Netflix’in ilk Arapça dizisi tartışmalara neden oldu

0

İnternet yayıncılığı devinin ilk Arapça yapımı tepkilere neden oldu ve sansasyonel bulundu

Netflix’in ilk Arapça orijinal dizisi Ortadoğru’da tartışmalara neden oldu. İnternet yayıncılığı devinin ilk Arapça dizisi “Jinn” (Cin) cesur sanheleri Ortadoğu ülkelerinde sansasyonel bulundu. Cesur sahneler arasında lise öğrencilerinin birbirlerine küfretmeleri, öpüşmeleri, flört etmeleri, alkol tüketmeleri ve sigara içmeleri bulunuyor.

Dizinin konusu

“Jinn” dizisi yetişkinlere hitap eden doğaüstü bir drama ve Petra isimli bir antik şehirdeki sihirli cinleri konu alıyor. Dizi, Ürdün’de çekildi ve hayatları bir cin tarafından hayatları alt üst edilen Ürdünlü genç öğrencileri ele alıyor. Öğrencilerin, bu cin dünyayı yok etmeden durdurması gerekiyor. Dizi hayalî bir ortamı anlatsa da, yapımda öğrencilerin cinle mücadele etmek için güçlerini birleştirmesine de yer veriliyor. Yapıma ilişkin görüşlerini açıklayan Ürdün Sendika Konseyi, yapımı kınadı ve “Dizi, Ürdün’ün değerlerini yansıtmamaktadır. Hükümetin bu konuyu daha sıkı kontrol etmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verdi.

İlk sezon beş bölüm

“Jinn”in ilk sezonu beş bölümden oluşuyor.  Başrollerini Selma Malhas, Sultan Alkhail ve Hamza Okab’ın oynadığı dizinin yönetmenliğini Mir-Jean Bou Chaaya ve Amin Matalqa üstleniyor.   

Dizinin resmî fragmanı şöyle:

Mağazacılık ve perakende için bulut tabanlı mağazacılık çözümü: ikas

0

KOBİ’ler için tasarlanmış yerli bulut tabanlı mağazacılık otomasyonu ve POS yazılımı ikas, işletmelerin problemlerine  çözümler sunuyor

KOBİ’ler için mağazalarındaki anlık satışı, kasaya giren çıkanı güncel olarak her an her yerden takip edebilmek çok önemli. Dışarıda, bir toplantıda veya farklı bir şehirde, ülkede, tablet veya mobil cihazdan, birkaç dokunuşla mağazadaki hangi ürünün ne kadar satıldığını, ödemenin nasıl yapıldığını, stok durumunu görebilmek mümkün. İşletmelerin işini kolaylaştırmak amacıyla yola çıkan ikas, KOBİ’ler için tasarlanmış bulut tabanlı mağazacılık otomasyonu ve POS yazılımı hizmeti sunuyor.

İşletmelere ekonomik çözümler sunuyor

 Kolay kullanım olanağı sunan ara yüzü, donanım yatırımı, kurulum ve senelik bakım ücreti olmamasıyla işletmelerin birçok problemine çözüm üreten ikas ile ürünlerin stok durumu takip edilebiliyor. Bununla birlikte kasaya giren her kuruş izlenebiliyor, kullanıcılar, hem tarayıcı hem mobil uygulamalar ile mağazaların satış, stok, kasa ve müşteri gibi en önemli bilgilerini bulutta tutabiliyor ve bu sayede istedikleri zaman istedikleri yerde mağazalarda neler olup bittiğini takip edebiliyor. ikas’ın bir diğer özelliği ise ekonomik olması. Kurulum, bakım, güncelleme ücreti olmayan ve sınırsız kullanıcı eklenebilen ikas, ayda 99 TL’ye birçok hizmet sunuyor. 

Sunucu maliyetinden kurtarıyor, mobil uygulamalar ile süreçleri hızlandırıyor

 Bulut tabanlı olması nedeniyle sunucu maliyeti ve bakım derdi olmayan ikas’ta, tüm veri bulutta olduğundan veri kaybı yaşanmıyor. Ayrıca sunucuya virüs bulaşması, sunucunun çökmesi, yanması veya çalınması gibi riskler ortadan kalkıyor.

Ek olarak mobil uygulamalar sayesinde satış personelleri kendi cihazlarına indirebilecekleri bir uygulama sayesinde ürünlerin barkodları ile anında depodaki stoklarını kontrol edebiliyor ve stok sayımı gerçekleştirebiliyor, firma sahipleri ise mobil raporlama uygulaması sayesinde tüm şubelerindeki satışları anında kontrol edebiliyor ve karşılaştırma yapabiliyor.

İngiltere’de sağlık bilgilerine Alexa’dan erişilebiliyor

0

“Hey Alexa, su çiçeğinin belirtileri nelerdir?” İşte, İngiltere’de artık bu ve bunun gibi sağlıkla ilgili soruların cevaplarını Amazon Alexa’dan erişmek mümkün

İngiltere Sağlık Bakanlığı, Amazon Alexa üzerinden sağlık bilgilerini iletmek üzere çalışmalara başladığını açıkladı. Bakanlık, kendi internet sitesi üzerinden akıllı hoparlör Alexa aracılığıyla sağlık bilgilerini paylaşacağını bildirdi.

Bakanlığın onayladığı veriler yer alacak

Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre, yaşlı, engelli veya geleneksel yöntemlerle internete erişimi olmayan hastalara bakanlığın onayladığı hastalık verileri aktarılacak.Bakanlığın bu şekilde yaygın hastalıklar hakkında kendi kaynakları üzerindeki baskıyı azaltmak istediği ifade ediliyor. Örneğin, migrenin tedavisi veya su çiçeğinin belirtileri gibi hastalıklar için Alexa’dan yardım almak mümkün olabilecek. Bakanlık, Alexa kullanımının pilot olarak  Temmuz ayında başladığını ve 2020 yılı içinde sesle aramanın yüzde 50’ye ulaşacağını tahmin ettiğini bildirdi.

2020’de aramaların yüzde 50’si sesten gelecek

Sağlık Bakanlığı’nın Amazon’la giriştiği bu hamle, Devlet Dijital Servis (GDS) uygulamalarının ses etrafında gelecekteki muhtemel gelişmelerden etkilenmeyecek geniş bir planın parçası olduğu ifade ediliyor. Şu an için çocuk bakımından vergiye kadar devlet hizmetlerine ait birçok veriye Amazon Alexa veya Google Home gibi akıllı hoparlör ve dijital asistanlardan erişilebiliyor.

New York’ta 5G servisi başladı

0

GSM şirketi AT&T uzun süredir hazırlığını yaptığı 5G servisini New York’ta kullanıma açtığını duyurdu.

Kurumsal müşteriler için

AT&T’nin 5G servisi şimdilik sadece kurumsal müşterilere açık olacak ve tüm New York şehrinde değil, iş merkezlerinin yoğunlaştığı alanlarda erişebilir olacak.

Ayrıca, servise sadece Samsung Galaxy’nin 5G destekli telefonlarından erişmek mümkün olacak.

ABD’de tüm ülkeyi kaplayacak 5G ağlarının hizmeti girmesi için 2020 yılı bekleniyor. 

 

Uçaklarda telefon güvenliği yolcuların pek umrunda değil

0

ABD’deki araştırma yolcuların uçuş güvenliği ve uçaklardaki alışkanlıklarını ortaya koyuyor

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, uçak yolcuları uçaklarda telefon güvenliğine dair kurallarına uyar gibi görünmüyor. Ayrıca yolcular uçuşlarda telefon kullanımına ait görgü  kurallarını da çok önemsiyor.

Araştırmayı ABD’nin en büyük mobil operatörlerinden AT&T’nin yetkili satıcılarından All Home Connections yaptı. Şirketin bin kişiyle yürüttüğü araştırmadan derlediğimiz notları paylaşıyoruz:

-Her 15 yolcudan biri uçaktayken telefonunu kapatıyor veya uçuş moduna getiriyor

-Araştırmaya katılanların yüzde 67’si uçuş görevlileri rica ettiğinde telefonlarını kapatıyor

-Cinsiyet bazında bakıldığında erkekler kadınlara oranla uçuşla ilgili güvenlik kurallarına iki kat daha az uyuyor

-Yolcuların yüzde 27’si uçuş görevlileri talep ettiğinde telefonlarnını uçuş moduna getiriyor

-Yolcuların yüzde 83’ü uçuş esnasında telefonlarını kapatmazsa uçuşun olumsuz etkileneceğini düşünüyor

-Yolcular arasındaki en yaygın inanış, uçuşlarda telefon kapatılmazsa pilot ile yer iletişiminin kesileceği yönünde

-Yolcuların yaklaşık üçte biri ise uçuşta telefonun açık tutulmasının kabin basıncını düşüreceğine inanıyor

-Yolculara göre uçuşlardaki en rahatsız edici üç alışkanlık şöyle: Kulaksız oyun oynamak/müzik dinlemek (yüzde 83), ışıklar kapalıyken parlak ekranda telefon kullanmak (yüzde 64) ve uçak iner inmez telefonla konuşmak (yüzde 63)

Görsel:flightsafety.com

AB’den online platformlara şeffaflık denetimi geliyor

0

Yazarımız Av. Dr. Başak Ozan Özparlak, AB’de bir yıl sonra yürürlüğe girecek online platformlara getirilecek şeffaflık denetimini değerlendiriyor 

Avrupa Birliği (AB) Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) geçtiğimiz Mayıs ayında birinci yılını doldurmuştu. Şimdi ise AB’de regülasyonun yeni gündeminde dijital platformlar var. Online aracı platformlar bugün artık şirketlerin ticari başarısı için hayati bir öneme sahip. Veri üzerinden işleyen platformların işleyiş mekanizmasının adaletli çalıştığına güvenmek de ticari şirketler için olmazsa olmaz. Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri için aracı platformların kurallarına tabi olmaktan başka yapacak bir şey yok. Bu durum ise platformların tek taraflı olarak koydukları kurallar ile rekabeti bozucu uygulamalara yol açıyor. İki hafta önceki yazımızda (https://www.techinside.com/bir-guc-savasi-araci-olarak-veri-amazon-aleyhine-abde-rekabet-sorusturmasi-ve-faceappin-sozlesme-hukumleri/ ) AB Komisyonu tarafından Amazon aleyhine, elektronik satış piyasasında rekabet kurallarını ihlal ettiği iddiası ile bir soruşturma açıldığından bahsetmiştik. Bu soruşturmanın temel argümanı, elektronik satış platformu olan Amazon’un hem satıcı hem de bağımsız satıcıları bir araya getiren bir aracı olarak faaliyet göstermesiydi. İşte, Temmuz’da AB Resmi Gazetesinde yayımlanan Tüzük ile arama motorlarından online aracılık faaliyeti yürüten şirketlere kadar tüm dijital platformların ticari kullanıcıları için adil ve şeffaf bir süreç sağlanması amaçlanıyor. Bu yeni Tüzük ile giderek bağımsızlaşan ve dijital ekonominin vazgeçilmez unsuru olan ve AB’de sayısı 7 bini bulan platformların başlarına buyruk kurallar koyarak buralarda iş yapan şirketleri haksız olarak zarara uğratmalarını ve pazara yeni girecek platformlara giriş bariyeri oluşturmalarını engellemek.

Tüzük ne tür yükümlülükler getirecek?

Şeffaflık ilkesi uyarınca hem platformlar hem de arama motorları arama sonuçlarının sıralamasına dair kuralları önceden açıklayacaklar.  Bilindiği üzere ilk on sayfada yer alamamak bir şirket için aslında “yokluk” ile eşdeğer. Bu derece ticari öneme sahip olan bu sıralamaların ilk on sayfasında yer almak için şirketlerin ne yapması gerektiği ve algoritmaların sıralamayı ne şekilde yaptığı platformlar tarafından açıkça belirtilecek. Bu konuda aklımıza ilk gelenlerden biri, Amazon’un önceki yazımızda bahsettiğimiz buy box uygulaması. Tüzük, aracı platformlara, hesap kapama ve telafi gerekçelerini de açıklama zorunluluğu getiriyor. Kolayca düzeltilebilir durumlarda, koşullar sağlandığında hesabın yeniden açılması, telafi koşulları, ücretsiz bir iç şikayet mekanizması ve arabuluculuk mekanizmalarının da platformlarca kurulması gerekecek.

Tüzüğe uymamanın yaptırımı ne olacak?

12 Temmuz 2020’de yürürlüğe girecek olan Tüzük uyarınca, bir dijital platformca tüzük kuralları ihlal edilirse, AB sınırlarındaki ulusal yargı yollarına başvuru mümkün olacak. Ayrıca, görüşümüze göre en önemli noktalardan biri de Tüzük ile uyumlu olmayan sözleşme hükümlerinin geçmişe etkili olarak hükümsüz sayılacak olması.  Üç yıllık bir çalışma ve araştırmanın ardından yayınlanan bu Tüzük aslında sadece rekabeti değil, dolaylı olarak tüketicileri de korumayı hedefliyor. Yeni düzenlemenin en umut vadeden öngörülerinden biri ise adil bir rekabet ortamında yeni platformların daha kolay ortaya çıkabileceği. Amaçlandığı gibi işlerse, sistem inovasyonu da kolaylaştırabilir.

 

 

Apple Park’ın değeri: 4 milyar dolar

0

Apple, iki yılı aşkın bir süredir ikonik kampusu Apple Park’ta çalışmalarını sürdürüyor. Emlak müfettişleri şirketin ödeyeceği emlak vergisini hesaplamak için binanın değerini belirledi

 Apple Park’ın değerinin 4 milyar doların üzerinde olduğu açıklandı. 9to5mac’te yayımlanan habere göre, Apple’ın Nisan 2017’de taşındığı ikonik kampusunun 4 milyar doların üzerinde olduğu bildirildi. Bu değer Santa Clara Bölgesinde bulunan Emlak Müfettişi David Ginsborg tarafından belirlendi.

Binanın değeri: 4,1 milyar dolar

David Ginsborg’un Apple Park için belirlediği değer 3,6 milyar seviyesinde. Fakat bu rakama bilgisayar, mobilya ve diğer ekipmanların da eklenmesi gerekiyor. Bu kalemler de eklendiğinde bu rakamın 4,1 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor. Apple Park’a bu fiyatın biçilmesinin ardında şirketin ödeyeceği emlak vergisinin düşük gösterme ihtimalinin olduğu düşünülüyor.

David Ginsborg, Apple Park’a bir değer biçmenin zor olduğunu söylüyor. Ginsborg bu zorluğun gerekçesi olarak bina için yapılan birçok harcamanın özel tasarımdan kaynaklandığını ifade ediyor. Örneğin kampustaki ağaçlar Mojave Çölü’nden getirilmiş ve zeminlerdeki karolar özel tasarım olarak yapılmış.

40 milyon dolar emlak vergisi ödeyecek

Peki, Apple, bu değerlendirmeye göre Apple Park için ne kadar emlak vergisi ödeyecek? Şirket, bina kıymetinin yüzde 1’i oranında emlak vergisi ödeyecek. Bu da, 40 milyon doların üzerinde biraz üzerini işaret ediyor. 40 milyon dolarlık verginin yüzde 25’i yerel ilkokulu desteklenmesine giderken, yüzde 15’lik bölüm de belediyenin İtfaiye Müdürlüğüne harcanacak.

YouTuber’ların ilk sendikası kapandı

0

2016’da hayata geçen sendika, kapanma kararı aldı

YouTuber’ların ilk sendikası olarak bilinen “Internet Creators Guild” (ICG) kapandı. The Verge’de yayımlanan habere göre, ICG kapandığını açıkladı. 2016 yılında Hank Green tarafından kurulan ICG, YouTube için içerik üretenlerin haklarını korumak amacıyla hayata geçirildi. Diğer amaçlar arasında içerik üreticilerini eğitmek ve yeni gelir yöntemlerini aktarmak olarak belirlendi.

ICG’nin açıklaması

Sendikanın kapanmasına ilişkin ICG de bir açıklama yaptı. ICG açıklamasında, çok sayıda takipçisi olan içerik üreticilerinin ortak bir ses altında bir araya gelmek istememelerine dikkat çekti. Açıklamada, “Yeni zorluklar ortaya çıktıkça bu duruşun değişeceğine inanıyoruz” denildi.

ICG’ye eleştiriler

Öte yandan, ICG’ye yöneltilen bazı eleştirilen mevcuttu. Bunların ilki sendika dostu bir üsluba ulaşılamaması öne çıkıyordu. Diğer bir konu da, ICG’nin üyelik sayılarını hiçbir şekilde açıklamaması oldu. Ayrıca içerik üreticilerine yeteri kadar destek sağlanmaması da sendikaya yöneltilen diğer bir eleştiriydi.  

Görsel: Hank Green (Fotoğraf: Geoff Weiss / Tubefilter.com)

Apple Watch kalp araştırmasında kullanılacak

0

Kalp sağlığı konusunda dünya tarihindeki en büyük tıbbi araştırma önümüzdeki günlerde başlayacak. ABD, Stanford Üniversitesi’ndeki dev araştırmaya 400 bin gönüllü katılacak ve gönüllülerin kalp ritimleri 24 saat kontrol altında tutularak, insan kalbinin bilinmeyen sınırları hakkında ipuçları elde edilecek.

Apple Watch ve iPhone

2017’de duyurulan araştırmadaki detaylar ise henüz belli olduğu için teknoloji basının gündemine girdi zira Stanford Üniversitesi, araştırmaya katılacak gönüllülerin Apple Watch ve bir iPhone kullanıyor olmasını şart koşuyor.

Apple’ın akıllı saatinde yer alan kalp ritmi sensörlerin, araştırma için gerekli olan verileri toplayacak kapasitede olması, araştırmacıların işini kolaylaştırıyor. Üniversitenin hazırladığı mobil uygulamayı da iPhone’larına yükleyecek olan 400 bin katılımcı, test sonunda insanlık için çok değerli bilgilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunacak.

Google Maps için halka açık etkinlikler geliyor

0

Google, popüler Haritalar uygulaması için, halka açık etkinlik işaretlerini test etmeye başladı.

Testleri gizlice başladı

Bazı Android kullanıcılarında beliren yeni özelliğe göre, kullanıcılar sadece kendilerinin değil, uygulamayı kullanan herkesin görebileceği işaretlemeler yapabiliyor.

Bu sayede, toplanmak, partilemek, buluşmak isteyen büyük grupların birbirini bulmasının daha kolay olacağı düşünülüyor.

Öte yandan Google’ın test sürecinin sonunda bu özelliği ücretli hale getirmesi ve kendine müşteri çekmek isteyen ticari işletmelerin Haritalar üzerinde işaretleme yapmasına izin vermeyi planladığı da tahmin ediliyor.

Mevcut sistemde ticari işletmeler, adreslerini Haritalar üzerinde işaretleyebiliyorlar ancak bundan sonra müşteri çekmek amacıyla reklam ve duyuru yapmak için de Haritaları ayrıca ücret vererek kullanmaları mümkün olabilir.

Ödülü kripto para olan turnuva başlıyor

0

Kripto para dünyası her geçen gün genişliyor. Öyle ki artık bazı yerlerden kripto para ile alışveriş bile yapılıyor. Son olarak yeni bir turnuvada ödülün kripto para ile ödeneceği açıklandı. Kripto para ödüllü turnuva, 16-17 Ağustos tarihleri arasında Bodrum’da gerçekleştirilecek. 

Golf turnuvasında ödül kripto para

Düzenlenecek olan Bodrum Golf Cup’ta ödül kripto para olarak belirlendi. Bitci.com tarafından düzenlenen turnuva ile birlikte Türkiye’de ilk kez bir golf turnuvası ödülü kripto para ile verilmiş olacak.

Bodrum’da düzenlenecek olan golf turnuvası, 16-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. Bodrum Golf Kulübü’nde gerçekleştirilecek olan turnuva ödül sistemiyle de dikkat çekiyor. Dereceye girecek olan isimlerin ödülleri kripto para olarak verilecek. Kazananlar sahip oldukları kripto paralarla ilgili alım satım işlemcilerini de bitci.com üzerinden yapacak.

Kripto para ödüllü turnuva ile ilgili açıklama yapan bitci.com Kurucusu Burak Çağdaş, “Bu organizasyonla birlikte ilk kez Türkiye’de bir golf turnuvasının ödülü kripto para ile verilmiş olacak. Bitci.com olarak, ilerleyen dönemde sporun farklı alanlarına destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

Son zamanda kripto para dünyasına dair birçok yeni gelişme yaşanıyor. Son olarak Facebook’un geliştirdiği yeni kripto para birimi Libra tüm dünyada dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Amerika Birleşik Devletleri tarafından şimdilik riskleri öngörülemez olduğu için tehlikeli bulunan Facebook Libra, temelde Bitcoin ile benzerlik gösterse de birçok özelliği ile Bitcoin’den ayrılıyor.

GM yeni elektrikli Chevrolet üretiyor

0

ABD’nin dev otomobil üreticisi GM, büyük beğeni toplayan ve ekonomik fiyatıyla rekabet avantajına sahip olan elektrikli modeli Bolt’a yeni bir kardeş getiriyor.

Aynı fabrikada yeni model

Firmadan sızan bilgiler, üreticinin Bolt’u ürettiği Orion fabrikasında yeni bir modelin üretimi için hazırlıklara başladığını gösteriyor. 

Ancak henüz medyaya bilgi vermemiş olan GM’in, yeni modelinin lansmanını da kısa süre sonra yapması bekleniyor.

Öte yandan aynı fabrikada, sürücüsüz otomobil için üretim hazırlıklarının da yoğunlaştığı dikkat çekiyor.

 

Facebook Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Raporu yayımlandı: Erkek, beyaz ve Asyalı

0

Sosyal medya devi çalışan çeşitliliği ve çalışanların etnik köken verilerini paylaştı

Facebook Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Raporu’nun 2019 sürümünü yayımladı. Raporda şirketin çalışan profili ve çeşitliliğine dair veriler paylaşılıyor.

Bu yıl 6.cı defa yayımlanan çalışmaya göre, Facebook’ta çalışanların yüzde 36,9’u kadınlardan, yüzde 63,1’i erkeklerden oluşuyor. Teknik pozisyonlardaki dağılım yüzde 23 kadına karşılık yüzde 77 erkek şeklinde karşımıza çıkıyor. İş ve satış tarafındaki cinsiyet kırılımı ise şöyle: Yüzde 57,2 kadın iken yüzde 42,8’lik bölüm erkek. Üst yönetimdeki tablo şu şekilde oluşuyor: Yüzde 32,6 kadın yöneticiye karşılık yüzde 67,4’lük erkek üst yönetici söz konusu.

Kadın çalışan sayısı artıyor

Çalışanların cinsiyet dağılımını 2014 yılı ile karşılaştırdığımızda şu görünüme ulaşıyoruz: Kadın-erkek (Şirketin tamamı / Kadın:Yüzde 31 Erkek: Yüzde 69), teknik pozisyonlar (Kadın: Yüzde 15, Erkek: Yüzde 85), iş ve satış (Kadın: Yüzde 47, Erkek: Yüzde 53) ve üst yönetim (Kadın: Yüzde 23, erkek: Yüzde 77).

Etnik kökende beyaz ve Asyalılar önde

Raporun ikinci bölümünde çalışanların etnik kökenleri değerlendiriliyor. Buna göre, Facebook çalışanlarının yüzde 44,2’si  beyazlardan oluşurken, Asyalı çalışanlar yüzde 43’ük paya sahip görünüyor. Kalan bölümü dağılımı ise şöyle: Hispanik (yüzde 5,2), siyahî (yüzde 3,8) iki veya daha fazla etnik kökene sahip (yüzde 3,1) ve diğerleri (binde 7). Çalıştıkları bölümlere çalışanların etnik kökenleri şu şekilde: Teknik (yüzde 40 beyaz, yüzde 52,3 Asyalı). Kalan bölüm ise Hispanik, siyahî, iki veya daha fazla etnik kökene sahip ve diğer çalışanlar. İş ve satış bölümlerindeki etnik dağılım da şöyle: Beyaz (yüzde 52,5), Asyalı (yüzde 24,). Kalan kısım ise Hispanik, siyahî, iki veya daha fazla etnik kökene sahip ve diğer çalışanlar. Üst yönetimde ise yüzde 65 ile beyazların egemenliği söz konusu. Asyalıların payı yüzde 24,9 iken Hispanik, siyahî, iki veya daha fazla etnik kökene sahip ve diğer çalışanlar da kalan payı üstleniyor.

Üst yönetime beyazlar hâkim

2014’teki etnik köken dağılımı  baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo şöyle: Şirket çalışanlarının yüzde 57’si beyazlardan oluşuyor. Asyalılar yüzde 34’lük paya sahip iken Hispanikler yüzde 4, siyahîler yüzde 2, iki veya daha fazla etnik kökene sahip olanlar da yüzde 3 paya sahip. Çalışılan bölümlerdeki görünüm şöyle: Teknik (Beyaz: Yüzde 53 ,Asyalı: Yüzde 41) ve diğerleri (yüzde 6). İş ve satış: Beyaz (Yüzde 63), Asyalı (yüzde 24) ve diğerleri (yüzde 13). Üst yönetim: Beyaz (yüzde 74), Asyalı (yüzde 19) ve diğerleri yüzde 7.

Spotify 8 milyon ücretli abone daha kazandı

0

Spotify, yeni yayınladığı çeyrek dönem finansal raporlarında, servisin başarısını tekrar ortaya koydu.

8 milyon kişi daha para ödüyor

100 milyon ücretli abone ile dünyadaki en fazla premium aboneye sahip müzik servisi ünvanını koruyan Spotify, son üç ayda da 8 milyon yeni abone kazanarak, %8’lik büyümeyle göz doldurdu.

Spotify’ın 232 milyon toplam abone sayısının içinde 108 milyon kişi şu anda aylık olarak ödeme yapıyor. Son üç aydaki 8 milyon kişili artışta şirketin yeni abone olmak isteyenlere yaptığı üç ayda toplam 3 dolarlık abonelik fırsatının da etkisi oldu.

Yine de şirket bu kampanyanın sonunda 110 milyon ücretli aboneye ulaşmaya çalışırken 8 milyon kişide kalmaları nedeniyle hedeflerini tutturamamış görünüyor. 

Temassız ödeme limiti 120 TL oldu

0

Bir süredir 90 TL olan temassız ödeme limiti son alınan karar sonrasında 120 TL’ye yükseltildi. Şifre girme zorunluluğunu ortadan kaldıran ve işlemi hızlandıran temassız ödemede yeni limit kullanıcıların hayatını daha da kolaylaştıracak. 

Temassız ödeme limiti değişti

Temassız ödeme, şifre kullanmadan ödeme yapmayı sağladığı için işlem süresinde tüketiciye zaman kazandırıyor. 90 TL’ye kadar olan işlemlerde kullanılan bu ödeme yöntemi için limit artık 120 TL oldu. 

Alınan yeni karar 1 Ağustos 2019 tarihi itibariyle geçerli olacak. Belirtilen tutarın üzerindeki ödemelerde şifre kullanımı devam edecek. 

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre; her 5 iş yerinin 3’ünde temassız ödeme kabul ediliyor. Her 10 kredi kartı işleminden 1’i temassız olarak gerçekleşiyor. Ayrıca, cüzdanımızdaki her 2 kredi kartından 1’i temassız özelliği taşıyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan BKM Genel Müdür Yardımcısı Celal Cündoğlu, “Mart 2019’da ay sonu itibarıyla günlük 1 milyon seviyesinde olan temassız işlem adedi yüzde 30 artışla haziran sonunda 1,3 milyon adede, aylık temassız işlem cirosu da yüzde 26 artışla 1,3 milyar TL’ye ulaştı. 3 ay gibi kısa bir sürede gözlemlenen bu artışlar, kart kullanıcılarının ve iş yerlerinin temassız ödemelere olan güveninin her geçen gün arttığının önemli bir göstergesidir. Ayrıca nakit ile yapılan ödemeler ortalama 16 saniye, temassız kartlarla yapılan ödemeler ise 9 saniye sürüyor. Dolayısıyla temassız ödemeler hız açısından sunduğu avantaj nedeniyle de kart kullanıcıları ve iş yerleri tarafından tercih ediliyor” dedi.

Son olarak BKM verilerine göre, 2019 yılının ilk 6 ayında 1,2 milyon adet mobil temassız işlem yapıldı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artışa işaret ediyor. Bu yılın başından bu yana mobil cihazlarla temassız olarak yapılan alışveriş tutarının ise 52 milyon TL’yi geçtiği görülüyor.

Uber’deki cinsel taciz kitap oldu

0

Şubat 2017’de Uber’de yaşanan cinsel taciz kitap oldu. Kitap önümüzdeki yıl okurla buluşacak

Araç çağırma uygulaması Uber’de yaşanan cinsel taciz skandalı kitap oldu. Taciz olayına maruz kalan konum güvenlik mühendisi Susan Fowler başından geçenleri bir kitap olarak yayımlamaya hazırlıyor. Fowler’ın kitabı “Whistleblower: My Journey to Silicon Valley and Fight for Justice at Uber” adını taşıyor ve Mart 2020’de okurla buluşacak.

Susan Fowler’ın maruz kaldığı taciz olayı Şubat 2017’ye dayanıyor. Kasım 2015’de Uber’de mühendis olarak çalışmaya başlayan Susan Fowler, şirketteki cinsiyetçi yönetim tarzını açığa çıkaran bir blog yazısı paylaştı.  Fowler yazısında göreve geldiği andan itibaren tacizin başladığını ve bölüm yöneticisinin şirketiçi sohbet platformu üzerinden taciz ettiğini belirtti.

CEO Kalanick istifa etti, Fowler New York Times’da çalışmaya başladı

Fowler taciz konusunu Uber İK bölümüyle paylaştı ve bunun  ardından başka bir bölüme geçti. Taciz meselesini bu bölümdeki kadınlarla da paylaşan Fowler, diğer kadınların da benzer deneyimlere sahip olduğunu öğrendi. Bunun üzerine konunun araştırılması için İK’dan açıklama istedi. Bunun ardından ise konu araştırıldı ve söz konusu yöneticiyle ilgili herhangi şikâyet gelmediği aktarıldı. Fowler’ın iddialarını okuyan o dönemki Uber CEO’su Travis Kalanick, iddiaların araştırılacağını açıklamıştı.

İddiaların doğrulandığı ortaya çıkınca Uber CEO’su Travis Kalanick  görevinden istifa etmişti. Susan Fowler şu an New York Times’ın teknoloji bölümündeki konuk yazarların yazılarının yayımlandığı bölümün editörlüğünü üstleniyor.

YouTuber’lar sendika mı kuruyor?

0

Dünyanın en popüler video paylaşım platformu YouTube, aynı zamanda içerik üreticisi bireyler ve kurumlar için de önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor.

Videolar neden siliniyor, bilen yok!

Ancak YouTube’un net anlaşılamayan sayısız kuralı nedeniyle, çoğu üretici kanallarının kapıtılması veya sistemden banlanmak gibi sonuçlarla karşılaşabiliyor. Bu da, kariyer olarak kendilerine içerik geliştiriciliğini seçen ve bu alana yatırım yapanlar için çok büyük bir risk oluşturuyor.

Şimdi bazı YouTuber’lar, Avrupa’nın en eski ve en güçlü sendikalarından olan IGMetall ile işbirliği yaparak, kendilerini sendika şemsiyesi altında koruma altına almak istiyorlar.

YouTube Sendikası adını alacak yeni sendikayı Alman bir içerik üreticisi olan Jörg Sprave yönetecek. Sprave’nin 2 milyon takipçili bir hesabı bulunuyor ve YouTube daha önce Sprave’nin bazı videolarını “kurallara uymadığı” gerekçeksiyle sildiğinde, içerik geliştiricisi büyük bri protesto hareketi başlatmış, YouTube’dan videonun hangi “kuralı” çiğnediğini açıklamasını istemişti. Videosunun hiçbir kuralı çiğmediğini de YouTube kurallarını tek tek inceleyerek ispatlayan Sprave karşısıdna YouTube argümansız kalmıştı.

 

Tesla Megapack’ı tanıttı

0

Tesla, yenilenebilir enerji üretiminde büyük bir problem olan depolama sorununu çözmek için, şehir ve kasaba ölçeğinde hizmet verecek Megapack batarya çözümünü duyurdu.

Güneş enerjisi panelleriyle çalışacak

Güneş enerjisi panelleriyle desteklenecek bir elektrik üretim santralini de üç ay içinde kurabileceğinin altını çizen Tesla, şehirler ve yerleşim birimleri için düzenli elektrik sağlayacak Megapack batarya setiyle 3 MWh kapasite sunacak. 

Tesla’nın yeni Megapack batarya sisteminde ayrıca, elektriği ne zaman depolayıp ne zaman elektrik alt yapısına satacağına karar veren yapay zekalı bir yazılım da içeriyor. Böylece santral sahipleri üretim ve tüketim sürecini de yapay zekayla optimize etmiş olacak.

 

Antalya, Avrupa’nın ilk 10 şehrinden biri oldu

0

Mastercard yeni araştırma raporunu yayınladı. Yapılan araştırma dünya genelindeki turistlerin hangi şehirlerden olduğunu ortaya çıkardı. Turizmin gelişmesine katkıda bulunması amacıyla yapılan araştırmaya göre Türkiye’yi en çok Alman, İngiliz, Hollandalı ve Rus turistlerin tercih ettiği açıklandı. İşte Mastercard Origins isimli raporun sonuçları.

Mastercard Origins raporunu yayınladı

Mastercard Origins isimli bir araştırma çalışmasına imza attı. Bu çalışmanın sonuçları da bir rapor ile yayınlandı. Yapılan araştırmaya göre Türkiye’yi en çok Alman, İngiliz, Hollandalı ve Rus turistlerin tercih ettiği ortaya çıktı. 2019 yılının Türkiye’de yapılan ortalama harcama yabancı kart başına 650 dolar olarak gerçekleşirken, Alman turistler 740 dolar ile en çok harcayan turist grubu oldu. Harcama tutarında Alman turistleri Hollandalılar, İngilizler ve Ruslar takip etti. Son dönemde artış trendinde olan Suudi Arabistanlı turistler ise Rusya’dan sonra geldi.

Rapor ayrıca seyahat severlerin ilk tercihini kendilerine komşu ülkelerden yana kullandığını ortaya koydu. Origins raporuna göre dünyada en çok turist ABD’den çıktı. ABD’li turistler seyahat etmek için en çok Cancun ve Toronto gibi yakın şehirleri ya da Londra gibi yakın kültürleri tercih ediyor.

Rusların en çok tercih ettiği şehir ise yine Antalya oldu. Deniz ve doğa tatiline yöneldiği gözlenen Ruslar, Antalya’dan sonra Tayland’ın Pattaya ve Phuket bölgelerinde tatil yapıyor.

Mastercard’ın Paha Biçilemez Şehirler Platformu’na dahil olan İstanbul, Hedef Şehirler Endeksi raporunun 2018 yılı sonuçlarına göre Avrupa’da 3.’lüğünü korudu ve dünyada 9. şehir olmayı başardı. Raporda en dikkat çeken şehir ise Antalya oldu. Avrupa’da ilk 10 şehir arasına 4. sıradan giren Antalya, 20 şehirlik dünya sıralamasına 11. sıradan giriş yaptı.