Spotify rakiplerinin gerisinde mi kaldı?

0

Dünyanın en çok kullanılan müzik platformu olmasına rağmen Spotify şarkı sözleri konusunda rakiplerinin gerisinde kalıyor. Peki Spotify şarkı sözleri için bir güncelleme yapacak mı?

Spotify şarkı sözleri ile aramayı getirecek mi?

Şu anda müzik dinleme konusunda aktif hizmet veren üç büyük müzik şirketinin olduğunu söyleyebiliriz; Spotify, Apple Music ve Amazon. Bu üç şirket müzik piyasasında oldukça başarılı bir grafik çiziyor. Spotify yüzde 40 kullanıcı oranıyla rakiplerinin önünde olsa da bu alandaki rekabet gün geçtikçe kızışıyor.

Özellikle Soptify’da şarkı sözlerinin paylaşılmaması ve şarkı sözleri ile arama yapmanın mümkün olmaması kullanıcıları başka alternatiflere yönlendiriyor. Pazar payını artıran Apple Music buz özellikleri sunmasının da katkısıyla yüzde 19 oranında kullanıcı kitlesine sahip.

Benzer şekilde şarkı sözlerine yönelik kullanıcı dostu politika izleye Amazon Music ise Alexa ile uyumlu çalışarak kullanıcı dostu bir politika izliyor.

Spotify ise 2016 yılında Genius ile birlikte çalışarak bazı şarkılar için şarkı sözü desteğini başlatmıştı. Behind the Lyrics’in başarısızlığının ardından Spotif başka stratejiler denemeye başladı.

Genel kullanıcı raporlarında sesle arama, Shazam benzeri çalışma mantığı veya şarkı sözlerine ulaşma önemli bir değere sahip. Spotify bu konuda iki rakibinin gerisinde kalsa da kullanıcı kitlesini büyütmeye devam ediyor. Ancak bu üç şirket arasındaki rekabet, akıllı asistanlarla birlikte daha da kızışacak gibi görünüyor.

Vadiden Hikayeler ile Silikon Vadisi’ndeki Türk girişimcileri tanıyoruz!

0

TechInside olarak yeni bir seriye başlıyoruz. Vadiden Hikayeler adını verdiğimiz serimiz ile Silikon Vadisi’nde başarıdan başarıya koşan Türklerin hikayelerine yer veriyoruz.

Vadiden Hikayeler ile Silikon Vadisi’ndeki Türk girişimcileri tanıyoruz!

Türk girişimcilerin Silikon Vadisi maceraları nasıl başlıyor? Bu süreç nasıl başladı? İş ve proje geliştirme süreçlerinde neler yaşadılar? İlk günden bugüne geçen dönemlerde Türkiye ile ABD arasında, girişimciler ve şirketlerin verdiği destekler arasında nasıl benzerlikler ve farklılıklar var? İşte tüm bu soruların yanıtlarını Vadiden Hikayeler serimizde bulabilirsiniz.

Duygu ÖKTEM CLARK kimdir?

Yeni video serimizin ilk bölümünde, DO Venture Partners kurucusu Duygu ÖKTEM CLARK ile konuştuk. 3 yıldır, San Francisco’da yaşayan Duygu Öktem, Bilgisayar Mühendisliği bölümünün sonrasında TÜBİTAK’ta Avrupa Birliği ofisinde çalışmaya başlayan Öktem, ICT teknoloji projelerinden sorumlu oldu.

Bu görevin sonrasında ise, Türk Telekom’un Avrupa Birliği projelerinden sorumlu yönetici olarak görev almaya başlayan Duygu Öktem Clark, bu görevin ardından Türk Telekom’un girişimciler ile işbirliği yapması konusunda önemli bir görev aldı.

Türk Telekom Pilot hızlandırma programının da kurucularından biri olduktan sonra, bu önemli görevin temelini oluşturan kişilerden oldu. 2015 yılında da San Francisco’ya geldikten sonra, girişimcilik macerasını Silikon Vadisi’ne taşımış oldu. 

Silikon Vadisi’ndeki rekabetin Türkiye’ye kıyasla çok daha yüksek seviyelerde olduğunu vurguluyor. Hem yatırımcıların hem de girişimcilerin, birbirleri arasında rekabet içinde olduğu bir gerçek. Duygu Öktem Clark’ın en büyük hedefi ise, önümüzdeki yıllar içinde, Türkiye’den Silikon Vadisi’ne gelen ve büyük başarılar elde eden girişimcilerin ortaya çıkmasına destek olmak. 

Geleceğin akıllı teknolojileri Smar Future Expo’da

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen Türkiye’nin en büyük teknoloji ve dijital dönüşüm etkinliği Smart Future Expo, “Dönüşerek Daha Güçlüyüz” sloganıyla 14 – 15 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

Yeni nesil teknolojiler görücüye çıkacak

Bakanlıkların, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve sektör lideri firmaların yerlerini alacağı dev organizasyonda; Sanayinin Dönüşümü, Akıllı Şehir ve Yapı ile Girişimcilik temaları eş zamanlı olarak işlenerek bilişim, yazılım, otomasyon, elektronik ve şehircilik başta olmak üzere gelişen IoT, yapay zeka, bulut bilişim ve büyük veri gibi geleceğin dünyasını şekillendiren akıllı teknolojilere değinilecek.

ASKON tarafından düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere bakanlıklar; İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu (MAKFED), Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD), Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) ve Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından desteklenen Smart Future Expo 2018 sektör lideri firmaların işbirliği ile akıllı gelecek ekosistemini kurgulamayı hedefliyor.

Smart Future Expo Zirve ve Sergisi, geleceğin teknoloji üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının Türkiye’deki sanayici, iş dünyası temsilcileri ve yerel yöneticileriyle buluşması için planlanan en kapsamlı organizasyon olma özelliğini taşıyor. İlki 6 – 7 Eylül 2017 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyona, birçok farklı sektör ve bölgeden 130 kurum ve kuruluş katılım göstermiş ve etkinlik 6.000’in üzerinde profesyonel tarafından ziyaret edilmişti.

Şifre unutma problemine karşı 5 yeni teknoloji

0

Güncel bir araştırma, kullanıcıların ortalama 90 çevrimiçi hesabı bulunmasına rağmen %89’unun bütün hesapları için aynı şifreyi ya da iki şifreden birini kullandığını ortaya koyuyor.

Hepimiz çevrimiçi hesaplarımıza erişmeye çalışırken kullandığımız karmaşık kullanıcı isimleri ve şifre kombinasyonlarını hatırlamakta zorlanıyoruz. Dashline tarafından yapılan güncel bir araştırmaya göre bir kullanıcının ortalama olarak 90 çevrimiçi hesabı bulunuyor ve her bir hesap hatırlanması gereken yeni bir şifre anlamına geliyor. Kullanıcıların %89’u ise dijital hayatlarını basitleştirmek adına her hesabı için sürekli aynı şifreyi ya da iki şifreden birini kullanıyor.

Komtera Teknoloji’nin güvenlik uzmanları, yakın gelecekte şifre kullanımını ortadan kaldıracak 5 teknolojiyi sıralıyor.

Her bir hesap için kullanıcı ismi ve şifre belirleme gerekliliği, bu hesapları yönetmekte zorlanmak istemeyen kullanıcıları aynı şifreyi tekrar tekrar kullanmaya itebiliyor ancak bu durum, aynı zamanda büyük bir güvenlik tehdidi de oluşturuyor. Zira veri sızıntılarının %80’inin kaynağı da zayıf şifreler olarak görülüyor.

Dijital çağda şifrelerin, en iyi kimlik doğrulama yöntemi olmadığı su götürmez bir gerçek. Peki yeni teknolojiler, kimlik doğrulamasını en iyi şekilde sağlarken şifre hatırlama problemini nasıl çözebilir? Özellikle biyometrik teknolojilerdeki büyük adımlar, şifrelerin sonunu getirebilir mi? Bilişim güvenliği alanındaki dağıtım ve çözümleriyle pazarda lider konumda bulunan Komtera Teknoloji’nin güvenlik uzmanları, şifrelerin sonunu getirecek 5 teknolojiyi sıralıyor.

1. Fizyolojik Biyometri

Fiziksel özellikleri temel alan fizyolojik biyometri, benzersiz bir kimlik yaratmak için karşılaşılan tüm sorunları çözmede şimdiden oldukça yardımcı oluyor. Fizyolojik biyometrinin kullanıcı ismi ve şifre kombinasyonu yerine yüz, parmak izi, iris veya DNA taraması gibi kullanıcıların eşsiz fizyolojik özelliklerini kullanmasıyla, kimlik tespiti basit ve güvenli bir şekilde gerçekleşiyor.

Bu yöntemin akıllı telefon, akıllı hoparlör ya da tablet gibi cihazlarda kullanıcı erişimi için kullanılması artık norm haline geldi. Bunun yanında Fizyolojik biyometri, vatandaşlık hizmetleri de olmak üzere pek çok çevrimiçi serviste, finansal işlemlerde ve ev kapılarında da kullanılıyor.

2. Davranışsal Biyometri

Diğer kimlik doğrulama yöntemleri ile birleştirildiğinde, davranışsal biyometri güvenli kimlik doğrulaması için çok iyi bir alternatif haline geliyor. Günlük aktivitelerimizi karakterize eden davranışsal biyometri, bu sayede nasıl yazı yazdığımız, nasıl yürüdüğümüz gibi davranışlarımızdan veya kalp atışlarımız, beyin dalgalarımız gibi özelliklerimizden faydalanarak kişiye özel dijital imzalar yaratıyor.

Makine öğrenme algoritmalarına dayalı olarak çalışacak teknolojiler, her bir kullanıcı için çok boyutlu bir profilin üretilmesine yardımcı oluyor. Bu teknolojiler, coğrafi lokasyon verileri gibi bazı diğer bilgilerin de yardımıyla oldukça kişiselleştirilmiş bir kimlik sunuyor ve şu anda ülkelerin sınır kontrolü gibi işlemleri veya yargı süreçleri için de kullanılıyor.

3. Yapay Zeka Teknolojileri

Sigorta şirketlerinin veriler aracılığıyla en çok oluşabilecek kazaları öngörmesi ya da satış uzmanlarının bir promosyon için en uygun zamanı verileri inceleyerek belirlemesi gibi, kimlik doğrulama işlemleri de benzer veri analizlerine dayalı olarak gerçekleştirilebiliyor.

Yapay zeka teknolojileri, çevrimiçi hesaplara giriş zamanı, lokasyon ve cihaz bilgisi gibi özelliklerle belli bir kullanıcı profili oluşturabiliyor. Böylece anormal davranışları, asıl kimliğe uyumsuzluklardan yola çıkarak tespit ediyor. Ardından gerçek kullanıcıyı taklit etmeye çalışan kişilerin erişim izinlerini değiştiriyor ya da kaldırıyor. Henüz gelişiminin ilk evrelerinde bulunsa da yapay zekanın kimlik doğrulama için kullanılması fikri oldukça konuşuluyor.

4. İki Faktörlü ya da Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama

İki faktörlü ya da çok faktörlü kimlik doğrulama metotları, son kullanıcılar için ek bir güvenlik katmanı sağlıyor. Önceden kabul edilmiş mail adresi, SMS ya da mobil uygulamalarda tek kullanımlık kod oluşturma aracılığıyla iki veya çok faktörlü kimlik doğrulama yöntemi bir süredir kullanılıyor.

Bu yöntem ile değişik servis sağlayıcıları, kaydedilmiş telefon numarasına örneğin kısa mesaj yolu ile tek kullanımlık bir şifre gönderiyor. Bu şifre ile hesaba giriş ya da başka bir dijital işlem yapılabiliyor. Buna rağmen, barındırdığı riskler nedeniyle tek kullanımlık şifrelerin biyometrik teknolojlerle beraber kullanılması en iyi seçeneği oluşturuyor.

5. Mobil Kimlik

Pek çok kişinin iletişim kurmak ya da verilere erişim sağlamak için mobil cihazları kullanması nedeniyle dijital dünyanın başarısı, kullanıcının kiminle işlem yaptığından emin olması ile belirleniyor. Mobil kimlikler; fiziksel ve davranışsal biyometri, kullanılan cihaza ait bilgiler ve coğrafi konum gibi bilgilerin bir kombinasyonu ile oluşturuluyor.

Akıllı robotik şarj ünitesi geliştirdi

0

Avustralya’da araştırmacılar, akıllı robotik şarj ünitesi geliştirdi. Akıllı robotik şarj ünitesi, elektrikli araçları şarj etmek için özel olarak tasarlandı.

Elektrikli araçlar için akıllı robotik şarj ünitesi

Elektrikli araçları şarj etmek için birçok yeni proje üzerinde çalışılıyor. Bu projelerin başında ise sürüş esnasında araçları şarj eden yollar bulunuyor. Avustralya’da Graz Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları elektrikli araçları şarj etme konusunda farklı bir bakış açısı getirdi. Avusturya Otomotiv Mühendisleri Topluluğu ve BMW ile ortak çalışan araştırmacılar, araçları akıllı bir şekilde şarj eden robotik ünite geliştirdi.

Yeni ünite, herhangi bir elektrikli aracı otomatik olarak şarj edebiliyor. Böylelikle şarj işlemi için çalışana duyulan ihtiyaç ortadan kaldırıyor. Ayrıca sürücü de aracı otomatik ünite tarafından şarj edilirken kendisine zaman ayırabiliyor.

Elektrikli araç, ünite üzerinde bulunan robot kolun menziline girdiğinde algılama yapılabiliyor. Daha sonra sensörler ve yapay zeka ile aracın modeli belirleniyor. Araç modelinin doğru şekilde belirlenmesinin ardından robot kol, sıvı soğutmalı şarj fişini araca otomatik olarak bağlayabiliyor.

Araştırma ekibinin başındaki isimlerden Walzel, endüktif yani kablosuz şarjın kullanıcılar için konfor sağladığını ancak bu araçlarda şarj için bekleme süresinin minimuma inmesi gerektiğini söylüyor. Bunun için geliştirdikleri şarj ünitesi, tüm süreci otomatikleştiriyor ve kullanıcı rahatlığı sağlıyor.

Çok kısa bir süre içerisinde otonom araçların şarj istasyonlarına otomatik olarak park ettiğini ve otomatik olarak şarj olduğunu görmek sürpriz olmayacak.

Aşağıdaki video ile sistem hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Huawei, dünyanın en büyük üçüncü tablet şirketi oldu

0

IDC tarafından yayınlanan verilere göre, 2018 yılının ikinci çeyreğinde Huawei, dünyanın en büyük üçüncü tablet şirketi oldu. Birçok yerel pazarda liderliği elinde bulunduran Huawei, 3,09 milyon adet tablet sevkiyatı yaparak pazar payını, ABD hariç yüzde 11,98’e çıkarttı.

Sürekli büyüme

Bu mihenk taşının aşılmasında yıllık yüzde 16,2 oranında büyümenin etkisi de hissediliyor. Huawei 2017 yılının ikinci çeyreğinde 2,66 milyon tablet sevkiyatı gerçekleştirirken, 2018 yılının ikinci çeyreğinde bu rakam 3,09 milyon adede çıktı. Huawei’nin pazar payı oranı 2017 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 6,97 bandındayken, 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 16,2 büyüyerek 9,11 oranına yükseldi. Huawei aynı zamanda dünya çapında tablet pazarında yüzde 15’in üzerinde büyüme hızı yakalayan tek tablet şirketi oldu.

Huawei şu anda 130 ayrı ülkede tabletlerini kullanıcılar ile buluşturuyor. Huawei Çin, Japonya, Finlandiya, Tayland, Vietnam ve İtalya’da pazar ikincisi durumundayken, Rusya, Suudi Arabistan ve Polonya’da pazar liderliğini koruyor.

Boring Company LA stadyumu için Loop sistemi kuracak

0

Elon Musk’ın tünel açma şirketi Boring Company, sıradan bir tünel açma şirketi değil. Musk’ın futuristik hayallerini gerçeğe dönüştürmek için kurduğu Boring Company için, SpaceX’in uzayda değil, yer altında çalışan versiyonu tanımı yapılıyor.

Boring Company

Tüneller vasıtasıyla çok hızlı ve yüksek teknolojili ulaşım servisleri kurmayı amaçlayan Boring Company şimdi Los Angeles’ın popüler Dodger Stadyumu altına, araçların ve yolcuların yüksek hızlı ve elektrikli kapsüllerle taşınmasını sağlayacak bir tünel sistemi kurmaya hazırlanıyor.

 Dugout Loop adı verilen bu yer altı kapsülleri, aldığı yolcuları ve hatta otomobilleri, trafik sıkışıklığına takılmadan, uzak mesafelere yüksek hızla taşımayı amaçlıyor. Los Angeles’ta, maç günlerinde stadyuma giden ve gelen yolların aşırı kalabalık olması nedeniyle trafik sıkışıklığı yaşanıyor ve Musk’ın çözümü ile bu problemin çözülmesi bekleniyor.

Tesla çalışanı delinmiş pillerin fotoğrafını paylaştı!

0

Eski bir Tesla çalışanı, şirketin Model 3 araçlarında kullandığını iddia ettiği hatalı pillerin fotoğraflar paylaştı. Tesla çalışanı, şirketin güvenlik politikalarını uymadığını söyledi.

Eski Tesla çalışanı için dava açıldı

Son dönemde Tesla’nın başı eski çalışanları ile çok sık derde giriyor. Bu kez Martin Tripp isimli Tesla!nın eski bir çalışanı, şirketin yaptığı hata uygulamaları fotoğraflarla Twitter üzerinden paylaştı. Martin Tripp, Tesla’nın Model 3 araçlarında delinmiş ve hatalı olan pillerin kullanıldığını iddia eden bir tweet yayınladı.

https://twitter.com/trippedover/status/1029851313817804800?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1029851313817804800&ref_url=https%3A%2F%2Ftechcrunch.com%2F2018%2F08%2F15%2Ftesla-whistleblower-tweets-photos-of-allegedly-damaged-batteries%2F

https://twitter.com/trippedover/status/1029837413265231872

Tweet’lerine devam eden Tripp, daha sonra depolamanın ısı kontrollü depolarda yapılması gerekirken, açık otoparklarda ve kamyonlarda yapıldığını iddia ettiği bir fotoğraf paylaştı.

https://twitter.com/trippedover/status/1029838917850165248

Tesla sözcüsü TechCrunch’a verdiği demeçte, bu iddiaların yanlış olduğunu ve Tripp’in güvenlik konusunda bir bilgisinin olmadığını söyledi. Herhangi bir Model 3 aracında hatalı veya yanlış bir pil kullanılmadığını belirtti.

Ayrıca bu iddiaların ardından Tesla, Tripp’e 1 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Bu iddiaların şirketin çalışmalarını sabote etmek amacıyla yapıldığı iddia edildi.

Siber suç raporu yayınlandı

0

Kaspersky Lab, 2018 ikinci çeyreğine ilişkin siber suç raporu yayınladı. Kripto para hırsızlıklarını inceleyen siber suç raporu, bölgesel verileri de içeriyor.

Kaspersky Lab siber suç raporu

Kaspersky Lab tarafından hazırlanan Spam ve Kimlik Avı 2018 ikinci çeyrek raporunda, kripto para dolandırıcılığına yönelik veriler yayınlandı. Nisan – Haziran 2018 tarihlerini kapsayan raporda, kripto para dolandırıcılığı ile 2,3 milyon dolardan fazla gelir elde edildiği belirtildi. Kaspersky Lab, sahte internet sitelerine yönelik 60.000’den fazla denemeyi ise başarısızlığa uğrattığını açıkladı.

İçerik analisti Nadezhda Demidova, birçok kullanıcının risklerin farkında olmadığını belirterek, siber saldırganların kimlik avı gibi faaliyetlerinde artış yaşandığını söyledi. Rapordaki bölgesel verilere baktığımızda ise Günay Amerika ve Asya’nın saldırı faaliyetlerinde en etkin bölgeler olduğunu görüyoruz.

Kimlik avı saldırılarında birinciliği yüzde 15,51 oranla Brezilya elde etmiş durumda. İkinciliği paylaşan Çin ve Gürcistan ise yüzde 14,4 orana sahip. Üçüncü sırada ise yüzde 13,6 ile Kırgızistan bulunuyor.

Kripto paraların arkasındaki blockchain teknolojisi her ne kadar güvenli olsa da, kullanıcıların dijitalde yaptıkları en ufak hata, siber saldırganların elinde büyük bir koz oluyor.

Line kripto para fonu açtı

0

Line kripto para girişimlerine bir yenisini ekledi. Daha önce kripto para borsası kuran şirket, şimdide yeni bir fon açıyor.

Line kripto para fonu 10 milyon dolarlık sermayeyle açıldı

İnternet ve iletişim alanında faaliyet gösteren dev şirketler, kripto para girişimlerine devam ediyor. Toplamda 600 milyon kayıtlı kullanıcısı ve 200 milyonda fazla aktif kullanıcısı olan Line, Bitbox isminde bir kripto para borsası açmıştı. Şimdi ise bunu bir adım ileri götürerek 10 milyon dolarlık sermaye ile token yatırım fonu oluşturdu. Line, bu fon ile kripto para ve blockchain girişimlerinin desteklenmesini ve yeni projeler ortaya çıkarılmasını hedefliyor.

Şirket ayrıca kripto para borsası Bitbox’a TRX – TRON’un da eklendiğini açıkladı. Bu açıklamadan sonraki 24 saatte TRX’te yüzde 10’luk yükseliş yaşandı.

Asya ülkesinde büyük bir kullanıcı kitlesine sahip olan Line’ın bu yatırımlarına devam etmesi, kripto para sektöründeki yatırımcıları umutlandırıyor. Line’ın attığı olumlu adımlar ile kripto para piyasasında ufak da olsa büyümeler yaşanıyor.

Dijital tahmin platformu ticarileşti

Dijital tahmin platformu Descartes Labs, beta sürümünden çıktı. Dijital tahmin platformu, artık geliştiriciler ve müşteriler için ticari hizmet veriyor.

Dijital tahmin platformu ile verimlilik artıyor

Meksika merkezli jeo-uzamsal analitik startup’ı olan Descartes Labs, programını artık beta sürümünden çıkardığını duyurdu. NASA ve ESA’dan aldığı uydu görüntülerini analiz eden şirket, tahmin modelleri oluşturarak ticari faaliyetlerine hız veriyor. 100 terabayt yeni veriyi çeken Descartes Labs, müşterilerine verimlilik odaklı bir hizmet veriyor. Örneğin; tarımla uğraşan müşteriler ekinlerinin büyümesini tahmin etmek için bu verileri kullanabiliyorlar.

Çoğunlukla Google Cloud Platformunda çalışan Descartes Labs altyapısı, şimdiye kadar 11 petabaytlık sıkıştırılmış veriyi işledi. Airbus ile ortaklığı olan şirket, yüksek çözünürlüklü veriler elde ederek rakiplerinin önüne geçmeyi planlıyor.

Daha çok geliştiricilere yönelik başlatılan program, bireysel kullanıcılara yönelik özelleştirmeler de içeriyor. Şirket yöneticilerinden Johnson, amaçlarının daha fazla veriye ulaşarak daha geniş çaplı hizmet vermek olduğunu belirtiyor.

Makine öğrenimi uzmanları hangi becerilere sahip?

Dijitalleşme planları ile birçok kurumsal iş yeri, makine öğrenimi uzmanları arayışına hız veriyor. Peki makine öğrenimi uzmanları hangi becerilere sahip oluyor?

Makine öğrenimi uzmanları için LinkedIn araştırması

LinkedIn üzerinde yapılan bir araştırmada, Nisan 2017 ve Mart 2018 tarihleri aralığında makine öğrenimi üzerine çalışan kişilerin profilleri incelemeye alındı. Yapılan analizde, bu profillerin makine öğrenimi ile uğraşmadan önce neler yaptıkları incelendi. Makine öğrenimi uzmanlarının geçmişlerinde genel olarak veri madenciliği, Phyton ve R programlama dilleri ile ilgilendikleri sonucuna varıldı.

Ayrıca profesyonel kariyerlerinde yaygın olarak bulunan Java ve C++ programlama dillerinin bulunması da bir diğer dikkat çekici özellik oldu. Ayrıca veriler, makine öğrenimi uzmanlarının genel olarak hangi sektörlerde bulunduğunu da gösteriyor.

Bu alanda yüzde 33’lük oranla yüksek öğrenim ve araştırmalar zirvede yer aldı. Devamında ise IT&Yazılım yüzde 19 oranla ikinci sırada, İnternet ise yüzde 7 oranla üçüncü sırada bulundu.

makine öğrenimi uzmanları

Türk yatırımcılar Bitcoin sitesini ziyaret ediyor

CobraBitcoin tarafından yapılan bir açıklamaya göre, Türk yatırımcılar Bitcoin sitesini daha fazla ziyaret etmeye başladı. Özellikle son dönemde, trafiklerde ciddi bir artış yaşandı.

Türk yatırımcılar Bitcoin mi alıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomik savaş olarak tanımladığı Türkiye ve ABD arasındaki gerilim devam ediyor. Türk Lirası’nın dolar karşısında dalgalanmalar yaşaması da yatırımcıları farklı alanlara yönlendiriyor. Bitcoin sektöründeki önemli hesaplardan biri olan CobraBitcoin, son dönemde Türk ziyaretçi sayısındaki artışa dikkat çekti.

CobraBitcoin’in Twitter hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre, bitcoin.org internet sitesine giren Türk kullanıcı sayısında yüzde 42 oranında artış yaşandı. Bitcoin’in popülerliğinden dolayı artış yaşanması oldukça normal. Ancak bunun neredeyse yarı yarıya artış gerçekleşmesiyle, Türk yatırımcıların bu alana yöneldiğini söyleyebiliriz.

Son dönemde büyük bir düşüş yaşayan Bitcoin, 6,439 dolar yani şu anki kur ile 39,138 dolar seviyelerine kadar geriledi. Buraya tıklayarak kripto para birimlerini anlık olarak takip edebilirsiniz.

OneDrive otomatik kaydetme yapabiliyor

Microsoft tarafından sunulan yeni bir güncelleme ile artık OneDrive otomatik kaydetme yapabiliyor. OneDrive otomatik kaydetme özelliği, tüm kullanıcılara sunulmaya başlandı.

OneDrive otomatik kaydetme özelliği aktif oldu

Birden fazla Windows 10 cihaz kullanan kullanıcılar için OneDrive tarafından sevindiren bir haber geldi. OneDrive artık yeni klasör koruma özelliği ile masaüstünde bırakılan önemli belgeler, resimler ve dosyaları otomatik olarak yedekleyecek. Bu sayede kullanıcı bir başka Windows 10 cihazına geçtiğinde, önemli olan bu klasörlere çok kolay bir şekilde ulaşabilecek.

Microsoft OneDrive’ın bu özelliğini ilk olarak Haziran ayında iş kullanıcılarına sunmaya başlamıştı. Ancak şimdi tüm düzenli kullanıcılar için klasör koruma özelliği aktif hale getirildi. Microsoft sözcüsü, OneDrive’ın yeni özelliğini geniş çağlı olarak kişisel hesaplara sunduklarını söyledi. Ayrıca içeriği OneDrive’a taşımayı kolaylaştırdığını, tüm cihazlarda önemli dosyalara erişimi sağladığını ve fidye yazılım algılama-kurtarma özelliği sunduğunu belirtti.

OneDrive klasör koruma özelliğini aktif hale getirmek için ayarlar kısmından otomatik kaydetme sekmesini seçebilirsiniz. Bu işlem sonrasında otomatik kaydetme özelliği aktif olacak ve senkronize bir şekilde çalışma imkanı sağlayacak.

Yenilenebilir enerji için süper bilgisayar geliştirildi

ABD’de araştırmaların verimliliğini artırmak amacıyla, yenilenebilir enerji için süper bilgisayar geliştirildi. Eagle adlı süper bilgisayar, araştırmaları kolaylaştıracak.

Eagle: Yenilenebilir enerji için süper bilgisayar

HPE isimli şirket, federal hükümetin temel Ar-Ge’sini ve enerji verimliliğini hızlandırmak için bir süper bilgisayar inşa ettiğini duyurdu. “Eagle” adlı süper bilgisayar, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında araştırmaların yapıldığı, Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı (NREL) tarafından kullanılacak. NREL, Eagle’ı bu yaz veri merkezlerinden birinde kurmaya başlayacak ve Ocak ayında faaliyete geçirecek.

HPE süper bilgisayarın, mevcut sistemden 3,5 kat daha güçlü olduğunu belirtiyor. Süper bilgisayar, rüzgar enerjisi ve araç teknolojileri de dahil olmak üzere farklı araştırma alanlarında süreçleri simüle edecek be modeller çizecek.

Eagle ayrıca yüzde 97 verimlilikle çalışan bir sıvı soğutma sistemine sahip. Bu sayede enerji verimliliği de sağlayarak, veri merkezindeki çalışmaların daha az maliyetle yürütülmesini sağlayacak.

150 yıllık teknoloji tarihi

0

Çok eski yıllara dayanan teknoloji tarihi, özellikle son 150 yılda büyük bir ilerleme yaşadı. Barclays tarafından hazırlanan tablo ve grafik, teknoloji tarihi için bir rehber niteliğinde.

Teknoloji tarihi tablosu

Son yıllarda bizlerin yeni teknolojilere adapte olma süresi hızlanmaya başlandı. Elektrik, telefon ve internet gibi araçlar teknolojinin yarınını belirlerken, geçmişteki teknolojiler yarının temellerinin atılmasını sağladı.

Özellikle üretim ve hizmet sektörünü etkileyen bu teknolojiler ile 1760 yılından bu yana verimlilik yaklaşık 30 kat arttı. Elektrikli aydınlatma, otomobil, plastik, telefon ve televizyonun hayatımıza girmesi yaklaşık 150 yılken, internet gibi inovatif teknolojilerin nispeten daha yeni olduğunu söyleyebiliriz.

Barclays tarafından hazırlanan yıllık raporda, teknolojinin dünü ve bugününe vurgu yapıldı. Hazırlanan grafikte özellikle plastik, nükleer füzyon, e-mail, web ve Bitcoin gibi hayatımızı direkt etkileyen teknolojilere vurgu yapıldı. Kronolojik listede ise hangi teknolojinin hayatımıza kaç yılında girdiği listelendi. Aşağıdaki grafik ve tablo ile teknolojinin tarihi hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

teknoloji tarihi

teknoloji tarihi

Akıllı hoparlör piyasası yüzde 50 büyüyecek

Yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler ile akıllı hoparlör piyasası büyüme gösteriyor. Özellikle ev asistanları ile birlikte akıllı hoparlörler, önemli bir trend haline geldi.

Akıllı hoparlör piyasası 1,6 milyar dolar büyüyecek

2014 yılının sonlarında Amazon, ilk Echo ürününü piyasaya sürdüğünde muhtemelen elinde nasıl bir sektör olduğunu bilmiyordu. Yapay zeka destekli akıllı hoparlörler, tüketici elektroniğinde bir sonraki akımın temelini oluşturdu. Aynı zamanda bu cihazlar, bağlı ev teknolojisinin de temelini oluşturdu.

Günlük işlemleri daha kolay ve eğlenceli hale getiren akıllı hoparlör piyasası, son yıllarda önemli bir büyüme yaşıyor. NPD’den gelen verilere göre akıllı hoparlörler 2018-2019 yıllarında bir önceki yılar göre yüzde 50 büyüme yaşayacak. Bu da piyasa hacmine 1,6 milyar dolar eklenmesi anlamına geliyor.

Ayrıca Amazon Echo ile başlayan sektöre yeni markaların katılması da rekabeti artırıyor. Apple’ın Premium kategorideki HomePod’u, Google’ın Home Max’i ve yakında çıkacak olan Samsung’un Galaxy Home’u ile marka rekabeti artıyor.

Akıllı hoparlör satışında yaşanan artış, diğer akıllı ev ürünlerinin satışını da olumlu ekliyor. ABD’de yapılan araştırmada, tüketicilerin yüzde 19’unun akıllı hoparlör satın almak istediği ortaya çıktı.

Verizon 5G hizmetleri için Apple veya Google ile ortak olacak

0

ABD’li GSM şirketi Verizon, çok yakında hizmete sokacağı 5G servisi için Apple ve Google ile ortaklık arayışına girdi.

TV seyretmek için 5G aboneliği

Şirketin planına göre, kendi 5G hizmetini rakiplerine göre daha avantajlı yapmak için abonelerine internet TV hizmeti sunmak isteyen Verizon, bu içerik hizmetini de Apple’dan veya Google’dan sağlamak istiyor.

Şirket içinden sızan bilgilere göre Verizon iki içerik deviyle de anlaşmış durumda ve kullanıcılarına hem Apple TV hem de YouTube TV hizmetini ücretsiz olarak sunacak. 

Abonelik şartlarının detayı belli olmamakla beraber kullanıcıların ya evlerine ücretsiz TV kutusu aboneliği alabileceği ya da ücretsiz bir abonelik hizmeti seçebileceği konuşuluyor.

New York’ta Uber yasası yürürlüğe girdi

0

Uber sadece Türkiye’de taksicileri kızdırmıyor. Kendi ülkesi ABD’de de taksi çalışanlarının tepkisini çekiyor. Üstelik artık sadece taksiciler değil, New York’taki on binlerce Uber çalışanı bile Uber’den rahatsız durumda.

New York’un Uber çözümü

Şehirdeki 12 bin sarı taksiye karşı 80 bin Uber aracının olduğunun altını çizen New York valisi ise, hem taksicilerin hem de Uber çalışanlarının gelir seviyesini koruyabilmek için Uber ve benzeri uygulamaların çalıştıracağı araçlara bir yıllık lisans verilmesi uygulamasını yasalaştırıp yürürlüğüe soktu.

Buna göre, Uber ve benzeri uygulamalarda araç kiralamak isteyen araç sahipleri öncelikle belediyeden lisans almak zorunda olacak. Ancak, New York yönetimi şehirdeki paylaşılan araç sayısını belli bir seviyenin üzerine çıkarmayacak, dolayısıyla öncelkle eski lisans sahiplerinin lisansları yenilenirken, yeni lisans almak son derece zor olacak.

Yasa yürürlüğe girmeden önce ise on binlerce Uber ve Lyft çalışanı belediye önünde kuyruk oluşturarak araçları için bir yıllık lisanslarını aldılar.