Microsoft geleneksel donanım buluşmasını sonlandırıyor mu?

Microsoft’un her yıl son bahar aylarında düzenlediği geleneksel donanım zirvesi, bu yıl yapılmayacak gibi görünüyor. Her yıl New York’ta düzenlenen ve yazılım devinin aynı zamanda ürettiği donanımları tanıttığı bu zirve yeni Surface tabletlerinin ve diğer Microsoft donanımlarının tanıtımına sahne oluyordu.

Ancak Microsoft bu yıl geleneksel donanım zirvesini gerçekleştirmek yerine, medyaya gönderdiği davetiyelerde 3 Ekim günü, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik konusunda bir zirve düzenleyeceğini duyurdu. 

Bu toplantıda Microsoft’un şu anda geliştiricilere 3000 dolar fiyatla satılan artırılmış gerçeklik gözlüğü Hololens hakkında önemli bir gelişmeyi duyuracağı beklentisi oluştu. Ancak Microsoft’tan sızan bilgiler zirvenin Hololens odaklı olmayacağı ama Windows 10’daki yeni sanal gerçeklik/artırılmış gerçeklik özelliklerini anlatacağını ortaya koyuyor. Yani, daha düşük fiyatlı, daha gelişmiş bir Hololens’in tanıtımı için biraz daha bekleyeceğiz görünüyor.

Intel ve Waymo ortaklık yapacaklarını açıkladılar

Otonom sürüş teknolojisi konusunda birbirine rakip iki firma, Intel ve Google’ın otonom sürüş şirketi Waymo, birlikte Level 4 ve Level 5 şartlarında otonom sürüşü mümkün kılacak teknolojiler geliştireceklerini açıkladılar. 

Intel’in vurgusuna göre şirket bu ortaklıkta otonom sürüşün ihtiyaç duyacağı işlemci gücünü sağlayacak. Waymo’nun şu anda test için kullandığı Chrysler Pacifica minivanları ise Intel’in işlemcileri ve sensörlerini kullanarak Waymo’nun geliştirdiği otonom sürüş yazılımını çalıştırıyor. Waymo, iki şirketin ileriki dönemde her kondüsyonda insansız sürüşü mümkün kılacak teknolojileri ortak biçimde geliştirmek istediğinin de altını çiziyor.

Öte yandan Waymo’nun Intel ürünlerinin yerine kendi sensör ve işlemcilerini üretmek için içeride önemli bir çaba sarf ettiği biliniyor.

Çin’de teknolojik sünger kentler

CNN’in haberine göre, tüm dünyada ve özellikle Asya’da son dönemlerin hızlı kente göçü kentlerin birden çok büyümesine yol açmıştı. Bu ise,  acil altyapı sorunlarını gündeme getirmişti. Nitekim yağmur mevsimlerinde Hindistan, Nepal, Bengladeş kentlerinin bazılarında sel olayları görülür.

Kaldı ki bu taşkınlar ve kentlerin sular altında kalma olayları sadece gelişmekte olan ülkelerde görülmüyor. Son dönemde örneğin ABD’nin Houston kentinde de buna tanık olundu. Çin’de de 2016’da Wuhan, nanjing ve Tianjin bu türden sorunlar yaşamıştı.

Yağmur sularının kazanımı söz konusu


Çin mühendisleri, bu sorunlara çare bulmak üzere, “sünger kent girişimi” başlatıyor. Kentsel bölgelerde geçirgen yüzey ve yeşil altyapı sayesinde yağmur suları emilerek yeniden kullanıma sokulacak.


Mali kaynak ve de -en önemlisi- mühendislik becerisi sayesinde, 2020 yılında, Çin’in kentsel alanlarının yüzde 80 kadarında yağmur sularının yüzde 70’i emilerek yeniden kullanıma hazırlanıyor olacak.    

İnternet Medyası Derneği’nden önemli açıklama!

0

Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen interneti ve haber alma özgürlüğünü bir araya getiren haber siteleri tarafından kurulan İnternet Medyası Derneği, kamu yararını gözeten her türlü projeye destek olmak için çalışmalarını sürdürüyor.

İnternet Medyası trafik kazaları hakkında açıklama yaptı!

Anadolu Ajansı ve önemli medya kuruluşlarının görüş birliğine vardığı bildiri metni, İnternet Medyası Derneği’ne üye olan haber siteleri tarafından uygulamaya geçirilecek.

Bu kapsamda, milyonlarca kişinin her gün ziyaret ettiği sitelerimizde;

Trafik kazası haberlerinde kamu yararı esas alınacak; yansız, nesnel ve yalın bir dil kullanılacak; sansasyonel, peşin hüküm içeren ifadelerden kaçınılacak.

Ölümlü kazaya karışan taşıtın/otobüs firmasının adı, firma ya da sürücüyü suçlamadan; kazanın oluş şekli ile ilgili kesin ifadeler kullanmadan yazılacak. Fotoğraf ve görüntülerde firma ismi ve plaka buzlanmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs sürücülerinin kusur oranı yazılmayacak; bu konuda yorum yapılmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs firmasının yetkililerinin kazayla ilgili görüşüne başvurulacak; varsa açıklamalarına haberde mutlaka yer verilecek.

Görgü tanıkları ya da yolcuların kazanın oluş şekliyle ilgili tanıklıkları nesnel bir dille ve iddia olarak verilecek. Abartılı, suçlayıcı ifadeler haberde kullanılmayacak.

– Kaza haberlerinde kaynağı belirsiz açıklama ya da demeç kullanılmayacak. Yetkililerin açıklama ya da demeçlerine isim ve unvanlarıyla birlikte yer verilecek.

Trafik raporu ve kazayla ilgili diğer belgeler de takip edilerek haber yapılacak.

– Trafik kazalarında yaşamını yitiren ya da yaralananların isimleri, yakınlarının öğrendiğinden emin olunmadan haber yapılmayacak.

Trafik kazası haberlerinde kanlı ve insan onurunu zedeleyici fotoğraf ve görüntü kullanılmayacak. Ölülerin yakın plan fotoğraflarına yer verilmeyecek; uzak plan fotoğraflarda yüzler mutlaka buzlanacak.

– Trafik kazası haberlerinde firmalar ile yetkililerin kazaları engelleyecek önlemler almalarını sağlamaya ve toplumu kazalara karşı bilinçlendirmeye özen gösterilecek. Eğitici, öğretici uzman görüşlerine de haberlerde yer verilecek. 

Amazon uygulaması artık Türkçe!

Amazon Shopping App uygulamasında; sipariş ve kargo bilgilerinin yanı sıra uygulamanın gezinti menüsü, yardım sayfaları ve milyonlarca ürün adına da Türkçe olarak ulaşılabilecek.

Amazon.de mobil alışveriş uygulamasını kullanan müşteriler için, Türkçe dil seçeneği; masaüstü tarayıcılar, cep telefonları ve tabletlerde destekleniyor.

Tercih edilen dil seçeneği, müşteri profilinde saklanabiliyor ve müşterilerin siteyi veya uygulamayı her kullandıklarında dil tercihlerini yeniden değiştirmeleri gerekmiyor.

Web sitesi 2015 yılında Türkçe dil seçeneği sunmuştu

Uygulamanın dilini değiştirmek için müşterilerin, uygulama ekranının sol üst köşesinde bulunan “Ana Menü” alanına dokunarak menüye ulaşmaları, sonrasında ise “Ayarlar” menüsünde bulunan “Ülke ve Dil” seçeneklerine dokunarak alışveriş yapmak istedikleri ülkenin sitesini ve desteklenen diller arasından kullanmak istedikleri dili seçmeleri yeterli olacak.

Amazon.de web sitesi 2015 yılında İngilizce, 2016 yılında ise Felemenkçe, Lehçe ve Türkçe dil seçeneklerini müşterilerinin hizmetine sunmuştu.

Mobil alışveriş uygulamasına yakın zamanda eklenen İngilizce ve Felemenkçenin ardından müşteriler artık Türkçe ve Lehçe dil seçeneklerini de kullanabilecek.

Türkçe dil desteği, müşterilere daha bilinçli alışveriş yapma olanağı sağlarken, her ölçekten satıcıya Türk müşterilere ulaşarak işlerini uluslararası mecraya taşıma şansı sunuyor.

::Uygulamayı iOS cihazınıza indirmek için tıklayın.

::Uygulamayı Android cihazınıza indirmek için tıklayın.

Alzheimer’ı erkenden teşhis eden yapay zeka!

0

Günümüzde ne yazık ki Alzheimer hastalığı için tam bir tedavi yöntemi yok. Ancak araştırmacılar, en azından hastalığın erkenden teşhisi konusunda önemli buluşlar yapmaya devam ediyor.

Hastalığın erken teşhis edilmesi, hem hastalığın etkilerini yavaşlatmak hem de önceden hazırlık yapabilmek adına bir hayli önemli.

Alzheimer’ı erken teşhis eden yapay zeka geliştirildi

İtalya, Bari Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar yapay zeka kullanarak hastalığın erken teşhisi için önemli bir yol kat etti. Geliştirilen algoritma ile birlikte, hastalık çok daha erken teşhis edilebilecek.

38 Alzheimer hastasına ait 67 MRI taraması ile birlikte hastalık olmayan 29 taramayı yapay zeka ile bütünleyen araştırmacılar, bu taramaların analiziyle birlikte çok daha erken tanıyı mümkün kıldı. Teşhiste %86 başarı oranı yakayan yapay zeka, şimdilik ne yazık ki herkes tarafından kullanılmak için henüz erken aşamada. Ancak yakın gelecekte bu sistemin kullanılmasıyla birlikte önemli bir yol kat edilecek gibi.

Gazeteci robot 850 makale yayınladı

0

ABD’nin önemli yayın kuruluşlarından Washington Post’un kendi içinde geliştirdiği yapay zeka uygulaması, bir yıl içinde 850 makale yayınlayarak bu alanda bir ilk odu.

Çoğunlukla spor karşılaşmalarını metine döken Heliograf adı verilen yapay zeka, özellikle Rio Olimpiyatları sırasında hazırladığı kısa haberlerle öne çıktı. Heliograf ayrıca, ABD Başkanlık Seçimi sırasında da, çeşitli bölgelerdeki ön seçim sonuçlarının metine döküldüğü 300’e yakın haber hazırlamış durumda.

Anack, bu linkte bir örneğini okuyabileceğiniz gibi spor müsabakaları haberleri hazırlayan yapay zekanın, skorları ve istatistikleri cümlelere döktüğü ancak spor müsabakasın gidişatı veya oyuncuların performansları hakkında yorum yapamıyor olduğu dikkat çekiyor. Bu tür yorumlar içinse hala uzman gazetecilere ihtiyaç duyuluyor.

Çin’de ATM’de yüz tanıma teknolojisi

0

Çin’in Guizhou eyaletinin merkez kenti Guiyang’da Çin Tarım Bankası‘na (The Agricultural Bank of China) ait iki ATM’de yüz tanıma sistemi denemesi başlatıldı.

Ödemek için gülümseme (Smile to pay)” teknolojisi olarak da adlandırılan sistem sayesinde bankanın müşterileri ATM‘deki kameradan yüzlerini taratarak para çekebiliyorlar. Bunun yanında kullanıcıların, cep telefonlarını ve kimlik numaralarını da yazmaları gerekecek.

Diğer bankalarda da aynı hizmet başlamıştı

ATM’ye yerleştirilen kızılötesi kameralar, gerçek insan yüzü ile fotoğraf ve maskeler arasındaki farkı ayırt edebilme özelliğine sahip. Yüz tarama ile günlük para çekme limiti ise 3 bin yuan olarak belirlendi.

Bankanın Çin’in diğer bölgelerinde 37 ATM‘sinde daha yüz tanıma sistemi kullanımda. The Agricultural Bank of China haricinde Çin Tüccar Bankası (Merchants Bank) da ülkenin 106 kentindeki ATM’lerinde aynı hizmeti veriyor.

Google, Hindistan için özel e-cüzdan uygulaması yayınladı

Hindistan, büyük nüfusu ve teknoloji odaklı ekonomisi ile teknoloji devlerinin özel ilgisine dahil olmaya devam ediyor. Google, bugün yaptığı bir duyuru ile Hindistan için özel bir elektronik cüzdan uygulaması yayınladığını duyurdu. İngilizce’yi ve 7 farklı Hint dilini destekleyen Google Tez isimli elektronik cüzdan, Hindistan’da büyük ilgi gören elektronik cüzdanların arasına katılacak. 

Google’ın araştırmasına göre 2020 yılında Hindistan’da e-ticaret sektörünün boyutu 100 milyar dolara ulaşacak. Elektronik cüzdanlar da bu alanda önemli bir enstrüman kabul ediliyor. CEO’su da bir Hintli olan Google’ın da bu büyük pazara özel ilgi göstermemesi beklenemezdi.

Hindistan’da ayrıca Apple Pay, Samssung Pay ve Android Pay uygulamaları büyük ilgi görüyor. Yerel bir e-cüzdan uygulaması olan PayTM’in de 200 milyon kullanıcısı bulunuyor.

Facebook reklam hedefleme sistemini değiştiriyor

0

Sosyal medya devi Facebook, reklamverenlerin kullanıcılar arasındaki yahudi düşmanlarını seçerek doğrudan bu kişilere reklam gösterebildiklerini fark ettiği için, reklam hedefleme sistemini değiştireceğini açıkladı.

Kullanıcılarının politik, dini, cinsel tercihlerinin reklam verenlerin eline geçebilmesine neden olan reklam hedefleme sistemi, ayrımcılık içeren reklamların da ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Facebook şimdi bu tür bilgilerin reklam verenlerin eline geçmeyeceğine emin olana kadar reklam hedefleme sistemini dondurduğunun altını çizdi. Facebook’un ayrıca 2016 ABD Başkanlık Seçimleri sırasında, Rus şirketler tarafından Trump lehine reklamlar yayınlamak için kullanıldığı da anlaşılmıştı. Facebook’un şimdi ona her yıl onlarca milyar dolar kazanç sağlayan reklam alt yapısını elden geçirerek daha şeffaf ama daha kontrol edilebilir bir yapı geliştirmesi bekleniyor.

CIA’nin girmediği modem kalmamış!

1

Wikileaks’ta yayınlanan yeni parti bir belge, CIA’nin on yıldan uzun zamandır ABD’deki ve dünyadaki neredeyse her internet modemine girebildiğini ve trafik verilerini izleyebildiğini ortaya koydu.

CIA’nin arka kapıya sahip olduğu modem markaları arasında Linksys, DLink ve Belkin de dahil olmak üzere ABD’nin en büyük 10 modem üreticisi de bulunuyor. Modemlerde kullanılan firmware’de, şifreleri kırmayı kolaylaştıran arka kapıyı kullanan CIA böylece ülkede en çok satılan 25 modem modeline ve bu modellerin farklı varyasyonlarından oluşan onlarca ticari ürüne rahatça erişmeyi başarmış.

Şifreleri kıran CIA’nın ardından modemlere CherryBlossom ismi verilen bir casus yazılım yüklediği böylece izledikleri kişilerin internet trafiği hakkında detaylı raporlar aldıkları anlaşıldı.

Wikileaks’e göre 2007’de hazırlanmış belgelerde adı geçen CherryBlossom, CIA’nin 10 yıldan uzun zamandır ABD’de istediği herkesin internet trafiğini, modemlerini kırarak dinleyebildiğini ortaya çıkardı.

Ses tanıma teknolojisi bu 5 sektörü değiştirecek

Ses tanıma teknolojisi hayatımıza hızlı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Küçük küçük uygulamalarını gördüğümüz ses tanıma teknoloji ise artık internette arama yapabiliyoruz, mesaj uygulamalarında konuşarak mesaj yazdırabiliyoruz veya akıllı televizyonlarımıza komutlar verebiliyoruz. Gelişmiş ülkelerde ise Amazon Echo veya Google Home gibi akıllı ev asistanları ile ev sahipleri evdeki pek çok ihtiyacını ve işlemini sesli komutlarla gerçekleştirmeye çoktan alıştılar.

Bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla, günlük hayatı da yakından ilgilendiren 5 önemli alanda büyük bir gelişimin yaşanması bekleniyor. İşte o alanlar:

 

1- Otomobiller

Akıllı ve otonom otomobiller için ses tanıma teknolojisi kritik önem taşıyor. Bazı otomobil firmaları şimdide Amazon’un Alexa yapay servisini otomobillerine entegre ettiler. Böylece araç içindeki yolcular araçla sesli iletişim kurabiliyor, navigasyon komutları verebiliyor, yol bilgisi alabiliyor, internette arama yapabiliyor, çalan müziği değiştirebiliyor veya yol boyunca seyredecek filmler arayabiliyorlar. Otonom sürüş teknolojisi ile beraber, direksiyon kullanımı ortadan kalkacağı için araçla yolcular arasında en önemli iletişim aracı, sesli komutlar olacak. Yolcular gitmek istedikleri noktaları sesli komutla bildirecek veya “sağa dön, sola dönüp park et” gibi komutları yine sesle verecek. 

2- Giyilebilir teknoloji

Akıllı saatler ilk kez ortaya çıktığında büyük heyecan yaratsa da insan parmakları ile bu küçük ekranların üzerinde yazı yazmak, uygulama çalıştırmak kolay olmadığı için cihazlar telefonların yerini alamadı. Ancak ses tanıma teknolojisinin yaygınlaşması ile telefondan daha küçük iletişim cihazlarının kullanımı yaygınlaşmaya başlayacak. Akıllı gözlüklerin kullanımı pratik olarak anlam kazanacak, akıllı saatler veya kolye, yüzük gibi akıllı cihazlar, sesli komutlarla çok sayıda işevi yerine getirebilecek.

 

3- Müşteri servisleri

Call centerların onlarca, yüzlerce çalışanla dolup taştığı günlerin geride kalması çok yakın. Çünkü ses tanıma teknolojisi ile bir şirketin call center’ı sadece küçük bir bilgisayardan oluşabilecek. Arayan müşterilere yapay zeka cevap verecek ve sadece robotların çözemediği çok az sayıdaki problem için gerçek bir insan devreye girmek durumunda olacak. Elbette bu teknolojiyle call center’ları arayıp sırada bekleme kabusu da ortadan kalkacak.

 

4- Görme engelliler için özel cihazlar

Görme engelli bireylerin teknolojik cihazları kullanabilmesi, web’de dolaşması, hayatlarına konfor katabilmeleri için ses tanıma teknolojisi büyük önem taşıyor. Sesli komutlar vererek ihtiyaçlarını giderebilecek görme engellilerin, başkalarına muhtaç olmadan yaşama imkanı çok daha fazla olacak. Otonom araçlarla refakatçi olmadan seyahat edebilecekler, mağazalarda satın almak istedikleri ürünlerin, gıda maddelerinin fiyatlarını onların yerine okuyacak giyilebilir cihazlarla, akıllı telefonlarla sesli iletişim kurabilecekler, kısacası hayatlarını tek başlarına çok daha kolay idame ettirebilecekler. 

 

5- Turizm sektörü

Ses tanıma teknolojisinin hızlı gelişiminin en önemli etkisinin turizmde görülmesi bekleniyor. Akılı cihazların, birbirinin dilini bilmeyen iki kişinin konuşmalarını anında tercüme edebilecek olması, insanların yabancı ülkelere seyahatlerini çok daha kolaylaştırması bekleniyor. Bu da ilk aşamada özellikle turizm sektöründe önemli bir gelişim yaşanmasına neden olacak. Turizmin gelişmesi ise orta vadede ticaretin gelişmesi anlamına geldiği için dünya ekonomisinde önemli bir yükselişin ortaya çıkması söz konusu olacak.

Gab, Google’a dava açıyor

0

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle beraber yükselen Neo-Nazi tartışmaları etkisini teknoloji dünyasında da gösteriyor. Trump’tan önce kendi halinde sakin bir sosyal medya uygulaması olan Gab, ülkedeki Neo-Nazi sempatizanlarının buluşma noktası olunca, bütün kanallardan engellenmeye başlandı.

Gab’ın yöneticileri kendilerinin politik bir duruşu olmadığını ancak özgür ifadeye değer verdikleri için hiçbir görüşü yasaklamadıklarını, bu yüzden de Facebook, Twitter, Instagram gibi kanallardan kovulan Neo-Nazi sempatizanlarının Gab’ta buluştuğunu vurgulasalar da Google’ın Gab’ı Play mağazasından silmesini engelleyemediler. Gab bu nedenle Apple AppStore’a giriş denemelerinden defalarca red cevabı aldı.

Gab ise şimdi kendisine karşı uygulanan bu tavrın anti tekel yasalarına aykırı olduğunu savunarak mahkemeye gidiyor. uygulama ilk olarak Google’ı dava edecek ancak Apple’ı dava etmesi de çok zaman alacak gibi görünmüyor. ABD’de teknoloji sektörü büyük oranda sol görüşlü insanların kontrolünde olmasına rağmen ABD anayasası’nda özgür ifadenin engellenemeyeceğine dair güçlü vurgu yapılıyor ve bu nedenle Neo-Nazi’lerin de kendilerini anlatma, düşüncelerini açıklayıp propaganda yapma hakkı bulunuyor. Dolayısıyla Google, Gab’ı engellediği için büyük bir ceza almaktan kaçınamayabilir. Davanın sonucu ise diğer Neo-Nazi uygulamalarının Google Play veya AppStore gibi büyük kanallarda daha sık ortaya çıkmasına neden olabilir.

BiTaksi’den numaraları maskeleyen güncelleme!

0

BiTaksi uygulaması yeni güncellemesiyle yolcuların ve taksi sürücülerinin gizliliğini korumak için telefon numaralarını maskeledi.

Akıllı telefon uygulaması BiTaksi, yolcuların ve sürücülerin güvenliği için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni güncellemeyle artık tüm yolculuklarda numaralar otomatik olarak maskeleniyor.

Güvenliği ve gizliliği arttırmak için yapılan çalışma ile hem yolcu hem de sürücünün kişisel telefon numaraları gizli kalıyor.

Yolcu ve sürücülerin birbiri ile iletişim kurması gerektiği zaman sistem, çağrıları otomatik olarak “0850 888 55 55” numarasına yönlendiriyor.

Yolcu, istemediği sürücüyle eşleşmiyor

BiTaksi, daha önce yapılan güncellemelerle yolculara memnun kalmadığı sürücülerle bir daha eşleşmeme imkanı sunmuş, yolcuların 1 ve 2 yıldız verdikleri yorumları sürücüler tarafından görüntülenemez hale getirmişti.

Yolculuk sonuna “Müşteri Hizmetleri Beni Arasın” seçeneği ekleyerek, BiTaksi sürücüsünün sistemde kalmak için gereken yıldız ortalamasını 5 üzerinden 4 yerine 4,5’a çıkarmıştı.

7/24 çalışan müşteri hizmetleri ve uygulama içerisindeki geliştirmelerle sürücülerin ve kullanıcıların daha iyi ve kaliteli hizmet almasını hedefleyen BiTaksi, güncellemelerini sürdürecek.

Google’ın otonom sürüş bütçesi ortaya çıktı

0

Google’ın otonom sürüş teknolojileri geliştirmek için harcadığı para bugüne kadar sır gibi saklanıyordu. 

Ancak Google’ın, otonom sürüş teknolojilerini çaldığı iddiasıyla Uber’e açtığı davada hakim Google’ın ve Waymo’nun finansal rakamlarını incelemek durumunda kalınca, resmi harcama rakamı dava belgelerine girdi.

Buna göre, Google’ın 2009 yılında büyük gizlilikle başladığı Project Chauffeur’dan 2015 yılına kadar şirketin cebinden çıkan para 1.1 milyar dolara tescil edilmiş oldu. Diğer bir deyişle, Google kendi otonom sürüş teknolojisini geliştirmek için sadece 1.1 milyar dolar masraf yapmış durumda. 

Öte yandan Intel’in bu alana girmek amacıyla sadece Mobileye’ı satın almak için ödediği rakam 15.3 milyar dolar. Bunun dışında ayrıca başka startup’ları da satın aldığını unutmamak gerekiyor. Aynı şekilde Samsung’un otonom sürüş teknolojisi geliştirmek için ünlü Harman şirketini satın almak için 8 milyar dolar ödediği biliniyor.

Dolayısıyla, bir teknolojiyi üretmenin, onu satın almaktan onlarca kat daha ucuz olduğunu dile getirmek mümkün. Bu örneğin, teknoloji şirketlerine belli konulardaki yarışa “erken” girmenin avantajı konusunda önemli bir ders olacağı anlaşılıyor.

Eski çalışanları Google’a cinsel ayrımcılık davası açtı

0

Teknoloji dünyasının cinsel ayrımcılık suçlamalarıyla imtihanı bitmiyor.

Kısa süre önce Google’da kadınların teknolojiye yeterince ilgi göstermediği için şirketin daha fazla erkek çalışana sahip olduğunu açıklamaya çalışan bir mühendis Google’ın CEO’sunun gazabına uğramış ve sorgusuz sualsiz işten çıkartılmıştı. Şimdi de üç eski Google çalışanı kadın, şirkette kadınlara daha iyi kazançlar sağlayabilecekleri pozisyonlara yerleşme imkanı verilmediği için Google’a dava açtı.

Google’da kadınlara karşı negatif ayrımcılık yapıldığını iddia eden eski kadın çalışanlar, konunun sadece kişisel bir dava olmadığını, Google’ın anayasada belirtilen eşitlik ilkesine aykırı davrandığı için kamu davası açılması gerektiğini de savunuyorlar. Sadece kendilerinin değil Google’daki tüm kadın çalışanların anayasal haklarının çiğnendiğini dile getiriyorlar.

Davayı açan kadınlardan biri Google’a 2010 yılında yazılım mühendisi olarak girdiğini ancak aynı klasmandaki erkeklerin yükselmesine rağmen kendisinin dört yıl sonra hala yeni üniversite mezunları ile aynı seviyede maaş ve sorumluluk alabildiğini dile getirerek, kadın olduğu için bu ayrımcılığa maruz kaldığını dile getiriyor.

Öte yandan teknoloji dünyasındaki kimi erkek çalışanlar, kendilerinin işleriyle yaşadıklarını, bu nedenle de kendilerini ve yaptıkları işleri geliştirerek yükseldiklerini, ancak kadınların işlerini bir tür “memuriyet” gibi gördüğünü ve otomatik olarak yükselmeleri gerektiğine inandıklarını vurgulayarak bu tür suçlamaları haksız buluyorlar. Yine de bu görüşü 12 sayfalık bir açık mektup ile açıklamaya çalışan eski Google mühendisi James Damore mektubu yayınladıktan birkaç saat sonra işten kovulduğu için Google’da artık kimsenin bu tartışmaya katılmak istemediği de gözden kaçmıyor.

 

İlk Hyperloop hattı için 10 şehir aday

0

Elon Musk’ın yeni nesil ulaştırma aracı Hyperloop, deneme sürüşlerinde saatte 350 km hıza ulaşan Hyperloop, saatte bin kilometreye yaklaştığında tam potansiyeline erişmiş olacak. Bu aşamanın ardından ise dünyanın ilk Hyperloop hattının kurulumu için çalışmalar başlayacak.

Musk’ın ekibi, ilk Hyperloop hattına ev sahipliği yapmak isteyen şehirlerin yöneticileri ile yakın temas halinde. Bu lokasyonlar üzerinde yapılan çalışmalar ise başlangıçta 2600 olan aday listesini 10’a indirmiş durumda.

Aslında pek çok noktada fizibilite çalışmaları yapılsa da, çoğu lokasyonda ağır bir maliyetle karşılaşıldığını unutmamak gerekiyor. Örneğin, Helskinki ve Stockholm arasında kurulacak 500 kilometrelik Hyperloop hattının 21 milyar dolar maliyet yaratacağı hesap edildi. Ancak yine de Helsinki ve Stockholm hala güçlü adaylar arasında yer alıyor.

Hyperloop’un şu anda odaklandığı 10 şehir ise beş ülkede yer alıyor. Bunlar, Meksika, Hindistan, İngiltere, ABD ve Kanada. Bu beş ülkede hükumetlerle ve yerel otoriterlerle anlaşma sağlandığında en uygun rota için yeniden bir değerlendirme yapılacak ve belki de bir sonraki basın açıklamasında dünyanın ilk Hyperloop hattının nereye kurulacağını öğreneceğiz. 

Samsung, Intel’le otonom sürüş rekabeti için 8 milyar dolar ayırdı

Güney Koreli elektronik devi Samsung, otonom sürüş teknolojisi konusunda çok gerilerde kalmasına rağmen satın aldığı Mobileye ve diğer startup’lar sayesinde otonom sürüşte en önemli oyuncu durumuna yükselen Intel ile rekabet edebilmek için, 8 milyar dolarlık bir yatırım yapmaya hazırlanıyor.

Otonom sürüş teknolojisinde kilit role sahip olan Mobileye ürünlerine alternarif ürünler geliştirilmesi için bir açık standart geliştirilmesine odaklanan Samsung, bu iş için 8 milyar dolarını kenara ayırmış durumda.

Mobileye, otonom araçların çevresindeki ve önündeki alanı analiz etmek için gerekli sensörleri üreten kritik bir şirket. Pek çok otonom sürüş teknolojisi şu anda Mobileye ürünlerine dayanarak çalışıyor. Öyle ki, daha önce Waymo ile işbirliği açıklayan Fiat’ın bile Mobileye nedeniyle Intel ile de iş birliği yapacağını açıklamak durumunda kalması, Mobileye’ın önemini ortaya koyuyor.

Samsung’un bu konuda elindeki koz ise geçtiğimiz yıl satın aldığı araç otomasyon sistemleri üreten ünlü Harman markası. Güney Koreli devin Harman teknolojileri ile destekleyeceği bir açık kaynak platformu sayesinde, Mobileye’ın yerine, Android’de olduğu gibi, açık kaynak standartlarına sahip yeni donanımlar ve teknolojiler geliştirmesi ve bu çözümler üzerinden otomotiv üreticileri ile ortaklıklar kurması bekleniyor. 

Ders zili çaldı, trafik yüzde 33 arttı

0

Yandex Navigasyon, yaz tatilinin bitmesiyle İstanbul’da meydana gelen trafik artışını araştırdı. Yapılan analizde geride kalan son beş haftanın pazartesi günlerinde gerçekleşen trafik verileri karşılaştırıldı.

Sadece bazı özel okulların ve anaokullarının açılmasına rağmen 11 Eylül Pazartesi günü İstanbul trafiğinin geçen diğer haftalara göre yüzde 33 oranında artış gösterdiği ortaya çıktı.

Kullanıcılarını bilgilendirmek için analizler yapan Yandex Navigasyon, yaz tatilinin bitmesinin ardından İstanbul’da meydana gelen trafik artışını mercek altına aldı. Yapılan araştırmaya göre okulların açılması ve İstanbulluların tatilden dönmesiyle trafik geri geldi. Servis araçlarının da yola çıkmasıyla trafiksiz günler geride kaldı.

18 Eylül Pazartesi günü trafiğin daha da artacağı bekleniyor

Yandex Navigasyon, geride kalan son beş haftada pazartesi günleri gerçekleşen trafik verilerini masaya yatırdı. 11 Eylül Pazartesi yaşanan trafik yoğunluğunun, diğer haftalara göre yüzde 33 oranında arttığı ortaya çıktı. Sadece özel okulların bir kısmının ve anaokullarının açılmasıyla meydana gelen söz konusu yoğunluğun, 18 Eylül Pazartesi günü tüm okulların açılmasıyla çok daha artacağı öngörülüyor.