Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1000

Kapsamlı dijital dönüşüm projesi: Proje Feniks

0

Yaşar Topluluğu, SAP Türkiye’nin güçlü iş ortaklığında yürütülecek SAP S/4HANA dijital dönüşüm projesi “Proje Feniks”in detaylarını paylaştı. Proje ile Yaşar Topluluğu, faaliyet gösterdiği alanlardaki tüm iş süreçlerini, en iyi uygulamaları temel alarak yeniden kurgulayacak.

Toplantıda konuşan SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, “Yaşar Topluluğu, 1996 yılında SAP ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) çözümlerini kullanmaya başlayan Türkiye’deki ilk kurum olmuştu. 27 yıl sonra da Proje Feniks’te bir ilki gerçekleştireceğiz ve Yaşar Topluluğu, SAP S/4HANA’yı gıdadan boyaya turizmden enerjiye kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerinde kullanacak. 

%90’ı SAP müşterisi olan gıda ve içecek sektörü şirketlerinin dünyada yarattıkları toplam gelir, yaklaşık 2 trilyon doların üzerinde. Yaşar Topluluğu’nun da yer aldığı sektörlerden olan gıda ve içecek sektörleri, dünya ve Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip. Bu denli büyük ölçekli kurumların iş süreçlerindeki dijital dönüşüm projelerini hayata geçirmek, çok önemli deneyimleri gerektiriyor. SAP olarak bu sektörlerdeki uzmanlığımızı ve tecrübemizi, Proje Feniks’te en üst seviyede kullanacağız.” dedi.

Dijital Dönüşüm

Proje Feniks, Türkiye ve bölgenin en büyük SAP S/4HANA dönüşüm projesi

İzlenebilirlik, çeviklik, hız, kültürel dönüşüm gibi çok boyutlu etkilere sahip olacak dijital dönüşüm projesi “Proje Feniks” hakkında Yaşar Topluluğu adına konuşan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar ise:

“Yaşar Topluluğu olarak, şirketlerimizin kurumsal süreçlerinin yönetildiği uygulamaların en son yeniliklere hızlı adaptasyonu, endüstride en iyi uygulamaların hayata geçirilmesi ve veri odaklı bir şirket olma yolculuğumuza hız kazandırmak amacıyla dijital dönüşüm projemizi, güçlü iş ortağımız SAP Türkiye ile birlikte hayata geçiriyoruz. 

İnovasyon ve yaratıcılık, Yaşar Topluluğu’nun kültüründe öne çıkan kavramlar. Yenilikleri daha hızlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla takip etmek ve güncel teknolojileri en verimli şekilde uygulayabilmek için 27 sene önce SAP’nin iş ortağı olduk. Bugün de SAP’nin en güncel bulut iş modeli ile dijital dönüşüm sürecimiz devam ediyor. Proje Feniks ile sadece bu dönüşüme değil, SAP’nin akıllı işletmeler konsepti ile aynı zamanda geleceğe de hazır olmayı hedefliyoruz. 

Gıda, içecek, boya, turizm, enerji gibi birçok farklı sektörde faaliyet gösteren Yaşar Topluluğu’nun tüm iş süreçlerini buluta taşıyacağımız Proje Feniks, Türkiye’de tüm bu sektörler için aynı anda yapılan en büyük proje olma özelliğini taşıyor. Bu proje ile Güney Avrupa bölgesinde çoklu endüstriyi kapsayan en büyük SAP dönüşüm projelerinden birine de imza atacağız.

Proje Feniks’in başarıya ulaşması için insan kaynağımız çok önemli. Bu da kültürel dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu proje, kurumsal kültürümüzde ve iş yapmadaki yeni lisanımız olacak.

Proje Feniks ilk fazının 18 aylık bir sürede tamamlanması öngörülüyor

Çok sayıda sektörde faaliyet gösteren Yaşar Topluluğu’nun faaliyet alanlarındaki iş süreçleri, “Proje Feniks” ile en iyi uygulamalar temel alınarak yeniden kurgulanacak. Altyapı, veri güvenliği, entegre sistem ve süreç yönetiminde iyileşme de projeden beklenen kazanımlar arasında yer alıyor.

Yaşar Holding Yönetim Kurulu’nun sponsorluğunda yürütülecek ve ilk fazı yaklaşık 18 aylık bir dönemde hayata geçirilecek projenin; kurumsal iş süreçlerinde sürdürülebilirlik, verim, hız ve çevikliği artırması, yapılan iyileştirmelerin çalışan, tedarikçi ve müşteri memnuniyetine doğrudan etki etmesi planlanıyor. Proje tamamlandığında son tüketici için ise ürün ve hizmet kalitesinin daha da artması, hız ve maliyet avantajı gibi faydalar sağlanacak.

10 milyon euro yatırım bütçesi ile yola çıkan projenin tam performansla uygulama sürecinin, Yaşar Topluluğu’nun yurt içi ve yurt dışındaki tüm şirketlerinde 48 ayda tamamlanması hedefleniyor.

Yaşar Topluluğu ve SAP Türkiye iş birliği 27 yıl öncesine dayanıyor

Rekabet avantajı elde etmek ve güçlü bir şekilde büyümek isteyen şirketlerin dijital dönüşüme uyumlu bir şekilde kendilerini güncellemelerinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan,

“Bugün kurumum adına da şahsım adına da çok anlamlı bir gün. Çünkü Yaşar Topluluğu’nda 1996 yılında başlayan proje ekibi içinde ben de vardım ve bu yönüyle projenin gönlümdeki yeri çok farklı. Yaşar Topluluğu, aradan geçen 27 yıl boyunca yeniliklerin içinde yan yana durmaktan gurur duyduğumuz bir topluluk. 

Bulunduğu sektörlerde ilklere ve yeniliklere öncülük eden, dijital çağın rekabet koşullarına göre kendini sürekli yenileyen, ülkemizin en önemli sanayi kuruluşlarından biri. İş alanlarında verimliliği, inovasyonu artırmak ve sürdürülebilir büyüme hedefine ulaşmak için SAP’nin yeni nesil bulut teknolojilerine yatırım yapıyor. 

Yapay zeka ile yazılmış sosyal medya içerikleri etiketlenecek

Avrupa Birliği yapay zeka sosyal medya içerikleri için etiketleme yapılmasını istiyor. Komisyon başkan yardımcısı Jourova görüşlerini paylaştı.

Son zamanlarda üretici yapay zekanın ilerlemesi, sosyal medyada gördüğünüz bir şeyin gerçek mi yoksa bir makine tarafından mı yaratıldığını anlamanın imkansız değilse de genellikle zor olduğu anlamına geliyor – ve bu iyi bir şey değil. Rusya kaynaklı sahte haberler ve dezenformasyonla mücadele girişiminde AB, diğer şeylerin yanı sıra, sosyal medya şirketlerini yapay zeka tarafından üretilen içerik ve görüntüleri etiketlemeye çağırıyor.

İçerik etiketlemesi isteniyor

Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı Vera Jourova: “Microsoft için Bingchat, Google için Bard gibi hizmetlerine üretken yapay zekayı entegre eden imza sahipleri, bu hizmetlerin kötü niyetli aktörler tarafından dezenformasyon oluşturmak için kullanılamayacağına dair gerekli önlemleri almalıdır” dedi.

Jourova: “Yapay zeka tarafından üretilen dezenformasyonu yayma potansiyeline sahip hizmetleri olan imza sahipleri, karşılığında bu tür içeriği tanımak ve bunu kullanıcılara açıkça etiketlemek için teknoloji uygulamalıdır” ifadelerini kullandı.

AB, yapay zeka içeriği hakkında yalnızca küçük, görülmesi zor bir sorumluluk reddi istemiyor. Şirketlerden, kullanıcıların sosyal medyada gezinirken ve yayınlarındaki diğer öğelerle dikkati dağıldığında açıkça görecekleri şekilde etiketlemelerini istiyor.

İlginç bir şekilde Jourova, şirketinin sahte haberleri tespit edecek teknolojiye sahip olup olmadığını sormak için Google CEO’su Sundar Pichai ile 10 gün önce görüştüğünü söyledi. “Cevabı ‘Evet ama teknolojileri daha da geliştiriyoruz’ oldu” oldu.

Jourova; Google, Microsoft ve Facebook da dahil olmak üzere şirketlerin dezenformasyonla mücadele etmek için AB Uygulama Kuralları’na kaydolduklarını ve bununla mücadele etmek için Temmuz ayında yürürlüğe giren güvenlik önlemlerini bildirmeleri gerektiğini ekledi.

Twitter, Jourova’nın “hata” olarak nitelendirdiği bir hareketle iki hafta önce gönüllü uygulama kurallarından ayrıldı. Elon Musk’ın hizmeti, Dijital Hizmet Yasası’na uymadığı takdirde, yaklaşık 145 milyon dolar olan küresel gelirinin yüzde 6’sına kadar para cezasına çarptırılabilir veya AB’de yasaklanabilir. Yasa dijital içeriği kapsıyor ve 25 Ağustos’ta AB genelinde yürürlüğe girecek.

Nükleer savaşla karşılaştırılabilir bir şekilde herkesin işini alıp tüm insan ırkını silmenin yanı sıra, yapay zekanın insanların gerçek olduğuna inandıkları sahte içerik üretme yeteneğinin yeni dalgası olarak tanımlanıyor. Özellikle Rusya’nın elinde bu teknolojinin tehlike yaratacağı düşünülüyor.

Dijital sağlık takibi Huawei ile Türkiye’ye gelecek 

Türkiye’de akıllı saatler ve bileklikler segmentinde büyük ilgi gören Huawei, Çin’de popüler olarak kullanılan dijital sağlık takibi uygulamalarını Türkiye’ye de getirmek için sağlık kurumları ile temas halinde. 

Huawei Akıllı Saat ve Sağlık Ürünleri Başkanı Rico Zhang ile Türkiye giyilebilir ürünler pazarında büyük başarı yakalayan Huawei’nin Türkiye’ye bakışını ve sağlık kurumları ile anlık sağlık takibi için planladığı işbirliklerini konuştuk.

Huawei’nin giyilebilir teknolojilerde hem tasarım hem de fonksiyonellik açısından Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdiğini söyleyen Zhang, Hem Çin hem Türkiye pazarında bu sayede liderlik konumuna oturduklarını belirtiyor. Akıllı saatlere getirdikleri SpO2 izleme, 7-24 uyku ve kalp atışı izleme, ateş ölçümü gibi özelliklere ek olarak tansiyon ölçümünü de entegre ettikleri ve gelecekte yeni teknolojiler entegre etmeye devam edeceklerini söylüyor. 

Türkiye’deki yatırım planlarından ve iş birliklerinden söz ederken, dijital sağlık takibinin önemine dikkat çeken Huawei Akıllı Saat ve Sağlık Ürünleri Başkanı Rico Zhang, Çin’de geniş çapta uygulanan dijital sağlık takibini Türkiye’de de hayata geçirmek için görüşmeler yaptıklarını açıkladı. Özellikle sağlık kurumlarının anlık sağlık takibi için giyilebilir teknolojilerinden yararlanması bu alanda çığır açacak gelişmelere neden olabilir. Huawei Sağlık, bu açıdan bakıldığında merkezi bir rol oynayacak gibi görünüyor.

ChatGPT güvenliği için yeni bir çalışma başlıyor

Microsoft ChatGPT güvenliği için yeni bir çalışmaya başlıyor. Güvenliğin artırılması için, Microsoft’un İsrail’deki Ar-Ge merkezinde çalışılacak.

OpenAI CEO’su Sam Altman’ın İsrail’de bir OpenAI Ar- Ge Merkezi açacağı konuşuluyordu. Altman böyle bir planı olmasa da şirketin tüm faaliyetlerini San Francisco’da yoğunlaştırmayı istiyor. Dolayısıyla OpenAI için çalışmalar İsrail’de doğrudan değil dolaylı olarak yapılacak. Microsoft’un İsrail’de bulunan Ar-Ge merkezinde OpenAI’ın güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütülecek.

Altman, Tel Aviv’deki Başkan Isaac Herzog ile Tel Aviv Üniversitesi’ndeki toplantılar yaptı ve Herzliya Pituah’daki Microsoft kampüsünü de ziyaret etti.

İsrail merkezli çalışmalar yürütülecek

Microsoft, OpenAI’ye şimdiden 10 milyar dolar yatırım yaptı. İki şirket arasındaki işbirliği, OpenAI’nin temel sorunlarından birini çözmek için derinleşmeye hazırlanıyor. Altman, veri güvenliği ve güvenilirliği konusunun OpenAI için büyük bir zorluk olduğunu belirtiyor.

İnsanlığın yapay zeka tarafından yok edilmesi tehdidinden daha fazla, zarar veren OpenAI’nin bugün yatırımcılar arasında en sıcak endüstrilerden birinde kazandığı engin bilgi ve avantajı nasıl ticarileştirebileceğinden rahatsız. Ancak ChatGPT’deki güvenlik ihlalleri devam ettiği sürece OpenAI’nin geleceği sınırlıdır.

Kaynaklar, bu sorunun üstesinden gelmek için Microsoft İsrail’in, OpenAI’nin bugün ulaşamadığı bankalar, sigorta şirketleri, endüstriyel tesisler, hastaneler gibi müşterilere ulaşmasına yardımcı olacak teknolojilerin geliştirilmesine katılacağını bildiriyor.

Microsoft destekli OpenAI ve ChatGPT yaratıcısının CEO’su Sam Altman, 5 Haziran 2023’te Tel Aviv, İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nde bir konuşmaya katıldı. Çoğu teknoloji şirketinde olduğu gibi son işten çıkarmalara rağmen , Microsoft İsrail’in siber güvenliğe yaptığı yatırım artmaya devam edecek. Şirket geçen yıl bu alana 4 milyar dolar yatırım yapacağını açıklamıştı.

OpenAI ve bilim adamları ayrıca Microsoft’un yapay zeka yeteneklerini geliştirebilecek ve onu mevcut ve potansiyel tehditler konusunda eğitebilecek. OpenAI’nin üç ay önce piyasaya sürülen AI aracı Copilot ürünü bunu yansıtıyor Microsoft, veri güvenliği yöneticilerine şirketlerini koruma yeteneği sağlamak amacıyla AI bilgisini ChatGPT’ye uyguluyor.

OpenAI konusunda agresif bir şekilde çalışmalar yürütülüyor. Dolayısıyla güvenlik konusunda bu alanda önemli çalışmalar yapılıyor. Microsoft merkezli çalışmaların yürütülmesi de ChatGPT’nin güvenilirliği konusunda pozitif yönde bir algı oluşturabilir.

Intel Core 11 işlemciler ölüyor

0

Intel, kalan Tiger Lake yongaları için kullanım ömrü sonu bildirimleri yayınladı. Intel‘in kararı, mobil yonga setlerinin birçoğunun yanı sıra Core i3-1115G4, Core i5-1130G7 ve Core i7-1165G7 gibi işlemcileri etkiliyor. Bu yılın başlarında Intel, geri kalanı bu son partiye dahil edilmiş gibi görünen diğer 11. nesil Core yongalarını da durdurdu.

Intel’in Tiger Lake’i, şirketin üçüncü 10nm yongasıydı ve bunu daha gelişmiş 12. ve 13. nesil Core yongaları izledi. Intel yöneticileri ayrıca dört yıl içinde beş yeni işlem teknolojisini piyasaya sürme taahhüdünde bulundular . Intel , Intel yöneticilerinin 2022’nin sonunda “hazır” olduğunu söylediği Meteor Lake’i piyasaya sürmenin eşiğinde . Intel CEO’su Pat Gelsinger, bu çipin özel yapay zeka mantığını içereceğini söyledi.

Intel kan kaybediyor

Intel’in ürün değişikliği bildirimleri (PCN’ler), kesin nihai sevkiyatların 29 Aralık’ta sona ermesiyle birlikte, 27 Ekim’de nihai bir sonlandırma siparişi tarihi öngörüyor.

Bu, 2024’e kadar 11. nesil Core dizüstü bilgisayarların sevkiyatını göreceğiniz anlamına gelse de henüz kesin bir şey değil. Bunun yerine, muhtemelen Prime Day 2023’te (henüz resmi olarak duyurulmadı, ancak genellikle yaz aylarında gerçekleşir) satışa çıkacak 11. nesil donanım aramaya başlanılabilir. 11. nesil dizüstü bilgisayarların tatillerde, özellikle de Blac Friday türü etkinliklerde en çok satan ürün olma olasılığı daha da yüksek .

 İçinde Tiger Lake yongaları bulunan dizüstü bilgisayarlar, en yeni PCI Express Gen 4, Wi-Fi 6E ve Thunderbolt 4’ü içerir; bunların tümü, günümüzün son teknoloji dizüstü bilgisayarlarında görülen tüm teknolojilerdir. Tek fark, biraz daha yavaş tümleşik GPU’lar ve bellek ile günümüzün en hızlı dizüstü bilgisayarları kadar ölçülmeyecek performans olacaktır. Fakat cazip indirim imkanlarıyla alınma imkanı yakalanabilirse fiyat-performans noktasında çok iyi bir seçenek de olabilir.

Daimler Buses otobüslerini Global Test sürüşü etkinliği’nde tanıttı

0

Daimler Buses, son teknolojik yeniliklerle donatılan otobüslerini Global Test Sürüşü Etkinliği’nde tanıttı. Mercedes-Benz eCitaro’nun yakın gelecekte dizel motora sahip şehir içi otobüslerinin yerini alması hedeflenirken, şehirler arası yolculuk operasyonlarına hazır şekilde üretilen Mercedes-Benz Intouro K hybrid, alanında konforlu ve güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Otobüs sektörünün küresel düzeyde öncü şirketlerinden Daimler Buses, son teknolojik yeniliklerle donatılan Mercedes-Benz eCitaro, Mercedes-Benz Intouro ve Merceses-Benz Intouro K hybrid’i Global Test Sürüşü Etkinliği’nde tanıttı. 9 Mayıs tarihinde Berlin’de düzenlenen etkinlikte, otobüsler hakkında teknik bilgi paylaşımına ek olarak, belirlenen rotada sürüş deneyimi de gerçekleştirildi. 

Şehir içi otobüslerinin geleceği Mercedes-Benz eCitaro

Yakın bir gelecekte dizel motora sahip şehir içi otobüslerinin yerini alması hedeflenen Mercedes-Benz eCitaro, sahip olduğu yeni nesil NMC 3 batarya teknolojisi tek bir şarj ile şehiriçi ulaşımda ihtiyaç duyulan menzile ulaşılabilmesine imkân sağlıyor. Belirli mevsim koşullarında solo araçlar için 350 kilometre, körüklü araç için 280 km ‘den fazla menzil sunan eCitaro, 12 m solo otobüslerde 588 kWh’ye kadar,18m körüklü otobüslerde ise 686 kWh’ye kadar enerji depolama kapasitesine  sahip. Park alanında kablo ile şarj edilebilecek şekilde tasarlanan otobüs, hem sol hem de sağ taraftaki şarj soketleriyle farklı konumlarda şarj edilebiliyor. Aracın şoför mahalindeki düzen ve kullanım şeklinin, dizel motora sahip Citaro ile benzer özellikler taşıması sayesinde daha önce dizel Citaro kullanan şoförlerin eCitaro’ya adaptasyonu çok daha kolay gerçekleşiyor. Yeni 360° kamera sistemine sahip olan otobüsün, Aktif Fren Asistanı,  Viraj Asistanı ve Lastik Basıncı İzleme Sistemi bulunuyor. 

Geleneksel formatta modern kısa mesafe otobüsü Mercedes-Benz Intouro

Maksimum kârlılık, işlevsellik ve konfor sunan Mercedes-Benz Intouro, kısa mesafe yolcuklar için çıtayı yeni bir seviyeye yükseltiyor. 55 kişiye kadar oturma kapasitesine sahip 12 metre uzunluğundaki araçta yeni nesil koltuklar, sahip oldukları özellikler ile uzun süreli yolculuklarda bile konforlu bir seyahat deneyimi sağlıyor. En yeni güvenlik sistemlerinin yer aldığı Mercedes-Benz Intouro; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Şerit Takip Asistanı (SPA), Fren Asistanı (BA) ve Aktif Fren Desteği 5 (ABA 5)’e sahip. Aracın kapsamlı güvenlik paketi, yaya algılama özelliğine sahip radar tabanlı Viraj Asistanı’nı da içeriyor. Viraj Asistanı sistemi, dönüşlerde bariyer veya trafik ışığı gibi sabit engeller için sürücüyü uyarırken, 36 km/s üzerindeki hızlarda şerit değişimlerinde de ek bir ikaz sistemini devreye sokuyor.

Her koşula mükemmel şekilde uyarlanan Mercedes-Benz Intouro K hybrid

Sahip olduğu hat gösterge ve ödeme sistemleri montaj bölümü ile farklı toplu taşıma işletme türlerine hazır bir şekilde üretilen Mercedes-Benz Intouro K hybrid, alanında konforlu ve güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Hareketli yayalarda bile maksimum frenleme gerçekleştirebilen Aktif Fren Desteği 5 (ABA 5), söz konusu araç sınıfında türünün tek örneği olarak öne çıkıyor. Yaya algılama özelliğine sahip radar tabanlı viraj asistanı ise, dönüş sırasında insanları ve engelleri algılayarak sürücüyü uyarıyor. Her iki sistem de sürücüyü desteklerken, yayalar veya bisikletliler için etkili koruma sağlayarak, araç, yolcu ve çevre güvenliğinin en üst düzeye çıkartılmasına katkı sunuyor. 

YKS’ye yapay zeka ile hazırlandılar

0

Cerebrum Tech ve Esınav Merkezi iş birliğinde hayata geçirilen yapay zeka destekli Akıllı Sınav eğitim modülü iki yılda 1 milyon öğrenciye ulaştı. Akıllı Sınav, yapay zeka yardımıyla öğrenciyi tanıyarak zayıf ve güçlü yönlerini belirliyor, ders konularına göre program hazırlayarak kişiselleştirilmiş eğitim imkanı sunuyor. Öğrenciler çözdükleri test soruları ve Türkiye genelinden katılımla yapılan çevrim içi hazırlık sınavları ile yaşıtları arasındaki konumunu ve performansını izleyebiliyor. 

Yaklaşık 3,5 milyon öğrencinin yarışacağı 17-18 Haziran’da düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde gençlerin çalışma temposu ve heyecanı artıyor. Teknolojide son dönemde öne çıkan yapay zeka uygulamaları artık öğrencilerin eğitim hayatına da destek oluyor. Yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech ve Esınav Merkezi iş birliği ile hayata geçen Türkiye’nin ilk ve tek yapay zeka destekli çevrim içi eğitim modülü Akıllı Sınav iki yılda 1 milyon öğrenciye eğitim desteği verdi.  

Yapay zekanın her alanda olduğu gibi eğitim dünyasına da yön verdiğini vurgulayan Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Akıllı Sınav eğitim modülü, dijital teknolojileri kullanarak eğitimde fark yaratan bir uygulama. Özellikle eğitim alanındaki yapay zeka uygulamalarının entegrasyonu konusunda çok önemli bir adım. Önümüzdeki dönemde yenilikçi teknolojilerde yaşanacak gelişmelerle çok daha interaktif bir eğitim deneyimi oluşturmayı hedefliyoruz. Cerebrum Tech olarak üniversitelerden özel eğitim kurumlarına kadar pek çok paydaşımızla gençlerimizin eğitiminde katma değer sağlayacak projeleri hayata geçirmekten mutluyuz” diye konuştu.

Kişiselleştirilmiş eğitim ve yapay zeka ile performans analizi sunuyor

Akıllı Sınav eğitim modeli, yapay zekâ destekli ve kişiye özel eğitim veren bir soru bazlı öğrenci geliştirme platformu. Eğitim, test ve sınav modülü olarak üç ayaklı işleyen platformda 9-10-11 ve 12’nci sınıflar için tüm derslere yönelik konu anlatımlı videolar ve ÖZDEBİR iş birliğiyle hazırlanmış soru ve sınavlar yer alıyor. Öğrencilerin zayıf ve güçlü oldukları konular belirlenerek eğitim programı sunuluyor. Ayrıca çözdükleri testlerde diğer kullanıcıların hangi yanıtları verdiğini ve soruda geçirdikleri zamanı takip edebiliyorlar. Tüm Türkiye’den 1 milyon kişiye kadar katılıma imkan veren teknolojik altyapıyla düzenlenen çevrim içi AYT ve TYT sınavları ile öğrenci, yaşıtlarıyla arasındaki konumuna ve performansına dair analize ulaşabiliyor. Platformda yer alan eğlenmece modülü ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın sağladığı yeni nesil soruları oyunlaştırarak öğrencilerin eğlenirken de öğrenmesine olanak sağlıyor.   

Başarıda yüzde 20 ila yüzde 35 arasında artış

“Her öğrencinin parmak izi gibi kendine özgü bir öğrenme biçimi var” diyen Esınav Merkezi Kurucu Partneri Cemil Akça, “İki yılda 1 milyona yakın öğrenciye destek olduk. Geçtiğimiz mayıs ayında yaptığımız genel AYT ve TYT sınavlarımıza tüm Türkiye’den çevrim içi olarak toplam 412 bin gencimiz katılımda bulundu. Akademik olarak akıllı sınavdan aldığımız verileri toplayıp genele vurduğumuzda öğrenciler üzerinde yüzde 20 ila 35 arasında fayda artışı tespit edilmiştir. Geçen yıl gerçekleşen YKS’de ilk 10’da 3, ilk 100’de 6 ve ilk 1000’de ise 80’e yakın öğrencimiz yer aldı. Esınav olarak öğrencilerimizin başarılarından gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

VR/AR kulaklık konusunda hangisini daha iyi?

VR/AR kulaklık konusunda Apple ve Meta rekabet ediyor. Peki Vision Pro ve Meta Quest 3’ten hangisi seçilmeli?

Apple’ın VR/AR dünyasına ilk adımı nihayet atıldı. Vision Pro kulaklık, Apple’ın WWDC açılış konuşmasında sahneye çıktı. Vision Pro kulaklık, Apple ekosistemiyle derin entegrasyon ve oyun dünyasına ciddi bir yük getirme sözü verdi. VR/AR kulaklık konusunda Apple ve Meta arasında sıkı bir rekabet bulunuyor.

Bu duyurudan önce dikkat çekmek amacıyla, Meta’nın sahibi Mark Zuckerberg birkaç gün önce Instagram’da şu anda mevcut olan ve Meta Quest 3 olarak adlandırılan en popüler yeni nesil VR başlığını tanıttı. Duyuru ayrıntılar konusunda zayıftı ancak Meta’nın iyi bilinen iki şeyi vaat ediyordu: Meta Quest 3 nispeten ucuz olacak ve devasa ve büyüyen bir ekosistem tarafından desteklenecek.

Bu kulaklıkların ikisi de bir rafta yan yana duruyorsa ve yalnızca birini seçebilseydiniz, hangisini almalısınız?

Donanım ve tasarım

Rahatlık açık ara en önemlisi ve bu konuda Meta çok daha fazla deneyime sahip ve Apple’dan çok daha fazla geri bildirim aldı. Quest 3’ün çizimleri, yan şeritlerin kulaklığı yüzünüzde tutmaktan sorumlu olduğu, üst şeridin ise ağırlığı dağıtmaya yardımcı olduğu üç askılı bir tasarımı ortaya koyuyor. Apple’ın Vision Pro kulaklığının cam ön yüzü ve alüminyum çerçevesi, tasarımın oldukça ince olmasını mümkün kılarak toplam ağırlığı destekliyor.

Vision Pro için denetleyici yok. Arayüzü için tamamen göz takibine ve el hareketlerine dayanıyor. Ancak Apple, oyun oynamak için kablosuz bir PS5 denetleyicisiyle kullanıldığını gösteriyor.

Her iki kulaklık için de pil ömrü, açık bir soru. Meta, kulaklığın birkaç saat daha dayanmasına yardımcı olmak için pil aksesuarlarını piyasaya sürme geçmişine sahip. Ancak hem Quest 2 hem de Quest Pro için beklenen ömür iki saat. Bu nedenle Quest 3 muhtemelen aynı şekilde olacak. Apple’ın Vision Pro da 2 saatlik pil ömrü vaat ediyor.

Hangisini seçmeliyim?

Fiyattan bahsetmeden bunu belirlemek yanlış olacak. Meta’s Quest 3’ün fiyatı 50 dolar seviyelerinde. Bu, daha fazla depolama alanı isteniyorsa 600dolara, daha iyi pil ömrü için aksesuarlar istiyorsanız daha fazlasına çıkacak. Vision Pro ise 3.499 dolarlık bir fiyat etiketiyle yine Apple ekosistemindeki geliştiricilere hitap edecek gibi görünüyor.

Discord Nitro’dan büyük zam!

0

Online oyunseverlerin vazgeçemediği platform Discord Nitro’dan büyük zam geldi. Platform içerisinde ayrıcalıklar tanıyan Nitro paketinde devasa fiyat artışları yaşandı.

Gelen zam önceki fiyattan daha yüksek: 48 TL zam geldi!

2015 yılında hayatımıza giriş yapan Discord, son yıllarda ülkemiz başta olmak üzere dünya genelinde oldukça popüler hale geldi. Oyuncular başta olmak üzere pek çok kesime hitap eden uygulama, yenilikçi özellikleri ile rakip platformlara karşı bir üstünlük elde etmeyi başardı. İnsanların kendi sunucularını kurarak bir topluluk oluşturmayı mümkün kılan Discord, bu sayede ünlü yayıncılar ve sosyal medya fenomenleri tarafından da tercih edildi. 

Discord tarafından sunulan ve özel temalar, hareketli profil fotoğrafı gibi pek çok avantaj sunan Nitro da gelen zamlardan nasibini aldı. Önceden 26,99 TL olan Nitro aboneliği 48 TL zam ile birlikte 74,99 TL oldu. Gelen zammın önceki fiyatın neredeyse 2 katı olmasıysa şaşırtıcı. Zamdan önce 13 TL olan Discord Nitro Classic üyeliği hakkındaysa bir açıklama yok. Üyelik paketlerinden kaldırılmış olabilir.

discord zam

Discord Nitro gelen yeni zam haberinden sonra artık sadece 1 abonelik şekliyle satılacak. Ayda 74,99 TL olan bu paketi yıllık olarak almak istediğinizdeyse Discord 2 ay kullanım hakkını size hediye ediyor. Böylece yıllık Nitro üyeliği 749,99 TL’ye denk geliyor.

discord zam

Discord Sunucu Takviyeleri’ne de zam geldi. Geliştirmek istediğiniz serverlara destek olmanıza ve diğer server avantajlarından yararlanmanızı sağlayan Discord Server Boost takviyeleri artık 88,49 TL oldu. Eğer Nitro üyeliğiniz varsa Discord size yüzde 30 indirim yapıyor ve Server Boost takviyelerine 68 TL’ye üye olabiliyorsunuz.

Chrome sıfır gün güvenlik açığı için açıklama yaptı

Chrome sıfır gün güvenlik açığı için güncelleştirmelerin yapılmasını söyledi. Güvenlik güncellemesi Chrome tarafından yayınlandı.

Google, bilgisayar korsanlarının bu yıl yararlandığı üçüncü sıfır gün güvenlik açığını gidermek için Chrome web tarayıcısı için bir güvenlik güncellemesi yayınladı.

Güvenlik bülteninde “Google, CVE-2023-3079 için bir açıktan yararlanmanın vahşi ortamda bulunduğunun farkında” ifadelerine yer verildi.

İstismar ayrıntıları bilinmiyor

Şirket, açıktan nasıl yararlanıldığı ve saldırılarda nasıl kullanıldığıyla ilgili ayrıntıları açıklamadı ve bilgileri kusurun ciddiyeti ve türüyle sınırladı. Bu, saldırganların ayrıntıları ek istismarlar geliştirmek için kullanabileceğinden, çoğu güvenli sürüme geçene kadar kullanıcıları korumak için yapılıyor.

CVE-2023-3079’un yüksek önem düzeyine sahip bir sorun olduğu değerlendirildi. Google’ın araştırmacısı Clement Lecigne tarafından 1 Haziran 2023’te keşfedildi ve Chrome’un tarayıcıda kod yürütmekle görevli JavaScript motoru V8’de bir tür karışıklığı gündeme geld.

Tür karışıklığı hataları, motor çalışma zamanı sırasında bir nesnenin türünü yanlış yorumladığında ortaya çıkıyor ve potansiyel olarak kötü amaçlı bellek manipülasyonuna ve rastgele kod yürütülmesine yol açıyor. Google’ın bu yıl Chrome’da düzelttiği ilk sıfır gün güvenlik açığı, aynı zamanda V8 JavaScript motorunda bir tür karışıklık hatası olan CVE-2023-2033 idi.

Birkaç gün sonra Google, tarayıcının 2D grafik kitaplığı Skia’yı etkileyen aktif olarak kullanılan bir güvenlik açığı olan CVE-2023-2136’yı yamalamak için Chrome için bir acil durum güvenlik güncellemesi yayınladı.

Sıfırıncı gün güvenlik açıkları, genellikle hükümet, medya veya diğer hayati kuruluşlardaki yüksek profilli kişileri hedef alan, gelişmiş devlet destekli tehdit aktörleri tarafından istismar ediliyor. Bu nedenle, tüm Chrome kullanıcılarının mevcut güvenlik güncellemesini mümkün olan en kısa sürede yüklemeleri önemle tavsiye ediliyor.

Sürümün güncelliğinden emin olun

Aktif olarak kullanılan güvenlik sorununu ele alan en son sürüme manuel olarak Chrome güncelleme prosedürünü başlatmak için Chrome ayarları menüsüne (sağ üst köşe) gitmeniz ve Yardım → Google Chrome Hakkında’yı seçmeniz gerekiyor.

Güncellemeyi tamamlamak için uygulamanın yeniden başlatılması gerekiyor. Kullanılabilir güvenlik güncellemeleri, kullanıcı müdahalesi olmadan tarayıcı bir sonraki başlatılışında otomatik olarak yüklenir, bu nedenle en son sürümü çalıştırdığınızdan emin olmak için “Hakkında” sayfasını kontrol etmelisiniz.

Vahşi doğada açıklardan yararlanan kusuru ele alan yeni kararlı kanal sürümü, Windows için 114.0.5735.110 ve Mac ve Linux için 114.0.5735.106 sürümü.

GoldenJackal diplomatik kurumlara saldırıyor

0

GoldenJackal olarak adlandırılan bu grup, 2019 yılından bu yana aktif olmasına rağmen kamuya açık bir profile sahip değil ve büyük ölçüde gizemini koruyor. Araştırmadan edinilen bilgilere göre grup genellikle Orta Doğu ve Güney Asya’daki kamu ve diplomatik kuruluşları hedef alıyor.

Kaspersky, 2020 yılının ortalarında GoldenJakal grubunu izlemeye başladı. Bu grup, yetenekli ve orta düzeyde gizlenme becerisine sahip bir tehdit aktörüne karşılık tutarlı bir faaliyet akışı sergiliyor. Grubun temel özelliği, hedeflerinin bilgisayarları ele geçirmek, çıkarılabilir sürücüler aracılığıyla sistemler arasında yayılmak ve belirli dosyaları çalmak. Bu da tehdit aktörünün ana amaçlarının casusluk olduğunu gösteriyor. Kaspersky’nin araştırmasına göre, tehdit aktörü saldırıları için ilk vektörler olarak sahte Skype yükleyicileri ve zararlı Word belgelerini kullanıyor. Sahte Skype yükleyicisi yaklaşık 400 MB boyutunda çalıştırılabilir bir dosyadan oluşuyor ve içinde JackalControl Truva atı ve yasal bir Skype Kurumsal yükleyicisi yer alıyor. Bu aracın ilk kullanımı 2020 yılına kadar uzanıyor. Başka bir bulaşma vektörü de Follina güvenlik açığından yararlanan, amaca yönelik bir HTML sayfasını indirmek için uzaktan şablon ekleme tekniğini kullanan kötü amaçlı bir belgeye dayanıyor.

Belge, “Gallery of Officers Who Have Received National and Foreign Awards.docx” adını taşıyor ve Pakistan hükümeti tarafından ödüllendirilen subaylar hakkında bilgi talep eden meşru bir genelgeymiş gibi görünüyor. Follina güvenlik açığına dair bilgi ilk olarak 29 Mayıs 2022’de paylaşıldı ve söz konusu belge kayıtlara göre açığın yayınlanmasından iki gün sonra, 1 Haziran’da değiştirildi. Belge ilk olarak 2 Haziran’da tespit edildi. Meşru ve güvenliği ihlal edilmiş bir web sitesinden harici bir nesne yükleyecek şekilde yapılandırılan belge harici nesneyi indirdikten sonra JackalControl Trojan kötü amaçlı yazılımını içeren çalıştırılabilir dosya başlatılıyor.

JackalControl saldırısı, uzaktan kontrol ediliyor!

JackalControl saldırısı, saldırganlara hedef makineyi uzaktan kontrol etme imkanı sağlayan ana Truva atı olarak hizmet veriyor. Yıllar içinde, saldırganlar bu kötü amaçlı yazılımın farklı varyantlarını dağıtıyor. Bazı varyantlar, kalıcılığını sürdürebilmek için ek kodlar içermekteyken, diğerleri ise sisteme bulaşmadan çalışabilecek şekilde yapılandırılıyor. Makineler genellikle, toplu komut dosyaları gibi diğer bileşenler aracılığıyla enfekte ediliyor. 

GoldenJackal grubu tarafından yaygın olarak kullanılan ikinci önemli araç JackalSteal adını taşıyor. Bu araç çıkarılabilir USB sürücüleri, uzak paylaşımlar ve hedeflenen sistemdeki tüm mantıksal sürücüleri izlemek için kullanılabiliyor. Kötü amaçlı yazılım standart bir işlem veya hizmet olarak çalışabiliyor. Ancak kalıcılığını koruyamıyor ve bu nedenle başka bir bileşen tarafından yüklenmesi gerekiyor.

Son olarak GoldenJackal, JackalWorm, JackalPerInfo ve JackalScreenWatcher gibi bir dizi ek araç kullanıyor. Bu araçlar Kaspersky araştırmacıları tarafından tanık olunan belirli durumlarda kullanılıyor. Bu araç seti, kurbanların makinelerini kontrol etmeyi, kimlik bilgilerini çalmayı, masaüstü ekran görüntülerini almayı amaçlıyor ve nihai hedef olarak casusluğa meyilli olduğunu belli ediyor.

Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Giampaolo Dedola, şunları söylüyor: “GoldenJackal, düşük profiliyle gözden uzak kalmaya çalışan ilginç bir APT aktörü. İlk olarak Haziran 2019’da faaliyete başlamasına rağmen gizli kalmayı başardılar. Gelişmiş bir kötü amaçlı yazılım araç setine sahip olan bu aktör, Orta Doğu ve Güney Asya’daki kamu ve diplomatik kuruluşlara yönelik saldırılarında oldukça üretken oldu. Kötü amaçlı yazılım yerleştirmelerinin bazıları hala geliştirme aşamasında olduğundan, siber güvenlik ekiplerinin bu aktör tarafından gerçekleştirilebilecek olası saldırılara dikkat etmeleri çok önemli. Analizimizin GoldenJackal’ın faaliyetlerini önlemeye yardımcı olacağını umuyoruz.”

Kaspersky araştırmacıları, bilinen veya bilinmeyen bir tehdit aktörünün hedefli saldırısının kurbanı olmamanız için aşağıdaki önlemlerin almanızı öneriyor:

  • SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişmesini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, şirketin tehdit istihbaratına ortak erişim noktasıdır ve Kaspersky tarafından 20 yılı aşkın bir süredir toplanan siber saldırı verilerini ve içgörülerini sunar. 
  • GReAT uzmanları tarafından geliştirilen Kaspersky çevrimiçi eğitimiyle siber güvenlik ekibinizi en son hedefli tehditlerle mücadele edecek yeteneklerle donatın.
  • Uç nokta düzeyinde tespit, araştırma ve olayların zamanında düzeltilmesi için Kaspersky Endpoint Detection and Response gibi EDR çözümlerini uygulayın.
  • Temel uç nokta korumasını benimsemenin yanı sıra, Kaspersky Anti Targeted Attack Platform gibi ağ düzeyinde gelişmiş tehditleri erken aşamada tespit eden kurumsal düzeyde bir güvenlik çözümü kullanın.

Samsung Galaxy Unpacked Etkinliği ilk kez Kore’de düzenleniyor

0

Samsung, yeni deneyimleri tanıtmak için 2023 Temmuz ayında Güney Kore, Samseong-dong’daki COEX’te gerçekleşecek 27. Galaxy Unpacked etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Samsung Electronics Co., Ltd., yeni nesil katlanabilir cihazlarını 2023 Temmuz ayı sonlarında Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenecek olan Galaxy Unpacked etkinliğinde tanıtacak. Etkinlik, yerel inovatif girişimler için bir merkez niteliğindeki Teheran-ro ile bin yıllık bir Budist tapınağı olan Bongeunsa’nın kesiştiği Samseong-dong’daki Gangnam bölgesinde yer alan COEX’te gerçekleşecek. Seul’ü tanımlayan bu benzersiz konum, geçmişin, bugünün ve geleceğin büyüleyici karışımını dünyaya sunacak. 

Samsung Electronics Mobil Dünya Başkanı ve CEO’su TM Roh, etkinlikle ilgili olarak, “Katlanan cihazlar kategorisi, mobil deneyimlerin geleceğini yeniden şekillendirmek için sınırları zorlayan Samsung’un çığır açan inovasyonlar sunma felsefesini somutlaştırıyor. Katlanabilir cihazlar kategorisinin tanıtılacağı Unpacked etkinliğinin inovasyon ve kültür alanında sürekli gelişen Seul’de düzenlenmesi büyük bir önem taşıyor” dedi. 

Las Vegas’ta Mart 2010’da gerçekleşen ilk etkinlikten sonra, Samsung, on yılı aşkın bir süredir New York, Londra, Berlin ve Barselona’nın da dahil olduğu dünyanın birçok önemli şehrinde, çığır açan yenilikleri tanıtan ve mobil teknoloji sektöründe yeni rotalar belirleyen küresel bir platform niteliğindeki Unpacked etkinliklerini düzenlemeye devam ediyor. Her etkinliğin temasına uygun olarak, farklı trendlere liderlik eden kültürel şehirlere odaklanan Samsung, Seul’de düzenlenecek olan 27. Unpacked etkinliğini, katlanabilir cihazlara özel olarak planladı. Bu yıl, dinamik kültürüyle ve inovasyonlarıyla küresel trendlere olan etkisi nedeniyle, etkinlik şehri olarak Seul seçildi. Seul ayrıca, Samsung’un katlanabilir cihazlar kategorisine olan sarsılmaz güvenini de yansıtıyor.

Samsung, Galaxy Fold’u ilk kez pazara sunduğu 2019’dan bu yana, katlanabilir telefonları geliştirmeye devam ediyor ve bu alanda tüketici deneyimine yenilikler kazandırmayı sürdürüyor. Samsung, yıllara yayılan Ar-Ge çalışmaları ve yatırımlarla geliştirilen teknolojiler sunan katlanabilir telefonlar serisindeki yeni nesil cihazlarla, katlanabilir telefonların daha fazla benimsenmesini, kategorinin yaratıcısı olma konumunu ve sektör liderliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

Samsung, dünya genelindeki dinamik büyümesini Seul’e borçlu. Şirketin geleceğine yön veren açıklık (opennness) felsefesi ve inovasyon vizyonu burada doğdu. Seul, yalnızca yarım asırda bile teknoloji, inovasyon ve kültürün canlı bir merkezi olarak olağanüstü bir dönüşüm geçirdi. Geleceği şekillendiren en yeni teknolojilerin yuvası rolüyle, kendini yeniden keşfetmeye devam eden şehir, geçmişte yakaladığı büyümenin de üzerine çıkıyor ve günümüze hakim olan kültürel eğilimlere yenilerini ekliyor. 

Unpacked etkinliğini Seul’de yapmak, çığır açan teknolojileri tanıtmak ve dünyaya gelecek vizyonu sunmak için değerli bir fırsat barındırırken Samsung’un dönüştürücü inovasyonlarını tanıtıyor ve şirketin sınırları zorlama ve teknolojinin geleceğine şekil verme taahhüdünü yansıtıyor. Kore pazarı, 2022’de yakaladığı %13,6’lık kayda değer bir katlanabilir telefon benimseme oranıyla başı çekiyor. Yıllık akıllı telefon satışında katlanabilir telefonların en yüksek payına sahip olan Kore, global pazarların ana akımları benimsemesini hızlandıran öncü bir ülke konumunda.  

Rus hackerlar BBC ve British Airways’ten fidye istiyor

Rus hackerlar BBC ve British Airways gibi şirketleri bordrolarını yayınlamak ile tehdit ediyor. Saldırganlar kişisel verileri paylaşacaklarını belirtiyor. On binlerce BBC ve British Airways çalışanına ait kişisel verileri çalan Rus siber suç çetesi, şirketlere fidye ödemek için bir haftaları olduğunu söyledi.

Dark Web’e gönderilen uyarıda Clop grubu, etkilenen şirketlere 14 Haziran’a kadar e-posta göndermelerini söyledi.

Fidye isteyen saldırganlar iletişime geçilmesini istiyor

Clop, bir İngiliz maaş bordrosu dış kaynak şirketi Zellis’e karşı düzenlenen ve kişisel verilerin Boots; BBC, British Airways ve Aer Lingus’tan çalınmasına yol açan bir siber güvenlik saldırısından sorumlu olduğunu belirtiyor. Nova Scotia Hükümeti ve Rochester Üniversitesi de hedef alındı.

Saldırganlar, şirketlere suçlularla iletişim kurmalarını söylüyor. Aksi takdirde hassas maaş bordrosu verilerini Dark Web’e sızdıracaklarını belirtiyor. Fidyeciler genellikle para talep etmek için kurbanlarıyla doğrudan iletişime geçiyor. Ancak bu durum bilgisayar korsanlarının alışılmadık bir taktiğine işaret ediyor.

Clop çetesinin dark web sitesinde yayınlanan uyarı notunda: “Bu, Progress MOVEit ürününü kullanan firmaları eğitmek amaçlı bir duyurudur. 14 Haziran 2023’e kadar sizden haber almazsak, şirketinizin adı burada yayınlanmadan önce bugün adınızı bu sayfada yayınlayacağız” denildi.

Fidye talebi için herhangi bir tutar verilmedi. Tipik olarak çete, taleplerini etkilenen şirketin büyüklüğüne göre uyarlıyor. Daha büyük kuruluşlardan daha büyük ödemeler talep ediyor.

Haziran başlarında Zellis, sekiz kurumsal müşterisinin adlar, ev adresleri ve banka bilgileri de dahil olmak üzere kişisel bilgileri ifşa etmiş olabilecek “küresel sorundan” etkilendiğini söyledi. British Airways sözcüsü, “Kişisel bilgileri açığa çıkan meslektaşlarımıza destek ve tavsiye sağlamak için durumu bildirdik” dedi.

Şirket, 34.000 kişilik iş gücünün tamamını, kişisel bilgilerinin hack’te çalınmış olabileceği konusunda uyardı. Bordro şirketi, British Airways ve Zellis’in olayı Bilgi Komiserliği Ofisine (ICO) bildirdiğini söyledi.

Boots sözcüsü: “Bordro sağlayıcılarımızdan biri tarafından kullanılan üçüncü taraf bir yazılımı etkileyen küresel bir veri güvenlik açığı, ekip üyelerimizin bazılarının kişisel bilgilerini içeriyordu” ifadelerine yer verildi.

Son zamanlardaki birçok yüksek profilli siber saldırının aksine son olay, bilgisayar dosyalarını karıştırmak için kötü amaçlı yazılımların kullanıldığı fidye yazılımları içermiyor. Siber güvenlik şirketi Secureworks’ten uzmanlar, Clop saldırısının veri hırsızlığı ve şantaj içeren bir “hackleme ve sızdırma” operasyonu olduğunu doğruladı.

Eşarj, Türkiye’nin en hızlı şarj istasyonunu kurdu

Enerjisa Enerji’nin çoğunluk hisselerine sahip olduğu elektrikli araç şarj istasyonu operatörü Eşarj, Türkiye’de bir ilke imza atarak 360kW gücündeki ilk ve en hızlı şarj istasyonunu kurdu.

Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden lider dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji’nin iştiraki olan ve Türkiye’de ilk ve en fazla hızlı şarj istasyonuna sahip olma özelliği ile liderliği elinde bulunduran Eşarj, Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması ile hızlı şarj istasyonu kurma konusunda ilk günden bu yana sektördeki liderliğini koruyor.

20 Dakikada Yüzde 80 Şarj

Ankara – Isparta yolu Dumlupınar bulvarı üzerinde bulunan Taymek Unlu Mamüller dinlenme tesislerinde yer alan Eşarj yüksek hızlı (DC) şarj istasyonu ile araçlar yüzde 10 şarjdan yüzde 80 şarja ortalama 20 dakikada ulaşabiliyor. Eşarj mobil uygulamasında da görülebilen ve 360 kW gücünde en hızlı soket olan bu istasyon ile beraber Ankara’da 52. istasyona ulaşan Eşarj, 60’ın üzerinde şehirde; 400’den fazlası yüksek hızlı (DC) olmak üzere 600’ün üzerinde şarj istasyonları en iyi deneyimi sunmaya devam ediyor.

Hedef; 1000 şarj istasyonu

Elektrikli araç şarj istasyonu yatırımlarıyla müşterilerine en iyi ve en hızlı deneyimi yaşatmaya devam edeceklerini dile getiren Enerjisa Enerji CEO’su ve Eşarj Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar, “Türkiye’nin ilk ve en fazla hızlı elektrikli araç şarj istasyon ağıyla kurulduğumuz günden bugüne müşterilerimize yarım milyondan fazla şarjlanma deneyimi yaşatan ilk şirket olarak müşterilerimizin elektrikli araç deneyimlerine katkı sunuyoruz. İlklerin şirketi Eşarj olarak, elektrikli araç kullanıcılarının şarj istasyonlarında geçirdikleri zamanın ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle müşterilerimizin zamanlarını verimli kullanmalarına odaklanarak yatırımlarımızda yüksek hızlı (DC) şarj istasyonlarına ağırlık veriyoruz. Türkiye’de de bir ilke imza atarak kurduğumuz 360kW gücündeki ilk ve en hızlı şarj istasyonu ile ağımızı gün geçtikçe genişleterek 2023 sonuna kadar 81 ilde en az 1 yüksek hızlı (DC) olmak üzere toplam 1000 istasyon kurma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Elektrikli araçların karbon emisyonlarını azaltmada tam potansiyellerine ulaşmaları için çalışan Türkiye’nin ilk şarj operatörü olan Eşarj, yenilebilir enerji sertifikası alan ilk şarj operatörü (IREC, YEK-G), ilk DC şarj istasyonu ve elektrikli araç markaları ile anlaşmalı ilk şarj operatörü unvanlarının yanına Türkiye’de 360kW gücündeki ilk ve en hızlı şarj istasyonunu da ekleyerek bir ilke daha imza atmış oldu.

Priceline ve Google’dan yapay zeka işbirliği

0

Priceline, seyahat planlaması için Google desteği ile gelişmiş sohbet robotu ve kişisel danışmanlık sunmayı hedefliyor

Priceline’ın baş teknoloji sorumlusu Martin Brodbeck, Booking Holdings’in bir parçası olan çevrimiçi seyahat acentesinin seyahat planlamak için daha sofistike bir sohbet robotu ve kullanıcılara özel “kişisel danışmanlık” gibi otel önerileri sunmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu yeni özelliklere ek olarak, Priceline, Google’ın bulut bölümündeki yeni araçlardan faydalanarak üretken yapay zeka (Al) teknolojisine erişim sağlıyor. Bu araçlar, ChatGPT’nin arkasındaki teknolojiyi içererek metinleri bir insan tarafından yazılmış gibi hazırlayabiliyor.

Priceline, kullanıcılara seyahat planlamasını kolaylaştırmak için özel öneriler sunarak hedeflemektedir. Örneğin, Bryant Park’ta bir otel rezervasyonu yaptığınızda, Kasımın başından Ocak ayının başına kadar devam eden bir Noel pazarının varlığını öğrenebilirsiniz. Bu şekilde, kullanıcılar seyahatleri sırasında çevredeki etkinlikleri ve cazibe merkezlerini daha iyi keşfedebilirler.

Google’ın bulut bölümündeki yeni araçlar, otel fiyatları gibi mevcut verilerden bilgi çıkararak doğruluğu sağlamaya yardımcı oluyor. Priceline, bu yeni teknolojilerin benimsenmesinin, seyahat seçeneklerini pazarlayan diğer web sitelerine göre avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Brodbeck, Google ile rekabet yerine yeteneklerin bir ortaklık sağladığını belirtiyor.

Google için, Al teknolojisi üzerinden iş çekmek, bulut hizmetlerinde uzun süredir rakipleri olan Amazon ve Microsoft gibi şirketlerle rekabet etmenin potansiyel bir yolunu temsil ediyor. Google Cloud CEO’su Thomas Kurian, Google’ın öncülük ettiği teknolojilerin yeni ve eski müşterileri cezbettiğini ifade ediyor. Kurian, çeşitli yeni türlerin ortaya çıktığı bir dönem olarak nitelendirdiği “şu anda bu teknolojinin patlamasının olduğu bir tür Kambriyen anı var” diyor.

Priceline, Google’ın Al teknolojisiyle işbirliği yaparak, yüzlerce yazılım geliştiricisi için kodlama önerileri sunmayı planlıyor. Ayrıca, Priceline, Google’ın çalışan intranetleri için arama yeteneklerini benimseyecek ve Google’ın Al teknolojisi popüler olan destinasyonlar için pazarlamayı hızlandıracak. Brodbeck, Al teknolojisinin güzel plaj gibi görüntüler oluşturmasını sağlayabileceğini ve bunu üretken yapay zeka kopyasıyla birleştirebileceğini belirtiyor.

Yapay Zeka, ABD’de 4000 kişinin işini kaybetmesine sebep oldu

0

ABD’deki işverenler, Mayıs ayındaki işten çıkarmaların yaklaşık %4.9’una denk gelen 3,900 kişi için yapay zekayı gerekçe gösteriyor.

Gray & Christmas tarafından yayınlanan raporda ayrıca, Ocak ve Mayıs arasında yaklaşık 417,500 kişinin işini kaybettiği belirtiliyor ve bu, Covid-19 salgınının neden olduğu 1.4 milyondan fazla işten çıkarmayla karşılaştırıldığında, yılın ilk beş ayının en kötü başlangıcı olduğu ifade ediliyor.

“Salgın dışında, rapora göre, 2023 yılı başlangıcı, 2009’da meydana gelen 820,000 işten çıkarma sayısından sonra en kötü rakamları üretiyor” deniliyor.

Rapora göre, “Tüketici güveni altı ayın en düşük seviyesine indi ve iş olanakları düzeldi. Şirketler, yavaşlamayı bekleyerek işe alımlara fren yapmaya başlıyor” şeklinde devam ediliyor.

Ayrıca, Mayıs ayında işten çıkarmaların en yaygın nedeninin işletme kapanması olduğu ve bunun sonucunda 19,600 kişinin işini kaybettiği belirtiliyor.

“Bu durumu, yaklaşık 14,600 kişi için piyasa/ekonomik koşullar izliyor ve 12,900 kişi için ise herhangi bir neden belirtilmiyor” deniliyor. 2023 yılının beş ayı boyunca, ekonomik koşullar nedeniyle duyurulan işten çıkarmalar en fazla etkilenen neden olarak gösteriliyor ve neredeyse 206,300 kişi için gerekçe olarak belirtiliyor.

Gray & Christmas raporu, dünya genelinde şirketlerin gelişmiş yapay zeka teknolojisi kullanarak yazma gibi yaratıcı işlerden, idari ve sekretarya görevlerine kadar çeşitli görevleri otomatikleştirmeye başladığı dönemde yayınlandı.

Rapor ayrıca, bu hafta iki kopya yazarının, işverenlerin ChatGPT’nin daha uygun bir fiyatla işi yapabileceğine karar vermesi nedeniyle geçimini kaybettiğini belirtiyor.

Ayrıca, Medya şirketi yapay zekayı kullanarak gazetecileri işten çıkardığı ifade ediliyor.

Raporda, Mart ayında yatırım bankası Goldman Sachs’ın bir raporda yapay zekanın nihayetinde küresel olarak 300 milyon tam zamanlı işi değiştirebileceğini ve istihdamın neredeyse beşte birini etkileyebileceğini öngördüğü ifade etti.

Mikrofon erişimi ve sesli asistan rehberi

Telefonlar, günlük hayatımızda bağlantı kurma, öğrenme ve eğlenceye erişim sağlama konusunda önemli bir role sahip. Bununla birlikte, akıllı telefon uygulamalarının mikrofon kullanımı ve Siri, Alexa ve Google Assistant gibi ses asistanlarının davranışları, gizlilik konularında endişelere neden oluyor. Ses asistanlarını kullanırken kullanıcıların gizliliklerini koruma konusunda kontrolü elde tutabilmeleri için bu konuların açığa çıkarılması ve dikkate alınması önemli.

Akıllı Telefon Uygulamaları Ve Mikrofon Erişimi:

Akıllı telefonlardaki dahili mikrofonlar, ses komutlarını tanımak ve sesle çalışan özellikleri etkinleştirmek için tasarlanmıştır. Facebook ve Instagram gibi bazı uygulamalar, sesli videolar kaydetmek için mikrofona erişim talep edebilir, ancak bu erişimin sürekli olması gerekmez. Kullanıcılar, hızlı birkaç adım atarak mikrofonu kimlerin kullanabileceğini düzenleyebilir.

Gizlilik Risklerini Azaltma:

Mobil telefonlardaki kötü amaçlı yazılımlar ciddi bir gizlilik riski oluşturur. Kötü niyetli yazılımlar, zararlı bir bağlantıya tıklanarak veya kişisel verilere erişim sağlayarak kurulabilir. Bu risklere karşı korunmak önemlidir. Güvenilir bir antivirüs yazılımı kurmak, önemli bir güvenlik katmanı ekler ve kişisel verileri hackerlardan korur.

Ses Asistanlarında Şeffaflık:

Siri, Alexa ve Google Assistant gibi popüler ses asistanları, birçok telefondan hoparlörlere ve akıllı ev sistemlerine kadar birçok cihazda kullanılmaktadır. Bu asistanlar, bize ne kadar dinledikleri ve aldıkları bilgileri nasıl yönettikleri konusunda sorulara neden olur. Gizlilikle ilgili endişeler, bu asistanların prosedürlerini ve şeffaflık önlemlerini anlayarak hafifletilebilir. Apple’ın Siri’si, sesli taleplerin cihazda kalmasını ve özellikle paylaşılmadıkça Apple sunucularına iletilmemesini sağlayarak kullanıcı gizliliğini öncelikli tutar. Google Assistant, kullanıcılara kaydedilmiş mesajları yönetme imkanı sağlarken, varsayılan olarak talepleri sunucularına iletmeye devam eder. Amazon’un Alexa’sı da müşteri gizliliğine odaklanır ve kullanıcıların ses kayıtlarını kolayca yönetme seçenekleri sunar.

Iphone’unuzda Hangi̇ Uygulamaların Dinleme Erişimi Olduğunu Kontrol Etmek İçin:

  1. Ayarlar uygulamasını açın.
  2. Gizlilik ve Güvenlik seçeneğini tıklayın.
  3. Mikrofon’u seçin.
  4. Sürekli mikrofon erişimi olan uygulamaların bir listesini göreceksiniz. Eğer erişim sahibi olmaması gereken uygulamalar bulursanız, her birini kapatmak için ilgili anahtarları kapalı konuma getirin.

Android Telefonunuzda Hangi̇ Uygulamaların Dinleme Erişimi Olduğunu Kontrol Etmek İçin:

  1. Ayarlar’a gidin.
  2. Uygulamaları seçin.
  3. Uygulama Yöneticisi’ni seçin.
  4. Herhangi bir uygulamaya (Facebook, Snapchat vb.) girin.
  5. İzinler’i tıklayın.
  6. Mikrofon seçeneğini kapatın.

Not: Android telefonunuzun üreticisi farklı ayarlar sunabilir.

Siri’yi̇ Nasıl Kapatırım:

Ses asistanlarını kullanırken kullanıcıların gizliliklerini koruması için mikrofon erişimini dikkate almaları önemli.
  1. Ayarlar’a gidin.
  2. Siri ve Arama’yı seçin.
  3. Aşağıdaki seçenekleri kapatın:
    • “Hey Siri” için dinleme erişimi
    • Yan düğmeye basarak Siri’yi açma
    • Kilitliyken Siri’ye İzin Ver
  4. Siri’yi kapatmak isteyip istemediğinizi soran bir pencere açılacak. Siri’yi kapatmak için Kapat’ı tıklayın.

Google Assistant’ı Nasıl Kapatırım:

  1. Ayarlar’a gidin.
  2. Google’ı seçin.
  3. Hesap Hizmetleri’ni tıklayın.
  4. Arama, Asistan ve Ses’i seçin.
  5. Ses’i seçin.
  6. Ses Eşleştirme’yi seçin.
  7. “Hey Google” seçeneğini kapatın.

İşte bu kadar kolay.

Elon Musk, Çin’in Yapay Zeka İçin Planlarını Açıkladı

Twitter’ın sahibi ve Tesla CEO’su Elon Musk, Çin’deki son gezisi sırasında üst düzey Pekin yetkililerinin yapay zeka üzerine yeni düzenlemeler yapmayı planladıklarını kendisine ilettiklerini açıkladı.

Musk, geçtiğimiz hafta Pekin’de üst düzey yetkililerle ve Şanghay’daki Tesla çalışanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.

Elon Musk China

Elon Musk “Yakın zamandaki Çin seyahatimde, oradaki üst düzey liderlikle yapay zeka riskleri üzerine, denetim veya düzenlemeye ihtiyaç konusunda çok verimli tartışmalar yaptık” ,”Ve bu görüşmelerden anladığım kadarıyla Çin, ülkesinde yapay zeka düzenlemelerini başlatacak.” ifadesinde bulundu.

Musk, bu görüşme hakkında, ABD’nin Demokrat Parti başkan adayı ve aşı komplo teorisyeni Robert Kennedy Jr. ile gerçekleştirilen bir Twitter Spaces tartışmasında konuştu.

Elon Musk, Çin’de bulunduğu süre boyunca tweet atmadı ve Tesla, yetkililerle yaptığı görüşmelere dair bir açıklama yayınlamadı.

Ancak resmi Çin kanalları, Musk’ın ülkeden övgüyle bahsettiğini, “canlılık ve umut dolu” bir yer olarak ifade ettiğini ve Çin piyasası hakkında tam güven ifade ettiğini belirtti. 

San Francisco merkezli OpenAI’ın ChatGPT‘sini Kasım ayında başlattığından bu yana birçok Çin şirketi, insan konuşmasını taklit edebilen yapay zeka hizmetleri geliştirmek için çalışma halinde. Ancak hızlı ilerlemeler, teknolojinin yanlış bilgilendirme ve kötüye kullanım potansiyeli konusunda küresel endişeleri arttırıyor.

Elon Musk, Çin’deki görüşmelerine dair ayrıntı vermedi, ancak muhtemelen yeni bir yapay zeka ürününün piyasaya sürülmeden önce bir güvenlik değerlendirmesinden geçmesini ve “temel sosyalist değerlere” uygun olmasını sağlayan bir süreç gerektiren geniş kapsamlı bir taslak yasaya atıfta bulunuyor.

“Üretilen Yapay Zeka Hizmetleri İçin İdari Önlemler” emri, “terörist veya aşırıcı propaganda”, “etnik ayrımcılık” veya “ekonomik ve sosyal düzeni bozabilecek diğer içerikleri” yasaklıyor.

Pekin’in son derece merkeziyetçi siyasi sistemi göz önüne alındığında, bu önlemlerin yasalaşmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

Musk yakın zamanda bağımsız Tayvan adasının Çin’in topraklarına ait olduğunu öne sürerek tartışmalara yol açmıştı – bu durum Çin yetkilileri tarafından olumlu karşılanırken Taipei yönetimini bir hayli kızdırmıştı.

Özetle, Elon Musk’ın Çin’deki gezisi sırasında üst düzey yetkililerle yapay zeka düzenlemeleri konusunda verimli görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Çin’in yapay zeka alanında düzenlemeler yapmayı planladığı belirtilirken, bu durum bu yeni teknolojinin olası yanlış kullanımı ve yanıltıcı bilgilendirme ve dezenformasyon konularında küresel endişeleri ise arttırmış durumda.

Apple Yeni Gizlilik ve Güvenlik Özelliklerini Duyurdu

Apple, kullanıcıların verileri üzerinde daha fazla kontrol sağlamayı hedefleyen güçlendirilmiş yeni gizlilik ve güvenlik özelliklerini duyurdu. Bu yenilikler arasında Safari Web Tarayıcısı’nda önemli güncellemeler, İletişim Güvenliği, Kilit Modu ve uygulama gizlilik iyileştirmeleri bulunuyor. Ayrıca Check In, NameDrop ve Canlı Sesli Posta gibi gizlilik ve güvenlik odaklı yeni özellikler de tanıtıldı.

Apple’ın yeni gizlilik ve güvenlik özellikleri hakkında önemli noktalar

Safari Web Tarayıcısı

  • İzleyicilere ve izinsiz cihaz erişimine karşı daha gelişmiş koruma özellikleri. 
  • Gelişmiş izleme ve parmak izi korumaları, web sitelerinin kullanıcıları izlemesini veya tanımlamasını engelleme. 
  • Kullanılmadığında tarama pencereleri otomatik kilitleme özelliği, böylece kullanıcılar cihazdan uzak olsalar bile sekmeleri açık tutabilecekler.

Fotoğraf Gizliliği İzin İyileştirmeleri

  • Kullanıcılar, geri kalan fotoğraf kitaplığını gizli tutarken belirli fotoğrafları uygulamalarla paylaşabilecekler. 
  • Tüm fotoğraf kitaplığına erişim isteyen uygulamalar, paylaşılacak içerik hakkında kullanıcıya daha fazla bilgi sağlayacak.
  • Kullanıcılara zaman zaman fotoğraf paylaşma tercihleri hakkında hatırlatmalar yapılacak.

Link Takip Koruması

  • Web sitelerinin kullanıcıları izlemek için URL’lere eklediği bilgiler, Mesajlar, Mail ve Safari ‘de paylaşılan linklerden kaldırılacak.
  • Takip bilgileri olmadan da linkler düzgün çalışmaya devam edecek.

Uygulama Gizlilik İyileştirmeleri

  • Geliştiriciler, uygulamalarında kullandıkları üçüncü taraf yazılım geliştirme kitlerinin veri uygulamaları hakkında daha fazla bilgi edinebilecekler.
  • Daha doğru Gizlilik Besin Etiketleri sağlanacak ve yazılım kaynağının bütünlüğü güçlendirilecek.

İletişim Güvenliği

  • Çocukları fotoğraf veya video gönderme konusunda uyaracak.
  • Geliştiriciler, iletişim güvenliğini uygulamalarına entegre edebilecekler.
  • Tüm görüntü ve video işleme işlemleri cihaz üzerinde gerçekleştirilecek, bu da gizliliği garantileyecek.

Hassas İçerik Uyarısı

  • Yetişkin kullanıcıların istenmeyen çıplak fotoğraf ve videoları görmesini engelleyecek.
  • Gizliliği koruyan teknoloji kullanılacak ve işlem tamamen cihaz üzerinde gerçekleştirilecek.
  • Kullanıcılar, Gizlilik ve Güvenlik ayarlarında bu isteğe bağlı özelliği etkinleştirebilecekler.

Şifreler ve Anahtarlar Güncellemeleri

  • Kullanıcılar, iCloud Anahtar Zinciri aracılığıyla uçtan uca şifre paylaşım grupları oluşturabilecekler.
  • Mail’de alınan tek kullanımlık doğrulama kodları, güvenli girişler için Safari’de otomatik olarak doldurulacak.

Kilitleme Modu

  • Hedef alınan bireyler için paralı casus yazılımlara karşı korumayı genişletecek.
  • Kablosuz bağlantı, medya işleme, sandboxing ve ağ güvenliği optimizasyonlarını güçlendirecek.
  • Saldırılabilecek sistemleri azaltacak ve watchOS tarafından desteklenecek.

Ek Özellikler

  • Check In: Kullanıcıların güvenli bir şekilde belirli kişilere varış noktalarına ulaştıklarını bildirmelerine olanak sağlayacak.
  • NameDrop: AirDrop aracılığıyla iletişim bilgilerini ve içeriği güvenli bir şekilde paylaşmayı sağlayacak.
  • Canlı Sesli Mesaj: Sesli mesajların canlı transkriptlerini gösterecek ve çağrı yanıtlama konusunda daha fazla kontrol sağlayacak.

Apple bu yeni özellikleri sonbaharda ücretsiz yazılım güncellemeleri ile kullanıma sunacak.

Lonca’dan girişimci gençlere 125 bin TL’ye kadar hibe desteği

Lonca, hayalindeki fikri girişime dönüştürmek isteyen gençlere 125 bin TL’ye kadar hibe desteğinde bulunulacak.

Teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş fikirlerini destekleyen Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 9. eğitim dönemine başvurular 30 Haziran 2023’e kadar internet üzerinden yapılabilecek. Lonca, hayalindeki fikri girişime dönüştürmek isteyen gençlere 125 bin TL’ye kadar hibe desteğinde bulunulacak.

Lonca’nın 9. dönemi için geri sayım başladı. Teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş fikirlerini destekleyen Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 9. eğitim dönemine başvurular 30 Haziran 2023’e kadar internet üzerinden yapılabilecek. Lonca, hayalindeki fikri girişime dönüştürmek isteyen gençlere 125 bin TL’ye kadar hibe desteğinde bulunulacak.

İnovatif fikirlerin ortaya çıkartılması ve desteklenmesi amacıyla Kuveyt Türk tarafından 2017 yılında kurulan Lonca Girişimcilik Merkezi, ülkemizin girişim ekosistemini geliştirmeye ve girişimcileri desteklemeye devam ediyor. Bugüne kadar düzenlenen 8 dönemde 3 bine yakın başvuru alan ve 80 girişimi mezun eden Lonca Girişimcilik Merkezi, 9. dönem başvurularını 30 Haziran 2023 tarihine kadar alacak.

125 bin TL’ye kadar hibe desteği, 200 bin dolara kadar yatırım imkânı

Lonca 125 bin TL hibe desteği

Girişimcilere ürün geliştirme süreçlerinde ve acil masraflarında kullanabilecekleri hibe desteğinde bulunan Lonca, bugüne kadar startup’lara 3 milyon TL’den fazla nakit hibe katkısı sundu. Lonca, yeni dönemle birlikte startup başına nakit hibe desteğini, 25 bin TL’si Ar-Ge olmak üzere 125 bin TL’ye kadar yükseltti. Kuveyt Türk’ün yatırımcısı olduğu KT Portföy yönetimindeki Lonca GSYF ise Lonca’dan başarıyla mezun olan girişimcilere 200 bin dolara kadar yatırım alma noktasında öncelik veriyor. Lonca, startup’lara ayrıca 6 ay süren eğitim, proje bazlı mentorluk, çalışma alanı, cihaz geliştiren veya Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan girişimcilere hibe desteği, özellikle FinTech’ler için API ve bu konuda özel mentorluk gibi birçok alanda katkı sağlıyor. Ürünü hazır olan girişimlere Kuveyt Türk ile iş birliği yapma fırsatı da sunuluyor.

Başvurular internet üzerinden alınmaya devam ediyor

Kısa sürede Türkiye’nin en etkin kuluçka merkezleri ve girişim hızlandırma programları arasında yer almayı başaran Lonca’ya girişimciler, www.loncagirisim.com adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Her dönem yüzlerce başvuru alan kuluçka programına seçimler, girişimin geniş bir pazar büyüklüğüne hitap etmesi, bir gelir ya da fayda modelinin olması, sadece girişime odaklanılması gibi birçok kriter göz önünde bulundurularak yapılıyor.