Dünyanın ilk 5G bağlantı noktaları hizmete girdi

0

5G’nin dünya gündemine girmesi, 2020’den önce gerçekleşecek gibi görünüyor. ABD başkanının ülkenin teknolojik üstünlüğünü korumak için telekomünikasyon şirketlerine 5G servislerini çok daha erken hizmete alma “emrini” vermesinin ardından dünyanın başka yerlerinden de 5G haberleri gelmeye başladı.

İlk aktif 5G bağlantısı

Dünyanın ilk WiFi 5G bağlantı noktaları Avustralya’da halkın kullanımına açıldı.  Avustralyalı GSM operatörü Telstra’nın kalabalık noktalarda hizmete açtığı WiFi noktaları 5G teknolojisini kullanıyor ancak henüz 4G hızında servis verebiliyor. 5G teknolojili telefonların bağlanabildiği ağlar böylece ilk defa halkın kullanımına açılmış oluyor. Bu sayede artık 5G teknolojisine sahip telefonları satın alanlar da bu teknolojiyi pratik olarak kullanabilecekler.

Ancak, ağların yaygınlaşması ve hızın 5G seviyesine çıkması henüz zaman var. Telstra’nın açıklamasına göre bu hotspotlar 3Gbps hız potansiyeline sahip ancak lisans kuralları gereği tüm Wi-Fi noktalarındaki hız şimdilik 100 Mbps ile sınırlandırılmış durumda. 5G lisanslarının ve gerekli yönetmeliklerin tamamlanmasıyle şirket bağlantı noktalarındaki hız sınırlarını kaldıracak. 

Philips LiFi ürünlerini duyurdu!

0

Bir süredir teknoloji dünyasında gündemde olan konuların başında LiFi (Light Fidelity) geliyordu. Teorik olarak LED ışıkları ile internet bağlantısı sunmayı temel alan bu teknolojinin global çapta ilk ürünleri Philips tarafından duyuruldu. Philips LiFi teknolojisi duyuruldu.

LiFi nedir? Philips LiFi nedir?

Light Fidelity kelimelerinin kısaltması olan LiFi, LED ışıklarının dalgalarının kullanılması yoluyla internet ve veri paylaşımı yapılmasını öngören bir teknoloji. 

Kapsama ve çekim mesafesi anlamında WiFi teknolojisine göre çok daha kısa menzilli olan LiFi, alıcı-verici sistemiyle de çalıştığı için güvenlik noktasında da oldukça avantajlı. Duvarları aşamayan sinyaller ile sadece kontrollü kullanım imkanı ve uzaktan erişim yolunun olmayışı da önemli bir avantaj.

Günümüzde, 2.4 GHz bandının frekans kalabalıklığı ve 5 GHz bandının da benzer bir yolda ilerlemesi, radyo frekanslarının karışmasına sebep oluyor. LiFi ise güçlü LED ışıklarının, USB dongle yoluyla veriye dönüştürülmesini temel alıyor. Bu da frekans karışması ve kalite kaybı gibi konuların önüne geçiyor.

Aydınlatma teknolojileri konusunda en başarılı markaların başında gelen Philips, bu teknolojiyi aydınlatma sistemlerinde kullanmaya başladığını duyurdu. Philips LiFi olarak adlandırılan bu teknoloji, küresel çapta ilk kez kullanan şirket oldu. 

Son yılların trendlerinin başında gelen Internet of Things için önemli bir adım olan LiFi teknolojisinin, hayatımıza ne kadar etki edeceği henüz net değil ancak, teorik olarak bu teknolojinin çok verimli olacağını da belirtmek gerekiyor. 

Samsung ve KDDI 5G testlerini tamamladı

0

Samsung ve KDDI bir beyzbol stadyumunda başlattığı 5G testlerini tamamladı. Samsung ve KDDI, 5G testlerini başarılı bir şekilde tamamladı.

Samsung ve KDDI 5G test sonuçları

İki şirket, Japonya’da 30 bin kişilik bir beyzbol stadyumu olan Okinawa Cellular Stadium’da 5G saha denemesi gerçekleştirdi. Samsung’un 5G ünitesi, stadyum yakınlarındaki bir alana yerleştirildi. Daha sonra kapsama alanı içinde yürütülen testlerde 4K videoların canlı yayınlarını indirmek ve yayınlamak için 5G tablet kullanıldı. Başarılı bir şekilde yürütüldüğü belirtilen testlerin hız sonuçlarına dair bir bilgi henüz verilmedi.

5G ve ultra yüksek frekans spektrumlu ağ çözümleri, uluslararası konferanslar ve konserler gibi kalabalık yerlerde, başarılı sonuçlar veriyor.

Aralık ayında, Samsung ve KDDI, Tokyo’daki hızlı trende 1.7 Gbps indirme hızına ulaştı. Samsung ayrıca, Şubat ayında Verizon ve KT arasındaki tabletleri kullanarak 5G görüntülü aramayı test etmişti.

Romanya’daki French telco Orange, 5G için sabit bir kablosuz test başlattı.

Telekom sektörüne yönelik çözüm sunan firmalar 5G çalışmaları için kıyasıya rekabet gösteriyor.

Nissan enerji projesini tanıttı

Nissan enerji sektörüne yönelik yeni projesi olan The Light Reborn projesini tanıttı. Nissan enerji alanındaki yenilikleriyle aydınlatma sektörüne yenilik getiriyor.

Nissan enerji yatırımlarını sürdürüyor

Nissan ve bağlı kuruluşu 4R Energy Corporation tarafından geliştirilen The Light Reborn adlı sistem aydınlatma ve yenilenebilir enerjiyi bir arada kullanıyor. Sitem temel olarak aydınlatma için bir LED ve güneş panelinden oluşuyor. LED ve güneş panelinin bir dirsek bölgesinde birleşiyor olması, sistemin kurulumunu oldukça kolay hale getiriyor.

Gündüz saatlerinde güneş enerjisinden elde edilen elektrik enerjisi, LED’i aydınlatmak için kullanılıyor. Off-grid yapıdaki bu sistem sayesinde gündüz aydınlatması için şebeke bağlantısına ihtiyaç duyulmayarak enerji tüketimi azaltılıyor. Elektrik enerjisi üretiminin minimuma indiği gece saatlerinde ise isteğe bağlı olarak şebek bağlantısı aktif edilerek aydınlatmaya devam edilebilir.

The Light Reborn özellikle cadde, sokak ve otoyol aydınlatmalarında kolaylıkla kullanılabilecek bir potansiyele sahip.

Uber ve Grab arasında anlaşma imzalandı

Uber ve Grab arasında imzalanan anlaşma ile Güneydoğu Asya bölgesi için yeni bir karar alındı. Bu anlaşma ile Uber ve Grab firmalarının artık rakip olmadığını söyleyebiliriz.

Uber ve Grab öz sermaye için anlaştı

Taksicilik hizmetleri, birçok ülkede yenilikçi yaklaşımlarla büyümeye devam ediyor. Özellikle Güneydoğu Asya bölgesi bu konuda büyük bir potansiyele sahip. Birçok Avrupa ülkesinde rakipsiz olan Uber, bu bölgede Grab ile rekabet etmek zorunda kalmıştı. İki şirket arasında imzalanan anlaşma ile Singapur merkezli Grab, Uber’in işini satın aldı. Bloomberg tarafından yapılan haber göre Uber, anlaşma gereğince Grab’den yüzde 25-30 oranında öz sermaye alacak.

Her iki şirketten de anlaşma detaylarına dair henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak önümüzdeki hafta iki şirketten de bir açıklama gelmesi bekleniyor.

Google tarafından ortaklaşa hazırlanan yakın tarihli bir rapora göre, taksi uygulamalarından elde edilen geliri 2017 yılında 5 milyar dolara ulaştı. Aynı rapora göre, 2025 yılında 20 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olunması bekleniyor. Bu nedenle taksicilik hizmetleri konusunda şirketler önemli yatırımlar yapıyor ve yeni bölgelerde de müşteri potansiyelini test etmeye çalışıyor.

Sürücüsüz otobüsler havalimanında kullanılacak

Sürücüsüz otobüsler, birkaç yıl içinde şehir içi ve şehir dışı ulaşımda yolcuların en büyük yardımcısı olacak. Gatwick Havalimanı’nda personel taşımak için sürücüsüz otobüsler kullanılacak.

Sürücüsüz otobüsler Gatwick havalimanında kullanılacak

İngiltere’nin en büyük ikinci havalimanı olan Gatwick’te, yolcuların uçaklarına taşımak için otonom otobüsler kullanılması planlanıyor. Yolcuların havalimanı içinde ulaşımlarını sağlayacak bu otobüsler için testlerin, yaz aylarında başlayacağı belirtildi. Altı ay sürecek olan testler ile ulaşım güvenliğinin sağlanması ve servis maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.

Kuzey ve Güney terminallerinde başlanacak testlerde, ilk etapta hiçbir yolcu taşınmayacak. Testlerde ilk olarak tamamen havalimanı çalışanlarına odaklanılacak. Otonom otobüsler, personellerin iki terminal arasında ulaşımını sağlayacak.

Oxford merkezli yazılım şirketi Oxbotica tarafından yürütülecek denemeler başarıyla tamamlanırsa, birkaç yıl içinde yolcu taşınma işleminin de bu otobüsler ile yapılabileceği belirtiliyor.

Her yıl yaklaşık 45 milyon yolcunun Gatwick Havalimanı’nı ziyaret ettiği tahmin ediliyor. Aşağıdaki video ile otonom otobüsler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=iVs4oOywtyQ]

Akıllı bisiklet kaskı: Coros Omni

0

Akıllı bisiklet kaskı, bisiklet sürücüleri için hem güvenli hem de konforlu bir sürüş sağlıyor. Omni isimli akıllı bisiklet kaskı, akıllı telefon ile de bağlantı kurarak olası bir düşme durumunuzda yakınlarınıza bilgi verebiliyor.

Akıllı bisiklet kaskı ne gibi avantajlar sağlıyor?

Bisiklet sürmenin dünyanın birçok yerinde tehlikeli sayılabilecek bir aktivite olduğunu söyleyebiliriz. Bunu bölge kültürlerine bağlı olarak bisiklet sürücülerine saygı duyulmaması ve bisiklet sürücülerinin dikkatsiz davranması iki farklı açıdan değerlendirebiliriz. Ancak teknolojinin sağladığı olanaklar, bisiklet sürme deneyiminin de iyileşmesini sağlıyor. Indiegogo üzerinden destekçi toplayan Coros Omni isimli akıllı kask, sürücülerin güvenliğini ve konforunu bir arada sağlayabilecek özellikleri sahip.

Akıllı kask sistemi iki parçadan oluşuyor; kullanıcının kafasına geçirdiği kask ve gidona sabitlenebilen kask kumandası. Kontrolü oldukça kolay olan küçük kumanda ses seviyesini kontrol etmek, arka lambayı açmak veya kapatmak, gerçek zamanlı sürüş verisi istemek, müzik çalmak veya duraklatmak gibi görevleri çok pratik bir şekilde sağlıyor. Özel bir uygulama aracılığıyla akıllı telefon ile eşleştirilebilen bu kask, olası bir düşme durumunuzda, önceden atadığınız bir kişiye kısa mesajla bilgi veriyor.

700mAh’lik bir aküye sahip olan kask, 8 saatlik pil ömrüyle ortalama bir bisiklet sporu için 1 günü kolaylıkla çıkarabiliyor. Üzerindeki microUSB portu kullanılarak ortalama 1 saatlik sürede tam şarj olabiliyor. Siyah, beyaz ve mavi seçenekleri bulunan kaskın fiyatı ise 199 dolar olarak belirtilmiş.

Türkiye e-ticaret pazar hacminin yüzde 10’u Radore’de barındırılıyor

0

İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, hizmet sunduğu e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketler sayesinde 13 binin üzerinde e-ticaret platformuna ev sahipliği yapıyor. Sahip olduğu gelişmiş teknik altyapı ile bireysel ve kurumsal veri merkezi hizmetleri sunan Radore, her yıl istikrarlı bir şekilde büyüyen e-ticaret pazarına katkı sağlamaya devam ediyor.

Radore’nin hizmet sunduğu e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketler, 2017’de 40 milyar TL’nin üzerinde pazar büyüklüğüne ulaşan Türkiye e-ticaret sektöründe 4.5 milyar TL’lik satış hacmi oluşturarak, yüzde 10’un üzerinde bir pay aldı. Radore ile çalışan e-ticaret altyapı sağlayıcılarından hizmet alan 13 binin üzerindeki şirket, saniyelerin önem taşıdığı sektörde yerel iş ortaklarını tercih ediyor.

E-ticaretin payı 2021’de yüzde 13’e ulaşacak

Türkiye’de ve dünyada e-ticaret hacminin her geçen sene hızla arttığını ve bu artışın da yeni ihtiyaçlara ve beklentilere yol açtığını belirten Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte e-ticaret pazar payının perakende sektöründe istikrarlı bir şekilde arttığını gözlemliyoruz. Dünya genelinde perakende içerisinde e-ticaretin payı 2011 yılında yüzde 3,6 iken, 2016’da bu oran yüzde 8,5’e yükseldi, 2021’de ise bu oranın yüzde 13 seviyelerini çıkması bekleniyor. Ülkemizde e-ticaretin toplam perakende içerisinden aldığı pay yüzde 3,5 seviyelerinde seyrediyor. Dijitalleşme sürecinin hız kazanmasıyla birlikte bu rakamın yüzde 5’lerin üzerine çıkacağı öngörülüyor. Bu artışa paralel olarak e-ticaret şirketleri de iş süreçlerini hızlandırmak ve verimlilik artışı sağlamak için gelişmiş teknolojik altyapı ve çözümler sunan e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketlerle çalışıyor. Biz de Radore olarak bu şirketlere altyapı desteği sunarak yaratılan pazar hacminin yüzde 10’undan fazlasını barındırıyoruz” dedi.

Radore’de e-ticaret şirketleri için sunulan kesintisiz ve hızlı hizmet hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Baidu otonom sürüş testlerine başlayacak

1

Baidu otonom sürüş testleri ne Pekin’de başlıyor. Uber’in sürücüsüz araçlarıyla olumsuz şekilde gündeme gelen otonom araçlar için testler tüm hızıyla devam ediyor.

Baidu otonom sürüş için Pekin’ seçti

Baidu’nun Apollo 2.0 olarak adlandırılan kendinden tahrikli platformu, temel kentsel ulaşım için geliştiriliyor. Bu testler ile gerçek dünya verileri kullanılarak bilgisayar ve simülasyon üzerinde geliştirme çalışmaları yönlendirilebilecek. Pekin’de yapılacak olan testler, 65 km uzunluğundaki 33 banliyö Pekin yolunda yapılacak. Baidu, bu testler için gerekli tüm izinleri Çin Hükümeti’nden aldı.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de Uber’in otonom sürücüsü bisikletli birine çarpmış ve ölümüne neden olmuştu. Bu kaza ile ABD’de otonom sürüş testleri hakkında ciddi tartışmalar yaşandı. Muhtemelen aracın Lidarında yaşanan sorun, bu testlerin halka açık yerlerde yapılmamasına yönelik sesleri yükseltti.

Ancak Çin Hükümeti, bu alanda yaşanan tartışmalara pek de kulak vermeyerek sektör lideri olmayı hedefliyor. Baidu için verilen izinler de bu hedefin bir parçası olarak gösterilebilir.

Baidu ayrıca, 2020 yılında tamamen ticari otonom araçlar satmayı hedefliyor.

Siber saldırı ile üniversitelerin verileri çalındı

Siber saldırı ile bu kez üniversitelerin verileri çalındı. İranlı hackerlar tarafından gerçekleştirilen siber saldırı dünya genelinde 320 üniversiteyi etkiledi.

Siber saldırı ile 31.5 terabayt veri çalındı

DoJ, geçtiğimiz günlerde siber saldırı iddiaları ile büyük yankı uyandırdı. ABD’de bulunan 144 üniversitenin verilerinin, İranlı hackerlar tarafından çalındığı belirtildi. Ayrıca dünya genelinde toplamda 320 üniversitenin bu saldırılardan etkilendiği ve 31.5 terabayt veri çalındığı iddia ediliyor. Ayrıca ABD’de Çalışma Bakanlığı, Birleşmiş Milletler ve Federal Enerji Düzenleme Komisyonu da dahil olmak üzere birkaç kurum da saldırıya uğradı.

Yetkililer, saldırıya uğrayan üniversitelerin isimlerini henüz açıklamadı. Üniversite profesörlerine ait çalıntı giriş bilgilerinin kullanılarak, üniversite veri tabanlarına ve kütüphane sistemlerine erişim sağlandığı söyleniyor.

Mabna Enstitüsü tarafından yapıldığı iddia edilen saldırıda, elde edilen verilen satıldığı belirtiliyor. Oldukça kapsamlı olan ve başta ABD olmak üzere birçok ülkeyi etkilediği tahmin edilen bu saldırı, İran ile diğer ülkeler arasında politik sorunlara neden olabilir.

Diş sensörü gıdaların içeriğini gösteriyor

Diş sensörü, günlük gıda tüketimimizi kontrol altına almamızı sağlayacak özellikte. Diş sensörü sayesinde gıdaların şeker, tuz ve alkol oranlarını öğrenebilmek mümkün hale geliyor.

Diş sensörü ile gıda analizi

Tufts Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, dişe tutturulabilen özel bir sensör geliştirdi. Bu sensör kişinin tükettiği gıdayı inceleyerek, gıdanın durumu hakkında bilgi veriyor. Örneğin; şeker, tuz ve alkol miktarı ölçülerek bu veriler bir grafiğe işleniyor. Daha sonra kullanıcı bu grafiği inceleyerek sağlık beslenip beslenmediğini inceleyebiliyor.

Yaklaşık 2 mm kalınlığında olan bu sensör, RFID (radyofrekans Kimlik) teknolojisi ile çalışıyor. Ağıza alınan besin bu sensör ile inceleniyor. Ardından sensörün okuduğu değerler, RF dalgaları ile gönderilerek kullanıcının bu verileri okuması sağlanıyor.

Günlük gıda tüketimini bile kontrol altına almayı sağlayan bu sensör, farklı işlemler için de özelleştirilebilir nitelikte. Örneğin; geliştirme çalışmaları ile cilt üzerine konularak, kullanıcının ter ve vücut ısısı gibi verilere ulaşılabilir.

Fintech Bridge anlaşması imzalandı

İngiltere ve Avustralya arasında ‘Fintech Bridge’ anlaşması imzalandı. Fintech Bridge anlaşması, özellikle küresel pazarda faaliyet gösteren fintech firmalarını ilgilendiriyor.

Fintech Bridge neden önemli?

Londra’daki Uluslararası FinTech Konferansı’nda, İngiltere Başbakanı Philip Hammond tarafından fintech üzerine Avustralya ile anlaşma imzalandığı açıklandı. Avustralya Hazinedarı Scott Morrison’a göre bu anlaşma, Avustralya ve İngiltere hükümetleri ile düzenleyici kurumlar arasındaki bağları derinleştirecek.

Anlaşma, hükümetler arasında ortaya çıkan fintech eğilimleri ve politika konularını belirlemek için işbirliğini kapsıyor. Öncelikli olarak ikili ticaret ve yatırım akışlarını geliştirmek ve işbirliği fırsatlarını tartışmak için Avustralya ve İngiltere fintech sektör kuruluşları arasındaki katılımı teşvik edecek.

Geleceğin ödeme teknolojileri alanında hükümetlerden resmi olarak destek gelmesi, bu teknolojinin yaygınlaşmasının önündeki engelleri büyük ölçüde azaltıyor.

Geçen yılın Kasım ayında, Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırım Komisyonu (ASIC) benzer şekilde finansal inovasyon konusunda karşılıklı anlayış sağlamak için Dubai Finansal Hizmetler Kurumu (DFSA) ile bir anlaşma imzaladı.

Nike veri analiz firması satın aldı

0

Nike, veri analiz firması satın alarak dijital dönüşüm çağı için gelecek planlarını genişletiyor. Nike, veri analiz işlemi ile gelirlerini artırmayı hedefliyor.

Nike veri analiz firması Zodiac’ı satın aldı.

Nike, tüketicilere yönelik veri analizi şirketi olan Zodiac Inc.’ı satın aldığını duyurdu. Nike, veri analizleri ile müşteriler için yaşam boyu değer zinciri oluşturmayı amaçlıyor.

Zodiac’ın şirket misyonu; bireysel bir müşterinin doğru pazarlama, doğru teklifler ve doğru öneriler ile gelirdeki değerini artırmak üzerine kurulu.

Kasım ayında yapılan bir toplantıda Nike, yeni ürün platformlarını hızla ölçekleyerek perakende satış mağazaları, mobil uygulamalar ve e-ticaret ortakları aracılığıyla tüketiciye doğrudan ulaşarak önümüzdeki yıllarda büyümesini hızlandırma planlarını açıklamıştı.

Perakende satışı karmaşık bir sektör olduğu için doğrudan satışa ve müşteri ilişkilerine odaklanılması gerekiyor. Bunları iyileştirmenin en iyi yolu ise müşterinin marka ile olan etkileşimini açıklayan verilere odaklanmaktır.

Spor ürünleri üreticileri arasında dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 ile kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Bu alandaki bir diğer üretici olan Adidas ise Almanya’da robotlarla üretim yapılan Speed Factory tesisinde ayakkabı üretimi gerçekleştiriyor. Tüm bu gelişmeler, hem üretim sürecini hem de pazarlama sürecini etkiliyor.

Zuckerberg’e şimdi de Snowden çaktı

0

Facebook’un borsadaki değerinin bir günde 50 milyar dolar erimesine neden olan Cambridge Analytica Skandalı hakkında, Rusya’da sığınmacı olarak yaşayan eski CIA ve NSA ajanı Edward Snowden de açıklama yaptı.

İstihbarat şirketi olarak Facebook 

NSA’nın bütün ABD halkını ve dünyayı dinlediğini ispat eden Prism Skandalı’na dair belgeleri gizlice NSA’dan dışarı çıkarıp medyaya verdikten sonra Rusya’ya kaçan ve Putin’in koruması altında Rusya’da bilinmeyen bir yerde saklanan Snowden, Facebook’un bir istihbarat şirketi olduğunu dile getirdi.

Facebook’un kullanıcıları gönüllü olarak özel bilgilerini paylaşmaya teşvik ettiğini ve bu veriler üzerinden istihbarat analizleri yaptıklarını ayrıca bu özel verileri de şirketlere sattıklarını açıklayan Snowden, 2016’daki ABD Başkanlık seçimlerinde Facebook’un en büyük müşterisinin Trump olduğunu, Facebook’un kullanıcı verilerini Trump’ın ekibine satarak seçimi kazanmasına yardımcı olduğunu hatırlattı.

Facebook’un kullanıcıları üzerinde psikolojik deneyler yaptığını ortaya çıkaran Cambridge Analytica Skandalı sonrasında Zuckberg medyada çok ağır eleştiriler almış ve kısa süre önce medya önüne çıkarak, kullanıcı verilerini saklamakta eksik kalarak hata yaptıklarını dile getirmişti.

Öte yandan, skandal üzerine Zuckerberg’in eski bir okul arkadaşı Twitter’da yaptığı paylaşımında, Zuckeberg’ün Facebook’u ilk kez yarattığında kendisine mesaj attığını ve üniversitedeki tüm hocaların ve öğrencilerin gönüllü olarak kurduğu siteye (Facebook) özel bilgilerini, fotoğraflarını, adreslerini, telefon numaralarını yüklediğini söyleyerek, bu kişiler için gerizekalılar ifadesini kullandığını açıkladı. 

Ayrıca, Facebook’un dünya çapında yaygınlaşmaya başladığı 2010 ve öncesinde de Alman istihbaratının Alman Hükumeti için hazırladığı raporda Facebook’u CIA için taşeron teknoloji şirketleri kuran Peter Thiel’in katılımıyla kurulduğuna dair uyarılar yaptığı ortaya çıkmıştı.

Kısacası, çanlar Zuckerberg ve Facebook için mi çalmaya başlamış olabilir.

Qualcomm’dan yeni sanal gerçeklik geliştirme kiti!

0

Qualcomm Technologies Inc., Oyun Geliştiricileri Konferansı’nda başa takılan kablosuz ve bağımsız bir sanal gerçeklik ekranı ve yeni yazılım geliştirme kitinden oluşan, Qualcomm Snapdragon 845 Mobil VR Platformu için üretilen yeni sanal gerçeklik geliştirme kitini duyurdu. Qualcomm’un bu yeni sanal gerçeklik geliştirme kiti, mobil sanal gerçeklik uygulamaları için tasarlandı.

Yeni VR başlığı hakkında konuşan Qualcomm Technologies Inc. Ürün Yönetimi Direktörü Hiren Bhinde şunları söyledi: 

“Sanal gerçeklikte sürükleyici bir deneyim için içerik çok önemli. Biz de bu yüzden geliştiricilerin gerçekten sürükleyici deneyimler oluşturmalarına yardımcı olacak geliştirme kitleri aracılığıyla, yeni Snapdragon 845 Mobil Sanal Gerçeklik Platformu’na erişmelerini sağlayacağımız için çok heyecanlıyız.

Yeni Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti’ni tasarlarken uygulama geliştiricilerini düşündük. Yeni kit, sanal gerçeklik içeriğini mobilde hizmete almak için optimize işlemlerinin sorunlarını hafifletmenin yanı sıra Snapdragon 845 Mobil Sanal Gerçeklik Platformu’nun inovasyon ve teknoloji geliştirmelerine daha kolay erişim sağlamak için tasarlandı.”

Sanal gerçeklik için Snapdragon 845 desteği

Yeni Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti, kapsayıcı ve bağımsız bir mobil platform olarak tasarlandı. Snapdragon’ın profil ve güç optimizasyon araçlarıyla desteklenen bu platform, böylece geliştirme işlemlerini basitleştiriyor ve VR uygulama geliştiricilerinin yeni sanal gerçeklik özelliklerine erişmesini sağlayarak, Snapdragon 845 Android cihazlarında sürükleyici mobil deneyimler yaratmalarına olanak tanıyor.  

Sanal gerçeklik geliştiricilerinin ticari erişiminin geliştirilmesine ek olarak Qualcomm Technologies, bu yıl içinde Snapdragon 845 VR Geliştirme Kiti’nin, HTC Vive Wave VR Yazılım Geliştirme Kiti’ni de destekleyeceğini duyurdu. Kapsayıcı bir uygulama programlama arayüzü (API) dizisinden oluşan HTC Vive Wave VR Yazılım Geliştirme Kiti, geliştiricilerin çeşitli donanım sağlayıcılarına uygun, yüksek performanslı, Snapdragon’a göre optimize edilmiş içerikler oluşturmalarına ve çoklu orijinal ürün üreticili (multi-OEM) Viveport uygulama mağazası aracılığıyla, geleceğin HTC Vive destekli ürünlerindeki uygulamalardan kazanç sağlatacak bir yol oluşturulmasına yardımcı olacak şekilde tasarlandı.

Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti’nin HMD donanımının ve eşlikçi yazılım geliştirme kitinin 2018’in ikinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Otonom park sistemi test ediliyor

Jaguar Land Rover, otonom park sistemi ile sürücüler için en önemli sorunlardan birine çözüm buluyor. Otonom park sistemi, halka açık otoparklarda test ediliyor.

Otonom park sistemi ile daire çizmeye son

Uber tarafından ölümlü otonom araç kazası son günlerde ciddi tartışmalara neden oldu. Bu kaza sonrası Uber otonom araç testlerini durdurma kararı aldı. Ancak diğer şirketler, otonom araç testlerine tüm hızıyla devam ediyor. Bunlar arasında en dikkat çekenlerinden biri ise otomatik park sistemi ile Jaguar Land Rover. Eğer testler başarılı bir şekilde gerçekleştirilip araçlara entegre edilebilirse otopark içinde daireler çizmemize gerek kalmayacak.

İngiltere’de Autodrive projesinin bir parçası olarak devam eden testlerde, araç özel lidar ve kamera sistemleri ile çevreyi tarıyor. Trafik kurallarına uygun olacak şekilde boş bir alan bulduğunda açısını ayarlayarak bu alana pak ediyor.

Diğer testler arasında ise acil durum araçlarından gelen uyarılar, ani frenleme uyarısı, tehlikeli kavşak uyarıları ve en uygun trafik ışığı verileri yer alıyor. Bu araçlar ile vale hizmetine duyulan ihtiyaç da ortadan kalkacak gibi görünüyor.

Çilek toplama robotu geliştirildi

Yeni nesil çilek toplama robotu ile Endüstri 4.0’ın tarım üzerindeki etkileri devam ediyor. Çilek toplama robotu, hasat zamanı ortaya çıkan iş yükünü sona erdirebilir.

Çilek toplama robotu: Harvest CROO

Harvest CROO firması tarafından geliştirilen yeni nesil tarım robotu, birkaç yıldır prototip aşamasındaydı. Şirket, çilekleri toplamak için tasarlanan robotun tanıtımı geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi.

Robot her bitki için birer birer çilek toplayacak şekilde tasarlandı. Üzerindeki GPS verileri, kameralar, stereo görüntüler ile bitki üzerinde çileğin nerede olduğunu buluyor. Ultrasonik sensörleri yardımıyla da çileği çok hassas bir şekilde bitkiden koparıyor.

Çilek toplayabilen robotu 30 adet tarım işçisinin yerini alabileceği belirtiliyor. Dolayısıyla bu robotu ticarileşmesiyle çilek toplayan işçiler için istihdam konusunda önemli bir değişim yaşanabilir.

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün geçmiş yıllardaki raporuna göre 2050’de artan Dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak için 2006’dan bu yana %70 daha fazla yiyecek üretmek zorundayız. Bu ihtiyacı karşılayabilmek için tarımda yüksek teknolojiden, robotik ve makine sistemlerinden, en önemlisi de verilerden yararlanmak gerekiyor.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=2bcOggQmjpY]

Microsoft enerji portföyünü genişletiyor

Microsoft enerji portföyünde geleceğe yönelik önemli adımlar atıyor. Microsoft enerji portföyü için 315 MW’lık bir güneş enerjisi projesini satın aldı.

Microsoft enerji yatırımlarına devam ediyor

Microsoft, şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde en büyük kurumsal güneş anlaşması olarak adlandırdığı Virginia’da 315 MW’lık bir güneş enerjisi projesini satın aldı. Utah merkezli yenilenebilir enerji şirketi sPower tarafından iki parça olarak yürütülen proje, 2000 dönümlük bir araziyi kapsıyor. Bu arazide 750.000’den fazla güneş paneli kullanılacak.

Microsoft, bu satın almanın şirketin 2020 yılına kadar yüzde 60 yenilenebilir enerjiye ulaşma hedefine yaklaştırdığını söyledi. Aynı zamanda, toplam satın alınan yenilenebilir enerjiyi yaklaşık 1.2 gigawatt’a ulaşmış durumda.

Microsoft gibi teknoloji devi şirketler özellikle veri merkezlerindeki enerji tüketimini yenilenebilir enerjiyle karşılamak için planlama yapıyor. Google, veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmayı başarmıştı. Birkaç yıl içinde Microsoft da buna eklenecek gibi görünüyor.

Microsoft’un şu anda Illinois’de 175MW’lık rüzgar santrali projesi ve veri merkezlerine enerji sağlamak için Teksas’taki 110MW’lık rüzgar santrali projesi var.

Güney Kore’den Facebook’a ağır darbe

0

Kullanıcıların psikolojik profilleri üzerinde testler yaptıkları ve verileri sattıkları anlaşıldığı için borsada iki günde 50 milyar dolar değer kaybeden Facebook’a bir darbe de Güney Kore’den geldi.

İnterneti yavaşlatmış

Güney Kore iletişim komisyonu Facebook’un 2016 ve 2017’de, kullanıcılara haber vermeden tüm internet bağlantısını yabancı ülkelerdeki sunuculara yönlendirdiğini ve kullanıcıların yavaş internet kullanmak zorunda kaldığını tespit etti.

Facebook’a 360 bin dolar ceza kesen Güney Kore aynı zamanda kullanıcıların yabancı sunucularda uğraşmış olabileceği saldırılar ve zararlar nedeniyle oluşacak özel davalara da kapıyı açmış oldu.