Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1683

Domino’s Pizza Avrupa’da robotla pizza gönderecek

0

Ünlü pizza restoranları markası Domino’s Pizza, Avrupa ve Hollanda’da evlere pizza servisinde robotları kullanmaya başlıyor.

Domino’s Pizza’nın kullanacağı robotlar ise kısa süre önce testleri basına yansıyan Starship Technologies’in geliştirdiği, dört tekerlekli sipariş robotu olacak.

Skype’ı kuran yatırımcılar tarafından 2014 yılında kurulan robot şirketi Starship Technologies, restorandan evlere sipariş götürüp tekrar restorana dönebilen dört tekerlekli bir kargo robotu geliştirerek büyük dikkat çekmişti.

Domino’s Pizza, yeni başlayacağı bu robotlara evlere sipariş operasyonunu yürütmesi için Domino’s Robotic Unit isimli bir organizasyon kurdu. Yeni organizasyon Almanya ve Hollanda’daki ilk denemeleri rayına oturttuktan sonra sipariş robotlarını diğer ülkelerde de hizmete sunmak için çalışacak. Domino’s Pizza’nın dünyanın 30 ülkesinde yüzlerce restoranı bulunuyor.

Domino’s Pizza aynı robotları 2016 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda’da test ederek başarılı sonuçlar almıştı. Dominos’un evlere servis robotlarını resmen hizmete sokmasıyla, kısa süre sonra evlere servis yapan çok sayıda pizza servis elemanlarının işsiz kalacağı gerçeği de resmiyet kazanmış oldu. Ayrıca rakip pizza ve fast food restoran zincirlerinin de benzer robotları hizmete sokması bekleniyor.

Booking.com’a Türkiye’den yasak

1

Hollanda merkezli online otel rezervasyon servisi Booking.com’a Türkiye’de mahkeme kararıyla yasak getirildi.

Hollanda ile yaşanan kriz dönemine denk gelen bu karar, TURSAB’ın başvurusuyla ve haksız rekabet suçlamasıyla görülen davanın sonunda alındı.

TURSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği), kendi acentelerinin, lisans ücretleri, yüksek vergi ödeyerek ve yüksek giderlerle işlerini yürütmeye çalıştığını vurgularken, Booking.com’un haksız rekabet yarattığını öne sürüyordu.

Booking.com, dünyanın her ülkesinde, sayısız otelle anlaşması olan ve turistlere kendi hizmeti üzerinden rezervasyon yaptırmaları halinde önemli indirimler sağlayabilen bir web servisiydi. Ayrıca, turistler için konaklayacakları otel hakkında yapılan yorumları okuyarak, şikayetleri görebilme imkanı da tanıyordu.

Yasakla beraber, Booking.com adresine Türkiye’den erişim de engellenecek. Böylece Türkiye’deki otellerin Booking.com ile çalışmasının önüne geçildiği gibi, Türkiyedeki vatandaşların Booking.com üzerinden dünyanın başka noktalarındaki otellerden yer ayırtması da önlenmiş olacak. 

Booking.com’a daha önce Türkiye’de Rekabet Kurulu tarafından, 2,5 milyon TL düzeyinde ceza kesilmişti.

Teknolojik traktörler Konya Fuarı’nda tanıtıldı

Tarım sektörünün önemli oyuncularından Massey Ferguson, çiftçilerin iş yükünü azaltan, yakıt tasarrufu sağlayan, verimliliği artıran, güvenilir ve ileri teknolojiye sahip traktörlerini Konya Fuarı’nda tanıttı.

Traktörlere teknoloji dopingi

Fuse Teknolojileri stratejisi, çiftlik operasyonlarını daha verimli kılmaya yarayan hassas tarıma olanak sağlayıp, kablosuz bağlantı ile arıza tespit hizmetleri yoluyla genel çiftlik işlerini iyileştirirken arıza süresini de en aza indiriyor.

AGCO Pazarlama Müdürü Özlem Aşcı yeni ürünleriyle ilgili “AGCO, tarımsal ekipman tasarımı, üretimi ve dağıtımında dünyanın ileri gelen kuruluşlarındandır. Massey Ferguson AGCO’nun dünya çapındaki markalarından biri olup traktörden biçerdövere, balya makinelerinden yem ve hasat makinalarına kadar kadar geniş kapsamlı ürün yelpazesi ve yaygın satış sonrası desteği ile daha üretken bir tarımı destekler, çiftçilere komple çözümler sunar” dedi.

 

DE-CIX verileri Türkiye’de tutma çabasında

0

60’dan fazla ülkede 1000’nin üzerinde operatör, internet servis sağlayıcısı ve veri merkezi ile birlikte çalışan DE-CIX, geçtiğimiz yıldan beri Türkiye pazarında faaliyet gösteriyor. 5 veri merkezi ve 20’ye yakın networkle birlikte çalışan DE-CIX, sunduğu eşleştirme ve karadelik oluşturma teknolojisi ile deneyimi üst düzeye taşıyor.

5.6 Terabit ile rekor kırdı

DE-CIX, 2016 yılında, saniyede 5.6 Terabit veri trafiği ile rekor kırdı. 2015 yılında 97 olan bağlı 100 GE port sayısını 206 yılında 145‘e çıkararak yüzde 50 oranında büyüme kaydetti. Global olarak toplam 184 müşteri Değişim Noktaları‘na bağlandı. 2016 yılı sonunda bağlı müşteri kapasitesi global olarak 25 Terabite ulaştı.

DE-CIX Bölge Direktörü Bülent Şen konuyla ilgili olarak, “Türkiye, internet değişim noktası konusunda çok büyük adımlar atabileceğine inandığımız bir pazar. Amacımız bu değişimde İstanbul’u internet değişim noktası hizmetleri açısından Ortadoğu için ‘dijital bir üs‘ olarak konumlandırmak ” dedi.

Global veri merkezi sektöründen Zenium Technology Partners, Türkiye’de İstanbul One tesislerinde yer alan üç veri merkezi, Almanya’da Frankfurt One, Frankfurt Two veri merkezleri ve dünyanın en önemli noktalarında bulunan veri merkezleri ile sektörde önemli yer tutuyor. 

Zenium Istanbul One tesisi, şirketin Türkiye’deki ilk yatırımıdır. 12 bin metrekare beyaz alana sahip toptan satış veri merkezi Aktif/Aktif 30 MW güç tedariğine sahip. 3 veri merkezinin ilkinin yüzde 30‘u bir yıl içinde çeşitli kullanıcıların kullanımına sunuldu.

Zenium Technology Partners Ülke Müdürü Aslıhan Güreşçier : “Bir yılın ulaşılan doluluk kadar önemli olan bir diğer husus, bir yıl gibi kısa sürede tüm ana fiber sağlayıcılarının yedekli yapıda bağlantı sağlar hale gelmiş olmasıdır. Zenium Istanbul One‘ı mevcut tüm veri merkezlerinden ayıran ‘operatör bağımsız‘ özelliği ve çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor olması, Türkiye için bir ilktir ” dedi.

2016’da 2 trilyonluk e-fatura kesildi

E-Dönüşüm stratejisi kapsamında yürürlüğe giren hizmetler, ülke çapında hızla yaygınlaşıyor. Yeni yasal düzenlemeler ve teknoloji alanındaki gelişmeler, fatura, defter ve arşiv gibi iş süreçlerinin dijital ortama aktarılmasına imkân sağlıyor. E-fatura mükellef sayısı, 2017 yılı başında 62 bini aştı. Kayıtlı mükellef sayısı 1,5 senede 2,5 kat artmış durumda. Yıllık düzenlenen e-fatura adedi 170 milyon 673 bin, e-arşiv fatura sayısı ise 1 milyara ulaşmış bulunuyor.

E-fatura maliyeti 1 TL, kâğıt fatura 5-15 TL

 E-fatura, e-defter, e-arşiv fatura gibi e-dönüşüm uygulamaları, kullanıcılara yüzde 50 ila yüzde 90 arasında tasarruf sağlıyor. Aynı zamanda ülke ekonomisine yıllık 3 milyar TL’nin üzerinde katkı sunuyor. E-dönüşüm uygulamaları, kâğıt, yazıcı, kartuş, baskı, zarf, kargo, posta, depolama, işçilik, noter tasdikleri gibi birçok kalemden oluşan maliyetleri minimuma indirerek, ticari işlemlerde hız ve kolaylık kazandırıyor. Saniyeler içinde gönderilip alınabilen e-fatura gönderme ve alma maliyeti 1 TL’nin altında. Birkaç gün içinde teslim edilebilen kâğıt faturanın ise 5-15 TL arasında maliyeti mevcut. E-fatura kullanımı aynı zamanda kâğıt fatura kullanımı sırasında harcanan işgücünü altıda bire düşürüyor.

GİB verilerine göre e-fatura çözümü gönderen için yüzde 57, faturayı alan için yüzde 62 oranında tasarruf sağlıyor. 2017 başı itibariyle e-defter uygulamasına kayıtlı mükellef sayısı yaklaşık yüzde 10’luk bir artışla 59 bin 875’e yükseldi. E-arşiv uygulamasına geçiş yapan mükellef sayısı ise yaklaşık yüzde 29’luk bir artışla 6.573’e ulaştı.

Google ve Symantec savaşı başladı

0

İnternet devi Google ve dijital güvenlik çözümleri üreticisi Symantec birbirlerine ateş püskürmeye başladılar.

İki firmanın arası, Symantec’in web sitelerine verdiği güvenlik dereceleri nedeniyle bozuldu. Google’a göre Symantec’in güvenlik derecelendirme sistemi hatalı ve bu nedenle çok sayıda tehlikeli web sitesi için güvenli sertifikası verilebiliyor.

Google’a göre Symantec’in güvenlik sertifikalandırma sistemini gözden geçirmesi gerekiyor, aksi halde Chrome tarayıcılarının Symantec sertifikası desteğinin devre dışı bırakılması gündeme gelecek. Chrome, çok sayıda site için kendi güvenlik uyarılarını yayınlarken, Symantec’in güvenlik sertifikaları bu uyarıları devre dışı bırakıyor. Google’a göre bu yüzden kullanıcıların yanılarak tehlikeli sitelere girme riski yükseliyor.

Symantec’in bu suçlamalara ne cevap vereceği şimdilik net değil ancak uygulamanın Chrome tarayıcılarda çalışmaya devam edebilmesi için Google’ın istediği güncellemelerin yapılması gerekecek.

Şimdi de Tesla aracı kaza yaptı

0

Otonom sürüş teknolojisine sahip araçlar üzerindeki baskı giderek artıyor. Kısa süre önce otonom test sürüşü yapan bir Uber aracının, iki araca çarparak takla atmasının şoku hala atlatılamamışken şimdi de autopilot özelliği bulunan bir Tesla otomobili, otonom sürüş modundayken bir polis aracına çarparak kaza yaptığı ortaya çıktı.

Yolda ilerlemekte olan bir polis motosikletini görmeyen ve sıkıştıran Tesla aracının, motosikletli polise çarptığı ve hayati tehlike atlatmasına neden olduğu da anlaşıldı. Olayın medyaya bir süredir yansımadığı ancak Uber aracının yaptığı kazanın ana akım medyada manşetlere taşınmasından sonra kazayı geçiren polisin olayı medyaya bildirdiği de dikkat çekti. 

Dolayısıyla, otonom araçların şehir yollarında çok sayıda kaza yapıyor olabileceği ancak bunların sıradan bir otomobil kazası gibi işlem gördüğü ve medyaya yansımadan unutulduğu şüphesi doğmuş oldu. 

Öte yandan, kazanın raporlara autopilot hatası olarak geçmiş olmasına rağmen, bu ifadenin şoförün beyanına dayandığı ve aracın gerçekten otonom sürüş modunda olup olmadığına dair teknik araştırma yapılmadığı da vurgulandı. Yaşanan bir yaralanma veya hasar oluşmadığı için kaza dosyasının kapatıldığı ve şoföre dikkatsiz otomobil kullanmaktan ceza yazıldığı anlaşıldı.

 

Facebook mobil uygulamasına sürpriz güncelleme

Facebook, kısa süre önce Instagram için hayata geçirdiği Hikayeler özelliğini artık Facebook’un mobil uygulaması içinde de yayına aldı. 

Böylece, genç kullanıcılarını Snapchat’e kaçırma korkusuyla Snapchat’i taklit etmeye başlayan Facebook, Snapchat’in en önemli özelliğini, kendi sosyal medya servisinin de en göze çarpar özelliği olarak mobil uygulamasında ekranın üstüne yerleştirdi.

Hikayeler özelliği sayesinde, Facebook kullanıcıları, Instagram’da olduğu gibi, 24 saat içinde kaybolacak videolar ve fotoğraflar yayınlayabilecekler.

Snapchat’i satın almak için çok sayıda teklifler yaptığı bilinen Zuckerberg, geri çevrilen teklifleri sonunda Facebook’ta Snapchat’e benzeyen özellikler geliştirmek üzere harekete geçmişti. Snapchat’in kısa sürede 25 milyar dolarlık değerlendirmeyle borsada halka açılması da Zuckerberg’in korkularında haklı olduğunu ortaya çıkardı.

Facebook yeni güncellemeyle ayrıca Direct isimli bir mesaj kutusunu da mobil uygulamada hayata geçirdi. Bu mesaj kutusu başka kullanıcılara doğrudan fotoğraf ve video göndermeyi mümkün kılıyor ki, bu da Snapchat’in iyi bilinen bir özelliği. Aynı zamanda Instagram üzerinde de aynen taklit ediliyor.

Genç kullanıcılarını Snapchat’e kaptırmak istemyen Facebook’un, başka Snapchat-benzeri özelliği de yayına alabileceği düşünülüyor.

IoT şimdi eğitim kurumlarında

Mobil cihazların, mobil uygulamaların ve IoT’nin pazara girişi oldukça hızlı ve eğitim sektörünün bu teknolojiyi erkenden benimsediğini görmemize şaşırmamamız gerek. Bu neslin etkileşim biçiminin merkezinde yer alan mobil cihazlarla, doğal olarak mobil yenilikçiliğe öncülük etmek ve öğrencilerin daha gelişmiş öğrenme deneyimi kazanmalarını sağlama işi eğitim kurumlarına düşüyor.

IoT şimdi sınıflarda

HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar‘ın değindiği 6 temel tema ve trend şöyle.

1.Kurum boyunca yayılan IoT : Gartner, geçen yıl 5.5 milyon yeni “nesne“nin her gün ağlara bağlandığını ve 2020‘ye kadar yaklaşık 21 milyar cihazın bunlara katılacağını tahmin ederken, IoT okul cihazlarının ötesine hızla genişliyor. 

2.Her zaman hazır deneyimler : İster oyun alanı, sınıf, spor salonu isterse de toplantı salonunda olsun,  tüm kullanıcılar şimdi cihazlarından ve uygulamalarından yüksek performans bekliyorlar; böylece içeride ve dışarıda sorunsuz şekilde çalışıp öğretip öğrenebilecekler.

3.Akıllı alanlar :Lokasyona özel servisler bir yıl önce yeniydi. Bu yıl, alanlara zeka eklemekle ilgileniyor, böylece alan sizinle etkileşime girebiliyor. Örneğin, bir öğretmen sınıfa girdiğinde, ekipmanın ve kolaylıkların konfigürasyonu şimdi otomatik olarak onun profiline göre ayarlanabilir.

4.Giyilebilir cihazlar ve lokasyonu tanıyan çözümler : En iyi akademik performans göstergesi olan derslere devamlılığın kanıtlanmasının araştırılması ile risk altındaki öğrencilerin hızla belirlenme özelliği, onları tekrar kazanmaya yardımcı olabilecek müdahalelerin gerçekleştirilmesine izin verir.

5.Öğrenim için sanal gerçekçilik ve artırılmış gerçeklik : Ticari sanal gerçekçilik veya artırılmış gerçekçilikteki yeniliklere daha geniş erişim, teknolojiyi araştırma laboratuvarlarının dışına, sınıflara taşıyor. 

6.Yoğunluğu artan ortamlar : Öğrenciler, dizüstü bilgisayarlardan eğlence sistemlerine, bağlantılı ışıklara kadar bir çok cihazı kullanıyorlar. Sınıf dışında da akıllı telefonlar, akıllı ekranlar ve tabletlerde deneyimlerini paylaşmayı bekliyorlar. Yemekhaneler, ısınan tepsiler için sıcaklık göstergelerine, otomatlardaki sensörlere ve yemek bileti için tarayıcılara dayanıyorlar.

Akıllı sınıf her zaman heyecan verici ancak hassas bir konudur, çünkü öğrencilerin temel ders alanlarında bilgilerini öğrenmeye ve geliştirmeye devam etmeleri şarttır, ancak bu gelişmelerin güvenli IoT ortamlarındaki artışla birlikte olmasını beklemekteyiz.

 

 

Uber Danimarka’dan çıkıyor

0

Danimarka ve Uber arasında devam eden kavga, Uber’in Danimarka’daki faliyetlerini durdurarak ülkeden çıkma kararıyla sonuçlandı.

Avrupa’nın pek çok ülkesinde yasak olan ve kullanımı “korsan taksi” olarak tanımlanan Uber’in Danimarka’da 2000 şoförü bulunuyordu. Danimarka’da yasal sınırlar içinde işlem yapmak için ülkede yerel bir taksi şirketi kuran Uber, bu yan şirket üzerinden yolcu taşıyordu.

Ancak ülkede yeni çıkan yasa, taksi koltuklarına yolcu varlığını tespit edecek sensörlerin konulmasını zorunlu kılınca, Uber bu değişikliğe itiraz etti. Kişisel araçlarını yan gelir sağlamak için yolcu taşımaya ayıran Uber şoförlerinin araçlarına pahalı sensörler takması mümkün olmadığı gibi bu sensörler nedeniyle hangi aracın yolcu taşıyıp taşımadığını fark edecek olan yerel yönetimlerin, taksi olarak kayıtlı olmadığı halde yolcu taşıyan araçları bu sayede Uber’le çalışmaktan caydırmaya çalıştığı vurgulanıyor.

Danimarka’da 300 bin kişinin kullandığı Uber’in ülkeden çıkmasıyla, Uber bir Avrupa ülkesini daha kaybetmiş oluyor.

Türkiye’de de Uber araçlarına taksiciler tepki gösteriyor ve kimi Uber araçları durdurularak, polis tarafından korsan taksi uygulaması yapılabiliyor.

Facebook, Apple yöneticisini transfer etti, sır ortaya çıktı!

0

Facebook, sanal gerçeklik alanındaki büyük yatırımları için kesenin ağzını açmasıyla tanınıyor. Oculus Rift gözlüklerini satın almak için milyar dolarları gözden çıkaran sosyal medya devi şimdi de Oculus birimini yönetmesi için Apple’ın kıdemli bir yöneticisini kendi renklerine transfer etti.

15 yıldır Apple’da çalışan mühendislik ve tasarım projelerinde yönetici olarak çalışan kıdemli mühendis Michael Hillman, artık Facebook’ta Oculus projesini yönetecek. Hillman’ın odaklanacağı konu ise Oculus projesi için bir yol haritası hazırlamak ve projenin bu haritaya uygun olarak gelişimini koordine etmek olacak.

Hillman’ın Apple’daki son dört yılını “gizli” bir donanım üzerinde çalışarak geçirdiğinin de altı çiziliyor. Bu da Apple’ın dört yıldır VR gözlüğü geliştirmek üzere çalışma yaptığının itirafı olabilir. Facebook’un VR konusunda hiçbir tecrübesi olmayan bir mühendisi, son derece pahalı bir yatırım olan Oculus’un başına getirmeyeceği düşünülüyor. Dolayısıyla Apple’dan Oculus için transfer edilen bir mühendis, Apple’ın bu konudaki çalışmalarının ispatı olarak yorumlanıyor.

Elon Musk Cyborg yaratacak

0

Tesla, SolarCity, SpaceX, Hyperloop gibi şirketlerin kurucusu Elon Musk, insan beynini doğrudan bilgisayarlara bağlayacak ve düşünce gücüyle bilgisayarları yönetmeye imkan verecek teknolojileri geliştirecek olan şirketini resmen kurdu.

Neuralink ismi verilen şirketin birinci amacı, insan beyni ve bilgisayarlar arasında doğrudan iletişim kuracak bir arayüz oluşturmak. Bunun için de ameliyatla beyine ulaşan implantlar yerleştirilecek. Bu implantlar üzerinden ise insan beyninin bilgisayarlara doğrudan hükmetmesi mümkün olacak. 

Bilimkurgu filmlerindeki cyborg kavramı için çok kritik bir teknoloji olan bu implantlar gerçek olursa, cyborg çağı da resmen başlamış olacak.

Projenin ilk adımında bu implantların beyindeki ve vücuttaki hastalıkları tespit etmek için bir tür kontrol mekanizması olarak kullanılacağı vurgulanıyor ancak Musk’ın bu yeni teknolojiyi orta vadede ABD devleti için süper askerler geliştirmek için pazarlayabileceği tahmin ediliyor zira ünlü iş adamı halihazırda devlet için çok sayıda proje yürütüyor.

Silikon Vadisi’ndeki yabancıların vizeleri iptal edilebilir

0

Trump’ın, ABD’deki yabancıları ülkelerine geri gönderme sözünü gerçekleştirmek için, yönetimi ele aldığından beri imzaladığı kararnameler ülkeyi ikiye bölmüşken, şimdi de Silikon Vadisi’deki dev teknoloji şirketlerinde çalışmak için H-1B vizesi ile ülkeye gelenlerin mercek altına alındığı anlaşıldı.

Hükumetin vizeleri soruşturmaya başladığının işareti, savcıların çok ilginç bir dava açmasıyla ortaya çıktı.

Savcılar, dev teknoloji firmalarının dünyanın her yerinden bulduğu yetenekleri çalışanların ülkeye getirilmesi için gerekli vizenin alımını sağlayan insan kaynakları şirketin sahibini, vize almak için sahte belgeler düzenlemekle suçlayarak dava açınca, hükumetin H-1B vizesi alan herkesi tek tek incelediği ortaya çıkmış oldu. Buna göre, sahte belgelerle vize aldıkları belirlenen çok sayıda çalışanın ABD’den sınır dışı edilmesi gündeme gelebilecek. Bu da, teknoloji şirketlerinde kritik görevler üstlenen çok sayıda önemli çalışanın, görevlerini bırakması anlamına geliyor.

Öte yandan Silikon Vadisi çalışanlarının ülkeden sınır dışı edilmesi halinde, Trump’a karşı büyük öfkeyle dolu olduğu bilinen teknoloji şirketi çalışanlarının isyan bayrağını açabileceği tahmin ediliyor.

İngiltere de şifreli mesaj uygulamalarına savaş açtı

0

Geçtiğimiz hafta İngiliz Parlementosu önünde yaşanan terör saldırısı sonrasında, İngiliz hükumeti terörizme karşı daha etkin bir savunma kalkanı oluşturmaya karar verdi. 

Hükumet’in bakanları şimdi, bu terör saldırısı karşısındaki istihbarat zaafiyetini sorgularken güvenlik güçleri de suçlu olarak, şifreli sosyal medya uygulamaları ve mesajlaşma yazılımlarını gösteriyorlar. 

Teröristlrin, şifrelenmiş internet mesajları sayesinde kolayca haberleşebildiğini ve istihbarat birimleirnin bu yazışmaları okuyamadığını vurgulayan güvenlik güçleri, hükumetin şifreli mesajlaşmaya karşı tavır almasını sağlamış görünüyor. 

İngilitere Savunma Bakanı medyaya verdiği demeçte, şifreli mesajlaşma uygulamalarının artık kabul edilemez duruma geldiğinin altını çizerken, bu uygulamalara erişim için gerekli adımları atacaklarının da işaretini verdi. 

Böylece, çok yakında WhatsApp gibi uygulamaların ya da iOS gibi sistemini İngiltere’de çalışabilmesi için, bu sistemlerde yazılan çizilen her şeyin devlet tarafından okunabiliyor olması gerekecek gibi görünüyor. 

ABD’de mahkeme kararlarını bile tanımayan ve iOS sistemine arka kapı açmayan Apple’ın ya da Facebook, Google, Microsoft gibi dev ABD şirketlerinin İngiliz hükumetinden gelecek “herkesi takip etmek istiyoruz,” talebine nasıl karşılık verecekleri şimdiden merak konusu oldu. 

Microsoft’tan Çin için özel Windows 10

0

Microsoft, Çin’deki varlığını koruyabilmek için, Çin’e özel yeni bir Windows 10 geliştirmek zorunda kaldı. 

Windows’un içinde bulunan ve kullanıcıları gözlemleyen, casusluk yapan modüllerden rahatsız olan Çin, bu nedenle Windows 10’un Çin’de kullanılmasını yasakladı. Ayrıca Microsoft’a tekel soruşturmaları açan, şirketin ayağını Çin’den kesecek uygulamalara giden hükumet sonunda Microsoft’a istediğini yaptırdı.

Çin’in telekomünikasyon üst kuru ile iş birliği yapmak zorunda kalan Microsoft, onların gözetiminde yeni bir Windows 10 geliştirdi. İçinde, kullanıcıları gözetlemeyi sağlayan Telemetry modülü olmayan ve Microsoft’un casusluk yapmasını sağlayan bütün özellikleri devre dışı bırakılmış şekilde tasarlanan yeni Windows 10 yakında Çin pazarına sunulacak. Çinşi şirketlerin, dış dünya ile iletişim kurarken ihtiyaç duyduğu Windows, böylece yeniden milyarlarca dolar ihracat ve ithalat yapan Çin ofislerinde yerini alacak.

Öte yandan Çin aynı zamanda kendi milli işletim sistemini geliştirmek için de çalışma yapıyor ancak Linux tabanlı bu sistemin ortaya çıkmasına henüz vakit var.

YouTube’a darbe üzerine darbe

0

YouTube, ırkçı videolara yer verdiği için dev reklamverenlerini kaybetmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde bu konuda ilk kararı veren AT&T’nin haberini TechInside üzerinde duyurmuştuk.

Şimdiye durum çok daha ciddi bir durum aldı. AT&T’nin YouTube üzerindeki ırkçı videolarda görünmek istemediği için YouTube reklam bütçesini iptal ettiğini açıklamasının ardından sadece birkaç gün geçmişken, Verizon, GSK, Pepsi, Walmart, Johnson & Johnson, Volkswagen ve ABD’nin araç kiralama alanındaki dev firmalarından Enterprise da, YouTube reklamlarını iptal ettiklerini açıkladılar. Böylece sadece birkaç günde YouTube milyar dolara varan dev reklam bütçelerini kaybetmiş oldu. 

Üstelik hafta sonunun bitmesiyle, başka büyük şirketlerin de yönetim katındaki acil toplantıların ardından YouTube’dan çekilme kararı alması bekleniyor. Yani YouTube tarihinin en zor günlerini yaşamaya başladı.

Youtube daha önce yaptığı açıklamada, şirketlere reklam verecekleri videoları seçmek için daha fazla seçenek tanıyacaklarını belirtmişti ancak bu açıklama şirketlerin YouTube’dan kaçışını durdurabilmiş değil. Sorunu çözebilmek de şimdilik kolay görünmüyor çünkü YouTube her dakika, 400 dakika yeni video yükleniyor ve bu videoların ırkçı söylemlere sahip olup olmadığını kontrol etmek imkansız. Bunu yapabilecek bir yapay zeka da henüz geliştirilmiş değil. Dolayısıyla YouTube bu videoları silmek için şikayetlere ve şikayetin sonrasında detaylı bir inceleme yapmaya mecbur. Öte yandan, Türkiye’de veya başka ülkelerde reklamlardan para kazanmaya başlayan YouTube kanallarını hiçbir bahane göstermeden aniden silen YouTube’un, ırkçı videoları silmek konusunda yavaş davranması da tepki çekiyor.

Şirketler ise, YouTube ırkçı videoları silene kadar o videolarda görünüyor olmaktan son derece rahatsızlar ve bu nedenle de reklamlarını platfromdan çekme kararı almış bulunuyorlar.

Uber otonom araç testlerini durdurdu

0

Uber için hayat hiç kolay geçmiyor. Önce şirket içinde cinsel taciz suçlamalarına maruz kalan şirket ardından CEO’nun bir Uber şoförü ile düşen gelir düzeyi nedeniyle yaşadığı kavgayla gündem olmuştu. Daha önce de Kaliforniya’ad, kırmızı ışıkları görmeyen ve harekete devam eden otonom Uber araçlarının yarattığı infial şirketin başını çok ağrıtmıştı.

Şimdi ise, Arizona’da test halinde olan bir Uber otonom aracının, virajı dönerken başka bir araca çarpması ve yan yatıp devrilmesi, Uber’in ve Volvo’nun otonom teknolojisi konusundaki soru işaretlerini gündeme getirdi. Kısa süre önce de şirketten sızan bir haber, Uber’in otonom araçlarının şoför müdahelesi olmadan kendi başına 1 mil bile yol alamadığını göstermişti.

Bu defa yaşanan kaza ise çok ciddi. Kaza nedeniyle üç araç hasar alırken kazada bir ölümün veya ciddi bir yaralanmanın yaşanmasına ramak kaldığı anlaşılıyor. Kazadan dolayı büyük şok yaşayan Uber ise tüm otonom araçlarını yollardan çekerek testleri durdurma kararı aldı.

Bu sırada Google’ın otonom sürüş teknolojileri şirketi Waymo da mahkemede Uber’i sıkıştırmaya ve kendisine ait olan patentli teknolojileri Uber’in izinsiz olarak kopyaladığını iddia ediyor. Her köşeden sıkışmaya başlayan Uber’in yakında havlu atarak otonom sürüş rüyasından vazgeçmesi mümkün olabilir mi? Göreceğiz.

Tesla, çatılara güneş enerjisi panelleri yerleştirmeye başlıyor

0

Kardeş şirketi SolarCity’yi satın aldıktan sonra ABD’yi güneş enerjisi paneli işlevi olan dekoratif çatılarla donatma planını açıklayan Tesla, bu yeni dekoratip çatı panellerini Nisan ayında yerleştirmeye başlayacağını duyurdu.

Klasik güneş enerjisi paneli yerine, çatı kaplaması şeklinde görünen ve çatının üzerine değil, doğrudan çatı malzemesi olarak döşenebilen bu yeni “kiremit” güneş panelleri sayesinde, pek çok yeni ev sahibinin ve müteahidin, evlere çatı inşa etmek yerine güneş enerjisi paneli kaplayacağı tahmin ediliyor. 

Tesla’nın, güneş enerjisini depolayabilen Powerwall ürünü ile birleşince, bir evin tüm enerji ihtiyacını 7/24 elektrikle karşılayabilen bu yeni sistemler sayesinde, ABD çok sayıda evin artık devletin sağladığı elektrik alt yapısına ihtiyaç duymadan kendi elektriğini üretebileceğini ve hatta fazlasını şebekeye satabileceği bir döneme girilmiş oluyor.

Qualcomm, Samsung’un Exynos işlemcileri satmasını yasaklamış!

0

Samsung’un Exynos işlemcileri firmanın mobil cihazlarında uzun zamandır kullanılıyor ancak Qualcomm’un Snapdragon işlemcilerinin aksine Samsung başka üreticilere Exynos işlemcilerini satmıyor.

Tüketiciler arasında bunun Samsung’un Exynos işlemcilerini “kendine saklamak” için bir tercih olduğu düşünülüyordu ancak ABD’de Adil Rekabet kurumunun yaptığı soruşturma, farklı bir gerçeği ortaya çıkardı. 

Samsung’un  Exynos işlemcileri geliştirirken Qualcomm’a ait bazı teknolojileri kullandığını ve bunun karşılığında 25 yıl boyunca Exynos işlemcileri başka üreticilere satmayacağına dair sözleşme imzaladığı ortaya çıktı.

Piyasadaki hakim konumunu diğer şirketlerini baskı altına almak ve “zorlama” uygulamalarla kendisini tekel konumuna dönüştürmek için kullandığı konusunda sürekli şikayet alan Qualcomm’un Samsung’la yaptığı 25 yıllık anlaşmanın ortaya çıkması ise şirkete tepkilerin daha da büyümesi bekleniyor. Ayrıca, sözleşme nedeniyle Samsung’un başka telefon üreticilerine Exynos işlemcileri daha uzun yıllar boyunca satamayacağı da anlaşılıyor.

Güncelleme: Söz konusu yasak hakkında ilk açıklama Qualcomm’dan geldi:

“Qualcomm, Samsung’un çiplerini üçüncü taraflara satmasına hiçbir şekilde engel olmadığı gibi anlaşmamız da Samsung’un bu satışları yapmasını engellememektedir. Konuyla ilgili söylentiler tamamen asılsızdır.”

Turkcell TV+ cepte ve tablette lider

0

Turkcell’in televizyon platformu TV+, 4.5G’nin gücüyle kullanıcı sayısında büyümeye devam ediyor. Bir önceki seneye göre kullanıcı sayısını ikiye katlayan TV+, küçük ekran televizyon yayıncılığında lider konumuna geldi.

4.5G’nin getirdiği yüksek hız ve kaliteli görüntü avantajı sayesinde Turkcell TV+, kullanıcılarına HD kalitesinde televizyon izleme deneyimi sunuyor. 4.5G altyapısına ek olarak özgün ve kaliteli içeriğini de her geçen gün artıran TV+’ın bu sayede mobil izlenme oranı 6 kat arttı.

Günlük izlenme 45 dakikalara ulaştı

Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ‘4.5G hayatımıza girişinin birinci yılında aylık data tüketiminin 1.6 GB’den 5 GB seviyelerine çıktığını gözlemliyoruz. Bu rakamlar da bize gösteriyor ki; müşterilerimiz artık klasik şebeke hizmetinden çok kendi kullanım alışkanlıklarına uygun dijital servislerimizi talep ediyor. 

Küçük ekran olarak nitelendirdiğimiz cepten ve tabletten televizyon yayıncılığında Turkcell TV+ ile lider konumundayız. Geçen yıl günlük 7 dakika olan izlenme oranımız 4.5G’nin gelmesiyle birlikte 40-45 dakika seviyelerine yükseldi.Bu alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz’’ diye konuştu.

Dünyanın en değerli ligi T Tablet’te

Kaçırılan heyecanlı maçları ve tekrar seyredilmek istenen golleri geriye alıp izleme, film ve dizileri buluta kaydetme gibi yenilikçi ürün özellikleriyle televizyon keyfi sunan Turkcell TV+, dünyanın en değerli ligi kabul edilen İngiltere Premier Ligi’ni de kullanıcılarıyla buluşturuyor.