“Kablosuz internet, kablolu ağlardan daha güvenli”
TechInside stüdyosuna konuk olan Aruba Networks Türkiye Kanal Müdürü Bora Yüksel ile kablosuz teknolojilere dair yenilikleri ve trendleri konuştuk.
Aruba Networks’ün 2002 yılında ABD’de kurulduğunu belirten Bora Yüksel, o tarihten bu yana kablosuz ağlara dair hızlı bir gelişim yaşandığını belirtirken, yakın gelecekte kablosuz ağların hayatımızın pek çok alanında tercihlerimizi etkilediğini kaydetti. Örnek olarak, küçük kafelerden büyük otellere kadar pek çok yerde müşterilerin öncelikle kablosuz ağ şifresini öğrenmek istediğini veren Yüksel, kablosuz ağların yalnızca günümüzün değil, geleceğin de trendi olduğunu belirtti.
Röportajda Bring Your Own Device (BYOD) / Kendi Cihazını Kendin Getir trendine de değinen Yüksel, bu kavramın iki yıl önce ilk olarak gündeme geldiğini ifade etti. Şirketlerin, özellikle güvenlik nedeniyle bu teknolojilere sıcak bakmadığına dikkat çeken Yüksel, çalışanların e-postalarını mobil cihazlarından alma isteğinde bulunduğunu belirterek, “Şirketler her ne kadar buna karşı gelmiş ve kabullenememiş olsa da çalışanlarının kendi getirdiği telefon ya da tabletlerine, şirketin kendi güvenlik prosedürlerini uygulayacağı bir yapıya geçecekler.” yorumunu yaptı. Yüksel, Aruba Networks olarak bu alanda güvenlik odaklı çözümleri bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Şehirleri kapsayan kablosuz ağlar
Şehirlerin kablosuz ağlar ile kapsanması noktasında pek çok belediyeyle ortak projeler yürüttüklerini ifade eden Aruba Networks Türkiye Kanal Müdürü Bora Yüksel, San Fransisco şehir merkezinde böyle bir yapının olduğunu kaydetti. Pek çok büyük şehirde benzer sistemler kurulması için çalışıldığını söyleyen Yüksel, bir süre önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Taksim’de bu tip bir çalışma yaptıklarını belirtti.
Belediyelerin seçim öncesi bu tip projelere vaatleri arasında yer verdiğini vurgulayan Yüksel, yakında Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu tip hizmetlerin sunulmaya başlanacağını ifade etti.
E-atık Zirvesi için geri sayım başladı
Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) ve Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) tarafından 5-6 Mart 2015 tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Elektrikli ve Elektronik Atık Zirvesi (EEWS) ‘ulusal servet’ e-atıkların geri dönüşümü için sektörün tüm ilgililerini bir araya getirecek.
Günlük yaşamda elektrikli ve elektronik eşyalarla yan yana olduğumuzu kaydeden İTÜ Öğretim Üyesi, SÜT-D Başkan Yardımcısı ve İstanbul EEWS Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, ömrünü tamamlayarak “e-atık” kapsamına giren ürünlerin geri dönüşümünün sağlanması gerektiğini ifade etti.
Atık hiyerarşisine uygun yapılan atık bertarafının giderek gelişen bir teknoloji olduğunu ve Türkiye’de de henüz az sayıda tesiste geri dönüşüm yapılmasına karşın artan bir yatırım ilgisi bulunduğunu bildiren Karaosmanoğlu, “Her atık sınıfına özel uygun atık yönetimini gerçekleştirmek, tüm dünyamız için büyük bir sorumluluk. Türkiye’nin de nüfusu hızla artıyor, endüstrisi gelişiyor. E-atık bilincini her yönü ile ülkemizde duyurarak toplumda ve üreticilerde farkındalık yaratmak için SÜT-D ve ENVER olarak e-atık zirvesini hayata geçirmeye karar verdik” dedi.
Farkındalığı arttırmanın yanında Türkiye’de bir ilk olarak e-atık konusunda uğraş verenleri de desteklemek için “Elektrikli ve Elektronik Atık Kahramanları Ödülü” projesini başlattıklarını vurgulayan Karaosmanoğlu, e-atık yönetimini başarıyla yapanlar ve konuyla ilgili uğraş verenlere zirvenin ilk günü ödüllerinin takdim edileceğini bildirdi.
Karaosmanoğlu; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından desteklenen, Marmara Belediyeler Birliği’nin Ulusal İş Ortağı olarak katıldığı zirveye çok sayıda ulusal ve uluslararası firmanın destek verdiğini bildirerek, şunları söyledi:
“İstanbul EEWS’de öncelikli hedefimiz elektrikli ve elektronik atık konusunu her yönüyle konuşmak, toplumda ve üreticilerde farkındalık yaratmak. Firmalar için güncel kalmak ve endüstrideki yenilikleri öğrenmek, pazarı keşfetmek, yeni teknolojileri görmek ve yeni iş ortakları bulmak için zirve önemli bir fırsat olacak. Sektörün tüm ilgililerini İTÜ, İTÜ Arı Teknokent ve İTÜNOVA TTO ev sahipliğinde Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz zirveye davet ediyoruz.” Geleceğin liderleri nasıl keşfedilir?
Mevcut liderlerin yaşadığı en büyük zorluklardan bir tanesi de, geleceğin lider adaylarını tespit etmeleridir. Organizasyonlar genellikle terfi için liderlik potansiyeli olan değil, yarışta öne çıkan kişileri dikkate alıyor. Çok satan StrengthsFighter 2.0 kitabının yazarı ve liderlik uzmanı Tom Rath ise farklı yöntemlerden söz ediyor.
Peki ya geleceğin liderlerini bulabilmek için nelere dikkat etmek gerekiyor?
- Diğerleri tarafından tavsiye için talep görenleri izleyin. Egolarını geride bırakarak yardımsever bir anlayışı kabul edenleri eleyin.
- Suçlayıcı olmayan, çözüm odaklı çalışanları inceleyin. Alternatif çözümler peşinde koşan ve yılmayan kişiler geleceğin lider adaylarıdır.
- Çevresini motive eden, aynı ortak amaç için çabalayanlara dikkat edin. Kariyerlerinin erken safhalarında bu özellikleri ile öne çıkanları takip edin.
- Çevresine kulak asan kimselere bakın. Diğerlerini dinleyen, söylenenleri anlamak için çabalayanlar geleceğin liderleri arasındadır.
- Her işi yapabildiğini iddia edenleri değil, belli başlıklarda gerçek anlamda uzmanlaşan ve buna göre hareket edenleri dikkate alın.
- Her şeyi bildiğini iddia edenleri değil, kariyerinin hangi aşamasında olursa olsun destek almaktan çekinmeyen, gelişime açık çalışanları izleyin.
- O esnada gerçek anlamda önemli olanın üzerine eğilenler liderlik vasfı taşırlar. Günün en mühim konusuna ağırlığını veren ve çözmek için çabalayanlar değerlidir.
Sağlıkta bilgi kirliliğinin önüne geçilecek

Meclis üyesinin yolsuzluğu Instagram’da deşifre oldu

Teknolojisever otomobil sahipleri trende ayak uydurdu

Microsoft, Lumia alanlara 1 TB alan veriyor
Microsoft’un Turkcell ile birlikte gerçekleştirdiği kampanya yalnızca son kullanıcıların değil, işiyle kişisel yaşamını birleştirenlere de fayda sağlayacağa benziyor.
Kampanya kapsamında Turkcell müşterileri, Microsoft Lumia 535 aldıklarında tarifeye ek bir ücretle HOMETECH PROTAB 7 ya da HP STREAM 7 tablete avantajlı şekilde sahip olabiliyor. Kampanyadan yararlananlara ayrıca 1 ay boyunca 1 GB’lık Turkcell Turbo internet paketi de hediye ediliyor.
Microsoft Türkiye Mobil Cihazlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Şener, 20 Nisan 2015’e kadar sürecek kampanyayla ilgili olarak şu açıklamayı paylaştı: “İlk Microsoft markalı cihazımız olan Microsoft Lumia 535’i tüketicilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 24 Şubat 2015 tarihinde Turkcell’de başlayan Microsoft Lumia 535 kampanyamız, tüketicilerimize Microsoft ve Windows deneyimini en iyi şekilde yaşatabilmek için güçlü fayda ve tekliflerle birlikte geliyor. Windows ekosisteminin kolaylıklarını tüketicilerimize Lumia 535’in yanında sunduğumuz 2 farklı Windows tablet alternatifi ve Microsoft servisleriyle yaşatacağız. En güncel Microsoft Office uygulamalarını (Word, Excel, Powerpoint, OneNote, Outlook, Publisher ve Access) ve 1 TB OneDrive depolama alanını da Microsoft Lumia 535 kampanyamızla tüketicilerimize sunulacak.” Çok noktayı tek ekrandan kolayca izleyin
Birden fazla lokasyonda konumlandırılmış Analog ve IP kameraları, farklı bir merkezde tek ekranda izleme özelliğine sahip kayıt cihazları ile CCTV çözümleri geliştirmeye devam eden Uranium Security Solutions, kayıt cihazları için geliştirdiği kullanıcı dostu yeni arayüzü ile kullanıcılarından ve bayilerinden tam not almayı başardı.
Farklı lokasyonlardaki Uranium Kayıt cihazlarına bağlı 144 kamerayı, kullanıcıların farklı bir merkezde tek ekranda Uranium CMS yazılımı ile kolaylıkla izleyebileceğini söyleyen Uranium Security Solutions Ar-Ge ve Üretim Müdürü Hakan Kekik, kayıt cihazlarında kullandıkları yazılımları geliştiren ve farklılaştıran tek marka olduklarını söyledi.
En İyi Tercih” sloganıyla 2004 yılından bu yana Bilişim tarafında dağıtıcılık ve distribütörlük yapan Art Sistem Bilgisayar firmasının Güvenlik izleme sistemleri tarafındaki tescili markası Uranium Security Solutions 4 yıldır güvenlik pazarı tarafında bayilerine çözümler sunuyor.
AND serisi Analog Ve IP kameraları aynı anda işleyebilen (Hibrit) ve ANP serisi IP cihazlar, yeni gelişen Analog HD(AHD) kayıt cihazlarında kullandıkları arayüzün piyasada kullanılan diğer arayüzlerden farklı ve çok daha kullanışlı olduğunu belirten Uranium Security Solutions Ar-Ge ve Üretim Müdürü Hakan Kekik, yaptığı açıklamada” Kullanıcı dostu yeni arayüzü geliştirirken geçmiş deneyimlerinden ve IT tabanlı firma olmalarının avantajlarından yararlandıklarını, saha da kurulum yapan bayilerinin ve son kullanıcı fikirlerinin de kendilerine yol gösterici olduğunu, yeni arayüzün daha da gelişmesi için gerekli yatırımları yaptıklarını söyledi.
Kârının önemli bir kısmını Ar-Ge ye ayırdıklarını söyleyen Hakan Kekik, Üretim sürecini sürekli kontrol altında tuttuklarını, bu sayede arıza oranı en düşük ürünleri pazara sunabildiklerini belirtti. Arıza oranlarının yüzde 0,3 olduğunu söyleyen Hakan Kekik, bu oranı yakalamak için geçmiş tecrübelerinin çok büyük etkisi olduğunu söyledi.
Kullandıkları komponentleri seçmeden önce uzun ve zorlu testlerden geçirdiklerini söyleyen Hakan Kekik, örneğin Mekanik Ir cut filtresini seçerken özel test makinamızda 10000 kere peşpeşe Ir cut’ı açıp kapatıyoruz ve o komponenet o testi geçerse Uranium ürünlerinde kullanılmayı hak ediyor diyor. Ir cut filtresinin günde sadece 2 sefer çalıştığını düşündüğümüzde minimum 10000 kullanımlık ürünün ömrünün 25 yılın üstünde olduğunu düşünebiliriz. İş verimini Turkcell ile artırdılar
Haldız İnşaat Otomotiv ve Ticaret AŞ Genel Müdürü Ersun Güzel ile yaptığımız röportajda, kullandıkları Turkcell çözümlerinden ve çözümlerden sağladığı faydalardan bahsetti.
Onlar işini büyüttü siz de büyütün
Yaman Gold’un sahibi Emre Özdemir ile İzmit’te Turkcell Teknoloji Hamlesi etkinliğinden sonra röportaj yapma fırsatı bulduk.
Google, Android for Work ile iş dünyasını hedefliyor
İş dünyasında mobil çalışanların her geçen gün artması, akıllı telefonların iş amaçlı kullanımındaki yoğunluğu da beraberinde getiriyor. Sektörde kurumsal ürün ve çözüm sunan pek çok büyük firma, mobil alandaki stratejilerini duyurmuştu.
Bununla ilgili son gelişme ise Google’dan geldi. Android for Work adıyla iş dünyası için daha güvenilir bir çözüm sunmaya başlayan Google, resmi blogunda yayınladığı yazıda Android for Work’ün dört temel teknolojik bileşenden faydalandığına değiniyor:
İş profilleri ile iş verilerinin korunması ve tamamıyla özelleştirilmiş bir iş profili oluşturulması için mevcut şifrelemeyi, Android 5.0 Lollipop’ta bulunan güçlendirilmiş SELinux güvenlik ve çoklu kullanıcı desteği üzerine geliştirdiğini açıklayan Google, bu sayede BT sorumlularının iş amaçlı uygulamalarını, kullanıcılarının kişisel uygulamalarının yanında bulundurabileceğine dikkat çekiyor. Duyuruda, çalışanların bu sayede kendi kişisel uygulamalarını işverenlerinin yalnızca işle ilgili verileri yönetebileceğinden ve özel içeriklerini görüntüleyip silemeyeceğinden emin şekilde kullanabileceğine değiniliyor.
İkinci temel bileşen olan Android for Work uygulamasının ise Ice Cream Sandwich’ten KitKat’a kadar uzanan platformlarda çalışan ya da iş profillerini kullanamayan cihazlar için geliştirildiğinden bahsediliyor.
Üçüncü olarak işletmelerin Android for Work üzerinde çalışan tüm kullanıcıların güvenli şekilde kurulup yönetilmesine izin verilen Google Play for Work ise, iş dünyasının özel uygulama marketi olma amacı taşıyor.
Son olarak Uygulama Paketi adı verilen bileşen ise, işle ilgili rutin görevler için e-posta, kişiler ve takvim gibi uygulamaları içeren, aynı zamanda Exchange ve Notes desteğiyle belge, hesap tablosu ve sunumların düzenlenme yeteneğine sahip bir iş uygulamalrı paketi olma niteliği taşıyor. Çalışanlara kimik kartı yerine çip takıldı
İsveç merkezli bir şirketin çalışanları ilginç bir uygulamanın konusu haline geldi. Çalışanlar şirkette kulanacakları dijital kimlik kartları yerine derilerinin altına çip yerleştirilmesine izin verdiler. Radyo frekanslarını kullanarak kimlik tanımlamaya yarayan bu çipler el derisine sokuluyor, çalışanlar ise elleriyle otomatik kapıları açıp şifreli makineleri otomatik olarak kullanabiliyorlar.
Epicenter adlı İsveçli yüksek teknoloji ofis grubundan yapılan uygulamaya toplamda 400 kişi katılmış. Amaç ise hem zamandan kazanmak hem de çok daha güvenli bir çalışma ortamına sahip olmak.
Gelecekte bu çiplerin iyice yaygınlaşması umulurken, ofis üyelerinin bu mini cihazlar sayesinde dijital ve mekanik her işlemi rahatça halledebilmeleri hedefleniyor.
Bahsi geçen ofis internete bağlı ve Microsoft’un Nesneler İnterneti teknoloji ürünleriyle tam uyumlu olacak. Experteam 2015’te ‘Yönetilen Hizmetler’le büyüyecek
2014 yılının Yönetilen Hizmetler alanında yatırım yılı olduğunu vurgulayan Experteam CEO’su Özgür Dönmez, “2015 yılı, şirketimiz için farklılaşma ve yönetilen hizmetlerde atılım yapma yılı olacak. Doğru müşteri yönetimi ve memnuniyetine odaklanarak müşterilerimizin teknolojiyi daha verimli ve hızlı şekilde kullanmalarını sağlayacağız” dedi.
Son yıllarda teknoloji hizmetleri yelpazesini hızla genişlettiklerini belirten Dönmez “Müşteri memnuniyeti ile doğru ve kaliteli çözümü sağlayacak bir şirket olma hedefiyle yola çıktık. Yönetilen Hizmetler, stratejik önceliklerimizden biri. Yönetilen Hizmetleri, Türkiye’de çok ihtiyaç duyulan ve firmalara katma değer sağlayan bir alan olarak düşünüyoruz. Bu hizmetle firmalar ihtiyacı olan hizmetleri, ihtiyacı olduğu anda ve ihtiyacı olduğu kadar elde edebiliyor. Yurt dışında da bu konuda yetkinliğimizi göstermek istiyoruz. Amacımız 2015 yılında yönetilen hizmetlerin ciromuzdaki payını, 2014’e göre yüzde 80 büyütmek” diye konuştu.
Stratejik ortak almak adına görüşmeler yaptıklarını açıklayan Özgür Dönmez, “Experteam hızla büyüyor, biz de hızlı büyümemize ve tüm dünyaya yayılmamıza fayda sağlayacak, şirkete katabileceği değerlerden emin olduğumuz teklifleri değerlendireceğiz” diye konuştu.
2015 yılı hedeflerinden birinin de yurt dışına açılmak olduğunu ifade eden Özgür Dönmez şunları söyledi: “Şu anda Avrupa ve ABD’de iş yapıyoruz ve Türkiye’nin en büyük 9. hizmet ihracatçısıyız. Experteam, 2014 yılında cirosunun yüzde 20’sini yurtdışından sağladı, 2015’te ise bu oranın yüzde 30 olmasını hedefliyoruz. Önceliğimiz ise EMEA bölgesi. Avrupa’da zaten iş yapıyoruz. Özellikle Ortadoğu pazarından pay almak istiyoruz. Orada birçok proje fırsatları bulunuyor, bu pazarla ilgili bir yapılanmaya gitmek istiyoruz. Bu yıl orada iş geliştirme yönünde adımlar atacağız. Türk Cumhuriyetler de fırsatlar sunuyor. Bu bölgede ise telko ve finans sektörü odaklı ilerlemeyi tercih ediyoruz.”
Özgür Dönmez, Türkiye’de yeni özelleşen elektrik dağıtım ve perakende alanlarında şirketlerin dünya standardına gelmek için BT çözümlerine çok ihtiyacı olduğunu söyledi. Enerji şirketlerinin tüm BT gereksinimlerini karşılayacak yapı oluşturmak için kayda değer bir yatırım yaptıklarını dile getiren Dönmez, “Özel bir ekip oluşturduk. Bu ekiple birlikte 2015 yılında enerji sektöründe adından övgüyle söz edilen hizmet şirketi olmak, şu anda en önemli gündem maddemiz” dedi.
Sağlık sektörü dijital güvenlikte sınıfta kaldı
Bu ayın başlarında Anthem’in yaptığı duyuru ile 80 milyon Amerikan vatandaşının yılın en büyük dijital saldırısına maruz kaldığını öğrenmiştik. Hemen ardından e-posta sistemlerine sızılan milyonlarca kişi ağır bir phishing içerikli e-posta dalgasıyla karşılaştı. Forbes’un haberine göre yapılan uyarılara göre bu postaların büyük bir kısmı ünlü sağlık şirketinden geliyor gibi görünmekte.
Paylaşılan State of Email Trust 2014 raporuna göre günde 6.5 milyar e-posta analiz ediliyor ve içlerinden en savunmasız olanları sağlık markalarına ait görünüyor. Araştırma sağlık hizmet sağlayıcısı markadan gelen içerikler, sosyal medyadan ulaşanlara göre 4 kadar daha fazla “dolandırma” amaçlı. Agari CEO’su Patrick Peterson ise bu sektörün odak noktasının insanları nasıl sağlıklı tutmak ve nasıl daha mutlu etmek üzerine kurulu olduğunu, bu tip teknolojik başlıkların ise onlar için gerçek manada yabancı olduğunu söylüyor.
Peterson halihazırda çok daha güvenli e-posta korunma yöntemleri olduğunu ancak şirketlerin büyük kısmının bunlarla uğraşmadığını dile getiriyor. En güvenli ve yeni üç e-posta protokolü SPF, DKIM ve DMARC yaygınlaşmaya devam etse de, bazılarının bundan haberi dahi olmadığı not düşülüyor. Şimdiye kadarki en güvenli protokol olarak görülen DMARC’ın dünya e-posta hesaplarının yüzde 70’inde aktif hale getiriliğini söyleyen CEO, e-postaların birer silah haline getirilmesiyle, geçtiğimiz üç yıla göre çok daha büyük bir tehlikenin var olduğuna işaret ediyor.
TrustScore’un verilerine göre 147 şirketten sadece 13’ü tam puan almış ve sağlık markalarının yüzde 30’u sıfır puanla testten çıkmış. Söylenene göre bu şirketlerin müşterilerinin yüzde 75’inden fazlası ciddi bir risk altında! Sean X. Yu’dan KOBİ’lere ipuçları
Günümüzde kendi işinin sahibi olmak, bir çok girişim başarısızlıkla sonuçlandığından zor ve karmaşık bir yol olarak görülmektedir. Başarılı bir işletme sahibi olmak, iyi bir iş fikrini ve pazarı doğru analiz etmeyi gerektiriyor.
Kısa bir sürede Hollanda merkezli “Revo Capital” ve ABD merkezli girişim sermayesi fonu olan “Ribbit Capital”den aldığı yatırımlarla kendisi de başarılı bir girişimci olan Sean X. Yu, girişimci adayları için fikirlerini paylaşıyor.
“Girişimci olmak, kendi işini kurmak isteyenlerin öncelikli olarak, başlayacakları projeye önlerindeki 5-10 yılı adamaya istekli olduklarından emin olmaları gerekiyor. Uzun vadede bir iş fikrini hayata geçirmek için, potansiyel olan ve yatırım yapmaya değer büyüklükte bir pazarın varlığından emin olmaları çok önemli. Bir girişimci, yapacağı işe inanç ve tutkusu var ise, mutlaka bu tutkunun peşinden gitmeli!
İşin ne kadar büyüyeceği, kişinin yaratıcılığı, yetenekleri ve çalışma isteği ile ortaya çıkıyor. İnsanların potansiyel ihtiyacını fark etmek ve yaratıcılığını kullanarak bu ihtiyaca yönelik bir ürün ortaya çıkarmak, “Bu ürünü ben oluşturdum” demek gerçekten gurur verici. Problemlere çözüm geliştirmekten zevk alanlar için girişimcilik kesinlikle ideal bir kariyer olabilir.
En önemli konulardan birisi de işin finansal yatırım kısmı. Genelde start-uplar için ilk yatırım melek yatırımcılardan alınır. Fakat biz girişim sermayesi yatırımı alarak bir adım ileriden başladık ve başarımızı en baştan gösterdik. Burada en önemli etken, iş fikrimizin gücü ve pazardaki ihtiyacı karşılamasıydı.”
Girişimci adayları, iyi bir iş fikri ile önemli yatırımlar alarak kısa sürede büyüyebilirler.
Girişimciler İçin Genel Altın Kurallar:
- Girişimde bulunacağınız pazarı, sektörü, iş kolunu hatta ilişkisel sektörleri doğru analiz edin.
- Kendinize güvenin, mesleki eksiklerinizi geliştirin.
- Teknolojiyi kullanın ve yakından takip edin.
- Ürün ve hizmetinizi müşteri ihtiyaçları ve gelişen teknolojiler yönünde geliştirin.
- “CRM-Müşteri ilişkileri Yönetimi” nedir bilgi sahibi olun.
- İş ortaklarınız, yönetici ve müşterilerinizden fikir alın.
- Finans kaynaklarınızı, gelir-gider ve nakit akışınızı iyi yönetin.
- İletişim kabiliyetinizi geliştirin. Başarılı bir girişimci, insan ilişkileri kuvvetli, sosyal ve ataktır.
- Zorluklarla mücadele etmeyi bilin, kriz yönetimini doğru yönetin.
2015 büyüme stratejisinin odak noktası: Büyük Veri 2.0

Netaş, 2014’te yüzde 17 büyüdü

Şoförsüz kamyon dönemi yakında
Türkiye’de medyaya yansıyan trafik kazası haberlerinde yük taşımacılığı yapan kamyon ve tırların payı önemli bir yer tutuyor. Bu durum, dünyanın diğer ülkelerinde de çok farklı değil. Hemen her ülke, trafik kazalarını azaltmak için bölünmüş yollardan ve teknolojiden olabildiğince faydalanmaya çalışıyor.
Bugünkü şartlarda teknolojinin payı, özellikle kötü hava koşullarının o yöne yaklaşanlara bildirilmesi ile kaza vb. durumların önceden haber verilmesiyle sınırlı olsa da, yakın gelecekte bambaşka bir dünya bizi bekliyor olacak. Zira, ilk örnekleri yollarda görülmeye başlanan otonom sürüşe sahip araçlar arasına kamyon ve tırlar da eklenecek.
ABD’de bu alanda dört şehirde yapılan çalışmalar öne çıkıyor. New York Üniversitesi’nden Dr. Anthony Townsend liderliğinde yürütülen “Re-programming Mobility” adlı proje, Atlanta, Los Angeles, New Jersey ve Boston’daki ulaşımın dijitalleşmesine odaklanıyor. Bu projede her şehir 2028 ile 2032 arasındaki dönemde ulaşımı değiştirmek adına şimdiden hazırlık yapıyor. Bu çalışmada teknoloji ortağı olarak Google ile çalışılıyor.
Kamyonlar hazır, izinler bekleniyor
Kısa bir süre önce Mercedes otonom sürüş yeteneklerine sahip bir kamyonunu tanıtmıştı. Diğer üreticilerin de benzer demolarına ait videoları izlemek çok şaşırtıcı olmayacak. Çünkü, bu tip projelerin 2020 hedefleri arasında ise ilk kendi kendine gidebilen kamyonların ABD otoyollarına çıkması var.
Konunun gündemde olmasında önemli bir pay da dünyanın önemli lojistik şirketlerinden biri olan DHL’in gerçekleştirdiği deneme. Aralık ayı başında medyaya yansıyan haberlere göre DHL, Almanya’da yaptığı bu denemeyi hayata geçirmek için hızlı hareket ediyor. Şirketin bu konuda hazırladığı “Self-Driving Vehicles in Logistics” isimli kapsamlı rapor da konuya olan ilgilerini ortaya koyuyor.
Lojistik teknolojileri geçişi kolaylaştıracak
Bugün büyük lojistik depolarında özellikle otomasyon teknolojilerinden üst seviyede faydalanıldığını görebiliyoruz. Otomatik işleyen bantlar, kolilerin üzerindeki etiketlere göre kargoların doğru bantlara aktarılması gibi teknolojiler aktif bir şekilde kullanılıyor. Amazon’un 150 kadar robot çalıştırdığı yenilikçi deposu ise şu an ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Sektörün teknolojiyi sevmesi, en azından şoförsüz yollarda sürücüye gerek bırakılmamasını sağladığı için önemli.
Ama asıl önemli nokta, artan yakıt tasarrufu ile daha hızlı lojistik süreçlerin ötesinde üçüncü sayfa haberlerinde yatıyor. Bu teknolojilerin gelişmesi ve yaygınlaşması, “şoför uyuduğu için kaza yaptı” gibi haberlerin ortadan kalkmasını sağlayacak.
Türkiye’de durum ne?
Daha önceki yazı ve analizlerimizde belirttiğimiz gibi henüz otonom sürüşe dair sektör tarafında ciddi adımlar atıldığını söylemek zor. Okan Üniversitesi’nin bu konudaki çalışması haricinde yansıyan çok haber maalesef bulunmuyor. Ancak Avrupa’nın en büyük kamyon pazarları arasında yer alan Türkiye’nin üretici konumunun da etkisiyle daha güçlü adımlar atması zorunlu görünüyor. 








