Hannover Messe’de gündem endüstri 4.0 ve yapay zeka

0

Bu yıl Nisan ayında Türkiye’den 200’e yakın firmanın katılımıyla gerçekleşen Hannover Messe robotlar, otomasyon teknolojisi, IT çözümleri ve yazılımların yanı sıra network platformlarıyla birbirinden görkemli show ve özel etkinliklere ev sahipliği yaptı. Her yıl endüstriyel teknolojide bir sonraki adımın ne olacağına odaklanan fuarın 2019 ana teması “Entegre Endüstri – Endüstriyel Zekâ” olarak belirlendi.

Yapay zekâ teknolojisinin üretim ve enerji sektörlerinde devrim yaratma potansiyeline dikkat çeken Deutsche Messe Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Jochen Köckler şunları söyledi:

“Müşterilerin artan talep ve beklentilerine uygun olarak makineler bir dönüşüm yaşıyor. Bilgi üreten yapay zekâ sistemleri, veri ve algoritmalardan da yararlanarak üretim süreçleri, elektrik şebekeleri ve lojistik gibi alanlarda işletmeler sürekli optimize edebiliyor. Bu sistemlerin bir diğer özelliği de hata ve arızaları güvenilir bir şekilde tahmin edebilme kapasiteleri. Bu yılki temamız olan Entegre Endüstri – Yapay Zeka teması tam olarak bu potansiyele vurgu yapıyor.”

Hannover Messe endüstriyel zekaya odaklanıyor

İnsan, makine ve veri arasındaki ağı bilgi paylaşımını sağlayan ortak platformların oluşturduğunu belirten Köckler şunları söyledi:

“Bu platformlarda insanlar, ağı etkinleştiren aktörler olarak rol alıyor. Üretimin hiçbir formunun insanların süreç bilgisi ve farklı nitelikleri olmadan harekete geçebilmesi mümkün değil. Bilgi yönetiminin genişlemesi ve bilgi taşıyanların eğitilmesi gibi önemli unsurları içeren Yapay Zeka teknolojisine odaklanırken, insan unsurunu da göz önünde bulundurmaya devam edeceğiz.”

Yeni teknolojiler ilk kez bu fuarda

Hannover Messe 2019’da yapay zeka ve makine eğitiminin; enerji verimliliği ve kullanımı ile otonom üretim süreçleri dâhil olmak üzere, üretim ve enerji sektörlerinde artan önemine vurgu yapacak. Fuarda ayrıca ara yüz, protokol ve güvenlik açısından yaşanan zorluklar ele alınacak. Yapay zekâ ve endüstri sektörlerinin düşünce liderleri, Hannover Messe’de bir araya gelerek geleceğin çözümlerini geliştirecek.

1 – 5 Nisan 2019 tarihleri arasında Hannover Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek Hannover Messe, IAMD–Entegre Otomasyon, Hareket ve Kuvvet, Dijital Fabrika, Enerji, Endüstriyel Tedarik, ComVac ve Araştırma & Teknoloji bölümlerinden oluşuyor. Fuarda yeni başlayanlar ve kariyer gelişimi için de özel bölümler bulunuyor. Fuar programında 90’dan fazla konferans ve forum yer alıyor.

Siber güvenliğin altın anahtarı blok zinciri

0

Blok zincirinin sağladığı dağıtılmış veri defteri teknolojisi, günümüzde kripto para birimlerinden tedarik zincirlerine kadar pek çok alanda uygulanıyor. Bu uygulamaya karşı duyulan heyecanın büyük çoğunluğu, sistemin doğası gereği güvenli bir teknoloji olmasından kaynaklanıyor. Blok zincirindeki iç güvenliğin tamamen güvenlik alanında uygulanıp uygulanamayacağı sorusunu tartışmaya yatıran Komtera Teknoloji güvenlik uzmanlarına göre cevap olumlu gözüküyor.

Blok zincirinin getirdiği özelliklerin verileri güvenli hale getirmede, ağlarda, kimlik doğrulamada, veri kayıtlarını saklamada, kritik altyapılarda ve daha fazlasında kolaylık yarattığını güvenlik sektörünün artık keşfettiğini belirten güvenlik uzmanları, şirketlerin güvenlik prosedürlerinde blok zinciri teknolojisi kullanımının artacağına işaret ediyor. Güvenlik uzmanları, bu teknolojinin güvenlik sektörü için getirilerini 7 maddede özetliyor.


1. Dağıtılmış Kimlik

Ağlarda biri kullanıcıya, diğeri de cihaza ait olmak üzere iki tip kimlik bulunuyor. Ağa bağlanan cihazlarda kimliği doğrulayabilmek oldukça ciddi bir konu. Blok zinciri, bu cihazların kimliğini oluşturmada ve doğrulamada kolaylık yarattığı için uzun zamandır kullanılıyor. Zincirler, sunduğu altyapıyla IoT cihazların bu ihtiyaçlarını karşılarken, cihazların tamamen tanımlanmış ve güvenli kılınmış halleriyle doğrulanmış bir zincirin parçası olmasını sağlıyor.

2. Dağıtılmış Depolama

Siber saldırganlar büyük veri tabanlarına daima bayıldığından, terabayt boyutunda bilgi içeren tek bir veriye yönelik gerçekleştirilen bir ihlal bile milyonlarca ya da on milyonlarca kaydın açığa çıkmasına sebep olabiliyor. Blok zincirinde ise veriler geniş kapsamlı sistemlerde depolanırken hem zincirdeki her bir düğümde bulunan bilgi hem de veri tabanının tamamı hesap defterinin depolama özelliğiyle garanti altına alınmış oluyor. Ayrıca, verilerin üzerinde değişiklik yapmak zor olduğundan depolama güvenliğini yönetmek de kolaylaşmış oluyor.

3. Zorunlu Mesuliyet

Güvenlik gerekliliklerine sözde bir bağlılık gösteriliyor olsa da yatırımcılar ve yasal düzenleyiciler bu yapay bağlılıktan daha fazlasına ihtiyaç duyarak doğru adımların atıldığını gösteren, doğrulanabilir kayıtlar istiyor. Blok zinciri, yapılan her değişikliği doğrulama ve kaydetme özellikleri sayesinde denetleme yapma veya bir sorun halinde adli işlem başlatma imkanı veriyor.

4. Veri Bütünlüğü

Blok zinciri, sistemlerin çalışması için gerekli olan tüm bilgileri şifrelerden kurallara kadar saklayan, merkezi olmayan bir yapıyla bozulması oldukça zor bir bütünlüğü yansıtıyor. Bu bütünlükte kimse bütün bilgilere erişip değişiklik yapamıyor. Verilerde yapılması istenen değişiklikleri doğrulama gerektiren ve her şeyi kayıt altında tutan bir yolla yapması sayesinde, bir veri setinin bütünlüğünün korunması için çok doğal bir çözüm oluşturuyor.

5. Kritik Altyapı Koruması

Hem enerji ulaştırma sistemleri hem de ağlar çeşitli güvenlik problemlerini beraberinde getiriyor. Bir süre önce Rus saldırganların uzaktan erişim sağlamak için bir elektrik şebekesine özel bir truva atı virüsü yerleştirmesi, bu konudaki tehlikeyi gözler önüne sermiş ve sektör çalışanlarının mutlaka halletmesi gereken bir sorunu doğurmuştu.

Blok zincirinin kritik altyapıları koruma açısından sunduğu avantajlar, değişim doğrulaması ve ödeme şeffaflığından geliyor. Her değişikliği kaydeden bu sistemin içerisinde kötü niyetli yazılımlar saklamak veya yasa dışı değişiklikler yapmak neredeyse imkansız bir hal alıyor.

6. Dağıtılmış Şifreleme

Bir şifreleme sisteminin en hassas kısmını şifreleme anahtarlarının depolandığı yer oluşturuyor. Eğer bir siber saldırgan bu anahtar deposuna erişebilirse, sistemin içindeki bütün şifrelenmiş mesajları anlamlandırabiliyor. Ayrıca, çeşitli seviyelerde bulunan kullanıcıların hepsinin giriş bilgilerine bile ulaşabiliyor.

Blok zincirindeki bilgilerin güvenliği ise bu anahtar depolarının değişik lokasyonlarda gizlenmesini sağlamaya çalışmak yerine sahip olduğu dağınık hale ve kullanılan algoritmaların zorluğuna dayanıyor. Kullanıcıların bilgilerini güvende bu şekilde güvende tutan zincir, çoğu siber saldırganın şifre ele geçirmek için kullandığı araçları işe yaramaz hale getiriyor.

7. Özel Bir Vaka: Sağlık Hizmetleri

Hastaların sağlık kayıtları, içerdiği verilerin niteliği ve niceliği bakımından en hassas verilerin başlarında geliyor. Blok zinciri teknolojisi, elektronik ortamda tutulan sağlık hizmetleri ve medikal bilgi kayıtlarını güvende tutmanın bir yolu olarak görülüyor.

Bazı şirketlerin bu kayıtları depolamak için blok zincirlerini kullanmaya başladığı biliniyor. Böyle bir modelde hasta kayıtları bir kez girildikten sonra hastanın tüm doktorları tarafından kolayca erişilebiliyor ve zincire bir düğüm eklenerek yeni bilgiler girilebiliyor. Elektronik kayıtların güvenliği için blok zinciri teknolojisi kullanan şirketlerin zamanla artması bekleniyor.

Sanal Singapur projesi güvenliği sağlayacak

0

3D haritalar ile oluşturulan sanal Singapur projesi güvenlik amaçlı kullanılacak. Sanal Singapur ile olası senaryolar test edilecek.

Sanal Singapur ile güvenlik testleri

Günümüzde birçok fiziksel projeyi hayata geçirmeden önce ya bir prototip oluşturuluyor ya da sanal model ile eksikler görülüyor. Artık bu durum şehir modelleri için de geçerli hale geliyor. Sanal şehir uygulamalarına Singapur ile bir yenisi daha ekleniyor.

3D haritalar ile oluşturulan Singapur’un sanal modeli halkın güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılacak. Örneğin; kamusal alanda bir patlama meydana geldiğinde veya şehri bir doğal afet etkilediğinde neler yapılması gerektiği belirlenecek. Böylelikle olası kötü senaryolara karşı halk ve kamu kurumları hazırlık olacak, can ve mal kayıpları en aza indirilmiş olacak.

Singapur’un sanal modeli kamu lansmanı ile tanıtılacak. Ayrıca bu sanal model, sadece web bağlantısı olmayan bilgisayarlar ile sınırlı olacak. Böylelikle veri hırsızlıklarının önüne geçilebilecek.

KoçSistem, KoçDigital şirketini duyurdu

0

Koç Topluluğu’nun öncü bilişim şirketi KoçSistem, The Boston Consulting Group (BCG) ile uzun vadeli bir iş birliği yaparak yeni bir teknoloji şirketi olan KoçDigital şirketini kurdu. Duyuru isei KoçSistem ve The Boston Consulting tarafından yapıldı.

KoçDigital lansmanı gerçekleşti!

KoçDigital’ın lansmanı ise Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ev sahipliğinde, Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, BCG Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu Başkanı Christoph Schweizer ve BCG Türkiye Genel Müdürü ve Kıdemli Yönetici Ortağı Burak Tansan başta olmak üzere Koç Topluluğu Şirketleri’nin yöneticileri ve iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşti.

Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleşen lansman toplantısında, KoçDigital’in misyonu ve vizyonu açık bir şekilde, katılımcılara aktarıldı. Koç Holding’in CEO’su Levent Çakıroğlu; “Gelecek vaat eden yeni iş alanları yaratmayı ve Türkiye’de dijital dönüşüme de liderlik ederek ülkemizin geleceğine değer katmayı hedefliyoruz.” diyerek, konu hakkındaki düşüncelerini katılımcılar ile paylaştı.

BCG Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu Başkanı Christoph Schweizer ise The Boston Consulting Group (BCG) olarak müşterilerine tüm dijital dönüşüm yolculukları boyunca yardımcı olduklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimize, dijital çağda kendilerini geliştirmeleri için uzman ekiplerimiz, özel hizmetlerimiz ve müşterilerimize özel geliştirdiğimiz yöntemlerimizle önemli bir katkı sağlıyoruz ve çarpıcı başarı hikâyeleri yaratıyoruz. Türkiye’nin bölgesinde dijital dönüşümde öncü olmak için gerekli tüm unsurlara sahip olduğuna inanıyoruz.

Bu çerçevede, BCG olarak Türkiye’nin potansiyeline güveniyor ve Türkiye’deki yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu bağlamda, İleri Analitik ve Nesnelerin İnterneti çözümleriyle müşterilerimizin dijital dönüşümlerini ortaklaşa yürütmek için Koç Holding ve KoçSistem ile güçlerimizi birleştirdik. Amacımız, Türkiye’nin yanı sıra Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Orta Doğu gibi komşu bölgelerde de İleri Analitik, Nesnelerin İnterneti ve diğer dijital yetkinlik alanlarında önde gelen güç olmak.”

Bitcoin ile dergi abonesi olunabilecek

Çin’de bitcoin ile dergi abonelik sistemi başlıyor. İsteyen kullanıcılar, Bitcoin ile Beijing Sci-Tech Report (BSTR) dergisine abone olabilecekler.

Bitcoin ile dergi alınabilecek

Çin’in en eski ve köklü bilim-teknoloji dergilerinden biri olan Beijing Sci-Tech Report (BSTR), 2019 yılına yenilikçi bir planlama ile giriş yapıyor. Dergiden yapan açıklamaya göre, isteyen müşteriler Bitcoin ile dergiye abone olabilecekler. Dergiye abonelik ücretinin ise 0.01 BTC (65 dolar) civarı olacağı belirtiliyor. Bu uygulama, 2019 yılı itibariyle başlayacak.

BSTR yayınladığı duyuruda, teknolojideki dijital dönüşüme dikkat çekmek istediklerini ve yeni okuyucular kazanmak istediklerini belirtti. Ayrıca eğer Bitcoin fiyatı 2020 yılında şu andakinden çok daha yüksek seviyeye ulaşırsa abonelere geri ödeme yapılacağı açıklandı.

BSTR, kendi yayınladığı yazıların yanı sıra Popular Science dergisinden yayınlanan yazılarıyla da dikkat çekiyor.

Mazda elektrikli araç hedefini açıkladı

Mazda elektrikli araç sektörüne yönelik hedefini açıkladı. Mazda elektrikli araç sektöründe uzun ve kısa vadeli iki plana sahip.

2020 yılında Mazda elektrikli araç çıkaracak

Mazda Motor Corp, 2 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada 2030 yılında ürettiği tüm araçların elektrifikasyon içereceğini duyurdu. Japon otomobil üreticisi, araçlarının yüzde 5’inin tamamen elektrikli olacağını, yüzde 95’inin ise hibrit model olacağını belirtti. Yani Mazda’nın gelecek planlarında benzinli veya dizel otomobillere yer vermediğini söyleyebiliriz.

Şirketin daha kısa vadeli planlarında ise 2020 yılında piyasaya bir elektrikli otomobil sürmek var. Henüz teknik ayrıntıları bilinmeyen bu modelin sadece elektrikli olması bekleniyor.

Gelişmiş ülkelerin benzinli ve dizel araç kullanımını yasaklama planları nedeniyle, otomotiv üreticileri elektrikli ve hibrid araç üretimine odaklanıyor.

Apple iOS’a 70 yeni emoji ekliyor

0

Apple, yakında yayınlayacağı iOS 12.1 güncellemesiyle, Apple kullanıcıları için 70 yeni emojiyi kullanıma açacağını duyurdu.

Nazar boncuklu emoji

Bu emojilerin içinde çeşitli hayvan, yiyecek, spor aktivitileri, nazar boncuğu gibi imgeler bulunuyor. Nazar boncuğu’nun Türkiye’den seçilen bir emoji olduğunu da hatırlatalım.

Apple ayrıca, önümüzdeki sene bazı engelli bireyler için de emojiler yayınlayacak. Bu emojiler şu anda Unicode Consortium’da inceleme aşamasında bulunuyor. Onay alırsa, 2019’da yayına girecek.

 

 

Facebook’a hack cezası mı geliyor?

0

Facebook’un güvenlik önlemlerindeki zaaf nedeniyle hacker’ların 50 milyon kullanıcının verilerini çalması, şirketin başını ağrıtacak.

Avrupa yasaları

Avrupa’daki yasalar nedeniyle, kullanıcılarının verilerini saldırganlara karşı etkin şekilde korumakla görevli olan Facebook, Avrupa ülkelerinde ağır cezalara çarptırılabilir.

Facebook söz konusu açığı kapatmış olsa da Avrupa Birliği saldırılar nedeniyle mağdur olan kulllanıcıların en az 5 milyonunun Avrupa vatandaşı olması nedeniyle Facebook’a bir ceza kesmeyi gündeme getirecek.

Para cezasının ne kadar olacağı şimdilik belli değil ancak son dönemde ABD ile ilişkileri pek de iyi olmayan AB’nin Facebook’a ibretlik bir ceza verebileceği vurgulanıyor.

Nükleer enerji kooperatifi Blockchain’den faydalanacak

0

Rus nükleer enerji kooperatifi Rastom, blockchain projeleri geliştirmeyi planlıyor. Rastom blockchain ile iş süreçlerinde dijitalleşme ve verimlilik sağlayacak.

Nükleer enerji kooperatifi blockchain’e giriyor

Rusya Nükleer Enerji Kooperatifi Rastom, blockchain’e giriş yapıyor. Rastom başkanı Evgeny Abakumov, blockchain ile dijital ve efektif bir yapıya kavuşmayı planlıyor.

Raston bunun için alanında uzman çalışanları istihdam edecek. Üstelik yapay zeka ve nesnelerin interneti (IoT) alanlarında da bu tip bir planlama yapılacak.

Rusya’da özel kurumlar blockchain ve kripto para odaklı projelere yatırım yapıyor. Ancak yasal olarak Rusya’da bazı zorluklar bulunuyor. Bu yıl Ocak ayında yürürlüğe girmesi beklenen 3 maddelik yasa tasarısının görüşmeleri Ekim ayına kaldı.

Yasa tasarısının da geçmesiyle Rusya’da nükleer enerjiden sosyal hizmetlere kadar geniş bir ağda blockchain kullanımı başlamış olacak.

Elektrikli scooter ile çevre dostu ulaşım

Lime isimli bir şirket, elektrikli scooter ve bisikletleriyle akıllı şehirleri hedef alıyor. Elektirkli scooter ve bisikletler, ulaşımda karbon ayak izini azaltıyor.

11.5 milyon elektrikli scooter ve bisiklet kullanıldı

Araç paylaşım şirketlerinin sayısındaki artış ile ulaşım kavramı elektrikli ve çevreci hale gelmeye devam ediyor. Akıllı şehir projeleri kapsamında, elektrikli bisikletlerin yanı sıra elektrikli scooter’lar da ulaşımın önemli bir parçası oluyor.

Lime isimli e-scooter şirketi, Kanada’nın Toronto şehrinde elektrikli scooter’ları pazarlamaya başlayacak. Böylelikle ulaşımda ayak izi azaltılmış olacak. Lime yetkilileri, Kanada dışında Avrupa’da, özellikle Frankfurt, Almanya ve Zürih, İsviçre’de bu sektör için önemli bir talep olduğunu belirtiyor.

Lime geçtiğimiz hafta 6 milyon yolcu ile 11.5 milyon scooter ve bisiklet sürüldüğünü açıkladı. Yaklaşık 1 yıldır faaliyet gösteren Lime şu anda 1 milyar dolardan fazla sermayeye sahip. Lime, elektirkli scooter ve bisikletleri ile büyümeye devam ediyor.

İnternetten üniversite kaydı ucuzladı – Lifecell Netkent iş birliği

0

TechInside olarak, Turkcell’in düzenlediği basın toplantısına katıldık. Toplantının gündemi ise, Turkcell ve bölgenin ilk dijital üniversitesi Netkent arasında yapılan işbirliği ile hayata geçirilen Lifecell Netkent tarifesi oldu. Toplantı sonrasında, mikrofonumuzu Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu‘na  uzattık ve konu hakkındaki görüşlerini aldık.

Netkent ve Turkcell güçlerini dijital üniversite eğitimi için birleştirdi

Toplantıda söz alan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ise “Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması için her alanda olduğu gibi eğitim alanında da dijitalleşme sürecini bir an önce tamamlaması gerekiyor. Bu anlamda tüm süreçlerini dijital ortamda sürdüren, üniversite eğitimini sadece online olarak veren Netkent yaptığımız bu işbirliği büyük önem taşıyor. Dünyanın ilk dijital operatörü olarak dijital tecrübemizi eğitim alanında da Türkiye’nin hizmetine sunmanın gururunu yaşıyoruz.

Daha önce şehirlerden iş dünyasına, sağlıktan spora değin birçok alandaki dijital dönüşüme öncülük etmiştik. Bu anlaşmayla eğitim alanında da deneyimlerimizi paylaşma fırsatı bulduk. Öğrencilerin üniversite eğitimleri boyunca tüm iletişim ihtiyaçlarını kendilerine bir paket olarak sunuyoruz. İnanıyoruz ki onlar da üniversitelerinin kendilerine sunduğu bu eşsiz fayda ile okullarını en iyi şekilde bitirerek, ülkemizin dijitalleşme yolculuğundaki yerlerini alacaklar.

Netkent ile başlattığımız bu işbirliğini önümüzdeki günlerde daha da ileriye taşımayı planlıyoruz. Eğitim yolundaki bu üstün çabaları nedeniyle Netkent’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Eğitime destek olan dijital paket

Netkent öğrencilerinin kullanacakları “Lifecell Netkent” paketinin içerisinde aylık 3G+3GB (Saat 22.00 – 06:00 arası geçerli) toplam 6GB internet, her yöne geçerli 500DK konuşma ve 100 SMS yer alıyor. Bu tarifede yine dersleri izleyecekleri www.netkent.edu.tr adresinde geçerli aylık 20GB internet de ayrıca tanımlanacak. Pakette bulunan BiP’te her yöne geçerli 1000 dakika sayesinde öğrenciler sabit yönler de dahil tüm konuşmaları rahatça yapabilecek.

Dersten arta kalan vakitlerinde müzik dinlemek isteyen öğrenciler ise pakette bulunan ve 5GB internetiyle gelen fizy ile müziğe doyacak. Yine Netkent öğrencileri 5GB ayrı internetiyle tanımlanan Dergilik’te bulunan ve sayısı bini aşan ulusal ve uluslararası yayın ile gündemi takip edebilecek. Turkcell Netkent BiP kanalına girerek okullarıyla ilgili bilgi ve duyurulara kolayca ulaşabilecek.

Dijital kaynaklara vergi indirimi geliyor

AB dijital kaynaklara vergi indirimi uygulamak için önemli bir adım attı. Dijital kaynaklara vergi indirimi uygulanması ile dijital ekonomi desteklenecek.

Dijital kaynaklara vergi kalkıyor mu?

Dijitalleşme süreci ile birlikte okuma ve öğrenme alışkanlıklarımız da dijital dönüşüme uğradı. Özellikle e-kitaplar ve dijital makaleler bilgiye daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmamızı sağlıyor. AB maliye bakanları, e-kitaplar ve diğer dijital yayınlarda daha düşük satış vergilerine izin vermeye karar verdi.

Şu anda bu dijital yayınlar için en az yüzde 15 oranında vergilendirme yapılıyor. AB tarafından alınan karar ile artık elektronik yayınlara indirimli veya sıfır KDV oranları uygulamasına izin verilecek.

Toplantıya başkanlık eden Avusturya Maliye Bakanı Hartwig Loeger, “Bu teklif, dijital ekonomi için KDV’yi modernleştirme çabalarımızın bir parçası ve teknolojik ilerlemeye ayak uydurmamızı sağlıyor.” dedi.

Anlaşma, bir Avrupa Komisyonu önerisinin ardından iki yıldan fazla süren müzakerelerin ardından geldi.

Elektrikli bisiklet Pocket Rocket tanıtıldı

Elektrikli bisiklet Pocket Rocket, tasarımıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Elektrikli bisiklet Pocket Rocket, şehir ulaşımını daha kolay hale getirecek.

Elektrikli bisiklet Pocket Rocket için iki farklı model

Dünyadaki kentsel nüfus önümüzdeki birkaç on yıl içinde rekor sayılara ulaşacak. Sektör liderleri, sınırlı alandaki bu artışın kentlerdeki düzeni bozmaması için çeşitli sistemler ve ürünler geliştiriyor.

Stuttgart merkezli Sol Motors, şehirlerde ulaşımı kolaylaştırmak için Pocket Rocket isimli bisikletini tanıttı. İlginç bir tasarıma sahip olan Pocket Rocket, alüminyum çerçevesi sayesinde sadece 55 kg ağırlığında.

Şirket, farklı müşteri isteklerine cevap verebilmek için iki farklı modelini duyurdu. Pocket Rocket S veya L1e 6 hp gücünde saatte 50 km hıza ulaşabiliyor. Pocket Rocket L3e ise 8,5 beygir gücünde ve saatte 80 km hıza ulaşabiliyor.

Pocket Rocket’in diğer özellikleri ise şu şekilde:

♦ Android ve iOS uygulama üzerinden takip edilebilen bisiklet, kiralama şirketleri için filo yönetimini kolaylaştırabilecek özellikte.

♦ Fren yapıldığında enerji toplayabilen ve bataryasını doldurabilen rejeneratif fren sistemine sahip.

♦ 150 Nm maksimum torka sahip.

♦ Spor ve eko olmak üzere farklı sürüş modlarıyla verimli kullanım imkanı sağlıyor.

İlk otomatik çiftlik inşa ediliyor

ABD’de dünyanın ilk otomatik çiftliği inşa ediliyor. İlk otomatik çiftlik birçok yenilikçi teknoloji ile üretim yapacak.

İlk otomatik çiftlik gelecek yıl kurulacak

Endüstri 4.0 ve dijitalleşme, tarım sektörünü de etkisi altına alıyor. 80 Acres Farms isimli bir şirket, Ohio’da dünyanın ilk otomatik çiftliğini inşa ediyor. Yapay zeka ve robotik teknolojilerinin kullanılacağı kapalı çiftlikte, sensörler ile geri bildirimler alınacak. Böylelikle çiftlik koşulları 7/24 takip edilebilecek.

İç mekanda üretim için en iyi iklim ve ışığı sağlamak için LED ışıklar ve sıcaklık kontrol araçları kullanılacak. Böylelikle optimal kalitede ve verimlilikte kesintisiz üretim yapılacak.

Üç aşamada inşa edilecek olan çiftlik, 150 bin metrekarelik alanda kurulu olacak. 80 Acres Farms, sınırlı alanı en fazla verimlilik ile kullanmak için dikey tarım yönetimini de kullanacak.

Okyanus kirliliği için fon oluşturuldu

Norveç okyanus kirliliği ile mücadele için yeni bir fon oluşturdu. Bu fon kapsamında okyanus kirliliğine çözüm olabilecek projeler desteklenecek.

Okyanus kirliliği için 200 milyon dolarlık fon oluşturuldu

Norveç’in Uluslararası Kalkınma Bakanı Nikolai Astrup, çevre kirliliğinin nedenleri araştırmak için bir gezi planı yapmıştı. Bu plan kapsamında gelişmekte olan ülkeler ziyaret edilerek, atık yönetimi gibi konularda görüş alındı. Astrup’ın Gana ziyaretinde atıkların denizlere ve okyanuslara atılıyor olması, küresel çapta bir önlem alınması gerekliliğini ortaya çıkardı.

Bunun için Norveç Başbakanı Erna Solberg, 200 milyon dolarlık bir fon ayırdı. Bu fondan 75 milyon dolarlık bölüm, küresel çapta daha güçlü bir atık yönetim sistemi kurmak için harcanacak. Yani Norveç hem kendisi hem de dünya için bir temizlik projesi başlatacak.

Küresel Vatandaşlık Danışmanı Michael Sheldrick, atık yönetiminin düzgün bir şekilde finanse edilmediği ülkelerde okyanus ve deniz kirliliğinin olduğunu belirtiyor.

Tesla hisseleri arttı

Soruşturmalar nedeniyle zor günler geçiren Tesla hisseleri yükselişe geçmeye başladı. Tesla hisseleri mahkeme kararı sonrası arttı.

Tesla hisseleri yüzde 20 arttı

Tesla CEO’su Elon Musk, borsayı manipüle ettiği gerekçesiyle soruşturmaya alındı. SEC tarafından yapılan şikayet ile başlatılan soruşturmada, Elon Musk’a 40 milyon dolar ceza kesildi. Bu cezanın 20 milyon doları Tesla adına, diğer 20 milyon doları ise Elon Musk adına kesilmişti. Ayrıca 45 gün içerisinde Elon Musk’ın Tesla’nın yönetim kurulu başkanlığı görevinden ayrılmasına karar verilmişti.

Soruşturma süreci Tesla’nın hisselerini olumsuz etkilemiş ve bu yılın en düşük seviyelerine yaklaşmıştı. Ancak mahkemenin suçlamalarını Elon Musk’ın kabul veya reddetmeden, cezayı ödemeyi kabul etmesi piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Tesla’nın hisseleri yüzde 20 oranında değer kazandı. Ayrıca Musk’ın Tesla’nın kar etmeye başladığını duyurması da şirket için bir diğer önemli gelişme oldu.

Global Tower dünyada ilk 10’u hedefliyor

0

Dünyadaki önemli pazarlardan biri haline gelen kule endüstrisi her yıl ortalama tek haneli büyürken, Global Tower %30 seviyelerinde büyümeye devam ediyor.  Türkiye’deki ilk ve tek bağımsız kule şirketi Global Tower ayrıca, büyüme fırsatlarını da kolluyor. Global Tower Genel Müdürü Nihat Narin, “Hedefimiz dünya kule sektöründe,  Avrupa’nın ilk 3, dünyanın ise 10 büyük şirketi arasında yer almak” diye konuştu.

Global Tower gözünü ilk 10 sıraya dikti!

GSM pazarı yeni fırsat alanlarını da beraberinde getirmeye devam ediyor. Bunların başında “Kule Endüstrisi” var. Kule pazarı, Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Hindistan’a önemli bir iş koluna dönüşmüş durumda. Öyle ki sadece Hindistan’da 2020’ye kadar 130.000 (yüz otuz bin) yeni kulenin piyasaya çıkması bekleniyor. Asya’da ise açıklanan rakamlara göre 3 milyonu aşkın kule bulunuyor. Türkiye’deki ilk ve tek bağımsız kule şirketi Global Tower da büyüme fırsatlarını kolluyor. Kule endüstrisinin hem ülke hem de şirketler için önemli bir değer olduğunu söyleyen Global Tower Genel Müdürü Nihat Narin, “Hedefimiz kule sektöründe Avrupa’nın ilk 3 ve dünyanın da ilk 10 şirketi içinde yer almak.” diye konuştu.

İnsansı robot montaj yapmaya başladı!

Dünyada kule pazarında sadece ilk üç şirketin toplam değerinin 131 milyar dolara ulaştığını belirten Nihat Narin, “İstanbul Borsa BIST 100 şirketlerinin toplam değeri yaklaşık 650 milyar TL ya da 106 milyar dolar. ABD’de faaliyet gösteren 3 kule şirketinin değeri (American Tower, Crown Castle, SBA)  tüm borsa şirketlerimizin değerinin oldukça üzerinde.

Bu değerleri Türkiye ekonomisine kazandırmalıyız. Türkiye’de de bu pazarın önünün açılması için diğer ülkelerde olduğu gibi regülasyonel düzenlemeler yapmalı ve kule işlerini gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) olarak tanımlamalıyız. Bu düzenlemelerle 10 bin seviyelerinde bulunan kule sayısını 20 – 30 binlere getirmek mümkün. GSM şirketlerinin kulelerini diğer ülkeler gibi değerlendirmelerinin önü açılmalı. Biz Global Tower olarak halka açılmayı ve ülkeye yabancı yatırımcıyı çekme hedefindeyiz. Bu şekilde şirketleri mükerrer yatırımdan da kurtaracağız. Akabinde Balkanlar ve CIS ülkeleri, Orta Doğu’da bulunan bazı kuleleri de satın alarak dünyanın en büyükleri arasına girmeyi hedefliyoruz.” dedi.,

Öngörülebilir ve sürdürülebilir gelir

 Dünyada kule şirketlerinin GYO yapısına dönüşmesi, vergi muafiyeti temettü kapasitesini artırıyor ve bu şekilde global yatırımcıyı kolaylıkla çekebiliyor. Narin, kule şirketlerini yabancı yatırımcı için cazip hale getiren gerekçeleri de şu şekilde özetledi: “GSM şirketlerinin operasyonel kârlılığı 5 çarpan ile değerlendirilirken, kule şirketleri dünyada 15-25 çarpan ile değerlendirilir. Çoklu kira modeli, güçlü ve garantili müşteri profili, kontratların en az 10-15 yıllık yapılabilmesi, öngörülebilir ve sürdürülebilir gelir modeli, uzun vadeli nakit akışı, yüksek temettü ve enflasyon oranında kira artışı yatırımcıya güven veriyor.”

Halka açık kule şirketleri dünyada yatırımcının yüzünü güldürüyor

 Yüksek temettü verimiyle dünya piyasalarında öne çıkan kuleler, öngörülebilir ve enflasyona endeksli gelirleriyle de yatırımcılar açısından cazibesini artırıyor. Aynı zamanda çoklu kiracılığa dayanan iş modeli sayesinde yüksek nakit dönüşüm hızı elde ediyor. Tarım, turizm veya yaşam olanı olarak kullanılamayacak arsa ve araziler, bu yatırımlarla değerine değer katarken, kuleler, içinde bulundukları şehirlerin ekonomilerine de olumlu yansımalar sağlıyor. Global rakamlar, kule endüstrisinin tek haneli büyüme ivmesini sürdürdüğünü ve dünya piyasalarında rekor üzerine rekor kırarak yatırımcısının yüzünü güldürdüğünü açıkça ortaya koyuyor. Amerika, Hindistan ve Asya pazarın lideri konumunda. Bunlar başta olmak üzere her geçen gün yayılan bu trendle birlikte kule şirketlerinin halka arzı dünya piyasalarında ciddi bir değere ulaşmış bile.

Önemli bir kaynak tasarrufu

Bir kule için yılık arazi kira bedeli ortalama 10-20 bin TL. Yatırım, bakım, güvenlik, onarım masraflarıyla beraber rakam 150-200 bin TL’ye kadar çıkıyor. İşin yatırım boyutu bir yana; operatörlerin verimliliği açısından da kulelerin avantajlar sunduğunu ekleyelim. Ortak kule kullanımı ve mobil operatörler arasında yapılan altyapı yatırımları paylaşımı, önemli ölçüde kaynak tasarrufu sağlıyor. Değişen telekom sektör dinamikleri, kule sektörünü önemli hale getiriyor.

Sektörde artan rekabet, yüksek frekans maliyetleri, yatırım giderlerindeki artış, data ihtiyacındaki artışlar, abone beklentilerinin yükselmesi, ses trafiğinden data trafiğine geçiş, WhatsApp gibi network’leri olmayan OTT’lerin (over the top-altyapısı almayan kuruluşlar) sektöre girişi ile beraber dinamiklerdeki değişim, 5G ile artması beklenen yatırımlar, maliyet yönetimini paylaşım ekonomisi çatısı altında toplamaya zorunlu kılıyor. Narin, “Biz operatörlerin tüketicilerine daha ekonomik maliyetlerle daha odaklı, hızlı ve katma değerli servisler sunması için ortam sağlıyoruz.”

Paylaşım ekonomisiyle revaçta

Özellikle OTT’ler Telekom hizmetlerinden ekonomik değer çaldığı için alternatif çözümler üretmek, dijitalleşme, daralan kârlılıklar için alternatif yaratma, bilanço verimliliği artırma, ‘asset light’ yani pasif varlıkları bilanço dışına taşıma, network altyapı yerine servis ve hizmette farklılaşma gibi yeni ihtiyaçlar, network yatırımlarının yükünü paylaşım ekonomisine yüklemeyi mantıklı hale getiriyor.

Eskiden network rekabette önem taşıyordu ama artık temel bir hizmet haline geldi. Network değil, onun üzerine ne koyulduğu ve ne sunulduğu önem arz ediyor. Kule altyapı yatırımlarının sadece bu alanda hizmet veren bir şirket tarafından gerçekleştirilmesi, operatörlerin servis ve kapsama kalitesini artırırken, operatörlerin işletme giderleri ve sermaye yatırımı harcamalarını da azaltmayı hedefliyor.

Öyle ki Türkiye’de bugün 3 mobil operatörün yıllık toplam kule yatırımı 100-150 milyon TL seviyelerinde. Oysa kule yapım şirketlerinin bu görevi üstlenmesiyle rakam her bir operatör için 1/3 seviyelerine inebiliyor. Böylece mobil operatörler bu tasarruflarını başka yatırımlara yönlendirebiliyor. Bu ortak kullanımların, Ar-Ge, yeni teknolojiler, servis ve inovasyon kapsamında da mobil operatörlere eşsiz fırsatlar sunacağı ortada.

GSM lisansının bir parçası olmaktan çıkarılmalı

 Telekom endüstrisinin en hızla büyüyen segmentleri arasında yer alan bu pazardan Türkiye’nin de hak ettiği payı alması an meselesi. Tek gereken operatör ukdesinde bulunan kuleleri GSM lisansının bir parçası olmaktan çıkarmak ve bağımsız büyümeleri için kapıları açmak. Dünya örneklerinde olduğu gibi. Ülkemizde de GSM sektörünün büyüme hızı düşünüldüğünde, yatırımcıların bu dev pazardan pay alması an meselesi. Ne de olsa mobil abone sayısı 79 milyon, penetrasyon oranı ise yüzde 98’e ulaşan Türkiye, bilgi birikimiyle de GSM’in en önemli ülkelerinden. Sektörde olağanüstü hızla artan bu data trafiğini taşımanın tek yolu kule sayısını artırmak. Ülkemizde henüz halka açılmış bir kule şirketi bulunmasa da, pazarın büyüyeceğine ve yatırımların artacağına kesin gözüyle bakılıyor. Yetkililer, bunun için operatörlere ait kulelerin GSM lisansının bir parçası olmaktan çıkarılması gerektiği konusunda hemfikir.

“Data taşıyan her sektöre yönelik”

Global Tower, 2006 yılında yüzde 100 Turkcell iştiraki olarak kuruldu. Türkiye’deki ilk ve tek bağımsız kule şirketi Global Tower, toplam kule varlıkları bakımından Türkiye’de en büyük, Avrupa’nın 5. büyük, dünyanın ise 25’inci büyük kule altyapı sağlayıcısı. 12 yıldır sektörde hizmet veren Global Tower’ın hizmet verdiği alanlar GSM ve sabit hat operatörlerinden ibaret değil. “Data taşımak zorunda olan her sektör, bizim de müşteri portföyümüze giriyor” diyen Narin, bunların başında, TV ve radyo kanalları, servis sağlayıcılar, kamu gibi farklı alanların da bulunduğunu vurguluyor. 

Global Tower’ın bugün Türkiye, Kıbrıs, Ukrayna ve Belarus’ta 4.700’ü aşkın kulesi bulunuyor; işlettikleriyle birlikte bu rakam 11 binin üzerinde. İhtiyaç duyan farklı kuruluşlara hizmet verebilen Global Tower, telekom operatörleri, televizyon kanalları, Afad, İç İşleri Bakanlığı, radyolar gibi geniş yelpazede bir müşteri portföyüne sahip. Global Tower, Jandarma ile de Jemus adı verilen bir güvenlik projesi geliştirdi. Ayrıca, uçtan uca hizmet anlayışı çerçevesinde, Global Tower, 2018 yılı itibarıyla, Uydu Hizmetleri sektöründe de müşterilerinin altyapı ihtiyaçlarına çözümler sunmaya başladı. Bu anlamda da dünyadaki kule şirketlerine de örnek teşkil ediyor.

Apple eğitim programını yayınladı

Apple eğitim programı olan ‘Everyone Can Create’ okullar için kullanıma sunuldu. Apple eğitim programı ile hem öğrencilere hem eğitmenlere destek olacak.

Apple eğitim programı ücretsiz yayınlandı

Apple Mart ayında eğitmenlerin çizim, müzik, video ve fotoğraf becerilerini derslere ve ödevlere entegre etmelerine yardımcı olmayı amaçlayan bir program tanıtmıştı. Şirket, Everyone Can Create isimli bu programını Apple Books aracılığıyla ücretsiz olarak kullanıma sundu.

Program, öğrencilerin yaratıcı bir ortamda becerilerini geliştirmelerine ve rehber niteliğinde 300 ders içeriğine sahip.

Apple pazarlama başkan yardımcısı Philip Schiller yaptığı açıklamada, her çocuğun yaratıcı dehasının ortaya çıkmasına yardımcı olabileceğine inandıklarını söyledi. Ayrıca öğretmenlerle yakın bir şekilde çalışarak, yaratıcı ifadeyi ve sanatı sınıf içine katmaya yardımcı olacaklarını belirtti.

Apple, Mart ayında müfredatın önizlemesini yayınladığından beri, 350’den fazla okulun kullanmaya başladığını açıkladı.

Şu an için yalnızca İngilizce olarak Everyone Can Create programına, farklı dil seçeneklerinin de ekleneceği belirtiliyor.

İnsansı robot montaj yapıyor

0

Japonya’daki araştırmacılar tarafından geliştirilen insansı robot montaj işlemi yapabiliyor. İnsansı robot ile montaj işlemi de otomatik hale geliyor.

HRP-5P: insansı robot

Japonya’nın İleri Endüstriyel Bilimler ve Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, HRP-5P adında bir insansı robot geliştirdi. Yayınlanan yeni bir videoda HRP-5P’nin alçıpan montajını başarılı bir şekilde yaptığı görülüyor.

Çevresel ölçüm, nesne algılama ve hareket planlaması yapabilen robot, öncelikle alçıpanı kavrayarak işe başlıyor. Daha sonra tahtayı kirişlere karşı yerleştiren robot, alçıpan montajını yapabiliyor.

Geliştiriciler, robotun endüstri-akademi işbirliğinin bir ürünü olabileceğini ve uçak, gemi gibi büyük yapılarda insansı robot işçilerin çalışabileceğini belirtiyor. İnşaat sektöründe yaşanacak manuel iş eksiklerinin bu robotlarla yapılabilmesi hedefleniyor.

Ancak direkt olarak insanları bu robot işçiler ile değiştirmek istihdam ve ekonomi konusunda ciddi sorunlara neden olabilir. Ayrıca insansı robotlar için uygun çalışma ortamının da hazırlanması gerekiyor.