Türk Telekom Pilot’un yeni dönem girişimleri belli oldu

0

Türk Telekom’un erken aşama girişimleri desteklemek için hayata geçirdiği Pilot’un yedinci dönem girişimleri belli oldu. Yeni dönemine seçilen 9 ekibe 125’er bin TL nakit desteğinin yanı sıra Türk Telekom ile işbirliği yapabilecek

Türk Telekom’un, Türkiye’de girişimciliği desteklemek ve yenilikçi fikirleri katma değer sağlayacak işlere dönüştürmek amacıyla 2013 yılında hayata geçirdiği Pilot girişim hızlandırma programının yedinci dönem girişimleri belli oldu. Farklı alanlarda uygulama geliştiren teknoloji odaklı 9 ekibe, toplamda 1,1 milyon TL nakit desteği ile birlikte, Türk Telekom ile iş birliği yapma fırsatı sunulacak.

Yeni dönem girişimleri şöyle:

B2Metric AI – Şirketlere yönelik yapay zekâ tabanlı aktif öğrenen platform

B2Metric AI, şirketlerin karmaşık problemleri yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı çözebilmelerini sağlayan bulut ve on premise (yerinde) tabanlı yazılım çözümüdür. B2Metric AI özellikle finans, sigortacılık ve perakende sektörlerindeki firmaların, yapay zekâ teknolojileri ile veri toplama, veri temizleme, veri işleme gibi analitik süreçlerini büyük ham satış, müşteri ve resim verilerini anlamlandırır; optimize eder ve gelecek tahminlemelerini yaparak şirket karlılıklarını arttırmalarını sağlar.

  Blok-Z – Blockchain tabanlı enerji ticareti platformu

Blok-Z, enerji piyasalarındaki tüm paydaşları bir araya getirerek uçtan uca enerji ticareti gerçekleştirebilmelerini sağlayan blockchain tabanlı web platformudur. Blok-Z ile aynı şebekede bulunan üreticiler, tedarikçiler ve tüketiciler serbest bir piyasada, çok daha düşük miktarlarda kayıp / kaçak ve iletim / dağıtım bedelleri ödeyerek birbirleri ile hiç bir aracı olmadan enerji ticareti yapabilirler.

Efilli – Yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi çözümü

Efilli, internet sitesi ziyaretçilerinin davranışlarını profilleyerek firmaların yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi yapmasını sağlayan çözümdür. Efilli ile firmalar, web sitelerinin ve e-ticaret sitelerinin ziyaretçilerinin davranışlarını takip ederek, ölçerek ve değerlendirerek profilleyebilir; elde ettiği kullanıcı verilerinden kişiye özel anlık ve süreli teklifler sunabilir.

GameSight – Mobil oyun geliştiriciler için analitik çözüm

GameSight, mobil oyun kullanıcılarının davranışlarını veri odaklı modellerle analiz ederek geliştiricilerin efor sarf etmeden doğru aksiyonlara yönlendirilmesini sağlayan analitik bir araçtır. GameSight ile oyuncuların segmentine göre oyunda kalma süreleri ve gelecekteki davranışları makine öğrenme algoritmaları ile hesaplanır. Bu sayede kullanıcı özelinde reklam gösterimi ve oyun içi satış teklifleri / kampanyalar ilgili kullanıcılara sunulur.

Monday Hero – Tasarım üzerinden mobil yazılım oluşturma platformu

Monday Hero, sketch tasarımların otomatik olarak iOS ve Android native koda çevrilmesi sağlayan platformdur. Yazılımcılar, Monday Hero platformuna yüklenen tasarımlar üzerinde bir kaç tanım yaparak otomatik oluşturulan arayüz (UI) kodlarını projelerine aktarabilir, yazılım süreçlerini tamamlayabilirler.

Pabbler – Kitlesel gönderi platformu

Pabbler, e-ticaret sitelerinin yurt dışına göndermek ya da iade almak istedikleri ürünlerin teslimatını gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak gerçekleştiren bir lojistik platformudur. Pabbler ile e-ticaret siteleri kısa teslimat sürelerinde ürünlerini teslim edebilir, gezginler de beraberlerinde götürdükleri ürünler üzerinden para kazanabilirler.

Piple – Yapay zekâ destekli personel yönetim aracı

Piple, perakende, hizmet, konaklama, restoran ve sağlık sektörü personellerinin verimliliğinin arttırılmasını ve personel yönetiminin yapay zekâ ile optimize edilmesini sağlayan bulut tabanlı personel yönetim aracıdır. Piple ile firmalar vardiya yönetimi, izin yönetimi, görev yönetimi, performans yönetimi, prim ve hedef takibi, işe giriş ve çıkış takibi yapabilir.

Robomotion – Bulut tabanlı yazılım robotları çözümü

Robomotion, tekrarlanan süreçlerin yarı yada tam zamanlı olarak otomasyonunun yapılmasını sağlayan bulut tabanlı yazılım robotları çözümüdür. Yazılım robotları, bireysel ve kurumsal bilgisayar kullanıcılarının tekrar tekrar yaptığı, hataya açık işleri onların yerine yaparak kullanıcıların daha verimli çalışmalarını ve katma değeri yüksek işlere odaklanmalarını sağlar.

Shopi – Yeni nesil mağazacılığın mobil platformu

Shopi, perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların mağaza içi verimliliğini arttırmak için geliştirilmiş bulut tabanlı çözümdür. Satış Operasyonları, Çalışan Verimliliği, Mağaza Operasyonları olmak üzere üç ana kategoride verimliliği artırıcı çözümler sunan Shopi ile perakendeciler müşterilerinin mağaza içi tüm süreçlerini dijitalleştirerek müşterilerine kişiselleştirilmiş hizmetler sunabilir; satış danışmanlarının performansını takip edebilir ve tüm perakende kanallarını kesintisiz bir şekilde merkezileştirerek siparişin verildiği mağaza ya da cihazdan bağımsız kanallar arası siparişlerini yönetebilir.

 

Vergi Denetim Kurulu’na sosyal medya fenomenleriyle ilgili ihbar yağdı

0

VDK ihbarlara kayıtsız kalmadı ve dilekçeleri incelemeye aldı

Sosyal medya fenomenlerinin bir bölümü kazandıkları paranın yanı sıra lüks yaşantılarıyla da dikkatleri çekiyor. Tabii, bu durum Vergi Denetim Kurulu’nun da (VDK) radarına girmiş durumda. Ayrıca  vergi alanında çalışmalar yapan bazı kişiler de VDK’ya bu konuya ihbar yağdırıyor. Bu ihbarları göz önüne alan VDK da kendilerine gelen ihbar dilekçelerini incelemeye aldı.

Ödedikleri vergiler yüzde 1’i geçmiyor

Bu ihbar dilekçelerine sosyal medya fenomenlerinin ödediği vergilerin yüzde 1’i geçmediği tespiti dilekçelere yansıdı. Bu ihbarların yeni dönem için önemli kriter olarak kabul edilen, ‘Daha çok kazanandan daha çok vergi alınmalı’ prensibi kapsamında değerlendirilmesi kararı alındı. İncelemeler sonucunda, ‘vergi kaçırma mı’, yoksa ‘vergiden kaçınma mı’ olduğu belirlenerek süreç değerlendirilecek.

Meslek gruplarının vergi süreçleri incelenecek

Gelen bilgilere göre, bu ihbarlar kapsamında yalnızca doktor, avukat, sanatçı ve sosyal medya fenomenleri değil, platformlar ile ilgili de ayrıntılı bir inceleme yürütülecek. Meslek gruplarının vergi süreçleri incelenecek, başta sosyal medya platformları olmak üzere tüm bu alanlarla ilgili kapsamlı adımlar atılacak.

Tesla uygulaması tamir sürecini gösterecek

0

Elon Musk’un elektrikli otomobil üreten şirketi Tesla, müşterileri için önemli bir hizmeti uygulamaya koyuyor.

Servisi telefonla taciz etmeye son

Tesla otomobil sahipleri artık araçlarını servise verdiklerinde, aracın durumunu ve tamiratın bitiş sürecini, mobil Tesla uygulaması üzerinden takip edebilecekler.

Uygulamada, tamiratın hangi aşamada olduğu, eğer duraksama varsa, neden beklendiği, yedek parçaların temin süresi vs gibi detaylarla zenginleştirilecek açıklamalar, aracın tamir sürecini net şekilde kullanıcıya yansıtacak. 

Böylece Tesla sahipleri araçlarının ne zaman müsait olacağını daha rahat görüp programlarını ona göre düzenleyebilecekler.

Elektrikli otomobiller yapay ses çıkaracak

0

Son derece sessiz çalışan elektrikli otomobiller şehir içindeki motor gürültüsünün neden olduğu ses kirliliğini yok edebilir ancak ortaya başka bir sorun çıkıyor.

Yayalar fark edemiyor

Sessiz hareket eden bu otomobiller trafikte diğer otomobilin sesini duyamayan diğer şoförler ve yayalar hatta bisiklet ve motosikletliler için önemli bir risk oluşturmaya başladı.

Arkasından bir otomobilin yaklaştığını hissetmeyen yayaların otomobillerin önüne atlaması nedeniyle yaşanan kazalara bir son vermek isteyen Avrupa Birliği otomobillerde Acoustic Vehicle Alert System, yani AVAS adı verilen bir yapay ses siteminin bulunmasını zorunlu kılacak.

Bu yapay ses sistemi, araç belli bir hızın altında giderken, yani şehir içi yollardayken, şehir için gürültü kirliliği yapmayan ama yayalar için yapay bir motor sesi çıkararak, yayaların aracı duymalarını sağlıyor.

Waymo eski Anki çalışanlarını işe alıyor

0

Google’ın otonom sürüş teknolojileri geliştiren alt şirketi Waymo, otonom tırların sürüş testleri için aradığı test şoförlerini buldu.

Oyuncak robottan kamyona

Kısa süre öncesine kadar internette büyük ilgi gören ancak satış başarısı yakalayamayan yapay zekalı oyuncak robot Anki’nin eski geliştiricileri artık Waymo kamyonlarını sürecek.

Finansal çıkmaza girince kapanan Anki’nin çalışanlarının yapay zeka konusundaki geniş bilgisi, onları otonom kamyonların testinde ihtiyaç duyulan yapay zeka kontrolü ve değerlendirmesi konusunda ideal test sürücüleri yapıyor.

Bu nedenle, 13 eski Anki mühendisi artık Waymo’da çalışacak ve uzun yollarda kamyon sürecekler. 

Amadeus: Sadece bilet almayı değil bütün yolculuğu dijitalleştirmek istiyoruz

0

Seyahat yazılımları firması Amadeus, Türkiye’deki etkinliğinde müşteri ve iş ortaklarını bir araya getirerek son durumu değerlendirdi

Küresel seyahat endüstrisi için yazılım üreten Amadeus, 18-20 Haziran’da İstanbul’da Airline Executive Summit isimli bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte  Amadeus, havayolu müşterileri ve endüstri iş ortaklarını sektörlerindeki güncellelemeleri paylaşmaları için bir araya getirdi. Şirket de kendi çalışmalarını aktarma fırsatı buldu.

Airline Executive Summit’i Türkiye’de ilk defa düzenlediklerini söyleyen Amadeus Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Maher Koubaa, bunun ilk sebebi olarak Türkiye’de 25. yıllarını kutlamaları olarak gösteriyor. Maher Koubaa ikinci sebep olarak ise İstanbul Havalimanı’nın açılışınının kendilerini heyecanlandırmasından dolayı burada olduklarını ifade ediyor. Son gerekçe de İstanbul’un bu tür etkinlikler için ideal bir destinasyon olması ve Koubaa, “Müşterilerimize İstanbul’dan daha iyi ulaşabileceğimizi düşündük” diyor. “Ayrıca 2013 yılında burada Hitit Yazılım’ın müşteri sadakati bölümünü satın aldık ve buradaki varlığımızı güçlendirdik. O zaman Hitit Yazılım 40-45 kişi civarındaydı, şu an 250’ye kişiye ulaştık ve bunun önemli kısmı bir Ar-Ge’de çalışıyor” ifadesini kullanan Koubaa, Türkiye’de olmaktan dolayı memnuniyetlerini bildiriyor ve Türkiye’de büyümeye devam edeceklerini sözlerine ekliyor. Son olarak da ortaklık ekosistemi söz konusu. “Yani, endüstrideki iş ortaklarımızla neler yaptığımızı görüyoruz. Biz burada havayolu platformu oluşturmayı hedefliyoruz” diyen Koubaa; çevik, basit ve açık olarak havayollarına nasıl daha kişiselleştirilmiş hizmet sunabileceklerini göstermeye çalıştıklarını dile getiriyor.

Hava yolculuğunun tamamını dijitalleştirmek istiyoruz

Amadeus Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Maher Koubaa ile görüşmemizde etkinliğin ayrıntıları hakkında da görüştük. Maher Koubaa’nın verdiği bilgiye göre, etkinlik üç temaya yoğunlaştı. Bunlarda ilki, “perakendeci olarak havayolları.” Koubaa bunu, “Havayolu müşterileri Amazon veya Netflix’te gördüğü deneyimi havayollarında da görmek istiyor. Burada da havayollarının nasıl bir perakendedeciye dönüşeceğini anlamaya çalışıyoruz” diyerek açıklıyor. Yolcu deneyimi de konferansın diğer bir teması idi. Kouba, “Dijitali iyi kullanan tüketicilerin havayollarının kendilerine daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunmasının nasıl mümkün olabileceğini görmek istediğini anlamaya çalışıyoruz. Burada sadece bilet almayı değil bütün yolculuğu nasıl dijital hale getirebileceğimizi tartışıyoruz” ifadeleriyle duruma açıklık getiriyor. Son olarak da ortaklık ekosistemi söz konusu. “Yani, endüstrideki iş ortaklarımızla neler yaptığımızı görüyoruz. Biz burada havayolu platformu oluşturmayı hedefliyoruz” diyen Koubaa; çevik, basit ve açık olarak havayollarına nasıl daha kişiselleştirilmiş hizmet sunabileceklerini göstermeye çalıştıklarını dile getiriyor.

Amadeus’un start-up’lara sunduğu destekler

Maher Koubaa ile Amadeus’un start-up’lara verdiği destekler üzerinde de durduk. Koubaa öncelikle Amadeus Ventures adında bir şirketleri olduğunu ve bu şirketle start-up’lara doğrudan yatırım yaptıklarını aktarıyor. İkinci olarak, start-up’lara doğrudan yapmayıp rehberlik sunduklarını belirten Koubaa, son olarak da yazılımcılar için platformları olduğunu söylüyor: “Burada API’lerimizi bütün yazılımcılara açtık ve yazılımcılar bu platform üzerinde uygulama ve çözümler geliştirebiliyor.”

Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın 2019 dönemi yeniliklerle başladı

0

Türkiye’de bir finans kurumu tarafından yürütülen ilk sosyal girişimcilik programı olan Garanti BBVA Momentum’un, 2019’daki yeni dönemi 27 Haziran’da başladı

Bir ay önce paylaştığımız haberde Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’na katılacak girişimcilerin belli olduğunu yazmıştık. Dün düzenlenen törenle programın yeni dönemi başladı.

Sürdürülebilir bir iş modeli ile toplumsal konulara çözümler üreten, faaliyet alanlarında yüksek sosyal etki yaratmak isteyen sosyal girişimcilere katkı sağlamayı amaçlayan Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı, iki yılda 15’in üzerinde sosyal girişimciye destek oldu. Program, bu yılki döneminde ise 10 sosyal girişimciye daha destek verecek. IE Business School’dan Program Yöneticisi Angel Vilchez katıldığı açılış etkinliğinde programa katılmaya hak kazanmış sosyal girişimciler konunun tüm detaylarıyla ilgili bilgilendirildiler. Etkinlikte ayrıca KUSIF Yönetici Direktörü Dr. Gonca Ongan’ın katılımıyla gerçekleşen oturumda girişimcilere sosyal etki stratejisinin ayrıntıları anlatıldı.

İlk 3 sosyal girişimciye ödül

Tutumlu Anne, Mumo Wrap, Es Kariyer, Batır Gıda, Pulsec, Nemflora, Maide Mutfak, Sertifier, Twin Science&Robotics, Puduhepa ve Kız Kardeşleri adlı 10 sosyal girişim; Impact Hub Istanbul iş birliği ile yürütülen, işlerinin büyüme planlarını oluşturmalarına katkı sağlayacak online ve sınıf içi eğitimler, stratejik mentorluk desteği ve girişimciler, müşteriler ve yatırımcılardan oluşan networking faaliyetlerini içeren bir programa dahil olacaklar.

Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın yeni dönemdeki en büyük yeniliklerinden biri ise programı başarıyla tamamlayan ilk üç girişimciye nakit para ödülü verilecek. Bu kapsamda birinci 40 bin TL, ikinci 30 bin TL ve üçüncü de 20 bin TL tutarındaki ödülün sahibi olacak.

Sanofi PharmUp, girişimcilik programı ile sağlık endüstrisinde yenilikçi fikirleri hayata geçirecek

0

Kuluçka merkezi PharmUp, 5 yenilikçi projeye 3 aylık girişim hızlandırma programı sunacak

Sanofi Türkiye tarafından kurulan kuluçka merkezi Pharmup, yeni nesil fikirlerin gelişimine destek olmak üzere girişimcilik programı başlattı. Türkiye sağlık endüstrisinin gelişimine katkı sağlayacak fikirlerin ve girişimcilik alanlarında ilklerin yaratılması için hayata geçirilen Sanofi PharmUp, bu programla ülkeye katma değer sunmaya devam ediyor. 

Programa katılmak için sağlık alanında fark yaratacak fikir ve proje sahipleri 19 Haziran – 12 Temmuz arasında başvuruda bulunabilecek. Projeler Hastalık Farkındalığı ve Bilinçlendirme, Hastalık ve Tedavi Yöntemleri, Sağlık Sistemine Yönelik Çözümler ve Sağlık Teknolojilerinde Yenilikler olmak üzere dört ana başlıkta değerlendirilecek.  

Beş projeye üç aylık hızlandırma programına girecek

Sanofi Pharmup programı süresince girişimcilere Workinton iş birliği ile projelerini geliştirmek için en uygun çalışma ortamını ve networkü sunarken, uzman mentor takımı ve danışmanlarla en verimli kuluçka sürecini de sağlayacak.

Uzman mentor takımı ve danışmanlarıyla sağlık alanında gelişime yön verecek girişimleri destekleyen Sanofi Pharmup, seçilen beş projeyi üç  aylık girişim hızlandırma programına dahil edecek. 24 Ekim’de düzenlenecek Demo Günü ile seçilen bir girişim, Sanofi Türkiye sponsorluğunda, dünyaca ünlü bir girişimcilik etkinliğine katılım hakkı kazanacak.

 

 

Akıllı oyuncaklar yaratıcılığı besliyor

0

Akıllı oyuncaklar, fiziksel oyuncakların anlamlı bir amaç doğrultusunda yapılandırılmış ve teknolojik olarak geliştirilmiş biçimi olarak öne çıkıyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuri Kara, teknolojik bileşenlerin klasik oyuncaklarda sadece ilgi çekiciliğini artırmak için kullanıldığını, akıllı oyuncakların ise çocuklara bilişsel görevleri gerçekleştirebilecekleri teknolojiyle zenginleştirilmiş bir ortam sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğretim Üyesi Kara, akıllı oyuncakların çocuklarda yaratıcılığı geliştirdiğini vurguluyor.

Teknolojik yenilikler hayatın her alanında olduğu gibi oyun ve oyuncak sektöründe de kendini hissettiriyor. Klasik oyuncakların yerini artık akıllı oyuncaklar alıyor. Hal böyle olunca çocuklar üstünde büyük bir etkisi olan oyuncaklar, gelişim süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Akıllı oyuncakların kullanıldığı ortamlarda bulunan çocuklar, yalnızca fiziksel etkileşime girmiyor; yeni nesil oyuncaklar sayesinde hem fiziksel hem de sanal gerçekliği bir arada deneyimleme fırsatı yakalıyor. Karışık gerçeklik olarak adlandırılan ve her iki gerçekliği bir arada bulunduran ortamlardaki çocuklar, katılımda aktifleşiyor ve oyuncakları ihtiyaçlarına göre manipüle ederek kendi kendine öğrenir hale geliyor. Örneğin akıllı hikâye anlatma oyuncaklarını deneyimleyen çocuklar, pelüş oyuncakları manipüle ederek değiştirdikleri sanal içerik sayesinde kendi hikâyelerini yaratma yoluna gidiyor. Çocuklar bu sayede yaratıcılığı, yansıtıcı düşünme ve hayal etme güdülerini geliştirme imkânı yakalıyor.

Amaca yönelik motivasyon

Akıllı oyuncaklar, çocukların belli bir amaca ulaşmak için ihtiyaç duyduğu motivasyonu da sağlıyor. Buna ek olarak akılda tutma ve düşünme becerilerini geliştirdiği için, bilişsel birer materyal olarak görülüyor. Akıllı oyuncakların çocukların gelişimine dahil olmasını kolaylaştıran etmenlerin başında ise çocukların teknolojik materyallere olan ilgisi geliyor. Bir diğer önemli etmen ise; bu oyuncakların çocukları düşünme, yaratıcılık, hayal etme vb. becerilerini teknolojik ortamla entegre etmede benzersiz bir role sahip olması olarak öne çıkıyor. Hikâye anlatımı, matematiksel düşünme, kavram öğrenme aktiviteleri, akıllı oyuncaklarla uygulanabilecek bilişsel aktivitelere en güzel örnekler olarak dikkat çekiyor.

Fantastik oyun içsel duyuları artırıyor

Teknoloji odaklı, yapılandırılmış ve anlamlı bir örüntüye sahip olan akıllı oyuncaklar, fantastik oyun aktivitelerine de zemin hazırlıyor. Fantastik oyunlar, çocukların içsel duygularını ve hislerini herhangi bir kısıtlama olmaksızın yansıtmalarına olanak sağlayan otantik bir aktivite olarak öne çıkıyor. Bu otantik ortam hem fiziksel gerçekliğin hem de sanal gerçekliğin bir arada bulunduğu karışık gerçeklik ortamını sunuyor. Bu sayede çocuklar hem fiziksel gerçekliğe bağlı kalmıyor hem de sanal gerçekliğin bileşenlerinden faydalanıyor.

Akıllı oyuncaklar, çocuklar ve sistem arasında karşılıklı etkileşim yaratabilen teknolojilerle donatıldıkları için sahip oldukları etkileşimli yapı itibariyle çocukların karışık gerçeklik ortamında aktif olarak yer almalarını sağlıyor.

[Son dakika] Apple’da önemli ayrılık: Jony Ive şirketten ayrılıyor

0

“Apple’ı Apple yapan tasarımcı” olarak bilinen Jony Ive ayrılıyor

Apple Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sir Jony Ive, Apple’dan ayrılacağını açıkladı. Apple’ın internet sitesinde yayımlanan habere göre, Jony Ive bu yıl sonunda şirketteki görevini bırakıyor.

Açıklamada, Ive’ın gelecekle ilgili planları aktarılıyor ve kendi firmasını kuracağı ifade ediliyor. Ive bu şirkette kendi projeleriyle ilgilenecek ve Apple da en büyük müşterileri arasında olacak. Öte yandan, Ive’ın kuracağı şirketin adı henüz bilinmiyor.

Ive: Apple’ı ayağı kaldıran tasarımcı

Jony Ive’ın Apple’dan ayrılmasına ilişkin bir değerlendirme yapan Apple CEO’su Tim Cook, “Jony Ive tasarım dünyasında önemli bir isim ve kendisi Apple’ın ayağı kalkmasındaki rolünü görmezden gelemeyiz. iMac’ten iPhone’a ve oradan da Apple Park ‘a uzanan dönemde çalışmalarını görüyoruz” dedi. Tim Cook, Apple olarak Ive’ın yeteneğinden faydalanmaya devam edeceklerini  sözlerine ekledi.

Ive’ın ayrılmasıyla Apple’ın organizasyon şeması da değişti. Yeni görev dağılımında Endüstriyel Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Evans Hankey ve İnsan Makine Arayüzü Bölümü Başkan Yardımcısı Alan Dye, bundan sonra Operasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jeff Williams’a bağlı çalışacak. Ive da Apple’dan ayrılmasına dair bir açıklama yaptı ve şunları söyledi: “Neredeyse 30 yıl ve sayısız projeden sonra, Apple’da eşi olmayan bir tasarım ekibi, süreci ve kültürü oluşturmak için yaptığımız uzun süren çalışmalardan dolayı gurur duyuyorum. Bugün bu ekip Apple’ın tarihinin herhangi bir noktasında olduğundan daha güçlü, daha canlı ve daha yetenekli.”

Ive 5 binden fazla patentin sahibi

Sir Jony Ive 1996’dan bu yana Apple’ın tasarım ekibini yönetiyordu. 27 Şubat 1967 Londra doğumlu olan Ive, Newcastle Polytechnic’te Sanat ve Tasarım Bölümü’den mezun oldu. Apple’ın sitesindeki bilgiye göre, Ive’ın 5 binden fazla patenti bulunuyor. Ive’ın Apple’daki tasarımları arasında 1998’de firmanın ayağa kalkmasını sağlayan iMac’ten iPhone’a, iPod’dan Apple Store’lara değişen ürün ve çözümler yer alıyor. Ive’ın  2012’de “Sir” unvanına layık görüldüğünü not edelim.

[Güncelleme]  Yukarıda Jony Ive’ın kuracağı firmanın adının belli olmadığını yazmıştık. Farklı kaynaklarda gördüğümüz haberlere göre, Ive’ın kuracağı firmanın adı belli oldu: LoveFrom. Jony Ive, şirkette önemli tasarımcılardan Marc Newson ile çalışacak. Newson 1963’te Avustralya’da doğdu ve Apple, Louis Vuitton, Montblanc, Hermès, Nike, Hennessy, Dom Pérignon, Jaeger-LeCoultre ve Beretta gibi şirketlerle çalıştı. 

Michelin, Avrupa’nın en büyük telematik sağlayıcılarından Masternaut’u satın aldı

0

Avrupa’nın en büyük telematik sağlayacılarından Masternaut ile Michelin, gelişen filo pazarına destek sağlayacak

İki hafta önce yayımladığımız haberde Bridgestone’un telematik sağlayıcısı TomTom Telematics’in satın aldığını yazmıştık. Bu alandaki yeni bir satın alma haberi de diğer bir otomobil lastiği üreticisi Michelin’den geldi ve şirket, İngiliz telematik tedarikçisi Masternaut’u bünyesine kattı.

Ağırlıklı olarak Fransa ve Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Masternaut, son teknolojiyle donatılmış teknik bir platform sunuyor. Araç filo yönetimi ve takibini optimize edecek bütünleşik telematik çözümleriyle öne çıkan Masternaut’un yönetiminde çoğunluğu hafif ticari araçlardan oluşan 220 binin üzerinde sözleşmeli araç bulunuyor.

 Michelin Fleet Solutions için yeni bir adım

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Michelin CEO’su  Florent Menegaux, “Michelin’in telematik alanındaki uzmanlığını sağlamlaştırmasıyla müşteri mobilitesini optimize edebilme ve değişen piyasanın ihtiyaçlarına yanıt verebilme olanağı yakalıyoruz. Masternaut, özellikle Avrupa genelinde ve hafif ticari araç filoları açısından olmak üzere, Hizmetler ve Çözümler alanımızı genişletme yolundaki yeni bir adımı temsil ediyor” diye konuştu.

Masternaut, Avrupa’ya açılabilecek

Bu satın almayla birlikte, Michelin’in hafif ticari araçlara yönelik faaliyetlerinin ilerleyişini hızlandıracak ve gelişen filo pazarına destek sağlayacak. Bu satın almayla birlikte Masternaut, Michelin’in coğrafi kapsamından faydalanarak Avrupa’nın tamamında faaliyet gösterebilecek. Aynı zamanda, müşterilere en iyi çözümleri sunmak, ürün performansını iyileştirmek ve araç arızalarını önleyen bakım gibi veri bilimi uygulamalarını geliştirmek üzere elde edilecek veri miktarını artırması hedefleniyor.

Michelin’in satın alma için ödediği miktar açıklanmadı. 

Yükselen trend: Çocuk dostu siteler

TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, çocuk dostu online mağaza konseptinin dünyada yükselen trend haline gelmeye başladığını ifade ederek, “Yaz tatili boyunca çocuklarda internet kullanımının artması e-ticaret sitelerine de yansıyor. Alışverişi yapan yetişkinler olsa da, ne alınacağı konusunda karar mercii çoğu zaman çocuklar ” dedi.

Son yıllarda çocukların e-ticaret sitelerine olan ilgisi hızla artıyor. Çocuklar ailelerine aldırmak istedikleri eşyaları e-ticaret sitelerinde aratıyor, fiyat karşılaştırması yapıyor. Okulların tatil olmasıyla beraber çocukların internette ürün aratma istatistiklerinde ani bir yükseliş olduğuna işaret eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “İstedikleri karne hediyelerini internette aratıyorlar. Fiyat kıyaslaması yaparak ailelerini hangi siteden alabilecekleri konusunda yönlendiriyorlar. Yaz tatili boyunca çocuklarda internet kullanımının doğal olarak artması e-ticaret sitelerine de yansıyor” dedi.

Çocuk dostu site konsepti

Sadece yetişkinlerin değil, günümüz çocuklarının da e-ticaret siteleri için potansiyel müşteri olduğunu ifade eden Çiğdemli, çocuk dostu site anlayışının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Alışverişi yapan yetişkinler olsa da, ne alınacağı konusunda çoğu zaman çocukların karar mercii olduğunu dile getiren Çiğdemli, çocukların en çok spor giysi, elektronik ve oyun kategorisinde internet araması yaptığını belirtti. Çocuk dostu online mağaza konseptinin dünyada yükselen trend haline gelmeye başladığını ifade eden Çiğdemli şunları aktardı:

“Çocuklar daha karmaşık desenleri ve hareketleri yetişkinlere kıyasla kolaylıkla fark edebilir. Detayları algılama kapasiteleri daha yüksektir. Ayrıca videolu içerik tüketmeyi daha çok tercih ederler. Site tasarımlarının ve ürün tanıtımlarının bu doğrultuda hazırlanması geri dönüşleri arttıracaktır. Sitelerin çocuklara yönelik hazırlanmış versiyonları da tasarlanabilir.”

iyzico ve PayU girişimlere umut oldu (Röportaj)

Haziran ayının ilk haftalarında iyzico bir satın alma haberiyle gündeme geldi. 165 milyon dolar karşılığında PayU tarafından satın alınan iyzico ilerleyen dönemde neler yapacak? Merak edilen tüm sorular için mikrofonumuzu iyzico Kurucu Ortağı ve CEO’su Barbaros Özbuğutu’ya uzattık.

Girişimcilik dünyasının dikkat çeken haberlerinden biri olan iyzico satın alması, ilerleyen dönemde şirket cephesinde neleri değiştirecek? Özbuğutu, TechInside izleyicileri ve okurları için hem şirketin ilk dönemlerini hem de bundan sonraki planlarını anlattı.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri videomuzla baş başa bırakalım. İyi seyirler…

iyzico PayU tarafından satın alındı

2013 yılında kurulan iyzico, işletmelerin çok fazla POS cihazı arasında boğulmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. Bir ödeme alma hizmeti olan iyzico, ödeme hizmetlerinde kolaylıklar üzerine kurgulanmış bir dünya yaratmayı hedefliyor. Dijital dünyada ödeme kabul etmek isteyen işletmeler için bunu tek bir platform haline getiren iyzico, yakın zamanda PayU tarafından satın aldı. 165 milyon dolar karşılığında satın alınan iyzico, bütün startup’lara umut oldu.

Son 6 yıl içinde yaklaşık 28 milyon dolarlık yatırım alan iyzico bu yatırımını Türkiye’deki iş modelini oluşturmaya ve büyütmeye harcadı. 2017 yılından 2018 yılına kadar yaklaşık yüzde 70 oranında büyüyen şirket, 2018’den 2019’a kadar ise yaklaşık yüzde 150 büyüme kaydetti. Bunu gören şirketlerin ilgisini çeken iyzico, PayU’nun da radarına takıldı.

Özbutuğu, PayU tarafından gelen teklifi kabul etmelerinin sebebi olarak, Türkiye’de 5 yıl içinde en büyük 5 finansal kuruluşu arasına girme hedefini gösterdi. Bu yolda PayU ile güçlerini birleştirerek çok daha hızlı ilerleyebileceklerini düşünen Özbuğutu, oluşturulan vizyonda ve misyonda bu ortaklığın önemli olacağını vurguladı.

Nielsen, Türkiye’de hızlı tüketim ve e-ticaretteki son trendleri açıkladı

0

Araştırma şirketi Nielsen, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’nin “Değişen Tüketici, Dönüşen Perakende” teması ile düzenlediği E-ticaret etkinliğine katıldı

Nielsen, İstanbul’daki Point Hotel Barbaros’ta hayata geçen, perakende sektörünün bu özel buluşmasında “Türkiye’de FMCG Trendleri ve E-ticaret” konulu bir sunum yaparak önemli bilgiler verdi. Nielsen, sektöre değer katacak FMCG E-ticaret Paneli’nin de lansmanını yaptı. Sunumda Nielsen Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan ve Nielsen Perakende Hizmetleri Direktörü İlker Unutkan birlikte dijital dönüşüm ve e-ticaret ile ilgili bilgilerini paylaştı.

Ülkemizde e-ticaret yüzde 38 büyüdü

Didem Şekerel Erdoğan, Nielsen 2018 Küresel E-Ticaret Raporu’na göre, dünya genelinde e-ticaretin, 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18 büyüme kaydederek 2,9 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını açıkladı. Erdoğan, “Bu rakam, tüm küresel perakende satışların yüzde 12’sine karşılık geliyor. Burada, e-ticaretin toplam ticaretteki payı olarak öne çıkan bölgelere baktığımızda, Asya Pasifik ve Kuzey Amerika bölgelerinin başı çektiğini görüyoruz. Asya Pasifik bölgesi, aynı zamanda yüzde 30’u aşan büyümesiyle küresel e-ticaretin motor gücü olarak öne çıkıyor.” dedi.

Ülkemizde e-ticaretin 2018’deki payı yüzde 5,3, büyümesi ise yüzde 38 olduğunu belirten Şekerel Erdoğan, diğer bir deyişle, Asya Pasifik bölgesinden bile daha çok büyüdük dedi. Türkiye FMCG (Hızlı Tüketim Ürünleri) kategorilerindeki online alışveriş payının yüzde 2’ye ulaştığını paylaşan Şekerel Erdoğan bu alanda büyüme potansiyeli olduğunu ifade etti.

Online alışverişte promosyon ve indirimler belirleyici oluyor

Nielsen Perakende Hizmetleri Direktörü İlker Unutkan, online alışverişçilerin “seçici” bir kitle olduğunu vurguladı. Unutkan “Çünkü online alışverişçilerin çok büyük bir kısmı, satın alma kararı vermeden önce genelde kapsamlı bir ürün araştırması ve değerlendirmesi yapıyor, alışverişlerini önceden planlıyor. Öte yandan online alışverişçilerin yüzde 86’sının satın alma eğilimlerinde promosyon ve indirimler belirleyici oluyor, buna paralel olarak da marka sadakatleri düşük.” şeklinde konuştu.

Fiyat, çeşit ve hız online alışverişin avantajları…

İlker Unutkan, online alışverişçinin alışveriş motivasyonları arasında ilk sırada fiyat kriterinin bulunduğunu söyledi. Unutkan “Fiyat kategorisini, çeşit ve hız takip ediyor. Ürünleri görmek ve dokunmak isteği bir diğer bariyer olarak öne çıkarken, site güvenilirliği üçüncü en büyük bariyer olarak dikkat çekiyor.” dedi.

Online alışverişle en çok giyim ve ayakkabı alıyoruz

Didem Şekerel Erdoğan, Nielsen’in 2019 yılı E-Ticaret Raporu’nda, Türkiye’de en çok online alışveriş yapılan ilk 5 kategori içinde giyim/ayakkabı, teknoloji/elektronik, kişisel bakım/kozmetik, kitap/müzik/film ve yemek siparişinin öne çıktığını aktardı. Alışveriş frekansı açısından ayda ortalama 4 kez ile yemek siparişi ve market gıda ürünlerinin ağırlıkta olması dikkat çekiyor. 

Google, makine öğrenmesi ile akciğer kanserini daha hızlı teşhis ediyor

0

Araştırmacılar 42 bin akciğer tomografisini inceledi ve makine öğrenmesiyle sistemi eğitti

 Google yeni geliştirdiği makine öğrenmesi algoritmalarıyla akciğer kanserini daha hızlı teşhis ettiğini açıkladı. Google’da çalışan araştırmacı Daniel Tse, geliştirdiği algoritmalarla akciğer kanserinin teşhisinde radyologların önüne geçtiğini bildirdi. Tse ve meslektaşları algoritma için 42 bin akciğer tomografisini inceledi ve sistemi eğitti. Sonuçta radyologlarla karşılaştırıldığında yüzde 11 daha az sayıda yanlış pozitif ve yüzde 5 daha az sayıda yanlış negatif veriye ulaşıldı. Tse ve meslektaşlarının çalışması Nature isimli bilimsel yayında paylaşıldı.

Farklı kanser türlerinde de deneniyor

ABD’de 2018’de akciğer kanser 160 bin kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, akciğer kanserinin ülkedeki en önemli ölüm nedeni olduğunu ortaya koyuyor. Akciğer tomografileri kanser taramalarında hayat kurtarıcı role sahip olsa da, yanıltıcı rolü de bulunuyor. Tse ve meslektaşları makine öğrenmesiyle kanser taramasını daha güvenilir hale getirmek istiyor. Fakat Tse bunun geçerliliğini doğrulamak için daha fazla popülasyona erişmek gerekitğini de kabul ediyor. Bununla birlikte farklı araştırmacılar da göğüs kanseri ve deri kanseri gibi kanser türlerinin teşhisinde makine öğrenmesinden faydalanıyor.

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na başvurular başladı

0

13. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması için başvurular başladı

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu sene 13. kez düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması için başvurular başladı.

İş hayatında fark yaratan başarı hikâyelerini paylaşarak diğer kadın girişimcilere rol model olacak adaylar, yarışmaya www.garantibbvakadingirisimci.com adresindeki formu doldurarak 31 Ağustos’a kadar başvurabilecek. “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünü alacak girişimcinin 50 bin TL kazanacağı yarışmada, “Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimci”, “Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci” ve “Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi” kategorilerinin birincilerine ise 40 bin TL’lik ödülün sahibi olacak.

Yarışmaya başvuru kriterleri

Resmi KOBİ tanımına giren, hakim ortağı ya da sahibi kadın olan ve Türkiye’de faaliyet gösteren tüm işletme sahibi kadın girişimciler yarışmaya başvuruda bulunabiliyor. Ayrıca daha önceki yıllarda başvuru yapmış kadın girişimciler yarışmaya tekrar başvurabiliyor. Yarışma kriterleri kategoriler arasında farklılaşmakla birlikte; başvurular, risk alma ve cesaretli olma, etkin müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama faaliyetlerindeki farklılaşma, sürdürülebilir finansal yapı, bulunduğu yörenin ekonomisine katkıda bulunarak fark yaratma, çevreye duyarlı, sosyal bir soruna yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler getirmiş olma gibi kriterler kapsamında değerlendirilecek.

13 yılda 37 bin başvuru geldi

Konuyla ilgili açıklama yapan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, “Bu yıl, elimizi bir kez daha taşın altına koyarak Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nı 13. kez düzenliyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 37 bin kişinin başvurduğu yarışmaya katılan kadın girişimciler, başarı hikayeleriyle rol model oldular ve her geçen yıl artarak da olmaya da devam ediyorlar. Bu yarışmanın Türkiye’de kadın girişimciliğine sunduğu katkıyı yaptığımız araştırmalarla net olarak görüyoruz. Yarışmaya katılan kadınların yüzde 85’i çevresindeki kadınları girişimcilik konusunda etkiledi. Yarışmada birinci olmuş kadın girişimcilerin cirosunda ise ortalama yüzde 40 artış meydana geldi” dedi.

Rüzgar enerjisinin başkenti: İzmir

0

Türkiye’nin rüzgar enerjisi üretiminin yüzde 20’sini karşılayan İzmir, rüzgar enerjisi sektörünün geleceğinin tartışıldığı  toplantıya ev sahipliği yaptı

Türkiye’nin rüzgâr enerjisi başkenti olan İzmir, hem enerji hem de ekipman üretimi alanlarında Avrupa’nın da önemli merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. İzmir’in bu konumunu gündeme getirmek üzere İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen “İzmir Rüzgarı – Rüzgar Enerjisi Sektörü Toplantısı”, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Dr. Çetin Ali Dönmez ve Mehmet Fatih Kacır ile sektör temsilcilerinin katılımıyla geçtiğimiz hafta, SwissOtel Otel Büyük Efes’te gerçekleştirildi.

Katma değeri yüksek ve İzmir’in mukayeseli üstün olduğu rüzgar enerjisi sektörünün gelişimini hızlandırmada, rekabetçiliğini artırmada rol oynayabilecek kamu ve özel sektörden pek çok aktörün bir araya geldiği toplantının açılış konuşmasını İZKA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz yaptı. Yavuz, İZKA’nın faaliyetlerini aktararak: “Sürdürülebilir yerel kalkınmada öncü ve etkin bir Ajans olma vizyonuyla hareket eden İZKA, bugüne kadar 18 Mali Destek Programı, 7 Güdümlü Proje, 3 Fizibilite desteği yürütmüştür. Bu desteklerle 647 projeye günümüz fiyatlarıyla yaklaşık 530 milyon TL kaynak tahsis etmiş bulunuyoruz. İzmir’in sürdürülebilir kalkınması için harekete geçirdiğimiz kaynak ise günümüz fiyatlarıyla yaklaşık 914 milyon TL’ye ulaşmıştır.” dedi.

Rüzgar enerjisi sektörünün Türkiye’deki en önemli çatı kurumlarından olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yıldırım konuşmasında “Türkiye’deki rüzgar kurulu gücünün 2018 sonunda 7 bin 400 megawatt olduğunu görüyoruz. Bu çok ciddi bir kurulumdur. Bu kurulumu yaparak geçtiğimiz 12 sene içinde ülke olarak bu işin yatırımını, teknoloji sağlamasını, danışmanlığını, finansını öğrendik. Dolayısıyla Türkiye’de rüzgâr enerjisinin ilk fazını tamamladığını, ikinci fazın ise daha sürdürülebilir olmasını; yani bu sektörün büyümesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. Yıldırım, Türkiye’deki kurulu gücün Avrupa ile kıyaslandığında 5. sırada olduğunu belirterek; Türkiye’deki santrallerin yüzde 50’sinin Ege’de, 180 santralin 43’ünün ise İzmir’de olması dolayısıyla İzmir’in bu alandaki gücünü ve potansiyelini vurguladı.

Dünya devleri yatırım için İzmir’i seçti

Çalışma toplantısı kapsamında gerçekleşen ilk oturuma, yatırımları için İzmir’i seçen Enercon Türkiye, TPI Composites ve CS Wind Türkiye gibi  firmalar katılım gösterdi.

“Rüzgâr Enerjisi Ekipman Üretiminde Dünya Devleri İzmir’de” başlıklı birinci oturumda, CS Wind Türkiye Genel Müdürü Youngjae Ryu ve Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günyar konuşmacı olarak yer alırken, TPI Composites Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Hindistan Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar moderatör olarak katıldı.

Yerli firmalar sektörün değer zincirinde itici güç konumunda

Yabancı yatırımlarla gelişen rüzgâr enerjisi ekipman üretimi sektörünün değer zincirine, yerli firmaların da çok hızlı bir şekilde entegre olduğu gerçeğiyle gerçekleşen “Rüzgâr Enerjisi Ekipman Üretimi Değer Zincirinde İzmirli Tedarikçiler” isimli ikinci oturumun moderatörlüğünü İZKA Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü H.İ. Murat Çelik yaparken, konuşmacılar arasında Ateş Wind Power Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Güldoğan, Tibet Makina Genel Müdürü Tibet Arbak ve XGEN Enerji Yönetici Ortağı İskender Kökey yer aldı.

 

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan GSMA Yönetim Kurulu’nda

0

Dünya çapında 800’ü aşkın şirketin üye olduğu kuruluşun 25 kişilik yönetim kurulunda yer alan Erkan, sektör gelişiminde Türkiye’nin de söz sahibi olması için çalışacak

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, dünyada mobil iletişim sektörüne yön veren ve 800’den fazla üyesi bulunan GSMA (Dünya GSM Birliği) Yönetim Kurulu’nun 25 üyesinden biri oldu. Erkan görevi süresince Turkcell’in ulusal ve uluslararası alandaki deneyimlerini bu global platformla paylaşacak. Ayrıca kuruluşun odağında olan yeni nesil iletişim teknolojilerinin gelişimi, mobil platformlar ile dijital ekonominin desteklenmesi ve mobil iletişimin toplumsal fayda için kullanımı gibi konularda yürütülen çalışmalara katkı da sağlayacak.

Tecrübelerimizi GSMA aracılığıyla tüm dünyaya aktaracağız

Mobil dünyaya yön veren böylesine önemli bir kuruluşun yönetiminde yer almanın mutluluğunu yaşadığını belirten Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, “Türkiye’nin Turkcell’i olarak 25 yılda edindiğimiz deneyim ve tecrübeyi GSMA aracılığıyla dünya ile paylaşmanın heyecanını yaşıyoruz. Aynı zamanda bu önemli kuruluşun yönetiminde yer alarak, Türkiye’yi temsil ediyor olmak benim için ayrı bir gurur kaynağı. Bugüne kadar ülkemizde ilklere imza atan Turkcell’in GSMA nezdinde yürüteceği çalışmalarla da dünya mobil iletişim sektörünün gelişimine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle Turkcell’i temsilen beni bu göreve layık gören tüm GSMA yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Dünya çapında mobil iletişim endüstrisini temsil etme amacıyla 1995 yılında kurulan GSMA, çalışmalarını Londra merkezli olarak yürütüyor. Kuruluş başta Barselona olmak üzere Los Angeles ve Şanghay’da Mobil Dünya Kongresi toplantıları düzenleyerek sektörün fikir alışverişinde bulunabileceği etkinliklere imza atıyor. 

 

Sosyal medya kendini mi bitiriyor? Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’dan açıklama

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan sosyal medya platformları ile ilgili açıklamalarda bulundu. 

Sayan yaptığı konuşmada sosyal medyadaki dolandırıcı hesaplar, bakanları taklit edenler, yalan haber yapanlar ve unutulma hakkının hiçe sayılması yüzünden sosyal medyaya erişimin engelleyebileceğini söyledi.

Dilerseniz sizi yapılan açıklamayla baş başa bırakalım. Videonun altında konuşmanın tamamını bulabilirsiniz. İyi seyirler…

Bakan Yardımcısı Sayan: Gerekenleri yapacağız

İnternette, özellikle de sosyal medyada yer alan ve Milli Güvenliğimizi tehdit eden içeriklerle etkin mücadelemizi sürdürüyoruz.

Ancak maalesef küresel sosyal medya platformlarının zaman zaman mahkeme kararlarına uymadıklarını ve yapılan uyarılara rağmen yasadışı içeriklere yer vermeye devam ettiklerini görüyoruz.

Bu anlamda en önemli noktalardan biri reklamlar.

İnsanların ziyaret ettiği sayfalarla ilgili istatistik ve bilgilere ulaşmak mümkün ama direk ya da haber akışlarına yerleştirilmiş reklamlar için kayıt yok.

Hiçbir şeyin izi yok, her şey tamamen karanlıkta. Sosyal medyada olan şey orada gizli kalıyor çünkü haber akışını sadece kullanıcı görüyor ve sonra kayboluyor, yani bir şeyi araştırmak imkansız. Size ne gösterdi, aynı şeyi kaç kere gösterdi, hepsi karanlıkta. Kimin hangi reklamı gördüğü hakkında hiçbir fikrimiz yok. Bıraktığı etki, bu insanları hedeflemede kullanılan veriler, bu reklamları verenler, harcanan para veya nereli oldukları hakkında hiçbir bilgimiz yok.

Şirketler bu cevapları biliyor ve şeffaf olma konusunda işbirliği yapmayı reddediyorlar.

BTK’nın Türk insanının verisinin Türkiye’de kalması için yazdığı yazılar, Cambridge Analytica skandalı ile ilgili talepleri nedense hep geçiştirilmeye çalışıldı.

Girişimcilerin, şirketlerin medya kuruluşlarının hesapları kural ihlali gerekçesiyle kapatıldı mı? Erişimi engellendi mi? Yalan haber konusunda ne gibi önlemler alındı? Türkiye’den giden mahkeme kararlarına ne kadar uyuldu?
Biz bu konularda bu şirketleri defalarca uyardık yazılar yazdık. Bu ve benzerlerinin yaşanmaması için yasalar koyduk. Ama her seferinde etrafından dolanmanın bir yolunu bulmaya çalıştılar. Bu yasalar artık işlemiyor.

Soruyorum size milyonlarca kullanıcısı olan, Türkiye’de milyonlarca dolar para kazanan şirketler ne kadar vergi ödüyorlar?

Türk insanın verilerini kimlerle paylaşıyorlar?

Türkiye’de kaç çalışanları var? Türkiye’de temsilcileri var mı? Yoksa niçin burada temsilcilik açmaya yanaşmıyorlar?

Hayatımızın çoğu artık internette yaşanıyor adeta. Bu hayatlara girebilmek için Facebook, Google veya Youtube reklamlarında sınırsız para harcayabilirsiniz ve kimsenin haberi olmaz, çünkü karşımızda tam bir kara kutu var. Bir belirsizlik ve bilinmezlik içinde işimizi yapmaya, insanlarımızı korumaya çalışıyoruz.

Ama şunu biliyoruz ki; manipülatif kampanyalara izin veriliyor, insanların özel hayatına saygı duyulmuyor. Bazı ülkelere tanınan “Unutulma hakkı” ülkemize verilmiyor.

Sosyal Medya şirketlerine buradan bir kez daha uyarıda bulunmak istiyorum.

Kişisel verileri işleyerek kullanıcı eğilimlerine göre içerik gösterme politikalarını açık ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaları ve bu konuda ülkeleri bilgilendirmeleri gerekiyor. Şeffaf olmayan politikalarla arka planda farklı algoritmalar çalıştırmak suretiyle kullanıcıların manipüle edildiğine yönelik iddialar tüm dünyada endişelere sebebiyet vermektedir. Bu nedenle sosyal medya şirketlerinin veri işleme politikaları konusunda daha açık bilgilendirmelerde bulunma zorunlulukları vardır.

Biz teknolojinin bir suç mahali haline gelmesine seyirci kalamayız. Bunun adı özgür demokrasi değil karanlıkta yalanlar yaymaktır. Biz buna izin vermeyeceğiz, gerekenleri de yapacağız.