Soundcloud’un CEO’su değişti

0

Hissedarlarının kritik oylamasından, yeni yatırım almasına izin çıkan Soundcloud, pratik olarak iflastan kurtulmuş oldu ancak ünlü müzik paylaşım servisine para kazandıramayan CEO hissedarların öfkesinden kurtulamadı.

Soundcloud’un hissedarları Cuma günü önemli bir oylama için bir araya gelip, yeni yatırımcıların teklifini kabul edip etmemek konusunda kritik bir oylama yaptı. Mevcut hissedarlar hisselerini biraz ucuzdan satmış olsa da şirketin birkaç aya kadar yaşayacağı büyük nakit krizi ve muhtemel iflas problemi böylece çözülmüş oldu.

Ancak şirketin mevcut CEO’su ve kurucusu Alex Ljung, görevini Vimeo’nun eski CEO’su Kerry Trainor oldu. Şimdi Soundcloud’un yeni CEO’su ve yatırımcılardan gelen 170 milyon dolar ile Soundcloud’u popüler bir müzik paylaşım ve stream platformuna dönüştürmesi bekleniyor. Soundcloud şimdi nasıl bir hamle ile rakipleri olan Spotify ve Apple Music’in karşısında ayakta durmaya çalışacak, merakla bekleniyor.

Silikon Vadisi Sundar Pichai’nin istifasını istiyor

0

Google’ı sarsan kadın erkek eşitliği tartışması, Silikon Vadisi’ndeki çalışanların ve bazı medya mensupların Google’ın CEO’sunun istifasını istemesi noktasına ulaştı.

Google’daki yoğun tartışmalar sırasında bir yazılım mühendisi, kadın ve erkeklerin fizyolojik olarak farklı olduğunu, kadınların insani ilişkilere odaklı bir beyin yapısına, erkeklerin ise nesnelere odaklı düşünce yapısına sahip olduklarını anlatan 12 sayfalık bir metin kaleme almıştı. Tamamen bilimsel makalelere referans veren bu 12 sayfalık not, kadın çalışanların “Google’da neden erkek çalışanlar daha fazla?” sorusuna cevap vermeyi hedefleyen bir metindi.

Ancak internette de çok kez paylaşılan ve sosyal medyada büyük ilgili gören bu metin, Google’ın CEO’su tarafından “kadınlar teknoloji alanında başarılı olamaz,” özetiyle değerlendirilince Sundar Pichai tatilini yarıda kesip ofisine döndü ve notu yayınlayan mühendis James Damore’yu sorgusuz sualsiz işten attı.

Bu sürpriz gelişme üzerine ABD’de ve özellikle Silikon Vadisi’nde günlerdir James Damore’nun yayınladığı notun içinde kadınları aşağılayan, hakaret içeren, kovulmayı haklı gösterebilecek bir unsur aranıyor ancak kimse bunu başarabilmiş değil. Bir diğer deyişle, Damore’nun haksız yere, aceleyle, yargılanmadan infaz edildiği görüşü hızla yayılıyor.

İşte bu tartışmalar içinde şimdi de Google’ın CEO’su Sundar Pichai’nin istifa etmesi gerektiği önerisi yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Çok sayıda teknoloji blogu, bazı medya mensupları ve Silikon Vadisi’nin çalışanları, Damore’nun özgür ifade hakkını kullanarak tartışmaya bilimsel referanslar katmaktan başka bir şey yapmadığını ancak Sundar Pichai’nin tamamen popüler davranarak, sesini yükselten kadınlara sempatik görünmek için Damore’yu kovduğunu dile getiriyorlar ve Pichai’nin popülaritesi hızla düşüyor. 

Bu sırada, Alphabet’in ünlü patronları Larry Page ve Sergey Brin tartışmaya müdahil olmaktan özellikle kaçınıyorlar ancak öyle görünüyor ki, Silikon Vadisi’ni sarsan bu tartışmada oklar Google CEO’sunu işaret etmeye başladı.

Eleştiriler yoğunlaşırsa, Pichai’nin istifa etmek yerine medya önünde özür dileyerek Damore’yu yüklü bir tazminatla yeniden işe aldığını açıklaması çok şaşırtıcı olmayabilir. 

Bill Gates de Instagram hesabı açtı

0

Dünyanın en zengini olma ünvanını taşıyan Bill Gates de artık Instagram’da!

Geçtiğimiz günlerde Apple‘ın resmi Instagram hesabı açmasının ardından Microsoft‘un kurucusu Bill Gates de, sosyal ağa dahil oldu.

Bill Gates’in ilk paylaşımı

Thisisbillgates kullanıcı adı ile sosyal ağa merhaba diyen Gates, kısa süre içerisinde 37K takipçiye sahip oldu.

 

Hello from Tanzania, Instagram! I just had a great lunch with some amazing kids at Kicheba Primary School in Muheza and met Upendo Mwingira, a remarkable physician who has dedicated her career to fighting neglected tropical diseases. Melinda and I have been coming to Tanzania for many years now. I always love seeing how much progress the country has made to improve health and provide opportunity. Plus, the scenery is stunning. Whenever I travel to places like this, I wish others could come along and meet the people I get to meet. I have no doubt it would leave them as optimistic as I am about progress happening around the world. I’ll be sharing photos from my adventures here on Instagram, and I hope you’ll follow along.

A post shared by Bill Gates (@thisisbillgates) on

Gates’in ilk paylaşımı ise Tanzanya’da Kicheba Okulu öğrencileri ile yemek yerken çekildiği fotoğraf oldu. Fotoğrafın şu anda 15K beğenisi bulunuyor.

Hacker konferansına katıldılar işten atıldılar

0

Kurumsal yazılım hizmetleri sunan Salesforce’un iki önemli mühendisi, ünlü hacker konferansı Defcon’a katılarak bir sunum yapmalarının hemen ertesinde işten atıldılar.

Salesforce’un, saldırgan güvenlik sistemleri biriminin yöneticilerinden olan iki yazılım mühendisi,  Josh “FuzzyNop” Schwartz ve John Cramb, Defcon konferasında şirketlerin güvenlik sistemlerinin test edilmesi için geliştirdikleri açık kaynak kodlu bir saldırı yazılımını tanıttılar.

Meatpistol isimli saldırı yazılımları, hacker’ların bir şirkete saldırırken kullandıkları yöntemlerin tümüne hakim ve güçlü bir hacker aracı olarak geliştirilmiş ve konferanstaki açıklamaya göre güçlü yetenekleri ile Salesforce’un pek çok sistemini çökerterek Schwartz ve Cramb’ın sistemlere sızmasını sağladı.

Ancak bu aracı açık kaynak koduyla herkese açan Schwartz ve Cramb sunumlarını bitirip sahneden indikten sonra, işten atıldıklarını öğrendiler.

Peki ne oldu? Schwartz ve Cramb neden işten atıldı?

Schwartz ve Cramb’ın açıklamasına göre, iki mühendis bu sunumu yapmak için Salesforce yönetiminden haftalar önce izin almışlardı. Ancak, sunumun başlamasına dakikalar kala Salesforce yönetimi fikir değiştirerek iki mühendisini arayarak sunumdan çekilmelerini istemeye karar verdi. Ne var ki, sahneye çıkmaya hazırlanan iki mühendis telefonlarını kapatmışlardı ve sunum bitmeden iki mühendise ulaşmak mümkün olmadı. Bu sırada, Salesforce’un medyaya duyurmak istemediği ve halka açmak istemediği çok tehlikeli bir hack aracı da dünyaya açılmış oldu.

Salesforce şu anda Meatpistol’e erişimi durdurmuş durumda ancak Defcon’a katılan sayısız hacker araca çoktan ulaşmış durumdalar.

Salesforce şimdilik konuyla ilgili açıklama yapmıyor. İşten atılan iki mühendis de sessizliğe bürünmüş durumdalar.

 

Google’ın kovduğu mühendise Silikon Vadisi’nden büyük destek

0

Kadın-erkek eşitliği kavgasıyla sarsılan Google, kadınların teknoloji sektörüne uyum sağlamakta zorlanmasının nedenini kadın biyolojisi ile açıklayan bir not yazan mühendisini kısa süre önce işten kovmuştu.

İşten çıkarılan mühendis James Damore ise kimseye hakaret etmediğini veya kadınları küçümsemediğini ve sadece kadın erkek biyolojisi arasındaki farkları ve bunun sonuçlarını hatırlatmaya çalıştığını vurgulayarak işten çıkartılmasının haksız olduğunu savunmuş, Google’a dava açacağını duyurmuştu.

Araştırma şirketi Blend ise şimdi bu tartışmada Damore’un haksız olup olmadığını Silikon Vadisi’ndeki teknoloji şirketlerinin çalışanlarına sordu ve ilginç bir sonuç aldı.

Araştırmaya göre, Silikon Vadisi’nin %56’sı Damore’u haklı buluyor ve işte çıkartılmasının adil olmadığını düşünüyor. Üstelik bu destek, bazı şirketlerde %60’in de üzerine çıkmış durumda. 4000 kişinin katıldığı ankette 441 Google çalışan da görüşlerini bildirdi ve Google’ın %56’sı Damore’a hak veriyor.

Uber’in %65’i, Apple’ın ise %50’si kovulan mühendise haksızlık edildiğini düşünüyorlar. Yahoo çalışanlarının %60’ı, Airbnb’nin %58’i, Facebook’un %56’sı ve Amazon’un %54’ü de mühendisi haklı buluyor.

Mühendise olan desteğin yüksek sesle dile getirilmesiyle beraber oklar şimdi Google’ın CEO’su Sundar Pichai’ye dönebilir. Bazı sağ görüşlü medya kanalları şimdiden Pichai’yi hedef göstererek insanların bir tartışmada kendilerini özgürce ifade etmelerini engellediği için CEO’yu despotlukla suçlamaya başladılar. 

Bu tartışma giderek büyüyecek ve Google içinde önemli bir sarsıntıya neden olacak gibi görünüyor.

HBO hacker’lara 250 bin dolar teklif etti

0

Game of Thrones’un dünya çapındaki dev popüleritesi nedeniyle hacker’ların hedefi haline gelen televizyon kanalı HBO, çalınan bölümlerin yayınlanmaması için hacker’lara fidye ödemeyi kabul etmiş olabilir.

HBO’dan sızan e-postalar kanal yönetiminin hacker’lara 250 bin dolarlık bir “bug bulma ödülü” teklif ettiği ve bu ödülü almaları halinde kanalın hacker’lara karşı yasal bir şikayette bulunmayacağı garantisinin verildiği de anlaşıldı.

Ancak 7,5 milyon dolarlık fidye isteyen hacker’ların, bu teklife olumlu cevap vermedikleri anlaşılıyor. 

250 bin dolarlık teklifin ardından yayınlanmamış bölümlerin senaryolarını internete koyan hacker’lar böylece tehditlerinde ciddi olduklarını da vurgulamış oldular.

Hacker’lar, dizinin yayınlanmamış bölümlerini çaldıklarını ispat etmek için, 7. sezonun 4. bölümünü henüz yayına girmeden önce internette yayınlanmışlardı.

Dizinin bölümlerini çalan hacker’lar ise internetten yaptıkları bir açıklamada, HBO yöneticileri ile haftalardır pazarlık yaptıklarını ancak kanal yöneticilerinin verdikleri sözleri tutmadıklarını ve onları oyalamaya çalıştıklarını vurgulamıştı. Gelişmeler bu şekilde devam ederse, hacker’ların dizinin yayınlanmamış bölümlerini blok halinde internete koyarak kanala önemli bir seyirci ve reklam kaybı yaşatmaları da muhtemel görünüyor.

Microsoft blockchain altyapısı sunmaya başlıyor

0

Blockchain’in önlenemez yükselişi hızla devam ediyor. Yazılım devi Microsoft, blockchain ağları için Coco Framework’u yayınladığını duyurdu.

Coco Framework, kurumsal yapıların blockchain teknolojisini kendi iş süreçlerine entegre etmesini sağlayacak gerekli araçları barındırıyor.

Blockchain teknolojisi ile yapılan her işlem anonim olarak izlenebiliyor ve değiştirilemiyor. Bu da büyük kurumsal yapıların, farklı işlemler için kayıtlar oluşturmasına imkan tanıyor.

Coco Framework benzeri başka blockchain iskeletleri de kurumsal şirketlere hizmet veriyor ancak Microsoft Coco ile özellikle işlem hızının öne çıkacağının altını çiziyor zira blockchain teknolojisi işlem sayısı arttıkça yavaşlayan çok ağır bir teknoloji. 

Microsoft Coco Framework hakkında bir de tanıtıcı video yayınladı:

 

 

ininal API fintech geliştiricilerine açıldı

0

Türkiye ve Avrupa’daki önde gelen fintech şirketlerinden biri olan ininal, tüm start-up’ların ve kurumsal şirketlerin işlerine kapsamlı finansal beceriler eklemelerini sağlayan API platformunu açtı.

Finansal servisler genellikle regülasyonlara ve zorunlu işletme lisanslarına tabi olup dışarıdan erişime kapalı servisler olsalar da, bankacılık servislerine dışarıdan erişim sunan API’ler şu anda Avrupa’da ve Türkiye’de en çok konuşulan konuların başında geliyor. Avrupa Ödeme Sistemleri Kanunu (PSD2), finans kuruluşlarının zorunlu olarak API’lerini kullanıma açmalarını ve finansal işlem becerilerini herkesle açıkça paylaşmaları gerektiğini öne sürerken, bazı bankalar şimdiden bu düzenlemeye ithafen kendi API’lerini yayınlayarak bu yeni düzenlemeye hazır olduklarını iddia ediyorlar. Yine de hala ödeme ve para transferi gibi temel finansal işlemler dışarıdan erişime kapalı durumda. Birçok banka ve finans kuruluşunun yakın gelecekte kendi API’lerini yayınlaması bekleniyor, bu durumun ortaya çıkaracağı rekabette yazılımcılar ve girişimciler için en önemli karar noktası ise sunulan API’lerin becerileri olacak.

1 milyonu aşkın kullanıcı hesabı bulunan, 2 milyonun üzerinde ön ödemeli MasterCard satan ve 600.000’den fazla aktif aylık kullanıcıya sahip olan fintech şirket ininal, Türkiye’deki finansal servislerin hızla gelişmesi ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi adına API platformuyla geniş ve benzersiz finansal teknoloji becerilerini tüm yazılımcılara, girişimlere ve şirketlere sunmaya başladığını duyurdu.

ininal’ın API platformuyla sunduğu ana beceriler arasında, hesap oluşturma, debit MasterCard oluşturma, bakiye yüklemesi, para transferi, toplu ödeme yapmak gibi dünyada eşine rastlaması zor yetenekler mevcut.

ininal API’nin başlıca özellikleri;

•       Kullanıcı hesabı oluşturma,

•       ininal sanal MasterCard oluşturma,

•       Kullanıcı hesabına ve / veya karta para yükleme,

•       Bir ininal MasterCard’tan başka bir ininal MasterCard’a para gönderme.

 

ininal API servislerine erişmekse oldukça kolay; geliştiriciler kayıt formunu doldurduktan hemen sonra servisleri kullanmaya başlayabilirler.

 

Veri güvenliği, neden önemli? (VİDEO)

1

Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinden Metric, büyük veri ve iş analitiği alanındaki çalışmalarında izlediği yöntemleri anlatırken, stratejilerini güncellemek isteyen şirketleri bekleyen fırsat ve tehditleri paylaştı.

Firmanın geliştirmiş olduğu Monimetric ürünü sayesinde, kurumların karşı karşıya olduğu siber tehdit ve açıklar, kolayca tespit edilebiliyor. Geliştirilen yetkilendirme teknikleri ile veri güvenliği sağlanan işletmeler, düzenleyici kurumlar tarafından gerçekleştirilen denetlemelerden de sorunsuz geçebiliyor. 

Kuruluşunun üzerinden, ilk 10 yılı geride bırakmak üzere olan şirketin Satış ve Pazarlama Uzmanı Begüm Albayrak ile sohbet etme imkanı bulduk.

SAP BusinessObjects sertifikasına sahip, danışmanları ile beraber işletmelerin iş süreçlerinde katma değer sağlayan firma, SAP’nin bu kategorideki Gold Partner unvanına sahip olan az sayıda kuruluştan biri. Metric, SAP Türkiye iş ortakları arasında İş Zekası ve Veri Ambarı gelirlerine göre 1. sıradayken, Bilişim 500 araştırma sonuçlarına göre yine aynı kategoride 3. sırada yer alıyor.

İnovatif çözümlerle sektöre yön verme amacında olan Metric, aynı zamanda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi‘ne de sahip.

 

Facebook’un TV şovları başlıyor

0

Gazete okumak yerine haberleri Facebook’tan takip eden çok sayıda internet kullanıcısı olduğunu biliyoruz. İnsanların ilkokul arkadaşlarını internette bulmalarını kolaylaştırmak amacıyla 10 yıl önce yola çıkan Facebook’un zamanla dev bir dijital gazeteye dönüşmesi bugün sayısız gazetenin ve gazetecinin haberlerini/makalelerini Facebook’ta paylaşarak okur kazanmaya çalışmasının da asıl nedeni.

Facebook şimdi bir adım daha ileri giderek, televizyonların da yerini almak üzere ilk hamlesini yapıyor. Bir süredir Facebook’un orijinal TV programları hazırladığı biliniyordu. İşte o ilk TV şovu, ertelemelerin ve gecikmelerin ardından ABD’de bugün başlayacak. 

Facebook yeni TV şovlarını yeniden tasarladığı video sekmesi altında toplayacak. Kullanıcılar Facebook’taki TV şovlarını seyretme alışkanlığı kazandıkça, farklı medya gruplarının ve TV kanallarının da programlarını Facebook üzerinde yayınlamaya başlayacağı tahmin ediliyor. Böylece Facebook aslında evlerimizdeki TV makinesinin yerini almış olacak. Ancak bunu hayır için yapmadığını da tahmin edebilirsiniz.

Facebook, kendi TV şovlarıyla reklam verenlerden önemli miktarda gelir elde etmeyi planlarken, zamanla platformda yayın yapmak isteyecek diğer TV kanallarının reklam gelirlerine de ortak olacak gibi görünüyor. Bir diğer deyişle Facebook global reklam pastasından çok büyük bir dilimi koparmak üzere adım adım ilerliyor.

Apple için soruşturma başlatıldı!

0

Qualcomm tarafından yapılan açıklamaya göre, Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Ticaret Komisyonu, Apple soruşturmasına başlamış durumda. Soruşturma, Qualcomm’un 7 Temmuz’da yaptığı şikayet dilekçesindeki iddialar üzerine başlatıldı.

Apple patent ihlali gerekçesi ile araştırılıyor

Soruşturma ile birlikte Apple’ın hukuksuz olarak ihraç ettiği ve sattığı iPhone ve iPad’lerin de arasında bulunduğu belirli elektronik cihazların altı adet Qualcomm patentini ihlal ettiği iddiası araştırılacak. Qualcomm ITC’den ürünlerin Amerika Birleşik Devletleri’ne ithalatının durdurulması için Kısıtlayıcı Giriş Yasağı (LEO) ve Qualcomm iş ortakları haricindeki firmalardan tedarik edilen hücresel taban-bant işlemcileri kullanan iPhone’ların ve iPad’lerin satışını ve reklamının yapılmasını engelleyecek bir Haksız Uygulamayı Durdurma Emri çıkarılmasını istiyor.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu Soruşturma Enstitüsü’nün yaptığı duyuruya ise buradan ulaşabilirsiniz.

7 Temmuz‘da ITC’ye yapılan şikayetin haricinde, Qualcomm ayrıca Güney Kaliforniya Bölge Mahkemesi’ne yaptığı başvuruyla ITC şikayet başvurusunda adı geçen ve Apple’ın ihlal ettiği altı patentin araştırılmasını istedi.

Qualcomm Apple’a patentlerini ihlal ettiği gerekçesiyle Almanya’da dava açmıştı. 17 Temmuz’da başlayan davada Almanya’ya ihraç edilmiş ve satılan iPhone’lardan doğan zararların karşılanması ve ihtiyati tedbir konulması istenmişti.

Ukrayna Bitcoin ATM’leri kuruyor

Dijital para birimlerinin yükselişi hızla sürüyor. 3500 dolara ulaşan değeri ile yeni bir rekor kıran Bitcoin de yatırımcıların ilgisini üzerine toplamaya devam ediyor.

Ancak dijital para birimleri konusundaki en büyük problem, gerçek paraya çevirmedeki zorluk. Çoğu ülke, dijital para biriminden gerçek para birimlerine dönüşüm yapmak isteyen yatırımcılardan detaylı kimlik doğrulaması ve yasal belgeler istediği için Bitcoin’i hızlı bir şekilde gerçek paraya dönüştürmek için uzun bir sürece katlanmak gerekiyor. Keza, Bitcoin ve diğer dijital para birimlerini satın almak için gerçek para yatırmak isteyen yatırımcılar da aynı zorlukla karşılaşıyor.

Ukrayna şimdi Bitcoin alım satımında bankacılık sistemini devreden çıkaracak bir adım atıyor. Ülkede yıl sonuna kadar çeşitli noktalara 150 adet dijital para ATM’si yerleştirilecek. Bunların otuz tanesi ise Ağustos ayı bitmeden çalışmaya başlamış olacak. 

ATM’lerden Bitcoin, Ethereum, Waves ve Golos para birimleri alınp satılabilecek. ATM’ler Ukrayna’nın resmi para birimi olan hryvnias kabul edecek.

Ukrayna’da tüccarlar özellikle online alışverişte avantaj kazanmak için 2014 yılından beri yoğun olarak Bitcoin kabul etmeye başlamışlardı. Bu nedenle ülkede çok sayıda Bitcoin sahibi bulunuyor. Bankalar ise Bitcoin ile işlem yapmakta zorluklar çıkarıyor veya yüksek komisyon oranları ile tüccarları zor durumda bırakabiliyorlar. Dolayısıyla, yeni ATM’lerin büyük ilgi görmesi bekleniyor. 

Intel otonom araç filosu kuruyor

0

Dev işlemci üreticisi Intel, yakın gelecekteki en önemli bilişim platformlarından birinin otonom araçlar olacağı tespitini yaptıktan sonra otonom sürüş teknolojisinin en önemli bileşenlerinden olan akıllı sensörleri üreten İsrailli firma Mobileye’ı satın alarak otonom sürüş teknolojisi konusunda en büyük oyunculardan biri olmak konusunda ne kadar kararlı olduğunu kanıtlamıştı.

Intel şimdi rakiplerinden geride kaldığı bir alanda kendini hızla geliştirmek üzere önemli bir adım daha atıyor. 100 araçtan oluşacak bir otonom filo kuracak olan Intel, böylece geliştirdiği teknolojinin testleri için büyük miktarda veri toplayarak hızlı bir gelişim elde etmeyi planlıyor.

Tam kapasiteli otonom araçlar olarak tasarlanacak 100 otomobil Mobileye teknolojileri ile donatılacak. Kurulacak filo tek bir marka ve model üzerine değil, farklı markaların farklı modelleri ile oluşturulacak. Böylece her aracın kendine özgü farklılıklarının otonom sürüş teknolojisine nasıl etki ettiği de testler sırasında ölçülecek.

Bu güçlü filo ayrıca Intel için önemli bir pazarlama aracı da olacak. Hedef kitlesinde son kullanıcılar değil, dev otomobil üreticileri olan Intel, geliştirdiği teknolojinin otomobiller üzerindeki başarısını göstermek için de filoyu kullanacak ve böylece kendi otonom araçlarını piyasaya sürmek isteyecek otomotiv üreticilerine Intel’in anahtar teslim otonom sürüş teknolojilerini satacak.

Intel’in test filosundaki ilk otomobiller 2017’nin sonuna doğru ABD, Avrupa ve İsrail yollarında görülmeye başlayacak.

Uber 500 çalışanını işten çıkarabilir!

0

Uber içinde bugünlerde yüksek gerilim yaşanıyor. Çalışanlar, şirket yönetiminin 500 çalışanı işten çıkarmak üzere hazırlık yaptığını öğrenmiş bulunuyor ve tüm çalışanlar diken üstünde oturuyor.

Şirketin asıl planı, ABD’de Uber ile çalışan şoförlere uygun taksitlerle otomobil satan Leasing şirketini kapatmak. Ancak bu şirkette 500 çalışan bulunuyor ve şirket kapatıldığında 500 kişi işsiz kalacak. Uber’in bununla yetinmeyeceği ve ana şirketten de bir miktar işten çıkarma yapabileceği bekleniyor.

Uber’in leasing şirketi bugüne kadar 40 bin şoföre taksitle otomobil satmış bulunuyor. Uber’in şirketi kapatma kararında, yaşanan büyük zararın da etkili olduğu vurgulanıyor. Uber şirketi kurarken, lease yöntemiyle şoförlere satılan her araçtan 500 dolar zarar etmeyi göze almıştı. Piyasaya oranla 500 dolar daha ucuza otomobil satın alan şoförlerin çalıştırdığı otomobillerden gelen taşıma gelirleri ile bu zararın giderileceği düşünülüyordu. Ancak gerçekleşen zarar beklentilerin çok üzerine çıktı ve şirketin otomobil başına 9000 dolar zarar ettiği anlaşıldı. Uber şimdi bu ağır zararı daha fazla çekmemek için leasing şirketini kapatacak. 

Uber’in şirketi bir yatırımcıya veya bir rakip şirkete satması da mümkün ancak her şekilde şirket çalışanlarının büyük bölümünün işine son verilmesi bekleniyor.

Google’ın içindeki kavga dinmiyor!

1

Google’ın kurumsal yapısı içinde kadın erkek eşitliği bulunmadığına dair yaşanan tartışma kadın çalışanları eleştiren bir mektup yazan mühendisin işten atılmasına rağmen dinmiyor.

Google’ın CEO’su Sundar Pichai’nin tatilini yarım bırakarak ofisine dönmesine neden olan tartışmalarda şimdi de kadın çalışanların şirkete dava açma aşamasına geldi. 60’dan fazla kadın çalışan şimdiden şirkete karşı dava açarak, erkek çalışanlara oranla daha düşük maaşla çalıştırıldıkları ve kariyer imkanlarının kısıtlandığı yönündeki iddialarını mahkemeye taşıyacaklarını beyan ettiler.

Sivil haklar konusunda çalışan bir avukat olan James Finberg’ın danışmanlığında sonraki hukuki adımlarını planlayan kadın çalışanların dayanağını, ABD anayasasında, çalışma haklarını düzenleyen yasalar oluşturuyor. İnsanlara cinsiyetine dayanarak ücret verilemeyeceğini öngören yasaya rağmen kadınların aynı işlerde daha düşük maaşlar aldığını savunana kadın çalışanların Google’ı çok zor duruma düşürebilmesi mümkün görünüyor.

Öte yandan bu çatışmanın sadece Google ile sınırlı kalmayacağı, teknoloji dünyasındaki diğer şirketlerde de kadın çalışanların düşük maaşlı pozisyonlarda çalışmak zorunda bırakılmaya isyan edebileceği konuşuluyor.

Diğer bir deyişle, Google kampüslerindeki bu kavga teknoloji dünyasındaki kadınların Fransız İhtilali’ne dönüşebilir.

 

Otonom araçlarda 5G ve IoT neden önemli?

0

Otomobil dünyasında, internete bağlı ve otonom araçlar, gün geçtikçe daha dikkat çekici bir hal almaya başladı. Otonom araçların yaygınlaşması yolunda, en önemli destekçi teknolojiler ise 5G ve IoT olacak. Peki bu üç kavram nasıl bir araya gelecek?

otonom araç 1

Global Mobile Suppliers Association, internete bağlı otomobillerin 2020 yılına kadar 250 milyon ile 381 milyon arasında bir rakama sahip olacağını belirtiyor. Bu rakamın, 2025 yılında ise tam 527 milyon seviyesine gelmesi bekleniyor. 

Otonom araçlar için 5G ve IoT kilit noktalar olabilir!

İnternete bağlı araçların hem değerinin hem de sayısının artması yolunda atılan en büyük hamle ise otonom araçların geliştirilmesi oldu. Ortaya çıkan değerlendirmelere göre, 2021 yılında tam anlamıyla kullanıma sunulacak olan otonom araçlar, 2035 yılına geldiğimizde 20 milyon gibi ciddi bir rakama ulaşacak. Yanlış okumadınız! Tam 20 milyon otonom araç yollarda olacak!

Şu anda yapılan testler ve demo sürüşlerde, bu araçların olası riskleri, yazılım ve donanım geliştirmeleri, performans iyileştirmeleri gibi konular gündemde. Bu testlerden yüzde 100 verim alınmazsa otonom araçlar, tehlikeli ve riskli senaryoların tam ortasında yer almaya oldukça müsait. Hem connected cars denilen internet bağlantılı araçlar hem de otonom araçlar, çok ciddi oranda data tüketiyor. Bu noktada ise teknolojik anlamda bazı geliştirmeler kaçınılmaz. 5G ve IoT ise bu noktada devreye girmekte.

otonom araç 2

İnternet bağlantılı bir araç, internete ek olarak etrafındaki her şeyle bağlantı kuruyor. Medya oynatma, güvenlik, navigasyon gibi iç donanımlara ek olarak, akıllı telefonlarla da bağlantı kurduğu için veri tüketimi oldukça yüksek.  Günümüzde Android Auto ve Apple CarPlay gibi teknolojilerle birlikte bu oran her geçen gün daha da artacak.

5G ve IoT neden gerekli? 

Otomobiller sürücüsüz hale geldiğinde, en basit örnekle medya uygulamaları için tüketimi artacak çünkü kişinin araçla sürerken harcadığı zaman ve odak başka yerlere yönelecek. Spotify gibi bir servisin ne kadar çok kullanılacağını düşünmek bile veri tüketiminin ne derece artacağını düşünmek için yeterli bir örnek olabilir. 

otonom-3

Araçların, sürücüsüz olabilmesi ve içerisindeki veri ihtiyaçlarını sorunsuz ve gecikmesiz karşılayabilmesi için ise 5G teknolojisi çok önemli bir zorunluluk. V2X olarak tanımlanan (vehicle-t0-everthing) adlı terim, araçların etrafındaki her şeyle haberleşeceğini ve bunun için gecikme yani ping süresinin olmaması gerektiğini ifade ediyor. 

Tesla Model S menzil rekoru kırdı!

Internet of Things ile birlikte bu araçlar, yollarla, trafik lambalarıyla, tabelalarla, başka araçla ve etrafında sensörler yardımıyla tanımlayabileceği her şey ile iletişim kuracak. Bu noktada verilerin gönderilmesi (upload) son derece önemli. Bu araçlar, etrafından aldığı bilgilere göre, hızını, rotasını ve alternatif yollarını belirleyecek. Park edebileceği uygun yerleri seçebilecek. Bunu yaparken, araçtan çıkan veriler bulut ortamına gönderilcek ve araç üreticileri zorunlu durumlarda bu araçların verilerinden araçla ilgili bilgiler edinebilecek. 

Bütün bunların gerçekleşmesi için de çok ciddi anlamda altyapısı ve servis kalitesiyle kusursuz olması gereken bir network yapısı oluşturulmalı. Veri yükleme, indirme hızı, ping süresi, veri taşıma kapasitesi gibi kriterler hesaba katıldığında LTE standardının çok daha üzerinde bir teknoloji gerekiyor. 

Tahmin edilen ve ihtiyaç duyulan süreler için 300 Mbit/s ve hatta 10 Gbit/s gibi teorik rakamlar konuşuluyor. Gecikme noktasında ise 1 milisaniye gibi neredeyse sıfır gecikme süresi olarak tabir edilen sürelere ihtiyaç duyuluyor. 

Test sahalarında belirli senaryolar altında testleri süren otonom araçların güvenli şekilde seyretmesi için saniyede 2 GB veriye ihtiyaç duyduğu tespit edildi. İşte bu yüzden 5G teknolojisi son derece kritik.

Sonuç olarak, connected car dediğimiz aktif bağlantı sahibi araçlar ve otonom araçlar, iç ve dış dünya ile sorunsuz ve hızlı bir iletişim kurabilmek için günümüz standartlarının üstünde teknolojilere ihtiyaç duyuyor. 

Airbnb hesaplayıcı ile evinizi en iyi fiyata kiraya verin

0

Airbnb, hem gittiği şehirlerde daha uygun fiyata konaklamak isteyenler hem de evinin tamamını veya bir bölümünü kiraya vererek ek gelir elde etmek isteyenler için çok güzel bir sistem.

Eğer siz de Airbnb üzerinden evinizi veya evinizin bir bölümünü kiraya vermek istiyor ancak en iyi fiyatın ne olacağını kestiremiyorsanız artık bunun için yapay zeka destekli bir hesaplayıcı var.

Airbnb hesaplayıcı: Eliot Me Estimator

Yapay zekayı kullanarak evinizin olduğu bölge, oda sayısı ve banyo sayısı gibi verileri alarak size en iyi fiyatı sunan bu hesaplayıcı, bununla birlikte faydalı istatistikleri de önünüze getiriyor. Örneğin bulunduğunuz bölgede hangi aylar fiyatlar tavan yapıyor, hangi aylar aşağıya iniyor bunu görebilmek mümkün. Ayrıca yine aylara göre bulunduğunuz bölgenin hava durumu da listeleniyor.

Eliot Me Estimator‘a bu link üzerinden hemen gidebilir ve sonuçlara göz atabilirsiniz. Bu servisin şu anda sadece web üzerinde çalıştığını ve herhangi bir mobil uygulamasının olmadığını da belirtelim.

Stadyumda girişimcinin ne işi var?

Futbola ilgim giderek azalsa da bu sabah herhangi bir maç olmamasına rağmen ilk işim, Türk Telekom Stadyumu’na gitmek oldu.

Saat 10:30’da başlayacak toplantıda konuşmacılar arasında Galatasaray Spor Kulübü Ticaret Direktörü (COO) Ali Öğüdücü ve  Workinton CEO’su Pınar Massena vardı. Konu ise son zamanlarda üzerine daha fazla düştüğüm, ortak çalışma alanları (Coworking Space) olunca, tüm açıklamaları dikkatle dinledim ve aşağıdaki notları aldım.

Workinton, hızlı büyüyor

Türkiye’deki ilk ortak çalışma alanı, Urban Station’ı duyduğumda bundan 5 sene önceydi ve bu yeniliği, heyecan içerisinde bu video ile paylaşmıştım. Urban Station’dan hemen sonra ortaya çıkan Workinton, şu sıralar Kolektif House ile beraber, bu alandaki en büyük markalardan biri konumuna geldi.

Galatasaray da, bu yükselen trendi çok iyi bir fırsata çevirerek, “Yaşayan Stadyum” vizyonuna uygun olarak, stadyumun bir bölümünü GS Workinton markası ile girişimcilere açmış durumda. Maç günleriyle sınırlı olmadan dilediğiniz her gün, bu ofislerde çalışmak mümkün.

GS Workinton, nasıl bir yer? (VİDEO)

Modern tasarıma sahip, ergonomik mobilyalarla süslenen 14. Workinton şubesi olan bu ortak çalışma alanında toplamda 16 hazır ofis, Galatasaray tarihindeki önemli kişilerin isimlerini taşıyor.

Günde 40 TL veya aylık 820 TL ile başlayan fiyatlarla, farklı alanlarda çalışmak isteyenler için inanılmaz bir seçenek olan GS Workinton, aynı zamanda maçları izlemek için tribün görevi de üstlenecek.

Toplantıda konuşan Galatasaray Spor Kulübü Ticaret Direktörü (COO) Ali Öğüdücü, oluşturulan ortak çalışma alanının yarısının daha şimdiden satıldığını, kalan kapasitenin de kısa süre içerisinde satılmasını beklediğini belirtti. Beklenen bu yoğun ilgi üzerine Workinton CEO’su Pınar Massena ise, stadyumdaki bu alanı daha da büyütmek zorunda kalacaklarını açıkladı.

Toplamda 700 metrekarelik alana sahip olan GS Workinton’da, 2 toplantı odası ve 70 çalışma masası mevcut.

Yükselen değer: ortak çalışma alanları

Workinton’ın Vodafone Stadyumu’nda açtığı 12. şubesi, bu alandaki ilk işbirliği olsa da, kapsam ve konsept göz önüne alındığında GS Workinton’ın bir ilk olduğunu söyleyebiliriz.

Geçtiğimiz günlerde paylaştığımız WeWork’ün Türkiye macerası haberi ve Kolektif House’taki gelişmelerden sonra, GS Workinton, paylaşım ekonomisinin ülkemizi yavaş yavaş ele geçirdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili gelişmeleri, TechInside okurları ile paylaşmaya devam edeceğiz.

Not: Her ne kadar basın mensubu olsam da, spor basınındaki arkadaşlarım gibi Galatasaray SK Başkanı Dursun Özbek’i her yerde görmem pek mümkün değil. Bir Galatasaraylı olarak, fırsattan istifade, GS Workinton’ın ilk gününde bu pozu kayıt altına aldık ??

https://www.instagram.com/p/BXi75tugRpS/?taken-by=hakki_alkan

ABD ordusu DJI drone’ların kullanımını yasakladı

0

ABD ve Çin arasındaki soğuk savaş giderek sertleşirken ABD ordusunun yeni kararı, dijital dünyada “üretici” konumunda olmanın önemini tekrar ortaya koydu.

Çin’in tüm dünyaya drone satan dev üreticisi DJI’ın drone’ları artık ABD ordusu içinde kullanılmayacak. ABD’nin bu karara gerekçesi ise dijital casusluk ve siber güvenlik açıkları olarak gösterildi.

Tüm ordu birimlerine 2 Ağustos’ta gönderilen memo ile iletilen yasağa göre, DJI markalı drone’lar ve bu firmanın ürettiği donanımlar artık ABD ordusu içinde kullanılmayacak. Buna göre, tüm ordu birimleri DJI’a ait yazılımları, pilleri, donanımları kullanmayı sonlandıracak ve bu bileşenleri orduya ait sistemlerden sökecek ve kaldıracaklar.

Yatırım bankası Goldman Sachs’ın analizlerine göre dünyada satılan tüm drone’ların %70’i DJI markasını taşıyor. Yine Goldman Sachs’a göre Çinli üreticinin önümüzdeki birkaç sene içinde 100 milyar dolar şirket değerini de aşması bekleniyor.

Ancak ABD ordusunun aldığı karar DJI için önemli bir sorun olabilir zira ABD ordusu gözetleme ve keşif gibi ihtiyaçları için çok sayıda drone kullanırken, DJI’a karşı alınan bu tavrın yakında tüm NATO üyesi ordularda da kabul görebileceği beklentisi çok yüksek.