Baidu CEO’su sürdü, Çin trafik polisleri çıldırdı

0

Çin’in Google’ı olarak gösterilen Baidu, aynı zamanda Çin’in en önemli sürücüsüz araç teknolojisi geliştiren şirketi olarak biliniyor. 

Ancak Çin’deki trafik polisleri bu konuda biraz şikayetçiler. Baidu’nun CEO’su, sürücüsüz araç teknolojisini medyaya tanıtmak için bir aracın başına geçip trafiğin içine girince, trafik polisleri ne yapacaklarını şaşırdılar.

Baidu CEO’su Robin Li, araç içinden canlı yayınla bağlandığı medya konferansına, araçtaki sürücünün ellerini bıraktığını ve aracın şehir caddelerinde sürücüsüz olarak gittiğini göstermesi, trafik polislerini çok zor durumda bıraktı. Çin hükumeti, sürücüsüz araç teknolojisi geliştiren şirketlere çok net olarak, izin almadan trafikte deneme yapmamaları konusunda uyarı yapmışken, bu olayın video ile kayıt altına alınmış olması, Baidu’nun suç işlediğini açıkça kanıtlamış oldu.

Emniyet Müdürlüğü şimdi Baidu’ya çok ağır bir trafik cezası kesmeye hazırlanıyorlar ancak bu cezadan önce hükumetin Baidu’nun kulağını çekeceği düşünülüyor.

Şirketin CEO’su ve aynı zamanda kurucusu olan Li ise Elon Musk ve Jeff Bezos ile karşılaştırıyor.  Robin Li Çin’in zenginleri listesinin en üstlerinde yer alıyor.

Google Street View ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nu gezin!

0

Google Street View, dünya üzerindeki birçok yeri 360 derece görebilmek adına oldukça faydalı bir servis. Bugün itibarıyla bu deneyimi bir adım öteye taşıyan GoogleOuter Space View ismini verdiği çalışma sayesinde insanların Uluslararası Uzay İstasyonu‘nu da deneyimleyebilmesini mümkün kıldı.

Google Street View ile uzaya çıkıyoruz

Astronot Thomas Pequet tarafından 6 aylık görev esnasında kaydedilen görüntüler sayesinde yayına giren servis, aynı zamanda hem uzay istasyonu hem de burada astronotların nasıl yaşadığı ile ilgili bilgiler de barındırıyor. İstasyonda bir yandan gezip, bir yandan etrafta bulunan baloncuklara tıklayarak ilginç bilgiler alabilmek mümkün.

Tahmin edebileceğiniz gibi yer çekimsiz ortamda 360 derece kamerayla böylesi görüntüler almak pek de kolay değil. Thomas Pequet‘in bu çekim sürecini nasıl yaptığını gösteren bir başka video’yu da aşağıdan izleyebilirsiniz.

Eğer sizde oturduğunuz yerden Uluslararası Uzay İstasyonu‘nu gezmek istiyorsanız, bu link üzerinden Outer Space View ekranına gidebilirsiniz.

IoT eğitim fakültesi açılıyor!

0

IoT, yani nesnelerin interneti kavramı, dünya genelinde hızla yayılıyor. Bu alanda, dünyanın en büyük şirketleri çok ciddi çalışmalar yaparken, eğitim alanında da bir ilk yaşandı. Amerika’da ilk kez IoT diploması resmi olarak duyuruldu. Peki, IoT diploması nedir?

IoT diploması

IoT bölümü resmen açılıyor!

Florida International University (FIU), Internet of Things için eğitim bölümü açan ilk Amerikan üniversitesi oldu. FIU Dekanı Kenneth G Furton, bu bölüm ile öğrencilerin Nesnelerin İnterneti konusunda kendilerini geliştiripi, gelecekte bu alanda başarılı çalışmalar yapabileceğini ifade etti. 

Bu alanda öncülük yaptıkları ve Nesneleri İnterneti konusunda eğitim alanında yapılan ilk ciddi adımın sahibi oldukları için gurur duyduklarını belirten Furton, Nesneleri İnterneti kavramının en önemli alanlarına ağırlık vereceklerini duyurdu.

Uluslararası Floride Üniversitesi, Bilgisayar Sistemleri Mühendisliği bölümü, donanım, yazılım, iletişim ve siber güvenlik alanlarına ağırlık verecek. 

IoT bölümünün direktörü ve Bilgisayar Sistemleri Mühendisliği bölümü yardımcı profesörü Kemal Akkaya, IoT cihazlarının geleceği, siber saldırılara karşılık verme ve savunma yetenekleri gibi konulara ağırlık verileceğini belirtti. Buna ek olarak, benzer faaliyetlerdeki başarının artması da önemli bir hedef olarak açıklandı. 

2018 yılının bahar döneminde başlayacak olan Nesnelerin İnterneti programı, 120 kredilik sistemde, fiziksel katılım ve online eğitim kombinasyonu ile uygulanacak. Machine Learning alanının arkasındaki teknolojileri öğrenmek de eğitimin ana hedeflerinden olacak. 

Dünya çapında Nesnelerin İnterneti konusundaki ilk eğitim çalışması ise 300 saatlik özel eğitim ile Singapur’da gerçekleşmişti. Bu eğitim sırasında, 3D baskı, programlama, istatistik ve analiz gibi alanlarda profesyonel eğitimler verildi.

Nesnelerin İnterneti kavramının, insanlığın ve teknolojinin geleceğini belirleyeceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Bu noktada yapılan çalışmalar ise bunu doğrular nitelikte. Amerika’da da başlatılan eğitim programı sonrasında yakın gelecekte ülkemizde de benzer çalışmaların hayata geçmesini umut ediyoruz. 

IoT kavramının sadece akıllı araçlardan veya ev teknolojilerinden ibaret olmadığını bu şekilde anlayabiliriz. 

Microsoft’tan Cortana destekli akıllı termostat!

0

Her ne kadar henüz ülkemizde çok yaygın bir şekilde kullanılmıyor olsa da, akıllı termostatlar ABD’de ve Avrupa’da gittikçe daha da popüler bir hâl oluyor. Bu konuda Google‘ın sahibi olduğu Nest en popüler marka iken Microsoft, artık ben de varım dedi.

Şirket, sesli asistan Cortana destekli bir akıllı termostat tanıttı.

Cortana akıllı termostat neler sunuyor?

Sözünü ettiğimiz yeni akıllı termostatla ilgili bildiklerimiz henüz aşağıda izleyebileceğiniz video ile sınırlı. Oldukça şık ve yenilikçi bir tasarıma sahip olduğu belli olan termostatın tabii ki en önemli özelliği sesli asistan Cortana destekli olması

İlk olarak Windows Phone cihazlarda ortaya çıkan daha sonra ise farklı işletim sistemlerine de sunulan Cortana sesli asistanı, aynı Siri’de olduğu gibi birçok komutu algılayabiliyor ve verdiğiniz komutlara göre hayatınızı kolaylaştırıyor.

Akıllı termostatta tam teşeküllü bir Cortana sürümü mü olacağı, yoksa sadece termostata özgü özel bir sürümün mü olacağı henüz belli değil. Önümüzdeki günlerde cihazın detaylı teknik özellikleriyle beraber fiyatının da açıklanmasını bekliyoruz.

Moovit ulaşım yönetimini değiştiriyor

0

Toplu taşıma uygulaması ve en büyük ulaşım veri deposu Moovit, şehirlerdeki ulaşımla ilgili karar verme süreçlerini güçlendirici gerçek zamanlı, yeni araçlardan oluşan toplu taşıma verilerini kullanıma açtığını duyurdu.

Moovit Smart Transit Suite dünya çapındaki belediyelerin, organizasyonların ve hükümetlerin toplu taşımayla ilgili eşi benzeri görülmemiş miktarda veriye erişmelerini sağlayan, oyunun kurallarını değiştiren bir çok araç içeriyor. Bu veri ve analizler sayesinde, kurulumlar inşaat projelerinin planlanmasından güncel ulaşım sorunlarının çözümüne kadar bir çok alanda kendi şehirlerini daha iyi yönetebilirler.

Bu gelişme sayesinde, Moovit artık bu bilgiye erişimi olmayan kurumlara değerli bir veri kaynağı sağlayabiliyor ve kentsel hareketliliğin geleceğini doğru bir şekilde şekillendirmeye yardımcı oluyor. Suite’te yer alan araçlar arasında ileri seviyede anket olanakları ve gerçek zamanlı otobüs konumunu tespit etmek de yer alıyor.

Moovit Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı, Yovav “Jay” Meydad “Moovit, kentiçi ulaşım planlamasında çalışanların rüyalarını gerçekleştiriyor” diye belirtiyor. “Moovit Smart Transit Suite ile şehirler, ulaşım kurumları ve organizasyonlar daha akıllı hale geliyor ve artan bir nüfus için daha uygun bir planlama yapılabiliyor.”

Moovit’in bulunduğu 1.400’ün üzerindeki şehirde, birkaç yıl boyunca her gün yüz milyonlarca veri noktası topladıktan sonra Moovit bu araçları oluşturdu. Şirket, ulaşım ve devlet kurumlarının kamuya açık ulaşım verilerini Moovit’in 60 milyon kullanıcısından gelen anonim verilerle ve 170.000 kişiden oluşan yerel editör topluluğunun oluşturduğu verilerle birleştirdi. Bir çok açıdan proje, toplu taşıma tarihinde benzeri görülmemiş bir nitelik taşıyor.

Moovit’ten şehirler için oyunun kurallarını değiştiren araçlar

Moovit Kentsel Hareketlilik Analizi – anonim olarak toplanan birden fazla veri kaynağını gelişmiş algoritmalarla birleştiren, bir şehrin çevresindeki nüfus hareketliliğini analiz eden ve toplu taşıma araçları hakkında görsel analizler sunan güçlü bir analitik araç.

Ulaşım Anketleri : Hedeflenmiş Moovit uygulaması kullanıcılarının cevapladığı ulaşım ile ilgili anketleri oluşturan, gönderen ve analiz eden gelişmiş bir online sistem. Bu yolcu anketleri gerçek zamanlı olarak yönetilir ve anonimleştirilmiş ayrıntılı cevapların yanı sıra sonuçlar görselleştirilebilir.

Transit Data Studio : Kullanımı kolay web arayüzü ile kapsamlı bir ulaşım veri yönetimi aracı; toplu taşıma bilgilerini oluşturmanıza, düzenlemenize ve yönetmenize olanak tanır. Global GTFS standardına dayanarak, duraklar, hatlar, güzergahlar, yolculuklar, saat çizelgeleri ve diğer veriler herhangi bir harici web sitesinden veya uygulamadan anında erişilebilir ve kullanılabilir.

Gerçek zamanlı bus locator : Şehir otobüslerinin gerçek zamanlı konumunu izleyen, görüntüleyen ve analiz eden; hafif, kolay entegre edilebilen bulut tabanlı bir sistem . Bus Locator ayrıca, gerçek zamanlı otobüs varış bilgisini, herhangi bir web sitesi, mobil uygulama veya Moovit’in API’na bağlanarak yolcularla paylaşmanıza olanak tanır .

Yol Tarifi API : Bir HTTP ara birimi aracılığıyla erişilen ve benzersiz multimodal özelliklerle iki konum arasında toplu taşıma ile gidilebilecek yol tariflerini sunan bir web hizmeti.

 

4D printing teknolojisi geliyor

0

3D baskı teknolojisi hayatımızın her noktasına dokunmaya devam ederken, ilerleyen teknoloji ile yeni bir boyut yakın zamanda hayatıma girebilir. 4D printing teknoloji ile işin şekli bir hayli değişecek.

 

4D Printing neler sunacak?

4D printing, teorik olarak 3D baskı teknolojisinin sınırlarını zorlayan ve devrim niteliğinde yeniliklerin sunulacağı bir teknolojisi olacak. Bu terim ilk kez, Massachusetts Institute of Technology (MIT) Mimarlık bölümü Doçent Doktoru Skylar Tibbits tarafından TED konuşması sırasında kullanıldı.

4d printing-2

3D baskı, nesnelerin tek düze modellemesi ile üretildiği bir yöntem ancak 4D printing noktasında, tasarlanan objeler belirli şartlara maruz kaldığı noktada daha önceden belirlenmiş şekilleri alabilecek. Peki nasıl?

4D teknolojisi ile hazırlanan nesneler, ısı, nem, rüzgar gibi dış etkenlerle temasa geçtiğinde şekil değiştirebilecek. Bu da, yeni baskı teknolojisinin potansiyelini limitlerine kadar zorlayabilecek. Bu değişimin içinde çok ciddi kimyasal etkileşimler söz konusu. 

 

İlerleyen dönemde bu tip çalışmalar için su ile temas ettiğinde kendi kendine açılabilen paketler ve mobilyalar örnek olarak verilebilir. Özellikle inşaat ve mimari gibi alanlarda 4D baskının önemli bir yere sahip olacağını düşünmek işten bile değil. Bu teknolojinin bir diğer getirisi ise kullanılan materyal miktarı konusunda önemli avantaj sağlayacak olması. 

Georgia Institute of Technology bünyesinde yer alan öğrencilerin yaptığı bir çalışmada 4D baskı teknolojisi ile tasarladıkları kubbenin, 3D baskı yöntemi ile 8 kat daha fazla malzemeye ve 8 kat daha fazla zaman kaybına sebep olacağı ölçüldü.  

4D printing teknolojisinin arkasında 4 önemli faktör yer almakta. Bunlardan ilki kullanılacak materyallerin sistematik ve derinlemesine analizi. Bu sayede materyallerin potansiyeli ve kabiliyetleri ölçümlenebilir. İkinci aşama ise fabrikasyon süreci. Bu aşamada üretim ve fabrikasyon teknikleri geliştirilmeli. Bu sayede baskıdan çıkacak olan nesnelerin dönüşüm aşamaları tespit edilebilir.

Üçüncü koşul ise teknolojinin gelişmesi ile doğrudan bağlantılı. Nesnelerin atomik ve moleküler yapıları daha iyi analiz edilebilir hale geldiğinde 4D baskının limitleri daha da zorlanabilir. Son koşul ise üretim öncesi yapılması gereken simülasyonlar. Simülasyonlar ile üretim öncesinde nesnelerin, dönüşümü ve dış etkenlerle reaksiyona giriş aşamaları önceden takip edilebilir. Bu da üretim aşamasındaki hataları en aza indirecektir. 

Apple, Çin operasyonuna ilk kez başkan yardımcısı atadı!

0

Geçtiğimiz yıllarda Çin’e çıkartma yapan ve böylece ürünlerini dünyanın en büyük pazarlarından birinde de satmaya başlayan Apple, Çin operasyonu için ilk kez bir başkan yardımcısı atadı.

Isabel Ge Mahe, Apple Çin Başkan Yardımcısı ve Yönetim Müdürü oldu.

Apple Çin operasyonu Ge Mahe’ye emanet

Çin doğumlu olan ancak son 9 yıldır şirketin kablosuz teknoloji yazılım mühendisliği takımının başında olan Ge Mahe, normal şartlarda California’da çalışıyor.

Bundan böyle direkt Çin operasyonundan sorumlu olacak Mahe, şirketin CEO’su Tim Cook ve COO’su Jeff Williams‘a rapor verecek. Ge Mahe yaptığı açıklamada “Herkes iş yaptığımız yerlerde yaşayan insanlara yaptığım katkılardan dolayı gurur duyuyor. Çin’deki inovasyon ve sürdürülebilirliği ilerletmek için ekibimizin, tüketiciler, hükümet ve şirketlerle bağlarını daha köklü hale getirmek istiyoruz” açıklamasını yaptı.

Hatırlarsanız geçtiğimiz ay Apple, Çin’de kuracağı ilk veri merkezini açıklamıştı. Tabii ki bu karar, ülkenin yeni siber güvenlik kanunları nedeniyle mutlaka yapılması gereken bir gereklilik. Şirketin Çin operasyonuna ilk kez bir başkan yardımcısı ataması da, bununla ilgili olabilir.

Dijital dönüşüm ikilemi: Adapte ol veya yok ol!

Dijital dünya ve dijital dönüşüm bugünlerde en çok duyduğumuz kelimeler arasında sayılabilir. IoT ile birlikte iyice içine çekildiğimiz dijital dünya bizden iki seçimden birini yapmamızı istiyor; adapte ol veya öl. İşte dijital dönüşüm söz konusu olduğunda seçeneklerimiz bu kadar kısıtlı.

Dijital dönüşüm nasıl uygulanabilir?

Günümüz şartları söz konusu olduğunda, dijital dönüşümü kucaklamıyorsanız ve onsuz var olabileceğinizi düşünüyorsanız muhtemelen işletmenizin yok oluşuna tanık olacaksınız. Elbette IT profesyonelleri dijital dönüşüm söz konusu olduğunda birçok temel noktayı çok iyi bildikleri için sizlere yardımcı olabiliyorlar.

Dijital dönüşüm endüstriden endüstriye değişebilen oldukça esnek kuralları ile karşımıza çıkıyor. Yine de bu kurallar arasında bile önemli ipuçlarını yakalamak mümkün.

İşletmecilerin alması gereken ilk karar şirketlerini artık fiziksel dünyanın kısıtlı imkanlarından kurtarmak olacaktır. Elbette her şey dijitale dönüşüme tabi tutumalayacağı için, bu noktada hamleleri olabildiğince çözüm odaklı seçmek gerekiyor. Örnek olarak, günümüzde birçok işletme dijital ödeme teknolojilerini kullanmaya gayret ediyorlar. Buradaki seçimler aslında çok basit bir metaya dayanıyor. Fiziksel nesnelerin hareket kabiliyetleri dijital nesnelere göre oldukça azdır. Dijital dönüşüm tamamlandıkça şirketlerin dijital kaynakları artacağı için daha fazla hareket kabiliyeti oluşacaktır.

Diğer bir önemli noktaysa IoT ve yapay zeka yatırımlarının artması olacaktır. Nesnelerin İnterneti günümüzün en büyük bilgi ve ticaret ağını oluşturuyor. Akıllı cihazlar dört bir yanımızı sararken, dönüşüm hedefleri de doğal olarak IoT ve yapay zekanın geliştirilmesinden geçiyor.

Dijital Dönüşüm çoğunlukla iletişim ile ilgilidir. Yaşadığımız dünya internet ile birbirine bağlıyken dijital dünyadan iletişim ağı oluşturmak şirketlerin atacağı en büyük adımların başında geliyor. Üstelik bu farklı dünya inanılması güç bir hızla büyüyor. VR, AR, drone teknolojileri, robotlar, 3D baskı ve daha nice teknoloji iş dünyasına göz kırpıyor. Geleneksel methodlar bizi bir süre daha götürecektir ama teknolojinin sunduğu yeni yöntemleri hızlı bir şekilde kabullenmemiz ve buna uygun kararlar ile geleceği şekillendirmemiz gerekiyor.

2010 ve sonrasında gördüklerimiz bizlere dijital dönüşümü şart koşuyor. Şirketlerin de yok olmamak için bu kuralları uygulaması her uzman tarafından şart koşuluyor.

 

1Password, iOS için güncellendi!

0

Günümüzde sosyal medya, e-mail ve bulut depolama derken kullanıcı adı ile şifreye ihtiyaç duyduğumuz birçok web sitesi var. Tüm bu servis ve web siteleri için tek bir şifre kullanmak her ne kadar kolay olsa da, güvenlik açısından pek de iyi bir tercih değil. Çünkü herhangi bir hesabınızın şifresi ele geçirildiğinde, diğerlerini de vermiş oluyorsunuz.

Bu problemi ortadan kaldırmak için geliştirilen, kullanıcılara güçlü şifreler oluşturan ve kriptolu bir şekilde saklayan 1Password uygulaması; yeni bir güncelleme aldı. Uygulamanın iOS sürümüne gelen güncelleme ile birlikte, bir kerelik oluşturulan şifreler otomatik olarak panoya kopyalanacak.

İlginizi çekebilir: Hayatlarını mahvetti, 3500 dolar teklif ediyor

1Password için yeni özellik

Bundan böyle bir kerelik şifreler otomatik olarak panoya kopyalanacak ve böylece kullanıcılar vakit zamanmış olacak. Özellikle iki aşamalı doğrulama için önemli olan bu özellik, bugüne kadar manuel olarak kopyalanan bir durumdu.

Şimdilik bu güncellemenin sadece iOS özelinde olduğunu ve güncellemeyi iOS App Store üzerinden indirebileceğinizi belirtelim.

Influencer etkisi önemini yitiriyor

0

Dijital pazarlamada Influencer etkisi önemini yitirmeye başlıyor. Sosyal medya, blog ve vlog yoluyla önemli kitleleri etkisi altında bırakan kişi veya kişi grupları, dijital pazarlamada önemli bir yere sahip olsa da, tüketici tarafındaki güven oranının azalmaya başladığı ortaya çıktı.

Dijital pazarlamada Influencer güvenirliliği azalıyor

Blog ve sosyal medya üzerinden ciddi takipçi kitlesi ile pazarlama konusundaki direkt etkileşim kanallarından olan Influencer’ların tüketiciler arasındaki güven oranında düşüş yaşandığı ortaya çıktı.

influencer

Kanada merkezli Environics Communications, yaptığı bir anket ile ürün, servis ve markalara olan güvenilirlik oranını ölçümledi. Ortaya çıkan sonuçlar ise ilginç. Ortaya çıkan sonuçlara göre, bir ürünü gerçek olarak test edip deneyimleyebilmek en güvenilir yol olarak dikkat çekiyor. Word of mouth tavsiye yöntemi ise ikinci sırada yer alıyor.

influencer anket

Anket sonuçlarına göre en az güven veren pazarlama yöntemleri ise dijital reklamlar, marka ve şirketlerin sosyal medya paylaşımları. Buna ek olarak Influencer kategorisi altında yer alan kişi veya kişilerin paylaşımları oldu. Bu anketin bir diğer kriteri de geçen yıl ile kıyaslaması oldu. Blogger etkisi geçen yıla göre önemini yitirmiş durumda.

Bu haber de ilginizi çekebilir!

Apple, Çin’de veri merkezi açıyor!

Sosyal medyada etki alanı büyük olan kişilerin, bireysel hesaplarında yaptığı reklam içerikli paylaşımların etkisi ve güven seviyesinde düşüş yaratıyor.Başlıca sebeplerinden biri, direkt olarak reklam içeriği şeklinde paylaşılması.  Tüketicilerin bunu net bir şekilde görmesi ise güvenilirlik konusunda tereddütlere yol açmaya başladı.

Sosyal medya yapılan paylaşımlarda marka ve ürün etiketinin yer alması ise direkt olarak olumsuz izlenimlere yol açıyor. Paylaşımı yapan hesaplar için kritik önem taşıyan etiket sisteminin en ciddi handikapı ise takipçiler arasında yol açtığı güvensizlik ortamı. 

Ülkemizde de benzer şekilde kitleleri etkisi altına alıp, ürün yönlendirmeleri yapabilen kişilerin, sosyal medya paylaşımları altında etiketlerle ve yazılar ile çalıştıkları markaların site ve ürünlerine yönlendirme yapmakta.

Bu da takipçilerin “reklam kokan hareketler” yorumu yapmasına ve bu sebepten dolayı, takip ettikleri kişilere karşı güven sorunu yaşamalarına neden olmakta. 

Sizler ürün reklamları için hangi kanalları güvenilir buluyorsunuz?

 

 

Gençleri siber suça ne teşvik ediyor?

0

Küresel çaplı siber saldırıların şiddetini arttırdığı günümüzde, antivirüs yazılım kuruluşu ESET, gençlerin niçin siber suçlu olmaya yöneldiğini inceledi. Rapora göre temel neden para değil. Akranları tarafından takdir edilmek, başarı hissi ve siber suçların hırsızlık gibi geleneksel bir suç olarak algılanmaması, gençleri siber kriminaliteye itiyor.

Örneğin, Amerika Birleşik Devletler’nde hükümetin web sitelerinden birine izinsiz erişmekten tutuklu bulunan 18 yaşındaki bir genç ifadesinde şöyle diyor: “Bu eylemi hack camiasındakileri etkilemek için yaptım. Bunu başarabilmek için yeteneğim olduğunu gösterdim ve kendimi kanıtladım”

Geleneksel suç olarak algılanmıyor 

Birçok gencin siber suç dünyasına karışmasına neden olan başka bir önemli faktör de, siber suçun cinayet veya hırsızlık gibi geleneksel anlamdaki bir suç olarak algılanmaması ve bir siber saldırıda bulundukları için tutuklanmayacakları düşüncesi. Aslında İngiliz Ulusal Suç Ajansı da (NCA) siber suçlarla ilgilenen İngiliz gençlerinin birçoğunun geleneksel suç işlemeyeceğini düşünüyor. Ajansa göre, “kolluk kuvvetlerinin müdahale riskinin algısı düşük kalıyor”.

Kolay işlenen suç

Gençleri çeken üçüncü faktör ise saldırı veya kötü niyetli etkinlik başlatmanın kolay olması. Pahalı olmayan ve kullanımı kolay her türlü araca online olarak ulaşmak mümkün. Az teknik bilgiye sahip olanların bile kullanabileceği araç paketleri satan siber suç iş modelleri oluşmuş durumda. Şimdilerde fidye servisleri ve diğer dolandırıcılık ve saldırı yöntemlerine ilişkin zararlı yazılımlar bir hizmet olarak satılıyor.

NCA’nin raporuna göre “İnternetteki suç faaliyetlerine başlamak için çok az beceri gerekiyor. Önyükleyici ve Uzaktan Erişimli Truva Atları (RAT) gibi araçlara küçük bir ödeme yaparak veya hiç ödeme yapmadan ulaşılabiliyor ve kanunlara aykırı davranışlara başlanabiliyor”. NCA’ye göre kanun bir defa kırıldı mı, sonrasında gelecek ihlaller çok daha kolay oluyor.

Akıl hocalığı ve erken müdahale önemli

Buna rağmen NCA, akıl hocalığı eşliğinde erken müdahalelerin gençlerin siber suça bulaşmasının önüne geçebileceğine inanıyor. Siber suçu bırakıp teknoloji konusunda eğitim alan veya kariyer elde etmeyi başaran eski suçlular, bu değişikliği olumlu bir akıl hocası veya onlara becerilerini olumlu bir şekilde kullanma fırsatı veren bir kişiye borçlu olduklarını dile getirdiler.

Olumlu tarafta olmak için fırsatlar vardır

Gerçekte, teknolojide olumlu tarafta çalışmak için daima fırsatlar vardır. Aslında, sürekli olarak siber güvenlik uzmanlarının eksikliğinden konuşuluyor. Sonuç olarak, bu raporla ilgili endişe verici şey, gençlerin sibersuç dünyasına girmesinin çok kolay olması, bunu risksiz olarak görmeleri ve fırsatlardan ve olumlu rol modellerinden yoksun olduklarını hissetmeleridir.

ETİD’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi oldu

0

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), yeni Yönetim Kurulu Başkanı olarak Emre Ekmekçi’yi göreve atadı. 2010 yılından beri yaklaşık 7 yıl boyunca görev yapan Hakan Orhun’un görevini üstlenen Emre Ekmekçi, e-ticaret sektöründeki başarıyla tanınıyor.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), 2007 yılından beri faaliyetlerini sürdürerek e-ticaret sektörüne büyük katkı sağlıyor. Aralık 2010’dan beri yaklaşık 7 yıl boyunca görev yapan ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun’un görevini Emre Ekmekçi üstlendi. E-ticaret sektöründeki başarılarıyla tanınan Emre Ekmekçi, aynı zamanda 2016 yılından beri devam ettiği Hepsiburada.com’daki Ticari Grup Başkanlığı görevini de ETİD ile birlikte yürütecek.

1978 Adana doğumlu olan Emre Ekmekçi, Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun oldu. 1999 yılında University of Southern California’da Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra çalışma hayatına Los Angeles’ta film, müzik ve eğlence endüstrilerine servis veren global bir pazarlama ajansında başladı.

E-ticaret sektöründe uzun yıllar rol aldı

Ajansın iç iş akışlarından ve global iş geliştirmesinden sorumlu yöneticilik görevlerinde bulundu. Hong Kong, Şanghay, Londra ve Paris’teki ofislerinin kurulum ve geliştirilmesinden sorumlu olarak global tecrübe edindi. Daha sonra New York’da Columbia Business School’da MBA’ini tamamladı. 2010 yılı Mart ayında European Founders Fund ve Rocket Internet grubu ile CityDeal çatısı altında grup satın alma sektöründe Türkiye’de öncü olan Sehirfirsati.com’u kurdu.

Sehirfirsati.com’un Groupon.com bünyesi altında girmesinden sonra 1,5 sene boyunca Groupon/Sehirfirsati.com Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa Bölge Müdürü olarak görev yaptı. 2011-2016 yılları arasında Doğan Online Şirketler Grubu’nda yeni yatırımlardan sorumlu İş Geliştirme Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. Nisan 2016’dan itibaren Türkiye’nin öncü e-ticaret platformu olan Hepsiburada.com’un Ticari Grup Başkanı görevini yürüten Emre Ekmekçi, Temmuz 2017 itibariyle ETİD’e Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı.

Hayatlarını mahvetti, 3500 dolar teklif ediyor!

0

Ashley Madison isimli çöpçatanlık sitesi, 2015 yılında çok ciddi bir veri sızıntısı yaşamış ve genellikle erkeklerden oluşan 37 milyon kişinin bilgileri açığa çıkmıştı.

Açığa çıkan bu kişilerden bazıları ne yazık ki çözümü intihar etmekte bulmuş, bazı insanlar da hem işlerini hem de evliliklerini kaybetmişti. Olayların bu raddeye gelmesinin ardından CEO istifa etmiş ancak şirket ayakta kalmayı başarmıştı. 

Şimdi de şirkete açılan davaları kökten çözebilmek adına, Ashley Madison şirketinin sahibi Ruby Corp, zarar gören kullanıcılara para ödemeyi teklif edecek.

İlginizi çekebilir: SoundCloud yoluna nasıl devam edecek?

Ashley Madison: Hayatını alt üst ettik, al sana 3,500 dolar!

Ruby Corp, sızdırılan dökümanlara göre toplamda 11,8 milyon dolar ödeyecek. Kullanıcıların alacağı rakam ise “gördüğü zarara” göre belirlenecek ve en çok zarar gören kişi 3,500 dolar para alacak.

3,500 dolar bile böylesi bir olay için azken, herkesin 3,500 dolar dahi alamayacak olması bir hayli komik. Bakalım ilerleyen günlerde bu teklif nasıl bir karşılık alacak ve davalar ne yönde ilerleyecek.

Uber, Snapchat’in rakibini satın aldı

0

Araç paylaşım devi Uber, büyük bir sürpriz yaparak, Snapchat’e rakip sosyal uygulamalar geliştiren Swipe Labs’ı satın aldı.

Uber’in bu hamlesindeki motivasyonu, şoförleri ve müşterileri arasında daha “insancıl” ve daha güçlü bir etkileşim yaratabilmek. Şirketin kurucusu Marwan Roushdy ve seçtiği bir düzine kadar mühendis artık Uber çatısı altında çalışarak, Uber’in uygulama arayüzünü geliştirip daha sosyal bir mekanizme kurmaya çalışacaklar.

Nakit sıkıntısına düşen Swipe Labs’ın bu satın almadan ne kadar aldığı bilinmiyor ancak şirketin son fonlama turundaki değerinin 54 milyon dolar olduğu biliniyor. Öte yandan Uber’in şirketin ürünleri ile ilgilenmediği ve kullanmayacağı ancak şirketin mühendislerini Uber’in uygulamasını geliştirmek için kullanmak istediği de vurgulanıyor. Bu bakımdan bakıldığında satın almanın tam bir “acqui-hiring” operasyonu olduğu anlaşılıyor. Acqui-hiring terimi bir şirketin, diğer bir şirketi satın alması ve satın aldığı şirketin ürünlerini kullanmayıp çalışanlarını ana şirketin diğer operasyonlarına ataması olarak tanımlanıyor.

 

WhatsApp dosya paylaşımını açtı

0

1 milyardan fazla kullanıcısı olan popüler mesajlaşma yazılımı WhatsApp, kurumsal alanda daha hızlı popülerleşmesini sağlayacak önemli bir özelliğini devreye aldı.

WhatsApp kullanıcıları bundan böyle sadece görsel dosyaları değil, tüm dosyaları paylaşarak birbirlerine gönderebilecekler. Facebook aslında sene başında yaptığı güncelleme ile PDF, doc, txt gibi bazı dosya türlerinin paylaşımına izin vermişti. Ancak Facebook yeni bir açıklama yapmamasına rağmen yeni gelen güncelleme sonrasında bazı kullanıcıların artık her türlü dosya türünü gönderebildiklerini rapor etmesiyle, WhatsApp üzerinde dosya kısıtlamasının kaldırıldığı ortaya çıkmış oldu.

Ancak paylaşılacak dosyalarda bir boyut sınırı da bulunuyor. Web arayüzü üzerinden 64 MB, Android cihaz üzerinden 100 MB ve iOS cihazlar üzerinden 128 MB’lık dosya paylaşımına izin var. 

Elon Musk ABD’ye 3 yeni Gigafactory kuracak

0

Li-ion pil üretecek dev fabrikalar konusunda büyük bir rekabet başladı. Bu fabrikaların yeni çağın petrol kuyuları olduğunu fark eden iş adamları ve devletler, Li-ion pilleri üretmek için adeta birbiriyle yarışıyor.

Geçtiğimiz yıla kadar Elon Musk, kendi tasarladığı Gigafactory’nin inşaatını bitirebilmek için Panasonic’in söz verdiği nakit yatırımı göndermesini beklerken, 2016 içinde devletlerin birbiri ardında, 2025-2030 arasında benzinli otomobil satışını yasaklayacağını açıklamasıyla Li-ion pillerin stratejik bir ürün olacağı anlaşıldı.

Çin, bu konuda dışarıya bağımlı kalmamak için kısa süre önce kendi Li-ion pil fabrikasını kuracağını açıkladı. üstelik bu fabrika, Elon Musk’ın Gigafactory’sinin 4 katı büyüklüğünde olacak. Musk da şimdi bu hamleye cevap olarak, ABD’de 2 veya 3 yeni Gigafactory daha kurmak için çalışmalara başladıklarını haber verdi. Yeni fabrikalar için lokasyon arayışında olduklarını vurgulayan Musk, sene sonuna kadar yeni lokasyonları duyuracaklarını açıkladı. Böylece ABD, Çin’in karşısında dünyanın en önemli pil üreticilerinden biri olarak kalmaya devam edebilecek. Diğer bir deyişle, yeni çağda otomobilleri çalıştırmak için pile ihtiyaç olacak. Pilleri ise dünyaya büyük oranda ABD ve Çin satacak.

SoundCloud nasıl ayakta kalacak?

0

SoundCloud, geçtiğimiz hafta 173 çalışanının işine son vereceğini ve bununla birlikte San Francisco ve Londra‘daki ofislerini de kapatacağını açıklamıştı. 

Bu gelişmeler, akıllara “SoundCloud için sona mı geliniyor?” sorusunu getirse de, şirketin CEO‘su Alex Ljung‘a göre servis emin adımlarla yolculuğuna devam edecek.

SoundCloud yoluna nasıl devam edecek?

Şirkette yaşanan son gelişmeler için bir açıklama yapan Ljung, “Geçtiğimiz hafta çalışanlarımızla yolları ayırmak gibi oldukça zor kararlar vermemiz gerekti. Ancak bunu, şirketin güçlü ve bağımsız olarak kalması için yaptık” sözlerine yer verdi. 

https://soundcloud.com/678carti/magnolia-1

Son yıllarda Spotify ve Apple Music gibi dijital müzik servislerinin popülerleşmesinin ardından SoundCloud‘un biraz gözden düştüğünü düşünmek mümkün. Ancak servis, Spotify ve Apple Music gibi oluşumlardan çok daha farklı bir yapıya da hizmet ediyor.

SoundCloud sayesinde henüz tanınmamış, profesyonel olarak müzik endüstrisinde bulunmayan birçok kişi, eserlerini binlerce kişiye ulaştırabiliyor. Ayrıca yepyeni isimler keşfet isteyen müzik severler de, bu durumdan faydalanıyor. Haliyle servisin bu yanı, kendini diğer oluşumlardan farklı kılıyor.

Satılması mümkün mü?

Tüm bu özgün yapıya rağmen şirketin para kazanma konusunda zorluk çektiği aşikâr. Bu durum da “acaba satılabilir mi?” sorusunu akıllara getiriyor ki, şirketin 2014 yılında 700 milyon dolarlık bir değeri olduğunu unutmamak gerek.

Daha önce Twitter ve Spotify ile bazı satın alım görüşmeleri yapan şirket, bu görüşmelerden herhangi bir sonuç alamamıştı. Şirketin CEO‘su Ljung‘ın açıklamalarını baz alırsak, böyle bir satın alım yakın gelecekte gerçekleşmeyecek ve şirket yoluna bağımsız olarak devam edecek. Tabii ki son işten çıkarmaları düşünürsek, -küçülmüş- olarak.

 

Bu listede yokuz! Olmak için de acele etmeliyiz!

Web sitemiz TechInside.com‘un odaklandığı alanlardan biri de IoT (Nesnelerin İnterneti).

Etkileri şimdiden hissedilmeye başlayan ve kısa süre içerisinde tamamlanacak olan bu dönüşümün ardından, birbirleriyle haberleşen milyarlarca nesnenin oluşturacağı ekosistemde, hemen hemen her şey yeniden tanımlanacak.

Ekonomi, sağlık, eğitim, güvenlik, ulaşım gibi ülkenin temel yönetim birimleri, dönüşümden nasiplenenler listesinin ilk sıralarını oluşturuyor. Bu dönüşümü yönetecek ve destekleyecek cesur liderlere, analistlere, medyaya, devlet insanlarına ihtiyaç var.

Üniversitelerimizde, bu insan kaynağını bize yetiştirecek bir müfredat bulunmuyor. Bulunduğunda da dünya zaten bambaşka bir yer olacak. O nedenle vizyoner iş insanlarının kendi çabaları ile bu dönüşüm, logaritmik bir şekilde hız kazanmaya devam ediyor.

Peki, bu vizyonerler kim?

İletişim listesine abone olduğum IoT ONE adlı web sitesinin düzenlediği bir ankete göre, IoT ekosistemine en fazla etkisi olan 100 isim belirlenmiş. Listenin tamamı da burada yayınlanmış.

İlham veren liderleri takibe almak için bu listeye göz atarken, içimden acaba bu listede Türkiye’den kim var diye de süzdüm.

Bu arada listenin doğruluğu, geçerliliğini sorgulayabiliriz ama kimlerin olduğunu bakınca pek sorgulanacak bir tarafı da kalmıyor gibi.

Maalesef şu anda bu listede değiliz.

Coğrafyamızda yaşanan sıkıntıları bahane etmeye gerek yok. Coğrafyadan memnun olmayıp beyin göçüyle yurt dışına gidenler arasında bu listeye henüz giren bir Türk yok.

Ancak!

Bu durumu yenilgi olarak kabul etmekten ziyade, fırsat olarak görmemiz gereken son zamanlardayız.

Ülkemizin sanayi devlerinden veya bu devlerin liderlerinden birini, bir medya şirketini (Çuvaldızını kendimize de saplayalım, çünkü listede TechCrunch kurucusu Michale Arrington da var), bir sivil toplum örgütünü görmemiz gerekiyor.

Hiçbir şeyden şikayet etme lüksümüz yok. Durmadan sıkı bir şekilde çalışmamız ve birlikte olmamız gerekiyor.

Elon Musk valileri yapay zeka konusuna uyardı

0

Yapay zeka uygulamaları hızla günlük hayatın önemli süreçlerini kontrol altına alırken yapay zeka konusunda endişe duyan entelektüeller cephesinin başını çeken ElonMusk, ABD’li valilere hitap ettiği bir toplantıda, 90 valiye yapay zekanın tehlikelerini anlatarak, önlem alınmaması halinde yapay zekanın insanoğlu medeniyetinin sonunu getireceğini vurguladı.

Yapay zeka tehdidi denildiğinde, herkesin sokaklara inip insanlara ateş edecek katil robotları hayal ettiğini ancak kolayca tespit edilebilecek bu tür robotları yok etmenin zor olmayacağını ama asıl problemin dijital ağlara sızacak ve tespit edilmesi imkansız olacak yapay zeka yazılımlar olacağını anlatan Musk, bu tür tehlikeli yapay zeka saldırıları nedeniyle dünya savaşlarının çıkabileceğini hatırlattı. 

Dijital ağlara çıkabilecek yapay zeka uygulamalarının sahte haberler üretebileceğini, sosyal medyada insanları manüple edebileceğini, dezenformasyon yaratarak toplumları ayaklandırabileceğini vurgulayan Elon Musk, devlet kurumlarının yapay zeka çalışmalarını, aynı ilaç veya gıda üretiminde olduğu gibi, sıkı kontrol altında tutması gerektiğini ifade etti.