Uber halka açılıyor

0
AP_uber_ml_150203_16x9_992Uber, son yılların en çok konuşulan mobil uygulamalarından biri oldu. Kullanıcıların taksi çağırması ve uygulamaya kayıtlı kredi kartı üzerinden otomatik ödeme yapmasını sağlayan servis kısa sürede dünyanın bütün büyük şehirlerine yayıldı ve bulduğu milyarlarca dolarlık fonlarla teknoloji dünyasının en büyükleri arasına girdi. Ancak şirket içinden sızan yeni belgeler, Uber’in 12-18 ay içinde borsaya açılmayı planladığını gösteriyor. Şirket’in hisse satışı yoluyla edindiği büyük fonla daha da büyümek için yatırım yapması bekleniyor. Ayrıca, merak edilen konulardan biri de, Uber’in hangi fiyatla halka açılacağı. Facebook’un halka açılması sırasında değeri 100 milyar dolar olarak belirlenmişti. Uber’in borsaya girme sırasında Facebook’tan daha şanslı olacağı da anlaşılıyor zira şirketin kasasına çok büyük miktarda sıcak para akıyor. 2013 yılında 618 milyon dolarlık kazanç elde ettiği anlaşılan şirketin sızan belgelere före 2014 kazancı 2.4 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. 2015 beklentisi 10.6 milyar dolar, 2016 gelir beklentisi ise 26.12 milyar dolar. Facebook’un 100 milyar dolar değerlendirmeye borsaya açıldığı dönemde kazancının sadece bir kaç milyar dolar olduğunu hatırlarsak, yatrırımcıların her yıl kazancını iki üç kat katlayarak onlarca milyar dolar kazanç sağlayan bir şirketin hisselerine büyük ilgi göstereceği tahmin ediliyor.  

Cep telefonu pazarında deniz bitiyor mu?

0
mobileDünyadaki her insanın elinde artık bir cep telefonu bulunuyor.  Çok geri kalmış birkaç küçük bölgede yaşayan az sayıdaki insanı saymazsak, bu telefon kullanıcılarının büyük bölümü de akıllı telefon sahibi. Elbette bu sonuca ulaşmak için cep telefonu üreticilerinin dünya gezegeninde yaşayan insanlara milyarlarca telefon üretmesi ve satması gerekti. İşte bu süreç, Samsung, Apple, Huawei, ZTE, LG, HTC, Sony gibi telefon üreticilerinin altın çağını oluşturdu. Yıllar boyunca, giderek artan bir ivmeyle, “bize yeni telefonlar verin,” diyerek kapılarında bekleyen insanlara akıllı telefonlar sattılar. Ancak Gartner’ın yeni raporuna göre, bu trend artık geride kalmış olabilir.  Rapora göre, cep telefonu pazarındaki büyümenin hızı yavaşlıyor. Bu yavaşlamada en büyük kurbanın Samsung olduğu anlaşılıyor. Samsung’un 2015’in ikinci çeyreğindeki pazar payı %4.3 oranında düşmüş bulunuyor. Aynı dönemde, geçen yılın aynı dönemine oranla 4 milyon daha az telefon sattığı da anlaşılıyor. Samsung’tan 4 milyon daha az telefon satın alan kullanıcıların ise  Huawei, Xiaomi ve Lenovo (Motorola)’dan yeni telefonlar satın aldıkları anlaşılıyor. Bir diğer şanslı üretici ise Apple. Apple’ın satışlarını 12 milyon adet artırdığı gözden kaçmıyor. Ancak tüm bu rakamlara rağmen, üreticilerin endişeli olduğunun altını çizmek gerekiyor. Yanlış anlaşılmasın, büyüme hala sürüyor ancak eskisi kadar hızlı değil. Rapora göre, büyümenin hızı 2013 seviyesine inmiş durumda. Önümüzdeki yıllarda büyüme daha da yavaşlayacak ve sonunda da durma riski bulunuyor. Yani bir noktadan sonra insanlar her yıl yeni cep telefonu almak yerine, eski telefonlarıyla “birkaç uzun sene” geçirmeyi tercih edecekler. Bu yavaşlamanın en büyük sebeplerinden biri olaraksa, Çin işaret ediliyor. Son birkaç senedir ceplerine para giren Çinli kullanıcılar prestij göstergesi olan yeni ve pahalı akıllı telefonlarına hücum etmişken artık bu prestij sembolüne doymuş oldukları anlaşılıyor ve telefonları bundan sonra “ihtiyaçları” doğrultusunda alacaklarının işaretini veriyorlar. Yani, yeni bir iPhone çıktığında mağazalara koşturmak yerine, ellerindeki eski iPhone’un pilinin ölmesini, işletim sisteminin yetersiz kalmasını, ekranının kırılmasını, düğmelerinin bozulmasını bekleyecekler. Kısaca söylemek gerekirse, Çinli tüketici de artık normalleşiyor ve klasik, mantıklı, aklı başında tüketici çizgisine geri dönüyor. Elbette dünyadaki diğer pazarlarda da aynı eğilimi görmek zor değil. İnsanlar artık sadece prestij için yeni bir telefon almayı çok umursamıyor. Kaldı ki, yeni “prestij” telefonları, artık eski modellerin arasında kendini o kadar çok da fark ettirmiyor. Yani elinde iPhone 5 ile iPhone 6 olan iki kullanıcının farkı eskisi gibi 100 metre öteden kendini göstermiyor. Telefon kullanıcıları artık kılıflarla, kaplarla, katlanır, kıvrılır alacalı bulacalı kapaklarla kendi tarzlarını ve “prestijlerini” göstermenin daha “ucuz” bir yolunu buldular. Dolayısıyla, eskisi gibi, prestij amacıyla telefon almak için mağazaların önünde kuyruk olma dönemi bitti ve genel olarak da telefon pazarındaki büyüme hızla yavaşlıyor. Kullanıcıların artık asıl ilgi noktası, içeriğe dönmüş durumda. Yani kullanıcı elindeki telefonuyla “hava atmak” yerine, telefonuyla neler yapabildiğini daha fazla önemser hale geldi. Dolayısıyla doğru uygulamaları kurmaya, hayataını mobil cihazı sayesinde kolaylaştırmaya, telefonu üzerinden haberlere, sosyal medyaya, sohbet yazılımlarına, videolu görüşmelere ulaşmayı daha fazla önemsiyor. Bu da, artık mobil pazarda paranın donanımdan yazılıma akmaya başlayacağının işareti olarak kabul edilebilir. Eksiden bir iPhone için 3 bin lira ödemeye hazır olan kullanıcılar artık başarılı, kaliteli, hızlı ve orijinal uygulamalar için 5 lira, 10 lira, 20-30 lira ödemekten kaçınmayacaklar. Üstelik artık mobil kullanıcılar, sanal kredi kartları, Paypal, Google, Windows ve Apple hesapları üzerinden güvenli online alışveriş yapabileceklerini de keşfetmiş durumdalar. Mobil cihazların yaygınlaştığı ilk dönemlerde karşılaştığımız online ödeme korkusu artık büyük oranda atlatıldı. Dolayısıyla, rüzgar artık uygulama geliştiricilerin lehine dönmüş durumda. Bu yeni süreçte, hem yerli kullanıcılara, hem de yabancı kullanıcılara hitap edecek orijinal, başarılı, kaliteli uygulamalar geliştirebilen ekipler, eskisine oranla başarıya çok daha yakın olacaklar.

Microsoft’tan VeriPark’a büyük onur

0
Asli+Derbent+OzkanBankacılık, sigorta ve emeklilik sektörlerine yönelik yazılım çözümleriyle Türkiye’de ve EMEA bölgesinde saygın bir yere sahip olan ve dünya finans devleri için hayata geçirdiği başarılı projelerle küresel pazarda dikkatleri üzerine çeken VeriPark, dünyanın önde gelen Microsoft tarafından Orta Doğu ve Afrika bölgesinin “Yılın İş Ortakları” ve “Yılın Microsoft Dynamics Bağımsız Yazılım Üreticisi” finalistlerinden biri olarak seçildi. Microsoft ile gerçekleştirdikleri küresel işbirliğinin ödüllerle devam etmesinden dolayı duydukları mutluluğu ifade eden VeriPark Genel Müdürü Aslı Derbent Özkan, şunları söyledi: “VeriPark olarak böyle önemli iki ödülde finalist olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Microsoft Dynamics, müşteri yönetimi, satış, servis ve pazarlama alanında daha akıllı ve etkili çözümler ortaya koymak isteyen şirketler için müşteri deneyimini farklılaştıran ve sürekli geliştiren bir platform sağlıyor. Biz de Microsoft’un yazılım konusundaki uzmanlığını ve dünya genelindeki yaygın kullanıcı ağını sahip olduğumuz finans odaklı tecrübeyle bir araya getirerek, tüm dünyada kurumların verimliliğini artırma fırsatı yakaladık. Microsoft ile olan iş ortaklığımızın uzun yıllar boyunca bu şekilde başarılı ilerlemesini temenni ediyorum.” VeriPark bu gurur verici ödüle, yenilikçi çözümleri geliştirme ve hayata geçirmede gösterdiği üstün başarı, Microsoft Dynamics dünyasında yarattığı yüksek katma değer, Microsoft Dynamics ürün ve servislerinde sahip olduğu teknolojik uzmanlık, sıradışı iş ve satış performansı, yüksek müşteri memnuniyeti sağlamadaki istikrarı nedeniyle layık görüldü.

Çalışanlar tatile bavulunda işle gidiyor

0
Globalleşen dünyada, teknolojinin baş döndüren hızla geliştiği günümüzde, teknolojik ürünler artık işte, evde, yolda tatilde, kısaca hayatımızın her alanında yaşamımızın her anında yanımızda. Teknolojinin gelişimi yaşam şeklimizin yanı sıra iş hayatımızı, iş yapış şeklimizi de değiştirdi. Avansas.com da hem kurumsal hem de bireysel teknolojik ürün siparişlerini analiz etti ve 1440069044_Avansas_teknolojikurunler__1_çarpıcı sonuçlara ulaştı. Müşteri siparişlerinin analizine göre; en çok USB bellekler, klavyeler, piller, mini scanner’lar, taşınabilir depolama ürünleri, taşınabilir şarj cihazları ve CD’ler sipariş ediliyor. Kurumsal müşteriler en fazla bilgisayar, mouse, klavye, taşınabilir projeksiyon, CD ve USB bellek sipariş ederken bireysel müşteriler en fazla harici diskler ve taşınabilir şarj cihazları alıyor. Bu ürünlerin yanı sıra mikrofon, kulaklık, uzatma kabloları, projeksiyon cihazları, hoparlörler satın alma sıklığı olarak en çok tercih edilen ürünlerin arasında yer alıyor. Tatile USB bellek ile gidiyoruz Teknolojik ürünlerin satın alma sıklıkları, siparişlerde artışın yaşandığı dönemler, teknolojiyle birlikte değişen iş hayatına ilişkin de önemli ipuçları veriyor. Teknoloji ürünlerinin en çok tercih edildiği dönem yaz tatilinin sona erdiği ekim, kasım ve aralık ayları. Ofis dışında çalışanlar elbette ki tüm ürünlerde taşınabilir olanları tercih ediyor. Özellikle firmaların satış ekipleri başta olmak üzere dışarıda çalışanlar en fazla laptop, tablet, taşınabilir şarj cihazı, USB Bellek, harici hard disk, pil, taşınabilir projeksiyon ve taşınabilir vantilatörleri sipariş ediyor. Ürünlere göre baktığımızda ise USB bellek, taşınabilir şarj cihazları ve CD’ler daha çok ilkbahar ayları olan nisan, mayıs ve haziran aylarında alınıyor. Siparişler özellikle tatil dönemlerinde yoğunlaşıyor. Bu da gösteriyor ki; çalışanlar tatile giderken mobil teknoloji ürünlerini ve datalarını yanlarına alıyorlar. Harici diskler genelde ocak-şubat ile kasım-aralık aylarında alınıyor. Klavye tüketimi sene sonuna doğru artış gösteren ürünler arasında yer alıyor. Hava sıcaklıkları da teknolojik ürün siparişlerine yön veriyor. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında klima ve vantilatör satışları artarken, ekim ve sonrasında ise yağlı radyatör ve elektrikli ısıtıcı satışlarında önemli oranda artış yaşanıyor. Ofisler mobilleşiyor, tablet satışları hızla artıyor Teknolojik ürün siparişleri meslek gruplarına göre de değişiklik gösteriyor. Avukatlar, muhasebeciler, bankacılar ve mimarlar en fazla USB bellekler, harici diskler alırken pazarlama, tanıtım ve reklam sektöründe çalışanlar en çok taşınabilir şarj cihazları ve taşınabilir projeksiyon cihazları sipariş ediyor. Laptop ve laptop çantaları özellikle ajanslar tarafından en yoğun sipariş edilen ürünler arasında yer alıyor. Avukatlık, mimarlık ve bankacılık ofisleri genellikle masaüstü bilgisayarları ve harici hard diskleri tercih ediyor. USB Bellek ve CD’ler tüm meslek grupları içinde en yoğun sipariş edilen ürünler. Şu anda laptop ve masaüstü bilgisayar satışları tablet satışlarının önünde gidiyor. Ancak tablet satışları hızla artıyor. Meslek gruplarına göre farklılık gösterse de çalışanların her geçen gün daha mobil oldukları 2015 yılının ilk yarısında, tablet satışları PC ve Notebook satışlarının yarısına yaklaşmış durumda. Tablet alanların oranı ise 2015 yılının ilk yarısında 2014 yılına göre 3,5 kat artış gösterdi. Tablet kılıfları, taşınabilir şarj cihazları ve telefon aksesuarları da bu satışlara paralel olarak artış gösteriyor. Akıllı cep telefonları da Avansas.com üzerinden en fazla satışı yapılan teknolojik ürünler arasında önemli bir orana sahip.  

Nakit ihtiyacı tarihe karışıyor

0
Türkiye‘de kredi kartı kullanımında önemli hamleler gerçekleştiren Bankalar Arası Kart Merkezi (BKM) ile kredi kartlarının geldiği nokta ve gelecekte vaat ettikleri konusunda samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. BKM Genel Müdürü Soner Canko‘nun da belirttiği gibi, Türkiye kredi kartı ödemeleri konusunda birçok ülkeden çok daha ileri bir konumda. Canko‘nun söylemleri doğru çıkarsa, bundan birkaç sene sonra ülkemizdeki nakit ihtiyacı tamamen ortadan kalkmış olacak.

Türkiyenin yüzde 56’sı internet kullanıyor

0
woman-happy-internetTürkiye’de internet kullanımının 2015 yılına ait verileri Türkiye İstatistik Kurumu tarafından analiz edilerek yayınlandı. Buna göre, bilgisayar ve internet kullanım oranları 2015 yılı Nisan ayında 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla yüzde 54,8 ve yüzde 55,9 oldu. Bu oranlar erkeklerde yüzde 64 ve yüzde 65,8 iken, kadınlarda yüzde 45,6 ve yüzde 46,1’dir. Bilgisayar ve internet kullanım oranları, 2014 yılında yüzde 53,5 ve yüzde 53,8’di. On hanenin yedisi internet erişim imkanına sahip Türkiye genelinde İnternet erişim imkanına sahip hanelerin oranı 2015 yılı Nisan ayında yüzde 69,5 oldu. Evden internete erişimi olmayan hanelerin yüzde 59,5’i evden internete bağlanmama nedeni olarak internet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını belirtti. Bunu yüzde 44,7 ile internet kullanımının yeterince bilinmediği, yüzde 38,5 ile bağlantı ücretlerinin yüksekliği takip etti. Genişbant internet erişim imkanına sahip hanelerin oranı yüzde 67,8 oldu. Buna göre hanelerin yüzde 37,4’u sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablolu internet, fiber vb.) ile internete erişim sağlarken, yüzde 58,7’si mobil genişbant bağlantı ile internete erişim sağladı. Darbant bağlantı ise hanelerin yüzde 2,7’sinde internet erişimi için kullanıldı. Hanelerin yüzde 96,8’inde cep telefonu var Hanelerin 2015 yılı Nisan ayında yüzde 96,8’inde cep telefonu veya akıllı telefon bulunurken, sabit telefon bulunma oranı yüzde 29,6 oldu. Aynı dönemde hanelerin yüzde 25,2’sinde masaüstü bilgisayar, yüzde 43,2’sinde taşınabilir bilgisayar ve yüzde 20,9’unda İnternete bağlanabilen TV bulunmaktadır. İnternet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer aldı İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2015 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin yüzde 80,9’u sosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf vb. içerik paylaşırken, bunu yüzde 70,2 ile online haber, gazete ya da dergi okuma, yüzde 66,3 ile sağlıkla ilgili bilgi arama, yüzde 62,1 ile kendi oluşturduğu metin, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb. içerikleri herhangi bir web sitesine paylaşmak üzere yükleme, yüzde 59,4 ile mal ve hizmetler hakkında bilgi arama takip etti. Temel göstergeler, 2007-2015 İnternet en çok evde kullanıldı İnterneti 2015 yılının ilk üç ayında kullanan 16-74 yaş grubu bireylerin yüzde 87,1’i evde kullandı. Bunu yüzde 42,5 ile işyeri, yüzde 37,7 ile akraba, arkadaş evleri, yüzde 29,2 ile alışveriş merkezi, havaalanı, vb. kablosuz bağlantının yapılabildiği yerler takip ederken, internet kafede kullanım oranı yüzde 10,6 oldu. Ev ve iş yeri dışında internet kullanımı için taşınabilir cihaz kullanımı arttı İnterneti 2015 yılının ilk üç ayında kullanan bireylerin yüzde 74,4’ü ev ve işyeri dışında internete kablosuz olarak bağlanmak için cep telefonu veya akıllı telefon kullanırken, yüzde 28,9’u taşınabilir bilgisayar (dizüstü, netbook, tablet vb.) kullandı. Bu oranlar 2014 yılının aynı döneminde sırasıyla yüzde 58 ve yüzde 28,5 idi. İnternet kullanan bireylerin %53,2’si e-devlet hizmetleri kullandı İnterneti 2014 yılı Nisan ayı ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde kullanan bireylerin kişisel amaçla kamu kurum/kuruluşları ile iletişime geçmek veya kamu hizmetlerinden yararlanmak için interneti kullanma oranı yüzde 53,2 oldu. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2013 Nisan-2014 Mart) yüzde 53,3’tü. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme yüzde 50,5 ile ilk sırayı aldı. İnternet üzerinden alışveriş arttı İnternet kullanan bireylerin internet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı yüzde 33,1 oldu. Önceki yıl İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı ise yüzde 30,8’di. İnternet üzerinden alışveriş yapan bireylerin 2014 yılı Nisan ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde yüzde 57,4’ü giyim ve spor malzemesi, yüzde 27’si seyahat bileti, araç kiralama vb, yüzde 25,5’i ev eşyası (Mobilya, oyuncak, beyaz eşya vb), yüzde 22,4’ü elektronik araçlar (Cep telefonu, kamera, radyo, TV, DVD oynatıcı vb.), yüzde 18,4’ü kitap, dergi, gazete (e-kitap dahil) aldı. İnternet üzerinden 2014 yılı Nisan ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde satın alış ya da sipariş veren bireylerin yüzde 23,2’si sorun yaşadı. En çok karşılaşılan sorun türleri teslimatın belirtilenden daha yavaş olması yüzde 47 ve yanlış veya hasarlı ürün veya hizmetin teslim edilmesi yüzde 45,4 oldu. Düzenli internet kullanıcısı arttı Son 3 ay içerisinde internet kullanan bireylerden interneti hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanan bireylerin oluşturduğu düzenli internet kullanıcı oranı 2015 yılının ilk üç ayında yüzde 94,2 oldu.

Huawei Global Enerji Sektörü Zirvesi 2015 Kazakistan’da gerçekleşti

0
Huawei_ENERGYSUMMIT105_20082015_2200’den fazla katılımcıyla gerçekleştirilen zirvede; enerji sektöründe inovatif bilişim teknolojilerinin kullanımıyla verimliliğin artması ve bilimsel yönetimle operasyonel güvenlik konuları ön plandaydı. Çin Halk Cumhuriyeti Başkonsolosu, KazEnergy Birliği, Huawei’nin Çin, Mısır, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan’dan gelen enerji alanındaki müşterileri, CNPC Richfit, Çin Petrol Hattı, Engineering Corporation (CPPE), Honeywell ve ABB gibi global iş ortakları, uzmanlar ve sektör medyası da zirvenin katılımcıları arasında yer aldı. Forrester Başkan Yardımcısı Bobby Cameron zirvede yaptığı konuşmada şöyle dedi; “Gelecekte bilgi teknolojileri, petrol ve gaz sektöründe köklü değişikliklerin gerçekleşmesini sağlarken, iş stratejilerinin ve verimli üretim yöntemlerinin de yeniden tanımlanmasının yolunu açacak. Sektör bugün farklı zorluklarla mücadele ediyor. Sabit boru hatlarının güvenliği, gerçek zamanlı veri sondajının yetersizliği, düşük operasyonel verimlilik ve ürünlerdeki düşük olgunluk seviyesi, bu zorluklardan bazıları. Bu temel sorunlar, petrol ve gaz şirketlerini olumsuz etkiliyor.” Sinopec Group Eski Teknoloji Direktörü ve Başkan Yardımcısı Zhang Zhilin ise konuşmasında şunları söyledi: “Bahsi geçen tüm bu zorlukların temel nedeni olarak uluslararası yakıt fiyatlarındaki dalgalanma gösterilebilir. Bu da köklü bir inovasyon eşliğinde, maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması ile ek olarak da rekabetin devamlılığı ile aşılabilir. Bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı bir enerji sektörü; nesnelerin interneti, büyük veri, bulut bilişim, mobilite, koordinasyon ve dijital enerjiden akıllı enerjiye geçişe odaklanacaktır” dedi. Honeywell Kıdemli Danışmanlarından Phil Millette ise şöyle dedi; “Petrol ve gaz şirketleri güvenlik ve verimliliğe odaklanmalı. Ürün süreç optimizasyonunun temelinde, çalışanların güvenliği ve çevrenin korunmasına dayalı çalışmalar yatıyor. Gerçek zamanlı video ile gözlem ve uzaktan izleme teknolojileri, güvenlik operasyonları açısından önem kazanmaktadır.” Huawei Kurumsal İş Grubu Enerji Sektörü Başkanı Jerry Ji ise -İnovatif Bilgi Teknolojileri Akıllı Enerjinin Yolunu Aydınlatıyor- başlıklı sunumunda şu konulara vurgu yaptı: “İnovatif Bilgi Teknolojileri, enerji sektöründeki büyümenin itici gücü olacaktır. 2025 yılına kadar dünyada sektörler arasında 100 milyar data bağlantısı olacağını öngörüyoruz. Petrol ve gaz endüstrisi bugüne kadar görülmemiş ölçüdeki bir büyüklükle, akıllı cihazların yükselişine ve veri artışına tanıklık edecek. Bu veriler mutlaka depolanmalı ve analiz edilmelidir. Huawei, gelişmekte olan trendler çerçevesinde, ‘yenilikçi bulut-boru hattı-cihaz’ mimarisini bilgi teknolojileri çözümleriyle hayata geçiriyor. Bu mimari, bulut veri merkezi, büyük veri, esnek ağ sistemleri, LTE, nesnelerin interneti ve açık kaynak nesnelerin interneti işletim sistemi ‘LiteOS’’u içeriyor. Bu teknolojileri, petrol ve gaz üretim süreçlerinde uygulayarak, sektörün dönüşümüne önemli oranda katkı sağlanabilir.” “Bugün içinde yaşadığımız dünyada, ham petrolün %85’i ve doğalgazın %70’i, dünya çapındaki binlerce mil uzunluğundaki boru hatlarıyla taşınıyor. Petrol ve gaz şirketleri için, bu uzun soluklu yolun güvenli bir şekilde ve verimli operasyonlarla yönetilmesi oldukça önemli. Bu zirvede Huawei, CNPC Richfit, CPPE, ABB ve Honeywell ile birlikte, entegre servislerle uçtan uca bir dijital boru hattı çözümüne ve danışmanlığına da imza atıyor.” Huawei zirvede ayrıca; dijital boru hattı, dijital üretim, bulut veri merkezi ve mobil ofisten oluşan yeni nesil enerji çözümlerini de sergiledi. Bu çözümler, keşif, üretim, bilgi yönetimi ve ulaşım da dâhil olmak üzere tüm operasyonel süreçleri kapsıyor. Katılımcılar aynı zamanda Almatı merkezde yer alan, ‘Huawei ve Asya Gaz Boru Hattı Almatı Kontrol Merkezi’ prototipini de ziyaret etme fırsatı buldular. Merkez, Kazakistan boyunca devam eden boru hattını izleme imkânı sunuyor. Ziyaret esnasında Huawei ayrıca, Gözetimsel Kontrol ve Veri Yönetim (SCADA) sistemleri ile birlikte, boru hattına ait video ve uydu görüntülerinden de örnekler sundu. Huawei Orta Asya ve Kafkasya Kurumsal İş Birimi Başkanı Mike Han, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Orta Asya dünyanın üçüncü en büyük petrol yataklarından biri ve global petrol-gaz sektöründe önemli bir yere sahip. 1997’de Orta Asya’da iş birimlerimizi kurduğumuzdan bu yana, rekabetçi bir ortamda, telekom taşıyıcıları, kurumsal şirketler ve tüketicilere en yüksek iletişim teknolojilerini ve ürünlerini sunuyoruz.” Huawei Orta Asya’da aralarında Kazakistan AGP, Kazakistan Beineu Bozoi Shymkent Gaz Boru Hattı (BSGP), PetroKazakistan, KazMunaiGas (KMG), Özbekistan Asya Trans Gas, Türkmenistan Amu Darya, CIK ve Sinopec Kazakistan’ın da bulunduğu birçok şirkete çözüm ve hizmet sağlıyor. Huawei’nin Dijital Boru Hattı Çözümü, Kazakistan – Çin doğalgaz AB hattı da dâhil (Dünyanın ilk ve en büyük dijital doğalgaz hattı) olmak üzere, bugüne kadar Orta Asya’da toplam 4.623 kilometrelik gaz boru hattı üzerinde uygulamaya konuldu. Huawei gelecekte Orta Asya’da bilgi teknolojileri alanındaki katkısını artırarak; verimlilik, enerji tüketiminin dengelenmesi, operasyonel güvenlik ve dijital transformasyon konularında, bölgedeki müşterilerin yanında olmayı sürdürecek. Huawei bugün 20’den fazla küresel enerji şirketi için ürün ve çözüm sağlıyor. Huawei Norveç’te dünyanın ilk açık deniz petrol alanı tarama amaçlı LTE ağ sistemini kurdu. Böylelikle üretim verimliliği %30 artarken, maliyetlerde de %20’lik tasarruf sağlandı. Huawei Çin’de CNPC BGP ile birlikte çalışarak, terabayt düzeyinde depolama ve 300 Mbit/s işleme kapasitesiyle, Çin’in en büyük profesyonel veri yönetim merkezini hayata geçirdi. Huawei Ortadoğu’da dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Saudi Aramco ile birlikte, firmanın iletişim sistemlerini yükseltmek amacıyla, dijital ve analog yakınsama teknolojilerini mobil ve sabit şebeke yakınsama teknolojileriyle birleştirerek operasyonel verimliliği artırdı.

Yönetim 2.0 Konferansı 1 Ekim’de

0
halil_aksu1+%282%29Dünya hızla değişiyor. Dijital teknolojilerde baş döndürücü ilerlemeler yaşanıyor. Her şey dijitalleşiyor. Yaşam bilimleri, malzeme bilimleri, yapay zeka, akıllı cihazlar gibi farklı alanlarda eksponansiyel ilerlemeler oluyor. Bu gelişmelerin, politika ve ekonomi üzerinde, insanlar ve toplumlar üzerinde dönüştürücü etkileri de çok güçlü hissediliyor. Her yöneticinin bu değişimin farkında olması ve hazırlıklı olması gerekiyor. Her şeyin hızla değiştiği günümüzde yönetim anlayışının değişmemesi mümkün değil elbette. Önceki yüzyıldan kalmış teknik ve yöntemleri halen kullanan yönetim sistemleri yeni çalışanları tatmin etmeyecek. Yeni gençleri, eski yöntemlerle yönetemeyeceksiniz! Türkiyenin önde gelen şirketlerinin CEOları, Yönetim 2.0 Konferansı’nın CEO Panelinde bir araya gelecekler. HP Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak, SAP Türkiye Ülke Müdürü Zeynep Keskin, General Electric CEOsu Canan Özsoy, Migros Genel Müdür Yardımcısı Demir Aytaç, BKM CEOsu Soner Canko, yeni çağın değişen çalışan profilinde yönetimin geleceğini konuşacaklar. Yönetim 2.0 Konferansı’nın ilk bölümünde ise yerli ve yabancı uzman konuşmacılar yönetimin geleceğine dair düşüncelerini paylaşacaklar: McKinsey & Company firmasının partneri Matthias Daub, konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte Yönetim 2.0’ın Nedenlerini ele alacak. Konferansa Hollandadan katılacak olan Avrupa Komisyonu e-Yönetim uzmanı Niels van der Linden, Yönetimde Oyunlaştırma (Gamification) konusunda bilgiler aktaracak. Konferansta, jenerasyonel sistemler konusunda Türkiyenin önde gelen isimlerinden, Dinamo Danışmanlık kurucu ortağı Evrim Kuran, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Müşteri Tecrübesi Yönetimi konularında Türkiyenin otorite ismi ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uğur Özmen, Deneyim Ekonomisi konusunda Türkiyenin marka isimlerinden, Strateji, Pazarlama ve Değişim Uzmanı Dr. Hakan Tetik, Deneyim, İş ve Strateji Tasarımcısı Baran Korkut da sunumları ile yer alacaklar. GelecekHane tarafından ilki geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Yönetim 2.0 Konferansı, yönetimde alışkanlık haline geldiği için vaz geçilemez olarak algılanan ancak şirketlere zarar veren bir kısım kötü alışkanlıkları, kötü kalıpları kırmayı ve daha çok işletmeyi, daha çok yöneticiyi, yönetimin geleceği ile, yeni yönetim anlayışları ile tanıştırmayı hedefliyor. Yerli ve yabancı birçok uzman ve otorite ismi bir araya getiren Yönetim 2.0 Konferansı, konuşmalarını 15er dakika ile kısıtlı tutması ile kendisi de ‘kalıp kıranbir etkinlik.

Modüler telefon Project Ara neden erteleniyor?

0
paraGoogle iki yıl önce Project Ara ismini verdiği modüler telefon projesini duyurduğunda herkesin büyük ilgisini çekmişti. Bu projeye göre, kullanıcılar artık telefonlarını bütün halinde satın almak zorunda kalmayacaklar, aksine, teknoloji geliştikçe yeni modüller alıp, eskiyen modülün yerine takacaklardı. Örneğin, daha güçlü bir işlemci, daha hızlı bir Ram, daha iyi bir grafik işlemcisi, daha kuvvetli bir anten gibi, ihtiyaca göre ve farklı firmalar tarafından üretilecek modüllerden, kendi arzularına göre bir telefon üretebileceklerdi. Ancak telefonun piyasaya çıkış tarihi sürekli ertelendi. En son, geçtiğimiz hafta yeni bir duyuru yapan Project Ara ekibi, piyasaya çıkışın 2016 ilk çeyreğine ertelendiğini duyurdu. Projedeki sorunların sebebi merak edilirken Project Ara ekibinin resmi Twitter hesabından yapılan açıklama sorunun çok büyük olduğunu ortaya koydu. Açıklamaya göre telefondaki problem, modüllerin birbirine “yapışmamasından” kaynaklanıyor. Ekip “Electropermament” ismini verdikleri manyetik bir birleştirme yöntemi sayesinde modüllerin birbirini tutmasını ve dağılmamasını sağlıyordu. Ancak açıklamaya göre, bu manyetik birleştirme yöntemi modülleri bir arada tutmak için yeterince güçlü değil. Yani telefonunuzu biraz hızlı sallayacak olursanız, yüzlerce dolar verdiğiniz modüller telefondan fırlayarak çevreye saçılabilir. Dolayısıyla Project Ara ekibinin tasarımı yenileyerek, modülleri bir arada tutacak yeni bir kilit sistemi geliştirmesi gerekiyor. Bu yeni kilit sisteminin muhtemelen mekanik bir “çıt çıt” sistemi olabileceği de tahmin ediliyor. Yani Google, Project Ara için bilim kurgu filmlerinden çıkan “hokus pokuslu” elektromanyetik bir kilitleme sistemi yaratmaya çalışmış olsa da, başarılı olamayıp yine eski usul mekanik kilitlere dönmek zorunda kalmış gibi görünüyor. Kısaca söylemek gerekirse, Project Ara piyasaya çıktığında modülleri telefona takıp çıkarmak için eski usul kızak, çıt çıt, kapak gibi mekanik kilit yöntemleriyle karşılaşacağız. Aslında modüllerin telefona nasıl kilitlendiği çok da önemli değil. Yeter ki bir an önce “modüler” telefonu görelim. Bu yeni modüllerin oluşturacağı ekosistemin, mobil cihaz pazarında büyük bir devrim yaratmasını da umuyoruz. Ancak elbette Project Ara’nın içi boş bir balon değil, pratik, hızlı, güçlü ve ekonomik bir cihaz olduğunu kanıtlayarak beğeni toplaması gerekiyor. Aksi halde Project Ara’yı da, on yıl sonraki “teknoloji tarihinde karşılaştığımız en garip cihazlar” makalelerindeki garip maddelerden biri olarak göreceğiz.

Dikkat aracınızın kontrolü artık sizde değil

0
 
Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş
Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş
Araç alırken yakıt tüketimi, dayanıklılık, konfor, performans, tasarım gibi kriterlerin dışında bilişim güvenliği de artık önemli bir kriter haline geldi. Geçtiğimiz ay Fiat Chrysler’in piyasadaki yaklaşık 1,4 milyon aracını internet korsanlarının aracın yazılımlarına müdahale edebileceği nedeniyle geri çağırması, araba üreticileri ve kullanıcıları için yeni bir endişeyi daha gündeme getirdi. Teknolojinin gelişimi paralelinde araba üreticileri internete bağlanabilen akıllı tasarımlarla rakiplerini geride bırakabilmek için milyonlarca dolarlık Ar-Ge yatırımları yaparken; şimdi gözler yapılan güvenlik ve çarpışma testlerinde üst düzey sonuç alan bir aracın aslında pek güvenli olmayabileceğini de gösterdi. Herhangi bir akıllı aracın neredeyse bütün kontrolünün bilgisayarlı sistemlerle yönetilmesi, ister istemez sistemin güvenlik açıkları nedeniyle aracın kötü amaçlı kişiler tarafından uzaktan kontrol edilip, felaketlere neden olabileceğinin bir göstergesi. Artık 10 bin kilometre bakımı dışında üreticilerin yayınladıkları yeni sistem güncellemeleri de takip etmek gerekiyor. Geçtiğimiz hafta Las Vegas Defcon hackerlar konferansında BT güvenlik uzmanları Marc Rogers ve Kevin Mahaffey bu gerçeği ufak bir gösteriyle kanıtladılar. Dünyada çığır açan teknolojileriyle yüksek performanslı elektrikli araçlar üreten Silikon Vadisi merkezli Tesla Motors’un Tesla S modelinde ki bir güvenlik açığıyla aracı uzaktan kontrol eden Rogers ve Mahaffey bir komut ile seyir halindeki aracın motorunu kapatmak, kapıları kilitleyip açmak gibi araca uzaktan birçok müdahalede bulundular. Tesla’nın aslında kötü niyetli saldırılara karşı çok iyi şekilde korunduğunu ve güvenlik sistemini geçmenin çok zor olduğuna değinen uzmanlar, detaylı olarak yaptıkları araştırmalarda hiç beklemedikleri bir açık sayesinde olayı gerçekleştirdiklerini belirttiler. Tesla Motors internet üzerinden hemen yeni bir güncelleme yayınlayarak sorunu çözdü. Şüphesiz bu tarz zafiyetleri bulmak için Tesla gereğinden fazla itina ve titizlik gösteriyordur, fakat ister istemez bu açığı güvenlik uzmanları değil de kötü niyetli kişiler fark etseydi ne olurdu diye düşünmek bile istemiyoruz. Bilişim güvenliğinin bugün otomotiv sektörü dahil bir çok farklı alanda önemli olduğunu vurgulayan Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş; “IOT (Nesnelerin İnterneti) kavramı yani temelde birçok cihazın internet ve birbiriyle etkileşimde olması hayatı kolaylaştıran birçok avantajı beraberinde getirse de güvenlik problemleri düşünüldüğünde aslında çok hassas olarak titizlikle üzerinde durulması gereken küresel bir konu. Otomotivden, tekstile, sağlık sektöründen beyaz eşyaya kadar birçok farklı alanı ilgilendiren bu konuda maalesef dünya genelinde uygulanan standartlaşmış bir kontrol mekanizması yok. Firmalar zafiyet testlerine ağırlık vererek belli kontrolü kendi içlerinde sağlasalar bile, güvenliğin sürekliliğini sağlayacak düzenli bir kontrol mekanizması olmalı. Tüketiciler muhakkak bu alanda bilinçlendirilmeli. Bu standartlaşmadığı sürece maalesef ürünlerde bulunan güvenlik açıkları nedeniyle felaket senaryolarına açık bir ortamda yaşıyoruz” dedi.  

Dropbox artık URL kaydediyor

1
Birden çok cihazla çalışan profesyonellerin en çok zorluk çektiği noktalardan biri, bir cihazla gezindiği web sayfasının linkini, diğer cihazlarında da hızlıca açmak istediğinde, URL’yi diğer cihazlarına gönderme sorunudur. Bu çok basit ancak acil durumlarda büyük sorun çıkarabilen ihtiyaç nedeniyle kullanıcılar URL adresini bazen kendine e-posta atmayı seçebiliyor, bazen Facebook veya Twitter gibi sosyal medya hesaplarından yine kendine mesaj atabiliyor veya Evernote gibi bulut üzerinde çalışan bir not deferi/ajanda uygulaması kullanıyorlarsa adresi bu uygulamaya kaydedip sonra diğer cihazdan aynı uygulamayı açarak, ilgili notu bularak kayıt edilen URL’yi tıklamayı seçebiliyorlar. Ancak tüm bu yöntemlerin kendine has sakıncaları bulunabiliyor. e-posta atmak veya almak durumun aciliyetine göre yavaş kalabiliyor, iş arkadaşlarıyla bir toplantı esnasında Facebook veya Twitter gibi özel hesapların mesaj kutularını arkadaşların yanında açmak, bazı özel mesajlaşmaların ortaya çıkması riskini taşıyabiliyor, keza e-posta veya Evernote gibi uygulamalar da aynı mahremiyet riskini barındırıyor. Dropbox şimdi bu problemi çözmek üzere, URL paylaşım hizmetini devreye soktu. Buna göre, kullanıcılar bir URL adresini Dropbox uygulamasının içine sürüklediğinde, aynı adres diğer cihazlarında da beliriyor. Üstelik Dropbox hesabınızı başkalarının yanında açtığınızda, klasörlenmiş veriler, özel/mahrem bilgilerinizin yanınızdaki insanlar tarafından görülmesi riskini de ortadan kaldırıyor. Kaldı ki, çoğu zaman iş arkadaşları ortak Dropbox klasörleri üzerinden proje yürütebiliyor. Bu durumda URL’yi ortak klasörlerin içine taşımak, aynı URL’ye, diğer iş arkadaşlarının da kolayca erişmesini sağlıyor. Yeni özelliğin iş dünyasında, toplantılarda, proje buluşmalarında çok popüler olması bekleniyor.  

Nakliye hizmetini internetten alıyoruz

0
Armut_tasinmaHizmet sektörünü İnternet’e taşıyan armut.com, yaptığı analizle Türkiye’nin nakliye haritasını çıkardı. 2015 başından itibaren gelen 40.000’i aşkın nakliye talebi üzerinden yapılan analize göre 2,5 ayını geride bıraktığımız yaz mevsiminde bahara nazaran %70 daha fazla talep oldu. En çok nakliye isteği yapılan iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa olurken, İstanbul’a en çok Ankara’dan nakliye işlemi yapıldı. İstanbul’dan diğer illere taşınma taleplerinde ise ilk sırada İzmir yer aldı, sırasıyla Ankara ve Antalya İzmir’i takip etti. İstanbul’da Taşınmalar Ağırlıklı Avrupa Yakası’nda İstanbul içindeki nakliye ve taşınma taleplerinin %61’i Avrupa Yakası’ndan gelirken, Anadolu Yakası %39 seviyesinde. Bununla birlikte İstanbul’daki 39 ilçe içinde en çok nakliye talebinde bulunan ilk 3 ilçe Kadıköy, Ümraniye ve Maltepe olurken, bu ilçeleri Bahçelievler ve Şişli takip etti. Armut’un analizine göre ağırlıklı evden eve nakliyat olan taleplerin %80’inden fazlası aynı yaka içinde kaldı. İstanbul’da taşınmaların %26’sı aynı ilçe içinde gerçekleşirken, bu oran Ankara’da %36, İzmir’de %33 oldu. Ankara’da Çankaya’dan, İzmir’de Karşıyaka’dan Nakliye Talepleri Çoğunlukta Ankara’da en çok nakliye talebinde bulunan ilk 5 ilçe sırasıyla Çankaya, Yenimahalle, Etimesgut, Keçiören ve Mamak oldu. İzmir’de ise en çok Karşıyaka, Bornova, Buca, Karabağlar ve Konak’tan nakliye talebi geldi. Armut Kullanıcıları Paketlemeyi Kendi Yapmak İstiyor Armut’tan nakliyat hizmet alanların %27’si eşya paketlemesini kendisi yapmak istiyor. %51 oranda kullanıcılar, mobilya ve beyaz eşyanın paketlenmesi noktasında nakliye şirketinden destek alırken, tüm paketlemelerin nakliyecilere ait olmasını isteyenler ise %22 seviyesinde kalıyor. Armut, Nakliye Firması Seçerken ve Taşınma Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Noktayı İşaret Ediyor: 1.      Evinizdeki büyük eşya adedi ve boyutlarıyla ilgili detaylıca görüşün, gerekirse keşfe davet edin. Profesyonel nakliye firmaları ücretsiz keşif imkanı sunuyor. Böylece ihtiyacınızın doğru anlaşıldığından, uygun personel ve ekipman sağlanacağından emin olun.
2.     Taşınma kapsamı ve tutarına dair sözleşme yapın, taşınma sırasında eşyalarınıza bir zarar gelmesi durumuna karşı sigortalatıp sigortalatmadıklarını öğrenin ve sigorta yapan firmaları tercih edin.
3.      Demonte edilerek taşınması gereken eşyalarınızın bilgisini önceden paylaşın ve uygun malzeme getirmelerini isteyin. Eşyalarınız yeni evinizde tekrar monte edilirken özellikle dolap kapaklarının düzgün takıldığını işlem bitmeden kontrol edin.
4.      Eski evinizden avize, lamba, duvara monte edilmiş raf, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi hassas ürünlerin nasıl çıkarılacağını ve yeni eve nasıl yerleştirileceğini öğrenin. Nakliye ekibinde bu işin uzmanlarının bulunduğunu teyit edin ve hizmet kapsamında yeni evinizin duvarına montaj da varsa doğru konumlandırma için hizalama cihazı ile diğer gerekli ekipmanın olup olmadığını öğrenin.
5.      Yeni evinizin yönetimi ile taşınacağınız gün bilgisini paylaşın ve uygun park yeri ayarlamalarını isteyin.  Bazı apartmanlar asansör kullanımına izin vermeyebilir veya giriş çıkış saatlerinde kısıt olabilir; bu gibi taşınma sırasında uyulması gereken kuralları önceden öğrenerek nakliyecinize rahat çalışma ortamı sağlayın.
6.      Paketleme sırasında eşyaların doğru şekilde gruplanmasına dikkat edin ve kolilerin üstüne yeni evde hangi odaya yerleştirileceğini açıkça yazmalarını isteyin veya siz yazarak yönlendirin. Böylece kolilerin doğru odalara dağıtılmasını sağlayarak daha kolay yerleşebilirsiniz.
7.      Özellikle tüm paketlemeyi nakliyeciniz yapacaksa kıyafetleriniz için kıyafet askılığı getirmelerini hatırlatın. Kıyafetlerinizin tozdan korunması için hassas kıyafetlerinizi koruyucu kılıflara yerleştirin ve onlarla taşınmasını sağlayın.
8.      Nakliye ekibindeki her personel aynı hassasiyette olmayabilir. Özellikle dikkat edilmesini istediğiniz noktaları önceden belirterek tabaklarla deterjanların aynı kutuya koyulması gibi sürprizlerden korunun.
9.      Çalışma esnasında her 2 saatte 1 defa kısa molalar vermeleri nakliye ekibinin enerji toplaması ve daha dikkatli çalışmasına yardımcı olacaktır. Yöneticileriyle de görüşerek ekibi mola kullanmaya teşvik edin ve küçük ikramlarda bulunun.
10. Hem eski hem yeni evinizde nakliyecilere tanıdıklarınız veya siz eşlik edin. Eski evinizde nakliye ekibinin işi bittikten sonra, son bir defa kontrol ederek hiçbir eşyanızın unutulmadığından emin olun.  Yeni evinize eşyalar yüklendikten sonra da kamyonu kontrol etmelerini isteyin ve hızlı çalışma esnasında farkında olmadan unutulan küçük parçalar için daha sonra uğraşmak durumunda kalmayın.

Online tüketici, alışverişte 10 kritere dikkat ediyor

0
Bir yandan da teknolojinin hızlı gelişimi, akıllı cihazların önlenemez yükselişi, çoklu ekran dünyasına geçiş gibi birçok sebep, tüketicilerin önemli bir bölümünü e-ticarete kaydırıyor.
Kliksa Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan
Kliksa Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan
Günümüzde, fiziki mağazaları tercih eden, ihtiyaç duyduğu ürünü dokunarak, deneyimleyerek satın almak isteyen ve “offline tüketici” olarak da adlandırabileceğimiz tüketicilerin yanı sıra; alışveriş sitelerini gezen, satın almak istediği ürünün fiyatlarına ve özelliklerine bakan, ürünü önceden satın alan tüketicilerin yorumlarını okuyan, muadil ürünlerle karşılaştıran ve tüm sonuçları analiz ederek satın alma kararını veren “online tüketici” kitlesinin bulunduğunu belirten Kliksa Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, tüketici eğilimlerine göz atıldığında offline ve online tüketicilerin alışkanlıklarının ve beklentilerinin çeşitli noktalarda örtüştüğünü, bazı noktalarda ise farklılaştığını ifade ediyor. Nevgül Bilsel Safkan’a göre her iki kitlenin alışveriş yaparken dikkate aldığı ortak kriterler ve sahip oldukları farklılıklar şu şekilde: Ortak yanlar:
  1. Her iki kitle için de fiyat avantajı öncelikli konuların başında geliyor.
  2. Taksitli ödemeyi önemli bir alışveriş kriteri olarak görüyorlar.
  3. İki kitlenin de alışveriş yaparken mağaza/site tercih etmelerinde, o mağazanın/sitenin mevcut banka kampanyaları önemli rol oynuyor.
Farklılıklar:
  1. Offline tüketiciler ürünle fiziksel teması esas alırken; online tüketiciler fiziksel temasın yerine ürünle ilgili tüm sonuçları online analiz ederek satın alma kararını veriyor.
  2. Offline tüketiciler internetten alışveriş yapmanın güvenli olup olmadığı konusunda endişeli olup geleneksel yolları tercih ederken; online tüketiciler güvenliği, son teknolojik gelişmeler ve arkasında güvenilir topluluklar bulunan siteler sayesinde endişe duyulan konular arasında görmüyor.
  3. Offline tüketiciler fiziksel alışverişi sosyal yaşamın bir parçası, sosyal bir aktivite olarak görürken; online tüketiciler internetten alışveriş yapmanın zamandan tasarruf sağladığını ifade ediyor.
  4. Offline tüketiciler, aradıkları ürünün detaylarını sorabilecekleri satış görevlilerini faydalı bulurken; online tüketiciler satış görevlisi baskısının olmamasını avantaj olarak görüyor.
  5. Offline tüketiciler ürün tavsiyesi için çevreleri ve satış görevlilerini dikkate alırken; online tüketiciler ürünler hakkında önceden satın alıp kullananların görüşlerinin web sayfasında yer almasını bir avantaj olarak tanımlıyor.
  6. Offline tüketiciler olumlu veya olumsuz alışveriş tecrübelerini çevreleri ile paylaşma eğilimi gösterirken; online tüketiciler sosyal medyada paylaşmayı tercih ediyor.
  7. ffline tüketiciler özellikle bebek bezi gibi hacmi büyük ve önemli ihtiyaçları kendi araçlarıyla büyük market zincirlerinden almayı tercih ederken; online tüketiciler (özellikle yeni jenerasyon ebeveynler) bu tarz ürünleri oturdukları yerden sipariş etmeyi tercih ediyor.
 

IDF 2015’te geleceğe yön verecek teknolojiler

0
Fingers_Curie_Blue+%282%29Intel CEOsu Brian Krzanich, açılışta yaptığı konuşmada bilgisayarlarda artan kişiselleşmeyi destekleyecek yeni ürünlere, araçlara ve programlara dikkat çekerek geliştiriciler için yeni imkanlar sunan trendleri açıkladı. Teknoloji bizim birer uzantımız haline gelecek Krzanich, bilgi işlemin giderek daha da kişiselleştiğini ve neredeyse yaşamın tüm alanlarını zenginleştirdiğini belirterek, “Bilgisayarlar masalarımızda, çantalarımızda, kıyafetlerimizde, evlerimizde ve vücutlarımızda. Onlar yalnızca daha akıllı ve internete bağlı olmakla kalmayıp algılama özellikleri kazanarak bizim birer uzantımız haline geliyor” dedi. Ekinlikte daha çok cihaza ve uygulamaya derin algılama kazandıracak, Intel RealSense teknolojisiyle ilgili güncellemelerle birlikte Nesnelerin İnterneti (IoT) konusunda güvenlik sağlayacak yeni işbirlikleri ve kişiselleşmiş giyilebilir bilgisayar dünyası için Intel Curie modülü için güncellemeler duyurulurken “Amerika’nın En Büyük Kaşifleri” adlı yeni bir yarışma programı tanıtıldı. Bu program United Artists Media Grup Başkanı Mark Burnett prodüktörlüğünde gerçekleştiriliyor ve Turner Broadcasting’in öncü ağları ve özellikleriyle sunuluyor. Intel her yıl IDF’de, muhteşem deneyimler yaşatan geliştiricilerle ve ürün yaratıcıları, sistem mühendisleri, film oluşturucuları, oyuncak ve cihaz güçlendiricilerinden oluşan partnerleriyle teknoloji inovasyonunun geleceğine dair vizyonunu paylaşıyor. Bu yıl gerçekleştirilen forumda duyurulanlardan öne çıkanlar şöyle sıralanıyor. IDF 2015’te öne çıkanlar:
  • Intel RealSense teknolojisi çok geniş platformlarda çalışarak, geliştiricilere derin algıya sahip donanım ve yazılım yaratmaları için daha fazla imkan sunacak. Windows ve Android’e ek olarak, geliştiriciler Intel RealSense teknolojisini Mac OS X, ROS, Linux, Scratch 1, Unity, XSplit, OBS, Structure SDK, OSVR, Unreal Engine 4 ve Google’s Project Tango ortamlarında kullanabilecek. Ayrıca, Razer, XSplit ve Savioke adlı geliştiricilerin de dahil olduğu bazı iş ortakları Intel RealSense teknolojisine dayalı yeni platformlar, çevre birimleri ve diğer çözümler duyurdu.
  • Google ile olan işbirliği çerçevesinde Intel, Google’s Project Tango ve Intel RealSense teknolojilerini birleştirerek mobil derin algılama alanında inovasyon yapıyor ve Android tabanlı bir akıllı telefon geliştirici kiti oluşturuyor.
  • Google’s Project Tango özelliği taşıyan Intel RealSense Smartphone geliştirici kiti, bina için navigasyon ve alan öğrenme, sanal gerçeklik, üç boyutlu tarama gibi birçok yeni özellik sunuyor. Geliştirici kitin bu yılın sonunda seçkin Android geliştiricilerine sunulması hedefleniyor.
  • United Artists Media Group’tan Mark Burnett ve Turner Broadcasting ile olan iş birliği çerçevesinde oluşturulan “Amerika’nın En Büyük Kaşifleri” adlı yarışma, prömiyerini 2016’nın ilk yarısında yapacak. 1 Milyon Dolar kazanmak için yarışmaya katılanlar Intel Curie modülü tarafından desteklenen giyilebilir teknoloji ve akıllı bağlantılı kullanıcı cihazları konularındaki buluşlarını sergileyecek.
  • Intel etkinlikte, cepleri adeta veri merkezine çevirecek 3D XPoint isimli silinmeyen bellek medyasına dayanan ve şirketin ileri sistem belleği kontrolörü ile birleştirilmiş Intel Optane teknolojisinin donanım, yazılım ve IP ara yüzünü tanıttı. Intel Optane teknolojili yeni yüksek dayanıklı ve yüksek performanslı Intel SSD’leri pazara ilk defa 2016 başında sunulacak. Yeni sınıf bellek teknolojileri Intel’in gelecek nesil veri merkezi platformları için tasarladığı yeni DIMM ürünlerini de güçlendirecek.
  • Fossil Group, Intel’le olan iş birliği sonucu oluşturduğu, Intel teknolojisine dayalı üç giyilebilir ürünü ilk olarak Eylül 2014’te tanıtmıştı. Bu ürünler Android Wear kullanan bağlantılı bir saati de içeriyor ve tümü bu yılın dördüncü çeyreğinde piyasaya sunulacak.
  • Intel, Intel Curie modülü için özel olarak geliştirdiği yeni bir yazılım platformu yine IDF 2015’te duyurdu. Bu platform çok çeşitli cihaz deneyimini mümkün kılacak gerekli tüm yeni donanım, yerleşik yazılım ve SDK uygulamalarını içeriyor. Intel IQ Software Kits, bu platformun gelecekteki versiyonlarını destekleyecek.
  • Intel’in Enhanced Privacy Identification (Zenginleştirilmiş Gizlilik Tespiti – EPID) teknolojisi, öncü Nesnelerin İnterneti alıcısıyla ve Atmel ve Microchip’i içeren mikrokontrolör sağlayıcılarla uygulanarak daha akıllı ve güvenli bir bağlantılı dünya sunacak.

Veriyi anlamanın doğru yolu: Bağlam

0
  age_of_context1İnternet artık dev bir etiket bulutuna dönüşmüş durumda. Hepimizin, gezdiğimiz web sitelerinden arkamıza takılan çok uzun bir “etiket” kuyruğu bulunuyor. Yaz tatilimizi geçirmek için hangi şehri seçeceğimize karar vermek için Google’a Bodrum, İzmir, Alaçatı, Çeşme, Datça kelimelerini yazdığımız anda Google amca gelip arkamızdaki etiket bulutuna “tatil” kelimesini de ekleyiveriyor ve üç saniye içinde, girdiğimiz bütün web sayfalarında otel reklamları görmeye başlıyoruz. Benzer şekilde, bir otomobil markasının adını arattığımız anda, yine web sayfalarındaki reklam alanları, otomobil firmalarının reklamlarıyla doluveriyor. İşte bunlar hep “etiket”. Dijital dünyadaki etiketimiz, ne arattığımız ve hangi sitelere girdiğimizle belirleniyor. Oysa, burada gözden kaçırdığımız çok önemli bir detay var ki, dünyada artık tüm pazarlama profesyonelleri, bu detayın üzerine yoğunlaşmış durumdalar: Bağlam. Yani, kullanıcının arattığı, takip ettiği, oluşturduğu etiket bulutuyla arasındaki bağlantının doğru tespiti…. Örneğimize dönelim, Google’da Bodrum, İzmir, Alaçatı, Çeşme, Datça kelimelerini arattığımızda, Google bize hemen “tatilci” etiketini yapıştırabiliyor ve karşımıza otel reklamları çıkarabiliyor. Oysa, biz artık emekli olmuş ve Ege’ye taşınmak üzere plan yapan bir Ege aşığı olabiliriz ve hangi şehirde yaşamak istediğimize karar vermek için, web’de ön araştırma yapıyor olabiliriz. Bu durumda bizim karşımıza çıkması gereken doğru ilanlar, otel ilanları değil, emlak ilanları olmalıdır. Aynı şekilde, otomobil sayfalarını inceleyen biri olarak, otomobil satın alma peşinde bir müşteri değil, otomobil yedek parçaları/aksesuarları satacak mağaza açmak hedefindeki bir yatırımcı olabiliriz. Bu durumda da karşımıza, banka, kredi, faktoring gibi, iş kurmaya yardımcı olan hizmetlerin reklamları çıkarsa, çok daha faydalı olmaz mı? İşte, teknoloji dünyası şimdi, insanların kuyruklarına takılan etiket bulutuyla arasındaki ilişkinin bağlamını çözmeye çalışıyor. Bunun için oluşturulacak yapay zeka yazılımları, kullanıcıların hareketlerini, gezintilerini, ilgi alanlarını tespit ederek onların niyetlerini tahmin etmeye çalışacak ve yakında Google gibi dev arama motorları, reklam araçları, pazarlama profesyonellerine, çok daha nokta atışı yapabilecekleri hedefler sunacaklar. Böylece, aslında biz internette gezinirken, Google, Bing, Yahoo, Apple, neyin peşinde olduğumuzu kısa sürede çözecek ve bize reklam göstermek için pusuda bekleyen sayısız firma, aklımızı okumuş gibi karşımıza tam ihtiyacımız olan ürünlerin/hizmetlerin reklamını çıkaracak. Dolayısıyla, web’de kısa süre sonra bağlam kavramının yükseleceğini, insanların etiketleriyle arasındaki ilişkinin öne çıkacağını göreceğiz.

Qualcomm’dan 2.2 milyar dolarlık satın alma

0
Mobil işlemci üreticisi Qualcomm,  endirekt yüzde yüz iştiraki Qualcomm Global Trading’in Nesnelerin İnterneti (IoE) ve otomotiv sektörü için işlemci ve yazılım çözümleri üreten CSR’ın satınalımını tamamladığını duyurdu. 2,2 milyar dolar işletme değeri (özsermaye değeri 2,4 milyar dolar) üzerinden tamamlanan satınalma, Qualcomm Technologies’in öncelikli sektörleri olan Nesnelerin İnterneti ve otomotiv alanlarında şirkete büyük sayıda müşteri, yeni ürün portföyü ve satış kanalı ekleyerek Qualcomm Technologies, Inc.’in (Qualcomm Technologies) mevcut hizmet yelpazesini çeşitlendirmiş oluyor. Cambridge Silicon Radio Limited, ortaklarıyla birlikte, CSR’ın tüm mühendislik, araştırma ve geliştirme işlevleri olmak üzere tüm ürün ve hizmetlerini gerçekleştiren CSR şirketinin dolaylı ve yüzde yüz iştiraki olarak faaliyet gösteriyor. Cambridge Silicon Radio Limited’in ismi Qualcomm Technologies International, Ltd. olarak değiştirilecek ve Qualcomm Technologies’in iştiraki olacak. Qualcomm Inc. CEO’su Steve Mollenkopf şu açıklamayı yaptı: “Amacımız Nesnelerin İnterneti çerçevesinde milyarlarca cihazı, otomobili ve insanı birbirine bağlamak olduğu için bu birleşmenin yaratacağı gelişme bizlere büyük heyecan veriyor. CSR’ın tamamlayıcı ses teknolojileri ve çip sistemleri konularındaki birleştirici gücü, Qualcomm Technologies’in Nesnelerin İnterneti ve otomotiv endüstrisindeki yerini güçlendirecek, geniş ve gelişmiş bir portföy ekleyecek.” CSR Yönetim Kurulu Başkanı Joep van Beurden ise şu açıklamayı yaptı: “Tüketicilerin ‘akıllı’ ev, ofis ve arabalarındaki cihazları sorunsuz bir şekilde birbirine bağlama yönündeki taleplerini karşılamak için yarışan müşterilerimiz adına Qualcomm Technologies gibi tanınmış bir lidere katılmaktan çok memnunuz.” “Çalışanlarımız; müşterilerin birlikte çalışma uyumluluğu, düşük enerji ve bağlantı gibi kritik teknoloji gereksinimlerini karşılama ve yeni ürünlerin öncülüğünü yapma konusunda güçlü bir geçmişe sahip. Qualcomm Technologies ile birlikte, müşterilerimizin ihtiyaçlarını şimdi ve gelecekte karşılama konusunda daha da iyi bir pozisyona sahibiz.” Muhasebesel anlamda satın alma işlemi henüz sonlanmamış olmasına rağmen, Non-GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe Prensipleri Dışı) temelinde, bu satınalma 2016 mali yılında hisse başına düşen kazanca olumlu etkide bulunacak.. Ek olarak, yapılan ön hesaplamalara uyarınca, Qualcomm bu işlemin satın alma prosedürleri nedeniyle 2016 mali yılındaki GAAP kazancını düşürücü yönde hafif bir etkisi olmasını bekliyor.

Radore’nin yeni ortaklık süreci resmi olarak tamamlandı

0
Selcuk+Sarac%26ZKAHayata geçirdiği yatırımlarla büyümesini sürdüren Türkiye’nin önde gelen veri merkezi firması Radore, sektörün önemli isimlerinden Selçuk Saraç ile ortaklık kararı aldı. Sunucu barındırma ve kiralama, bulut bilişim altyapı hizmetleri, CDN, paylaşımlı web hosting servisleri, internet erişim ve lisans kiralama hizmetleri veren Radore, böylece ortaklarının sayısını 4’e çıkarmış oldu. 2004 yılından bu yana başarılı işlere imza atarak büyüdüklerini kaydeden Radore Genel Müdürü Z. Kubilay Akyol yaptığı değerlendirmede: “2 ay önce başlattığımız ve hızla sonuçlandırdığımız bu süreçle ilgili memnuniyeti ekibim ve kendi adıma paylaşmak isterim. Ortaklarımız arasına, sektörün çok önemli isimlerinden birini katmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bildiğiniz üzere, bundan yaklaşık 9 ay önce İş Girişim ve Doğuş SK ile yaptığımız ortaklıkla, Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi ünvanımızı güçlendirmiştik. Bu işbirliği ile sektördeki en değerli şirket olma hedefimize bir adım daha yaklaştığını düşünüyor, büyümemizin hızlanmasını hedefliyoruz.” dedi.

re-KOBİ ilk mezunlarını verdi

0
1439902734_reKOB___egitimre-KOBİ Uzaktan Eğitim Platformu, 42 ülkede faaliyet gösteren Interactive Advertising Bureau’nun Türkiye merkezi IAB Türkiye tarafından, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin internetin imkan ve araçlarını kullanarak markalaşmasına, hem yerel hem de global pazarlarda güçlenmelerine destek vermek amacıyla geliştirildi. Katılımcılar,eğitim kapsamında markalaşmadan dijital reklama, sosyal medyadan mobile, e-ticaretten müşteri sadakatine kadar pek çok konuyu içeren 12 eğitim videosunu izleyerek, Haziran-Temmuz 2015 döneminde açılan ilk eğitimi tamamladı. Eğitimin ardından, internet reklamcılığının firmanın vizyonunu, müşteri portföyünü ve ilişkilerini geliştirmede çok etkili olduğunu; ayrıca izledikleri içeriğin, internet üzerinden gerçekleştirilebilecek tüm pazarlama çalışmaları konusunda ciddi katkısağlayacağını belirten katılımcılar, ilerleyen dönemlerde bu farkındalığı ve internet reklamcılığı ile ilgili bilgilerini ekiplerine de aktaracaklarınıifade ettiler. re-KOBİ Uzaktan Eğitim Platformu’ndan Mezun Olan Katılımcılar:
  • Canay Gümüşlü Safi / Genel Müdür- Kurucu Ortak / PMS Teknik Mühendislik Dış Ticaret Sanayi
  • Cem Çölkesen / Uluslararası Satış Müdürü / Novos Tıbbi Cihazlar
  • Engin Karaman / Yönetim Danışmanı / Ayyıldız Danışmanlık
  • Engin Önen / İşletme Sahibi / Engin Önen Sera İşletmeciliği
  • İsa Akdoğan / Reklam Satış Uzmanı / Zaman Medya Grubu
  • Merve Bor / Pazarlama Yöneticisi / Mondi Group
  • Murat Özkılınç / İşletme Sahibi /GaziantepCicek.Com

Konferans salonunda interneti engellemeye 750 bin dolar ceza

0
İş veya turistik geziler sırasında otellerde konakladığınızda, otelin kablosuz ağına bağlanmak için ekstra ücret istendiğine sık sık şahit olabilirsiniz. Bazı oteller, misafirlerine kablosuz interneti ücretsiz sunuyor olsa da bazı oteller oda ücretini düşük tutup, kablosuz internet için onlarca dolarlık günlük ücret isteyebiliyor. ABD’de bu tür oteller için kablosuz intertnet donanımları üreten Smart City isimli şirket, aynı zamanda müşterlerin kendilerine ait bir Wi-Fi ağı kurmasını da engelliyor. Otelde, konferans salonlarında, restoranlarda, otele ait alanlarda, otelin Wi-Fi ağı dışında başka bir Wi-Fi ağının çalışmasını engelleyen teknolojiye sahip olan Smart City, bu sayede otellerin müşterilerine Wi-Fi bağlantısı satarak kar etmesine de yardımcı oluyor. Ancak bir konferans için veya turistik amaçla Smart City servislerini kullanan otellerde bulunan misafirler, kendi Wi-Fi ağlarına bağlanamayıp otelden günlüğü 80 dolara internet bağlantısı almak zorunda kalınca, şikayetlerin sayısı arttı. ABD’de komünikasyon sektörünü regüle eden FCC de şikayetleri gündeme alarak konuyu inceledi ve Smart City’e 750 bin dolarlık ceza kesti. FCC, şirket hakkındaki şikayetleri Haziran 2014’ten beri inceleme altına almış ve soruşturma yürütüyordu. Özellikle, otellerdeki fuar/konferans merkezlerine yurt dışından veya şehir dışından katılan ziyaretçiler, bölgede kendi GSM şebekeleri dışından 3G bağlantısı kullanmak pahalı olduğundan, fuar sırasınca kullanmak için ön ödemeli bir 3G veri hattı alıp bunu mobil bir Wi-Fi modemde aktif ederek telefon, tablet veya laptoplarını yanlarında taşıdıkları bu mobil Wi-Fi ağ üzerinden internete bağlamayı tercih ediyorlar. Ancak Smart City’nin yabancı Wi-Fi ağları engellemesi nedeniyle, çok sayıda kullanıcının mağdur olması, FCC’yi harekete geçirmişti. Bu kararın ardından ABD’deki otellerin artık ziyaretçilerini otelin ücretli Wi-Fi ağını kullanmaya zorladıkları uygulamaların da son bulması bekleniyor.