Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1580

Dünyanın en hızlı elektrikli araç şarj cihazı!

Dünyanın en hızlı elektrikli araç şarj cihazı, ABB tarafından üretildi. Terra High Power DC, dünyanın en hızlı şarj cihazı olarak kayda geçti.

En hızlı elektrikli araç şarj cihazı: Terra High Power DC

ABB tarafından üretilen Terra High Power DC, sadece 8 dakikalık şarj ile 200 km’ye kadar menzil sağlayabilecek kapasiteye sahip. Terra High Power DC, Tesla’nın Supercharger’ından neredeyse üç kat daha hızlı şarj olabiliyor. Bu sayede elektirkli araç kullanıcılarına, daha kısa sürede daha uzun menzil imkanı sağlıyor. Böylelikle elektrikli araçlar ile yapılan şehirlerarası yolculuk daha kolay bir hal alacka.

Terry Hershner son röportajında bataryaların daha hızlı şarj olmasını şöyle açıklıyor: “Lityum pili doldurmak, boş bir süt kabını basınçlı yıkama makinesiyle doldurmak gibidir. Tamamen boşsa, o tetiği sıkıp sadece oraya püskürtebilirsiniz. Ancak baskıyı geri almaya başlayacaksınız ve bu, aküye fiili fiziksel hasar verebileceğiniz sınırdır”

Hershner, aküleri hızlı şarj etmenin önündeki engeli bu şekilde açıklıyor. Dolayısıyla akü geliştiricilerinin enerji yoğunluğu, ısıl kararlılık, şarj çevrimi gibi kriterlere çok dikkat etmesi gerekiyor.

STK’ların dijital dönüşümü
 dünyayı değiştiriyor!

İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, daha yaşanılabilir bir dünya için Sivil Toplum Kuruluşlarının dijital dönüşüme duyduğu ihtiyacı ve başarılı olabilmeleri için gereken ekonomik değeri ortaya koyuyor.

Dijital Dönüşümün STK’ların da temel ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, “Birleşmiş Milletler’in 2030 yılı için belirlediği ve Türkiye’nin de altında imzası bulunan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini hayata geçirebilmek için 6 trilyon dolarlık kaynak gerekiyor. Eğer bu hedefe ulaşılmak isteniyorsa, hem STK’ların ihtiyaç duyduğu bu devasa kaynağa ulaşmalarına yardımcı olmak hem de eldeki imkanları daha verimli hale getirmek için dijital dönüşüm büyük önem taşıyor. Dünya Ekonomik Forum’un dijital dönüşüm araştırmasına göre, 2025 yılına kadar dijital dönüşüm 100 trilyon doların üzerinde yepyeni bir ekonomik fırsat doğuracak. Biz de Radore olarak, daha iyi ve yaşanılabilir bir dünya için STK’lara ve bu dönüşümü sağlayacak girişimlere destek veriyoruz” dedi.

Sadi Abalı, aralarında Tohum Otizm Vakfı ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) de bulunduğu toplam 44 STK’ya Radore olarak hizmet verdiklerini açıklarken, bu STK’lara yılda toplam 60 bin lira değerinde destek olduklarını belirtti. Bunun yanında Radore’nin bugüne kadar Yuvarla.com gibi 110’dan fazla girişimciye 9 milyon dolar değerinde hizmet desteği verdiğini açıklayan Abalı, İTÜ Çekirdek, Kworks, StartersHub, İTÜ Ginova, Yıldız Teknopark, Sucool, Bilkent Cyberpark gibi Türkiye’deki birçok önemli kuluçka merkezi ile de işbirliklerinin devam ettiğini belirtti.

Küsuratlar 1,1 milyar liralık kaynak yaratılabilir

Mağazalardaki bağış kumbaralarını kartlı ödeme alışkanlıklarına uyarlayan bir sosyal girişim olan Yuvarla, bir mağazada, bakkalda, restoranda veya online olarak yapılan harcamalardaki küsuratları yukarıya yuvarlayarak aradaki kuruşların seçmiş olduğunuz sivil toplum kuruluşuna bağışlanmasını sağlıyor. Bağışlar doğrudan seçilen sivil toplum kuruluşu tarafından tahsil ediliyor ve Yuvarla bu bağışlara dokunmadığı gibi herhangi bir komisyon da almıyor.

Yuvarla Kurucusu Emre Danacı, “Yuvarla’nın yeni yapısının hayata geçmesi için hayati öneme sahip banka entegrasyonları yapılandırılırken, daha önce hiçbir servis sağlayıcının sunamadığı bankalarla güvenli bağlantı kurabilme imkânını Radore’nin hizmet altyapısı aracılığıyla sağladık. Radore’nin Yuvarla için sağladığı ücretsiz sunucularla sistem altyapımız kesintisiz olarak 7/24 çalışıyor” dedi.

Bağışlanacak kuruşların boyutları küçük gibi gözükse de Yuvarla’nın ülkemizde büyük bir potansiyeli var. Sadece geçen 1 senede yalnızca tek seferde kuruşlarımızı bağışlayarak sosyal ve çevresel sorunlar için kullanılabilecek 1,1 milyar liralık bir kaynak yaratılabilirdi. Böyle bir maddi kaynak ile TEGV gibi bir STK, her yıl 900 binden fazla çocuğun daha iyi eğitim alması sağlayabiliyor.

27 bini aşkın üyeye ev sahipliği yapıyor

Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer ise “Vakfımız, 2003 yılında otizmli çocukları erken tanı ve eğitimle topluma kazandırmak, otizmli çocuklar ve ailelerinin eğitim ve sağlık hizmetlerinden eşit şart ve fırsatlarla yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla kuruldu. En önemli çalışmalarımızdan biri otizmli çocuklar, aileleri ve onlarla çalışan uzmanlara yurt çapında destek olmak. 5 bölüm ve 20 modülden oluşan, 175 video içeriğini içerisinde barındıran, aileler ve eğitimciler için otizmli çocukları geleceğe hazırlamakta önemli bir yeri olan 27.745 üyeli Tohum Otizm Vakfı Eğitim Portalı; 2016 yılından bugüne Radore Veri Merkezi’nin kıymetli destekleri ile barındırılıyor. O tarihten bugüne kullanıcılar hızlı ve sorunsuz olarak portala erişim sağlayabiliyor. Katkıları için kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

Toplantıda söz alan TEGV İş Geliştirme Müdürü Fulya Kulabaş, işbirliği kapsamında görüşlerini şu şekilde aktardı:

“Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) olarak yaklaşık 1,5 seneden beri Radore ile birlikte çalışıyoruz. TEGV bilişim teknolojileri mimarimizde önemli bir yer tutan, standartlarımız ve kaynaklarımız ölçüsünde ilerlememize olanak veren; aynı zamanda yeni projelerimizi hayata geçirme konusunda temel alt yapı ve geliştirme ihtiyaçlarımız dahilinde ürettikleri çözüm senaryoları ile Radore’yi bir paydaşımız olarak konumlandırıyoruz.”

Radore Veri Merkezi ve güvenlik çözümleri hakkında daha detaylı bilgi için Radore‘nin web sitesini kullanabilirsiniz.

Elon Musk’ın gönderdiği mail!

0

Elon Musk verimlilik maili ile çalışanlarına birtakım tavsiyelerde bulundu. Elon Musk verimlilik maili ile 5 konuda çalışanlarını uyardı ve bunlara dikkat etmelerini önerdi.

Elon Musk verimlilik için mail gönderdi

Yaptığı çalışmalarla son dönemin en inovatif insanlar arasında gösterilen Musk, gönderdiği mail ile çalışanlarına tavsiyelerde buldu. İşte o mailin özeti:

1)Sık toplantılardan uzak durun:

Büyük şirketlerde çok sık toplantı yapıldığını belirten Musk, bu toplantının sıklığının zamanla çalışanlar açısından kötüye gittiğini vurguladı. Katılımcılara değer katmadığını düşündüğünüz toplantılardan uzak durun tavsiyesinde bulundu.

2)Toplantıda işiniz bittiyse çıkın

Toplantı veya tele konferansta sizinle ilgili kısım bittiyse toplantıyı terk edin. Sadece konuyla ilgili katılımcıların kalması sağlanarak, çıkan kişilerin de zamanının boşa geçmesi önlenebilir.

3)Kısaltmalar kullanmayın

Tesla CEO’su, çalışanların kısaltmalardan uzak durarak, belirsizliklerin önüne geçmesi gerektiğini vurguladı.

4)Emir-komuta zinciri uygulamayın

Musk, iş süreçlerinde emir komuta zincirinin uygulanmaması gerektiğini belirterek, bunu yapan herhangi bir müdürün, kendisini işine son verilmiş bir şekilde bulacağını söyledi.

5)Sağduyulu olun

Eğer o an için şirket kuralına uymak size saçma görünüyorsa, sağduyulu bir şekilde davranarak kuralın değişmesi gerektiğini belirtti.

Bitcoin madencileri tutuklandı!

Bitcoin madencileri, kaçak elektrik kullandıkları iddia edilerek tutuklandı. Bitocin madencileri için kaçak elektrik kullanma operasyonu, kapsamlı bir şekilde yürütüldü.

Bitcoin madencileri için tutuklama kararı

Çin’in Tianjin şehrinde, Bitcoin madencilerine yönelik kapsamlı bir operasyon yürütüldü. Yerel elektrik şebekesinden kaçak elektrik kullandığı tespit edilen madencilerin, elektrik sayacını devre dışı bıraktığı iddia edildi. Buradan çekilen elektrik ile kullanılan 600’den fazla madencilik cihazı cihazın da ele geçirildi. Yapılan bu operasyonda 6 madenci tutuklandı.

Bu olay, Çin’deki en büyük elektrik hırsızlığı olarak da kayda geçti.

Kripto para madenciliğinin yaygınlaşması ile dünya genelinde elektrik tüketiminde artış yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Avustralya’da eskiden kömürle çalışan ve bir santral, Bitcoin madencilerine ucuz güç sağlamak amacıyla yeniden açılmasına karar verilmişti. Bu santral ile üretilen elektrik, direkt madenciler tarafından kullanılarak, madenciler elektrik ihtiyacını daha ucuz bir şekilde karşılamsı planlanıyor.

Tenis robotu: Tenniebot

0

Tenis robotu sayesinde tipik bir tenis antrenmanından sonra ortaya çıkan top karmaşası sona eriyor. Tenis robotu, sahadaki topları tespit edip, toplayabiliyor.

Tenis robotu ile verimli antrenman

Tennibot isimli robot, antrenman sonunda kortta yaşanan top karmaşasını ortandan kaldırabilecek özellikte. Android ve iOS uygulama üzerinden kontrol edilebilen robot, tenis kortunda gezinerek özel tasarlanmış ön kısmı sayesinde topları toplayabiliyor. Yapay zekaya sahip olan robot, bu işlemi ister otomatik isterse kullanıcı talimatlarıyla yerine getirebiliyor. Yol üstünde karşılaştığı topları, özel haznesine atıyor. Bu haznesine toplamda 80 tenis topu sığabiliyor.

Yaklaşık 2.2 km/s hızla hareket eden Tenniebot, 90 dakikada tam şarj oluyor. Tam dolum şarj ile 4-5 saat kadar kesintisiz çalışabiliyor. Kickstarter üzerinden destekçi toplamaya devam eden bu girişimde, Ocak 2019 itibariyle teslimatların başlaması hedefleniyor. Erken teslimat için 650 dolarlık fiyat etiketine sahip olan robotun, perakende fiyatının 1000 dolar seviyelerinde olacağı belirtiliyor.

Robotlar, üretim sektörünün yanı sıra spor dallarını da otomatik hale getiriyor. Gelecekte birçok uluslar arası müsabakada bu robotu görmek sürpriz olmayacak.

3D baskı diş protezi üretildi

0

3D baskı diş protezi, daha ucuz ve daha sağlıklı protezlerin kullanımını sağlayacak. Ayrıca 3D baskı diş protezi ile sık görülen mantar enfeksiyonlarının da önüne geçilebilir.

3D baskı diş protezi ile enfeksiyon riski azalıyor

3D baskının protez sektöründe kullanılması hızlı, ucuz, dayanıklı ve daha uzun ömürlü protezlerin üretilmesini sağlıyor. University of Buffalo araştırmacıları, 3D baskı kullanarak bu kez diş protezi üretmeyi başardılar.

Dişlerin gücünü test etmek için araştırmacılar, bükülme ve mukavemet test makinesi kullandılar. 3D baskılı protezlerin eğilme dayanımı, sıradan protezden yüzde 35 daha az olmasına rağmen, 3D baskılı dişler test sırasında kırılmadı.

Takma diş kullanan kişilerin yaklaşık üçte ikisi, ağızda iltihaplanma, kızarıklık ve şişmeye neden olan sık görülen mantar enfeksiyonlarına maruz kalmaktadır. Bu çalışmanın en önemli avantajı, proteze ilaç enjekte edilerek, diğer protezlere göre enfeksiyon riskinin daha düşük olması oldu.

2015 yılında 66 milyar doları aşan dental biyomateryaller pazarının, 2020 yılına kadar yüzde 14 oranında artması bekleniyor. Sektörün büyük bir kısmı, özellikle de protezlerin üretimi olmak üzere, diş polimerlerine odaklanıyor.

Bosch dizel teknolojisini geliştirdi

0

Bosch dizel teknolojisindeki kirlilik tartışmalarını sona erdirecek yeni bir teknoloji geliştirdiğini iddia etti. Bosch dizel teknolojisi ile elektrikli araçlara geçiş sürecinde ayakta kalmayı hedefliyor.

Bosch dizel teknolojisine yatırım yapıyor

Alman otomobil parçaları tedarikçisi Bosch, kirli dizellerle ilgili mevcut tartışmayı sona erdirecek yeni ve daha temiz bir egzoz teknolojisi geliştirdiğini söyledi. Şirket, müşterilerin yakında yeni sistemi satın alabileceklerini belirtti. Bosch, sağlığı tehdit eden nitrojen oksit (NOx) kirliliğinin kilometre başına 13 miligrama düşürüldüğünü duyurdu. Otomotiv sektöründeki NOx yasal sınırı ise 168 gram düzeyinde. Yani Bosch’un bu sınırın altına inmeyi başardığını söyleyebiliriz.

Bu sınır, 2020 yılında 120 grama indirilecek olmasına rağmen, Bosch’un teknolojisi önümüzdeki yıllarda da kullanılabilecek özellikte. Ayrıca yeni teknolojinin ileri teknoloji dizel araçlarda bulunan sofistike bir egzoz filtre sistemi ile aynı maliyete sahip olduğu da belirtildi.

Şirkete göre, teknoloji yakında seri üretimine dahil edilecek kadar iyi. Bosch, yeni sistemin yakıt tüketimi ve performansı üzerinde en az etkiye sahip olacağını ve sürüş tarzı, rota ve dış sıcaklık gibi harici faktörlerden bağımsız olarak çalışacağını vurguladı.

Yeni sistem için gerekli olan tüm bileşenlerin dizel otomobillerde bulunuyor ve sadece yeniden konumlandırılması gerekiyor. Ayrıca yazılım güncellemesi yapılarak optimizasyon da sağlanabilecek.

Nasdaq kripto para işlemlerine başlayabilir

Kripto paralar, hem yasallaşma hem de dünya çapında destek bulma konusunda önemli bir gelişmeye gebeler.

Kripto para devrimi

ABD teknoloji borsası Nasdaq, kripto paraların alım satımı için hizmet vermeye hazırlandıklarını açıkladı.

Nasdaq’ın CEO’sunun yaptığı açıklamaya göre, ABD’nin ünlü teknoloji borsası yakında kripto para işlemlerine açık olduklarını ve zaman içinde bu operasyona başlayacaklarını duyurdu. Ancak şimdilik kesin bir tarih vermekten de kaçındı.

Bu gelişmenin ise kripto paraların fiyatlarındaki aşırı dalgalanmayı önleyeceği gibi daha fazla yatırımcının kripto paralara güven duymasını, ayrıca iş dünyasının da kripto paralarla işlem yapmaya başlamasına ön ayak olabileceği düşünülüyor. 

En tehlikeli şirketler listesi yayınlandı

1

Çalışanlar için en tehlikeli şirketler konusunda inceleme yapıldı. Yayınlanan en tehlikeli şirketler raporunda, teknoloji sektöründeki iki dev şirket de yer alıyor.

En tehlikeli şirketler: Amazon ve Tesla

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Ulusal Konseyi (National COSH), işçilerini en çok riske atan 12 şirketten oluşan bir rapor yayınladı. Şirkette teknoloji sektöründe dev iki şirket olan Amaozn ve Tesla da yer aldı. National COSH direktörü Marcy Goldstein-Gelb yaptığı açıklamada: “Her gün, engellenebileceğimiz trajediler yüzünden ailelerine evlerine dönmeyen işçiler var” dedi.

“Kirli Düzine 2018” için sağlık yetkililerinden bilgiler alındı, işçi yaralanmalarının ciddiyet durumuna bakıldı, her gün alınan riskler ve güvenlik koşulları incelendi. Rapora göre, 2013’ten beri Amazon depolarında yedi işçinin öldürüldüğünü tespit etti. Üstelik bu ölümlerin üçü, geçtiğimiz yıl 5 hafta içerisinde gerçekleşti. Ayrıca raporda, Tesla’nın, California fabrikasındaki işçi yaralanmaları da ele alındı. Bu yaralanmalar, 2015 ve 2016 yıllarında sektör ortalamasından yüzde 31 daha yüksekti. Ciddi yaralanmaların oranı 2016’da sektör ortalamasının yüzde 83 üzerindeydi.

National COSH, bu şirketlerin sahiplerinin dünyanın en zengin kişileri listelerinde yer aldığını ve istediklerinde gerekli güvenlik önlemlerini alabileceklerini belirtiyor.

Arvato SCM yeni lojistik merkezini açtı

0

Modern ve teknolojik altyapısıyla farklı endüstrilerden küresel markalara sipariş fabrikası hizmeti veren Arvato SCM Çözümleri, Türkiye’deki lojistik ağına yeni bir merkez daha ekledi. Arvato SCM, 15 bin metrekareden fazla depolama alanı sunan yeni lojistik merkezi ile birlikte toplamda 62 bin metrekarelik depolama alanına ulaştı.

Arvato SCM beşinci depolama alanını açtığını duyurdu!

Arvato SCM Genel Müdürü Umur Özkal yeni gelişmeler hakkında şöyle konuştu:

Tuzla bölgesinde açılışını yaptığımız beşinci tesisimizle birlikte lojistik ağımızı hızla genişletiyoruz. Her gün 10 binlerce siparişi hızlı ve hatasız hazırlayıp, özenle paketliyoruz. Sunduğumuz e-lojistik çözümlerimizle; mal kabul sürecinden stoklamaya, sipariş hazırlamadan iade yönetimine kadar uçtan uca tüm süreci modern, esnek ve teknolojik alt yapımızla yönetiyoruz. Hedefimiz e-ticaret sektöründe öncü olan müşterilerimiz için değişmeyen marka deneyimini yaratmak, sipariş sürecini kolaylaştırmak, müşteri sadakatini güçlendirmek ve satış potansiyelini artırmak. Bu nedenle hacimleri büyüyen mevcut müşterilerimize ve potansiyel müşterilerimize daha fazla hizmet, kullanım alanı ve modern bir alt yapı sunmak için yatırımlarımıza devam edeceğiz.”

Volvo tamamen elektrikli araç satacak

Volvo, tamamen elektrikli araç satma hedefini açıkladı. 2025 yılına kadar şirketin sattığı araçların yarısı, tamamen elektrikli olacak.

Tamamen elektrikli araç hedefi: 2025

Volvo aslında elektrikli araç sektörüne yönelik bu planının sinyallerini geçtiğimiz yıl vermişti. Şirket, 2019’a kadar çıkacak tüm yeni modellerinin hibrit veya elektirkli olacağını duyurmuştu. Pekin Auto Show’da şirketin CEO’su Samuelsson, 2025 yılına kadar tüm satışlarının en az yarısının tamamen elektrikli araçlardan oluşmasını hedeflediklerini açıkladı.

Çalışmalarına hız veren Volvo, 2019 ve 2021 yıllarında toplamda 5 adet yeni elektrikli otomobil piyasaya sürecek. Volvo henüz tamamen elektrikli bir modele sahip değil.

Mercedes-Benz, geçtiğimiz yıl 2022 yılına kadar tüm otomobillerinin elektrikli versiyonlarını sunmayı planlarken, Aston Martin’in tüm araçlarının 2020’lerin ortasına kadar hibrit veya elektrikli olması planlanıyor. Ayrıca Aston Martin’in 2020 hedeflerinde tüm satışlarının çeyreğini elektrikli araçların oluşturması hedefleniyor. Volkswagen, 2030 yılına kadar mevcut modellerinin her birinin elektrikli versiyonlarını sunmayı ve 2025 yılına kadar markalarında 80 yeni elektrikli araç yapması planlanıyor.

Dünyanın en büyük açık deniz rüzgar türbini!

GE Yenilenebilir Enerji Haliade-X olarak bilinen, dünyanın en büyük açık deniz rüzgar türbini planını açıkladı. Dünyanın en büyük açık deniz rüzgar türbini 16.000 haneye elektrik sağlayacak.

Haliade-X: En büyük açık deniz rüzgar türbini!

GE, yeni bir planlama ile yenilenebilir enerji alanında dev bir projeye imza atıyor. 12 Megawatt’lık doğrudan tahrik jeneratörü olan Haliade-X, diğer açık deniz rüzgar türbinlerinden yüzde 45 daha fazla enerji üretecek. Her şey planlandığı gibi giderse bu türbin ile yılda 16 GWh elektrik üretilecek. Bu dev proje ile 16.000 hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek.

260 metre uzunluğundaki türbin, üç adet 107 metrelik bıçağa sahip ve 220 metrelik bir rotor ile birlikte çalışıyor. Türbin, şimdiye kadarki en büyük açık deniz rüzgar bıçaklarına sahip olacak.

Geliştiriciler, soğutma teknolojileri, konvertörler, mekanik ve elektrikli bileşenlerin tamamında yükleme koşullarını değerlendirecek. Ayrıca şebeke testi ve tasarım doğrulaması yapacaklar.

İlk komple Haliade-X türbinlerinin 2021 yılında hazır olacağı umuluyor.

Başarılı girişimci yaşı: 42

0

Başarılı girişimci olmak için büyük emeklerin yanı sıra yılların vermiş olduğu tecrübe de gerekiyor. MIT’li araştırmacılar başarılı girişimci yaşını ortaya koyan bir çalışmaya imza attı.

Başarılı girişimci yaşını belirlemek için veri analizi yapıldı

MIT Sloan profesörü Pierre Azoulay ve doktora öğrencisi Daniel Kim, geniş bir veri tabanı kullanarak girişimciler hakkında araştırma yaptı. Bu çalışma ile 2007 ve 2014 yılları arasında işlerini başlatan 2.7 milyon şirket kurucusu incelemeye alındı. Araştırmada, bir çalışan işe almaya başlayan girişimcilerinin yaşlarının ortalama 41.9 olduğu tespit edildi. Ayrıca hızlı büyüme gösteren şirket kurucularının ortalama yaşının 45 olduğu saptandı.

Üstelik araştırmacıların analiz ettiği sektör ne olursa olsun, benzer sonuçlara ulaşıldı. Çalışma ekibinin baş sorumlusu Azoulay: “Eğer 22 yaşındaysanız ya da bir MBA programından çıkıyorsanız ve şu anda bir girişimci olmanız gereken bu sosyal perspektif varsa yeniden düşünün. Çünkü harika bir fikriniz olabilir, ancak doğru becerilere sahip olmayabilirsiniz” dedi.

Ancak bu çalışmanın üstünün biraz kapalı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Başarı kavramını bir çalışan işe almaya veya ekonomik olarak yükselmeye indirgemek dar bir bakış açısına neden oluyor.

Elektronik kilitler güvenli mi?

Elektronik kilitler, kullanım rahatlığı nedeniyle özellikle otellerde tercih ediliyor. Ancak yapılan son araştırmalara göre elektronik kilitler, yeni bir açık ile savunmasız hale gelebiliyor.

Elektronik kilitler yazılım açığı içeriyor

ektronik kilitlerdeki kritik bir kusur, dünya çapında milyonlarca otel odasını hackerlara karşı savunmasız bıraktı. Uluslararası siber güvenlik firması F-Secure için çalışan Tomi Tuominen ve Timo Hirvonen, global bir otel kilitleme sistemi sağlayıcısı olan VingCard tarafından üretilen elektronik anahtarların yazılımında bir tasarım hatası ortaya çıkardı. 166’dan fazla ülkede kullanılan bu kilit sisteminde tespit edilen hata, olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Bulunan açık ile tek bir elektronik anahtar kullanılarak, tüm binadaki elektronik kapı kilitleri açılabiliyor. Hatta bu, kullanım süresi geçmiş olan anahtarlar ile de yapılabiliyor.

Hemen hemen tüm otellerde, personel anahtarları otel odası kapılarını açabiliyor. Açığı keşfeden siber güvenlik çalışanlarının belirttiğine göre, RFID veya elektromanyetik alanların kullanıldığı anahtarlar, şüpheyi yükseltmeden kolayca klonlanabilir. Çanta içinde saklanan bir RFID okuyucunun bile personelin yanında yürürken bu kopyalama işlemini yapabildiğini belirtiliyor. Daha sonra bu okuma, başka bir elektronik karta aktarılarak klon kart oluşturulabilir.

Böylesine büyük bir yazılım açığının nasıl kapatılabileceği ise büyük bir soru işareti olarak kalıyor.

Güney Kore’den nanoteknoloji atağı geldi

Güey Kore, nanoteknoloji ar-ge yatırımı için 620 milyon dolarlık bütçe ayırdığını duyurdu. Nanoteknoloji ar-ge yatırımı Bilim ve Bilişim Bakanlığı tarafından yapıldı.

Nanoteknoloji ar-ge yatırımları neden önemli?

Nanoteknoloji artık hayatımızın her alanına girdi. Askeri çalışmalar, tekstil, sağlık gibi birçok alanda daha dayanıklı, kullanışlı, uzun ömürlü ve sağlıklı ürünler geliştirmek için günümüzün en önemli teknolojileri arasında yer alıyor. Güney Kore, bu kapsamda ar-ge yatırımlarını artırarak nanoteknoloji için 620 milyon dolarlık bütçe ayırdı.

Bilim ve Bilişim Bakanlığı yapay zeka, büyük veri ve Nesnelerin İnterneti (IoT) için kullanılabilecek nanomalzemeler üzerine çalışılacağını duyurdu. Bakanlık, 3D nanoelektronik cihazlar, IoT için sensörler, biyomekanik alanlarında da destek sağlayacak.

Bakanlık, 2017 yılında nanoteknolojideki toplam 1133 patentin tescil edildiğini ve uzun vadeli hedefin 2025 yılına kadar 5.000 civarında kayıt olduğunu söyledi. Ayrıca Güney Kore, nanoteknolojide 2025 yılında ABD ve Japonya’nın hemen ardında .3 sırada yer almayı umduğunu duyurdu.

Ödeal Yaza Kasa POS tanıtıldı!

Cepte POS uygulaması ile Türkiye’de ilk kez işletmelere cep telefonları üzerinden tahsilat yapma kolaylığı sağlayan Ödeal, şimdi de Ödeal Yazar Kasa POS ürününü piyasaya sürdü. Profilo Ödeme Sistemleri ile devam eden stratejik ortalık dahilinde S900 model Yeni Nesil Yazar Kasa POS cihazı içerisine Ödeal avantajları eklenerek yazar kasa ile mobil olarak tahsilat yapmak isteyen işletmelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak özel olarak tasarlandı.

Ödeal Yaza Kasa POS nasıl işliyor?

Sahada tahsilat yapan işyerlerine mobil çözüm sunan Ödeal Yazar Kasa POS, özellikle farklı marka kredi kartlarına taksit yapmak isteyen işletmelerin hem çok sayıda POS cihazı alma ve çalışanlarına bu POS cihazlarını taşıtma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Ödeal Yazar Kasa POS’ta, diğer Ödeal ürünlerinde olduğu gibi minimum ciro şartı, verimsizlik bedeli ve kullanım taahhüdü bulunmuyor. Tüm bankalar için de geçerli olan tek komisyon oranı mevcut.

Yeni cihazla yapılan tahsilatlar 1 iş günü sonra üye işyerlerinin banka hesaplarına gönderiliyor. Maximum, Paraf, World, Bankkart Combo ve Bonus markalı kartlara taksit imkanı sağlayan Ödeal Yazar Kasa POS’a cihaz taksiti ve tüm hizmet bedelleri dahil 99.80 TL’den başlayan ödeme planları ile sahip olunabilecek.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ödeal Kurucu Ortağı Fevzi Güngör ise şunları söyledi:

“Türk ekonomisine, piyasalara sunduğumuz en önemli ve ilk yenilik, küçük esnafın, işletmelerin, kredi kartı kabul edememeleri nedeniyle yaşadıkları müşteri kaybetme sıkıntısının önüne geçmek oldu. Maliyetler, kotalar ya da komisyon oranları gibi çeşitli nedenlerle kredi kartı ya da banka kartı kabul edemeyen mikro işletme ya da küçük esnaf kalmasın istiyoruz. Bu nedenle ihtiyaca göre yeni ürün ve hizmet modelleri geliştirmeyi sürdürüyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni ürünümüz Ödeal Yazar Kasa POS ile alışveriş ekosistemine sunduğumuz faydalara devam edeceğiz.”

Marka güveni reklamlar ile azalıyor mu?

Yeni bir araştırma, marka güvenil ile dijital reklamlar arasındaki ilişkiyi inceledi. Marka güveni sağlamak için yapılan reklamlar, tam tersi bir etkiye sahip olabilir.

Marka güveni ile dijital reklam ilişkisi

Gün içinde sosyal medyada gezinirken, bir yazı okurken, Google’da arama yaparken, kısacası dijitalde gezinirken reklamlara çok sık maruz kalıyoruz. Sprout Social’ın raporuna göre tüketicilerin eğlenmek ve bilgi almak için kullandığı dijitalde, çok sık reklamla karşılaşmaları markaya olan güveni azaltıyor. Bu araştırmada 1004 sosyal çevrimiçi katılımcıyla anket yapıldı.

Ankete katılanların yüzde 58’ine göre düşüşün en önemli nedeni, genel olarak çok sayıda sosyal reklam gördükleriydi. Diğer şikayetler ise yüzde 32 ilgi çekici olmayan içerik ve yüzde 26 ilgisiz içerik olma hakkındaydı.

Aşağıdaki tabloda ise anket sonuçlarına göre müşterilerin dijital reklamlardan beklentilerini gösteriyor. Buna göre, müşterilerin yüzde 41’i daha çok eğlendirici reklamlar ile karşılaşmak istiyor. Ayrıca kullanıcıların daha çok video ve GIF görmek istediği sonucuna da varıldı.

Google her şeyimizi biliyor!

0

Facebook veri skandalının ardından, internet platformlarının güvenliği tartışma yaratmaya devam ediyor. Sosyal medyaların yanı sıra Google da topladığı verilerle dikkat çekiyor.

Google kullanıcı verilerini satıyor

Facebook’un veri skandalı ile gündeme gelmesinin ardından, sık kullanılan diğer internet araçları da tartışmalara eden oldu. Yapılan araştırmalarda sosyal medya uygulamalarının dışında, her gün kullandığımız Google’ın, Facebook’tan 10 kat daha fazla veri topladığı sonucuna varıldı. Her hareketimizi izleyen ve kaydeden Google, bu verileri en yüksek teklif veren şirketlere satıyor. Teknoloji devi kullanıcıların arama ve konum geçmişi hakkında çok detaylı bir kayıt tutuyor.

Üstelik bu kayıtları tutmaya, gizli konumda girdiğimizde bile devam ediyor. Ortalama olarak her kullanıcı için yarım milyon A4 kağıdını kapsayacak veri kayıt altına alınıyor.

Google, tüm bu toplanan verileri kullanıcının ilgi alanına giren reklam portföyleri oluşturmak için kullanıyor. Ardından ilgili reklamları mobil veya dizüstü cihazlarımızdan görüyoruz.

İnternette yaptığımız her işlem sırasında, tıpkı kara basarken olduğu gibi bir ayak izi bırakıyoruz. Hatta bu yazıyı okuyarak da hepimiz yeni bir ayak izi bıraktık diyebiliriz.

Sürdürülebilir gelecek için 3 IoT projesi

Sürdürülebilir gelecek için dijital dönüşümün sağladığı olanaklardan faydalanmamız gerekiyor. Bu yazımızda, sürdürülebilir gelecek için dijital dönüşümün en önemli bileşenlerden olan IoT projelerini derledik.

Sürdürülebilir gelecek projeleri

1)Agrisource Data

Tarım, dijital dönüşümün ilgilendiği en önemli sektörlerden biri. Yenilikçi teknolojilere uyum sağlamakta genellikle geç kalan tarım sektörü, bu kez dijital teknolojilerle uyumlu bir şekilde büyüyor. Agrisource Data, dijital tarıma yönelik dikkat çeken bir proje olarak karşımıza çıkıyor. Bu projede şirket, su seviyesi, toprak nemi, tarla içi ürün sağlığı, yakıt seviyeleri, depolama sıcaklıkları gibi paremetreler için akıllı sensör teknolojisinden yararlanıyor. Sensörlerin topladığı veriler, veri analitiği ile çiftçiye anlamlı bir şekilde sunulurak, gelecek planlaması yapması sağlanıyor.

2)Ecobee

Akıllı ev teknolojilerine yönelik olan bu proje, kullanıcı konforu için geliştirlmiş. Akıllı termostat Ecobee, tüketicilerin ev sıcaklığını temelde herhangi bir cihazdan uzaktan kontrol etmelerine yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra, odaların sensörlerle donatılması sayesinde istenilen nokta için istenilen sıcaklığın ayarlanmasını mümkün hale getiriyor. Böylelikle gereksiz ısı tüketimini ortadan kaldırıyor.

3)APANA

Günümüzde teknoloji alanında yaşan gelişmeler gelecek için umut veriyor olsa da dünyamızdaki su miktarında yaşanan azalma endişe kaynağı olmaya devam ediyor. APANA isimli proje, IoT tabanlı bir çözüm sunuyor. Su altyapısını sensörler aracılığıyla 7/24 izleyen sistem, herhangi bir arıza, sızınt, veya basınç değişimi durumunu bilgi veriyor. Böylelikle yetkili kişiler duruma müdahale ederek, gereksiz su tüketimini ortadan kaldırıyor.

Sakızdan ayakkabı yapıldı!

0

Geri dönüşüm kullanılarak sakızdan ayakkabı yapıldı. Sakızdan ayakkabı yapabilmek için her 4 çift ayakkabı üretiminde 1 kg sakız kullanıldı. Sakız ayakkabılar, üç farklı renk seçeneği ile satışa çıkacak.

Sakızdan ayakkabı Haziran’da satışa çıkıyor

Yolda yürürken üzerine yanlışlıkla basıldığında sinirleri bozan sakızlar, artık ayakkabı üretiminde kullanılabiliyor. Pazarlama kuruluşu Iamsterdam, tasarımcı Explicit Wear ve sürdürülebilirlik şirketi Gumdrop bu projede ortak bir çalışma yürüttüler. Sentetik lastikten yapılan sakızlar, geri dönüştürülerek ayakkabı malzemesi olarak kullanıldı. Bu proje için toplamda 1.5 milyon kg sakız kullanıldı. Üstelik bu sakızlar Amsterdam’daki sokaklardan toplandı.

Projede her 4 çift ayakkabı için yaklaşık 1 kg sakız kullanıldığı belirtiliyor. Geliştiriciler, ortaya çıkan ürünün sakız kokusu taşıdığını da söyledi. Ayrıca sağlamlık konusunda, standart ayakkabılarda kullanılan lastikler kadar dayanıklı olduğu söyleniyor. Gumshoe olarak tanıtılan bu proje, dünyada sakızdan üretilen ilk ayakkabı olma özelliğini taşıyor.

Sakız ayakkabı için pembe, siyah ve kırmızı renkler mevcut. Haziran ayında yaklaşık 232 dolarlık fiyat etiketi ile satışa çıkacak.