Facebook iş ilanları yayınlayacak

0

Facebook’un LinkedIn ile rekabetinde yeni bir döneme giriyoruz. Zuckerberg’ün sosyal medya servisi, şirketlere iş ilanlarını yayınlayabilecekleri yeni bir mekanizma sunmaya başladı.

Şirketlerin Facebook sayfasında yayına başlayan yeni bölüm ile o şirketlerde açık olan iş pozisyonları sıralanıyor. Böylece söz konusu şirkette işe başvurmak isteyenler hangi pozisyonların açık olduğunu Facebook sayfasından görebiliyorlar.

İşe başvurmak için Facebook

Yeni özellik ilk olarak ABD ve Kanada’daki şirketler için devreye girmiş durumda ancak kısa süre sonra tüm dünyaya açılacak.

Bu özellikle yayınlanmış bir iş ilanına başvurmak da, sadece bir tuşa basarak gerçekleşiyor. Facebook, başvuru formundaki tüm detayları, kullanıcının kişisel bilgilerinden alara otomatik dolduruyor. Kullanıcılar dilerlerse değiştirmek istedikleri detaylara müdahale edebiliyorlar.

Facebook’un bu yeni hamlesi, giderek güç kazanan ve özellikle iş dünyasına yeni atılan genç yetişkinleri kendine çeken LinkedIn’e karşı bir adım olarak kabul ediliyor.

Kağıda dayalı iş kültürüne elveda

E-dönüşüm alanındaki yenilikçi teknolojiler iş hayatını kolaylaştırma yönünde gelişiyor. Bireylere ve kurumlara yenilikçi hizmetler sunan E-GÜVEN, geliştirdiği çözümleriyle hayatın her alanına dokunarak fayda sağlamaya devam ediyor. İş süreçlerini daha verimli kılan Signtific, elektronik ve mobil imza ile imzalama özelliğiyle kurumların mevcut sistemlerine hızlı ve kolay şekilde entegre edilebiliyor. Günler süren imzalama süreçlerini dakikalar mertebesine indiren Signtific, modüler yapısıyla ön plana çıkıyor. Kurumlar, zaman içerisinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarına özel olarak seçtikleri Signtific modülleriyle ek bir yatırıma gerek kalmadan mevcut çözümlerine yeni özellikler katabiliyor.

Kurumlar tasarruf için e-imzaya yöneldi

Ölçek bağımsız tüm işletmelere hitap eden ve ihtiyaca uygun özelleştirilme avantajıyla dikkat çeken Signtific, banka ödeme talimatları gibi muhasebe ve finans süreçlerinde, insan kaynaklarında, bayi iletişiminde, sipariş süreçlerinde, Doküman Yönetim Sistemi ve ERP uygulamaları üzerinden e-imza onaylarında ve toplu imzalamalarda tercih ediliyor. Çözüm, web uygulamalarına da kolayca entegre edilebiliyor. Signtific, Türkiye’de kullanılan elektronik imza uyumlu bütün akıllı kartları otomatik tanıyıp çalışabilmesinin yanı sıra mobil imzayı da destekliyor. Sadece tarih ve saat bilgisine ihtiyaç duyulan projelere de yasal olarak geçerli olan zaman damgası entegre edilebilmesine olanak sağlayan ürün, Türkiye ile birlikte Kıbrıs regülasyonlarına da uygun bir çözüm olmasıyla öne çıkıyor.

Yahoo’nun fiyatı yine düştü

0

Verizon’a satış işlemleri devam eden Yahoo’nun fiyatı, yeniden düştü. Yaşadığı önemli dijital saldırılar sırasında gerekli önlemleri almayan ve önemi açıklar oluşturan Yahoo’ya Verizon tarafından teklif edilen 4,83 milyar dolarlık satın alma fiyatında 230 milyon dolarlık düzenleme yapıldı.

Yahoo hata yaptıkça fiyatı düşüyor

Buna göre, Verizon Yahoo’ya 4,6 milyar dolar ödeyecek. Verizon, bu fiyat düzenlemesi hakkında henüz bir açıklama yapmadı ancak firmanın 1 milyar dolarlık bir indirimin peşinde olduğu da dile getiriliyor. Yahoo tarafı ise 230 milyon dolarlık indirimi kabul etmiş durumda. 

2016’nın sonuna doğru ortaya çıkan dijital saldırı detaylarına göre, Yahoo’nun sunucularına giren hacker’ların 1 milyar kullanıcının verilerini çaldığı anlaşılmıştı. Bunun üzerine Verizon, marka değeri ve güvenilirliği hasar alan Yahoo’ya yaptığı teklifi revize edeceğini açıklamıştı.

PayPal TIO Networks’ü 233 milyon dolara alacak

0

Ödeme sistemleri konusunda dünyanın pek çok farklı bölgesinde yoğun olarak kullanılan PayPal, yeni bir satın almanın eşiğinde. Kanada gibi bölgelerde etkin bir şekilde faaliyetlerini sürdüren TIO Networks için girişimde bulunan PayPal, 233 milyon dolar ile bu satın almayı tamamlamak istiyor. Yapılan açıklamalarda satın alma noktasında iki markanın anlaşma sağladığı belirtilirken, firmalar tarafından yapılacak son işlemler ile birlikte TIO, PayPal bünyesine geçmiş olacak.

TIO Networks Satın Alması Paypal İçin Ne İfade Ediyor?

Paypal, yeni satın alma ile birlikte daha fazla pazara ve kullanıcıya ulaşma imkanı elde edecek. Kuzey Amerika’nın en büyük fatura ödeme şirketlerinden biri olan TIO tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2016 yılında TIO üzerinden 60 milyon adet fatura ödemesi yapılmış durumda. Bu işlemler ile birlikte iş hacmi ise 7 milyar doları geçti. Üstelik 900 kiosku ve 65 bin perakende noktasına sahip olan marka, online olarak hizmetlere erişemeyen kişilere de offline olarak hizmet veriyor.

PayPal CEO’su ve Başkanı Dan Schulman satın alma için yaptığı değerlendirmelerde, müşteri kapasitesinin artarak PayPal’ın pazarda çok daha etkin bir şekilde yer alabileceğini söyledi. Bu satın alma PayPal’ın fatura ödeme gibi alanlarda da yer almasında büyük bir avantaj sağlayacak.

MealPal 15 milyon dolarlık yatırım ile Londra’da açıldı                           

0

Üyelerine, en yakındaki restoranlarda öğle yemeği seçeneklerini sunan MealPal, 15 milyon dolarlık yatırım sonrasında Londra’da açıldı.

Çarşamba günü duyurulan A finansman turunda Comcast Ventures liderliğinde, Bessemer Venture Partners, Haystack Partners ve NextView Ventures da katkıda bulunarak markanın 15 milyon dolarlık bir finansman alması sağlandı.

MealPal Ocak’ta Kurulmuştu

Ocak 2016’da Miami’de kurulan MealPal; Boston, New York, Washington DC, Chicago, Philadelphia ve San Francisco’ya taşınarak geniş bir alanda hizmet vermeye başladı. Ancak Londra, MealPal’in ABD dışına doğru genişlediği ilk şehir ve önemli bir merkez olması sebebiyle çok daha dikkat çekti. Londra’ya giriş yapan marka, bölgedeki Deliveroo, EatFirst ve Uber Eats markalarla rekabete girecek. MealPal diğer markalara göre sadece kullanıcıların her lokantadan bir tabak almasına izin veriyor. Yapılan açıklamalarda öğle yemeklerinin MealPal ile karşılanması halinde kullanıcı başına yıllık 620 Euro tasarruf edilebileceği belirtiliyor. MealPal’e kaydolduktan sonra üyeler, MealPal’in uygulaması veya web sitesi aracılığıyla kendi evlerinin veya ofislerinin yakınındaki restoranlardan öğle yemeği siparişi verebiliyor.

Geleceğin iş sektörüne yönelik MealPal ve benzeri girişimlerin etkin bir şekilde yer alacağı tahmin edilirken, firmaların şimdiden güçlenmesi ve yatırımlar ile daha fazla alanda yer alması da dikkat çekici bir ayrıntı.

2.457 şirketle ABD oyun endüstrisi büyüyor

0

Entertainment Software Association’ın yeni bir raporuna göre, ABD video oyunları endüstrisi, doğrudan ve dolaylı olarak 220 bin işi destekliyor. Oldukça geniş ölçekli sektörde 2015 verilerine göre 30.4 milyar dolar gelir yaratan 2.457 şirket aktif bir rol oynuyor.

Oyun endüstrisi, 2015 yılında istihdamını yıllık yüzde 2,9 oranında arttırdı. Diğer bir deyişle Amerikan iş piyasasının iki katına çıkardı ve sektör çok daha büyüdü. Sektördeki çalışanların yılda ortalama kazancı ise 97 bin dolar olarak belirlendi. Bu açıdan sektör, iki kata varan bir artış yaşamış durumda.

Sektörün Geleceği Parlak Görünüyor

Raporda verilerin yanı sıra sektörün geleceğine yönelik değerlendirmeler de yapılırken, özellikle eğlence endüstrisindeki beklentilerin karşılanması ile birlikte bu alanda rakamların giderek arttığı ifade edildi. Aynı zamanda yüksek ücret alan, yaratıcı kariyer planlayan kişilerin topluluklar oluşturmaya başladığı belirtilen raporda,  mevcut rakamların artması sektöre olan ilginin daha da artmasını sağlıyor.

Araştırma özellikle ABD’de büyük bir ilgi görürken, sadece video oyunları ile elde edilen bu istatistik, mobil oyun gibi farklı oyun platformları da göz önünde bulundurulduğunda çok daha etkileyici bir hale geliyor.  

Top Hat dijital kitap platformu girişimine 22.5 milyon dolar aldı

0

Bulut tabanlı öğretim platformu Top Hat, Union Investor Venture’tan C serisi finansman turunda 22.5 milyon dolar tutarında finansman sağladı. Union’un yanı sıra Emergence Capital, Gürcistan İş Ortakları, iNovia Capital, Golden Venture Partners, Version One Ventures ve SoftTech gibi pek çok marka da seriye katıldı.

Top Hat Girişimi Önemseniyor

Toronto’da 2009 yılında kurulan Top Hat, eğitimcilerin akademik içeriği oluşturmasını ve dağıtmasını sağladığı gibi öğrencilere yönelik interaktif bir yazılım da sunuyor. Ayrıca, öğretim elemanının öğrencilerin katılımını sağlamasına, not almasını veya öğrenciler arasında anket yapmasına dahi izin veriyor. Bu açıdan sadece ders kitaplarının dijital platformuna yönlendirilmesi noktasında değil, işleyiş sırasında da canlı etkinlikleri ile dikkat çekiyor.

Daha önce yaklaşık 20 milyon dolarlık kaynak sağlayan marka, 22.5 milyon dolarlık yeni yatırım ile birlikte bu alanda çalışmalarını da hızlandıracak. Akademik içeriğin yaratılması ve dağıtımı için yeni çözümlerin geliştirileceğini duyuran Top Hat, aldığı yatırımların büyük bir bölümünü bu alanda kullanacak.

Markanın kurucu ortağı ve CEO’su Mike Silagadze yaptığı açıklama ile güncel durum hakkında bilgi verirken, şu anda ders kitap yayıncılığının çöktüğünü söyleyen Silagadze, benzer sistemlerin daha çok ön plana çıkacağını ifade etti. Amaçlarının eğitimi eğlenceli ve etkili kılmak olduğunu vurgulayan Silagadze, kendilerine inanan bir grup bularak yatırım almaktan mutlu olduklarını söyledi.

2016’da Top Hat, Denver ve Toronto gibi merkezler ile 200’e yakın çalışana ulaştı ve platformun şu anda Kuzey Amerika’daki bin okulun dörtte üçüne eriştiği iddia ediliyor.

Orreco sporculara yönelik makine öğrenimine 2 milyon Euro yatırdı

0

Orreco, İrlanda’nın Galway kentindeki özel bir projeye yönelik yatırım yapma kararı aldı. Yatırım ile birlikte makine öğrenime bağlı özel sistemler ile atletik performansı arttırılacak. Makine öğrenimi ve performans istatistiklerini kullanan yeni bir başlangıç yapan marka, bugün yaptığı resmi açıklama ile 2 milyon dolarlık yeni finansmanı duyurdu.

Orreco’nun kurucusu ve CEO’su Dr. Brian Moore tarafından yapılan açıklamalarda geliştirilen sistemin nasıl çalışacağı ve performansın arttırılması noktasında nasıl destek vereceği belirtilirken, en önemli avantaj bulut sistemlerinin kullanılması oldu. Sporcuların ya da sporcu ekiplerinin kapsamlı bir şekilde analiz edileceği yeni yazılımlarda kan ve performans testleri ile veriler analiz edilecek. Özel yapay zeka sisteminin bulunduğu uygulama, performansın daha iyi hale getirilmesi adına da gerekli öngörüler sunacak. Bu kapsamda sporcuların yemek yeme, uyku ve tıbbi tedavi planlarının kişilere özgü şekilde geliştirilmesinde yardımcı olacak. Ayrıca seyahat programları ve maç istatistikleri dahi sistem kapsamında analiz ediliyor.Orreco ekibi analiz yapılması için toplanan verileri sisteme gönderirken, tüm bu veriler ışığında sporcuların beslenme gereksinimlerinden ve uyku gereksinimlerine kadar pek çok konuda bilgi alınarak, sporcuların planlaması yapılabilir.

Sporculara Özel Yatırımlar Yapıldı

Yatırımlar yapılmadan uygulama test edilirken, Mark Cuban, Denver Nuggets’lı NBA oyuncusu Wilson Chandler ve profesyonel golfçüler Henrik Stenson ve Patrick Reed’in de aralarında bulunduğu 2 bin sporcu bu sisteme dahil edildi. Sonuçların başarılı olması markanın da bu alanda yatırımlarının arttırarak daha güçlü bir şekilde piyasaya girmesini sağladı.

2010 yılında kurulan Orreco’nun şu anda 15 tam zamanlı çalışanı ve 10 sözleşmeli araştırma bilim adamı bulunmaktadır.

Digital Planet ile e-dönüşümü konuştuk


E-fatura ve e-dönüşüm alanında öncü isimlerden olan Digital Planet’in CEO’su Şerif Beykoz ile e-fatura konusunu konuştuk ve Digital Planet’i biraz daha yakından tanıma fırsatı bulduk. İşte sohbetimizin tam metni:

Digital Planet ve e-fatura

“Digital Planet, e-fatura kavramını Türkiye’ye tanıtan şirketlerden biri. Belki de ilki. E-fatura alt yapısı henüz yokken, bunu Türk Telekom ile birlikte başlatan, yıllarca sürdüren, Türk Telekom kullanıcılarıı e-faturanın nimetlerinden yararlandıran bir şirket. E-faturanın kanunlaşması aşamasında da mevzuata büyük katkıları olan bir şirketiz. Kısaca e-fatura işini Türkiye’de yaratan şirketlerden biriyiz. Zaten altmışa yakın özel entegratör arasında lisans alan ikinci şirketiz.

E-fatura biliyorsunuz, normal faturanın elektronik hali ve bir faturanın tüm kanuni özelliklerini taşıyor. Bu faturalar, çok gizli bilgiler içeriyor ve entegratörler tarafından saklanıyor. Bu faturaların, müşterilerimizin özel, mahrem bilgilerinin olduğunun bilinciyle, büyük dikkatle 10 yıl boyunca saklıyoruz ve gerektiğinde, kanuni mercilere çıkarıp gösteriyoruz.

Digital Planet’in yaptığı işlerden biri e-dönüşüm. Altında üç temel iş var. Bir, e-fatura… İki, e-arşiv faturası… Üç, e-defter. Bununla beraber yeni yeni e kavramlar da geliyor. Mesela, e-ihracat faturaları, yolcu beraber faturalar geliyor, e-irsaliye geliyor. e-nizan gelecek. Daha gelmedi. Yani Türkiye’nin e-dönüşüm yolculuğunda biz de bu sürecin önemli oyunculardan biriyiz.

E-arşiv fatura alanında Türkiye birincisi

Biz şu anda e-arşiv faturası göndermede Türkiye’nin birincisiyiz. Aşağı yukarı ayda 60-70 milyon e-fatura gönderiyoruz ve açık ara öndeyiz. Ben şöyle diyorum, birinci biziz, 2,3,4,5 boş. Sonra diğerleri geliyor. Türkiye’nin bütün büyük şirketleri e-faturalarını bizden gönderiyor. Türk Telekom, Vodafone, Digiturk, bankalar… Şirket sayısı olarak da ilk beşteyiz. Bu sene e-fatura mükellefi olan şirketler arasında aşağı yukarı %20 payımız oldu. Bu önemli bir rakam. Şu anda GİB’in verdiği rakamlara göre, e-fatura mükellefi şirketlerin sayısı 63 bin. E-fatura mükellefi ne demek? Bir önceki mali yılda 10 milyon TL’lik ciroya ulaşan herkesin e-fatura göndermesi gerekiyor. 

E-fatura ile e-arşiv fatura arasındaki fark da şu. E-fatura mükellefleri birbirine e-fatura gönderiyor. E-fatura mükellefi şirketlerin, e-fatura sistemi kullanmayan şirket ve kişilere gönderdikleri ise e-arşiv faturası.

İkinci iş hattımız, doküman yönetimi. Mesela bir dekont, kişiye özeldir. bu sabit de olabilir, her ay değişebilir de. Altına reklam alınır, uyarılar konur. Bu çok kullanılmıyor ancak yapma imkanımız var. 

Daha sonra, tüm bu dokümanların saklanması işi var. Uniform dataya sahip dokümanların saklanmasında %98 oranında veri sıkıştırması yapabiliyoruz. Tüm bu teknolojileri bir araya getirerek, örneğin Vodafone’un tüm bu işlerini tek kalemde yapabiliyoruz. Dokümanı üretip e-faturasını çekiyoruz ve sıkıştırıp saklıyoruz. Türk Telekom’da da aynı işlemi yapıyoruz. Bu tür büyük şirketlerle çalışmak bizi ayrıcalıklı konuma koyuyor. Şu anda sakladığımızı 4,5-5 milyar fatura var. Şirketler bunları istediği anda çekip okuyabiliyor.

Cutu

Yeni ürünlerimiz de var. Cutu isminde yeni bir ürün geliştirdik. Cutu kısaca şunu yapıyor. Sürekli olarak gelen veriyi alıp ayırıyor, uygun algoritma ile sıkıştırıyor ve saklıyor. Tüm bu işlemi, hiç el değmeden, veri daha akarken yapıyor. Sistem gelen veriyi tanılıyor, verinin formatına göre uygun algoritmayı kullanıyor ve sıkıştırma işlemini sonlandırıyor.

Ayrıca bu sistem, dokuman yönetim sistemleri ile entgre çalışıyor.

Bu veriler fiziksel sunucularda saklanıyor, sunucular istenirse buluta da entegre edilebilir.  1 Terrabayte veriyi 100 MB boyutuna indirip saklayabiliyoruz. Bizi kullanan şirketler, sürekli disk alıp stoklamak yerine verilerini sunucularımızda sağlıklı şekilde saklamış oluyor. Operasyon el değmedne yapıldığı için operasyonel maliyetleri düşüyor. Güvenlik avantajı elde ediyor. haziran gibi bu ürünü pazara sunacağız.

Pay All isimli başka bir ürünümüz var. Cep telefonu üzerinden ödeme yapmayı sağlıyor. Uygulamaya giren kullanıcı, ödeme tuşuna basınca, daha önceden tanımlanmış kredi kartından, işletmenin hesabına ödeme gönderiliyor. Akıllı telefonu olmayan kimse yok. O zaman telefondan ödem, herhangi bir üçüncü cihazla ödemeden daha pratik olacak. O nedenle, yaptığımız her işi mobili düşünerek yapıyoruz.

Bir diğer ürünümüz, faktoring sektörüne hizmet ediyor. Parantez isimli ürünle, Faktoring firmaları ve e-Fatura sistemini kullanan şirketleri aynı platformda buluşturuyoruz. Böylece şirketler, e-faturaları için sistemdeki faktoring firmalarından kolaylıkla “Fatura Temlik” talebinde bulunabiliyor. Sistemdeki faktoring firmaları ise Digital Planet müşterilerinin Fatura Temlik taleplerini karşılıyor.

80 kişilik ekip ve ihracat hedefleri

Şirketimizde 80 kişi çalışıyor. Aşağı yukarı 20 kişi yazılım ekibimiz var. 20-22 de analiz ve test sürecinde yer alıyor. 10 kişilik de call center ekibimiz var. Diğerleri ise satış pazarlamada… YTÜ Teknopark’ın içindeyiz.

Bir de İngiltere’de bir şirketimiz var, o da bizim ihracat hedefimizin parçası. Henüz işin başındayız. İhracat hedefimize nasıl ulaşacağız? Ne sattığınıza bağlı olarak ihracat stratejileriniz değişim gösterir. e-dönüşüm ürünleri ve dokuman yönetimi ürünlerini satmak için stratejiler geliştirdik. Bunları yurt dışında uygulayacağız. Hedefimizde, 2017 yılında yurt dışında birkaç müşteriye kendi ürünlerimizi satabilmek var.

İngiltere’de teknoloji şirketlerine öyle destekler veriyor ki, ülke, Facebook’un Avrupa Müdürü’nü transfer edip teknoloji şirketlerinin yerleştiği teknoloji parkının başına getirmiş durumda.”

İyi sürücüleri ödüllendiren mobil uygulama: Kaskopilot

0

Groupama, güvenli ve kurallara uygun sürüşü teşvik etmek amacıyla kasko müşterileri için ‘Kaskopilot’ adında yeni bir mobil uygulamayı hayata geçirdi.

Uygulama, iyi sürücülerin, daha uygun şartlarda kasko sigortası yapabilmesini sağlıyor.

GPS üzerinden gidilen mesafe, ortalama hız ve seyahat haritası gibi bilgileri görüntüleyip sigortalıya raporlayan uygulama, detaylı bir analiz çıkarıyor. Ani fren, ani hızlanma, viraj hızı, sürüş hızı ve yol tahmini faktörlerini göz önünde bulundurarak sürücüye ait profil skoru oluşturan Kaskopilot uygulaması, 100 puan üzerinden skora göre de puanlama yapıyor. 3 aylık periyotlardaki sürüşleri baz alarak 75 ve üzeri skorları ödüllendiriyor. Groupama’dan Kasko poliçesi olan, poliçe vadesi bitiş tarihine 1 ay kalmış ya da poliçe başlangıç tarihinden en fazla 1 ay geçmiş olmak şartıyla, Kaskopilot kullanan iyi sürücüler 1 yıl içerisinde Kasko poliçe tutarlarının toplam %25’ine kadar e-para kazanabiliyor ve Groupama sanal kartlarına topladıkları e-paraları internet üzerinden yaptıkları tüm alışverişlerde anında kullanabiliyorlar.

Uygulama sayesinde, her bir sürüşün ardından sürücü hangi noktada aşırı hızlandığı, nerde ani fren yaptığı vs. gibi verileri harita üzerinde görebiliyor. Güvenli ve iyi bir sürüş için gerekli ipuçlarını öğrenen ve sürüş skoru üzerinden geri bildirim alarak sürüş yeteneklerini geliştirebilme şansı elde eden sürücüler, iyi sürüş performansları karşılığında ödüllendiriliyorlar.

Kasko müşterileri için Sanal Sürüş Koçu

Kaskopilot’un Türkiye’de sürücünün hareketlerine göre puanlama yapıp ödül veren ilk sürüş uygulaması olduğunun altını çizen Groupama Genel Müdürü Ramazan Ülger uygulama ile sigortalının iki kere kazandığını belirterek; “Kasko müşterilerimiz kendi sürüş performanslarını değerlendirmek ve geliştirebilmek için Kaskopilot’u Sanal Sürüş Koçu gibi kullanabilir, sonucunda da ödül kazanabilirler. Uygulamayı şu ana kadar binlerce müşterimiz kullandı. Görüyoruz ki müşterilerimiz bu ödülü kazanmak için son derece hevesli ve kararlılar; bu sayede çok daha iyi ve güvenli sürme eğilimindeler. İyi sürücüleri ödüllendiren bu uygulama Türk sigorta sektöründe bir ilk olma özelliğini taşıyor; bu da Groupama’nın sektördeki yenilikçiliğini ve farkını göz önüne seriyor.” dedi.

Groupama’nın Kaskopilot uygulaması servis avantajlarını da ücretsiz olarak sunuyor. Sigortalı, uygulama sayesinde hasar ihbarı yapabiliyor, tek tuşla çekici, ambulans gibi asistans hizmetlerinden de faydalanabiliyor. Aynı zamanda en yakın Groupama anlaşmalı servis ve acente bilgilerine de uygulama üzerinden anında ulaşabiliyor.

Groupama Kasko poliçesi olan müşteriler Kaskopilot mobil uygulamasını App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak yükleyebiliyorlar.

Jaguar ve Shell’den araç içi ödeme uygulaması

Hintli Tata grubu tarafından satın alınan İngiliz otomobil üreticisi Jaguar Land Rover, Shell ile geliştirdiği yeni uygulaması sayesinde, araç içinden çıkmadan yakıt ücretini ödemeyi mümkün kılacak.

iOS için geliştirilen ve aracın bilgi sistemleri ile uyumlu olan yeni uygulama, Shell istasyonlarında yakıt alırken kullanılabilecek.

Aracın konforlu ortamından çıkmadan ödeme yapmak

Buna göre Jaguar Land Rover araç sahipleri, yakıt alırken iPhone araca bağlı ise ve uygulama açıksa, aracın konsolundaki ekran üzerinden ne kadar yakıt aldığını görebilecek ve yakıt alma işlemi bittiğinde, yine konsoldaki ekran üzerinden PayPal veya Apple Pay seçeneği ile ödemeyi yapabilecek. Ödeme yapıldığında, istasyon da aracın ödemeyi yaptığını görebilecek. 

Bu şekilde yakıt alma sürecisini çok pratik hale getiren Jaguar Land Rover ve Shell’in birlikteliğinin, başka markalara da örnek olması ve bu uygulamanın örneklerinin hızla çoğalması bekleniyor.

Outlook.com için abonelik dönemi başlıyor

0

Microsoft’un popüler web tabanlı e-posta servisi Outlook.com, profesyonel kullanım için ABD’de ücretli aboneliğe açıldı.

Yıllık 50 dolar ücreti olacak serviste reklam gösterilmeyecek ve kullanıcılara outlook.com dışında kendi alan adları üzerinden e-mail hizmeti alma imkanı sunulacak.

Kendi adınızla e-mail servisi

Hizmet sadece kurumları ve profesyonel kullanımı değil, ev kullanıcılarını da hedefliyor. Outlook veya hotmail gibi jenerik bir email adresi yerine kendi isimlerine/soyadlarına göre e-mail adresi almak isteyenler de Microsoft’un hedef kitlesi arasında yer alıyor.

Microsoft, gerekli alan adlarının alınıp kiralanması gibi işlemleri de basitleştirerek, bu işlemleri kullanıcılar için otomatik olarak gerçekleştirecek. 

Nesnelerin interneti ile ev güvenliği nasıl sağlanacak?

Buzdolaplarından saatlere, giyim eşyalarından otomobillere ve ampullere kadar nesnelerin interneti ile farklı bir deneyim sunulacak. İnternete bağlı ürünlerin sayısı kısa sürede çok yüksek bir rakama ulaşacağından dolayı tüm bu yüksek kapasitenin kontrol edilmesi ve özellikle ev güvenliğinin sağlanabilmesi adına da farklı soru işaretleri bulunuyor. Tahminlere göre 2020’ye gelindiğinde yaklaşık 20 milyar nesne, internete sahip olacak ve kullanıma sunulacak. Bu durum özellikle 2016’nın son çeyreği itibari ile ev güvenlik endüstrisinin de değişmesini sağladı.

Ev Güvenliği Nasıl Sağlanacak?

Bir evdeki etkinliği izlemek için farklı seçenekler olduğundan dolayı bu konuda güvenliğin de es geçilmemesi bir zorunluluk durumda. Bu konuda ise farklı girişimler şu an için ön plana çıkıyor. Bu noktada ise;

  • 180 derece döndürülebilen ve mobil cihaz üzerinden takip edilebilecek bir sistem sunan iSensor HD.
  • Ev ortamını izlemek için termostatları ve duman alarmı gibi güvenlik sistemlerini bir araya getirerek özel bir çözüm sunan Nest.
  • Evdeki olası hırsızlıklara karşı ses dinleyerek kişilerin evde bulunmadığı durumlarda güvenlik sağlayacak Point.

Tüm bu yenilikler, ev güvenliğinin sağlanabilmesi adına nesnelerin interneti ile birlikte kullanıcılara sunulacak önemli gelişmeler arasında. Eskiden basit kameralar ve bazı sistemler ile ev içerisinde güvenlik sağlayan firmalar da nesnelerin interneti ile birlikte değişim içerisine girdi. Hizmet yelpazesine nesnelerin interneti desteğini ekleyen firmalar, bu bakımdan farklı çözümleri sunarak evleri daha güvenli hale getirecek. Üstelik son dönemlerde bütünleşik uygulamalar ortaya çıkarak bu konuda farklılık da yaratıyor.

Priceline Group, Momondo’yu 550 milyon dolara aldı

0

Avrupa’da özellikle seyahat ve yolculuk alanında etkin bir yıl geçirilirken, yeni bir satın alma haberi daha geldi. Priceline Group tarafından yapılan açıklamalarda Momondo’nun 550 milyon dolar karşılığında satın alındığı duyuruldu.

Otel arama ve uçuş biletinin satın alınması noktasında en etkin markalardan birisi olarak kabul edilen Momondo, bugüne kadar sektörün en güçlü markalarından birisi olarak görülüyordu. Bu bakımdan Priceline Group tarafından böyle bir satın almanı gerçekleştirilmesi, firmanın bu alandaki faaliyetlerini daha da arttıracak. Faaliyetlerini Danimarka ve Birleşik Krallık ağırlıklı olarak sürdüren markanın satın alınması, ayrıca bu bölgelerdeki Priceline Group ağırlığını da arttıracak.

Yeni Satın Alma Priceline Group’a Ne Katacak?

Priceline Group, çoğu kişi tarafından bilinmese de otel ve seyahat alanının en önemli firmalarından bir tanesi. Dünya genelinde en çok kullanılan Booking.com gibi dev markaları yaratmayı başaran Priceline Group, araç kiralama gibi farklı sektörlerde de etkin durumda. Satın alma ayrıca markanın başarısız olduğu bölgelerde de etkin hale gelmesini sağlayacak. Bu bakımdan satın alma Priceline Group gücüyle birlikte birleştirildiğinde daha iyi ve yüksek değerli bir marka yaratabilir.

Bugüne kadar özellikle fonlama noktasında dikkat çeken Momondo, bundan sonraki süreç içerisinde de benzer bir yönetim ile sürdürülürse, çok daha başarılı bir hale gelebilir.

Dedrone için 15 milyon dolar yatırım alındı

0

Dedrone olarak adlandırılan yeni girişim Türkiye’de de ilgi çekerken, yeni girişim için 15 milyon dolarlık bir yatırım geldiği duyuruldu.

Son dönemlerin en heyecan verici cihazları arasında görülen drone için pek çok resmi mevzuat da var. Bu konuda çeşitli tehlikelerin ortaya çıkması, bu sektörün kontrol altına alınmasını zorunlu hale getirirken, Dedrone böylesine bir durumda oldukça dikkat çekti. Drone savar olarak oldukça dikkat çeken bu yeni girişimde, kayıtsız ya da yasak bir şekilde kullanılan droneler için avlama işlemi yapılacak. Drone avcısı olarak tanımlanan Dedrone, bu bakımdan sektörde büyük bir eksiği de giderek. Özellikle terör gibi farklı ve kötü faaliyetler için kullanılacak dronelerde devreye girecek Dedrone aldığı yatırım ile birlikte bu konuda hızlanarak, daha kısa süre içerisinde piyasaya giriş yapabilecek.

Dedrone Çalışma Prensibi Nasıl?

Pek çok şehirde kullanılması yasaklanan ve Türkiye’de dahi kısıtlamalar ile kullanılması mümkün olan drone için yeni teknoloji gelişmiş özellikleri ile dikkat çekiyor. Tüm droneleri tanıma özelliği bulunan yeni cihaz, sensörler sayesinde belirlenen bölgeyi sürekli kontrol atlında tutuyor. Yaklaşık 1 kilometrelik bir menzili bulunan sistemde, amaç dronelerin sinyallerinin kesilerek düşürülmesi. Bu bakımdan belirlenen bölgede drone uçması imkansız hale geliyor.

Farklı etkinliklerde test edilen ve başarılı sonuçlar veren Dedrone için önümüzdeki dönemler oldukça parlak geçecek. Kaçakçılık, saldırı gibi yasadışı olaylara karşı hükümetler tarafından da kullanılabilecek olan bu sistem, pek çok olayın önlenmesinde de etkili olacak. Alınan son yatırımlar ile birlikte firma 27,9 milyon dolarlık bir gelir sağlarken, bu durum kuşkusuz projenin hızlı bir şekilde ilerlemesinde etkin bir güç olacak.

Brexit, girişimleri AB ülkelerine itiyor

0

İngiltere’nin gündeminde yer alan brexit, iş sektöründe de ciddi bir tedirginlik yaratmış durumda. Konuyla ilgili yapılan güncel araştırmalar, tedirginliğin net bir şekilde görülmesini sağlarken en önemli araştırmalardan bir tanesi Silicon Valley Bank tarafından yapıldı.

Firma tarafından yapılan araştırmalarda, brexit nedeniyle durumun çok parlak olmadığı ifade edilirken, ülkedeki her 5 girişimciden 1’i ülkeden çıkarak diğer AB ülkelerine taşınma planları yapıyor. Bu girişimlerin yüksek olduğu bir ülke için oldukça yüksek bir rakam ve henüz kesin karar verilmeden bu kadar yüksek bir orana ulaşılmış durumda. Özellikle mevcut planların uygulanması halinde bu oranın daha da artabilmesi söz konusu.

5 Girişimden 1 Tanesi Brexit Nedeniyle Gidecek

Paylaşılan rapor, kısa süre içerisinde iş dünyasında dikkat çekerken, raporda dikkat çeken noktalar şöyle oldu;

  • İngiltere’den taşınmayı planlayan kişiler için hedef ülkeler Almanya ve Fransa olarak ön plana çıkıyor.
  • Girişimlerin yüzde 20’si ülke dışına çıkmayı ciddi ciddi düşünüyor.
  • Girişimlerin yüzde 11’lik bölümü brexit için daha somut adımların atılmasını bekliyor.
  • Ülke dışına çıkılmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesi çalışanların büyük bir bölümünün İngiltere dışından olması
  • Sermaye bulma ve iş kurma konusunda ülkedeki şartların daha da zorlayıcı olması girişimleri engelliyor

Mevcut durum ülke ekonomisi adına ciddi bir risk taşıyor. Daha önceki açıklamalar ve raporlar da göz önüne alındığında brexit ile birlikte ülkeden çıkış yapacak girişimler olacak. Raporlarda dikkat çeken bir diğer nokta ise AB kararı nedeniyle ülke dışına çıkılacak olsa tercihler yine başka bir AB ülkesi için olacak.

Amazon’dan Yeni Servis: Chime

0

Amazon Web Services (AWS) iş dünyasına yönelik farklı girişimler yaparken, yeni bir gelişme daha duyuruldu. Yapılan resmi açıklamalara göre yeni uygulamanın iş dünyasında fark yaratacağı ve kolaylık sağlayacağı belirtilirken, yeni servisin adı Amazon Chime olarak belirtildi.

Amazon Rekabete Dahil Oldu!

Yeni uygulama için yapılan açıklamalarda Amazon’un sektördeki Google Hangouts ve Skype for Business gibi uygulamalara rakip olacağı belirtilirken, bu yeni girişim ile birlikte sektördeki dengelerin nasıl değişeceği ve Amazon Chime uygulamasının piyasadan ne kadarlık bir pay almayı başaracağı merak ediliyor.

Bulut Tabanlı Sistem

İş dünyasına yönelik sunulan bu yeni sistemde, bulut tabanlı bir yazılımın kullanılması dikkat çekiyor. Üstelik yazılım aşamasında farklı detayların düşünüldüğü Amazon Chime, farklı platformları destekliyor. Böylece hem masaüstü hem de cep telefonları üzerinden Amazon Chime kullanılması mümkün olacak. İş dünyasının yeni iletişim platformu olarak tanıtılan Amazon’un yeni servisi, kuşkusuz ücretli değil ve aylık 2,50 Dolardan başlayan ödemeler ile üyelik alabilmek mümkün. Ücretsiz kullanımda ise çok kısıtlı imkanlar sunulduğundan dolayı ihtiyaçların tam olarak karşılanması pek mümkün değil.

Online toplantı uygulamaları piyasada oldukça ilgi görürken, Amazon yeni uygulaması ile birlikte Amazon’un asıl hedefi bu sektör.

Toshiba’nın CEO’su istifa etti

0

Japon elektronik devi Toshiba’nın CEO’su Shigenori Shiga şirketin 3,4 milyar dolar zarar açıklamasından saatler sonra istifa ettiğini duyurdu.

Şirketin ayrıca ABD’deki, nükleer reaktörlerden 6.3 milyar dolar daha zarar ettiğinin ortaya çıkması, Shigenori Shiga’nın istifasını hızlandırdı.

Hisse senetleri dibe gidiyor

Bu ağır zararlardan sonra ekonomik analistler, şirketin geleceğinin riske girdiğinin de altını çiziyor. Shigenori Shiga ise, “bu ağır kayıpların yönetim sorumluluğunu üstlenmek” adına istifa ettiğinin de altını çizdi. Açıklanan zarardan sonra şirketin hisse senetleri %9 değer kaybederken, Aralık ayından bu yana borsadaki değer kaybı %50’yi buldu. Yani şirketin değeri sadece bir buçuk ayda yarıya indi.

Toshiba’nın bu ağır kayıplardan sonra, yeni CEO ile özellikle nükleer sektörden çıkması bekleniyor.

Volkswagen, Mobileye ile işbirliği açıkladı

Alman otomotiv devi Volkswagen, akıllı otomobiller için sensör sistemleri üreten Mobileye ile işbirliği yapacağını duyurdu. Volkswagen’in açıklamasına göre şirketin otomobilleri 2018’den itibaren Mobileye sensörleri ile fabrikadan çıkacak.

Mobileye’ın kamera tabanlı navigasyon ve harita servislerini kullanacak olan Volkswagen böylece çarpışma uyarıları, akıllı sürüş teknolojileri gibi konularda daha avantajlı otomobiller üretebilecek. 

Volkswagen de artık Mobileye kullanacak

Mobileye ürünleri, aralarında Audi, BMW, General Motors,Ford ve Tesla’nın da olduğu bir düzine otomobil üreticisi tarafından kullanılıyor.

Mobileye sayesinde Volkswagen otomobillerinde Road Experience Management (REM) adı verilen yeni bir akıllı sürüş teknolojisini kullanıma alacak. REM sayesinde otomobil ön tarafında bulunan kameradan gelen verilerle, çevresindeki alanın anlık olarak yüksek çözünürlüklü haritasını çıkaracak. Böylece daha emniyetli bir sürüş için gerekli verileri elde etmiş olacak.