Otonom tarım robotu: Mamut

Cambridge Consultants, Mamut isimli otonom tarım robotu geliştirdi. Otonom tarım robotu ile mahsullerin sağlığı ve toplam verim hakkında bilgi toplanacak.

Otonom tarım robotu nasıl çalışıyor?

Dijital teknolojiler ve robotlaşmada yaşanan artışla, tarım sektöründe verimlilik artışı yaşanıyor. Yeni teknolojilerle hem mahsul üretimi daha kolay hale geliyor hem üretimdeki verim artıyor. Cambridge Consultants tarafından geliştirilen tarım robotu Mamut, bunun son örneklerinden biri oldu.

Robotta sensör paketi, stereo kameraları, LIDAR, IMU, pusulayı, tekerlek sayacı ve tüm giriş verilerini bir araya getiren bir yapay zeka sistemi bulunuyor. Tüm bunların kombinasyonu, robotun GPS’e ihtiyaç duymadan otonom olarak çalışmasını sağlıyor.

Dört tekeri bulunan robot, arazide hareket ederken üzerinde bulunan sensörlerle etrafını tarıyor. Mahsullerin sağlık durumu hakkında bilgi topluyor ve toplam verim istatistiklerini sunuyor. Böylelikle tek elden tüm arazi verileri incelenebiliyor. Çiftçiler de yapmaları gereken işlemler hakkında önceden bilgi sahibi olabiliyor.

ABD siber saldırı mı düzenledi?

0

Venezuela devlet başkanı Maduro, ABD siber saldırı yaptı iddiasında bulundu. Ülke dört gündür karanlıklar altında kaldı!

ABD siber saldırı için açıklama yapmadı

ABD ile Venezuela arasında ekonomik ve siyasi gerginlik tırmanmaya devam ediyor. Petrol anlaşmazlığıyla başlayan gerginlik Venezuela’nın kendi kripto parasını üretmek zorunda olmasına kadar ilerlemişti. Son olarak ABD’nin Maduro’nun Venezuela devlet başkanlığını tanımaması, bu gerginliği daha da yükseltti.

Geçtiğimiz günlerde Venezuela’nın büyük bir bölümüne elektrik sağlayan Guri hidroelektrik santralinde kesinti meydana geldi. Bu kesinti sonrasında ülkenin yüzde 80’lik bölümüne elektrik sağlanamadı. Yaklaşık dört gündür devam eden kesinti hakkında Maduro paylaştığı tweet ile ABD’nin siber saldırı düzenlediğini iddia etti. İddialar arasında ABD’nin Elektromanyetik Darbe (EMP) saldırısı düzenlediği ve kesintinin bundan kaynaklandığı yer alıyor. ABD cephesinden ise henüz bir açıklama yapılmadı.

Tesla Model Y görseli paylaşıldı!

Tanıtımdan önce bekleyenleri daha çok merakta bırakacak Tesla Model Y görseli paylaşıldı. Üstelik görselde sürpriz de bulunuyor.

Tesla Model Y 14 Mart’ta tanıtılıyor

Tesla’nın Model Y aracı 14 Mart tarihinde tanıtılacak. Ancak Tesla, bekleyenleri heyecanda bırakacak paylaşımlarda bulunmaya devam ediyor. Son olarak Tesla tarafından  Model Y’ye ait ipucu görseli paylaşıldı. Görselde karanlık modda aracın tasarımı nispeten de olsa görülebiliyor.

Model Y’de dikkat çeken ilk özelliklerden biri yan aynaların bulunması. Daha çok koyu mavi tonlarının dikkat çektiği aracın tanıtımında bu renk modelin kullanılması pek de sürpriz olmayacak.

Aracın tasarımına detaylı bir şekilde bakmak için parlaklığı artırıp yakınlaştırıldığında ise ‘Nice Try’ yani iyi denemeydi yazısı görülüyor. Bu da Tesla’nın takipçilerine hazırladığı ufak bir sürpriz olarak dikkat çekiyor.

Model 3 sedan aracıyla benzer bir tasarıma sahip olması beklenen Model Y, yüzde 75 oranında Model 3 ile aynı parçalardan oluşuyor.

Giyilebilir aydınlatma sistemi ile güvenli sürüş

Kickstarter’da giyilebilir aydınlatma sistemi için fon toplanmaya başlandı. Bu sistem bisikletçiler için sürüş güvenliğini sağlayacak.

Giyilebilir aydınlatma sistemi nasıl çalışıyor?

Wayv isimli bir girişim, bisikletçilerin güvenliğini sağlayabilmek için kendi adıyla yeni bir sistem geliştirdi. Giyilebilir özellikte aydınlatma sistemi Wayv, yelek benzeri takılabilen üst, kask ve gidona takılabilen parçadan oluşuyor. Üzerinde 200’den fazla LED bulunan sistem, su geçirmez bir özelliğe sahip.

Fren sisteminde uyarı da veren aydınlatma sistemi,  30 dakikalık kullanımda 5 gün boyunca çalışabiliyor. Ayrıca otomobillerdekine benzer bir sinyal sistemi de bulunan üründe, bisikletli sinyal vererek şerit değiştirebiliyor.

Uzaktan kumandayla da kontrol edilebilen aydınlatma sistemi, şu anda 182 dolara sipariş edilebiliyor.

Akıllı süpürge evinizin haritasını Google’a gönderiyor

Robot elektrikli süpürgeler üreten Roomba ve teknoloji devi Google, akıllı ev deneyimini geliştirmek için bir arada çalışacaklarını açıkladılar.

Süpürge değil adeta casus

Buna göre, Roomba süpürgeleri, evi temizlemek için odalar arasında dolaşırken bulunduğu evin bir haritasını çıkaracak ve haritayı Google ile paylaşacak.

Daha önceki bir haberimizde, Roomba’nın temizlediği evlerin haritasını satmak üzere hazırlık yaptığını da duyurmuştuk.

Roomba’nın i7 robotları, düşük çözünürlüklü kameralar ve mesafe ölçen sensörleriyle evlerin detaylı haritalarını çıkarabiliyor, hangi odanın hangi amaçla kullanıldığını anlayabiliyor. Bu bilgileri kullanacak olan Google ise Nest gibi akıllı ev ürünlerini daha efektif kullanılacak şekilde otomatik olarak programlayabilecek veya yapay zekanın kontrolüne bırakabilecek. 

Çin yapay zekalı haber spikeri yarattı

0

Çin’in devlet destekli haber ajansı Xinhua, haber ekibine yapay zekalı bir haber spikeri ekledi.

24 saat yorulmadan haber okuyacak yazılım

Gerçek haber spikerlerinin yüz ve beden dilini kopyalayarak hareket eden animasyon bir karakteri de yöneten yapay zekalı haber spikeri, dünya televizyonlarında yapay zeka tarafından yönetilen “gerçek” görünümlü dijital karakterlerin ortaya çıkmasının da yakın olduğunu ispat ediyor.

Çin Haber Ajansının “resmi” bir parçası olan yeni haber spikeri deneme süresi boyunca bazı haber bültenlerini sunacak ve eksik yönleri geliştirilirken halkın da tepkisi ölçülecek.

Yapay zekalı yeni haber spikerinin ilk haber sunumunu aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

Instagram, yana kaydırma özelliğini test ediyor

0

Popüler paylaşım platformu Instagram, klasik aşağı-yukarı kaydırma formatını terk edip, sağa-sola kaydırma yöntemine mi geçiyor.

Önce testi geldi

Bu konuda resmi bir açıklama yok ancak çok az sayıdaki bazı kullanıcıların Instagram hesaplarında bu yeni özelliğin testi ortaya çıktı.

Kullanıcıların tepkilerine göre, Instagram’ın sağa-sola kaydırma özelliğini değerlendireceği ve yakın gelecekte isteyen kullanıcıların paylaşımları yana kaydırarak incelemeyi tercih edebileceği düşünülüyor.

Hello Tomorrow Global Summit için geri sayıma geçildi

Bilim ve teknoloji girişimcileri için bilim & teknoloji girişimcileri tarafından kurulan girişim Hello Tomorrow “Uluslararası Deep-tech Zirvesi” Hello Tomorrow Global Summit, bu yıl 5’inci kez düzenleniyor.

14 – 15 Mart 2019 tarihlerinde düzenlenecek olan zirvede dünyayı bilim ve teknoloji ile değiştirmeye hazırlanan startup’lar ve 200’den fazla CV ve CVC yatırımcılar bir araya gelmeye hazırlanıyor. Deeptech ekosisteminin Davos’u olarak anılan zirveye, Türkiye’ye özel düzenlenen yarışma ile 119 ülkeden 4500 başvurunun arasından seçilen 4 kategorinin (enerji ve çevre, sağlık ve biyoteknoloji, endüstri ve yeni materyaller, veri ve yapay zeka) kazanan girişimcileri de katılıyor.

Deeptech Ekosisteminin Davos’u 14 – 15 Mart’ta Paris’te

Hello Tomorrow Global Summit bu sene 1000 deep-tech startup kurucusunu, 800 bilim inovatörünü, 400 endüstri liderini ve 200’ü aşkın CV ve CVC’yi bir araya getiriyor.

İki gün boyunca 4 ayrı salonda (Main Stage, Deeptech Academy, Startup Showcase, Challenge Stage farklı alanlardaki deep-tech ekosistem lider ve inovatörlerinin sahne alacağı zirvede, Harvard Üniversitesi’nden sentetik biyolojinin kurucusu olarak bilinen Prof. Dr. George Church, “Nesli tükenmiş türleri genetik mühendisliği ile hayata döndürmek – Bringing extinct species back to life through genetic engineering” konusunda ilham verecek. Ayrıca IBM Research Frontiers’tan Heike Riel kuantum hesaplama konusunda “Unleashing the power of Quantum Computing” başlıklı, Modern Meadow’dan Andras Forgacs Yeni Materyaller hakkında “Biofabrication transforming the world of materials” ve yapay zeka duayenlerinden Dr. Joanna Bryson, yapay zekanın etiğini ele alacağı “Studying AI’s ethical challenges” başlıklı konuşmaları ile zirveye damga vuracak.

Türkiye’nin bilim ve teknoloji gücü dünyanın bilim ve teknoloji üssüne damgasını vuracak!

Türkiye’den seçilen ve finalist olan girişimlerin dünyanın bilim ve teknoloji üssü olarak anılan zirvede ülkemiz adına girişimlerini sergileyecekleri dev buluşmada Hello Tomorrow Türkiye Kurucusu Timur Topalgökçeli de Türkiye’deki başarı hikayelerini anlatan özel bir toplantı düzenleyecek. Konu hakkında Topalgökçeli “Hello Tomorrow Türkiye, Hello Tomorrow’un ilk uluslararası hub’ı. Bu görevi gururla sürdürüyoruz çünkü ülkemiz çok yüksek teknoloji penetrasyonuyla birlikte, çok genç ve zengin bir startup ekosistemine sahip. Bugün biz, sadece Türkiye’de 3000’i aşkın inovatörle birlikte çok hızlı büyüyen bir girişimiz. Bu vesileyle girişimcilerimiz bu zirvede ülkemizi ve kendi potansiyellerini dünyayı yöneten bilim insanları ve inovatörlerine gösterirken, biz de Türkiye’nin bu ekosistemdeki gücünü anlatacağımız için büyük bir heyecan içerisindeyiz.” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin Finalist Deep-tech Startup’ları Paris’e Gidiyor

Hello Tomorrow Türkiye, 2016 yılından beri ülkemiz deep-tech girişimcilik ekosistemini güçlendirme hedefiyle çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda, geçtiğimiz yıl ilk kez Türkiye Finalleri’ni global zirve eleme sürecine dahil etti. Bu sayede Türkiye’den startuplar 119 ülke ile aynı değerlendirme platformuna dahil oldu. İstanbul, bu değerlendirme sürecinde Boston ve Toronto’yu geride bırakarak dünyanın en çok başvuru yapan 10 deep-tech girişimcilik şehri arasındaki ilk defa 8’inci olarak yerini aldı.

Geçtiğimiz yıl, Aralık ayında düzenlenen Hello Tomorrow Türkiye Finalleri’nde 4 kategoride girişimciler yarışmış, kategori birincileri ile finalist belirlenmişti. Bu girişimler sırası ile Enerji ve Çevre” kategorisinde “NanoMatTR” (finalist), “Sağlık ve Biyoteknoloji” kategorisinde “Interact Medical Technologies”, Endüstri ve Yeni Materyaller” kategorisinde “B-PREG” ve “Veri ve Yapay Zeka” kategorisinde “TAZI.AI (TAZI Bilişim)”.

Bu girişimler ve kurucuları ile birlikte Türkiye’den rekor sayıda startup, Hello Tomorrow Global Summit’te ülkemizi temsil edecek.

Amerika’da bir Türk girişimi: myGini

0

İlginç bir girişimin hikayesi ile karşınızdayız. Bonus’un büyük başarısının ardından, 20 yıllık bankacılık tecrübesiyle Mehmet Sezgin yepyeni bir oluşum ile karşımıza çıktı. Ülkemizdeki bankacılık teknolojilerini dünyaya tanıtan bir adım olan myGini, önemli bir adım olarak göze çarpıyor.

myGini neyi hedefliyor? Mehmet Sezgin ile konuştuk!

San Francisco‘da Mehmet Sezgin’in konuğu olduk ve girişimin hikayesini onun ağzından dinledik. Bu çok özel söyleşi videosunu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

2016 yılında Amerika’da kurulan girişim, Amerikan kartlarını yöneten bir mobil ödeme sistemi uygulaması olarak geçiyor. Ülkemizde örnekleri çok sayıda olsa da, Sezgin ve ekibinin uygulaması Amerika için önemli bir FinTech girişimi olarak parlıyor. 

TechInside Hediyesi

ABD, Çin ve Tayvan şirketlerine dava açıyor

0

ABD savcıları, ABD şirketi Micron’dan çalışan teknoloji sırları nedeniyle Çin ve Tayvan’daki teknoloji firmalarına dava açıyorlar.

RAM planlarını çaldılar

Hacker’lar vasıtasıyla yapılan endüstriyel casusluk nedeniyle harekete geçen ABD savcıları, Micron’a yapılan saldırıların arkasında Çin ve Tayvan şirketlerini buldular.

F32nm DRAM planlarını çana Çin ve Tayvan şirketleri için Çin savcılarını da göreve çağıran ABD bu olay üzerinden Çin’deki ve Tayvan’daki teknoloji şirketlerine ambargo uygulamak için geçerli bahaneye de ulaşacak gibi görünüyor.

Ethereum’un kurucusu uzay madenciliği şirketini satın aldı

Ethereum’un kurucu ortaklarından Joe Lubin’in kripto para şirketi ConsenSys, uzay madenciliği teknolojileri geliştiren Planetary Resources şirketini satın aldı.

Uzay madenciliğine hazırlık

Joe Lubin’e göre, astreoidlerde veya Mars ya da Ay gibi gezene ve uydularda madencilik çalışmaları başladığında, bu madenlerin alım satımında dünyadaki devletlerin bastığı ve güvenilirliği tartışılır para birimlerinin kullanılması riskli bulunacak. 

Lubin’e göre, uzay madenciliği ile uğraşan şirketler alım satım işlemlerinde kontratlarını güvence altına almak için blockchain teknolojisini tercih edecekler ve ConsenSys de Planetary Resources bu konuda pratik işlemler yapmayı mümkün kılacak teknolojiler geliştirecek, Planetary Resources’un uzaydan, astreodlerden çıkardığı madenlerle beraber, ConsenSys’ın ürettiği dijital paralar da değer kazanacak.

Nissan’ın elektrikli modeli 400 bin adet sattı

0

Dünyanın en ünlü elektrikli otomobil üreticisi Tesla olabilir ama en çok satan elektrikli otomobil modeli, Nissan’ın oldu.

Nissan’ın elektrikli modeli Leaf, dünyada 400 bin adet satılan ilk elektrikli otomobil oldu. Firma bu modelin 2005’de 200 bin adeti geçmesinin ardından artan popülerliği ile satışların 400 bin adedi geçtiğini duyurdu. Böylece son üç yılda 200 bin adet Leaf modeli satıldığı ortaya çıktı.

Son üç senedeki satışların 90 bin adedi Tesla’nın ülkesi ABD’de, 50 bin adedi Japonya’da, 40 bin adedi ise Avrupa’da gerçekleşti.

Öte yandan Tesla da bu rekabete katılabilmek için geçen üç sene boyunda fiyatı 35 bin dolara inmiş Model 3’ü pazarladı ve şimdiye kadar 140 bin adet sattı.

 

İngiltere Kraliçesi de artık Instagram’da

0

İngiltere, devlet olarak Zuckerberg’e karşı tepkili olabilir.  Cambridge Analytica skandalı nedeniyle Zuckerburg’ü ifade vermek için İngiltere’ye çağıran hükumet Facebook’un kurucusundan cevap bile alamazken, şimdi İngiltere Kraliçesi Instagram’da hesap açarak Zuckerberg imparatorluğuna dahil olma kararı aldı.

Kraliçe Instagram fenomeni mi olacak?

Londra’daki Bilmi Müzesi’ni gezerken çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan İngiltere Kraliçesi’nin Instagram’daki en popüler hesaplardan biri olması bekleniyor.

Kraliçe’nin paylaştığı fotoğrafta, 19. yüzyılda yaşamış bir matematikçi olan ve aynı zamanda Kraliçe’nin büyük babası Prince Albert’ın müzede sergilediği eşyaları incelediği görülüyor.

CEO unvanı neden bu kadar önemli?

0

Unvan iş dünyasında birçok kişinin önem verdiği bir konu. Özellikle kendini şirketteki konumu üzerinden tanıtanlar yaptıkları iş ne olursa olsun iyi bir unvana sahip olmak istiyor. Son zamanlarda teknolojinin de gelişmesiyle yeni iş kolları ve yeni unvanlar ortaya çıksa da bir tanesi var ki yeri bambaşka: CEO.

İster iş hayatında yıllarınız geçsin, ister yeni mezun bir girişimci olun herkesin kartvizitinde yazmasını istediği bir unvan CEO. Artık titrler sorumlu olunan pozisyonun fonksiyonunu yansıtmaktan ziyade bir bakıma prestij göstergesi olarak tercih ediliyor. Çalışanlar kartvizitlerinde yazan unvanları özellikle C-Suite yani tepe yönetici pozisyonlarından seçmeye özen göstererek bir nevi önemsenmek istediklerini vurguluyor. Sosyal iş ağlarında CEO unvanının artması da bunun bir göstergesi, 2013 yılında Türk üyeler arasında 5.541 CEO varken, 2019 yılında bu sayı 34.691’e çıkmış. Genel müdürlerin sayısı ise 50.516.

CEO unvanı neden bu kadar önemli?

Bu unvanlar özellikle bağlantı buluşmalarında ve toplantılarda öne çıkıyor. Tanışma anında uzatılan kartvizitte bakılan ilk şey unvan oluyor. Türkiye’nin en büyük online matbaası olan bidolubaskı, bir kampanya yapıyor ve 100 kartviziti kargo dahil 1 TL’ye müşterilerine sunuyor. Bir defaya mahsus olarak yararlanılabilecek bu kampanya, büyük, küçük her türlü işletme sahipleri, freelance çalışanlar, kendi işini yapanlar ve girişimciler için ekonomik bir çözüm oluyor.

Üstelik tasarımına da kullanıcı karar verdiği için, yaratıcı, dikkat çekici kartvizitler yapmak da mümkün. Şirket CEO’su Ömer Atakoğlu, “Kartvizit, her ne kadar hayatlarımızı dijitale taşımış olsak da özellikle profesyonellerin hala vazgeçemediği bir gelenek. Bunun yanında uygun maliyeti ve kolay kullanımı ile hızlı bir şekilde bilgi paylaşımının da önünü açıyor. bidolubaski.com olarak ister iş hayatına yeni atılan bir genç ister yılların tecrübeli profesyoneli olsun herkesin kartvizit sahibi olması için bu kampanyayı yaptık” diyor.


Spotify, telefonlara ön yüklü olarak gelecek

0

Popüler müzik yayın uygulaması Spotify, Samsung’la yaptığı anlaşma sayesinde Galaxy S10 modellerinde ön yüklü olarak gelecek ve kullanıcılar da 6 ay ücretsiz premimum  Spotify kullanımına sahip olacaklar.

Apple Music’e karşı Spotify

Spotify ayrıca Samsung’un Galaxy S10, S10+, S10e, S10 5G, Galaxy Fold ve bazı Galaxy A modellerinde de bu şekilde ön yüklü olacak. Dolayısıyla Samsung telefonları, rakiplerine oranla önemli bir avantaj kazanmış olacaklar.

Öte yandan Spotify’ın başka üreticilerle benzer bir anlaşma yapması sürpriz olmayacak ancak Samssung’un özellikle Apple ile rekabetinde kullanıcılarına Apple Music’e karşılık gelen bir hizmet sunması, önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Logo ve Turkcell’den büyük işbirliği!

Türkiye’deki önemli bilişim markalarından biri olan Logo ve Turkcell, Türkiye’nin dijital ekosistemine katkı sunmak üzere güçlerini birleştirdi. Logo Yazılım mikro işletmelerden kurumsal büyük işletmelere kadar farklı ölçeklerdeki şirketlere yönelik uygulama yazılımı çözümlerini pazara sunmak için Turkcell’in veri merkezlerini tercih etti.

Logo, 4 farklı ülkede, 6 farklı noktada, 1.200’e yakın çalışanı, 800’ü aşkın iş ortağı ile 200.000’in üzerinde firmanın büyüme yolculuğuna eşlik ediyor. Logo, bu şirketler için sürdürülebilir başarının temellerini oluşturma amacıyla sunduğu hizmetlerde artık Turkcell Veri Merkezi’nin teknolojisini kullanacak.

Logo ve Turkcell işbirliği ile ülkemizdeki bilişim vizyonuna katkı!

Türkiye’nin en büyük altyapı yatırımlarıyla, teknolojiyi geniş kitlelerle buluşturan Turkcell, bu birikimini dijital entegratör olarak Logo’nun 90 bin müşterisinin kullanımına sunacak. Turkcell, dijital teknoloji alanındaki deneyimiyle Logo’nun operasyonlarına uçtan uca çözüm sağlayacak. İşbirliği üzerine Logo Yazılım İcra Kurulu Başkanı M. Buğra Koyuncu şunları söyledi:

“Türkiye’nin uluslararası yazılım markası olarak dünya teknoloji trendleri paralelinde ürünler geliştiren Logo Yazılım, bu başarısını Ar-Ge’ye verdiği büyük öneme borçlu. Öyle ki, çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 70’i Ar-Ge alanında faaliyet gösteriyor. Bu kapsamda Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden mezun nitelikli gençlerle birlikte, yerli yazılım üretimi için çalışıyoruz. Bir diğer deyişle, bu ülkenin mühendisleri ile ülkemiz ve dünya için çözümler geliştiriyoruz. Aynı zamanda yerli yazılım olmanın avantajıyla TL üzerinden sunduğumuz fiyatlandırma politikası, Logo kullanıcılarına uzun vadeli öngörüler ile yatırım maliyetlerini hesaplama olanağı sunuyor. Türk mühendislerle yerli yazılım geliştiren bir şirket olarak, verilerimizi de Türkiye’nin teknolojisine ve dijital ekosistemine yatırım yapan en önemli oyunculardan olan Turkcell’in veri merkezlerinde barındıracak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Logo ve Turkcell işbirliğini değerlendiren Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan ise şunları söyledi:

Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalsın diye yerli yazılım şirketleri arasındaki en köklü ve alanında lider Logo Yazılım ile işbirliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Dijital operatör yolculuğumuz, yatırımlarımız ve vizyonumuz ile Logo’nun teknolojiye yaptığı yatırımın paralel olması, ortak çözümler için yol gösterici olmuştur. Mevcut sunucu sistemlerini dağınık yapıda farklı hizmet sağlayıcılarda da barındıran Logo ile yaptığımız işbirliği sonrasında tüm sunucu, network ve güvenlik altyapısı ihtiyaçları Gebze ve Dudullu veri merkezlerimizde sağlanmaya başladı. Biz, söylemlerimizi desteklemek için Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Türkiye için çalışan her şirkete ve her bireye veri merkezlerimizin kapısını ardına kadar açıyoruz. ”

Logo Yazılım, Turkcell Gebze ve Dudullu’daki merkezlerinde “Sanal Veri Merkezi – SVM” hizmeti ile müşterilerine kesintisiz, yedekli ve sürdürülebilir hizmet sağlıyor. Sanal Veri Merkezi hizmeti kapsamında, bulut teknolojisinin esnek, hızlı ve ölçeklenebilir altyapısından faydalanılıyor. VPLS teknolojisi ile üç veri merkezinin birbirine erişimi sağlanırken, bir felaket anında faaliyete geçecek yedekli bir yapı da yer alıyor. Sanal Veri Merkezi hizmeti ile veri merkezi altyapı ihtiyaçlarının toplam sanal bir kapasite sunularak yönetilmesi sağlanıyor. Bu hizmetle birlikte, Turkcell tarafından tamamen otomatize edilen bir yönetim paneli ve sunucu performans izleme imkanı sunuluyor.

Turkcell tarafından kurulan firewall yönetimi ve DDOS gibi hizmetlerle sistemin güvenliği, Turkcell Yük Dengeleme hizmetiyle de sistemin performans artışı sağlanıyor. Turkcell’in sunduğu Uzaktan Yedekleme Servisi ile Logo’nun önemli ve kritik gördüğü verileri için güvenli bir ortam sağlanarak yedekleme ihtiyaçları karşılanıyor.

DinamikCRM, 200’ün üzerinde kullanıcıya erişti!

0

DinamikCRM, hem küçük ve hem de Orta ölçekli işletmeler için Bulut CRM hizmeti sunuyor. Şirket 2018 yılının başından beri, kobilerin yeni müşteri kazanımı, mevcut müşterilerini elde tutma ve kurumsal hafızalarını desteklemek amacıya çözümler üretiyor. Çalışmalarını sürdüren DinamikCRM bu süreçte 200’ün üzerinde kullanıcıya erişmeyi başardı.

Şirketin hedefleri arasında,  kısa ve orta vadede kobilerin dijitalleşmesine katkı sağlamak, uzun vadede global açılımla birlikte ülkemizin ismini duyurarak hizmet ihracatı anlamında önemli bir değer yaratmak olarak ön plana çıkıyor.

DinamikCRM, işletmelerin en önemli sorunlarına eğiliyor

Bulut tabanlı bir girişim olan şirket, sağladığı çözümler sayesinde şirketlerin tüm operasyonel süreçlerini tek bir noktadan yürütmelerine olanak veriyor. Uygulama vasıtasıyla işletmelerin üç ana problemi olan yeni müşteri kazanımı, mevcut müşterileri elde tutma ve kurumsal hafıza eksikliği konularının üzerine eğiliyor.

İlk kez Haziran 2017‘de tohumları ekilen proje, aynı yılın Kasım ayında ilk prototipini sunarken, Temmuz 2018‘de ilk satışını gerçekleştirmişti. Şu sıralar büyüme aşamasında olan şirket, 2019 Şubat ayının sonunda 200’un üzerinde müşteri ile çalışmaya başladı.

İran hacker’ları yazılım devini fena hack’ledi

0

ABD’nin düşman ülke olarak tanımadığı İran’da hacker’lar ABD şirketlerine saldırmaya devam ediyorlar.

Siber savaş sürüyor

Bu siber savaşta şimdi İranlı hacker’ların, yazılım devi Citrix’e sızdığı ve terrabyte’lar boyutunda veriyi çaldığı anlaşıldı.

FBI’ın yürüttüğü soruşturmaya göre, devlet kurumlarında da çalışan önemli yazılımların geliştiricisi olan Citrix’in stratejik öneminin farkında olan İranlı hacker’lar devlet kurumlarına yönelik kritik bilgilere erişmiş olabilir.

Söz konusu saldırının Aralık 2018’te ortaya çıkarılmış ve FBI da o tarihten bu yana saldırıyı soruşturuyordu.

SpaceX’in uydusu uzayda kayıp mı oldu?

0

Marsa insan göndermek için heyecanla ve büyük bütçelerle çalışan Elon Musk, henüz dünya yörüngesindeki basit uydularına bile sahip çıkamıyor olabilir mi? ABD Savunma Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklamaya göre, SpaceX’in uzaya gönderdiği askeri bir uydudan haber alınamıyor olması, gözleri Elon Musk’a ve Mars yolculuğuna çevirdi.

Bu uydu nerede?

ABD Genel Kurmayı, başarıyla kalkış yapan çok pahalı bir uydunun ve “gizli” yükünden haber alamadıklarını belirtirken uzmanlar roketi uzaya taşıyan Falcon Heavy roketinin kalkıştan sonra yörüngeye ilerlerken kontrolden çıkarak deniz düşmüş olabileceğinin altını çiziyor. Falcon Heavy roketi, Elon Musk’ın büyük önem verdiği ve Mars’a yapılacak yolculukta kilit görevi üstlenecek roket olarak biliniyor. Musk, Türkiye ziyaretinde aynı roketle Türk uydularını yörüngeye taşıma teklifini de yapmıştı.

Öte yandan SpaceX’in yöneticileri roketin tüm yolculuğunun başarıyla gerçekleştiğini, okyanusa düştüğüne dair ellerinde hiçbir veri olmadığının altını çiziyorlar. Diğer bir deyişle, ABD’nin çok gizli uzay araçlarının şu anda nerede olduğu bilinmiyor ve gözler Elon Musk’a çevrilmiş durumda. Roketinin uyduyu nereye götürdüğünü bile bilemeyen SpaceX’in Mars gibi uzun bir yolculuğu roketleri kaybetmeden tamamlayabileceğine şüpheyle bakılıyor.