Kimlikler kredi kartı yerine ödemelerde kullanılabilecek

0

E-kimlikleri doğrulayan cihazlar ve e-imza ile vatandaş, kimlik kartlarıyla alışveriş, para transferi ve kredi kullanımına kadar pek çok işlemi banka ya da kredi kartına ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilecek

Yeni kimlik duyurusuyla birlikte milyonlarca kişi başvurularını tamamladı ve bugüne dek 40 milyon vatandaş çipli kimliklerin sahibi oldu. Kurumlar da elektronik kimlik doğrulama sistemine geçmeye hazırlanıyor.  Mobil kart erişim cihazı biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, bankaların uzaktan kimlik doğrulama yapabildiği her noktada kimliklerin para transferi veya kredi işlemleri için de kullanılabileceğini belirtti.

 Bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açabilecek yasal bir çözüm

Orta vadede her vatandaşın cebinde olan kimlik kartlarının diğer tüm kartların yerini alacağını söyleyen Usta, “Bankalar müşterileri olmayan vatandaşlara dahi uzaktan kimlik doğrulanabilen her noktada para transferi veya kredi kullanımı gibi uygulamalar sunabilir. E-kimlik ve e-imza kullanımıyla artık yasal süreçlerle uyumlu olarak uzaktan müşteri edinebilmek mümkün. Müşteriler, alışveriş esnasında herhangi bir bankanın sunduğu avantajlı ödeme koşulları içeren bir kredi teklifi varsa kimlik doğrulama ve anlık e-imza kullanımı sayesinde kredi çekebilecek. Kimlikle ödeme sistemi, bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açan güvenli ve yasal bir çözüm. Yani her üye iş yeri, bankaların bir şubesi gibi olacak. Şu anda anında kredi başvurusu gibi çözümler için bankalar üye iş yerlerinde bir görevli bulunduruyor; kâğıt, ıslak imza, kurye, arşiv gibi masrafların yüksek olduğu manuel bir operasyon yürütüyor. Kimlikle ödeme sistemi sayesinde kart komisyonları, kart dağıtım ve operasyon masrafları, yurtdışına ödenen paralar tarih olabilir” dedi.

Parmak izi sayesinde ödemeler daha güvenli hale gelecek

80 milyonun kimlik kartı olacağı için kimlikle ödeme sisteminin vatandaşın finansal özgürlüğüne de katkı sağlayacağını belirten Usta, “Kimlik kartının yetkili kurum tarafından verilip verilmediğini, kişiye ait olup olmadığını tespit eden biOnay cihazları yeni çipli kartlarda yer alan parmak izi, dijital fotoğraf, PIN ve dijital sertifika unsurlarını kullanarak 3-faktör kimlik doğrulama gerçekleştirebiliyor. Ayrıca kimlik doğrulamayı yapan görevlinin de kimliği eş zamanlı olarak kontrol ediliyor. Bu durumda herhangi bir POS cihazında PIN girerek yaptığımız kartlı ödeme işleminden çok daha güvenli bir ödeme işlemi gerçekleşmiş oluyor” ifadesini kullandı.

Usta, “Kartınızın şifresini bilen ve kartınızı ele geçiren kişiler sizin adınıza işlem yapabilir” uyarısında bulunan Usta, “Ancak e-Kimlik kartında parmak izi doğrulama işlemi için kart sahibinin mutlaka ödeme noktasında olması gerekir” diyerek açıklamasına devam etti.

e-Kimlik kartlarıyla millî ödeme sistemleri kurgulanabilir

Öte yandan, Türkiye’de bugün kredi veya banka kartı olmak üzere kullanımda olan 210 milyon adet kart olduğunu ifade eden Usta, “e-Kimlik kartlarıyla milli ödeme sistemleri kurgulanabilir. Böylece hem yabancı ödeme altyapıları nedeniyle yaşanan yurtdışı bağımlılığı azaltılır hem de her banka kendi kartını dağıtmak zorunda kalmaz. Ayrıca insanların ceplerinde birden fazla banka kartı taşıdığı dönem de geride kalır” diye konuştu.  

SAP Türkiye’de kamu ilişkileri direktörlüğü görevine atama

0

Dr. Onur Yıldırım SAP’nin Türkiye’deki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden; kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından sorumlu olacak

SAP Türkiye’nin Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine Dr. Onur Yıldırım getirildi. SAP EMEA’nın Dijital Kamu yapılanması içerisinde göreve başlayan Yıldırım yeni görevinde, SAP’nin Türkiye’de kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden sorumlu olacak. SAP’ye katılmadan önce son olarak McKinsey & Company’nin Türkiye Kamu ve Sosyal Sektör İş Geliştirme Lideri olarak görev yapan Yıldırım, kamuda kariyerine 2005 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda  başladı. Daha sonra Philip Morris Sabancı’da Kurumsal İlişkiler Müdürü ve Intel Corporation’da Kurumsal ve Kamu İlişkileri Direktörü olarak görev yaptı.

Onur Yıldırım’ın Harvard Üniversitesi’nde 2008-2010 yılları arasında tamamladığı Kamu Yönetimi / Uluslararası Ekonomik Kalkınma master derecesi öncesinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’den İnşaat Mühendisliği lisans, Hacettepe Ünivesitesi’nden İşletme Yönetimi alanında yüksek lisans ve Ankara Ünivesitesi’nden İşletme Bölümü’nde doktora dereceleri bulunuyor.

[Araştırma] Türkiye, siber güvenlikte kırılmanın eşiğinde

0

VMware’in yeni araştırması, Türk şirketlerinin, dijital çağda geleneksel ve eski araçlarla gelişmiş siber tehditlerle nasıl mücadele etmeye çalıştığını ortaya koyuyor

Kurumsal yazılım şirketi VMware’in Forbes Insight işbirliğiyle düzenlediği yeni araştırmaya göre, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki iş liderlerinin yalnızca yüzde 25’i şirketlerindeki mevcut siber güvenlik uygulamalarına güveniyor. EMEA bölgesinde faaliyet gösteren 650 kurumun katıldığı araştırma, Avrupa Birliği verilerinin 2013’ten bu yana siber suçların ekonomik etkisinin beş kat arttığını göstermesine rağmen, kurumlarda en yeni siber tehditlerle mücadelede gecikmeli ve yetersiz uygulamaların geçerliliğine yönelik endişe verici eğilime ışık tutuyor.

Araştırma kapsamında, Türkiye’deki iş liderlerinin ve BT güvenlik uzmanlarının yaklaşık yüzde 73’ü, kurumlarındaki güvenlik çözümlerinin eski olduğunu düşünürken, yüzde 70’i potansiyel güvenlik sorunları için geçtiğimiz yıl içerisinde yeni güvenlik araçları satın aldıklarını söylüyor. Katılımcıların yüzde 67’si ise saldırıların tespit edilmesi ve tanımlanması için daha fazla harcama yapmayı planladıklarını, yüzde 17’si kurumları genelinde 26 ve üzeri güvenlik ürününün kurulu olduğunu ifade ediyor.

Siber saldırılara gerçek zamanlı cevap gerekiyor

İşletmelerin güvenlik yatırımlarını artırmaya devam etmesine rağmen, Türkiye’den araştırmaya katılan BT güvenliği uzmanlarının yüzde 43’ü, bir siber güvenlik sorununun çözümünün neredeyse bir hafta sürebileceğini söylüyor. Gerçek zamanlı bilgi işlem çağında, her gün bir milyondan fazla yeni kullanıcının internete girmesi  ve uygulamalar aracılığıyla saniye başına düşen iş hacmi göz önünde bulundurulduğunda, bu gecikmeli cevap süresi büyük bir sorun yaratıyor.

Öte yandan işletmelerin siber güvenlik krizlerini atlatmak için harcama yapma rutinine sıkışıp kalmış olması endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan işletmelerin yüzde 77’si önümüzdeki üç yıl içinde yeni siber güvenlik ürünlerinin satın alımını ya da kurulumunu artırmayı planladıklarını beyan ediyor.

Bu mevcut güvenlik yaklaşımı, siber hijyen söz konusu olduğunda şirketlerin güven kaybı yaşamalarına neden oldu. Türkiye’den katılımcı olan şirketlerin yalnızca yüzde 30’u bulut kurulumlarının güvenlik düzeyine güvendiklerini, yüzde 17’si de güvenlik endişelerini gidermek için insan kaynağının hazır olduğu konusunda kendilerine güvendiklerini belirtiyor.

Siber güvenlikte ilerleme için işbirliği şart

Araştırma bulguları, iş liderleri ve güvenlik ekiplerinin siber güvenlikte ilerleme ve iş birliği yaklaşımı arasında bir uçurum olduğunu gösteriyor. BT ekiplerinin yalnızca yüzde 27’si iş liderlerinin siber güvenlik konusunda iş birliğine açık olduğunu düşünüyor. Öte yandan, BT güvenlik uzmanlarının yüzde 16’sına karşılık üst düzey yöneticilerin yüzde 27’lik kısmı siber güvenlik sorunlarının çözümünde iş birliği anlamında önemli bir katkıda bulunduğunu söylüyor.

 

Sahte baskı ürünleri 3 milyar dolarlık zarara yol açıyor

0

 

HP ve Harris Interactive yaptıkları araştırmayla sahte baskı ürünleri ile ilgili eğilimi gözler önüne serdi. Satıcı ekosisteminin gün geçtikçe büyümesi, konuyla ilgili farkındalığın az olması ve alıcıların orijinal ürün alıp almadığından emin olamaması sahte baskı ürünlerinin çoğalmasına neden oluyor.

Sahte ürünler ekonomiye yılda 3 milyar dolar zarar veriyor

Yapılan araştırmayla, sahte baskı ürünleri satın alma riskinin önceki yıllara göre çok daha yüksek oranda olduğu gözler önüne serildi. Sahte baskı ürünlerinin küresel ekonomiye yılda 3 milyar dolar değerinde zarar verdiği belirtiliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan HP Sahtecilik Karşıtı Programı Küresel Direktörü Glenn Jones, sahte baskı ürünlerindeki riskin giderek arttığına değindi. Jones sözlerine “Kullanıcı tarafından bakıldığında ise sahte ürünler baskı hatalarının artmasına ve çıktı alınan sayfadan verim alınamamasına, kartuşun akmasına, yazıcıda mürekkep ve toner kaynaklı tıkanmalara ve donanım garantisinin iptal olmasına sebep oluyor” diyerek devam etti.

Son dört yılda güvenilir bir tedarikçiyle çalışan şirket sayısında yüzde 30’luk bir azalma yaşandığı açıklandı. Ayrıca, baskı malzemesi seçiminde kalite yerine ürün tedariğinde hızı seçen şirketlerin sayısı da yüzde 27 oranında arttı. Daha az güvenilir tedarikçilerden oluşan geniş ağ, KOBİ’lerin satın aldıkları kartuşların orijinalliğinden tam olarak emin olamamasına neden oluyor.

Sahte ürünlere karşı üreticiler de harekete geçmiş durumda. HP, geçen beş yılda tüm Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde yaklaşık 12 milyondan fazla sahte ürün ve bileşenin yerel merciler tarafından ele geçirilmesinde etkili rol oynadığını açıkladı. HP, aynı zamanda müşterileri için satıcı stoklarına ve şüpheli teslimatlara yönelik 4.500’den fazla inceleme gerçekleştirdi.

Otonom araçlar esmer insanları tespitte sorun yaşıyor!

Otonom araçlar esmer tenli insanları tespit ederken sorun yaşıyor. Bu durum, sürüş güvenliğinin tehlikeye girmesine neden oluyor.

Otonom araçlar esmer tenli insanlarda verimli çalışmıyor

Otonom araçlardaki nesne tanıma teknolojisinin, aslında yüz tanıma teknolojisiyle benzer bir çalışmaya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu iki teknolojinin de ortak sorunu, esmer tenli insanları tanımada sorun yaşaması. Georgia Tech Üniversitesi tarafından yapılan son çalışmalar da otonom araçların esmer tenli insanları tespit etmede yaşadığı sorunu ortaya koyuyor. Fitzpatrick ölçeğinin kullanıldığı çalışmaya göre, otonom araçlar esmer tenli insanları tespit etmede yüzde 5 oranında daha az başarılı. Bu oran her ne kadar küçük bir fark olsa da trafik güvenliğini düşündüğümüz oldukça hayati bir öneme sahip. Yayınlanan araştırma raporunda, geliştirme çalışmaları için daha büyük veri setlerinin kullanılması ve daha fazla veri analizinin yapılması gerektiği belirtildi.

BSH Grubu’na yeni CEO: Uwe Raschke

0

2013 yılından beri CEO olarak görev yaptığı BSH Grubu’ndan ayrılan Dr. Karsten Ottenberg’in görevini Uwe Raschke devraldı

Uwe Raschke, BSH Grubu’nun yeni CEO’su olarak atandı. Uwe Raschke bu görevi, BSH eski CEO’su Dr. Karsten Ottenberg’den devraldı. BSH Ev Aletleri ve Bosch Grubu’nu şekilde birleştirdikten sonra kendi isteğiyle şirketten 30 Haziran itibarıyla kişisel nedenlerle ayrılan Ottenberg, 2013 yılından bu yana BSH Grubu CEO’su olarak görev yapmaktaydı.

Uwe Raschke yönetim kurulundaki görevine devam edecek

Uwe Raschke, BSH Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmasından sonra da Robert Bosch GmbH Yönetim Kurulu üyesi olarak kalmaya devam edecek. Bu görevi ile Raschke, BSH’nin yanı sıra Robert Bosch Power Tools GmbH’yı da içeren Bosch Ticaret Sektörü Tüketici Malları’ndan sorumlu olacak. Bunlara ek olarak Raschke, grubun Avrupa ve Afrika’daki faaliyetlerinin koordinasyonunu da yürütecek.

CFO Johannes Närger emekliye ayrıldı

Ayrıca, Haziran sonu itibarıyla BSH Grubu CFO’su Johannes Närger emekliliğe ayrıldı. Närger, 2009 yılından bu yana BSH Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Johannes Närger’in görevini devralacak kişi açıklanana kadar görevi, BSH Grubu CMO’su Matthias Ginthum geçici olarak üstlenecek.

Seat, otomobillerinin tasarımında süperbilgisayar kullanıyor

0

SEAT, otomobillerini geliştirmek için MareNostrum 4 isimli İspanya’daki en güçlü ve Avrupa’daki ise yedinci en güçlü bilgisayarı kullanıyor

Seat mühendisleri Barselona’daki Supercomputing Center’de (BSC) bulunan süper bilgisayar MareNostrum 4’ü kullanarak otomobillerinin aerodinamiğinin artırılması, hava sürtünme katsayısının düşürülmesini sağlıyor. Bu, daha düşük tüketim, daha düşük karbon emisyonları ve daha iyi performans ile daha güvenli ve daha verimli araçlar tasarlanmasını sağlıyor. Analizin ana alanları arasında otomobillerin ön ve arka uç, şasi, lastik ve tekerlek de bulunuyor.

Bilgisayarın ağırlığı 78 ton

Katalonya Politeknik Üniversitesi Kuzey Kampüsü’nde bulunan İspanya’nın en güçlü ve Avrupa’nın yedinci en güçlü süperbilgisayarı, 6 bin 912 mikroçip, 165 bin 888 işlemciye sahip 13,7 petaflops ve 40 bin kişisel bilgisayar gücündeki bilgisayarın ağırlığı ise 78 ton.

MareNostrum 4 ile daha fazla parametre eklemek mümkün

Seat Gelişim ve Aerodinamik Bölümü Mühendisi Maria Garcia-Navas, otomobillerin aerodinamiğini hesaplarken rüzgar tüneli ile çalışmanın maliyetli olduğunu, kil modellerin bu tünellerinde bozulduğunu belirterek, “MareNostrum 4 süperbilgisayarın hesaplama gücü, daha fazla parametre eklememize ve tekerlekler hareket ederken jantların içinde havanın nasıl olduğunu görmemize de olanak sağlıyor. Fikir, simülasyon ve gerçeklik arasındaki boşluğu giderek daraltıyor” dedi.

Yeni bir Çinli akıllı telefon markası Türkiye’ye giriyor: Tecno

0

Çinli marka yakında telefon ve aksesuvarlarıyla yakında tüketicilerle buluşuyor

Çinli akıllı telefon telefon markası olan Tecno’nun Türk pazarına gireceği açıklandı. Sabah Gazetesi’nde yayımlanan habere göre,  Tecno, Transsion Holding çatısı altında gösteriyor. İbrahim Acar imzalı haberde firmanın Türkiye’de cep telefonu fabrikası kurma kararı aldığı ve bunun için beş yılda üç milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığı bildirildi.  

Üç akıllı telefon markası var

Transsion Holding’in internet sitesini incelediğmizde şirketin ağırlıklı olarak gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Sitede verilen bilgiye göre, şirket 2018’de toplam 124 milyon akıllı telefon sattı. Tecno, itel ve Infinix adlı üç mobil telefon markası bulunan Transsion Holding’in 70’den fazla ülkede satış ağı bulunuyor. African Business isimli yayındaki veri, bu üç markanın Afrika’nın En Sevilen 100 Markası arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Öte yandan, Transsion Holding’in Çin’de iki (Shenzen ve Şangay) ve Nijerya ile Kenya’da da birer Ar-Ge merkezi bulunuyor. Şirketin toplam Ar-Ge çalışanı sayısı ise bin 500. Bununla birlikte şirketin Çin, Etyopya, Hindistan ve Bangladeş’te fabrikaları bulunuyor.

Türkiye’ye iki markayla giriyor

Transsion Holding, Türkiye’deki faaliyetlerini Digigen adlı bir şirketle yürütecek. Gazetedeki haberde Digigen CEO’luğunu Celalettin Ünal üstleniyor. Ünal’ın açıklamasında Tecno cep telefonlarının Türkiye’de üretilmesinden sonra yerelleşmeye önem verileceği belirtiliyor. Digigen’in internet sitesinde şirketin Transsion Holding’in iki markasıya Türkiye’ye gireceğini öğreniyoruz: Tecno ve Oraimo. Phantom, Spark 3 Pro ve Camon isimli üç akıllı telefonla pazara girecek olan Transsion, bir de giriş seviyesi (tuşlu – T 484 M) modelini tüketiciye sunacak. Oraimo ise akıllı bileklik, batarya, hafıza kartı ve şarj cihazı gibi aksesuvarlarla kullanıcının karşısına çıkacak.

Kale, teknolojik kilit çözümlerini duyurdu

0

Kale Endüstri Holding, ilk konsept mağazasının açılışını geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Yönetimi ofisini de Vadistanbul’a taşıyan şirket, mağaza açılışında Kale Kilit, Kale Alarm, Kale Çelik Kapı, Kale Çelik Kasa, Kale Yangın Kapısı ve Kale Kapı Pencere Sistemleri’nden oluşan entegre güvenlik ürünlerini de sergiledi. Teknolojiye odaklanan şirket, dönüşüm sürecini de başlattı.

Yeni ürün ve teknolojilerin sergilendiği 450 metrekarelik mağazada ziyaretçiler, bu ürünleri deneyimleme fırsatı da buluyor. 150 milyon TL’lik yatırımla yönetim ofisini taşıyan Kale, 500 milyon TL’lik yatırımla birlikte dönüşüm sürecini başlattığını açıkladı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Kale Kilit Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Sinan Yorgancıgil, amaçlarının hırsızı kapıda durdurmak olduğunu söyledi. Yorgancıgil “asıl ki cep telefonlarımızı yeni teknoloji ile sık sık güncelliyoruz; güvenliğimizin en önemli araçları olan kilit, silindir ve çelik kapılarımızı da güvenlik seviyesi daha yüksek yeni teknoloji ürünlerle güncellememiz gerekiyor” dedi.

Tanıtılan “Kale Alarmlı Silindir” kırıldığı anda 100 dBa ses ile çevreyi uyarıyor. Böylece hırsızların girişimi önceden önleniyor. Kale Alarmlı Silindir, alarm sistemi olmayan evlerde bağımsız olarak kullanılabilecek bir ürün. Türkiye’de standart silindir kullanılan her kapı ve kilit ile uyumlu. Yani anahtarcıdan ya da yapı marketlerden alarak, kolayca var olan silindir ile değiştirilebilir.

Kale Alarm ile birlikte çalışan Ekstra Defans hakkında da bilgiler bu toplantıda paylaşıldı. Bağlantı kurarak alarmla entegre çalışan Ekstra Defans, hırsız kilidi kırmayı başardığı anda bunu algılıyor ve 110 dBa ses seviyesindeki kendi alarmını devreye sokuyor. Ekstra Defans’ın öne çıkan bir diğer özelliği ise anahtarın silindirde 10 saniye ve daha uzun unutulması durumunda, silindir 100 dBA ses seviyesinde öterek kullanıcıyı uyarıyor olması.

Son olarak, Akıllı Kilit’e de bakacak olursak, bu sistem anahtar kullanmadan yalnızca yüz tanıma ile kapının açılmasını sağlıyor. Sistem, mobil aplikasyon, uzaktan kumanda, kartlı ya da parolalı giriş ile göz ve parmak izi okuyucularla uyumlu şekilde çalışabiliyor.

Tapu.com’dan Aracılar Kulübü

0

Aracılar Kulübü sayesinde emlakçılar, uygun fiyatlı kurumsal portföylerin satışına aracılık ederek gelir elde edebilecek

Tapu.com’un tek yetkili satış hakkına sahip olduğu gayrimenkulleri kendi alıcılarıyla buluşturacak olan emlak danışmanları, gerçekleşen tapu devirleri sonrasında Tapu.com tarafından alınan hizmet bedelinin yarısını almaya hak kazanacak.

Para almadan para kazandıran platform

Tapu.com Kurucu ortağı Emre Erşahin, “Aracılar Kulübü ile ülkemizde ilk defa emlakçılardan para almadan onlara para kazandıracak bir kazanç sistemi geliştirdik. Aracılar Kulübü üyelerinin hızlı başlangıcı sayesinde gerçekleşen satışlarımızın tapu devirleri tamamlandı ve ödemeleri yapmaya başladık.  Platformumuzda mevcutta sayısı her gün artan paylaşıma açık yaklaşık 1.000 tapu ve paylaşılmaya hazır 8 milyon TL gelir imkanı var. Aracılar Kulübü’ne 44 ilden kısa sürede 350 üye katıldı, önümüzdeki dönemde yurt çapında da 1.000 aktif üyeye ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

Kurulduğu günden bu yana geliştirmiş olduğu platform ve teknoloji sayesinde kurumsal satıcıların ekspertiz raporlu gayrimenkullerini hızla alıcı bularak nakde çevrilmesini sağlayan Tapu.com tarafından geliştirilen “Aracılar Kulübü” platformuyla emlak danışmanları kurumsal  portföylere hızla alıcı bularak gelir elde edebilecek.

Tapu.com, hizmet bedelini paylaşacak

Emlakçılar, platform aracılığıyla Aracılar Kulübü’ne üye olduktan sonra paylaşıma açık olan tapuları görebilecekler. Yeni tapular paylaşıma çıktıkça kısa mesaj ile haberdar etme  özelliğine de sahip olan platforma ücretsiz üye olmak için şimdilik fatura kesebilmek yeterli. İlerleyen zamanlarda üyelik için taşınmaz ticareti yetki belgesi de aranacak.

Emlak ofislerinin ‘Aracılar Kulübü’nde paylaşıma açık tapulardan birine alıcı bulduğunda tek yapmaları gereken ise tapunun sayfasındaki kod gönderme alanına müşterilerinin ad-soyad ve telefonunu yazarak ona, hizmet bedeli üzerinden indirim sağlayacak bir kod göndermek. Teklif onaylanıp müşterin tapu devrini gerçekleştirdiğinde ise aracı Tapu.com tarafından satış esnasında alınan hizmet bedelinin yarısını almaya hak kazanmış olacak.

 

 

Sony Walkman 40 yaşında

0

Sony’nin ilk olarak 1 Temmuz 1979’da müzikseverlerin beğenisine sunduğu  Walkman 40. yaşını geride bıraktı

Gençlerin müzikle kurdukları bağın güçlenmesinde rol oynayan Walkman, aradan geçen 40 yıl boyunca yüksek kalitede müziği geliştirerek bugüne ulaştı. #Walkman40 etiketiyle yeni yaşını kutlayan ikonik marka sosyal medyada pek çok nostaljik paylaşımla gündeme geldi.

Walkman’in 40 yıllık tarihindeki bazı kilometre taşları şöyle:

  • 1979 / TPS-L2 Kişisel müzik dinleme cihazı Walkman’in ilk modeli TPS-L2 piyasaya sürüldü. Şirket içinden ve dışından gelen “kayıt etme özelliği olmadan bu ürünün satmayacağı” yönündeki eleştirilere karşın büyük bir başarı yakalayarak, tüm dünyada yeni bir yaşam tarzının popüler hale gelmesini sağladı.
  • 1981 / WM-2 İlk Walkman’lere göre çok daha hafif olan WM-2’de sıra dışı bir geliştirme süreci izlendi. Mühendisler, önceden tasarım özellikleri belirlenen bu yeni Walkman’i üretmek için çalıştılar. Tasarım ve ses kalitesini öne çıkaran Walkman II büyük popülarite kazandı.
  • 1983 / WM-20 Yaklaşık olarak bir kaset boyutunda olacak şekilde geliştirilen WM-20, Walkman’i çanta ya da cepte kolaylıkla taşınabilecek modern bir ihtiyaç haline getirdi.
  • 1984 / D-50 Dünyanın ilk taşınabilir CD player’ı, yaklaşık üst üste dört CD büyüklüğünde ve 590 gram ağırlığındaydı. Oldukça uygun bir fiyatla satışa sunulan D-50, CD satışlarının hızla yayılmasına katkıda bulundu.
  • 1992 / MZ-1 Dünyanın ilk MD Walkman’i mini-disk kaydedicisi MZ-1’de kayıt, çalma, sayısal tuş takımı, atlamayı önleme teknolojisi gibi çok sayıda özellik bulunuyordu.
  • 1999 / NW-MS7 Memory Stick Walkman NW-MS7, Magic Gate telif hakkı koruma teknolojisini destekliyordu.
  • 2001 / MZ-N1 PC’den Walkman’e yüksek hızla müzik verilerinin transferi için NetMD standardını destekleyen ilk ürün olan MZ-N1, şarj edilebilir bataryasıyla standart modda 28 saatlik çalma süresine sahipti.
  • 2003 / MW-MS70D 256 MB flash belleğe sahip NW-MS70D, 11 CD kapasitesinde müzik depolama imkanıyla network Walkman’de yeni bir tarzın başlatıcısı oldu.
  • 2004 / NW-HD1 20 GB dahili belleğe sahip network Walkman NW-HD1, 30 saatlik kesintisiz müzik çalma kapasitesi, G Sensor ve değerli verilerin şoklardan kaynaklı kaybolmasına karşı bir tampon içeriyordu.
  • 2005 / NW-A3000 Her kullanıcının farklı zevklerine uyum sağlayan Walkman A serisinin bu üyesi insanlar ve müzik arasında daha derin bağlar kurdu.
  • 2009 / NW-X1060 Walkman X serisi, rakipsiz taşınabilir ses ve görüyor.
  • 2017 / NW-ZX300 ZX Serisi’nin en yeni üyesi NW-ZX300, dengeli çıkışla birinci sınıf ses kalitesi sağlarken uzun pil ömrü, ince ve hafif tasarımıyla her yerde kullanım için ideal özellikte. Her yerde en sevilen şarkıları dinlemek için mükemmel bir yol arkadaşı olan ZX300, yüksek kaliteli ses için kurşunsuz lehim topları ile yeni lehimlenen S-Master HX dijital amplifikatörü sayesinde Yüksek Çözünürlüklü Ses sunuyor. Hem 11.2MHz DSD native playback hem de 384kHz/32bit PCM playback özelliği sayesinde, şarkılar tam da sanatçının duyulmasını istediği şekilde müzikseverlere ulaşıyor. ZX300, aynı zamanda daha düşük parazit ve daha net ses için tamamen ayrı sol ve sağ kanalları ile dengeli standart bağlantı sunuyor. Tamamen müziğe adanmış dokunmatik ara yüze sahip ZX300’de müziğin sesini tek bir tıklama ile değiştirmek mümkün. İnce ve hafif tasarıma sahip cihaz, 30 saatlik şaşırtıcı pil ömrü ile dahili 64GB belleğin yanı sıra harici bellek için desteği de içinde bulunduruyor.

Walkman’in 40 yıllık yolculuğuna ilişkin video şöyle:

 

 

https://www.youtube.com/watch?v=YH2T94XWqck&feature=youtu.be

Vodafone’un geri dönüştürdüğü e-atıklar, Mardinli çocuklara kodlama sınıfı oldu

0

Karbon ayak izini küçültme hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone Türkiye, çevreyi korumaya yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi

2025 yılına kadar operasyonlarından kaynaklı çevresel etkiyi yarıya indirmeyi hedefleyen Vodafone, Türkiye’de de elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik eden  bir projeye imza attı. Vodafone Türkiye çalışanlarının topladığı 360 kiloyu aşkın e-atık, lisanslı geri dönüşüm firması Akademi Çevre tarafından geri dönüştürüldü. Elde edilen gelirle Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda 10 bilgisayarlı bir kodlama sınıfı kuruldu. Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat işbirliği ile yürütülen “Yarını Kodlayanlar” projesi kapsamında hayata geçirilen kodlama sınıfında, Mardin ve çevresindeki tüm çocuklar kodlama eğitimi alabilecek. Proje kapsamında ayrıca, sürdürülebilirlik, çevre ve geri dönüşüm ile ilgili çocuklara farkındalık ve bilinç kazandırmak amacıyla okul kütüphanesine kitap da bağışlandı.

Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda düzenlenen açılış törenine Mardin İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı ve Mardin Artuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Şehmus Sümer de katıldı.

 Hasan Süel: “E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeyi ve farkındalık yaratmayı hedefliyoruz”

 Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Elektronik atıklar, çoğunluğu zehirli olan zararlı maddeler içeriyor ve doğru şekilde yok edilmediğinde, insan ve çevre sağlığına ciddi zararlar veriyor. Dünyadaki atıkların sadece yüzde 1’ini elektronik atıklar oluşturmasına rağmen, topraktaki tehlikeli madde kirliliğinin yüzde 70’ine elektronik atıklar sebep oluyor. Bir teknoloji şirketi olarak, çevreye karşı sorumluluk taşıdığımıza inanıyor ve çevresel etkimizi en aza indirmek için çalışıyoruz. Bu doğrultuda, çalışanlarımızı da dahil ederek elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeyi ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedeflediğimiz bir proje gerçekleştirdik. Ofislerimizde topladığımız elektronik atığın geri dönüşümünden elde edilen gelirle Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda 10 bilgisayarlı bir kodlama sınıfı kurduk. Aynı zamanda, çocuklarımıza sürdürülebilirlik, çevre ve geri dönüşüm ile ilgili farkındalık ve bilinç kazandırmak amacıyla okul kütüphanesine kitap bağışladık.”

BTK’dan açık kaynak dijital içerik üretme projesi

0

BTK projeyle dijital okuryazarlık konusunda zengin içerik üretmek, içerik kalitesini ve niteliğini artırmak istiyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) “Dijital Okur-Yazarlık Kitap Bölümü Yazarlığı veya Kitap Editörlüğü” ile ilgili proje çağrısında bulundu. BTK açık kaynak felsefesinin ve yaklaşımlarının hızla yaygınlaşmaya başladığı dünyamızda, bu yaklaşımın ülkemizde de gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla açık kaynak dijital içerik üretme projesi başlattı. BTK, açık kaynak yaklaşımının benimsenmesine katkı sağlamak, dijital okuryazarlık konusunda zengin içerik üretmek, içerik kalitesini ve niteliğini artırmak ve literatüre katkı sağlamak amacıyla bu proje hayata geçirildi. Projenin ilk çağrısı ise “Dijital Okuryazarlık Kitap Bölümü Yazma” olarak belirlendi.

Başvurular 2 Ağustos’ta sona eriyor

BTK’nın projesi, internetin ve teknolojinin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımına yönelik pozitif içerik geliştirilmesi için başlatıldı. Çağrının öncelikli hedefi; ülkemizdeki uzman ve akademisyenlerin bilgi birikimi ve deneyimlerini BTK’nın sunduğu açık kaynak platform desteğiyle Türkiye’ye açmaları, bireysel farkındalığın artmasına ve özellikle de öğrenme kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlaması olarak aktarıldı. Katkı sunabilecek yazarların, hazırlayabilecekleri kitap bölümü alternatifleri için ana başlık, alt başlıklar ile birlikte ilgili kitap bölümünün kazanımlarını özetleyici bilgileri 2 Ağustos’a kadar acikkaynak.gim.org.tr adresinden sisteme girmeleri ve onay almaları gerekiyor. Editör adayları da aynı şekilde başvuru yapacak.

Proje çağrısı ile ilgili ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz. 

Asya ve Avrupa arasındaki köprü: DE-CIX İstanbul

0

Çağımızda her şey dijitalleşiyor ve sürekli olarak birbirine bağlanıyor. Yeni nesil internetin ana amacı, herhangi bir katılımcı ve tüm katılımcılar arasında ya da veri merkezleri arasında talep edilen bant genişliğini anında mümkün kılmak olacak.  Bunun üstesinden gelmenin yolu ise yeni yaklaşımlar eklemekten geçiyor. Bu amaca hizmet edenlerin arasında İnternet Değişim Operatörü DE-CIX de yer alıyor.

 

DE-CIX İstanbul en iddialı pazarlardan biri

DE-CIX hem internetin kalitesini geliştirmek hem de bilgiye erişimi artırmak için çalışıyor. Bir zamanlar sanayileşen dünya için elektrik nasıl önemli bir koşulsa, bugünün ve yarının dijital dünyasında da şirketler için global veri akışına erişim o derece büyük bir öncelik haline gelmiş durumda.

Kuzey Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Hindistan olmak üzere 4 kıtada toplam 18 lokasyonda faaliyet gösteren DE-CIX’in en iddialı pazarlarından biri de İstanbul. DE-CIX İstanbul bugün, 10GE portlarda kaydettiği yüzde 30’luk büyüme, en yoğun zamanda 100 Gbit’e yükselen veri trafiği ve 327 Gbit bağlı kapasitesi ile Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir köprü konumunda.

Ülkemiz genelinde 25 veri merkezine erişim sağlayan DE-CIX İstanbul, global ve lokal olarak toplamda 30 kuruma hizmet ve teknolojilerini sunuyor.

DE-CIX’in sunduğu bulut bağlantı çözümü DE-CIX platformuna dahil olan ağların “tek bir bağlantıyla” birden fazla bulut sağlayıcısına erişim sağlayabildikleri kapsamlı bir hizmetten oluşuyor. Hal böyle olunca DE-CIX’in bulut hizmetlerine olan talep de her geçen gün artıyor. Ancak İstanbul’un bir farkı var: DE-CIX İstanbul, Almanya’dan sonra DE-CIX’in bulut bağlantı çözümü DirectCLOUD’un satışını gerçekleştiren ilk lokasyon.

DirectCLOUD nedir?

Kurum altyapısı ile Bulut Hizmet Sağlayıcılar (CSPs) arasındaki bağlantıdır. Bu bağlantı, kurumların İnternet Servis Sağlayıcısı (ISPs) veya Veri Merkezleri’nden (DCs) DE-CIX platformuna taşınan bir VLAN aracılığı ile sağlanır, DE-CIX bu VLAN’ı buluta uzatır.

Konuyla ilgili açıklama yapan DE-CIX Türkiye Bölge Direktörü Bülent Şen, DirectCLOUD hizmetinin öne çıkan özelliğini şöyle vurguluyor: “DirectCLOUD sayesinde, platformumuza bağlı olan bir kurum, Amazon Web Services, Microsoft Azure, Google Cloud, IBM Cloud ve artık Alibaba Cloud gibi Bulut Hizmet Sağlayıcılarına (CSPs) tek bir bağlantı üzerinden bağlanabiliyor. Biz DE-CIX olarak sunduğumuz bulut çözümünde bu bağlantıyı sağlıyoruz ve bunu sağlarken de tek bir bağlantıyla, farklı VLAN’lar üzerinden müşterilerimizi çoklu bir ekosistemin parçası haline getiriyoruz”.

DirectCLOUD’un sağladığı avantajlar:

Veri transfer maliyetlerinde tasarruf sağlar
İş-kritik uygulamaları uluslararası Bulut Hizmet Sağlayıcılarına bağlar
Bant genişliği dar boğazlarını ve gecikme problemlerini önler
Hibrit çoklu bulut bağlantı opsiyonu sayesinde satıcıya olan bağımlılığı ortadan kaldırır
Farklı alanlar ve bölgelerdeki bulutlarla bağlantı sayesinde farklı lokasyonlar arasında büyük veri değişimini mümkün kılar
Gerekirse sadece Almanya’da bulunan bulutlara/ veri merkezlerine bağlantı sunabileceği gibi dünya genelinde farklı destinasyonlara da bağlantı sağlar
Net ve açıkça tanımlanmış Hizmet Seviyesi Anlaşmaları (SLAs) sunar
Müşteri – DE-CIX – Bulut Hizmet Sağlayıcısı arasındaki özel bağlantı ile DDoS gibi saldırılara karşı koruma sağlar

DE-CIX DirectCloud hizmeti hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Apple, “affiliate” komisyonunu düşürüyor

0

iPhone ve iOS ile birlikte uygulama ekonomisinin hayat bulmasını sağlayan Apple, her yıl milyarlarca dolar kazanç sağladığı App Store’da iş ortaklarıyla arasındaki fiyatlandırmada önemli bir değişikliğe gidiyor.

Apple’ın duyurusuna göre, kullanıcıları App Store’dan ürün satın almaya yönlendiren web sitelerine ödediği komisyon %7’den %2,5’a düşüyor.

%64 daha az kazanacaklar

Affiliate komisyonlarını %64  oranında düşüren Apple, Affiliate programına dahil olan web sitelerine gönderdiği e-mail’lerde bu yeni uygulamasının 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olacağını da duyurdu.

Apple’ın kararı ile kazançlarında bir anda %64 oranında düşüş yaşayacak olan iş ortağı web sitelerinin yöneticileri ise bu emrivaki duruma büyük tepki gösterdiler. App Store’a yönlendirdikleri kullanıcıların satın aldıkları ürünlerden gelen komisyonla geçinen çok sayıda web sitesi, bu amaçla App Store ürünleri için önemli içerikler oluşturarak Apple’ın uygulamalardan büyük kazançlar elde etmesine katkıda bulunuyorlar. Ancak Apple’ın yeni fiyat uygulamasıyla pek çok sitenin kapanacağı, kalanların da daha az içerik üreteceği düşünülüyor.

Bununla birlikte Apple’ın uygulama geliştiricilere ödedii %70’likkomisyonda bir değişiklik söz konusu olmayacak. Yeni komisyon oranlarının uygulama fiyatlarına yansıması da beklenmiyor.

Yüz milyonlarca Facebook şifresi açığa çıktı

0

Dev sosyal medya servisi Facebook’un yüz milyonlarca kullanıcısının şifrelerinin, şirketin 20 bin çalışanı tarafından görülebildiği ortaya çıktı.

20 bin çalışan istediği an ulaşabilir

Açığı ortaya çıkaran güvenlik uzmanı Brian Krebs, şirket içinden çalışanların erişebildiği veri dosyalarında saklanan şifrelerin, şifrelenmemiş metin dosyalarında saklandığını ve bu alan 20 bin Facebook kullanıcısının erişiminin olduğu vurgulandı.

Facebook ise yaptığı açıklamada, bu sorunun artık giderildiğini ve metin dosyalarının ortak erişim alanlarından kaldırıldığı dile getirildi. Ancak yine de daha önce dosyaların kopyaların almış olabilecek kötü niyetli Facebook çalışanları, şifresini değiştirmeden kullanmaya devam eden kullanıcıların hesaplarına erişebilecek. Dolayısıyla, Krebs, Facebook şifrelerinin değiştirilmesinin doğru olacağını da hatırlatıyor.

Üniversite adayı öğrenciler için dijital mentörlük

0

Uygulama sayesinde adaylar, dijital mentörlerle iletişime geçip, kendisi için en doğru seçimi yapmasını sağlayacak bilgilere erişebiliyor

PeerBie, Türkiye’deki üniversite öğrencileri ve mezunların kullanımına sunduğu “PeerBie Üniversitem”i aday öğrenciler için bir platforma dönüştürüyor. Uygulama, sahip olduğu özel ağ üzerinden, aday öğrenciler için sahip olmak istedikleri tüm bilgileri, o üniversitede okuyan deneyimli öğrencilerden birebir öğrenmelerini sağlıyor. PeerBie Üniversite temsilcilerinden oluşan “mentör öğrenci” sistemi ile aday öğrencilere tercih etmeyi düşündükleri üniversiteler hakkında kesintisiz iletişim deneyimi sunuyor.

Uygulamanın özellikleri neler?

Uygulama, üniversitenin sosyal imkânlarından staj olanaklarına, yemekhanenin durumundan öğretim görevlilerinin derslerine kadar bir çok bilgiye anında erişilmesini sağlıyor. Bunu “aday öğrenciler”e özel ağ ile üniversite tercih döneminde sosyal faydaya dönüştürmek isteyen PeerBie Üniversitem’in “aday öğrenciler” platformunun diğer özellikleri şöyle:

  • Uygulama öğrencilerin “yurt, yemekhane, ders notları, öğretim görevlileri, ders başlıkları” gibi tüm segmentlerde konuşma başlıkları açılmasına izin veriyor. Örneğin “öğrenci yurtları” özelliği ile üniversite yakınındaki yurtlar bulunabiliyor, geçmişte veya hala o yurtta yaşayan öğrencilerin deneyimleri öğrenilebiliyor.
  • Öğrenciler “etkinlik” yapma özelliği sayesinde, tercih için düşündükleri üniversitelerin “tercih ve tanıtım” günlerini yakından takip edebiliyor.

Google’da geçen hafta ne aradık?

0

Arama motoru geçen haftanın en çok arananlarını paylaştı

Google, geçen haftanın arama eğilimlerini açıkladı. Arama motorunun duyurduğu verilere göre, Türkiye’nin 24 Haziran – 1 Temmuz arasındaki arama trendleri aşağıdaki gibi belirlendi:

Türkiye G20 Zirvesi

Suriye, İdlib son dakika

LGS Tercih Kılavuzu 2019

Yeni askerlik sistemi

Libya

DGS 2019

İŞKUR öğrenci, Sosyal Çalışma Programı

Gazi Koşusu

Kurban Bayramı ne zaman?

Ezgi Eyüboğlu, Kaan Yıldırım

Nagehan Alçı

Kazım Koyuncu

Selin Ciğerci

Canan Kaftancıoğlu

Ben Fero

Hayri Baraçlı

Mia Khalifa

İmamoğlu mal varlığı

Yeni kabine, yeni kabine değişikliği

İkitelli

Feyza Gündüz

Osman Öcalan

Feyza Aktan, Özcan Deniz

Mevlüt Demiryay

Ahmet Davutoğlu

YKS sonuçları ne zaman açıklanır?

Ebru Şahin

Daron Acemoğlu

Naci Ağbal

Ankara depremi

 

Google arama trendlerinin insanların ilgisini en çok çeken ve belli bir dönem içerisinde yapılan aramalarda popülerliği belirgin şekilde artış gösteren konuları öne çıkardığını not edelim. 

Türk Telekom Pilot’un yeni dönem girişimleri belli oldu

0

Türk Telekom’un erken aşama girişimleri desteklemek için hayata geçirdiği Pilot’un yedinci dönem girişimleri belli oldu. Yeni dönemine seçilen 9 ekibe 125’er bin TL nakit desteğinin yanı sıra Türk Telekom ile işbirliği yapabilecek

Türk Telekom’un, Türkiye’de girişimciliği desteklemek ve yenilikçi fikirleri katma değer sağlayacak işlere dönüştürmek amacıyla 2013 yılında hayata geçirdiği Pilot girişim hızlandırma programının yedinci dönem girişimleri belli oldu. Farklı alanlarda uygulama geliştiren teknoloji odaklı 9 ekibe, toplamda 1,1 milyon TL nakit desteği ile birlikte, Türk Telekom ile iş birliği yapma fırsatı sunulacak.

Yeni dönem girişimleri şöyle:

B2Metric AI – Şirketlere yönelik yapay zekâ tabanlı aktif öğrenen platform

B2Metric AI, şirketlerin karmaşık problemleri yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı çözebilmelerini sağlayan bulut ve on premise (yerinde) tabanlı yazılım çözümüdür. B2Metric AI özellikle finans, sigortacılık ve perakende sektörlerindeki firmaların, yapay zekâ teknolojileri ile veri toplama, veri temizleme, veri işleme gibi analitik süreçlerini büyük ham satış, müşteri ve resim verilerini anlamlandırır; optimize eder ve gelecek tahminlemelerini yaparak şirket karlılıklarını arttırmalarını sağlar.

  Blok-Z – Blockchain tabanlı enerji ticareti platformu

Blok-Z, enerji piyasalarındaki tüm paydaşları bir araya getirerek uçtan uca enerji ticareti gerçekleştirebilmelerini sağlayan blockchain tabanlı web platformudur. Blok-Z ile aynı şebekede bulunan üreticiler, tedarikçiler ve tüketiciler serbest bir piyasada, çok daha düşük miktarlarda kayıp / kaçak ve iletim / dağıtım bedelleri ödeyerek birbirleri ile hiç bir aracı olmadan enerji ticareti yapabilirler.

Efilli – Yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi çözümü

Efilli, internet sitesi ziyaretçilerinin davranışlarını profilleyerek firmaların yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi yapmasını sağlayan çözümdür. Efilli ile firmalar, web sitelerinin ve e-ticaret sitelerinin ziyaretçilerinin davranışlarını takip ederek, ölçerek ve değerlendirerek profilleyebilir; elde ettiği kullanıcı verilerinden kişiye özel anlık ve süreli teklifler sunabilir.

GameSight – Mobil oyun geliştiriciler için analitik çözüm

GameSight, mobil oyun kullanıcılarının davranışlarını veri odaklı modellerle analiz ederek geliştiricilerin efor sarf etmeden doğru aksiyonlara yönlendirilmesini sağlayan analitik bir araçtır. GameSight ile oyuncuların segmentine göre oyunda kalma süreleri ve gelecekteki davranışları makine öğrenme algoritmaları ile hesaplanır. Bu sayede kullanıcı özelinde reklam gösterimi ve oyun içi satış teklifleri / kampanyalar ilgili kullanıcılara sunulur.

Monday Hero – Tasarım üzerinden mobil yazılım oluşturma platformu

Monday Hero, sketch tasarımların otomatik olarak iOS ve Android native koda çevrilmesi sağlayan platformdur. Yazılımcılar, Monday Hero platformuna yüklenen tasarımlar üzerinde bir kaç tanım yaparak otomatik oluşturulan arayüz (UI) kodlarını projelerine aktarabilir, yazılım süreçlerini tamamlayabilirler.

Pabbler – Kitlesel gönderi platformu

Pabbler, e-ticaret sitelerinin yurt dışına göndermek ya da iade almak istedikleri ürünlerin teslimatını gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak gerçekleştiren bir lojistik platformudur. Pabbler ile e-ticaret siteleri kısa teslimat sürelerinde ürünlerini teslim edebilir, gezginler de beraberlerinde götürdükleri ürünler üzerinden para kazanabilirler.

Piple – Yapay zekâ destekli personel yönetim aracı

Piple, perakende, hizmet, konaklama, restoran ve sağlık sektörü personellerinin verimliliğinin arttırılmasını ve personel yönetiminin yapay zekâ ile optimize edilmesini sağlayan bulut tabanlı personel yönetim aracıdır. Piple ile firmalar vardiya yönetimi, izin yönetimi, görev yönetimi, performans yönetimi, prim ve hedef takibi, işe giriş ve çıkış takibi yapabilir.

Robomotion – Bulut tabanlı yazılım robotları çözümü

Robomotion, tekrarlanan süreçlerin yarı yada tam zamanlı olarak otomasyonunun yapılmasını sağlayan bulut tabanlı yazılım robotları çözümüdür. Yazılım robotları, bireysel ve kurumsal bilgisayar kullanıcılarının tekrar tekrar yaptığı, hataya açık işleri onların yerine yaparak kullanıcıların daha verimli çalışmalarını ve katma değeri yüksek işlere odaklanmalarını sağlar.

Shopi – Yeni nesil mağazacılığın mobil platformu

Shopi, perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların mağaza içi verimliliğini arttırmak için geliştirilmiş bulut tabanlı çözümdür. Satış Operasyonları, Çalışan Verimliliği, Mağaza Operasyonları olmak üzere üç ana kategoride verimliliği artırıcı çözümler sunan Shopi ile perakendeciler müşterilerinin mağaza içi tüm süreçlerini dijitalleştirerek müşterilerine kişiselleştirilmiş hizmetler sunabilir; satış danışmanlarının performansını takip edebilir ve tüm perakende kanallarını kesintisiz bir şekilde merkezileştirerek siparişin verildiği mağaza ya da cihazdan bağımsız kanallar arası siparişlerini yönetebilir.