Meditasyon için 1.8 milyon TL’lik yatırım

0

Bireylerin mutluluklarını keşfetmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulan ve üyelerine stres, uykusuzluk, nefes, motivasyon, odaklanma gibi konularda çözümler sunan Meditasyon Uygulaması, 1.8 milyon TL’lik ikinci yatırımını aldı.

Girişimin yatırımcıları arasında Teknasyon kurucu ortakları Burak Sağlık, Mustafa Sevinç, Mustafa Vardalı, melek yatırımcılar Alper Akcan, Sinan Güler, Alper Çağdaş, Can Canko, Selin Tiftikçi Tuncer, Tülin Karabük, Ebru Dorman, Murat Balcı, Yiğit Ihlamur ve StartersHub yer alıyor.

Bu yatırımın girişimciler tarafından ekibin genişletilmesi, teknoloji, uluslararası büyüme ve pazarlama bütçesine aktarılması planlanıyor.

“Kar amacı gütmekle beraber, bulunduğumuz topluma ve dünyaya katkıda bulunmak, buna da en başta çalışanlarımıza yatırım yaparak başlamamız gerekiyor. Kendi özgün şirket kültürümüzü yaratıyoruz, üyelerini mutlu etme amacıyla var olmuş bir şirket olarak ilk önce çalışanımızı mutlu etmek hedefindeyiz. Bu konu çok önemli, beraber çalıştığımız takım arkadaşlarımızın mutluluğu ve uyumu bizim için her şeyin önünde geliyor.” diyen girişimin kurucuları Fatih Mustafa Çelebi, Ali Murat Ceylan ve Berk Yılmaz yeni yatırım ile birlikte ekibi genişlemeyi planlıyor.

Meditasyon’u geliştirme sözü

Stres, endişe ve uykusuzluk bugün birçoğumuzun yaşadığı problemlerin başında geliyor.Meditasyonun ise stres ve uykusuzluk gibi problemlerle mücadelede yeri ve önemi çok büyük. Bu doğrultuda Meditasyon’u bir telefon uygulaması olmanın daha da ötesine taşımayı hedefleyen platformun 350 binden fazla üyesi bulunuyor. Kurucu ortaklardan Fatih Çelebi’nin verdiği bilgilere göre kurulduğu günden beri her ay en az yüzde 20 oranında üyesi artan girişim, bünyesinde 200’den fazla farklı meditasyon programı bulunduruyor ve bu rakam da her gün artıyor. Girişim şu anda Türkçe ve İngilizce dilinde hizmet vermekte olup önümüzdeki aydan itibaren İspanyolca versiyonuyla yeni ülkelere açılıyor.

Hızla artan rakamlar ve genişleyen bir ekiple her anlamda büyüyen Meditasyon ekibi kendisini birbirine bağlı, rekabetçi, dünyada yaşanan sorunlara duyarlı, hızlı olmayı alışkanlık edinmiş yeni bir şirket türü yaratan bireyler olarak tanımlıyor. Fatih, bu yıl içinde 1 milyon üyeye ulaşmayı hedeflediklerini de anlatıyor. Alınan bu yatırım sonrası pazarlama, takımın genişlemesi, uluslararası alanda açılım gibi konulara yoğunlaşılacak.

Deloitte yeni bir satın alma gerçekleştirdi

0

Deloitte, bulut geçiş platform sağlayıcısı ATADATA’ı satın aldığını açıkladı. Deloitte böylelikle bulut sektöründe daha iddialı konuma gelmeyi planlıyor.

Deloitte bulut sektörüne yatırımını sürdürüyor

ATADATA, SAP’i AWS’ye ve Google’a taşıyabilen tek platform olduğu sloganı ile büyüme gösteren şirketti. ATADATA geçtiğimiz yıl hibrid BT ve bulut ortamları için sınırsız otomasyonu mümkün kılan, endüstrinin yönetilen ilk iş yükü platformu olan ATAsphere’in piyasaya sürmüştü. Amazon Web Hizmetleri (AWS) ‘den Google Cloud, Oracle ve VMware’e taşıma ve haritalama hizmeti veren şirket artık Deloitte ile çalışacak.

Deloitte’in temel ve bulut uygulama yöneticisi Larry Calabro bu satın almanın, strateji aşamasından inşa aşamasına ve işletme aşamalarına kadar şirketin sağlam ve uçtan-uca tekliflerini genişleteceğini söyledi. Ayrıca ATAsphere platformundaki bir modül olan Atavision’un, maliyet optimizasyonu analizini yürütebilmemizi sağlayan bir pazar lideri keşif aracı olduğunu belirtti.

Bu satın almanın mali tablosu hakkında henüz bir açıklama yapılmadı.

Facebook kanunlara aykırı davranıyor

0

Facebook kişisel verileri toplama ve paylaşma konusunda yıllardır tartışılıyor. Alman mahkemesi Facebook’un veri toplama şeklini kanunlara aykırı buldu.

Facebook kişisel verileri toplarken kanunlara uymuyor

Alman Tüketici Örgütleri Federasyonu, Verbraucherzentrale Bundesverband (VZBV) tarafından Facebook’a kişisel verileri toplama konusunda dava açılmıştı. Davanın içeriği kullanım şartları ve varsayılan gizlilik ayarlarının kanunlara aykırı olup olmadığına yönelikti.

Berlin Bölge Mahkemesi tarafından yürütülen davada Facebook’un kanunlara aykırı şekilde veri topladığına karar verildi.

Mahkeme, Facebook’un varsayılan ayarlarının yasayı ihlal ettiğini belirtti. Mobil uygulaması kullanıcıların konumlarını otomatik olarak paylaştığını ve kullanıcıların profillerinin varsayılan olarak arama motorları vasıtasıyla bulunabileceğini söyledi.

Ayrıca WhatsApp ile de veri toplama ve veri paylaşımı yapılması da mahkemenin incelediği bir diğer konu oldu. Bu karar ile Alman Hükümeti tarafından Facebook’a karşı bir yaptırım yapılıp yapılmayacağı merak ediliyor.

VxBlock System 1000 duyuruldu

Dell EMC, yeni nesil VxBlock System 1000’in duyurdu. Yeni VxBlock System 1000, kurumsal ortamda dijital dönüşümü hızlandırmaya yardımcı olacak.

VxBlock System 1000 yeni özellikler sunuyor

Dell EMC, önceki VxBlock sistemlerine göre daha geniş depolama sağlayan yeni sürümünü duyurdu. Altyapı portföyünü genişleten yeni VxBlock 1000, veri koruması ve hesaplama yoluyla tüm iş yüklerini destekleyecek şekilde tasarlanmış.

Dell EMC, önceki VxBlock’lara kıyasla 512 sunucu ölçeklenebilirliğini yüzde 56 artırarak 800 sunucuya çıkardı.

Şirket, sistem kullanımını en üst düzeye çıkarmak için kaynakları bir araya getirerek veri merkezi verimliliğini öne çıkararak yeni VxBlock’ın raf alanını% 60’a kadar azalttı.

VxBlock 1000, aynı zamanda daha az dolap, LAN ve SAN anahtarları, güç kaynakları ve sistem yönetimi donanım ve yazılımlarının kullanılması sonucu veri merkezinin ayak izini de azaltıyor. Yönetim konusunda daha az bileşene ihtiyaç duyan VxBlock 1000’in çoklu teknolojiler için genel sistem ömrü yönetim süresini yüzde 75’e kadar azaltabileceğini belirttiğini belirtti.

İTÜ Çekirdek yeni dönem için girişimcileri bekliyor!

0

İTÜ ARI Teknokent bünyesinde altı yıldır faaliyetlerini sürdüren ve bugüne kadar katılan girişimcilerin 50 milyon TL’yi aşan yatırım aldığı Türkiye’nin en önemli girişimcilik programlarından İTÜ Çekirdek’in 2018 başvuruları başladı.

Teknolojik, yenilikçi iş fikirlerine sahip, fikrinin inovatif ve ticari faaliyete dönüştürülebilir olduğuna inanan tüm girişimciler ve startuplar için en doğru adres olan İTÜ Çekirdek’e girişimciler; otomotiv, fintech, insurtech, sağlık, IoT ve platform gibi teknoloji alanlarında başvuru yapabiliyor. İTÜ Çekirdek’e başvuran girişimcilerden ticarileşebilir bir fikri veya ürünü olması bekleniyor. Girişimcilere açık ofis, girişimcilik eğitimi, altyapı desteği, 250’yi aşkın gönüllü mentor ile görüşme fırsatı ve yatırımcı buluşmaları gibi yatırım, satış, mentorluk ve network alanlarında destek sunuluyor. İTÜ Çekirdek bu yıl ayrıca kurumsallar ile yaptığı anlaşmalar doğrultusunda girişimcilere “ilk müşteri” deneyimini yaşatmayı da hedefliyor.

150 girişim İTÜ Çekirdek ile destek buldu

Geçtiğimiz altı yılda ülke genelinde bin 150 girişim ve 3 bin 450 girişimciye destek veren İTÜ Çekirdek’te bugüne kadar 175’den fazla firma şirketleşme başarısı göstererek, ticari hayatlarına başladı. İstanbul Sanayi Odası, Otomobil İhracatçıları Birliği, ING Bank ve Elginkan Vakfı’nın da aralarında bulunduğu İTÜ Çekirdek’in 40’ı aşkın paydaşı ise Türkiye’nin geleceği için girişimcilere destek vermeyi bekliyor.

Sadece 2017 yılında 10 binden fazla başvurunun geldiği İTÜ Çekirdek’in final etkinliği Big Bang Startup Challenge’da girişimlerini sahneleyen 20 finalist ve yatırımcı ilgisi çeken bazı yarı finalist gruplar, ikinci tur yatırımlarını alan İTÜ Çekirdek girişimleriyle birlikte tam 17 milyon TL’lik hibe ve yatırımlardan pay aldı. Bu yıl da İTÜ Çekirdek’e başvuran girişimler 17 milyon TL’yi aşan ödül ve yatırımdan pay almak adına çalışmalarını yürütecek.

Teknolojiye dayalı ürün ve hizmete dönüşebilir girişimi olan her yaştan girişimci, İTÜ Çekirdek’te yerini almak için  internet sitesi üzerinden başvurusunu gerçekleştirebiliyor.

ABI Research IoT raporu yayınladı

IoT pazarı hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. ABI Research yayınladığı yeni bir rapor ile 2022 yılına yönelik IoT pazarı tahminlerini açıkladı.

ABI Research: IoT pazarı 21.5 milyar dolara ulaşacak

ABI Research, IoT sektörünü inceleyen “Nesnelerin İnterneti Kimliği ve Yönetim Hizmetleri” raporu yayımladı. Raporda, IoT kimliğinden ve yönetiminden elde edilen gelirlerin 2022’ye kadar 21.5 milyar dolara seviyesine ulaşması beklendiği vurgulandı. Bu çalışmaların arasında güvenlik, şifreleme, dijital sertifika yönetimi ve veri değişimi hizmetleri bulunuyor.

IDoT (Identity of Things) hizmetleri başta endüstriyel, imalat ve otomotiv endüstrileri olmak üzere önümüzdeki beş yıl içinde hızlı bir büyüme gösterecek.

ABI Research’in endüstri analisti Dimitrios Pavlakis konuyla ilgili olarak; akıllı ağ geçitleri, bulut hizmetleri ve API odaklı çözümler, kimlik ve yönetim hizmetleri sayesinde IoT dikey genişlemesine istikrarlı bir şekilde sürdürüyor dedi.

Bazı endüstriler güvenlik açısından o kadar güncel değillerse de, IoT pazarındaki tedarikçiler nihayet şifreleme ve cihaz sertifikası yönetimine önemli yatırım yapıyor.

BCC gibi diğer teknoloji araştırma şirketlerinin yayınladıkları IoT raporlarında da 2022’ye kadar yüzde 20-30 aralığında bir büyüme öngörülüyor.

Brezilya dijital ehliyeti erteledi

Brezilya dijital ehliyet sistemine geçişin ilk aşamasını Şubat ayında başlatacaktı. Ancak teknik sorunlar ile Brezilya dijital ehliyet projesi ertelendi.

Brezilya dijital ehliyet sistemi 2019’da başlatılacak

Dijitalleşme ve nesnelerin internetine yönelik önemli planlamalar yapan Brezilya, dijital ehliyet sistemine geçiş yapmayı planlıyordu. 2022 yılına kadar ülkedeki 1.5 milyon sürücünün hepsinin dijital ehliyete sahip olması hedeflenen çalışma, bu yılın Şubat ayında başlatılacaktı. Ancak Sao Paulo ve Rio de Janeiro gibi sürçü yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerin bu uygulama için yeterli teknik seviyede olmadığı belirtildi.

Böylelikle çalışmanın tarihi ertelenmiş oldu. Kimlik doğrulamasını ve ilgili sürücü lisans bilgilerini bir QR kodu ile kolaylıkla yapılabilecek yeni uygulama için 2019 tarihi verildi. Üzerinde bir çip barındıracak bu fiziksel kart ile “sahte sürcülerin” önleneceği belirtiliyor.

 Brezilya şu anda kağıt ve numara temelli bir ehliyet sistemi kullanıyor.

ICO’dan 4.5 milyon dolar kaldırıp kaçtılar

Kripto paraların ne kadar güvenli olduğuna dair tartışmalar devam ederken, kısa süre önce yapılan bir ICO ile piyasaya çıkan LoopX’in geliştiricileri, kazandıkları 4.5 milyon dolarla ortadan kayboldular.

Yatırımcılar muhatap bulamıyor

Umut vadeden bir kripto para birimi olduklarına dair yatırımcıları ikna ederek topladıkları 4.5 milyon doların ardından web sitelerini kapatan, kendilerine dair tüm izleri silen LoopX geliştiricilerinin son dönemlerde insanları dolandırmak için kripto para geliştiren sahtekarlardan oldukları anlaşıldı.

LoopX’in geliştiricileri ICO süresince 276 Bitcoin ve 2,446 Ethereum karşılığında ellerindeki LoopX’i yatırımcılara satmıştı. Bir diğer anlamıyla yatırımcılar ceplerindeki 4.5 milyon dolar değerindeki Bitcoin ve Ethereum’u, bir kuruş değeri kalmayan LoopX’i almak dolandırıcılara kaptırmış oldular.

Bitcoin ve Ethereum trasnferlerinin anonim yapısı nedeniyle mağdurlar durumlarını ispat edecek kanıta sahip olmadıkları gibi, dolandırıcıların kimliklerini bulmak da mümkün değil. Ayrıca yatırımcıların elinden çıkardıkları Bitcoin ve Ethereum’un gelecekte alacağı potansiyel yüksek değerlerden elde edecekleri kazancı da kaybetmiş olmaları bir diğer gerçek.

Endüstri 4.0 sürecinde robot yoğunluğu ne durumda?

IFR tarafından yapılan araştırma, robot yoğunluğu konusunda Avrupa-Asya rekabetini ortaya koyuyor. Özellikle Çin, robot yoğunluğu artışı ile bu alanda önde gelen ülkeler arasında bulunuyor.

Robot yoğunluğu rekabeti artıyor

International Federation of Robotics (Uluslararası Robotik Federasyonu – IFR) tarafından yayınlanan yeni bir rapor, küresel robot yoğunluğunda hızlı bir yükseliş olduğunu gösteriyor. İşçi başına düşen birim robot sayısı şeklinde bir değerlendirmenin yapıldığı raporda kıtalar bazında sonuçlar değerlendirildi.

Dünya genelinde 2015 yılında 10.000 işçi başına 66 birim robot varken, bu sayı günümüzde 74 birim robota ulaşmış durumda. Avrupa’da 10.000 işçi başına ortalama 99, Amerika kıtasında ise 84 birim olarak tespit edilmiş.

Ucuz işçi gücünün bulunduğu Asya’da ise 63 birimlik yoğunluk saptanmış. Asya, birim bakımından Avrupa’nın gerisinde kalmış olsa da, büyüme yönünden Avrupa’nın önüne geçmiş bulunuyor. 2010-2016 yılları arasında robot yoğunluğu Asya’da ortalama yüzde 9 oranında artarken, Avrupa’da yüzde 5’lik büyüme oldu.

Endüstri 4.0 her ne kadar Almanya tarafından başlatılan bir dönüşüm süreci olsa da Asya ülkeleri, özellikle Çin çok hızlı bir şekilde buna uyum sağlıyor. 2013 yılında Çin’in robot yoğunluğu 23 iken, 2016 yılında 68’e yükseldi.

IoT sektörü büyümeye devam ediyor

IoT sektörü üzerinde araştırma yapılan Güney Kore’de satışların yüzde 23,4 arttığı öğrenildi. Güney Kore’de IoT sektörü çok hızlı bir büyüme gösteriyor.

IoT sektörü gelecek vadediyor

Güney Kore’de nesnelerin interneti (IoT) şirketlerinin toplam satışları, 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 23,4 oranında arttı. IoT şirketlerinin yurtiçi satışları ve ihracatı 2016 yılında 5,8 trilyon won seviyesindeyken, 2017 yılındaki artışla 7,16 trilyon won’a (6,6 milyar dolar) ulaştı.

Yerel İTO firmalarının yaptığı inceleme, yurt içi satışların yıllık yüzde 22.7 artışla 6.65 trilyon puana, ihracatın yüzde 34.6 artışla 510 milyar won’a yükseldiğini ortaya koydu.

528 firma için yapılan bu araştırma, IoT’nin önemli bir istihdam kaynağı olarak da büyüme gösterdiğini ortaya koydu. IoT şirketleri tarafından işe alınan kişilerin sayısının geçen yıl 479.734’e ulaştığı açıklandı.

Bu veriler, teknoloji devi firmalara ev sahipliği yapan Güney Kore’nin IoT sektöründe önde gelen ülkeler arasında olduğunu gösteriyor.

Unilever’dan Facebook ve Google’a bataklık eleştirisi

0

Dünyanın en büyük reklam verenlerinden biri olan Unilever, dijital reklamcılık konusunda dünyanın tepesinde duran Facebook ve Google’a ağır eleştiri getirdi.

Sahte ve çirkin içerikler devleri yaktı

Facbook’un ve Google’ın platformlarını sahte haberler ve etik olmayan içeriklerle dolu tam bir bataklığa benzeten Unilever yöneticileri, ürünlerinin reklamlarının bu mecralarda görünmesinden rahatsız olduklarının da altını çizdiler.

Artık kontrolden çıkmış bir boyuta ulaşan Facebook ve Google için devlet kurumlarından sonra özel şirketlerin de sabrının taştığını işaret eden bu eleştiri, iki dev şirketin ayakta durmasını sağlayan dev reklam gelirlerini kaybetmek üzere olduğunun da bir ispatı kabul ediliyor.

Geçtiğimiz yıl dev şirketler YouTube’daki şiddet içeren videolarda görünen reklamları nedeniyle bu tür şiddet akımlarına sponsor oldukları imajının doğması nedeniyle tepki vermiş ve reklam bütçelerinden YouTube’u kaldırmıştı. Bu da YouTube için milyar dolar seviyesinde bir kayıp anlamına geldiğinden, Google önlem olarak YouTube’da yayınlanacak ve reklam alacak her videoyu bir editörün inceleyeceği yeni bir düzenek kurmak zorunda kaldı.

Unilever her yıl 10 milyar dolar seviyesinde reklam harcaması bulunuyor ve şirket yöneticilerinin Facebook ile Google’dan reklamlarını çekmeye hazırlandıklarını vurgulaması, bu iki dev şirketin internette büyük bir paradigma değişimi yaratacak kararlar almasına neden olacak gibi görünüyor. Diğer bir deyişle Facebook ve Google platformlarında kullanıcılara karşı çok daha sert, daha can yakan, daha “sansürcü” uygulamaların devreye girmesi an meselesi olabilir. Aksi halde iki platform da reklam verenlerini tamamen kaybederek para kazanamaz duruma düşecekler.

SpaceX, Starlink uydularını fırlatmaya hazırlanıyor

0

Elon Musk ve SpaceX Şubat ayı içinde uzaya gönderdiği Tesla ile medyada çok fazla prim yapmış olabilir ancak Musk’ın önümüzdeki on yıl içinde Mars’a göndermeyi planladığı roketin testi için yapılan bu “PR” çalışmasının ötesinde, kısa süre sonra dünyayı değiştirebilecek çok daha önemli bir proje hayata geçmek için gün sayıyor.

Binlerce mikro uydu

Musk’ın Starlink adını verdiği ve dünyayı çepeçevre saracak binlerce mini uydudan oluşacak internet ağının ilk fırlatışı için SpaceX hazırlıklara başladı.

Okyanuslar veya dağlık alanlar dahil, dünyada internetin ulaşamadığı hiçbir nokta bırakmayacak şekilde binlerce mini uydudan oluşacak Starlink sayesinde artık standart cep telefonları ile dünyanın her yerinden internete makul fiyatlarla erişmek mümkün olacak. 

Starlink lmitli bir kapasiteyle 2020 yılında hizmete açılacak. Ancak bu aşamadan sonra kademe kademe yeni uydular devreye girecek ve hizmet dünyanın her noktasından ulaşılabilir olacak.

Bu aynı zamanda, tüm mobil operatörlerin iş modellerini ve gelirlerini de tehdit eden bir gelişme olarak değerlendirilebilir çünkü Starlink’e abone olacak kullanıcılar, yerel operatörlerin sınırlamalarına takılmadan diledikleri gibi internete bağlanabilecekler. Starlink’in abonelik ücretinin ilk aşamada yerel operatörlerin fiyatıyla rekabet etmesi beklenmese de kapasitesinin genişlemesiyle rekabetçi fiyatlarla hizmet vermeye başlayabileceği tahmin ediliyor.

Instagram, Hikayeler için ekran görüntüsü alarmı verecek

0

Popüler sosyal medya uygulaması Instagram, sadece 24 saat yayında kalan ve ardından silinen Hikayeler formatındaki fotoğraf ve videolar için yeni bir önlemi hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Kötü niyetli kullanıcılar belli olacak

Instagram mühendislerinin üzerinde çalıştığı ve test aşamasına aldığı alarm ile bir kullanıcı herhangi bir hikayenin ekran görüntüsünü almaya çalıştığında hikayenin sahibine bir uyarı gönderilecek ve hangi kullanıcının ekran görüntüsü almaya çalıştığı haber verilecek.

Ayrıca, ekran görüntüsü almaya çalışan kullanıcıya da ilk denemesinde, “bir dahaki ekran görüntüsü alma denemenizde paylaşımın sahibine uyarı göndereceğiz ve kimliğinizi bildireceğiz,” uyarısı gösterilecek.

Bu uyarıya rağmen ekran görüntüsü almaya çalışan kullanıcının ismi paylaşım sahibine bildirilecek. Böylece paylaşım sahibinin bu “kötü niyetli olabilecek” takipçisini engelleyerek hikayelerine ulaşmasının önüne geçmesi mümkün olacak.

Equifax veri ihlali skandalı büyüyor

0

2017 yılı Ekim ayında Equifax veri ihlali skandalı ile gündeme gelmişti. Yapılan soruşturmada Equifax veri ihlalinin daha fazla kişiyi etkilediği tespit edildi.

Equifax veri ihlali 142 milyondan fazla kişiyi etkiledi

Kredi derecelendirme kuruluşu Equifax, 2017 yılında büyük bir veri ihlaline uğramıştı. Müşterilerin adları, sosyal güvenlik numaraları, doğum tarihleri, ev adresleri ve sürücü ehliyet numaraları da dahil olmak üzere birçok bilgi çalınmıştı. 142 milyon tüketicinin etklendiği söylenen veri ihlali sonrasında şirketin CEO’su Richard Smith istifa etmişti. Hisse ve gelir kaybı da yaşayan şirket oldukça zor duruma düşmüştü.

Ancak veri ihlalinin yaralarını saramayan şirket, halen güç kaybetmeye devam ediyor. Senato Bankacılık Komitesi tarafından yürütülen soruşturma hakkında açıklamalarda bulunuldu. Soruşturmayı gerçekleştiren Warren, şirket başkanından veri ihlali hakkında net bilgi alamadığını ve 142 milyondan daha fazla kişinin bundan etkilendiğini öne sürdü.

Durumun ad, soy ad, adres ve ehliyet numarası ile sınırlı olmadığı banka hesap numaralarının da tehlikede olduğu belirtildi. Ayrıca Equifax için büyük bir ceza da kapıda. Komisyon, verileri her kişi için 100 dolar ceza vermeyi planlıyor.

Salesforce Kanada ofisine 2 milyar dolar yatırım yapacak

0

Trump’tan kaçan ABD’li profesyonel kesimin peşinden Salesforce da Kanada’daki ofisine 2 milyar dolarlık yatırım yapma kararı aldı.

Kanada karışacak

Genç iş adamlarının ve startup’ların Kanada’ya kaçma trendi sonrasında bu “sakin” ülke son derece hareketli bir iş dünyasına ev sahipliği yapmak zorunda kalıyor. Startup’ların ihtiyaç duyduğu gelişmiş iş servislerini Kanada ofisi üzerinde sağlamak isteyen Salesforce da Kanada’daki operasyonlarını genişletmek için 2 milyar dolar yatırım yapacak.

Kanada’nın genç başbakanı Justin Trudeau da ABD’den kaçan genç beyinlerin ve startup’ların farkında ve bu hafta Kaliforniya’ya yaptığı ziyarette Silikon Vadisi’nden ve Trump’tan kaçmak isteyen yapay zeka şirketlerini Toronto’da ağırlamaktan mutlu olacaklarını üstü kapalı şekilde dile getirdi.

Trump yönetimi Müslüman ülkelerden ülkeye girişi yasakladığı için çoğu teknoloji şirketi şu anda Müslüman çalışanlarını Kanada’ya yerleştirerek çalışmalarını Kanada üzerinden devam ettirmeye çalışıyor.

Amazon kendi kargo servisini kuruyor

E-ticaret dev Amazon, müşterilerinin satın aldığı ürünleri üreticiden alıp tüketiciye ulaştıracak kendi kargo şirketini kuruyor. 

UPS ve FedEx’e rakip olacak

Şirketin resmen açıklamadığı ama Amazon içinden sızan bilgilere göre, kargo işlemleri için yılların UPS ve FedEx ile çalışan Amazon, bu ortaklıklara son vererek, kendi kargo şirketini kuracak.

Shipping with Amazon ismini alacak ola kargo şirketi ilk aşamada Amazon müşterilerine daha avantajlı fiyatlarla kargo seçeneği sunacak. Böylece bir alışverişte hem alışveriş komisyonundan hem de kargo ücretinden kazanç sağlayacak olan Amazon aynı zamanda rakip kargo şirketlerinin de Amazon siparişlerinden elde ettiği kazancı keserek kargo şirketlerine ağır bir darbe vurmuş olacak.

Amazon’un ikinci aşamada ise kengi kargo şirketini tüm diğer kargo işlemlerine açması bekleniyor. Böylece Shipping with Amazon, UPS veya FedEx gibi dünya çapında dev bir kargo şirketine dönüşecek. 

Amazon kısa süre önce de özellikle Amazon’un Prime müşterilerine bir gün içinde yetiştirilme sözü verilen kargoların teslimat hızını artırmak için kargo uçakları satın almış ve kendisi işletmeye başlamıştı.

Amazon’a diş bilediği bilinen ABD Başkanı Trump ise kısa süre önce yaptığı bir açıklamada ABD posta servisinin zarar etmesinin baş nedeni olarak Amazon’u göstermiş, Amazon’un posta servisi ile yaptığı sözleşmede aldığı yüksek indirimlerin ulusal posta servisini ağır zarara soktuğunu iddia etmişti. 

Türkiye teknolojiye 22.5 milyar dolar harcayacak!

2018 IDC Türkiye Öngörüleri etkinliği 6 Şubat’ta Microsoft Türkiye İstanbul ofisinde gerçekleştirildi. 2018 IDC Türkiye Öngörüleri etkinliğine IDC Türkiye adına Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları, IDC Türkiye ofisi çalışanları, önde gelen kurumların CIO’ları ve lider BİT tedarikçileri katıldı. Rapora göre 2018 yılı içinde Türkiye’de gerçekleşecek Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) harcamalarını 22,52 Milyar Amerikan Doları büyüklüğe ulaşacak.

Son birkaç yıldır Türkiye’deki BİT pazarının önemli ölçüde yeniden şekillendiğini ve bu alandaki dönüşümün 2018 yılında da durmaksızın devam edeceğini belirten IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’deki şirketlerin yüzde 80’i dijital dönüşüm alanında çalışmalara başlamış durumda ve META bölgesindeki en ileri ülke durumundayız. Finans, perakende ve üretim sektörlerinin öncülüğüyle devam eden dönüşüm projeleri ile müşterilere daha iyi deneyim sunmak, maliyetleri düşürmek ve uluslarası piyasalarda rekabet gücü kazanmak ana gündem maddesi olarak öne çıkıyor.”

IDC, BT pazarının 10 milyar doları aşmasını bekliyor!

IDC, 2018 yılında Türkiye telekomünikasyon kısmı haricinde kalan, BT pazarının 10,8 Milyar dolar büyüklüğüne ulaşmasını bekliyor. Yetişmiş iş gücünün eksikliği ve artan verimlilik ihtiyacı ile beraber BT danışmanlığı ve dış kaynak kullanımının artması öngörülüyor. Aynı zamanda, BT hizmetleri ve yazılım alt kırılımları, IDC’nin öngördüğü tahmini yüzde 6,4 ve yüzde 5,2’lik yıllık büyüme oranlarıyla 2018 yılında Türkiye’nin en hızlı büyüyen bölümleri olması bekleniyor.

Sektör bazında bakıldığında ise IDC, kamu ve enerji sektörlerindeki 2018 yılı BT harcamalarındaki artışın bir önceki yıla göre daha fazla olacağını beklerken, iletişim, finans, üretim ve kamunun yılın en büyük harcama yapan sektörleri olacağını öngörüyor. Telekom sektöründe ise büyüme geçtiğimiz yıllara göre daha düşük seviyede kalacak.

IDC’ye göre, 2018 yılı ve ötesi için beş kapsayıcı eğilim Türkiye’nin yatırımlarını şekillendirecek.

• Kurumsal mobilite çözümleri, artan akıllı cihaz kullanımı ile beraber 2018’de Türkiye’deki CIO’ların ajandalarında kendisine daha fazla yer bulacak. Bununla birlikte mobil stratejiler hala organizasyon içerisinde farklı birimler arasında lokal olarak belirlenecek.

• Sürdürülebilir güvenlik, Türkiye’deki CIO’ların karşılaştığı en büyük zorluk olmaya devam edecek. Şirketlerde kullanılan siber güvenlik ürün sayısının ciddi oranda artması ile beraber 2018 yılında entegre güvenlik çözümü en önemli konu haline gelecek.

• Başarılı bir dijital dönüşüm için BT ve iş birimleri arasındaki işbirliğinin önemi kabul görecek. Türkiye’deki organizasyonlar gittikçe artan bir şekilde dijital dönüşümü BT ve iş birimlerinin ortak bir faaliyeti olarak yer alacak.

• Büyük veri ve analitik alanında yapılan yatırımlarda kısa vadede ticari faaliyetleri iyileştirmek amaçlanacak. Büyük veri ve analitik ile yeni iş ve gelir yaratmak uzun vadeli hedefler olarak yerini alacak.

• Nesnelerin interneti alanında yapılan ilk yatırımlar verimlilik odaklı olacak. Nesnelerin interneti projelerindeki ön maliyetler 2018 yılında da en önemli engellerin başında yer alacak.

Son dört yılda olduğu gibi, bu yıl da etkinliğin ev sahipliğini yapan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, konuşmasında geleceğin teknolojilerine yön verecek yöneticilerle bir arada bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti. Kansu sözlerine şöyle devam etti:

“Yeni bir dijital çağın içindeyiz ve bu dönüşümü tetikleyecek zihniyet değişimine duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Teknoloji alanında yetenekli, yenilikçi liderlere duyulan ihtiyaç son olarak Davos’ta da gündeme geldi. Dijital dönüşümde zihniyet değişim üst yönetimin inovasyonu bir kurum kültürü olarak benimsemesiyle başlıyor.
İşte bu bakımdan, yatırımları ve çalışmaları ile örnek olan IDC Danışma Kurulu üyeleri BT yöneticilerle bugün burada bir arada olmaktan dolayı çok mutluyuz.”

“Ülkemizin geleceğini şekillendiren, uçtan uca saran dijital dönüşüm projelerinde son dönemde yakalanan ivme bizi heyecanlandırıyor. Böyle bir dönemde kurumsal şirketlerin teknoloji girişimlerine ve inovasyon yatırımlarına önayak olan sizlerle bir arada olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Microsoft olarak bu tip etkinliklerin son derece önemli olduğuna inanıyoruz.”

ReklamStore, MadWords’ü satın aldı

0

ReklamStore 2018’e yeni bir satın alma ile merhaba dedi. Ağırlıklı olarak Orta Doğu ve Amerika pazarında yoğunlaşan ve global ad tech endüstrisinde yer alan ReklamStore; sosyal medya ve arama motoru reklamcılığı alanlarında teknolojiler ve çözümler üreten ad tech şirketi MadWords’ü satın aldı.

Kendi kaynakları ile reklam teknolojileri geliştirebilen ve kendi platformları üzerinden performansa dayalı reklamcılık hizmetleri sunmayı amaçlayan iki Türk şirket; birbirinden farklı kaslarını bir araya getirerek dijital reklamcılığın bilinen tüm bileşenlerini sunan, global ölçekte bir hizmet vadediyor.

ReklamStore CEO’su Şencan Özen satın alma ile ilgili düşüncelerini aktardı;

“MadWords kurulduğu günden bu yana hem teknoloji bakımından hem de vizyon olarak doğru hamleler yapan değerli bir firma. Zaten çeşitli alanlarda partnerliklerimiz mevcuttu. Bu satın alma ile beraber artık sosyal medya ve arama motoru reklamcılığında da hizmet verir konuma gelmeyi hedefliyoruz. Ölçülebilir iş hedefleri olan ve ileri seviye diyebileceğimiz dijital reklamverenler için sunduğumuz çözümlerin kapsamını genişletmekten dolayı çok mutluyuz. MadWords’ün kendi ürettiği teknolojilerin de mevcuttaki ürün ve hizmetlerimize sağlayacağı katkı da bizi çok heyecanlandırıyor diyebilirim.”

ReklamStore’dan stratejik satın alma hamlesi

Kendi affiliate ağı ve Demand Side Platformu (DSP) ile müşterilerine hizmet sağlayan ReklamStore ayrıca display, native, mobil ve video kanallarından da reklam çözümleri sunuyor. Self servis olarak hizmet veren veri yönetim platformu (DMP) ve yayıncı ağına fırsatlar sunan Suply Side Platformu (SSP) da olan ReklamStore, MadWords satın almasıyla birlikte sosyal medya ve arama motoru reklamcılığında da iddialı bir konuma gelmeyi hedefliyor.

Daha önce mobil reklam platformu Rekmob ve e-mail pazarlama şirketi Leadfab’ı satın alan ReklamStore; Madwords ile son 3 yıldaki 3. satın almasını gerçekleştirdi.

Swiscom veri ihlaline uğradı

0

Swiscom veri ihlali skandalı ile gündeme geldi. Açıklamaya göre Swiscom veri ihlali 800 bin kişinin bilgileri çalındı.

Swiscom veri ihlali ile müşteri bilgileri çalındı

Swiscom, 800 bin müşterinin müşteri adları, adresleri, telefon numaraları ve doğum tarihleri bilgilerinin çalındığını açıkladı. Bu veri hırsızlığının 2017 yılı ve sonrasındaki kayıtları etkilediği belirtiliyor. Avustralya kanunlarınca çalınan bu veriler, hesap bilgilerini içermediği için “hassas olmayan veri” olarak sınıflandırılıyor.

Rutin kontrol sırasında tespit edilen bu ihalilin, kim tarafından yapıldığına henüz ulaşılamadı. Ancak Swiscom hızlı bir şekilde güvenlik önlemlerinin artırdıklarını ve müşterilerin hassas verilerinin kesinlikle korunduğunu duyurdu.

Bu tip veri ihlallerinde genellikle şirket ve müşteri arasında bir bilgi karmaşası yaşaıyor. Swiscom ise SMS hizmeti başlatarak bu karmaşanın önüne geçilmesini sağlamış durumda. Müşteriler Info yazıp 444’e gönderdiğinde bilgilerinin güvende olup olmadığını öğrenebiliyor.