MENA Bölgesinin ilk Samsung İnovasyon Merkezi Türkiye’de
Samsung Türkiye, MENA bölgesindeki ilk Samsung İnovasyon Merkezi’nin Türkiye’de açıldığını duyurdu. T.C. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut’un katılımıyla açılışı gerçekleşen merkezde ziyaretçiler, Samsung’un farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler ile tanışacaklar.
Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim, “Uzun yıllardır en gelişmiş teknolojilere öncülük eden bir dünya lideri olarak, ihtiyaçları ve beklentileri anlayıp insanların hayat kalitesini artıracak yenilikçi teknolojilerimizi onlarla buluşturuyoruz. MENA bölgesindeki ilk Samsung İnovasyon Merkezi’nin Türkiye’de açmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
Teknolojinin artık sadece dikey bir sektör olarak değil, tüm endüstrileri yatayda kesen bir konsepte dönüştüğünü belirten Samsung Electronics Türkiye Başkan Yardımcı Tansu Yeğen, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Dünya hızla dijitalleşirken, kurumlar teknolojiyi, işlerini hızlandıran bir araç olarak kullanmanın çok ötesinde görüyor. Dijitalin sunduğu rekabet avantajını elde tutmak için, inovasyon ve teknolojiyi kurumsal DNA’larının yapı taşına dönüştürme çabasında olan kurumlar, müşterilerin yeni deneyimler sunma talebini karşılamaya çalışıyor. Zorlu küresel ekonomik şartlarda sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmek için ülkemizde de bu inovasyon ve teknoloji vizyonunun yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bu vizyonun kurumlar tarafında sahiplenilmesine destek olmak adına, ‘Samsung İnovasyon Merkezi’mizi Türkiye’deki müşterilerimiz ve iş ortaklarımızın hizmetine açtık. Yılda 14 milyar doları aşan Ar-Ge yatırımımızın sonuçlarını, ülkemizdeki şirketlere ilk elden ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
Uber çalışanları kullanıcıları gözetliyor mu?
ABD’de devam etmekte olan bir davada ifade veren eski bir Uber mühendisi, şirketin içindeki etik dışı davranışların boyutlarını ortaya koydu.
Eski Uber çalışanı Ward Spangenberg verdiği ifadede, şirketin çalışanlarını denetlemek konusunda yetersiz kaldığını, isteyen çalışanın Uber kullanıcılarının verilerine kolaylıkla eriştiklerini hatta anlık olarak lokasyonlarını takip edebildiklerini aktardı.
Eski sevgiliyi uygulamadan takip ve taciz etmek
Uber çalışanlarının daha çok sevgililerini/eşlerini veya ünlüleri takip ettiğini belirten eski çalışan, durumun vahametini de ortaya koymuş oldu. Uber çalışanlarının bu bilgileri, paparrazzilere, magazin basınına sattıkları; eşlerini/sevgililerini hatta eski sevgililerini bu veriler üzerinden taciz ettikleri yönünde şikayetler de bulunuyor. Uber hakkında açılan bu dava, mobil cihazlarımıza kurduğumuz uygulamaların yarattığı mahremiyet açığına dair tartışmaları da alevlendirmesi bekleniyor. Mobil uygulamalardaki mahremiyet sorunu sadece Uber çalışanlarının, kullanıcıların lokasyonlarını görmesiyle sınırlı değil. Herhangi bir mobil uygulamanın geliştircisi, telefonun kamerasına, fotoğraf galerisine, arama bilgilerine, SMS’lere, mikrofana erişim alarak, kullanıcının tüm mahrem bilgilerine ulaşabiliyor, isterse anlık olarak takip edebiliyor. Bilinçli kullanıcılar, mobil işletim sistemlerinde, hangi uygulamanın ne zaman hangi veriye ulaştığını, telefonda hangi aktiviteyi gerçekleştirdiğini gösteren logların kayıt edilmesini istiyorlar. Bu sayede kötü niyetli uygulamaları tespit etmek çok daha kolay olacak. Bu işlevi gören bazı mobil uygulamalar bulunuyor ancak bu uygulamalar da başlı başına bir güvenlik/mahremiyet açığı yaratıyor.Skype tercüme özelliğini genişletiyor
Skype, canlı görüşme üzerinde uyguladığı anında tercüme özelliği ile özellikle iş dünyasında büyük beğeni toplamıştı.
İki Skype üyesi arasındaki Skype görüşmesinde, kullanıcılar kendi dillerinde konuşurken, video görüşme uygulamayı, konuşmayı metin olarak tercüme ederek karşı tarafa iletiyordu.
Skype üzerindeki tüm görüşmeler
Microsoft’un popüler uygulaması şimdi bu özelliği, Skype’tan, mobil veya karasal hatlara yapılan aramalar için de devreye aldı. Ancak bu özellikten yararlanmak isteyen Skype kullanıcılarının Windows Insider Program’a üye olması, ve telefon aramaları için gerekli olan Skype kredilerine sahip olması gerekiyor. Arama “tercüme” modunda yapıldığında, karşı taraf telefonu açtığında, Skype tarafındanbir uyarı mesajıyla karşılaşıyor ve görüşmenin dijital olarak çevrileceği uyarısını alıyor. Ardından arayan kişinin konuşması kaydediliyor ve karşı tarafa tercüme edilerek okunuyor. Daha sonra da aranan kişinin cevabı için aynı işlem uygulanıyor. Ancak bu sırada kısa bir bekleme süresi gerekiyor.Zyxel’den yeni endüstriyel PoE switch’leri
Zyxel, dış ortamlar için üretilen RGS Serisi fansız endüstriyel PoE Switch’lerini tanıttı. Yeni seri 5/12 portlu Gigabit Switch’ler en zorlu dış koşullarda zahmetsiz ve stabil bir ağ kurulumu için tasarlandı.
Zyxel’in kurumsal ağ çözümleri içinde yer alan RGS serisi, dış sahada kullanılan ve sürekli yüksek ısı ve toz gibi olumsuz koşullara maruz kalan dış kabinlerin IP tabanlı olarak kontrol edilebilmesini ve sürekli çalışır durumda tutulabilmesini sağlayan özel bir ürün ailesi. RGS Serisi ayrıca sahip olduğu IP30 ve elektromanyetik uyumluluk standardı EMC sertifikalarıyla mükemmel ısı kontrol ve koruma sağlayarak -40’tan, 75 santigrat dereceye kadar değişen ısılarda performansını koruyarak çalışabiliyor. Cihazlar sınırlı kurulum alanına sahip kullanıcılar için bir DIN rayına ya da duvara monte edilerek farklı montaj seçenekleri de sunuyor.
20 milisaniyede tekrar çalışma imkanı
Günümüzün IP izleme ve yönetim sistemlerinde güvenlik yüzünden oluşan sorunlar işletmeler için önemli kayıplara neden olabiliyor. RGS Serisi, daha iyi ve stabil bir ağ performansı için çift güç girişi ile donatılmış. Bir güç kaynağında sorun oluştuğunda diğer güç kaynağı devreye girerek, ağ performansını yine en üst seviyede tutarak kesintisiz çalışma imkanı sağlıyor. Ayrıca RGS200-12P, kendini hızlı kurtarma (self-recovery) teknolojisi ile de tasarlanmış bir ürün. Bu da herhangi bir ağ arızasında RGS200-12P’nin 20 milisaniye gibi çok kısa bir sürede tekrar aynı performansla çalışmaya başlayacağı anlamına geliyor. Özellikle çok geniş alanlarda ya da caddelerde veri ve iletim gücünü sağlayacak bu tip altyapıların kurulumu beraberinde çok yüksek maliyetleri de getiriyor. RGS Serisi’nin sahip olduğu fiber uplink desteği, ağların kapsamını 40 kilometreye kadar genişletmeye olanak sağlayarak maliyet tasarrufunun da önünü açıyor. Ayrıca RGS Serisi sahip olduğu PoE+ teknolojisi sayesinde yüksek güç tüketen benzerlerine göre önemli oranda enerji tasarrufu da sağlıyor.Evrensel sabit gelir araştırmalarına 10 milyon dolar
Facebook’un kurucularından Chris Hughes ve Y Combinator’un kurucusu, yatırımcı Sam Altman, ilginç bir yatırıma imza attılar.
Marketlerin ve Fastfood restoranlarının robotlaştığı, taksi sürücülerinin işlerinin kaybetmek üzere olduğu, temizlik görevlileri yerine robot temizlik makinelerinin yerleri sildiği, müzisyenlerin yerine yapay zekanın beste yaptığı, doktorların çoğunu işsiz bırakabilecek teşhis robotlarının kullanıma girmek için gün saydığı, pilotların bile işsiz kalmasının an meselesi olduğu bir dünyada, insanların nasıl para kazanıp geçineceği sorusu şu anda aydınların zihnini en çok meşgul eden konuyu oluşturuyor.
Evrensel Sabit Gelir
Elon Musk bu soruya cevap olarak, “evrensel sabit gelir”in (Universal Basic Income) kaçınılmaz olacağını düşünüyor. Evrensel sabit gelir, tüm vatandaşlara belli bir sabit gelir sağlama mantığı üzerine kurulu bir model. Bu sayede, robotlar insanların işlerini alsa da, insanların temel ihtiyaçlarını sağlayacak geliri elde etmesi mümkün olacak. Fakat bu sistemin nasıl işleyeceği sorusuna henüz cevap bulunmuş değil. Böyle bir gelir kaynağının ekonomiye nasıl etki edeceği sorusu en büyük endişeyi oluşturuyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayacak geliri elde eden çok sayıda insanın artık çalışmaktan vazgeçerek, ekonomiyi çökertebileceği, dünyanın dev bir krize girebileceği hatta medeniyetin bile çökebileceği endişesi yaşanıyor. Chris Hughes ve Sam Altman, bu konuda yapılacak çalışmaları desteklemek üzere, 10 milyon dolarlık bir fon kurduklarını açıkladılar. Özellikle ABD toplumunu hedef alan araştırmaları destekleyecek olan fonla, robotların ve yapay zekanın işsiz bırakacağı insanları desteklemek için neler yapılabileceği araştırılacak. Elbette araştırmaların sonuçlarını, tüm dünyaya uygulamak mümkün olabilecek. Diğer bir deyişle, robotlar çok hızlı bir şekilde geliyor ve dünyada milyonlarca insan, robotlar yüzünden işsiz kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Çok yakında siyasetçilerin bu sorunu da gündeme alarak çözüm üretmeleri gerekecek. Bir ülkenin, kendi vatandaşlarının gelirlerini koruması için, yabancı ülke vatandaşlarına çalışma izni vermemesi gibi, bazı ülkelerde robot/yapay zeka kullanımına da belirli bir limit getirilebilir. Bu tür çözümlerin tartışılacağı döneme girmek üzereyiz.Teknolojinin patronları Trump ile buluşuyor
Bu hafta teknoloji dünyası için önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak.
Yeni ABD Başkanı Donald Trump, henüz koltuğuna oturmamış olsa da, teknoloji dünyasının patronları ile bir araya gelecek.
Dev şirketlerin CEO’ları yeni başkana rapor verecek
Görüşmeye Facebook, Google, Apple, Microsoft, Tesla, Intel, IBM ve Cisco şirketlerinin CEO’ları katılacak. Çarşamba günü New York’ta gerçekleşecek toplantıda CEO’ların yeni başkana teknoloji şirketlerinin ihtiyaçları hakkında bilgi vermesi beklenirken, Trump’ın da seçim döneminde teknoloji şirketlerinin çalışanları tarafından aldığı ağır hakaretleri gündeme getireceği düşünülüyor. Seçim döneminde, özellikle ABD’li teknoloji şirketleri Trump’a karşı ağır bir muhalefet göstermiş, Facebook çalışanları Trump hakkındaki tüm haberlerin yasaklanması gerektiğini savundukları için işten atılmış, hatta Amazon’un CEO’su Jeff Bezos, Trump’a açık açık savaş ilan etmişti. Trump ise, seçimden sonra Amazon’u çok zor günlerin beklediğini ve Bezos ile “kişisel olarak uğraşacağını” dile getirmişti. Çarşamba günkü toplantıya Bezos’un da davetli olduğu vurgulanırken, Amazon’un CEO’sunun toplantıya katılması beklenmiyor.Nokia’nın yeni telefonlarının detayları ortaya çıktı
Microsoft’un satın almasından sonra telefon üretimine 2 sene ara veren Finlandiyalı dev şimdi yeniden akıllı telefon üretmeye başlıyor.
2017’de Android sistemli yeni akıllı telefonlar piyasaya sürecek olan Nokia’nın bu hamlesi bir süredir medyanın gündemindeydi ancak telefonlar hakkında detay net değildi.
Ancak şirketten sızan son bilgiler, telefonların özellikleri ve fiyatları hakkında ipucuna ulaşmamızı sağladı.
Buna göre, Çin’li Foxconn ile ortaklık kulan Nokia ilk telefonunu iki farklı varyasyonla satışa çıkaracak.
150 dolara Nokia kalitesi
İlk modelde 2GB Ram bulunacak ve fiyatı 150 dolar seviyesinde olacak. İkinci modelde ise 3GB Ram bulunacak ve fiyat seviyesi 200 dolar düzeyinde olacak. İki cihaz da Qualcomm Snapdragon 430 işlemci ile gelecek, 5,5 inç FullHD ekrana sahip olan telefonlarda 13 MP arka ve 8 MP ön kamera bulunacak. Yeni Nokia cihazları, iPhone’ların da taşeron üreticisi olan Çinli Foxconn üretecek. Pazarlaması ile Nokia’nın telefon üretip satmak için kurduğu HMD Global’a ait olacak.Yapay zeka, IT çalışanlarının %80’ini işsiz bırakacak
Yapay zekanın, iş dünyasına olası etkileri tartışılırken, büyük işsizlik yaratma korkusu da sık sık dile getiriliyor.
Otonom otomobiller nedeniyle ilk aşamada taksi şoförlerinin ve kamyon sürücülerinin işlerini kaybetmesine kesin gözüyle bakılırken Amazon’un yeni tanıttığı, kasiyersiz ve kasasız market konsepti Amazon Go, perakende sektöründe de yapay zeka nedeniyle iş kayıpları yaşanabileceğini ortaya koydu.
Şimdi ise bir diğer beklentinin IT çalışanların işlerinin risk altında olduğunu gösteriyor.
Çalışanların %80’i risk altında
ABD merkezli, Hint kökenli teknoloji şirketi UST-Global’ın yöneticisi Anoj Pillai, yakın gelecekte IT yardım masası çalışanlarının %80’ninin, işlerini yapay zekanın devralacağını vurguladı. IT sektöründe yapılan her yatırımın %50’sinin, yapay zeka çözümlerine yöneldiğini hatırlatan Pillai, bunun doğal sonucu olarak, şirketlerde daha az çalışana ihtiyaç duyulacağını ve pek çok görevi yapay zekanın üstleneceğini söyledi. Ünlü yatırımcı ve iş adamı Elon Musk da, yapay zekanın önümüzdeki dönemde büyük bir işsizlik problemi yaratacağını ve dünyanın “evrensel sabit gelir” sistemini devreye sokmak zorunda kalacağını savunuyor. Bu sistemde, çalışsın, çalışmasın, tüm vatandaşlara sabit bir gelir bağlanması öngörülüyor. Böylece iş bulamayan vatandaşların bile en temel ihtiyaçlarını karşılamak için bir gelir elde etmesi hedefleniyor.Nvidia da otonom sürüş testlerine başladı
Oyunlara yönelik ekran kartları üretmesiyle tanınan Nvidia, aynı zaman sahip olduğu teknolojilerle, otonom sürüş alanında da ürünler geliştiriyor.
Ekran kartı üreticisi şimdi üzerinde Nvidia logosu bulunan otomobillerle Kaliforniya’da test sürüşlerine başladı.
Nvidia, otonom otomobillerde kullanılabilecek işlemciler tasarlamış durumda ve bunu otonom sürüş teknolojisiyle birleştirerek, kendi sistemini geliştiriyor. Firma, Elül ayında Çinli Baidu ile sürücüsüz otomobilleri hedef alan bir yapay zeka platformu üzerinde çalıştığını duyurmuştu.
Nvidia’nın otonom sürüş teknolojisi hakkında yayınladığı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:
TDK, InvenSense’i satın mı alıyor?
Akıllı telefonlar için önemli bir tedarikçi durumunda olan TDK, pazardaki konumunu güçlendirmek için şimdi de gözünü InvenSense’e dikmiş olabilir.
Japonların dev elektronik şirketi TDK’ın, Apple ve Samsung telefonları için hareket sensörleri üreten InvenSense’i satın almak için görüşmeler sürdürdüğü dile getiriliyor.
1 milyar dolarlık satın alma
InvenSense’in piyasa değeri şu anda 10,57 dolarlık hisse değeri ile 1 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. TDK ise hisse başına 12 dolar teklif ediyor. Görüşmelerden sızan bilgilere göre, ay sonuna doğru iki firma da el sıkışmayı umuyor. TDK, aslında PC’ler için üretilen disklere parça sağlarken, giderek düşen PC satışlarından etkilenmemek için hızla akıllı telefon pazarına odaklanıyor. Bu satın alma da, TDK’nın PC pazarından kaçış planının bir parçası olarak yorumlanıyor.Otonom sürüşte Michigan sürprizi
Otonom otomobiller artık kimseye yabancı değil, ancak hala test aşamasında kabul edilen bu araçların yollara sürücüsüz olarak çıkmasına ise izin verilmiyordu.
Ancak ABD’de Michigan eyaleti, bu konuda bir devrim yaptı. Eyaletin valisi, otonom araçların sürücüsüz olarak yollara çıkmasına imkan veren yasayı imzaladı.
Otonom otomobiller artık resmen yollarda
Buna göre, sürücüsüz otomobiller kaza yaptığında, aracın sahibi değil, otomasyon sistemi, yani otomobili ve otomasyon sistemini üreten firma sorumlu olacak. Yeni yasa, otomobil üreticilerinin otonom taksi filoları kurmalarına da olanak sağlıyor. Böylece Michigan eyaleti, otonom araçlar resmen piyasaya çıktığında ve tüm dünyada yaygınlaştığında, şehir yollarında oluşacak görüntünün ilk örneğini verecek. Ayrıca, otonom sürüş teknolojisine sahip otomobilleri tamiri de artık yasaya bağlanıyor. Artık kullanıcı veya herhangi bir tamirci otonom araçları açıp tamir edemeyecek. Bu konuda yetkin olduğunu ispatlamış özel merkezlerde tamirat işlemi yapılabilecek. Piyasada şu anda resmen satışta olan tek otonom otomobil, Google’ın minik sürücüsüz otomobili. Böylece bu otomobillerle, Michigan yollarında yolculuk etmek mümkün olacak. Google’ın otomobillerinde direksiyon bulunmadığı için bu araçları trafiğe çıkarmak yasaktı. Ayrıca Tesla sahipleri de artık “sürüş asistanı” olarak tanıtılan Autopilot özelliğini Michigan’da rahatça kullanabilecekler.Amazon Web Services’ten yeni interaktif sorgu hizmeti
Amazon Web Services, Amazon Athena ile yönetilmesi ve ayarlanması gereken kümeler ya da kurulması ve yönetilmesi gereken bir altyapı yok. Üstelik müşteriler sadece çalıştırdıkları sorgular için ücret ödeyecekler. Amazon Athena otomatik olarak ölçeklenir. Sorguları paralel bir biçimde yürüttüğü için büyük veri setleri ve karmaşık sorgularda bile sonuca hızlı ulaşılır.
AWS’nin Amazon Redshift ve Amazon EMR gibi analiz hizmetleri büyük küçük tüm şirketlerin petabaytlarla ölçülebilecek analizler yapabilmelerini sağlıyor.
Amazon Redshift ve Amazon EMR
Amazon Redshift ile müşteriler büyük, yapılandırılmış veri koleksiyonları üzerinde karmaşık sorgular gerçekleştirirken yüksek performans elde edebiliyor. Amazon EMR ise yapılandırılmamış verilerin işlenmesini ve analizini hızlı ve düşük maliyetli hale getiriyor. Dinamik olarak ölçeklenebilen kümeler üzerinde yer alan büyük miktarlardaki verileri Apache Spark, Presto, Hive ve Pig gibi popüler framework’ler kullanarak işliyor ve analiz ediyor. Bu hizmetler en büyük ve en karmaşık büyük veri uygulamalarını kaldırabilecek kadar güçlü ve ölçeklenebilir olsa da birçok müşteri Amazon S3’te depolanan veriler (örn. web günlükleri, klik akışları ve ham olay dosyaları) üzerinde ek işlem yapmaya, yapılandırmaya ve bir Hadoop kümesini veya bir veri ambarını yönetmeye gerek kalmadan çok hızlı sorgular çalıştırabilmek istiyor. Amazon Athena ile artık Amazon S3’te depolanan verileri analiz etmek bir SQL sorgusu yazmak kadar basit. Amazon Athena tam standart SQL destekli Presto kullanır ve CSV, JSON, ORC ve Parquet dahil olmak üzere çeşitli strandart veri formatlarıyla çalışabilir. Amazon Athena hızlı, ad-hoc sorgulama için idealdir ve kolay görüntüleme için Amazon QuickSight ile entegre çalışır. Pencere fonksiyonları, diziler ve large join’ler de dahil olmak üzere karmaşık analizler gerçekleştirebilir. Amazon Athena farklı Availability Zone’lardaki veri işleme kaynaklarını kullanarak sorguları çalıştırdığı ve Amazon S3’ü temel veri deposu olarak kullandığı için yüksek düzeyde kullanılabilir ve dayanıklıdır. AWS Veritabanları, Analiz ve Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Raju Gulabani, “Geçtiğimiz birkaç yıl içinde AWS, streaming verileri üzerinde gerçek zamanlı analizlerden petabaytlık veri ambarlarına, Spark ve Hadoop işlerine kadar müşterilerin tüm ihtiyaçları için kullanabilecekleri; her biri hızlı, ölçeklenebilir ve düşük maliyetli olan kapsamlı bir dizi büyük veri hizmeti inşa etti” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Bünyesinde trilyonlarca nesne barındıran Amazon S3, yüz binlerce müşteri için birincil veri deposudur. Müşteriler bize sürekli sunucu ve küme edinmeye veya yönetmeye gerek kalmadan Amazon S3’teki veriler üzerinde sorgu çalıştırmayı kolaylaştırıp kolaylaştıramayacağımızı soruyordu. Artık bu mümkün. Amazon Athena’da kesinlikle bir admin yoktur.”Defne’den Akıllı Mobil Pazarlama Platformu
Orta Asya’dan Orta Doğu’ya, Asya-Pasifik Bölgesi’nden Afrika’ya, Avrupa’dan Güney Amerika’ya 20’den fazla ülkede 500 milyon üzerinde aboneye servis veren 25’ten fazla mobil operatör’ün hizmet aldığı Defne Telekom, telekom operatörlerinin iş süreçlerini derinden etkileyecek Akıllı Mobil Pazarlama Platformu da dahil olmak üzere, üç yeni servisini duyurdu.
Akıllı Mobil Pazarlama Platformu – Mobil operatörlerin değişik kanallardan abone verisi toplamasını ve gerçek zamanlı analiz edip abonelere doğru yerde, doğru zamanda ve kişiselleştirilmiş kampanyalarla yeni servisler ya da paketler sunmasını sağlayacak bu yeni mobil pazarlama uygulaması, operatörlerin katma değerli servis gelirlerini de arttıracak.
Partner ve Servis Entegrasyon Yönetimi Çözümü – Mobil operatörlerin partner ilişkileri yönetimi ile ilgili süreçlerinin verimliliğini arttırırken, operasyonel maliyetlerini de düşürmelerini sağlıyor. Bu ürün hali hazırda Asya-Pasifik bölgesinde önde gelen mobil operatör ağlarından birinde kullanılıyor ve partnerlere ait yenilikçi katma değerli servislerin pazara sunulmasındaki zamanı hayli azaltıyor.
Uluslararası Trafik Yönlendiricisi – mobil operatörlerin iletişim ağlarına gelen çağrıları otomatik ve akıllı bir şekilde engellemelerini (call screening) ve aynı zamanda uluslararası çağrı trafiğini maliyet, kalite ve trafik hacmi veya seçilen parametrelerin bir kombinasyonuna dayalı olarak alternatif ağlara yönlendirmelerini sağlıyor. Sistem aynı zamanda operatörlerin sahtekarlık yönetim sistemleri ile entegre olarak kara liste numaralardan gelen çağrıları engellemek için de kullanılabiliyor.
Defne Telekomünikasyon Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Haliloğlu
Defne Telekomünikasyon Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Haliloğlu, 20 yıldır yazılım sektörünün Türkiye’de çok geliştiğine, yazılım üretiminde başarı öyküsü haline gelmiş Hindistan’a bile yazılım ihraç ettiklerine değinerek şöyle dedi: “Bugün dünyanın yarısı halen Internet kullanmıyor. Akıllı telefon penetrasyonu ise sadece yüzde 30. Buna karşın, çok değil 2020 yılında 50 milyar nesnenin Internete bağlı olacağı ve birbirleri ile iletişim halinde olacağı öngörülüyor. 19 trilyon dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz. Bu sektör, diğer sektörler gibi değil, oldukça hızlı gelişiyor. Türkiye Avrupa’nın en genç nüfuslu ülkesi. Yüzde 16’dan fazla gencimiz var ve bunların hepsi pırıl pırıl. Birçok üniversitemizde yazılım mühendisliği ya da bilgisayar programcılığı bölümleri var. Ülke olarak global pazarda daha fazla sektör payına sahip olmamamız için aslında hiçbir sebep yok”.20. yılımızda sektöre katkımız: Defne Akademi
“Bilişim sektöründeki kalifiye eleman ihtiyacını gidermek ve nitelikli eleman üreten eğitim sistemini desteklemek amacıyla telekomünikasyon sektöründeki 20 yıllık global tecrübemizi ve teknik birikimimizi bu alanda uzmanlaşmak isteyen üniversite öğrencileriyle paylaşmak ve ortak projelere imza atmak için Defne Akademi’yi hayata geçirdik” diyen Haliloğlu sözlerini; “Defne Akademi bünyesinde üniversitelerle işbirliği yaparak elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliği fakültelerinde okuyan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle yazılımını yaptığımız projelerde ihtiyaçlarımıza göre ortak çalışma modeli geliştirmeyi planlıyoruz. Defne Akademi’de görev alan öğrenciler çalışmalarını tez ve staj olarak da kullanabilecekler. Biz de stajyer ve yeni mezun iş alımlarında önceliği Defne Akademi’de birlikte çalıştığımız öğrencilere vermeyi hedefliyoruz. Defne Akademi ile üniversitelerle yapacağımız işbirliğinden beklentimiz hem öğrencilere uygulamalı eğitim imkânı sağlamak, hem akademik bilginin ticari değere dönüşmesine aracılık etmek, hem de sadece Türkiye için değil tüm dünyada kullanıma hazır teknolojileri daha verimli, daha çevik üretmek. Böylece Türkiye bilişim sektörünün yeni nesil teknolojilerin üretiminde ve global uygulanmasında daha etkili bir oyuncu olarak öne çıkmasını arzu ediyoruz. Ne mutlu bize ki Defne Akademi’ye 100 öğrenci katıldı.” diyerek noktaladı.Samsung’dan kurumsal kullancılara özel yazıcı
Samsung, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan A4 tek renkli, çok işlevli yazıcı Smart MultiXpress M5360RX’i tanıttı.
Kamu kurumları ve finans firmaları da dahil olmak üzere genellikle çok sayıda belge ile uğraşan ofislerin faydalanması için tasarlanan ürünün öne çıkan özellikleri arasında tamamen özelleştirilebilirlik, profesyonel kalitede baskılar ve maliyet uygunluğu yer alıyor.
Smart MultiXpress M5360RX, yüksek toner verimi ve düşük enerji tüketimi ile ofislerin etkili bir şekilde basımla ilgili toplam sermaye maliyetlerini düşürmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda bir ofisin ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenebilecek araçlar ve basımla ilgili indirilebilir uygulamalar içeren özelleştirilebilir, kullanımı kolay bir Android tabanlı arayüz olan Akıllı Kullanıcı Deneyimi Merkezi sayesinde iş akışlarını iyileştirme fırsatı da veriyor.
Özellikle M5360RX Akıllı Kullanıcı Deneyimi Merkezinin tablet benzeri arayüzü, önceki modellere göre temasa daha duyarlı ve daha hızlı tepki verme özelliğiyle kullanıcılara kolaylık sağlıyor. Arayüzün ekranını sadece parmaklarıyla değil, aynı zamanda eldiven giyerken veya kalem aracılığıyla da etkinleştirebiliyor.
Toner verimi yüksek, enerji tüketimi düşük
Smart MultiXpress M5360RX, yüksek toner verimi ve düşük enerji tüketimi ile ofislerin etkili bir şekilde basımla ilgili toplam sermaye maliyetlerini düşürmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda bir ofisin ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenebilecek araçlar ve basımla ilgili indirilebilir uygulamalar içeren özelleştirilebilir, kullanımı kolay bir Android tabanlı arayüz olan Akıllı Kullanıcı Deneyimi Merkezi sayesinde iş akışlarını iyileştirme fırsatı da veriyor.
Özellikle M5360RX Akıllı Kullanıcı Deneyimi Merkezinin tablet benzeri arayüzü, önceki modellere göre temasa daha duyarlı ve daha hızlı tepki verme özelliğiyle kullanıcılara kolaylık sağlıyor. Arayüzün ekranını sadece parmaklarıyla değil, aynı zamanda eldiven giyerken veya kalem aracılığıyla da etkinleştirebiliyor.
Yüksek çözünürlük ve performans ile ofisler daha verimli
Smart MultiXpress M5360RX, sahip olduğu dört çekirdekli 1,5 GHz CPU ile yüklü belgeleri daha hızlı yazdırmaya olanak tanıyan yüksek performanslı yorumlama ve görüntü oluşturma emülasyonu özelliği sunuyor. Yazdırma, fotokopi çekme ve tarama hızı, 53 ppm’ye kadar çıkan yazıcı, kullanıcıya yüksek verim de sağlıyor. Yüksek performansına ek olarak yeni cihaz, aynı zamanda grafik kalitesinde mükemmel baskılar üretiyor. Samsung’un ReCP (Net Sayfalar için Görüntü Oluşturma Motoru) teknolojisini kullanan M5360RX, bastırılan belgelerin okunabilirliğini artırıyor. 1200 x 1200 dpi’ye kadar artırılmış çözünürlükler ile daha keskin ve daha net çıktılar sunabiliyor. Samsung Electronics Türkiye B2B Satış Müdürü Cenk Atay, “Yükseltilmiş Akıllı Kullanıcı Deneyimi Merkezi ile M5360RX, kurumsal kullanıcıların ve çalışma grubu kullanıcılarının çalışma ortamlarında verimliliği arttırıyor. Samsung olarak, belge yönetiminin hem kolay hem de kapsamlı olduğu bir ofis ortamı yaratmanın bir parçası olarak Akıllı Kullanıcı Merkezi Deneyimini geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Smart MultiXpress M5360RX modelleri, ilk olarak Avrupa’da sonra ise Orta ve Güney Amerika’da piyasaya sürülecek. Türkiye’de ise 2017 yılının Ocak ayında tüketicilerle buluşması planlanıyor.Magic Leap yatırımcılara 1,4 milyar dolarlık hayal sattı
4,5 milyar dolar toplam değere sahip olan sanal gerçeklik şirketi Magic Leap, son yatırımcı görüşmelerinde, yatırımcı adaylarına tamamen hayal ürünü bir şov sergileyerek 1,4 milyar dolarlık fon daha toplamayı başardı.
Magic Leap’in kurucusu ve CEO’su Romy Abovitz, yatırımcılara gösterdikleri The Beast isimli cihazın aslında çok gelişmiş bir lense sahip olduğunu ama bunun ticari ürüne dönüşmesi şimdilik zor bir cihaz olduğunu belirtmesine rağmen bu ayrıntı yatırımcıların şirkete 1,4 milyar dolar yatırmalarını engellemiş değil.
Ortada ürün yok ama para veren çok
Piyasaya çıkacak aslı ürünün, daha basite indirgenmiş bir tür gözlük olacağının altını çizen Abovitz, yine de yatırımcıların gelecekte nasıl bir potansiyele ortak olduklarını görmelerinin önemli olduğunu belirtiyor. Diğer bir deyişle, Magic Leap, bugün sahip olduğu ve piyasaya sürme ihtimali olan zayıf ürünler için değil de daha ileride geliştirip piyasaya sürebileceği çok daha etkileyici ürünler için bugünden 1,4 milyar dolarlık yatırım almış bulunuyor. Magic Leap, Microsoft’un Hololens gözlüğü gibi, gerçek dünyanın üzerine hologram görüntüler yerleştirebilen bir teknoloji sunuyor ve eğitimden eğlenceye, iletişimden, trafiğe kadar pek çok alanda geniş bir kullanım potansiyeli bulunuyor.Fintech şirketleri daha yapıcı ve çevik
Akcan sunumunda, Fintech şirketlerinin teknolojiyi kullanarak nasıl farklı ödeme alternatifleri sunduğunu ve üye işyerlerine, kullanıcılara ve iş ortaklarına faydalarını paylaştı.
Fintech şirketlerinin iş ortaklarının erişim alanlarını ve işlem hacimlerini nasıl arttırdığının da paylaşıldığı sunumda Wirecard Türkiye CEO’su Alper Akcan şu noktalara değindi; “Fintech şirketleri, yıkıcı iş modelleri ile değil, yapıcı ve yaratıcı fikirleriyle hızlı ve çevik iş yapma sistemleri sunuyor. Bu sayede de kullanıcılara, üye işyerlerine, iş ortaklarına ve kamuya fayda yaratıyorlar. Fintech sistemine üye bir işyeri, her şeyden önce yeni müşteriler için alternatif ödeme araçlarına sahip oluyor. Mobil ödeme, ön ödemeli kartlar ve mobil cüzdan uygulamalarını buna örnek gösterebiliriz. Diğer yandan, e-mail/SMS ödeme ve tek tuşla ödeme gibi yöntemler gibi hazır araçlarla alternatif ödeme yöntemleri de bu işyerlerinin kazandığı avantajlar arasında yer alıyor. Yeni pazarlar için farklı ödeme araçlarına baktığımızda ise özellikle Avrupa’da en yaygın ödeme araçları olan SOFORT, iDEAL, EPS, eKonto, giropay gibi seçeneklerle karşılaşıyoruz. Hızlı ve kaliteli hizmetin yanı sıra, Fraud ve risk yönetim sistemleri de Fintech sisteminin sunduğu avantajlardan bazıları. Türkiye’den yurtdışına ürün satan kuruluşların sayısı hızla artıyor. Ancak yurtdışı piyasalara, o ülkenin ödeme sistemleri ile giriş yapmak son derece önemli. Bu adaptasyonun doğru şekilde sağlanması, birçok açıdan verimlilik ve kazanç yaratacaktır.”
Çeşitlilik, güvenilirlik kolaylık ile para ve zamandan da kazanç sağlayan Fintech sisteminin geleceğin ödeme dünyasında daha da büyük değişimler yaratacağını söyleyen Akcan, düşen maliyetler ve artan verimliliğin de birçok sektöre avantaj sağlayacağının altını çizdi.
Dijital reklam, hedefe ulaşmakta yüzde 90 işe yarıyor
IAB Avrupa’nın gerçekleştirdiği Dijital Video Reklamcılığı Araştırması’na göre; video reklamlarında tıklama yerine marka değerleri öne çıkmaya başladı.
31 farklı pazardan 650 reklam veren ajans ve yayıncının katılımıyla yapılan araştırmada, dijital video ve pazarlama yöntemlerinin sektör tarafından ne ölçüde benimsendiği ve satın alan ve satan tarafların bakış açıları incelendi.
Ve araştırma, reklam veren, medya ajansları ve yayıncıların yüzde 90’ının reklam stratejisinde dijital video reklamlarının yer aldığını ortaya koydu.
Dijital reklam artık en güçlü iletişim yöntemi
Son dönemde tüketicilerin medya tüketim alışkanlıklarının değiştiğini bu nedenle markaların dijital reklam platformlarına yöneldiğini belirten CRM Medya Ajans Başkanı Ramazan Becer, “Artık tüm dünya tablet ve akıllı telefon kullanıyor. Bunu göz ardı etmenin, ekonomik pazarda çağın gerisinde başarılı ticaret yapmaya en büyük engel olacağını düşünüyoruz.. Günümüzde şirketlerin reklam yatırımlarının gücünü görmeye başladığını biliyor, markaların dijital reklam harcamalarını; doğru reklam mecralarında, doğru bütçe, doğru hedef ve doğru aksiyon planıyla yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Dijital çağın gelişmesi son sürat devam ediyor. Bu dijital hayatımızda genel olarak bütün reklam mecraları bütçelerinde bir artış olduğunu görüyoruz. 2016’nın ikinci yarısında yaşanan politik veya sosyal dalgalanmalar direkt olarak ekonomiyi etkiledi. Bu nedenle ekonomiye değer katan yatırımcı ve üreticilerin, tüketicilere kendini doğru anlatması ve güven vermesi için reklam mecraları çok önemli ve etkili bir araç. Bunu dikkatli kullanmak uzun vadede kazanç getirir” açıklamasında bulundu.GBA üyelerinden Otsimo’ya tam destek
Türkiye’nin ilk melek yatırım organizasyonlarından Galata İş Melekleri (Galata Business Angels – GBA), otizmli kişiler ve ebeveynleri için uygulamalar geliştiren Otsimo girişimine yatırım kararı aldı. Bu yatırım GBA üyelerinin tamamının ilk kez bir girişime yatırım yapması açısından da önem taşıyor.
Otsimo, oyunlaştırma tekniğini kullanarak otizmli çocuklara özel eğitimler veren bir mobil eğitim platformu. Eğitimsizlik ve ödeneksizlik yüzünden eğitim alamayan otizmli bireylerin hayatını değiştirmeyi amaçlayan girişim GBA’dan aldığı yatırım ile ABD pazarındaki açılımını büyütmeyi ve yazılımlarını yapay zeka ile birleştirmeyi planlıyor.
Otsimo ayrıca 2016 yılında TÜSİAD tarafından Türkiye’nin En İyi İş Fikri ve Berkeley Üniversitesi tarafından da dünyadaki en başarılı 4. Sosyal Girişimi seçilmişti.









