GSM şirketi abonelerini soymuş!

0

ABD’nin en büyük telekom operatörlerinden birine karşı açılan dava, dünya çapında yeni bir tartışmayı gündeme getirebilir. Amerika’nın en büyük 500 şirketi arasında yer alan GSM operatörü CenturyLink’in eski bir çalışanı, şirketin çalışanlarının kullanıcıların hesaplarına, onlar farkında olmadan, abonelik servisleri eklediklerini ve bu sayede müşterilerin cebinden her ay fazladan milyonlarca dolar çektiklerini iddia ederek şirket aleyhine dava açtı.

Heidi Heiser, işten atıldığı için intikam aldığı izlenimi uyandırsa da dile getirdiği iddialar çok ciddi. Ekim 2016’da işten kovulmasından hemen önce, şirketin abonelerin hesaplarına izinsiz olarak ücretli servisleri eklediğini rapor ettiğini bildiren Heidi Heiser, bu konuyu açığa çıkardığı için kovulduğunu da vurguluyor.

1 dolarlık ücreti kimse önemsemez

Heiser, çoğu müşterinin fiyatı 1 doları bile bulmayan bu küçük ücretli servislere abone olduklarının farkında bile olmadığını belirtirken, bu sayede şirketin kazancını milyonlarca dolar artırdığının altını çiziyor. İstenmeyen aboneliklerin farkına varan müşterilerin ise forumlarda öfke dolu yorumlar yaptığını, şirketin ise bu konunun büyümesine izin vermeden, şikayet eden müşterinin hesabından ücretli abonelikleri kaldırdığını ifade eden Heidi Heiser, müşterileri bu şekilde soymanın sistematik bir iş prosedürü haline geldiğinin altını çiziyor. Durumu bildirdiği yöneticilerin ise kendisine “sessiz kalmasını” salık verdiğini anlatıyor.

CenturyLink ise bu dava açılana kadar bu iddiaların farkında olmadıklarını açıklarken ABD’de olay daha önce yaşanan Wells Fargo dolandırıcılığını benzetildi. San Francisco merkezli global bir banka olan Wells Fargo, tamamen yöneticilerin kontrolünde bilinçli bir operasyonla, gerçek müşterilerinin adına ama onların haberi olmaksızın 2 milyon sahte banka hesabı açıp ardından bu hesaplara kredi kartları çıkararak, şirketin finansal tablolarını olumlu göstermeye çalışmışlardı. Skandalın ortaya çıkmasından sonraysa bankanın CEO’su ve 5800 çalışanı işten kovulmuş, adlarına kredi kartı çıkartılan ve far ettirmeden hesaplarından kredi kartı ücretleri kesilen iki milyon müşteri için 185 milyon tazminat ödemesi yapılmıştı.

Saatte 400 hamburger yapan robot

0

Fastfood restoranlarında hamburger yapan gençlerin paniğe kapılması için artık önemli bir neden var. ABD’de San Francisco bölgesinde bir süredir hamburger robotu geliştirmeye çalışan ve bu iş için 18 milyon dolarlık fon alan Momentum Machines, kısa süre önce tanıttığı hamburger robotunu geliştirerek saatte 400 hamburgeri tek başına yapabilecek duruma getirdiklerini açıkladı.

Önümüzdeki aylarda ABD’de ilk robot hamburger restoranını açacak olan firma böylece tanesi 30 bin dolara satılacak hamburger robotlarını satın almak isteyecek restoran zincirlerinin akınına uğramayı bekliyor.

Momentum Machines, robotun tüm hamburger malzemelerini kendi başına organize edebildiğini ve birkaç dakika içinde pişmiş hamburgeri müşteriye teslim edebildiğini de açıkladı.

Fast food restroanları ise robotun 30 bin dolarlık makul bir fiyat olduğunu vurguluyorlar. Ortalama bir fast food restoranında hamburger yapmak için çalışan 2-3 çalışanın maaşları, sigorta maliyetleri, tatil ve dinlenme ihtiyaçları göz önüne alınınca, robotun maliyetini bir senede çıkarmış olması bekleniyor. Hamburger robotlarının yaygınlaşmasıyla beraber, 24 saat boyunca servis yapabilen burger restoranlarının da yaygınlaşacağı tahmin ediliyor.

Facebook editörleri teröristlerin hedefinde

0

Facebook’ta fark edilen küçük bir açık, sosyal medya servisinde terörist organizasyonların içeriklerini silmekle görevli 40 editörün hayatının tehlikeye girmesine neden oldu.

Facebook’ta, cinsel içerikli, saldırgan temalı veya terörizmle bağlantılı içerikleri kaldırmak, bu içerikleri yayınlayan kişileri engellemekle görevli 1000 kadar editör bulunuyor. Ancak ne var ki, kısa süre önce, bu editörler bir içerik sildiklerinde içeriğin sahibine gönderilen log bilgilerinde editörün isminin de yer aldığı anlaşıldı. 

Bu da terörizmle bağlantılı içerik ve kişileri engelleyen 40 kadar editörün hayatının tehlikeye girdiğini işaret etti. DAEŞ içeriklerini siteden kaldıran, bu organizasyonla bağlantılı kişileri sitede engelleyen editörlerin isminin DAEŞ’in eline geçmiş olabileceği kuşkusu nedeniyle editörler şu anda büyük endişe yaşıyorlar.

Facebook söz konusu açığı kapatarak editörlerin ismini loglardan kaldırdı ancak terör örgülerinin isimleri çoktan almış olabilecekleri korkusu hala devam ediyor.

Elon Musk Mars’a 1 milyon insan gönderecek

0

Mars’a insanlı yolculuklar başladığında Dünya’dan kaçıp Mars’ta sakin yeni bir hayat kurma hayali kuranlar büyük şok yaşayabilir çünkü Mars’a insan göndermeyi kafaya koyan ABD’li girişimci Elon Musk, Mars’ı yaz aylarındaki Bodrum kadar kalabalık bir gezegene çevirmeye niyetli.

Elon Musk’ın planlarına göre, SpaceX şirketi Mars yolculuğunu kişi başına 100 bin-200 bin dolar arasına çekmeye çalışacak ve bu aşamadan sonra, 1 milyon insanı Mars’a taşıyarak Mars’ tam anlamıyla bir koloni haline dönüşecek.

Musk’ın New Space dergisinde yer alan makalesine göre, SpaceX’in geliştirdiği yeniden kullanılabilir uzay gemisi konsepti ile çok sayıda kargoyu ve insanı taşıyabilecek kapasitedeki dev uzay gemisi çalışmaları tamamlandıktan sonra Mars’a düzenli olarak yolculuklar yapmak mümkün olacak.

Musk, Eylül ayında yaptığı bir konuşmada, Mars’a gönderilecek uzay gemisi için dev yakıt tanklarını ürettiklerini ve başarıyla test ettiklerini açıklamıştı.  SpaceX şirketinin ayrıca, yeni uzay gemileri üretmek için 437 kişiyi işe aldığı da biliniyor. Tüm bu detaylar, Musk’ın mesaisinin büyük bölümünü Mars yolculuğunu ilk yapan şirket olmak için harcadığını gösteriyor. SpaceX bu hedefinde başarılı olursa, NASA veya diğer ülkelerin uzay ajanslarından şirkete onlarca milyar dolar fon akacak. Mars’a kendi ekiplerini göndermek isteyen ülkeler de Musk’ın kapısını çalacak.

Samsung, Bangladeş’te fabrika açıyor

0

Güney Koreli elektronik devi Samsung, Bangaldeş’te üretim yapmak üzere fabrika kuracağını açıkladı. Giderek büyüyen bir pazar olan Bangladeş’te elektronik cihazlara yönelik büyük bir talep var. Samsung da bu talebe daha hızlı cevap vermek için ülkedeki yerel ortaklarla beraber kuracağı fabrikara LED TV, buzdolabı, klima ve mikrodalga fırınları üretecek.

Samsung’un Bangladeş’te üreteceği televizyonlar 55 inçten küçük 13 modeli kapsayacak. Ayrıca şirket yerel üreticilerin kendi tesislerinde ürettiği test ürünlerinden de memnun kaldı. Şimdi ise büyük bir fabrikada daha büyük ölçekli ve düşük maliyetli üretim aşamasına geçilecek.

Bangladeş’te kurulacak fabrikanın ihracat yapıp yapmayacağı şimdilik belli değil. Samsung’un ilk amacı, iç pazardaki talebe karşılık vermek. Ancak dış talebin yoğun olması halinde, Bangladeş’teki fabrikalardan da dünyaya ihracat yapılabileceği düşünülüyor.

Fabrikanın 100 milyon dolarlık maliyeti yerel üreticiler tarafından karşılanacak ancak fabrikanın tüm teknolojisini Samsung sağlayacak. Fabrikada toplam 3000 kişi çalışacak. Bangladeş hükumeti de ülkeye teknoloji trasnferi yapılması anlamına gelen bu yatırım nedeniyle memnun olduklarının altını çiziyorlar.

Intel ve Microsoft’tan büyük veri işbirliği

0

Teknoloji dünyasının iki dev şirketi, Intel ve Microsoft, büyük veri konusunda yazılımlar geliştiren startup CognitiveScale’e ortak yatırım yaptılar. CognitiveScale’dan yapılan açıklamaya göre, aralarında Microsoft, Intel, Norwest Venture Partners, USAA ve Westly Group’un yer aldığı bir konsorsiyum şirkete 15 milyon dolarlık yatırım yaptılar.

Texas’ta kurulu olan CognitiveScale büyük kurumların çalışanları için büyük veriyi pratik şekilde kullanabilecekleri ve kontrol edebilecekleri yazılımlar ve arayüzler geliştiriyor.

CognitiveScale’ın üzerinde çalıştığı öğrenen makineler ve büyük veri yazılımları pazarı 2016’da 8 milyar dolar büyüklüğündeyken, 2020 yılında 47 milyar dolara ulaşması bekleniyor Bu beklenti de yatırımcıların büyük ilgisinin en önemli açıklaması. 

Avrupa Birliği Google’a cezayı kesiyor mu?

0

Google’ın Avrupa Birliği ile imtihanı, en zor şartlarda devam ediyor. Avrupa Birliği’nden kendi alışveriş servislerini arama sonuçlarında üstte çıkarmaması için direktif alan Google, bu konuda Avrupa’yı ikna edemeyince 1 milyar Euro’nun üzerindeki bir cezayla karşılaşma riski yaşıyor.

Piyasadaki hakim konumunu kötüye kullanarak rekabette kendine üstünlük sağlamakla suçlanan Google’ın arama motoru ile alışveriş servisleri arasındaki organik bağı kesmesi isteniyordu. Ancak yıllardır bu isteğe cevap veremeyen Google için ceza ödeme vakti gelmiş olabilir.

Brüksel’deki Avrupa Komisyonu’un 7 yıldır süren soruşturması sırasında defalarca uyarı alan Google, arama motoru ile alışveriş servislerini ayırmak için hiçbir zaman girişimde bulunmamakla da suçlanıyor. Avrupa Komisyonu ayrıca Microsoft, Intel, Apple, Facebook ve Amazon hakkında da geniş soruşturmalar yürütüyor ve bu soruşturmalardan da şirketleri zorlayacak yaptırımlar veya yüksek cezaların çıkması bekleniyor.

Amazon 13.7 milyar dolara market zinciri satın alıyor

0

Amazon, kasasındaki milyar dolarları nereye harcayacağını şaşırmış olabilir. Slack’i satın almak için 9 milyar dolarlık teklif veren Amazon, şimdi de ABD’nin en büyük market zincirlerinden Whole Foods’u 13.7 milyar dolara satın almak üzere anlaşma sağladıklarını duyurdu.

1980 yılında kurulan market zinciri Whole Foods’un ABD ve İngiltere’de toplam 465 mağazası bulunuyor. Online alışveriş üzerinden market siparişleri de alan Amazon, bir anlamda Whole Foods’un en büyük rakiplerinden birine dönüşmüştü. Amazon şimdi dev rakibini satın alarak hem pazarda önemli bir avantaj elde etmiş olacak hem de kendi online alışveriş sistemini Whole Foods’a entegre ederek Whole Foods müşterilerini de Amazon’a kazandırmış olacak.

Amazon’un ayrıca geçen yıl tanıttığı “çalışansız ve kasasız market” konseptinin ilk denemelerini de Whole Foods şubelerinde deneyebileceği düşünülüyor. Bu da Whole Foods çalışanları için kötü haber anlamına geliyor zira Amazon Go market konseptinde, marketlerde malları organize etmek, rafları düzenlemek amacıyla çok az çalışan bulunuyor. Kasiyer ise hiç bulunmuyor. Bir diğer deyişle, kasasız ve çalışansız robot market devrimi Amazon’un bu son satın almasıyla başlamış olabilir.

E-imza kullanımı 5 kat arttı

0

Elektronik ve mobil imza, bireylerin ve kurumların güvenli şekilde dijital dünyada işlem yapabilmelerini sağlıyor. BTK verilerine göre, elektronik ve mobil imza sertifikası toplamda 2.829.528 adete ulaşmış durumda. Bu da son beş yılda beş kat artış anlamına geliyor.

Özel sektörde hizmet veren şirketler ve birçok kamu kuruluşu elektronik imza kullanmaya başladı. 2005 yılından itibaren kullanıcılarına elektronik imzanın avantajlarından faydalanma olanağı sunan E-GÜVEN, geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümleriyle e-imzanın kullanılacağı pek çok yeni alan yaratarak bireylere ve kurumlara fayda sunuyor. Elektronik imza, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu sayesinde bireylerin ve kurumların ıslak imza ile gerçekleştirilen bütün işlemlerin dijital olarak yapılabilmesini sağlıyor.

E-imza yüzde 538 oranında arttı

BTK verilerine göre, 2012 yılı ilk çeyrek sonuna kadar üretilen elektronik imza sertifika sayısı 372.228 olarak gerçekleşti. Bu rakam 2017 yılının ilk çeyreğinde yayımlanan rapora göre, 2.379.490’ye ulaştı. 2012 yılına göre 2017 yılının ilk çeyreğinde üretilen elektronik imza sertifika sayısı yüzde 538 oranında artmış oldu. 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda tarif edilen ve ıslak imza ile eşdeğerde olan mobil imza kullanımı da artmış durumda. Farklı işlemlerin her an ve her yerden cep telefonuyla gerçekleştirilmesine olanak veren mobil imza sayısı, her geçen yıl yaygınlaşıyor. 2012 ilk çeyrek sonuna kadar 211.639 adet mobil imza sertifikası üretildi. Mobil imza sertifika sayısı 2017 yılının ilk çeyreğinde 450.038 seviyesine yükseldi. 2012 yılına göre 2017 yılının ilk çeyreğinde üretilen mobil imza sertifika sayısı yüzde 113’lük artış kaydetti.

Bankacılıktan e-ticarete, sözleşmelerden ihaleye her alanda kullanılıyor

E-imza; kağıt, kartuş, toner ve benzeri kalemlerden tasarruf elde edilmesini sağlarken aynı zamanda çevreci yönüyle de ekosisteme büyük faydalar sunuyor. E-imza, giderlerin azalmasını sağladığı gibi zamandan da tasarruf ettiriyor. Sanal dünyada yapılan bütün işlemlerin güvence altına alınarak yapılabilmesine olanak tanıyan e-imza, insan kaynağının en verimli şekilde değerlendirilebilmesini mümkün kılıyor. Bankacılıktan e-ticarete, kurum içi sözleşmelerden ihale süreçlerine, özel ve kamu alanlarında yapılabilen her türlü işlemin hızlı ve güvenli yapılmasını sağlayan e-imza, zaman ve mekan sınırlarını ortadan kaldırıyor.

Amazon, Slack’i satın mı alıyor?

0

İş dünyasına yönelik mesajlaşma uygulaması Slack, popülerliği ile dev teknoloji şirketlerinin iştahını kabartıyor. Microsoft, Slack ile rekabet edebilmek için ofis uygulamalarına entegre edebilecek Teams isminde yeni bir uygulama geliştirdi. Google da yıllardır Hangouts ve türevleri ile iş dünyası için Slack benzeri bir oluşum sağlamak istediği biliniyor. 

Ancak bu girişimleri hiçbiri Slack kadar popüler olamadı. Slack ise şimdi bu başarısını naikte çevirmek üzere. Slack’ın yöneticileri, uygulamayı satın almak isteyen birkaç büyük teknoloji şirketi ile görüştüklerini doğrularken şirketten sızan bilgiler Amazon’un Slack’e 9 milyar dolar teklif ettiğini ortaya çıkardı.

Öte yandan Slack Nisan 2016’da 200 milyon dolar yatırım aldığında şirketin değerlemesi 3,8 milyar dolar çıkmıştı. Böylece Amazon’un Slack’ı satın almak için şirkete değerinin iki katından fazla fiyat teklifi vermiş olduğu anlaşılıyor. Bu rakam ayrıca, Slack rekabetinin çok çetin geçtiğini de gösteriyor. Dev teknoloji şirketlerinin sürekli fiyat yükselterek diğerlerini saf dışı bırakmaya çalıştığı düşünülüyor. Sürecin sonunda Slack’in büyük bir firmaya rekor bir fiyatla satıldığının açıklanması, sürpriz olmayacak gibi görünüyor.

,

Boeing otonom yolcu uçağı geliştiriyor

0

Yapay zeka ve otonom araç teknolojileri yakında yolcu uçaklarını da etkileyecek. Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Boeing, pilot müdahalesi olmadan, bir hava limanından kalkıp diğerine inebilecek, otonom yolcu uçakları tasarlamaya başladığını duyurdu.

10 gün sonra başlayacak Paris Havacılık Fuarı sırasında daha detaylı şekilde açıklama yapması beklenen Boeing, otonom yolcu uçağı geliştirmek için gerekli tüm teknolojilerin mevcut olduğunu ve bu teknolojileri uygun biçimde bir araya getirip uygun bir yolcu uçağı geliştirmenin sadece zaman meselesi olduğunu vurguladı.

Otonom yolcu uçakları hem yolcu hem de hava kargo taşımacılığında da devrim yaratacak bir gelişme olacak. Pilot ve mürettebatın insani sınırlamaları olmaksızın sürekli yolcu ve kargo taşıyabilecek robot uçaklar aynı zamanda düşen işletme maliyetleri nedeniyle hava taşımacılığının çok daha yaygınlaşmasına katkıda bulunacak.

Öte yandan, dünyadaki havacılık kuralları şimdilik “otopilot” uygulamalarına farklı engellemeler getirmiş durumda.  ABD hava yollarında pilotlar uçakların otonom özelliklerini daha serbest kullanabilirken, Asya hava yollarında pilotların hangi durumlarda oto pilotu kullanabileceği ve hangi durumlarda kontrolü ele almak zorunda olduğuna dair detaylı kurallar bulunuyor. Havacılık kurallarını denetleyen kurumların, çok gelişmiş bir yapay zeka dahi olsa, kontrolünde pilot bulunmayan bir yolcu uçağının uçuşuna izin vermesinin, uzun yıllar sürecek test ve kalibrasyon süreci gerektirdiğinin de altı çiziliyor.

Türkiye’den global girişim çıkmıyor

Sağladığı melek yatırımlarla bilinen Keiretsu Forum Türkiye, yerli girişimleri bulmak ve dünyadaki geniş ağına duyurmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’deki girişimciler özelinde bir değerlendirme yapan Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü Can K. Methson, “Keiretsu Forum Türkiye olarak dört senelik sürede Türkiye’deki 22 girişime 34 milyon TL’nin üzerinde yatırım sağladık. Ortadoğu ve Asyalı melek yatırımcılardan ülkemize ciddi rağbet olmasına rağmen, yurt dışına açılım gösterebilecek girişimci ekipler bulmak için adeta iğneyle kuyu kazıyoruz” dedi.

Dünyanın en büyük melek yatırımcı ağına sahip olan Keiretsu Forum’un Türkiye ayağı Keiretsu Forum Türkiye, yerli girişimleri bulmak ve dünya çapındaki geniş ağına duyurmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

Bu kapsamda, yurt içinde ve yurt dışında organize ettiği özel eğitim programları ve sunumlarla melek yatırımcılar ile girişimcileri bir araya getiren Keiretsu Forum Türkiye’nin Genel Müdürü Can K. Methson, Türkiye’deki girişimciler ve melek yatırımcılar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’deki 22 girişime 34 milyon TL’nin üzerinde yatırım sağladıklarının altını çizen Can K. Methson, “ Ülkemizdeki Start up’lar küresel olmak yerine bölgesel olmayı tercih ediyorlar. Ortadoğu ve Asyalı melek yatırımcılardan ülkemize ciddi rağbet olmasına rağmen, girişimci bulmak için adeta iğneyle kuyu kazıyoruz” diye konuştu.

Asya, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüyor

Ağustos ayının sonunda Keiretsu Forum’un Dubai ofisiyle, Türkiye’de ortak bir toplantı düzenleyeceklerini de belirten Can K. Methson, bir ülkenin ekonomik gelişiminde ve tanıtımında girişimcilerin oynadığı rolün önemini vurgulayarak, “3 kıtada 51’in üzerinde ofisi bulunan Keiretsu Forum üyeleri ülkemizdeki girişimler için yoğun ilgi gösteriyorlar.Özellikle Asyalı ülkeler, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüyor ve yerli girişimlere yatırım yapmak istediklerini her fırsatta belirtiyorlar. Küresel bir marka olma yolunda kendinden emin ve parlak Start-up’lar ise Keiretsu Forum Türkiye sayesinde bir anda dünyaya açılıyor ve oldukça ciddi yatırımlar alıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği mobil dolaşım ücretini kaldırıyor

0

Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayanlar bundan böyle ülke dışında cep telefonlarını kullandıkları için yüksek dolaşum ücreti ödemek zorunda kalmayacaklar. Almanya’nın ve İspanya’nın uzun yıllardır süren itirazlarına rağmen mobil dolaşım ücretini yasaklatmayı başaran Avrupa Birliği, artık vatandaşlarının telekom şirketlerine fahiş faturalar ödemek zorunda kalmasının önüne geçmiş oluyor.

Avrupa Birliği içinde özellik serbest dolaşım nedeniyle, birkaç kilometre ötedeki komşu ülkeye geçen vatandaşların özellikle data kullanımı nedeniyle, ay sonunda hiç beklemedikleri yüzlerce dolarlık faturalarla karşılaşmaları, büyük şikayet konusu oluyordu. Avrupalı operatörler ise tüm uyarılara rağmen bu “tatlı” gelirden vazgeçmek istemiyor ve dolaşım ücretlerini kaldıracak yasanın geçmemesi için çok uzun yıllardır lobi yapıyorlardı.

Lobiler harekete geçti

Anca bu zafer hala kazanılmamış olabilir. Mobil dolaşım ücretlerinden en çok geliri elde eden Alman ve İspanyol telekom operatörlerinin yeni yasayı geri çekmek için güçlü bir lobi kampanyasına başlamaları bekleniyor.

Yeni yasayla beraber, vatandaşlar artık hangi Avrupa Birliği ülkesinde olursa olsunlar, kendi ülkelerindeki gibi faturalanadırılmaya devam edecekler. Ancak kullanıcılar alt yapı limitleri nedeniyle kıtanın her yerinde kendi ülkelerindeki gibi hizmet alamayabilecekler. Örneğin, ülkesinde 21 Mbps hızında internet bağlantısı olan bir Avrupa Birliği vatandaşı başka bir ülkede, GSM şebekesinin alt yapısı nedeniyle 1 Mbps’in altında kalabilecek. Operatörlerin özellikle bu açığı kullanarak, dolaşımdaki vatandaşa “kapasitem yeterli değil”, bahanesiyle çok düşük kalitede hizmet sunması bekleniyor. 

Intel’den Hindistan’a 178 milyon dolar yatırım

0

ABD’li şirketler Trump’ın çağrısı ile ülke dışına yapacakları yatırımları ABD içine çekerken, teknoloji devi Intel, Hindistan’daki mevcut Ar-Ge merkezini büyütmek için 178 milyon dolarlık fon ayırdığını duyurdu.

Intel yeni yatırımı ile ABD dışındaki en büyük Ar-Ge merkezi konumundaki Hindistan labratuvarlarını akıllı bina ve IoT teknolojileri ile donatacak.

Intel Hindistan’ın genel müdürü, şirketin 1999 yılından beri Hindistan’a toplam 4.5 milyar dolarlık yatırım yaptığını ve Hindistan’daki merkezin Intel’in teknolojisine çok büyük katkı sağladığını hatırlattı. Ayrıca, Tüm dünyada büyük bir devrim yaratan USB teknolojisini icat eden Intel mühendislerinden birinin Hindistan kökenli olduğunun altını çizmek gerekiyor. Intel daha önce bu konuda bir reklam filmi de hazırlamıştı:

Intel’in Hindistan’daki merkezi daha çok işlemci tasarımı geliştirmek üzerine çalışıyor. Ancak yeni yatırımla beraber Intel’in bu merkezde çevreci ve akıllı teknolojileri geliştirmek istediği vurgulanıyor.

Alkollü şoföre mahkemede Uber kullanma cezası

0

ABD Ohio’da bir sürücü alkollü şekilde direksiyon başında yakalanınca, çıkarıldığı mahkemede çok ilginç bir ceza aldı.

Sürücüye cep telefonuna Uber ve Lift uygulamalarını kurmasını ve kredi kartı ile bu uygulamalarda hesap açma cezası veren mahkeme yargıcı, böylece alkollü şekilde trafik polisine yakalanan şoförün bir daha ki sefer alkol aldığında, aracını kullanmak yerine telefonuyla Uber veya Lyft’ten bir araç çağırmasını istedi.

Dava dosyasına, “Teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda, alkollüyken bir taksi çağırmak, telefon ekranına birkaç tıklamadan ibaret. Bu basit işlemi gerçekleştirmeyen insanları bunu yapmaya mecbur etmek de mahkemenin verebileceği bir cezadır,” uyarısını ekleyen yargıç böylece ülkede alkollü şekilde yakalanan diğer şoförlere verilebilecek benzer cezaların da önünü açmış oldu.

Aslında yargıcın kararı bir sürpriz de değil. Ohio yönetimi, Uber ve Lyft gibi araç paylaşım uygulamalarını, akşamları evlerine alkollü olarak dönmeye çalışan vatandaşlarına bir çözüm olarak kabul ettirmeye çalışıyor. Yargıç da şehir yönetiminin bu politikasına uygun bir “ceza” vermiş gibi görünüyor. Yerel yöneticiler ise, bu yeni politikanın başarılı olamaması ve alkollü sürücülerin neden olduğu kazaların azalmaması halinde, yeniden hapis ve para cezası uygulamasına dönebileceklerinin altını çiziyorlar.

ABD – Kuzey Kore savaşı sanal dünyada başladı

0

ABD ve Kuzey Kore arasında, Trump’ın açıklamalarıyla giderek gerilen ve savaş vurgusu yapılan ilişkilerde, ilk cephe sanal dünyada açılmış olabilir.

ABD hükumeti yaptığı basın açıklamasıyla, 2009 yılından beri ABD’ye karşı sistematik olarak gerçekleştirilen siber saldırıların Kuzey Kore tarafından organize edildiğini vurguladı. Böylece Kuzey Kore’yi ABD’ye saldıran bir düşman olarak resmen ilan etmiş olan ABD sözcüsü, Kuzey Kore’nin önümüzdeki dönemde de ağır saldırılar gerçekleştirmesini beklediklerinin altını çizdi.

Gizli Kobra yeniden saldıracak

ABD’nin iç güvenlik kurumları Department of Homeland Security ve FBI tarafından ortak hazırlanan açıklamada, Kuzey Kore’nin “Hidden Cobra” (Gizli Kobra) olarak isimlendirilen bir siber saldırı ordusu kurduğu ve bu ordunun 2009 yılından bu yana, medya, havacılık endüstrisi, finans kurumları ve kritik kamu kurumları ile enerji alt yapısı gibi hedeflere saldırılar düzenlediği vurgulandı.

Ayrıca Kuzey Kore’nin, Sony’nin ABD’de kurduğu sinema şirketi Sony Entertainment’in henüz yayınlanmamış filmlerini çaldığı ve şirketi yüzlerce milyon dolar zarara soktuğu, tarihin en büyük ve en kapsamlı hacking olayı olarak tanımlanan saldırıyı gerçekleştiren hacker grubunu da sponse ettiği düşünülüyor. 

Kuzey Kore’nin yeni nükleer misil denemeleri yapmaya başlamasıyla ABD ve Kuzey Kore arasında savaşın sınırına gelinen tansiyonun artması nedeniyle ABD’ye yeniden büyük saldırılar gerçekleştirilmesini beklediklerini hatırlatan Department of Homeland Security ve FBI, tüm özel ve kamu kurumlarını, dijital güvenlik açıklarını kapatmaları ve saldırılara karşı tetikte olmaları konusunda uyardı.

Twitter mesaj botları ürün satmaya başlıyor

0

Facebook Messenger gibi popüler servislerdeki mesaj botlarının ürün satın alma seçeneği sunması gibi, artık Twitter üzerinden direkt mesaj atmak kullanılan botlar da ürün satış opsiyonu sunacak.

Bot geliştiricileri bugünden başlamak üzere, botlarına üç yeni düğme ekleyebilecek. Bu düğmeler, doğrudan ürün satmak, web sitesine yönlendirmek veya müşteri hizmetlerine yönlendirme seçeneği sunacak.

Daha çok şirket Twitter’ı aktif kullanacak

Twitter’ın bu yeni hamlesi ile Twitter botları da artık firmalar için doğrudan bir gelir kapısına dönüşmüş durumda. Böylece Twitter’ı sadece müşteri hizmetleri için kullanan büyük firmalarn dışında, satışlarını artırmak isteyen çok sayıda firmanın da Twitter’a akın edeceği ve firmaların Twitter’ı aktif olarak kullanmasının, Twitter’ın kullanıcısı sayısını da olumlu etkileyeceği düşünülüyor. DM üzerinden satışı tetiklemek isteyen firmaların reklam bütçelerinden Twitter’a daha fazla pay ayırmaları da bekleniyor.

Twitter Kasım 2016’dan beri, DM botları ile şirketlerin yeni takipçilerini otomatik olarak selamlamasına ve aldıkları mesajlara otomatik cevaplar vermesine izin veriyordu.

Yahoo’nun satışı tamamlandı

0

Yahoo’nun 4,8 milyar dolar karşılığında Verizon’a satış işlemi tamamlandı. Verizon’un basın açıklamasıyla duyurduğu gelişmeye göre, iki şirketin birleşme süreci son buldu ve Yahoo artık resmen Verizon’un oldu.

Daha büyük bir lansmanla duyurulacak değişim sürecine göre Yahoo artık Oath ismini alacak ve şirketin CEO’su Marissa Mayer de 23 milyon dolarlık tazminatını alarak şirketten ayrılacak.

İşten çıkarma olacak mı?

Verizon, Yahoo’da işten çıkarma yapılıp yapılmayacağına dair açıklama yapmadı ancak Verizon’un Yahoo’da önemli oranda yeniden yapılanmaya girişmek istediği biliniyor. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde Yahoo’da toplu işten çıkarmaların da gündeme gelmesi mümkün görünüyor.

Verizon çatısı altında AOL ile birlşeyen Yahoo’yu artık AOL’un CEO’su Tim Armstrong yönetecek. Armstrong, Yahoo’nun popüler servisi Yahoo Finance’ın AOL ekonomi servisleri ile hemen entegre olacağının da altını çiziyor.

Yahoo’nun Alibaba hisseleri ise Yahoo Japonya ile birlikte ayrı bir şirket altında toplanacak. Altbaba ismini alacak yeni şirketi Yahoo’nun yönetim kurulu üyesi Thomas McInerney yönetecek.

Uber’in patronu ofisten kovuldu!

0

Uber, Şubat ayında patlayan ofisteki cinsel taciz skandalının artçı depremlerini çok ağır yaşıyor. Daha önceki haberimizde şirketin yönetim kurulunun, yaşanan skandaldan Uber’in kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick’i sorumlu tuttuğunu ve şirketin medya önündeki imajının toparlanması için Kalanick’i üç ay izine göndermeyi tartıştığını vurgulamıştık.

O tartışma artık karara bağlanmış bulunuyor. Travis Kalanick, şirket içinde çalışanlara gönderdiği memoda, izne ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Kalanick çalışanlarına yazdığı mektupta, Uber’i çok başarılı bir şirkete dönüştürdüğünü ve yönetim takımının da işlerini çok iyi yapan profesyoneller olduğunun altını çizdi ancak ne kadar süreliğine tatile çıktığını açıklamadı. Şirketin yönetim kurulunda yapılan tartışmalarda hissedarların ve yönetim kurulu üyelerinin Kalanick’i en az 3 aylığına ofisten uzaklaştırmak istedikleri biliniyordu. Dolayısıyla Kalanick’in üç ay veya daha fazla süre Uber yönetiminden uzak kalacağı düşünülüyor.

Öte yandan yönetim kurulunun Kalanick’in yokluğunu, onun yerine gelebilecek yeni CEO adaylarını denemek için bir fırsata dönüştürmek istedikleri de vurgulanıyor. Uber’i kuran ve kurulduğu günden beri hiç tatil yapmadan çalışan Kalanick’in Uber içinde çok güçlü bir simge olduğu ve çalışanlar üzerindeki etkisi nedeniyle o ofisteyken yeni bir CEO arayışının sonuç vermeyeceği düşünülüyor. Dolayısıyla, şimdi kendi kurduğu şirketten yönetim kurulu baskısıyla uzaklaştırılan Kalanick’in yerine kimin gelebileceği tartışmaları başlayacak gibi görünüyor. 

Kalanick’in Uber’den uzaklaştırılması, 80’li yıllarda kendi kurduğu Apple’dan kovulan Steve Jobs’ı hatırlatıyor. Steve Jobs da Kalanick gibi, büyük tartışmalarla Apple’dan “kovulmuş”, ancak yerine gelen CEO’lar Apple’ı başarıya ulaştıramayınca hissedarlar Jobs’ı yeniden göreve çağırmıştı.

Ayrıca, Kalanick’in ayrılması ile birlikte şirkette “yapısal değişime” gidileceği konusu, Kalanick’in mektubunda da yer alıyor. Uber’deki cinsel taciz iddialarını araştıran özel ekibin başındaki emekli yargıcın şirket yönetimine yazdığı raporda, yönetimin çalışanlar arasındaki taciz iddialarını ciddiye almadığı ve skandallara bu tepkisiz tavrın neden olduğu vurgulanmış, konuya duyarsız kalan şirket yöneticilerinin değiştirilmesi gerektiğinin altı çizilmişti. Bu noktadan sonra ise gözler Travis Kalanick’e çevrilmişti çünkü kendisinin daha önce çalışanlar arasındaki ilişkiler hakkında alaycı yorumlar yaptığı ortaya çıkmış, skandala giden yol boyunca Travis Kalanick’in sorunu görmezden gelerek büyümesine neden olan tavrı eleştiri konusu olmuştu.

Trump’a açıkça destek verdiği için medyada ve teknoloji sektöründe çalışan genç Amerikalılar arasında büyük tepki toplayan Kalanick, şimdi medyadan gelen darbeler sonrası yönetim kurulunda da ağır şekilde sıkıştırılarak, şirketten ayrılmaya mecbur bırakılmış gibi görünüyor.