Amazon yeni iş kolları için yeni ekipler kuruyor

0

Dünyanın en büyük şirketi olma yolunda hızla ilerleyen Amazon’un yeni işe alım ilanları, şirketin hızlı büyümeye hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bulut servisleri konusunda Microsoft ve Google ile ağır rekabet içinde olan Amazon, Microsoft’un neredeyse başka her şeyi bırakıp bulut servislerine odaklanması üzerine, kendi bulut ekibini de güçlendirme kararı aldı ve farklı bulut servisleri geliştirecek yeni bir ekip kurmak için işe alımlara başladı.

San Diego’da kurulacak dir diğer ekip ise e-ticaret işinde, Amazon’un dünya çapındaki depolarında saklanan malların daha efektif kullanımı ve yönetimi için özel bir yazılım üretecek. Böylece Amazon daha az depolama maliyeti ile daha fazla sirkülasyon ve kazanç elde edebilecek bir model kurabilecek. Supply Chain Optimization isimli bu proje hayata geçtiğinde Amazon önemli bir masraf kaleminden tasarruf sağlamış olacak.

Amazon ayrıca, otonom robot geliştirmek üzere mühendisler aradığını da duyurdu. Şirket aslında şimdiden depolarında, otonom robotlarla mal taşınması görevlerini yürütüyor ve bu iş için 2012 yılında Kiva Systems isimli bir robot şirketini 775 milyon dolar ödeyerek satın almıştı.

Toplamda 382 bin çalışanı olan Amazon, sadece 2017 Q2 döneminde 30 bin yeni çalışanı işe aldı. 

Mercedes uçan taksiye yatırım yaptı

0

İnsan taşıyacak 4 pervaneli drone formundaki ilk uçan taksiler geçtiğimiz aylarda Dubai’de hizmete girmişti. Bir otelin terasındaki bahçede yer alan restorana müşterileri drone’lar ile taşımaya izin veren Dubai yönetimi bu uygulamayı şehir içinde uçan taksi uygulaması olarak genişletmeyi de istiyordu.

Benzer bir teknoloji geliştiren Alman drone taksi üreticisi Volocopter, Almanya’nın dev otomobil üreticisi Daimler’den yatırım alarak, bu alanda umut vadeden şirketler arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Daimler’den toplam 30 milyon dolarlık yatırım alan Volocopter elektrikli motorları ile dikey olarak kalkıp inebilen drone taksileri sayesinde, büyük şehirlerdeki ulaşımı kolaylaştırmayı hedefliyor. Volocopterler şimdilik bir pilot kontrolünde uçuyor olsalar da üretici drone’ları otonom hale getirmek istiyor.

Firma ayrıca sene sonunda Dubai’de düzenlenecek bir fuarda insan taşıyan taksi drone’larını sergileyecek ve artık Mercedes destekli bir firma olarak Dubai yönetimi ile anlaşma sağlamaya çalışacak. Dubai yönetiminin de bu konuda dünyada ilk olmak isteği düşünülürse, 2018’e girdiğimizde Dubai’de şehrin bir ucundan diğerine insan taşıyan otonom drone’larla karşılaşabiliriz.

Oxford Üniversitesi fintech eğitimlerine başlıyor

0

Fintech alanındaki hızlı gelişim, finans profesyonellerinin de kendilerini fintech’e adapte edebilmelerini gerekli kılıyor.

İngiltere’nin köklü üniversitesi Oxford şimdi finans profesyonellerinin katılabileceği bir Fintech eğitimi hazırladığını duyurdu. Yakın gelecekte sektörün çok daha fazla fintech uygulaması ile sarılacağının altını çizen Oxford yöneticileri, finans sektöründeki profesyonellerin fintech’i anlamadan başarıya ulaşmalarının mümkün olmayacağını da hatırlattılar.

Öte yandan, kendi fintech şirketlerini kurmak isteyen girişimciler de Oxford’un eğitimlerinden yararlanabilecek. Üniversite bu eğitim programını, kısa süre önce 2U tarafından 103 milyon dolara satın alınan eğitim teknolojileri şirketi GetSmarter ile beraber yönetecek.

Snap Inc, Çinli drone üreticisini satın alabilir

0

Snapchat uygulamasının şirketi Snap Inc. gelen dedikodulara göre Çinli drone üreticisi Zero Zero Robotics firmasını satın almak için kolları sıvadı. Eğer bu dedikodular doğruysa, bu satın alımla birlikte drone firmasının takip yazılımı, Snapchat’te takip eden filtreler için kullanılabilir!

Şu anda 500 dolar fiyat etiketiyle karbon fiber kamera drone’u “Hover Camera Passport” moddelini satan Zero Zero şirketi, bu modelde yüz tanıma teknolojisi kullanıyor ve drone kullanıcısını otomatik olarak takip edebiliyor. Ayrıca sözünü ettiğimiz şirketin Apple mağazalarına özel olarak bazı pahalı modelleri sattığını da belirtelim.

Snap şirketinin drone merakı

Snap şirketinin bir drone firmasıyla adı ilk kez anılmıyor. Şirket bu yıl başında kamera ve drone’ları birleştiren Crtl Me Robotics şirketini satın almıştı. Ancak tabii ki bu şirket donanımı direkt olarak üretmediği için durum biraz farklı.

Bakalım Zero Zero Robotics için ortaya çıkan dedikodular doğru çıkacak mı. Şimdilik her iki şirketten de bu dedikodularla ilgili bir yorum gelmedi.

Ve Bitcoin ikiye bölündü

0

Bitcoin’in kurucusuna yıllar önce yapılan ama ciddiye alınmayan uyarılar, ünlü dijital para birimini sonunda bölünmeye zorladı.

Bitcoin artık yoluna Bitcoin Cash (BCC) ve Bitcoin Klasik (BTC) olarak devam edecek. Henüz resmen duyurusu yapılmayan bölünme, Bitcoin madencileri tarafından sosyal medyada duyurulmaya başlandı. Şimdi madenciler, ilk Bitcoin Cash bloğunun üretilmesini bekliyorlar.

Neredeyse 10 yaşında olan Bitcoin’in, tüm madenciler tarafından indirilmesi zorunlu olan blok değeri 150 GB’ın üzerine çıkmıştı. Her yapılan Bitcoin işlemi bu bloğa ekleniyor ve sürekli güncellenmesi gerekiyordu. Bu büyük dosya boyutu içinde transfer işlemlerinin tamamlanması içinde 10-20 dakikalık gecikmeler yaşanmaya başlanmıştı ve eğer bölünme gerçekleşmeseydi, yakın gelecekte Bitcoin ile alışveriş yapmak veya para trasnferi yapmak, saatlerce beklemelere yol açacak onay sürecini gerektirecekti.

Bitcoin şimdi Segwit2x ismi verilen teknolojiyle 1 Megabayt olan blok boyutunu 2 Megabayte’a çıkarmış olacak. Bitcoin ekosistemi tarafından tavsiye edilen geçiş sürecine göreyse, tüm Bitcoin sahipleri ise sahip oldukları Bitcoinleri dijital cüzdanlarına aktardıklarında, bu Bitcoin’ler Bitcoin Cash ile değiştirilecek. Kağıt cüzdanlarda Bitcoin saklayanlar ise bir kayıp yaşamayacaklar. Fakat bu yöntemin tercih edilip edilmeyeceği henüz kesin değil. Ancak yine de sosyal medyada ayrılmanın duyurulması nedeniyle yaşanan ilk panikle, Bitcoin’in piyasa değerinde %6’lık bir düşüş gözlendi.

Yeni Bitcoin Cash biriminin nasıl kullanılacağına ve nasıl değişim yapılacağına dair daha detaylı açıklamaların, önümzüdeki saatlerde yapılması bekleniyor.

ICO: Girişimler için yeni bir yatırım toplama aracı

0

Finansal teknoloji dünyasında son günlerde, başarı ve başarısızlıklarıyla karşımıza çokça çıkan ve gün geçtikçe daha popüler hale gelen yeni bir kitlesel fonlama yöntemi var: ICO.

Aslında internet üzerinde kitlesel fonlama pek de yeni bir konsept değil. En iyi ve eski yöntemlerden birisi, hepimizin bildiği üzere proje fikrimize Kickstarter üzerinden kaynak yaratmaya çalışmak. ICO‘ları diğer kitlesel fonlama araçlarından ayrı bir yere koymamızın sebebi, Blockchain teknolojisini kullanılarak yapılıyor olması.

Bugüne kadar Ethereum üzerinde yapılan ICO’ların en büyüğünde toplanan tutar: 275 milyon $

ICO ne demek?

Hemen merakınızı giderelim, ICO‘nun açılımı Initial Coin Offering yani Türkçesi ile Başlangıç Parası Arzı denebilir. Bu ismi ona layık görenlerin esinlendiği konsept ise herkesin reklamlar vasıtası ile en az bir kere duyduğunu tahmin ettiğim Halka Arz yani İngilizcesi ile IPO (Initial Public Offering).

ICO’yu daha iyi anlayabilmek üzere, finansal konulara yabancı olanlar için önce halka arz konseptinden bahsetmek istiyorum. Bir şirketin hisselerinin halka arzı demek, şirket yönetiminde olmayan yatırımcıların da bu şirkete ait değerli kağıtları satın alabilmesi ve ticaretini yapabilmesi anlamına geliyor. Şirket bu sayede kasasına yeni sermaye eklemiş oluyor. Yatırımcıya ileride yeni faaliyetleri doğrultusunda değerleneceğini vaadettiği şirket değerli kağıtlarını satıyor ve karşılığında para alıyor.

Internetin yeni değer vaadi: Elektronik Para (Token)

Halka açılmayı planlayan şirketlerin yatırımcılara sunduğu değer hisse senedi oluyor demiştik. ICO girişimlerinin değer vaadi ise Elektronik Para oluyor. Bunlar Ethereum, Bitcoin gibi dijital ve anonim bir cüzdan içerisinde saklanabilen dijital değerler. Projesine kitlesel fonlama yöntemi ile yatırım toplamak isteyen gruplar, Ethereum Blockchain Ağı üzerinde çalışan ERC-20 standartlarına uygun bir para birimi yaratıyorlar. Bunlara da genellikle Token ya da Coin ismi veriliyor. ERC-20 standartları ile oluşturulan bu para biriminin bir adı, sembolü, ondalık miktarı (kuruş hanesi), toplam üretilen para miktarı gibi kuralları belirleniyor. Örneğin biz bu para birimimizin adına TechInsideCoin diyelim ve Ethereum ağındaki toplam miktarının 100.000 adet olacağını ilan edelim.

Ethereum da Eylül 2014’te tamamlanan ICO’suyla yaklaşık 18 milyon $ toplayarak geliştirilmeye başlanıyor.

Kendi elektronik parasını üreten girişim artık para biriminin ilk arzında yatırımcısına yeni bir teklifle gidiyor. Bu tabii girişimin yaptığı işe göre değişebiliyor. Örneğin üretilen bu yeni para birimi ile bir e-ticaret sitesinden alışveriş yaptırılacaksa, teklif şu şekilde olabilir: ürünümüz piyasaya sunulduğunda 1 $ = 1000 Token olacaktır. Fakat ICO süresince 1 $ = 1200 Token olacaktır, yani her bir Dolar karşılığında %20 daha fazlasına sahip olacaksınız gibi.

Elektronik parası ve fonlama teklifi hazır olan firma için artık ICO kurallarını kodlamak kalıyor. Bu kodlar arasına ICO teklifinin başlangıç ve bitiş tarihleri, ICO sırasında satılacak Coin miktarı ve satın alınan Coin’ler için nasıl bir teklif olduğu (%20 daha fazlası gibi) kodlanıyor. Tabii yapılabilecekler bunlarla kısıtlı değil fakat kolayca aktarabilmek için temel etkilerinden bahsettim. Örneğin, yukarıda tanımladığım 100.000 adet üretilecek olan TechInsideCoin için ICO teklifimiz şöyle olsun; 50.000 TechInsideCoin‘in 1 Ether karşılığında 150 TechInsideCoin olarak 1-15 Ağustos arasında dağıtılacağını kodlamış olalım. Bu teklif (ICO) bittiğinde ise kullanıcıların, 1 Ether karşılığında 100 TechInsideCoin alabileceğini belirtelim. Ekstradan, eğer 15 Ağustos günü 100 Ether toplanmazsa gönderilen Ether’lerin kullanıcılara geri verileceğini, 333 Ether toplanması durumunda da fonlamanın hedeflerine ulaşacağını kodlamış olalım.

Kickstarter’da en çok fonlanan proje 20 milyon $ ile Pebble akıllı saat.
– Kaynak: Kickstarter

Tüm yatırımlar kayıt altında

ICO’ları internetin diğer kitlesel fonlama araçlarından farklı kılan en önemli etken, şüphesiz Blockchain teknolojisi ile çalışıyor olması. Yapılan tüm yatırım hareketleri herkese açık bir şekilde fakat kullanıcı anonim tutularak Ethereum Blockchain veritabanına yazılıyor. Gönderilen Ether karşılığında alınan Coin’ler ise kullanıcının cüzdan adresine yollanıyor. Yani fonlama kuralları içerisinde yaptığınız yatırımın elektronik para karşılığı anında dijital cüzdanınızda görülebiliyor.

Bu bir yatırım aracı olarak ICO’ları diğer internet kitlesel fonlama (crowdfunding) araçlarına göre daha güvenilir bir sistem haline getiriyor. Kitlesel fonlama sitelerinin merkezi bir veritabanları varken, Blockchain’in dağıtık veritabanı yapısı, yaptığınız yatırımların değiştirilmesini imkansız hale getiriyor.

Yeni bir girişim fonlama aracı: CryptoCurrency

Son günlerde yurtdışındaki bir çok fikir aşamasındaki girişimin, yatırım aramak yerine, ihtiyaçları olan kurulum sermayesini Ethereum üzerinde yapılan ICO’lar vasıtasıyla tamamlamaya çalıştığını takip ediyoruz. Bunların bazıları gerçekten yüksek fiyatlar topyalabiliyorken, bazı fonlamalar ise çok basit nedenlerle hackleniyorlar. Bir sonraki yazımızda da dijital paralarla yapılan kitlesel fonlamaların nasıl hacklendiğinden bahsedeceğim. Henüz ülkemizde fikir aşamasındaki projesi için böyle bir deneme yapan girişim ile karşılaşmadım. Belki yurtiçinde hala kripto paraların kullanımının yaygınlaşmamasından kaynaklanıyordur. Ama global hedefli projeler için gayet uygun ve son günlerin popüler bir yatırım toplama aracı olduğunu belirtelim.

Facebook, Siri’nin rakibi Ozlo’yu satın aldı

Facebook, yapay zekalı bir dijital asistan olan Ozlo’yu satın aldı. Bu satın almayla beraber, rakiplerinin karşısında yapay zekalı asistan eksiği bulunan Facebook’un kendi asistanını geliştireceği beklentisi de ağırlık kazandı.

Amazon’un Alexa servisi üzerinden akıllı ev asistanı Echo’yu sunması, Google’ın Home ürünü ve Microsoft’un da benzer bir hizmet için Cortana’yı hazırlıyor olması, Facebook’un geride kalmasına neden olmuştu. Ayrıca Apple’ın da Siri’yi Amazon Echo’ya rakip olacak şekilde cilaladığı biliniyor.

Ozlo ise yapay zeka yardımıyla kullanıcılara satın alma danışmanlığı yapan, sorulara cevap veren, yakındaki restoranların listesini tutan, hava durumu hakkında bilgi sunan bir asistan olarak iOS ve Android kullanıcılarının hizmetinde çalışıyordu. 10 kişilik bir şirketin ürünü olan Ozlo’nun Facebook’a geçmesiyle beraber, Zuckerberg’in Ozlo’yu gelişmiş bir yapay zeka asistanı olarak rakiplerinin önüne koyacağı düşünülüyor. Facebook’tan sızan bilgilere göre de, sosyal medya devinin ilk aşamada Ozlo’yu Messenger’a entegre etmeyi planladığı anlaşılıyor.

Öte yandan, Ozlo ekibi Facebook ekibine yabancı da değil. Ozlo’yu kuran ve şu anda şirketin CEO’su olan Charles Jolley, Facebook’un eski ürün müdürlerinden biri ve 2014’te Ozlo’yu kurmak için Facebook’tab ayrılmıştı. Şimdi ise ekibi ile birlikte Facebook’a dönecek.

Satın almanın fiyat boyutu hakkında ise henüz bir bilgi bulunmuyor.

HBO hacklendi, Game of Thrones bilgileri açığa çıktı!

0

Sony ve Netflix‘in ardından bir başka büyük içerik ağı HBO da hacklendi! Olay, kimliği bilinmeyen bir kişinin gazetecilere “Tüm insanlığa merhaba! Siber alanın en iyi sızıntısı gerçekleşiyor” Oh, adını söylemeyi unuttum. HBO ve Game of Thrones!!!” ortaya çıktı.

HBO verileri internette yayınlandı

Hacker’lar tarafından çalışanan 1,5 TB’lık veri, internette yayınlanmış durumda. Tabii ki bu veriler arasında HBO’nun göz bebeği Game of Thrones dizisinin henüz yayınlanmamış bölümleriyle birlikte farklı bilgileri de yer alıyor.

Şirketin CEO‘su Richard Plepler, yaşanan hack olayını doğrularken tam olarak hangi bilgilerin hack’lendiği konusunda bir açıklama yapmadı. CEO, gönderdiği e-maille çalışanlarına “siber kaza” hakkında bilgilendirme yaptı.

Tabii ki tahmin edebileceğiniz üzere şirket hem bu içeriklerin yayınlandığı web sitelerini engellemek hem de hacker’ları bulmak adına yasal süreci başlatmış durumda.

ABD oy verme makinelerini 2 saatte hack’lediler!

0

ABD bir süredir, 2016 sonunda yapılan başkanlık seçimlerine Putin tarafından görevlendirilmiş Rus hackerların müdahale ettiğini ve oy rakamlarını değiştirdiği iddiası ile çalkalanıyor.

Görevden ayrılan eski başkan Obama, görevinin son döneminde bu iddianın araştırılması için FBI’a emir vermiş ancak yeni başkan Trump bu araştırılmanın sonlandırılmasını emretmiş, hatta FBI başkanı bu emri dinlemeyip soruşturmaya devam ettiği için görevden alınmıştı.

ABD’de Pentagon’un da yakından izlediği ve ülkedeki yetenekli genç hacker’ları keşfetmeyi amaçlayan hacker konferansı DEF CON’da, hacker’lara bir oy makinesini hack’leme şansı verildi. Ortaya çıkan sonuç ise çok ilginç oldu. Ülkenin tüm kaderini elinde tutan oy makinelerinin son derece güvenli olması gerekirken sadece iki saat içinde hack’lenmesi büyük endişe yarattı.

Bu gelişmeyle, Rus hacker’ların ABD seçimlerine müdahale etmiş olabileceği iddiaları yeniden gündeme gelecek gibi görünüyor. Ayrıca, seçimlerin dijital oylama tekniği ile yapılmasının sakıncaları da tartışmaya açılabilir. 

Uber’in kurucusu Steve Jobs olmak istiyor

0

Uber’in kurucusu ve görevinden kovulan CEO’su Travis Kalanick’in öyküsü tam bir dramaya dönüşüyor. 

Uber’den sızan bilgilere göre, şirkete yeni bir CEO bulmakla görevlendirilen Travis Kalanick’in çevresindekilere “Steve Jobs gibi ben de şirketimin başına geri döneceğim,” dediği vurgulanıyor. Travis Kalanick görevinden el çektirildiği dönemde biz de bunun Steve Jobs öyküsüne benzer bir olaya dönüşmek üzere olduğunun altını çizmiştik.

Steve Jobs da, aykırı hareketleri nedeniyle kurucusu olduğu Apple’daki CEO görevindenhissedarlar tarafından kovulmuş ancak kısa süre sonra hissedarlar o olmadan şirketin başarı sağlayamadığını görerek Steve Jobs’ı yeniden göreve çağırmıştı.

Travis Kalanick ise şirket içindeki cinsel taciz şikayetlerini görmezden geldiği için şirketin itibarını düşürmekle suçlanmış ve geniş çaplı bir soruşturmanın ardından hissedarlar Kalanick’i istifa etmeye zorlamıştı.

Yapay zeka kendi dilini icat edince Facebook panikledi

0

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ile Tesla’nın patronu Elon Musk arasındaki yapay zeka tartışması henüz çok yeniyken, Facebook içinde ilginç bir gelişme yaşandı.

Facebook’un geliştirdiği bir yapay zeka uygulaması, İngilice içinde kendine özgü yeni bir dil yaratarak, Facebook yöneticilerini hem şaşırttı hem de panikletti. Yapay zeka uygulamasının fişini çeken Facebook şimdi nerede hata yaptıklarını anlamaya çalışıyorlar.

Yapay zekanın kendi dilini geliştirmesi şimdilik bu yazılımların insanları virüs olarak görüp yok etme kararı almasını sağlayacak bir gelişme değil. İki yapay zeka botunun kendi arasında anlaşmak için birbirlerine insanların anlamayacağı şekilde İngilizce kelimeler göndermesi, botların daha hızlı, daha efektif iletişim kurmak için insan dilindeki fazlalıkları atması olarak yorumlanıyor. 

Öte yandan, bu gelişme aynı zamanda, bir gün kritik silah sistemlerini veya alt yapı sistemlerini kontrol eden yapay zekaların, insanları yok etmeye karar vermesinin de mümkün olabileceğine dair endişeleri artırıyor. Bu konuda önümüzdeki dönemde çok çetin tartışmaların yaşanacağını da tahmin etmek zor değil.

Temmuz ayında Elon Musk ABD’li valileri yapay zeka çalışmalarını denetlemeleri konusunda uyarınca yapay zeka çalışmalarına milyarlarca dolar yatırmış olan Zuckerberg küplere binerek Elon Musk’ı korkak ve gerici olmakla suçlamış, Elon Musk ise Zuckerberg’in yapay zekanın potansiyelini anlayamayacak kadar limitli bir görüşe sahip olduğunu iddia ederek cevap vermişti.

Twitter şirketler için ücretli abonelik modelini duyurdu

0

Gelir elde etmek için yıllardır farklı iş modellerini deneyen Twitter, şimdi de şirketler için ücretli abonelik modelini yayına aldı.

Yeni abonelik sistemine göre, ayda 99 dolar ödeyen şirketlerin tweetlerini, Twitter yönetecek ve ilgili hedef kitleye ulaşmasını sağlayacak. 

Twitter’ın yeni abonelik modeli, sosyal medya uzmanlarıyla veya bu hesapları yönetecek reklam ajanslarıyla çalışacak bütçesi olmayan KOBİ’leri hedefliyor. Şirketler bu abonelik sayesinde, normal şekilde Twitter’ı kullanmaya ve paylaşımlar yapmaya devam ederken Twitter bunların arasından seçtiklerini daha geniş kitlelere duyurmak için hedef kitleye promote edecek. Böylece KOBİ’ler, geniş kitlelere ulaşma imkanı bulurken, sosyal medya yönetimi işinin ağırlığından bir derece kurtulmuş olacaklar.

Twitter yönetimi, bu modelin henüz test aşamasında olduğunu ve KOBİ’lerim programa ilgi göstermesi halinde abonelik sistemini daha geniş çaplı bir modele dönüştürebileceklerinin altını çiziyor.

ABD halkı evine televizyon almıyor

Televizyon sektörünün en güçlü olduğu ABD’de ortaya çıkan yeni trend, televizyon üreticilerini endişelendirmeye başladı. ABD’de Enerji Bilgi Yönetimi tarafından yapılan araştırma da bu endişenin artmasına neden oldu.

1997’den beri yapılan araştırmalara göre, televizyonu olmayan evlerin oranı, 2015 yılında %2,6’ya yükseldi. Bu oran 2009 yılındaysa, %1,3 olarak ölçülmüştü. Dolayısıyla, 6 yıl içinde televizyonsuz evlerin sayısı ikiye katlanmış durumda. Aynı zaman diliminde, ABD’deki evlerde bulunan televizyon sayısı ortalama 2.6’dan, 2.3’e düştü.

Halkın televizyon cihazı satın almaktan vazgeçmeye başlamasının nedeni olaraksa laptoplar, tabletler ve telefon cihazları gösteriliyor. Bu cihazlar üzerinde tv yayınlarını rahatça izleyebilen ve video içerik tüketebilen kullanıcılar eve bir TV cihazı satın alma gereği duymuyor.

TV endüstrisini endişelendiren bir diğer husus ise artırılmış gerçeklik teknolojisi. Microsoft Hololens gibi gözlüklerin yaygınlaşmasıyla beraber, TV satışlarının hızla düşebileceği tehlikesi bulunuyor zira artırılmış gerçeklik gözlüklerine yüklenecek TV uygulamaları ile kullanıcılar evin istedikleri köşesini dev bir TV ekranına dönüştürebilecekler, üstelik bu dev ekranı kendileriyle beraber evin istedikleri odasına taşıyabilecekler. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde TV üreticilerini çok ciddi krizlerin beklediğinin altı çiziliyor.

Broadpwn açığına karşı iOS ve Mac cihazınızı hemen güncelleyin!

0

Apple ürünleri uzun yıllardır Windows tabanlı rakiplerine karşı çok daha güvenli olması ile öne çıkıyor. Ancak günümüzde iOS veya Mac platformları ne yazık ki %100 güvenli değil. Son yıllarda her iki platform için ortaya çıkan zararlı yazılımlar bir hayli arttı.

Şimdi de hem iOS hem de Mac kullanıcılarını tehdit eden bir başka durum daha var: Broadpwn.

Broadpwn nedir?

Hacker’ların bilgisayarınızın ve telefonunuzun Wi-Fi çipi üzerinden kontrol edebilmesine imkan tanıyan Broadpwn açığı, Exodus Intelligence‘ta bir güvenlik araştırma görevlisi tarafından keşfedildi. Ayrıca bu keşfi yapan kişi geçtiğimi hafta Las Vegas’ta düzenlenen Black Hat güvenlik konferansında bu açığı anlattı.

Çok fazla teknik detaya girmeden anlatacak olursak, eğer hacker’ın Wi-Fi ağına giriyorsanız; tehlikedesiniz. Hem de herhangi bir Wi-Fi ağına bağlı olup olmamanız hiç önemli değil! 

Broadpwn açığından nasıl korunabiliriz?

İlk çözüm cihazınızın Wi-Fi özelliğini kapatmak. Ancak takdir edersiniz ki günümüzde bunu yapmak pek de mümkün değil. O nedenle, Apple’ın yayınladığı son güncellemeleri indirmeniz ve cihazlarınıza kurmanız gerekiyor.

iOS için 10.3.3 güncellemesinin, MacOS için de 10.12.6 güncellemesinin kurulu olduğundan emin olun!

Ethereum madenciliği yapmak için Boeing 747s kiraladılar

0

Kripto paraya olan talep artıkça fiyatlar yükseliyor, fiyatlar yükseldikçe de kripto para madenciliği için çılgınca çözümler üretenlerin sayısı artıyor.

Sadece birkaç sene önceye kadar kripto para madenciliği yapmak için evini bir bilgisayar çiftliğine çevirenleri hatta bilgisayar çiftliği kurmak için bina kiralayanları duyduğumuzda şaşırıyorduk ancak artık bu girişimler son derece doğal karşılanmaya başlandı.

Şimdi ise Ethereum madenciliği yapmak isteyen girişimciler, piyasada madencilik için gerekli grafik kartlarını bulmakta güçlük çekince, binlerce parça grafik kartını Çin’deki fabrikasından alıp ABD’ye getirmesi için bir Boeing 747s kiraladılar. Gemi ile yapılan nakliyenin haftalar sürmesi nedeniyle çok yavaş kaldığını ve bu sırada büyük fırsatlar kaçırıldığını anlatan Genesis Madencilik’in CEO’su Marco Streng, uçakla nakliyat seçeneğini kullanmaya başladıklarından beri, piyasadaki dalgalanmalara daha hızlı tepki verebildiklerinin de altını çizdi.

Grafik kartları, çok ağır bir işlem olan kripto para madenciliği sırasında en verimli sonucu veren işlemcilere sahipler. Ancak bu işlem sırasında aşırı ısınan kartlar bir süre sonra ya bozuluyorlar ya da  verim alınamayacak şekilde deforme oluyorlar. Dolayısıyla, kripto para madenciliği yapanlar ekran kartlarını düzenli olarak değiştirmek zorunda kalıyorlar.

İşte Bill Gates’in CV’si

1

Bugün dünyanın en zengin insanı olan Bill Gates de bir zamanlar iş arıyordu ve çalışmak istediği şirketlere CV’sini gönderiyordu.

Harry McCracken isimli bir gazeteci, yaptığı bir araştırmanın sonucunda, Bill Gates’in 1974 yılında bir şirkete gönderdiği CV’yi bularak, Twitter üzerinden yayınladı.

CV’si yayınlanan insan dünyanın en zengin insanı olunca bu paylaşım, elbette büyük ilgi gördü. McCracken’in yayınladığı fotoğraftan anlaşıldığı kadarıyla Bill Gates, başvurduğu şirkette Sistem Analisti veya Sistem Programcısı olarak görev almak istediğinin altını çizmiş.

Gates’in 1974 yılında, Harward’da birinci sınıfta olduğu dönemde hazırladığı CV’ye daha önce Sistem Analisti olarak çalıştığı birkaç şirketi de referans gösterdiği, son olarak arkadaşı Paul Allen ile “ortak” olarak çalıştıklarının da altını çizdiği de dikkat çekiyor.

İşte o CV:

Bill Gates’in bu CV’yi gönderdikten bir sene sonra Paul Allen ile birlikte Microsoft’u kurduğunu da hatırlatalım.

Alibaba, Hindistan B2B sektörünü ele geçirdi

Business to Business alanı, ticaretin en can alıcı noktasını oluşturuyor. Perakende sektörü, daha ucuza mal temin edebilmek için B2B alanında daha avantajlı fiyatlar sunan firmalrı tercih ederken, B2B mal tedarikçileri de bu büyük hacimli alışverişlerden büyük miktarda kazanç elde ediyorlar.

Hindistan’daki B2B alanındaki gelişmeler, Çin’in bu noktadaki gücüne ve dünyanın diğer pazarlarını nasıl ele geçirebileceğine dair bir örnek teşkil ediyor.

Temmuz 2016’da Çin’in B2B pazarında %20 oranında paya sahip olan Alibaba, daha bir yıl geçmeden, Mayıs 2017 itibariyle Hindistan’ın B2B pazarının %60’ını ele geçirdi.

Hindistan’da perakende sektöründe büyük bir rekabet bulunuyor ve bu noktada firmaların satış başarısı büyük oranda düşük fiyata bağlı bulunuyor. Dolayısıyla, en düşük toptan fiyatı verebilen Alibaba, Hindistan pazarında bir seneden kısa sürede liderliğe yükseldi.

Bu gelişme üzerine, ürün ve hizmetlerinde kalite bilincinin öne çıkamadığı diğer ülke pazarlarında yerel B2B tedarikçilerinin Alibaba ile rekabet edemeyeceğinin altı çiziliyor.

Apple, Çin’de VPN uygulamalarını kaldırdı

Çin’de VPN uygulaması kullanmanın yasaklanmasıyla beraber, Apple da Çin’deki AppStore’dan VPN uygulamalarını kaldırdı. Böylece Çin’li internet kullanıcılarının dünyaya açılabilmek için kullandıkları en önemli enstrümanlardan olan VPN’lere ulaşabilecekleri bir kapıl daha kapanmış oldu.

Öte yandan Çin’deki VPN yasağı, VPN’ler için de kötü bir haber zira bu uygulamaların kullanıcılarının önemi kısmı Çin’den geliyordu. Çin’de faaliyet göstermek isteyen VPN servislerinin ise devlet kurumlarına kayıt yaptırması gerekiyor. Ancak bu durumda da hangi Çin vatandaşının hangi seb sitelerine girip çıktığı devlet tarafından görülebiliyor.

VPN konusundaki asıl hassas konu ise bankalar, haber servisleri, e-ticaret servisleri gibi profesyonel kurumların dünya ile iş yapabilmek için VPN’e ihtiyaç duyması. VPN’lerin yasaklanması ve engellenmesi ile Çin’deki pek çok ticari kurumun faaliyetlerinde kesintiler yaşandı. Devlet, tüm ticari kurumların da kayıtlı VPN servislerini kullanmalarını istiyor.

Porsche elektrikli araç yarışlarına katılıyor

0

Motor sporlarının en güçlü takımlarından Porsche, Formula E olarak bilinen, elektrikli otomobil yarışlarına katılacağını duyurdu.

2019’daki yarışlarda yer alacak olan Porsche takımının duyurusu, kısa süre önce Alman üreticisi Mercedes-Benz’in de Formula E’ya katılacağını duyurmasından sonra gerçekleşti. Porsche takımı ayrıca Formula E’ye odaklanmak için otomobillerin 24 saat boyunca yarıştığı LeMan yarışlarından çekileceğini de açıkladı. Böylece, otomobil üreticilerinin elektrikli otomobillerini geliştirmeyi ve bu alanda isim yapmayı, diğer konulardan daha üstün tuttuğu da tekrar belgelenmiş oldu.

Audi de Ekim ayında yaptığı bir duyuru ile LeMan’dan çekilerek Formula E’ye katılacağını açıklamıştı. Audi aynı zamanda Porsche ile birlikte Volkswagen gruba bağlı. Bu nedenle Volkswagen grubunun otomobil yarışlarında markalarını elektrikli motorlarla temsil etme kararında olduğu da dikkat çekiyor. Ayrıca, sadece elektrikli motorlara sahip araçlarla yarışmanın Volkswagen’in çevreyi kirleten dizel motorlar konusundaki ölçüm hilesi skandalıyla kaybettiği prestiji yeniden kazanma çabası olarak yorumlanıyor.