Bu startup binlerce kişiye tembellik yapmaları için maaş ödeyecek

0

Silikon Vadisi’nde başlayacak ilginç bir deney, dünyanın gidişatını değiştirebilir. Hiç çalışmadan para kazanmak isteyen binlerce insan şimdi Silikon Vadisi’nin tanınmış startup’larından Y Combinator’ün önünde sıraya girmiş durumda. 

Y Combinator’ün yeni projesi, 3000 kişiye 5 yıl boyunca karşılıksız para ödemek. Şirketin bu deney için, 1000 kişiye beş yıl boyunca her ay 1000 dolar para verecek. Bu paranın karşılığında ise onlardan hiçbir şey beklemiyor. Sadece hayatlarnı gözleyerek yaşamlarının nasıl değiştiğini görmek istiyor. Kalan 2000 kişiye de ayda sadece 50 dolar ödeyecek. Bu 2000 kişi de herhangi bir şey yapmak zorunda değil.

Y Combinator’un asıl amacı, robotlarla ve yapay zeka ile entegre olacak sosyal yaşamda insanların işsiz kalmasına karşı önerilen “evrensel sabit/asgari gelir”in insanlar ve toplum üzerindeki etkisini gözlemlemek.

Üniversitelerin ve hükumetlerin büyük ilgi göstereceği bu deneyin sonuçları, orta vadede dünyadaki sosyal yapıyı değiştirebilecek veriler ortaya koyacak. Şirket deney sırasında karşılıksız para alan ve yaşamak için çalışmak zorunda olmayan insanların bu gelirle ne yaptıklarını, kişisel gelişimlerinin nasıl etkilendiğini analiz ederek bu sonuçları bir rapora dökecek. Bakalım, cebimize hiç çalışmadan para girdiğinde ne yapacağı, nasıl yaşayacağız, nasıl insanlara dönüşeceğiz. Yakında tüm dünyanın bu deneyden bahsettiğini görmek hiç şaşırtıcı olmayacak.

HPE 5000 kişiyi işten çıkarıyor

0

Hewlett Packard Enterprise (HPE), harcamalarını kesmek amacıyla dünya çapında 5000 çalışanını işten çıkartacağını açıkladı.

Yaz aylarında CEO’su Meg Whitman’ın adı, Uber’in başına geçecek yeni CEO adayları arasında gösterilirken şirketin şimdi de maaşları ödemekte zorlandığı için 5000 kişiyi işten çıkarıyor olması HPE üzerinde kara bulutların dolaştığı söylentilerini güçlendiriyor.

Şirketin, 2017 finansal raporlarında daha güçlü bir görünüm elde etmek ve 2018 bütçesini rahatlatmak için 5000 çalışanı yıl bitmeden işten çıkartacak.

İki yıl önce ana şirketi HP’den ayrılarak ayrı bir sistem danışmanlığı ve yazılım/donanım hizmetleri servisine dönüşen HPE bu iki yıl içinde çok sayıda işten çıkartma yapmak zorunda kaldı.  

Amazon 2000 kişiyi daha işe alıyor

0

İşe almalara doymayan Amazon, ABD şirketlerinden daha fazla insanı istihdam etmelerini isteyen Trump’ın gözüne girmek için, 2000 kişiyi daha işe alacağını duyurdu.

Şirketin New York Manhattan’da inşa ettiği ve 5 milyar dolar yatırım yapacağı yeni binasında görev yapacak 50 bin kişiye katılacak olan yeni çalışanlar önümüzdeki 3 yıl boyunca, Amazon’un yeni servisleri geliştikçe işe alınacak. Amazon bu 2000 kişiyi Amazon Moda ve Amazon Web Services hizmetlerinde görevlendirecek.

Şirketin New York’taki ofis binası da Seattle’da şu anda kullandığı bina kadar büyük olacak. New York yönetimi de Amazon’un şehire gelmesi için bazı vergi indirimleri ve ruhsat kolaylıkları sağlamak konusunda istekli görünüyor. Amazon kısa süre önce de New York’ta başka bir projenin hayat geçmesi için şehirde 2250 kişiyi işe almıştı. New York şehir yönetimi ise Amazon’un da şehre gelmesinin ardından diğer teknoloji devlerinin de şehirde büyük karargah merkezleri kurmasını umut ediyor.

Avustralya IoT network’ünü hizmete açtı

Avustralyalı GSM operatörü Telstra , IoT cihazlarının internete bağlanabilmesini sağlayacak düşük enerji gereksinimli ve düşük maliyetli IoT ağını hizmete soktu.

Ericsson ile ortak şekilde networkü hayata geçiren Telstra böylece düşük enerji ihtiyaçlı CAT-M1 protokollü IoT cihazlarının ağa bağlanması mümkün olacak. CAT-M1 protokolü ile çalışan IoT cihazları küçük bir pille bir yıl boyunca çalışabilme yeteneğine sahip. 

Telstra’nın yeni IoT ağı şu anda Avustralya’daki yerleşim alanlarının %99’unu kapsıyor. Elbette Telstra’nın rakipleri de bu hamleye karşı kendi ağlarını devreye almak üzere hazırlıklara başladılar. Böylece 2018 içinde Avustralya’da çok sayıda IoT cihazının kullanıma girmesi bekleniyor. 

1440 ile markalar için ‘hikaye’ üretecek

0

Gazetecilik, PR ve pazarlamadaki 22 yıllık tecrübesini iletişime taşıyan Engin Gedik, yeni kurduğu ajansı 1440 ile markalara yepyeni bir hikaye deneyimi sunacak. Kaliteli içeriği teknolojiyle birleştirecek olan ajans, çalıştığı markalar ile hedef kitlelerinin en kıymetli dakikalarını kesiştirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.

Gazetecilik, PR ve pazarlamadaki 22 yıllık tecrübesini iletişime taşıyan Engin Gedik, yeni kurduğu ajansı 1440 ile markalara bir hikaye deneyimi sunmayı, içeriği teknolojiyle birleştirerek çalıştığı markalar ile hedef kitlelerinin en kıymetli dakikalarını kesiştirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.

Günlük hayatın hızlı akışından yola çıkarak kurduğu ajansının neden 1440 ismini taşıdığıyla ilgili olarak Engin Gedik, “Oldukça hızlı akan günlük yaşamımızda farkında olmadan 24 saate sığan o kadar çok şey yapıyoruz ki… Her dakika ve her anı fırsat bilmesi gereken markalar, müşterilerinin değerli ve çok kısıtlı zamanlarında var olmaya çalışıyorlar.

İşte bu içgörüden hareketle kurduğumuz yeni iletişim ajansı 1440, bir gündeki toplam dakika içinde iş ortağı olduğu markaların zihin paylarını artırmayı hedefliyoruz. 1440 ‘yeni nesil’ bir iletişim ajansı ve sektörde yapılmamış işlere imza atacak. İçeriği teknoloji ile harmanlayarak çalıştığımız markaların müşterilerine yepyeni bir hikaye deneyimi sunacağız. Çünkü zor şartlarda bir markayı var etmeyi başarmış herkesin hem akılları hem de kalpleri fethedecek bir hikayesi vardır, yeter ki onu doğru şekilde anlatabilsin” dedi.

VR ve AR konusunda da çalışmalar yürütülecek

Dünyanın en önemli trendlerinden Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) konusunda da çalışmalar yapacak olan ajans, Amerika merkezli VR Masters LLC şirketinin stratejik ortağı olduğunu da duyurdu. Türkiye ve bölgedeki öncü VR ve AR projeleriyle deneyimde farklılaşacaklarını belirten Gedik şöyle devam etti: “Dünyada artık markalar klasik yollardan iletişim kurma dönemini sona erdirdi. Reklamın inandırıcılığı ve pahalı olması markaları bu yeni nesil iletişim yollarına itti. Türkiye’de de bu ihtiyacı 1440 olarak gidererek markaların iletişimlerini yeni bir boyuta taşıyacağız ” dedi.

Tesla işlemci üretmeye başlıyor

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, Elon Musk’ın 2019 yılında yollarda otonom sürüş teknolojisine sahip Tesla’ların görüleceği sözünü yerine getirmek için, AMD ile ortak şekilde işlemci üretme çalışmalarına başladı.

Tesla’nın gelişmiş Autopilot yeteneğini tam kapasite bir otonom sürüş uygulamasına çevirmek isteyen Tesla bu amaçla geçtiğimiz aylarda AMD’nin eski yöneticilerinden Jim Keller’ı işe alıp Autopilot bölümünün başına geçirmişti.

Tesla veya AMD henüz bu işbirliği hakkında bilgi vermese de Tesla’dan sızan bilgiler Elon Musk’ın 2019 tarihini hedef gösterdiği için şirkette yoğun bir çalışma olduğunun altını çiziyor.

 

Suudi Arabistan WhatsApp yasağını kaldırdı

0

Suudi Arabistan ülkede bir yıldır devam eden WhatsApp yasağını kaldırdığını duyurdu. WhatsApp’la beraber Skype, Messenger ve diğer online mesaj uygulamalarının yasakları da kalktı.

Bu yeni hamlenin Suudi Arabistan’ın e-ticarette yeni büyük oyuncu olmak amacıyla attığı adımın bir parçası olduğu düşünülüyor. Ülke dünyanın önemli petrol ihracatçılarından biri olduğu halde hızla düşen petrol fiyatları nedeniyle uzun zamandır alternatif bir gelir kaynağı arıyordu ve bu yıl içindeki hamleleriyle özellikle Arap dünyası içinde e-ticaretin merkezi olmak üzere adımlar attı.

Bir diğer deyişle Arap Yarımadası’nın Amazon’u olması planlanan bir e-ticaret şirketi kuran Suudi Arabistan, bu amacına ulaşabilmenin ise mesajlaşma yazılımlarını yasaklayarak mümkün olmadığını gördü.

Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı ise yaptığı açıklamada ülkede dijital dönüşümün büyüme için çok önemli olduğunun ve yeni startup’ların büyük bölümünün dijital ekonomiye odaklandığının altını çizdi. Öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan artık internette yasakları ile değil, teşvik edici uygulamalarıyla ön plana çıkacak.

Çin sürücüsüz otomobilleri trafikte deniyor

0

Çin’de güvenlik konusuna geleneksel olarak çok dikkat edilir. Milyonluk kentlerde yolda bir kaza vuku bulabileceği endişesiyle, başta 40 km’lik hız limiti olmak üzere, araçlara bir dizi sınırlama getiriliyor. 

Geleceğin aracı olacağı düşünülen sürücüsüz arabaya ilişkin denemeler de şimdiye değin muhtemelen bu endişe yüzünden bir parça frenlenmiş olabilir. Dolayısıyla bilgisayarla yönlendirilen “robot otomobiller” bugüne değin, Şanghay’da bulunan bir test alanında denenmişti. 

Testi Baidu ile gerçekleştirecek


Ancak Beijing’de Endüstri ve Ulaştırma Bakanlığı, ekonomi dergisi Caixin‘in yazdığına göre, yakında bu otomobilleri büyük kentlerin tıkanan trafiğine salacak. Bakanlık, Internet Şirketi Baidu ile birlikte test araçları konusunda çalışmakta.

Temmuz ayında böyle bir otomobil Beijing’de teste sokulmuş ama direksiyona yine de Baidu’nun kurucusu Robin Li ihtiyaten oturmuştu. O zaman bunun, yasa ihlali olup olmadığı bile sorgulanmıştı. Şimdi trafikte deneme yapılmasının da yasallaştırılması gerekiyor. Esasen, Caixin‘e bakılırsa, bu araçlarla şimdiden trafiğe kapalı yollarda 5.000 km‘ye yakın deneme sürüşü yapılmış.

HTC ile Google işbirliği bize ne anlatıyor?

2012 yılında global akıllı telefon pazarının %10′luk dilimine sahip HTC, en çok satan dördüncü akıllı telefon üreticisiydi. Şu anda ise şirketin akıllı telefon pazarında sadece %1 oranında payı var ve son dönemde finansal açıdan çok da iyi durumda değil. Bugün Google ile yapılan anlaşma ise, her iki taraf için de önemli bir kazanç olabilir.

Uzun süredir dedikodulara konu olan dev anlaşma, bugün itibarıyla resmiyet kazandı. Toplamda 1.1 milyar dolarlık bir anlaşma ile Google, HTC‘nin Pixel telefonlarını üreten ekibi bünyesine kattı. Ayrıca iki şirket kaynakları da ortak kullanacak.

Peki bu anlaşma Google ve HTC için ayrı ayrı ne ifade ediyor?

HTC

Şirketin gerçekten iyi akıllı telefonlar ürettiğine şüphe yok. Hem Pixel telefonları, hem de Google‘dan bağımsız üretilen en yeni amiral gemisi U11 bunun en güzel örneği.

Ancak son yıllarda satış rakamlarında rakiplerinden geride kalan ve finansal açıdan zorluklar çeken şirket için 1.1 milyar dolar önemli bir para. Geleceğe yatırım yapmak ve hatta akıllı reklam hamleleri yapabilmek için bu para şirketin elini rahatlatacak. Ayrıca şirketin Vive gibi oldukça başarılı kanadı da, bu destekten faydalanabilir.

Bu arada bu anlaşma sonrası HTC’nin ayrı bir şirket olarak hem akıllı telefon, hem de diğer bölümlerde hayatına devam edeceğinin altını çizmekte fayda var.

Google 

Google, Android işletim sistemiyle birlikte dünyaya “hükmediyor” desek yanlış olmaz. Ancak şirket donanım alanında bir markalaşma problemi yaşıyor. Bugüne kadar kendi telefonları için LG, Huawei ve HTC gibi birçok farklı firmayla çalıştılar.

Geçtiğimiz yıl Nexus markasını sonlandırarak oldukça radikal bir kararın altına imza atan Google, HTC‘nin Pixel ekibinin çıkardığı işi sevmiş olacak ki böylesi bir anlaşma ile gelecek için çok daha kararlı bir stratejinin adımını atmış oldu. 

Bu sayede Pixel 2 ve gelecek için üst düzey amiral gemilerinde hem tasarım hem de donanım olarak belli bir çizgi korunmuş olacak ve her yeni modelde daha iyi sonuçlar elde edilebilecek. 

Son kullanıcılar için ise aslında çok fazla değişen bir şey olmayacak. Çünkü hem HTC, hem de Google; artık daha çok işbirliği için de olsa da, aynı şekilde ürünlerini geliştirmeye devam edecek.

Twitter’dan kullanıcı verilerini talep eden ülkeler listesi

Sosyal medya platformları, kullanıcıların kişisel bilgilerini bıraktığı ve gerek ticari işletmelerin gerekse hükümetlerin bırakılan bu bilgilerden yararlandığı platformlar haline geldi. Statist, dijital ayak izlerimizin toplandığı platformlardan biri olan Twitter’dan hükümetlerin veri isteme taleplerini topladı ve yeni bir rapor oluşturdu.

Her dakika ortalama 456.000 tweet’in atıldığı Twitter’da, birçok kullanıcı kişisel bilgilerini ve görüşlerini belirtiyor. Atılan bu tweet’ler işletmeler ve hükümetler için büyük bir veri kaynağı oluyor. Hükümetler, gerekçeli isteklerini belirterek Twitter’dan kullanıcı verilerini isteyebiliyor. Twitter, suçun niteliğini ve hükümetin isteklerini yerine getirirken doğru yasal süreçleri takip edip etmediğini değerlendirerek kendi kararları doğrultusunda kullanıcı verilerini paylaşabiliyor.

Statist‘in raporuna göre Twitter kullanıcıları hakkında veri isteme konusunda ABD, hükümetler arasında liderliğini koruyor. Twitter’ın en son şeffaflık raporuna göre ABD tarafından yapılan talepler 2016 yılının ikinci yarısına kıyasla yüzde 8 düşmüş olsa da diğer ülkelere kıyasla halen çok önde bulunuyor. Raporda ikinci sırada bulunan Japonya’dan gelen veri taleplerinin sayısı, 2016 yılının ikinci yarısından bu yılın ilk yarısına kadar yüzde 42 artış gösterdi. Hindistan ise son dönemde yüzde 58 daha fazla istekte bulundu.

Şirket, bu yıl ABD’den gelen isteklerin büyük çoğunluğuna olumlu yanıt verirken, Türkiye’nin yaptığı tüm talepleri reddetti. Ayrıca Türkiye, veri talep etme konusunda dördüncü sırada bulunuyor.

Robotlar, 4 milyon işçiyi işsiz bırakacak!

0

İngiltere pazar araştırma şirketi YouGov tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, robotlar önümüzdeki on yıllık süreçte, İngiltere’de dört milyona yakın insan işçinin işini elinden alacak. Bu İngiltere’deki özel sektör iş gücünün yüzde 15’inin robotlara devredilmesi anlamına geliyor.

Araştırmacılar, önümüzdeki yıllarda endüstriyi etkileyen otomasyon ve yapay zekanın geleceğini işletme liderleri ile incelediler. Finans, muhasebe, taşımacılık ve dağıtım sektörlerindeki işverenlerin yüzde 20’den fazlası, 2027 yılına kadar bu sektörlerdeki işlerin yüzde 30’dan fazlasının otomasyon sistemleri tarafından yapılacağını belirtti.

Robot inşaat işçilerinden, acil tıbbi malzeme temin edebilen drone’lara kadar birçok iş gücü robotlar tarafından yapılmaya başlandı. Bu dönüşüm, iş dünyasına göz ardı edilemeyecek kadar fayda sağlasa da toplumda yıkıcı etkiler oluşturabilir.  Robotların insan işçilere kıyasla yorulmaması, sıkılmaması, hastalanmaması, zorlu ortamlarda çalışabilmesi ve istenilen çalışma şartlarına uyum sağlayabilmesi işletme için genel verimlilikte önemli bir artış sağlıyor. Ancak işletmelerin robotlar ve diğer otomatik sistemler ile değiştirilen milyonlarca çalışan için yeni bir istihdam alanı oluşturması gerekiyor.

İngiltere Ulusal Sendika Federasyonu TUC Genel Sekreteri Frances O’Grady konuyla ilgili olarak, yeni teknolojilerin sunduğu ekonomik fırsatlardan en iyi şekilde faydalanmaları gerektiğini ancak robotların ve yapay zekanın daha az kullanımının ulusal refahı artırabileceğini açıkladı. Daha önce Bill Gates, robotların tıpkı insanlar gibi vergi ödemesi gerektiğini söylemişti.

Otonom araçlar için sigorta poliçesi yayımlandı

Otonom araçların toplu olarak benimsenmesi kolay bir yolculuk olmuyor. Kendi kendine giden otomobiller, otobüsler, kamyonlar yaygınlaşmadan önce tüm yol sistemlerinin değişmesi gerekecek. Bu alanda hem yolcuların hem de araçların güvenliğinin sağlanması gerekiyor.

Otonom araçların yaygınlaşmasının önündeki problemlerden biri de sigortacılık hizmetleri. Otonom araçların kaza yapmaları durumunda sorumlulukların nasıl değerlendirileceğine yönelik kesin kurallar bulunmuyor. Mevcut sigorta süreci hangi tarafın hatalı olduğuna karar vermeyi ve daha sonra tazminat talep etmeyi içeriyor. Ancak bu eski sistemin otonom araçlar için uygulanması bir hayli zor.

Eski bir sigorta şirketi olan Adrian Flux, otonom araçlar için İngiltere’de ilk sigorta poliçesini yayımladı. Adrian Flux’un sigorta poliçesi ölüm, yaralanma ve maddi hasarlara neden olan ödemeleri kapsıyor. Yeni sigorta poliçesi siber saldırılar, başarısız veya gecikmiş güncellemeler, uydu arızası veya kesintileri ve diğer yetkili yazılım sorunları nedeniyle oluşabilecek kayıp veya hasarlar dahil gerek üretici firma gerekse otonom araç kullanıcısı tarafındaki birçok parametreyi göz önünde bulunduruyor.

Henüz az sayıdaki otonom araç kullanıcısını kapsayan bu sigorta poliçesi, gelecekteki otonom araç poliçeleri için bir temel oluşturuyor. 2020 yılına kadar yollarda olacak olan yaklaşık 10 milyon otonom aracın, hem üreticiler hem de kullanıcılar tarafından güvence altına alınması gerekiyor. Teknolojinin geleneksel finansa nasıl dönüştüğünün bir örneği olan yeni nesil sigortacılık hizmetlerine 40 yıllık şirket olan Adrian Flux’un öncülük etmesi “dönüşüme uyum sağlayan ayakta kalacak” sözünü hatırlatıyor.

Hitachi’den yeni şirket: Hitachi Vantara

0

Hitachi; grup şirketlerinin inovasyon, geliştirme ve tecrübe alanındaki geniş portföyünden faydalanarak, ticari ve endüstriyel şirketlere veri odaklı çözümler sunmak üzere Hitachi Vantara adında yeni bir şirket kurduğunu duyurdu.

Yeni şirket, Hitachi’nin operasyonel teknolojiler (OT) ve bilişim teknolojileri (BT) alanındaki sosyal inovasyon alanındaki kabiliyetlerinden yararlanmak üzere, Hitachi Data Systems, Hitachi Insight Group ve Pentaho’nun faaliyetlerini Hitachi Vantara adıyla tek çatı altında birleştirecek.

Bu şirket ne anlama geliyor?

Hitachi, finans, kamu, üretim, enerji ve ulaştırma gibi sektörlerde yüz yılı aşkın süredir bir deneyimiyle; şehirlere, sanayi operasyonlarına ve dünya çapında birçok şirkete fayda sağlayan çözümler sunuyordu.

Pazara kurumsal şirketlerin iş yapış şekillerini dönüştürmüş olan BT uygulamaları, analitik, içerik, bulut ve altyapı çözümleri getiren şirket, 50 yıldan uzun bir zamandır BT alanında da faaliyetlerini sürdürüyordu. Şirketin OT alanındaki geniş kapsamlı tecrübesi ile BT ürün ve hizmetleri alanında kendisini kanıtlamış yenilikçiliğiyle birleştiren Hitachi Vantara, müşterilerinin karşısına veri alanında bugüne kadar tek bir şirket çatısı altında güçlü bir iş ortağı olarak çıkıyor.

Veri alanındaki Fırsatlar

Yeni şirket, müşterilerine ellerindeki veriden en üst düzeyde fayda elde etmek konusunda benzersiz bir şekilde yardım edebilecek. Pazara yeni veri odaklı çözümler ve hizmetler getiren Vantara, müşterilerinin faaliyetlerine ve topluma yarar sağlayacak somut sonuçlar elde etmelerine yardımcı olacak. 

Günümüz pazarı, kritik önem taşıyan veri çözümleri özelinde şimdiye kadar hiç olmadığı kadar büyük fırsatlar sunuyor. Veri, ondan eyleme geçirilebilir içgörüler edinmeyi bilen şirketler için ellerindeki en büyük değer haline geldi. Yeni gelir akışlarına, daha iyi müşteri deneyimlerine, daha iyi pazar içgörülerine ve daha düşük maliyetlerle çalışmaya giden yollar veriden geçiyor. Fakat OT ve BT uzmanlığını birleştirerek verinin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak bir oluşum bulunmuyordu – ta ki şimdiye kadar.

Elon Musk internet servis sağlayıcısı kuruyor

0

PayPal’ın, Tesla’nın, SolarCity’nin, Hyperloop’un, SpaceX’in, Boring Company’nin kurucusu Elon Musk yeni bir girişimle dünyanın günlük yaşamını değiştirecek bir adım atmak için 10 milyar dolar ayırdı.

Elon Musk’ın, uzay gemisi ve uydular üreten şirketi SpaceX ile dünya yörüngesine çok sayıda küçük uydu yerleştirerek, dünyanın her yerine internet bağlantısı satmayı planladığı ortaya çıktı. Musk’ın şirketi SpaceX’in bu plan dahilinde çalışmaya başladığını gösteren işaret ise şirketin patent başvurusu yapması ve “Starlink” markasını tescil ettirmesi oldu.

Beklentilere göre, Starlink dünyanın her noktasına, okyanuslara, dağlık alanlara, çöllere bile yüksek kapasiteli internet bağlantısı sağlayacak düşük maliyetli bir uydu iletişim ağı olacak. Dünyanın tüm yüzeyini kapsama alanına alacak bu uydular sayesinde, okyanusun ortasında hem telefon görüşmeleri hem de internet bağlantısı yapmak son derece doğal bir işlem haline dönüşecek.

Mevcut durumda bazı uydu şirketleri gemilere veya çölde inşaat yapan şirketler gibi müşterilerine, çok yüksek fiyatla telefon veya internet hizmeti veriyor. Bu sayede kullanıcılar bazı hayati veri alışverişlerini “yüksek ücretler” ödeyerek gerçekleştirebiliyorlar. Ancak bunun için bile yüksek maliyetli bazı donanımlar satın almak ve bağlantıyı bu cihazlar üzerinden kurmak gerekiyor. 

Starlink’in ise ya sıradan cep telefonları ve kablosuz modemlerle ya da çok küçük alıcı aparatlar sayesinde dünyanın her yerinde geniş bant interneti uygun maliyetlerle sunması bekleniyor.

Hacker’ların yeni hedefi tıbbi cihazlar

Fidye yazılımları, genellikle hacker’ların bir bilgisayarı veya sistemi ele geçirmesi ve kullanıcıyı kontrol altına alması ile duyuyoruz. Ancak birinin bunu insülin pompası veya kalp pilini kontrol altına alarak yaptığını düşündünüz mü?

Kablosuz teknolojiler, kişi sağlığını takip etmenin en kolay yolu gibi görülüyor. Atılan adım sayısından, kalp atış sayısına kadar farklı parametreleri ölçebilen birçok uygulama mevcut. Ancak bu kişisel tıbbi cihazların önünde ciddi bir problem bulunuyor; siber güvenlik. Siber saldırılar kişisel veri hırsızlığı, tedavi yöntemini öğrenme veya cihaz üreticisinden para talep etme gibi farklı amaçlarla yapılabiliyor. Jennifer Madary Houck tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2006 ile 2011 yılları arasındaki tüm tıbbi cihazların geri çağrılma nedeninin yaklaşık yüzde 23’ü yazılımla ilgili sorunlardan kaynaklıydı.

Kalp pilleri, insülin pompaları ve kardiyak defibrilatörler siber güvenlik konusunda en çok endişe edilen tıbbi cihazlar arasında bulunuyor. Kablosuz teknolojiyi kullanan bu cihazlar, doktorlar tarafından takip edilerek kontrol edilebiliyor. Bu yönüyle çeşitli yönleriyle savunmasız olan kablosuz vericiler, hacker’lar tarafından siber saldırılar ile kontrol altına alınabiliyor.

Sağlık ve İnsan Hakları Dairesi Haziran ayında küresel güvenlik konusundaki bir raporunu kongreye sundu ve geçtiğimiz günlerde 2017 Tıbbi Cihaz Siber Güvenlik Yasasını çıkarıldı. Bu yasanın maddeleri ise şu şekilde:

Tıbbi cihazlar için bir “siber rapor kartı” oluşturun.

Piyasaya çıkmadan önce “yetki testi” yapın.

Siber güvenlik güncelleştirmelerinin ve yamalarının ücretsiz kalmasını ve FDA tarafından yeniden sertifikalandırılmasını isteyin.

Tıbbi cihazların siber güvenliklerini, Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Müdahale Ekibi (ICS-CERT) yetkisi altında tutun.

Sağlık tesisleri içinde ve dışında bulunan cihazlar için uzaktan erişim korumalarını güçlendirin.

Türk Telekom ve Turkcell el sıkıştı!

0

Türkiye’nin iki büyük telekomünikasyon şirketi, sektörün en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmak için güçlerini birleştirdi. Teknoloji alanında yaptığı yatırımlarla ve stratejik konumu itibariyle bölgenin merkezi haline gelen Türkiye, 21-22 Eylül 2017 tarihlerinde telekomünikasyon devlerine ev sahipliği yapacak. Turkcell ve Türk Telekom öncülüğünde gerçekleşecek etkinlikte dijital dünyanın geleceğine yön verilecek.

Antalya Gloria Golf Resort Hotel’de düzenlenecek Türk Telekom International & Turkcell Superonline uluslararası operatör müşteri etkinliğinde, “Türkiye’yi internetin ana rotası, İstanbul’u bölgenin merkezi yapma” stratejisi ve vizyonuyla ilgili önemli mesajlar verilecek. Zirveye Çin’den Almanya’ya Hindistan’dan Rusya’ya 40’ın üzerinde ülkeden 90 şirket ve 200 katılımcı bekleniyor.

Türkiye Dijital Dönüşümün merkezi olacak

Türkiye’nin iki telekom devinin dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerini ülkemizde ağırlamasının büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen, etkinliğin ev sahiplerinden Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Turkcell olarak Türkiye’nin faydasına olacak her türlü konuda destek vermeye özen gösteriyoruz.

Bu etkinlikte de dünyada teknolojiye yön veren şirketleri, Türk Telekom ile birlikte ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, yüksek hızda internet kapasitesiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biri konumunda. Ülkemiz internette sadece bölgenin değil, dünyanın da merkezi olma potansiyeline sahip. Bu etkinlik ile tüm dünyada bu potansiyele dikkat çekmeyi amaçlıyoruz.

Türk Telekom International ve Turkcell Superonline gibi Türkiye’nin iki büyük değerinin bu ortak amaçla işbirliği yapmasının ülkemiz için çok değerli ve son derece güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle Türk Telekom’a da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye bölgenin veri üssü ve iletişim köprüsü konumunda

Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell ile gerçekleştirdikleri işbirliği kapsamında şunları kaydetti: “Türkiye hemen her sektörde derinleşmiş, güçlü üretim ve hizmet kapasitesiyle bölgesinin en sofistike ekonomilerinden biri. Doğu-batı arasında başta enerji ve teknoloji olmak üzere çok farklı sektörlerde tam anlamıyla bir köprü. Telekom sektörü ise genç nüfusun iletişim teknolojilerine olan ilgisi ve hızlı benimsemesi sayesinde her yıl Türkiye ekonomisinin üzerinde büyüyor.

Türk Telekom olarak grup şirketlerimizle birlikte Türkiye’nin kıtalararası bir veri üssü ve iletişim köprüsü olması vizyonu ile hareket ediyor, yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarımızla altyapımızı güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda çeşitli işbirlikleri yapıyor, yaptığımız bu işbirlikleri ile de Türkiye’nin büyüme potansiyeline katkı sağlıyoruz.

Türkiye’nin öncelikleri söz konusu olduğunda, Türkiye’ye değer yaratacak işbirlikleri hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin, sadece bölgenin değil dünyanın veri üssü olması için bu etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesi için Turkcell ile el ele verdik. Bu anlamda Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini sektörümüz adına çok değerli buluyor ve katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. ”

Slack’e şifreli rakip geliyor

0

Kurumsal alanda büyük başarı yakalayan proje yönetim uygulaması Slack’e dişli bir rakip daha geliyor gibi görünüyor. Microsoft’un Slack’e karşı Teams uygulamasını yayına almasından sonra şimdi de OkCupid ve SparkNotes uygulamalarının arkasındaki geliştiriciler, Maxwell Krohn and Chris Coyne, Slack’e alternatif olacak uçtan uca şifreli bir proje yönetim uygulaması geliştirdiklerini duyurdular.

İkilinin 2015 yılında kurdukları ve şifreleme teknolojileri geliştiren startup’ları Keybase üzerinde geliştirilen yeni uygulama Keybase Teams adını alacak. Henüz erken aşamada olan uygulama yayına girdiğinde, WhatsApp’ta olduğu gibi, takımların arasındaki tüm iletişimi güçlü bir algoritma ile uçtan uca şifreleyecek. Bu da kimsenin bu yazışmalara dışarıdan müdahil olup okuyamayacağı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, endüstri casusluğu konusunda hassas olan işletmelerin Slack’i bırakıp Keybase’e geçmeleri çok muhtemel görünüyor.

Keybase Teams’in kullanıcı arayüzünün de Slack’e benzer olacağı vurgulanıyor. Bu sayede Slack’ten Keybase’e geçişin de kolay olacağının altı çiziliyor. 

Kısa sürede 5 milyar dolarlık değere ulaşan proje yönetim uygulaması Slack, bu alanda hala önemli fırsatların bulunması nedeniyle pek çok geliştiricinin hedefinde bulunuyor. Piyasa doygunlaşıncaya veya Slack ya da diğer bir uygulama ezici üstünlük sağlayıncaya kadar yeni alternatif uygulamaların sık sık ortaya çıkması da kaçınılmaz görünüyor.

Uber’in cinsel ayrımcı reklamı fena patladı

0

ABD’deki “Eşinizi Takdir Etme Günü”, Uber’in değişik reklam kampanyası nedeniyle büyük protestolara neden oldu.

Yemek sipariş servisi olarak işlev gören Uber’in alt markası UberEATS’in tanıtımı için Eşinizi Takdir Etme Günü’nde bir reklam yayınlayan Uber, reklamda “Eşinizi bir günlüğüne mutfaktan çıkarın ve dışarıdan yemek sipariş edin,” ifadelerini kullanınca, sosyal medyada lince uğradı.

Kadınları mutfak hizmetiyle özdeşleştiren ve bu bakış açısını normalleştiren reklam sloganı nedeniyle ağır tepki alan Uber, yine kadınlara karşı cinsel ayrım yapmakla suçlanmaya başladı. Şirket içinde kadınların maruz kaldığı cinsel tacizleri görmezden gelmekle suçlanarak görevinden el çektirilen şirketin kurucusu ve CEO’sunun ardından, yeni CEO’nun da bu tür bir cinsel ayrımcılık suçlamasına imza atan reklama onay vermiş olması Uber’e karşı tepkilerin artmasına neden oldu.

Artan tepkiler üzerine yaptıkları hatanın farkına varan Uber ise reklamı geri çekerek bir özür açıklaması yayınladı. Ancak Uber içinde erkek egemen bir yönetimin kontrolde olduğuna dair eleştiriler hızla yükseldi, Uber yönetimi ise bu skandalın da yeni bir “Uber uygulamasını sil” kampanyasına dönüşmesinden endişe ediyor. Trump’ın başkan olmasından sonra Uber’in kurucusunun Trump’a destek vermesi nedeniyle ABD’de çok sayıda kullanıcı Uber uygulamasını silmiş, Uber rakibi Lyft’in arkasına düşmüştür.

Tesla Çin’de fabrika mı kuracak?

0

Elektrikli otomobiller için pil üretimi yakın zamanda petrol ekonomisinin son bulmasını ve dünyadaki tüm otomobilleri hareket ettirebilmek için pile ihtiyaç duyulacak. Bu konuda ilk adımı atarak dev bir fabrika kuran Elon Musk’ın en büyük rakibi ise onun fabrikasından 5 kat daha büyük bir pil fabrikası kuran Çin olacak. Çin aynı zamanda Elon Musk’ın yeni nesil ulaşım projesi Hyperloop’un da en büyük rakibi. Çin’de Hyperloop’a rakip olarak geliştirilen basınçlı kapsülerin, Hyperloop’tan 4-5 kat daha hızlı hareket edeceği öne sürülüyor.

Ancak Çin ve Elon Musk arasındaki sert rekabet, Musk’ın Çin pazarına girmek için fırsat kollamasına engel değil.

Çin devleti, ülkedeki ağır hava kirliliği problemini çözmek için dünyanın diğer ülkelerinden daha hızlı şekilde elektrikli otomobillere geçiş için hazırlık yapıyor. Çin’de otomobil satmak isteyen yabancı otomobil markalarının ise Çin’de yerel bir üretici ile ortak olarak fabrika kurması gerekiyor. Yani Çin’de satılan her otomobil aslında Çin malı. 

Elon Musk’ın da Tesla modellerini Çin’de satmak istediği anack ABD’de üretilmiş modelleri Çin’e ihraç etmek yerine Çin’de fabrika kurarak burada “milyonlarca” araç üretmek istediği biliniyordu. Şimdi Çin’in petrollü motor üretimini sonlandırıp elektrikli araç üretimine geçmek istemesi, Elon Musk’ın elini güçlendiriyor. Tesla’dan sızan bilgiler Elon Musk’ın yakında Çin’le anlaşmaya vardıklarını içeren bir tweet atabileceğini söylüyor.