Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 714

Kendi kendine öğrenen robot kapı kolu açıyor

0

Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmacıları, robotların yeni zorluklarla karşılaştıkça özerk bir şekilde öğrenmelerini sağlayan devrim niteliğinde bir eğitim programı tasarladı. Haoyu Xiong, Russell Mendonca, Kenneth Shaw ve Deepak Pathak’ın öncülük ettiği ekibin yöntemi, robotların sürekli insan müdahalesi olmadan yeteneklerini kademeli olarak geliştirmelerine olanak tanıyor.

Kendi kendine öğrenen robot öğrenerek ilerliyor

Geleneksel olarak robotlar belirli görevlerle programlanır ve bu durum onların yeni durumlara uyum sağlama yeteneklerini sınırlıyor. Ancak bu yenilikçi program, robotların temel bilgilerle başlamasına ve bunları uygulamalı deneyim yoluyla geliştirmesine olanak tanıyor. İnsan rehberliğine ve örneklere dayanan geleneksel yöntemlerin aksine bu yaklaşım, robotların yeni senaryolara özerk bir şekilde uyum sağlamasını sağlayarak çok yönlülüklerini ve bağımsızlıklarını artırıyor.

Ekip üyesi Deepak Pathak bir röportajda: “Robotların, içinde bulunduğunuz her yeni senaryo türü için test zamanında örnekler vermeye devam edecek insanlara güvenmeden, robotların özerk bir şekilde çalışmasını istiyorsunuz” dedi. Araştırmacılar, kapıları ve çekmeceleri hareket ettirmek için özel olarak tasarlanan, tek kol ve tokalı el ünitesiyle donatılmış özel bir robot üretti. Tokasını kullanarak kapıları açmak üzere eğitilen robot, pratik yaparak tekniklerini yavaş yavaş geliştirdi. Dikkat çekici bir şekilde, projenin 25.000 dolar tutarındaki maliyeti, uyarlanabilir öğrenme yetenekleriyle donatılmış diğer benzer robotik sistemleri önemli ölçüde geride bırakıyor.

Bu buluş, etkili eğitim için robotları gerçek dünya koşullarına maruz bırakmanın önemini vurguluyor. Robot eğitimine ilişkin araştırmaların çoğu kontrollü laboratuvar ortamlarında gerçekleştirilirken, bu çalışma gerçek dünyaya maruz kalmanın öneminin altını çiziyor. Robotların farklı ortamlarda öğrenmesine olanak tanıyarak gerçekliğin karmaşıklığına daha iyi uyum sağlayabilir.

Dış mekan deneyleri sırasında araştırmacılar, robotun farklı türdeki kapı kollarına uyum sağlama yeteneğini gözlemledi. Tanıdık bir kapı koluyla karşılaştığında robot kapıyı zahmetsizce açtı. Ancak alışılmadık bir düğmeyle karşı karşıya kalan robot, önceki deneyimlerinden edindiği bilgileri kullanarak bir çözüm geliştirdi ve dinamik öğrenme kapasitesini sergiledi. Bu yeni eğitim programıyla robot, bazı denemeler 30 dakika kadar sürse bile, kapı ve çekmeceleri açma konusunda yüzde 95 gibi etkileyici bir başarı oranına ulaştı. Bu, robotun bağımsız olarak uyum sağlama ve öğrenme yeteneğini vurgulayarak robotik araştırmalarında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Kendi kendine öğrenen robot için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Yeni nesil otomobil üreticisi Türkiye’de!

0

Çin’in en büyük yeni nesil otomobil üreticilerinden Hozon Neta, Türkiye operasyonlarını hayata geçirmeye başladı. İstanbul Kağıthane’deki “GRS Automobility” tesisiyle ilk showroomun kapılarını açan markanın yakın zamanda duyurulan kompakt SUV modeli de satışa sunuldu. 1 milyon 649 bin TL’lik fiyat etiketiyle satışa sunulan Neta U hem online hem de fiziksel showroom vasıtasıyla satın alınabiliyor. Markaya dair önemli bilgiler veren GRS Automobility Genel Müdürü Vedat Uygun, hayata geçirilen yeni yönetmelik kapsamında sahadaki çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirtirken, Hozon Neta’nın Avrupa pazarına giriş yaparken ülkemizi güçlü bir üretim üssü olarak değerlendirdiğine ve yatırım sinyali verdiğine dikkat çekti.

Elektrikli araç üretiminde Dünya’daki ilk 10 üretici arasında yer alan Hozon Neta, Neta U modeliyle Türkiye pazarına giriş yaptı. Kompakt SUV modeli Neta U; zengin güvenlik ve teknoloji ekipmanları ve 420 kilometre menzile sahip CATL bataryasıyla kendi sınıfının iddialı modelleri arasında yerini alacak. 1 milyon 649 bin TL’lik satış fiyatına sahip olan Neta U, ayrıca sınıfının en geniş arka diz mesafesini sunan SUV olarak ön plana çıkıyor. V2L fonksiyonu sayesinde tıpkı bir jeneratör gibi enerji kaynağı haline dönüşerek farklı elektronik cihazları şarj edebilen dinamik SUV modelde, tek pedal sürüş modu, yüksek konfor ve teknoloji donanımları, her biri 8 inç olan iki ayrı dokunmatik ekran, premium materyallerle bezenmiş iç mekân öne çıkıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik ekipmanıyla donatılan Neta U modelinin C-NCAP testlerinden 5 yıldız aldığı belirtiliyor. Sadece 30 dakikada yüzde 30’dan %yüzde 80’e hızlı şarj özelliğiyle öne çıkan kompakt SUV modelde, mevsimsel farklılıklarda sürüş menzilini koruma altına alan Hozon Neta’nın patentli batarya ısı yönetim sistemi de standart olarak sunuluyor.

Türkiye üretim için güçlü aday

GRS Automobility Genel Müdürü Vedat Uygun
GRS Automobility Genel Müdürü Vedat Uygun

Türkiye’deki ilk fiziksel showroom’u İstanbul Kâğıthane’de açılan Hozon Neta’nın ikinci showroom’u da Mart ayında açılacak. Öte yandan GRS Automobility Genel Müdürü Vedat Uygun hem online hem de offline kanallar üzerinden de satışa başlayan Hozon Neta ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Uygun, “Yakın zamanda yürürlüğe giren yönetmelik kapsamında satış sonrası hizmetlerimiz üzerinde çalışmaya tüm hızımızla devam ediyoruz. İyi kurgulanmış satış sonrası hizmetlerinin ve yaygın servis ağının, müşteri memnuniyetinin, markamıza duyulacak aidiyet duygusunun satış rakamlarından çok daha önemli olduğunu vurgulamıştık, tekrar vurguluyoruz. Diğer yandan Hozon Neta, global stratejileri çerçevesinde, yılın ikinci çeyreğinde Avrupa pazarına giriş yapacak. Büyük Avrupa pazarı için ülkemiz, güçlü bir üretim üssü olarak değerlendiriliyor ve üretime yatırım konusunda önemli bir aday olarak görülüyor.” dedi.

Cam seramik nükleer atık depolama için kullanılabilecek

0

Yeni bir cam seramik nükleer atık depolamanın geleceği olabilir. Saskatchewan Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, yeni bir cam-seramik kompozitin nükleer atıkların daha iyi, daha güvenli depolanması için gerekli tüm özelliklere sahip olabileceğini buldu.

Cam seramik nükleer atık depolama için gelecek sunabilir

Korozyona dayanıklı yeni kompozit, mevcut endüstriyel standart kaplardan daha büyük depolama kapları üretebiliyor. Sonuçları geçerliyse, bu nükleer endüstri için, özellikle de yeniden kullanılamayan nükleer atıkların güvenli bir şekilde nasıl bertaraf edildiği konusunda devrim niteliğinde olabilir. Bir yıl süren çalışmanın ardından bulgularını yayınlayan Saskatchewan Üniversitesi doktora öğrencisi Mehrnaz Mikhchian: “Basitçe söylemek gerekirse, nükleer atıkların kontrol altına alınması için en iyi adayı bulmak istiyoruz” diye açıklıyor.

Nükleer enerji, fosil yakıtlara daha temiz bir alternatif olma potansiyeline sahip. Ancak iki ana zorluk yaygın şekilde benimsenmesini engelledi: çevreye sızmanın önlenmesi ve büyük miktarlarda atığın güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi. Nükleer atıkların depolanması, insan sağlığının ve çevrenin korunmasını sağlamak amacıyla katı düzenlemelere ve güvenlik standartlarına tabi. Depolama kabının seçimi, radyoaktivitenin türü ve seviyesi ile uzun vadeli güvenlik ve güvenliğin dikkate alınması gibi çeşitli faktörlere bağlı. Örneğin, yüksek seviyeli nükleer atık (HLW), nükleer atıkların en radyoaktif ve tehlikeli biçimi. Esas olarak reaktörlerden gelen kullanılmış nükleer yakıttan oluşuyor. HLW genellikle metal kutulardan veya beton fıçılardan yapılmış özel kaplarda depolanıyor.

Orta düzey atık (ILW), reaktör bileşenleri, kirlenmiş ekipman ve tıbbi ve endüstriyel uygulamalardan kaynaklanan bazı atıklar dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan gelen radyoaktif malzemeleri içeriyor. ILW, HLW’ye benzer şekilde, genellikle betonarme kaplarda veya metal varillerde depolanıyor. Düşük seviyeli atık (LLW), nükleer tesislerden gelen kontamine koruyucu giysiler, aletler ve ekipmanların yanı sıra tıbbi tesislerden ve araştırma laboratuvarlarından gelen malzemeler gibi daha az radyoaktif malzemeleri içeriyor. LLW genellikle özel olarak tasarlanmış çöplüklerde veya sığ mezarlık alanlarında depolanıyor. Birçok ülke şu anda yüksek seviyeli nükleer atıkların bertaraf edilmesi için kalıcı bir çözüm olarak derin jeolojik depoları araştırıyor veya inşa ediyor. Bu teknik, atıkları çevreden izole etmek için yerin derinliklerine sabit jeolojik oluşumlara gömmeyi içeriyor. Ancak USAsk’ın yeni bulguları yardımcı olabilir.

QNBEYOND Hızlandırma Programı 6.Dönem başvuruları açıldı!

QNB Finansbank‘ın inovasyon laboratuvarı QNBEYOND, Hızlandırma Programı’nın 6. Dönemi için başvuruları almaya başladı. Midas, ikas, KolayBi, HockeyStack, Wope, Novus gibi birçok başarılı girişimin mezun olduğu program, bugüne dek 43 mezun verdi ve mezunların bugüne dek aldığı toplam yatırım ise 100 milyon dolar üzerinde. 

QNB Finansbank çatısı altında kurulan ve bir girişimcilik laboratuvarı olarak faaliyetlerine devam eden QNBEYOND Hızlandırma Programı’na kabul edilen girişimler altı ay süreyle birçok iş ortağı ile tanışırken hibe desteğinden yararlanacak ve güçlü mentor ağına erişim sağlayabilecekler. QNB Finansbank üst yönetimi ile eşleşerek düzenli olarak birlikte çalışma imkanından da yararlanacak olan girişimler, Ekim 2024’te yapılacak Demo Day ile programdan mezun olacaklar.

Güçlü mentor ağından faydalanma imkanı

Sektör profesyonelleri ve QNB Finansbank çalışanlarından oluşan 130 kişiyi aşkın güçlü bir mentor ağına sahip olan QNBEYOND, girişimcilerin ihtiyaç duyabileceği neredeyse tüm konular için alanında uzman bir mentora sahip.  Ayrıca hızlandırma programına katılan girişimlere Amazon Web Services, Google Cloud, Microsoft Azure gibi servis sağlayıcılar; Notion, HubSpot, Docsend, New Relic, Miro, Remote, Asana gibi yabancı servisler ve Fol, iyzico ve TalentGrid gibi şirketlerden on binlerce dolar değerinde indirim fırsatı da sunuluyor.

QNBEYOND 5. Dönemden kimler mezun olmuştu? 

Exportal: İhracatını artırmak isteyen Türk firmalar ve yurt dışında bulunan ithalatçılar için özel olarak tasarlanmış; ürün çeşitliliği, sade arayüzü ve 10+ dilde destek verebilen ekibiyle ithalat & ihracat süreçlerini uçtan uca kolaylaştıran yeni nesil B2B ticaret portalıdır.

Flowla: Flowla, satış ekiplerinin tüm döküman, aksiyon ve iletişimini tek bir linkte müşterileri ile paylaşmasını sağlar. Satış sürecini adım adım ilerleyen bir dijital akış haline getirerek hız ve dönüşümü arttıran bir platformdur.

Novus: İçerik üretimi ihtiyacı olan şirketler için güncel, güvenilir ve kuruma özel yapay zeka çözümleri sunan bir platform.

Searchbase: Searchbase, şirketlerin LLM’leri kullanırken yaşadığı hafıza problemini ve getirdiği yüksek ücret yükünü 10 kat daha ucuza ve kullanıcı deneyimini iyileştirerek çözen bir araçtır.

Udext: Udext, saha çalışanları ve şirketleri arasındaki iletişim kanallarını ön hazırlık gerektirmeden kuran, çeşitli otomasyonlarla etkileşimi ve operasyonel verimliliği arttıran bir iletişim platformudur.

Videolity: Yapay zeka ile herhangi bir videodaki ürünleri anında alışveriş yapılabilir formata getiren, e-ticaret yapan şirketler için B2B SaaS platformudur.

WeFarm: Boş tarlaları üretim yapan çiftliklere dönüştüren ve sahiplerine gelir yaratan yeni nesil bir tarım teknolojisi platformudur.

Wope: Wope, işletmelerin büyük yatırımlar yapmaksızın dijital büyümelerini hızlandıran ve SEO stratejilerini AI ile güçlendiren bir dijital büyüme platformudur.

Başvuru linki 

QNBEYOND Hızlandırma Programı 6. Dönemine başvuracak olan girişimler, ürünleri, hizmet ya da teknoloji açısından yenilikçi ve ölçeklenebilir ise, başarıya ulaşmak için yetkin ve bu işe kendini adamış bir ekibe sahip ise, QNB Finansbank ve iştirakleri ile iş birliği yapabilme fırsatı elde edecekleri programa link üzerinden başvuruda bulunabilecekler.

Radyo istasyonu kulesi çalındı!

Alabama’daki bir radyo istasyonu, hırsızların 60 metrelik radyo kulesini çalmasının ardından geçici olarak kapanmak zorunda kaldı. Guardian’ın ilk öğrendiğine göre, Jasper, Alabama’daki bir istasyon olan WJLX’e, hırsızların geçen hafta istasyonun AM kulesini ele geçirmesinin ardından Federal İletişim Komisyonu (FCC) tarafından yayının durdurulması emri verildi.

Radyo istasyonu kulesi hırsızlığı

WJLX’in genel müdürü Brett Elmore: “Bunca yıldır bu işte, işin etrafında, buna benzer şeylerde bulundum, hiç böyle bir şey görmedim. 60 metrelik bir kulenin çalındığını duymazsınız” dedi. WBRC’nin haberine göre Elmore, hırsızlığın ilk olarak geçen hafta kulenin yakınındaki alanı düzenli olarak yöneten bir çevre düzenleme ekibi tarafından keşfedildiğini söyledi. Radyo istasyonu kulesi hırsızlığı, çevre kontrolü sırasında tespit edildi.

Radyo kulesi daha önce yerel bir kümes hayvanı fabrikasının arkasındaki ormanlık bir alanda bulunuyordu. Elmore, hırsızların kulenin tellerini kestiğini ve bir şekilde onu kaldırdığını söyledi. Hırsızlar ayrıca yakındaki bir binadan istasyonun AM vericisini de çaldı. Elmore hırsızlığı hemen bildirdi ancak yerel polisin de bu küstah soyguna aynı derecede şaşırdığını söyledi. Hırsızlığın küçük radyo istasyonu için önemli bir etkisi oldu. Elmore, istasyonun mülkünün sigortalı olmadığını söyledi. Elmore, kuleyi değiştirmenin istasyona 100.000 ila 150.000 dolar arasında bir maliyete mal olabileceğini, bunun da “sahip olduğumuzdan daha fazla para” olduğunu söyledi.

FCC ayrıca, hırsızlık nedeniyle istasyonun yayından kaldırılması gerekeceğini bildirdi. WJLX’in FM vericisi ve kulesi halen mevcut olsa da, AM istasyonu yayında değilken FM vericisini çalıştırmasına izin verilmiyor. Elmore, “Bu çok büyük bir kayıp. İnsanlar bize ulaştı ve nasıl yardım edebileceklerini sordular. Ancak 60 metrelik bir kuleniz ve bir AM vericiniz olmadığı sürece nasıl yardımcı olabileceğinizi bilmiyorum” dedi. Kule hırsızlığı haberi viral hale gelirken Elmore, birçok kişinin kendisine ve yerel polise kulenin ortadan kaybolmasıyla ilgili kendi teorileriyle ulaştığını söylüyor. Elmore, hırsızların vurduğu tek istasyonun WJLX olmadığını da sözlerine ekledi. Yaklaşık altı ay önce yakındaki bir radyo istasyonunun klima ünitesi, bakır boruları ve diğer malzemeleri çalınmıştı.

Romantik dolandırıcılara kanmayın!

Mesajlaşma uygulamalarını kullanan kişi sayısı 2023 yılında 3,3 milyarı aştı. En çok kullanılan uygulamalar arasında WhatsApp, Facebook Messenger ve WeChat geliyor.

Dolandırıcılar bu platformlara para ya da veri aşkıyla bakıyor. Mesajlaşma uygulamaları diğer tehditlerin yanı sıra hem kimlik avı hem de çevrimiçi aşk dolandırıcılığı için bir platform haline dönüşüyor. 2019’dan 2022’ye kadar ABD Federal Ticaret Komisyonu’na  bildirilen aşk dolandırıcılığına atfedilen kayıp miktarı 493 milyon dolardan 1,3 milyar dolara yükseldi. Sosyal ağlar ve mesajlaşma uygulamaları, 2022’de bir aşk dolandırıcılığı nedeniyle para kaybettiğini söyleyenlerin yüzde 59’u için ilk iletişim platformuydu. 

Dolandırıcılık yöntemleri değişiyor

Genel dijital güvenlik farkındalığının artmasıyla birlikte dolandırıcıların taktikleri de değişiyor. Bağlantı kurdukları kişilere  bir riskli cümle gönderiyorlar: “Hadi gidip başka bir yerde sohbet edelim.” Genellikle kurban, üçüncü taraf uygulama mağazalarında veya web sitelerinde sunulan yeni ve bilinmeyen bir uygulamaya yönlendirilir. Bu sayede kullanıcıdan akıllı telefondaki özel verileri okuyabilen casus araçları indirmesini sağlar. Bu gibi durumlarda en güçlü silah arka planda çalışan uygulamanın şüpheli faaliyetlerini tespit edebilecek güvenilir bir siber güvenlik çözümüne sahip olmaktır.

Romantik ilişki dolandırıcılıkları nasıl çalışıyor?

Dolandırıcılar, arkadaşlık sitelerinde sahte kimliklere bürünür. Yalnız kişilerle arkadaş olarak, bu kişilerle yakın bir ilişki kurar ve bu kişilere evlilik teklifinde bile bulunabilirler. Ancak kısa süre sonra para veya kullanabilecekleri yeni bir banka hesabı açmanızı isteyebilirler. Dolandırıcılıklarını ilerletmek için bu hesapları kullanır ve romantik ilişki kurbanını bir para kuryesine dönüştürürler.

Romantizm dolandırıcılığının farkına nasıl varırsınız?

Buluşmadan kaçınmak için bahaneler uydurmak: Dolandırıcı, defalarca bunu yapmaya istekli olduğunu belirtmesine rağmen yüz yüze görüşmekten kaçınacaktır.

İşler çok hızlı ilerliyor: Yeni “partneriniz” sadece birkaç gündür sohbet ediyor olmanıza rağmen derin bir ilgi/şefkat ve belki de yakınlık arzusu ifade edecektir.

Para istemek: Romantik dolandırıcılar genellikle neden bir an önce paraya ihtiyaç duyduklarına dair yürek parçalayıcı bir hikayeyle gelirler. Ayrıca borçlarını faiziyle ödeyebilecek ancak “şu anda fonlarına erişemeyen” zengin insanlar olarak da poz verebilirler. 

Güvenli iletişimden ayrılmak: Dolandırıcı, doğrudan iletişim kurmak için bir arkadaşlık hizmetinden veya sosyal medya sitesinden ayrılmayı isteyebilir. Yalnızca katı uygulama inceleme politikalarına sahip güvenilir uygulama mağazalarını kullandığınızda dolandırılma ihtimaliniz de hızla azalacaktır.

Akıllı telefonunuzda güvenlik yazılımı olsun

Kötü amaçlı bir uygulama indirmiş olmanız durumunda, telefonunuzda güçlü bir antivirüs yazılımı bulundurmanız iyi olacaktır. Bu, özellikle uygulamanın tamamen işlevsel olduğu ve herhangi bir belirgin kırmızı bayrak göstermediği durumlarda yararlı olabilir. ESET Mobile Security (EMS), yükleme gerçekleşmeden önce bile indirme işlemi sırasında tehditleri algılayabilir ve engelleyebilir. Bu, tehdidin kullanıcıya asla ulaşmayacağı anlamına gelir. EMS, var olan uygulamaları taramak için de kullanılabilir. Kullanıcıya indirme klasörlerindeki tüm dosyaları açıldığında, oluşturulduğunda veya çalıştırıldığında kötü amaçlı kodlara karşı tarayan gerçek zamanlı dosya sistemi koruması sağlar.   Kötü amaçlı bir uygulamayı çalıştırma veya indirme durumunda kullanıcıları kötü amaçlı kodun tespit edildiği konusunda uyarır.

Pakistan seçim için interneti kapattı!

Pakistan seçim gününde telefon ve internet hizmetlerini kesti. Üst düzey bir bakanlık, Güney Asya ülkesi ulusal seçimlere başlarken Pakistan’ın “olası tehditlerle” mücadele etmek için ülke çapında cep telefonu ağını ve internet hizmetlerini geçici olarak askıya aldığını söyledi.

Pakistan içişleri bakanlığı yaptığı açıklamada, bu hareketin ülkedeki son terör olaylarından kaynaklandığını söyledi. Yerel gazeteciler X’te internete kablolu geniş bant bağlantılarıyla erişilebildiğini bildirdi. Ancak kesintileri takip eden bağımsız bir hizmet olan NetBlocks, daha sonra Pakistan’ın internet hizmetlerini de engellemeye başladığını söyledi.

Pakistan seçim sırasında iletişimi kesti

Her ne kadar bir ülkenin önemli günlerde mobil ağları ve interneti kapatması eşi benzeri görülmemiş bir durum olmasa da ülke çapında bir blokaj halen devam ediyor. Komşu ülke Hindistan’ın yanı sıra Uganda ve Etiyopya da dahil olmak üzere diğer ülkelerdeki hükümetler de geçmişte benzer hamleler yapmıştı. İfade özgürlüğünün savunucuları geçmişte hükümetleri mobil ağ kapatmalarının aşırı kullanımı olarak gördükleri için eleştirmiş, siyasi oylamalar sırasında bilgiye ve iletişime erişimin daha da fazla sürdürülmesi gerektiğini savunmuştu.

İletişim kanallarının kesilmesi, güvenlik konusundaki endişeleri de gündeme getiriyor. Seçim sırasında yapılan herhangi bir usulsüz hareket büyük bir probleme neden olabiliyor. İçişleri Bakanlığı’nın terör tehditleri ve toplumsal huzursuzluk nedeniyle internet hizmetlerini kapattığı bir geçmişi var. Ayrıca yakın zamanda hapisteki eski Başbakan İmran Han’ın liderliğindeki muhalif Pakistan Tehreek-e-Insaf (PTI) partisinin düzenlediği çevrimiçi mitingleri önlemek için hizmetleri de kapattı.

PTI ve Pakistan Halk Partisi (PPP), yetkilileri, eski Başbakan Navaz Şerif’in liderliğindeki Pakistan Müslüman Birliği-Navaz (PML-N) lehine seçim sonucuna hile karıştırma taktiği olarak internet erişimini engellemekle suçladı.

Eleştirmenler, internet erişiminin özgür ve adil seçimler için hayati önem taşıdığını, çünkü seçmenlerin bunu oy kullanma yerlerini bulmak, onlara ulaşmak için ulaşım rezervasyonu yaptırmak, usulsüzlükleri Pakistan Seçim Komisyonu’na bildirmek ve diğer seçmenlerle bilgi paylaşmak için kullandığını söylüyor. PTI ayrıca destekçileriyle iletişim kurmak için büyük ölçüde sosyal medyaya güveniyor. Hükümet yetkilileri tarafından yerel, bölgesel veya ulusal bazda kasıtlı olarak internetin kapatılması, son yıllarda, genellikle toplumsal huzursuzluğu kontrol etmek, yanlış bilgilendirmeyle mücadele etmek veya ulusal güvenliği korumak adına daha yaygın hale geldi.

Amazon fiyat manipülasyonu davasıyla karşı karşıya!

Amazon, popüler Buy Box modülündeki algoritmanın fiyat manipülasyonu içerdiği iddiaları nedeniyle ABD mahkemelerinde davalık edildi. Tüketiciler, Amazon’un bu algoritmayı kullanarak müşterileri yanılttığını savunarak platforma karşı hukuki adımlar attı. Fiyat manipülasyonu davaları, sanal alışveriş devleri arasında sıkça gündeme gelmekte.

Amazon fiyat manipülasyonu Davasının odak noktasını oluşturan Buy Box özelliği, ürün sayfalarının hemen altında bulunan karo dizilimi şeklindeki modülü içeriyor. Bu modül, kullanıcılara FBA kapsamındaki tercih edilen satıcılardan derlenmiş tavsiye fiyatlarını göstermekte. Ancak davacılar, Amazon’un bu modülü manipüle ederek en uygun fiyatlı ürünleri geri plana ittiğini ve daha yüksek fiyatlı ürünleri öne çıkararak kendi karını artırdığını iddia ediyor. Bu durumun tüketicilere zarar verdiği ve rekabeti bozduğu öne sürülüyor.

Davacılar, 2016 yılından bu yana modülde en uygun fiyatlı ürünlerin geri planda kaldığını, daha pahalı ürünlerin ise öne çıkarıldığını savunuyor. Bu durumun sonucunda Amazon’un kârının arttığı, ancak tüketicilerin zarara uğradığı öne sürülüyor.

Davanın seyri ve sonucu büyük bir merak konusu. FBA programı dışında kalan satıcıların modülde geride yer aldığı düşünüldüğünde, bu durum Amazon’un tekelleşme suçlamalarıyla karşı karşıya kalmasının önemli bir örneği olarak değerlendiriliyor. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.

2023’ün en popüler telefonları belli oldu

0

Teknoloji dünyasının kritik bir aktörü olan Canalys, 2023 yılında akıllı telefon pazarında yaşanan önemli değişiklikleri ortaya koyan bir rapor sundu. Bu rapor, pazarın devleri Apple ve Samsung’un, amiral gemisi modelleriyle bir kez daha zirvede yer aldığını gösteriyor.

Apple’ın imparatorluğu: iPhone 14 Pro Max 34 milyon

2023’ün En Popüler Telefonlarında Yılın en çok satan telefonu, etkileyici 34 milyon adetle iPhone 14 Pro Max oldu. Apple’ın diğer modelleri de listede üst sıralarda yer alarak markanın gücünü bir kez daha kanıtladı. iPhone 15 Pro Max, iPhone 14 ve iPhone 14 Pro sırasıyla ikinci, üçüncü ve dördüncü sıraları zorluyor.

2023'ün En Popüler Telefonları

Samsung’un cevabı: Galaxy modelleriyle güçlü performan

2023’ün En Popüler Telefonları arasında Samsung, üç farklı Galaxy modeliyle listede dikkat çeken bir performans sergiledi. Galaxy A14 4G, 21 milyon adet satışla altıncı sıraya yerleşirken, Galaxy A54 5G ise 20 milyon adetle sekizinci sırayı elde etti. Ancak, Samsung‘un amiral gemisi Galaxy S23 serisi, listede yer alamadı.*

Toplamda 186 Milyon iPhone Satışı: Apple ve Samsung Zirvede

Apple, toplamda 186 milyon adet iPhone satışı gerçekleştirerek diğer markaları geride bıraktı. Analiz ve araştırma şirketi Canalys‘in raporu, 2023’ün telefon pazarında Apple ve Samsung‘un hâlâ ön planda olduğunu vurguluyor. Bu iki dev marka, amiral gemisi modelleri ve artan taleple birlikte pazarın kontrolünü sağlam bir şekilde elinde tutuyor.

Android’e dolandırıcılık önleme sistemi geliyor!

Google, Android kullanıcılarını dolandırıcılardan korumak amacıyla yeni bir pilot program başlatıyor. Şirket, Google Play Protect aracılığıyla sahtekarlığa karşı koruma sağlayan bir özelliği test edecek.

Geçen yıl Play Protect’in gerçek zamanlı tarama özelliği ile uygulama indirme işlemlerini daha güvenli hale getiren Google, ancak dolandırıcıların sosyal mühendislik taktikleri kullanarak güvenlik önlemlerini aşmaya ve kullanıcıların maddi ve kişisel bilgilerini çalmaya çalıştığını belirtiyor.

Siber suçluların, Android telefon kullanıcılarını güvenlik önlemlerini devre dışı bırakmaya ve kötü amaçlı yazılım, dolandırıcılık ve kimlik avına yönelik uyarıları göz ardı etmeye ikna etmek için çeşitli taktikler kullandığını ifade eden Google, bu yöntemlerle suçluların kolayca güvenlik kodları, şifreler ve finansal bilgiler elde edebileceğine dikkat çekiyor.

Androide dolandırıcılık

Google’a göre, Android telefonlara yapılan kötü amaçlı yazılım yüklemelerinin %95’i internet üzerinden yükleme yapan kaynaklardan geliyor. Bu sorunla mücadele etmek için Google, Singapur Siber Güvenlik Ajansı (CSA) ile ortaklık kurarak yeni bir dolandırıcılık önleme sistemi için pilot program başlatacak.

Androide dolandırıcılık Google’ın yeni sistemi, mali dolandırıcılık amacıyla sıklıkla suistimal edilen hassas çalışma zamanı izinlerini kullanabilecek uygulamaların kurulumunu analiz edecek ve otomatik olarak engelleyecek. Sistem, kullanıcı internet üzerinde bir kaynaktan uygulama yüklemeye çalıştığında devreye girecek ve dışarıdan yüklenen bir uygulamanın genellikle dolandırıcılık yapmak için kötüye kullanılan dört çalışma zamanı iznini kontrol edecek: RECEIVE_SMS, READ_SMS, BIND_Notifications ve Erişilebilirlik.

Singapur’daki Androide dolandırıcılık pilot program sırasında sistem, bu dört izinden herhangi birini beyan eden dışarıdan yüklenen uygulamaları engelleyecek. Kullanıcılar, Play Protect tarafından uygulamanın kurulumunu otomatik olarak engellediğini bildiren bir mesaj alacaklar. Google, pilot programının ne zaman sona ereceğini veya diğer pazarlardaki Android telefon kullanıcılarının bu yeni sistemden ne zaman yararlanabileceğini açıklamadı.

Sahte LastPass uygulaması App Store’da yayınlandı!

Sahte LastPass şifre yöneticisi Apple’ın App Store’unda tespit edildi. LastPass, uygulamasının sahte bir kopyasının Apple App Store’da dağıtıldığı görüldü. Muhtemelen kullanıcıların kimlik bilgilerini çalmak için bir kimlik avı uygulaması olarak kullanıldı.

Sahte uygulama, orijinal uygulamaya benzer bir ad, benzer bir simge ve markanın özgün tasarımına yakın görünecek şekilde kırmızı temalı bir arayüz kullanıyor. Ancak sahte uygulamanın adı ‘LastPass’ yerine ‘LassPass’ ismine sahip ve bir ‘Parvati Patel’ yayıncısı var. Buna ek olarak, yalnızca tek bir derecelendirme var. (gerçek uygulamada  52 binin üzerinde puan var) Yalnızca dört inceleme sahte olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Sahte LastPass uygulaması tartışma yarattı

LastPass, kimlik doğrulama sırları ve kimlik bilgileri (kullanıcı adı/e-posta ve şifre) gibi çok hassas bilgileri depolamak için kullanıldığından, uygulama muhtemelen bir kimlik avı uygulaması gibi davranacak ve kimlik bilgilerini çalacak şekilde oluşturulmuş. BleepingComputer uygulamayı test etmediği için uygulamanın iç işleyişine, potansiyel kimlik avı sürecine veya işlevselliğine ilişkin diğer ayrıntılara aşina değiliz.

Gerçek LastPass, müşterilerin dikkatini veri kaybı riskine çekmek için web sitesindeki bir uyarı aracılığıyla klon uygulamasının varlığı konusunda uyardı. LastPass’ın uyarısı şu şekilde: “Müşterilerimizin, sahte uygulama kaldırılıncaya kadar kendileri için doğru LastPass uygulamasını indirdiklerini doğrulayabilmeleri için, sahte uygulamanın URL’sini ve meşru uygulamamızın bağlantısını ekledik” oldu. Açıklamada: “İçiniz rahat olsun, LastPass bu uygulamanın mümkün olan en kısa sürede kaldırılması için aktif olarak çalışmaktadır ve uygulamalarımızın sahte kopyalarını ve/veya fikri mülkiyet haklarımıza yönelik ihlalleri izlemeye devam edecek” ifadelerine yer verildi.

Bu kadar açık bir şekilde hileli bir uygulamanın Apple App Store’a dahil edilmesi, şirketin App Store’daki yazılımın gizlilik, güvenlik ve içerik açısından yüksek standartları karşılamasını sağlayan sıkı uygulama inceleme süreci sayesinde çok nadir görülen bir durum. Bu süreç, geliştiricilerin uyması gereken ayrıntılı yönergelere uyulmasını sağlamak için Apple ekibi tarafından otomatik kontrolleri ve manuel incelemeyi içeriyor. Ancak bir şekilde bu LastPass klonu kabul edildi. Ayrıca Apple, bir uygulamanın yönergelerini ihlal ettiğini fark ettiğinde genellikle hızlı bir şekilde uygulamayı App Store’dan kaldırıyor ve geliştiriciyi yasaklıyor. Ancak sahte LastPass, bu hikayenin yayınlandığı tarihte Apple App Store’da mevcut olmaya devam ediyor.

Sağlık sigortası hizmetlerinde yapay zekâ tartışma konusu

0

Yapay zekânın hızla gelişimi, pek çok sektörde de farklı uygulama alanları bulmasını sağladı. Bu sektörlerden birisi de sağlık sektörü. Örneğin Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü Işıl Hasdemir yapay zekâ teknolojilerinin teşhis ve tedavide giderek daha önemli ve başarılı hale geldiğini açıklamıştı. Ancak öte yandan, her sektörde olduğu gibi yeni teknolojiler sahtecilik ve dolandırıcılıkta da kullanıldığı için sağlık sigortalarını düzenleyen yasala kurumlar yapay zekâya temkinli yaklaşıyor. Bunun son örneği, ABD’de ulusal sağlık sigortası programını yönetene federal kurum CMS’nin konuyla ilgili yayınladığı bildiri oldu.

CMS, sağlık sigortası şirketlerine gönderdiği bir notta, ABD hükümetinin sağlık hizmetleri kapsamına uygunluğu belirlemek için kullanılan yapay zeka algoritmalarının giderek daha fazla yasaklandığını söyledi.  14 sayfalık bilgi notu, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kuruluşun geçen yıl Nisan ayında yayınlanan Medicare Advantage kurallarıyla ilgili çok çeşitli konulara değiniyor.

Ancak notta yer alan ve sağlık hizmeti kararlarının alınmasında kullanılan algoritmalarla ilgili bölümler, Medicare Advantage kapsamının reddedilmesinde bu tür yazılımların kullanılmasına ilişkin tartışmaları ele almak için özel olarak hazırlanmış gibi görünüyor ve bu da çok sayıda davaya yol açtı. Medicare Advantage, ABD federal hükümetinin standart Medicare tekliflerine özel olarak işletilen bir alternatif.

Yapay zekâ algoritmaları hastaları mağdur mu ediyor?

CMS’nin notunda, “Sigorta kapsamını hastanın tıbbi geçmişi, doktorun tavsiyeleri ya da klinik notlar yerine daha geniş bir veri setine dayanarak belirleyen bir algoritma 2023 Nisan ayında yürürlüğe giren Medicare kurallarıyla uyumlu olmayacaktır” deniliyor.  Örneğin Medicare Advantage planları sunan UnitedHealthcare’e Kasım ayında iki yaşlı adamın mirasçıları tarafından dava açıldı ve şirket, hastanede iyileşme sürelerini kısaltmak da dahil olmak üzere hastalara bakım vermemek için hatalı bir yapay zeka sistemi kullanmakla suçlandı.

Şirket tarafından kullanılan sağlık hizmetleri yapay zekâ modeli nH Predict AI, belirli bakım ihtiyaçlarına dayalı olarak verilen insan kararlarına güvenmek yerine, bireysel hastaların ihtiyaçlarını hesaba katmayan genel sağlık hizmetleri verilerini kullanmakla suçlanıyor. Dava dilekçesinde, “Medicare Advantage Planları kapsamında, hastanede üç gün kalan hastalar genellikle bir huzurevinde 100 güne kadar kalma hakkına sahiptir” denildi.

nH Predict aynı zamanda yüksek oranda hatalı karar vermekle de eleştiriliyor. Davaya göre, nH Predict’in tespitlerinin yüzde 90’ı temyizde bozulmuş durumda.

Sağlık sigortası şirketi Humana’ya da Aralık ayında aynı gerekçelerle dava açılmıştı ve CMS notu tam da bu davalarda gündeme getirilen hususları – yatan hasta bakımının reddedilmesi – yasalara aykırı olarak nitelendiriyor.

“Bir algoritma veya yazılım aracı, sağlayıcılara veya [Medicare Advantage] planlarına potansiyel bir kalış süresini tahmin etmede yardımcı olmak için kullanılabilir, ancak bu tahmin tek başına akut hastalık sonrası bakım hizmetlerini sonlandırmak için temel olarak kullanılamaz” diyen CMS, yapay zeka algoritmalarının yatan hasta kabullerini reddetmek veya düşürmek için de temel olarak kullanılamayacağını ekledi.

CMS, “Kamuya açık olarak yayınlanan kapsam kriterleri statik ve değişmez olduğundan, yapay zeka kapsam kriterlerini zaman içinde değiştirmek için kullanılamaz. Tahmine dayalı algoritmalar veya yazılım araçları, açıkça kamuya açıklanmamış ve kanıt standardına uygun olarak kabul edilmemiş diğer dahili teminat kriterlerini uygulayamaz” diyor.

ChatGPT geliştiricisi Sam Altman’dan çılgın girişim!

OpenAI’nın önde gelen isimlerinden biri olan başkan Sam Altman, yapay zeka (YZ) teknolojisinin önündeki büyük engelleri aşmak için çığır açan bir projede çalışıyor. Altman, çip endüstrisini baştan tasarlamak ve yapay zeka gelişimini desteklemek amacıyla trilyonlarca dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyor.

WSJ’nin kaynaklarına göre, Altman, dünyanın çip üretim kapasitesini artıracak, yapay zekayı güçlendirecek, ve yapay genel zeka hedefine ulaşmada önemli bir rol oynayacak bir teknoloji girişimi için fon toplamak amacıyla bir dizi yatırımcıyla görüşmeler yapıyor. Bu devasa projenin 5 ila 7 trilyon dolar arasında bir maliyetle gerçekleşmesi bekleniyor.

ChatGPT geliştiricisi Sam Altman’ hedefleri, OpenAI’nın daha önceki başarılarına ek olarak gelmektedir. ChatGPT’nin 2022’nin sonlarında halka açılmasıyla birlikte, insan düzeyinde yapay zeka geliştirmek için önemli adımlar atılmıştı. Ayrıca, Altman’ın nükleer füzyondan ucuz enerji ve yaşam süresini uzatma gibi iddialı projelere yatırım yapması da dikkat çekiyor.

Bu yeni projenin bir parçası olarak Altman, yapay zeka tesislerinin büyük miktarda elektrik tükettiği gerçeğini göz önünde bulunduruyor. Bu nedenle, enerji sektörüne de odaklanarak, çip üretim kapasitesini genişletmek için gereken kaynakları sağlamayı hedefliyor.

Ancak, Altman’ın bu iddialı planlarının başarılı olabilmesi için bir dizi engel aşılması gerekiyor. ABD hükümeti, endüstri ortakları ve potansiyel yatırımcılar arasında karmaşık bir yapı oluşturması ve enerji konusundaki endişeleri çözmesi bekleniyor.

ChatGPT geliştiricisi Sam Altman’, Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti ve çeşitli yatırımcılarla gerçekleştirdiği görüşmeler, bu dev projeye olan uluslararası ilgiyi gösteriyor. Ayrıca, SoftBank, TSMC gibi önemli oyuncularla yapılan görüşmeler de projenin çeşitli sektörlerle işbirliği yapma potansiyelini ortaya koyuyor.

Microsoft’un OpenAI’ın en büyük yatırımcısı olması da bu girişime destek sağlayabilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Henüz erken aşamada olan bu girişimin başarılı olup olmayacağı belirsiz olsa da, Sam Altman’ın iddialı planları, yapay zeka endüstrisindeki büyüme potansiyelini ve önündeki zorlukları bir kez daha gündeme getiriyor.

Apple’ın gizli bilgilerini çaldı, bedelini ödedi!

Teknoloji devi Apple’ın sürücüsüz araç projesi olan “Project Titan“ın geliştirilmesiyle ilgili ticari sırları çalmaktan suçlu bulunan eski bir çalışan, hapis cezasına çarptırıldı. Xiaolang Zhang, 2018 yılında Çin’e gitmek üzere olduğu sırada tutuklanmış ve başlangıçta suçsuz olduğunu iddia etmişti. Ancak, sonradan suçunu kabul eden Zhang, 120 gün hapis cezası ve üç yıl denetimli serbestlikle cezalandırıldı.Hapis ve Tazminat: Zhang, hapis cezasının yanı sıra 146.984 dolar tazminat ödemeye mahkum edildi. Başlangıçta 10 yıla kadar hapis ve 250.000 dolar para cezasıyla karşı karşıya olan eski Apple çalışanı, şirketin sürücüsüz aracı için önemli belgeleri çaldığı ortaya çıkınca daha hafif bir cezaya çarptırıldı.

Apple'ın gizli

Suçlamalar ve Çalınan Bilgiler: Zhang, Apple’ın otonom araç girişimi olan Project Titan’da donanım mühendisi olarak görev yapmıştı. Şirketin iddiasına göre, Zhang, sürücüsüz aracın devre kartının mühendislik şemalarını içeren belgeleri eşinin bilgisayarına AirDrop aracılığıyla aktarmış ve ayrıca prototiple ilgili teknik kılavuzların kopyalarını almıştı.

Apple’ın sürücüsüz araç projesi uzun bir süredir devam ediyor, ancak henüz tüketicilere yönelik bir ürün sunulmadı. Bloomberg’den Mark Gurman’ın son raporuna göre, şirket Tesla’nın elektrikli araç modeline benzer bir yaklaşım benimsemeye karar verdi. Ancak, uzmanlar Apple Car’ın 2028’den önce piyasaya sürülmeyeceğini tahmin ediyor.

Bu gelişmeler, teknoloji dünyasında önemli bir olayın yankıları olarak değerlendiriliyor ve Apple’ın sürücüsüz araç projeleriyle ilgili güvenlik önlemlerini artırması bekleniyor.

İklim bilimci Mann davayı kazandı

Columbia Bölgesi Yüksek Mahkemesinden jüri, 12 yıl önce bir çift muhafazakar yazarın küresel ısınma tasvirlerini hüküm giymiş bir çocuk tacizcisine benzetmelerinin ardından dava açan iklim bilimci Michael Mann’a 1 milyon dolar ödül verdi.

Pensilvanya Üniversitesi’nde iklim bilimi profesörü olan Mann, ilk kez 1998’de Nature dergisinde yayınlanan ve ısınan bir gezegeni dramatik bir şekilde tasvir ettiği için “hokey sopası” olarak adlandırılan bir grafikle ün kazandı. Bu çalışma, Mann’ın geniş çapta tanınmasını sağladı. Ancak aynı zamanda Mann’ın ABD’deki ve uluslararası alanda kariyerini ve itibarını etkilediğini söylediği yorumları nedeniyle mahkemeye verdiği iki yazar da dahil olmak üzere pek çok şüpheciye yol açtı.

İklim bilimci Mann için iddialar

Altı kişilik jürinin kararını açıklamasının ardından Mann, “Harika bir duygu. Bu bizim için güzel bir gün, bilim için de güzel bir gün” ifadelerini kullandı.

2012 yılında, Rekabetçi Girişim Enstitüsü adlı özgürlükçü bir düşünce kuruluşu, o zamanlar örgütte çalışan Rand Simberg’in yazdığı bir blog yazısını yayınladı. Bu yazı, Mann’ın çalışmalarına ilişkin araştırmaları, Penn State Üniversitesi’nde eski futbol koçu yardımcısı olan Jerry Sandusky’nin vakasıyla karşılaştırdı. Çokk sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunmaktan suçlu bulundu. O zamanlar Mann, Penn State’te de çalışıyordu.

Mann’ın araştırması, kendisinin ve diğer bilim adamlarının e-postalarının 2009 yılında “hokey sopası” grafiğinin daha fazla incelenmesine yol açan bir olayla sızdırılmasının ardından araştırıldı. Şüpheciler Mann’ın verileri manipüle ettiğini iddia etti. Penn State ve diğerleri tarafından yapılan araştırmalarda Mann’ın verilerinin kötüye kullanıldığına rastlanmadı. Ancak çalışmaları özellikle muhafazakarların saldırılarına uğramaya devam etti.

Simberg: “Mann’ın iklim biliminin Jerry Sandusky’si olduğu söylenebilir. Ancak çocukları taciz etmek yerine verileri taciz etti ve işkence yaptı” diye yazdı. Başka bir yazar, Mark Steyn daha sonra National Review’daki kendi yazısında Simberg’in makalesine atıfta bulunarak Mann’ın araştırmasını “sahtekarlık” olarak nitelendirdi. Columbia Bölgesi Yüksek Mahkemesindeki jüri, Simberg ve Steyn’in yanlış beyanda bulunduğunu tespit ederek, her yazarın Mann’a tazminat ödenmesine karar verdi. Mahkeme, ikilinin ifadelerinin “kötü niyet, kin, kötü niyet, intikam veya kasıtlı zarar verme niyetiyle” verildiğini tespit ettikten sonra Simberg’e 1.000 dolar ve Steyn’e 1 milyon dolar cezai tazminat ödenmesine karar verdi.

OpenAI’in yeni yapay zekası cihazınızı kontrol edecek 

OpenAI’nin son yapay zeka hamlesi, ChatGPT’nin global dikkatini üzerine çekiyor. Şirket, ChatGPT’yi sadece düzeltmekle kalmayıp aynı zamanda yeni yapay zeka uygulamalarını keşfetmek için çabalıyor. Bu çabaların başarılı olması durumunda, OpenAI’nin geliştirilmekte olan yapay zeka modelleri, insan girdisi gerektiren karmaşık görevlerde devrim yaratabilir ve daha fazla işi üstlenebilir.

The Information’ın raporuna göre, OpenAI, insanlar tarafından gerçekleştirilen görevleri otomatikleştirmeyi hedefleyen iki farklı türde yapay zeka programı üzerinde çalışıyor. İlk tür yapay zeka modeli, kullanıcının cihazının kontrolünü ele geçirerek karmaşık görevleri otomatikleştirebiliyor. Bu araç örneğin belgelerden elektronik tablolara veri aktarabilir, gider raporlarını doldurabilir veya muhasebe yazılımına veri girişi yapabilir. Bu, cihazın karmaşık görevleri kendi başına gerçekleştirebilmesi anlamına gelerek kullanıcılara zaman kazandırabilir ve iş yükünü azaltabilir.

Yapay Zeka Programının Kullanıcı Onayı Gerektiriyor

Ancak, bu yazılımın konuşlandırılması, kullanıcının onayını gerektirir. Yapay zeka programının faaliyetleri için kullanıcının izni alınmalıdır ve program tarafından kullanılan dosyalar cihazda saklanabilir. OpenAI, bu yapay zeka modelini eğitmek için kişisel verileri kullanmadan önce kullanıcılardan izin almayı taahhüt ediyor. Ayrıca, OpenAI’nin bilgisayar kullanan ajan modellerini çeşitli belge türlerini kullanarak nasıl eğittiği de açıklanmış durumda.*

Web Tabanlı görevleri verimli yapabilen bir diğer yapay zeka modeli

OpenAI, şirketler hakkında kamuya açık verileri toplamak, güzergahlar oluşturmak veya uçak bileti rezervasyonu yapmak gibi çeşitli web tabanlı görevleri daha verimli bir şekilde yerine getirebilecek başka bir yapay zeka modeli üzerinde de çalışıyor. Bu, iş süreçlerini optimize etme potansiyeli taşıyan bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Bu yeni yapay zeka ürünlerinin ne zaman piyasaya sürüleceği konusunda henüz bir zaman çizelgesi belirtilmemiş olsa da, OpenAI’nin bu alandaki çabaları, yapay zeka teknolojisinin iş dünyasında nasıl bir devrim yaratabileceğine dair heyecanı artırıyor.

Arm, yapay zeka destekli telefonlara öncülük edecek

Arm’ın üçüncü çeyrek kazanç sonuçları, yapay zekanın mobil cihazlara girişiyle şirketin hisselerinde %55’lik bir artışa yol açtı. İngiltere merkezli çip tasarımcısı, akıllı telefonlarda ve bilgisayarlarda kullanılan teknolojisinin, artan yapay zeka talebiyle gelirlerini artırdığını söylüyor.

Yapay zeka talebi Arm’ın kazançlarını artırıyor

Arm CEO’su Rene Haas, 7 Şubat Çarşamba günü yaptığı bir konferans görüşmesinde, “Yapay zeka ile ilgili her şeyden güçlü bir ivme ve rüzgar görüyoruz” dedi. Şirketin Wall Street beklentilerini aşan üçüncü çeyrek kazançlarının ardından Arm hisseleri %55 yükseldi. 31 Aralık’ta sona eren son üç aydaki geliri %14 artarak 824 milyon dolara ulaştı.

Yapay zeka destekli telefonlar ne gibi özellikler sunuyor?

Artan yapay zeka kullanımı, telefonlarda canlı arama çevirisi, fotoğraf ve video düzenlemede yapay zeka desteği gibi yeni özellikler sunuyor. Arm, Google’ın Pixel 8 akıllı telefonunda çalışan en son büyük dil modeli Gemini Nano’ya güç sağlayan teknolojiyi sağlıyor. Samsung, Vivo ve Xiaomi de Arm tabanlı yeni akıllı telefonlarını duyurdu.

Arm CEO’su Rene Haas geleceğe dair görüşlerini paylaştı

Haas, “Tasarım açısından bakıldığında, bu telefonların yapay zeka yetenekli ve yapay zekaya hazır olması için giderek daha fazla bilgi işlem teknolojisinin kullanıldığını görüyoruz” dedi. “Bir yıl sonra bir akıllı telefonda ne tür yapay zeka uygulamaları çalıştırılacağını kim bilebilir? Kimse yeni bir uygulama çıktığında yeterli performansa sahip olmadan geride kalmak istemez.”

Garanti belgelerini dijitalleştiriyorlar!

Egaranti.com, tüketicilere kolaylık sağlamak ve markalarla iş birliği yaparak garanti belgelerini tek bir kullanıcı dostu platformda sunmak amacıyla ilerliyor. Yenilikçi yaklaşımıyla tüketicilere değer katmayı hedefleyen egaranti.com, son teknoloji altyapısıyla garanti belgelerini dijital ortamda erişilebilir hale getiriyor.

Egaranti.com’un kurucusu ve CMO’su Sinan Peksoy ile egaranti’yi konuştuk. Getirdiği yenilikleri, aldığı yatırımı ve gelecek planlarını mercek altına aldık.

Yeni altyapı erişimi kolaylaştırıyor

Şirketin tüm ekibini bir araya getiren ve yeni yapıya geçişin kutlandığı bir kamp düzenlendi. Bu etkinlik, egaranti.com’un misyonunu vurgulamak adına önemli bir adım olarak görülüyor. Egaranti.com‘un kurucusu ve CMO’su Sinan Peksoy, etkinlik hakkında şunları söyledi: “Tüketicilerin garanti belgelerine erişimini kolaylaştırmak ve bu süreci daha şeffaf hale getirmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Yeni alt yapı geçişimiz, bu hedefe ulaşmamızda önemli bir adım oldu.”

Garanti belgelerini dijitalleştiren girişim

egaranti‘nin yenilenen altyapısı, tüketicilerin farklı markalara ait garanti belgelerini tek bir panelden görüntüleyebilmelerine olanak tanıyor. Bu, tüketicilerin ürünlerinin garanti koşullarını daha kolay takip etmelerini ve gerektiğinde ihtiyaç duydukları bilgilere hızlıca erişmelerini sağlıyor.

Ayrıca, egaranti.com yeni bir yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin büyüme hedeflerine ulaşması ve hizmetlerini daha da genişletmesi adına önemli bir adımı temsil ediyor. Yeni yatırım ile birlikte tüketiciler özelinde ürün çıkartacağını bildirdi.

2021 yılında Kamil KınacıSinan Peksoy ve Faruk Yılmaz tarafından kurulan egaranti, markalarla anlaşarak tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin garanti belgelerini tek bir panelden yönetmelerini sağlıyor. Tüketiciler, garantiye ürün gönderebiliyor, servise talep açabiliyor ve ek hizmetlere erişebiliyor. Markalar ise toptan ve bayiler aracılığıyla satılan müşteri verilerini tek bir yerden yönetip satış sonrasında pazarlama faaliyetlerinde bulunabiliyor; ayrıca ek garanti, yedek parça gibi ürünlerin satışlarını kolayca gerçekleştirip gelir elde ediyor. Ayrıca girişimin getirdiği sosyal faydalar arasında garanti belgelerin dijitalleştirerek aylık binlerce ağacın kesilmesine engel olunuyor.

egaranti.com’un sunduğu bu yenilikçi hizmet, tüketicilerin güvenini kazanmak ve garanti süreçlerini daha şeffaf hale getirmek adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

İnsansı robot MagicBot, şekerleme Kızartıyor, dans ediyor

0

Geçtiğimiz yıl faaliyete geçen insansı robot girişimi MagicLab, robotu MagicBot’un marshmallow kızarttığı, sihirbazlık numaraları yaptığı ve dans ettiği bir video güncellemesi yayınladı. Bu gelişme, robotların günlük hayatımıza entegre olmasına dair heyecan verici bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Video, robotun becerilerini gösteriyor

Video, MagicBot’un el becerisini ve nesne manipülasyon yeteneklerini göstermeyi ve “insanlık için robot destekli akıllı yaşamın geleceğine bir bakış” sunmayı amaçlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, “Video, MagicBot’un küçük nesne manipülasyonundaki benzersiz performansını ve buna bağlı olarak, insan benzeri el becerisi ve pürüzsüzlükle zengin çeşitlilikteki günlük senaryolardaki çok yönlülüğünü vurguluyor.”

Ekip ,İnsansı robot MagicBot İnsansı robot MagicBot derece becerikli eli yaratmak için minyatür yüksek torklu servo aktüatörler ve hassas çok boyutlu basınç sensörlerinin bir kombinasyonunu kullandı. Bu sayede el, kırılgan, kaygan veya deforme olabilen nesneler dahil olmak üzere farklı şekil, boyut, ağırlık ve maddeden nesneleri kavrayabiliyor.

Tehlikeli Madde taşımadan ev işlerine kadar geniş kullanım alanı

Ekibe göre el, tüm insan el hareketlerinin yaklaşık %70’ini taklit edebiliyor ve tehlikeli madde taşımadan kamu hizmeti ve ev içi operasyonlara kadar uzmanlaşmış, endüstriyel ve hizmet uygulamalarında potansiyel uygulamalar sunuyor.

İnsansı robot MagicBot

MagicBot, atlas’a rakip luyor

MagicLab, Ocak ayında insansı tasarımını tanıttı ve Boston Dynamics’in akrobatik Atlas robotuna denge ve el becerisi açısından rakip olduğunu takla atma yeteneğiyle gösterdi. MagicLab yaptığı açıklamada, “Yeni eklem motoru tasarımımız… robotun havada vücudunu çevirirken dengesini korumasını sağlıyor” dedi. “Bu hava manevraları ya da zıplama dönüşleri artık sadece Atlas gibi hidrolik robotlarla sınırlı değil.”

NASA nihayet PACE dünya bilimi uydusunu fırlattı

0

Plankton, Aerosol, İklim, Okyanus Ekosistemi uzay aracı (PACE) Perşembe günü Cape Canaveral, Florida’dan bir SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatıldı.  Görev kontrolünün uydu ile iletişim kurmayı başardığını doğrulamasının ardından PACE görev süresi resmi olarak başladı. PACE’in ana yükünü ise ışığın yoğunluğunu ölçmek için kullanılan çok açılı polarimetre cihazları. Bu cihazlar bulutlardan, aerosollerden ve okyanustan geçerken güneş ışığının polarizasyonunu ölçmek için kullanılacak.

Teoride okyanusların rengini haritalamak, fitoplanktonlardaki klorofil seviyesi de dahil olmak üzere, çevredeki sıcaklık ve oksijen seviyelerindeki değişiklikleri ortaya çıkarabilecek zengin bilgiler sağlar. Bu küçük alglerin popülasyonları uzaydan gözlemlenebilecek. Ayrıca UV-kısa dalga güneş ışığının farklı açılarının ölçülmesi, bilim insanlarının hava durumunu etkileyebilecek parçacıkların boyutunu ve bileşimini incelemesine olanak tanıyacak.

NASA Bilim Misyonu Müdürlüğü, Yer Bilimleri Bölümü Direktörü Karen St Germain yaptığı açıklamada, “PACE’den elde edilen gözlemler ve bilimsel araştırmalar, okyanusun iklim döngüsündeki rolü hakkındaki bilgilerimizi derinden geliştirecektir” dedi ve ekledi: “PACE verilerinin değeri, Yüzey Suyu ve Okyanus Topografyası görevimizden gelen veri ve bilimle birleştirdiğimizde daha da artıyor ve okyanus biliminde yeni bir çağ başlatıyor.”

NASA’nın Greenbelt, Maryland’deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde PACE proje bilimcisi olan Jeremy Werdell ise “Bu görev hakkında 20 yıl düşündükten sonra, nihayet gerçekleştiğini görmek ve fırlatılışına tanık olmak heyecan verici. PACE ekibimizle ne kadar gurur duysam ve onlara ne kadar minnettar olsam azdır. PACE’in sunacağı fırsatlar çok heyecan verici ve bu inanılmaz teknolojileri henüz tahmin etmediğimiz şekillerde kullanabileceğiz. Bu gerçekten bir keşif görevi” diyor.

Okyanus ve atmosfer arasındaki etkileşimler oldukça karmaşık. Son araştırmalar, fitoplanktonların oksijen üretmek için farklı koşullarda çeşitli oranlarda karbondioksit ve güneş ışığını emdiğini, ancak daha yüksek sıcaklıklarda bazı varyantların karbondioksit de yayabildiğini gösterdi. Şimdi NASA tarafından başarıyla fırlatılan PACE ise ilk kez onlarca yıl önce önerildi, ancak uzaya yolculuğu yavaş oldu. 2018’de Trump yönetiminin finansmanı kesmeyi önermesi üzerine PACE görevi askıda kaldı. Neyse ki yaklaşık 964 milyon dolarlık finansmanı onaylayan Kongre, görevi tekrar aktif hale getirdi.

NASA yöneticisi Bill Nelson görev ekibini başarılı fırlatma için kutlayarak şunları söyledi: “Bunun gibi görevler Biden-Harris Yönetiminin iklim gündemini destekliyor ve değişen iklimimizle ilgili acil soruları yanıtlamamıza yardımcı oluyor.”