EMC’den flash depolama ile saniyede 10 milyon işlem
Şirketlerin ofislerdeki ömrü beş yıla indi
Uber’i hack’leyene 10 bin dolar
https://*.uber.com/ https://*.dev.uber.com/ http://petition.uber.org http://ubermovement.com iPhone Sürücü Uygulaması iPhone İş Ortağı Uygulaması Android Sürücü Uygulaması Android İş Ortağı UygulamasıKatılmak için gerekli detaylar ve tam olarak neler aramanız gerektiğini anlatan dokümantasyon ise bu sayfada yer alıyor.
Veri güvenliği değil, hız istiyoruz
Apple FBI ile veri güvenliği için boşa mı uğraşıyor?
Güvenliğin bu kadar gözardı edilmesinin esas sebebi ise, yine aynı ankete göre, son kullanıcıların büyük oranda verilerinin korunduğuna inanması. Zira ankete katılanların yüzde 60’ı Apple’ın verilerini koruduğuna inanıyor. Üstelik Google, Amazon ve Microsoft’a bu konuda güven oranı daha da yüksek. Sadece yüzde 40’lık bir kesim, listede yer alan şirketlerin hiçbirine veri güvenliği konusunda güvenmediğini belirtiyor. Veri gizliliğinin önemi konusunda tüketici tarafında yeterince farkındalık oluşmadığına dikkat çeken anketin sonuçları, özel şirketlerin dünyanın dört bir yanında sık sık devletlerle papaz olmasını nasıl etkileyecek merak ediliyor. Anlaşılan son kullanıcı için önemli olan hangi telefonun verilerini güvenle sakladığı değil; hangisinin Android N güncellemesi alacağı ya da hangi modelin ikinci elde değerinin düşmeyeceği…Kariyere değil, mutluluğa odaklanın
Yürüyüşe Çıkın
“Tebrikler Einstein, şeytanın aklına gelmezdi!” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bu öneriyi hemen kulak arkası etmeyin, zira bu sefer elimizde önemli araştırmalar var. Pensilvanya Devlet Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan araştırmaya göre, haftada üç defa 20 dakikalık yürüyüşlere çıkan insanlar, antidepresan kullanan ve hem yürüyen hem antidepresan kullanan bireylere göre mutluluk skalasında daha iyi puanlar aldı. Kendinizi iyi hissetmeniz için ağır egzersizlere gerek yok, haftanın üç günü yirmişer dakikalık yürüyüşler iyi bir başlangıç olacaktır.
Gününüzü gözden geçirin
Zorlu günlerden geçiyor olsak da, her gün mutlaka pozitif etki bırakacak bir deneyim yaşıyoruz. Pasricha bu olumlu deneyime odaklanmamızı öneriyor. Her günün bitiminde o gün yaşadığınız bir iyi deneyimini 20 dakika boyunca bir yere yazmanız, daha mutlu olmanızı sağlıyor. Yazara göre bu tecrübeyi sadece aklımızda tutmaz, kağıda dökersek, mutluluğa etkisi üç kat artıyor: Tecrübeyi yaşarken, yazarken ve daha sonra okurken kendimizi iyi hissediyoruz. Aynı çalışmayı haftalık bazda da yapmayı ihmal etmeyin.Hayır ve hasenattan çekinmeyin
Bir hafta içinde rastgele yapacağınız beş iyilik, sizi egzersizden daha fazla mutlu edecektir. Birine kahve ısmarlayın, bir başkası için kapıyı tutun, yaşlı teyzelerin karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olun, hatta kendinizi gerçekten hayırsever hissetmek istiyorsanız mesai çıkış saatinde metrobüste bir başkasına yer verin! Pasricha’ya göre hayır işlemenin mutluluğa katkısı, bu işlerin kendimiz hakkında iyi hissetmemizi sağlamasından kaynaklanıyor: “Biri için kapıyı tuttuğumda kendimi iyi hissederim, kendimle gurur duyarım ve bu beni mutlulukla doldurur.”Meditasyon yapın
Filmlerde gördüğünüz o tuhaf sahneyi canlandırmanıza gerek yok. “Gözlerinizi kapatın ve sessizce oturun, derin nefes alıp verin. Bu sayede alın korteksinizdeki aktiviteyi artırırsınız. Bu bölge beyinde dikkat ve odaklanmadan sorumludur.” Yazar sadece 20 dakika bu şekilde dinlenmenin dikkat dağınıklığının önüne geçtiğine ve böylelikle günün geri kalanında daha verimli çalışmanızı sağladığına dikkat çekiyor. Eğer bu şekilde dinlenmekte zorluk çekiyorsanız, meditasyon için Headspace gibi bir uygulamadan faydalanabilirsiniz.Silikon Vadisi’nde bir yıldız daha kaydı
Andy Grove: Silikon Vadisi’nin büyük öğretmeni
Vefat haberi sonrası teknoloji dünyasının liderleri Andry Grove için taziyelerini sosyal medya üzerinden paylaşmayı ihmal etmedi. Bill Gates, Grove’u 20. yüzyılın en büyük iş liderlerinden biri olarak anlatırken, Tim Cook ise merhumun vatanseverlik yönüne övgü dolu sözler sarfetti. Budapeşte doğumlu olan ve Nazi işgalinden kaçarak 1956 yılında ABD’ye göç eden Andy Grove, Kimya Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra doktorasını 1963 yılında Kaliforniya Üniversitesi’nde yaptı. Yalnızca Paranoidler Ayakta Kalır adıyla Türkçeye çevrilen kitabı, iş hayatında kılavuzluğa ihtiyaç duyanlar için önemli bir kaynaktır.iPhone ve iPad daha iyi uyutacak
iOS 9.3 başka neler sunuyor?
Mobil cihazınızı not almak için sık kullanıyorsanız, Notlar uygulamasının artık Touch ID desteklediğini bilmek güven tazeleyecektir. Ayrıca notlarınızı artık güncelleme tarihine göre sıralamanın yanı sıra, alfabetik olarak ya da oluşturma zamanına göre de sıralayabilirsiniz. iPhone üzerinde Notlar uygulamasını açıp telefonu yan çevirdiğinizde, yeni bir görünümle karşılaşacaksınız. Haberler de iOS 9.3’ün ayarlarıyla oynadığı bir diğer uygulama. Haberler artık yeni bir algoritma kullanıyor ve videolar doğrudan akış içerisinde oynatılabiliyor. Güncellemeyle gelen performans iyileştirmeleri ve hata ayıklamalarının yanı sıra, birden fazla Apple Watch cihazı tek bir iPhone’a bağlama özelliği de iki koluna da birer Watch takanları mutlu edecektir.Eski iPhone’lar bu robotun elinde hayat buluyor
Apple Liam nasıl çalışıyor?
Küçük Liam tam bir iPhone ustası. Hangi bölümde ne olduğunu -yüklenen yazılım sayesinde- ezbere biliyor. Kullanılmış bir iPhone üzerine monte edildiğinde onu otomatik olarak tarayıp, hızla bileşenlerine ayırıyor. Bu ayırma işleminin ardından sırayı hangi parçanın ne amaçlarla yeniden kullanılabileceği alıyor. Akıllı robot bu adımla birlikte vidasından kamerasına, ekranından işlemcisine kadar neredeyse tüm cihazı yeniden üretim bandına alınabilir hale getiriyor. Apple bu teknolojiyle geri dönüşüm alanında yapılan çalışmalara vurgu yaparken, robot teknolojilerinin de her zaman insanlığı yok etmeye programlanmadığının sinyallerini veriyor. Bir sonraki iPhone alışverişinizde, bu cihazın içinde Liam’ın da emeği olduğunu unutmayın.Avrupa’dan girişimcilik ödülü almak ister misiniz?
Microsoft ve Google daha güvenli e-posta için çalışıyor
Büyük veri ile her bir e-postanın kıymeti arttı
Halen en yaygın iletişim metodu olarak kullandığımız e-postanın bu güvenilmez hali on yıl önce sorun teşkil etmiyordu. Gizlilik ve güvenliğin her şey demek olduğu, kişisel bilgilerin nakitten daha değerli hale geldiği günümüzde ise bu büyük bir sorun ve teknoloji devleri bu soruna çözüm bulmak, güvenli e-posta hayalini gerçeğe taşımak için adeta birbiriyle yarışıyor. Internet Engineering Task Force adını taşıyan oluşum tarafından sunulan yeni öneri ise Google, Yahoo, Comcast, Microsoft, LinkedIn ve diğer şirketlerin mühendislerinin daha büyük bir amaç uğruna iş birliği yaptığını gösteriyor. Geliştirilen bu çözüm, giden sunucuyu taklit ederek ya da SSL’i kırarak iletim halindeki e-postayı değiştirmek veya engellemek isteyen saldırganların önünü kesmeyi hedefliyor.Güvenli e-posta bu teklifle gerçeğe dönüşecek
TNW haberine göre buradaki amaç, SMTP STS destekleyen bir alan adına e-posta gönderildiğinde, gönderilen adresin şifreleme destekleyip desteklemediğini gönderici tarafından otomatik olarak denetlemek ve geçerli sertifika yoksa gönderimi engellemek. Eğer bu teklif kabul edilirse, yıllardır internette dolaşırken kullandığımız ve arka planda sorunsuz çalışan güvenlik teknolojileri nihayet e-posta kutularımıza da giriş yapmış olacak. Mevcut haliyle bir teklif olarak sunulmuş olmasına karşın, teknoloji ve dijital iletişim dünyasının en büyük şirketleri tarafından desteklenmesiyle gerçeğe dönüşmesi kuvvetle muhtemel olan güvenli SMTP altyapısına geçiş için önce teklifin IETF tarafından gözden geçirilmesi ve onaylanması gerekiyor.BİMSA: “Microsoft yokken biz vardık!”
Yapay zeka 5 yılda insana yetişecek
Yapay zeka insanları korkutmamalı
Son dönemin en popüler konu başlıklarından olan yapay zekanın tehdit olup olmadığı meselesine de değinen Geoffrey Hinton, “Her yeni teknoloji gibi, yapay zeka da kötü niyetli insanlar tarafından kullanılırsa kötü şeylere sebebiyet verir. Burada konu teknolojinin kendisinden ziyade, bu teknolojiyle izlenecek politikalara odaklanmalı: Mesele ‘bu teknolojiyi nasıl kırparız da zararsız hale getiririz?’ olmamalı, mesele ‘bu teknolojinin kötü amaçlarla kullanılmaması için politik sistemimize nasıl çeki düzen veririz’ olmalı” dedi.Symantec ve Platin Bilişim’den bilgi güvenliği uyarısı
Evernote rüya kadroyu tamamladı
Evernote için işler rayına girecek mi?
Alınan notları, kaydedilen sesleri ve görüntüleri farklı cihazlar ve oturumlar arasında kolayca senkronize etmeye yarayan bulut tabanlı üretkenlik servisi, ulaştığı 150 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcıya karşın kârlılık sağlamakta güçlük çekiyor. Yatırımcıların hoşnut kalmadığı bu durum, geçtiğimiz yıl daha da kötüye gitti. Yöneticiler ve kilit çalışanların işten ayrılmalarının ardından, dünya genelinde kurulan 10 ofisten 3’ü kapandı ve toplu işten çıkarmalar başladı. Yönetim kurulu flaş bir karara imza atarak yaklaşık 8 ay önce Google X ekibinin önemli üyelerinden O’Neill’ı CEO olarak Evernote’a transfer etti. Bakalım şirket bu “rüya kadro” ile eski günlerine dönebilecek mi.Twitter’ın ilk logosunu hatırlıyor musunuz?
Geride kalan 10 yılda Twitter başarısı tartışılır bir halka arz, 300 milyonu aşan (ve son iki yılda artışı kesilen) kullanıcı kitlesi, bir CEO değişikliği ve büyük ölçekli işten çıkarmalar gördü. Seçimlerde, spor karşılaşmalarında halkın nabzını tuttu. Siyasiler balkon konuşması öncesi ilk kutlamalarını Twitter’dan yaptı. Ancak ana sayfanın üstündeki mavi kuş hep aynı kaldı… Daha doğrusu, bir süredir alıştığımız logoda çok fazla oynama olmadığı için bize öyle geliyor. Oysa Twitter logosu ilk günden bu yana tam beş defa değişti. Onuncu yılını kutlayan Twitter ilk logo çalışmasını da içeren küçük bir infografik hazırlayarak, ilk kuştan bugüne değişen çizgilerde adeta bir zaman tüneli sunuyor.just setting up my twttr
— jack (@jack) March 21, 2006
Özellikle ikinci ve üçüncü tasarım, nostaljik çizgi filmlerden fırlamış gibi duruyor. Halen kullanılan silüet ise belki de Twitter’ın bugünkü doyuma ulaşan kullanıcı tabanını ve mikro blog servisinin artık bir nevi arka plandaki bir altyapı gibi kullanımını vurguluyor. Ne var ki tüm logolarda genel silüetin bozulmaması ve renk seçimindeki istikrar, başarılı bir markalamanın nasıl yapılacağı konusunda adeta ders niteliği taşıyor. Domino’s Pizza bu robotlarla dağıtacak
Robotların ve yapay zekanın hedefinde yine mavi yakalılar var: Dominos Pizza’nın DRU (Domino’s Robot Unit) adını verdiği bu yeni robotlar, motorlu kuryeleri mazinin tatlı hatıraları arasına gönderebilir.
Askeri seviye bir robotun Marathon Robotics adlı Avustralyalı startup tarafından Domino’s için geliştirilmesiyle üretilen DRU, şirketin devasa GPS verilerini kullanarak mağazadan müşterinin evine kadar sorunsuz biçimde gidip gelebiliyor. Üstelik bu yolculukta kaldırımları ve bisiklet yollarını kullanarak trafiğe bulaşmamaya özen gösteriyor (gerçi çoğu motorlu kurye de bu şekilde yol alıyor).
Üzerinde bulunan sensörler sayesinde engellerin etrafında dolaşabilen ve saatte 20 kilometreye kadar hız yapabilen DRU robotlar kapınıza geldiğinde telefonunuzdan bir güvenlik kodu girmeniz isteniyor. Doğrulamanın ardından robotun üzerindeki kilitli bölme açılıyor ve pizzanızı alabiliyorsunuz. En güzel tarafı mı? Hiçbiri bahşiş beklemiyor!
Önümüzdeki altı ay içinde Avustralya’daki pilot bölgelerde test edilecek olan robotların ülke genelinde yaygınlaşması iki yılı bulabilir. Dünyanın geri kalanında robot kuryelerin ne zaman işe başlayacağı meçhul, ancak Domino’s bu konuda oldukça istekli görünüyor. QZ haberine göre şimdiden birçok global iş ortağıyla çalışmalar başlamış durumda.
Domino’s Pizza böyle bir çalışmaya imza atarsa, rakipleri ve daha genel ölçekte kurye ile iş yapan şirketler seyirci kalmayacaktır. Bu durumda motorlu kuryeliğin geleceğin parlak meslekleri arasında yer aldığını söylemek güç olacak. Domino’s kuryeliği için başvurmayı düşünüyorsanız, vazgeçip KPSS’ye hazırlanmak için şimdi iyi bir zaman.
Toplantı odalarının yeni gözdesi: Logitech Group
Logitech Group ile kurumsal pazara giriyor
Gittikçe küçülen PC pazarının aksesuar dünyasını etkilemesi kaçınılmazdı. İşin aslı, 2008 yılında yaşanan global krizin ardından Logitech’in bile toparlaması dört yıl sürdü. Büyümeye 2012 yılında kaldığı yerden devam edebilen şirket, stratejik bir karar aldı ve büyümenin arttığı kilit pazarlara yöneldi: Oyuncu ekipmanları, mobil (Bluetooth) hoparlör ve ofis çevrelerine hitap eden B2B çözümler. B2B çözümler için ise şirketin “amiral gemisi” Logitech Group olarak konumlanıyor. Sebebi ise oldukça basit: Değişen iş yapış şekilleri uzaktan çalışmayı vazgeçilmez kılıyor. Diğer yandan farklı şehirlerde/ülkelerde ofisleri bulunan büyük ölçekli şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ayrı birimleri toplantı odaları üzerinden birbirine bağlamak için nitelikli, yüksek performanslı ve kolay kullanımlı bir aygıta ihtiyaç duyuluyor.
Logitech Group teknik detayları
Logitech GROUP, keskin, net ve toplantıda herkes tarafından duyulabilecek kalitede ses sağlayan çift yönlü, şık bir hoparlöre sahip. Metal kasa akustik performansı artırmaya yardımcı olurken, mikrofon ve hoparlörü izole ederek yüksek ses kalitesi sağlıyor. Dört yönlü mikrofonlar, akustik yankı ve gürültü önleme teknolojisinin bir arada sunulması, katılımcılara gerçekçi bir konuşma olanağı sağlıyor. Konuşmalar, standart ekipman tabanın 6m uzaklığına kadar net bir şekilde duyuluyor. İsteğe bağlı ekstra mikrofonlarla ise büyük salonlar için aralığı 8,5m’ye kadar genişletilebiliyor. Aynı zamanda sesli çağrılar için, Bluetooth® özelliğiyle de mobil cihazlarla kullanılabiliyor. Öte yandan 1080p Full HD video kalitesine sahip Logitech GROUP, konferansa katılanların ifadelerinin ve hareketlerinin açıkça görülmesini, 90 derecelik net görüş alanı ve titreme önleyici özellikleriyle de odadaki herkesin birbirini görmesini sağlıyor. Ayarlanabilir H.264 video kodlama sayesinde çok daha net bir görüntü elde ediliyor.10x kayıpsız HD zoom, katılımcıların yakın çekimlerle nesnelere ve akıllı tahtadaki içeriğe odaklanmasını kolaylaştırıyor. Logitech GROUP, işletmelerin sertifikalı yazılım uygulamalarıyla dağıtılan işgücü arasındaki işbirliğini kolaylaştırmaya yardımcı oluyor. (Microsoft® Lync® 2013 için optimize edilen ürün, Skype for Business, Cisco Jabber® ve WebEx® için sertifikalandırıldı.) Logitech Collaboration Programı üyeleriyle gelişmiş bir entegrasyon sağlarken, hemen hemen tüm video konferans platformlarıyla sorunsuz bir deneyim yaratıyor. Logitech GROUP, USB bağlantısı olan herhangi bir bilgisayarda kolayca çalışıyor.
Mentorların anlatmayacağı 9 startup ipucu
Her startup kitabını okumayın
Başlığında ve içeriğinde geçen anahtar kelimelere aldanıp günlerce okuduğunuz bazı kitapların aslında size vakit kaybettirebileceğini hiç düşündünüz mü? Girişimciler kendi ilgi alanındaki kitaplara karşı aşırı hassasiyet gösterir. Bunun temelinde “projemi ilgilendiren her konuda fikir sahibi olmalıyım” düşüncesi yatar. Gerekirse kitapların sadece sizi ilgilendiren ve değerli olduğunu düşündüğünüz kısımlarını okuyun. Bir kitabın size değer katıp katmayacağını öncesinde keşfedin ki hem paranız hem vaktiniz daha verimli alanlarda değerlensin.Müşteri isteklerini 5 ile çarpın
Bir müşteri talebi, aslında bin müşteri talebi olabilir. Müşteriden gelen bir isteğin projeye uyarlanması konusunda karar verirken “bu talep gerçekten önemli mi, bu talebi diğer müşteriler de isteyebilir mi” diye sorun. Eğer çok sayıda kullanıcının problemini çözecek bir talep gelmediyse boşuna vakit kaybetmeyin veya müşteri/kullanıcıya özel geçici bir çözüm üretin.Bugünün değil, yarının problemine odaklanın
Eğer uzun vadeli hedefleri olan bir startup üzerinde çalışıyorsanız, projenize ilave edeceğiniz bir özelliğin kalıcı olup olmayacağı ve evrimleşebileceği konusunda beyin fırtınası yapın. Bir sistem kuruyorsanız, o sistemin geliştirilebilir bir yapıda olmasına özen gösterin; aksi takdirde yarın o sistemi sıfırdan kurmak zorunda kalabilirsiniz.
Mentor deyip geçin
Girişimcilerin hassas olduğu bir diğer konu da mentorlardır. Türkiye’de maalesef az konuda yeterliliğe sahip kişileri her konuda fikir verecek mentor pozisyonlarına getirebiliyorlar. Bu yüzden karşılaştığınız kişinin yeni kurduğunuz veya kuracağınız startup hakkında size verdiği önerilere körü körüne kapılmayın. Verilecek yanlış bir öneri motivasyonunuzu kırabilir ve enerjinizi tamamen yok edebilir.Evet demeyi öğrenin
Girişimciler sürekli hayır demeyi öğrenmeleri konusunda tavsiye alır. Ancak bunu yaparken evet demeleri gereken önemli fırsatları kaçırırlar. “Neden olmasın?” sorusuyla ateşlediğiniz pek çok evet yanıtı, harika denizlere açılmanızı sağlar ve her zaman yenilikçi gücünüzü ortaya çıkarır, sizi karamsarlıktan kurtarır. Vakit kaybetmeyin, projenizle ilgili önemli bir konuya daha yüksek sesle evet deyin ve kendinizi suya atın, derhal sonuca ulaşın.Akşam çalışmaktan korkmayın
Geliştirdiğiniz fikir, gündüz yaptığınız meslek ile alakalı olsa da olmasa da geç saatlerde çalışmaya devam edin. Eğer yeterince motive olmuşsanız ve fikre inanıyorsanız; zaten çalışmak için fırsat arayacaksınız.
Ar-Ge için duracağınız noktayı doğru belirleyin
Bir konuda, örneğin bir programlama dilinde yeterli olmadığınızı düşünüyorsanız tamamını öğrenmeye çalışmak size aslında vakit kaybettirir. Hiç kimse bir programlama dilinin tamamını öğrenemez. Proje odaklı ilerleyin ve mevcut projede ihtiyacınız olduğu kadarını öğrenin.Facebook’tan kurtulun
Motivasyonu öldüren ve size vakit kaybettiren şeylerle mücadele edin ve önlemler alın. Örneğin 20 dakikadır aralıksız ve son derece verimli çalışıyorken alışkanlıkla sosyal ağlara girmek tüm motivasyonunuzu kaybettirebilir ve aynı konsantrasyon ile çalışmaya geri dönemeyebilirsiniz.Motivasyon depolayın
Eğer geliştirme hızınız azaldıysa ve projeniz üzerinde çalışacak gerekli enerjiyi bulamadığınızı düşünüyorsanız sizi motive edecek faaliyetlere yönelin. TED sunumları, startup başarı hikayeleri, değerli alıntı ve sözler size motivasyon kazandırabilir. Size enerji veren kişilerle görüşün, telefonlaşın. Doğru beslenin, spor yapın ve unutmayın; bazen zaman kazanmak için zaman harcamanız gerekir. Dipnot: Bu makale Akıllı Üretim adlı girişimiyle fabrikalarda ve diğer kuruluşlarda kağıt kullanımını bitiren otomasyon uygulamasının geliştiricisi Kadir Çakır tarafından kaleme alınmıştır. Yazar ve girişimiyle ilgili daha fazla bilgiyi akilliuretim.com adresinden alabilirsiniz.Steve Jobs’un ailesi zeytinyağı işine giriyor
Steve Jobs’un ailesi zeytinyağının aralarında bulunduğu bir dizi tarım ve hayvancılık işine giriyor. Büyük bir gayrimenkul hamlesi olacağı aşikar. Eşi Laurene Powell Jobs’un bu konuda uzun süredir çalıştığı biliniyordu. Çeşitli hukuki mevzuatların geride bırakılması ve nihai kararın ardından tesisin inşası için çalışmalara kısa süre içinde başlanması bekleniyor. 








