Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketleri hangileri oldu?

4

Geçtiğimiz günlerde Fortune 500 listesi açıklandı. Türkiye’nin en büyük şirketleri bu liste ile resmiyet kazanmış oldu. Peki, bu liste için teknoloji şirketlerinin durumu ne? Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketleri hangileri oldu? Sizler için bu listeyi hazırladık!

Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketleri kimler oldu?

Fortune 500 tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında, çok sayıda teknoloji şirketi de yer alıyor. Listede yer alan ve bir önceki yıla kıyasla sıralaması değişen şirketleri sizleri için derledik!

Dünya geneline bakıldığında ilk 10 sırada teknoloji şirketleri yer alırken, ülkemizde en büyük şirketleri enerji ve petrol şirketleri ile oluştuğunu görüyoruz. Ülkemizde ise teknoloji şirketlerinin konumlarını sizler için araştırdık. İlk 100 şirket arasındaki teknoloji şirketlerini derledik.

Anker Türkiye’nin hedefleri neler?

Fortune 500 listedinde, en yüksek konumda olan teknoloji şirketi ARÇELİK A.Ş oldu. Listede 9. sırada olan ARÇELİK A.Ş, yüzde 29.5 gibi önemli bir değişim elde etmeyi başardı. Listede 13. sırada yer alan Türk Telekomünikasyon A.Ş ise 2016 yılına göre 2 sıra gerilemiş olsa da, en büyük şirketler arasında yer almayı sürdürüyor. 

Fortune 500 listesinin ilk 100 sırasında yer alan şirketler arasında bulunan teknoloji şirketlerinin tamamını ve 1 yıllık süre içindeki değişimlerini, aşağıdaki listede görebilirsiniz. Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketleri şu şekilde oluşuyor;

Şirket adı: ARÇELİK A.Ş.

2017 sırası: 9

2016 sırası: 12

Satışlar (tl): 20.840.613.000

Değişim yüzdesi: 29,5

Şirket adı: TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş.

2017 sırası: 13

2016 sırası: 11

Satışlar (tl): 18.139.554.000

Değişim yüzdesi: 12,6

Şirket adı: TURKCELL İLETİŞİM HİZMETLERİ A.Ş.

2017 sırası: 15

2016 sırası: 14

Satışlar (tl): 17.026.401.000

Değişim yüzdesi: 20,7

Şirket adı: VESTEL ELEKTRONİK SAN. VE TİC. A.Ş.

2017 sırası: 20

2016 sırası: 21

Satışlar (tl): 12.100.938.000

Değişim yüzdesi: 26,8

Şirket adı: İNDEKS BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ MÜH. SAN. A.Ş.

2017 sırası: 48

2016 sırası: 39

Satışlar (tl): 4.719.624.736

Değişim yüzdesi: 24,4

Şirket adı: TEKNOSA İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş.

2017 sırası: 65

2016 sırası: 51

Satışlar (tl): 3.397.855.000

Değişim yüzdesi: 10,5

Şirket adı: BRIGHTSTAR TELEKOMUNİKASYON VE DAĞITIM LTD. ŞTİ.

2017 sırası: 92

2016 sırası: 61

Satışlar (tl): 2.572.901.220

Değişim yüzdesi: -1,0

Şirket adı: GEN-PA TELEKOMUNİKASYON VE İLET. HİZ. SAN.TİC A.Ş.

2017 sırası: 95

2016 sırası: 66

Satışlar (tl): 2.490.062.097

Değişim yüzdesi: -0,8

Anker Türkiye’nin ülkemizdeki hedeflerini konuştuk!

Ürettiği dikkat çekici ve yenilikçi cihazları ile teknoloji dünyasında, kısa süre içinde adından söz ettirmeyi başaran Anker Innovations ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şirketin Türkiye ve Orta Asya Müdürü Cem Bodur ile Anker’in çalışmalarını değerlendirdik.

Anker Türkiye’nin ülkemizdeki hedeflerini konuştuk!

Anker Türkiye ve Orta Asya Ülke Müdürü Cem Bodur ile yaptığımız söyleşi de, şirketin hem global pazardaki geçmişini hem de operasyonlarını konuştuk. Sonrasında ise, Anker Innovations’ın ülkemizdeki çalışmaları hakkında önemli bilgiler aldık! Bu keyifli video ile sizleri baş başa bırakıyoruz.

Gündemimizde olan konu başlıkları ise şu şekilde oldu. Anker markasının hem global hem de Türkiye pazarındaki hikayesini merak ettik. Serüven oldukça heyecanlı. Türkiye operasyonu noktasında da çok yeni olan firma, ülkemizde ne gibi çalışmalar yapmayı planlıyor.

Instagram soru sistemini başlattı

Nebula Capsule gibi yenilikçi bir ürün üreten firmanın, diğer ürün kategorilerindeki çalışmaları ne durumda? Tüm bu soruların yanıtlarını röportajımızda bulabilirsiniz! İnovasyon konusunda, çok farklı ürünler ile karşımızda çıkan firmanın, bazı ürünlerini videomuzda bulabilirsiniz. Diğer ürünler ise, hem e-ticaret sitelerinde, zincir teknoloji mağazalarında ve operatör mağazalarında bulunabilir durumda.

Robot teknolojisinin Nobel’i Engelberger Ödülü sahibini buldu

0

Amerikan Robotik Endüstrileri Derneği (RIA) tarafından düzenlenen, robot teknolojisinin Nobel’i sayılan 2018 Engelberger Ödül Töreni’nde Universal Robots kurucu ortağı ve CTO’su Esben Østergaard, onur ödülünün sahibi oldu.

En önemli teknoloji atılımlarından birini temsil eden Universal Robots’un iş birliğine dayalı robot kollarının geliştirilmesine öncülük eden Østergaard, ödülünü Almanya Münih’teki Hofbräuhaus’da, Automatica Fuarı bünyesinde gerçekleşen Uluslararası Robot Sempozyumu’nda aldı.

Engelberger’in vizyonu Universal Robots ile örtüşüyor

Ödüle ve çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Østergaard, “Endüstriyel üretimde robotizmle devrim yapan, hayranı olduğum Joseph Engelberger’in adını taşıyan bu ödülü almaktan gurur duyuyorum. Engelberger’in, bir robotun, fabrikanın her aşamasında kullanılabileceğine ilişkin vizyonu Universal Robots olarak bizimle oldukça örtüşüyor. Robot teknolojisinde bir devrime öncülük ettiğimiz iş birliğine dayalı robot konseptimizin en temel özelliği güvenlik konusunda sunduğumuz çözüm ve insan-makine etkileşimine imkan tanıyor olmamız” dedi.

Østergaard, sözlerine şöyle devam etti: “Risk analizleri sonucu koruyucu çit ihtiyacı olmaması, robotun bir kişi ile çarpışması durumunda otomatik olarak çalışmayı durdurması gibi güvenlik çözümleri sağlıyoruz. Aynı zamanda, Cobot’larımızla yorucu, tekrarlayan ve hatta tehlikeli görevleri üstlenerek, insanlara daha karmaşık projelerde yaratıcılıklarını kullanma fırsatı veriyoruz. Böylece, insan- makine etkileşimini temsil eden, 2017’de en yenilikçi şirket seçilen Universal Robots olarak Endüstri 5.0’ın da öncülüğünü üstleniyoruz”

Instagram açık uçlu sorulara başlıyor

1

Zuckerberg’ün popüler görsel paylaşım ağı Instagram, kısa süre önce Hikayeler içinde anket soruları paylaşmaya izin vermişti. Bu sayede özellikle Stories üzerinden ürün/hizmet tanıtan şirketler, takipçilerinden daha sağlıklı geri bildirim almaya başladılar.

Herkes sormak istiyor

Ancak Instagram şimdi bu anketlere açık uçlu sorular da ekliyor. Yani, Hikayeler üzerinde anket soruları paylaşan kullanıcılar, seçenekli cevapların yanına, takipçilerin kendi cevaplarını yazabilecekleri serbest bir cevap seçeneği de ekleyebilecek.

Yeni özellik sayesinde bir ürün hizmet hakkında yapılacak anketlerde takipçilerin daha doyurucu ve gerçekçi yorumlar bırakması bekleniyor.

Instagram henüz bu özelliği resmen duyurmuş değil ancak bazı Instagram kullanıcılarının hesaplarında özelliğin aktif olduğu ve deneme aşamasında olduğu vurgulanıyor.

Dijital kimlikler geleneksel kimliklerin yerini alıyor

0

Mobil cihazlar, herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde ödeme imkanı verdiğinden dolayı dijital bir ekonominin gelişimi için ana platform haline geliyor. Dünya genelinde 5 milyardan fazla mobil kullanıcı için aşılması en önemli konu, ödemelerin yapıldığı kişilerin kimliklerinin doğruluğu oluyor. Bu soruna bir çözüm olarak dijital kimlikler güvenilir bir yol olarak gözüküyor. Bilişim güvenliği alanındaki dağıtım ve çözümleriyle pazarda lider konumda bulunan Komtera Teknoloji uzmanları, mobil cihazların ekonomide nasıl devrim yarattığının altını çizerken mobil platformlardaki güvenli ödeme hizmetlerinin yarattığı dijital kimliklerin, geleneksel kimliklerin yerini alacağını belirtiyor.

Kimlik oluşturma ve doğrulama için çeşitli ülkelerde kullanılmaya başlanan dijital kimlikler alışveriş, sağlık, eğitim ve finansal hizmetler gibi pek çok alanda fayda sağlayarak güven çatısı altında kullanıcı deneyimini geliştiriyor. Mobil cihazlar üzerinden yapılan işlemlerin önemli bir kısmını oluşturan mobil ödeme yöntemleri, dijital kimlik kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte daha güvenli hale gelmeye başlıyor.

Bir son kullanıcının, bir mobil cihaza bağlı olarak gerçekleştirdiği ve mal veya hizmet göndermesine ya da almasına olanak tanıyan kimlik doğrulama işlemlerine mobil kimlik adı veriliyor. Dijital ortama aktarılmış kullanıcı veya vatandaşlık bilgisi ya da finansal hesap verileri ile cihaz kimlik bilgileri kullanıcıların mobil kimliklerini oluşturuyor.


Ekonominin Geleceğini Mobil Platformlar ve Dijital Kimlikler Oluşturacak

Mobil platformların popülerleşmesi, yeni uygulamaların geliştirilmesi ve kullanıcıların güvenli ödeme sistemlerine karşı artan ihtiyacı nedeniyle dijital kimlikler, ekonomik büyümenin ana mekanizması olmayı sürdürecek. Komtera Teknoloji güvenlik uzmanları, dijital kimliklerin neden geleceğin ekonomisini oluşturduğuna dair altı nedeni sıralıyor.

1. Mobil cihazların etkisi dünya genelinde artıyor. Dünya genelindeki toplam kullanıcı sayısının 5 milyara ulaşmasıyla mobil cihazlar, en popüler global platformu oluşturuyor. Mobil cihaz kullanımı Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da %63, Asya Pasifik’te %68 ve Afrika’da %44’e erişmiş durumda bulunuyor. Bunun dışında ön ödemeli kartlar dünya genelinde %76 yayılım gösteriyor.

2. Dijital bir kimlik, doğrulayıcı olarak kullanılabiliyor. Mobil numaralarımızı bir nevi tanımlayıcı olarak kullanarak değişik niteliklerinden faydalanmak dinamik kimlikler yaratmamızı sağlıyor. Mobil cihazların bu işlevi, daha etkili ve kolay bir şekilde kimlik doğrulamaya el veriyor ve bireyler arasında güvenli ödeme sağlayabiliyor.

3. Mobil cihazlar, birden fazla yerde kullanılabilecek bir kullanıcı bilgisi oluşturuyor. Günümüzde insanların çevrimiçi hesaplarında kullandığı ve zaman zaman hatırlamakta zorlandığı çok fazla şifresi bulunuyor. Hele ki çeşitli çevrimiçi platformları kullanan 20.000’den fazla kişiden toplanan verilerle oluşturulan istatistik çalışmasında bir kullanıcının ortalama 90 çevrimiçi hesabı olduğu ortaya çıkmışken alışveriş, sağlık, eğitim ve finansal hizmetler gibi alanlarda birçok dijital servisin herhangi birine ulaşmak için değişik kullanıcı adı ve şifre bilgileriyle uğraşmanın can sıkıcı olduğu herkesçe kabul ediliyor. Dijital ekonomide ise böyle bir sorun kalmıyor çünkü kullanıcı deneyimini rahatlatmak için kullanıcı bilgileri dijital servis sağlayıcıları arasında paylaşılarak tek bir güvenli tanımlayıcının tüm hesaplara erişim için kullanılması sağlanıyor.

4. Dijital kimlik şemaları şimdiden kullanıyor ve gün geçtikçe gelişiyor. Çin, Estonya, Azerbaycan gibi ülkeler şimdiden dijital kimlik kullanımı devreye sokmuş durumda bulunuyor. Dijital kimlikler şu an bir bardak kahve satın almaktan çok daha fazla önemli nedenlerle kullanılıyor.Örneğin Çin, uluslararası olarak kullanılabilen bu dijital kimliklere oldukça yüksek seviyelerde yatırım yapıyor ve bu kimliği kullanan 62 milyondan fazla kullanıcı, günde ortalama 450 milyondan fazla ödeme işlemi gerçekleştirerek durumu benimsediğini göstermiş oluyor. Dijital kimlikler vergi ödemekten sürücü lisansı taşımaya kadar bir çok alanda kullanılıyor.

5. Mobil cihazlar, her gün biraz daha popüler bir servis platformuna dönüşüyor. Mobil cihazlar, yeni jenerasyonlar için servis ve ürünlere erişmek adına mutlaka sahip olunması gereken bir araç olduğundan gitgide daha popüler bir platforma dönüşüyor. Dünya genelinde web trafiğinin %52’si mobil üzerinden sağlanıyor. Örneğin, Twitter kullanıcılarının %80’i erişimini mobilden gerçekleştiriyor ve Twitter’daki videoların %93’ü mobil cihazlardan izleniyor. Servis sağlayıcılar da bu etkili akımı odaklarına alarak mobilde daha fazla imkan yaratmaya çalışıyor. Çeşitli bankalar kişilerin parmak izlerini kullanarak finansal servislere erişim izni veriyor. Sosyal ağlar gibi servis sağlayıcıların kimi artık önce dijital kimlik kartı, daha sonra da bir selfie’yle yüz tanıma sistemleri eşliğinde kişilerin kimliğini doğrulamasını bekliyor.

6. Mobil cihazlar, her zaman basit bir kullanıma sahip olmasıyla öne çıkıyor. Mobil cihazlar artık günlük hayatlarımızın bir parçası halinde ve sadece bir akıllı telefon ile birkaç saniye içinde birçok ürün ve servis kullanabiliyor. Alışveriş deneyiminin bu sayede değiştiği ve mobilin merkezde bulunduğu bu devrim niteliğindeki yeni ekonomide dijital kimlikler de altyapıyı oluşturuyor. Devamlı olarak yeni uygulamaların geliştirilmesi ve kullanıcıların güvenilir ödemelere karşı artan ihtiyacı nedeniyle bu yeni sisteme uyması, büyümenin ana mekanizması olmayı sürdürecek.

2023 yılında yaklaşık 8.5 milyon kişi freelance olarak çalışacak!

Dünya Ekonomik Forumu, geleceğin meslekleri hakkında yaptığı araştırmada gittikçe yaygınlaşan esnek çalışma sistemlerine dikkat çekiyor. Öyle ki 2027 yılında sadece ABD’de; işgücünün yüzde 36‘sını oluşturan 57 milyondan fazla kişinin, freelance (serbest) olarak çalışacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl esnek çalışma modelini benimseyen şirketlerin sayısının yüzde 26 artması bu tablonun bir diğer destekçisi.

Türkiye de dünyadaki bu eğilimi yakından takip eden ülkeler arasında yerini alıyor. 2023 yılında yaklaşık 8.5 milyon freelance çalışanın Türkiye iş piyasasındaki yerini alması bekleniyor. Projeleri için uzman bulmakta zorlanan işverenlerle, freelancer’ları bir araya getiren online iş platformu SanalUzman’nın üye sayısının 6 bin 500’ü aştığını, bu tablonun Türkiye’deki iş yapış biçimleri hakkında önemli sinyaller verdiğini anlatan SanalUzman Genel Müdürü Niyazi Bekiroğlu, rakamlara dikkat çekiyor.

Zaman ve mekândan bağımsız esnek çalışma modelleri konusunda pratiği oldukça zayıf bir coğrafya olan Türkiye için farklı bir disiplin sunan platformumuz, iş veren ve iş alan kişileri aynı platformda buluşturuyor. Kapalı ofis ortamında çalışmayı sevmeyen, sabit maaşa ve kurum kurallarına bağlı kalmak istemeyen ya da sabit kazancı olsa da ek gelire ihtiyaç duyan tüm uzmanlara kapılarını açıyor. Ülkemizde yaklaşık 1.2 milyon kişi freelance olarak çalışıyor. Biz de bu kitlenin işverenlerle ve yetkinliklerine uygun projelerle buluşmasına fırsat sağlıyoruz. Türkiye için esnek çalışmak artık bir yan model değil, başlı başına bir pazar. 2023 yılında yaklaşık 8.5 milyon freelance çalışan Türkiye iş piyasasındaki yerini alacak. Bu rakam daha da artabilir.” 

Şu anda üye sayılarının 6 bin 500’ü aştığını anlatan Bekiroğlu, “Sitemiz üzerinde yapılan işlerin ortalama değeri 1.060 TL civarında. Yazılım, tasarım, çeviri, metin yazarlığı, reklamcılık, satış pazarlama, danışmanlık gibi birçok alanda proje bazlı iş imkânları sistemimizde bulunuyor. Nitelikli yetenekleri olan uzmanlar, site üzerinden asgari ücretin dört beş katı aylık gelir kazanabiliyor. Bu nedenle platforma ilgi büyük. Büyüme hızını göz önüne alarak yıl sonunda üye sayımızın 20 bini aşmasını hedefliyoruz” dedi.

SanalUzman nasıl çalışıyor?

Üyelerine, istedikleri işi ve projeyi bulma kolaylığı sağlayan SanalUzman; beyaz yakalı, 18 – 50 yaş arası, teknolojiye hâkim, bilgisayar üzerinden iletişim faaliyeti yürütebilen; yazılım, tasarım, editörlük, çeviri, danışmanlık, internet üzerinden satış temsilciliği, sosyal medya ticareti alanlarına ilgi duyan tüm uzmanları iş platformuna bekliyor.

SanalUzman’ın geliştirdiği, SincApp Uygulaması ve Hakemlik Sistemi bu iki soruna da çözüm niteliğinde. İşverenlerin kaliteli hizmet, uzmanların ise ödeme almakta yaşadıkları sıkıntılara son vermeyi amaçlayan SincApp uygulamasını kullanmayı tercih eden üyeler, SincApp’ı bilgisayarlarına indirerek; işlerini, çalıştıkları programları, çalışma saatlerini ekran ve dilerlerse kamera görüntüsü hâlinde sistemde tutabiliyor. İşverenler, uzmanların tuttuğu SincApp verileri sayesinde işin aşamalarını istedikleri zaman takip edebiliyor. SincApp’ın, iş sürecini kolaylaştıran ve hızlandıran başka avantajları da bulunuyor.

Herhangi bir anlaşmazlık durumunda ise SanalUzman’ın geliştirdiği Hakemlik Sistemi devreye giriyor. Bu uygulama kapsamında; SanalUzman Hukuk Departmanı, SincApp verilerini uzmanın veya işverenin yetkilendirmesiyle inceliyor, avukat ve bilirkişi yardımı ile en doğru karara varıyor. Bu esnada projenin ücreti SanalUzman’ın güvenli hesabında bekletiliyor. Taraflar arasında uzlaşma sağlanarak uzmana hak ettiği ücret iletiliyor. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise SincApp kayıtları; mahkemelerde delil niteliği taşıyor.

Online iş platformu SanalUzman hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Türk girişimci Kickstarter’a damga vurdu!

0

Girişmcilerin maddi kaynak aradığı Kickstarter’da bir Türk girişimci 26 günde 398 bin dolar gibi ciddi bir destek almayı başardı. Peki, Kickstarter’a damga vuran bu girişim ile ne yapılacak?

Tesla Pickup özellikleri netleşmeye başladı!

Kickstarter’a damga vuran Türk girişimci!

MUWI isimli Amerikan ve Türk ortaklı firması, Kickstarter’da destek arayışı içine girdi ve 26 günlük süre içinde 398 bin dolar gibi büyük bir kaynak elde etti. Bu proje için koyduğu hedef ise 35 bin dolardı. MUWI’nin girişimi, kaynak için talep edilen sürenin bitmesine yaklaşık 3 gün kala, hedeflenen rakamın 10 katından fazlasını elde etmeyi başardı.

MUWI tarafından başlatılan projenin ürünü ise, video çekmek isteyenlerin işine yaracak son derece faydalı ekipmanlardan oluşuyor. MUWI adı verilen aksesuar, görsel açıdan şov yapmanıza yardımcı olacak bir cihaz. 

türk girişimci

Akıllı telefonlar ve DSLR fotoğraf makineleri ile tam uyumlu olan bu cihaz, video çekimlerinize fantastik hareketler eklemenize yardımcı olacak. 

muwi

Selfie çubukları, gimball’lar ve daha pek çok akseuar ile uyumu olan MUWI, nesne takibi yaparken, 4 eksenli optik görüntü sabitleme özelliklerinde de faydalanabilecek. 

https://youtu.be/QbdRwYxq2w8

Sinematik çekimler konusunda da yayınlanan örnekler son derece etkileyici, Ayarlanabilir tekerlik yapısı, görsel açıdan etkileyici açıları ve hareketleri yapmak üzere tasarlanmış. MUWI’nin başlattığı proje kapsamında yapılan bağışlar ise, farklı paketler ile ödüllendirilecek. Bağış yapanlar, yaptıkları bağış miktarına göre, MUWI’nin farklı paketlerine sahip olabilecek. 

Aksiyon kameraları ile DSLR fotoğraf makineleri, telefonlar ve aynasız fotoğraf makineleri için de uyumlu olan MUWI’nin Kickstarter linkine ve bağışlar karşılığında alabileceğiniz paketlere bu linke tıklayarak daha yakından bakabilirsiniz.

RFID etiketi kimyasal algılama yapabiliyor

0

MIT mühendisleri, kimyasal algılama yapabilen RFID etiketi geliştirdi. Yeni RFID etiketi, gıdadan enerjiye kadar birçok sektörde kullanılabilir.

RFID etiketi ile algılama

MIT’in mühendislik uzmanları, RFID (radyo frekansı tanımlama) etiketlerini daha güvenilir hale getirmek ve ortamdaki kimyasalları algılamak için yeni bir yöntem buldu. Tak – Kullan özelliğindeki yeni tasarım, tipik bir bataryaya ihtiyaç duymuyor. Sistem, boruları ve gaz konteynırlarını kontrol eden şirketler için büyük kolaylıklar sağlayacak potansiyele sahip. Ayrıca gerekli okuyucu sayısını minimuma indirecek olan RFID etiketleri, maliyetlerin de azalmasını sağlayacak.

Kimyasal algılaması yapan RFID etiketleri, 10 metreye kadar iletişim sağlayabiliyor. Böylelikle çevresindeki kimyasalların kablosuz takibini mümkün hale getiriyor. Glikoz algılama için testlerini yapan araştırmacılar, bu çalışmada başarılı oldular. Gelecekte, araştırmacılar, çevresel karbon monoksiti tanımlayabilen RFID etiket sensörleri geliştirmeyi hedefliyorlar.

Tesla pickup özellikleri belli olmaya başladı!

Elektrikli Tesla pickup modeli, geleceğin pickup araçlarına yeni bir örnek olacak. Çift motorlu Tesla pickup, şirketin sedan araçlarından sonraki yeni hedefi oldu.

Tesla pickup çift motorlu olacak

Bu yıl içinde Türkiye pazarına girmesi beklenen Tesla, bir yeni model aracını daha tanıtmaya hazırlanıyor. Ancak bu model daha öncekiler bir saden olmayacak. Tesla, Model Y aracının üretimi sonrasında piyasaya bir pickup sürmeye hazırlanıyor. Ağır yüklü araç olarak sınılandırabileceğimiz bu model, çift motorlu olması ile dikkat çekiyor. Üstelik elektrikli tahrik sistemine sahip olacak olan araç, gelecek nesil pickup modellerine bir örnek oluşturacak.

Ford F150 boyutlarında olması planlanan dört çekerli yeni modelde, iki adet elektrikli motor kullanılacak. Büyük bir batarya paketinin de yer alması planlanan aracın, 45-800 km menzile sahip olması hedefleniyor.

6 kişi kapasiteli aracın çıkış tarihi konusunda henüz net bir bilgi verilmedi. 18-24 ay içinde üretilebileceği tahmin edilen araç için acele edilmeyecek. Tesla’nın öncelikli hedefleri arasında Model 3 üretiminde hedefine ulaşmak ve Model Y aracını başarılı bir şekilde piyasaya sürmek var.

Alibaba ve Trendyol güçlerini birleştirdi!

0

Alibaba, e-ticaret platformu Trendyol’a yatırım yapıyor. Alibaba, Trendyol’un yeni stratejik partneri oluyor ve mevcut finansal yatırımcıların hisselerini alıyor. Bu yatırım, Alibaba’nın globalleşme konusundaki kararlılığını göstermesi ve Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük internet yatırımı olması açısından önem arz ediyor.

Anlaşma ile birlikte Trendyol ve Alibaba, Trendyol’un Türkiye ve çevresindeki büyümesini hızlandırmak ve kuvvetlendirmek için beraber çalışacak. Bu süreçte Alibaba, Trendyol’a teknoloji, online ticaret, mobil ödeme, lojistik, uluslararası ticaret gibi konularda bilgi ve deneyim paylaşımı yapacak ve destek olacak.

Türkiye, 80 milyonluk nüfusu ile Avrupa’daki en genç ülkelerden biri ve bu durum özellikle e-ticaret pazarı için çok ciddi bir potansiyel oluşturuyor. Trendyol, 16 milyondan fazla müşterisi ile, Türkiye ve çevresindeki bölgenin hızla büyüyen ve daha fazla büyüme potansiyeli olan e-ticaret pazarında çok önemli bir konumda bulunuyor. Türkiye’nin perakende hacminin sadece yüzde 3,5’inin internet üzerinden olması, Trendyol’un ciddi büyüme ve perakende sektöründe değişim yaratma potansiyeli olduğunu gösteriyor. Türkiye üç milyondan fazla KOBİ’si, büyük ve gelişmiş üretim imkanları, oturmuş lojistik altyapısı ve çevre ülkelerle olan bağlantıları sebebiyle Alibaba’nın bölgedeki büyümesi için bir merkez olma potansiyeline sahip.

Alibaba ve Trendyol’dan ortaklık hakkında ilk açıklamalar!

Trendyol’un kurucusu ve CEO’su Demet Mutlu yaptığı açıklamada “Alibaba ve Trendyol çok benzer kültüre ve değerlere sahip, dijital ekosistem ile ilgili büyük hedefleri olan şirketler. Bu ortaklık konusunda çok heyecanlıyız,” dedi. “8 yıl önce 5 kişiyle bir masa etrafında büyük hedefler ve tutkuyla başlayan yolculuğumuzda, Türkiye’nin en büyük ve en hızlı büyüyen mobil e-ticaret platformunu yarattık.”

“Hala yolun çok başındayız, müşterilerimize daha iyi hizmet vermek, partnerlerimizi, ekibimizi ve ülkemizin dijital ekosistemini daha da ileri götürmek için daha çok çalışacağız. Alibaba hep örnek aldığımız bir şirketti, şimdi onların yatırımı ve desteği ile, Trendyol’u daha da büyük hedeflere, daha çok müşteriye, daha çok ülkeye birlikte götüreceğiz. Alibaba ile birlikte Türk markaları ve üreticilerini yüz milyonlarca müşteriye ulaştıracağız. Türkiye ve çevresindeki dijital ekonomiyi daha önce yaptığımız gibi geliştirmeye, müşterilerimize en iyi hizmeti vermeye devam edeceğiz.”

Alibaba Group Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Michael Evans konuyla ilgili olarak “Türkiye dünyadaki ve bölgedeki farklı dijital ekonomiler değerlendirildiğinde oldukça heyecan verici ve önemli bir pazar. Bu yatırım ile birlikte Alibaba, güçlü bir kurucu ve yönetim ekibinin önderliğindeki pazar lideri bir markaya ortak olmuş olacak. Trendyol, güçlü bir platforma, sadık iş ortaklarına ve büyük bir müşteri kitlesine sahip çok hızlı büyüyen özel bir marka. Bu birliktelikle, Türkiye’de ve bölgede e-ticaret, dijital ödeme sistemleri ve bütün perakende değer zincirinde çok önemli fırsatlar yaratacağız. Trendyol’a kurucuları ve mevcut yönetim ekibi liderlik etmeye devam edecek ve ek olarak Alibaba ekosistemine katkıda bulunacak. Trendyol ile birlikte, Türk markalarının, iş ortaklarının ve üreticilerinin, gerçek anlamda globalleşmesine destek olmayı sürdüreceğiz.”

Bulut bilişimin turizm sektörüne 5 faydası

0
İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, bulut bilişim trendinin turizm sektörüne ve son kullanıcılara faydasını açıklıyor. Turizm endüstrisinin BT altyapısı seçerken oldukça dinamik bir yapıya uygun inşa edilmesi gerektiğini dile getiren Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Sürekli gelişen teknoloji ve müşteri ihtiyaçları göz önüne alındığında esnek ve yüksek performans isteyen yapılara ihtiyaç duyuluyor.

Bulut bilişimin turizme nasıl katkı sağlıyor?

Nesnelerin interneti, yapay zekâ ve chatbot’lar, sanal gerçeklik, büyük veri ve mobil teknolojiler turizm sektöründeki altyapı ihtiyacını artırıyor. Bulut bilişimin doğası gereği sağladığı avantajlar turizm sektörünün gelişimine olanak tanıyor. Özellikle bilet ve konaklama için rezervasyon ve ödeme yapılan altyapıların kalite standartlarının yanında yasal uyumluluğunu sağlamak için de bulut bilişim temelli bir altyapı kullanmak en ideal yöntem” dedi. Akyol, bulut bilişim ile turizm sektöründe sağlanabilecek avantajları şu şekilde sıralıyor: Esneklik: Genellikle dönemsel yoğunluklar yaşayan turizm endüstrisinde, sezon dışı dönemlerde bulut bilişim sayesinde kaynak kullanımı otomatik olarak azaltılabiliyor, buna paralel olarak maliyetler de düşüyor. Mobilite: Gün geçtikçe daha fazla tüketici mobil cihazları üzerinden seyahatlerini organize ediyor. Google’ın verilerine göre, 2017 yılında tüketicilerin yüzde 79’u, seyahatlerini akıllı telefonlarından araştırdıktan sonra rezervasyonlarını yine akıllı telefonlarında gerçekleştiriyor. Bulut bilişim tüm mobil süreçlerin hızlı ve kesintisiz gerçekleşmesine olanak tanıyor. Güvenlik: Bulut hizmetleri, işletmelerin kendilerinin sahip olacağı altyapılara kıyasla çok daha iyi korunuyor. Böylece herhangi bir müdahale gerektirmeden işletmeler, kendiişlerine odaklanarak, kritik verilerin güvende olduğundan emin olabiliyorlar. Analiz: Eğer bir turizm işletmesinin verisi buluttaysa, Hadoop gibi büyük veri araçlarını kullanarak analiz edebilir ve rekabette öne geçmesini sağlayacak içgörüler elde etmesini sağlayabilir. Senkronizasyon: Günümüzün turizm şirketleri müşteri hizmetlerini sosyal medya, mobil uygulamalar, web siteleri, iş ortakları, chatbot’lar ve inceleme siteleri gibi birçok kanalda aynı anda yürütüyor. Tüm bu kanallarda aynı deneyimi sunmanın temeli bulut bilişim altyapısından geçiyor. Radore Veri Merkezi’nin bulut çözümleri hakkında daha fazla bilgi için bu adresi kullanabilirsiniz.

Derin öğrenme ile otizm terapisi

0

MIT araştırmacıları, derin öğrenme ile otizm terapisi yapabilen bir robot sistemi üzerinde çalışıyor. Derin öğrenme ile otizm terapisi, terapide elde edilen başarı oranını artırabilir.

Derin öğrenme ile otizm terapisi yüzde 60 oranında başarılı

Otizmli çocukların terapisi, büyük bir dikkat ve uzmanlık isteyen bir konu. Terapistin, otizmli kişiyi rahatsız edebilecek, onun istemeyeceği davranışlardan kaçınması gerekiyor. MIT araştırmacıları, bu konuda terapistlere yardımcı olabilecek bir derin öğrenme programı üzerine çalışıyor. Kişiselleştirmiş derin öğrenme, her çocuk için özel bir şekilde kullanılabiliyor.

İnsan terapistlerde davranışlardaki korelasyonu tespit etme oranı yüzde 50-55’lerde iken, derin öğrenme ile yüzde 60’lara kadar ulaşılabiliyor. Dolayısıyla terapist için daha verimli bir terapi seansı uygulanırken, otizmli kişinin de bu terapiden edindiği fayda artıyor.

Geliştiriciler, amaçlarının insan terapistlerini yerini almak olmadığını, tam aksine insan terapistlere yardımcı olarak daha başarılı terapiler uygulanmasını sağlamak istediklerini belirtiyor.

SoftBank Hindistan için yatırım yapacak

SoftBank Hindistan için yatırım yapma kararı alarak, oldukça stratejik bir adım attı. SoftBank Hindistan’da güneş enerjisi yatırımlarında bulunacak.

SoftBank Hindistan için 60-100 milyar dolar ayıracak

NHK tarafından yapılan bir habere göre, SoftBank Grup, güneş enerjisi yatırımları için Hindistan’a hazırlanıyor. SfotBank, Hindistan için 60-100 milyar dolarlık güneş enerjisi yatırımında bulunacak. Yapılacak olan yatırım panel üretimini değil, güneş enerjisi santralleri kurulumunu kapsıyor. Hindistan’da yükselişte olan bu sektörde, SfotBank güçlü bir firma olarak yer almayı hedefliyor.

Geçtiğimiz ay SoftBank, Hindistan’ın Karnataka eyaletinde 200 MW kapasiteli bir güneş enerjisi tesisi kurmuştu. Ayrıca Çin merkezli GCL System Integration Technology ile ortaklık kuran şirket, Hint güneş enerjisi üzerine bir girişim başlatmıştı. Bu girişim için 930 milyon dolarlık bir bütçe oluşturulmuştu.

SoftBank’ın bu şekilde bir yatırım yapmasının arkasındaki ana neden ise ülke başkanı Modi’nin yenilenebilir enerji politikası yürütüyor olması. Hindistan’daki 100 GWh’lik güneş enerjisi kapasitesinin 2022 yılına kadar 5 katına çıkarılması hedefleniyor.

Venezuela madencilik ile savaşıyor

0

Venezuela madencilik ile geçimini sağlayan vatandaşlarını çok zor duruma bırakan kanunu onayladı. Venezuela madencilik ekipmanı ithalatına yasak getirdi.

Venezuela madencilik ekipmanı ithalatını yasakladı

Ekonomik olarak çok zor zamanlar geçiren Venezuela, ABD’nin ekonomik yaptırımları ile baş edemez geldi. Bir dolmuş sürücüsü olan Maduro tarafından yönetilen ülke, şu anda batma tehlikesi ile karşı karşıya. Birçok uluslararası anlaşması olsa da ülkede para rezervi olmadığı için nakit sağlanamıyor. Hızlı bir şekilde fakirleşen Venezuela halkı, gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanıyor. Tüm bu zorlukların arasında Venezuela hükümeti, madencilik faaliyetlerini de hedef aldı.

Ülkede dolar rezervi bulunmadığı ve ülkenin para birimi Bolivar’ın dolar karşısında yüzde 99,99 değer kaybı nedeniyle halk, kripto para madenciliğine yönelmekteydi. Ülkedeki bazı vatandaşlar, madencilik faaliyetleri ile günlük 6 dolara yakın gelir sağlayabilmekteydi. Ancak Venezuela hükümeti bu konuda da halkı zor durumda bıraktı.

Venezuela hükümeti, çıkardığı yeni kanun ile madencilik ekipmanları ithalatına yasak getirdi. Böylelikle halkın madencilik ile geçimini sağlama imkanı da engellenmiş oldu. Venezuela hükümetinin bu kararının arkasında, ithalat ile daha fazla değer kaybının önüne geçmek olduğu belirtiliyor.

Ekran görüntüsü alan casus yazılım keşfedildi

1

Bitdefender Antivirüs’ün fark ettiği ve Zacinlo adını verdiği, 25’ten fazla zararlı eklentiye sahip olan kötü amaçlı yazılım, maalesef altın günlerini yaşıyor. 

Windows 10 işletim sistemiyle çalışan bilgisayar sahiplerinin indirdiği bazı ücretsiz programların yanında yüklenen ve kendini bir VPN hizmeti olarak göstererek insanları kandıran yazılım, ekran görüntüsünü alma, bazı antivirüs programlarını geçici olarak devre dışı bırakma ve bilgisayarın hızını yavaşlatma gibi pek çok zarara yol açıyor.  

Ücretsiz olduğu için tercih edilip indirilen yazımlardan bazıları içerdiği ek yazılımlarla maalesef bilgisayar sisteminizi zarara uğratabiliyor. 2012’de ilk kez fark edilen ve bu yıl en aktif zamanını yaşayan Zacinlo, bilgisayarlara yüklenmesinin ardından gizlice masaüstünüzün ekran görüntülerini almak gibi pek çok işlemde bulunuyor. Bilgisayarınıza asıl indirmek istediğiniz yazılımın yanında yüklenen reklam destekli bu bilgisayar yazılımları masaüstünüzün ekran görüntülerini almak gibi pek çok işlemi gerçekleştirebiliyor. 

Kendisini Ücretsiz Bir VPN Hizmeti Olarak Gösteriyor

Zacinlo kötü amaçlı yazılımı kendini, S5Mark adında ücretsiz bir VPN hizmeti olarak gösteriyor ve teknik bilgileri zayıf olan kullanıcılar, özellikle bankacılık işlemleri gibi fazladan gizlilik gerektiren işlemlerde bu hizmeti kullanabileceği düşüncesiyle yazılımı indirmeye karar veriyor. Ancak yazılımla beraber kötü niyetli eklentiler de yüklenmiş oluyor. Yüklenme sırasında Zacinlo, Windows Defender’i geçici olarak devre dışı bırakıyor. Bunların dışında kendisinin çalışmasına engel olacak başka herhangi bir Windows 10 uygulamasını da durdurabiliyor.

2.500 farklı Zacinlo vakasını inceleyen Bitdefender Antivirüs, yazılımın en az 25 farklı zararlı eklentiye sahip olduğunu belirtiyor. Daha da kötüsü, bu bileşenlerden bazıları düzenli olarak güncelleniyor veya yeni başka özelliklerle entegre olarak gücünü artırıyor. Bu durum da yazılımın sürekli olarak gelişmeye devam ettiğini gösteriyor.

Zacinlo, tek başına yeterince korkutucu olan gizlice ekran görüntüsü alabilmenin dışında, cihaz sahibi tarafından ziyaret edilen güvenli HTTPS internet sayfalarına istediği JavaScript’leri yükleme, web sayfalarına yeniden yönlendirme yapma, cihaz masaüstü hakkında bilgi edinme ve siber korsanlara bu bilgileri yollayabilme gibi pek çok zararlı işlemde bulunabiliyor. Ayrıca Zacinlo, bulaştığı bilgisayarın hızını yavaşlatıyor ve internet sağlayıcısını dondurabiliyor.

Dijital dünyada marka isminizle fark yaratın

0

En basit tabirle marka; firmaların ve şirketlerin, mal ve hizmetlerini diğer firma ve şirketlerin mal ve hizmetlerinden ayırt eden, özgünlük kazandıran ve akılda kalıcılığını arttıran bir kavram. Kullanılan renkler, temalar, sloganlar ve isimler gibi birçok unsur, markaların farklılaşmasında ve bulundukları sektörlerde tutunabilmesinde kilit rol oynayan faktörlerin başında geliyor.

Öte yandan günümüzde markaların akılda kalıcılığını, bilinirliğini ve hedef kitle ile arasında bağ ve özdeşleşmeyi sağlayan en önemli başarı kriterlerinden birisi de kuşkusuz ki marka isimleri. Özellikle dijital dünya içerisindeki rekabette marka isimleri akılda kalıcılık ve markanın itibarı açısından daha da önem taşıyor. Markanın hem offline hem de dijital dünyada doğru konumlandırılması açısından stratejik önem taşıyan marka ismi, aynı zamanda markalara kimlik kazandıran bir unsur.

Hedef kitleniz ile özdeşleşin

Dijital dünyada da markalaşmanın öneminin bilincinde olan şirket sahipleri, öncelikle markalarının doğru konumlandırılması açısından stratejik bir rekabet planına sahip olmalı. Bu planlamanın oluşturulmasındaki ilk adım ise, markanın hedef kitle ile özdeşleştirilerek isimlendirmesi ile başlıyor. Markanızı isimlendirirken hedef kitlenizi göz önünde bulundurmayı unutmayın. Dijital dünyanın hedef kitlesi ile özdeşleşen marka isimleri, rekabet stratejilerinde diğer markaların önüne geçiyor.

Yenilikçi olun

Markanızı isimlendirirken yenilikçi bir tavır sergileyin. Sergileyeceğiniz bu yenilikçi tavır markanıza ve markanızın ismine özgün bir imaj değeri katacaktır. Dijital dünyada özgünlük, bir marka açısından hem güç kaynağıdır hem de diğer markalardan ürün ve hizmetinizin kolayca ayırt edilmesini sağlar.

Karmaşık kelimelerden uzak durun

Markanızın ismi telaffuz edilirken, hedef kitle zorlanmamalı ve yorulmamalıdır. Özgünlük doğrultusunda yapacağınız hamlelerin başarılı olabileceği gibi başarısız olma ihtimali de bulunuyor. Dijital dünyada marka isminizi oluştururken karmaşık olmayan, sade ve kolay telaffuz edilebilen kelimeler seçmeye özen gösterin.

Farklı olun

Günümüzde her şeyin kopyalandığı bir dünya düzeni söz konusu. Markanızı isimlendirirken hiçbir markayı taklit etmeyin. Yapılanları kopyalamak yerine, yenilerini ve size özgü olanı üretin. Üretken olmak, size ve markanıza farklılık ve farkındalık kazandıracaktır.

Anahtar kelimenizi seçin

Markanızın isimlendirilmesinde size yardımcı olacak bir diğer unsur, markanızın imajına katkı sunacak anahtar kelimeleri belirlemek. Marka bütünlüğü açısından markanızın ismi ve sloganının ortak kavramlar-kelimeler üzerinden üretimi, hedef kitleniz özelindeki farkındalığa katkı sunacaktır.

Konunun uzmanına kulak verin

Dijital dünyada yaratılan markaların isimlendirilmesinde, logo vb. kurumsal kimlik çalışmalarının hazırlanması sürecinde mutlaka bir dijital dönüşüm danışmanı ile çalışın. Hem yol haritasının çizilmesinde hem de dijital dünyanın dinamiklerine göre markanızın şekillenmesi ve başarısında dijital dönüşüm danışmanının uzmanlığına kulak verin.

Murat ERDÖR

Kripto para kanunu onaylandı

Malta parlamentosu tarafından yapılan oylama ile Kripto para kanunu onaylandı. Kripto para kanunu, üç konuda dijitalleşmede girişimcilik ve güvenliği sağlayacak.

Malta kripto para kanunu çıkardı

Kripto paralar ve blockchain konusunda ülkede girişimciliği artırmak ve güven ortamı sağlamak isteyen Malta, 3 tane yeni kanun çıkardı. Parlamento tarafından onaylanan bu kanunlar, dijital girişimcilere ve kullanıcılara önemli faydalar sağlayacak. Bu kanunların hedefini şu şekilde özetleyebiliriz:

Dijital İnovasyonlar: Kanun ile dijital inovasyonlardan sorumlu bir kurum oluşturulacak. Ülkedeki tüm kirpto para ve blockchain süreçlerinin sorumlusu bu kurum olacak. Ülkede faaliyet göstermek isteyen blockchain ve kripto para kuruluşları, Malta satrandartlarına uymak zorunda olacak. Bu kurum, veri yönetimi ve güvenlik standartlarını denetleyecek.

Teknoloji Anlaşmaları ve Hizmetleri: Kripto para kullanımındaki artış ile bu alanda faaliyet gösteren borsa sayısı da artıyor. Teknoloji Anlaşmaları ve Hizmetleri kapsamında, Malta’daki kripto para borsaları düzen ve işleyiş bakımından kontrol edilecek.

Sanal Finansal Ürünler: Bu kapsamda, kripto para konusunda önemli tartışmalara neden olan ICO’lara kesin sınırlar çizilecek.

NASA uçakları daha sessiz olacak

0

NASA uçakları daha sessiz hale getirmek için yeni tasarımlar geliştiriyor. NASA uçakları, özellikle kanat ve iniş takımları konusunda yenileniyor.

NASA uçakları sessiz hale getiriyor

Genellikle uzaya yönelik yaptığı teknolojilerle karşımıza çıkan NASA, bir yandan Dünya için de yeni tasarımlara imza atıyor. Yapılan son çalışmada, havacılık sektöründe kullanılan uçakları daha sessiz hale getirmeye yönelik tasarım çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda NASA, uçakları yüzde 70 oranında daha sessiz hale getirebileceğini belirtiyor.

Tasarımda özellikle kanat ve iniş takımlarında yenilikler yapılıyor. Ancak bu çalışmada yaşanan en büyük sorun, sesi azaltırken yakıt verimliliğini aynı seviyelerde tutmak oluyor.

Gulfstream III jetinde yapılan testlerde, havanın geçmesine izin veren gözenekli iniş takımı perdeleri ve gürültüyü azaltmak için boşlukları bırakılıyor. Yapılan tasarım testlerinde, uçakların yüzde 70 oranında daha sessiz bir şekilde çalışabileceği belirtiliyor.

Virginia tesisinde yürütülen çalışmalar, havacılık sektöründe konforun yükseleceğini gösteriyor.

Sahte ilaç tespiti blockchain ile yapılacak

Birçok sektörde kullanımıyla dikkat çeken blockchain teknolojisi, sahte ilaç tespiti için de kullanılacak. Blockchainin ilaç sektöründe kullanımı, güvenilirliği de artıracak.

Sahte ilaç tespiti güvenli şekilde yapılacak

Walmart tarafından alınan bir patent ile blockchain sağlık sektörüne uyarlanmıştı. Bu patent ile hastaların kayıtlarının dijital olarak yapılması, tahlil sonuçlarına anlık olarak ulaşabilmesi hedefleniyor. En önemlisi ise sevk gibi işlemlerde diğer sağlık kuruluşlarının geçmişe yönelik tahlil, film vb. verilere ulaşabilmesi amaçlanıyor. Buna benzer bir hamle de dünyaca ünlü ilaç firması Merck tarafından gedli.

Merck tarafından üzerinde çalışılan patentte, fiziksel objelerin dijital bilgiler halinde depolanması hedefleniyor. Bu sayede tüm ilaç stoğuna dijital olarak ulaşılabilecek. En önemlisi de olası sahte ilaçlar, blockchain platformu üzerinden kontrol edilebilecek.

Firma bu sayede, ciddi rahatsızlıklara neden olan sahte ilaçların dağıtımının ve kullanımının önüne geçecek. Dijitalde daha güvenilir ve daha dağıtık bir depolama sağlanacak.