Waymo otonom araçları 13 milyon km’ye ulaştı

Waymo otonom araçları, kat ettiği mesafeyi son 8 aya kıyasla 2 kat artırdı. Waymo otonom araçları, toplamda 13 milyon km’ye başardı.

Waymo otonom araçlar hız kesmiyor

Waymo CEO’su John Krafcik, şirketin New York’taki toplantısında, Kasım ayında Waymo araçların toplam 6,5 milyon km yol gittiğini, bugün ise bunu fazlasıyla aştıklarını belirtti. Krafcik, Aradan geçen 8 ay sonrasında, Waymo araçların kat ettiği toplam yolun 2 katına, yani 13 milyon km’ye ulaştığını söyledi. Krafcik, Waymo’nun araçların her gün ortalama 40 bin km yol gittiğini belirtti.

Waymo’nun kısa sürede 2 kat mesafeye ulaşmasında, filosuna eklenen yeni araçların olduğu belirtiliyor.

Waymo’nun bu gelişimi, sürücüsüz ticari taşımacılık hizmeti sunmaya çok yaklaştığını gösteriyor. Şirketin bir sonraki hedefinde ise ABD’de ticari anlamda bu teknolojiyi yaygınlaştırmak bulunuyor.

Ne kadar fazla yol alınırsa, o kadar çok veri toplanabildiği için Waymo’nun kat ettiği mesafeyi artırmış olması, geliştirme çalışmaları için büyük bir öneme sahip.

John Krafcik, Waymo’nun son verileri dair bilgiyi Twitter hesabı üzerinden de paylaştı.

Ronaldinho e-spor planını açıkladı

Ronaldinho e-spor alanında geniş çaplı bir projeye imza atıyor. Ronaldinho, kripto parasını satışa çıkarmasının ardından, e-spor projesi ile gündeme geldi.

Ronaldinho e-spor projesini açıkladı

Bir zamanların en iyi futbolcusu olarak gösterilen Ronaldinho, NEO Blockchain platformu üzerinde düzenlenen bir koin olan Ronaldinho Soccer Coin (RSC)’i çıkarmıştı. World Soccer Coin ortaklığıyla yürütülen projede toplamda 350 milyon token satışa sunulacağı açıklanmıştı. Ronaldinho son olarak, e-spor projesi ile gündeme geldi.

Kripto para lansmanını kapsayan proje, bir futbol akademisi kurmayı, amatör ve küresel lig maçlarına ev sahipliği yapmayı ve dijital ortamlarda futbolu geliştirmeyi kapsıyor. Çinli firma NEO tarafından sağlanan teknoloji ile e-spor projesinde blockchain hizmeti kullanılacak.

Sanal stadyumlar üzerinden yürütülecek projede, oyuncu performansları kaydedilip, analiz edilebilecek. Ayrıca dijital ortamda bahis oynamak da mümkün olacak.

Sanal stadyumlar, önümüzdeki 3 yıl boyunca 300 noktada bulanacak. Ronaldinho’nun projesinde ilk hedef olarak ise Asya bölgesi hedefleniyor. Filipinler, Vietnam ve Tayland’daki stadyumların 2019’da faaliyete geçmesi bekleniyor. Ayrıca Temmuz 2019’da Bangkok’ta bir e-spor turnuvası gerçekleştirilecek.

Ericsson, Telstra ve Intel, 5G ticari ağ veri çağrısı gerçekleştirdi

0

Ericsson, Telstra ve Intel, Telstra’nın Avustralya’nın Gold Coast şehrindeki 5G İnovasyon Merkezinde bulunan bir ticari mobil ağdaki ilk uçtan uca yalın olmayan 5G (non-standalone) 3GPP veri çağrısını, birden fazla tedarikçili bir ortamda başarıyla tamamladı. Şirketler böylece 5G’yi laboratuvardan çıkarıp, gerçek dünyadaki bir mobil ağ ortamına taşımayı başarmış oldular.

5G’de dönüm noktası

Bu, gerçek anlamda ticari bir 5G ağ çağrısı için birden fazla şirketten alınması gereken temel bileşenleri bir araya getirerek, 3,5GHz bandı üzerinden gerçekleştirilen ilk çağrı oldu.

Çağrı için, Telstra’nın 5G yalın omayan (NSA) ticari ağı, lisanslı 3,5GHz ticari bandı,Ericsson’ın ticari 5G NR radyo 6488’i, 5G EPC için dijital işlemci ünitesi (baseband) ve paket şebekesine (packet core), kişisel bir Telstra SIM kartı ve NR UE için Intel 5G Mobil Deneme Platformu kullanıldı.

Bu yeni dönüm noktası, Ericsson ve Intel ile birlikte Telstra ve bu alana erken giren diğer 5G hizmet sağlayıcıların, Stockholm’deki Ericsson Laboratuvarı’nda 6 Temmuz’da gerçekleştirdikleri veri çağrısının hemen ardından gelerek, ticari 5G ağlarını yaygınlaştırma çabalarına hız kazandırdı.

YouTube hashtag kullanımına başlıyor

0

Hashtag kullanımı Twitter sayesinde sosyal medyaya yayılan ve bugün günlük hayatın olağan bir parçasına dönüşen, yararlı bir uygulama.

YouTube’da yeni dönem

Facebook, özellikle Instagram üzerinden hashtag kullanımını teşvik ederken, Google bugüne kadar hashtag konusunda resmi bir hamlede bulunmamıştı. Ancak bu tavır artık değişiyor.

Ünlü video paylaşım servisi YouTube artık Android uygulamasında ve web tarayıcısı üzerinde, video yüklemesi sırasında kullanıcılara hashtag belirleme yeteneği getirdi.

Böylece artık arama yapanlar belli hashtag’ler üzerinden youtube videolarını daha kolay bulabilecekler.

Uber sürücüleri araç içinde satış yapabilecek

Cargo ile yapılan anlaşma ile Uber sürücüleri araç içinde ürün satışı yapabilecek. Böylelikle müşteriler ihtiyaçlarını karşılayabilecek, Uber sürücüleri ise ek gelir elde edebilecek.

Uber sürücüleri ek gelir elde edebilecek

New York merkezli startup olan Cargo, araç paylaşım şirketi Uber ile bir anlaşma imzaladı. Yapılan anlaşma kapsamında Uber sürücüleri, yolculuk sırasında müşterilere ürün satışı yapabilecek. Bu sayede Uber, araçlarını bir nevi otomat haline getirecek. Örneğin; havaalanına gidecek olan bir müşteri eğer karnı açsa, sürücüden atıştırmalık bir şeyler satın alabilecek. Böylelikle ihtiyaçlarını gidermek için havaalanına gitmeyi beklemeyecek.

Cargo’nun şefi Jeff Cripe, bu özelliğin ilk etapta tüm sürücülere getirilmeyeceğini söyledi. İlk etapta sadece Uber üzerinden 4,7 yıldız ortalamasına sahip sürücüler satış yapabilecekler. Böylelikle başlangıç aşamasında, güvenilir sürücüler aracılığıyla yeni hizmetin test edilmesi hedefleniyor.

Yeni hizmetin eklenmesi ile hem sürücüler hem de Uber daha fazla kazanabilecek, müşteriler ise ihtiyaçlarını giderebilecek. Cargo’ya göre sürücüler satış yaparak, ayda ek 1500-3000 dolar gelir elde edebilecek.

eBay Japonya pazarına giriyor

eBay Japonya pazarına girmek için yeni bir satın alma yaptı. eBay Japonya’daki e-ticaret devini satın alarak, Asya’daki payını artırma girişiminde bulundu.

eBay Japonya ile Asya pazarını hedef alıyor

ABD’de e-ticaret konusunda Amazon’un çok gerisinde kalan eBay, yeni bir planlama üzerinde çalışıyor. Asya pazarında büyüyerek yeni müşteri kitlesi oluşturmak isteyen eBay, böylelikle kar marjını artırmayı hedefliyor.

eBay, şirketin üç aylık kazançlarına göre Japon satış platformu Qoo10’u satın almak için toplam 573 milyon dolar ödedi. Aslında Şubat ayında gerçekleşen bu satın almanın mali değeri, yeni açıklandı.

EBay, “Satın almanın Japon tüketicilere daha fazla envanter sunmamıza ve uluslararası varlığımızı büyütmemize izin vereceğine inanıyoruz.” dedi.

Son çeyrek sonuçlarına göre Kore’de yüzde 13 büyüm gösteren eBay, aynı başarıyı Japonya’da da sürdürmek istiyor. Böylelikle ABD piyasasında Amazon ile arasında açılan farkı, Asya ülkelerindeki gelirleriyle kapatmayı hedefliyor.

ABD merkezli şirket 3 aylık sonuçlarında 236 milyar dolar gelir elde ederken, bunun 1,1 milyar doları ABD piyasasından geldi. ABD kaynaklı gelir artışı yüzde 5 seviyelerinde olurken, diğer uluslar arası geliri yüzde 9 seviyelerine ulaştı.

Kripto para ticareti yasaklanmalı!

ABD’den yetkililerin, kripto para ticareti yasaklanmalı yönündeki görüşlerini belirtmesi kripto para piyasasını çok hızlı etkiledi. Birçok kripto para biriminde değer kaybı yaşandı.

Kripto para ticareti yasaklanmalı önerisi piyasayı etkiledi

ABD’de kongre öncesinde konuşan FED başkanı Jerome Powell, kripto paralar hakkındaki olumsuz düşüncelerini söyledi. Kripto paraların gerçek bir değere sahip olmadığını söyleyen Powell, yatırımcıları ve tüketicileri korumanın çok zor olduğunu belirtti. Ayrıca bu para birimlerinin, yeni bir ödeme yöntemi olmaktan çok uzak kaldığını vurguladı. Bu para birimlerinin, ancak para aklamak isteyen kişiler için iyi bir seçenek olduğunu söyledi.

Daha sonra Paranın Geleceği: Dijital Para Birimleri başlıklı kongrede konuşan ABD’li kongre üyesi Brad Sherman, bu konuda oldukça sert açıklamalarda bulundu. ABD’nin kripto para madenciliğini ve ticaretini yasaklaması gerektiğini söyleyen Sherman, kripto paraların zararlarını vurgu yaptı. Tüketilen elektrik enerjisi ile karbon ayak izinin artması, uyuşturucu ticaretinin kolaylaşması, terör faaliyetleri, Sherman’ın kripto paralar konusundaki düşüncelerinin temelini oluşturuyor.

Dünyadaki ekonomi devi olan ABD’den yetkililerin bu yöndeki açıklamaları kripto para piyasasını olumsuz yönde etkiledi. Bu açıklamalardan sadece 2 saat sonra Bitcoin yüzde 4 değer kaybetti. Ayrıca 300 milyar dolar seviyelerine ulaşan piyasa hacmi, tekrar 285 milyar dolar seviyelerine geriledi.

Milli eğitim bakanı blockchain için çalışıyoruz dedi

Milli eğitim bakanı blockchain, yapay zeka ve big data konularında araştırmalar yürüttüklerini belirtti. Ayrıca eğitim sistemi hakkında da önemli açıklamalar yaptı.

Milli Eğitim Bakın Blockchain konusuna vurgu yaptı

Yeni kabinede Milli Eğitim Bakanı olarak göreve getirilen Ziya Selçuk, Türkiye’nin eğitim sistemi ve teknoloji alanındaki gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kendisinin bakan değil gören olacağını söyleyen Ziya Selçuk, diploma temelli değil vasıf temelli bir eğitim sistemine vurgu yaptı. Ayrıca yeni eğitimdeki yeni planlamalarının uygulamaya alınmasının kolay olmayacağını, bunun 50 senelik bir mesele olduğunu söyledi. 2 ay içerisinde 3 yıllık planlamayı açıklayacaklarını duyurdu.

Türkiye’nin teknoloji alanındaki durumuna da vurgu yapan Ziya Selçuk, MEB olarak blockchain, yapay zeka ve big data konularında araştırmalar yaptıklarını belirtti.

Son aylarda Üniversite ve lise düzeyinde bazı ülkelerde blockchain, yapay zeka ve big data gibi alanlarda eğitimlerin veriliyor olması, acaba yeni planlamada bu tip derslere yer verilecek mi sorusunu gündeme getirdi.

İnternet balonları Kenya’da hizmete başlıyor

0

Google’ın Project Loon adıyla duyurduğu internet balonları, Kenya’da hizmete başlıyor. İnternet balonları, milyonlarca kişiye 4G bağlantısı sağlayacak.

İnternet balonları: Project Loon

Google, 2011 yılında kırsal bölgelere internet hizmeti sağlamak için Project Loon isimli bir proje başlatmıştı. Bu balonlar, yıllar süren testlerin ardından ABD’nin önde gelen operatörlerinden AT&T ile iş birliği kurularak, Marina kasırgasının yaşandığı Porto Riko’da acil internet hizmeti sağlamak için kullanılmıştı.

Şimdiye kadar test ve yardım amaçlı yürütülen bu projede, Kenya’nın en büyük üçüncü operatörü olan Telekom Kenya ile anlaşma yapılarak, ilk ticari adım atılmış oldu. Project Loon ile internet erişimi olmayan kırsaldaki milyonlarca Kenya vatandaşına internet hizmeti sağlanacak.

45 milyon nüfuslu ülkede, şehirlerde 4G bağlantısı bulunsa da kırsaldaki milyonlarca insan 4G hizmetine erişemiyor. Deniz seviyesinden 18 km yüksekte konuşlanacak olan balonlar, üzerindeki antenler ve vericiler ile vatandaşlara internet erişimi sağlayacak.

Google’ın şu an için bu sektördeki en büyük rakibi ise Space X şirketi. Google, internet balonları ile kırsal bölgelerde internet hizmeti sağlarken, Space X bunu uydular ile deniyor.

Airbus Zephyr S üretimine başlanıyor

Airbus Zephyr S model drone’un üretim çalışmalarına başlanıyor. Yüksek irtifalı bir model olacak olan Airbus Zephyr S, uzak bölgelere yolculuk yapabilecek.

Airbus Zephyr S bulutların üstünde gidecek

Airbus geleceğin iş ve eğlence araçları olarak nitelendirilen drone’lar için önemli çalışmalara imza atıyor. Airbus, son olarak Zephyr S model drone’un seri üretimine başlayarak, kısa sürede müşteriler ile buluşturmayı hedefliyor.

25 metrelik kanat açıklığına sahip olan Zephyr S, 21 kilometre rakımda yolculuk edecek. Şu anki verilere göre yakıt ikmali yapmadan 14 gün kesintisi olarak çalışan Zephyr S’in, 100 gün boyunca kesintisiz uçuş yapabilmesi hedefleniyor. 75 kg ağırlığında olan araç, kendi ağırlığının 5 katını taşıyabilecek kapasitede olacak.

Drone’un gözetleme ve keşif görevlerini başarıyla yapabilmesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra sivil veya askeri kullanımlar için iletişim ağı oluşturmak için de kullanılabilecek özelliklere sahip. Örneğin Facebook, son yıllarda yüksek irtifa drone’ları kullanarak uzak bölgelere internet erişimi sağlamayı hedefliyor. Üretim planlarını iptal eden Facebook’un, Airbus’ın bu drone’larını kullanabileceği iddia ediliyor.

Gelecekte Airbus, Zephyr S’in Batı Avustralya’daki Wyndham hava sahasında görevlendirecek. Zephyr S için üretim hattının 2018 yılında faaliyete geçmesi hedefleniyor.

VW, elektrikli araçları ABD’de üretecek

0

VW, ilk kez ABD’de keşfedilen dizel skandalı sonrasında büyük prestij kaybetmiş ve elektrikli otomobil üretmek üzere hazırlığa başlamışken şimdi yeni elektrikli otomobil modellerini ABD’de üreteceğini açıkladı.

İmaj tazeliyor

Elektrikli mikrobus ve SUV modellerini ABD’de kuracağı tesislerinde üreteceğini açıklayan Volkswagen böyle ABD’nin markaya yönelik ön yargılarını ve dizel skandalı nedeniyle yaşanan olumsuz imajı hafifletmeyi planlıyor.

Elektrikli I.D. BUZZ modeli, Volkswagen’in efsanevi eski mikrobus modelinin modern versiyonu olarak anılıyor ve özellikle ABD’deki sörf, yelken, kamp meraklısı gençler ya da geniş aileler tarafından büyük ilgiyle bekleniyor.

ING küresel yapılanma için düğmeye bastı!

Kendisini bankacılık lisansına sahip teknoloji şirketi olarak tanımlayan ING Bank, geleceğin bankacılığına yatırım yapmaya devam ediyor. Yeni nesil dijital bankacılık için 2016-2021 döneminde 800 milyon Euro yatırım yapmayı taahhüt eden ING Grubu, kendini veri odaklı bir kurum olarak konumlayarak, Türkiye’nin de içinde bulunduğu stratejik ülkelerde yapay zeka ve robot teknolojileri alanlarında uzmanlaşmış ekipler kurdu. Her ülkenin farklı bir konuya odaklanacağı ve insan kaynağı için görüşmelerin yapılmaya başlandığı bu ekipler, tüm dünyaya yeni nesil bankacılık çözümleri üretecek.
  
Eylül 2017’de Grubun önümüzdeki süreçte yeni nesil bankacılığına yön verecek ismi olarak atanan ING Grubu Yapay Zeka ve Robot Teknolojileri Global Başkanı Görkem Köseoğlu, bankacılıkta yapay zekayı; müşteri ilişkisi yönetimi, süreç otomasyonu ve temel bankacılık işlemleri olmak üzere üç ana alanda kullanmaya çalıştıklarını söyledi.

Köseoğlu, şöyle konuştu: “Müşterilerimiz açısından bakıldığında bu üç alandaki yapay zeka çözümlerinin yararlarını görmeleri mümkün. Örneğin doğal dil işleme çözümlerine dayalı chatbot çözümlerini hali hazırda birkaç ülkede müşterilerimize açtık. Aynı şekilde süreç otomasyonuna örnek olarak yazılım robotları kullanarak pek çok işlemi daha hızlı ve hatasız hale getirmeye başladık, Türkiye’de KGF kredileri için oluşturduğumuz süreç buna güzel bir örnek. Temel bankacılık alanında ise kredi değerlendirmesi süreçlerinden işlem güvenliğinin sağlanmasına yönelik çözümlere ve fiyatlama gibi konulara kadar pek çok çözüm üzerinde çalışıyoruz.”

Çalışmalara 250 kişilik veri bilimcisi yön veriyor

Yapay zekayı kullanmada önceliklerinin, doğrudan sistem entegrasyonu gerçekleştiremedikleri süreçler olacağını belirten Köseoğlu, “IT çözümünün maliyetli ya da uygun olmadığı sorunların çözümünde robot kullanmayı düşünüyoruz. Amacımız, basit kopyala yapıştır yapan robotlar ile başlayarak, daha karmaşık robotlar için uygun ortamı sağlamak. Hedefimiz, bir süreci baştan sona, tüm olası durumları kapsayacak şekilde ilerletebilen uçtan uca robotlar geliştirmek” diye konuştu. ING Grup olarak yapay zeka çalışmalarını, halihazırda 250 kişilik veri bilimcisi (data scientist) ve modelleme uzmanı ve bunlara destek olan veri mühendisleriyle iş analistlerinden oluşan ekiplerle yürüttüklerini kaydeden Köseoğlu, şöyle devam etti:

“Ekiplerimiz ağırlıklı olarak Hollanda, İngiltere ve Almanya’da. Bunlara ek olarak yeni merkezler kurmak için çalışmalarımız sürüyor. İş birimlerindeki bu ekiplere ek olarak, doğrudan İcra Kurulu’na bağlı olarak çalışan bir Baş Veri Bilimci liderliğindeki veri bilimcilerden oluşan bir merkez ekibimiz bulunuyor. Tüm faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamak ve bu alandaki amaçlarımızı daha da güçlendirmek için, benim atanmış olduğum Global Yapay Zeka ve Robot Teknolojileri Başkanı pozisyonu da hayata geçirildi.”

Robot süreç otomasyonu tarafında hali hazırda 1000’den fazla robotun uygulamada olduğunu vurgulayan Köseoğlu, “Çalışmalarımızdan örnek vermek gerekirse; ödüllü uygulamamız Katana; Belçika’daki chatbot uygulamamız Marie; Hollanda’da ilk ve tek banka olarak çıktığımız anında kredi uygulamamız; Almanya ve İspanya’da Scalable Capital ile ortak olarak hayata geçirdiğimiz robo-advice yatırım danışmanlığı uygulamalarımız; süreç otomasyonu için Almanya’da hayata aldığımız otomatik veri işleme uygulamamız; işlem güvenliği ve kara para ile mücadele için hayata geçirdiğimiz ve regülatörden övgü alan 3 gelişmiş modelimiz ve Türkiye’de hayata geçirdiğimiz KGF robotu gibi uygulamaları sayabiliriz” dedi. Tüm bu uygulamaları global olarak tüm ülkelere açmayı planladıklarını kaydeden Köseoğlu, “Türkiye de öncelikli pazarlarımızdan olduğu için, burada da kısa zamanda daha fazla uygulama ile müşterilerimize ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu. 

Türkiye’de bu alanda yapılanlara ilişkin olarak ise Köseoğlu şunları söyledi: “İlk robotumuz olan KGF robotu, 2017 yılının Nisan ayı başında canlı ortama alındı ve KGF giriş sürecini hızlı ve hatasız hale getirdi. Robotlar, geleneksel IT çözümlerine göre çok daha hızlı geliştirilebiliyor ve uygulamaya alınabiliyor. Hız ve hatasızlık anlamında, manuel işlemlere göre avantaj sağlıyor. Örneğin, şubede yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilen bir KGF başvurusunu, bir robot 5 dakikadan az sürede ve sıfır hata ile gerçekleştirebiliyor. Bu anlamda KGF olumlu bir deneyim oldu. ING Bank olarak şu an 33 robotla hizmet veriyor. Bu robotlar çeşitli operasyonel adımları gerçekleştiriyor. Halihazırda robotlar ING Bank’a 20 bin saat kazandırmış durumda.”
  
Robot teknolojileri ile temelde bankanın çeşitli bölümlerinde çalışanların günlük rutin işlerini otomatize ederek daha katma değerli işlerine daha fazla vakit ayırmalarını ve hata oranlarını minimum indirmeyi sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Köseoğlu, “Bu kapsamda üye iş yerleri ve firmaların bilgilerini güncelleme, günlük finansal raporların otomatik hazırlanması, mutabakat ve mizan işlemleri, şube ve genel müdürlük raporlama işlemleri yaptığımız işlerden birkaçı. Bunun yanında arkadaşlarımızın doğum günlerini kutlayan bir robotumuz da var. 

Buna ek olarak mutlaka değinmek istediğim bir konu da ING Türkiye‘nin operasyon merkezinin yer aldığı Kahramanmaraş’ta yaptığımız çalışmalar. Maraş’ta haziran ayında kurduğumuz 6 kişilik robot teknolojileri ekibi ile 2 ayda 50’ye yakın robot yazılımını tamamladık. Robot teknolojilerine ek olarak, yapay zeka tarafında chatbot uygulamamızın detaylarını da yakın zamanda açıklayacağız” dedi.

Comcast, 21st Century Fox’u almaktan vazgeçti

0

Disney, Fox ve Comcast arasında süren üçlü dans sona ediyor. Fox’u satın almak için birbiriyle yarışan Comcast ve Disney arasındaki rekabetin sonu, Comcast’ın pazarlıktan çekilmesiyle sonuçlandı. 

Herkes içerik yayını yapmak istiyor

Böylece Fox ve Disney pazarlıkta başbaşa kaldı. Disney, kendi içeriklerini yayınlamak ve online yayıncılık işine girmek için uzun zamandır TV kanalı sahibi olmak veya Netflix benzeri bir yapı kurmak için çalışıyordu. Comcast’ın pazarlıktan çekilmesiyle Fox’u Disney’in satın alma ihtimali güçlenmiş oldu.

Öte yandan Comcast yayıncılık hevesinden vazgeçmiş değil. Dev operatörün, İngiliz Sky kanalına ortak olmak üzere teklif verdiği vurgulanıyor.

Turkcell’den Hazine ve Maliye Bakanlığı’na transfer

0

Turkcell’de Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) Bülent Aksu, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde görev yapmak üzere şirketteki görevinden ayrıldı.

Turkcell CFO Bülent Aksu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görev alacak

Turkcell’e 20 Temmuz 2016 tarihinde katılan ve Finans Genel Müdür Yardımcılığı (CFO) görevini yürüten Bülent Aksu, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde görev almak üzere Turkcell’den ayrıldı. Konuyla ilgili KAP açıklaması şöyle:

Şirketimize 20 Temmuz 2016 tarihinde katılan ve Finans Genel Müdür Yardımcılığı (CFO) görevini yürütmekte olan Bülent Aksu, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde görev almak üzere, şirketimizdeki görevinden 31 Temmuz 2018 tarihinde geçerli olmak üzere ayrılma kararı almıştır.

 ‘Yenilikçi çözümleri ve başarıları takdire şayan’

Konuyla ilgili olarak, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu: “Sayın Bülent Aksu, Turkcell’in bilanço ve kur riski yönetiminde ülkemizin örnek bir şirketi olmasını sağlayan uluslararası uygulamalarının yanı sıra, yatırımların finansmanına yönelik yenilikçi çözümleri ile şirketimizin sürekli büyümesini sağlayan güçlü finansal temeller üzerine kurulmasında önemli katkılar sunmuştur. Şirketimizin güçlü ve sağlıklı finansal yapısını sürdürmesindeki emekleri ve üstün gayreti takdire şayandır. Sayın Aksu’nun Turkcell’de gösterdiği başarının katbekat fazlasını yeni görevinde de göstereceğine inanıyor, bu görevlendirmenin ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Bülent AksuBu transfer sonrasında ise, Turkcell Hazine, Risk ve Tahsilat Yönetiminden Sorumlu Direktör olarak görev yapan Osman Yılmaz, 1 Ağustos 2018 tarihi itibarıyla mevcut görevine ek olarak, Finans Genel Müdür Yardımcılığı görevine vekalet edecektir.

20 Temmuz 2016 tarihinden beri Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak Turkcell bünyesinde başarı ile görev yapmakta olan Bülent Aksu, ilk defa banka dışı bir kurumun varlığa dayalı menkul kıymet ihracı gerçekleştirilmesinin yanı sıra finansman bonosu, kira sertifikası ve Eurobond gibi ihraçlara da imza atarak, Turkcell’in yerel ve uluslararası sermaye piyasalarındaki lider konumunu pekiştirmişti.

McAfee Türkiye pazarında büyüme hedefliyor

0

Türkiye’de yeni yapılanma çalışmalarına başlayan McAfee Türkiye, yeni ülke müdürü Hakan Uzun’un yönetiminde %100 büyüme hedefliyor.

McAfee Türkiye pazarında büyüme hedefliyor

Dünyanın önde gelen siber güvenlik şirketlerinden McAfee, Türkiye operasyonlarını genişletmek için harekete geçti. Kısa süre önce bilişim sektörünün deneyimli isimlerinden Hakan Uzun’u Türkiye Ülke Müdürü olarak görevlendiren şirket, 2020 sonuna kadar %100 büyüme hedefiyle çalışmalarına başladı.

Düzenlenen basın toplantısında gazetecilerle buluşan McAfee Türkiye Ülke Müdürü Hakan Uzun, 2018’in ikinci yarısı ve 2019 için belirledikleri yol haritasına dair detayları paylaştı. Önümüzdeki dönemde daha hızlı ve agresif bir büyüme hedefi belirlediklerini açıklayan Uzun, organizasyonel verimlilik ve yeni fırsatları değerlendirmek için çalışmalar yürüteceklerini belirtti.

Toplantiya iştirak eden McAfee Güney Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Patricia Murphy, 2020 sonuna kadar hedefledikleri %100’lük büyüme için Türkiye’ye gerekli tüm destekleri vereceklerini belirtti. Murphy, McAfee’nin hem dünyadaki hem de Türkiye’deki yüksek müşteri memnuniyeti oranlarının bu büyüme oranlarına ulaşmayı kolaylaştıracağını ifade etti.

İş ortaklarına destek artacak

Mevcut kanal ekosistemini daha etkin kullanmak için planlar yaptıklarını ifade eden McAfee Türkiye Ülke Müdürü Hakan Uzun, bu kapsamda iş ortaklarına yönelik desteklerini artıracaklarını belirtti. McAfee’nin, “Birlikte çalışmanın yarattığı güçten ilham alıyoruz” sloganı ve vizyonuyla hareket ettiğini kaydeden Uzun, uçtan uca entegre çalışan bir yapı kurguladıklarını, böylece hem bireysel hem de kurumsal çözümlerini müşterilerine daha yakından tanıtma olanağı elde edeceklerini sözlerine ekledi. Toplantıda ayrıca şirketin bir diğer global yöneticisi olan Philippe Lacroix de bir konuşma yaptı. Güney Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye’den Sorumlu İş Ortakları Direktörü olan Philippe Lacroix, Türkiye’deki partnerlerinin McAfee müşterilerine verdiği hizmetlerde oldukça yetkin olduklarına dikkat çekti. Lacroix, Türkiye’nin, şirket için uzun yılladır bölgedeki en etkili ülkelerden biri olduğunu vurgularken, bu durumu kalıcı hale getirmek ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak için desteklerini sürdüreceklerini dile getirdi.

Yeni trendler ve yasal düzenlemeler için bugünden hazır

Siber güvenlik sektörünün en geniş portföylerinden birine sahip olduklarını belirten Hakan Uzun, veri koruma, veri tabanı güvenliği, ağ güvenliği, güvenlik durum analizleri, sunucu güvenliği, web güvenliği gibi alanların her biri için gelişmiş çözümler sunduklarını kaydetti.

Avrupa’da GDPR, Türkiye’de ise Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVVK) gibi düzenlemelere uyum konusunda da müşterilerine destek olduğundan söz eden Uzun, hazırladıkları rehberler ve birebir görüşmelerle işletmelerin bu dönüşüme hazırlıklı olmalarını sağladıklarının altını çizdi.

Hakan Uzun, 2020 sonrasında özellikle 5G teknolojisinin kullanıma alınmasıyla birlikte akıllı şehirler ve akıllı otomobillerin daha fazla hayatımızda yer edineceğine dikkat çekti. Uzun, bu kapsamda hem yerel yönetimler hem de otomotiv sektörü üreticileriyle yakın temasta bulunduklarını ve ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Türkiye’de de bu alanda yapılan çalışmaların hızlı bir şekilde arttığına vurgu yapan Uzun, ülkemizde 5G’nin hizmet sunulmasını takiben bölgesel çalışmalar yürütmeyi planladıklarını da sözlerine ekledi.


Sayılarla McAfee

  • 186 ülkede faaliyet gösteriyor.
  • Dünya genelinde 7300’den fazla çalışana sahip.
  • 538 milyon uç nokta cihaz ve sistemin güvenliğini sağlıyor.
  • 80 binden fazla kurumsal müşteriye hizmet veriyor.
  • Fortune 100 firmalarının %77’sine, Fortune 500 firmalarının yüzde 58’ine, Global 2000 firmalarının %66’sına siber güvenlik çözümleri sunuyor.
  • Dünyanın en büyük bankalarının %79’u McAfee’yi tercih ediyor.
  • Dünya genelindeki en büyük 50 perakendecinin %48’i McAfee kullanıcısı.
  • Siber güvenlik özelinde 1500’den fazla patente sahip.

Dassault Systèmes’ten stratejik satın alma

0

Dassault Systèmes inovatif yazılım ürünleriyle moda, hediyelik eşya, lüks eşyalar ve perakende sektöründe dijital dönüşümü mümkün kılan Centric Software’in çoğunluk hissesinin satın alınmasına yönelik anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Dijital dönüşüm çözümleri

Dassault Systèmes ve Centric Software arasındaki satın alma anlaşması, moda şirketlerinde dijital dönüşümü gerçekleştirecek, ürünleri pazara sunma hızını artıracak ve inovasyonu mümkün kılacak.

Centric Software’in PLM çözümleri trendlere ve müşteri taleplerine yanıt vererek moda markaları için hızlı yatırım dönüşümü sağlıyor.

Centric Software’in dünyaca tanınan müşterileri arasında Auchan, Belle China, Bestseller, Fast Retailing, Kering Group, Li & Fung, Loblaws, LVMH, Mango, PVH, Ruyi Group ve Under Armour da bulunuyor.

Dassault Systèmes bu yatırımla, günümüzün trendlerine ve müşteri taleplerine yanıt veren koleksiyonların giderek artan karmaşıklığına çözüm arayan şirketleri kapsayan milyarlarca dolarlık bir pazarda dijital dönüşümü gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Genel merkezi California’daki Silikon Vadisi’nde olan ve 13 ülkede ofisleri bulunan Centric Software; ASICS, Bass Pro, Belle China, Bestseller, Etam, Kate Spade, Loblaws, Louis Vuitton, Michael Kors, Samsonite, Ted Baker ve Tommy Hilfiger’ın da aralarında bulunduğu 600’den fazla dünyaca tanınan marka için yazılım çözümleri sağlıyor. Centric Software ise 2017 yılında yüzde 60’tan fazla büyüyerek 61 milyon dolar gelire ulaşmış ve pozitif net kar elde etmişti. Centric’in sektöre özel PLM iş birliği platformu masaüstünde stok planlama, ürün teknik özellikleri, malzeme yönetimi, ürün kaynağı sağlama, maliyet senaryoları, koleksiyon yönetimi, takvim yönetimi ve kalite yönetimi için kullanılıyor. Ayrıca verimliliği, pazara sunma süresini ve satış ve ürün marjlarını artırmak amacıyla mobil cihazlar için optimize ediliyor.

Kartlı ödemeler 2018’in ilk yarısında yüzde 20 büyüdü!

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2018 yılının ilk 6 aylık verilerini açıkladı. Kart kullanmanın sağladığı avantajların yanı sıra banka hesabı sahibi nüfustaki artış, artan finansal okuryazarlık ve e-ticaret kullanımı gibi etkilerin de desteğiyle ödemelerde kart kullanımının artışını sürdürdüğünü vurgulayan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, kredi kartı ve banka kartı sayıları artarken, yılın ilk yarısında kartlı ödemelerde yüzde 20 oranında büyüme gerçekleştiğini söyledi.

BKM verilerine göre haziran ayı sonunda Türkiye’de 64,8 milyon adet kredi kartı ve 136,4 milyon adet banka kartı kullanılıyor. 2017 yılının haziran ayı ile kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 7’lik artış, banka kartı sayısında ise yüzde 10’luk artış görülüyor. Toplam kart sayısı ise 201 milyon adedi geçerek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında artış gösterdi.

Kartların kullanım alanı genişliyor

Günümüzde vergiden bireysel emeklilik ödemesine, taksiden sigorta ödemelerine ve hatta bağış ödemelerine kadar hayatın her alanında kartlarla ödeme yapılabiliyor. Bunun sonucunda para üstü derdini ortadan kaldıran, zaman kazandıran ve nakit taşımaya gerek kalmadan günlük hayatı kolaylaştıran kartlarla ödemeler daha da yaygınlaştı. 2018 yılının ilk altı ayında kartlarla toplam 380 milyar TL tutarında ödeme yapılırken, bu değer önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 büyüme olduğunu gösteriyor.

Kartlı ödemelerdeki artışla beraber en fazla artışın hangi sektörlerde gerçekleştiği ayrıntılı incelendiğinde, 2018 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre hava yolları yüzde 34, yemek yüzde 28, akaryakıt istasyonları yüzde 24, sağlık/sağlık ürünleri/kozmetik yüzde 24, giyim ve aksesuar yüzde 21 ile en fazla artış gösteren sektörler arasında yer aldı.

İnternetten yapılan kartlı ödemeler yüzde 37 büyüdü

BKM verilerine göre, internetten ödeme alışkanlıklarının her geçen gün artması ve hızlı dijital dönüşümle beraber 2018 yılının ilk altı ayında toplam 61 milyar TL tutarında internetten kartlı ödeme yapıldığı görülüyor. Bu veri 2017 yılının ilk altı ayı ile kıyaslandığında, internetten kartlı ödemelerde yüzde 37 oranında artış dikkat çekiyor. Geçen yılın aynı döneminde toplam kartlı ödemelerin yüzde 14’ünü oluşturan internetten kartlı ödemelerin bu yıl payını artırarak yüzde 16’ya çıkardığı görülüyor.

Yabancı kartlarla yapılan ödemeler incelendiğinde ise yılın ilk yarısında yabancı kartlarla yurt içinde toplam 15,8 milyar TL tutarında ödeme yapıldığı görülüyor. Bu tutar, önceki yılın aynı döneminde 9,5 milyar TL olan kartlı ödeme tutarıyla kıyaslandığında yüzde 67 oranında büyümeyle son yıllarda gözlenen en büyük artışın gerçekleştiği dikkat çekiyor. İşlem başına yapılan kartlı ödeme tutarının ise 457 TL’den 573 TL’ye çıktığı görülüyor.

BKM, kartlı ödemeler sektörünün ve hanehalkı harcamalarının gözlemlenebilmesi için temmuz ayından itibaren kartlı ödemeler endeksini Haziran 2018 verilerini de içeren şekilde KARTMETRE adıyla yayınlamaya başladı. 2015 yılı Nisan ayını baz alan endeks, nominal ve enflasyondan arındırılmış (reel) olmak üzere aylık olarak paylaşılacak. Toplam kartlı ödeme cirosu üzerinden hesaplanan Genel Kartlı Ödeme Endeksi’ne ek olarak hane halkı harcamalarının daha iyi bir göstergesi olması dolayısıyla “BES ve Kamu/Vergi Hariç Yurt İçi Bireysel Kartlı Ödeme Endeksi” (Hanehalkı Kartlı Ödeme Endeksi) de yayınlanacak.

Uçan otomobil 2019’da satışa çıkıyor

0

Terrafugia’nın uzun yıllardır geliştirdiği uçan otomobil modeli Transition, nihayet gerekli testleri ve hazırlıkları tamamladı. Şirketin yeni açıklamasına göre, uçan otomobil 2019 yılında satışa çıkacak.

Uçak mı otomobil mi?

Transition aslında teknik olarak küçük bir uçak ve pilot lisansı ile aracı uçurmak mümkün. Ancak yoğun olarak uçmak zorunda olduğu için kişisel uçak almak isteyen iş adamlarını hedef alan aracın kanatlarını katlayarak uçağı otoyollarda otomobil gibi kullanmak da mümkün. Bu da iş adamlarının indikleri şehirde kiralık otomobil bulmak ve aracı teslim almak/teslim etmek gibi gerekli bürokratik işlemlerle uğraşmak için saatler harcamalarını önleyerek, meşgul iş adamlarına yolculukları sırasında çok değerli saatler kazandıracak. 

Ancak “uçan otomobil” kavramı nedeniyle, bu araçların otoyollarda aniden kanatlarını açıp uçmaya başlayacakları gibi bir algının doğru olmadığını da hatırlatalım. Havacılık regülasyonları nedeniyle Transition’ın büyük şehirlerde ancak hava limanlarından, kule izniyle ve şehir üstündeki hava trafiğine uyum sağlayarak uçması zorunlu olacak. 

Kırsal bölgelerde ise araçların, uygun bir pistten havalanarak, yine bölgedeki hava trafiğine uygun şekilde uçuşa devam etmesi mümkün olacak. 

Boğaziçi Üniversitesi, teknoloji transferi için sermaye şirketi kurdu

0

Kısa süre önce yürürlüğe giren ve üniversitelerin teknoloji transfer şirketi kurabilmelerine olanak sağlayan “Yükseköğretim Kurumları Teknoloji Transfer Ofisi Yönetmeliği” kapsamında Türkiye’de şirketleşerek sermaye şirketi (A.Ş.) statüsü kazanan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) Boğaziçi Üniversitesi TTO oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) A.Ş., yeni sermaye şirketi yapısı çerçevesinde kamu ve özel sektör iş birlikleri yapacak, üretilen bilgiyi, yapılan buluşları fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alacak ve buluşların ticarileşme süreçlerinde rol alacak.

Patent başvuruları

Boğaziçi Üniversitesi TTO A.Ş ayrıca üniversite öğretim üyelerinin buluşlarını ulusal ve uluslararası patent başvurularını gerçekleştirecek, buluşların sanayiye aktarılması ve ticarileşmesi sürecinde ulusal ve uluslararası şirketler ile temaslar yürütecek ve buluşların şirketleşmesi için aracı görevini üstlenecek.

Daha önce Teknopark’a bağlı bir idari birim olan Boğaziçi Üniversitesi TTO A.Ş., yeni statüyle birlikte profesyonel bir yönetimi olan, sürdürülebilirlik amacı güden bir şirket yapısına kavuştu.

Boğaziçi Üniversitesi TTO A.Ş.’nin Yönetim Kurulu, Yönetim Kurulu başkanlığını üstlenen Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan ve Senato tarafından seçilen altı yönetim kurulu üyesinden oluşuyor. TTO A.Ş.’nin disiplinlerararası bir yaklaşıma sahip olabilmesi ve hizmet verirken üniversitenin her kesimini kapsayabilmesi amacıyla Yönetim Kurulu, farklı disiplinlerden gelen öğretim üyelerinden oluşuyor. Anonim şirket olarak Boğaziçi TTO A.Ş. bundan böyle bir yandan üniversite ile bağını güçlü tutmaya devam ederken diğer yandan bir anonim şirket olanın getirdiği esnekliklerden faydalanabilecek, iş yapma ve para transferi gibi konularda özgürlük ve kolaylıklara sahip olacak.

Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. Yöneticisi Sevim Tekeli, yeni yapının bugüne dek TTO bünyesinde sunulan hizmet kalitesini ve performansını artıracağını, kanunun getirdiği esneklik ve kolaylıklar sayesinde yeni dönemde sanayi ile iş birliklerini daha rahat yürüteceklerini vurguladı. Tekeli, akademik girişimcilik alanı başta olmak üzere çok sayıda yeni projeyi uygulamaya alacaklarını kaydetti. TTO A.Ş.’nin gelir modelinin temelinin, sanayi iş birliğine dayandığını ve Boğaziçi Üniversitesi TTO A.Ş.’nin bu konuda daha önce hiçbir TTO’nun denemediği modeller üzerinde çalıştığını anlatan Tekeli, kısa vadede öncelikli planlarının bunları uygulamak olacağını kaydetti.

Boğaziçi Üniversitesi TTO A.Ş., orta ve uzun vadede ise girişimcilik ve ticarileştirme faaliyetlerinden de geri dönüş alınabilecek yenilikçi modeller üzerinde çalışıyor, firmaların tanımlanmış sorunlarına yönelik riski minimize edilmiş girişimcilik programları tasarlıyor. Üniversitede yürütülen araştırmaların kurulan şirket vasıtasıyla ticari bir ürün haline getirilmesi sürecini tanımlayan akademik girişimciliğe yönelik yeni bir programı da bulunuyor.