Windows 10, 200 milyondan fazla cihaza ulaştı

0

device_laptop_mini_start_CortanaMarket_1x_tr_TR

Windows 10 yüklü cihaz sayısı 200 milyonu aştı. Kullanıcılar Windows 10’a yükselterek daha güvenli ve hızlı bir Windows deneyimi yaşıyor. Aynı zamanda yeni deneyimler kazanıp eğleniyor. Kurumsal müşteriler ve eğitim sektöründe de Windows 10 için önemli bir talep gözlemleniyor. Bugün itibari ile Microsoft’un kurumsal müşterilerinin %76’sı aktif olarak Windows 10’u deneyimliyor. Kurumlarda ve eğitim sektöründe 22 milyonun üzerinde cihazWindows 10 ile çalışıyor. Windows İş Grubu Yöneticisi Kadir Şener, “Windows’un herhangi bir eski sürümüne kıyasla, Windows 10’da daha yüksek bir müşteri memnuniyeti gördüğümüz için heyecanlıyız. Aralık ayında, 10 milyar saatin üzerinde Windows 10 kullanımı ile bugüne kadar ki en yüksek Windows deneyimini yaşadık. Son zamanlarda, başka bir dönüm noktasına daha ulaştık. Sadece Aralık ayında insanlar Windows 10 ile 11 milyar saatin üzerinde vakit harcadı” dedi.

Windows 10 ile ilgili çarpıcı rakamları paylaşan Şener, “Sadece son bir ay içinde kullanıcılar Microsoft Edge ile 44,5 milyar dakika geçirdi. Windows’un önceki sürümlerine kıyasla, cihaz başına %30 daha fazla Bing sorgusu yapıldı. Windows 10 resim uygulaması içinde, 82 milyar resim görüntülendi. 2015 yılında oyuncular Windows 10’da 4 milyar saatin üzerinde oyun oynadı. Oyun severler, Windows 10 bilgisayarlarından 6,6 milyarı saati Xbox One oyunlarında kullandı” dedi.

Windows Store, geliştiriciler için fırsatlar yaratarak, 2015 yılında daha da büyüdü

Windows 10’daki önemli bir yatırım da, yazılım geliştiricilerin tek bir platform üzerinden Windows 10 cihaz çeşitliliğine ulaşması oldu. PC, tablet, telefon ve birçok başka cihazda tek bir uygulama ve tek bir Windows Store ile uygulamalara ulaşma imkânı bulunuyor.

Yeni Windows Store’un hem tüketiciler hem de kurumlar için yeni tanıtım yüzeyleri ve içerik edinmelerine yardımcı olacak yeni vitrinleri var. Bu yaklaşım, Netflix, NPR, Pandora, Shazam, TuneInRadio, Twitter, Uber, Wall Street Journal, 1-800-Flowers ve fazlası da dahil olmak üzere 3 milyar ziyaretçi ve daha evrensel uygulamaların da katılımı ile ivme kazanıyor. Önemli geliştiriciler, Windows Store’a TombRaider Rise (2016), Minecraft: StoryMode, Telltale Oyun Serisi ve World of TanksBlitz gibi yeni oyunlar yüklüyor. Bu geliştiriciler milyonlarca kullanıcının oluşturduğu fırsatları görüyor.

Kendine yapay zekalı asistan yazacak!

0
Tony_Stark-Suit_Test Facebook’un kurucusu Zuckerberg, teknoloji şirketlerinin yapay zeka yarışına farklı bir kulvardan yaklaşıyor. Facebook için değil, kendisi için kişisel bir proje olarak 2016’da yapay zeka yazmak istediğini açıklayan Zuckerberg böylece evinde ve ofisinde işlerine yardımcı olacak bir sanal asistan yaratmak istiyor. Evde ışıkları ve elektronik cihazları kontrol edecek, ses ve yüz tanıma özelliği bulunacak, Zuckerberg ailesinin dostlarını tanıyacak ve gerektiğinde kapıyı açacak, iş yerinde ise Mark’ın randevularını yönetecek, Facebook hakkındaki büyük verilerin analizlerini yaparak görselleştirerek Zuckerberg’e sunacak bir yazılım olacağı anlaşılan yapay zekanın ne kadar başarılı olacağını veya mümkün olup olmayacağını 2016 içinde göreceğiz. Halihazırda, Apple, Windows ve Google çok büyük ekiplerle kendi yapay zekalı asistanlarını geliştiriyorlar ve kullanıma da sunmuş durumdalar. Facebook’un bu yarışta onları geçip geçemeyeceği merak konusu. Öte yandan, Zuckerberg’in kendi kişisel kullanımı amacıyla yapay zeka teknolojisini geliştireceğini açıklaması, teknoloji basınında, Zuckerberg ile Demir Adam filminde kendine özel zırh geliştiren bilim insanı/iş adamı karakter Tony Stark benzetmelerinin yapılmasına neden oldu. Mark Zuckerberg, kişisel kullanımı için yapay zeka üretme çalışmaları hakkındaki gelişmeleri düzenli olarak paylaşacağını da duyurdu.  

ABD, o davayı nihayet açtı

0
volkswagen ABD hükumeti yaptığı açıklamayla, egsoz ölçüm testlerini yanıltmak için otomobillerine hile yazılımı yükleyen Volkswagen’e dava açtığını duyurdu. Davanın konusu, Volkswagen, Audi ve Porsche markalı otomobilleri kapsayacak. Bu duyuru aynı zamanda, 600 bin dizel motorlu otomobile hile yazılımı yüklendiğinin anlaşılmasının ardından ABD hükumetinden gelen ilk resmi tepki. Volkswagen, araçların egzos testine girdiğini anladığında motor performansını 40 kat düşürerek emisyon ölçümlerini yasal sınırlar içinde tutan bir hile yazılımını otomobillerine gizlice yüklemiş ve bu hilenin ortaya çıkmasıyla çok zor durumda kalmıştı. ABD hükumeti şimdi açtığı davada Volkswagen’in ağır cezaya çarptırılmasını isteyecek. Davayı kaybetmesine kesin gözüyle bakılan Volkswagen’in ise sadece ABD’de ödeyeceği cezanın 18 milyar doları geçmesi bekleniyor. Ayrıca,  hileli yazılımın yüklendiği 600 bin Volkswagen otomobilin sahibinin de firmanın karşısına kişisel tazminat davalarıyla çıkmasının önü açılacak.

Intel, Alman drone üreticisini satın aldı

1
asctec_falcon8_scene Her yıl milyonlarca yeni drone’un satılmaya başladığı drone piyasası, Intel’in de gözünden kaçmadı. İnsansız hava araçlarının, önümüzdeki dönemin en hızlı gelişen teknoloji alanı olacağının farkına varan Intel, Alman drone şirketi Ascending Technologies’ı satın aldı. Ancak, Ascending Technologies, diğer drone teknolojileri üreten şirketler gibi, drone üretmeye odaklanmış bir şirket değil. Şirketin odak noktası, drone’ların tespit edilmesi ve birbirlerine çarpmalarının engellenmesi… Şirket aynı zamanda Intel’in CES 2015 fuarı sırasında sergilediği Ping Pong oynayan drone’ların arkasındaki teknolojiyi de sağlamasıyla tanınıyor. Yani Intel ile arasındaki iş birliği ve satın alma süreci, bir günde ortaya çıkmış değil. Ascending Technologies’in ürettiği AscTec Firefly isimli robot drone da, aynı zamanda Intel’in 3d derinlikli görüş imkanı sunan RealSense kameraları ile donanmış bir drone… Bu da drone’a, etrafındaki alanı üç boyutlu olarak algılayarak engellere çarpmadan uçabilme yeteneği kazandırıyor. Elbette Ascending Technologies’in drone’larını, Parrot veya DJI gibi popüler drone üreticilerinden ayıran en önemli faktör, drone’ların robot olması, yani yapay zeka ile otonom olarak uçabiliyor olması. Intel ise bu yeni satın alma işleminin öneminin altını çiziyor ve drone’ların önümüzdeki dönemdeki en önemli elektronik platformlardan biri olacağını vurguluyor. Bu da satın almanın sebebini açıklıyor. Üstelik drone’ların, Intel’in büyük önem verdiği algısal hesaplama kavramı için de büyük bir pazar olduğu açık. Intel’in rakiplerinden Qualcomm da daha önce Snapdragon Flight isimli platformunu tanıtarak, drone üreticilerine özel işlemciler sağlamak üzere harekete geçmişti. Şimdi Intel’in de bu alana adım atması, işlemci piyasasında büyük drone savaşlarının başlamak üzere olduğunun işareti.    

Türkiye’de 2016’nın yıldız teknolojisi ne olacak?

0
2016, teknoloji tarihinde önemli bir yer kaplayacak. Her sene başında CES fuarında, o yıl karşımıza çıkacak yeni teknolojilerle karşılaşıp heyecanlanıyoruz ancak 2016’nın diğer yıllardan daha farklı olacağını öngörebiliyoruz. 2016, günlük yaşamımızda önemli etkiler yaratacak yeni teknolojilerin yılı olacak gibi görünüyor. Öyle ki, bu etkiler şimdiden kendini göstermeye başladı. Lily-camera-drone ABD’de insansız hava araçları sahiplerinin sayısı milyonları geçti. Sadece 2015 Noel döneminde, ABD’de 400 bin yeni drone satıldı. Üstelik bu milyonlarca drone sahibi 19 Şubat’a kadar ABD Federal Havacılık Yönetimi’ne Drone’larını kayıt ettirmek zorunda. Yani, 19 Şubat’tan itibaren ABD semalarına uçan tüm o minik pahalı oyuncaklar, resmen kayıt altında olacak ve izlenecekler. Bu da şu anlama geliyor, artık devletler de semalarında uçan milyonlarca drone’un farkında ve bu küçük hava araçlarının uçuşlarını düzene sokmak için yoğun çaba sarf ediyorlar. ABD’deki bu gelişmenin 2016 içinde Avrupa’ya ve Türkiye’ye de hızla ulaşacağını tahmin edebiliriz. Drone üreticileri, her yıl milyonlarca satan bu küçük ama pahalı cihazlardan daha fazla satabilmek için yoğun rekabet içindeler ve bu yıl piyasaya çok güçlü bir isim olan GoPro da giriyor. GoPro drone’larının piyasaya girmesiyle birlikte rakiplerinin fiyatları düşüreceğini tahmin etmek zor değil. Daha da ötesi akıllı drone’lar bu yıl kendilerini iyice gösterecekler. Akıllı drone’lar kullanıcıların kumandasına ihtiyaç duymadan, havadan sahiplerini otomatik olarak izleyip filme alabiliyorlar. Bu da spor yaparken, araç sürerken, doğa sporları ile ilgilenenlerin faliyetlerini çok kolayca videoya kaydedebilmelerini sağlıyor. Ancak beni burada asıl korkutan mesele, E5’te otomobiliyle ilerlerken akıllı drone’u pencereden dışarı salmayı deneyebilecek ve hızla akan trafiğin ortasına robot bir hava aracı bırakacak Türk kullanıcılar… Umarım birisi bunu denemeye kalkmaz ve biz de sonuçları hakkında haber yazmak zorunda kalmayız. Bu arada, biliyorsunuz, dünyada milyonlarca drone satılmaya başlayınca işin içine Çinliler de girer ve fiyatlar daha da düşmeye başlar. Bu da, Avrupa ve Türkiye’de daha fazla drone satılması anlamına geliyor. 2015 boyunca haberlerde sık sık karşımıza çıkan ABD şehirlerinde ortaya çıkan drone haberlerini artık Türkiye için de daha sık görmeye başlayacağız. oculus_rift_consumer-6-600x337[1] Ancak drone’lardan daha önce karşımıza daha etkileyici bir teknoloji çıkacak. 2016’nın ilk çeyreğinde, sanal gerçeklik gözlükleri büyük sansasyonla piyasaya ulaşacak. Facebook’un Oculus Rift’i ve Valve’ın HTC ile ortak tasarladığı Vive, büyük heyecanla bekleniyor. Steam şimdiden kullanıcıların oyun listesinde, VR kategorisi oluşturdu ve VR gözlüğü desteğine sahip oyunları bu kategori altında sıralamaya başladı. VR gözlükleri aynı zamanda toplumun Arttırılmış Gerçeklik gözlüklerine alışmasını da kolaylaştıracak. Oyun piyasasının desteklediği VR gözlüklerinin elektronik mağazalarında satışa çıkması, Apple’ın iPad’ı tanıtması gibi, teknoloji severleri çok heyecanlandıracak bir gelişme olacak ve bu gelişmeye 2016 içinde tanık olacağız. Uzun zamandır beklediğimiz kıvrılabilir ekranların ise bu yıl artık ticari ürünler olarak karşımıza çıkması yılın en büyük sürprizlerinden biri olabilir. CES 2016’da bu yeni kıvrılabilir ekranlarla oluşturulmuş prototip ürünlerin demolarını göreceğimiz kesin. Asıl merak ettiğimiz, ticari bir ürün sürprizi yaşayıp yaşamayacağımız. Gerçi teknoloji dünyası bu ürünleri uzun zamandır bekliyor ve bir ticari ürünün tanıtılması artık sürpriz olmayacak ama sansasyon yaratacağı kesin. CES+2016_18+inch+Rollable+OLED Örneğin LG’nin kağıt inceliğindeki OLED paneli CES’te sergirleyeceğini biliyoruz. Samsung’un da kıvrılabilir ekranların peşinde olduğunu yıllardır biliyoruz. Son Galaxy telefonun kıvrık kenarları, bu teknoloji üzerindeki çalışmanın bir sonucu ama nihai bir ürün olarak ekranı parmağımızın arasında kıvrılabilir, esnek telefonları ve tabletleri bekliyoruz. Bu yeni kıvrılabilir ekranlar sayesinde, çok daha esnek materyalleri saat, telefon, akıllı giysi gibi ürünler olarak hayatımızda görebileceğiz.

Serbest Çalışan Web Tasarımcıları da Kredi Kartı Kabul Edebiliyor

0
wdd2014Cep telefonlarını birer POS cihazına dönüştüren “Ödeal İşyerim” uygulaması serbest çalışan web tasarımcılarının hizmet bedellerini kredi kartı ile tahsil edememe sıkıntılarına son veriyor. Verdikleri hizmetin bedelini cep telefonları ile müşterilerinin kredi kartından tahsil edebilen web tasarımcıları, diledikleri taktirde “Ödeal İşyerim”e düzenli ödeme talimatı vererek, haftalık ya da aylık periyotlarda düzenli tahsilat alma imkanına da kavuşuyor. Web tasarımcıları böylelikle, tasarım ve hizmet bedellerini nakit olarak vermek istememeleri nedeniyle kaybettikleri müşterilerine hizmet vermeye devam edebiliyorlar. Ödeal İşyerim Nasıl Kullanılıyor? 1451909637_Odeal_IsyerimSistemi kullanmak son derece basit, akıllı telefonlardan App Store ya da Google Play’den ücretsiz olarak indirilen Ödeal İşyerim uygulaması, üyelik başvurusu yapılıp kabulünün hemen ardından kullanılabiliyor. Sabit POS maliyetlerine katlanmak istemeyen işletmeler ve serbest meslek sahipleri için ideal çözüm olan Ödeal İşyerim ile tahsilat basit birkaç adımla yapılabiliyor. Tahsilatı yapabilmek için öncelikle işletme sahibinin uygulama ekranına müşterisinin telefon numarasını ve adını, ürün / hizmet bedelini girmesi gerekiyor. Tüketicinin kredi kartı bilgileri uygulama ekranına OCR veya elle giriş yoluyla tanıtılıyor. Daha sonra çıkan uygulama ekranına müşteri tarafından imza atılarak işlem tamamlanıyor.

Yandex, Artık Elfçe Çeviri Yapıyor

0
yandexYandex’in kullanıcıların hayatını kolaylaştıran özelliklerinden Yandex.Çeviri’ye yeni bir dil daha eklendi. Sindarin Elfçesi, Yandex.Çeviri’de yer alan 65. dil oldu. Hobbit, Silmarillion ve Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R. Tolkien tarafından geliştirilen Elf dillerinden biri olan Sindarin Elfçesi, Yandex.Çeviri’de bulunan 64 dile çevrilebilecek. Kullanıcılar ayrıca bu dillerdeki metinleri Sindarin Elfçesine de çevirebilecekler. En Gelişmiş Kurgu Dillerden Biri J.R.R. Tolkien’in, kitaplarında yer alan Elf ırkı için tamamen kendisinin geliştirdiği bir dil olan Elfçe, dilbilgisi kuralları ve yaklaşık 25 bine ulaşan kelime sayısıyla en gelişmiş kurgu dillerden biri olarak gösteriliyor. Sindarin de Tolkien’in kitaplarında Elflerin büyük çoğunluğunun kullandığı dil olarak geçiyor. J.R.R. Tolkien’in doğum günü olan 3 Ocak tarihinde beta sürümüyle kullanıcılarla buluşan Elfçe çeviri özelliği ilk aşamada sadece Yandex.Çeviri’nin masaüstü versiyonunda yer alacak.

İndirim Amerika’da da olsa kaçırmıyoruz!

0
shopping-onlineAlışveriş sözcüğünün yanına en çok “indirim” yakışıyor, bu sihirli kelimeyi duyan alışverişten uzak duramıyor. Türk tüketicisi trendleri yakından takip ederken kaliteli, orijinal ürünleri “daha az” ödeyerek satın almak istiyor. Bu durum tüketicileri yüzde 70’lere varan indirimlerin yapıldığı ABD merkezli alışveriş sitelerine yönlendiriyor. Amerikadaniste.com’un açıkladığı yeni verilere göre ABD’den alışveriş yapan Türk tüketicilerin sayısı katlanarak büyüyor. Son bir yılda Türkiye’nin 54 ili ABD ve Avrupa merkezli alışveriş sitelerinden alışveriş yaptı. 2015’te 2014 yılına oranla Amerikadaniste.com üye sayısı yüzde 25 artarken, gönderilen paket sayısı da yükseldi. 2014’e göre yüzde 45 daha fazla paket sahiplerine ulaştı. Üyelerin sepet ortalamaları ise yüzde 15 artarken alışveriş tercihleri de çeşitlendi. Daha fazla alışveriş sitesinden ürün satın alan üyeler, 2014 yılına göre daha fazla kıyafet, ayakkabı, tablet ve araba/motor parça içerikli ürünleri tercih etti. Kargo siparişleri ise geçen yıla oranla yüzde 40 artış gösterdi. Bu durum Amerikadaniste.com’un cirolarına da yansıdı, şirketin cirosu yüzde 38 oranında yükseldi. Sepet ortalaması 300 dolara ulaştı Bu yıl ABD’de Kara Cuma ve Siber Pazartesi döneminde yapılan alışverişlerde mağaza içi satışlar 2014’e göre yüzde 10 gerilerken online satışlar yüzde 15, toplam satışlar ise yaklaşık yüzde 3 oranında arttı. Türk insanı da ABD’nin indirimli alışveriş günü Kara Cuma’yı (Black Friday) ve ardından gelen pazartesi günü online alışverişte büyük indirimlerin yapıldığı Siber Pazartesi’yi (Cyber Monday) kaçırmadı. Bu dönemde Amerikadaniste.com üyeleri ABD’deki alışveriş sitelerinden ortalama 300 dolarlık alışveriş yaptı. Amerika’dan satın alınan ürünlerde ilk sıralarda kıyafet, ayakkabı ve çocuk elbisesi yer aldı. Bu yıl daha çok alışveriş yaptık Bu yıl üyelerinin Kara Cuma ve Siber Pazartesi döneminde geçen yıla oranla 2 kat fazla alışveriş yaptığını söyleyen Amerikadaniste.com Kurucu Ortağı Seyfi Erol, “Yaşanan bu önemli artışın birçok nedeni var. Artık online mecralardan daha fazla alışveriş yapıyoruz. Çünkü bu konuda bilinçlendik. Sanal kartlar, farklı ödeme yöntemleriyle güvenli olarak nasıl alışveriş yapılabileceğini öğrendik, daha fazla siteye ulaşarak alışverişlerimizi çeşitlendirebiliyoruz. Üstelik orijinal ürün satın almak istiyoruz, bu da bizi yurtdışından alışverişe yönlendiriyor. İndirimler de çok cazip geliyor. Çünkü indirim gerçekten sihirli bir sözcük, duyanı alışverişe yöneltiyor. Satışların artmasında markaların yaptığı yüksek oranlardaki indirimler de büyük etken” dedi. Her gün 2 otomobil ağırlığında paket gönderildi Black Friday ve Cyber Monday dönemlerinde Amerikadaniste.com ile tanışanların sayısı da önemli oranda arttı. Bu dönemde Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nu dolduracak kadar yeni üye kazanıldı. Amerika Lojistik Merkezi’nde saatte 325 paket teslim alındı. Her gün 2 otomobil ağırlığında paket gönderildi. 2015’te Türk insanı yeni markalarla da tanıştı. Amerikadaniste.com üyelerine 78 farklı satıcıdan paket geldi. Türkiye’nin 81 ilinden 54’ü Amerikadaniste.com aracılığıyla alışveriş yaptı. En çok alışveriş yapan iller arasında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanı sıra Van, Gaziantep, Samsun, Muğla üst sıralarda yer aldı.

Türkiye’nin asırlık markaları…

0
IMG_1464Para bizim topraklarımızda bulundu, ilk antlaşmayı yapanlar da bu topraklardan çıktı mı? Baharatyolu ve İpekyolu üzerindeki bu coğrafyada hangi tüccarlar, şirketler var oldu? Peki, dünya çapında asırlık markalar niye çıkmasın? Belçika’nın batı şehirlerinden ve İpekyolu’nun son noktalarından olan Gent’te Cafe Den Turk mekanı bu izlerden biridir. 1228 yılından beri ayakta olan mekan, Çin’den ve Türk illerinden gelen ürünlerin satış noktasıymış. 900 yıla yakındır hala ayaktadır… Kervansaraylarıyla ünlü Anadolu’da hiç mi kalıcı işletmeler, asırlar ötesinden bugüne taşınmadı? Anadolu’nun ekonomi tarihine doğru yol aldıkça onlarca soru hemen kendini gösteriyor. Ara sıra konuya dikkat çekerek yüzyıllık şirketlerin, markaların peşine düşüyorum ve ilgi uyandirmaya çalışıyorum. Osmanlıda başlayıp günümüze gelen marka veya şirket sayısı tahminlerin üzerinde. Daha önce bu konuda bir tv programı yaptım ve çalışmalar yaptım. İnşallah yenilerini de başkaları yapma şansı bulur. Tespihin taneleri gibi her gün bir markanın, ailenin, şirketin öyküsünü bir Ramazan ayı boyunca ekrana taşımıştım. Program tamamlandığında Türkiye’de ilk defa yüzyıllık markalar ve şirketler toplu olarak ekrana ilk kez gelmiş oldu. Bazı programları YouTube’da bulabilirsiniz. Hem Ramazan ayının ruhuna uygun olarak anılar, hikayeler ve başarı çizgisi konuşuldu, hem de iktisat tarihimiz için bir sayfa açılmıştı. IMG_1463Bunların isimlerini sıralayarak, bundan sonra yapılacak çalışmaları sınırlandırmak istemiyorum. Çünkü her gittiğim şehirde yeni yüz yılı aşan kurum ve kuruluşlar gördüm. İnşallah genç arkadaşlar, konuyu daha kapsamlı halde gündeme taşırlar. Çünkü dünyada 100 yılı yüzlerce yıla varan markaları var. Dünyanın en eski şirketi Japonya’da bulunuyor. 1500 yıla yakın bir tarihi var. Ev yapımında kullanılan bambu ticareti ile başlayan süreçte inşaat faaliyetlerini sürdüren Kongo Gumi’yi hepimiz merak ediyoruz. Şirketin kökleri milattan sonra 500’lü yıllara dayanıyor. İnşaat işiyle uğraşan Kongo Gumi, Milattan Sonra 578 yılında Güney Kore’den Japonya’ya göç eden Kongo Ailesi tarafından kurulmuş. İlk işi ise bir Budist Tapınağı’nı onarmak olmuş. O tarihten bu yana sürekli ekonomik hayatın içinde kalmayı başaran Kongo Gumi, 14 asırda binlerce inşaat yapmış. Kongo Gumi, 40 nesildir devam eden bir başarı hikayesidir. IMG_1465Göçler başarılı insanların hayatlarında önemli ivme kazandıran olaylar arasında görülüyor. Türkiye’deki en eski şirketler için de benzeri kıyaslamalar yapılabilir. Mesela 93 Harbi sonrası Balkanlar ve Kafkaslardan gelen Türkler, İstanbul’da köklü şirketlerin kurulmasını sağlamış. Osmanlı döneminde şirket yoktu ve aile işletmeleri vardı. Bu işletmelerden biri de Zilciyanlar’dı (Zildjian). Zilciyan ailesi de dünyanın en eski şirketlerinden biri kabul ediliyor. 1623 yılında Zilciyanlar’ın Yeniçerilere yani Mehter Takımına zil yapmaya başlamasından bugüne kadar uzanan zil üretiminin hikayesidir bu. Ailenin bir kısmı 1930’larda Amerika’ya, diğer kısmı 1960’larda Kanada’ya göç etmesiyle bir Amerikan şirketi olarak devam ediyor. 1978 yılında Türkiye’de kalan son Zilciyan’ın ölümü ile üretime ara veriliyor. O’nun yanında yetişen Mehmet Tamdeğer’in 1980’den sonra Agop ile birlikte çalışması tekrar başlıyor. Dolap beygirleri ile tornası yapılan ziller bugün elektrik enerjisi ile üretiliyor. Zil üretimi; bakır kalay karışımı bronz kullanılarak tavalama, fırınlama, silindirden geçme, torna, çekiçlenme ve tekrar torna gibi aşamalardan geçiyor. Samatya’daki üretim yerleri hala hüzünlü ve metruk şekilde duruyor. Ancak Zilciyan zilleri hala dünyanın en iyi ziller olarak Caz dünyasında yerini koruyor. Aslında yüzyıllık şirketlere bakmadan önce Osmanlı’daki ekonomik faaliyetlere bakmak gerekiyor. Osmanlı tüccarları o dönemde dünyanın ulaşılabilen en uç noktalarına varmışlar. Piri Reis’in haritasının her noktasına varmış tüccarlardan bahsediyoruz. Afrika’da, Pasifik’te, Uzakdoğu’da ve Asya’da pek çok ülkeye İslamiyet’i tüccarların götürdüğüne dair tarihi kayıtlar bulunuyor. Peki, bunlar günümüze niye taşınmadı? 17. yüzyılda Venedik uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri. O döneme ait Venedik gazetelerinden biri Beypazarlı bir Türk tüccarın cenaze duyurusunu verir. Beypazarın pirinci başta olmak üzere farklı emtiaları dünya pazarına taşıyan bu tüccar, Venedik tüccarları arasında en saygınlarından biridir. İlan da onların üzüntüsünü paylaşmak için verilmiştir. Telkâri denilen gümüş işleme Mardin ve Beypazarı’nda görülüyor. İlginç ki aynı dönemde Venedik’e taşınmış bu işleme zanaatı. İhtimaldir ki aynı tüccarlar ile taşınmış olabilir. İstanbul Ticaret Odası 135. Kuruluş yılını kutlamaya hazirlaniyor. 135 yıl önce İstanbul’da yabancı onlarca ticaret odası bulunuyordu. İngilizler’in 8, Fransızlar’ın 5 hatta Osmanlı’dan yeni ayrılmış olan Yunanistan’ın bile 2 ticaret odası bulunuyordu. unnamedİstanbul, bir cazibe merkeziydi ve uluslararası ticaretin önemli bir kavşak noktasıydı. Osmanlı’nın gerilemesi, parçalanması ile binlerce ticari işletme de yok olup gitti. Özellikle sanayi devri ile birlikte iş yapış teknikleri ve Amerika’nın keşfinden sonra dünyadaki eksen kayması Osmanlı tüccarlarını etkiledi. İspanyollar ile başlayan küresel imparatorluk ve sömürge dönemi, Hollanda, İngiltere ile devam etti. Her asır ayrı bir yıkım getirdi Osmanlı’ya. Bugün 100’e yakın yüzyılı aşan işletme, şirket ve marka var bildiğimiz. Her birinin ayrı bir hikayesi var ve büyük sancılarla günümüze gelmişler. Türkiye, Cumhuriyet’in 100. Yılına doğru giderken yüzyıllık markalarına da sahip çıkılmalı. Asırlık markalara sahip çıkan ailelere teşekkürü borç bilmeliyiz.

Arena ve ASUS, Distribütörlük Anlaşması İmzaladı

0
arena-ve-asus Ürün Portföyüne dünyanın en güçlü markalarını dahil etmeye devam eden Arena,  2015’in 4. çeyreği itibariyle Tayvan merkezli teknoloji devi ASUS ile PC & AIO ürün grubundan sonra Notebook ürün grubunda da distribütörlük anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında ASUS, ürünlerini, Arena’nın Türkiye genelindeki 20.000’i aşkın aktif iş ortağı aracılığıyla son kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor. Konuyla ilgili olarak Arena Genel Müdür Yardımcısı Kenan Akbaş, şunları söyledi: “Arena olarak, teknolojiye yön veren dünyanın en önemli markalarından biri olan ASUS ile yapmış olduğumuz işbirliğinden ötürü çok mutluyuz. Üretici ve iş ortaklarımızın ihtiyaçlarından yola çıkarak kurduğumuz, deneyimli kadrolarımız ile ASUS’un yenilikçi son teknoloji dizüstü bilgisayarlarını Türkiye’nin dört bir yanına ulaştıracağız. Bilişim endüstrisinde 2015 yılı zor geçmesine rağmen deneyimli kadrolarımız ve stratejik iş ortaklarımızla birlikte PC pazar payımızı %15’in üzerine çıkartarak, yılın son çeyreğinde ASUS markası ile daha da güçlendik. Bu başarı ile anlaşma imzaladığımız ASUS ürünlerinin pazar payımızı daha da arttırarak %20’nin üzerine çıkarmasını hedefliyoruz. Bu başarıya ulaşmamızı sağlayan bütün iş ortaklarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Yeni yıl da istikrarlı bir şekilde büyümeyi sürdürmeyi ve bu birlikteliğin her iki taraf için hayırlı olmasını diliyoruz.

2026’yı İnsan Egosu Şekillendirecek

0
futureKlişe bir tabirle yeni yılınız kutlu, mutlu ve başarılı olsun diyerek başlamalı söze. Değişen takvim yılı gibi görünse de, ardında zamana yetişemeyen planlar bırakıyor tarih boyunca olduğu gibi. Değişimin ayak sesleri biraz daha yüksek sesle yankılanıyor iş dünyasında. Ama bilgisayarların hayatımıza girdiği günden bu yana yaşanacak, belki 10 yıllık bir dönüşüm de var karşımızda. 2016 için pek çok yerde öngörüler, tahminler ve beklentiler çıktı karşınıza. Türkiye ve teknoloji dünyasından baktığımızda biraz da pazarlama cilasıyla 4,5G’ye devşirilen iletişim dünyası oldukça hareketli geçecek. Mobil cihazların hakimiyeti biraz daha artacak. Etrafta geride bıraktığımız yıla oranla çok daha fazla tanımlanmış uçan cisim, yani drone göreceğiz. Belki birkaç parlak fikir yaşamlarımızda uzun yıllar kalmak üzere giriş yapacak. Ama dediğim gibi, 2016 bir dönüşümün giriş kapısı benim gözümde. Yazının sonunda görebileceğiniz gibi başka kişi ve kurumların da… Mesela yapay zekanın gerçeğe yakın örnekleriyle karşılaşacağız. Sonraki 10 yılda ise otomasyon teknolojilerinin yapay zeka ile nasıl karar verici hale geldiğini göreceğiz. 2025, belki 2026’da yapay zekaya sahip makinelerin şirketlerin denetim kurullarında olmasıyla karşılaşacağız. Yönetim kurulunda Chief Artifical Intelligence Officer’lar yani CAIN’ler karşımıza çıkar mı şimdilik belirsiz. Daha doğrusu buna teknolojiden çok kontrolü elinden bırakmak istemeyen insan egosu karar verecek. 2015’te sürücüsüz otomobillerin ilk örneklerini yollarda görmeye başlamıştık. 2026’da ise otomobil kullanmayı büyük ölçüde bırakacağız. Bizim yerimize gelişmiş, belki aynı zamanda psikologumuz olan yapay zekaya yakın makineler kullanacak araçları. Yine otomobilin içinde olacağız, ama direksiyona dokunmadan işimize bakacak, otomobilimizin akıllı camından belki e-postalarımızı okuyacak, belki bir sonraki hafta şehrimize gelecek sanatçıların videolarını izleyeceğiz. Bu sırada otomobilimizi yöneten yazılımlar o anki trafik durumuna göre en ideal rotayı kendi başına çizecek, anlık değişiklikleri algoritmasında değerlendirerek yolunu değiştirecek ya da bize alternatifi kullanmak isteyip istemediğimizi soracak. Bunu belirleyecek olansa yine biz insanların egosu ve o anki ruh halimiz olacak. Dönüşüm sadece bunlarla sınırlı kalmayacak, akıllı şehirlerin lafta kalmayan gerçekten akıllanmış halleriyle karşılaşacağız. 2026’da ikinci baharını yaşayacak olan 5G yerine 6G’ye geçme çalışmalarının akıllı şehirler üzerindeki faydalarını konuşup yazacağız. Testler zaten başlamış olacak. Teknolojiden anladığını sanan bazı medyatik yayınlar 6G ile kaç saniyede film indirebileceğimizi yazacak. Ama asıl etkinin ve faydanın tamamen dijitalleşmiş şehirlerde görüleceğini atlayacak. TechInside gibi kurumsal teknoloji yayınlarında hem bu dönüşümü hem de Endüstri 5.0’ın sektörlere getireceği etkileri okuyacak ve izleyeceksiniz. Evimizde bugünün buzdolabı, televizyon gibi standart cihazları arasına katılan üç boyutlu cihazların aynı zamanda evimizin kendisi ve içindeki cihaz ve eşyalar için bir yedek parça deposu haline geldiğini göreceğiz. Bir ürünü alırken içinde bulunan yazılım akıllı evimizle bağlantılı hale gelecek. Eşyanın, cihazın kullanımı üretici/pazarlayıcı şirket tarafından gözlem altında tutulacak. Milyonlarca cihazdan gelen veriler hızlanan altyapılar ile işlenecek, iyice gelişmiş predictive analytic yani tahmine dayalı analiz teknikleri çıkabilecek arızaları merkeze bildirecek. Diğer yandan servis ve bakım şirketleri sizi arayıp durumdan haberdar ederek bakım için gelmelerini isteyip istemediğinizi soracak. Benzer bir bakım senaryosu otomobiliniz için geçerli olacak. Sizin ajandanıza bakarak şehir dışında olduğunuz bir gün aracınızın servise gelip bakımının yapılmasını isteyip istemediğinize karar verilecek. Bunu yaparken de yine tahmine dayalı analiz çözümleriyle size arıza çıkabilecek tarih ve maliyet bilgileri sunacak. Şimdi yaptırırsanız şu kadar indiriminiz olacak paketiyle birlikte. Kararı mantığınız belki biraz da egonuz verecek… Sadece 10 yıl sonrası için çok ‘uçtuğumu’ düşünebilirsiniz. Ancak yazının başlarında dediğim gibi, bu konuda yalnız değilim. Bahsettiğim yeniliklerin –yönetim veya denetim kurullarında yapay zekaya sahip makineler dahil- çoğu, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2015’in ikinci yarısında yayınladığı ve 800 kadar uzmanın görüşleriyle şekillenmiş “Deep Shift: Technology Tipping Points and Societal Impact” başlıklı raporunda yer alıyor. Bunların ne kadarının ne oranda gerçekleşeceğine ise sadece ve sadece insan egosu karar verecek. Hayatınıza anlam katan pozitif bir yıl olması dileğiyle, iyi seneler…

İtalya Apple’a 350 milyon dolar ceza kesti

1
appletax Apple’ın vergi uygulamaları her zaman soru işareti oluşturmuştur. Kazancını yurt dışından elde ettiğini gösterip şirketin gelirlerini de İrlanda’daki merkezine yönlendirerek İrlanda yasalarına göre çok düşük bir vergi ödediği öne sürülen Apple’ın bu uygulaması zamanında ABD Başkanı’nın bizzat şikayetine de konu olmuştu. Ancak şimdi İtalya da, Apple’ın İtalya topraklarındaki ticari faaliyetlerini mercek altına almış görünüyor. İtalyan vergi memurları, 2008 ve 2013 yılları arasında Apple’ın beyanlarında usulsüzlükler tespit ettikleri için şirketin İtalya ofisini ve İtalyan çalışanlarını ağır baskı altında tutuyorlar. İtalyan’lara göre, Apple 2008-2013 yılları arasında İtalya’daki satışları nedeniyle 800 milyon dolardan fazla vergi kaçırmış bulunuyor. Bu rakamın ispatlanması halinde, Apple milyarlarca dolar ceza kesilmesi de gündeme gelebilecek. Anca Apple, İtalyan maliyesi ile anlaşma yoluna giderek, söz konusu dönem için 350 milyon dolarlık vergi ödemeye razı oldu. Ancak maliye ile anlaşmasına rağmen, İtalyan savcıları Apple’ın vergi kaçırmak amacıyla, şirketin uluslararası yapısını kullanarak suç işleyip işlemediğini soruşturmaya devam edecek. Bu nedenle, İtalya’daki Apple ofisinin çalışanları da ağır bir soruşturma geçirecekler. Ancak şirket yöneticileri suçlu bulunsalar da cezaları, maliye ile anlaşma olmadan yaşanacak bir cezadan daha hafif olacak.  

iLab Holding, Arabam.com’u bünyesine kattı!

0
arabamcom Arabam.com yatırımı ile birlikte araba seri ilanları alanına güçlü bir giriş yapan iLab Holding, online seri ilan kategorisinde önemli bir iş tecrübesine sahip. iLab Holding halihazırda portföyünde Türkiye’nin lider iş ilanları portalı Kariyer.net ve önde gelen emlak ilanları girişimi Emlakjet.com’u bulunduruyor. 2000 yılında kurulan Arabam.com, milyonlarca internet kullanıcısı, binlerce oto galerisi ve otomotiv şirketine hizmet ediyor. Oto galeriler ve tekil bireyler tarafından yayınlanan 100 binlerce motorlu taşıt ilanını, Arabam.com internet sitesinde ve iOS/Android mobil platformlar üzerinden son kullanıcılar ile buluşturuyor. iLab Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa E. Say, yaptığı açıklamada: “Arabam.com yatırımımız, iLab Holding’in online seri ilan pazarına stratejik büyüme alanı olarak bakışının sonucu. Doğan Grubu Arabam.com’u bugün Türkiye’nin lider araba ilanları portalı haline getirerek önemli bir başarı göstermiştir. Bizler de bundan sonra iLab olarak Arabam.com platformunu yeni hedeflere taşıyabiliyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz” dedi.

2016 Sanal Gerçeklik Kasklarının Yılı Olacak!

0
Microsoft’un HoloLens isimli artırılmış gerçeklik kaskını bir köşeye koyarsak, 2015 yılı sanal gerçeklik adımları açısından kısır bir yıl olarak geride kaldı. Her ne kadar çeşitli tüketici fuarlarında sıkça gündeme gelse de sanal gerçeklik kaskları, son tüketiciye henüz aktif olarak ulaşabilmiş değil. Ancak firmaların son atılımlarına göre 2016 yılı, sanal gerçeklik için elle tutulabilir bir yıl olacak. sanal gerçeklik Bilindiği gibi; Oculus, Sony, Valve ve HTC, aktif sanal gerçeklik kaskları ile tüketici duyurularını ve tanıtımlarını yapan firmalar arasından öne çıkan isimlerdendi. Bu isimler arasından son tüketiciye en yakın isim ise, Oculus Rift kaskı idi. Ancak Oculus Rift’te geliştirici versiyonundan öteye geçememişti. Baş dönmesi, mide bulantısı ve düşük çözünürlük eksilerinin yanına eklenen içerik yoksunluğu da, yine Oculus Rift modelinin sık sık ertelenmesine sebep olmaktaydı. Yapılan son açıklamara göre ise Oculus, Rift sanal gerçeklik kaskı için söz konusu bu sıkıntıların önüne geçmeyi başarmış ve 2016 yılı için ciddi son tüketici ürünleri ile aktif olarak pazarda yer almayı planlıyor. htc-vive Oculus tarafı için söz konusu bu beklentiler bir yana dursun, Valve ve HTC ortaklığında geliştirilen sanal gerçeklik kaskı Vive için ise, Valve tarafından ciddi bir açıklama geldi. Yapılan son açıklama göre ise iki ismin ortak ürünü Vive sanal gerçeklik kaskı, ciddi bir gelişim gösterdi ve daha şimdiden rakiplerinin önüne geçmeyi başardı. Henüz bu yeniliğin ne olduğu ile ilgili bir bilgi yok ancak hedef gösterilen tarih, yine 2016 yılı… Öte yandan bahsi geçen diğer firmalar da, 2016 Mobil Dünya Kongresi kapsamında boy göstermeye hazırlanıyor. Ve özellikle Valve ve Oculus kanadından 2016 yılı için somut adımlar görmek mümkün gibi görünüyor. Yeni yeni “saman alevi” olarak değerlendirilmeye başlanan sanal gerçeklik kaskları için beklentiler, 2016 yılına yoğunlaşmış durumda. Öyle ki markalar da bu sıkıcı sürecin olumsuz etki oluşturabileceğini düşünüyor olacak ki, çalışmalarına ciddi hız katmış durumdalar. Özetle, 2016 yılının ilk çeyreği itibariyle sanal gerçeklik sektörünün yeniden alevleneceğini ve bu defa kalıcı adımlar atılacağını söylemek, yanlış olmayacaktır.

Türk Ailesinde Haberleşme Giderleri

0
com Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), yaptığı araştırmada oldukça ilginç sonuçlara ulaşmış. Yapılan açıklamada, sabit telefon ile interneti bulunan ve her bireyi cep telefonu sahibi olan 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama haberleşme giderinin yaklaşık 224,6 TL olduğu söylendi. Bu hesabı 12 aya vurduğumuzda ise karşımıza 2695 TL‘lik bir sonuç çıkıyor ki bu, geçtiğimiz seneye göre %4’lük bir artışdemek oluyor. 2015 3. Çeyrek BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre sabit telefona aylık ortalama 23,5 TL ödeniyor. Aynı raporda, 3 GSM operatörünün abonelerinin ortalama aylık ödemelerinin ise 24,83 TL’ye ulaştığı belirtiliyor. Sabit internet bağlantısı için ise aylık ortalama 41,7 TL ödeniyor. Bu giderlerin hepsine %18 KDV’nin yanı sıra, mobil telefon için %25, sabit telefon için %15 ve İnternet bağlantısı için %5 Özel İletişim Vergisini de eklemek gerekiyor. Devlete ödenen toplam 60 TL vergi eklendiğinde, tüm bireyleri cep telefonu sahibi olan dört kişilik bir ailenin ortalama haberleşme gideri ayda ortalama 224,6 TL’ye, yılda ise yaklaşık 2695 TL’ye ulaşıyor.  

ABD Ordusu Robotları Çok Gürültücü Buldu

0
mule ABD Ordusu uzun zamandır, cephe bölgesindeki zor koşullarda ağır yükleri ve mühimmatı taşıması için özel robotlar geliştirmek için çalışıyordu. Bu amaçla üzerinde çalışılan en büyük projelerden biri, Boston Dynamics’in geliştirmiş olduğu  Legged Squad Support System veya LS3 olarak bilinen, dört bacaklı robot. Askerlerin MULE (Katır) adını taktığı LS3’ün geliştirme bütçesinin yarıya indirilmesi de son dönemdeki tartışmalardan biriydi. Ancak şimdi Ordu başka bir tartışmayı gündeme taşıyor. Robotu sahada kullanan birlikler, robotun çıkardığı yüksek sesin çok uzaklardan fark edilebildiğini, ayrıca çatışma anlarında, düşmana yerlerini belli ettiğini de dile getiriyorlar. Yüksek ses problemi, Boston Dynamics’in uzun zamandır başına dert oluyordu ancak sorun bir türlü çözülemedi. Ağır yük taşıma kapasitesi olan robotun güçlü eklemleri ve motoru, rahatsız edici şekilde ince bir ses yayıyor ve bu da düşman askerlerine, ABD birliklerinin yerini belli ediyor. Öte yandan, MULE, hızlı, çevik ve güvenilir bir yük taşıyıcısı olarak, askerlerin sırtında taşımak zorunda olduğu çok ağır ekipmanları rahatlıkla her yüzeyde taşıyabiliyor.

Google, Java Kodlarını Android’den Çıkartacak

0
android-12 Google, bir süredir Android’de yer alan Oracle kodlarından rahatsızdı. Yeni yaptığı açıklama ile Java uygulama programlama arayüzünü (API) daha fazla kullanmayacağını doğruladı. Ancak Google, bunun yerine, açık kaynak kodlu Java geliştirme kiti OpenJDK’ı Android’e entegre edecek. Google, bu işlemin amacını mobil uygulama geliştirme sürecini basitleştirmek olarak açıklıyor. Ancak sorunun, Oracl’ın Google’ı 2010’da dava etmesiyle başlayan sürecin sonu olduğu biliniyor. Oracle, 2010’da, Java kodlarını düzgün şekilde Android’e entegre etmediği için Google’ı dava etmişti. Bu dava, iki şirketin arasının açılmasına neden olmuştu.    

Tek bir petrol kuyusu haftada 15 terabayta kadar veri üretebilir

0
Büyüktmek için tıklayın
Dünya genelinde petrol ve doğalgaza talep sürekli artıyor. Bu talebin 2015 yılı sonu itibariyle günlük 94 milyon varilin üzerine çıkması bekleniyor. Bu nedenle petrol ve doğalgaz endüstrisindeki şirketler de günümüzde ve gelecekte dijital teknolojilere daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Çünkü dijital teknolojiler, şirketlere operasyonel güvenlik ve daha çevreci bir yaklaşım kazandırırken aynı zamanda daha uzak bölgelerdeki doğal kaynaklara uygun maliyetler ile erişebilmelerine yardımcı oluyor.
Şirketlerin tedarik zincirleri genelinde kurulan sensörler, kararların daha hızlı ve akıllıca alınmasına yardımcı olan devasa miktarda veri sağlar. IDC, petrol ve doğalgaz endüstrisinin günümüzde ürettiği kullanılabilir veri miktarının 52 eksabayt olduğunu belirtirken 2020 yılında bu rakamın 888 eksabayta çıkacağı tahmininde bulunuyor.
Tek bir kuyu, haftada 15 terabayta kadar veri üretebilir. Dünya’da petrol nakli için yaklaşık 3,2 milyon kilometre uzunluğunda boru hattı bulunuyor. Bu miktar Dünya’nın etrafını 80 kez çevreleyecek seviyede. GE, petrol boru hatlarının her 50.000 kilometrede günlük 17TB veri üretebildiği tahmininde bulunuyor.
 
Veri analizi sayesinde üretim artıyor
Veri analizleri; jeolojik yapı, sondaj, yeni kuyuların birbirileri ile bağlantısı ve sondaj tekniklerin optimizasyonu ile ilgili değerlendirmelere yardımcı oluyor. Bain & Co.  daha iyi veri analizlerinin petrol ve doğalgaz şirketlerinin üretimini %6-%8 oranında artırabileceği tahmininde bulunuyor. Bunun yanı sıra bulut veri yönetimi veri kümelerini merkezileştiriyor. Yerbilimciler, mühendisler ve iş dünyası aynı verileri kullanarak karar alıyor böylece iletişim kopukluklarının önüne geçilirken zamandan da tasarruf ediliyor.
 
Petrol ve doğalgaz şirketleri %63 maliyet tasarrufu sağlıyor
Bulut sayesinde uzaktan yapılan görselleştirme ile kuyu bölgeleri ile uzak mesafelerdeki uzmanlar arasında daha hızlı ortak çalışma imkânı sağlanarak güvenlik, hız ve rezerv bölgeleri ile ilgili daha doğru kararların alınmasının yolu açılıyor. Kurumsal mobil çözümler ile petrol ve doğalgaz şirketleri maliyet tasarrufunu %63 ve üretimi %51 oranında artırıyor.
 
Güvenlik maksimum seviyeye çıkarılıyor
Verilerin merkezileştirilmesi birden fazla kopya ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Verilerin daha az kopyalanması güvenlik risklerini düşürüp veri kalitesini artırarak uzmanların “güvenecekleri tek bir kaynak” yaratıyor.
Ayrıca regülasyonlara uyum artırılıyor. Verilerin merkezileştirilmesi, düzenleyici kurumların gerektiğinde verilere erişimi sağlayarak şirketlerin uluslararası veri regülasyonlarına uyumunu güçlendiriyor.
Ticaret kolaylaşıyor
Dijital teknolojilerin kullanımı, enerji kaynaklarını bulma ve geliştirme maliyetlerini düşürerek küresel ekonomiyi olumlu yönde etkiliyor. Kuzey Amerika’nın Eagle Ford bölgesinde ileri sondaj teknikleri ve teknolojileri sayesinde petrol kuyuları, 2013 yılına kıyasla %65 daha verimli üretim yapıyor.
Oxford Economics, petrol ve doğalgaz endüstrisinin Nesnelerin İnterneti’ne uyum göstermesi durumunda küresel GSYH’nin 2025 yılına kadar 816 milyar dolar (2,4 trilyon lira) artabileceği tahmininde bulunuyor.
 
Çevre riskleri azalıyor
Dijital teknolojiler sayesinde petrol ve doğalgaz şirketleri olumlu yönde etki yaratır. Üretimin tüm süreci ile ilgili detaylı verilerin olması şirketlere potansiyel kazaları yaşanmadan önleme imkânı kazandırıyor. Bu da sonuç olarak çevreyi olumlu yönde etkiliyor. Uzak mesafelerin görselleştirilmesi ve mobil çözümler sayesinde şirketler, kuyu bölgelerinde daha az kişiyi istihdam edebilecek duruma geliyor. Bu da sonuç olarak çalışan güvenliğine yönelik riskleri azaltıyor.

Yüz Yüzeyiz San Francisco yolcusu

0
SAMSUNG CSC ODTÜ TEKNOKENT tarafından modellenen TeknoJUMP, merkezi San Francisco’da yer alan, etkili bir şekilde kurgulanmış ve girişimcilerin başarısına yönelik etkin bir hızlandırma programı. Yuzyuzyeyiz.biz servisleri ile programın Türkiye ayağına seçilen ve tamamlayan Elba HR, şimdi de ABD ve Avrupa’da müşteriler kazanmak ve iş ortaklıkları ile büyümek üzere, 4 hafta boyunca program kapsamında San Francisco’da çalışmalarını sürdürecek. Finans kurumlarından, telekomünikasyon devlerine, perakende zincirlerinden,  akademik kurumlara kadar birçok sektörün önemli oyuncularına hizmet veren Elba HR, video mülakat, canlı video mülakat, denetimli online testler, anketler, online değerlendirme merkezi ve on-boarding çözümleriyle kurumlarda seçme, yerleştirme ve uyum sürecini daha hızlı ve tasarruflu hale getiriyor. Bu yenilikçi dijital deneyim sayesinde kurumlardaki insan kaynakları ekipleri çok daha kaliteli ve doğru veri analizleri yapabiliyor. Elba HR kurucu ortaklarından ve BIC Angels melek yatırımcılarından Güçlü Özenci: “Bugün ülkemizdeki vizyoner 50 büyük kuruma psikometrik analizler ve video alt yapımız ile birlikte yetkin, yatkın ve kurum kültürüne uygun adaylara erişilmesi için çözümler sunuyoruz. Genişleme hedeflerimiz doğrultusunda, dünyanın sayılı okullarından London Business School ile de çalışmaya başladık. Artık Londra’da MBA adayların değerlendirilmesi ve yerleştirilmesi için, ODTÜ’de ürettiğimiz çözümler kullanılıyor” dedi.