Nikon ücretsiz yazılımını tanıttı

Nikon ücretsiz yazılımı ile kullanıcılarına yardımcı olmaya hedefliyor. Bu yazılımla fotoğraf ve videolar kolaylıkla düzenlenebiliyor.

Nikon ücretsiz yazılımı NX Studio’yu duyurdu

Artık iyi bir fotoğraf veya video çekmek kadar, bunu iyi bir şekilde düzenlemek de çok önemli. Bu alanda birçok lisanslı yazılım bulunuyor ancak ücretsiz kullanılabilen yazılım sayısı bir hayli kısıtlı. Nikon ise kullanıcılara büyük kolaylıklar sağlayacak NX Studio isimli ücretsiz yazılımı ile bu ihtiyacı gidermeyi hedefliyor. NX Studio ile hem fotoğraf hem videolarda çeşitli düzenlemeler, renklendirmeler ve özelleştirmeler yapılabiliyor. Diğer Nİkon yazılımlarıyla uyumlu bir şekilde çalışan yazılım, kullanıcıların istedikleri işlemleri daha hızlı bir şekilde yapabilmesini sağlıyor. Şu anda NX Studio, şirketin diğer yazılımları ViewNX-i ve Capture NX-D ile benzer işlevselliklere sahip. Bununla birlikte kullanıcılar çeşitli özelleştirmeler de yapabiliyorlar. Windows ve macOS kullanıcıları için ücretsiz bir şekilde sunulan NX Studio yazılımı, Nikon’un resmi web sitesinden indirilebiliyor.

ABD’deki göçmen şirketlerinin değeri 3 trilyon dolara ulaştı

0
ABD Başkanı Trump, göçmenleri ülkeden göndermek için tüm imkanlarını seferber etmiş olsa da, ABD’de sadece teknoloji sektöründe, göçmenlerin kurduğu şirketlerin toplam değeri 3 trilyon dolara ulaştı. Ülkedeki en değerli 25 teknoloji şirketinin yarısından fazlası da yine birinci veya ikinci jenerasyon göçmenler tarafından kurulmuş olması da bir diğer önemli detay. Bu 13 şirketin ABD’de yarattığı toplam istihdam ise 2016’da 1,5 milyon kişiye ulaştı. Birinci veya ikinci nesil göçmenler tarafından ABD’de kurulmuş olan teknoloji şirketlerinin başında ise sırasıyla Apple, Alphabet, Amazon, Facebook, Oracle ve IBM geliyor. Sadece bu 5 şirketin toplam değeri ise 2,6 trilyon doları geçiyor. Söz konusu şirketlerin sadece ABD’de değil, dünya çapında da en önemli ve dev şirketler olduğunu unutmamak gerekiyor.

Ekran kartı sektörü yükselişine devam ediyor

Kripto para madenciliği ve oyun sektöründe yaşanan büyümeyle, ekran kartı sektörü yükselişine devam ediyor. Intel ve AMD satışlarını artırmayı başardı.

Ekran kartı sektörü yükselişte

Pandemi döneminde bilgisayar satışlarında yaşanan artış donanım tedarikinde sorunlara neden oldu. Bununla birlikte kripto para madenciliği ve oyun sektöründeki ilgi, üreticilerin ekran kartı siparişlerine yetişememesine neden oldu. 2020 yılının son çeyreğinde ekran kartı sektöründe yüzde 20,5 büyüme yaşandı. Yıllık bazdaki artık ise yüzde 12,5 oldu. AMD ve Intel satışlarını artırmayı başarırken, sırasıyla yüzde 6,4 ve yüzde 33,2 artış görüldü. Nvidia ise diğer iki üreticinin aksine gerileme yaşadı. Yüzde 4,37 düşüş yaşayan Nvidia bu dönemdeki talep artışını değerlendiremedi. Ekran kartı sektöründe Intel’in liderliği halen devam ediyor. Intel’in pazar payı yüzde 69’a ulaşırken, AMD yüzde 15, Nvidia ise yüzde 17 pazar payında kaldı. Intel’in Pazar payını artırmasında, dizüstü bilgisayar satışlarının 230 milyona ulaşması büyük rol oynadı. 2021 yılında ise dizüstü bilgisayar pazarında yüzde 6 düşüş bekleniyor. Bu durum ekran kartı sektörüne de yansıyacak.

Dijital Yuan Bitcoin için risk mi?

Çin’in para birimi Dijital Yuan Bitcoin ekosistemini tehlikeye atıyor. Bitcoin rallisi ve Çin’in Dijital Yuan birimi sektörde dengeleri değiştirdi.

Dijital Yuan Bitcoin için sonun başlangıcı mı?

Goldman Sachs Group Inc.’teki isimlerden biri olan Gillespie daha önce Dijital Yuan’ının kripto paralardaki en büyük risklerden biri olacağını söylemişti. Ayrıca Merkez Bankalarının uyguladığı kısıtlamalar da kripto paralar için risk oluşturuyor. Çin Halk Bankası tarafından yapılacak yeni düzenleme ise bu durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Yeni düzenleme kapsamında bireylerin ve tüzel kişilerin token üretmelerinin, satmalarının yasaklanması hedefleniyor. Ayrıca Çin Merkez Bankası, sanal para birimi ihracı yapan ilk merkez bankası olmayı da hedefliyor. Bu politikanın, 58 bin dolarla rekor kıran ve bir yıl gibi kısa bir sürede beş kat artan Bitcoin için bir engel olacağı konuşuluyor. Ayrıca JPMorgan Chase & Co. tarafından yayınlanan rapora göre kripto para piyasasında likidite sorunu da yaşanacak. Bu durum dijital para birimleri güçlü hale getirirken, kripto para piyasasının erimesine neden olabilir.

Japonya kendi geo-lokasyon sistemini kuruyor

0
ABD’nin uydu üzerinden lokasyon tespit eden sistemi GPS, dünyada en yaygın kullanılan sistemlerden biri. Ancak tamamen ABD’nin kontrolü altında olan bu sistemi özellikle başka devletlerin orduları kullanmak istemiyorlar. Avrupa, Rusya ve Çin’in da kendi uydu sistemiyle geo-lokasyon uygulamaları geliştirdiği biliniyor. Şimdi Japonya da kendi geo-lokasyon sisteminin temellerini atmaya başladı. Santimetre hassasiyetinde yer tespiti yapabilecek uydular geliştiren Japonya, bu uydulardan üçüncüsünü de yörüngeye fırlattı. Japonya, sadece Japonya üzerinde çalışacak bu sistem için toplam dört uydu kullanacak. Uydulardan ilki 2010 yılında fırlatılmıştı.. Hayata geçecek olan Japon geo-lokasyon sistemi sayesinde Japonya’da GPS sistemi kullanımının azalması yeni milli lokasyon sistemine geçiş yapılması bekleniyor. Elbette bunun için Japonya’da satılacak telefon ve araç navigasyon sistemlerinin yeni uydu sistemiyle uyumlu olması gerekecek. Ancak Japonların, ülke dışındaki navigasyon ihtiyacı için, telefonlarında hala GPS sistemleri bulunacak.

GrubHub, Eat24’ü satın aldı

0

Yemek siparişi ve restoran arama servisi GrubHub, Yelp’in yemek sipariş servisi Eat24’ü satın aldığını açıkladı. 287,5 milyon dolarlık bu satın alma sonunda Yelp’in hisse senetleri de %20 oranında yükseldi. Yelp ayrıca, yönetim kurulunun hisse geri alım programı için 200 milyon dolarlık bir fonu onayladığını da duyurdu.

Öte yandan Yelp’in Eat24 ile bağlantısı da kopmuyor.Yelp aynı zamanda Eat24’ü elinden çıkarmasıyla beraber bundan sonra restoranlardan online yemek siparişi konusunda GrubHub ile stratejik ortaklık yapacaklarının altını çizdi.

Şirket, Yelp servisi üzerinen restoran arayan, yorum yapan, yorum arayan kullanıcılarını Eat24’e yönlendirmeye devam edecek. Böylece hem Eat24’ü satarak gelir elde eden Yelp, hem de Eat24 üzerinden verilecek siparişlerden hala komisyon kazanmaya devam edecek. 

Snap, Google’ın 30 milyar dolarını reddetmiş

0

Popüler sosyal medya uygulaması Snapchat’i satın almak isteyen Google’ın 2016’nın başında şirkete Evan Spiegel’e 30 milyar dolarlık bir teklif yaptığı ortaya çıktı.

Şirket içinden üç kaynak tarafından doğrulanan habere göre bu görüşmelerin nasıl yapıldığı ve şirket içinde nasıl gizli tutulduğu bilinmiyor fakat o dönem medyada Google’ın Snapchat’i satın almak için teklif yaptığı haberlerinin yine gündeme çıktığı biliniyor.

Öte yandan Snap tam da bu teklifin ardından, Mayıs 2016’da yeni bir fon bulma turuna başlamış ve 20 milyar dolarlık değerlendirmeyle yatırım almıştı. Yatırımcılar arasında Alphabet’in yatırım fonu şirketi Capital G de yer alıyordu.

Yatırımcıların ve şirket çalışanlarının şu anda bu tekliflere kaçırılmış fırsatlar olarak baktıkları da vurgulanıyor zira 30 milyar dolarlık teklifi kaçıran Snap borsada 20 milyar dolarla halka açıldı ancak hisse senetleri beklendiği gibi yükselmedi. Şirketin şu andaki değeri 14 milyar dolar değerinde bulunuyor. Şirket hisselerine sahip olan çalışanlar da bu durumdan rahatsızlıklarını sık sık dile getiriyorlar.

Öte yandan Google’ın Snap’i satın alması halinde, internet devinin güçlü alt yapısı, reklam pazarlama kaynakları ve dünya çapındaki geniş ağı sayesinde Snapchat’in Facebook ile rekabet edebilecek, 100 milyar dolarlık bir uygulama olabileceğinin de altı çiziliyor.

İki kadın girişimci startup’larına sahte erkek ortak yarattı ve…

0

Sanatçılar için ürünlerini satabilecekleri veya yeni siparişler alabilecekleri bir sanal pazar yeri olan Witchsy’nin kurucusu iki kadın girişimci Penelope Gazin ve Kate Dwyer, sektörde ciddiye alınmadıklarını ve iş yaptıkları insanların cinsiyetçi tepkiler verdiğini fark edince, işlerini yürütebilmek için sahte bir erkek ortak yarattılar.

Keith Mann isimli bir erkek yatırımcı aldıklarını iş yaptıkları insanlara duyuran iki kadın yatırımcı, bazı işleri Keith Mann karakterine yönlendirdiler. İş ortakları ile sadece e-mail üzerinden iletişim kuran ve “büyük patron” gibi davranan Keith’in sürece dahil olmasıyla tüm işlerin hızlandığını ve sonuca bağlandığını gören iki kadın girişimci, bu sayede şirketin ayakta kalmasını sağladı.

İş yaptıkları taşeronlara, freelancer çalışanlara veya başka şirketlerin yöneticilerine ulaşmak istediklerinde günlerce cevap alamadıklarını anlatan Penelope Gazin ve Kate Dwyer, sahte erkek ortağın e-postalarına ise anında cevap geldiğini, işlerin tamamlandığını ve hatta erkek ortağın başka isteklerine de hızla cevap verildiğini vurgulayarak, iş dünyasında kadın olmanın zorluklarını da vurguluyorlar. Özellikle teknoloji sektöründe kadınların ciddiye alınmadığından şikayet eden iki kadının bu “sosyal deneyi”nin uzun süre konuşulacağı ve benzer girişimlere yönelecek kadınlara da örnek olabileceği anlaşılıyor.

Microsoft yazılımı siber saldırıya uğradı

0
Çin’deki bilgisayar korsanları tarafından, Microsoft yazılımı siber saldırıya uğradı. Bu saldırı yüz binlerce kişiyi etkiledi.

Microsoft yazılımı siber saldırı mağduru oldu

Çini le ABD arasında gerginlik sürerken, Çin’deki siber korsanların yaptığı saldırılar bu gerginliğin büyümesine neden oluyor. Son olarak Microsoft’a yapılan saldırı, büyük tepki topladı. Çin’deki bilgisayar korsanları grubu olan Hafnium tarafından Microsoft Exchange Server’da dört farklı güvenlik açığı tespit edildi. Bu güvenlik açıkları kullanılarak dünya genelinde e-posta sunucularının kontrolü ele geçirildi. KrebsOnSecurity verilerine göre ABD’de 30 bin kuruluş bu saldırılardan etkilenirken, dünya genelinde yüz binlerde kişinin siber saldırı mağduru olduğunu duyurdu. Ayrıca bu saldırıda bankaların, kredi kuruluşlarının ve güvenlik kurumlarının hedef alındığı belirtildi. Microsoft’un güvenlikten sorumlu isimlerinden Tom Burt, ilgili güvenlik sorununa karşın kullanıcıların en son yamaları kullanması gerektiğini belirtti. Duruma çok hızlı bir şekilde müdahale edilmiş olsa da saldırıdan çok sayıda kullanıcı etkilendi. Microsoft ise 12 aylık süreçte 8 farklı devlet destekli saldırıya uğramış durumda.

Waymo yumuşak araba patenti aldı

0

Google’ın (Alphabet) otonom sürüş teknolojisi geliştiren alt şirketi Waymo, otonom araçların yayalara çarpması riskine karşı yeni bir patent aldı.

İnsan kalabalığının olduğu caddelerde dar alanlarda park ederken veya aniden yola atlayan yayalar nedeniyle araçların bir insana “dokunması” halinde oluşabilecek yaralanmaları hesap eden Waymo, araçların dış yüzeyini yumuşak bir maddeyle kaplamak üzere plan yapıyor.

Waymo’nun planı aslında araçların dış yüzeyini jel benzeri yumuşak bir maddeyle kaplamak değil. Aksine eğer başka bir otomobille veya sert bir cisim ile çarpışma söz konusuysa, kaportanın içerideki yolcuları koruması gerekiyor. Dolayısıyla çarpışmanın biçimine göre yumuşayıp sertleşen bir yüzey oluşturmayı planlayan Waymo, bu amaçla yeni bir teknoloji geliştirdi.

İç tarafında özel ince halatlarla ve makara sistemleriyle sabitlenen dış kaplama, aracın bir insana çarpacağını anladığı anda makaraların gerginleşmesiyle içe doğru çekiliyor. Böylece araçların insanların dizine, vücuduna dokunması halinde oluşacak çarpma şiddeti küçültülüyor ve yayaların yaralanmaları önleniyor. Ancak araç bir başka araçla veya sert cisimle çarpışacağını fark ettiğinde makaralar devreye girmiyor ve dış kaplama sert haliyle içerideki yolcular için bir kalkan oluşturuyor.

Waymo’nun bu yeni patenti hayata geçirip geçirmeyeceği bilinmiyor ancak bu teknolojiyle üretilecek akıllı otomobillerin kazalar nedeniyle yaralanan insan sayısını büyük oranda düşürebileceği anlaşılıyor.

Square Tidal platformunu satın alıyor

0
Twitter CEO’su Jack Dorsey’in kurucusu olduğu Square Tidal platformunu satın alıyor. Satın almayla ilgili mali detaylar da netleşti.

Square Tidal için 297 milyon dolar ödeyecek

Jack Dorsey’in şirketi Square, finans ve mobil ödeme alanında başarılı bir şekilde faaliyetlerine devam ediyor. Bununla birlikte Square, yeni satın alımlarla büyüme de gösteriyor. Square’in blog sayfasından paylaşılan bilgilere göre şirket, Tidal’ın çoğunluk hissesini satın alacak. Online müzik platformu Tidal, bu satın almayla Square’e geçmiş olacak. Hatta satın alma için Square’in 297 milyon dolarlık nakit ödeme yapmaya hazır olduğu da belirtiliyor. 2021 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanması beklenen satın alma, Tidal ve Square için yeni bir dönemi başlatacak. Şu anda Tidal’ın destekçileri arasında bulunan Beyonce ve Madonna gibi önemli isimler bulunuyor. Bu da Square’i daha güçlü bir hale getirecek. Ayrıca Square, Jay-Z’ui de Square yönetim kuruluna katmaya hazırlanıyor. Rap müziğin ünlü ismi Jay-Z yaklaşık 56 milyon dolarlık ödemeyle 2015 yılında Tidal’ı satın almıştı.

Samsung biyometrik kart geliştirecek

0
Mastercard ile ortaklık kuran Samsung biyometrik kart geliştirecek. Parmak izi sensörlü biyometrik kart güvenli işlem imkanı sunacak.

Mastercard ile Samsung biyometrik kart geliştirecek

Finansal teknolojilerde yaşanan gelişmeyle birlikte hızlı ve güvenli ödeme günümüzün olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Daha güvenilir işlem imkanı sunmak için Samsung ile Mastercard önemli bir ortaklığa imza attı. Bu ortaklıkla birlikte ikili, parmak izi tarayıcısı bulunan biyometrik kart geliştirecekler. Bu kartla birlikte kullanıcılara güvenli ve temassız ödeme imkanı sunulacak. Güvenlik yonga seti bulunacak olan biyometrik kart, Mastercard’ın ödeme teknolojisiyle entegre olacak. Samsung Card destekli olacak biyometrik kartın 2021 yılında kullanıma geçebileceği belirtiliyor. Samsung’un kıdemli yöneticilerinden Harry Cho, pasaportlardan kredi kartlarına kadar farklı güvenlik çözümlerinden yararlanacaklarını ve rahatlıkla kullanılacak bir ortam sunacaklarını duyurdu. İlk olarak Güney Kore’de piyasaya sürülecek olan biyometrik kartlar, ilk etapta kurumsal kredi kartı olarak hizmet verecek. Kullanıcılardan gelen tepkilere göre ise yaygınlaşma sürecine geçilecek.

Facebook siyasi reklamları engelleyecek

0
Facebook siyasi reklamlar konusunda bazı kullanıcılardan yoğun eleştiri alıyordu. Facebook bu reklamları engelleyen yeni özellik geliştirdi.

Facebook siyasi reklamları engelleme özelliği

Facebook ve Twitter, siyasi içerikli paylaşımların en çok yapıldığı sosyal medya platformları diyebiliriz. Bu platformlarda kullanıcılara tartışma ortamı sunulması, daha çok paylaşım yapılmasına neden oluyor. Facebook ise siyasi reklam konusunda rahatsız olan kullanıcılara yönelik yeni bir özelliği kullanıma sundu. Yeni özellikler birlikte isteyen kullanıcılar siyasi içerikli reklamları engelleyebilecekler. Şu anda bu özellik, dünya genelinde kullanıma sunulmuş durumda. Ayrıca özellikle birlikte genel anlamda çok net siyasi mesaj içeren reklamlar engelleniyor. Gelecek dönemlerde ise Facebook’un daha farklı filtrelemeler yapma imkanı sunması bekleniyor. Facebook, tüm dünyada kullanıcıların daha az siyasi içerik görmek istediğini belirtiyor. Facebok’un bu özelliğinin ileride nasıl bir boyut kazanacağını hep birlikte göreceğiz.

Volkswagen elektrikli araç planını genişletiyor

Volkswagen elektrikli araç üretimine yönelik yeni adımlar atıyor. Otomotiv devi bu geçiş sürecini hızlandırmayı hedefliyor.

Volkswagen elektrikli araç üretimine hız verecek

Elektrikli araç sektöründe çok hızlı bir geçiş yaşanırken, köklü otomotiv devleri bu alanda temkinli davranıyor. Her ne kadar yeni elektrikli modeller duyursalar da tam anlamıyla ağırlıklarını elektrikli araçlara vermiş değiller. Volkswagen yakın gelecekte yaşanacak bu zorunlu dönüşümle ilgili planlarını daha sıkı hale getiriyor. Hatta bu kapsamdaki planlamada iki katlık bir artışa gidildi. Volkswagen önümüzdeki 10 yıllık süreçte, üreteceği elektrikli araçların yüzde 70’inin elektrikli araç olmasını hedefliyor. Bu hedefte başta Avrupa’da ve ABD’de olmak üzere elektrikli araçlara gösterilen yoğun ilgi büyük rol oynadı. Volkswagen bununla birlikte Avrupa’nın yanı sıra Çin pazarında da elektrikli araçları ile büyümeyi hedefliyor.

Otonom araçlara sıfır emisyon zorunluluğu

Kaliforniya’da otonom araçlara sıfır emisyon zorunluluğu getirildi. Kabul edilen yasa tasarısı 2025 yılını kapsayacak.

Yasa ile otonom araçlara sıfır emisyon zorunluluğu getirildi

Otonom araçlara geçiş için çalışmalar yapılırken, bu alanda yasal düzenlemeler de beraberinde geliyor. Hatta bu araçların emisyonlarına yönelik de bir standart oluşturuluyor. Kaliforniya eyaletinde Şubat ayının ortalarında kabul edilen yasayla birlikte otonom araçlar için sıfır emisyon zorunluluğu getirildi. Yasa kapsamında eyalette 2025 yılında otonom araçların hepsi sıfır karbon emisyonu özelliğinde olacak. Eyalet ölçeğinde karbon sıfır politikası izleyen Kaliforniya yönetimi, filolar dahil olmak üzere tüm eyalette elektrikli araç kullanılmasını istiyor. Bununla birlikte eyalette kullanılacak otonom araçların ise karbon sıfır özellikte olmasını hedefliyor. Ayrıca eyalet genelinde paylaşımlı araç ekosistemini ve Ubar, Lyft gibi hizmetleri yaygınlaştırarak da karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik adımlar atılacak.

Market teslim robotu Safeway göreve başladı

0
Albertos isimli market devi, market teslim robotu Safeway’i kullanmaya başladı.  Safeway pilot programla kullanıma alındı.

Market teslim robotu Safeway özellikleri

Günümüzde alışveriş yapma sürecimizden teslimatlara kadar her şey otomatikleşirken, bu alanda önemli startuplar da çıkıyor. Silikon Vadisi startuplarından Tortoise de bunlardan biri. Tortoise’in geliştirdiği market teslim robotları, artık market devi Albertsons Companies tarafından kullanılacak. Tortoise kurucu ortağı ve başkanı Dmitry Shevelenko, pilot uygulamanın başarılı olursa eyaletteki diğer marketlerde de kullanıma geçeceğini söyledi. Safeway robotlar, yaklaşık 5 km’ye kadar hızlı bir şekilde teslimatları sağlayabilecek. Ayrıca bu robotlar operatörler tarafından uzaktan kontrol edilebilecek. İlk olarak market zinciri ile ortaklık kurarak bu alanda önemli bir adım atan Tortoise, bundan sonra küçük marketler ve özel markalara da odaklanacak. Pandemiyle birlikte kullanıcıların daha çok sipariş vermesi, teslimatlar konusunda yenilik yapılmasını da zorunlu hale getirdi. Bu durum Tortoise gibi girişimlerin projelerini daha kolay hayata geçirmesini sağladı.

SoftBank köpek gezdirme uygulamasına 300 milyon dolar yatırdı

0

Japonya’nın dev teknoloji fonu SoftBank, köpek gezdirecek yardımcılar bulmayı sağlayan mobil uygulama Wag’a 300 milyon dolar yatırarak ortak olduğunu açıkladı.

Hem yatırım hem CEO buldular

Ayrıca Wag’ın yeni CEO’su da kimlik güvenliği uygulaması LifeLock’un eski yöneticisi Hilary Schneider oldu.

Köpeklerini gezdirmek, bakımlarına destek olmak için yardımcılar arayanların büyük ilgi gösterdiği Wag uygulaması geçtiğimiz 2017’den beri yatırımcı arayışına çıkmıştı. 2015’te kurulan ve 100 şehirde kullanımda olan Wag’la ilgilenen SoftBank ise 300 milyondan aşağı yatırım yapmak istemiyordu.

Çoğunluk hissesini SoftBank’a vermek istemeyen kurucular ise başka seçenekleri değerlendirmek istiyordu ancak anlaşılan o ki, SoftBank dışında bir yatırımcı bulamaları mümkün olmayınca 300 milyon dolarlık teklifi kabul etmek zorunda kaldılar. SoftBank’ın Wag’ın ne kadarına sahip olduğu şimdilik netleşmiş değil.

Köpekbalığına karşı drone koruması

Avustralya’da sörfçülerin en büyük kabusu olan köpekbalıklarına karşı artık drone ile koruma sağlanacak. 

University of Technology Sydney’deki bilim insanları, drone’lar için geliştirdikleri özel bir yapay zeka ile plajlarda devriye gezecek otonom drone’lar tasarladılar. 

Böylece denizde yüzen veya sörf yapan kişiler, yakında dolaşan bir köpek balığı görüldüğünde uyarılacak ve saldırı yaşama riskleri azaltılacak.

Yukarıdan denizi sürekli gözetleyecek olan  Little Ripper isimli otonom drone, suyun altında köpek balığı gördüğünde bunu tanıyabilecek şekilde tasarlandı. Drone ayrıca bir bölgedeki köpekbalığı veya diğer büyük deniz hayvanları hakkında katalog tutarak elde ettiği verileri bilim insanlarına göndererek istatistiklerin tutulmasına yardımcı olacak.

Kripto para projesi hacklendi

0
PAID Network isimli kripto para projesi hacklendi. Sözleşmede yapılan hack saldırısı, PAID Network’ün büyük bir zarara uğramasına neden oldu.

PAID Network kripto projesi hack saldırısına uğradı

Kripto paralar yaygınlaşmaya devam ederken, bu alandaki siber saldırılar büyük sorunlar oluşturuluyor. Özellikle de güvenilir olmayan borsalar, kripto para birimlere sektöre zarar veriyor. PAID Network isimli kripto para projesi de saldırıya uğrayan para birimleri arasında yer aldı. ETH tabanlı token kullanan PAID Network, sözleşme üzerinden bir hack saldırısına uğradı. Bu saldırıyla hackerlar toplamda 160 milyon dolar değerinde token bastı. Saldırıdan önce 2.86 dolar seviyelerinden işlem gören PAID, saldırı sonrasında 0.32 dolar seviyelerine düştü. Yüzde 82’lik bir kayba neden olan bu saldırı PAID kullanıcılarını mağdur duruma düşürdü. PAID’in bu saldırı sonrasında kullanıcılarının arkasında durup durmayacağı ise henüz netleşmedi. Ancak bazı borsalarda ve kripto para birimlerinde yeterli güvenlik önlemleri alınmaması veya sektörün kötüye kullanılması amaçlı böyle saldırıları sık sık görüyoruz.