirketi oldu ve para aklamak için kullanıldı.

Airbnb para aklama

Suçlular, kara para aklama amacıyla uzun zamandır çevrimiçi pazarlardan yararlanıyorlar. Dolandırıcıların son kurbanı ise Airbnb oldu. Daily Beast Raporu’na göre, Rus dolandırıcılar güvenlik açığı olan bilgisayarların yardımıyla çalınan kredi kartlarından kara para aklamak için Airbnb hizmetinden yararlandı. Dolandırıcılar, ortak çalışanlardan saldırıya uğramış hesaplara kadar her şeyi inceleyerek, Rus suç forumlarındaki Airbnb suiistimallerine katıldılar.

Bildiriler, dolandırıcıların hem Rusya hem de AB içindeki operasyonların bir parçası olarak, tek seferde 3.000 dolar para akladığını belirtiyor. Ancak Airbnb suistamellerinin ne boyutta olduğu kesin olarak bilinmiyor.

Airbnb, yanıtında “şüpheli etkinliklere” karşı korunmalarının bir parçası olarak makine öğrenme algoritmalarına dikkat çekti. Şirket: “Bir kredi kartının sahibi tarafından kullanılıp kullanılmadığını doğrulamak ve bir işlemle ilişkili risk düzeyini değerlendirmek için mikro yetkilendirme ve 3D güvenlik sistemi kullanıyoruz” açıklamasında bulundu.

Görme engelliler için Türkiye’nin ilk para tanıma teknolojisi!

0

Türk Telekom’un görme engelli kullanıcılar için geliştirdiği Telefon Kütüphanesi’ne para tanıma özelliği eklendi. Para Tanıma fonksiyonu ile görme engelliler, mağazalarda, marketlerde, takside, ihtiyaç duydukları her an, üstelik internet bağlantısına ihtiyaç duymadan ödemelerini güvenle yapabilecek. Görme engellilerin talepleri, yönlendirmeleri ve yaptıkları testler doğrultusunda geliştirilen uygulama, Türkiye’nin ilk ve tek para tanıma uygulaması.

Türkiye’nin ilk para tanıma teknolojisi

Türk Telekom’un bilgiye erişimde fırsat eşitliğine dikkat çekmek üzere Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM) işbirliği ile yürüttüğü sosyal sorumluluk projesi olan Telefon Kütüphanesi mobil uygulamasına Para Tanıma fonksiyonu eklendi. Para Tanıma özelliği sayesinde görme engelliler parayı tanımaya ihtiyaç duydukları her an ödemelerini güvenle yapabilecek. İnternet bağlantısına ihtiyaç duymadan, cihaz üzerinde çalışan uygulama, karanlık ortamlarda da telefonun flaşını kullanarak çalışabiliyor.

para tanıma teknolojisi

Uygulamanın üç aylık bir sürede geliştirildiğini ve görme engellilerden oluşan fokus grubunun görüşlerine göre revizyonlarının yapıldığını vurgulayan Türk Telekom, ilk etapta TL için çalışan sistemin yakın zamanda Dolar ve Euro da tanıyacağını belirtti.

Sistem nasıl çalışıyor?

Kamera önündeki parayı tanımak için cihaz içerisinde saniyede 60 sorgu yapan uygulama, kamera ve banknot uygun açıda olduğunda 1 saniye içerisinde paranın değerini sesli olarak açıklıyor. Kamera önündeki nesne para olmadığında da sesli uyarı tonu veren uygulama, banknot için farklı bir sesli uyarı tonu ile kullanıcıyı yönlendiriyor. Para Tanıma uygulamasının tanıtılan paraları toplayarak, toplam sonucu belirten sayaç fonksiyonu da bulunuyor.

Tamamen erişilebilirlik standartlarında hazırlanan Para Tanıma uygulaması, Android ve iOS uygulama marketlerde yer alan Telefon Kütüphanesi ile birlikte geliyor.

Bill Gates’e Çin’den onursal ünvan

0

Çin hükumeti ABD’li şirketleri çok sevmiyor hatta geçmişte Microsoft’a sayısız zorluklar çıkarmış olabilirler ama Bill Gates’in hakkını teslim etmekten de geri kalmadılar.

Yabancı biri için bir ilk

Çin’in en önemli bilimsel organizasyonlarından Chinese Academy of Engineering (Çin Mühendislik Akademisi), Bill Gates’e Çin’in en prestijli akademik ünvanlarından olan Akademi Üyeliğine seçildi. Bu ünvan, Çin vatandaşı olmayan birine ilk kez verilmiş oldu.

Çin Mühendislik Akademisi iki yılda bir toplanarak Çin içinde ve dışında önemli bilimsel gelişmelere imza atan bilim insanlarını Akademi Üyeliğine kabul ediyor. Akademi Üyesi olan biri için bu ünvan geri alınamıyor ve ömür boyu Akademi Üyesi olarak kabul ediliyor.

Çin Mühendislik Akademisi aynı zamanda bir devlet kurumu ve Çin devletine önemli teknolojik danışmanlık hizmeti veriyor. Dolayısıyla, Çin hükumetinin onaylamadığı birinin Akademi Üyeliğine seçilmesi mümkün değil. Dolayısıyla Gates’in üyeliğe kabul edimlesi Microsoft’un Çin pazarında etkinliğini artırması adına çok önemli bir işaret kabul ediliyor.

Gates’e ünvanın verilme nedeni ise Microsoft yazılımları değil, nükleer enerji alanındaki yatırımları. Gates’in Washington’da kurduğu nükleer enerji şirketi TerraPower, çok ileri teknoloji ile çok güvenli nükleer santral tasarımları yapıyor ve Çin’in Nükleer Enerji Şirketi’ne de yeni nesil nükleer enerji santralleri kurabilmeleri için danışmanlık veriyor.